Kontrole tabi maddeler — tıbbi afyon ve türevleri ile bunlara sonradan eklenen psikoaktif maddeler — sıradan bir ilaç grubu değildir. Bu ürünlerin teminden satışına kadar her aşaması izin, vesika ve defter üçlüsüne bağlanmıştır. Yükümlülüğün ihlali bazen idari para cezası, bazen doğrudan cezai sorumluluk doğurur ve bu ikisinin sınırı kanunda ayrı ayrı çizilmiştir. Bu rehber, ecza deposu, eczane ve laboratuvar tarafındaki idari yükümlülükleri ve bunlara aykırılığın sonuçlarını mevzuat dayanaklarıyla ele alır.
Denetimde vesika veya defter eksikliği mi tespit edildi?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İçindekiler
- Mevzuat çerçevesi
- Kapsam nasıl genişliyor: Cumhurbaşkanı kararı mekanizması
- İzin vesikası: temin rejimi
- Satış vesikası ve beş yıllık saklama
- Defter tutma yükümlülüğü ve 2012 değişikliği
- Reçete rejimi ve eczane tarafı
- İthalat ve ihracat sınırları
- İdari para cezası: miktar ve merci
- İdari yükümlülük ile suç arasındaki sınır
- Karara karşı hukuki yollar
- Sıkça sorulan sorular
Mevzuat Çerçevesi
Alanın temel kanunu, 24 Haziran 1933 tarihli ve 2435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanundur. Kanun, adından da anlaşılacağı üzere bir ceza kanunu değil bir murakabe (denetim) kanunudur; ceza hükümleri ise büyük ölçüde 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.
Kanunun 1. maddesi, kapsamı tıbbi afyon ile müstahzaratı, morfin ve türevleri üzerinden kurar. Kurumsal yetki bakımından ise kontrole tabi maddeler, 15 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 506. maddesi uyarınca Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun düzenleme yapmakla görevli olduğu ürün grupları arasında sayılmıştır.
| Konu | Düzenleme |
|---|---|
| Temel kanun | 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun (RG 24/6/1933, S. 2435) |
| Ceza hükümlerinin yenilenmesi | 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun |
| Haşhaş ekimi ve TMO rejimi | 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun |
| Kurumun görev alanı | 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m. 506 ve m. 508 |
| Eczacılık mesleği | 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun |
| İlaç rejimi | 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu |
| Kabahat rejimi ve kanun yolu | 5326 sayılı Kabahatler Kanunu |
| Cezai sorumluluk | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu |
| Yargı yolu | 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu |
Kapsam Nasıl Genişliyor: Cumhurbaşkanı Kararı Mekanizması
Kanunun en dikkat çekici özelliği, kapsamının dinamik olmasıdır. Kanuna göre; birinci maddede isimleri yazılan uyuşturucu maddeler haricinde olup ilmî tetkikat neticesinde zararı ortaya çıkan ve toksikomani doğuran diğer zehirlerin de bu Kanun hükümlerine tabi olacağı Cumhurbaşkanı kararıyla Bakanlıkça tayin ve ilan olunur.
Bu mekanizma fiilen işletilmiştir. Nitekim 22/5/2013 tarihli ve 2013/4827 sayılı ile 16/12/2013 tarihli ve 2013/5742 sayılı Bakanlar Kurulu kararları eki listelerde yer alan maddeler, 2313 sayılı Kanun hükümleri kapsamına alınmıştır.
Hukuki açıdan bu kararlar düzenleyici işlem niteliğindedir. 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düzenleyici işlemlere karşı hem doğrudan hem de uygulanmaları üzerine dava açılabilir. Bir firma hakkında kapsam kararına dayanılarak işlem tesis edildiğinde, bireysel işlemle birlikte dayanak düzenlemenin ilgili kısmı da dava konusu edilebilir.
İzin Vesikası: Temin Rejimi
Kontrole tabi maddelerin temininde serbestlik yoktur. Kanunun 16. maddesine göre ecza ticarethaneleri ve eczaneler veya müstahzarat laboratuvarları, doğrudan doğruya ilgili idareden alacakları uyuşturucu maddeler için her defasında Bakanlığa müracaatla izin vesikası alırlar.
Hükmün üç unsuru ayrı ayrı önem taşır:
| Unsur | İçerik | Pratik sonuç |
|---|---|---|
| “Her defasında” | İzin genel ve süresiz değildir; her temin için ayrı alınır | Bir kez alınmış izne dayanarak sonraki alımlar yapılamaz |
| Müracaat şartı | İzin, idareye başvuru üzerine verilir | Başvuru ve izin tarihleri kayıt altına alınmalıdır |
| Satış yasağı | İzin vesikası görülmedikçe hiçbir satış yapılamaz | Vesikasız teslim, satıcı tarafında da aykırılık doğurur |
| Kayıt ve iade | Vesikalar üzerine yapılan satış miktarı ve tarihi kaydedildikten sonra vesikalar iade olunur | Kayıt ve iade zinciri belgelenmelidir |
Bu düzenleme, tedarik zincirinin her iki ucunu birden bağlar. Satıcı, izin vesikasını görmeden teslim yapamaz; alıcı ise vesikayı almadan temin edemez. Denetimde sorulan soru genellikle şudur: her bir temin için ayrı izin vesikası var mı ve bu vesikalar üzerindeki miktar ile fiilî stok hareketi örtüşüyor mu?
Uygulamada en sık karşılaşılan aykırılık, tek bir izne dayanarak birden fazla temin yapılması veya izin kapsamındaki miktarın aşılmasıdır. Bu tespitler, çoğu zaman kasıtlı bir eylemden değil, iç süreçlerin izin bazında değil sipariş bazında kurgulanmış olmasından doğar.
Satış Vesikası ve Beş Yıllık Saklama
Kanunun 17. maddesi, zincirin bir sonraki halkasını düzenler: ecza ticarethaneleri, her yaptıkları satış için eczane sahip veya mesul müdüründen, resmî müessese namına salahiyettar zattan yahut müstahzarat laboratuvarı mesul müdüründen vesika alarak bu vesikaları beş sene müddetle saklarlar.
Vesikanın kimden alınacağı da kanunda sayılmıştır. Bu, yetkisiz kişiden alınan bir vesikanın hükümsüz sayılması sonucunu doğurur. Eczane adına eczacı olmayan bir personelin, laboratuvar adına mesul müdür dışındaki birinin imzaladığı vesika, hükmün aradığı belgeyi karşılamaz.
Bu nedenle işletmelerde şu asgari düzen kurulmalıdır: vesikaların tarih sırasına göre arşivlenmesi, imzalayan kişinin sıfat ve yetkisinin belgeyle eşleştirilmesi, elektronik kopyaların yanında fiziki nüshaların da saklanması ve beş yıllık sürenin dolduğu tarihin takip edilmesi.
Defter Tutma Yükümlülüğü ve 2012 Değişikliği
Defter rejiminde önemli bir değişiklik yaşanmıştır ve bu değişiklik uygulamada sıkça gözden kaçar. Kanunun 18. maddesi — ecza ticarethaneleri sahipleri ve mesul müdürlerinin uyuşturucu maddelerin varidat ve sarfiyatını gösteren defterler tutma ve bunlara aldıkları ve sattıkları miktarları, satış tarihlerini ve kimlere sattıklarını kaydetme mecburiyetini düzenleyen madde — 17/5/2012 tarihli ve 6308 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31/5/2012, S. 28309).
Eczaneler bakımından ise defter yükümlülüğü ayrı bir hükümle korunmuştur: eczane sahip veya mesul müdürleri, Eczaneler Kanununun ilgili maddesi uyarınca uyuşturucu maddelerden idarece tayin olunacak cisimlerin alım ve satımını muntazam surette defterlere kaydederler. Bu defterlerin numunesi idarece tertip olunur.
| Muhatap | Defter yükümlülüğü | Durum |
|---|---|---|
| Ecza ticarethanesi (depo) | 2313 s.K. m. 18’deki varidat-sarfiyat defteri | Mülga (6308 s.K. m. 8, RG 31/5/2012) |
| Eczane | Tayin olunan maddelerin alım ve satımının deftere kaydı | Yürürlükte; defter numunesi idarece belirlenir |
| Ecza ticarethanesi | m. 17 kapsamında satış vesikalarının alınması ve beş yıl saklanması | Yürürlükte |
| Tüm işletmeler | m. 16 kapsamında her temin için izin vesikası | Yürürlükte |
Bu tablo, denetim savunmasının ilk adımını gösterir: tespit edilen aykırılığın hangi yükümlülüğe ve hangi yürürlükteki hükme dayandığı ayrıştırılmalıdır. Ecza deposu için “defter tutmamak” gerekçesiyle yazılan bir ceza, dayanağın mülga olup olmadığı yönünden mutlaka incelenmelidir.
Ceza mülga bir hükme mi dayanıyor? Dayanağı birlikte inceleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
Reçete Rejimi ve Eczane Tarafı
Kontrole tabi ilaçların hastaya sunumu, olağan reçete rejiminden ayrılır. Bu ürünler özel reçete türleriyle ve sıkı kayıt kurallarıyla verilir; reçete türleri, düzenlenme ve saklanma usulleri ile bildirim yükümlülükleri Kurumun düzenleme ve kılavuzlarıyla belirlenir.
Eczane tarafında hukuki riskin yoğunlaştığı noktalar şunlardır:
- Reçetesiz veriş. Kanunun 24. maddesi, tabip reçetesi olmadan satan eczane sahip veya mesul müdürlerinin Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılacağını düzenler. Bu, idari değil doğrudan cezai bir sonuçtur.
- Reçetenin geçerliliği. Reçetenin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, süresi ve miktar sınırları.
- Kayıt ve saklama. Verilen ürünün deftere ve sistem kayıtlarına işlenmesi; reçete asıllarının saklanması.
- Stok mutabakatı. Fiziki stok ile kayıtlar arasındaki farkın açıklanabilir olması.
- İade ve imha. Miadı geçmiş veya bozulmuş ürünlerin usulüne uygun imhası ve kaydı.
Eczane tarafında ayrıca 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun genel yükümlülükleri işler. Bu Kanun, ilaçların satışı, alındığı ecza deposuna iadesi, eczaneler arasındaki takası ile miadı geçmiş ya da bozulmuş olanların imhası işlemlerinde ilaç takip sistemine bildirim yapılmasını zorunlu kılar. Kontrole tabi maddelerde bu bildirim yükümlülüğü, defter kaydının yanında ikinci bir izlenebilirlik katmanı oluşturur.
İthalat ve İhracat Sınırları
Kanun, sınır ötesi hareketleri ayrıca düzenler. 11. maddeye göre, birinci maddede zikrolunan uyuşturucu maddelere ait olup Kanun uyarınca murakabeye tabi tıbbi müstahzarlardan inhisar altına alınmayanların ülkeden ihracına yalnız özel kanuna göre ruhsatname almış eczacılar ile laboratuvar sahipleri yetkilidir.
12. madde ise ithalat tarafını sınırlar: devletçe akdedilmiş anlaşmalar hükümleri haricinde ham afyonun Türkiye’ye ithali yasaktır. İhracat bakımından da ilgili idare, ihraç edilecek ülkenin yetkili makamından verilmiş ithal vesikası olmadıkça ham afyon ihraç edemez; yapılan ihracat, en geç bir hafta içinde miktarı, hangi ülkeye ve kimin namına gönderildiği, ithal vesikasının tarih ve numarasıyla birlikte idareye bildirilir.
Haşhaş ekimi ve buna bağlı üretim rejimi ise ayrı bir kanunla — 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun — düzenlenmiştir ve kendi izin sistemi vardır. Ekim izni olmaksızın yürütülen faaliyetler bakımından ayrıntı için ilgili rehberimize bakılabilir.
İdari Para Cezası: Miktar ve Merci
Kanunun 25. maddesi — 5728 sayılı Kanunla değişik hâliyle — idari yaptırımı düzenler: 17. maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından idari para cezası verilir. Kanun metnindeki tutar aralığı beş yüz Türk lirasından iki bin Türk lirasına kadar olarak belirlenmiştir; bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, işlem tarihindeki güncel tutar esas alınır.
| Unsur | İçerik | Savunmada bakılacak nokta |
|---|---|---|
| Fiil | Vesikaları almayı ihmal etmek, saklamamak veya defter tutmamak | Hangi fiilin işlendiği açıkça gösterilmiş mi? |
| Muhatap | Ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri | Ceza doğru kişiye mi yazılmış? |
| Yetkili makam | Mahallî mülkî amir | Ceza yetkili makamca mı verilmiş? |
| Tutar | Kanundaki aralık; yeniden değerlemeyle güncellenir | Güncel tutar ve alt-üst sınır doğru mu uygulanmış? |
| Defter dayanağı | “Bu Kanunda zikredilen defterler” | Dayanak hüküm yürürlükte mi, yoksa mülga mı? |
İdari Yükümlülük ile Suç Arasındaki Sınır
2313 sayılı Kanun, aynı alanda hem idari hem cezai sonuçlar öngörür ve bu ikisini farklı maddelerde ayırır. Sınırın doğru çizilmesi, savunmanın yönünü belirler.
| Fiil | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Vesika almayı ihmal, saklamama, defter tutmama | İdari para cezası (mahallî mülkî amir) | 2313 s.K. m. 25 |
| Uyuşturucu maddeleri kanunda sayılanlardan başkalarına satmak | Cezai sorumluluk (TCK’nın ilgili maddeleri) | 2313 s.K. m. 24 |
| Tabip reçetesi olmadan satmak | Cezai sorumluluk (TCK’nın ilgili maddeleri) | 2313 s.K. m. 24 |
| İzin vesikası olmadan satış yapmak | Duruma göre idari ve/veya cezai değerlendirme | 2313 s.K. m. 16 ve ilgili hükümler |
Bu ayrım, dosyanın hangi mercide yürüyeceğini de belirler. İdari para cezası bakımından yol idari nitelikteyken, 24. madde kapsamındaki fiiller doğrudan ceza yargısının konusudur. Aynı denetim raporundan hem idari yaptırım hem de suç duyurusu çıkması mümkündür; bu durumda iki ayrı süreç paralel yürür ve her birinin savunma dili farklıdır.
Sağlık meslek mensupları bakımından üçüncü bir katman daha vardır: meslek örgütü nezdinde disiplin süreci. İdari yaptırım, cezai soruşturma ve disiplin süreci birbirinden bağımsızdır; birinde verilen karar diğerini kendiliğinden bağlamaz. Bu nedenle üç süreç birlikte planlanmalı, birinde verilen beyanın diğerinde nasıl kullanılabileceği önceden değerlendirilmelidir.
Karara Karşı Hukuki Yollar
İdari para cezası bakımından kanun yolu, 2313 sayılı Kanunda özel olarak düzenlenmemiştir. Bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi devreye girer: bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanır. Buna göre 27. madde uyarınca, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.
| İşlem | Merci | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 2313 s.K. m. 25 kapsamındaki idari para cezası | Sulh ceza hâkimliği | On beş gün | Kabahatler K. m. 3/1-a, m. 27/1 |
| Ruhsat, izin veya faaliyete ilişkin idari işlem | İdare mahkemesi | Altmış gün | İYUK m. 2, m. 7 |
| Kapsam kararı (düzenleyici işlem) | İdari yargı | Altmış gün; uygulanması üzerine de dava açılabilir | İYUK m. 7/4 |
| İdareye başvuru | İdari aşama | Dava açma süresi içinde | İYUK m. 11/1 |
| Zımni ret | — | Otuz gün | İYUK m. 11/2 (7331 s.K. ile değişik) |
| Yürütmenin durdurulması | İdare mahkemesi | Dilekçeyle veya sonradan | İYUK m. 27 |
Sulh ceza hâkimliğine yapılacak başvuruda ileri sürülecek başlıca iddialar şunlardır: cezanın mahallî mülkî amir dışında bir makamca verilmiş olması, fiilin hangi yükümlülüğe aykırılık oluşturduğunun gösterilmemesi, dayanak hükmün mülga olması, tutarın alt ve üst sınır arasında hangi ölçütlere göre belirlendiğinin açıklanmaması ve tebligatın usulsüzlüğü.
İdare mahkemesinde görülecek işlemlerde ise iptal sebepleri İYUK m. 2/1-(a) çerçevesinde kurulur: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. Faaliyeti etkileyen kararlarda ayrıca İYUK m. 27 uyarınca yürütmenin durdurulması talep edilmeli; işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı somut belgelerle ortaya konmalıdır.
İdari Yaptırıma Karşı Başvuru Yolları
İzin vesikasının verilmemesi, iptali veya faaliyetin durdurulması idari işlem niteliğindedir; ayrıca uygulanan idari para cezaları bakımından ayrı bir itiraz rejimi işler.
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Dava süresi | Özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi, Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür | 2577 s.K. m.7 |
| Başlangıç | Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar | 2577 s.K. m.7 |
| Üst makama başvuru | Dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi istenebilir; başvuru dava süresini durdurur | 2577 s.K. m.11 |
| Zımnî ret | Altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır | 2577 s.K. m.10, m.11 |
| Yürütmenin durdurulması | Telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde | 2577 s.K. m.27 |
| Tam yargı | İdari işlem veya eylemden doğan zararda tazminat talebi | 2577 s.K. m.12-13 |
| İdari para cezası | Kabahatler Kanunu’ndaki itiraz usulü ile özel kanundaki hükümler birlikte değerlendirilir | |
| Ceza soruşturması | Fiil suç oluşturuyorsa idari süreçten bağımsız olarak ceza yargılaması yürür |
Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: aynı fiil hem idari yaptırıma hem cezai soruşturmaya konu olabilir ve iki süreç birbirinden bağımsız yürür. İdari süreçte verilen bir karar, ceza dosyasının sonucunu kendiliğinden belirlemez.
Defter ve belge düzeni, savunmanın tek dayanağıdır. Kontrole tabi maddelerde temin, saklama, kullanım ve devir işlemlerinin kayıt altına alınması yalnızca idari bir yükümlülük değildir; bir uyuşmazlıkta miktar farkının nasıl doğduğunu açıklayabilmenin de tek yoludur. Kayıtların öngörülen süre boyunca saklanması, denetim sırasında ibraz edilebilmesi bakımından zorunludur; ibraz edilememesi başlı başına aykırılık oluşturur.
Reçete ve Temin Zincirinde Sorumluluk
Zincirin her halkasında ayrı bir yükümlülük vardır ve bir halkadaki eksiklik sonraki halkaları etkiler.
| Halka | Yükümlülük |
|---|---|
| Reçeteyi düzenleyen | Reçetenin usulüne uygun ve gerekçeli düzenlenmesi |
| Eczane | Reçete rejiminin uygulanması ve kayıt tutulması |
| Temin eden kuruluş | İzin vesikası kapsamında hareket edilmesi |
| Saklama | Güvenli saklama koşullarının sağlanması |
| Devir | Devir işlemlerinin belgelenmesi |
| Sayım | Periyodik sayım ve miktar mutabakatı |
| Bildirim | Kayıp, çalıntı ve uyumsuzlukların bildirilmesi |
| Denetim | Kayıtların ibrazı ve yerinde denetime hazır olunması |
Yedinci satır, sonradan doğacak sorumluluğu sınırlayan tek adımdır: kayıp veya uyumsuzluk fark edildiğinde derhâl bildirim yapılması, hem idari süreçte hem de olası bir ceza soruşturmasında iyiniyetin en somut göstergesidir. Bildirimin geciktirilmesi, eksikliğin gizlenmeye çalışıldığı yönünde değerlendirilir.
Reçete rejimi için reçeteye tabi ve reçetesiz ilaçlar rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kontrole tabi maddeler hangi kanuna tabi?
Temel düzenleme, 24/6/1933 tarihli ve 2435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanundur. Ceza hükümleri büyük ölçüde 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunla yenilenmiştir.
Yeni bir madde nasıl kapsama alınıyor?
Kanuna göre, birinci maddede sayılanlar dışında olup ilmî tetkikat neticesinde zararı ortaya çıkan ve toksikomani doğuran diğer zehirlerin de Kanun hükümlerine tabi olacağı Cumhurbaşkanı kararıyla tayin ve ilan olunur. Nitekim 2013 yılındaki iki Bakanlar Kurulu kararı eki listelerdeki maddeler kapsama alınmıştır.
Her alım için ayrı izin gerekir mi?
Evet. Kanunun 16. maddesi, ecza ticarethaneleri, eczaneler ve müstahzarat laboratuvarlarının temin edecekleri uyuşturucu maddeler için her defasında müracaatla izin vesikası almalarını öngörür; izin vesikası görülmedikçe hiçbir satış yapılamaz.
Satış vesikaları ne kadar süreyle saklanır?
Kanunun 17. maddesine göre ecza ticarethaneleri, her yaptıkları satış için yetkili kişiden vesika alır ve bu vesikaları beş sene müddetle saklar.
Ecza deposunun defter tutma yükümlülüğü devam ediyor mu?
2313 sayılı Kanunun 18. maddesi, 17/5/2012 tarihli ve 6308 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle bu maddeye dayanan defter yükümlülüğü bakımından yazılan cezalarda dayanağın yürürlükte olup olmadığı incelenmelidir.
Eczanelerde defter tutulur mu?
Evet. Eczane sahip veya mesul müdürleri, Eczaneler Kanununun ilgili maddesi uyarınca idarece tayin olunacak maddelerin alım ve satımını muntazam surette defterlere kaydeder; defterlerin numunesi idarece belirlenir.
İdari para cezasını hangi makam verir?
Kanunun 25. maddesi, vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürlerine idari para cezasının mahallî mülkî amir tarafından verileceğini düzenler.
Bu cezaya nereye itiraz edilir?
2313 sayılı Kanunda kanun yolu bakımından özel bir hüküm bulunmadığından, Kabahatler Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 27. madde uygulanır ve tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.
Reçetesiz verişin sonucu nedir?
Kanunun 24. maddesi, tabip reçetesi olmadan satan eczane sahip veya mesul müdürlerinin Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılacağını öngörür. Bu, idari değil cezai bir sorumluluktur.
Ham afyon ithal edilebilir mi?
Kanunun 12. maddesine göre devletçe akdedilmiş anlaşmalar hükümleri haricinde ham afyonun Türkiye’ye ithali yasaktır. İhracatta ise ithal vesikası şartı ve bir hafta içinde bildirim yükümlülüğü öngörülmüştür.
Dosyanızı Değerlendirelim
Kontrole tabi madde dosyalarında savunma, çoğu zaman fiilin inkârı üzerine değil dayanağın denetimi üzerine kurulur: ceza hangi maddeye dayanıyor, o madde yürürlükte mi, cezayı veren makam yetkili mi, hangi fiilin işlendiği açıkça gösterilmiş mi? Bu sorular sorulmadan ödenen bir ceza, sonraki denetimlerde tekerrür kaydı olarak karşınıza çıkar. Bürom, ecza depoları, eczaneler ve laboratuvarlar için kontrole tabi maddelere ilişkin denetim savunmaları ile idari yaptırım ve faaliyet kararlarına karşı başvuru süreçlerini yürütmektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.
On beş günlük süre kısadır — tebligat geldiyse hemen bakalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İlgili Rehberler
- TİTCK Rehberi — Kurum kararlarına karşı yolların tamamı ve süre tablosu
- Ecza Deposu — depo tarafında ruhsat ve mesul müdürlük rejimi
- Eczane Açma, Devir ve Nakil — eczane tarafındaki ruhsat rejimi
- İlaç Takip Sistemi (İTS) ve Karekod — bildirim ve izlenebilirlik katmanı
- İzinsiz Haşhaş Ekimi Suçu — 3298 sayılı Kanun ve TMO izin süreci
- İdari Para Cezalarına İtiraz — görevli yargı yeri ayrımı
- TİTCK Kararlarına İtiraz Yolları — merci ve süre ayrımı
- Yürütmenin Durdurulması — faaliyet kararlarında acil koruma


