Vergi matrahını belirleyen iki teknik başlık vardır: hangi harcamanın gider yazılabildiği ve hangi varlığın hangi sürede itfa edildiği. Vergi incelemelerinde en sık eleştirilen konular da bunlardır. Bu rehber, amortisman rejimini Vergi Usul Kanunu’nun 313-321. maddeleri, gider ve indirim yasaklarını ise Gelir Vergisi Kanunu m.40-41 ile Kurumlar Vergisi Kanunu m.11 çerçevesinde anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya tabi iktisadi kıymetler, kanunda belirlenen esaslara göre amortismana tabi tutulur (VUK m.313).
- Değeri, her yıl belirlenen haddi aşmayan iktisadi kıymetler doğrudan gider yazılabilir (m.313).
- Amortisman, normal veya azalan bakiyeler yöntemiyle ayrılır; azalan bakiyeler yöntemi bilanço esasına tabi mükelleflere tanınmıştır (m.315, mükerrer m.315).
- Ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler GVK m.40’ta, indirilemeyecek olanlar m.41’de sayılmıştır.
- Kurumlar bakımından kabul edilmeyen indirimler ise KVK m.11’de düzenlenmiştir; örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması bu kapsamdadır.
Amortismanın konusu ve şartları (VUK m.313)
Vergi Usul Kanunu’nun 313. maddesi, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle demirbaş eşyanın, kanunda yazılı şartlarla değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesini öngörür. Üç şart birliktedir: kıymetin işletmede kullanılması, kullanım süresinin bir yılı aşması ve yıpranmaya tabi olması.
Bu şartların pratik sonuçları vardır. Kullanılmayan, yatırım amacıyla elde tutulan ya da işletme faaliyetiyle ilgisi bulunmayan kıymetler bakımından amortisman ayrılması eleştiri konusu olur. Arsa ve arazi yıpranmaya tabi olmadığından kural olarak amortismana tabi değildir; ancak üzerindeki bina ve tesisler amortismana konudur. Boş arazinin üzerine yapılan tesviye, drenaj ve benzeri işlemler ise kanunda öngörülen çerçevede değerlendirilir. Aynı madde, değeri her yıl belirlenen haddi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşların amortismana tabi tutulmaksızın doğrudan gider yazılabileceğini düzenler; bu had, küçük tutarlı alımlarda muhasebe yükünü azaltan pratik bir imkândır.
Amortisman yöntemleri ve süre
| Yöntem | Kim uygulayabilir? | Özellik |
|---|---|---|
| Normal amortisman | Tüm mükellefler | Faydalı ömre göre eşit oranlarda |
| Azalan bakiyeler | Bilanço esasına tabi mükellefler | İlk yıllarda daha yüksek gider |
| Kıst amortisman | Binek otomobillerde | Aktife alındığı ay dâhil, kalan ay sayısına göre |
| Günlük esas | Tercih hâlinde | Kanunda öngörülen usulle gün bazlı hesaplama |
| Fevkalade amortisman | Şartları taşıyanlar | Yangın, deprem gibi hâllerde (m.317) |
| Madenlerde amortisman | İmtiyaz ve işletme hakları | Kanunda öngörülen özel esaslar (m.316) |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Yöntem tercihi bakımından temel kural, normal amortismandan azalan bakiyeler yöntemine geçilemeyeceği; buna karşılık azalan bakiyelerden normal amortismana geçilebileceğidir. Bu geçiş hakkı bir defaya mahsustur ve geçiş yapıldığı yılda kalan değer, kalan süreye eşit olarak dağıtılır. Faydalı ömürler ve oranlar, Hazine ve Maliye Bakanlığınca ilan edilen listelerde belirlenir; mükellef bu listelerde ürün için öngörülen sürenin dışına kendi takdiriyle çıkamaz.
Amortismana esas değer ve maliyet unsurları
Amortisman, iktisadi kıymetin maliyet bedeli üzerinden ayrılır. Maliyet bedeline nelerin dâhil olacağı önemlidir: satın alma bedeli yanında, kıymetin işletmede kullanılabilir hâle gelmesi için yapılan giderler de maliyete girer. Nakliye, montaj, gümrük vergileri ve noter masrafları tipik örneklerdir. Kredi faizleri ve kur farkları bakımından ise kanun ve tebliğlerde belirlenen dönem ayrımı esas alınır: kıymetin aktife alındığı dönem sonuna kadar oluşanlar maliyete eklenir, sonraki dönemlere ait olanlarda mükellefe tercih hakkı tanınır.
Uygulamada sık yapılan hata, maliyete eklenmesi gereken unsurların doğrudan gider yazılmasıdır; bu, o yılın matrahını düşürdüğü için inceleme elemanınca eleştirilir ve vergi ziyaı doğurur. Tersi hata da olur: doğrudan gider yazılabilecek küçük tutarlı alımların gereksiz yere aktifleştirilmesi, işletmenin lehine olan bir imkânın kullanılmaması sonucunu verir. Bu nedenle sabit kıymet alımlarında maliyet bileşenlerinin faturaya ve muhasebe kaydına doğru yansıtılması gerekir. Şüpheli ve değersiz alacaklarda uygulanan benzer teknik ayrımları şüpheli ve değersiz alacaklar (VUK m.322-323) yazımızda ele aldık.
Sabit kıymet satışı, yenileme fonu ve zarar
Amortismana tabi bir kıymet elden çıkarıldığında, satış bedeli ile kalan net değer arasındaki fark kâr ya da zarar olarak dönem kazancına yansır. Bu, uygulamada gözden kaçan ve sonradan matrah farkı doğuran bir noktadır: kıymetin birikmiş amortismanı dikkate alınmadan yapılan hesaplamalar, satış kârının eksik beyanına yol açar. Doğru yöntem, aktifteki maliyet bedelinden birikmiş amortismanın düşülmesi ve kalan net değerin satış bedeliyle karşılaştırılmasıdır.
Vergi Usul Kanunu, satış kârının hemen vergilendirilmesi yerine yeni yatırıma yönlendirilmesine imkân tanıyan bir düzenleme içerir: yenileme fonu. Satılan kıymetin yenilenmesi işin niteliğine göre zorunluysa ya da işletmeyi idare edenlerce karar verilip teşebbüse geçilmişse, satıştan doğan kâr kanunda öngörülen süre boyunca pasifte bir fon hesabında tutulabilir ve yeni alınan kıymetin amortismanına mahsup edilir. Bu imkândan yararlanmak için niyetin belgelenmesi ve sürelere uyulması gerekir; süre sonunda kullanılmayan fon, o dönem kazancına eklenir. Kıymetin yangın, deprem, sel gibi olaylar sonucu değerini yitirmesi hâlinde ise fevkalade amortisman düzenlemesi devreye girer ve kalan değerin doğrudan gidere alınmasına imkân verir. Her iki müessese de şarta bağlı olduğundan, gerekli belge ve kararların dosyada bulundurulması, incelemede en çok istenen evraklar arasındadır.
Kiralanan yerde yapılan harcamalar ve özel maliyet
İşletmelerin önemli bir bölümü kiralık yerlerde faaliyet gösterir ve bu yerlere ciddi tutarda tadilat, dekorasyon ve tesisat harcaması yapar. Bu harcamalar, mülkiyet kiracıda olmadığından doğrudan sabit kıymet olarak değil, özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilir. İtfası ise kendine özgü kurala tabidir: özel maliyet bedelleri kira süresi içinde eşit yüzdelerle itfa edilir; kira süresi belli değilse kanunda öngörülen süre uygulanır.
Kira süresi dolmadan işyerinin terk edilmesi hâlinde, henüz itfa edilmemiş kısmın akıbeti tartışma konusudur: kalan tutarın terk edilen yılda gider yazılıp yazılamayacağı, terkin sebebine ve sözleşmenin sona erme biçimine göre değerlendirilir. Bu nedenle kiralık yerde yapılacak büyük tadilatlarda, kira süresi ile itfa süresinin uyumlu planlanması ve sözleşmede erken sona erme hâlinde yapılan harcamaların tazminine ilişkin hüküm bulundurulması yerinde olur. Kiraya verenle yapılan anlaşmayla harcamanın kira bedelinden mahsup edilmesi de yaygın bir yöntemdir; ancak bu, hem kiracı hem kiraya veren bakımından ayrı vergisel sonuçlar doğurur ve mahsup tutarının belgelendirilmesi gerekir. Kira ilişkisinin genel çerçevesini ve tarafların yükümlülüklerini ilgili kira hukuku rehberlerimizde ele aldık.
İndirilecek giderler (GVK m.40)
Ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderler Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde sayılmıştır. Genel kural, kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebilmesidir. Bunun yanında personel için yapılan bazı harcamalar, işle ilgili zarar ve tazminatlar, seyahat ve ikamet giderleri, taşıt giderleri, ayni vergi, resim ve harçlar ile amortismanlar madde kapsamındadır.
İndirilebilirliğin üç ölçütü vardır: giderin işle ilgili olması, kazancın elde edilmesine yönelik bulunması ve belgelendirilmesi. Belgesiz gider indirilemez; belgenin de gerçek bir işleme dayanması gerekir. Ayrıca bazı gider türlerinde kanun sınırlama getirir: binek otomobillerde kiralama bedeli, iktisap bedeli ve giderlerin belirli kısmı bakımından kanunda öngörülen kısıtlar uygulanır. Bu kısıtlar her yıl güncellenen tutarlara bağlı olduğundan, dönem sonu hesaplamalarında güncel tutarların teyit edilmesi gerekir.
Maddi olmayan duran varlıklar ve peştemallık
Amortisman yalnızca fiziki varlıklara özgü değildir. Marka, patent, tasarım, lisans ve yazılım gibi maddi olmayan haklar da işletmede bir yıldan fazla kullanıldığında itfaya tabidir. Bu varlıklarda faydalı ömür, hakkın kanuni koruma süresine ya da sözleşmedeki kullanım süresine göre belirlenir; süresiz kullanım hakkı veren bazı kalemlerde ise listede öngörülen süre esas alınır. Satın alınan yazılım lisansları bakımından, lisansın süreli mi süresiz mi olduğu itfa süresini doğrudan etkiler.
Özel bir kalem peştemallıktır: bir işletmenin devralınmasında, net varlık değerinin üzerinde ödenen ve işletmenin müşteri çevresi, konumu ve itibarı gibi unsurlarına karşılık gelen tutar. Peştemallık, kanunda öngörülen süre içinde eşit taksitlerle itfa edilir. Uygulamada tartışma, ödenen bedelin ne kadarının peştemallık, ne kadarının diğer varlıklara isabet ettiğidir: devir sözleşmesinde bedelin kalemlere dağıtılmadığı hâllerde inceleme elemanı kendi takdirini uygular ve matrah farkı doğar. Bu nedenle işletme devirlerinde bedelin, taşınmaz, demirbaş, stok, marka ve peştemallık gibi kalemlere sözleşmede açıkça dağıtılması gerekir. Marka ve tasarım gibi sınai hakların hukuki rejimini tasarım tescili ve tasarım hakkına tecavüz yazımızda ele aldık.
Kabul edilmeyen giderler (GVK m.41, KVK m.11)
Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesi, ticari kazancın tespitinde indirilemeyecek giderleri sayar. Bunların başında teşebbüs sahibiyle eşi ve çocuklarının işletmeden çektikleri değerler, teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler ve işletmeye konulan sermaye üzerinden hesaplanan benzeri ödemeler gelir. Ayrıca her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar indirilemez.
| Kalem | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Vergi cezaları, gecikme zamları, para cezaları | İndirilemez | GVK m.41; KVK m.11 |
| İşletme sahibinin şahsi harcamaları | İndirilemez | GVK m.41 |
| Örtülü sermaye üzerinden faiz ve kur farkı | İndirilemez | KVK m.11-12 |
| Transfer fiyatlandırmasıyla dağıtılan örtülü kazanç | İndirilemez | KVK m.11-13 |
| Belgesiz giderler | İndirilemez | VUK belge düzeni |
| Kıdem tazminatı karşılığı | Ödenmedikçe indirilemez | Tahakkuk-ödeme ayrımı |
| Bağış ve yardımlar | Kanunda öngörülen sınırlar içinde indirilir | GVK m.89; KVK m.10 |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Kurumlar bakımından en çok eleştirilen iki konu örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırmasıdır. Ortaklardan veya ilişkili kişilerden alınan borçların, öz sermayeye oranla kanunda belirlenen katı aşan kısmı örtülü sermaye sayılır ve bu kısma isabet eden faiz ile kur farkı gider yazılamaz. İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde emsallere uygunluk ilkesine aykırı bedel uygulanması hâlinde ise kazanç örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Her iki hâlde de düzeltme yapılır ve vergi ziyaı doğar.
Belge düzeni ve defter kayıtlarının önemi
Gider ve amortisman tartışmalarının büyük bölümü hukuki değil ispat sorunudur. Vergi Usul Kanunu, her kaydın belgeye dayanmasını arar; belgesiz gider indirilemez, belgesi bulunmayan sabit kıymet için amortisman ayrılamaz. Bu nedenle sabit kıymet alımlarında fatura, ödeme belgesi, varsa gümrük beyannamesi ve montaj-nakliye faturaları bir arada dosyalanmalıdır. Sabit kıymet kartlarının tutulması, hangi kıymetin ne zaman aktife alındığını ve hangi oranla itfa edildiğini gösterdiği için incelemede ilk istenen kayıtlardandır.
İkinci nokta, defterlerin ve belgelerin saklanma ve ibraz yükümlülüğüdür. Kanun, defter ve belgelerin belirlenen süre boyunca saklanmasını ve yetkililerce istendiğinde ibraz edilmesini zorunlu kılar. İbraz edilmemesi yalnızca özel usulsüzlük cezası doğurmaz; katma değer vergisi indirimlerinin reddine ve giderlerin kabul edilmemesine kadar giden sonuçlar yaratır. Elektronik defter tutan mükellefler bakımından ise beratların zamanında alınması ve saklanması aynı öneme sahiptir. Yangın, su baskını ya da hırsızlık gibi nedenlerle defterlerin zayi olması hâlinde, kanunda öngörülen süre içinde mahkemeden zayi belgesi alınması gerekir; bu belge alınmadığında ibraz etmeme sonuçları uygulanır. Defter ve belge ibraz edilmemesinin sonuçlarını vergi incelemesinde defter-belge ibraz etmemenin sonuçları yazımızda ele aldık.
İncelemede en sık eleştirilen noktalar
- İşle ilgisi kurulamayan giderler: Şahsi kullanım şüphesi doğuran akaryakıt, yemek, seyahat ve iletişim harcamaları.
- Aktifleştirilmesi gereken harcamanın gider yazılması: Kıymetin ömrünü uzatan ya da değerini artıran harcamalar maliyete eklenmelidir.
- Amortisman oranının listeye uymaması: Faydalı ömür listesindeki süre dışında oran uygulanması.
- Binek otomobil kısıtlarının uygulanmaması: Kiralama, iktisap ve gider kısıtlarının dikkate alınmaması.
- Karşılık giderlerinin ödenmeden indirilmesi: Kıdem tazminatı gibi kalemlerde tahakkuk-ödeme ayrımının gözetilmemesi.
- Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımı: Gider reddinin yanında ağır vergi ve ceza sonuçları doğurur.
Son madde ayrı bir öneme sahiptir: belgenin sahteliği tespit edildiğinde yalnızca gider reddedilmez, vergi ziyaı cezası üç kat olarak uygulanır ve kaçakçılık suçu bakımından soruşturma başlatılır. İnceleme sürecindeki hakları ve usulü vergi incelemesi (VUK m.134-140) yazımızda ele aldık.
Eleştiri hâlinde izlenecek yollar
İnceleme sonucunda gider reddi ya da amortisman düzeltmesi yapıldığında mükellefin önünde birkaç seçenek bulunur. İnceleme sırasında izaha davet müessesesi işletilmişse, açıklama yapılarak indirimli ceza imkânından yararlanılabilir. Rapor düzenlendikten sonra ise tarhiyat öncesi ya da tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna gidilebilir; uzlaşma sağlanırsa vergi ve cezada indirim yapılır ve dava yolu kapanır.
Uzlaşma tercih edilmezse ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde iptal davası açılır. Dava, tahsili durdurur; ancak yürütmenin durdurulması ve teminat konularının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Vergi ziyaı cezasında uzlaşma ve indirim seçeneklerini vergi ziyaı cezasında uzlaşma ve indirim yazımızda, dava dilekçesinin düzenini ise vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği rehberimizde anlattık. Kesinleşen borcun tecil ve taksitlendirilmesi ise ayrı bir yoldur; bunu vergi ve kamu borcunda tecil ve taksitlendirme yazımızda ele aldık.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı vergi/ceza ihbarnamesiyle tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Şirketimiz hakkında …… dönemine ilişkin vergi incelemesi yapılmış ve ……/……/2026 tarihli rapora dayanılarak tarhiyat yapılmıştır.
2. İnceleme raporunda, …… tarihinde aktife alınan …… iktisadi kıymeti için ayrılan amortismanın kabul edilmediği belirtilmiştir. Oysa söz konusu kıymet işletmede bir yıldan fazla kullanılmakta, yıpranmaya tabi bulunmakta ve faaliyetle doğrudan ilgilidir; VUK m.313’teki şartların tamamı gerçekleşmiştir. Kullanım ve faaliyetle ilgililiğe dair belgeler ektedir.
3. Raporda ayrıca …… harcamalarının işle ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle gider reddi yapılmıştır. Söz konusu harcamalar kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılmış olup GVK m.40 kapsamındadır; faturalar, ödeme belgeleri ve iş ilişkisini gösteren yazışmalar ektedir.
4. Amortisman oranı, ilan edilen faydalı ömür listesine uygun uygulanmıştır; aksi yöndeki tespit dayanaksızdır.
5. Tarhiyatın hukuki dayanağı bulunmadığından, kesilen vergi ziyaı cezası da yerinde değildir.
6. İnceleme dosyasının ve dayanak belgelerin celbini, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.313 vd., 134-140, 344; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.40-41; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.11; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, inceleme raporu, yasal defterler, faturalar ve ödeme belgeleri, sabit kıymet kayıtları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle dava konusu tarhiyatın ve kesilen cezanın iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Dönem sonu kontrol listesi
- Sabit kıymet maliyetlerine nakliye, montaj ve gümrük gibi unsurları eklediniz mi?
- Doğrudan gider yazma haddini güncel tutarla kontrol ettiniz mi?
- Amortisman oranlarını faydalı ömür listesiyle karşılaştırın.
- Binek otomobil gider ve amortisman kısıtlarını uygulayın; kıst amortismanı unutmayın.
- Vergi cezası, gecikme zammı ve para cezalarını matraha ekleyin; bunlar indirilemez.
- Ortaklardan alınan borçlarda örtülü sermaye oranını hesaplayın.
- İlişkili kişi işlemlerinde emsallere uygunluğu belgeleyin.
- Karşılık giderlerinde ödeme şartını gözetin; ödenmeyen kıdem tazminatı indirilemez.
Sık sorulan sorular
Amortisman hangi kıymetlere ayrılır?
İşletmede bir yıldan fazla kullanılan, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz gayrimenkuller ve demirbaşlara (VUK m.313).
Arsa için amortisman ayrılır mı?
Arsa ve arazi yıpranmaya tabi olmadığından kural olarak ayrılmaz; üzerindeki bina ve tesisler amortismana konudur.
Küçük tutarlı alımları doğrudan gider yazabilir miyim?
Evet. Değeri her yıl belirlenen haddi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar doğrudan gider yazılabilir.
Azalan bakiyeler yöntemini kim kullanabilir?
Bilanço esasına tabi mükellefler. Normal amortismandan bu yönteme geçilemez; tersi geçiş bir defaya mahsus mümkündür.
Amortisman oranını kendim belirleyebilir miyim?
Hayır. Faydalı ömürler ve oranlar Bakanlıkça ilan edilen listelerde belirlenir.
Nakliye ve montaj maliyete mi girer?
Evet. Kıymetin kullanılabilir hâle gelmesi için yapılan giderler maliyet bedeline dâhildir.
Vergi cezası gider yazılabilir mi?
Hayır. Vergi cezaları, gecikme zamları ve para cezaları indirilemez (GVK m.41; KVK m.11).
İşletme sahibinin şahsi harcamaları gider midir?
Hayır. Teşebbüs sahibinin işletmeden çektiği değerler ve şahsi harcamalar indirilemez.
Örtülü sermaye nedir?
Ortaklardan veya ilişkili kişilerden alınan borcun öz sermayeye oranla kanundaki katı aşan kısmıdır; bu kısma isabet eden faiz ve kur farkı gider yazılamaz.
Transfer fiyatlandırması neden önemli?
İlişkili kişilerle emsallere uygun olmayan bedelle işlem yapılması hâlinde kazanç örtülü dağıtılmış sayılır ve düzeltme yapılır.
Kıdem tazminatı karşılığı indirilebilir mi?
Ödenmedikçe indirilemez; tahakkuk-ödeme ayrımı gözetilmelidir.
Sahte belge kullanımının sonucu nedir?
Gider reddinin yanında vergi ziyaı cezası üç kat uygulanır ve kaçakçılık suçu yönünden soruşturma başlatılır.
Defterlerim zayi oldu; ne yapmalıyım?
Kanunda öngörülen süre içinde mahkemeden zayi belgesi alınmalıdır; alınmadığında ibraz etmeme sonuçları uygulanır ve indirimler reddedilebilir.
Marka, yazılım ve lisanslar itfa edilir mi?
Evet. Maddi olmayan haklar da bir yıldan fazla kullanıldığında itfaya tabidir; süre, kanuni koruma ya da sözleşmedeki kullanım süresine göre belirlenir.
Sabit kıymeti sattım; kârı nasıl hesaplarım?
Maliyet bedelinden birikmiş amortisman düşülür, kalan net değer satış bedeliyle karşılaştırılır. Şartları varsa yenileme fonu imkânı değerlendirilebilir.
Kiralık yerdeki tadilat harcaması nasıl itfa edilir?
Özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilir ve kira süresi içinde eşit yüzdelerle itfa edilir; süre belli değilse kanundaki süre uygulanır.
Eleştiriye karşı hangi yollar var?
İzaha davet, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, ceza indirimi ya da ihbarnameden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.313-321, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.40-41 ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.11-13 hükümlerine dayanır. Hadler ve oranlar her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.
