Kenevirden Elde Edilen Ürünler: Ruhsat, Reçete ve Satış Rejimi
05 Eylül 2026

Kenevirden Elde Edilen Ürünler: Ruhsat, Reçete ve Satış Rejimi

Kenevirden elde edilen ürünler, Türkiye’de 2025 ve 2026’da baştan sona yeniden düzenlenen bir alandır. Doksan yıldır uyuşturucu mevzuatının konusu olan bitki, artık iki ayrı rejime bölünmüştür: yetiştiricilik Tarım ve Orman Bakanlığında, ürün safhası ise tamamen Sağlık Bakanlığı ve TİTCK’de. Kural da nettir: bu ürünler yalnızca eczanelerden satılır ve tıbbi ile sağlık ürünleri reçetesiz satılamaz. Bu rehber, yeni rejimi mevzuat dayanaklarıyla ele alır.

Rejim iki adımda kuruldu. Önce 24 Temmuz 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2313 sayılı Kanunda değişiklik yapan kanunla; kenevirden elde edilen ve uyuşturucu etkisi bulunmayan tıbbi ürünler, sağlık ürünleri, kişisel bakım ürünleri ve destek ürünlerinin ruhsatlandırılması ve takip süreçleri Sağlık Bakanlığının yetki alanına alınmış ve bu ürünlerin eczanelerde satışı mümkün hâle gelmiştir. Ardından 31 Ocak 2026 tarihinde Kenevirden Elde Edilen Ürünlere Dair Yönetmelik yayımlanmıştır.

Ruhsat, izlenebilirlik ve satış kanalı süreçleriniz için destek

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Doksan Yıllık Çerçeve ve 2025 Dönüşümü

Alanın temel kanunu, 24 Haziran 1933 tarihli ve 2435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanundur. Bu Kanun, kenevir yetiştiriciliğine ve kullanımına ilişkin temel hukuki çerçeveyi belirler.

2023 yılına kadar Kanunda, Tarım ve Orman Bakanlığının izniyle yalnızca “lif, tohum, sap ve benzeri amaçlarla” kenevir ekimine izin verilmekteydi; uyuşturucu etkiye sahip bileşenlerin ağırlıklı olarak bulunduğu çiçek ve yaprakların yetiştiriciliğine açıkça izin veren bir hüküm bulunmuyordu. Bu amaçlı ekimin uygulama esasları ise 29 Eylül 2016 tarihli ve 29842 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelikte düzenlenmişti.

TarihGelişme
24/6/19332313 sayılı Kanun — temel çerçeve
1967 ve 19721961 tarihli Uyuşturucu Maddelere Dair Tek Sözleşmeye katılım ve değişiklik
1988BM Uyuşturucu ve Psikotrop Maddeler Kaçakçılığına Karşı Sözleşme
29/9/2016Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik (S. 29842)
29/10/2024Cumhurbaşkanlığı kararı — ilaç etkin maddesi üretimine ilişkin düzenleme
24/7/20252313 sayılı Kanunda değişiklik — ürün safhası Sağlık Bakanlığına
31/1/2026Kenevirden Elde Edilen Ürünlere Dair Yönetmelik
Kanun değişikliği, alanı yasaktan ruhsata taşıdı. 2025 değişikliğinin anlamı, kenevirin serbest bırakılması değil; uyuşturucu etkisi bulunmayan ürünlerin uyuşturucu rejiminden çıkarılıp ruhsat rejimine alınmasıdır. Bu ayrım kritiktir: uyuşturucu etkisi taşıyan kullanımlar bakımından 2313 sayılı Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ağır hükümleri aynen yürürlüktedir. Yeni rejim, yalnızca tanımlanan dört ürün kategorisi ve belirlenen sınırlar içinde işler.

Yönetmeliğin Dört Kanuni Dayanağı

31 Ocak 2026 tarihli Yönetmelik; 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun başta olmak üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu ve 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

Kanunİşlevi
2313 sayılı KanunKenevir ve uyuşturucu maddelerin kontrolü
1262 sayılı KanunTıbbi müstahzarların ruhsat rejimi
5324 sayılı KanunKişisel bakım ürünlerinin kozmetik rejimi
7223 sayılı KanunÜrün güvenliği ve piyasa gözetimi
Dört dayanak, dört farklı sorumluluk zinciri demektir. Bir ürünün hangi kategoriye girdiği, hangi kanunun sorumluluk ve yaptırım rejimine tabi olacağını belirler: tıbbi ürünlerde 1262 sayılı Kanun, kişisel bakım ürünlerinde 5324 sayılı Kozmetik Kanunu, ürün güvenliği bakımından ise 7223 sayılı Kanun devrededir. Bu, aynı üretici için farklı ürünlerde farklı yükümlülükler doğurur. Ürün portföyü oluşturulurken her kalemin hangi rejime düşeceği baştan belirlenmelidir.

Yetki Ayrımı: Tarla ile Ürün

Yeni Yönetmeliğin en belirgin katkısı, yetki ve sorumlulukların açık biçimde ayrıştırılmasıdır. Buna göre kenevir bitkisinin tarımsal üretimi ve yetiştiriciliği Tarım ve Orman Bakanlığı mevzuatı kapsamında yürütülmeye devam ederken; kenevirden elde edilen ürünlerin işlenmesi, ürün hâline getirilmesi, ruhsatlandırılması, elektronik sistemler üzerinden takibi, ihracatı ve satış izinleri tamamen Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun yetki alanına bırakılmıştır.

AşamaYetkili
Tarımsal üretim ve yetiştiricilikTarım ve Orman Bakanlığı
İşleme ve ürün hâline getirmeSağlık Bakanlığı ve TİTCK
RuhsatlandırmaSağlık Bakanlığı ve TİTCK
Elektronik takipSağlık Bakanlığı ve TİTCK
İhracatSağlık Bakanlığı ve TİTCK
Satış izinleriSağlık Bakanlığı ve TİTCK
Ayrım, dikey entegre yatırımı iki ayrı süreçle karşı karşıya bırakır. Tarladan ürüne kadar tüm zinciri kurmayı planlayan bir yatırımcı, iki ayrı bakanlıkla ve iki ayrı mevzuatla çalışmak zorundadır. Yetiştiricilik izni almış olmak ürün ruhsatını sağlamaz; ürün ruhsatı almış olmak da hammadde tedarikini garanti etmez. İki sürecin takviminin birlikte planlanması ve aralarındaki bağımlılıkların sözleşmelerde gösterilmesi gerekir.

Dört Ürün Kategorisi

Yönetmelik, kenevirden elde edilen ürünleri dört başlıkta düzenler: tıbbi ürünler, sağlık ürünleri, uyuşturucu etkisi olmayacak oranda kişisel bakım ürünleri ve destek ürünleri. Bu ürünlerin işlenmesi, ruhsatlandırılması, izlenmesi ve piyasaya arzına ilişkin usul ve esaslar Yönetmelikle belirlenmiştir.

KategoriNiteliğiSatış rejimi
Tıbbi ürünTedavi amaçlı ürünlerEczane ve reçete
Sağlık ürünüSağlığa yönelik ürünlerEczane ve reçete
Kişisel bakım ürünüUyuşturucu etkisi olmayacak orandaKozmetik bildirimi
Destek ürünüDestekleyici ürünlerİlgili mevzuata göre
Kategori seçimi, ürünün tüm hukuki kaderini belirler. Aynı etkin maddeyi içeren iki ürün, kategorilerine göre tamamen farklı süreçlere tabi olur: biri reçeteyle eczaneden satılırken diğeri kozmetik bildirimiyle piyasaya sunulabilir. Bu nedenle kategori tercihi, pazarlama değil düzenleyici bir karardır ve ürünün bileşimi, kullanım amacı ve iddialarıyla tutarlı olmalıdır. Kişisel bakım ürünü olarak konumlandırılan bir ürüne tedavi edici iddia yüklenmesi, hem kategori hem sağlık beyanı bakımından aykırılık doğurur.

THC Üst Sınırı

Yeni rejimin sayısal ölçütü tektir ve kesindir: kenevirden elde edilen bu ürünlerde THC üst sınırı yüzde 0,3’tür.

UnsurKural
SınırTHC oranı en fazla yüzde 0,3
AşılmasıÜrün, uyuşturucu etkisi bulunmayan ürün kabulünden çıkar
Sonuç2313 sayılı Kanun ve ceza mevzuatı devreye girer
İspatAnaliz raporlarıyla gösterilir
Yüzde 0,3, idari ile cezai arasındaki sınırdır. Bu eşik yalnızca bir kalite parametresi değildir; ürünün hangi hukuk rejimine tabi olacağını belirler. Sınırın aşıldığı bir üründe konu, ruhsat mevzuatından çıkıp uyuşturucu madde rejimine geçer ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ağır hükümleri gündeme gelir. Bu nedenle üretimde parti bazlı analiz, hammaddede tedarikçi taahhüdü ve numune saklama; ticari değil cezai bir risk yönetimi meselesidir. Analiz raporlarının bağımsız ve akredite laboratuvarlardan alınması, olası bir dosyada savunmanın temelidir.

Parti analizleri ve tedarikçi taahhütlerinizi gözden geçirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ruhsat Başvurusu ve Engel Hâli

Yönetmelik, ruhsat başvurusunda bulunacak kişi bakımından üç şart öngörür. Buna göre ruhsat başvurusunda bulunan kişi veya şirketin Türkiye’de yerleşik olması, belirli mesleki yeterlilik şartlarını taşıması ve Yönetmelikte belirtilen suç tipleri bakımından engel hâlinin bulunmaması gerekir. Bu şartların sağlanıp sağlanmadığı TİTCK tarafından araştırılır.

ŞartİçeriğiKontrol
YerleşiklikKişi veya şirketin Türkiye’de yerleşik olmasıTİTCK araştırır
Mesleki yeterlilikBelirli mesleki yeterlilik şartlarının taşınmasıTİTCK araştırır
Engel hâliYönetmelikte belirtilen suç tipleri bakımından engel bulunmamasıTİTCK araştırır
Engel hâli araştırması, ortaklık yapısını da ilgilendirir. Suç tipleri bakımından engel hâli aranması, bu alanda faaliyet gösterecek şirketlerde yönetici ve ortak yapısının baştan değerlendirilmesini gerektirir. Uyuşturucu, kaçakçılık ve benzeri suçlardan kayıt bulunması, başvurunun reddine yol açabilir. Yatırım ve ortaklık yapılandırılırken bu tarama önceden yapılmalı; pay devirlerinde de aynı değerlendirmenin yenilenmesi gerektiği gözetilmelidir. Sonradan ortaya çıkan bir engel hâli, alınmış ruhsatı da tartışmalı hâle getirir.

Ruhsatın Askıya Alınması

Yönetmelik, ruhsatın askıya alınmasını gerektiren hâlleri de sayar. Buna göre ruhsat; ürünün güvenlilik veya kalite kriterlerini karşılamadığının tespiti, ruhsata esas formülden sapma, üretim ve kontrol süreçlerinde mevzuata aykırılık veya TİTCK tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmaması gibi hâllerde askıya alınabilir.

Hâlİçeriği
Güvenlilik veya kaliteÜrünün kriterleri karşılamadığının tespiti
Formülden sapmaRuhsata esas formülden sapma
Süreç aykırılığıÜretim ve kontrol süreçlerinde mevzuata aykırılık
Belge sunmamaTİTCK tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmaması
Belge sunmama, tek başına askı sebebidir. Listedeki son hâl özellikle dikkat çekicidir: ürünle ilgili herhangi bir uygunsuzluk bulunmasa dahi, talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmaması ruhsatın askıya alınmasına yol açabilir. Bu, Kurumla yazışmaların takibini kritik hâle getirir. Gelen bilgi taleplerinin süresinde ve eksiksiz karşılanması, dosya sorumlusunun belirlenmesi ve yazışmaların arşivlenmesi; ruhsatın sürekliliği bakımından üretim kalitesi kadar önemlidir.

Satış Kanalı ve Reçete Zorunluluğu

Yeni rejimin ticari açıdan en belirleyici hükmü satış kanalıdır: satış sadece eczanelerden yapılır. Tıbbi ve sağlık ürünleri ise reçetesiz satılamaz.

Reçete sürecinin nasıl işleyeceği de belirlenmiştir: tıbbi ürünler ve sağlık ürünleri, “Reçetem Bilgi Sistemi” üzerinden oluşturulan reçete karşılığında temin edilir; reçetesiz satış kesin olarak yasaklanmıştır.

ÜrünSatış yeriReçete
Tıbbi ürünEczaneZorunlu — Reçetem Bilgi Sistemi
Sağlık ürünüEczaneZorunlu — Reçetem Bilgi Sistemi
Kişisel bakım ürünüİlgili mevzuata göreKozmetik bildirimi
Destek ürünüİlgili mevzuata göreİlgili mevzuata göre
Eczane tekeli, mevcut satış kanallarını kapatır. Bu ürünlerin internet siteleri, aktarlar, takviye satan mağazalar veya benzeri kanallardan satılması hukuken mümkün değildir. Halen bu kanallardan satış yapan işletmelerin faaliyetleri, yeni rejim karşısında yeniden değerlendirilmelidir. Ayrıca sağlık ürünlerinin internetten satışına ilişkin genel yasaklar da paralel olarak işler; iki rejim birbirini güçlendirir. Eczaneler bakımından ise bu ürünlerin Reçetem Bilgi Sistemi üzerinden karşılanması, kayıt düzeninin buna uyarlanmasını gerektirir.

Elektronik Takip ve Kozmetik Bildirimi

Yönetmelik iki ayrı sistem yükümlülüğü getirir. Birincisi geneldir: elektronik takip sistemi zorunludur. İkincisi kategoriye özgüdür: kişisel bakım ürünleri için kozmetik ürün bildirimi şarttır.

YükümlülükKapsamDayanağı
Elektronik takipKenevirden elde edilen ürünlerYönetmelik
Kozmetik ürün bildirimiKişisel bakım ürünleri5324 sayılı Kozmetik Kanunu ve kozmetik mevzuatı
İhracatTİTCK yetkisindeYönetmelik
Satış izniTİTCK yetkisindeYönetmelik
Takip sistemi, kontrole tabi madde mantığının izidir. Kenevirden elde edilen ürünlerin elektronik sistemlerle izlenmesi zorunluluğu, bu ürünlerin sıradan bir tüketim malı gibi ele alınmadığını gösterir. Zincirin her halkasında ürünün nerede olduğunun gösterilebilmesi beklenir. Bu, işletmeler bakımından ilaç takip sistemine benzer bir kayıt disiplini kurulmasını gerektirir: parti bazlı üretim kaydı, sevk kayıtları, eczaneye teslim kayıtları ve iade süreçleri. Kayıtta oluşacak bir boşluk, ürünün akıbetine ilişkin soru işareti doğurur ve bu alanda soru işareti doğrudan cezai riske dönüşür.

Yetiştiricilik Tarafı ve İmha

Ürün Yönetmeliğiyle eş zamanlı olarak yetiştiricilik tarafı da düzenlenmiştir. Tıbbi ve sağlık amaçlı üretimde Toprak Mahsulleri Ofisi ile sözleşme süreci öngörülmüştür.

Aykırılığın sonucu ağırdır: tıbbi ve sağlık amaçlı üretimde TMO ile sözleşme sürecine uyulmaması veya üretimden vazgeçilmesi hâlinde izin belgesi iptal edilir. İzin belgesinin iptali hâlinde, yetiştirilen kenevir bitkisinin tüm kısımları 2313 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda imha edilir ve ayrıca somut olayın niteliğine göre idari yaptırımlar ve ceza hukuku sorumluluğu da söz konusu olabilir.

HâlSonuç
TMO sözleşme sürecine uyulmamasıİzin belgesinin iptali
Üretimden vazgeçilmesiİzin belgesinin iptali
İzin iptali sonrasıBitkinin tüm kısımlarının imhası
Ek sonuçlarİdari yaptırımlar ve ceza hukuku sorumluluğu
“Üretimden vazgeçme” bile iptal sebebidir. Hükmün en dikkat çekici yanı, üretimden vazgeçilmesinin de izin iptaline bağlanmış olmasıdır. Yani üretici, ticari gerekçelerle üretimi bırakmayı seçtiğinde dahi izin belgesi iptal edilir ve ekili bitkinin tüm kısımları imha edilir. Bu, tarımsal yatırımın geri dönüşünü tamamen ortadan kaldırabilir. TMO ile yapılacak sözleşmenin, üretimden vazgeçme ve mücbir sebep hâllerini ayrıntılı düzenlemesi; üreticinin bu senaryodaki konumunu baştan belirlemesi gerekir.

Kenevir Tohumu ve Yağı: Kapsam Dışı Alan

Uygulamada en çok karışıklık doğuran konu, kenevir tohumu ve tohumdan elde edilen yağın hukuki durumudur. Bu ayrım, uluslararası tanımdan kaynaklanır.

1961 tarihli Uyuşturucu Maddelere Dair Tek Sözleşme, keneviri bitkinin üst çiçek veya meyve kısmı olarak tanımlar; üst kısımlar eşlik etmediğinde tohum ve yapraklar bu tanımın dışındadır. Bu dar tanım nedeniyle kenevir tohumu yasal yasakların kapsamında değildir ve kenevir yağı Türkiye’de serbestçe satılabilmektedir.

KısımDurum
Üst çiçek ve meyve kısmıTanım kapsamında
TohumÜst kısımlar eşlik etmediğinde tanım dışı
YapraklarÜst kısımlar eşlik etmediğinde tanım dışı
Kenevir tohumu yağıSerbestçe satılabilmektedir
Bu serbesti, ürün iddialarını kapsamaz. Kenevir tohumu yağının serbestçe satılabilmesi, ona sağlığa ilişkin iddia yüklenebileceği anlamına gelmez. Ürünün gıda mı, kozmetik mi yoksa sağlık ürünü mü olarak konumlandırıldığı; tabi olacağı bildirim, etiket ve beyan rejimini belirler. Tedavi edici etki iddiası taşıyan bir tohum yağı ürünü, serbest satılabilir olmasına rağmen sağlık beyanı mevzuatına aykırılık oluşturur. Ayrıca ürünün THC içeriğinin bulunmadığının analizle gösterilebilmesi gerekir.

İlaç Etkin Maddesi ve Ruhsatlı Ürün Durumu

Etkin madde tarafında da düzenleme vardır. Tetrahidrokannabinol (THC), Sağlık Bakanlığından izin alınması gereken maddelerin ithalat denetimine ilişkin tebliğ kapsamında özel izne tabi etkin maddeler arasında sayılmıştır.

Piyasa tarafında ise güncel durum şudur: Türkiye’de henüz CBD ve/veya THC etkin maddeli ruhsatlı bir ilaç bulunmamaktadır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığının 29 Ekim 2024 tarihli kararı ile ilaç etkin maddesi üretimine ilişkin düzenleme yapılmış; yetiştiricilik, gerektiğinde ülkedeki arz ve talep durumuna göre belirlenecek kotalara tabi tutulmuştur.

KonuDurum
THCİthalat denetiminde özel izne tabi etkin madde
Ruhsatlı ilaçCBD ve/veya THC etkin maddeli ruhsatlı ilaç henüz bulunmamaktadır
İlaç etkin maddesi üretimi29/10/2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı
KotaArz ve talep durumuna göre belirlenebilir
Ruhsatlı ilaç bulunmaması, hasta erişimini ayrı bir rejime taşır. Türkiye’de ruhsatlı bir ürün bulunmadığından, bu etkin maddeleri içeren ilaçlara erişim gündeme geldiğinde yurt dışından ilaç temini ve endikasyon dışı kullanım rejimleri devreye girer. Bu süreçler kendi izin, onam ve geri ödeme kurallarına tabidir. Hasta ve yakınlarının bu yolları doğru kullanabilmesi için hangi rejimin uygulanacağının baştan belirlenmesi gerekir; internet üzerinden temin edilen ürünler ise bu rejimlerin tamamen dışındadır ve cezai risk taşır.

Hukuki Yollar ve Cezai Boyut

Bu alanda idari ve cezai süreçler iç içedir; hangi sürecin işleyeceği ürünün niteliğine ve fiilin ağırlığına göre belirlenir.

İşlemMerciSüre / usul
Ruhsat başvurusunun reddiİdare mahkemesiAltmış gün
Ruhsatın askıya alınmasıİdare mahkemesiAltmış gün
Yetiştiricilik izninin iptaliİdare mahkemesiAltmış gün
İmha kararıİdare mahkemesiAltmış gün
Kozmetik bildirimine ilişkin işlemİdare mahkemesiAltmış gün
Uyuşturucu madde iddiasıCeza mahkemesi2313 sayılı Kanun ve 5237 sayılı Kanun
İdareye başvuruİdari aşamaDava açma süresi içinde
Yürütmenin durdurulmasıİdare mahkemesiİYUK m. 27

Savunmada üzerinde durulacak başlıca hususlar:

  • THC oranı. Numunenin usulüne uygun alınıp alınmadığı ve analiz sonucunun sınırla ilişkisi.
  • Kategori. Ürünün hangi kategoride değerlendirildiği ve bunun bileşimle tutarlılığı.
  • Ruhsat kapsamı. Ürünün ruhsata esas formüle uygunluğu.
  • Belge talebi. Talep edilen bilgi ve belgelerin süresinde sunulup sunulmadığı.
  • Engel hâli. Suç tipleri bakımından değerlendirmenin doğruluğu.
  • Yetki. İşlemin doğru bakanlık veya kurumca tesis edilip edilmediği.
  • Ölçülülük. Giderilebilir bir eksiklikte doğrudan askı veya imhaya gidilmesi.
İmha, geri dönüşü olmayan bir işlemdir. Bitkinin veya ürünün imhası hâlinde sonradan yapılacak bir analiz veya karşı inceleme imkânsız hâle gelir. Bu nedenle imha kararına karşı yürütmenin durdurulması talebinin ivedilikle yapılması ve mümkünse imha öncesinde numune alınmasının talep edilmesi kritik önemdedir. Numune alınmışsa, saklama koşulları ve zincirin belgelenmesi ayrıca istenmelidir; bu belgeler hem idari hem cezai dosyada savunmanın dayanağıdır.

Cezai boyutta ise sınır nettir: uyuşturucu etkisi bulunmayan ve tanımlanan kategorilere giren ürünler ruhsat rejimine tabidir; bu sınırın dışına çıkan fiiller ise 2313 sayılı Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilir. Türkiye, 1961 tarihli Uyuşturucu Maddelere Dair Tek Sözleşme ile 1988 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesine taraftır ve bu sözleşmeler kısıtlamaların uluslararası çerçevesini oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular

Kenevirden elde edilen ürünler hangi mevzuata tabi?

31 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan Kenevirden Elde Edilen Ürünlere Dair Yönetmelik uygulanır. Yönetmelik; 2313 sayılı Kanun başta olmak üzere 1262 sayılı Kanun, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu ve 7223 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanmıştır.

Kanun değişikliği ne zaman yürürlüğe girdi?

2313 sayılı Kanunda değişiklik yapan düzenleme 24 Temmuz 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş; kenevirden elde edilen ve uyuşturucu etkisi bulunmayan ürünlerin ruhsatlandırılması ve takibi Sağlık Bakanlığının yetki alanına alınmıştır.

Yetki nasıl paylaşılmıştır?

Kenevir bitkisinin tarımsal üretimi ve yetiştiriciliği Tarım ve Orman Bakanlığı mevzuatı kapsamındadır; ürünlerin işlenmesi, ruhsatlandırılması, elektronik takibi, ihracatı ve satış izinleri ise Sağlık Bakanlığı ve TİTCK yetkisindedir.

Hangi ürün kategorileri var?

Tıbbi ürünler, sağlık ürünleri, uyuşturucu etkisi olmayacak oranda kişisel bakım ürünleri ve destek ürünleri olmak üzere dört kategori düzenlenmiştir.

THC sınırı nedir?

Bu ürünlerde THC üst sınırı yüzde 0,3’tür.

Ruhsat başvurusunda hangi şartlar aranır?

Başvuruda bulunan kişi veya şirketin Türkiye’de yerleşik olması, belirli mesleki yeterlilik şartlarını taşıması ve Yönetmelikte belirtilen suç tipleri bakımından engel hâlinin bulunmaması gerekir; bu şartlar TİTCK tarafından araştırılır.

Ruhsat hangi hâllerde askıya alınır?

Ürünün güvenlilik veya kalite kriterlerini karşılamadığının tespiti, ruhsata esas formülden sapma, üretim ve kontrol süreçlerinde mevzuata aykırılık veya TİTCK tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmaması gibi hâllerde askıya alınabilir.

Bu ürünler nereden satılır?

Satış sadece eczanelerden yapılır; tıbbi ve sağlık ürünleri reçetesiz satılamaz ve Reçetem Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulan reçete karşılığında temin edilir.

Elektronik takip zorunlu mu?

Evet. Elektronik takip sistemi zorunludur; ayrıca kişisel bakım ürünleri için kozmetik ürün bildirimi şarttır.

Yetiştiricilik izni iptal edilirse ne olur?

İzin belgesinin iptali hâlinde yetiştirilen kenevir bitkisinin tüm kısımları 2313 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda imha edilir; ayrıca somut olayın niteliğine göre idari yaptırımlar ve ceza hukuku sorumluluğu söz konusu olabilir.

Dosyanızı Değerlendirelim

Bu alan Türkiye’de bir yıl içinde baştan kurulmuştur ve en kritik özelliği, idari ile cezai rejimin yüzde 0,3’lük bir eşikle ayrılmasıdır. Bu eşiğin altında ruhsat, izlenebilirlik ve eczane satışı; üstünde ise 2313 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu vardır. İkinci kritik nokta satış kanalıdır: bu ürünler yalnızca eczaneden ve tıbbi ile sağlık ürünleri bakımından yalnızca reçeteyle satılabilir; mevcut internet ve mağaza satışları bu rejim karşısında yeniden değerlendirilmelidir. Bürom; üreticiler, ithalatçılar ve eczaneler için ruhsat süreçleri, uyum değerlendirmesi, askı ve imha kararlarına karşı davalarda hukuki destek vermektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

Mevcut ürün ve satış modelinizi yeni rejime göre değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Alan 2025 ve 2026’da yeniden düzenlenmiş olup ikincil mevzuat, kılavuzlar ve kotalar gelişmeye devam etmektedir; dosyanızı işlem tarihinde yürürlükte olan Kanun, Yönetmelik ve ekleriyle birlikte avukatınızla değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk