Engellilere Tanınan Vergi Kolaylıkları 2026: Engellilik İndirimi, ÖTV ve MTV İstisnası, Emlak Vergisinde İndirimli Oran (GVK m.31, 4760 m.7)
07 Eylül 2026

Engellilere Tanınan Vergi Kolaylıkları 2026: Engellilik İndirimi, ÖTV ve MTV İstisnası, Emlak Vergisinde İndirimli Oran (GVK m.31, 4760 m.7)

Vergi mevzuatı, engelli vatandaşlar için tek bir düzenleme değil, farklı kanunlara dağılmış bir kolaylıklar bütünü öngörür: ücrette indirim, araç alımında istisna, motorlu taşıtlar vergisinde muafiyet ve emlak vergisinde indirimli oran. Her birinin şartı ve başvuru usulü ayrıdır. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Çalışma gücünün kanunda belirlenen oranlarını kaybetmiş hizmet erbabı ile serbest meslek erbabı ve bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunanlar engellilik indiriminden yararlanır (GVK m.31).
  • Engellilik indirimi, ücretlilerde matrahtan düşülür; serbest meslek erbabı ve basit usul mükelleflerinde beyan edilen gelirden indirilir (m.31, 89).
  • Engellilik derecesi kanunda öngörülen orana ulaşanların bizzat kullanmak amacıyla iktisap ettikleri taşıtların ilk iktisabı özel tüketim vergisinden istisnadır (4760 m.7).
  • Engellilik derecesi kanunda belirlenen oranın üzerinde olanların adlarına kayıtlı taşıtlar motorlu taşıtlar vergisinden istisnadır (197 m.4).
  • Kanuni ölçüyü geçmeyen tek meskeni bulunan engellilerin bina vergisi oranı sıfıra kadar indirilebilir (1319 m.8).

Engellilik indirimi (GVK m.31)

Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi, engellilik indirimini düzenler. Maddeye göre çalışma gücünün asgari kanunda belirlenen oranını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı engelli sayılır ve engellilik dereceleri kanunda öngörülen sınıflandırmaya göre belirlenir. Engellilik indirimi, engelli hizmet erbabının ücretinden, engellilik derecesine göre belirlenen aylık tutarların düşülmesi suretiyle uygulanır.

Maddede indirimden yararlanacak kişiler geniş tutulmuştur: engelli hizmet erbabının kendisi, bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan hizmet erbabı, engelli serbest meslek erbabı, bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile basit usulde vergilendirilenlerden kanunda sayılanlar bu kapsamdadır. Uygulama biçimi mükellef türüne göre değişir: ücretlilerde indirim, aylık ücret matrahından düşülerek stopaj hesabında dikkate alınır; serbest meslek erbabı ve basit usul mükelleflerinde ise Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca beyan edilen gelirden indirilir. Derecenin ve indirim tutarının tespiti, yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak rapora ve ilgili merci tarafından yapılacak değerlendirmeye bağlıdır; bu nedenle başvuru sürecinin doğru yürütülmesi, indirimin uygulanmasının ön şartıdır.

Kolaylıkların haritası

KolaylıkKapsamDayanak
Engellilik indirimiÜcret ve serbest meslekGVK m.31, 89
ÖTV istisnasıTaşıt ilk iktisabı4760 m.7
MTV istisnasıAdına kayıtlı taşıt197 m.4
Emlak vergisinde indirimli oranTek mesken1319 m.8
Gümrük muafiyetiEngelli kullanımına özgü eşya4458
KDV istisnasıEngelliye özel araç-gereçKDVK m.17

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu kolaylıkların ortak özelliği, hepsinin ayrı bir başvuru ve belge gerektirmesidir; biri için alınan rapor otomatik olarak diğerini sağlamaz. Ayrıca her düzenlemenin aradığı engellilik oranı farklı olabilir: gelir vergisi indiriminde derece sınıflandırması, taşıt istisnalarında ise kanunda belirlenen oran ölçütü esas alınır. Bu nedenle her kolaylık için ilgili kanun metnindeki oranın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Taşıt alımında ÖTV istisnası (4760 m.7)

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesi, kanuna ekli listelerde yer alan bazı taşıtların engelliler tarafından ilk iktisabını vergiden istisna tutar. Maddede iki ayrı hâl düzenlenmiştir: engellilik derecesi kanunda belirlenen orana ulaşanlar bakımından, taşıtın özel tertibatlı olması şartı aranmaksızın; bu oranın altında olanlar bakımından ise taşıtın engelliliğe uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırılması şartıyla istisna uygulanır. Ayrıca istisnadan yararlanma, kanunda öngörülen süre ve taşıt değeri sınırlarına bağlanmıştır.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi rapordur: engellilik durumunun yetkili sağlık kuruluşlarından alınan ve geçerliliği devam eden raporla belgelenmesi gerekir. İkincisi bizzat kullanım ve süredir: istisnadan beş yılda bir defaya mahsus yararlanılabilir; bu sürenin ilk iktisap tarihinden itibaren hesaplanması esastır. Üçüncüsü değer sınırıdır: taşıtın kanunda öngörülen değeri aşmaması aranır ve bu değerin hesabında hangi unsurların dikkate alınacağı belirlenmelidir. Dördüncüsü devir yasağıdır: Kanun’un 15. maddesi, istisnadan yararlanılarak iktisap edilen taşıtların kanunda öngörülen süre içinde istisnadan yararlanamayan kişilere devri hâlinde, alınmayan verginin ceza ve faiziyle tahsil edilmesini öngörür. Beşincisi veraset yoluyla intikaldir: ölüm hâlinde mirasçılara geçişte kanunda öngörülen düzenleme uygulanır. Taşıt vergilendirmesini araç ticaretinde vergilendirme yazımızda ele aldık.

Rapor süreci ve itiraz yolu

Tüm kolaylıkların dayanağı sağlık kurulu raporudur; bu nedenle rapor sürecinin doğru yürütülmesi belirleyicidir. Süreç, yetkili sağlık kuruluşuna sevk ile başlar; kurulca düzenlenen rapor, ilgili merci tarafından değerlendirilerek engellilik derecesi belirlenir.

Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi yetkili kuruluştur: raporun mevzuatta yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarından alınması gerekir; yetkisiz kuruluş raporları işleme alınmaz. İkincisi içeriktir: raporda çalışma gücü kayıp oranının ve varsa özel tertibat gerekliliğinin açıkça gösterilmesi gerekir; eksik ifadeler başvurunun reddine yol açar. Üçüncüsü süredir: sürekli ve süreli raporlar farklı sonuç doğurur; süreli raporlarda geçerlilik bitiminde yenileme yapılmazsa kolaylık sona erer ve alınmayan vergiler istenebilir. Dördüncüsü itirazdır: rapora ya da belirlenen dereceye itiraz için mevzuatta öngörülen usul izlenir; itiraz üzerine hakem hastane incelemesi gündeme gelebilir. Beşincisi idari işlemdir: engellilik indirimi talebinin reddine ilişkin işlem bir idari işlemdir ve süresinde dava konusu edilebilir. Altıncısı geriye dönük uygulamadır: indirimin hangi dönemden itibaren uygulanacağı, başvuru ve rapor tarihlerine göre belirlenir; geçmiş dönemler için düzeltme ve iade talebinde bulunulup bulunulamayacağı ayrıca değerlendirilir.

İşverenler bakımından yükümlülükler

Engellilik indirimi ücretlilerde bordro üzerinden uygulandığından, işverene de görev düşer. İşveren, çalışanın indirimden yararlanma hakkını gösteren belgeyi aldıktan sonra, indirim tutarını aylık ücret matrahından düşerek gelir vergisi stopajını hesaplar; bu tutarın bordroda ayrı gösterilmesi gerekir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi belgedir: indirimin uygulanabilmesi için ilgili merci tarafından belirlenen derece ve tutarın işverene bildirilmiş olması gerekir; çalışanın beyanı tek başına yeterli değildir. İkincisi kümülatif matrahtır: indirim, kümülatif matrah hesabında dikkate alınır ve dilim geçişlerini etkiler. Üçüncüsü değişikliklerdir: raporun süresi dolduğunda ya da derece değiştiğinde indirimin güncellenmesi gerekir; işverenin bundan haberdar edilmesi çalışanın sorumluluğundadır ancak fazla indirim uygulanması hâlinde eksik kesilen vergi işverenden aranabilir. Dördüncüsü çalışan sayısı yükümlülüğüdür: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesi, kanunda belirlenen sayıda işçi çalıştıran işverenlere engelli işçi çalıştırma zorunluluğu getirir ve bu zorunluluğun ihlali idari para cezası doğurur; ayrıca engelli çalıştıran işverenler bakımından prim teşviklerinden yararlanma imkânı bulunur. Beşincisi, bu teşviklerden yararlanmanın cari borçların düzenli ödenmesi şartına bağlı olmasıdır. Ücret bordrosu uygulamasını ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.

Diğer istisna ve muafiyetler

Engellilere yönelik kolaylıklar, sayılan dört ana başlıkla sınırlı değildir; farklı kanunlarda dağınık hâlde bulunan başka düzenlemeler de vardır. Birincisi katma değer vergisi istisnasıdır: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesi, engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç gereç ile özel bilgisayar programlarının teslimini istisna tutar; bu istisna, ürünün münhasıran engelli kullanımına özgü olmasını gerektirir.

İkincisi gümrük muafiyetidir: 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili düzenlemeler, engellilerin kullanımına mahsus eşyanın ithalinde muafiyet öngörür; bu muafiyetten yararlanılan eşyanın devri ve kullanım amacının değiştirilmesi hâlinde vergiler aranır. Üçüncüsü harç istisnalarıdır: kanunlarda öngörülen bazı işlemler bakımından harç kolaylıkları bulunur. Dördüncüsü sosyal güvenlik boyutudur: erken emeklilik ve prim gün sayısı bakımından 5510 sayılı Kanun’da engellilere özgü düzenlemeler yer alır; ayrıca engelli yakını bakan sigortalılar bakımından öngörülen imkânlar değerlendirilmelidir. Beşincisi bakım ve destek ödemeleridir: bu ödemelerin niteliği ve vergiye tabi olup olmadığı ilgili mevzuata göre belirlenir. Altıncısı, bağış ve yardımlarda engellilere hizmet veren kuruluşlara yapılan ödemelerin indirim kapsamıdır. Bu düzenlemelerin dağınık olması nedeniyle, hak sahiplerinin her yıl bir gözden geçirme yapması yerinde olur.

Özel tertibat şartı ve teknik ölçütler

Taşıt istisnasında en çok tartışılan konu, özel tertibat şartının ne zaman aranacağı ve neyin özel tertibat sayılacağıdır. 4760 sayılı Kanun’un 7. maddesi, engellilik derecesi kanunda belirlenen orana ulaşanlar bakımından bu şartı aramazken, bu oranın altında kalanlarda taşıtın engelliliğe uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırılması şartını öngörür.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi tertibatın niteliğidir: özel tertibatın, kişinin engelliliğine uygun ve aracı hareket ettirmeye yönelik olması aranır; konfor amaçlı donanımlar bu kapsamda değerlendirilmez. İkincisi tescildir: yapılan tertibatın araç tescil belgesine işlenmesi ve teknik muayene ile belgelenmesi gerekir. Üçüncüsü sürücü belgesidir: özel tertibatlı araç kullanımına ilişkin sürücü belgesindeki kayıtların uyumlu olması aranır. Dördüncüsü sonradan kaldırmadır: istisnadan yararlanıldıktan sonra tertibatın kaldırılması ya da aracın tadil edilmesi, şart ihlali olarak değerlendirilebilir. Beşincisi üçüncü kişi kullanımıdır: aracın engelli adına tescil edilip fiilen başkası tarafından kullanılması, istisnanın amacına aykırılık iddiasına yol açabilir; ancak engellinin bizzat kullanamadığı hâllerde mevzuatta öngörülen düzenlemeler ayrıca değerlendirilir. Altıncısı, istisna talebinin reddi hâlinde işlemin dava konusu edilebilmesidir. Bu ölçütlerin araç alımından önce netleştirilmesi, sonradan doğacak tarhiyatı önler.

Reddedilen taleplerde izlenecek yol

Engellilere tanınan kolaylıklara ilişkin talepler her zaman kabul edilmez; ret hâlinde izlenecek yolun bilinmesi hak kaybını önler. Ret işlemleri iki türlüdür: birincisi engellilik derecesinin belirlenmesine ilişkin işlemler, ikincisi vergisel kolaylığın uygulanmasına ilişkin işlemler.

İzlenecek sıra şudur. Birincisi rapor itirazıdır: derece tespitine itiraz mevzuatta öngörülen usulle yapılır ve gerekirse hakem hastane incelemesi istenir; bu aşama tamamlanmadan vergisel talebin sonuçlanması güçtür. İkincisi düzeltme talebidir: Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve devamı maddelerindeki vergi hatası kapsamına giren durumlarda, 122. madde uyarınca düzeltme talep edilir; talebin reddi hâlinde 124. madde uyarınca şikâyet yoluyla üst makama başvurulur. Üçüncüsü davadır: ret işlemine karşı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesindeki süre içinde vergi mahkemesinde iptal davası açılır; dilekçede engellilik durumunun ve kanuni şartların sağlandığı belgelerle ortaya konması gerekir. Dördüncüsü iadedir: kolaylıktan geçmişe dönük yararlanma hakkı doğduğunda, fazla ödenen vergilerin iadesi düzeltme yoluyla talep edilir ve düzeltme zamanaşımı süresi gözetilir. Beşincisi süredir: her aşamanın kendi süresi vardır ve bunların bir takvimde izlenmesi gerekir. Düzeltme ve şikâyet yolunu vergi hatalarında düzeltme yazımızda ele aldık.

Bakmakla yükümlü olma ölçütü

Engellilik indiriminin en geniş uygulama alanı, engelli yakını bulunan çalışanlardır; ancak “bakmakla yükümlü olma” kavramının kapsamı sık tartışılır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi, bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan hizmet erbabı ile serbest meslek erbabını da indirimden yararlandırır.

Değerlendirmede dikkate alınan unsurlar şunlardır. Birincisi akrabalık ilişkisidir: eş, çocuk, anne, baba ve kanunda öngörülen diğer yakınlar bakımından durum ayrı ayrı ele alınır. İkincisi fiilî bakımdır: engelli kişinin mükellefle birlikte yaşaması ya da bakımının fiilen üstlenilmiş olması aranabilir; bu husus aile durumu belgeleri ve adres kayıtlarıyla gösterilir. Üçüncüsü gelir durumudur: engelli kişinin kendi geliri bulunması hâlinde bakmakla yükümlü sayılıp sayılmayacağı değerlendirilir. Dördüncüsü mükerrerliktir: aynı engelli kişi için birden fazla yakının indirimden yararlanıp yararlanamayacağı belirlenmelidir; uygulamada bu husus, aynı kişi için mükerrer indirim yapılmasını önlemek amacıyla kontrol edilir. Beşincisi belge düzenidir: nüfus kayıt örneği, sağlık kurulu raporu ve varsa vesayet ya da kayyımlık kararları dosyaya eklenmelidir. Altıncısı, engelli kişinin durumunda değişiklik olması hâlinde bunun bildirilmesi gerekliliğidir. Bu ölçütlerin belgelerle desteklenmesi, başvurunun kabulünü hızlandırır.

Kolaylıkların yıllık gözden geçirilmesi

Engellilere tanınan vergi kolaylıkları farklı kanunlara dağıldığı ve her yıl tutar ile oranlar güncellendiği için, hak sahiplerinin yılda bir kez toplu bir gözden geçirme yapması yerinde olur. Önerilen kontrol şu başlıklardan oluşur.

Birincisi rapor durumudur: sağlık kurulu raporunun süreli mi sürekli mi olduğu, süreli ise geçerlilik bitim tarihi ve yenileme takvimi kontrol edilmelidir. İkincisi bordro kontrolüdür: ücretlilerde indirimin bordroda uygulandığı ve güncel tutar üzerinden hesaplandığı doğrulanmalıdır; uygulanmadığı fark edilirse geçmiş dönemler için düzeltme ve iade talebi değerlendirilir. Üçüncüsü beyanname kontrolüdür: serbest meslek erbabı ve basit usul mükelleflerinde indirimin beyannameye yansıtıldığı kontrol edilmelidir. Dördüncüsü taşıt kontrolüdür: istisnadan yararlanılan araçta beş yıllık sürenin dolup dolmadığı, motorlu taşıtlar vergisi istisnasının işlediği ve tescil kayıtlarının güncel olduğu izlenmelidir. Beşincisi emlak vergisi kontrolüdür: indirimli oranın uygulandığı, mesken sayısında ve yüzölçümünde değişiklik olmadığı doğrulanmalıdır. Altıncısı, şartlarda meydana gelen değişikliklerin ilgili idarelere bildirilmesidir: bildirilmeyen değişiklikler, alınmayan vergilerin cezalı olarak istenmesine yol açar. Bu kontrolün yılda bir yapılması, hem hak kaybını hem sonradan doğacak vergi yükünü önler.

Engelli istihdamında işveren teşvikleri

Engellilere tanınan kolaylıkların bir bölümü, doğrudan hak sahibine değil onları istihdam eden işverene yöneliktir ve bu, istihdamı artırmayı amaçlar. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesi, işverenlerin kanunda belirlenen sayıda işçi çalıştırdıkları işyerlerinde, belirlenen oranda engelli işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlü olduğunu düzenler; bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde çalıştırılmayan her engelli ve çalıştırılmayan her ay için idari para cezası uygulanır.

Buna karşılık teşvikler de öngörülmüştür. Birincisi prim desteğidir: engelli çalıştıran özel sektör işverenlerinin, kanunda öngörülen şartlarla sigorta primi işveren hissesinin bir kısmının Hazinece karşılanmasına ilişkin düzenlemeler bulunur; bu destekten yararlanmak, cari prim borçlarının düzenli ödenmesi şartına bağlıdır. İkincisi korumalı işyeri uygulamasıdır: Gelir Vergisi Kanunu, korumalı işyerlerinde istihdam edilen engelli çalışanlar için diğer teşviklerden yararlanılmayan hâllerde, işverenlerce ödenen ücretlerin kanunda öngörülen kısmının kurum kazancından indirilmesine imkân tanıyan düzenlemeler içerir. Üçüncüsü, engelli çalışan sayısının hesabında hangi işyerlerinin birlikte değerlendirileceğidir. Dördüncüsü, bu yükümlülüğün ve teşviklerin işyeri bazında yıllık olarak kontrol edilmesi gerekliliğidir. Ücret ve prim yükümlülüklerini ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.

Miras ve devir hâllerinde durum

Engellilere tanınan kolaylıklar kişiye bağlı haklardır; bu nedenle hak sahibinin ölümü ya da malın devri hâlinde ne olacağı ayrıca düzenlenmiştir. Taşıt istisnası bakımından 4760 sayılı Kanun’un 15. maddesi belirleyicidir: istisnadan yararlanılarak iktisap edilen taşıtın, ilk iktisap tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde istisnadan yararlanamayan kişilere devri hâlinde, adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan zamanında alınmayan vergi tahsil edilir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi veraset yoluyla intikaldir: kanun, varislere intikal eden taşıtlar bakımından ayrı bir düzenleme öngörür ve bu hâlde vergi aranmamasına ilişkin hükümler bulunur; ancak varisin taşıtı sonradan devretmesi hâlinde durum yeniden değerlendirilir. İkincisi süre hesabıdır: sürenin ilk iktisap tarihinden itibaren işlediği ve tescil tarihiyle karıştırılmaması gerekir. Üçüncüsü ikinci taşıttır: istisnadan yararlanılan sürenin dolmasından önce yeni bir taşıt için istisna talep edilemez. Dördüncüsü emlak vergisidir: indirimli orandan yararlanılan meskenin satılması ya da hak sahibinin ölümü hâlinde durumun belediyeye bildirilmesi gerekir; bildirilmemesi hâlinde alınmayan vergi cezalı olarak istenir. Beşincisi engellilik indirimidir: bu indirim kişiye bağlı olduğundan mirasçılara geçmez; ancak ölüm tarihine kadar olan dönem için hesaplanan indirim geçerliliğini korur. Altıncısı, tüm bu bildirimlerin süresinde yapılmasının hak kaybını önlediğidir.

Engellilik indirimi başvuru dilekçesi örneği

…………… VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

BAŞVURAN: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, İletişim

KONU: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca engellilik indiriminden yararlanma talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. …… unvanlı işyerinde ……/……/…… tarihinden bu yana hizmet erbabı olarak çalışmaktayım. (Alternatif: Serbest meslek erbabı olarak faaliyet göstermekteyim.)

2. …… tarihli ve …… sayılı sağlık kurulu raporuna göre çalışma gücümün …… oranını kaybetmiş bulunmaktayım. Rapor örneği ektedir.

3. (Alternatif) Bakmakla yükümlü olduğum …… adlı yakınım engelli olup, buna ilişkin rapor ve aile durumu belgeleri ektedir.

4. Bu itibarla Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca engellilik indiriminden yararlandırılmam için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederim.

5. İndirimin uygulanmaya başlayacağı dönemin ve derecemin tarafıma bildirilmesini arz ederim.

EKLER: Sağlık kurulu raporu, kimlik fotokopisi, çalışma belgesi ya da mükellefiyet belgesi, aile durumu belgeleri.

……/……/2026
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Her kolaylık için ayrı başvuru yapılması gerektiğini unutmayın.
  2. Sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresini takip edin.
  3. Her kanunun aradığı engellilik oranını ayrı kontrol edin.
  4. Ücretlilerde indirimin bordroya yansıdığını doğrulayın.
  5. Serbest meslek erbabında indirimi beyannamede uygulayın.
  6. Taşıt istisnasında beş yıl ve değer sınırını gözetin.
  7. İstisnalı taşıtın devrinde süre şartını kontrol edin.
  8. Emlak vergisinde indirimli oran için belediyeye başvurun.

Sık sorulan sorular

Engellilik indiriminden kimler yararlanır?

Engelli hizmet erbabı ve serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunanlar ve kanunda sayılan basit usul mükellefleri (m.31).

İndirim nasıl uygulanır?

Ücretlilerde matrahtan düşülür; serbest meslek erbabında beyan edilen gelirden indirilir.

Rapor nereden alınır?

Yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu esas alınır ve ilgili mercice değerlendirilir.

Bakmakla yükümlü olunan kişi için de uygulanır mı?

Evet. Bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunanlar da kapsamdadır.

Taşıt alımında istisna şartı nedir?

Kanunda belirlenen orana ulaşanlarda özel tertibat aranmaz; bu oranın altında olanlarda özel tertibat şartı aranır (4760 m.7).

Kaç yılda bir yararlanılır?

Kanunda öngörülen süre çerçevesinde beş yılda bir defaya mahsus.

Taşıt değerinde sınır var mı?

Evet. Kanunda öngörülen değer sınırının aşılmaması aranır.

İstisnalı aracı satabilir miyim?

Kanunda öngörülen süre içinde istisnadan yararlanamayacak kişilere devirde alınmayan vergi ceza ve faiziyle istenir (m.15).

MTV muafiyeti var mı?

Engellilik derecesi kanunda belirlenen oranın üzerinde olanların adlarına kayıtlı taşıtlar bakımından istisna öngörülmüştür (197 m.4).

Emlak vergisinde ne sağlanır?

Kanuni ölçüyü geçmeyen tek meskeni bulunan engellilerde bina vergisi oranı sıfıra kadar indirilebilir (1319 m.8).

Bunun için başvuru gerekir mi?

Evet. Belediyeye başvuru ve şartların belgelenmesi gerekir; şartların kaybı bildirilmelidir.

Engelliye özel araç gereçlerde KDV var mı?

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesi, engellilerin kullanımına mahsus araç ve gereçler bakımından istisna öngörür.

Engelli çalıştıran işverene teşvik var mı?

Kanunda öngörülen şartlarla prim desteği ile korumalı işyeri uygulamasında ücretin belirli kısmının indirimi imkânı bulunur.

Engelli çocuğum için indirim alabilir miyim?

Bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunanlar indirimden yararlanır; akrabalık, fiilî bakım ve belge şartları değerlendirilir (m.31).

Özel tertibat her hâlde gerekli mi?

Hayır. Kanunda belirlenen orana ulaşanlarda aranmaz; altında kalanlarda hareket ettirici özel tertibat şartı işler (4760 m.7).

Rapor süresi dolarsa ne olur?

Süreli raporlarda yenileme yapılmazsa kolaylık sona erer ve alınmayan vergiler istenebilir.

İşveren indirimi neye göre uygular?

İlgili mercice belirlenen derece ve tutarın bildirilmesi üzerine; bordroda ayrı gösterilerek kümülatif matrahtan düşülür.

Aynı kişi tüm kolaylıklardan yararlanabilir mi?

Şartlarını ayrı ayrı taşıması ve her biri için başvuru yapması hâlinde evet.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.31 ve 89, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu m.7 ve 15, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu m.4 ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu m.8 hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk