İhracatta KDV İstisnası ve İade Süreci 2026: Hizmet İhracatı, İhraç Kayıtlı Teslim, Yüklenim Listesi ve Mahsup (KDVK m.11-12, 32)
05 Eylül 2026

İhracatta KDV İstisnası ve İade Süreci 2026: Hizmet İhracatı, İhraç Kayıtlı Teslim, Yüklenim Listesi ve Mahsup (KDVK m.11-12, 32)

İhracat, katma değer vergisinde tam istisna kapsamındadır: yüklenilen vergi indirilir, indirimle giderilemeyen kısım iade edilir. Ancak iadenin fiilen alınması, gümrük beyannamesinden yüklenim listesine kadar uzanan bir belge zincirinin eksiksiz kurulmasına bağlıdır. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler katma değer vergisinden istisnadır (KDVK m.11).
  • Teslimin ihracat sayılabilmesi için malın yurt dışındaki müşteriye teslim edilmesi ve gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olması gerekir (m.12).
  • Hizmet ihracatında, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması ve hizmetten yurt dışında yararlanılması aranır (m.12/2).
  • İstisna edilmiş işlemler nedeniyle yüklenilip indirimle giderilemeyen vergi, kanunda öngörülen esaslara göre iade edilir (m.32).
  • İhracatçıya ihraç kaydıyla yapılan teslimlerde vergi tecil edilir ve malın kanuni sürede ihracı hâlinde terkin olunur (m.11/1-c).

İhracat istisnasının şartları (m.11-12)

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. maddesi, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetleri vergiden istisna tutar. 12. madde ise bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesini arar: teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi; teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya serbest bölgeye vasıl olması ya da yetkili gümrük antreposuna konulması.

Aynı maddede yurt dışındaki müşteri tanımlanır: ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubeleri. Bu tanım, uygulamada sık karşılaşılan bir tereddüdü çözer: Türkiye’de yerleşik bir firmanın yurt dışındaki şubesine yapılan teslim, şubenin müstakil faaliyet göstermesi şartıyla ihracat sayılabilir. İkinci kritik nokta fiilî çıkıştır: fatura düzenlenmiş olması tek başına yeterli değildir; malın gümrük bölgesinden fiilen çıkması ve bunun gümrük beyannamesinin kapanmasıyla belgelenmesi gerekir. Bu nedenle ihracat istisnasının beyan edildiği dönem, beyannamenin kapandığı döneme göre belirlenir.

İhracat türleri ve belge düzeni

TürÖzelliğiTemel belge
Mal ihracatıTam istisna; iade hakkıGümrük çıkış beyannamesi
Hizmet ihracatıYurt dışında yararlanma şartıFatura, sözleşme, ödeme
İhraç kayıtlı teslimTecil-terkinFatura şerhi; ihracat belgesi
Serbest bölgeye teslimİhracat kapsamındaBeyanname ve işlem formu
Bavul ticaretiÖzel fatura ileÖzel fatura; onay
Yolcu beraberi eşyaİstisna; iade usulüFatura ve onaylı belge

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Her türün kendi belge düzeni ve zamanlaması vardır. Mal ihracatında beyannamenin kapanma tarihi belirleyiciyken, hizmet ihracatında hizmetin tamamlanması ve bedelin tahsili öne çıkar. İhraç kayıtlı teslimlerde ise iki ayrı mükellef vardır: imalatçı ve ihracatçı; her ikisinin de kendi yükümlülüklerini süresinde yerine getirmesi gerekir, aksi hâlde tecil edilen vergi imalatçıdan istenir.

Hizmet ihracatında yararlanma şartı

Hizmet ihracatı, mal ihracatına göre daha tartışmalı bir alandır; çünkü fiziki bir çıkış yoktur ve şartların belgelenmesi güçtür. Kanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrası iki şart öngörür: hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında yararlanılması. Yurt dışındaki müşteri, ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcıdır.

Uygulamada belirleyici olan ikinci şarttır: hizmetten yurt dışında yararlanılması. Bu, hizmetin sonucunun yurt dışında doğması ve Türkiye’deki faaliyetlerle ilgili olmaması anlamına gelir. Örnek vermek gerekirse, yurt dışındaki bir firma için hazırlanan ve o firmanın kendi ülkesindeki faaliyetinde kullandığı bir yazılım, tasarım ya da rapor bu kapsamdadır; buna karşılık yurt dışındaki firmanın Türkiye’deki yatırımı, satışı ya da davası için verilen danışmanlık hizmetinden Türkiye’de yararlanıldığı kabul edilir ve istisna uygulanmaz. Aracılık hizmetlerinde de benzer bir ayrım yapılır: yurt dışındaki firmanın Türkiye’ye satışına aracılık edilmesi hâlinde yararlanma Türkiye’de gerçekleşir. Belgelendirme bakımından ise sözleşme, hizmete ilişkin çıktılar, yazışmalar ve bedelin döviz olarak yurda getirildiğini gösteren banka belgeleri dosyada bulundurulmalıdır. Bu belgelerin eksikliği, iade sürecini doğrudan tıkar.

İhraç kayıtlı teslimlerde tecil-terkin

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, imalatçılar ile ihracatçılar arasındaki işlemler için özel bir mekanizma kurar: ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez; mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, kanunda öngörülen süre içinde ihraç edilmesi hâlinde tecil edilen vergi terkin edilir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi imalatçı sıfatıdır: bu mekanizmadan yararlanabilmek için satıcının kanunda ve düzenlemelerde aranan imalatçı niteliğini taşıması ve sanayi sicil belgesi gibi belgelere sahip olması gerekir. İkincisi fatura şerhidir: faturada “ihraç kaydıyla teslim edilmiştir” şerhinin bulunması ve verginin ayrıca gösterilmesi aranır. Üçüncüsü süredir: malın kanunda öngörülen süre içinde ihraç edilmesi gerekir; sürenin aşılması hâlinde tecil edilen vergi, tecil tarihinden itibaren gecikme zammıyla birlikte imalatçıdan tahsil edilir. Dördüncüsü mücbir sebeptir: ihracatın kanunda öngörülen süre içinde gerçekleşmemesi mücbir sebepten kaynaklanıyorsa ek süre verilmesine ilişkin düzenlemeler işler. Beşincisi aynılıktır: ihraç edilen malın, ihraç kaydıyla teslim alınan malla aynı olması gerekir; işlem görmüş ya da değişmiş mallarda mekanizma tartışmalı hâle gelir. Altıncısı, imalatçının iade hakkının doğduğu hâllerdir.

İade türleri: mahsup ve nakden iade

İade alacağının kullanılmasında iki yol bulunur ve ikisinin usulü farklıdır. Mahsuben iade, alacağın mükellefin kendi vergi borçlarına ya da düzenlemelerde sayılan diğer borçlara mahsup edilmesidir; sosyal güvenlik prim borçları ve ithalde alınan vergiler gibi kalemler bu kapsamda değerlendirilir. Nakden iade ise alacağın banka hesabına ödenmesidir.

İkisi arasındaki temel farklar şunlardır. Birincisi tutar sınırıdır: mahsuben iade taleplerinde düzenlemelerde öngörülen sınırlar daha esnektir; nakden iadede ise belirli tutarı aşan taleplerde teminat gösterilmesi ya da yeminli mali müşavir raporu ibrazı aranır. İkincisi hızdır: mahsup talepleri genellikle daha hızlı sonuçlanır ve nakit ihtiyacı olmayan işletmeler için avantajlıdır. Üçüncüsü teminat çözümüdür: teminat karşılığı alınan iadelerde, teminatın çözülmesi rapor ya da inceleme sonucuna bağlanır; bu nedenle teminat maliyeti hesaplanmalıdır. Dördüncüsü sıralamadır: birden fazla dönemin iade alacağı bulunduğunda hangi dönemden başlanacağı ve devreden vergi ile ilişkisi belirlenmelidir. Beşincisi süredir: iade talebinin ve eksikliklerin giderilmesinin düzenlemelerde öngörülen sürelerde yapılması gerekir; süre kaçırıldığında talep reddedilebilir. Altıncısı, iade alacağının üçüncü kişilere devrine ilişkin düzenlemelerdir. Bu seçeneklerin nakit akışına göre karşılaştırılması gerekir.

Yüklenim hesabı ve dağıtım anahtarı

İade tutarının belirlenmesi, iade dosyasının teknik çekirdeğidir. Yüklenilen vergi üç katmandan oluşur: doğrudan ihracata konu malın alışında yüklenilen vergi, üretimde kullanılan hammadde ve yardımcı malzemede yüklenilen vergi ve genel giderler ile amortismana tabi kıymetlerden verilen pay.

Hesaplamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi doğrudan yüklenimdir: ihracata konu malın alış ya da üretim maliyetiyle doğrudan ilişkilendirilebilen vergiler önce belirlenir; ticaret şirketlerinde bu genellikle tek bir alış faturasına dayanır. İkincisi üretim işletmeleridir: reçete ve randıman verileri kullanılarak hangi girdiden ne kadar pay verileceği hesaplanır; bu hesabın teknik dayanağı dosyada bulunmalıdır. Üçüncüsü genel giderlerdir: kira, enerji, personel ve pazarlama gibi kalemlerden pay verilmesi mümkündür; ancak dağıtım anahtarının objektif olması, yazılı belirlenmesi ve dönemler arasında tutarlı uygulanması gerekir. Dördüncüsü amortismandır: makine ve teçhizattan verilecek pay bakımından düzenlemelerdeki sınırlar gözetilir. Beşincisi tavan kuralıdır: iade tutarı, işlemin bünyesine giren vergiyi aşamaz ve ayrıca ihracat bedeline uygulanan genel oranla hesaplanan tutarla sınırlıdır. Altıncısı belgedir: listedeki her satırın alış faturasıyla eşleştirilebilir olması aranır. Bu hesabın dönemsel olarak hazır tutulması, iade sürecini belirgin biçimde hızlandırır.

Serbest bölge, antrepo ve transit işlemler

Dış ticaretin bir kısmı, malın Türkiye gümrük bölgesine hiç girmeden ya da özel statülü alanlar üzerinden yürütülür ve bu işlemlerin vergisel niteliği ayrı belirlenir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 12. maddesi, serbest bölgedeki alıcıya yapılan teslimleri ve malların serbest bölgeye vasıl olmasını ihracat kapsamında sayar; 17. maddede ise serbest bölgelerde verilen hizmetlere ilişkin istisna düzenlenmiştir.

Diğer başlıklar şöyledir. Birincisi antrepo işlemleridir: yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilen mallar bakımından kanunda özel düzenleme bulunur ve antrepodaki mal teslimleri ile antrepo hizmetlerine ilişkin istisna hükümleri ayrıca değerlendirilir. İkincisi transit ticarettir: Türkiye’ye getirilmeden yurt dışındaki bir ülkeden alınıp başka bir ülkeye satılan mallarda teslim Türkiye’de gerçekleşmediğinden işlem verginin konusuna girmez; bu, istisnadan farklıdır ve iade hakkı doğurmaz. Üçüncüsü gümrüksüz satış mağazalarıdır: bu mağazalara yapılan teslimler bakımından kanunda öngörülen düzenlemeler uygulanır. Dördüncüsü geçici ithalat ve dâhilde işlemedir: dâhilde işleme izin belgesi kapsamındaki alımlarda tecil-terkin uygulaması işleyebilir ve belgenin kapatılması takip edilmelidir. Beşincisi, malın yurt dışına çıktıktan sonra iade edilmesi hâllerinde düzeltme kurallarıdır. Serbest bölge rejimini serbest bölgeler yazımızda ele aldık.

Kambiyo yükümlülükleri ve ihracat bedeli

İhracatta vergisel yükümlülüklerin yanında kambiyo mevzuatından doğan yükümlülükler de bulunur ve ikisi iade sürecinde kesişir. İlgili mevzuat, ihracat bedellerinin kanunda ve tebliğlerde öngörülen süre içinde yurda getirilmesini ve bir kısmının bankaya satılmasını öngören düzenlemeler içerir; bu yükümlülüğün ihlali idari yaptırım doğurur.

Vergisel bağlantı noktaları şunlardır. Birincisi iade dosyasıdır: bedelin yurda getirildiğini gösteren banka belgeleri, özellikle hizmet ihracatı ve bazı iade türlerinde aranır; bu belgelerin eksikliği talebi geciktirir. İkincisi kur farklarıdır: ihracat bedelinin tahsil tarihindeki kur ile fatura tarihindeki kur arasındaki fark, kazancın tespitinde dikkate alınır ve dönem sonu değerlemesiyle birlikte hesaplanır. İkincisi vade farkıdır: vadeli ihracatta sonradan doğan vade farkları için ayrıca belge düzenlenmesi gerekir. Üçüncüsü indirim ve iskontodur: ihracat sonrası yapılan fiyat indirimleri ve iadeler bakımından matrahta değişiklik hükümleri işler ve gümrük işlemleriyle uyumlu düzeltme yapılması gerekir. Dördüncüsü, tahsil edilemeyen ihracat alacaklarıdır: bunlar bakımından şüpheli alacak karşılığı ayrılması ve değersiz alacak hükümlerinin uygulanması, kanunda öngörülen şartlara bağlıdır. Beşincisi, aracı ihracatçı kullanılan yapılarda bedelin kime geleceğinin sözleşmede belirlenmesidir.

İade dosyasında sık karşılaşılan eksiklikler

İade süreçlerinin uzamasının sebebi çoğu zaman hukuki bir görüş farkı değil, dosyadaki teknik eksikliklerdir. Kontrol raporlarında en sık çıkan başlıklar şunlardır. Birincisi beyan uyumsuzluğudur: yüklenim listesindeki alış faturalarının, satıcının beyanlarıyla eşleşmemesi; satıcının beyanname vermemesi ya da eksik beyan etmesi doğrudan segment oluşturur.

İkincisi olumsuz tespitlerdir: tedarik zincirinde hakkında sahte belge tespiti bulunan bir mükellefin yer alması, alt firma kontrollerini tetikler ve iadeyi bekletir. Üçüncüsü belge eksikliğidir: gümrük beyannamesinin kapanmamış olması, intaç kaydının bulunmaması ya da fatura ile beyanname arasındaki miktar ve tutar farkları. Dördüncüsü listelerdeki hatalardır: vergi numarası, tarih ve tutar hatalarıyla mükerrer satırlar. Beşincisi dağıtım hesabıdır: genel giderlerden verilen payın dayanağının gösterilememesi. Altıncısı süre ve şekildir: talebin ya da eksiklik yazısına cevabın süresinde verilmemesi. Bu eksikliklerin çoğu, dosya hazırlanırken yapılacak bir iç kontrolle önlenebilir: liste ile beyanname mutabakatı, tedarikçi sorgusu, beyanname kapanış kontrolü ve dağıtım tablosunun hazırlanması. Bu dört adımın rutin hâline getirilmesi, iade süresini belirgin biçimde kısaltır. İade uyuşmazlıklarının çözüm yollarını KDV iadesi süreci yazımızda ele aldık.

İhracatçının diğer vergisel avantajları

İhracat, katma değer vergisi dışında da avantajlar sağlar ve bunların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Birincisi kurumlar vergisi oran indirimidir: Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi, ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kanunda öngörülen puan indirimi uygulanmasını öngörür; bu indirimden yararlanmak için ihracat kazancının ayrıştırılması ve belgelendirilmesi gerekir.

İkincisi damga vergisi ve harç istisnalarıdır: ihracata ilişkin işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar bakımından kanunda ve ilgili düzenlemelerde öngörülen istisnalar uygulanır; bu, akreditif, sözleşme ve teminat işlemlerinde maliyet avantajı sağlar. Üçüncüsü götürü gider uygulamasıdır: Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi, ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere, döviz olarak elde ettikleri hasılatın kanunda belirlenen oranını aşmamak şartıyla götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebileceklerini öngörür; belgelendirilemeyen giderler için tanınan bu imkânın şartları dikkatle uygulanmalıdır. Dördüncüsü teşvik belgesidir: yatırım teşvik belgesi kapsamındaki alımlarda gümrük muafiyeti ve katma değer vergisi istisnası işler. Beşincisi, ihracat kredilerinde öngörülen banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnalarıdır. Kurumlar vergisinde oran indirimini asgari kurumlar vergisi yazımızda ele aldık.

Aracı ihracatçı ve dış ticaret sermaye şirketleri

Küçük ve orta ölçekli üreticilerin bir kısmı, ihracatı doğrudan kendisi yapmak yerine aracı bir ihracatçı üzerinden gerçekleştirir. Bu yapıda iki ayrı işlem vardır: üreticinin aracıya yaptığı yurt içi teslim ve aracının yurt dışına yaptığı ihracat. Vergisel sonuç, işlemin nasıl kurgulandığına göre değişir.

İki model ayrılmalıdır. Birincisi ihraç kayıtlı teslimdir: üretici, malı ihraç kaydıyla aracı ihracatçıya teslim eder; vergi tahsil edilmez, tecil edilir ve mal kanuni sürede ihraç edilirse terkin olunur. Bu modelde üretici, imalatçı niteliğini taşımalı ve fatura şerhini düşmelidir. İkincisi normal teslimdir: üretici malı vergili satar, aracı ihracatçı vergiyi indirir ve ihracat nedeniyle iade talep eder; bu modelde iade hakkı aracıda doğar. Seçimde değerlendirilecek unsurlar şunlardır: üreticinin imalatçı niteliğini taşıyıp taşımadığı, nakit akışı üzerindeki etki, ihracatın süresinde gerçekleşme riski ve iade sürecinin hangi tarafta yürütüleceği. Sözleşmede belirlenmesi gereken hususlar ise şunlardır: ihracatın süresi, gerçekleşmemesi hâlinde doğacak vergi ve gecikme zammının kime ait olacağı, gümrük beyannamesi ve belgelerin üreticiye iletilme yükümlülüğü ve bedelin ödeme koşulları. Bu hususların yazılı düzenlenmemesi, süre aşımı hâlinde taraflar arasında uyuşmazlık doğurur.

İade sürecinde iç kontrol takvimi

İhracat yapan işletmelerde iade, yılda bir yapılan bir işlem değil sürekli işleyen bir süreçtir; bu nedenle aylık bir iç kontrol takvimine bağlanması gerekir. Önerilen düzen şu adımlardan oluşur.

Ay içinde: gümrük beyannamelerinin kapanış durumunun izlenmesi, faturaların beyannamelerle miktar ve tutar bakımından eşleştirilmesi, tedarikçiler hakkında olumsuz tespit bulunup bulunmadığının sorgulanması ve alışların ödemelerinin banka kanalıyla yapılmasının sağlanması. Ay sonunda: yüklenim listesinin hazırlanması, genel gider dağıtım tablosunun güncellenmesi, indirilecek vergi listesinin kontrolü ve beyanname ile listeler arasındaki mutabakatın yapılması. Beyandan sonra: iade talebinin ve eklerinin sisteme yüklenmesi, kontrol raporunda çıkan segmentlerin takibi ve eksikliklerin süresinde giderilmesi. Dönemsel olarak: teminat ve rapor ihtiyacının değerlendirilmesi, mahsup taleplerinin borç takvimiyle eşleştirilmesi ve iade alacağının nakit akış planına işlenmesi. Bu takvimin bir sorumluya bağlanması ve her ayın belirli bir gününde kapatılması, iade süresini kısaltmanın en pratik yoludur; süreç dağınık yürütüldüğünde alacak birikir ve işletmenin nakit ihtiyacı artar. Ayrıca tüm belgelerin dönem bazında tek bir klasörde toplanması, olası bir incelemede savunmayı hazır hâle getirir.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Dış Ticaret Ltd. Şti., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarihli iade talebimizin reddine ilişkin işlemin iptali ile iade alacağının ödenmesi istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimiz ……/…… döneminde ihracat teslimlerinde bulunmuş ve bu işlemler nedeniyle yüklenilip indirimle giderilemeyen verginin iadesini talep etmiştir.

2. İhracat işlemleri, gümrük çıkış beyannameleri ile sabit olup beyannameler kapanmıştır; beyanname örnekleri ve intaç kayıtları ektedir.

3. İdarece, yüklenim listesindeki bazı alışların iade hesabına dâhil edilemeyeceği gerekçesiyle talep kısmen reddedilmiştir. Oysa söz konusu alışlar ihracata konu malın üretim ve teslimiyle doğrudan ilgilidir; üretim reçetesi, stok kayıtları ve dağıtım tablosu ektedir.

4. (Alternatif) Hizmet ihracatı bakımından, hizmetten yurt dışında yararlanıldığı sözleşme, teslim edilen çıktılar ve yazışmalarla sabittir; bedel döviz olarak yurda getirilmiştir.

5. (Alternatif) Tedarikçi hakkındaki olumsuz tespit nedeniyle yapılan indirim reddi yerinde değildir; ödemeler banka kanalıyla yapılmış, mal fiilen teslim alınmış ve stok kayıtlarına girmiştir.

6. Açıklanan nedenlerle red işleminin iptali ile iade alacağının ödenmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.11, 12, 29, 32; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: Red işlemi, gümrük çıkış beyannameleri, faturalar, yüklenim listesi ve dayanakları, stok ve üretim kayıtları, banka belgeleri, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle işlemin iptaline ve iade alacağının ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. İstisnayı beyannamenin kapandığı döneme göre beyan edin.
  2. Hizmet ihracatında yurt dışında yararlanma şartını belgeleyin.
  3. Yüklenim listesini işlem ve dönem bazında hazırlayın.
  4. Genel giderlerden pay verirken dağıtım anahtarını yazılı belirleyin.
  5. Tedarikçiler hakkında olumsuz tespit olup olmadığını kontrol edin.
  6. İhraç kayıtlı teslimlerde faturaya kanuni şerhi düşün ve süreyi takip edin.
  7. İade talebini ve eksiklik yazılarına cevabı süresinde verin.
  8. Teminat ve rapor gereksinimini tutara göre önceden planlayın.

Sık sorulan sorular

İhracat istisnası tam istisna mı?

Evet. Yüklenilen vergi indirilir, indirimle giderilemezse iade edilir (m.32).

Teslimin ihracat sayılması için ne gerekir?

Yurt dışındaki müşteriye teslim ve malın gümrük bölgesinden çıkarak dış ülkeye vasıl olması (m.12).

Yurt dışındaki müşteri kimdir?

İkametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt dışında müstakilen faaliyet gösteren şubeler.

İstisna hangi dönemde beyan edilir?

Gümrük beyannamesinin kapandığı döneme göre belirlenir.

Hizmet ihracatında şartlar neler?

Hizmetin yurt dışındaki müşteri için yapılması ve hizmetten yurt dışında yararlanılması (m.12/2).

Yurt dışı firmanın Türkiye işi için danışmanlık verdim; istisna mı?

Hayır. Hizmetten Türkiye’de yararlanıldığından istisna uygulanmaz.

Bedelin yurda getirilmesi şart mı?

İade süreçlerinde bedelin döviz olarak yurda getirildiğini gösteren belgeler aranır; ayrıca kambiyo mevzuatı yükümlülükleri işler.

İhraç kayıtlı teslim nedir?

İhracatçıya ihraç kaydıyla yapılan teslimde vergi tecil edilir; mal kanuni sürede ihraç edilirse terkin olunur (m.11/1-c).

Süre aşılırsa ne olur?

Tecil edilen vergi, gecikme zammıyla birlikte imalatçıdan istenir.

Yüklenim listesi nedir?

İadeye konu işlemle ilgili yüklenilen verginin alış belgeleri bazında gösterildiği listedir.

Genel giderlerden pay verilebilir mi?

Kanunda ve düzenlemelerde öngörülen esaslar çerçevesinde; dağıtım anahtarı yazılı ve tutarlı olmalıdır.

İade neden gecikiyor?

En sık sebepler belge eksikliği, beyan uyumsuzluğu ve tedarikçi kaynaklı olumsuz tespitlerdir.

Aracı ihracatçı kullanırsam iade kimde doğar?

İhraç kayıtlı teslimde vergi tecil edilir ve terkin olunur; normal vergili teslimde iade hakkı aracı ihracatçıda doğar.

İhracatçıya götürü gider imkânı var mı?

Döviz olarak elde edilen hasılatın kanunda belirlenen oranını aşmamak üzere götürü gider indirilebilir (GVK m.40).

Transit ticaret ihracat sayılır mı?

Mal Türkiye’ye getirilmeden alınıp satılıyorsa teslim Türkiye’de gerçekleşmez; işlem verginin konusuna girmez ve iade hakkı doğurmaz.

Mahsup mu nakden iade mi tercih edilmeli?

Mahsup genellikle daha hızlıdır ve teminat gerektirmeyebilir; nakit ihtiyacı varsa nakden iade tercih edilir ancak teminat ya da rapor gündeme gelir.

İade tutarının üst sınırı var mı?

İade, işlemin bünyesine giren vergiyi aşamaz ve ihracat bedeline genel oran uygulanarak bulunan tutarla sınırlıdır.

Red kararına dava açılabilir mi?

Evet. İade talebinin reddine ilişkin işleme karşı süresinde vergi mahkemesinde dava açılır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.11, 12, 29 ve 32 ile ilgili tebliğ hükümlerine dayanır. İade usul ve esasları tebliğlerle sık değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk