Nakliye ve lojistik sektörü, katma değer vergisinde istisna ve tevkifat rejimlerinin iç içe geçtiği, gider yapısı denetime en açık alanlardan biridir. Uluslararası taşımada istisna, yurt içi taşımada tevkifat, akaryakıt ve yol giderlerinde belge düzeni birlikte işler. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, kanunda öngörülen esaslara göre taşımacılık istisnası uygulanır (KDVK m.14).
- Bu istisna tam istisna niteliğindedir; yüklenilen vergi indirilir ve indirimle giderilemezse iade edilir.
- Yurt içi taşımacılık hizmetleri genel esaslara göre vergiye tabidir ve kanunda öngörülen hâllerde tevkifata konu olur (KDVK m.9).
- Taşıma işlerinde belge düzeni özeldir: taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve taşıma senedi ayrı ayrı düzenlenir (VUK m.240).
- Binek otomobil dışındaki ticari araçlarda gider ve amortisman kısıtları farklı işler; araç niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir.
Uluslararası taşımacılık istisnası (m.14)
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 14. maddesi, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesnadır hükmünü içerir. Bu istisnanın kapsamı, taşımanın başlangıç ve bitiş noktalarına göre belirlenir: Türkiye’den yurt dışına, yurt dışından Türkiye’ye ve yabancı ülkeler arasında Türkiye üzerinden yapılan transit taşımalar bu kapsamdadır.
İstisnanın en önemli özelliği tam istisna olmasıdır: bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergi indirilebilir ve indirim yoluyla giderilemezse iade edilir. Bu, uluslararası taşımacılık yapan firmalar için önemli bir nakit kalemidir; akaryakıt, bakım, lastik ve benzeri girdilerde ödenen vergi iade konusu yapılabilir. İstisnanın uygulanabilmesi için taşımanın gerçekleştiğini gösteren belgelerin bulunması gerekir: taşıma senedi, gümrük çıkış belgeleri, transit beyanname ve taşıma faturası bu kapsamdadır. Belgelenemeyen taşımalarda istisna uygulanmaz ve vergi cezasıyla istenir. İade sürecinin genel esaslarını KDV iadesi şartları ve süreci yazımızda ele aldık.
Yurt içi taşımacılık ve tevkifat
| İşlem | Vergisel durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Uluslararası ve transit taşıma | Tam istisna; iade hakkı doğar | KDVK m.14 |
| Yurt içi yük taşıma | Genel esas; tevkifat uygulanabilir | KDVK m.1, 9 |
| İhracat teslimine bağlı taşıma | İhracat istisnası kapsamında değerlendirilir | KDVK m.11-12 |
| Taşıma irsaliyesi | Ücret karşılığı taşımalarda zorunlu | VUK m.240 |
| Şoför ücretleri | Gelir vergisi stopajı ve prim | GVK m.94; 5510 |
| Ticari araç giderleri | Binek oto kısıtları uygulanmaz | GVK m.40 |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Yurt içi taşımacılık hizmetleri genel esaslara göre vergiye tabidir. Ancak Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca Bakanlığa tanınan yetki çerçevesinde, belirlenen alıcı gruplarına yapılan taşıma hizmetlerinde tevkifat uygulaması öngörülmüştür. Bu hâlde hizmeti alan taraf, hesaplanan verginin belirlenen kısmını sorumlu sıfatıyla beyan eder. Taşımacı bakımından sonuç, tahsil edilemeyen vergi nedeniyle iade hakkı doğmasıdır; bu iadenin süresinde ve belgeleriyle talep edilmesi gerekir.
Belge düzeni: taşıma irsaliyesi ve sevk irsaliyesi
Taşıma işlerinde belge düzeni, diğer sektörlerden ayrılır ve iki belge sık karıştırılır. Sevk irsaliyesi, malın satıcıdan alıcıya sevki sırasında malın sahibi ya da sevk eden tarafından düzenlenir ve malın hareketini gösterir. Taşıma irsaliyesi ise Vergi Usul Kanunu’nun 240. maddesinde düzenlenmiştir: ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler, naklettikleri eşya için kanunda öngörülen bilgileri içeren taşıma irsaliyesi düzenlemek zorundadır.
Aynı maddede, yolcu taşıma işlerinde yolcu listesi düzenlenmesi, günlük müşteri listesi ve diğer belgeler de düzenlenmiştir. Bu belgelerin bulundurulmaması ya da eksik düzenlenmesi, yolda yapılan denetimlerde tespit edilir ve özel usulsüzlük cezası doğurur. Ayrıca belge eksikliği, taşımanın gerçekliğini ispat bakımından da sorun yaratır: istisna ya da gider iddiasının dayanağı bu belgelerdir. Uygulamada bir diğer önemli nokta, e-belge uygulamalarına geçiştir: kapsamdaki mükellefler bakımından e-irsaliye zorunluluğu işler ve kâğıt belge düzenlenmesi belgenin hiç düzenlenmemiş sayılmasına yol açabilir. E-belge yükümlülüklerini e-defter ve e-belge yazımızda ele aldık.
Yolcu taşımacılığı ve servis hizmetleri
Yolcu taşımacılığında belge ve yükümlülük düzeni yük taşımacılığından farklıdır. Şehirler arası ve şehir içi yolcu taşımalarında bilet düzenlenmesi esastır; Vergi Usul Kanunu ve ilgili düzenlemeler, yolcu taşıma biletlerinin şekil şartlarını ve yolcu listesi düzenleme zorunluluğunu belirler. Kapsamdaki mükellefler bakımından elektronik bilet uygulaması işler ve kâğıt bilet düzenlenmesi belgenin hiç düzenlenmemiş sayılması sonucunu doğurabilir.
Personel servisi ve öğrenci servisi hizmetlerinde ise iki ayrı ilişki vardır: hizmeti veren taşımacı ile hizmeti alan işletme ya da okul arasındaki sözleşme ve taşınan kişilerle kurulan ilişki. Vergisel açıdan hizmet, hizmeti alan tüzel kişiye verildiğinden fatura ona düzenlenir. Personel servisi bakımından işveren cephesinde ayrı bir konu doğar: çalışanlara sağlanan toplu taşıma menfaati, Gelir Vergisi Kanunu’nda öngörülen şartlar ve sınırlar çerçevesinde ücret istisnası kapsamında değerlendirilebilir; şartların aşılması hâlinde aşan kısım ücret olarak vergilendirilir. Üçüncü konu, turizm taşımacılığıdır: tur operatörleri ile taşımacılar arasındaki ilişkide hizmetin niteliği ve istisna kapsamı ayrıca değerlendirilir. Ücret istisnalarını ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.
Alt taşıyıcı ve aracılık ilişkileri
Lojistik sektöründe iş çoğu zaman zincir hâlinde yürütülür: asıl taşıyıcı işi alır, bir kısmını alt taşıyıcıya devreder ve aracı kuruluşlar sürece dâhil olur. Vergisel açıdan her halka kendi işlemini belgelendirmek zorundadır: asıl taşıyıcı müşteriye, alt taşıyıcı ise asıl taşıyıcıya fatura düzenler. Bu zincirin belgelendirilmemesi, hem gider reddine hem sahte belge iddialarına zemin hazırlar.
Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi, alt taşıyıcının yetki belgesi ve mükellefiyet durumunun işlem tarihinde sorgulanmasıdır; hakkında olumsuz tespit bulunan firmalardan alınan hizmetler indirim reddine yol açar. İkincisi, taşımanın fiilen gerçekleştiğini gösteren belgelerin toplanmasıdır: taşıma senedi, teslim tutanağı, araç ve şoför bilgileri ile güzergâh kayıtları. Üçüncüsü ödeme kanalıdır: ödemelerin banka üzerinden ve fatura tutarıyla uyumlu yapılması, müteselsil sorumluluk tartışmasında en güçlü savunmadır. Dördüncüsü, aracılık hizmetlerinde komisyonun ayrı faturalandırılmasıdır; taşıma bedeli ile komisyonun karıştırılması matrah hatası doğurur. Beşincisi, uluslararası taşımalarda istisnanın hangi halkada uygulanacağının belirlenmesidir; istisnanın yanlış halkada uygulanması cezalı tarhiyat sebebidir. Müteselsil sorumluluk savunmasını vergi sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Gider yapısı ve araç ayrımı
Taşımacılıkta kazancın tespiti, gider belgelendirmesine dayanır. İndirilebilecek başlıca giderler şunlardır: akaryakıt, yağ ve sarf malzemeleri; bakım, onarım ve lastik giderleri; köprü, otoyol ve geçiş ücretleri; şoför ücretleri ve sigorta primleri; sigorta poliçeleri; araç kiralama bedelleri; amortismanlar. Bu giderlerin tamamının belgeye dayanması ve işletmeyle ilgili olduğunun gösterilmesi gerekir.
Kritik ayrım, aracın niteliğidir: Gelir Vergisi Kanunu’nda binek otomobiller bakımından öngörülen gider ve amortisman kısıtları, ticari amaçla kullanılan kamyon, çekici, tır ve otobüs gibi araçlarda uygulanmaz. Bu nedenle aracın ruhsattaki cinsinin ve fiilî kullanımının doğru belirlenmesi gerekir; binek otomobil niteliğindeki bir araç taşımacılıkta kullanılıyor gösterilerek kısıtlardan kaçınılması, incelemede eleştiri konusu olur. İkinci konu akaryakıt tüketimidir: alınan akaryakıt miktarı ile kat edilen mesafe ve taşınan yük karşılaştırılarak randıman analizi yapılır; tüketim oranının sektörel gerçeklikle uyumsuz olması matrah farkı doğurur. Bu nedenle taşıma bazında kilometre, güzergâh ve yakıt kayıtlarının tutulması gerekir. Binek otomobil kısıtlarını amortisman ve kanunen kabul edilmeyen giderler yazımızda anlattık.
Araç alımı, kiralama ve finansal kiralama tercihi
Taşımacılıkta en büyük yatırım kalemi araç filosudur ve edinme yönteminin seçimi vergisel sonucu belirler. Satın almada araç aktife alınır, amortismana tabi tutulur ve alışta yüklenilen katma değer vergisi indirilir; ticari araçlarda binek otomobil kısıtları uygulanmadığından gider ve amortisman tam olarak dikkate alınır. Kredi kullanılması hâlinde faizler bakımından dönem ayrımı işler: kıymetin aktife alındığı dönem sonuna kadar oluşan finansman giderleri maliyete eklenir, sonraki dönemlerde tercih hakkı kullanılır.
Operasyonel kiralamada ise araç aktife alınmaz; ödenen kira bedeli doğrudan gider yazılır ve faturadaki vergi indirilir. Bu yöntem, bilançoyu hafifletir ve bakım yükünü kiralayana bırakır; buna karşılık uzun vadede toplam maliyet daha yüksek olabilir. Finansal kiralamada ise kanun, kiralama konusu kıymetin kiracının aktifinde gösterilmesini ve amortismana tabi tutulmasını, kira ödemelerinin ise ana para ve faiz bileşenlerine ayrıştırılarak yalnızca faiz kısmının gider yazılmasını öngörür. Bu ayrıştırmanın yapılmaması, hem gider fazlalığı hem amortisman eksikliği yönünden eleştiri doğurur. Seçim yapılırken nakit akışı, filo yenileme sıklığı, bakım maliyetleri ve vergisel sonuçlar birlikte hesaplanmalıdır. Finansal kiralamanın vergisel işleyişini kredi maliyeti ve finansal kiralama yazımızda ele aldık.
Yurt dışı harcamalar ve yabancı plakalı işlemler
Uluslararası taşımacılıkta maliyetlerin önemli bir kısmı yurt dışında oluşur: akaryakıt, geçiş ücretleri, vize ve harçlar, park ve konaklama giderleri. Bu harcamaların gider yazılabilmesi için işletmeyle ilgili olduğunun ve fiilen yapıldığının belgelenmesi gerekir; yabancı ülkede alınan belgelerin, o ülke mevzuatına uygun düzenlenmiş olması ve gerektiğinde tercümesinin bulunması aranır. Döviz cinsinden yapılan harcamalarda kur değerlemesi de yapılmalıdır.
İkinci konu, yurt dışında ödenen vergilerdir: bazı ülkelerde akaryakıt ve hizmet alımlarında ödenen katma değer vergisi benzeri vergiler için o ülkede iade imkânı bulunabilir; bu iade süreçlerinin takibi doğrudan maliyeti azaltır. Üçüncüsü, yabancı taşımacılara Türkiye’de yapılan ödemelerdir: dar mükellef kurumlara yapılan taşıma ödemelerinde stopaj yükümlülüğü ve anlaşma hükümleri değerlendirilir; mukimlik belgesi ibrazı hâlinde anlaşma oranı uygulanır. Dördüncüsü, yabancı plakalı araçların Türkiye’deki işlemleri ile geçiş belgesi ve harç yükümlülükleridir. Bu başlıkların düzenli takibi, hem gider kaybını hem beklenmedik tarhiyatı önler. Yurt dışı kazançlarda mahsup ve anlaşma uygulamasını yurt dışı kazançlar yazımızda ele aldık.
Kaza, hasar ve sigorta tazminatları
Taşımacılıkta kaza ve hasar olağan risklerdendir ve bunların vergisel sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir. Aracın hasar görmesi hâlinde alınan sigorta tazminatı, hasar gören kıymetin kayıtlı değeriyle karşılaştırılır: tazminat kayıtlı değeri aşıyorsa aradaki fark kâr olarak dikkate alınır, düşükse zarar doğar. Vergi Usul Kanunu’ndaki yenileme fonu uygulaması bu noktada devreye girebilir: satılan veya hasar gören iktisadi kıymetin yenilenmesi amacıyla doğan kârın kanunda öngörülen şartlarla fon hesabında tutulması ve vergilendirmenin ertelenmesi mümkündür.
Taşınan yüke gelen hasarlarda ise iki ilişki ayrılmalıdır: taşıyıcının yük sahibine karşı sorumluluğu ve sigorta ilişkisi. Ödenen tazminatların gider yazılabilmesi, sorumluluğun hukuken doğmuş ve belgelenmiş olmasına bağlıdır; sözleşmeye dayanmayan ya da ispat edilemeyen ödemeler kanunen kabul edilmeyen gider sayılır. Ayrıca kanun, para cezalarının ve sözleşmeden doğmayan tazminatların gider yazılamayacağını düzenler; bu nedenle trafik cezaları gider olarak indirilemez. Üçüncü konu, hasarlı aracın hurdaya ayrılması ve kayıtlardan çıkarılmasıdır: bu işlemin belgelendirilmesi ve amortisman kayıtlarının kapatılması gerekir. Amortisman ve gider kısıtlarını amortisman ve kanunen kabul edilmeyen giderler yazımızda ele aldık.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Nakliyat Ltd. Şti., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Şirketimiz uluslararası karayolu eşya taşımacılığı faaliyetiyle iştigal etmekte olup, yetki belgesi sahibidir.
2. İdarece, tarhiyata konu taşımaların istisna kapsamında olmadığı gerekçesiyle vergi hesaplanmıştır.
3. Oysa söz konusu taşımalar, Türkiye ile yabancı ülkeler arasında gerçekleştirilmiş olup Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 14. maddesi kapsamındadır. Taşıma senetleri, gümrük çıkış belgeleri, transit beyannameler ve taşıma faturaları ektedir.
4. (Alternatif) Akaryakıt tüketimine ilişkin randıman analizinde esas alınan tüketim oranı, araç tipimiz, güzergâh koşulları ve yük ağırlıkları dikkate alınmaksızın belirlenmiştir; teknik veriler, güzergâh kayıtları ve yük belgeleri ektedir.
5. (Alternatif) İstisna kapsamındaki işlemler nedeniyle yüklenilen verginin indirimi reddedilmişse de, tam istisna kapsamında indirim hakkı bulunmaktadır.
6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.9, 11, 14, 29, 32; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.240; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, yetki belgesi, taşıma senetleri ve irsaliyeler, gümrük belgeleri, akaryakıt ve güzergâh kayıtları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Uluslararası ve transit taşımalarda istisna belgelerini taşıma bazında dosyalayın.
- Tam istisna nedeniyle doğan iade hakkını süresinde talep edin.
- Yurt içi taşımalarda tevkifat kapsamına girip girmediğinizi kontrol edin.
- Taşıma irsaliyesi ile sevk irsaliyesini karıştırmayın; ikisi ayrı belgedir.
- E-belge kapsamına girdiyseniz kâğıt belge düzenlemeyin.
- Araç niteliğini doğru belirleyin; binek oto kısıtları ticari araçta uygulanmaz.
- Kilometre, güzergâh ve yakıt kayıtlarını taşıma bazında tutun.
- Şoför ücretlerinde stopaj ve prim yükümlülüklerini aksatmayın.
Sık sorulan sorular
Uluslararası taşımada KDV var mı?
Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki taşımalar kanunda öngörülen esaslarla istisnadır (m.14).
Bu istisna tam mı kısmi mi?
Tam istisnadır; yüklenilen vergi indirilir, giderilemezse iade edilir.
İstisna için hangi belgeler gerekir?
Taşıma senedi, gümrük çıkış belgeleri, transit beyanname ve taşıma faturası.
Yurt içi taşımada durum ne?
Genel esaslara göre vergiye tabidir; belirlenen alıcı gruplarına yapılan hizmetlerde tevkifat uygulanır.
Tevkifat yapılınca ne olur?
Alıcı verginin belirlenen kısmını sorumlu sıfatıyla beyan eder; taşımacı bakımından iade hakkı doğabilir.
Taşıma irsaliyesi kim düzenler?
Ücret karşılığında eşya nakleden gerçek ve tüzel kişiler (VUK m.240).
Sevk irsaliyesinden farkı nedir?
Sevk irsaliyesi malın sevkini, taşıma irsaliyesi taşıma hizmetini belgeler; ikisi ayrı ayrı düzenlenir.
Belge bulundurmazsam ne olur?
Yol denetimlerinde tespit edilir ve özel usulsüzlük cezası kesilir; ayrıca ispat sorunu doğar.
Binek oto kısıtları bana uygulanır mı?
Ticari amaçla kullanılan kamyon, çekici ve otobüs gibi araçlarda uygulanmaz; araç niteliği belirleyicidir.
Akaryakıt giderim eleştirilir mi?
Tüketim ile mesafe ve yük karşılaştırılarak randıman analizi yapılır; kayıt tutulması savunmanın temelidir.
Şoförlerimin ücretinde ne yapmalıyım?
Gelir vergisi stopajı yapılır ve sosyal güvenlik primleri bildirilir.
Yurt dışında ödediğim vergiler ne olur?
Yabancı ülkede ödenen vergiler bakımından anlaşma hükümleri ve mahsup imkânı değerlendirilir.
Aracı satın mı alsam, kiralasam mı?
Satın almada amortisman ve KDV indirimi, operasyonel kiralamada doğrudan gider, finansal kiralamada ana para-faiz ayrıştırması işler; seçim nakit akışı ve vergisel sonuçla birlikte yapılmalıdır.
Personel servisi ücret istisnası kapsamında mı?
Çalışanlara sağlanan toplu taşıma menfaati kanunda öngörülen şart ve sınırlar içinde istisnadır; aşan kısım ücret sayılır.
Alt taşıyıcı kullanırsam nelere dikkat etmeliyim?
Yetki belgesi ve mükellefiyet sorgusu, taşıma belgeleri ve banka üzerinden ödeme; zincirin her halkası kendi faturasını düzenler.
İade neden gecikiyor?
En sık sebep, istisna belgelerinin eksik olması ve yüklenim listelerinin belgelerle uyumsuzluğudur.
Ambar, depo ve lojistik hizmetlerinde vergilendirme
Lojistik faaliyeti yalnızca taşımadan ibaret değildir; depolama, elleçleme, ambalajlama, gümrükleme ve dağıtım hizmetleri de zincirin parçasıdır ve her biri ayrı değerlendirilir. Taşımacılık istisnası, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinde taşıma işleri bakımından öngörüldüğünden, taşıma dışındaki hizmetlerin bu istisnadan kendiliğinden yararlanacağı varsayımı hatalıdır. Depolama ve elleçleme hizmetleri kural olarak genel esaslara göre vergilendirilir.
Bununla birlikte kanun, gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrüklü sahalarda verilen kanunda sayılan hizmetler bakımından özel düzenlemeler içerir; bu hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı, hizmetin nerede ve hangi rejim altında verildiğine göre belirlenir. İkinci konu, hizmetin ihracat ya da ithalat işlemine bağlı olmasıdır: ihracat teslimine ilişkin verilen hizmetler bakımından kanunda öngörülen istisnalar ayrıca değerlendirilir. Üçüncü konu faturalandırmadır: paket lojistik hizmetlerinde taşıma, depolama ve gümrükleme bedellerinin ayrıştırılarak faturada gösterilmesi gerekir; tek kalem faturalarda istisna kapsamının belirlenmesi güçleşir ve idare tamamını vergiye tabi sayabilir. Bu nedenle sözleşmelerde hizmet kalemlerinin ve bedellerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. İhracat istisnasının şartlarını KDV’de istisnalar yazımızda ele aldık.
Taşıma sözleşmeleri ve damga vergisi
Taşıma ilişkisi Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir ve taşıma senedi, taşıyıcı ile gönderen arasındaki sözleşmenin varlığını gösterir. Vergisel açıdan bu belgeler iki yönden önem taşır: birincisi taşımanın gerçekliğinin ispatı, ikincisi damga vergisi yükümlülüğüdür. Damga Vergisi Kanunu’na ekli tabloda taşımaya ilişkin kâğıtlar ve sözleşmeler yer alır; nüsha sayısı ve bedelin gösterilmesi vergiyi doğrudan etkiler.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi çerçeve sözleşmelerdir: yıllık taşıma çerçeve sözleşmelerinde belli para gösterilip gösterilmediği, nispi ya da maktu vergi uygulanmasını belirler; bedelin sonradan sipariş formlarıyla belirlendiği yapılarda değerlendirme farklılaşır. İkincisi nüshadır: her nüsha ayrı vergilendirildiğinden, tek nüsha düzenleyip suret vermek maliyeti düşürür. Üçüncüsü, sözleşme bedelinin artırılmasıdır: artan tutar üzerinden ek vergi doğar. Dördüncüsü, taşıma senedi ile sözleşmenin ayrı kâğıtlar olup olmadığıdır. Beşincisi, kamu ihalesi kapsamındaki taşıma işlerinde ihale kararı ve sözleşmenin ayrı ayrı vergiye tabi olmasıdır; teklif hazırlanırken bu maliyet hesaba katılmalıdır. Damga vergisinde nüsha kuralını damga vergisi yazımızda ele aldık.
Filo yönetimi ve motorlu taşıtlar vergisi
Taşımacılık işletmelerinde araç sayısı arttıkça, motorlu taşıtlar vergisi ve buna bağlı yükümlülükler ciddi bir kalem hâline gelir. 197 sayılı Kanun, verginin mükellefini trafik sicilinde adlarına taşıt kayıt ve tescil edilmiş gerçek ve tüzel kişiler olarak belirler; vergi her yıl kanunda öngörülen dönemlerde iki taksitte ödenir. Aracın kullanılmaması ya da arızalı olması mükellefiyeti sona erdirmez; sona erme, kayıt ve tescilin silinmesine bağlıdır.
Filo yönetiminde dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kayıt terkinidir: hurdaya ayrılan ya da satılan araçların kaydının süresinde kapatılmaması, verginin devam etmesine yol açar. İkincisi, motorlu taşıtlar vergisinin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirilip indirilemeyeceğidir: kanun, ticari faaliyette kullanılan taşıtlar bakımından farklı bir düzenleme öngörür ve bu ayrım araç cinsine göre değerlendirilir. Üçüncüsü, ödenmeyen verginin tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin işlemesi ve araç üzerine haciz konulabilmesidir; bu, satış ve devir işlemlerini kilitler. Dördüncüsü, araç devirlerinde ilişik kesme belgesi aranmasıdır: vergi borcu bulunan araçlarda devir işlemi yapılamaz. Bu nedenle filo yönetiminde araç bazında bir vergi ve borç takip tablosu tutulması gerekir. Motorlu taşıtlar vergisinin esaslarını motorlu taşıtlar vergisi yazımızda ele aldık.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.9, 11-14, 29, 32 ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.240 ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine dayanır. Oran ve uygulamalar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.

