İşyeri Hekimliği: Görevlendirme, Gizlilik ve Sorumluluk
07 Eylül 2026

İşyeri Hekimliği: Görevlendirme, Gizlilik ve Sorumluluk

İşyeri hekimliği, hekimin klasik hasta-hekim ilişkisinden farklı bir konumda çalıştığı tek alandır: hekim burada hem çalışanın sağlığını gözetir hem işverenin meslek sırlarını ve ticari bilgilerini gizli tutmakla yükümlüdür. Yönetmelik bu iki yönlü konumu açıkça düzenler ve hekime ayrıca işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmama ödevi yükler. Bu rehber, alanı mevzuat dayanaklarıyla ele alır.

Yürürlükteki metin 2013 tarihlidir; öncekini kaldırmıştır. Alanı düzenleyen metin, 20 Temmuz 2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliktir. Bu Yönetmeliğin 43. maddesiyle, 27/11/2010 tarihli ve 27768 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Hekimlerinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamada hâlâ 2010 tarihli metne yapılan atıflara rastlanmaktadır; dilekçelerde 2013 tarihli metnin esas alınması gerekir.

Görevlendirme, yetki belgesi ve sorumluluk uyuşmazlıkları için destek

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Mevzuat Çerçevesi ve Dayanak

Yönetmeliğin amacı 1. maddede belirtilmiştir: iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevli işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin nitelikleri, belgelendirilmeleri, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

Dayanak 3. maddede sayılmıştır: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 3, 24, 27, 30 ve 31. maddeleri ile 3146 sayılı Kanunun 2 ve 12. maddeleri. Dayanak maddelerine ilişkin ibare 18/12/2014 tarihli ve 29209 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle güncellenmiştir.

Kaynakİşlevi
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (20/6/2012)Temel kanun
Yönetmelik (RG 20/7/2013, S. 28713)Nitelik, belgelendirme, görev ve sorumluluklar
Mülga Yönetmelik (RG 27/11/2010, S. 27768)m. 43 ile yürürlükten kaldırılmıştır
Dayanak maddeleri6331 s.K. m. 3, 24, 27, 30 ve 31
Teşkilat dayanağı3146 sayılı Kanun m. 2 ve m. 12
1219 sayılı KanunHekimin mesleki icra yetkisi
Yargı yoluİdari ve adli yargı, uyuşmazlığın niteliğine göre
Dayanak ibaresinin değiştirilmiş olması, kapsamın genişlediğini gösterir. Yönetmeliğin ilk hâlinde yalnızca 6331 sayılı Kanunun 30. maddesine dayanılırken, 2014 değişikliğiyle dayanak maddeleri 3, 24, 27, 30 ve 31 olarak genişletilmiştir. Bu, Yönetmeliğin yalnızca hizmet sunumunu değil; tanımlar, teftiş ve idari yaptırım boyutlarını da kapsayacak biçimde konumlandığını gösterir. Bir uyuşmazlıkta hangi dayanak maddesinin işlediği, uygulanacak yaptırım rejimini de etkiler.

Kapsam: Hangi İşyerleri?

Kapsam 2. maddede belirlenmiştir: bu Yönetmelik, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan işyerleri ile eğitim kurumlarını kapsar.

MuhatapDurum
6331 kapsamındaki işyerleriKapsamda
Eğitim kurumlarıKapsamda
İşverenlerGörevlendirme yükümlüsü
İşyeri hekimleriGörev, yetki ve sorumluluk
Diğer sağlık personeliGörev, yetki ve sorumluluk
Eğitim kurumlarının ayrıca sayılması, ikili bir yapı kurar. Yönetmelik yalnızca hizmetin sunulduğu işyerlerini değil, işyeri hekimliği eğitimini veren eğitim kurumlarını da kapsar. Bu, iki ayrı denetim ve yaptırım hattı doğurur: bir yanda işverenin görevlendirme yükümlülüğü, diğer yanda eğitim kurumlarının yetki belgesi rejimi. Eğitim kurumlarının vize ve yerleşim planı gibi şartlara tabi olması, bu ikinci hattın kendine özgü kurallarla işlediğini gösterir.

İşverenin Dört Seçeneği

Görevlendirme yükümlülüğü ilk hâliyle bu Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alıyordu; ancak 5. ve 6. maddeler 18/12/2014 tarihli değişiklikle yürürlükten kaldırılmıştır. Yükümlülüğün bugünkü dayanağı 6331 sayılı Kanunun 6. maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinin 5. maddesidir. Buna göre işveren, çalışanları arasından gerekli nitelikleri taşıyan işyeri hekimi görevlendirir; on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde ayrıca diğer sağlık personeli görevlendirilir ve gerekli nitelikleri taşıyan işveren, tehlike sınıfı ve çalışan sayısını dikkate alarak hizmeti kendisi üstlenebilir. 4/2/2024 tarihli değişiklikle yeniden yazılan m. 5/2 uyarınca işyerinde gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde yükümlülükler tamamen veya kısmen OSGB ya da çalışan sağlığı merkezlerinden (ÇASMER) hizmet alınarak yerine getirilebilir.

YolİçeriğiŞart
Kendi çalışanını görevlendirmeNitelikli çalışanlar arasındanTehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınır
OSGB’den hizmet almaBakanlıkça yetkilendirilen ortak sağlık ve güvenlik birimiNitelikli personel bulunmaması
ÇASMER’den hizmet almaSağlık Bakanlığına bağlı çalışan sağlığı merkeziNitelikli personel bulunmaması
İşverenin kendisiGörevi bizzat üstlenmeGerekli niteliklere sahip olma; tehlike sınıfı ve çalışan sayısı
Dışarıdan hizmet alımı, ikincil bir yoldur. m. 5/2 dışarıdan hizmet alımını “gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde” imkân olarak kurduğundan, bu tercihin gerekçesinin gösterilebilmesi yararlıdır. Daha önemlisi, 6331 sayılı Kanunun 4/2. maddesi uyarınca işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mülga 5. maddeye yapılan atıflar ise bugün dayanak oluşturmaz.

Tam Süreli Hekim ve Diğer Sağlık Personeli

Yönetmelik, tam süreli hekim görevlendirilen işyerleri için bir kolaylık getirir: tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

DurumDiğer sağlık personeli
Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilmişGörevlendirilmesi zorunlu değildir
Tam süreli hekim yokTehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre değerlendirilir
DayanakYönetmelik hükmü
Bu istisna, planlamada maliyet farkı yaratır. Tam süreli hekim görevlendirmenin diğer sağlık personeli zorunluluğunu kaldırması, işletmeler bakımından iki modelin karşılaştırılmasını gerektirir: kısmi süreli hekim ile birlikte diğer sağlık personeli mi, yoksa tam süreli hekim mi? Karar yalnızca maliyet değil, hizmetin sürekliliği bakımından da değerlendirilmelidir. Bir iş kazası dosyasında, işyerinde sağlık hizmetinin hangi modelle ve hangi sürelerle sunulduğu doğrudan incelenir.

Görev Süreleri ve Tehlike Sınıfı

Süreler Yönetmeliğin 12. maddesinde (işyeri hekimi) ve 19. maddesinde (diğer sağlık personeli) sayısal olarak belirlenmiştir; 2014 değişikliğiyle yeniden düzenlenen bu süreler geçici 8. madde uyarınca 1/1/2016’dan beri uygulanmaktadır:

Tehlike Sınıfıİşyeri Hekimi (m. 12/1)Tam Gün Hekim Eşiği (m. 12/2-4)Diğer Sağlık Personeli (m. 19/1)
Az tehlikeliÇalışan başına ayda en az 5 dakikaHer 2000 çalışan için en az bir—
TehlikeliÇalışan başına ayda en az 10 dakikaHer 1000 çalışan için en az bir—
Çok tehlikeliÇalışan başına ayda en az 15 dakikaHer 750 çalışan için en az bir10-49 çalışanda ayda 10, 50-249’da 15, 250 ve üzerinde 20 dakika

Eşiğin tam katlarından fazla çalışan varsa, kalan sayı için birinci fıkradaki dakika ölçütüne göre ek hekim görevlendirilir. Görevlendirmenin biçimi de sınırlıdır: m. 7/2 ve 14/3 uyarınca hesaplanan süreler bölünerek birden fazla kişiye verilemez, vardiyalı işyerlerinde vardiyalara uygun görevlendirme yapılır (m. 7/3). m. 12/6’ya göre kamuda yöneticilik görevi olmayan tabipler ve aile hekimleri dışındaki işyeri hekimleri, tam gün çalıştıkları işyeri dışında fazla çalışma yapamaz.

İki ölçüt de değişkendir. Çalışan sayısının artması veya faaliyet değişikliğiyle tehlike sınıfının yükselmesi, mevcut görevlendirmeyi kendiliğinden yetersiz kılar. Denetimde en sık karşılaşılan eksikliklerden biri, büyüyen işyerinde eski süreye göre devam edilmesidir; bu durumda 6331 sayılı Kanunun 26. maddesindeki aylık yinelenen ceza gündeme gelebilir.

Görevlendirme sürelerinizi tehlike sınıfına göre gözden geçirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kısmi Süreli Çalışma ve Yolda Geçen Süre

Birden fazla işyerinde çalışan hekimler bakımından özel bir hüküm vardır: birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz.

UnsurKural
DurumBirden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi
Yolda geçen süreHaftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz
SonuçHekimin fiilî hizmet süresi işyerlerinde geçen süredir
PlanlamaZiyaret takviminin buna göre kurulması
Hüküm, hekimin lehine bir hesaplama sağlar. Yolda geçen sürelerin haftalık kanuni çalışma süresine sayılmaması, birden fazla işyerine hizmet veren bir hekimin daha fazla işyeriyle sözleşme yapabilmesine imkân tanır. Buna karşılık bu durum, hekimin fiilen her işyerinde geçirmesi gereken asgari süreyi azaltmaz; her işyeri için öngörülen süre ayrı ayrı yerine getirilmelidir. Uygulamada ziyaret kayıtlarının işyeri bazında tutulması ve sürelerin belgelenmesi, hem hekimin hem işverenin savunmasının temelidir.

Çifte Gizlilik Yükümlülüğü

Yönetmeliğin 11. maddesi, hekimin gizlilik yükümlülüğünü iki yönlü kurar. Buna göre işyeri hekimleri, görevlerini yaparken işverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları hakkındaki bilgiler ile çalışanın kişisel sağlık dosyasındaki bilgileri gizli tutmakla yükümlüdürler.

Gizli tutulacak bilgiKime ait
Meslek sırlarıİşveren ve işyeri
Ekonomik durum bilgileriİşveren ve işyeri
Ticari durum bilgileriİşveren ve işyeri
Kişisel sağlık dosyası bilgileriÇalışan
İki gizlilik yükümlülüğü çatışabilir ve çatıştığında ölçüt sağlıktır. Hekim, işverenin ticari bilgilerini gizli tutarken çalışanın sağlık verilerini de korumakla yükümlüdür. Uygulamada asıl gerilim, işverenin çalışanın sağlık bilgilerine erişmek istemesiyle doğar: kişisel sağlık dosyasındaki bilgiler işverene açılamaz; işverene iletilebilecek olan, çalışanın işe uygunluğuna ilişkin sonuçtur, tanı ve bulgular değildir. Bu ayrımın korunmaması hem Yönetmeliğe hem kişisel sağlık verilerinin korunmasına ilişkin mevzuata aykırılık oluşturur ve hekim bakımından ayrıca disiplin sorumluluğu doğurur.

İşin Normal Akışını Aksatmama Ödevi

Aynı maddede hekime ikinci bir ödev daha yüklenmiştir: işyeri hekimleri görevlerini yaparken işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak zorundadır.

ÖdevİçeriğiSınır
Akışı aksatmamaİşin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamakMümkün olduğu kadar ibaresi
KatkıVerimli çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak—
ÖncelikÇalışan sağlığı ve güvenliği—
“Mümkün olduğu kadar” ibaresi, ödevi mutlak olmaktan çıkarır. Hüküm, işin akışını aksatmama ödevini mümkün olduğu kadar kaydıyla sınırlamıştır. Bu, çalışan sağlığı ve güvenliğinin gerektirdiği hâllerde hekimin işi durdurmayı gerektiren tespit ve tavsiyelerde bulunabileceği anlamına gelir. Bir iş kazası sonrası, hekimin daha önce risk tespitinde bulunup bulunmadığı ve bunun işverene iletilip iletilmediği incelenir; “işi aksatmamak için sesimi çıkarmadım” savunması bu hüküm karşısında korunma sağlamaz. Bu nedenle hekimin tespit ve tavsiyelerini yazılı olarak iletmesi ve kayda geçirmesi kendi sorumluluğunu belirler.

Yönetmelik hekimin diğer yükümlülük ve yetkilerini de açıkça sayar:

HükümKural
m. 11/2İşyeri hekimi, hizmetin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı hizmet sunduğu işverene karşı sorumludur.
m. 11/3Yazılı bildirdiği tedbirlerden acil durdurma gerektirenler ile yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenler makul sürede yerine getirilmezse işyerinin bağlı olduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı bildirim yapar.
m. 11/4Tespit ve tavsiyelerini ve iş güvenliği uzmanıyla yaptığı çalışmaları onaylı deftere yazar.
m. 11/5Meslek hastalığı ön tanısı koyduğu vakaları SGK’nın yetkilendirdiği sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.
m. 10/1-bCiddi ve önlenemez hayati tehlike ile acil müdahale gerekliliği hâlinde işin durdurulması için işverene başvurur.
m. 42Önerilerinde hiçbir etki altında kalmaz; sözleşmelere mesleki bağımsızlığı kısıtlayan şart konulamaz ve hak ve yetkileri görevini yerine getirmesi nedeniyle kısıtlanamaz.

Diğer Sağlık Personelinin Konumu

Yönetmeliğin 18. maddesi, diğer sağlık personeli bakımından paralel bir düzen kurar. Aynı gizlilik yükümlülüğü bu personel için de geçerlidir. Ayrıca sorumluluk ve raporlama ilişkisi belirlenmiştir: işyerinde görevli diğer sağlık personeli, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.

Raporlama hattı da nettir: diğer sağlık personeli, görevlendirildiği işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tespit ve tavsiyelerini işyeri hekimine iletmekle yükümlüdür.

UnsurKural
GizlilikMeslek sırları, ekonomik-ticari bilgiler ve kişisel sağlık dosyası
Sorumlulukİhmallerinden dolayı hizmet sundukları işverene karşı
RaporlamaTespit ve tavsiyeler işyeri hekimine iletilir
AkışDiğer sağlık personeli → işyeri hekimi
Raporlama hattının hekimde bitmesi, sorumluluğu da şekillendirir. Diğer sağlık personelinin tespitlerini doğrudan işverene değil işyeri hekimine iletmesi öngörüldüğünden, bir olayda zincirin nerede koptuğu önem kazanır: tespit hekime iletilmiş mi, hekim bunu değerlendirip işverene aktarmış mı? Zincirin her halkasında yazılı kayıt bulunması, sorumluluğun doğru kişiye atfedilmesini sağlar. Kayıt bulunmadığında, ihmalin kimde olduğu tartışması her iki sağlık görevlisinin de aleyhine sonuçlanabilir.

Yetki Belgesi: Askı ve İptal

Eğitim kurumları bakımından yetki belgesi rejimi işler ve belgenin geçerliliğini yitirmesi hâlinde doğacak sonuçlar düzenlenmiştir: yetki belgesinin geçerliliğinin askıya alınması veya doğrudan iptali durumunda önceden yapılan aday kayıt işlemlerinden doğan hukuki sonuçlardan iptal edilen veya geçerliliği askıya alınan yetki belgesi sahipleri sorumludur.

DurumSonuç
Yetki belgesinin askıya alınmasıAday kayıt işlemlerinden doğan sonuçlardan belge sahibi sorumlu
Yetki belgesinin doğrudan iptaliAynı sorumluluk
KapsamÖnceden yapılan aday kayıt işlemleri
MuhatapYetki belgesi sahipleri
Sorumluluk, belge sona erse dahi geriye dönük olarak sürer. Hüküm, yetki belgesi askıya alınan veya iptal edilen kurumun, önceden yaptığı aday kayıtlarından doğan hukuki sonuçlardan sorumlu olduğunu belirtir. Bu, eğitim bedelini ödeyip eğitimi tamamlayamayan adaylar bakımından doğrudan bir dayanak oluşturur: talep, yetkisi sona eren kuruma yöneltilir. Kurum bakımından ise bu, yetki belgesinin sürekliliğini korumanın yalnızca idari değil mali bir mesele olduğu anlamına gelir. Aday sözleşmelerinde bu riskin nasıl paylaşılacağının düzenlenmesi gerekir.

Askı ve iptal rejimi yalnızca eğitim kurumlarını değil işyeri hekiminin kendi belgesini de kapsar:

HâlSonuçDayanak
İhtar puanlarının kişiler için 100’e, kurumlar için 200’e ulaşmasıBelge altı ay askıya alınırm. 40, m. 41/1
Ölüm veya maluliyetle sonuçlanan iş kazası ya da meslek hastalığında hekimin ihmalinin yargı kararıyla kesinleşmesiBelge altı ay askıya alınır; İSG-KÂTİP’teki tüm sözleşmeleri kendiliğinden iptal edilir; bu askıya itiraz hakkı yokturm. 41/2, m. 41/8
Askı süresiKişi bu Yönetmelik kapsamındaki yetkilerini kullanamazm. 41/3
Belgelendirmede gerçeğe aykırı belge veya beyanBelge doğrudan iptal edilirm. 39/2
Askı ve iptal işlemlerine itirazTebliğden itibaren en geç 10 iş günü içinde Genel Müdürlüğem. 41/8

İşe Giriş ve Periyodik Muayeneler

Muayenelerin sıklığı Yönetmeliğin 9/2-c maddesinde belirlenmiştir. İşyeri hekimi, muayene ve tetkikler hakkında çalışanı bilgilendirir ve rızasını alır; sonuçları EK-2’deki örneğe uygun düzenleyerek işyerinde muhafaza eder. Periyodik muayene, çalışanın kişisel özellikleri, tehlike sınıfı ve risk değerlendirmesi sonuçları gözetilerek şu sürelerde tekrarlanır; hekim gerek görürse süreleri kısaltır:

GrupPeriyodik MuayeneDayanak
Az tehlikeli sınıftaki işlerEn geç beş yılda birm. 9/2-c-3
Tehlikeli sınıftaki işlerEn geç üç yılda birm. 9/2-c-3
Çok tehlikeli sınıftaki işlerEn geç yılda birm. 9/2-c-3
Çocuk, genç ve gebe çalışanlarEn geç altı ayda birm. 9/2-c-3
Özellikli raporlarda yetki kamudadır. Geçici 3. maddeye göre 6331 sayılı Kanunun 38/1-a maddesinin bir ve ikinci kısımlarında belirtilen işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği yönünden özellikli rapor niteliğindeki işe giriş ve periyodik sağlık muayeneleri, Kanunun yürürlüğünden önce olduğu gibi kamu sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenir. Raporun bulunmaması işverenin yükümlülüğünü yerine getirmediğinin göstergesidir; raporda yer alan tanı ve bulguların ise işverenle paylaşılmaması gerekir.

Hukuki Yollar

Bu alandaki uyuşmazlıklar, tarafına ve konusuna göre farklı yargı kollarında görülür.

UyuşmazlıkMerciDayanak
6331 s.K. m. 26 uyarınca il müdürlüğünce verilen idari para cezasıSulh ceza hâkimliği — tebliğden itibaren on beş günKanunda ayrı kanun yolu yok; Kabahatler K. m. 3/1-a, m. 27/1
SGK’ca verilen bildirim cezası (6331 s.K. m. 14)5510 s.K. m. 102 usulü6331 s.K. m. 26/2
Belgenin askıya alınması veya iptaliÖnce 10 iş günü içinde Genel Müdürlüğe itiraz; ardından idare mahkemesiYönetmelik m. 41/8; İYUK m. 7
Belgelendirme talebinin reddiİdare mahkemesi — altmış günİYUK m. 2, m. 7
Hekim ile işveren arasındaki sözleşmeİş mahkemesi veya genel mahkemelerSözleşmenin niteliğine göre
İş kazasından doğan tazminatİş mahkemesiGenel hükümler
Yürütmenin durdurulması (idari işlemler)İdare mahkemesiİYUK m. 27

Savunmada üzerinde durulacak başlıca hususlar:

  • Mülga metin. İşlemin 2010 tarihli mülga Yönetmeliğe dayandırılması.
  • Tehlike sınıfı. Sınıfın ve çalışan sayısının doğru belirlenip belirlenmediği.
  • Süre hesabı. Asgari görev süresinin işlem tarihindeki metne göre hesaplanması.
  • Görevlendirme biçimi. Kendi personeli, OSGB veya işverenin bizzat üstlenmesi.
  • Tam süreli hekim. Diğer sağlık personeli zorunluluğunun bulunup bulunmadığı.
  • Kayıt. Ziyaret, tespit ve tavsiyelerin yazılı olarak belgelenmesi.
  • Gizlilik. Sağlık verilerinin işverenle paylaşılıp paylaşılmadığı.
  • Zincir. Diğer sağlık personelinin tespitlerinin hekime iletilmiş olması.

İş kazasından doğan tazminat davalarında işyeri hekiminin konumu ayrıca değerlendirilir: hekimin risk tespitinde bulunup bulunmadığı, bunu işverene iletip iletmediği ve işverenin bu tespite rağmen önlem alıp almadığı üzerinden kusur paylaşımı yapılır. Bu nedenle hekim bakımından en güçlü koruma, tespit ve tavsiyelerin tarihli ve yazılı biçimde kayda geçirilmiş olmasıdır.

Sağlık Gözetimi, İşe Uygunluk Raporu ve Gizlilik

Yönetmelik işyeri hekiminin görevlerini ayrıntılı biçimde düzenler; ancak hekimin en çok hukuki uyuşmazlığa konu olan faaliyeti olan sağlık gözetimi ve işe uygunluk raporu, doğrudan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 15. maddesinde yer alır. Bu hükümler hem işverenin yükümlülüklerini hem çalışanın haklarını belirler.

İşe giriş raporu şartı. Kanunun 15. maddesinin ikinci fıkrasına göre tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Üçüncü fıkraya göre bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları, işyeri sağlık ve güvenlik biriminde veya hizmet alınan ortak sağlık ve güvenlik biriminde görevli işyeri hekiminden alınır; az tehlikeli sınıftaki bazı işyerleri için kamu sağlık hizmet sunucularından veya aile hekimlerinden de rapor alınabilmesine ilişkin istisna öngörülmüştür. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığınca belirlenen hakem hastanelere yapılır ve verilen kararlar kesindir.

Masrafın işverene ait olması. Aynı maddenin dördüncü fıkrası açıktır: sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır ve çalışana yansıtılamaz. İşe giriş muayenesi, tetkik ve rapor bedellerinin çalışandan istenmesi veya ücretten kesilmesi bu hükme aykırıdır.

Sağlık bilgilerinin gizliliği. Beşinci fıkraya göre sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur. Çalışanın sağlık verileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca özel nitelikli kişisel veridir. İşyeri hekimi, çalışanın işe uygun olup olmadığını işverene bildirir; ancak tanı, tetkik sonucu ve hastalık ayrıntılarını işverenle paylaşamaz. İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca çalışanların kişisel sağlık dosyaları işten ayrılma tarihinden itibaren en az on beş yıl süreyle saklanır; çalışan başka işyerine geçerse yeni işveren dosyayı yazılı olarak talep eder ve önceki işveren onaylı bir örneğini bir ay içinde gönderir.

Hekimin bildirimi ve hakların korunması. 6331 sayılı Kanun’un 8. maddesi, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tespit ettikleri eksiklik ve aksaklıkları işverene yazılı olarak bildirmesini, hayati tehlike arz eden durumlarda gerekli tedbir alınmazsa durumu Bakanlığın ilgili birimine iletmesini öngörür ve bu kişilerin görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle haklarının kısıtlanamayacağını düzenler. İşveren bakımından ise işyeri hekimi görevlendirmeme, Kanunun 26. maddesi uyarınca aykırılığın devam ettiği her ay için yinelenen idari para cezası yaptırımına bağlanmıştır.

KonuKuralDayanak
Tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleriİşe uygunluk raporu olmadan işe başlatma yasağı6331 s.K. m.15/2
Raporu kim verir?İşyeri hekimi; az tehlikeli bazı işyerlerinde kamu sağlık kuruluşu veya aile hekimi6331 s.K. m.15/3
Rapora itirazSağlık Bakanlığınca belirlenen hakem hastaneye; karar kesin6331 s.K. m.15/3
Muayene ve tetkik masrafıİşverene aittir, çalışana yansıtılamaz6331 s.K. m.15/4
Sağlık bilgileriGizli tutulur; özel nitelikli kişisel veri6331 s.K. m.15/5; KVKK m.6
Kişisel sağlık dosyasıİşten ayrılmadan itibaren en az 15 yıl saklanırİSG Hizmetleri Yönetmeliği m.7
Tespitlerin bildirimiİşverene yazılı; hayati tehlikede Bakanlığa6331 s.K. m.8
Hekim görevlendirmemeGörevlendirilmeyen her kişi için 5.000 TL temel tutar (yıllık yeniden değerlemeye tabi); aykırılığın devam ettiği her ay aynı miktar6331 s.K. m.26/1-b

Uygulamada işe uygun olmadığı yönünde rapor verilen adayların, raporun gerekçesinin kendilerine açıklanmasını ve hakem hastane yoluna başvurma imkânını bilmemesi sık görülen bir sorundur. Rapor ile birlikte itiraz yolunun da bildirilmesi, hem çalışanın hakkını hem hekimin sorumluluğunu korur.

Sıkça Sorulan Sorular

İşyeri hekimliği hangi mevzuata tabi?

20 Temmuz 2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik uygulanır; Yönetmelik 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa dayanır.

Önceki yönetmelik yürürlükte mi?

Hayır. 2013 tarihli Yönetmeliğin 43. maddesiyle, 27/11/2010 tarihli ve 27768 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Hekimlerinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

İşveren yükümlülüğünü nasıl yerine getirir?

Bu Yönetmeliğin 5. maddesi 2014’te yürürlükten kaldırıldığından dayanak 6331 sayılı Kanunun 6. maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinin 5. maddesidir. İşveren nitelikli çalışanını görevlendirir; nitelikli personel yoksa OSGB ya da ÇASMER’den hizmet alabilir; gerekli niteliklere sahipse görevi kendisi üstlenebilir.

Tam süreli hekim varsa diğer sağlık personeli gerekir mi?

Hayır. Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

Görev süresi neye göre belirlenir?

Tehlike sınıfına göre çalışan başına ayda en az 5, 10 veya 15 dakikadır (m. 12/1). Az tehlikelide 2000, tehlikelide 1000, çok tehlikelide 750 çalışan başına en az bir tam gün hekim görevlendirilir; süreler bölünerek birden fazla hekime verilemez.

Birden fazla işyerinde çalışan hekimde yol süresi sayılır mı?

Hayır. Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz.

İşyeri hekiminin gizlilik yükümlülüğü neyi kapsar?

İşverenin ve işyerinin meslek sırları ile ekonomik ve ticari durumları hakkındaki bilgileri ve çalışanın kişisel sağlık dosyasındaki bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür.

Hekim işin akışını aksatabilir mi?

Yönetmelik hekime işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmama ödevi yükler; bu ibare ödevi mutlak kılmaz ve çalışan sağlığı ile güvenliğinin gerektirdiği tespit ve tavsiyelerde bulunulmasına engel oluşturmaz.

Diğer sağlık personeli kime rapor verir?

Diğer sağlık personeli, görevlendirildiği işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tespit ve tavsiyelerini işyeri hekimine iletmekle yükümlüdür.

Yetki belgesi iptal edilirse kayıtlı adayların durumu ne olur?

Yetki belgesinin askıya alınması veya doğrudan iptali durumunda, önceden yapılan aday kayıt işlemlerinden doğan hukuki sonuçlardan iptal edilen veya geçerliliği askıya alınan yetki belgesi sahipleri sorumludur.

İşe giriş muayenesinin ücretini çalışan mı öder?

Hayır. 6331 sayılı Kanun’un 15. maddesinin dördüncü fıkrasına göre sağlık gözetiminden doğan maliyet ve her türlü ek maliyet işverence karşılanır ve çalışana yansıtılamaz.

Periyodik muayene ne sıklıkla yapılır?

m. 9/2-c-3 uyarınca az tehlikeli işlerde en geç beş yılda, tehlikelide üç yılda, çok tehlikelide yılda bir; çocuk, genç ve gebe çalışanlarda en geç altı ayda bir yapılır. İşyeri hekimi gerek görürse bu süreleri kısaltır.

İş kazasında işyeri hekiminin belgesi askıya alınır mı?

Ölüm veya maluliyetle sonuçlanan iş kazası ya da meslek hastalığında hekimin ihmali yargı kararıyla kesinleşirse belgesi altı ay askıya alınır ve İSG-KÂTİP’teki tüm sözleşmeleri kendiliğinden iptal edilir; bu askıya karşı Yönetmelikteki itiraz hakkı kullanılamaz (m. 41/2, 41/8).

Dosyanızı Değerlendirelim

Bu alanda üç husus belirleyicidir. Birincisi görevlendirmenin doğru kurgulanmasıdır: tehlike sınıfı ve çalışan sayısı değiştiğinde görevlendirme de güncellenmelidir; dışarıdan hizmet alımı ise işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İkincisi gizliliğin iki yönlü olmasıdır: çalışanın kişisel sağlık dosyasındaki bilgiler işverene açılamaz, işverene iletilebilecek olan işe uygunluk sonucudur. Üçüncüsü kayıttır: hekimin tespit ve tavsiyelerini yazılı olarak iletmiş olması, bir iş kazası dosyasında kusur paylaşımını doğrudan etkiler. Bürom; işyeri hekimleri, diğer sağlık personeli ve işverenler için görevlendirme, sorumluluk ve idari işlem uyuşmazlıklarında hukuki destek vermektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

Görevlendirme ve kayıt düzeninizi birlikte kuralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yönetmelik ve ekleri ile görev süreleri değişebilmektedir; dosyanızı işlem tarihinde yürürlükte olan metne göre avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk