Bir ürünü piyasaya sürmek aslında bir sözdür: “Bu ürün güvenlidir, kurallara uygundur.” O söz bozulduğunda — yani ürün teknik düzenlemeye aykırı çıktığında — 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu firmaya “bir düşün, belki düzeltirsin” demez; doğrudan yükümlü kılar. Geri çağırma bir nezaket jesti değil, ürünü elinde tutan tüketiciye karşı firmanın borcudur.
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) gibi yetkili kuruluşlar, teknik düzenlemeye aykırı bulduğu bir ürün için firmaya hem idari para cezası uygular hem de ürünü piyasadan çekmesini ve geri çağırmasını ister. Peki firma bu geri çağırma talimatına uymazsa ne olur? Bu yazıda, geri çağırmayı reddeden firmanın 7223 karşısındaki hukuki durumunu sade bir dille ele alıyoruz. Konu mevzuat ve içtihat açısından teknik olduğundan, somut bir uyuşmazlıkta mutlaka bir avukata danışmak gerekir.
Geri Çağırma Bir Ceza Değil, İdari Bir Önlemdir
Önce kavramı yerine oturtalım: Geri çağırma talebi bir “ceza” değildir; bir idari önlemdir. Ürün güvenliğini yeniden sağlamaya yönelik bir tedbirdir. Bu önleme uymamanın bedeli ise ayrıdır ve kendi başına ayrı bir idari yaptırım sonucu doğurur. Yani “asıl uygunsuzluk” ile “geri çağırmaya uymama” hukuken farklı fiillerdir.
Geri Çağırma Yükümlülüğü Nereden Doğar?
Yükümlülük tek bir kaynaktan değil, iki koldan doğar. Birinci kol firmanın kendi öz yükümlülüğüdür: Kanun, ürünü piyasaya süren herkese bunu doğrudan yükler. İmalatçı, piyasaya sürdüğü ürünün uygun olmadığını öğrendiğinde ürünü uygun hâle getirmek; gerekiyorsa arzı durdurmak, piyasadan çekmek veya geri çağırmak için düzeltici önlemleri ivedilikle almak ve yetkili kuruluşu bilgilendirmekle yükümlüdür (m.7). İthalatçı aynı içerikle sorumludur (m.9). Dağıtıcı ise düzeltici önlemlerin alındığını teyit eder, iş birliği yapar ve yetkili kuruluşun talimatlarını yerine getirir (m.10).
İkinci kol kurumun talimatıdır: Firma kendiliğinden harekete geçmezse, yetkili kuruluş geri çağırmayı emreder. Bu emre uymamak da başlı başına bir ihlaldir. Kısacası kanun firmaya önce kendi düzeltme fırsatını verir; firma bunu yapmazsa süreç kurumun eline geçer.
Geri Çağırma, Piyasadan Çekme ve Ciddi Risk Nedir?
Kanun bu kavramları net tanımlar (m.3). Geri çağırma, nihai kullanıcının elindeki ürünün firmaya geri getirilmesini amaçlayan her türlü önlemdir. Piyasadan çekme, tedarik zincirindeki ürünün piyasada kalmasını önleyen tedbirdir. Ciddi risk taşıyan ürün ise yetkili kuruluşun acil müdahalesini gerektiren üründür. Bu ayrım, hangi önlemin devreye gireceğini belirlediği için önemlidir.
Yaptırım Zinciri: Denetimden Geri Çağırmaya
Mekanizma bir zincir gibi işler. Yetkili kuruluş denetler ve önlem ister (m.16); ciddi risk hâlleri dışında, nihai kararını vermeden önce firmaya en az on iş günü savunma süresi tanır. Aldığı karar gerekçeli olur; çözüm önerilerini, itiraz yollarını ve süreleri içerir. Firma gerekli önlemleri almazsa kuruluş bu önlemleri bizzat alabilir (m.17). Alınan önlemler usulüne göre duyurulur (m.18) ve diğer önlemler yetersiz kalırsa ürün geri çağrılır (m.19). Geri çağırmada firma, ürünü teslim eden tüketiciye en az bir seçenek sunmak zorundadır: sorunun giderilmesi, bedelin iadesi veya eş değer güvenli bir ürünle değişim — ve tüm masraflar firmaya aittir.
Uymayan Firmaya Hangi İdari Para Cezaları Uygulanır?
Teknik düzenlemeye aykırılık ayrı, geri çağırma yükümlülüğüne uymama ayrı cezayı gerektirir; çünkü bunlar farklı fiillerdir ve ayrı ayrı cezalandırılır. İdari para cezaları m.20’de düzenlenir. Aşağıdaki tablo, 2026 yılı için geçerli tutarları gösterir; tutarlar her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir (2026 değerleri için Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği 2026/13 esas alınmıştır; güncel rakam için ilgili yılın Tebliğine bakılmalıdır).
| 7223 m.20 hükmü | Konu | Alt (TL) | Üst (TL) |
|---|---|---|---|
| 20/1-(a) | Asıl uygunsuzluk — güvenliğe ilişkin | 434.505 | 4.345.058 |
| 20/1-(b) | Asıl uygunsuzluk — güvenlik dışı | 173.801 | 1.738.022 |
| 20/1-(ç) | Geri çağırmama + talimata/duyuruya uymama | 86.900 | 869.010 |
| 20/1-(e) | Geri çağırma duyurusu/seçenekleri + dağıtıcının iş birliği | 60.830 | 608.307 |
| 20/5 | İnternet/TV iş birliğine uymama | 173.801 | 1.738.022 |
Tekerrürde Ceza Katlanır, Tavan Kalkar
Kritik bir kural: Aynı uygunsuzluğun iki yıl içinde tekrarı hâlinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır (m.20). Burada üst sınır artık sabit değildir — tavan kalkar. Örneğin m.20/1-(ç) üst limitinden başlanırsa rakam 869.010 TL, ardından 1.738.020 TL, sonra 3.476.040 TL şeklinde ikiye katlanarak büyür. Geri çağırmayı geciktirmek “zaman kazanmak” değil, faturayı katlamaktır.
Para Cezası Ödemek Geri Çağırmadan Kurtarmaz
Çok önemli bir hüküm daha: Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, idari önlemlerin uygulanmasına engel teşkil etmez (m.20). Yani ceza ödemek geri çağırmadan kurtarmaz. Firma hem cezayı öder hem de ürünü geri çağırır/toplatır. Yetkili kuruluşun ikisini birden istemesinin yasal dayanağı tam olarak budur; bu bir keyfilik değil, kanunun açık emridir.
Firma Yapmazsa Kurum Yapar, Faturayı Firmaya Keser
Firma geri çağırmazsa süreç bitmez, sadece el değiştirir. İktisadi işletmeci gerekli önlemleri almaz, zamanında almaz veya aldığı önlemler yetersiz kalırsa, yetkili kuruluş piyasadan çekme, geri çağırma ve gerektiğinde imha gibi önlemleri bizzat alır (m.17). Peki masraf? Kurumun bu kapsamda yaptığı masraflar firmadan rücuen tahsil edilir (m.22); ödenmezse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun devreye girer. Sonuç tek cümleyle: Devletin yaptığı geri çağırmanın faturasını firma öder — üstüne bir de cezayı.
Ciddi Riskte Savunma Beklenmez
Ürün ciddi risk taşıyorsa kurallar sertleşir. Ciddi risk hâllerinde, normalde tanınan en az on iş günlük savunma süresi aranmaz; kuruluş doğrudan harekete geçebilir ve toplatma ile imha dâhil en ağır önlemleri uygulayabilir (m.16). Tıbbi cihaz gibi insan sağlığını doğrudan ilgilendiren ürünlerde “ciddi risk” eşiği çok daha kolay aşılır; bu da hızlı ve geri dönüşsüz bir müdahale anlamına gelir.
Dijital ve Yayın Kanalları Kapanır
Ürün internette satılıyorsa, yetkili kuruluş aracı hizmet sağlayıcıya bildirir; içerik kısa süre içinde kaldırılmazsa erişimin engellenmesine karar verilir (m.17). Televizyon veya radyoda tanıtım/satış varsa, durdurma ilgili üst kurul aracılığıyla sağlanır. Bu iş birliğine uymamak ise ayrı bir cezadır (m.20/5) ve o da tekerrürle katlanır. Yani direnç gösteren firma için satış kanalları da kapanır.
İdari Yaptırımın Ötesi: Tazminat ve Ceza Sorumluluğu
İdari para cezası, tablonun yalnızca bir cephesidir. Bunlardan bağımsız olarak şu raylar da ayrıca işleyebilir: Ürün bir kişiye veya mala zarar verirse, imalatçı/ithalatçı bu zararı gidermekle yükümlüdür; bu, hukuk mahkemesinin işi olan ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre hesaplanan bir ürün sorumluluğu tazminatıdır (m.6) ve idari ceza ödemek bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ayrıca uygunluk belgesi/işareti gerçeğe aykırı düzenlenmiş veya taklit edilmişse, genel ceza hukuku (belgede sahtecilik) gündeme gelebilir; ürün ölüm veya yaralanmaya yol açmışsa ceza hukukunun ilgili hükümleri de işin içine girer.
Cezaya İtiraz: Yol İdari Yargıdır
Uygulama açısından en kritik usul noktalarından biri budur: 7223 kapsamındaki idari yaptırımlara karşı itiraz yolu idari yargıdır — yani 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idare mahkemesinde açılacak iptal davası (m.22). Bu, kabahatlerde karşımıza çıkan sulh ceza hâkimliği yolu değildir; 7223 bu noktada özel bir düzenleme getirir. Firmanın başlıca savunma hatları şunlardır: savunma hakkı tanınmadıysa veya karar gerekçesiz/eksik verildiyse bu başlı başına bir iptal sebebidir; ceza belirlenirken aykırılığın büyüklüğü ve firmanın ekonomik durumu dikkate alınmalıdır, üst sınırdan kesilen orantısız bir ceza iptal veya indirim gerekçesi olabilir; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ise 7223’te hüküm bulunmayan hâllerde tamamlayıcı olarak uygulanır.
Tek Temiz Çıkış: Gönüllü ve Tam Geri Çağırma
Kanun yalnızca sopa tutmaz, bir kapı da aralar. Ürününün uygun olmadığını tespit edip, yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan, kendiliğinden — gerekiyorsa geri çağırarak — uygunsuzluğu gideren ve riski tamamen ortadan kaldıran iktisadi işletmeciye bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımlar uygulanmaz (m.21). Cümlenin ağırlığı açıktır: gönüllü, zamanında ve tam geri çağırma yaptırımsızlık demektir; beklemek ve oyalamak ise katlanan ceza, kurumun kestiği fatura ve kapanan satış kanalları demektir. Kanun, dürüst ve hızlı davranan firmayı açıkça ödüllendirir.
TİTCK, Tıbbi Cihaz ve Lex Specialis
Tıbbi cihaz ve ilaç söz konusu olduğunda bir katman daha eklenir. Bir ürüne ilişkin özel bir mevzuat varsa, 7223 yalnızca o özel mevzuatta hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır (m.2/3 — lex specialis). TİTCK bu tabloda iki şapka taşır: hem 7223 anlamında yetkili kuruluştur, hem de sektörel düzenleyicidir. Sektörel tarafta Tıbbi Cihaz Yönetmeliği (AB 2017/745 — MDR esaslı) ve İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği (2017/746 — IVDR esaslı) geri çağırma ve saha güvenliği düzeltici faaliyeti (FSCA) usullerini ayrıntılandırır. Ama omurga değişmez: idari para cezası, zorlayıcı piyasa gözetimi önlemleri ve masrafların rücuu çerçevesi yine 7223’ten gelir.
İçtihat Üzerine Dürüst Bir Not
Burada okuyucuya dürüst olmak gerekir. 7223 sayılı Kanun 12 Mart 2021’de yürürlüğe girdi; görece yenidir ve bu Kanuna özgü yerleşik yüksek mahkeme içtihadı hâlâ olgunlaşmaktadır. Bu nedenle somut emsaller, idari yargının ilgili daireleri (Danıştay’ın dava daireleri ve İdari Dava Daireleri Kurulu ile bölge idare/idare mahkemeleri) kararlarında aranmalıdır. Mülga 4703 sayılı Kanun dönemine ait piyasa gözetimi içtihadı kıyasen ışık tutabilir; ancak ceza bantları, tekerrür ve itiraz yolu bakımından rejimin değiştiği gözden kaçırılmamalıdır. Bu yazı bilinçli olarak uydurma karar numarası içermez; somut bir karar kullanılacaksa künyesiyle (Daire/Kurul – Esas No – Karar No – Tarih) UYAP Emsal/Danıştay veri tabanından doğrulanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Geri çağırma talebi bir ceza mıdır?
Hayır. Geri çağırma bir idari önlemdir. Asıl uygunsuzluğun cezası ile geri çağırmaya uymamanın cezası ise ayrı ayrı uygulanır.
Para cezasını ödersem ürünü geri çağırmaktan kurtulur muyum?
Hayır. Kanun gereği idari para cezası, idari önlemleri durdurmaz; firma hem cezayı öder hem de ürünü geri çağırır/toplatır.
Firma geri çağırmazsa ne olur?
Yetkili kuruluş önlemleri bizzat alabilir (piyasadan çekme, geri çağırma, imha) ve masrafları firmadan rücuen tahsil eder; ayrıca aynı uygunsuzluğun tekrarında ceza katlanır.
Cezaya nasıl ve nereye itiraz edilir?
İtiraz yolu idari yargıdır: 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılır. Bu, sulh ceza hâkimliği yolu değildir.
Cezadan tamamen kurtulmanın bir yolu var mı?
Vardır. Kurum harekete geçmeden önce, gönüllü ve tam bir geri çağırmayla uygunsuzluğu giderip riski tamamen ortadan kaldıran firmaya bu Kanundaki idari yaptırımlar uygulanmaz.
Sonuç
Geri çağırmayı reddeden firma bir maliyetten kaçmaz; en pahalı yolu seçer. Karşısında üst üste binen bir tablo durur: ayrı ayrı cezalar, iki yılda katlanan rakamlar, cezaya rağmen yine de yapılacak geri çağırma, devletin eliyle yürütülüp faturası kesilen operasyon, ciddi riskte savunma beklemeden gelen toplatma/imha, kapanan satış kanalları ve bunların yanında tazminat ile genel ceza hukuku gibi bağımsız cepheler. Buna karşılık kanun doğru yolu da apaçık gösterir: uygunsuzluğu fark ettiğin anda, kurum kapıyı çalmadan gönüllü ve tam geri çağır. Bu hem en ucuz hem de tek temiz çıkıştır. Çünkü geri çağırma bir firmanın zaafının itirafı değil, sorumluluğunun ispatıdır. Başvurunuz veya idari para cezasına itiraz süreciniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Atıf yapılan başlıca mevzuat: 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (RG 12/3/2020, S. 31066; yürürlük 12/3/2021); Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği (2026/13) — m.20 idari para cezalarının 2026 tutarları; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; Tıbbi Cihaz Yönetmeliği (MDR) ve İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği (IVDR). Bilgilendirme amaçlı bir metindir; somut uyuşmazlıkta avukat görüşü ve güncel mevzuat/içtihat teyidi esastır.


