Dâhilde İşleme Rejimi ve İthalatta Vergilendirme 2026: Şartlı Muafiyet, Taahhüt Kapatma, Gümrük Kıymeti ve Uzlaşma (4458, KDVK m.16-21)
07 Eylül 2026

Dâhilde İşleme Rejimi ve İthalatta Vergilendirme 2026: Şartlı Muafiyet, Taahhüt Kapatma, Gümrük Kıymeti ve Uzlaşma (4458, KDVK m.16-21)

İhracat yapacak bir üretici, hammaddesini ithal ederken vergileri peşin ödemek zorunda değildir: dâhilde işleme rejimi, şartlı muafiyet ve geri ödeme mekanizmalarıyla bu yükü erteler ya da iade eder. Ancak taahhüdün kapatılmaması hâlinde tüm vergiler faiziyle geri gelir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Dâhilde işleme rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda ekonomik etkili gümrük rejimleri arasında düzenlenmiştir.
  • Rejim iki şekilde işler: şartlı muafiyet sisteminde vergiler teminata bağlanır, geri ödeme sisteminde ödenen vergiler ihracat sonrası iade edilir.
  • Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar uyarınca gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilen eşyanın tesliminde katma değer vergisi istisnası uygulanır (KDVK m.16).
  • İthalatta matraha gümrük vergisi ile ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar dâhildir (KDVK m.21).
  • Taahhüdün süresinde kapatılmaması hâlinde teminata bağlanan vergiler, faiziyle birlikte tahsil edilir.

Rejimin işleyişi ve iki sistem

4458 sayılı Gümrük Kanunu, dâhilde işleme rejimini ekonomik etkili gümrük rejimleri arasında düzenler ve iki sistem öngörür. Şartlı muafiyet sisteminde, serbest dolaşımda olmayan eşya işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmak üzere gümrük vergileri teminata bağlanmak suretiyle geçici olarak ithal edilir; üretilen ürünün ihracı hâlinde teminat çözülür. Geri ödeme sisteminde ise eşya serbest dolaşıma girer ve vergileri ödenir; işlem görmüş ürünün ihracı hâlinde ödenen vergiler geri verilir.

Sistemin dayandığı kavramlar şunlardır. Birincisi izin belgesidir: rejimden yararlanmak için ilgili mevzuat uyarınca dâhilde işleme izin belgesi ya da izni alınması gerekir; belge, ithal edilecek eşyayı, üretilecek ürünü, süreyi ve ihracat taahhüdünü gösterir. İkincisi verimlilik oranıdır: belirli miktar ithal eşyadan ne kadar işlem görmüş ürün elde edileceği önceden belirlenir; fiilî üretimin bu orandan sapması, taahhüdün kapatılmasında sorun yaratır. Üçüncüsü eşdeğer eşya kullanımıdır: ithal eşya yerine aynı nitelikteki serbest dolaşımdaki eşyanın kullanılmasına imkân tanıyan bu uygulama, üretim planlamasında esneklik sağlar. Dördüncüsü süredir: belgede öngörülen süre içinde ihracatın gerçekleştirilmesi ve taahhüdün kapatılması gerekir. Gümrük işlemlerinin genel çerçevesini yurt dışından eşya getirme yazımızda ele aldık.

İthalatta vergi kademeleri

AşamaMatrahDayanak
Gümrük kıymetiSatış bedeli ve eklenecek unsurlar4458 m.23 vd.
Gümrük vergisiGümrük kıymeti4458; tarife
ÖTVKıymet ve gümrük vergisi4760
KDVÖnceki kalemlerin tamamıKDVK m.21
KKDFVadeli ithalattaİlgili mevzuat
Damga vergisiİşleme ilişkin kâğıtlar488

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21. maddesi, ithalatta matrahı üç unsurla belirler: ithal edilen malın gümrük vergisine esas olan kıymeti, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar ile gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer gider ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı ve kur farkı gibi ödemeler. Bu kademeli yapı nedeniyle gümrük kıymetindeki bir artış, zincirleme olarak tüm vergileri büyütür.

İthalat istisnaları (KDVK m.16)

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 16. maddesi, ithalat istisnalarını sayar. Buna göre bu Kanun’a göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithali; Gümrük Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca gümrük vergisinden muaf veya müstesna olarak ithal edilen eşya ile kanunda sayılan diğer hâller vergiden istisnadır.

Maddede öne çıkan hâller şunlardır. Birincisi transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı mallardır: bu mallar serbest dolaşıma girmediği sürece vergi doğmaz. İkincisi geri gelen eşyadır: ihraç edildikten sonra kanunda öngörülen şartlarla geri gelen eşyanın ithalinde istisna uygulanır; ancak ihracat nedeniyle iade alınmışsa bu tutarın durumu ayrıca değerlendirilir. Üçüncüsü, teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat ithalidir. Dördüncüsü, dâhilde işleme rejimi kapsamındaki ithalatın şartlı muafiyet sisteminde teminata bağlanmasıdır: bu bir istisna değil, erteleme niteliğindedir ve taahhüdün kapatılmasıyla kesinleşir. Beşincisi, kanunda sayılan diğer muafiyet hâlleridir. Uygulamada dikkat edilecek nokta, istisnadan yararlanılan eşyanın kullanım amacının değiştirilmesi ya da devredilmesi hâlinde alınmayan vergilerin aranmasıdır.

Taahhüt kapatma süreci

Rejimin en kritik aşaması, belgenin süresi içinde ihracat taahhüdünün gerçekleştirildiğinin belgelenerek kapatılmasıdır. Kapatma başvurusu, izin belgesini düzenleyen mercie yapılır ve ithalat ile ihracat verilerinin karşılaştırılmasıyla sonuçlandırılır.

Hazırlanması gereken belgeler şunlardır: ithalat ve ihracat beyannameleri listesi, gümrük giriş ve çıkış kayıtları, üretim ve tüketim tablosu, hammadde sarfiyat belgesi ve varsa yeminli mali müşavir raporu. Sık karşılaşılan sorunlar ise şunlardır. Birincisi süre aşımıdır: belgede öngörülen süre içinde ihracat gerçekleşmezse ek süre talep edilmesi gerekir; mücbir sebep ve fevkalade hâller bakımından mevzuatta öngörülen imkânlar değerlendirilir. İkincisi eksik ihracattır: taahhüt edilen tutarın altında ihracat yapılması hâlinde, gerçekleşmeyen kısma isabet eden vergiler faiziyle tahsil edilir ve ceza uygulanabilir. Üçüncüsü fire ve ikincil işlem görmüş ürünlerdir: üretim sürecinde ortaya çıkan fire ile hurda ve atıkların durumu mevzuata göre değerlendirilir; bunların serbest dolaşıma girmesi hâlinde vergi doğar. Dördüncüsü belge uyumsuzluğudur: beyannamelerdeki eşya tanımı, miktar ve gümrük tarife pozisyonlarının izin belgesiyle uyumlu olması gerekir. Beşincisi, kapatma sonrası teminatın çözülmesinin ayrıca takip edilmesidir.

Gümrük kıymetinin belirlenmesi

İthalatta tüm vergilerin tabanı gümrük kıymetidir ve bu nedenle uyuşmazlıkların çoğu buradan doğar. 4458 sayılı Gümrük Kanunu, kıymet tespitinde sıralı yöntemler öngörür. Asıl yöntem satış bedeli yöntemidir: ithal eşyasının gümrük kıymeti, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

Bu fiyata eklenecek unsurlar kanunda sayılmıştır: alıcı tarafından üstlenilen komisyonlar ve tellaliye, kaplar ve ambalaj giderleri, alıcı tarafından bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan girdilerin değeri, satış koşulu gereği ödenen royalti ve lisans ücretleri ile eşyanın giriş yerine kadar yapılan taşıma ve sigorta giderleri. Satış bedeli yönteminin uygulanamadığı hâllerde sıra şöyledir: aynı eşyanın satış bedeli, benzer eşyanın satış bedeli, indirgeme yöntemi, hesaplanmış kıymet yöntemi ve son çare olarak makul yöntem. Bu sıra bağlayıcıdır ve savunmanın en güçlü dayanağıdır: önceki yöntem uygulanabilirken sonrakine geçilmesi hukuka aykırılık sebebidir. İkinci tartışma alanı ilişkili kişiler arasındaki ithalattır: ilişkinin fiyatı etkileyip etkilemediği araştırılır ve burada transfer fiyatlandırması analizleri de kullanılır. Bu nedenle ithalat dosyalarında sözleşme, ödeme belgeleri ve fiyat listeleri birlikte saklanmalıdır. İlişkili kişi işlemlerini transfer fiyatlandırması yazımızda ele aldık.

Gümrük para cezaları ve uzlaşma

Gümrük mevzuatına aykırılıklar, vergi farkının yanında idari para cezası da doğurur. 4458 sayılı Kanun’un 234. maddesi, tarife ve kıymet beyanındaki aykırılıklar nedeniyle vergi farkı doğması hâlinde uygulanacak cezaları; 235. madde ise ithalat ve ihracatta gümrük işlemlerine aykırılık hâllerinde uygulanacak yaptırımları düzenler. 241. madde ise usulsüzlük cezalarını gösterir.

Bu cezalar bakımından iki imkân bulunur. Birincisi uzlaşmadır: Kanun’un 244. maddesi, beyan ile gümrük idaresince yapılan tespit sonucu belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen alacaklar ile idari para cezaları bakımından uzlaşma yolunu düzenler; uzlaşma talebi kanunda öngörülen süre içinde yapılır ve uzlaşılan tutarlar üzerinden işlem tesis edilir. Uzlaşmanın vaki olması hâlinde bu konuda dava açılamaz. İkincisi peşin ödeme indirimidir: kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi hâlinde cezalarda indirim uygulanmasına ilişkin düzenlemeler bulunur. Üçüncü yol itiraz ve davadır: 242. madde uyarınca on beş gün içinde üst makama itiraz edilir; bu zorunlu idari başvuru tüketilmeden dava açılamaz. Bu üç yolun tutar olarak karşılaştırılması gerekir: uzlaşma hızlı sonuç verirken dava, hukuka aykırılığın açık olduğu dosyalarda daha avantajlı olabilir. Ayrıca kaçakçılıkla mücadele mevzuatı kapsamındaki ceza sorumluluğunun idari süreçten bağımsız yürüdüğü unutulmamalıdır.

Diğer ekonomik etkili rejimler

Dâhilde işleme, ekonomik etkili gümrük rejimlerinden yalnızca biridir; üretim ve ticaret yapısına göre diğer rejimler daha uygun olabilir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu bu rejimleri ayrı ayrı düzenler ve her birinin kendi izin ve teminat usulü vardır.

Başlıca rejimler şunlardır. Birincisi gümrük antrepo rejimidir: serbest dolaşımda olmayan eşyanın vergileri ödenmeden depolanmasına imkân tanır; eşya antrepoda bulunduğu sürece ithalat vergileri doğmaz ve bu, nakit akışı bakımından önemli bir avantajdır. İkincisi geçici ithalat rejimidir: eşyanın kullanılmak üzere geçici olarak getirilip aynen geri götürülmesi hâlinde tam ya da kısmi muafiyet uygulanır; fuar, test ve proje ekipmanlarında sıkça kullanılır. Üçüncüsü hariçte işleme rejimidir: serbest dolaşımdaki eşyanın işlenmek üzere yurt dışına gönderilip geri getirilmesinde, yalnızca yurt dışında kazanılan katma değer üzerinden vergi alınmasını sağlar. Dördüncüsü gümrük kontrolü altında işleme rejimidir: eşyanın vergileri ödenmeden işlenip elde edilen ürünün vergilerinin ödenmesine imkân tanır. Beşincisi transit rejimidir. Bu rejimlerin ortak özelliği izin gerektirmeleri, teminat istenmesi ve süre şartına bağlı olmalarıdır; bu nedenle işletmenin üretim ve ticaret modeline en uygun rejimin baştan seçilmesi, sonradan yapılacak düzeltmelerden çok daha ekonomiktir.

Muhasebe ve kayıt düzeni

Dâhilde işleme rejiminde vergisel güvenlik, muhasebe kayıtlarının izlenebilirliğine dayanır. İdare, kapatma aşamasında ve sonraki incelemelerde ithal eşyanın nereye gittiğini sorar; bu sorunun cevabı ancak kayıtlardan verilebilir.

Kurulması gereken düzen şudur. Birincisi ayrı stok takibidir: dâhilde işleme kapsamında ithal edilen eşyanın, serbest dolaşımdaki eşyadan ayrı bir stok kodu ya da hesapta izlenmesi gerekir. İkincisi belge bazında eşleştirmedir: her ithalat beyannamesi ile bu eşyadan üretilen ürünün ihracat beyannamesi arasında bir bağ kurulmalı ve bu bağ tabloyla gösterilebilmelidir. Üçüncüsü üretim kayıtlarıdır: reçete, parti bazlı üretim kayıtları ve fire tutanakları, verimlilik oranının fiilen gerçekleştiğini gösterir. Dördüncüsü teminat takibidir: verilen teminat mektuplarının vade ve tutarları izlenmeli, kapatma sonrası çözülmesi takip edilmelidir; çözülmeyen teminatlar komisyon maliyeti doğurmaya devam eder. Beşincisi vergi kayıtlarıdır: şartlı muafiyet sisteminde teminata bağlanan vergilerin muhasebede nasıl izleneceği belirlenmelidir. Altıncısı arşivdir: beyannameler, izin belgesi, kapatma yazısı ve üretim kayıtları belge bazında saklanmalı; saklama süresi bakımından hem gümrük hem vergi mevzuatındaki süreler gözetilmelidir. Bu düzenin kurulmaması, kapatma aşamasında ispat güçlüğü doğurur.

Yurt içi alımlarda tecil-terkin ile ilişkisi

Dâhilde işleme izin belgesi sahibi işletmeler, ihtiyaç duydukları girdileri yalnızca ithal etmez; bir kısmını yurt içinden de temin eder. Bu alımlarda katma değer vergisi yükünü ortadan kaldıran bir mekanizma bulunur: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici hükümleri, dâhilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan yurt içi teslimlerde tecil-terkin uygulamasına imkân tanır.

İşleyiş şöyledir: belge sahibine yapılan teslimde satıcı vergiyi hesaplar ancak tahsil etmez; hesaplanan vergi tecil edilir ve belge kapsamındaki ürünün süresinde ihracı hâlinde terkin olunur. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kapsamdır: bu imkândan yararlanılacak eşyanın belgede yer alması ve mevzuatta öngörülen listelerde bulunması gerekir. İkincisi belge şerhidir: faturada gerekli açıklama ve belge bilgilerinin yer alması aranır. İkincisi satıcının durumudur: satıcı, tecil edilen vergi bakımından ihracatın gerçekleşmemesi hâlinde sorumlu tutulabileceğinden, alıcıdan belge ve taahhüt alması yerinde olur. Üçüncüsü süredir: ihracatın kanunda ve mevzuatta öngörülen süre içinde gerçekleşmemesi hâlinde tecil edilen vergi, gecikme zammıyla birlikte satıcıdan tahsil edilir. Dördüncüsü iadedir: satıcı bakımından tahsil edilemeyen vergi nedeniyle iade hakkı doğabilir. Beşincisi, aynı girdinin hem ithal hem yurt içi temin edildiği hâllerde stok takibinin ayrıştırılmasıdır. İhraç kayıtlı teslimleri ihracatta KDV istisnası yazımızda ele aldık.

Süreci yönetmek için kontrol yapısı

Dâhilde işleme rejimi, süreye ve orana bağlı yükümlülükler içerdiğinden bir takip disiplini gerektirir. Önerilen yapı şu unsurlardan oluşur. Birincisi belge dosyasıdır: her izin belgesi için ayrı bir dosya açılmalı; belge, revizeler, ithalat ve ihracat listeleri, teminat mektupları ve yazışmalar bu dosyada toplanmalıdır.

İkincisi takvimdir: belge başlangıç ve bitiş tarihleri, ek süre başvuru zamanları ve kapatma başvuru tarihi bir takvime işlenmelidir; süre kaçırmak bu rejimdeki en pahalı hatadır. Üçüncüsü gerçekleşme tablosudur: taahhüt edilen ihracat tutarı ile fiilen gerçekleşen tutar aylık olarak karşılaştırılmalı, sapma erken görülmelidir; belge süresi dolmadan fark edilen sapmalar için revize ya da ek süre talep edilebilirken, süre dolduktan sonra imkân kalmaz. Dördüncüsü teminat takibidir: teminat mektuplarının vadeleri izlenmeli ve kapatma sonrası çözüm işlemi tamamlanmalıdır. Beşincisi mevzuat takibidir: rejime ilişkin tebliğ ve kararlar sık değiştiğinden, belge süresi boyunca değişikliklerin izlenmesi gerekir. Altıncısı sorumluluk atamasıdır: dış ticaret, üretim ve mali işler birimlerinin aynı tablo üzerinde çalışması sağlanmalıdır. Bu yapı kurulduğunda, rejimin sağladığı nakit avantajı korunur; kurulmadığında ise avantaj, kapatılamayan taahhütler nedeniyle ek maliyete dönüşür.

Gümrük vergilerinde zamanaşımı ve tebliğ

Gümrük vergilerine ilişkin süreler, Vergi Usul Kanunu’ndaki genel sürelerden ayrılır ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir. Kanun’un 197. maddesi, gümrük vergilerinin tahakkukunu ve yükümlüye tebliğini düzenler; 197. maddede ayrıca, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılacağı öngörülmüştür.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi başlangıç tarihidir: sürenin gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten, yani genellikle beyannamenin tescil tarihinden itibaren işlemesi esastır; bu tarihin doğru tespiti savunmanın temelidir. İkincisi ceza gerektiren fiillerdir: fiilin ceza gerektiren bir suçla ilgili olması hâlinde daha uzun bir sürenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler bulunur. Üçüncüsü tebliğ usulüdür: tebligatın usulüne uygun yapılmaması, sürelerin işlememesi sonucunu doğurur ve itirazda ileri sürülebilir. Dördüncüsü tahakkukun kesinleşmesidir: süresinde itiraz edilmeyen tahakkuklar kesinleşir ve tahsil aşamasına geçilir. Beşincisi tahsil zamanaşımıdır: kesinleşen alacaklar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilir ve o kanundaki tahsil zamanaşımı işler. Bu nedenle gümrük dosyalarında iki ayrı zamanaşımı hesabının yapılması gerekir. Tahsil süreçlerini kamu alacağında teminat ve haciz yazımızda ele aldık.

Menşe, tarife ve kıymet üçlüsü

Gümrük işlemlerinde vergi yükünü belirleyen üç unsur vardır ve bunların her biri ayrı bir uyuşmazlık alanıdır. Birincisi tarife pozisyonudur: eşyanın gümrük tarife istatistik pozisyonu, uygulanacak vergi oranını ve varsa ticaret politikası önlemlerini belirler; sınıflandırma hatası hem eksik vergi hem ceza doğurur. Bağlayıcı tarife bilgisi başvurusu, bu riski önceden ortadan kaldıran bir araçtır.

İkincisi menşedir: eşyanın hangi ülke menşeli sayılacağı, tercihli tarife uygulanıp uygulanmayacağını belirler; serbest ticaret anlaşmaları kapsamında menşe ispat belgeleriyle indirimli ya da sıfır oran uygulanabilir. Menşe belgesinin sonradan geçersiz sayılması hâlinde vergiler faiziyle istenir; bu nedenle tedarikçiden alınan belgelerin doğruluğunun teyidi önemlidir. Bağlayıcı menşe bilgisi de aynı işlevi görür. Üçüncüsü kıymettir: yukarıda açıklanan sıralı yöntemlerle belirlenir. Bu üçlünün ortak özelliği, birinde yapılan hatanın diğerlerini de etkilemesidir: yanlış tarife pozisyonu, farklı bir oran ve farklı bir ticaret politikası önlemi doğurur; yanlış menşe beyanı, tercihli oranın kaybına yol açar. Bu nedenle ithalat öncesinde üç unsurun da yazılı olarak tespit edilmesi ve tereddütlü hâllerde bağlayıcı bilgi başvurusu yapılması, sonradan doğacak ek tahakkukları önlemenin en etkili yoludur.

Gümrük itiraz dilekçesi örneği

…………… GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNE
(…………… Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne sunulmak üzere)

İTİRAZ EDEN: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres

KONU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ek tahakkuk ve ceza kararına itirazımızdır.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimizce …… tarih ve …… sayılı beyanname ile ithalat gerçekleştirilmiştir.

2. İdarece, beyan edilen gümrük kıymetinin düşük olduğu gerekçesiyle ek tahakkuk yapılmıştır.

3. Oysa beyan edilen kıymet, satıcıyla imzalanan sözleşmede yer alan ve banka kanalıyla fiilen ödenen bedeldir; sözleşme, proforma fatura, swift ve dekontlar ektedir.

4. 4458 sayılı Kanun, gümrük kıymetinin tespitinde satış bedeli yöntemini asıl yöntem olarak öngörmekte olup, diğer yöntemlere ancak kanunda belirtilen sıraya göre geçilebilir. Somut olayda satış bedeli yöntemi uygulanabilir durumdayken sıraya uyulmamıştır.

5. (Alternatif) Dâhilde işleme izin belgesi kapsamındaki ithalatımızda taahhüt süresinde kapatılmış olup, ek tahakkuk yerinde değildir; kapatma yazısı ve ihracat beyannameleri ektedir.

6. Açıklanan nedenlerle ek tahakkuk ve ceza kararının kaldırılmasını talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER: 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.23-31, 234, 242; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.16, 21; ilgili mevzuat.

EKLER: Beyanname, sözleşme ve faturalar, ödeme belgeleri, izin belgesi ve kapatma yazısı, ihracat beyannameleri.

……/……/2026
Yetkili – İmza – Kaşe

Kontrol listesi

  1. İzin belgesindeki süre, miktar ve verimlilik oranını takip edin.
  2. İthal eşya ile üretilen ürün arasındaki ilişkiyi kayıtlarla gösterin.
  3. Taahhüt kapatma başvurusunu süresinde yapın.
  4. Teminat çözüm işlemlerini takip edin.
  5. Gümrük kıymetini sözleşme ve ödeme belgeleriyle destekleyin.
  6. İthalatta ödenen KDV’nin indirimi için gümrük makbuzunu saklayın.
  7. Vadeli ithalatta KKDF kesintisini kontrol edin.
  8. Ek tahakkuklara on beş günlük itiraz süresini kaçırmayın.

Sık sorulan sorular

Dâhilde işleme rejimi nedir?

İhraç edilecek ürünlerin üretiminde kullanılacak eşyanın vergi yükü olmadan ithaline imkân tanıyan ekonomik etkili gümrük rejimidir.

Kaç sistem var?

İki sistem: şartlı muafiyette vergiler teminata bağlanır, geri ödemede ödenen vergiler ihracat sonrası iade edilir.

İzin belgesi zorunlu mu?

Evet. Rejimden yararlanmak için ilgili mevzuat uyarınca belge ya da izin alınması gerekir.

Verimlilik oranı neden önemli?

İthal eşyadan elde edilecek ürün miktarını belirler; sapmalar taahhüt kapatmada sorun yaratır.

Eşdeğer eşya kullanılabilir mi?

Mevzuatta öngörülen şartlarla, ithal eşya yerine aynı nitelikteki serbest dolaşımdaki eşya kullanılabilir.

Taahhüdü kapatamazsam ne olur?

Teminata bağlanan vergiler faiziyle tahsil edilir ve ceza uygulanabilir.

İthalatta KDV matrahı nedir?

Gümrük kıymeti, ithalatta ödenen diğer vergi ve harçlar ile beyannamenin tescil tarihine kadar yapılan giderlerdir (m.21).

İthalatta ödenen KDV indirilir mi?

Gümrük makbuzunda gösterilen ve defterlere kaydedilen vergi genel kurallara göre indirilir.

Hangi ithalatlar istisnadır?

Teslimleri istisna olan mallar, gümrük vergisinden muaf ithalat ve kanunda sayılan diğer hâller (m.16).

Antrepodaki mal vergiye tabi mi?

Serbest dolaşıma girmediği sürece ithalat vergileri doğmaz.

Geri gelen eşyada vergi doğar mı?

Kanunda öngörülen şartlarla istisna uygulanır; ihracatta iade alınmışsa durum ayrıca değerlendirilir.

Kıymet eleştirisine nasıl karşı çıkılır?

Satış bedeli yönteminin uygulanabilir olduğu ve kanuni sıraya uyulmadığı, sözleşme ve ödeme belgeleriyle ileri sürülür.

Gümrükte geriye dönük kaç yıl işlem yapılabilir?

Gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde tebligat yapılması gerekir (4458 m.197).

Menşe belgem geçersiz sayılırsa?

Tercihli oran kaybedilir ve vergiler faiziyle istenir; bağlayıcı menşe bilgisi bu riski önceden azaltır.

Yurt içi alımda KDV ödemek zorunda mıyım?

Belge kapsamındaki yurt içi teslimlerde tecil-terkin uygulanabilir; ihracat süresinde gerçekleşmezse vergi satıcıdan istenir.

Antrepoya alınan malda vergi doğar mı?

Hayır. Eşya serbest dolaşıma girmediği sürece ithalat vergileri doğmaz; bu, nakit akışı avantajı sağlar.

Gümrükte uzlaşma mümkün mü?

Evet. 4458 m.244, tespit edilen farklılıklara ilişkin alacaklar ve idari para cezaları bakımından uzlaşma yolunu öngörür.

Taahhüdü eksik gerçekleştirirsem?

Gerçekleşmeyen kısma isabet eden vergiler faiziyle tahsil edilir ve ceza uygulanabilir.

İtiraz süresi ne kadar?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde üst makama itiraz edilir; bu yol tüketilmeden dava açılamaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.16 ve 21 hükümlerine dayanır. Rejim usul ve esasları ilgili tebliğ ve kararlarla sık değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk