Kurumlar vergisinde iki ayrı asgari vergi düzeni birlikte işliyor: çok uluslu işletmeler için küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ve tüm kurumlar için yurt içi asgari kurumlar vergisi. İndirim ve istisnalardan yararlanan şirketlerde bu düzenler, beklenmedik bir vergi yükü doğurabilir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen hükümlerle, çok uluslu işletme gruplarına yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi getirilmiştir (KVK m.36 vd.).
- Kapsam, konsolide hasılatı kanunda belirlenen eşiği aşan çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmeleridir.
- Asgari tamamlayıcı vergi, ülke bazında hesaplanan efektif vergi oranının kanunda öngörülen asgari orandan düşük olması hâlinde aradaki fark kadar alınır.
- Yurt içi asgari kurumlar vergisi ise, hesaplanan kurumlar vergisinin indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı üzerinden hesaplanan tutardan az olamayacağını öngörür (KVK m.32/C).
- Her iki düzen de indirim ve istisnalardan yararlanan kurumlarda ek vergi yükü doğurabilir.
Yurt içi asgari kurumlar vergisi (m.32/C)
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/C maddesi, hesaplanan kurumlar vergisinin belirli bir alt sınırın altına düşmesini engelleyen bir mekanizma kurar. Maddeye göre, kurumlar vergisi mükelleflerinin bu Kanun’un 32 ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının kanunda belirlenen oranından az olamaz. Bu, klasik matrah hesabının yanında ikinci bir hesaplamanın daha yapılmasını gerektirir.
Hesaplama şöyle işler. Birinci adımda olağan yöntemle kurumlar vergisi hesaplanır: ticari kârdan mali kâra geçilir, istisnalar ve indirimler düşülür, geçmiş yıl zararları mahsup edilir ve matrah üzerinden vergi bulunur. İkinci adımda asgari vergi hesaplanır: indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı esas alınır ve kanunda belirlenen oran uygulanır. Üçüncü adımda karşılaştırma yapılır ve yüksek olan tutar ödenir. Ancak kanun, asgari vergi matrahının tespitinde bazı istisna ve indirimlerin dikkate alınmayacağını, yani asgari vergi hesabında düşülebileceğini de öngörür; hangi kalemlerin bu kapsamda olduğu maddede sayılmıştır. Ayrıca ilk defa faaliyete başlayan kurumlar bakımından kanunda öngörülen dönem boyunca bu hükmün uygulanmayacağına ilişkin düzenleme bulunur. Kurumlar vergisi istisnalarını kurumlar vergisi istisnaları yazımızda ele aldık.
İki düzenin karşılaştırması
| Unsur | Yurt içi asgari | Küresel asgari |
|---|---|---|
| Kapsam | Tüm kurumlar vergisi mükellefleri | Eşiği aşan çok uluslu gruplar |
| Ölçüt | İstisna öncesi kurum kazancı | Ülke bazlı efektif vergi oranı |
| Hesap birimi | Mükellef bazında | Ülke bazında |
| Dayanak | KVK m.32/C | KVK m.36 ve devamı |
| Veri kaynağı | Vergi mevzuatı kayıtları | Konsolide finansal tablolar |
| Beyan | Kurumlar vergisi beyannamesi | Ayrı beyanname ve bildirimler |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
İki düzenin ortak mantığı, vergi tabanının aşınmasını sınırlamaktır; ancak yöntemleri farklıdır. Yurt içi asgari vergi, tek bir mükellefin kendi kazancına bakar ve istisnaların etkisini sınırlar. Küresel asgari vergi ise bir ülkedeki tüm grup şirketlerini birlikte değerlendirir ve o ülkedeki efektif vergi oranını ölçer. Bu nedenle bir kurum, yurt içi asgari vergiyi ödese dahi küresel hesaplamada ülke efektif oranı yine de düşük çıkabilir.
Küresel asgari tamamlayıcı vergi
Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen hükümlerle, çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin kazançları üzerinden yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi alınması öngörülmüştür. Kapsam, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablosundaki yıllık konsolide hasılatın, kanunda belirlenen hesap dönemlerinden en az ikisinde kanunda öngörülen eşiği aşması şartına bağlanmıştır.
Sistemin işleyişi şu adımlardan oluşur. Birinci adım kapsam tespitidir: grubun eşiği aşıp aşmadığı ve hangi işletmelerin bağlı işletme sayıldığı belirlenir; kanunda kapsam dışı tutulan kuruluşlar ayrıca sayılmıştır. İkinci adım kazanç hesabıdır: her bağlı işletmenin kazancı, konsolide finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan muhasebe standartlarına göre belirlenir ve kanunda öngörülen düzeltmeler yapılır. Üçüncü adım vergi hesabıdır: kapsanan vergiler tespit edilir ve düzeltmelere tabi tutulur. Dördüncü adım efektif oran hesabıdır: ülkedeki tüm bağlı işletmelerin kapsanan vergileri toplamının, o ülkedeki net kazanca bölünmesiyle ülke efektif vergi oranı bulunur. Beşinci adım tamamlayıcı vergidir: efektif oran asgari oranın altındaysa aradaki fark kadar tamamlayıcı vergi hesaplanır; kanunda ayrıca maddi duran varlık ve personel giderleri üzerinden hesaplanan bir istisna tutarının hesaplamadan düşülmesi öngörülmüştür.
Veri altyapısı ve hesaplama modeli kurmak
Asgari vergi düzenleri, mevcut muhasebe kayıtlarının ötesinde bir veri seti gerektirir; bu nedenle hazırlık teknik bir altyapı işidir. Yurt içi asgari vergi bakımından ihtiyaç duyulan veriler görece sınırlıdır: indirim ve istisna kalemlerinin tek tek izlendiği bir hesap planı, her kalemin asgari hesapta düşülüp düşülemeyeceğini gösteren bir eşleştirme tablosu ve dönemsel olarak güncellenen bir karşılaştırma çalışması.
Küresel asgari vergi bakımından ise ihtiyaç çok daha kapsamlıdır. Birincisi grup yapısı haritasıdır: nihai ana işletme, ara ana işletmeler, bağlı işletmeler ve iş yerlerinin ülke bazında listelenmesi gerekir. İkincisi muhasebe verisidir: hesaplama, vergi mevzuatına göre değil konsolide finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan muhasebe standartlarına göre belirlenen kazanca dayandığından, iki veri setinin eşleştirilmesi gerekir. Üçüncüsü kapsanan vergilerdir: cari ve ertelenmiş vergi tutarlarının ülke bazında ayrıştırılması ve kanunda öngörülen düzeltmelerin yapılması aranır. Dördüncüsü istisna tutarı hesabıdır: maddi duran varlıkların defter değeri ile personel giderlerinin ülke bazında toplanması gerekir. Beşincisi zamanlamadır: bildirim ve beyan süreleri kanunda ayrıca düzenlendiğinden takvime işlenmelidir. Bu altyapı kurulmadan yapılan hesaplamalar hem hatalı hem denetlenemez olur.
İstisna ve teşviklerin yeniden değerlendirilmesi
Asgari vergi düzenlerinin en somut sonucu, mevcut teşvik ve istisnaların sağladığı faydanın kısmen ya da tamamen ortadan kalkabilmesidir. Bir kurum, kazancının önemli bölümünü istisna kapsamında elde ediyorsa olağan hesaplamada düşük vergi öderken, asgari hesaplamada istisna öncesi kazanç esas alındığından ek vergi doğabilir.
Bu nedenle yapılması gereken, teşvik portföyünün yeniden değerlendirilmesidir. Birincisi kalem tespitidir: hangi istisna ve indirimlerden yararlanıldığı ve her birinin tutarı çıkarılmalıdır. İkincisi etki analizidir: her kalemin asgari vergi hesabında düşülüp düşülemeyeceği kanuna göre belirlenmeli ve fiilî fayda hesaplanmalıdır; kanunda sayılan bazı kalemler asgari hesapta da dikkate alınabildiğinden, tüm teşvikler aynı etkiyi doğurmaz. Üçüncüsü zamanlamadır: süreli istisnalarda kalan süre ile asgari vergi etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Dördüncüsü yatırım kararlarıdır: yeni yatırımlarda teşvik belgesinin sağlayacağı fayda, asgari vergi sonrası net etkiye göre hesaplanmalıdır. Beşincisi yapı tercihidir: grup içinde kazancın hangi şirkette doğduğu, hem yurt içi hem küresel hesaplamayı etkiler; ancak yapı değişikliklerinin ticari gerekçeye dayanması ve transfer fiyatlandırması kurallarına uygun olması gerekir. Bu değerlendirmenin her yıl tekrarlanması yerinde olur.
Beyan, bildirim ve uyum yükümlülükleri
Asgari vergi düzenleri yalnızca hesaplama değil, ayrı bir uyum yükü de getirir. Yurt içi asgari vergi bakımından hesaplama, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde gösterilir ve ayrı bir beyanname gerektirmez; ancak hesaplamanın dayanaklarının dosyada bulundurulması gerekir.
Küresel asgari vergi bakımından ise kanun, ayrı bildirim ve beyan yükümlülükleri öngörür. Uyum sürecinde dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi sorumluluğun belirlenmesidir: grup içinde beyanı hangi işletmenin vereceği ve bilgi paylaşımının nasıl yapılacağı netleştirilmelidir. İkincisi süredir: bildirim ve beyan süreleri kanunda gösterilmiştir ve genel beyanname sürelerinden farklı olabilir. Üçüncüsü belgelendirmedir: hesaplamada kullanılan veriler, düzeltmeler ve varsayımlar denetlenebilir biçimde saklanmalıdır. Dördüncüsü geçiş dönemi kolaylıklarıdır: kanunda ve ilgili düzenlemelerde, ilk uygulama yıllarına ilişkin basitleştirilmiş hesaplama imkânları öngörülebilir; bunlardan yararlanma şartları kontrol edilmelidir. Beşincisi yaptırımdır: bildirim ve beyan yükümlülüklerinin ihlali özel usulsüzlük cezası doğurur. Altıncısı, ülkeler arasında bilgi paylaşımının işlemesi nedeniyle Türkiye’de verilen beyanların diğer ülkelerdeki beyanlarla tutarlı olması gerekliliğidir. Bu nedenle uyum çalışmasının grup düzeyinde koordine edilmesi zorunludur.
Ertelenmiş vergi ve muhasebe yansımaları
Asgari vergi düzenleri, mali tablolar üzerinde de sonuç doğurur ve muhasebe ile vergi arasındaki farkların yönetimini gerektirir. Küresel asgari vergi hesabında kapsanan vergiler belirlenirken cari vergi kadar ertelenmiş vergi de dikkate alınır; bu nedenle ertelenmiş vergi varlık ve yükümlülüklerinin doğru hesaplanması, efektif oranın doğru bulunmasının ön şartıdır.
Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi geçici farklardır: amortisman süreleri, karşılıklar ve değerleme farkları gibi kalemler muhasebe ile vergi arasında geçici fark yaratır ve ertelenmiş vergi doğurur; bu farkların ülke bazında izlenmesi gerekir. İkincisi kalıcı farklardır: kanunen kabul edilmeyen giderler ve istisna kazançlar kalıcı fark oluşturur ve efektif oranı doğrudan etkiler. Üçüncüsü geçmiş yıl zararlarıdır: mahsup edilebilir zararlar üzerinden ertelenmiş vergi varlığı hesaplanıp hesaplanmayacağı ve bunun asgari vergi hesabına etkisi değerlendirilmelidir. Dördüncüsü oran değişiklikleridir: kurumlar vergisi oranındaki değişiklikler ertelenmiş vergi tutarlarını ve dolayısıyla efektif oranı etkiler. Beşincisi denetimdir: bağımsız denetime tabi şirketlerde, asgari vergi hesaplamasının denetim raporlarıyla tutarlı olması gerekir; iki kaynak arasındaki uyumsuzluk hem denetim hem vergi cephesinde soru doğurur. Bu nedenle mali işler ve vergi birimlerinin aynı veri seti üzerinde çalışması gerekir.
Uygulamada sık karşılaşılacak tereddütler
Yeni bir düzenleme olması nedeniyle uygulamada birçok tereddüt bulunur ve bunların önceden görülmesi hazırlığı kolaylaştırır. Birincisi kapsam sorularıdır: grup yapısında hangi işletmelerin bağlı işletme sayılacağı, ortak girişimlerin ve azınlık paylı iştiraklerin nasıl değerlendirileceği tereddüt yaratır.
İkincisi kazanç düzeltmeleridir: hangi gelir ve gider kalemlerinin hesaplamada dikkate alınmayacağı, temettü gelirlerinin ve öz kaynak yöntemiyle muhasebeleştirilen kazançların durumu kanunda ayrıca düzenlenmiştir ve dikkatle uygulanmalıdır. Üçüncüsü iş yerleridir: bir ülkedeki iş yerinin kazancının hangi ülkeye atfedileceği ve merkezle iş yeri arasındaki dağıtımın nasıl yapılacağı belirlenmelidir. Dördüncüsü teşviklerin niteliğidir: nakit iadeye dönüşebilen teşvikler ile vergi indirimi şeklindeki teşviklerin efektif oran üzerindeki etkisi farklıdır; bu ayrım, yatırım kararlarını doğrudan etkiler. Beşincisi geçiş hükümleridir: ilk uygulama yıllarına ilişkin basitleştirme ve muafiyet imkânları ile bunların şartları kontrol edilmelidir. Altıncısı, düzenlemenin uluslararası standartlarla uyumlu yorumlanması gerekliliğidir; bu nedenle idari düzenlemelerin ve rehberlerin yakından izlenmesi ve tereddütlü konularda özelge talep edilmesi yerinde olur.
Kurumlar vergisinde oran ve indirim yapısı
Asgari vergi düzenlerini anlamak için, üzerine oturduğu oran yapısının bilinmesi gerekir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi, kurum kazancı üzerinden kanunda belirlenen oranda kurumlar vergisi alınacağını düzenler ve bazı sektörler ile faaliyetler bakımından farklı oranlar öngörür: bankalar, finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri bakımından kanunda ayrı bir oran belirlenmiştir.
Maddede ayrıca oranı düşüren düzenlemeler bulunur. İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlara ve sanayi sicil belgesini haiz kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlara, kanunda öngörülen puan indirimi uygulanır. Payları ilk defa halka arz edilen kurumlar bakımından da kanunda öngörülen şartlarla ve süreyle indirim öngörülmüştür. Bu indirimlerin ortak özelliği, münhasırlık şartı taşımalarıdır: indirimden yararlanacak kazancın ayrıştırılması ve belgelendirilmesi gerekir. Asgari vergi hesabıyla ilişkisi ise şudur: indirimli oran uygulaması sonucu ortaya çıkan vergi de asgari tutarla karşılaştırılır; bu nedenle indirimin sağladığı fayda, asgari vergi sonrası net etkiye göre değerlendirilmelidir. İhracat ve üretim kazancı ayrıştırmasını kazanç ayrıştırma yazımızda ele aldık.
Grup içi planlama ve sınırlar
Asgari vergi düzenleri, grup yapılarında vergi planlamasının sınırlarını da yeniden çizer. Geleneksel olarak kazancın düşük vergili ülkelerde ya da istisna kapsamındaki şirketlerde toplanması bir avantaj sağlarken, ülke bazlı efektif oran hesabı bu avantajı büyük ölçüde ortadan kaldırır: bir ülkedeki efektif oran asgari oranın altına düştüğünde fark tamamlayıcı vergiyle kapanır.
Bu çerçevede dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ticari gerekçedir: grup yapısında yapılacak her değişikliğin gerçek bir ticari amaca dayanması ve belgelenmesi gerekir; yalnızca vergi doğmasını engellemek için kurgulanan yapılar, Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesindeki ekonomik yaklaşım ilkesi çerçevesinde sorgulanır. İkincisi transfer fiyatlandırmasıdır: grup içi işlemlerde emsallere uygunluk ilkesi işlemeye devam eder ve fiyatlandırma yoluyla kazanç kaydırma, hem örtülü kazanç dağıtımı hem asgari vergi bakımından sonuç doğurur. Üçüncüsü belgelendirmedir: ülke bazlı raporlama, ana rapor ve yıllık belgelendirme yükümlülükleri asgari vergi verileriyle tutarlı olmalıdır. Dördüncüsü, bilgi değişimi nedeniyle farklı ülkelerdeki beyanların karşılaştırılabilir hâle gelmesidir. Beşincisi, planlamanın artık vergi oranından çok operasyonel gerçekliğe ve maddi varlık-personel yapısına dayanması gerekliliğidir; kanunda öngörülen istisna tutarı hesabının bu unsurlara bağlanması bunun göstergesidir. Transfer fiyatlandırması yükümlülüklerini transfer fiyatlandırması yazımızda ele aldık.
Uyuşmazlık çıkarsa izlenecek yol
Yeni bir düzenleme olması nedeniyle asgari vergi hesaplamalarında görüş farklılıkları kaçınılmazdır; bu nedenle uyuşmazlık ihtimali baştan yönetilmelidir. İlk adım önleyicidir: tereddütlü hususlarda işlem öncesinde Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesi uyarınca özelge talep edilmesi, hem riski ölçer hem 369. madde uyarınca ceza korumasını sağlar.
Uyuşmazlık doğduğunda izlenecek sıra şudur. Birincisi hesaplamanın çözülmesidir: idarenin hangi kalemi neden farklı değerlendirdiği kalem bazında tespit edilmelidir; asgari vergi uyuşmazlıkları genellikle tek bir kalemin hesaba dâhil edilip edilmemesinden doğar. İkincisi hukuki dayanaktır: ilgili madde metni, düzenlemenin gerekçesi ve idari açıklamalar birlikte değerlendirilmelidir. Üçüncüsü yol seçimidir: tarhiyat öncesi ya da sonrası uzlaşma, cezalarda indirim ve dava seçenekleri tutar olarak karşılaştırılmalıdır; hesaplama yöntemine ilişkin bir görüş farkı söz konusuysa ve yerleşik bir uygulama bulunmuyorsa dava yolu öne çıkar. Dördüncüsü sürelerdir: ihbarnamenin tebliğinden itibaren dava süresi işler ve uzlaşma talebi bu süreyi durdurur. Beşincisi, aynı hesaplama yönteminin izleyen dönemlerde de uygulanacak olmasıdır: bu nedenle alınacak karar yalnızca ilgili dönemi değil, sonraki yılları da bağlar ve bu yönüyle değerlendirilmelidir. Başvuru yollarının haritasını mükellef hakları ve başvuru yolları yazımızda ele aldık.
Geçici vergi dönemlerinde uygulama
Asgari vergi hesabının yıllık beyannameye özgü olup olmadığı, uygulamada sık sorulan bir konudur. Geçici vergi, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca cari vergilendirme döneminin kazancı üzerinden hesaplanan peşin bir vergidir ve kurumlar bakımından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesindeki oranlar dikkate alınarak hesaplanır.
Bu nedenle asgari vergi düzeninin geçici vergi dönemlerinde nasıl uygulanacağı, kanun metni ve idari düzenlemelere göre belirlenmelidir. Pratik açıdan dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi nakit planlamasıdır: asgari vergi nedeniyle yıl sonunda doğacak ek yükün geçici vergi dönemlerinde öngörülmesi, yıl sonunda beklenmedik bir ödeme ile karşılaşılmasını önler. İkincisi hesaplama disiplinidir: istisna ve indirim kalemlerinin ara dönemlerde de ayrı izlenmesi, yıl sonunda toplu hesaplama ihtiyacını ortadan kaldırır. Üçüncüsü mahsuptur: yıl içinde ödenen geçici vergiler, yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilir; asgari vergi uygulanması hâlinde de mahsup mekanizması işler ve mahsup için verginin fiilen ödenmiş olması aranır. Dördüncüsü, ara dönemlerde yapılan hatalı hesaplamaların yıl sonunda düzeltilmesi hâlinde eksik beyan tartışmasının doğabilmesidir. Bu nedenle asgari vergi etkisinin ilk geçici vergi döneminden itibaren modellenmesi gerekir. Geçici vergi mahsup düzenini geçici vergi yazımızda ele aldık.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… A.Ş., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen kurumlar vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. İdarece, şirketimizin ilgili dönem beyannamesinde yurt içi asgari kurumlar vergisi hesabının hatalı yapıldığı gerekçesiyle tarhiyat yapılmıştır.
2. Oysa asgari vergi matrahının tespitinde, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/C maddesinde sayılan ve hesaplamada dikkate alınmayacak istisna ve indirimler mevzuata uygun biçimde düşülmüştür. Hesaplama tablosu ve dayanak belgeler ektedir.
3. (Alternatif) Şirketimiz ilk defa faaliyete başlayan kurum niteliğinde olup, kanunda öngörülen dönem boyunca bu hükmün uygulanmaması gerekir; ticaret sicil kayıtları ektedir.
4. (Alternatif) Teşvik belgesi kapsamındaki yatırımdan doğan indirimli kurumlar vergisi uygulaması, kanunda öngörülen çerçevede dikkate alınmamıştır; teşvik belgesi ve hesaplama ektedir.
5. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.5, 10, 32, 32/A, 32/C ve ilgili hükümler; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, beyanname ve ekleri, asgari vergi hesaplama tabloları, teşvik belgesi, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Her dönem iki ayrı hesaplama yapın: olağan ve asgari.
- Asgari vergi hesabında düşülebilecek kalemleri kanuna göre belirleyin.
- İlk defa faaliyete başlayan kurumlarda öngörülen dönemi kontrol edin.
- İndirimli kurumlar vergisi uygulamasıyla etkileşimi hesaplayın.
- Grup yapınızın konsolide hasılat eşiğini aşıp aşmadığını izleyin.
- Kapsamdaysanız ülke bazlı efektif oran hesabını kurun.
- Konsolide finansal tablo verileriyle vergi verilerini eşleştirin.
- Ek beyan ve bildirim yükümlülüklerini takvime alın.
Sık sorulan sorular
Yurt içi asgari kurumlar vergisi nedir?
Hesaplanan kurumlar vergisinin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının kanunda belirlenen oranından az olamayacağını öngören düzenlemedir (m.32/C).
Kimlere uygulanır?
Kurumlar vergisi mükelleflerine; kanunda öngörülen istisnalar saklıdır.
Nasıl hesaplanır?
Olağan yöntemle hesaplanan vergi ile asgari hesaplama karşılaştırılır ve yüksek olan ödenir.
Hangi kalemler asgari hesapta düşülebilir?
Kanunda sayılan istisna ve indirimler; liste madde metninden kontrol edilmelidir.
Yeni kurulan şirketlerde uygulanır mı?
İlk defa faaliyete başlayan kurumlar bakımından kanunda öngörülen dönem boyunca uygulanmamasına ilişkin düzenleme bulunur.
Teşvikli yatırımım var; etkilenir miyim?
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasıyla etkileşim kanunda düzenlenmiştir ve hesaplamada ayrıca değerlendirilir.
Küresel asgari vergi kimi kapsar?
Konsolide hasılatı kanunda belirlenen eşiği aşan çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerini.
Efektif vergi oranı nasıl bulunur?
Ülkedeki kapsanan vergiler toplamının, o ülkedeki net kazanca bölünmesiyle.
Tamamlayıcı vergi ne kadar olur?
Efektif oran ile asgari oran arasındaki fark kadar; kanunda öngörülen istisna tutarı hesaplamadan düşülür.
Hangi veriler kullanılır?
Konsolide finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan muhasebe standartlarına göre belirlenen kazançlar ve kapsanan vergiler.
Yerel ve küresel tamamlayıcı vergi farkı nedir?
Yerel tamamlayıcı vergi Türkiye’deki düşük vergilendirmeyi Türkiye’de tamamlar; küresel tamamlayıcı vergi ise grup düzeyinde işler.
Ayrı beyanname veriliyor mu?
Küresel asgari vergi bakımından ayrı beyan ve bildirim yükümlülükleri öngörülmüştür.
Hesaplamada tereddüt varsa ne yapmalıyım?
İşlem öncesinde özelge talep edin; alınan görüşe uyulması hâlinde VUK m.369 uyarınca ceza kesilmez.
İhracat ve üretim indirimi asgari vergiyi etkiler mi?
İndirimli oranla hesaplanan vergi de asgari tutarla karşılaştırılır; bu nedenle indirimin faydası asgari vergi sonrası net etkiye göre değerlendirilmelidir.
Ertelenmiş vergi hesaba katılır mı?
Küresel hesapta kapsanan vergiler belirlenirken cari vergi yanında ertelenmiş vergi de dikkate alınır; bu nedenle geçici farkların doğru izlenmesi gerekir.
Teşviklerim etkisiz mi kalacak?
Her teşvik aynı etkiyi doğurmaz; kanunda sayılan bazı kalemler asgari hesapta da dikkate alınabildiğinden kalem bazında etki analizi gerekir.
Ayrı beyan yükümlülüğü var mı?
Yurt içi asgari vergi kurumlar beyannamesinde gösterilir; küresel asgari vergi bakımından ayrı bildirim ve beyan yükümlülükleri öngörülmüştür.
Grup eşiği geçtiyse ne yapmalıyım?
Kapsam tespiti, veri altyapısı ve hesaplama modelinin kurulması için hazırlık yapılması gerekir.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.32, 32/A, 32/C ve asgari tamamlayıcı vergiye ilişkin hükümlere dayanır. Oran, eşik ve uygulama esasları değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


