Ürünü Geri Çağırmayan Firmanın Hukuki Durumu: 7223 Sayılı Kanun Kapsamında Yükümlülük, Yaptırım ve Savunma
02 Haziran 2026

Ürünü Geri Çağırmayan Firmanın Hukuki Durumu: 7223 Sayılı Kanun Kapsamında Yükümlülük, Yaptırım ve Savunma

Ürünün uygun olmadığı anlaşıldığında firmanın önünde iki yol vardır: gerekli düzeltici önlemi kendiliğinden almak ya da yetkili kuruluşun talebini beklemek. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu bu iki yolu çok farklı sonuçlara bağlamıştır. Kendiliğinden hareket eden iktisadi işletmeci için Kanunun 21. maddesi idari yaptırım uygulanmayacağını öngörürken; önlemi almayan, geç alan veya yetersiz alan firma hem idari para cezasıyla hem de yetkili kuruluşun doğrudan aldığı ağır tedbirlerle karşılaşır. Bu rehber, geri çağırmama hâlinin hukuki sonuçlarını Kanunun madde düzeninde ele alır.

Kanunun mantığı tek cümlede: geri çağırma bir ceza değil, son çare niteliğinde bir düzeltici önlemdir. 7223 sayılı Kanunun 19. maddesinin birinci fıkrası, alınan diğer önlemlerin riskin ortadan kaldırılmasında yetersiz kalması durumunda iktisadi işletmecinin kendiliğinden veya yetkili kuruluşun talebi üzerine ürünü geri çağıracağını düzenler. Önlem sıralamasını atlayan firma da, sıralamada durması gerekirken geri çağırmayan firma da risk altındadır.

Geri çağırma kararı mı vermeniz gerekiyor? Süre ve usul kritiktir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Geri Çağırma, Piyasadan Çekme ve Düzeltici Önlem

Uygulamada en sık karıştırılan üç kavram, Kanunun 3. maddesinde ayrı ayrı tanımlanmıştır. Geri çağırma, nihai kullanıcının elinde bulunan ürünün iktisadi işletmeciye geri getirilmesini amaçlayan her türlü önlemi ifade eder. Piyasadan çekme ise tedarik zincirindeki ürünün piyasada bulundurulmasını önlemeyi amaçlayan her türlü tedbirdir. Aradaki fark, ürünün nerede olduğudur: raftaki ürün çekilir, kullanıcının elindeki ürün geri çağrılır.

KavramKanundaki tanımÜrün nerede?
Geri çağırma (m. 3/d)Nihai kullanıcının elindeki ürünün iktisadi işletmeciye geri getirilmesini amaçlayan her türlü önlemTüketicinin elinde
Piyasadan çekme (m. 3/j)Tedarik zincirindeki ürünün piyasada bulundurulmasını önlemeyi amaçlayan her türlü tedbirRafta, depoda, bayide
Piyasaya arzın durdurulmasıÜrünün piyasada ilk kez bulundurulmasının önlenmesiHenüz piyasaya çıkmamış
Nihai kullanıcı (m. 3/h)Ürünü ticaret, iş, zanaat ve mesleki faaliyetler dışında tüketici olarak ya da sanayi veya mesleki faaliyeti için elinde bulunduran kişi

Bu ayrım, uygulanacak yükümlülüğü de değiştirir. Piyasadan çekmede muhatap tedarik zinciridir; geri çağırmada ise kamuya duyuru yapılması ve nihai kullanıcıya somut seçenekler sunulması zorunludur. Yanlış kavramla hareket eden firma, doğru önlemi almış olsa bile eksik önlem almış sayılabilir.

Yükümlülük Kimin Üzerinde?

Kanun, düzeltici önlem yükümlülüğünü tedarik zincirindeki role göre ayrı ayrı düzenler. İmalatçı bakımından 7. maddenin birinci fıkrasının (h) bendi, ithalatçı bakımından 9. maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendi aynı yükümlülüğü getirir: piyasaya arz ettiği ürünün uygun olmadığını öğrendiği veya bilmesinin gerektiği hâllerde ürünü uygun duruma getirmek ve gerektiğinde piyasaya arzını durdurmak, piyasadan çekmek veya geri çağırmak için gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle alır; ürünün risk taşıdığı durumlarda risk teşkil eden hususlar ile alınan önlemler ve sonuçları hakkında ayrıntılı biçimde ve ivedilikle yetkili kuruluşu bilgilendirir.

Dağıtıcının konumu farklıdır. 10. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre dağıtıcı, piyasada bulundurduğu ürünün uygun olmadığını öğrendiği veya bilmesinin gerektiği hâllerde gerekli düzeltici önlemlerin imalatçı veya ithalatçı tarafından alındığını teyit eder ve risk taşıyan durumlarda yetkili kuruluşu ivedilikle bilgilendirir. Yani dağıtıcı önlemi bizzat almakla değil, alınıp alınmadığını doğrulamakla ve bildirimde bulunmakla yükümlüdür.

Dağıtıcı imalatçı sayılabilir. Kanunun 11. maddesi iki hâl öngörür. Ürünü kendi isim veya ticari markası altında piyasaya arz eden ya da ürünü güvenliğe ilişkin uygunluğunu etkileyecek şekilde değiştiren ithalatçı ve dağıtıcılar imalatçı sayılır ve 7. maddedeki tüm yükümlülüklerden sorumlu olur. Ayrıca imalatçı, yetkili temsilci veya ithalatçının tespit edilemediği durumlarda, yetkili kuruluşun bildiriminin tebliğinden itibaren on iş günü içinde bunların ya da tedarik zincirindeki bir önceki iktisadi işletmecinin isim ve irtibat bilgilerini bildirmeyen dağıtıcı da imalatçı kabul edilir.

Bu hüküm, “biz sadece satıyoruz” savunmasının sınırını çizer. İzlenebilirlik kaydı tutmayan dağıtıcı, tedarik zincirinde kendinden öncekini gösteremediğinde imalatçının tüm sorumluluğunu üstlenmiş olur. Nitekim 12. madde, iktisadi işletmecilerin bir önceki ve varsa bir sonraki iktisadi işletmecinin bilgilerini düzenli olarak kaydetmesini ve en az on yıl muhafaza etmesini zorunlu kılar; bu yükümlülük elektronik ortamda satış yapanlar, aracı hizmet sağlayıcılar ile radyo ve televizyon gibi medya hizmet sağlayıcıları için de geçerlidir.

Önlem Zinciri ve Geri Çağırmanın Yeri

Kanunun 16. maddesinin altıncı fıkrası, iktisadi işletmecinin 7, 8, 9 ve 10. maddelerdeki yükümlülükleri ölçüsünde alması gereken düzeltici önlemleri sıralar. Bu önlemler orantılılık ilkesine riayet edilerek, zamanında ve etkili olacak şekilde alınır. Aksi hâlde yetkili kuruluş, gerektiğinde bir süre sınırı da koyarak bu önlemlerden uygun ve gerekli gördüklerini istemeye yetkilidir.

KademeÖnlemKanundaki yeri
1Risk ve alınan önlemler hakkında yetkili kuruluşun eksiksiz ve ayrıntılı bilgilendirilmesim. 16/6-a
2Uygun olmayan ürünün uygunluğunu sağlayacak önlemlerin alınmasım. 16/6-b
3Türkçe uyarılarla işaretleme, talimat ve güvenlik kurallarında riski açıkça belirtme, risk altındaki kişileri ivedilikle uyarmam. 16/6-c
4Ciddi risk belirtisi bulunan ürünlerde arzın, bulundurmanın, öneri ve teşhirin geçici olarak durdurulmasım. 16/6-ç
5Ciddi riskli ürünlerde arzın ivedilikle durdurulması, piyasadan çekme ve geri çağırma, imha veya işlevsiz hâle getirmem. 16/6-d
6Alınan önlemlerin her bir ürün için eksiksiz uygulandığının yetkili kuruluşa bildirilmesim. 16/6-e

Geri çağırma bu sıralamanın en ağır basamağındadır. 19. maddenin birinci fıkrası bunu açıkça teyit eder: geri çağırma, alınan diğer önlemlerin riskin ortadan kaldırılmasında yetersiz kalması durumunda devreye girer. Dolayısıyla “neden hemen geri çağırmadınız” sorusunun cevabı her zaman ihmal değildir; daha hafif bir önlemin riski gerçekten ortadan kaldırdığı ispatlanabiliyorsa firma yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılır. Bu ispat, dosyanın merkezindeki teknik tartışmadır.

Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrası ayrı bir kapı açar: uygunluk işareti, teknik dosya, etiket veya talimatların bulunmaması, eksik, yetersiz olması veya yanlış kullanılması hâlinde yetkili kuruluş risk değerlendirmesi için yeterli gerekçenin bulunduğunu varsayabilir. Bu durumda risk değerlendirmesinin sonucundan bağımsız olarak uygunsuzlukların giderilmesini ister; giderilmezse ürünün piyasaya arzının yasaklanması veya kısıtlanması için gerekli tüm önlemleri alır ya da ürünün geri çağrılmasını veya piyasadan çekilmesini sağlar. Yani belge eksikliği tek başına, ürün fiilen güvenli olsa dahi geri çağırmaya giden yolu açabilir.

Düzeltici önlem yeterli miydi? Bu soru dosyanın merkezindedir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Geri Çağırmanın Usulü: Duyuru, Seçenekler, Masraf

Geri çağırma kararı vermek yetmez; Kanun bunun nasıl yapılacağını da düzenler. 18. maddenin birinci fıkrasına göre önlem alan iktisadi işletmeci, bu önlemler ve ürünün içerdiği riskler hakkındaki bilgileri etkili olacak şekilde duyurur ve duyurunun kapsamına göre engellilerin erişebilirliğini dikkate alır. Duyuru asgari olarak şu bilgileri içerir: ürünü tanıtacak marka, model veya cins ismi ya da diğer ayırt edici özellikler; mümkünse ürünün fotoğrafı veya resimli tasviri; alınan önlem; önlemi gerektiren sorunun açık ve anlaşılır tarifi; sorumlu iktisadi işletmecinin isim, adres ve iletişim bilgileri; riskten sakınmak veya sorunu gidermek için önerilen yöntemler.

Geri çağırmada bu listeye 19. maddenin ikinci fıkrası uyarınca iki bilgi daha eklenir: ürünün teslim alınacağı veya onarılacağı adres ve irtibat noktaları ile nihai kullanıcıya sunulan teklif ve seçenekler.

Nihai kullanıcıya en az bir seçenek sunulmak zorundadır. 19. maddenin üçüncü fıkrasına göre iktisadi işletmeci, ürünü teslim eden nihai kullanıcıya şu seçeneklerden en az birini sunar: (a) geri çağırmaya yol açan sorunun giderilmesi, (b) ürünün teslim tarihindeki perakende satış değerinin ödenmesi, (c) ürünün teknik düzenlemesine uygun, güvenli ve eş değer bir ürünle değiştirilmesi. Dördüncü fıkra uyarınca geri çağırmaya ilişkin tüm masraflar ürünü geri çağıran iktisadi işletmeciye aittir ve nihai kullanıcıya ek maliyet yüklenemez.

Duyurunun yetersiz bulunması ayrı bir risktir. 18. maddenin ikinci fıkrası, yetkili kuruluşun duyuruyu veya duyuru şeklini uygun bulmaması ya da yetersiz görmesi hâlinde duyurunun daha uygun şekilde ve yöntemlerle tekrar edilmesini talep edebileceğini öngörür. Üçüncü fıkra ise dağıtıcılara, kendilerine bildirilen bilgileri varsa zincirdeki bir sonraki dağıtıcıya iletme ve duyuruyu müşterilerinin kolaylıkla görebileceği yerlere koyma zorunluluğu getirir.

Yetkili kuruluş da sessiz kalmaz: 16. maddenin sekizinci fıkrası, iktisadi işletmecinin aldığı düzeltici önlemler ile kendisinin aldığı önlemleri, ticari sır ve gizliliğe ilişkin 23. madde saklı kalmak kaydıyla kendi internet sitesinde veya uygun gördüğü diğer yöntemlerle ivedilikle ilan eder. Bu ilan, firma açısından itibar boyutu taşıdığı için önlemin kapsamının ölçülü belirlenmesi ayrıca önem kazanır.

Firma Geri Çağırmazsa Ne Olur?

Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası bu soruya doğrudan cevap verir: iktisadi işletmecinin gerekli önlemleri almaması, zamanında almaması veya aldığı önlemleri yetkili kuruluşun eksik ya da yetersiz bulması hâlinde — ayrıca iktisadi işletmecinin tespit edilememesi hâlinde — yetkili kuruluş 16. maddenin altıncı fıkrasının (d) bendindeki önlemleri kendisi alır. Bunlar zincirin en ağır kademesidir: arzın ivedilikle durdurulması, piyasada bulundurmanın önlenmesi, piyasadan çekme ve geri çağırma, nihai kullanıcıların uyarılması, ürünlerin uygun koşullarda imhası veya işlevsiz hâle getirilmesi.

Üç ifadeye dikkat edilmelidir: almaması, zamanında almaması, yetersiz bulunması. Firmanın bir şeyler yapmış olması yeterli değildir; yapılanın zamanında ve riski gerçekten ortadan kaldıracak nitelikte olması aranır. Dosyalarda en çok tartışılan nokta budur ve savunmanın ekseni “hiç önlem almadık” iddiasını çürütmek değil, alınan önlemin yeterliliğini ve zamanlamasını belgelemektir.

İnternet satışları bakımından 17. maddenin ikinci fıkrası ayrı bir yol öngörür: uygun olmayan ürünün internet üzerinden tanıtımı ve satışı hâlinde yetkili kuruluş aracı hizmet sağlayıcıya içeriğin çıkarılması için bildirimde bulunur. İçeriğin yirmi dört saat içinde çıkarılmaması hâlinde erişimin engellenmesine karar verilir ve bu karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir. Karar, içeriğe erişimin engellenmesi (URL) yöntemiyle verilir; internet sitesi doğrudan iktisadi işletmeciye aitse aynı uygulama yapılır. Üçüncü fıkra ise televizyon ve radyo üzerinden tanıtım ve satışın durdurulmasını düzenler; yetkili kuruluş durdurma kararını Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna bildirir.

İdari Para Cezaları ve Tekerrür

20. madde, aykırılığın türüne göre kademeli bir ceza rejimi kurar. Kanun metnindeki tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden burada rakam verilmemiştir; belirleyici olan, fiilin hangi bende girdiğidir. Düzeltici önlem yükümlülüğünün ihlali — imalatçı bakımından 7/1-(h), ithalatçı bakımından 9/1-(ğ) — birinci fıkranın (ç) bendi kapsamındadır. Dağıtıcının 10/1-(ç) yükümlülüğünü ihlali ile 19. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırılık ise (e) bendine girer.

KonuKanundaki düzenleme
Ceza türlerinin belirlenmesiAykırılığın hangi maddeye girdiğine göre m. 20/1’in (a)–(e) bentleri
Denetimi engellemem. 20/2 — ayrı idari para cezası
Tekerrürm. 20/8 — aykırılığın iki yıl içinde tekrarı hâlinde her tekrar için bir önceki cezanın iki katı
Cezanın önlemlere etkisim. 20/9 — idari para cezası, idari önlemlerin uygulanmasına engel teşkil etmez
Ödeme süresim. 20/10 — tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir
Ceza miktarının belirlenmesim. 20/11 — aykırılığın büyüklüğü ve kişinin ekonomik durumu dikkate alınır
Mükerrer uygulama sınırım. 20/7 — (c), (ç), (d) ve (e) bentlerindeki hâllerde aynı fiil nedeniyle (a) ve (b) uygulanmaz

Son satır uygulamada sıkça atlanır. Aynı fiil için hem düzeltici önlem ihlalinden hem de ürün güvenliği aykırılığından ceza yazılmışsa, 20. maddenin yedinci fıkrası kapsamında mükerrer uygulama itirazı yapılabilir. Aynı şekilde 20. maddenin onbirinci fıkrası, cezanın alt ve üst sınır arasında belirlenmesinde aykırılığın büyüklüğü ile firmanın ekonomik durumunun dikkate alınmasını emreder; üst sınırdan ceza yazılan dosyalarda bu ölçütlerin nasıl uygulandığı sorgulanabilir.

Ürün Sorumluluğu Tazminatı

İdari yaptırım, zarar gören kişinin tazminat hakkından bağımsızdır. Kanunun 6. maddesi, ürünün bir kişiye veya bir mala zarar vermesi hâlinde imalatçı veya ithalatçının zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Sorumluluğun doğması için zarar gören tarafın uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunludur.

KonuKuralDayanak
Sorumluİmalatçı veya ithalatçım. 6/1
İspat yüküZarar ve nedensellik bağı zarar görendem. 6/2
Birden fazla sorumluMüteselsil sorumlulukm. 6/3
Sorumluluğu kaldıran sözleşmeİlgili maddeler hükümsüzm. 6/4
Tazminat miktarı6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerim. 6/5
ZamanaşımıZararı ve yükümlüyü öğrenmeden itibaren üç yıl; her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yılm. 6/6
Diğer kanunlarDiğer kanunlardaki tazminat hükümleri saklım. 6/7

Geri çağırma yükümlülüğünün ihlali, tazminat davasında ayrı bir ağırlık taşır. Ürünün uygun olmadığını bildiği hâlde düzeltici önlem almayan firmanın, zararın büyümesindeki payı tartışmalı hâle gelir. Buna karşılık 21. maddenin dördüncü fıkrası, zararın zarar görenin veya onun sorumluluğundaki bir kişinin kusurundan da kaynaklanmış olması hâlinde imalatçı veya ithalatçının tazminat sorumluluğunun hâl ve şartlara göre azaltılabileceğini, hatta tamamen kaldırılabileceğini öngörür.

Sorumluluktan Kurtaran Hâller

Kanunun 21. maddesi, firmanın elindeki en güçlü savunmayı düzenler. Birinci fıkraya göre; piyasaya arz ettikleri, piyasada bulundurdukları veya hizmete sundukları ürünün uygun olmadığını tespit edip yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan, uygunsuzluğun giderilmesi ve riskin ortadan kaldırılması için ürünün geri çağrılması da dâhil olmak üzere gerekli tedbirleri kendiliğinden alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciler için bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımlar uygulanmaz.

Bu hükmün üç şartı vardır ve üçü de belgeye dayanır: tespitin firmadan gelmesi, tedbirin uyarıdan önce alınması, uygunsuzluğun tamamen giderilmesi. Kısmi düzeltme veya yetkili kuruluşun bildiriminden sonra alınan önlem bu korumadan yararlanmaz.

İkinci fıkra, imalatçı veya ithalatçı için üç ayrı kurtuluş sebebi sayar: ürünü piyasaya kendisinin arz etmediğini, uygunsuzluğun dağıtıcının veya üçüncü bir tarafın ürüne müdahalesinden ya da kullanıcıdan kaynaklandığını, yahut üründeki uygunsuzluğun teknik düzenlemelere veya diğer zorunlu teknik kurallara uygun olarak üretilmesinden doğduğunu ispatlaması hâlinde idari yaptırım uygulanmaz. Üçüncü fıkra uyarınca bu şartlardan birinin ispatı hâlinde 6. maddedeki tazminat sorumluluğu da kalkar; ancak zararın üçüncü kişinin fiil veya ihmalinden de kaynaklanmış olması sorumluluğu azaltmaz, imalatçı veya ithalatçının rücu hakkı saklıdır.

Dağıtıcı için özel hüküm. 21. maddenin beşinci fıkrasına göre, sorumluluklarını yerine getirip piyasadan çekilen ürünü teslim eden dağıtıcı, çekilmeye yol açan sorunun giderilmesini imalatçı veya ithalatçıdan ister. Mümkünse ürün uygun duruma getirilip dağıtıcıya teslim edilir. Ürünün işlevsiz hâle getirilmesi veya imhası gerekiyorsa imalatçı ya da ithalatçı, dağıtıcıya piyasaya arz ettiği satış değerinin ödenmesi veya eş değer bir ürünle değiştirilmesi seçeneklerinden birini sunar.

Karara İtiraz: Merci ve Süre

7223 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrası nettir: bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulur. Yani ürün güvenliği kaynaklı para cezaları sulh ceza hâkimliğine değil, idare mahkemesine götürülür; dava açma süresi İYUK m. 7 uyarınca altmış gündür.

Karar verilmeden önceki aşama da usul güvencesi taşır. 16. maddenin beşinci fıkrasına göre, ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında yetkili kuruluş nihai kararı almadan önce iktisadi işletmeciye savunma yapabilmesi için on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre verir. Aynı fıkra, önlem ve idari yaptırıma ilişkin kararın bildirildiği tebligatta kararın dayandığı gerekçelerin, varsa çözüm önerilerinin, yasal itiraz yollarının ve süre sınırlarının da belirtilmesini emreder.

Ayrıca 15. maddenin yedinci fıkrası uyarınca, denetlenen ürünün test veya muayene sonucunda uygun olmadığının tespiti hâlinde numune, test veya muayene giderleri imalatçı veya ithalatçı tarafından karşılanır. Uygunsuzluk tespiti çürütülebilirse bu giderler de tartışma konusu olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Ürünü geri çağırmazsam ne olur?

7223 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrasına göre, önlemlerin alınmaması, zamanında alınmaması veya yetkili kuruluşça eksik ya da yetersiz bulunması hâlinde yetkili kuruluş 16. maddenin altıncı fıkrasının (d) bendindeki önlemleri kendisi alır: arzın durdurulması, piyasadan çekme, geri çağırma, imha veya işlevsiz hâle getirme. Ayrıca yükümlülük ihlali nedeniyle idari para cezası uygulanır.

Geri çağırmak zorunda mıyım, piyasadan çekmem yeterli değil mi?

19. maddenin birinci fıkrası geri çağırmayı, alınan diğer önlemlerin riskin ortadan kaldırılmasında yetersiz kalması durumuna bağlar. Daha hafif bir önlemin riski gerçekten ortadan kaldırdığı teknik olarak ortaya konabiliyorsa geri çağırma gerekmeyebilir; bu değerlendirme belgelenmelidir.

Ürünü kendim geri çağırdım, ceza yine gelir mi?

Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrası, uygunsuzluğu kendisi tespit edip yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan gerekli tedbirleri kendiliğinden alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciye bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımların uygulanmayacağını öngörür. Tedbirin uyarıdan önce alındığı tarihli kayıtlarla ispat edilmelidir.

Tüketiciye ne teklif etmek zorundayım?

19. maddenin üçüncü fıkrasına göre ürünü teslim eden nihai kullanıcıya şu seçeneklerden en az biri sunulur: sorunun giderilmesi, ürünün teslim tarihindeki perakende satış değerinin ödenmesi veya eş değer güvenli bir ürünle değiştirilmesi.

Geri çağırma masraflarını kim öder?

19. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca geri çağırmayla ilgili tüm masraflar ürünü geri çağıran iktisadi işletmeci tarafından üstlenilir; nihai kullanıcıya ek maliyet yüklenemez ve ürünü zamanında, kolaylıkla teslim edebilmesi için gerekli koşullar sağlanır.

Sadece dağıtıcıyım, sorumluluğum var mı?

10. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre dağıtıcı, düzeltici önlemlerin imalatçı veya ithalatçı tarafından alındığını teyit eder ve risk hâlinde yetkili kuruluşu ivedilikle bilgilendirir. Ancak 11. madde uyarınca ürünü kendi markasıyla arz eden veya güvenliğe etki edecek şekilde değiştiren dağıtıcı imalatçı sayılır.

Tedarikçimi gösteremezsem ne olur?

11. maddenin ikinci fıkrasına göre imalatçı, yetkili temsilci veya ithalatçı tespit edilemiyorsa, yetkili kuruluşun bildiriminin tebliğinden itibaren on iş günü içinde bunların veya zincirdeki bir önceki iktisadi işletmecinin isim ve irtibat bilgilerini bildirmeyen dağıtıcı imalatçı kabul edilir.

İnternette satılan ürün için ne yapılır?

17. maddenin ikinci fıkrasına göre yetkili kuruluş aracı hizmet sağlayıcıya içeriğin çıkarılması için bildirimde bulunur; içerik yirmi dört saat içinde çıkarılmazsa erişimin engellenmesine karar verilir ve karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir.

Ceza tekrar ederse ne olur?

20. maddenin sekizinci fıkrasına göre, cezaya konu uygunsuzluğun iki yıl içinde tekrarı hâlinde her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır.

Cezaya nereye itiraz edilir?

22. maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu Kanuna göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulur. Dava açma süresi İYUK m. 7 uyarınca altmış gündür.

Dosyanızı Değerlendirelim

Geri çağırma dosyalarında kararın kendisi kadar, kararın ne zaman ve hangi belgeyle alındığı önem taşır. 21. maddedeki koruma yalnızca uyarıdan önce hareket eden firmaya tanınmıştır; bir gün gecikme bu korumayı ortadan kaldırabilir. Bürom, ürün güvenliği denetimlerinde savunma, düzeltici önlem yönetimi ve yaptırım kararlarına karşı dava süreçlerini yürütmektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

Denetim yazısı geldiyse savunma süresi işlemeye başlamıştır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanundaki idari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir; işlem tarihindeki güncel tutar ve mevzuat avukatınızla birlikte değerlendirilmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk