Kontrole Tabi Maddeler: İzin Vesikası, Defter Yükümlülüğü ve İdari Yaptırımlar
04 Eylül 2026

Kontrole Tabi Maddeler: İzin Vesikası, Defter Yükümlülüğü ve İdari Yaptırımlar

Kontrole tabi maddeler — tıbbi afyon ve türevleri ile bunlara sonradan eklenen psikoaktif maddeler — sıradan bir ilaç grubu değildir. Bu ürünlerin teminden satışına kadar her aşaması izin, vesika ve defter üçlüsüne bağlanmıştır. Yükümlülüğün ihlali bazen idari para cezası, bazen doğrudan cezai sorumluluk doğurur ve bu ikisinin sınırı kanunda ayrı ayrı çizilmiştir. Bu rehber, ecza deposu, eczane ve laboratuvar tarafındaki idari yükümlülükleri ve bunlara aykırılığın sonuçlarını mevzuat dayanaklarıyla ele alır.

Bu rehber idari eksende yazılmıştır. Kişilerin uyuşturucu madde suçlarına ilişkin cezai değerlendirmeler için ayrı rehberlerimiz bulunmaktadır. Burada ele alınan konu; ruhsatlı işletmelerin — ecza depoları, eczaneler ve müstahzarat laboratuvarlarının — kontrole tabi maddeleri temin, kayıt ve satış süreçlerindeki idari yükümlülükleri ile bu yükümlülüklerin ihlali hâlinde uygulanacak yaptırımlardır.

Denetimde vesika veya defter eksikliği mi tespit edildi?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Mevzuat Çerçevesi

Alanın temel kanunu, 24 Haziran 1933 tarihli ve 2435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanundur. Kanun, adından da anlaşılacağı üzere bir ceza kanunu değil bir murakabe (denetim) kanunudur; ceza hükümleri ise büyük ölçüde 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.

Kanunun 1. maddesi, kapsamı tıbbi afyon ile müstahzaratı, morfin ve türevleri üzerinden kurar. Kurumsal yetki bakımından ise kontrole tabi maddeler, 15 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 506. maddesi uyarınca Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun düzenleme yapmakla görevli olduğu ürün grupları arasında sayılmıştır.

KonuDüzenleme
Temel kanun2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun (RG 24/6/1933, S. 2435)
Ceza hükümlerinin yenilenmesi23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun
Haşhaş ekimi ve TMO rejimi3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun
Kurumun görev alanı4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m. 506 ve m. 508
Eczacılık mesleği6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun
İlaç rejimi1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu
Kabahat rejimi ve kanun yolu5326 sayılı Kabahatler Kanunu
Cezai sorumluluk5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
Yargı yolu2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
Kanunun dili eskidir, hükümleri yürürlüktedir. 2313 sayılı Kanun 1933 tarihlidir ve metninde “Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâleti”, “İnhisar İdaresi” gibi bugün mevcut olmayan makam adları geçer. Bu ifadeler, günümüzdeki yetkili idare ve kuruluşlara yapılmış sayılır. Dilekçelerde hükmün güncel karşılığıyla birlikte gösterilmesi, hem doğru hem de ikna edici bir anlatım sağlar.

Kapsam Nasıl Genişliyor: Cumhurbaşkanı Kararı Mekanizması

Kanunun en dikkat çekici özelliği, kapsamının dinamik olmasıdır. Kanuna göre; birinci maddede isimleri yazılan uyuşturucu maddeler haricinde olup ilmî tetkikat neticesinde zararı ortaya çıkan ve toksikomani doğuran diğer zehirlerin de bu Kanun hükümlerine tabi olacağı Cumhurbaşkanı kararıyla Bakanlıkça tayin ve ilan olunur.

Bu mekanizma fiilen işletilmiştir. Nitekim 22/5/2013 tarihli ve 2013/4827 sayılı ile 16/12/2013 tarihli ve 2013/5742 sayılı Bakanlar Kurulu kararları eki listelerde yer alan maddeler, 2313 sayılı Kanun hükümleri kapsamına alınmıştır.

Firmalar için pratik sonuç: liste hareketlidir. Bugün serbest olan bir etken madde, yeni bir kararla kontrole tabi maddeler kapsamına girebilir. Bu durumda o maddeyi içeren ürünlerin temin, kayıt ve satış rejimi karar tarihinden itibaren değişir. Stokta bulunan ürünlerin akıbeti, devam eden siparişler ve mevcut kayıt düzeni yeniden değerlendirilmelidir. Kapsam kararlarının takibi, düzenleyici işler biriminin sürekli görevidir.

Hukuki açıdan bu kararlar düzenleyici işlem niteliğindedir. 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düzenleyici işlemlere karşı hem doğrudan hem de uygulanmaları üzerine dava açılabilir. Bir firma hakkında kapsam kararına dayanılarak işlem tesis edildiğinde, bireysel işlemle birlikte dayanak düzenlemenin ilgili kısmı da dava konusu edilebilir.

İzin Vesikası: Temin Rejimi

Kontrole tabi maddelerin temininde serbestlik yoktur. Kanunun 16. maddesine göre ecza ticarethaneleri ve eczaneler veya müstahzarat laboratuvarları, doğrudan doğruya ilgili idareden alacakları uyuşturucu maddeler için her defasında Bakanlığa müracaatla izin vesikası alırlar.

Hükmün üç unsuru ayrı ayrı önem taşır:

UnsurİçerikPratik sonuç
“Her defasında”İzin genel ve süresiz değildir; her temin için ayrı alınırBir kez alınmış izne dayanarak sonraki alımlar yapılamaz
Müracaat şartıİzin, idareye başvuru üzerine verilirBaşvuru ve izin tarihleri kayıt altına alınmalıdır
Satış yasağıİzin vesikası görülmedikçe hiçbir satış yapılamazVesikasız teslim, satıcı tarafında da aykırılık doğurur
Kayıt ve iadeVesikalar üzerine yapılan satış miktarı ve tarihi kaydedildikten sonra vesikalar iade olunurKayıt ve iade zinciri belgelenmelidir

Bu düzenleme, tedarik zincirinin her iki ucunu birden bağlar. Satıcı, izin vesikasını görmeden teslim yapamaz; alıcı ise vesikayı almadan temin edemez. Denetimde sorulan soru genellikle şudur: her bir temin için ayrı izin vesikası var mı ve bu vesikalar üzerindeki miktar ile fiilî stok hareketi örtüşüyor mu?

Uygulamada en sık karşılaşılan aykırılık, tek bir izne dayanarak birden fazla temin yapılması veya izin kapsamındaki miktarın aşılmasıdır. Bu tespitler, çoğu zaman kasıtlı bir eylemden değil, iç süreçlerin izin bazında değil sipariş bazında kurgulanmış olmasından doğar.

Satış Vesikası ve Beş Yıllık Saklama

Kanunun 17. maddesi, zincirin bir sonraki halkasını düzenler: ecza ticarethaneleri, her yaptıkları satış için eczane sahip veya mesul müdüründen, resmî müessese namına salahiyettar zattan yahut müstahzarat laboratuvarı mesul müdüründen vesika alarak bu vesikaları beş sene müddetle saklarlar.

Beş yıllık saklama süresi, savunmanın belkemiğidir. Bu hüküm iki ayrı yükümlülük içerir: vesikayı almak ve saklamak. Denetimde her ikisi ayrı ayrı kontrol edilir ve her ikisinin ihlali ayrı yaptırım sebebidir. Vesikanın alındığı ancak arşivde bulunamadığı hâller ile hiç alınmadığı hâller birbirinden ayrılmalı; arşiv kaydı, tarih ve teslim alan kişi bilgisiyle birlikte tutulmalıdır.

Vesikanın kimden alınacağı da kanunda sayılmıştır. Bu, yetkisiz kişiden alınan bir vesikanın hükümsüz sayılması sonucunu doğurur. Eczane adına eczacı olmayan bir personelin, laboratuvar adına mesul müdür dışındaki birinin imzaladığı vesika, hükmün aradığı belgeyi karşılamaz.

Bu nedenle işletmelerde şu asgari düzen kurulmalıdır: vesikaların tarih sırasına göre arşivlenmesi, imzalayan kişinin sıfat ve yetkisinin belgeyle eşleştirilmesi, elektronik kopyaların yanında fiziki nüshaların da saklanması ve beş yıllık sürenin dolduğu tarihin takip edilmesi.

Defter Tutma Yükümlülüğü ve 2012 Değişikliği

Defter rejiminde önemli bir değişiklik yaşanmıştır ve bu değişiklik uygulamada sıkça gözden kaçar. Kanunun 18. maddesi — ecza ticarethaneleri sahipleri ve mesul müdürlerinin uyuşturucu maddelerin varidat ve sarfiyatını gösteren defterler tutma ve bunlara aldıkları ve sattıkları miktarları, satış tarihlerini ve kimlere sattıklarını kaydetme mecburiyetini düzenleyen madde — 17/5/2012 tarihli ve 6308 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31/5/2012, S. 28309).

Mülga hükme dayanan yaptırım sakattır. 18. maddenin yürürlükten kaldırılmış olması, ecza ticarethaneleri bakımından bu maddeye dayanan bir defter yükümlülüğünün artık bulunmadığı anlamına gelir. Buna karşılık Kanunun 25. maddesi hâlâ “bu Kanunda zikredilen defterleri tutmayan” ifadesine yer verir. Dolayısıyla bir yaptırım kararında hangi defterin, hangi yürürlükteki hükme dayanılarak arandığı açıkça gösterilmelidir. Mülga bir maddeye dayanan ceza, sebep ve konu unsuru bakımından tartışmaya açıktır.

Eczaneler bakımından ise defter yükümlülüğü ayrı bir hükümle korunmuştur: eczane sahip veya mesul müdürleri, Eczaneler Kanununun ilgili maddesi uyarınca uyuşturucu maddelerden idarece tayin olunacak cisimlerin alım ve satımını muntazam surette defterlere kaydederler. Bu defterlerin numunesi idarece tertip olunur.

MuhatapDefter yükümlülüğüDurum
Ecza ticarethanesi (depo)2313 s.K. m. 18’deki varidat-sarfiyat defteriMülga (6308 s.K. m. 8, RG 31/5/2012)
EczaneTayin olunan maddelerin alım ve satımının deftere kaydıYürürlükte; defter numunesi idarece belirlenir
Ecza ticarethanesim. 17 kapsamında satış vesikalarının alınması ve beş yıl saklanmasıYürürlükte
Tüm işletmelerm. 16 kapsamında her temin için izin vesikasıYürürlükte

Bu tablo, denetim savunmasının ilk adımını gösterir: tespit edilen aykırılığın hangi yükümlülüğe ve hangi yürürlükteki hükme dayandığı ayrıştırılmalıdır. Ecza deposu için “defter tutmamak” gerekçesiyle yazılan bir ceza, dayanağın mülga olup olmadığı yönünden mutlaka incelenmelidir.

Ceza mülga bir hükme mi dayanıyor? Dayanağı birlikte inceleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Reçete Rejimi ve Eczane Tarafı

Kontrole tabi ilaçların hastaya sunumu, olağan reçete rejiminden ayrılır. Bu ürünler özel reçete türleriyle ve sıkı kayıt kurallarıyla verilir; reçete türleri, düzenlenme ve saklanma usulleri ile bildirim yükümlülükleri Kurumun düzenleme ve kılavuzlarıyla belirlenir.

Eczane tarafında hukuki riskin yoğunlaştığı noktalar şunlardır:

  • Reçetesiz veriş. Kanunun 24. maddesi, tabip reçetesi olmadan satan eczane sahip veya mesul müdürlerinin Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılacağını düzenler. Bu, idari değil doğrudan cezai bir sonuçtur.
  • Reçetenin geçerliliği. Reçetenin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, süresi ve miktar sınırları.
  • Kayıt ve saklama. Verilen ürünün deftere ve sistem kayıtlarına işlenmesi; reçete asıllarının saklanması.
  • Stok mutabakatı. Fiziki stok ile kayıtlar arasındaki farkın açıklanabilir olması.
  • İade ve imha. Miadı geçmiş veya bozulmuş ürünlerin usulüne uygun imhası ve kaydı.

Eczane tarafında ayrıca 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun genel yükümlülükleri işler. Bu Kanun, ilaçların satışı, alındığı ecza deposuna iadesi, eczaneler arasındaki takası ile miadı geçmiş ya da bozulmuş olanların imhası işlemlerinde ilaç takip sistemine bildirim yapılmasını zorunlu kılar. Kontrole tabi maddelerde bu bildirim yükümlülüğü, defter kaydının yanında ikinci bir izlenebilirlik katmanı oluşturur.

İthalat ve İhracat Sınırları

Kanun, sınır ötesi hareketleri ayrıca düzenler. 11. maddeye göre, birinci maddede zikrolunan uyuşturucu maddelere ait olup Kanun uyarınca murakabeye tabi tıbbi müstahzarlardan inhisar altına alınmayanların ülkeden ihracına yalnız özel kanuna göre ruhsatname almış eczacılar ile laboratuvar sahipleri yetkilidir.

12. madde ise ithalat tarafını sınırlar: devletçe akdedilmiş anlaşmalar hükümleri haricinde ham afyonun Türkiye’ye ithali yasaktır. İhracat bakımından da ilgili idare, ihraç edilecek ülkenin yetkili makamından verilmiş ithal vesikası olmadıkça ham afyon ihraç edemez; yapılan ihracat, en geç bir hafta içinde miktarı, hangi ülkeye ve kimin namına gönderildiği, ithal vesikasının tarih ve numarasıyla birlikte idareye bildirilir.

Bildirim süresi bir haftadır. İhracata ilişkin bu bir haftalık bildirim yükümlülüğü, uygulamada kolayca atlanabilen ancak denetimde doğrudan sorulan bir husustur. Bildirimin yapıldığı tarih ve içerik, gümrük ve lojistik kayıtlarıyla birlikte arşivlenmelidir.

Haşhaş ekimi ve buna bağlı üretim rejimi ise ayrı bir kanunla — 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun — düzenlenmiştir ve kendi izin sistemi vardır. Ekim izni olmaksızın yürütülen faaliyetler bakımından ayrıntı için ilgili rehberimize bakılabilir.

İdari Para Cezası: Miktar ve Merci

Kanunun 25. maddesi — 5728 sayılı Kanunla değişik hâliyle — idari yaptırımı düzenler: 17. maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından idari para cezası verilir. Kanun metnindeki tutar aralığı beş yüz Türk lirasından iki bin Türk lirasına kadar olarak belirlenmiştir; bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, işlem tarihindeki güncel tutar esas alınır.

UnsurİçerikSavunmada bakılacak nokta
FiilVesikaları almayı ihmal etmek, saklamamak veya defter tutmamakHangi fiilin işlendiği açıkça gösterilmiş mi?
MuhatapEcza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleriCeza doğru kişiye mi yazılmış?
Yetkili makamMahallî mülkî amirCeza yetkili makamca mı verilmiş?
TutarKanundaki aralık; yeniden değerlemeyle güncellenirGüncel tutar ve alt-üst sınır doğru mu uygulanmış?
Defter dayanağı“Bu Kanunda zikredilen defterler”Dayanak hüküm yürürlükte mi, yoksa mülga mı?
Yetki unsuru burada özel önem taşır. Kanun, cezayı verecek makamı açıkça mahallî mülkî amir olarak belirlemiştir. Başka bir birim tarafından tesis edilen bir idari para cezası, yetki unsuru bakımından sakattır ve bu husus dava dilekçesinde ilk sırada ileri sürülmelidir.

İdari Yükümlülük ile Suç Arasındaki Sınır

2313 sayılı Kanun, aynı alanda hem idari hem cezai sonuçlar öngörür ve bu ikisini farklı maddelerde ayırır. Sınırın doğru çizilmesi, savunmanın yönünü belirler.

FiilSonuçDayanak
Vesika almayı ihmal, saklamama, defter tutmamaİdari para cezası (mahallî mülkî amir)2313 s.K. m. 25
Uyuşturucu maddeleri kanunda sayılanlardan başkalarına satmakCezai sorumluluk (TCK’nın ilgili maddeleri)2313 s.K. m. 24
Tabip reçetesi olmadan satmakCezai sorumluluk (TCK’nın ilgili maddeleri)2313 s.K. m. 24
İzin vesikası olmadan satış yapmakDuruma göre idari ve/veya cezai değerlendirme2313 s.K. m. 16 ve ilgili hükümler

Bu ayrım, dosyanın hangi mercide yürüyeceğini de belirler. İdari para cezası bakımından yol idari nitelikteyken, 24. madde kapsamındaki fiiller doğrudan ceza yargısının konusudur. Aynı denetim raporundan hem idari yaptırım hem de suç duyurusu çıkması mümkündür; bu durumda iki ayrı süreç paralel yürür ve her birinin savunma dili farklıdır.

Sağlık meslek mensupları bakımından üçüncü bir katman daha vardır: meslek örgütü nezdinde disiplin süreci. İdari yaptırım, cezai soruşturma ve disiplin süreci birbirinden bağımsızdır; birinde verilen karar diğerini kendiliğinden bağlamaz. Bu nedenle üç süreç birlikte planlanmalı, birinde verilen beyanın diğerinde nasıl kullanılabileceği önceden değerlendirilmelidir.

Karara Karşı Hukuki Yollar

İdari para cezası bakımından kanun yolu, 2313 sayılı Kanunda özel olarak düzenlenmemiştir. Bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi devreye girer: bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanır. Buna göre 27. madde uyarınca, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.

İşlemMerciSüreDayanak
2313 s.K. m. 25 kapsamındaki idari para cezasıSulh ceza hâkimliğiOn beş günKabahatler K. m. 3/1-a, m. 27/1
Ruhsat, izin veya faaliyete ilişkin idari işlemİdare mahkemesiAltmış günİYUK m. 2, m. 7
Kapsam kararı (düzenleyici işlem)İdari yargıAltmış gün; uygulanması üzerine de dava açılabilirİYUK m. 7/4
İdareye başvuruİdari aşamaDava açma süresi içindeİYUK m. 11/1
Zımni retOtuz günİYUK m. 11/2 (7331 s.K. ile değişik)
Yürütmenin durdurulmasıİdare mahkemesiDilekçeyle veya sonradanİYUK m. 27
Aynı tebligat, iki ayrı merci doğurabilir. Bir denetim sonucunda hem 2313 sayılı Kanuna dayanan bir idari para cezası hem de eczane veya deponun faaliyetine ilişkin bir idari işlem bildirilebilir. Birincisinde süre on beş gün ve merci sulh ceza hâkimliği, ikincisinde süre altmış gün ve merci idare mahkemesidir. Tek bir başvuruyla ikisini birden çözmeye çalışmak, kalemlerden biri bakımından hak kaybına yol açar.

Sulh ceza hâkimliğine yapılacak başvuruda ileri sürülecek başlıca iddialar şunlardır: cezanın mahallî mülkî amir dışında bir makamca verilmiş olması, fiilin hangi yükümlülüğe aykırılık oluşturduğunun gösterilmemesi, dayanak hükmün mülga olması, tutarın alt ve üst sınır arasında hangi ölçütlere göre belirlendiğinin açıklanmaması ve tebligatın usulsüzlüğü.

İdare mahkemesinde görülecek işlemlerde ise iptal sebepleri İYUK m. 2/1-(a) çerçevesinde kurulur: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. Faaliyeti etkileyen kararlarda ayrıca İYUK m. 27 uyarınca yürütmenin durdurulması talep edilmeli; işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı somut belgelerle ortaya konmalıdır.

İdari Yaptırıma Karşı Başvuru Yolları

İzin vesikasının verilmemesi, iptali veya faaliyetin durdurulması idari işlem niteliğindedir; ayrıca uygulanan idari para cezaları bakımından ayrı bir itiraz rejimi işler.

Başvuru ve dava çerçevesi
KonuKuralMadde
Dava süresiÖzel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi, Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür2577 s.K. m.7
BaşlangıçSüre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar2577 s.K. m.7
Üst makama başvuruDava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi istenebilir; başvuru dava süresini durdurur2577 s.K. m.11
Zımnî retAltmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır2577 s.K. m.10, m.11
Yürütmenin durdurulmasıTelafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde2577 s.K. m.27
Tam yargıİdari işlem veya eylemden doğan zararda tazminat talebi2577 s.K. m.12-13
İdari para cezasıKabahatler Kanunu’ndaki itiraz usulü ile özel kanundaki hükümler birlikte değerlendirilir
Ceza soruşturmasıFiil suç oluşturuyorsa idari süreçten bağımsız olarak ceza yargılaması yürür

Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: aynı fiil hem idari yaptırıma hem cezai soruşturmaya konu olabilir ve iki süreç birbirinden bağımsız yürür. İdari süreçte verilen bir karar, ceza dosyasının sonucunu kendiliğinden belirlemez.

Defter ve belge düzeni, savunmanın tek dayanağıdır. Kontrole tabi maddelerde temin, saklama, kullanım ve devir işlemlerinin kayıt altına alınması yalnızca idari bir yükümlülük değildir; bir uyuşmazlıkta miktar farkının nasıl doğduğunu açıklayabilmenin de tek yoludur. Kayıtların öngörülen süre boyunca saklanması, denetim sırasında ibraz edilebilmesi bakımından zorunludur; ibraz edilememesi başlı başına aykırılık oluşturur.

Reçete ve Temin Zincirinde Sorumluluk

Zincirin her halkasında ayrı bir yükümlülük vardır ve bir halkadaki eksiklik sonraki halkaları etkiler.

Zincirin halkaları
HalkaYükümlülük
Reçeteyi düzenleyenReçetenin usulüne uygun ve gerekçeli düzenlenmesi
EczaneReçete rejiminin uygulanması ve kayıt tutulması
Temin eden kuruluşİzin vesikası kapsamında hareket edilmesi
SaklamaGüvenli saklama koşullarının sağlanması
DevirDevir işlemlerinin belgelenmesi
SayımPeriyodik sayım ve miktar mutabakatı
BildirimKayıp, çalıntı ve uyumsuzlukların bildirilmesi
DenetimKayıtların ibrazı ve yerinde denetime hazır olunması

Yedinci satır, sonradan doğacak sorumluluğu sınırlayan tek adımdır: kayıp veya uyumsuzluk fark edildiğinde derhâl bildirim yapılması, hem idari süreçte hem de olası bir ceza soruşturmasında iyiniyetin en somut göstergesidir. Bildirimin geciktirilmesi, eksikliğin gizlenmeye çalışıldığı yönünde değerlendirilir.

Reçete rejimi için reçeteye tabi ve reçetesiz ilaçlar rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kontrole tabi maddeler hangi kanuna tabi?

Temel düzenleme, 24/6/1933 tarihli ve 2435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanundur. Ceza hükümleri büyük ölçüde 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunla yenilenmiştir.

Yeni bir madde nasıl kapsama alınıyor?

Kanuna göre, birinci maddede sayılanlar dışında olup ilmî tetkikat neticesinde zararı ortaya çıkan ve toksikomani doğuran diğer zehirlerin de Kanun hükümlerine tabi olacağı Cumhurbaşkanı kararıyla tayin ve ilan olunur. Nitekim 2013 yılındaki iki Bakanlar Kurulu kararı eki listelerdeki maddeler kapsama alınmıştır.

Her alım için ayrı izin gerekir mi?

Evet. Kanunun 16. maddesi, ecza ticarethaneleri, eczaneler ve müstahzarat laboratuvarlarının temin edecekleri uyuşturucu maddeler için her defasında müracaatla izin vesikası almalarını öngörür; izin vesikası görülmedikçe hiçbir satış yapılamaz.

Satış vesikaları ne kadar süreyle saklanır?

Kanunun 17. maddesine göre ecza ticarethaneleri, her yaptıkları satış için yetkili kişiden vesika alır ve bu vesikaları beş sene müddetle saklar.

Ecza deposunun defter tutma yükümlülüğü devam ediyor mu?

2313 sayılı Kanunun 18. maddesi, 17/5/2012 tarihli ve 6308 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle bu maddeye dayanan defter yükümlülüğü bakımından yazılan cezalarda dayanağın yürürlükte olup olmadığı incelenmelidir.

Eczanelerde defter tutulur mu?

Evet. Eczane sahip veya mesul müdürleri, Eczaneler Kanununun ilgili maddesi uyarınca idarece tayin olunacak maddelerin alım ve satımını muntazam surette defterlere kaydeder; defterlerin numunesi idarece belirlenir.

İdari para cezasını hangi makam verir?

Kanunun 25. maddesi, vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürlerine idari para cezasının mahallî mülkî amir tarafından verileceğini düzenler.

Bu cezaya nereye itiraz edilir?

2313 sayılı Kanunda kanun yolu bakımından özel bir hüküm bulunmadığından, Kabahatler Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 27. madde uygulanır ve tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.

Reçetesiz verişin sonucu nedir?

Kanunun 24. maddesi, tabip reçetesi olmadan satan eczane sahip veya mesul müdürlerinin Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılacağını öngörür. Bu, idari değil cezai bir sorumluluktur.

Ham afyon ithal edilebilir mi?

Kanunun 12. maddesine göre devletçe akdedilmiş anlaşmalar hükümleri haricinde ham afyonun Türkiye’ye ithali yasaktır. İhracatta ise ithal vesikası şartı ve bir hafta içinde bildirim yükümlülüğü öngörülmüştür.

Dosyanızı Değerlendirelim

Kontrole tabi madde dosyalarında savunma, çoğu zaman fiilin inkârı üzerine değil dayanağın denetimi üzerine kurulur: ceza hangi maddeye dayanıyor, o madde yürürlükte mi, cezayı veren makam yetkili mi, hangi fiilin işlendiği açıkça gösterilmiş mi? Bu sorular sorulmadan ödenen bir ceza, sonraki denetimlerde tekerrür kaydı olarak karşınıza çıkar. Bürom, ecza depoları, eczaneler ve laboratuvarlar için kontrole tabi maddelere ilişkin denetim savunmaları ile idari yaptırım ve faaliyet kararlarına karşı başvuru süreçlerini yürütmektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

On beş günlük süre kısadır — tebligat geldiyse hemen bakalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kontrole tabi maddeler listesi Cumhurbaşkanı kararlarıyla genişletilmekte, idari para cezası tutarları her yıl güncellenmektedir; dosyanızı işlem tarihinde yürürlükte olan metinlere göre avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk