Şüpheli ve Değersiz Alacaklar (VUK m.322-323): Karşılık, Dönemsellik ve KDV İndirimi
20 Mayıs 2026

Şüpheli ve Değersiz Alacaklar (VUK m.322-323): Karşılık, Dönemsellik ve KDV İndirimi

Tahsil edilemeyen bir alacak, tahakkuk esası nedeniyle zaten vergilendirilmiştir. Vergi Usul Kanunu bu adaletsizliği üç ayrı kurumla giderir: şüpheli alacak (m.323), değersiz alacak (m.322) ve vazgeçilen alacak (m.324). Aralarındaki fark kesindir — şüpheli alacakta tahsil şüpheli hâle gelmiştir ve pasifte karşılık ayrılır; değersiz alacakta tahsil imkânı tamamen ortadan kalkmıştır ve alacak kayıttan silinir. En sık yapılan hata ise sürede yapılır: karşılık, dava veya icra takibine başlanılan yılda ayrılmazsa sonraki dönemlerde ayrılamaz.

Tahsil edemediğiniz alacağın vergisini ödemeye devam mı ediyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Neden Böyle Bir Kurum Var?

Türk vergi sisteminde ticari kazanç tahakkuk esasına göre vergilendirilir: fatura kesildiği anda gelir doğmuş sayılır, para tahsil edilmemiş olsa dahi vergi doğar. Mükellef, hiç almadığı bir bedelin vergisini öder.

Vergi Usul Kanunu bu sonucun ağırlığını gidermek için 322, 323 ve 324 üncü maddelerde üç ayrı kurum öngörmüştür. Bunlar bir muhasebe kolaylığı değil, vergi adaletini sağlayan düzeltme mekanizmalarıdır. Kullanılmadıklarında ödenen vergi geri gelmez; kullanım şartları ise sıkı ve sürelidir.

Şüpheli Alacak — VUK m.323

Maddenin çerçevesi, ilk cümlesindeki şartla başlar: ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak. Yani alacak, işletme kayıtlarına hasılat olarak girmiş olmalı veya ticareti yapılan mal ya da hizmetin maliyetiyle ilgili bulunmalıdır. Ortaklara veya üçüncü kişilere verilen ve faaliyetle ilgisi kurulamayan borç para, bu kapsamda değildir.

Bu şart sağlanıyorsa iki hâlde alacak şüpheli sayılır:

  1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar.
  2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve kanunda belirtilen tutarı aşmayan alacaklar.

Sahada en çok bilinmeyen değişiklik: küçük alacak ölçütü artık sayısal

İkinci bendin metni 26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7338 sayılı Kanun’un 35 inci maddesiyle değiştirilmiştir. Önceki metinde ölçüt öznel bir ifadeydi: “dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar.” Bu ifade uygulamada sürekli ihtilaf üretiyordu; hangi alacağın “değmeyecek derecede küçük” olduğu tartışmalıydı.

Değişiklikle bu öznel test kaldırılmış ve yerine parasal bir üst sınır getirilmiştir. Artık ölçüt tartışmaya açık değildir: alacak belirlenen tutarı aşmıyorsa, protesto veya birden fazla yazılı isteme şartıyla dava/icra takibi olmaksızın da şüpheli sayılabilir.

Bu tutar her yıl Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle yeniden değerleme oranında güncellenir; 588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanacak had 25.000 TL olarak belirlenmiştir. Eski metni aktaran ve hâlâ “değmeyecek derecede küçük” ölçütünden söz eden kaynaklar güncel değildir.

2026 Yılı Küçük Alacak Haddi

7338 sayılı Kanun’la getirilen parasal sınır, kanun metninde 3.000 TL olarak yer alır ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.

Haddin seyri
DönemTutarDayanak
Kanun metni3.000 TLVUK m.323/2 (7338 sayılı Kanun m.35; yürürlük 26/10/2021)
2026 yılı25.000 TL588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği (Resmî Gazete: 31/12/2025, sayı 33124, 5. Mükerrer)
Güncelleme usulüHad, her yıl bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranında artırılırVUK mükerrer m.414
UygulamaProtesto edilen veya yazı ile bir defadan fazla istenildiği hâlde ödenmeyen ve bu tutarı aşmayan alacaklar için dava veya icra takibi şartı aranmazVUK m.323/2
İspatProtesto veya yazılı istemin muhatabına ulaştığının tevsiki gerekir; tek bir yazılı isteme yeterli değildirVUK m.323/2
Aşan alacaklarHaddi aşan alacaklarda karşılık ayrılabilmesi için alacağın dava veya icra safhasında bulunması aranırVUK m.323/1

Sınırın her yıl değişmesi, aynı alacağın hangi yılda şüpheli hâle geldiğine göre farklı sonuç doğurmasına yol açar: 2026 yılında 25.000 TL’yi aşmayan bir alacak için dava açmadan karşılık ayrılabilirken, bu tutarı aşan alacakta takip şartı devreye girer.

Karşılık nasıl ayrılır?

Kanun’un ifadesiyle, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Maddenin devamında üç teknik kural yer alır:

  • Karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Toplu ve isimsiz karşılık ayrılması kabul edilmez; alacak bazında izlenmelidir.
  • Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. İpotek, rehin, kefalet veya teminat mektubuyla güvence altına alınmış kısım için karşılık ayrılamaz; yalnızca açıkta kalan bakiye karşılığa konu olur. Uygulamada karşılığın reddedilme sebeplerinin başında bu gelir.
  • Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları, tahsil edildikleri dönemde kâr-zarar hesabına intikal ettirilir. Yani karşılık kalıcı bir indirim değil, geçici bir düzeltmedir; tahsilat gerçekleşirse gelir yazılır.

Uygulamada aranan diğer şartlar şunlardır: alacağın teminatsız bulunması ve vadesinde tahsil edilmemiş olması. Defter türü bakımından ise 7338 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle eklenen fıkra uyarınca, işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler de şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına kaydedebilir; bilanço esasında ise pasifte karşılık ayrılır. Alacağın yurt içinden veya yurt dışından olması ise fark yaratmaz; yurt dışı alacaklar için de madde hükümleri geçerlidir.

Katma değer vergisi yönünden: KDV, ekonomik faaliyetin doğal sonucu olarak ortaya çıkan ve doğrudan kredili mal veya hizmet satışından kaynaklanan bir alacak unsuru sayıldığından, madde şartlarının gerçekleşmesi ile birlikte — dönem kayıtlarına girmiş ve beyannamede beyan edilmiş olması koşuluyla — KDV dâhil tutar için karşılık ayrılabilir.

İşletme Hesabı Esasında Şüpheli Alacak

Şüpheli alacak uygulamasının yalnızca bilanço esasına tabi mükelleflere açık olduğu yönündeki yaygın bilgi, 2021 yılında yapılan değişiklikle geçerliliğini yitirmiştir.

7338 sayılı Kanunla eklenen fıkra
KonuKuralDayanak
Kapsamİşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler de maddenin önceki fıkraları kapsamında tespit edilen şüpheli alacaklarından yararlanabilirVUK m.323 (7338 sayılı Kanun m.35; yürürlük 26/10/2021)
Kayıt şekliBu mükellefler şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına kaydederVUK m.323
Tahsil edilirseSonradan tahsil edilen miktarlar, tahsil edildikleri dönemde defterlerin gelir kısmına kaydedilirVUK m.323
Ayrıntı göstermeKayıtların hangi alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde yapılması zorunludurVUK m.323
Bilanço esasındaBilanço esasına tabi mükelleflerde uygulama, pasifte karşılık ayrılması suretiyle yürürVUK m.323/1
Ortak şartlarAlacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olması, teminatsız kısma isabet etmesi ve dönemsellik kuralına uyulması her iki grupta da aranırVUK m.323

Değişikliğin pratik sonucu şudur: serbest meslek erbabı dışında kalan ve işletme hesabı esasına tabi ticari kazanç sahipleri de tahsil edilemeyen alacaklarını, şartları sağlamak kaydıyla gider yazabilir.

Dönemsellik: en pahalı hata

Bu başlık, mükelleflerin en çok hak kaybettiği noktadır ve idari uygulamada yerleşmiştir:

Şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekir. Şüpheli hâle geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir.

Yani icra takibi 2024’te başlatılıp o yılın kayıtlarında karşılık ayrılmadıysa, 2025’te geriye dönüp karşılık ayrılamaz. Dava veya takip dosyası açıldığı anda muhasebe tarafının aynı hesap dönemi içinde harekete geçmesi zorunludur. Hukuk ve mali müşavirlik tarafının bu noktada eşzamanlı çalışması gerekir.

Bir usul notu daha: alacağın şüpheli sayılabilmesi için dava veya icra safhasına gerçekten intikal etmiş olması gerekir; dava bakımından salt şekli bir müracaat yeterli değildir. Takibin ciddiyeti ve sürdürülmesi aranır. Takip yollarının seçimi için: Haciz Usulü (İİK m.78-92) ve Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu.

Yargı Kararlarından İki Ölçüt

Uygulamayı belirleyen tespitler
KonuSonuçDayanak
Yurt dışı alacaklarDanıştay Üçüncü Dairesi, 17/12/2025 tarihli ve E.2024/6227, K.2025/5665 sayılı kararında; alacakların Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde dava yoluyla takip edilmesinin yeterli olduğuna, yurt dışındaki alacaklar bakımından dava ve icra takiplerinin borçlunun mukim olduğu ülkede yapılması gibi bir şartın kanunda aranmadığına karar vermiştirDanıştay 3. Daire kararı
Ceza davası yeterli değildirBorçlu hakkında suç duyurusunda bulunulması veya ceza davası açılmış olması, alacağın dava safhasında bulunduğu anlamına gelmez; aranan, alacağın tahsiline yönelik hukuk davası veya icra takibidirVUK m.323/1
Takibin ciddiyetiDava veya takibin şeklen açılmış olması yeterli görülmez; takibin sürdürülmesi aranırVUK m.323
İflas hâliBorçlunun iflası hâlinde alacağın iflas masasına kaydettirilmiş olması gerekirVUK m.323; 2004 sayılı İİK
Teminatlı kısımKarşılık, teminattan geri kalan miktara inhisar ederVUK m.323
DönemsellikKarşılık, alacağın şüpheli hâle geldiği hesap döneminde ayrılmalıdır; sonraki dönemlerde ayrılamazVUK m.323; yerleşik idari uygulama

İlk satır, yurt dışı satış yapan işletmeler için önemli bir açıklıktır: yabancı borçluya karşı Türkiye’de açılan dava, karşılık ayırma bakımından yeterli sayılmıştır. Buna karşılık çek nedeniyle yapılan suç duyurusu, alacağın şüpheli hâle geldiğini göstermez.

Değersiz Alacak — VUK m.322

Madde metni şöyledir: “Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.”

Şüpheli alacaktan farkı temeldir: burada tahsil şüpheli değil, imkânsız hâle gelmiştir. Karşılık ayrılmaz; alacak doğrudan zarara geçirilerek kayıttan silinir.

Ayrıca değersiz alacak kurumu, bilanço esasıyla sınırlı değildir: maddenin son cümlesi uyarınca işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler de değersiz alacaklarını gider kaydederek yok edebilir. Şüpheli alacak uygulaması da 26/10/2021 tarihinden itibaren yalnızca bilanço esasına bağlı değildir: işletme hesabı esasına tabi mükellefler şüpheli alacaklarını gider kaydederek dikkate alabilir (VUK m.323, 7338 sayılı Kanunla eklenen fıkra).

“Kanaat verici vesika” nedir?

Maddedeki iki dayanaktan biri kazai hüküm, yani mahkeme kararıdır. Diğeri ise kanaat verici vesikadır ve Kanun bunu tanımlamamıştır. Uygulamada bu belgenin, alacağın tahsilinin objektif olarak imkânsız olduğunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya koyması aranır.

Bu noktada iki tespit önemlidir. Birincisi, alacaktan tek taraflı olarak vazgeçilmesi, borçluya ulaşılamaması veya alacağın zamanaşımına uğradığı yolundaki kendi değerlendirmeniz kanaat verici vesika sayılmaz. İkincisi, aciz vesikası bakımından ihtilaf süregelmektedir: aciz vesikası alacağın varlığını sona erdirmediği, yalnızca borçlunun o an itibarıyla ödemeden aciz olduğunu belgelediği gerekçesiyle tek başına değersizlik dayanağı sayılmayabilmektedir. Bu nedenle aciz vesikasına dayanan bir değersiz alacak kaydı, vergi incelemesinde eleştiri riski taşır.

İnceleme aşamasında izlenecek usul ve savunma imkânları için: Vergi İncelemesi (VUK m.134-140): Süre, Tutanak ve Savunma.

Değersiz hâle gelen alacakta KDV indirimi

7104 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29 uncu maddesine eklenen hükümle, 1/1/2019 tarihinden itibaren Vergi Usul Kanunu’nun 322 nci maddesine göre değersiz hâle gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür.

Ancak bir denge kuralı vardır: Vergi Usul Kanunu’nun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV’nin bu kapsamda indirim konusu yapılabilmesi için, aynı tutarın gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır. Aynı KDV hem gider hem indirim olarak iki kez kullanılamaz.

Katma Değer Vergisi Boyutu

İki ayrı rejim
KonuKuralDayanak
Şüpheli alacaktaKatma değer vergisi, kredili satıştan kaynaklanan bir alacak unsuru sayıldığından; dönem kayıtlarına girmiş ve beyan edilmiş olması şartıyla katma değer vergisi dâhil tutar için karşılık ayrılabilirVUK m.323; idari uygulama
Değersiz alacakta indirimVergi Usul Kanunu’nun 322. maddesine göre değersiz hâle gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilir3065 sayılı Kanun m.29/4
Çifte yararlanma yasağıVergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınanlar bu indirimden hariç tutulmuşturKDVK m.29/4
Alıcı tarafındaDeğersiz hâle gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından indirilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı dönemde indirim hesaplarından çıkarılırKDVK m.30/e
Zamanlamaİndirim, alacağın değersiz hâle geldiği ve zarar yazıldığı dönemde yapılırKDVK m.29/4
Belgeİndirimin dayanağı olan kazai hüküm veya kanaat verici vesikanın saklanması gerekirVUK m.253, m.256

Üçüncü satır, iki kurumun birlikte kullanılmasını engeller: aynı alacak için hem şüpheli alacak karşılığı ayırıp gider yazmak hem de değersiz alacak nedeniyle katma değer vergisini indirmek mümkün değildir. Tercih, alacağın hangi aşamada olduğuna göre yapılır.

Vazgeçilen Alacak — VUK m.324 ve Konkordato

Üçüncü kurum, madalyonun borçlu tarafıdır. Vazgeçilen alacaklar, konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacakları ifade eder ve borçlu işletme açısından sonuç doğurur.

Alacaklı tarafta ise konkordatonun şüpheli alacak karşılığı uygulaması karşısındaki durumu, Gelir İdaresi Başkanlığının VUK-112/2019-2 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile açıklanmıştır. Sirkülerde, 323 üncü madde uygulamasında ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olan dava veya icra safhasındaki alacaklarla, protesto veya birden fazla yazılı isteme şartını taşıyan küçük alacakların şüpheli sayıldığı ve münhasıran maddede belirtilen şartları haiz alacaklar için karşılık ayrılmasının mümkün olduğu vurgulanmıştır.

Konkordato sürecindeki alacaklı için pratik sonuç şudur: mühlet kararı ve konkordato süreci tek başına otomatik bir karşılık hakkı doğurmaz; maddedeki şartların ayrıca sağlanması gerekir. Alacak bildirimi ve alacaklının konumu için: Konkordatoda Alacaklının Hakları ve Alacak Bildirimi · Konkordato Süreci: Aşama Aşama Rehber.

Vazgeçilen Alacak: VUK m.324

Borçlu tarafındaki rejim
KonuKuralDayanak
TanımKonkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınırVUK m.324
Üç yıllık süreBu hesabın muhteviyatı, alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklolunurVUK m.324
AmaçBorçluya, zararlarını mahsup edebilmesi için süre tanınmasıVUK m.324
Alacaklı tarafıAlacaklı bakımından vazgeçilen tutarın değersiz alacak sayılıp sayılmayacağı, m.322’deki şartlara göre değerlendirilirVUK m.322
KonkordatoKonkordato projesinin tasdiki ile borçlunun borçtan kurtulduğu kısım bakımından bu hükümler uygulanırVUK m.324; 2004 sayılı İİK m.308/c ve devamı
SulhTarafların anlaşmasıyla alacaktan vazgeçilmesinde de aynı rejim işler; anlaşmanın belgelendirilmesi gerekirVUK m.324; 6098 sayılı TBK
Zarar mahsubuKurumlar vergisi mükelleflerinde geçmiş yıl zararlarının mahsubu kendi kurallarına tabidir5520 sayılı KVK m.9

Bu madde alacaklıyı değil borçluyu ilgilendirir: borcundan kurtulan işletmede doğan kazanç hemen vergilendirilmez, üç yıllık bir tampon tanınır. Süre sonunda zararla kapatılamayan kısım kâra aktarılır ve vergilendirilir.

Üç Kurumun Karşılaştırmalı Tablosu

Şüpheli, değersiz ve vazgeçilen alacak
ÖlçütŞüpheli alacakDeğersiz alacakVazgeçilen alacak
DayanakVUK m.323VUK m.322VUK m.324
DurumTahsil şüpheli hâle gelmiştirTahsil imkânsız hâle gelmiştirAlacaklı alacağından vazgeçmiştir
Kimi ilgilendirirAlacaklıAlacaklıBorçlu
ŞartDava veya icra safhası; ya da protesto veya birden fazla yazılı isteme ile haddi aşmayan alacakKazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesikaKonkordato veya sulh
İşlemPasifte karşılık ayrılır; işletme hesabında gider kaydedilirMukayyet kıymetle zarara geçirilerek yok edilirÖzel karşılık hesabına alınır
Geri dönüşSonradan tahsil edilirse gelir yazılırTahsil edilirse gelir yazılırÜç yıl içinde zararla itfa edilmezse kâra aktarılır
Katma değer vergisiKarşılık, vergi dâhil tutar üzerinden ayrılabilirZarar yazıldığı dönemde indirim konusu yapılabilirKendi rejimine tabidir
Defter türüBilanço ve işletme hesabı esasıBilanço ve işletme hesabı esasıBorçlunun defterleri

Tablo, doğru kurumun seçilmesini kolaylaştırır: takip başlamışsa şüpheli alacak, tahsil imkânı hukuken tükenmişse değersiz alacak, anlaşmayla borçtan kurtulma varsa vazgeçilen alacak hükümleri uygulanır. Yanlış kurumun seçilmesi, giderin tamamen reddiyle sonuçlanır.

Üç Kurumun Karşılaştırması

  • Şüpheli alacak (m.323) — Tahsil şüpheli. Pasifte karşılık ayrılır, alacak kayıtta kalır. Bilanço esası, teminatsızlık ve dönemsellik şartlarına tabidir. Sonradan tahsil edilirse gelir yazılır.
  • Değersiz alacak (m.322) — Tahsil imkânsız. Alacak kayıttan silinir. Kazai hüküm veya kanaat verici vesika şarttır. İşletme hesabı esasında da uygulanır. Değersiz hâle geldiği tarihte işlem yapılır.
  • Vazgeçilen alacak (m.324) — Konkordato veya sulh yoluyla vazgeçme. Sonucu esas olarak borçlu tarafta doğar.

Bir alacak zaman içinde bu kurumlar arasında yer değiştirebilir: önce dava/icra safhasına girip şüpheli hâle gelir, süreç sonunda tahsil imkânı tümüyle ortadan kalkarsa değersiz alacağa dönüşür. Bu geçişte karşılık hesabının kapatılması ve alacağın silinmesi ayrı bir muhasebe işlemidir.

Sık Yapılan Sekiz Hata

Hata ve doğrusu
HataSonuçDoğrusu
Karşılığı sonraki yıl ayırmakGider reddedilirKarşılık, alacağın şüpheli hâle geldiği hesap döneminde ayrılır
Teminatlı kısım için karşılık ayırmakTeminata isabet eden kısım reddedilirKarşılık, teminattan geri kalan miktara inhisar eder (VUK m.323)
Toplu ve isimsiz karşılıkKarşılık kabul edilmezKarşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir
Suç duyurusunu takip saymakŞart gerçekleşmemiş sayılırAlacağın tahsiline yönelik dava veya icra takibi gerekir
Tek yazılı isteme ile küçük alacak karşılığıŞart eksik kalırProtesto veya bir defadan fazla yazılı isteme aranır (VUK m.323/2)
Ortaklara veya ilgisiz kişilere verilen borç paraKarşılık reddedilirAlacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idamesiyle ilgili olması şarttır
Tahsilatı gelir yazmamakMatrah eksik beyan edilirSonradan tahsil edilen tutarlar tahsil dönemi kayıtlarına gelir olarak alınır
Aynı alacakta hem karşılık hem KDV indirimiİkinci işlem reddedilirKDVK m.29/4 uyarınca karşılık ayrılarak gider yazılanlar indirimden hariçtir

Bu hataların tamamı, karşılığın reddi ve buna bağlı olarak ikmalen tarhiyat sonucunu doğurur. Ayrıca reddedilen karşılık nedeniyle ziyaa uğratılan vergi üzerinden vergi ziyaı cezası kesilir (VUK m.344).

Karşılık Reddedilirse: Uyuşmazlık Yolları

Başvuru seçenekleri
YolKuralDayanak
Davaİhbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde iptal davası; dava tahsilatı durdurur2577 sayılı İYUK m.7, m.27
İspatAlacağın ticari faaliyetle ilgisi, takibin varlığı ve teminatsızlık; sözleşme, fatura, takip dosyası ve yazışmalarla ortaya konurVUK m.3/B
UzlaşmaKesilen vergi ziyaı cezaları bakımından uzlaşma yolu açıktır; vergi aslı 7524 sayılı Kanunla kapsam dışına çıkarılmıştırVUK Ek m.1
Cezada indirimOtuz gün içinde başvuru ve ödeme şartıyla cezanın yarısı indirilirVUK m.376
DüzeltmeHesap veya matrah hatası varsa beş yıllık düzeltme zamanaşımı içinde düzeltme talep edilirVUK m.116–126
İhtirazi kayıtTartışmalı karşılık beyannameye dâhil edilmeksizin beyan yapılıp ihtirazi kayıt konularak dava açılabilirVUK m.378; İYUK m.27
ÖzelgeTereddüt edilen hâllerde idareden yazılı görüş istenebilir; görüşe uyulması hâlinde ceza kesilemezVUK m.413, m.369

Uyuşmazlıklarda belirleyici olan çoğu zaman tarihlerdir: takibin başladığı tarih, karşılığın ayrıldığı dönem ve teminatın tesis tarihi. Bu üç tarih dosyada belgelenmişse savunma büyük ölçüde kurulmuş olur. Takip yolları için ticari alacakta icra takibi rehberine bakılabilir.

Kontrol Listesi

  • Alacak, ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili mi? İşletme kayıtlarına hasılat olarak girmiş mi?
  • Dava veya icra takibi fiilen başlatıldı mı? Şekli bir müracaatla yetinilmedi mi?
  • Takibin başladığı aynı hesap döneminde karşılık ayrıldı mı? Bu süre kaçırılırsa hak geri gelmez.
  • Alacak teminatlı mı? Karşılık yalnızca teminattan geri kalan kısma ayrılabilir.
  • Karşılık hesabında hangi alacağa ait olduğu gösterildi mi?
  • Küçük alacak yolunu kullanıyorsam: protesto çekildi mi veya bir defadan fazla yazılı istendi mi? Tutar, ilgili yılın VUK Genel Tebliğindeki sınırı aşıyor mu?
  • Değersiz alacak iddiam kazai hükme veya kanaat verici vesikaya dayanıyor mu? Aciz vesikasına dayanıyorsa eleştiri riskini biliyor muyum?
  • Değersiz hâle gelen alacağın KDV’si indirim konusu yapılacaksa, daha önce gider yazılan KDV gelir olarak dikkate alındı mı?
  • Sonradan tahsilat oldu mu? Olduysa tahsil edildiği dönemde kâr-zarar hesabına intikal ettirildi mi?

Sık Sorulan Sorular

2026 yılında küçük alacak sınırı ne kadardır?

VUK m.323/2’deki had, kanun metninde 3.000 TL olarak yer alır ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. 588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 1/1/2026’dan itibaren bu tutar 25.000 TL olarak belirlenmiştir. Protesto edilen veya yazı ile bir defadan fazla istenildiği hâlde ödenmeyen ve bu tutarı aşmayan alacaklar için dava veya icra takibi şartı aranmaz.

İşletme hesabı esasına tabi mükellefler şüpheli alacaktan yararlanabilir mi?

Evet. 7338 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle VUK m.323’e eklenen fıkra uyarınca (yürürlük 26/10/2021), işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler de tespit edilen şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına, sonradan tahsil edilen miktarları ise tahsil edildikleri dönemde gelir kısmına, hangi alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde kaydeder.

Yurt dışındaki alacak için Türkiye’de dava açmak yeterli mi?

Danıştay Üçüncü Dairesi, 17/12/2025 tarihli ve E.2024/6227, K.2025/5665 sayılı kararında alacakların Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde dava yoluyla takip edilmesinin yeterli olduğuna; yurt dışındaki alacaklar bakımından dava ve icra takiplerinin borçlunun mukim olduğu ülkede yapılması gibi bir şartın kanunda aranmadığına karar vermiştir.

Şüpheli alacak ile değersiz alacak arasındaki fark nedir?

Şüpheli alacakta tahsil şüpheli hâle gelmiştir ve VUK m.323 uyarınca pasifte karşılık ayrılır; alacak kayıtta kalır. Değersiz alacakta ise VUK m.322 uyarınca kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsil imkânı tamamen ortadan kalkmıştır ve alacak mukayyet kıymetiyle zarara geçirilerek yok edilir.

Hangi alacaklar şüpheli sayılır?

Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen ödenmemiş bulunan ve kanunda belirtilen tutarı aşmayan alacaklar şüpheli alacak sayılır.

Küçük alacak sınırı nedir?

26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7338 sayılı Kanun’un 35 inci maddesiyle, önceki metindeki “dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar” ifadesi değiştirilerek parasal bir üst sınır getirilmiştir. Bu tutar her yıl Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle güncellendiğinden, başvurulacak dönemin tebliği esas alınmalıdır.

Karşılığı sonraki yıl ayırabilir miyim?

Hayır. Şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekir; şüpheli hâle geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde karşılık ayrılması mümkün değildir.

Teminatlı alacak için karşılık ayrılabilir mi?

Kısmen. VUK m.323 uyarınca teminatlı alacaklarda karşılık, teminattan geri kalan miktara inhisar eder. İpotek, rehin veya teminat mektubuyla güvence altına alınmış kısım için karşılık ayrılamaz.

KDV için de karşılık ayrılabilir mi?

Evet. KDV, doğrudan kredili mal veya hizmet satışından kaynaklanan bir alacak unsuru sayıldığından, madde şartlarının gerçekleşmesi ve dönem kayıtlarına girip beyannamede beyan edilmiş olması koşuluyla KDV dâhil tutar için karşılık ayrılabilir.

Değersiz hâle gelen alacağın KDV’si indirilebilir mi?

Evet. 7104 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle KDV Kanunu m.29’a eklenen hüküm uyarınca 1/1/2019 tarihinden itibaren, VUK m.322’ye göre değersiz hâle gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV indirim konusu yapılabilir. Daha önce m.323 kapsamında karşılık ayrılarak gider yazılan KDV’nin indirilebilmesi için ise bu tutarın matrah tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.

Aciz vesikası değersiz alacak için yeterli midir?

Tartışmalıdır. Aciz vesikası alacağın varlığını sona erdirmez; borçlunun o an itibarıyla ödemeden aciz olduğunu belgeler. Bu nedenle tek başına değersizlik dayanağı sayılmayabilmekte ve buna dayanan kayıtlar vergi incelemesinde eleştiri riski taşımaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Karşılık, takibin başladığı yıl ayrılmazsa hak geri gelmez — takvim kritiktir.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın
Post by Av. Fatma Öztürk