Sahte ve Ruhsatsız İlaç Suçları: TCK m. 187, Nitelendirme ve Savunma
05 Eylül 2026

Sahte ve Ruhsatsız İlaç Suçları: TCK m. 187, Nitelendirme ve Savunma

Sahte ilaç dosyalarında en sık yapılan hata, olayı tek bir suç üzerinden değerlendirmektir. Oysa aynı fiil, ürünün niteliğine ve fiilin şekline göre farklı hükümlere düşer: ürün sağlığı tehlikeye sokuyorsa Türk Ceza Kanunu m. 187, yalnızca ruhsatsız üretilmişse 1262 sayılı Kanunun 19. maddesi, ürün ilaç sayılmıyorsa TCK m. 185 veya 186 uygulanır. Doğru nitelendirme, hem iddianamenin hem savunmanın çıkış noktasıdır. Bu rehber, alanı mevzuat ve içtihat dayanaklarıyla ele alır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Suç, kamunun sağlığına karşı işlenen bir suçtur. Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının “topluma karşı suçlar” başlıklı üçüncü kısmının, “kamunun sağlığına karşı suçlar” başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiştir. Bu konum, korunan hukuki yararın bireysel değil kamusal olduğunu gösterir ve şikâyete bağlılık ile mağdur sıfatı tartışmalarında belirleyicidir.

Sahte veya ruhsatsız ilaç isnadına karşı savunma için hukuki destek

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

TCK m. 187: Unsurlar ve Ceza

Hüküm şöyledir: “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.” İkinci fıkraya göre bu suç, tabip veya eczacı tarafından ya da resmî izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenirse ceza üçte bir oranında artırılır.

Unsurİçeriği
Fiilİlaç üretmek veya satmak
NitelikKişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde
Temel cezaBir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası
Nitelikli hâlTabip, eczacı veya resmî izne dayalı meslek icrası — ceza üçte bir oranında artırılır
KonumKamunun sağlığına karşı suçlar bölümü
Korunan yararKamu sağlığı
Kapsam sanılandan geniştir. Madde yalnızca sahte ilaç üretimini cezalandırmaz; yanlış etkin madde oranı, bozulmuş içerik, yanlış doz ve ruhsatsız karışımlar gibi fiiller de değerlendirmeye girer. Bu nedenle ruhsatlı bir firmanın ürettiği üründe ortaya çıkan ciddi bir içerik sapması da bu madde bakımından incelenebilir. Firma yöneticileri açısından bu, kalite kontrol kayıtlarının yalnızca idari değil cezai bir savunma aracı olduğu anlamına gelir.

Tehlike Suçu Olması Ne Demek?

Maddenin en belirleyici özelliği, sonuç değil tehlike aramasıdır: ilacın fiilen zarar vermiş olması gerekmez; sağlığı tehlikeye sokma ihtimali yeterlidir.

ÖlçütDurum
Fiili zararAranmaz
Tehlike ihtimaliYeterlidir
Mağdurun bulunmasıSuçun oluşumu için şart değil
SonuçÜrün kullanılmamış olsa dahi suç oluşabilir
Tehlike suçu olması, savunmanın eksenini kaydırır. “Kimse zarar görmedi” savunması tek başına sonuç doğurmaz; çünkü kanun zararı değil tehlikeyi arar. Savunma bu nedenle zararın yokluğuna değil, tehlikenin bulunmadığına yönelmelidir: ürünün içeriğinin sağlığı tehlikeye sokacak nitelikte olmadığı, teknik incelemeyle ortaya konmalıdır. Buna karşılık tehlikenin somut olarak gösterilmesi gereği, iddia makamına da bir ispat yükü yükler; soyut bir “sahte olabilir” değerlendirmesi mahkûmiyete yetmez.

Nitelikli Hâl: Tabip ve Eczacı

İkinci fıkra, failin sıfatına bağlı bir ağırlaştırma öngörür. Suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmî izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâldir ve ceza üçte bir oranında artırılır.

FailSonuç
TabipCeza üçte bir oranında artırılır
EczacıCeza üçte bir oranında artırılır
Resmî izne dayalı meslek icrasıCeza üçte bir oranında artırılır
Diğer kişilerTemel ceza
Ağırlaştırmanın gerekçesi, güven ilişkisidir. Kanun koyucu, sağlık mesleğini icra edenlerin kamunun güvenini taşıdığı düşüncesiyle bu kişiler bakımından cezayı ağırlaştırmıştır. Nitelikli hâlin uygulanabilmesi için fiilin meslek icrası kapsamında işlenmiş olması aranır; meslekle hiçbir bağlantısı bulunmayan bir fiilde failin eczacı olması tek başına yeterli sayılmamalıdır. Bu ayrım, savunmada ileri sürülmesi gereken bir husustur ve cezanın üçte bir oranındaki artışını doğrudan etkiler.

Suçun Konusu: Ürün İlaç mı?

Maddenin uygulanabilmesi için ilk şart, ürünün ilaç niteliği taşımasıdır: TCK m. 187’deki suçun konusunu yalnızca ilaçlar oluşturur.

Ürünün ilaç sayılmaması hâlinde başka hükümler devreye girer: ilaç sayılmayan ürünlerin bireylerin yaşamını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde üretilmesi durumunda TCK m. 185; bu nitelikteki ürünlerin satılması, temin edilmesi veya bulundurulması hâlinde ise TCK m. 186 uygulanır.

ÜrünFiilUygulanacak hüküm
İlaçÜretmek veya satmakTCK m. 187
İlaç sayılmayan ürünÜretmekTCK m. 185
İlaç sayılmayan ürünSatmak, temin etmek, bulundurmakTCK m. 186
“İlaç mıdır?” sorusu, savunmanın ilk ve en güçlü noktasıdır. Uygulamada takviye edici gıdalar, kozmetik ürünler ve bitkisel karışımlar sıklıkla “ilaç” gibi değerlendirilerek TCK m. 187’den dava açılmaktadır. Oysa maddenin konusu yalnızca ilaçlardır. Ürünün ilaç niteliği taşımadığı ortaya konabilirse, nitelendirme m. 185 veya m. 186’ya kayar; bu, hem ceza miktarı hem görevli mahkeme bakımından sonuç doğurur. Ürünün hangi kategoriye girdiği, ruhsat ve bildirim kayıtları ile teknik inceleme üzerinden tartışılmalıdır.

Ruhsatsız Üretim: 1262 Sayılı Kanun m. 19

Ürünün sağlığı tehlikeye sokup sokmadığından bağımsız olarak, ruhsatsız olarak üretilmesi hâlinde 1262 sayılı Kanunun 19. maddesindeki ruhsatsız ilaç üretmek veya ruhsatsız ilaç satmak ya da sattırmak suçu oluşur.

ÖlçütTCK m. 1871262 sayılı Kanun m. 19
OdakSağlığı tehlikeye sokmaRuhsatsızlık
ArananÜrünün tehlikeli niteliğiRuhsatın bulunmaması
FiilÜretmek veya satmakÜretmek, satmak veya sattırmak
İspatTeknik inceleme ile tehlikeRuhsat kaydının yokluğu
İki hükmün ispat yükü çok farklıdır. 1262 sayılı Kanunun 19. maddesi bakımından ruhsatın bulunmadığının tespiti yeterliyken, TCK m. 187 için ürünün sağlığı tehlikeye sokacak nitelikte olduğunun teknik incelemeyle ortaya konması gerekir. Bu nedenle bazı dosyalarda, tehlike unsuru ispatlanamadığında nitelendirmenin ruhsatsızlık suçuna dönmesi gündeme gelir. Savunma bakımından bu, cezanın hafiflemesi anlamına gelebilir; ancak her iki hükmün de kendi şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi Hükme Düşer? Ayrım Tablosu

Somut olayın hangi hükme düştüğü, iki soruya verilecek cevaba bağlıdır: ürün ilaç mıdır ve sağlığı tehlikeye sokmakta mıdır?

Ürün ilaç mı?Sağlığı tehlikeye sokuyor mu?Ruhsatlı mı?Hüküm
EvetEvetTCK m. 187
EvetHayırHayır1262 sayılı Kanun m. 19
HayırEvet (üretim)TCK m. 185
HayırEvet (satış, temin, bulundurma)TCK m. 186
EvetEvetHayırHükümlerin birlikte değerlendirilmesi
Nitelendirme hatası, en sık görülen bozma sebeplerindendir. İddianamenin dayandığı hükmün doğru seçilmemesi, yargılamanın sonunda hükmün bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle savunmanın ilk aşamada yapması gereken, iddianamedeki nitelendirmenin somut olaya uyup uymadığını denetlemektir. Ürünün niteliği ve tehlike unsuru bakımından yapılacak itirazlar, esasa girilmeden önce ileri sürülmelidir.

İddianamedeki nitelendirmeyi birlikte denetleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İştirak: Üretici, Dağıtıcı ve Satıcı

Suç, tek kişi tarafından işlenebileceği gibi müşterek faillik, yardım etme veya azmettirme yoluyla birden fazla kişi tarafından da işlenebilir. Zincirin her halkası kendi konumuna göre değerlendirilir: biri sahte ilacı üretiyor, diğeri dağıtıyor, bir diğeri satış kanalını işletiyorsa her biri kendi katkısı ölçüsünde sorumludur.

RolDeğerlendirme
ÜreticiKendi katkısı ölçüsünde sorumlu
DağıtıcıKendi katkısı ölçüsünde sorumlu
Satış kanalını işletenKendi katkısı ölçüsünde sorumlu
İştirak biçimleriMüşterek faillik, yardım etme, azmettirme
Zincirdeki konum, kastın ispatıyla birlikte değerlendirilir. “Kendi katkısı ölçüsünde sorumluluk” ilkesi, zincirde yer alan herkesin otomatik olarak fail sayılacağı anlamına gelmez. Ürünün sahte veya tehlikeli olduğunu bilmeden dağıtım yapan bir kişi bakımından kast unsuru ayrıca tartışılmalıdır. Bu noktada tedarik zinciri belgeleri belirleyicidir: faturalar, tedarikçi yazışmaları ve ürün kabul kayıtları, iyi niyetin ve gerekli özenin gösterildiğinin delilidir. Bu belgeleri sunamayan bir aracı, bilgisizlik savunmasını destekleyemez.

İnternet Üzerinden Satış

Satış kanalının çevrim içi olması suçun oluşumunu engellemez: internet üzerinden yapılan sahte veya tehlikeli ilaç satışları da bu madde kapsamında suçtur.

Yargı kararlarına konu olan olaylarda, ürünlerin internet sitesi aracılığıyla satışa sunulduğu; ayrıca broşür ve kartvizit hazırlatılıp radyo ve televizyonda reklam verildiği ve bu araçlarla ulaşılan kişilere ürünlerin satıldığı; yapılan incelemede ürünlerin içeriğinde insan sağlığını tehdit eden madde bulunduğunun tespit edildiği görülmektedir.

KanalDurum
İnternet sitesiSuç kapsamında
Broşür ve kartvizitDelil olarak değerlendirilir
Radyo ve televizyon reklamıDelil olarak değerlendirilir
Tespitİçerikte sağlığı tehdit eden madde bulunması
Tanıtım materyali, kastın delili hâline gelir. Yargı kararlarında broşür, kartvizit ve reklam faaliyetlerinin ayrıca vurgulanması dikkat çekicidir: bu materyaller, satışın organize ve sürekli biçimde yürütüldüğünü gösteren unsurlardır. Ayrıca çevrim içi satış, sağlık ürünlerinin internetten satışına ilişkin idari yasaklarla da kesişir; aynı fiil hem cezai hem idari süreç doğurabilir. Erişim engeli kararları ise ceza yargılamasından bağımsız olarak uygulanabilir.

Görevli Mahkeme

Bu suçun yargılaması asliye ceza mahkemesi tarafından yapılır. Yargıtay, görev konusuna özel önem vermektedir.

Bir kararda; sahte olarak üretilerek bulundurulduğu kabul edilen bir ürün bakımından, sanığın TCK’nın 187. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, kovuşturma sürdürülerek hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.

KonuDurum
Görevli mahkemeAsliye ceza mahkemesi
GörevsizlikGerektiğinde görevsizlik kararı verilmesi gerekir
AykırılıkGörev kuralına uyulmaması bozma sebebi
Örnek kararYargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2017/6122, K. 2018/120, T. 10/1/2018
Görev, kamu düzenine ilişkindir ve her aşamada ileri sürülebilir. Görev kuralına aykırılık taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen gözetilir ve temyiz aşamasında bozma sebebi olur. Savunma bakımından bu, dosyanın esasına girilmeden önce denetlenmesi gereken bir husustur: yargılamanın görevsiz bir mahkemede yürütülmesi, sonunda elde edilen hükmün ortadan kalkmasına yol açar ve süreç yeniden başlar.

Dolandırıcılıkla İlişkisi

Sahte ilaç satışı çoğu zaman dolandırıcılık iddiasıyla birlikte gündeme gelir; ancak Yargıtay bu iki suçun her zaman birlikte oluşmayacağını belirtmiştir.

Bir kararda; sanığın içeriğinde insan sağlığını tehdit eden madde bulunduğu tespit edilen ilaçları üretip satması şeklindeki eyleminin münhasıran TCK’nın 187/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suçtan mahkûmiyete karar verilmiş olması karşısında, dava açılan dolandırıcılık suçunun oluşmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyete hükmedilmesi kanuna aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.

DurumSonuç
Eylem münhasıran TCK m. 187/1’i oluşturuyorsaDolandırıcılıktan beraat gerekir
Her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyetKanuna aykırı — bozma sebebi
Bozma tarihi28/6/2018
Bu içtihat, savunmada doğrudan kullanılabilir. Sahte ilaç dosyalarında iddia makamı sıklıkla dolandırıcılık suçunu da isnat eder. Yargıtay ise eylemin münhasıran TCK m. 187/1’i oluşturduğu hâllerde ayrıca dolandırıcılıktan mahkûmiyeti kanuna aykırı bulmuştur. Bu nedenle savunmada, isnat edilen fiillerin tek bir eylemden mi ibaret olduğu yoksa ayrı ve bağımsız aldatıcı davranışlar mı içerdiği ayrıntılı olarak tartışılmalıdır; ayrım, ikinci bir mahkûmiyetin doğup doğmayacağını belirler.

Yargıtay’ın Aradığı İnceleme

Yargıtay, bu dosyalarda teknik incelemeyi titizlikle denetler. Kararlarda aranan başlıca hususlar şunlardır:

  • Ürünün gerçekten ilaç niteliğinde olup olmadığı.
  • Sahte veya tehlikeli olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle kesinleştirilmesi.
  • Orijinal ve tartışmalı ürünün birlikte uzman kuruma gönderilmesi.
  • Sanığın tedarik zinciri, fatura ve kayıtlarının araştırılması.
  • Görev yönünden asliye ceza mahkemesinin yetkili kılınması.

Bu hususlardaki eksiklikler bozma sebebi oluşturur: eksik inceleme yapılması ya da teknik rapor alınmadan hüküm kurulması, kararın bozulmasına yol açmaktadır. Aynı şekilde laboratuvar incelemesi yapılmadan ilacın sahte olduğuna hükmedilmesi ve orijinal ürünle karşılaştırma yapılmaması da bozma sebebidir.

EksiklikSonuç
Teknik rapor alınmadan hüküm kurulmasıBozma
Laboratuvar incelemesi yapılmamasıBozma
Orijinal ürünle karşılaştırma yapılmamasıBozma
Eksik incelemeBozma
Görev kuralına uyulmamasıBozma
Karşılaştırmalı inceleme talebi, savunmanın en somut aracıdır. Yargıtay’ın orijinal ve tartışmalı ürünün birlikte uzman kuruma gönderilmesini araması, savunmaya doğrudan bir talep imkânı verir. Dosyada yalnızca ele geçen ürün incelenmiş ve orijinaliyle karşılaştırılmamışsa, bu eksiklik yargılamanın her aşamasında ileri sürülmelidir. Aynı şekilde numunenin usulüne uygun alınıp alınmadığı, saklama koşulları ve zincirin belgelenmesi de denetlenmelidir; teknik raporun dayandığı numune tartışmalıysa rapor da tartışmalı hâle gelir.

Kaçakçılık Boyutu ve Gümrük

Sahte ilaç dosyaları sıklıkla ithalat ve gümrük süreçleriyle birlikte gelir; bu hâlde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri de gündeme gelir ve iki ayrı rejim aynı olayda işleyebilir.

Şikâyetçi sıfatı bakımından ise suçun konumu belirleyicidir. Yargı kararlarında, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçunun Türk Ceza Kanununun “topluma karşı suçlar” kısmının “kamunun sağlığına karşı suçlar” bölümünde düzenlenmiş olması vurgulanmakta ve bu özelliği gereğince gümrük idaresinin şikâyetçi sıfatı ayrıca tartışılmaktadır.

KonuDeğerlendirme
İthalat yoluyla getirme5607 sayılı Kanun hükümleri gündeme gelir
Korunan yararKamu sağlığı (topluma karşı suçlar)
Şikâyetçi sıfatıSuçun bölümü gereği ayrıca tartışılır
Sonuçİki rejimin birlikte değerlendirilmesi
Korunan yararın kamusal olması, sıfat tartışmalarını doğurur. Suç bireysel bir menfaati değil kamu sağlığını koruduğundan, kimin şikâyetçi veya katılan sıfatını taşıyacağı kendiliğinden açık değildir. Yargı kararlarında gümrük idaresinin sıfatının tartışılması bu nedenledir. Savunma bakımından bu, usulî bir itiraz alanı yaratır: sıfatı bulunmayan bir kurumun katılan olarak kabul edilmesi ve buna dayalı olarak verilen kararlar itiraza açıktır. Ayrıca aynı fiil için hem kaçakçılık hem kamu sağlığı hükümlerinden dava açılmışsa, fiilin tekliği ve içtima kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.

İdari Süreçle Paralel Yürüyüş

Aynı olay, ceza yargılamasının yanında bağımsız bir idari süreç de doğurur. Ürünün piyasadan çekilmesi, tesisin faaliyetinin durdurulması ve ruhsata ilişkin işlemler ceza davasının sonucunu beklemeden uygulanabilir.

SüreçMerciSonuç
Ceza yargılamasıAsliye ceza mahkemesiHapis ve adlî para cezası
Geri çekmeKurumÜrünün piyasadan çekilmesi
Faaliyet durdurmaKurumTesis veya işletme faaliyetinin durması
Ruhsat işlemiKurumAskı veya iptal
İptal davasıİdare mahkemesiAltmış gün (İYUK m. 2, m. 7)
Yürütmenin durdurulmasıİdare mahkemesiİYUK m. 27
İki süreç birbirini otomatik olarak bağlamaz. Ceza davasında beraat edilmesi, idari işlemin kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmaz; aynı şekilde idari işlemin iptali de ceza davasını sona erdirmez. Buna karşılık ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleri idari yargıda dikkate alınır. Bu nedenle iki sürecin birlikte yürütülmesi ve ceza dosyasında elde edilen teknik raporun idari davaya, idari dosyadaki belgelerin ise ceza dosyasına zamanında sunulması gerekir. Süreçlerin ayrı ayrı yürütülmesi, birinde elde edilen lehe delilin diğerinde kullanılmamasına yol açar.

Savunmada İleri Sürülecek Hususlar

Hususİçeriği
Ürünün niteliğiÜrünün ilaç sayılıp sayılmayacağı; m. 185 veya 186’ya kayma ihtimali
Tehlike unsuruSağlığı tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığı
Teknik raporLaboratuvar incelemesinin yapılıp yapılmadığı
KarşılaştırmaOrijinal ürünle birlikte inceleme yapılıp yapılmadığı
NumuneNumunenin alınma usulü ve saklama zinciri
KastÜrünün niteliğinin bilinip bilinmediği
Tedarik zinciriFatura, tedarikçi yazışmaları ve kabul kayıtları
Nitelikli hâlFiilin meslek icrası kapsamında işlenip işlenmediği
GörevAsliye ceza mahkemesinin görevli olup olmadığı
İçtimaDolandırıcılık isnadının ayrıca oluşup oluşmadığı
Kayıt düzeni, cezai savunmanın da temelidir. Bu rehberdeki hemen her savunma başlığı bir belgeye dayanır: tedarik faturaları, ürün kabul kayıtları, kalite kontrol sonuçları ve tedarikçi yazışmaları. İdari mevzuatın gerektirdiği kayıt disiplinini yerine getiren bir işletme, bir ceza dosyasında da elinde delil bulundurur. Bu belgeleri tutmayan işletme ise yalnızca idari yaptırımla değil, kastın ispatı bakımından doğrudan cezai bir riskle karşılaşır.

Ceza Yargılamasının Usul Çerçevesi

Bu dosyalarda savunmanın büyük bölümü, suçun konusunun ve unsurlarının belirlenmesine ilişkin usul işlemlerine dayanır.

Usule ilişkin başlıklar
Konuİçerik
Suçun konusuEle geçen ürünün ilaç niteliğinde olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi
NitelendirmeFiilin hangi hükme girdiğinin unsurlar üzerinden ayrıştırılması
BilirkişiÇözümü teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi görüşü alınır; hukuki nitelendirme bilirkişiye bırakılamazHMK m.266, 279/4 (kıyasen)
DelilHukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz
Analiz raporuÜrünün içeriğine ilişkin analiz sonucu dosyanın esasıdır
ZincirNumunenin alınması, mühürlenmesi ve laboratuvara ulaşmasının kesintisiz belgelenmesi
İdari süreçAynı fiil hakkında yürütülen idari yaptırım süreci ceza dosyasından bağımsızdır
TazminatZarar doğmuşsa hukuk davası ayrıca yürür; müteselsil sorumluluk gündeme gelirTBK m.61

Altıncı satır, savunmanın en güçlü teknik başlığıdır: numune alma ve muhafaza zincirinde bir kopukluk varsa, analiz sonucunun o ürüne ait olduğu tartışmaya açılır. Tutanaklar, mühür kayıtları ve teslim belgeleri bu nedenle tek tek incelenmelidir.

İdari ve cezai süreç birbirini bağlamaz. Ruhsatsız üretim veya piyasaya arz nedeniyle uygulanan idari yaptırım ile açılan ceza davası ayrı ayrı yürür; birinde verilen karar diğerinin sonucunu kendiliğinden belirlemez. İdari işleme karşı süresinde dava açılması gerekir; bu süre ceza dosyasının sonucu beklenirken işlemeye devam eder (2577 s.K. m.7).

Zarar Görenler Bakımından Hukuk Yolu

Sahte veya ruhsatsız ürün nedeniyle sağlığı zarar gören kişilerin talepleri ayrı bir hatta yürür.

Tazminat hattı
KonuKuralDayanak
Müteselsil sorumlulukBirlikte zarara sebebiyet verenler müteselsilen sorumludurTBK m.61
Rücuİç ilişkideki paylaşım rücu yoluyla çözülürTBK m.62
Organizasyonİşletmenin çalışma düzeninin elverişliliği ispat edilmedikçe sorumluluk sürerTBK m.66/3
Bedensel zararTedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54
Ölüm hâliCenaze giderleri, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalmaTBK m.53
Manevi tazminatAğır bedensel zarar veya ölümde manevi tazminata hükmedilebilirTBK m.56
ZamanaşımıHaksız fiilde iki ve on yıllık süreler; sözleşmeye dayanıldığında on yılTBK m.72, m.146
DelilCeza dosyasındaki analiz ve tespitler hukuk davasında değerlendirilir

Yedinci satır, geç fark edilen zararlarda belirleyicidir: fiil suç oluşturuyorsa, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı sürelerinin tazminat talebine etkisi ayrıca değerlendirilir. Bu husus dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.

Geri çekme süreci için ilaçta geri çekme rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sahte ilaç üretmenin cezası nedir?

Türk Ceza Kanununun 187. maddesine göre kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

Suçun tabip veya eczacı tarafından işlenmesi cezayı etkiler mi?

Evet. Suç tabip veya eczacı tarafından ya da resmî izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenirse ceza üçte bir oranında artırılır.

İlacın zarar vermiş olması gerekir mi?

Hayır. İlacın fiilen zarar vermesi gerekmez; sağlığı tehlikeye sokma ihtimali yeterlidir. Bu nedenle suç bir tehlike suçudur.

Ürün ilaç sayılmazsa hangi hüküm uygulanır?

TCK m. 187’nin konusunu yalnızca ilaçlar oluşturur. İlaç sayılmayan ürünlerin sağlığı tehlikeye sokacak biçimde üretilmesi hâlinde TCK m. 185; satılması, temin edilmesi veya bulundurulması hâlinde ise TCK m. 186 uygulanır.

Ruhsatsız ilaç üretimi hangi suçu oluşturur?

Ürünün ruhsatsız olarak üretilmesi hâlinde 1262 sayılı Kanunun 19. maddesindeki ruhsatsız ilaç üretmek veya ruhsatsız ilaç satmak ya da sattırmak suçu oluşur.

Zincirdeki herkes sorumlu olur mu?

Suç müşterek faillik, yardım etme veya azmettirme yoluyla birden fazla kişi tarafından işlenebilir. Üretici, dağıtıcı ve satış kanalını işleten kişilerin her biri kendi katkısı ölçüsünde sorumludur; kast unsuru ayrıca değerlendirilir.

İnternetten satış da suç kapsamında mı?

Evet. İnternet üzerinden yapılan sahte veya tehlikeli ilaç satışları da bu madde kapsamında suç oluşturur.

Görevli mahkeme hangisidir?

Bu suçun yargılaması asliye ceza mahkemesi tarafından yapılır. Görev kuralına uyulmaması bozma sebebidir.

Dolandırıcılıktan da ceza verilir mi?

Yargıtay, eylemin münhasıran TCK m. 187/1’de düzenlenen suçu oluşturduğu hâlde ayrıca dolandırıcılıktan mahkûmiyete hükmedilmesini kanuna aykırı bulmuş ve dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

Mahkeme hangi incelemeleri yaptırmalıdır?

Ürünün gerçekten ilaç niteliğinde olup olmadığı, sahte veya tehlikeli olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle kesinleştirilmesi, orijinal ve tartışmalı ürünün birlikte uzman kuruma gönderilmesi ile tedarik zinciri, fatura ve kayıtların araştırılması gerekir. Teknik rapor alınmadan hüküm kurulması bozma sebebidir.

Dosyanızı Değerlendirelim

Bu dosyalarda savunmanın üç sabit ekseni vardır. Birincisi nitelendirmedir: ürün ilaç mı, sağlığı tehlikeye sokuyor mu, yoksa mesele yalnızca ruhsatsızlık mı? Cevaba göre TCK m. 187, m. 185, m. 186 veya 1262 sayılı Kanunun 19. maddesi uygulanır ve sonuç kökten değişir. İkincisi teknik incelemedir: Yargıtay, laboratuvar incelemesi yapılmadan sahtelik kabulünü ve orijinal ürünle karşılaştırma yapılmamasını bozma sebebi saymaktadır. Üçüncüsü kayıt düzenidir: tedarik faturaları ve kabul kayıtları, zincirdeki aracılar bakımından kastın bulunmadığını gösteren en somut delildir. Bürom; sahte ve ruhsatsız ilaç isnatlarında savunma, teknik rapora itiraz ve nitelendirme itirazlarında hukuki destek vermektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

İsnat edilen suçun nitelendirmesini birlikte inceleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ceza yargılamasında her dosya kendi delil durumuna göre değerlendirilir; hakkınızda başlatılmış bir soruşturma veya kovuşturma varsa vakit kaybetmeden bir avukatla görüşünüz.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk