Katma değer vergisinde en çok tartışma yaratan üç soru şudur: vergi ne zaman doğar, matraha neler dâhildir ve hangi işlemler istisnadır? Faturanın kesildiği tarih ile malın teslim edildiği tarih farklıysa, vade farkı ve kur farkı matraha girer mi, ihracat istisnası hangi belgelerle uygulanır? Bu rehber, konuyu Katma Değer Vergisi Kanunu maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Vergiyi doğuran olay, mal teslimi ve hizmet ifası hâllerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması anında meydana gelir (KDVK m.10).
- Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hâlinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay gerçekleşir (m.10).
- Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir (m.20).
- Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile benzeri adlar altında sağlanan menfaat, hizmet ve değerler matraha dâhildir (m.24).
- İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler vergiden istisnadır (m.11-12).
Vergiyi doğuran olay (m.10)
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi, vergiyi doğuran olayın hangi anda meydana geldiğini işlem türlerine göre ayrı ayrı düzenler. Temel kural, mal teslimi ve hizmet ifası hâllerinde malın teslimi veya hizmetin yapılmasıdır. Ancak madde başka hâlleri de sayar: malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hâlinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş sayılır.
Diğer hâller şunlardır: kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutat olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hâllerde her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması; komisyoncular vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda malların alıcıya teslimi; malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi hâlinde malın nakliyesine başlanması veya nakliyeci ya da sürücüye tevdii; ithalatta gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması. Bu ayrımların pratik önemi, verginin hangi döneme ait olduğunu belirlemesidir; dönem kaydırma, incelemede en sık eleştirilen konulardandır.
Matrah ve matraha dâhil unsurlar (m.20-24)
| Unsur | Durumu | Dayanak |
|---|---|---|
| Vade farkı, fiyat farkı, faiz | Matraha dâhil | KDVK m.24 |
| Ambalaj, sigorta, komisyon giderleri | Matraha dâhil | KDVK m.24 |
| Diğer vergi, resim ve harçlar | Matraha dâhil (KDV hariç) | KDVK m.24 |
| Hesaplanan katma değer vergisi | Matraha dâhil değil | KDVK m.25 |
| Ticari teamüle uygun iskontolar | Matraha dâhil değil (fatura üzerinde gösterilmek şartıyla) | KDVK m.25 |
| Bedeli bulunmayan işlemler | Emsal bedel esas alınır | KDVK m.27 |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Kanun’un 24. maddesi matraha dâhil unsurları sayarken, 25. madde matraha dâhil olmayanları gösterir: hesaplanan katma değer vergisi ile teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontolar matraha dâhil değildir. İskontonun matrah dışı kalabilmesi için faturada gösterilmesi ve ticari teamüle uygun olması aranır; sonradan yapılan ve faturada yer almayan indirimler bu kapsamda değerlendirilmez. Ciro primi ve benzeri sonradan yapılan ödemelerin nasıl belgelendirileceği ve vergilendirileceği ise ayrı bir uygulama konusudur.
Emsal bedel ve özel matrah şekilleri (m.27-23)
Kanun’un 27. maddesi, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması hâlinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli ya da emsal ücreti olduğunu düzenler. Aynı maddede, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hâllerde de matrah olarak emsal bedelin esas alınacağı belirtilmiştir.
Bu hüküm, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde ve bedelsiz teslimlerde uygulanır: numune ve promosyon ürünleri, işletmeden çekilen mallar, personele bedelsiz verilen ürünler bu kapsamda değerlendirilir. Kanunun 23. maddesi ise özel matrah şekillerini düzenler: spor-toto, at yarışı ve piyango gibi oyunlarda, gazete ve dergi satışlarında, altın ve gümüş işlemlerinde ve kanunda sayılan diğer hâllerde matrahın nasıl belirleneceği ayrıca gösterilmiştir. İkinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticaretiyle uğraşanlar bakımından da özel matrah uygulaması öngörülmüştür; bu hâlde alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark matrah olur.
Oranlar ve indirimli oran (m.28)
Kanun’un 28. maddesi, katma değer vergisi oranının vergiye tabi her bir işlem için kanunda belirlenen oran olduğunu ve Cumhurbaşkanının bu oranı kanunda öngörülen sınırlar içinde artırmaya ve indirmeye yetkili olduğunu düzenler. Bu yetkiye dayanılarak, mal ve hizmet grupları itibarıyla farklı oranlar belirlenmiştir: temel gıda maddeleri, kitap, ilaç ve kanunda sayılan bazı teslimler indirimli orana tabidir.
İndirimli oranın pratik sonucu iade hakkıdır: indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen vergi, kanunda öngörülen esaslara göre iade edilir. Bu iade, indirimli oranla satış yapan işletmeler bakımından önemli bir nakit kalemidir ve talebin süresinde, belgeleriyle birlikte yapılması gerekir. Uygulamada en sık yaşanan sorun, hangi teslimin hangi orana tabi olduğunun belirlenmesidir: aynı işletme farklı oranlara tabi teslimler yapıyorsa hasılatın ayrı izlenmesi gerekir; oran hatası hem eksik beyan hem iade reddi doğurur. Tereddüt hâlinde işlem öncesinde özelge talep edilmesi, hem riski ölçer hem ceza korumasını sağlar. KDV iade sürecini KDV iadesi şartları ve süreci yazımızda ele aldık.
İndirim mekanizması ve indirim yasakları (m.29-30)
Katma değer vergisi, yayılı bir muamele vergisidir ve indirim mekanizmasıyla işler: mükellef, yaptığı teslim ve hizmetler üzerinden hesapladığı vergiden, kendisine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklendiği vergiyi indirir. Kanun’un 29. maddesi indirim hakkını düzenler; indirim hakkının kullanılabilmesi için verginin fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi ve bu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekir. İndirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği dönemde kullanılabilir.
Kanun’un 30. maddesi ise indirilemeyecek vergileri sayar: vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifasıyla ilgili alış vesikalarında gösterilen vergi; faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen vergi; zayi olan malların vergisi; Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen vergi. Bu sayım, uygulamada en sık eleştiri konusu olan kalemleri içerir; özellikle binek otomobil ve kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin verginin indirilmesi, incelemede doğrudan reddedilir. İndirim mekanizmasının işleyişini KDV nedir, nasıl işler yazımızda ele aldık.
İstisnalar: ihracat ve diğerleri (m.11-17)
Kanun’un 11. maddesi, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetleri vergiden istisna tutar. 12. madde ise ihracat teslimlerinin şartlarını gösterir: teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara yapılması ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya serbest bölgeye vasıl olması gerekir.
Hizmet ihracında ise hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması ve hizmetten yurt dışında yararlanılması aranır. Bu iki şart birlikte gerçekleşmelidir; Türkiye’de yararlanılan bir hizmetin bedeli yurt dışından ödenmiş olsa dahi istisna uygulanmaz. Kanun’un 17. maddesi ise sosyal ve kültürel amaçlı istisnalar ile diğer istisnaları sayar: kanunda belirtilen kurum ve kuruluşların kültür, eğitim, sağlık ve sosyal amaçlı teslim ve hizmetleri, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve kanunda sayılan diğer işlemler bu kapsamdadır. İstisnaların ortak özelliği dar yorumlanmalarıdır: kapsamın genişletilmesi mümkün değildir ve şartların tamamının belgelenmesi gerekir.
Beyan, ödeme ve devreden vergi
Katma değer vergisi, vergilendirme dönemleri itibarıyla beyan edilir. Kanun, vergilendirme döneminin faaliyet gösterilen takvim yılının üçer aylık dönemleri olduğunu, ancak Bakanlığın mükelleflerin yıllık gayrisafi hasılatlarına göre üç aylık vergilendirme dönemi yerine birer aylık dönem belirlemeye yetkili olduğunu düzenler; uygulamada aylık dönem esastır. Beyanname, vergilendirme dönemini takip eden ayın kanunda öngörülen gününe kadar verilir ve vergi aynı süre içinde ödenir.
Devreden vergi, indirim mekanizmasının doğal sonucudur: bir dönemde indirilecek vergi, hesaplanan vergiden fazlaysa aradaki fark sonraki döneme devreder ve orada indirilir. Kanun, indirimin mümkün olmadığı hâllerde devreden verginin iade edilmesini kural olarak öngörmez; iade ancak kanunda sayılan hâllerde (tam istisna kapsamındaki işlemler, indirimli orana tabi işlemler, tevkifat uygulanan işlemler gibi) mümkündür. Bu nedenle sürekli devreden vergi biriken işletmelerin, bu birikimin hangi işlemlerden kaynaklandığını analiz etmesi ve iade hakkı doğuran bir işlem varsa talebi süresinde yapması gerekir. Ayrıca işletmenin kapanması ya da devri hâlinde devreden verginin akıbeti ayrıca değerlendirilir; devir ve bölünme işlemlerinde devralan şirkette indirim imkânı kanunda öngörülen şartlara bağlıdır. Bu nedenle yapılandırma planlanırken devreden vergi bakiyesi de hesaba katılmalıdır.
Matrahta değişiklik: iade, iskonto ve tahsil edilemeyen alacak
Satış gerçekleştikten sonra bedelde değişiklik olması hâlinde ne yapılacağı Kanun’un 35. maddesinde düzenlenmiştir: malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hâllerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde düzeltir. Düzeltmenin karşılıklı yapılması esastır: satıcı hesapladığı vergiyi azaltırken, alıcı da indirdiği vergiyi düzeltmelidir.
Uygulamada üç durum öne çıkar. Birincisi mal iadesidir: alıcı mükellefse iade faturası düzenler, mükellef değilse gider pusulası ya da kanunda öngörülen belge kullanılır. İkincisi sonradan yapılan iskonto ve ciro primleridir: bunların hangi belgeyle ve hangi dönemde düzeltileceği, sözleşmedeki düzenlemeye ve ödemenin niteliğine göre belirlenir. Üçüncüsü tahsil edilemeyen alacaklardır: Kanun, şüpheli hâle gelen alacaklara ilişkin hesaplanan verginin, kanunda öngörülen şartlarla indirim konusu yapılabilmesine imkân tanıyan düzenlemeler içerir; alacağın Vergi Usul Kanunu’ndaki şüpheli alacak şartlarını taşıması ve karşılık ayrılmış olması aranır. Bu düzeltmelerin dönemi de önemlidir: düzeltme, değişikliğin meydana geldiği dönemde yapılır; geçmiş döneme dönülerek beyanname düzeltilmesi kural değildir. Şüpheli alacak uygulamasını şüpheli ve değersiz alacaklar yazımızda ele aldık.
Tam ve kısmi istisna ayrımı
Katma değer vergisi istisnalarının en önemli sınıflandırması, indirim hakkı bakımından yapılır. Tam istisnada, istisna kapsamındaki işlem nedeniyle yüklenilen vergi indirilebilir ve indirim yoluyla giderilemezse iade edilir; ihracat istisnası bunun tipik örneğidir. Kısmi istisnada ise istisna kapsamındaki işlem nedeniyle yüklenilen verginin indirimi kabul edilmez; bu vergi, işlemin niteliğine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınır.
Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür. Tam istisna kapsamında çalışan bir ihracatçı, alışlarında ödediği vergiyi iade alabildiğinden bu vergi ona maliyet olmaz. Kısmi istisna kapsamındaki bir teslim yapan işletme ise yüklendiği vergiyi indiremediğinden bu tutar doğrudan maliyetine eklenir ve fiyatlamasını etkiler. Kanun, hangi istisnaların indirim hakkı doğurduğunu ayrıca düzenler; ayrıca kısmi istisna kapsamındaki bazı işlemler bakımından indirim hakkı tanıyan özel hükümler de bulunur. İşletme bakımından yapılması gereken, istisna kapsamındaki teslimlere ilişkin yüklenim vergisinin ayrı izlenmesi ve indirim hakkı doğurup doğurmadığına göre ya iade dosyasına konulması ya da maliyete aktarılmasıdır. Bu ayrıştırmanın yapılmaması, hem haksız indirim hem de kullanılmayan iade hakkı sonucunu doğurur.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. İdarece, şirketimizin …… dönemine ilişkin beyanlarında matrahın eksik hesaplandığı gerekçesiyle tarhiyat yapılmıştır.
2. Tarhiyata konu tutarın bir kısmı, faturada açıkça gösterilen ve ticari teamüllere uygun iskontolardan kaynaklanmaktadır. Kanun’un 25. maddesi uyarınca bu iskontolar matraha dâhil değildir; faturalar ve fiyat listeleri ektedir.
3. Bir diğer kısım, ihracat teslimlerine ilişkindir. Kanun’un 11 ve 12. maddelerinde aranan şartlar sağlanmış olup, mal gümrük bölgesinden çıkmıştır; gümrük beyannameleri ve çıkış kayıtları ektedir.
4. Vergiyi doğuran olayın tarihi bakımından da hata yapılmıştır: idarece fatura tarihi esas alınmışsa da, teslim izleyen dönemde gerçekleşmiş olup vergi o dönemde beyan edilmiştir; sevk irsaliyeleri ve teslim tutanakları ektedir.
5. Uygulanan oran bakımından, teslim konusu ürün kanunda ve ilgili kararda indirimli orana tabi mal grubunda yer almaktadır; ürün tanımı ve teknik belgeler ektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.10, 11, 12, 20, 24, 25, 27, 28; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, inceleme raporu, faturalar ve fiyat listeleri, gümrük beyannameleri, sevk irsaliyeleri ve teslim tutanakları, teknik belgeler, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Vergiyi doğuran olayın tarihini işlem türüne göre belirleyin; dönem kaydırmaktan kaçının.
- Teslimden önce fatura düzenlerseniz verginin o tutarla doğduğunu unutmayın.
- Vade farkı, fiyat farkı ve faizi matraha dâhil edin.
- İskontoyu fatura üzerinde gösterin; sonradan yapılan indirimler farklı değerlendirilir.
- Bedelsiz teslim ve numunelerde emsal bedeli uygulayın.
- Farklı oranlara tabi teslimlerde hasılatı ayrı izleyin.
- İhracatta gümrük beyannamesi ve çıkış kayıtlarını dosyalayın.
- Hizmet ihracında yurt dışında yararlanma şartını belgeleyin.
Sık sorulan sorular
KDV ne zaman doğar?
Kural olarak malın teslimi veya hizmetin yapılması anında (m.10).
Teslimden önce fatura kesersem?
Belgede gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay gerçekleşir.
Malı kargoya verdim; vergi ne zaman doğar?
Malın alıcıya gönderilmesi hâlinde nakliyeye başlanması ya da nakliyeciye tevdi anında.
Matrah nedir?
Teslim ve hizmetin karşılığını teşkil eden bedeldir (m.20).
Vade farkı matraha girer mi?
Evet. Vade farkı, fiyat farkı, faiz ve benzeri menfaatler matraha dâhildir (m.24).
İskonto matrahtan düşülür mü?
Faturada gösterilen ve ticari teamüllere uygun iskontolar matraha dâhil değildir (m.25).
Bedelsiz numune verdim; vergi doğar mı?
Bedeli bulunmayan işlemlerde matrah emsal bedeldir (m.27).
Bedelim emsalin çok altında; sorun olur mu?
Düşüklük haklı sebeple açıklanamıyorsa matrah olarak emsal bedel esas alınır.
Oranı kim belirler?
Kanunda belirlenen oran esastır; Cumhurbaşkanı kanuni sınırlar içinde artırma ve indirme yetkisine sahiptir (m.28).
İndirimli oranda iade var mı?
Evet. İndirim yoluyla giderilemeyen vergi, kanunda öngörülen esaslara göre iade edilir.
İhracat istisnasının şartları neler?
Teslimin yurt dışındaki müşteriye yapılması ve malın gümrük bölgesinden çıkarak dış ülkeye ulaşması (m.12).
Hizmet ihracında ne aranır?
Hizmetin yurt dışındaki müşteri için yapılması ve hizmetten yurt dışında yararlanılması; iki şart birlikte gerçekleşmelidir.
Devreden KDV iade edilir mi?
Kural olarak hayır; sonraki döneme devreder. İade yalnızca kanunda sayılan hâllerde (tam istisna, indirimli oran, tevkifat gibi) mümkündür.
Mal iade edildi; KDV nasıl düzeltilir?
Satıcı borçlandığı vergiyi, alıcı ise indirdiği vergiyi karşılıklı olarak düzeltir; düzeltme değişikliğin meydana geldiği dönemde yapılır (m.35).
Binek otomobil KDV’sini indirebilir miyim?
Kural olarak hayır; faaliyeti binek otomobil kiralamak veya işletmek olanlar bu amaçla kullandıkları araçlar bakımından istisnadır (m.30).
İndirim hakkını ne zamana kadar kullanabilirim?
Vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, belgelerin defterlere kaydedildiği dönemde.
İstisnalar geniş yorumlanır mı?
Hayır. İstisnalar dar yorumlanır ve şartların tamamının belgelenmesi gerekir.
Fatura ve belge düzeninin matraha etkisi
Katma değer vergisinde matrah, belgeden bağımsız düşünülemez: verginin doğru hesaplanması, faturanın doğru düzenlenmesine bağlıdır. Vergi Usul Kanunu, faturada bulunması gereken bilgileri sayar ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 34. maddesi, verginin indirilebilmesi için fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesini ve bu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmesini şart koşar. Bu iki kural birlikte, belgede gösterilmeyen verginin indirilemeyeceği sonucunu doğurur.
Uygulamada matrahı etkileyen belge sorunları şunlardır. Birincisi bedelin ayrıştırılmamasıdır: farklı oranlara tabi mal ve hizmetlerin tek satırda gösterilmesi, oran tartışmasına yol açar. İkincisi iskontonun gösterilmemesidir: matrahtan indirilebilmesi için iskontonun faturada gösterilmesi ve ticari teamüle uygun olması aranır. Üçüncüsü vade farkıdır: sonradan doğan vade farkları için ayrı fatura düzenlenmesi ve verginin hesaplanması gerekir. Dördüncüsü, dövizli faturalarda kur ve karşılığının gösterilmesidir. Beşincisi, tevkifatlı işlemlerde tevkifat tutarının ve oranının faturada belirtilmesidir; gösterilmemesi hem alıcı hem satıcı bakımından beyan sorunu doğurur. Bu nedenle fatura şablonlarının mevzuata uygun kurgulanması, matrah hatalarının büyük kısmını baştan önler. Belge düzenini belge ve defter düzeni yazımızda ele aldık.
İthalatta matrah ve indirim
İthalat işlemlerinde katma değer vergisinin matrahı, yurt içi teslimlerden farklı belirlenir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21. maddesi ithalatta matrahı düzenler: ithal edilen malın gümrük vergisine esas olan kıymeti, gümrük vergisi ve ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar ile gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemeler matraha dâhildir.
Bu düzenlemenin sonuçları şunlardır. Birincisi, gümrük kıymetindeki bir değişikliğin katma değer vergisi matrahını da değiştirmesidir; kıymet eleştirisi zincirleme tarhiyat doğurur. İkincisi, ithalatta ödenen verginin indirim konusu yapılabilmesidir: gümrük makbuzunda gösterilen ve defterlere kaydedilen vergi indirilir. Üçüncüsü, indirim hakkının hangi dönemde kullanılacağıdır: verginin ödendiği ve belgenin deftere kaydedildiği dönem esas alınır. Dördüncüsü, ithalat sonrası ortaya çıkan kıymet farklarında ek tahakkuk yapılması ve bu verginin de indirilebilmesidir. Beşincisi, ithalatta istisna uygulanan hâllerde (teşvik belgeli makine, kanunda sayılan diğer hâller) verginin hiç hesaplanmamasıdır. Bu nedenle ithalat dosyalarında gümrük makbuzlarının, beyannamelerin ve kıymet belgelerinin birlikte saklanması gerekir. Gümrük kıymetinin tespitini yurt dışından eşya getirme yazımızda ele aldık.
Değersiz alacaklar ve tahsil edilemeyen KDV
Satış yapılıp fatura düzenlendiğinde vergi doğar; ancak bedelin sonradan tahsil edilememesi hâlinde bu verginin akıbeti sorun yaratır. Katma Değer Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesine göre değersiz hâle gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisinin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilmesine imkân tanıyan bir düzenleme içerir.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi şart tespitidir: alacağın değersiz sayılabilmesi için kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmadığının anlaşılması gerekir; bu belge olmadan yapılan indirim reddedilir. İkincisi dönemdir: indirim, alacağın zarar yazıldığı dönemde yapılır; sonraki dönemlere kaydırılamaz. Üçüncüsü karşı taraftır: değersiz alacağa ilişkin verginin borçlu tarafından indirilmiş olması hâlinde, borçlunun bu vergiyi düzeltmesi öngörülür; bu, iki tarafın kayıtlarının simetrik olmasını gerektirir. Dördüncüsü şüpheli alacakla farktır: şüpheli alacak karşılığı ayrılması gelir ve kurumlar vergisi matrahını etkilerken, katma değer vergisi bakımından ayrı bir düzenleme işler. Beşincisi, sonradan tahsil edilen alacaklarda düzeltmenin ters yönde yapılmasıdır. Şüpheli ve değersiz alacak uygulamasını şüpheli ve değersiz alacaklar yazımızda ele aldık.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.10-12, 17, 20-28 hükümlerine dayanır. Oranlar Cumhurbaşkanı kararlarıyla sık değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


