Sağlık Kuruluşlarında Radyasyon Güvenliği: Doz Sınırları ve Sorumluluk
05 Eylül 2026

Sağlık Kuruluşlarında Radyasyon Güvenliği: Doz Sınırları ve Sorumluluk

Röntgen cihazı bulunduran her sağlık kuruluşu — hastaneden diş polikliniğine kadar — sağlık mevzuatının yanında ayrı bir düzenleyici otoritenin denetimindedir. Bu alanın kuralı, sağlık mevzuatındaki hiçbir hükme benzemez: net bir fayda sağlamayan hiçbir radyasyon uygulamasına izin verilemez. Yükümlülükler cihaz lisansıyla da bitmez; çalışanın dozu, hamilelik hâli ve işten ayrıldıktan sonraki takibi bile düzenlenmiştir. Bu rehber, alanın rejimini mevzuat dayanaklarıyla ele alır.

Düzenleyici otorite değişmiştir. Alanın temel metni Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğidir ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanununun 4. maddesinin (d) bendine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelik birçok kez değiştirilmiştir; 29/9/2004-25598, 3/6/2010-27600 ve 17/12/2020-31337 sayılı Resmî Gazete’lerde yayımlanan değişiklikler öne çıkar. Bugün Yönetmelik hükümlerini Nükleer Düzenleme Kurumu Başkanı yürütmektedir; alanın kanuni çerçevesi ise 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu ile yeniden kurulmuştur.

Radyasyon lisansı, doz takibi ve denetim savunmanız için destek

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Mevzuat Çerçevesi ve Otorite Değişikliği

Bu alanın en çok karışıklık doğuran yönü, düzenleyici otoritenin değişmiş olmasıdır. Yönetmelik Türkiye Atom Enerjisi Kurumu döneminde ve o Kurumun kanununa dayanılarak hazırlanmıştır; ancak yürütme yetkisi bugün Nükleer Düzenleme Kurumundadır.

KonuDüzenleme
Temel metinRadyasyon Güvenliği Yönetmeliği
Dayanak2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu m. 4/(d)
Önemli değişikliklerRG 29/9/2004, S. 25598; RG 3/6/2010, S. 27600; RG 17/12/2020, S. 31337
Kanuni çerçeve7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu
YürütmeNükleer Düzenleme Kurumu Başkanı
Radyofarmasötik tarafıBeşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği ve NDK lisansı
Sağlık tesisi rejimiÖzel Hastaneler ve ayakta teşhis mevzuatı
Yargı yolu2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
Dilekçelerde güncel otorite gösterilmelidir. Metin, dayanağı bakımından mülga teşkilat kanununa atıf yapmaya devam etse de, yetki bugün Nükleer Düzenleme Kurumundadır ve alanın kanuni çerçevesi 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu ile belirlenmiştir. Başvuru, itiraz ve dava dilekçelerinde muhatabın ve dayanağın güncel hâliyle gösterilmesi gerekir. Eski kurum adına yapılan başvurular gecikmeye yol açar.

Kapsam: Hangi Tesisler, Hangi Kaynaklar

Yönetmeliğin amacı, iyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamaktır. Kapsamı ise geniş tutulmuştur: Yönetmelik, radyasyon güvenliğinin sağlanmasını gerektiren her türlü tesis ve radyasyon kaynağının tehlikelerine karşı alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken faaliyetlerle ilgili hususları kapsar.

Bir sınır da konulmuştur: bu Yönetmelik nükleer tesisler, nükleer yakıtlar, nükleer tesislerden çıkan radyoaktif atıklar ve nükleer maddelere ilişkin faaliyetleri kapsamaz.

UygulamaKapsam
Röntgen ve görüntüleme cihazlarıKapsamda
Bilgisayarlı tomografiKapsamda
Diş hekimliğinde radyografi ve panoramik cihazlarKapsamda
Radyoterapi uygulamalarıKapsamda
Nükleer tıp uygulamalarıKapsamda
Nükleer tesisler ve nükleer maddelerKapsam dışı
Küçük kuruluşlar da yükümlüdür. Kapsamın “her türlü tesis ve radyasyon kaynağı” biçiminde çizilmesi, tek bir panoramik röntgen cihazı bulunduran bir diş polikliniğini de bu rejime tabi kılar. Uygulamada en sık görülen yanılgı, radyasyon güvenliği yükümlülüklerinin yalnızca radyoloji merkezleri ve büyük hastaneleri ilgilendirdiği düşüncesidir. Cihazın küçük olması yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; lisans, dozimetre ve kayıt yükümlülükleri ölçekten bağımsızdır.

Üç Temel İlke: Gereklilik, Optimizasyon, Sınırlama

Radyasyondan korunma, üç temel ilke üzerine kuruludur ve bunlardan ilki doğrudan hukuki bir yasak içerir.

İlkeİçeriği
Uygulamaların gerekliliğiIşınlanmanın zararlı sonuçları göz önünde bulundurularak, net bir fayda sağlamayan hiçbir radyasyon uygulamasına izin verilemez
OptimizasyonRadyasyona maruz kalmaya sebep olan uygulamalarda dozun mümkün olan en düşük düzeyde tutulması
Doz sınırlamasıKişilerin maruz kalacağı dozun belirlenen sınırları aşmaması
Gereklilik ilkesi, endikasyon tartışmasının hukuki dayanağıdır. “Net bir fayda sağlamayan hiçbir radyasyon uygulamasına izin verilemez” hükmü, gereksiz görüntüleme istemlerini doğrudan mevzuata aykırı hâle getirir. Bir malpraktis dosyasında, tekrarlayan veya endikasyonsuz görüntüleme iddiası yalnızca tıbbi değil mevzuata aykırılık boyutuyla da değerlendirilir. Bu nedenle görüntüleme istemlerinin gerekçesinin hasta dosyasına yazılması, hem tıbbi hem hukuki bir koruma sağlar.

Doz Sınırları ve Özel Durumlar

Yönetmelik, radyasyon görevlileri için doz sınırları belirler ve olağanüstü hâller için ayrı bir rejim öngörür. Özel durumlarda ışınlamaya maruz kalacak radyasyon görevlileri için doz sınırları, herhangi bir yılda 50 mSv‘i ve birbirini takip eden on yıl içinde ortalama yıllık belirlenen değeri aşamaz.

Özel durum ışınlanmalarında kimlerin görevlendirilemeyeceği de sayılmıştır: yıllık etkin dozun beş katından fazla radyasyon dozu almış radyasyon görevlileri ile çocuk doğurma çağındaki radyasyon görevlileri, özel bir durum için planlanmış ışınlanmalarda görevlendirilemezler.

KişiDurum
Radyasyon görevlisiBelirlenen doz sınırlarına tabi
Özel durumda görevlendirilenHerhangi bir yılda 50 mSv sınırı
Yıllık etkin dozun beş katından fazla doz almış görevliÖzel durum ışınlanmasında görevlendirilemez
Çocuk doğurma çağındaki görevliÖzel durum ışınlanmasında görevlendirilemez
Görevlendirme yasağı, işveren için mutlak bir sınırdır. Hüküm, sayılan kişilerin özel durum ışınlanmalarında görevlendirilemeyeceğini söyler; kişinin rızası bu yasağı ortadan kaldırmaz. Acil ve olağanüstü durumlarda görevlendirme yapılırken bu iki grubun dışlanması gerekir. Aksi hâlde ortaya çıkacak bir zararda işverenin kusuru, doğrudan mevzuata aykırılıkla temellendirilir; bu da tazminat sorumluluğunu ağırlaştırır. Görevlendirme listelerinin doz kayıtlarıyla birlikte kontrol edilmesi gerekir.

Hamile ve Emziren Çalışanlar

Yönetmeliğin 12. maddesi, hamile radyasyon görevlileri için ayrı bir koruma rejimi kurar ve bunu çalışma hakkını koruyacak biçimde düzenler.

Kurala göre; hamileliği belirlenmiş kadın çalışan, çalışma şartlarının yeniden düzenlenebilmesi amacıyla yönetimi haberdar eder. Hamileliğin bildirilmesi kadın çalışanın çalışmasına engel teşkil etmez, gerekiyorsa çalışma koşulları yeniden düzenlenir. Bu nedenle doğacak çocuğun alacağı dozun mümkün olduğu kadar düşük düzeyde tutulması sağlanır ve toplum için belirlenen doz sınırlarına uyulur.

DurumKural
BildirimHamileliği belirlenmiş kadın çalışan yönetimi haberdar eder
Çalışma hakkıHamileliğin bildirilmesi çalışmaya engel teşkil etmez
DüzenlemeGerekiyorsa çalışma koşulları yeniden düzenlenir
Çalışma alanıHamileliği belirlenmiş radyasyon görevlileri ancak gözetimli alanlarda çalıştırılır
Fetus korumasıKarın yüzeyi için hamilelik boyunca ilave eşdeğer doz sınırı 1 mSv
Emzirme dönemiRadyoaktif kontaminasyon riski taşıyan işlerde çalıştırılmaz
Bildirim, işten uzaklaştırma sebebi değildir. Hükmün en önemli yanı, hamileliğin bildirilmesinin çalışmaya engel teşkil etmeyeceğini açıkça belirtmesidir. İşverenin yapması gereken, çalışanı işten uzaklaştırmak değil çalışma koşullarını yeniden düzenlemektir: gözetimli alanda görevlendirme ve karın yüzeyi için bir mSv’lik ilave sınırın izlenmesi. Hamilelik bildirimi üzerine yapılan bir işten çıkarma veya fiilî uzaklaştırma, hem bu hükme hem iş mevzuatına aykırılık oluşturur ve ayrımcılık tartışması doğurur. Emzirme dönemi için ise kural daha kesindir: radyoaktif kontaminasyon riski taşıyan işlerde çalıştırma yasaktır.

Hamilelik bildirimi sonrası düzenlemeyi doğru kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kişisel Dozimetre ve Merkezi Doz Kaydı

Doz izleme, sistemin denetlenebilirliğinin temelidir. Yönetmeliğin 21. maddesine göre Çalışma Koşulu A durumunda görev yapan kişilerin kişisel dozimetre kullanması zorunludur.

Hizmetin kimden alınacağı ve sonucun nereye işleneceği de belirlenmiştir: dozimetri hizmeti, Kurum ve Kurum tarafından uygun görülen kuruluşlar tarafından verilir ve dozimetrik değerlendirme sonuçları merkezi doz kayıt sistemine işlenir. Dozimetri hizmeti verecek kuruluşların uygunluk ölçütleri ile çalışma usul ve esasları Kurum tarafından belirlenir.

UnsurKuralPratik sonuç
KimÇalışma Koşulu A durumunda görev yapanlarZorunlu kullanım
NeKişisel dozimetreBireysel izleme
Hizmeti verenKurum ve Kurum tarafından uygun görülen kuruluşlarTedarikçi seçimi sınırlı
KayıtSonuçlar merkezi doz kayıt sistemine işlenirKuruluş dışı ve kalıcı kayıt
Merkezi kayıt, çalışanın dozunu iş yerinden bağımsız izler. Dozimetrik sonuçların merkezi doz kayıt sistemine işlenmesi, bir çalışanın meslek hayatı boyunca aldığı toplam dozun takip edilebilmesini sağlar. Bu, işveren değişikliğinde de sürer. Uygulamada iki sonuç doğurur: işe alımda kişinin geçmiş doz durumunun önem kazanması ve bir meslek hastalığı iddiasında kayıtların doğrudan delil olması. Kuruluşun dozimetre hizmetini Kurumca uygun görülen bir kuruluştan alması ve okuma periyotlarını aksatmaması gerekir; okunmayan dozimetre, kaydın kesintiye uğraması demektir.

Sağlık Raporu ve Ayrılıştan Sonraki Takip

Yönetmelik, işverene çalışanın sağlığına ilişkin ayrıntılı yükümlülükler yükler. Bunlar arasında en dikkat çekici olanı, iş ilişkisi sona erdikten sonra bile devam eden bir yükümlülüktür.

  • İşe giriş. İşe alınacak radyasyon görevlilerinin sağlık durumunun yapacağı işe uygun olduğu hakkında sağlık raporu alınmasını sağlamak.
  • Periyodik muayene. Çalıştıkları süre içinde Yönetmeliğin ilgili maddesine göre tıbbi muayenelerini yaptırmak.
  • Bilgilendirme. Işınlanacak kişileri korumak üzere her türlü önlemi almak ve ışınlanmaya maruz kalacak radyasyon görevlisine, bu önlemler ile uygulamanın olası tehlikeleri hakkında bilgi vermek.
  • Ayrılış sonrası takip. Radyasyon görevlilerinin istifa, emeklilik ve sağlık gibi nedenlerle görevlerinden ayrılmaları hâlinde, muayene sonucunda hekim tarafından gerekli görüldüğü takdirde radyasyon etkisi ile ortaya çıkabilecek durumların takibi veya tedavisine devam edilmesini sağlamak.
Ayrılış sonrası takip, iş sözleşmesini aşan bir yükümlülüktür. Bu hüküm, radyasyon görevlisinin işten ayrılmasıyla işverenin sorumluluğunun bitmediğini gösterir; hekimce gerekli görülmesi hâlinde takip veya tedavinin devamının sağlanması gerekir. Uygulamada bu yükümlülük neredeyse hiç bilinmez. Çıkış işlemlerinde çıkış muayenesinin yapılması ve hekim değerlendirmesinin dosyaya konması, hem bu yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlar hem de sonradan gelecek bir meslek hastalığı iddiasında kuruluşun konumunu güçlendirir.

Tıbbi Işınlamalar ve Rehber Düzeyler

Yönetmelik, hastanın maruz kaldığı ışınlamayı ayrıca düzenler. Rehber düzey; aşılması hâlinde önlem alınmasını gerektirebilen doz düzeyi olarak tanımlanır ve tıbbi uygulamalarda öngörülen rehber düzeyler Yönetmeliğin 28. maddesinde belirtilmiştir.

KavramTanımı
Rehber düzeyAşılması hâlinde önlem alınmasını gerektirebilen doz düzeyi
Tıbbi uygulamalarda rehber düzeyYönetmeliğin 28. maddesinde
Kronik ışınlanmalarda rehber düzeyYönetmeliğin 37. maddesinde
Eylem düzeyiSürekli ışınlanmalar veya tehlike durumunda iyileştirici veya koruyucu eylemlerin yapılacağı düzey
Müdahale düzeyiKurumca önceden belirlenen ve aşılması durumunda müdahaleyi gerektiren değerler
Hastanın alacağı doz, aydınlatmanın konusudur. Tıbbi ışınlamalarda rehber düzeylerin belirlenmiş olması, hastaya uygulanacak dozun keyfî olmadığını gösterir. Aydınlatılmış onam metinlerinde; işlemin gerekliliği, alternatiflerin bulunup bulunmadığı ve tekrarlayan görüntülemelerde birikimli doz konusunun ele alınması gerekir. Özellikle çocuk hastalarda ve tekrarlayan tetkiklerde bu husus, hem gereklilik ilkesi hem de aydınlatma yükümlülüğü bakımından ayrıca değerlendirilir.

Tıbbi Fizik Uzmanı

Yönetmelik, alanın teknik sorumlusu olarak tıbbi fizik uzmanlarını tanımlar. Tanıma göre tıbbi fizik uzmanları; Kurum tarafından aranacak koşulları özel yönetmeliklerinde belirtilen ve tıbbi uygulama alanlarına göre radyoterapi, radyoloji ve nükleer tıp fizikçisi olarak isimlendirilen kişilerdir.

AlanUzman
RadyoterapiRadyoterapi fizikçisi
RadyolojiRadyoloji fizikçisi
Nükleer tıpNükleer tıp fizikçisi
Uzman ihtiyacı, uygulama alanına göre belirlenir. Tanımın uygulama alanlarına göre üçe ayrılmış olması, kuruluşun hangi alanda faaliyet gösterdiğine bağlı olarak farklı uzmanlıklara ihtiyaç duyacağını gösterir. Radyoterapi uygulaması bulunan bir merkezde radyoloji fizikçisiyle yetinilmesi, personel şartının karşılanmaması sonucunu doğurabilir. Yeni bir uygulama alanına geçilmeden önce, hem lisans kapsamının hem de uzman kadrosunun bu alana uygunluğu kontrol edilmelidir.

Doz Aşımında Bildirim Yükümlülüğü

Yönetmelik, doz sınırlarının aşılması hâlinde işverene açık bir bildirim yükümlülüğü getirir: Kurum tarafından belirlenen referans seviyeleri veya doz seviyelerinin aşılması veya aşılmasından şüphe duyulması hâlinde Kuruma haber vermek ve Kurum tarafından önerilen önlemleri almak.

DurumYükümlülük
Seviyelerin aşılmasıKuruma haber vermek
Aşılmasından şüphe duyulmasıKuruma haber vermek
Kurum önerisiÖnerilen önlemleri almak
Radyoaktif madde salınımıİlgili hükümler çerçevesinde tedbir
“Şüphe” de bildirim sebebidir. Hükmün en kritik yanı, bildirim yükümlülüğünü yalnızca aşımın kesinleşmesine değil, aşılmasından şüphe duyulmasına da bağlamasıdır. Yani kuruluş, kesin ölçüm sonucunu beklemeden bildirimde bulunmalıdır. Dozimetre okumasında anormallik görülmesi, cihaz arızası veya sızıntı şüphesi gibi hâllerde bildirimin geciktirilmesi, sonradan doğacak bir zararda ağırlaştırıcı unsur olur. Bildirim kararlarının kim tarafından ve hangi eşikte verileceği, kuruluşun radyasyon güvenliği prosedüründe yazılı hâle getirilmelidir.

Yönetmelik ayrıca bir mutlak yasak da içerir: radyoaktif madde içeren oyuncaklar, kırtasiye malzemeleri, giysiler, kozmetikler, ev eşyaları ve benzeri malzemelerin ithali, ihracı, imali, bulundurulması, kullanılması ve depolanması yasaktır. Bu yasak, tüketici ürünleri tarafında piyasa gözetimi ve denetimi mevzuatıyla birlikte işler.

Denetimli ve Gözetimli Alanlar

Radyasyon güvenliği, mekânsal bir düzenleme de gerektirir. Yönetmelik, radyasyon kaynağının bulunduğu yerleri risk düzeyine göre ayırır ve her alan için farklı erişim ve izleme rejimi öngörür.

AlanNiteliğiSonucu
Denetimli alanRadyasyon riskinin yüksek olduğu ve özel koruyucu tedbirlerin gerektiği alanErişim sınırlaması ve sürekli izleme
Gözetimli alanDenetimli alan kadar sıkı tedbir gerektirmeyen ancak izlenmesi gereken alanHamile görevliler burada çalıştırılır
ErişimYetkisiz kişilerin girişinin önlenmesiİşaretleme ve fiziki tedbir
İzlemeAlan izleme ölçümleriKayıt tutulması
Alan sınıflandırması, görevlendirmenin dayanağıdır. Hamileliği belirlenmiş radyasyon görevlilerinin ancak gözetimli alanlarda çalıştırılabilmesi kuralı, ancak alanların önceden sınıflandırılmış ve belgelenmiş olması hâlinde uygulanabilir. Kuruluşta hangi mekânın denetimli, hangisinin gözetimli alan olduğu yazılı olarak belirlenmemişse, hamilelik bildirimi üzerine yapılacak düzenlemenin usulüne uygunluğu da gösterilemez. Alan sınıflandırması, yerleşim planıyla birlikte dosyada bulundurulmalıdır.

Cihaz Yaşam Döngüsü ve Devir

Radyasyon kaynağı içeren cihazlar, satın alınmasından elden çıkarılmasına kadar izlenir. Bu, sağlık kuruluşları bakımından ihmal edilen bir yükümlülük alanıdır.

  • Edinme. Cihazın kuruluş adına ve lisans kapsamında edinilmesi.
  • ‘ ‘

  • Kayıt. Kaynağın ve cihazın envanterde izlenmesi.
  • ‘ ‘

  • Yer değişikliği. Cihazın taşınması veya başka bir birime alınmasının bildirilmesi.
  • ‘ ‘

  • Devir. Cihazın başka bir kuruluşa devrinde lisans durumunun düzenlenmesi.
  • ‘ ‘

  • Elden çıkarma. Kullanım dışı kalan kaynağın usulüne uygun bertarafı.
Kullanım dışı cihaz, sorumluluğu sona erdirmez. Sağlık kuruluşu devirlerinde ve tesis kapanışlarında en sık atlanan husus, atıl durumdaki radyasyon kaynaklarıdır. Kullanılmıyor olması, kaynağın lisans ve envanter kapsamından çıktığı anlamına gelmez; usulüne uygun biçimde elden çıkarılana kadar sorumluluk devam eder. Hastane veya görüntüleme merkezi devirlerinde yapılacak hukuki incelemede, radyasyon kaynağı envanteri ile lisans kapsamının karşılaştırılması ayrı bir kalem olarak ele alınmalıdır.

Karara Karşı Hukuki Yollar

Lisans başvurusunun reddi, lisansın iptali veya askıya alınması, faaliyetin durdurulması ve denetim sonucu uygulanan idari yaptırımlar kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemdir.

İşlemMerciSüreDayanak
Lisans başvurusunun reddiİdare mahkemesiAltmış günİYUK m. 2, m. 7
Lisansın iptali veya askıya alınmasıİdare mahkemesiAltmış günİYUK m. 2, m. 7
Faaliyetin durdurulmasıİdare mahkemesiAltmış günİYUK m. 2, m. 7
Nükleer Düzenleme Kanunu kapsamında idari para cezasıİlgili mevzuattaki yola göreİlgili süre7381 sayılı Kanun
Yönetmelik hükmüne karşı davaİdari yargıAltmış gün; uygulanması üzerine deİYUK m. 7/4
Meslek hastalığı ve tazminatAdli yargıGenel hükümlerİş ve tazminat mevzuatı
İdareye başvuruİdari aşamaDava açma süresi içindeİYUK m. 11/1
Yürütmenin durdurulmasıİdare mahkemesiDilekçeyle veya sonradanİYUK m. 27

Dilekçede ileri sürülecek başlıca iptal sebepleri:

  • Otorite ve dayanak. İşlemin mülga teşkilat mevzuatına veya yetkisiz birime dayandırılması.
  • Tespit. Hangi doz seviyesinin, hangi ölçümle ve hangi tarihte aşıldığının gösterilmemesi.
  • Ölçüm. Dozimetrik değerlendirmenin Kurumca uygun görülmüş bir kuruluşça yapılmamış olması.
  • Bildirim. Süresinde yapılan bildirimin gözetilmemesi.
  • Nitelendirme. Kapsam dışı bir faaliyetin bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi.
  • Ölçülülük. Giderilebilir bir eksiklikte doğrudan lisans iptaline veya faaliyet durdurmaya gidilmesi.

Yürütmenin durdurulması talebinde İYUK m. 27 uyarınca işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartları birlikte aranır. Bu dosyalarda zarar hızla somutlaşır: görüntüleme veya radyoterapi faaliyetinin durmasıyla tedavisi süren onkoloji hastalarının seanslarının kesintiye uğraması, tanı süreçlerinin aksaması, cihaz yatırımının atıl kalması ve personel istihdamının sürdürülememesi. Bu kalemler; hasta ve seans listeleri, cihaz yatırım belgeleri ve iş sözleşmeleriyle birlikte dosyaya konmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Radyasyon güvenliği hangi mevzuata tabi?

Temel metin Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğidir; 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanununun 4. maddesinin (d) bendine dayanılarak hazırlanmış olup hükümlerini bugün Nükleer Düzenleme Kurumu Başkanı yürütmektedir. Alanın kanuni çerçevesi 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu ile kurulmuştur.

Yönetmeliğin amacı nedir?

İyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamaktır.

Kapsam neleri içerir?

Radyasyon güvenliğinin sağlanmasını gerektiren her türlü tesis ve radyasyon kaynağını kapsar; nükleer tesisler, nükleer yakıtlar, nükleer tesislerden çıkan radyoaktif atıklar ve nükleer maddelere ilişkin faaliyetleri kapsamaz.

Gereksiz görüntüleme mevzuata aykırı mı?

Temel ilkelerden uygulamaların gerekliliği ilkesine göre, ışınlanmanın zararlı sonuçları göz önünde bulundurularak net bir fayda sağlamayan hiçbir radyasyon uygulamasına izin verilemez.

Hamilelik bildirimi çalışmaya engel mi?

Hayır. Hamileliği belirlenmiş kadın çalışan çalışma şartlarının yeniden düzenlenebilmesi amacıyla yönetimi haberdar eder; hamileliğin bildirilmesi kadın çalışanın çalışmasına engel teşkil etmez, gerekiyorsa çalışma koşulları yeniden düzenlenir.

Hamile çalışan için ilave doz sınırı nedir?

Hamileliği belirlenmiş radyasyon görevlileri ancak gözetimli alanlarda çalıştırılır ve fetusu korumak amacıyla karın yüzeyi için hamilelik boyunca ilave eşdeğer doz sınırı 1 mSv’dir.

Emzirme dönemindeki çalışanlar için kural nedir?

Emzirme dönemindeki kadın çalışanlar, radyoaktif kontaminasyon riski taşıyan işlerde çalıştırılmaz.

Kişisel dozimetre zorunlu mu?

Çalışma Koşulu A durumunda görev yapan kişilerin kişisel dozimetre kullanması zorunludur; dozimetri hizmeti Kurum ve Kurumca uygun görülen kuruluşlarca verilir ve sonuçlar merkezi doz kayıt sistemine işlenir.

Çalışan işten ayrıldıktan sonra yükümlülük sürer mi?

Radyasyon görevlilerinin istifa, emeklilik ve sağlık gibi nedenlerle ayrılmaları hâlinde, muayene sonucunda hekim tarafından gerekli görüldüğü takdirde radyasyon etkisiyle ortaya çıkabilecek durumların takibi veya tedavisine devam edilmesinin sağlanması gerekir.

Doz aşımında ne yapılır?

Kurum tarafından belirlenen referans seviyeleri veya doz seviyelerinin aşılması veya aşılmasından şüphe duyulması hâlinde Kuruma haber verilir ve Kurum tarafından önerilen önlemler alınır.

Dosyanızı Değerlendirelim

Radyasyon güvenliği, sağlık kuruluşlarının en teknik ve en çok ihmal edilen uyum alanıdır. Üç nokta öne çıkar: gereklilik ilkesi gereksiz görüntülemeyi doğrudan mevzuata aykırı hâle getirir; hamilelik bildirimi işten uzaklaştırma sebebi değildir, işverenin yapması gereken çalışma koşullarını yeniden düzenlemektir; ve doz seviyelerinin aşılmasından şüphe duyulması bile bildirim yükümlülüğü doğurur. Üstelik çalışanın işten ayrılmasıyla sorumluluk bitmez. Bürom; sağlık kuruluşları ve radyasyon görevlileri için lisans süreçleri, denetim savunması, meslek hastalığı ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki destek vermektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

Doz kayıtlarınızı ve görevlendirme listelerinizi karşılaştıralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yönetmelik birçok kez değiştirilmiş, düzenleyici otorite değişmiş ve alanın kanuni çerçevesi yenilenmiştir; dosyanızı işlem tarihinde yürürlükte olan metin ile Nükleer Düzenleme Kurumunun güncel düzenlemelerine göre avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk