Güvensiz Üründen Doğan Zarar (7223 s.K.): İmalatçı ve İthalatçının Tazminat Sorumluluğu
25 Temmuz 2026

Güvensiz Üründen Doğan Zarar (7223 s.K.): İmalatçı ve İthalatçının Tazminat Sorumluluğu

Bir ürünün bozuk çıkması ile bir ürünün zarar vermesi hukuken iki ayrı meseledir. Bozuk çıkan ürün için satıcıya karşı ayıplı mal hükümleri işler. Ama ürün patlar, yangın çıkarır, yaralar veya başka bir eşyanızı bozarsa devreye 12 Mart 2020 tarihli ve 31066 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu girer. Bu Kanun’a göre güvensiz ürünün sebep olduğu ölüm ve yaralanmalar veya başka bir ürüne verdiği zararlara karşı imalatçı veya ithalatçı, zarar görene karşı tazminatla sorumludur. Muhatap satıcı değil, imalatçı veya ithalatçıdır; ve zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren üç yıl, her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır.

Bir ürün yangın mı çıkardı, yaralanmaya mı yol açtı, eşyanıza mı zarar verdi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

İki Ayrı Rejim: Ayıplı Mal ve Ürün Sorumluluğu

Uygulamadaki karışıklığın kaynağı, bu iki kurumun aynı sanılmasıdır. Oysa dayanakları, muhatapları ve talep türleri farklıdır.

ÖlçütAyıplı MalÜrün Sorumluluğu
SorunÜrün beklenen nitelikte değilÜrün zarar verdi
MuhatapSatıcıİmalatçı veya ithalatçı
DayanakSözleşme ilişkisiKanundan doğan sorumluluk
TalepOnarım, değişim, indirim, dönmeTazminat
Kim talep ederAlıcıZarar gören herkes

Son satır özellikle önemlidir. Ürün sorumluluğunda talepte bulunacak kişinin ürünü satın almış olması gerekmez. Komşunun aldığı cihazın çıkardığı yangından zarar gören kişi de, ödünç aldığı aletle yaralanan kişi de zarar görendir.

Ayıplı mal rejiminin ayrıntısı için: Ayıplı Mal ve Tüketicinin Seçimlik Hakları. Hizmet ayıbı ise ayrıca düzenlenmiştir: Ayıplı Hizmet ve Tüketici Hakları.

7223 Sayılı Kanun: Çerçeve

Kanun, ürün güvenliği alanının çerçeve düzenlemesidir. Temel bilgiler:

  • Resmî Gazete: 12 Mart 2020, sayı 31066.
  • Yürürlük: yayımı tarihinden bir yıl sonra — yani 12 Mart 2021.
  • Yürürlükten kaldırdığı düzenleme: 4703 sayılı Kanun. 7223 sayılı Kanun onun yerine geçmiştir.

Kanun’un getirdiği başlıca yenilikler şunlardır:

  • İmalatçı, ithalatçı, yetkili temsilci ve dağıtıcıların rolleri ayrı ayrı tanımlanmış ve sorumlulukları belirlenmiştir.
  • Güvensiz ürünlerin tüketiciden geri çağrılması zorunlu hâle getirilmiştir.
  • Ürün sorumluluğu tazminatı açıkça düzenlenmiştir.
  • İzlenebilirlik yükümlülüğü getirilmiştir — 4703 sayılı Kanun’da bu yoktu.
  • Kamuoyunun etkin biçimde bilgilendirilmesi öngörülmüştür. Bakanlıklar, imalatçılar tarafından yapılan duyurunun etkin olmadığını değerlendirirse duyurunun yöntem ve şeklini değiştirtebilir, gerekirse tekrarını isteyebilir.

Kim Sorumlu? İmalatçı ve İthalatçı

Kanun’un kurduğu düzende asıl muhatap zincirin başındakidir: güvensiz ürünün sebep olduğu ölüm ve yaralanmalar veya başka bir ürüne verdiği zararlara karşı imalatçı veya ithalatçı, zarar görene karşı tazminatla sorumlu olur.

Bu, tüketici açısından önemli bir kolaylıktır: ürünü nereden aldığınızdan bağımsız olarak, sorumluluk ürünü piyasaya sürene yönelir.

İmalatçının temel yükümlülükleri

Kanun imalatçıya somut yükümlülükler yükler:

  • Piyasaya ancak teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygun ürünleri arz eder.
  • Mevzuatın gerektirdiği hâllerde teknik dosyayı tanzim eder, uygunluk değerlendirme işlemini yapar veya yaptırır, uygunluk beyanını veya uygunluğu gösteren diğer belgeleri düzenler ve uygunluk işaretini ürüne koyar.
  • Uygunluk değerlendirmesine ilişkin teknik dosyayı ve belgeleri, teknik düzenlemede belirtilen süre — süre belirtilmemişse ürünün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren en az on yıl — boyunca muhafaza eder.

Bu on yıllık saklama yükümlülüğü, zarar görenin lehinedir: dava açıldığında teknik dosyanın ibrazı istenebilir.

Sorumluluğun diğer işletmecilere yayılması

Kanun’un 11 inci maddesi, imalatçının yükümlülüklerinin ve ürün sorumluluğu tazminatının diğer iktisadi işletmecilere uygulandığı durumları düzenler. Yani belirli hâllerde dağıtıcı veya yetkili temsilci de imalatçı gibi sorumlu tutulabilir.

Pratik sonuç: sorumlu tarafın tespiti dosyanın ilk aşamasıdır ve zincirdeki her halkanın rolü ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Hangi Zararlar Kapsamda?

Kanun üç zarar türünü sayar:

  • Ölüm,
  • Yaralanma,
  • Başka bir ürüne verilen zarar.

Üçüncü kalem dikkat gerektirir: tazminat, güvensiz ürünün kendisine değil, onun başka bir ürüne verdiği zarara ilişkindir. Bozulan cihazın kendi bedeli ayıplı mal hükümlerinin konusudur; o cihazın çıkardığı yangında yanan mobilyalar ise ürün sorumluluğunun konusudur.

Somut örnekler:

  • Kısa devre yapan bir elektrikli cihazın evde yangın çıkarması,
  • Patlayan bir pil veya şarj cihazının yaralanmaya yol açması,
  • Arızalı bir çamaşır makinesinin su basmasına ve alt kata zarar vermesine sebep olması,
  • Gıda ürününün sağlık sorununa yol açması,
  • Kusurlu bir oyuncağın çocuğun yaralanmasına sebep olması.

Kusursuz Sorumluluk ve “Teknik Düzenlemeye Uygunluk” Tartışması

Ürün sorumluluğunun temelinde bir gerekçe vardır: kusur ilkesine göre üründen doğan zararı tazmin yükümlülüğü zarar görenin üzerinde kalmakta, bu da hakkaniyete uygun sonuçlar doğurmamaktadır. Çünkü ürünlerin sebep olduğu zararlar nedeniyle üreticiden tazminat talep etmek için üreticinin kusurunu ispat etmek çok güç, bazen imkânsızdır.

Bu nedenle modern ürün sorumluluğu — Avrupa Birliği’nin 85/374 sayılı Ürün Sorumluluğu Direktifi’nde olduğu gibi — kusursuz sorumluluk esasına dayanır.

Kurtuluş sebebi ve doktrindeki eleştiri

Burada dürüstçe belirtilmesi gereken bir tartışma vardır. 7223 sayılı Kanun, imalatçı ve ithalatçı için “teknik düzenlemelere uygun üretim” ölçütünü bir kurtuluş sebebi olarak öngörmüştür.

Doktrinde bu ölçüt sert biçimde eleştirilmektedir: bu kriterin sorumluluktan kurtulabilmek için büyük bir kaçış alanı yarattığı ve bunun önüne geçilmesi için mahkemelerin kriterin içini doğru yorumlarla doldurmaları gerektiği savunulmaktadır. Aynı görüşe göre imalatçının sorumluluğunun varoluş amacına uygun olan, bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk olarak kabul edilmesi ve ürünün sadece teknik düzenlemelere uygun olmasına sorumluluğu kaldırıcı bir etki tanınmamasıdır.

Savunma ve iddia açısından sonuç: davalı taraf “ürünüm teknik düzenlemeye uygundu” savunmasını ileri sürecektir. Zarar gören ise bu savunmanın sorumluluğu tek başına kaldırmayacağını, ürünün buna rağmen güvensiz olduğunu ve zararın gerçekleştiğini ortaya koymalıdır. Uyuşmazlığın merkezi çoğu zaman burasıdır.

Dijital içerikli ürünler ve güncellemeler

Yeni bir tartışma alanı da, sonradan güncellenen yazılıma sahip dijital içerikli ürünlerdir. Doktrinde savunulan görüşe göre, piyasaya sürülmeden önce ürüne eklenmesine onay verilen yazılımların yarattığı tehditlerden kusursuz sorumlu olan üretici, daha sonra eklenmesine onay verdiği güncellemelerden de sorumlu olacaktır; çünkü üretici dijital içerikli ürün üzerindeki hâkimiyetini sürdürmektedir.

Zamanaşımı: Üç Yıl ve On Yıl

Kanun iki süreyi birlikte işletir:

“Tazminat talebi için zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır.

  • Üç yıllık kısa süre öğrenmeye bağlıdır: hem zararın hem de tazminat yükümlüsünün öğrenilmesi gerekir. Sorumlunun kim olduğu belirlenemiyorsa bu süre işlemeye başlamaz.
  • On yıllık uzun süre mutlaktır ve zararın doğduğu tarihten işler.

Bu ikili yapı, gizli kalan veya sonradan ortaya çıkan zararlarda önem taşır. Zamanaşımının genel işleyişi için: Tazminatta Zamanaşımı.

“Diğer Kanunlardaki Hükümler Saklıdır”

Kanun açık bir saklı tutma hükmü içerir: “Diğer kanunlardaki tazminat sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.”

Bunun anlamı, 7223 sayılı Kanun’un tek yol olmadığıdır. Aynı olaydan doğan talepler için:

  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki ayıplı mal hükümleri,
  • Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümleri,
  • Varsa özel kanunlardaki sorumluluk düzenlemeleri

birlikte değerlendirilebilir. Dolayısıyla dava stratejisi kurulurken hangi dayanağın hangi muhataba karşı ve hangi zamanaşımıyla kullanılacağı ayrı ayrı planlanmalıdır.

Geri Çağırma Zorunluluğu

Kanun’un getirdiği önemli bir yenilik, güvensiz ürünlerin tüketiciden geri çağrılmasının zorunlu hâle getirilmesidir. Amaç, güvensiz üründen kaynaklı mağduriyetin giderilmesidir.

Ürünün işlevsiz hâle getirilmesi veya imha edilmesinin gerektiği hâllerde, imalatçı veya ithalatçı dağıtıcıya iki seçenekten birini sunar:

  • Piyasaya arz ettiği satış değerinin ödenmesi, veya
  • Ürünün teknik düzenlemesine uygun, güvenli ve eş değer bir ürünle değiştirilmesi.

Zarar gören açısından geri çağırma duyurusu güçlü bir delildir: ürünün güvensiz olduğunun imalatçı tarafından kabulü anlamına gelir. Bu nedenle ilgili ürün için geri çağırma yapılıp yapılmadığı mutlaka araştırılmalıdır.

İzlenebilirlik: Sorumluyu Bulmanın Anahtarı

Ürün sorumluluğu davalarında ilk engel çoğu zaman şudur: ürünü kim üretti, kim ithal etti? 4703 sayılı Kanun’da ürünün takip edilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmuyordu.

7223 sayılı Kanun bu boşluğu kapatmıştır: güvensiz ürünün asıl sorumlusuna ulaşılabilmesi için ürünün izlenebilirliğine ilişkin düzenleme getirilmiş ve ürünü piyasada bulunduran her bir iktisadi işletmeci, ürünü kimden aldığını ve kime sattığını yetkili kuruluşlara beyan etmekle yükümlü kılınmıştır.

Pratik kullanım: sorumlu tespit edilemiyorsa, satıcıdan başlayarak zincirin yukarısına doğru bilgi talep edilir; gerekirse yetkili kuruluşlara başvurularak izlenebilirlik kayıtlarına ulaşılması istenir.

İspat ve Delil Düzeni

Zarar görenin ortaya koyması gerekenler:

  1. Ürünün güvensiz olduğu — teknik inceleme, bilirkişi raporu, geri çağırma duyurusu, benzer olay kayıtları.
  2. Zararın varlığı ve miktarı — sağlık raporu, hasar tespit raporu, fatura ve ekspertiz.
  3. Nedensellik bağı — zararın o üründen kaynaklandığı.

Toplanması gereken deliller:

  • Ürünün kendisi — mümkünse atılmamalı, muhafaza edilmelidir. Hasarlı ürün en güçlü delildir.
  • Fatura, garanti belgesi, kutu ve etiketler — seri numarası ve parti bilgisi için.
  • Olay yeri fotoğrafları ve videolar, tarihli.
  • İtfaiye, kolluk veya sigorta ekspertiz raporları.
  • Sağlık kayıtları — yaralanma hâlinde.
  • Delil tespiti — ürün onarılacak veya imha edilecekse dava öncesi tespit şarttır.

En kritik uyarı: zarara yol açan ürünü servise vermeyin, attırmayın veya değiştirtmeyin. Ürün elden çıktığında ispat çoğu zaman imkânsızlaşır.

Nereye Başvurulur?

  • Ürün güvenliği ihbarı — güvensiz ürün, ilgili bakanlığın piyasa gözetimi ve denetimi birimine bildirilebilir. Bu, hem kamusal denetimi başlatır hem dosyaya delil kazandırır.
  • Tazminat talebi — imalatçı veya ithalatçıya yazılı olarak iletilir; sonuç alınamazsa yargı yoluna gidilir.
  • Görevli mercii, talebin niteliğine ve taraf sıfatlarına göre belirlenir. Tüketici işlemi kapsamındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi; diğer hâllerde genel mahkemeler gündeme gelir.
  • Sigorta — konut veya işyeri sigortanız varsa eş zamanlı başvuru yapılmalı; sigortacının rücu hakkı ayrıca işleyebilir.

Adım Adım Yol Haritası

  1. Ürünü ve olay yerini koruyun. Hiçbir şeyi atmayın, onarıma vermeyin.
  2. Fotoğraf ve video çekin, tarihli olacak şekilde.
  3. Resmî kayıt oluşturun — itfaiye, kolluk, hastane, apartman yönetimi.
  4. Ürün bilgilerini toplayın — marka, model, seri ve parti numarası, üretim tarihi, fatura.
  5. Geri çağırma var mı, araştırın. Varsa bu güçlü bir delildir.
  6. Sorumluyu tespit edin — imalatçı mı, ithalatçı mı? İzlenebilirlik kayıtlarını isteyin.
  7. Delil tespiti isteyin — ürün bozulacak veya elden çıkacaksa gecikmeyin.
  8. Zararı belgeleyin — hasar tespiti, sağlık raporu, ekspertiz.
  9. Yazılı talep gönderin ve tebliğini belgeleyin.
  10. Zamanaşımını takvime alın — üç yıl ve on yıl.

Sık Yapılan Hatalar

  • Sadece satıcıya başvurmak. Ürün sorumluluğunda muhatap imalatçı veya ithalatçıdır.
  • Ayıplı mal hükümleriyle yetinmek. Ürünün verdiği zarar ayrı bir rejime tabidir.
  • Ürünü attırmak veya servise vermek. En büyük delil kaybı.
  • Zarar görenin ürünü satın almış olması gerektiğini sanmak. Zarar gören herkes talepte bulunabilir.
  • Geri çağırma araştırması yapmamak.
  • “Teknik düzenlemeye uygundu” savunmasını peşinen kabul etmek. Bu savunma tartışmalıdır ve tek başına sorumluluğu kaldırmaz.
  • Zamanaşımını yalnızca on yıl sanmak. Öğrenmeden itibaren üç yıllık kısa süre de işler.
  • Sigortayı devre dışı bırakmak. Eş zamanlı başvuru yapılmalıdır.

Kontrol Listesi

  • Zarar, ürünün kendisine mi yoksa ürünün verdiği zarara mı ilişkin?
  • Zarar türü kapsamda mı — ölüm, yaralanma veya başka bir ürüne zarar?
  • İmalatçı veya ithalatçı tespit edildi mi?
  • Ürün ve olay yeri muhafaza edildi mi?
  • Marka, model, seri ve parti numarası kayda alındı mı?
  • Ürün için geri çağırma duyurusu yapılmış mı?
  • Nedensellik bağı teknik olarak ortaya konabiliyor mu?
  • Delil tespiti talep edildi mi?
  • Üç yıllık ve on yıllık süreler hesaplandı mı?
  • Ayrıca ayıplı mal ve haksız fiil yolları değerlendirildi mi? Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.

Sık Sorulan Sorular

Güvensiz üründen zarar görürsem kime başvururum?

7223 sayılı Kanun uyarınca güvensiz ürünün sebep olduğu ölüm ve yaralanmalar veya başka bir ürüne verdiği zararlara karşı imalatçı veya ithalatçı, zarar görene karşı tazminatla sorumludur. Muhatap kural olarak satıcı değil, imalatçı veya ithalatçıdır.

Ürünü ben satın almadıysam talepte bulunabilir miyim?

Ürün sorumluluğu, sözleşme ilişkisine değil kanundan doğan sorumluluğa dayanır; tazminat zarar görene karşı sorumluluk olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle ürünü satın almamış olan zarar görenlerin talebi de gündeme gelebilir.

Ayıplı mal hükümleriyle farkı nedir?

Ayıplı mal hükümleri ürünün beklenen nitelikte olmamasına ilişkindir ve satıcıya karşı onarım, değişim, bedel indirimi ve sözleşmeden dönme haklarını doğurur. Ürün sorumluluğu ise ürünün sebep olduğu ölüm, yaralanma veya başka bir ürüne verilen zararın tazminine ilişkindir.

Zamanaşımı süresi ne kadar?

Tazminat talebi için zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır.

İmalatçı “ürünüm teknik düzenlemeye uygundu” derse sorumluluk biter mi?

Kanun teknik düzenlemelere uygun üretimi bir kurtuluş sebebi olarak öngörmüştür; ancak doktrinde bu ölçütün sorumluluktan kurtulmak için geniş bir kaçış alanı yarattığı ve mahkemelerin kriterin içini doğru yorumlarla doldurması gerektiği, ürünün sadece teknik düzenlemelere uygun olmasına sorumluluğu kaldırıcı etki tanınmaması gerektiği savunulmaktadır.

Güvensiz ürünler geri çağrılmak zorunda mı?

Evet. 7223 sayılı Kanun ile güvensiz ürünlerin tüketiciden geri çağrılması zorunlu hâle getirilmiştir. Ürünün işlevsiz hâle getirilmesi veya imha edilmesi gerektiğinde imalatçı veya ithalatçı, dağıtıcıya satış değerinin ödenmesi veya eş değer bir ürünle değiştirilmesi seçeneklerinden birini sunar.

Ürünü kimin ürettiğini bulamıyorum, ne yapmalıyım?

7223 sayılı Kanun ile ürünün izlenebilirliğine ilişkin düzenleme getirilmiş ve ürünü piyasada bulunduran her bir iktisadi işletmeci, ürünü kimden aldığını ve kime sattığını yetkili kuruluşlara beyan etmekle yükümlü kılınmıştır. Bu kayıtlar üzerinden sorumluya ulaşılabilir.

Başka hukuki yollara da başvurabilir miyim?

Evet. Kanun’da diğer kanunlardaki tazminat sorumluluğuna ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir; tüketici mevzuatı ve genel hükümler çerçevesindeki talepler ayrıca değerlendirilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Zarara yol açan ürünü sakın attırmayın veya servise vermeyin — en güçlü delil odur.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın
Post by Av. Fatma Öztürk