Bir badana, tadilat, kuaför, seyahat, servis, kargo veya online kurs hizmeti aldınız; ancak hizmet ya hiç sunulmadı ya da vaat edilenin çok altında bir sonuç ortaya çıktı. Bu durumda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun size dört farklı seçimlik hak tanır: hizmetin yeniden görülmesi, ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, bedelden ayıp oranında indirim veya sözleşmeden dönme. Bu haklar Kanun’un 13-16. maddeleri arasında düzenlenir ve sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği hakkı yerine getirmekle yükümlüdür.
10 Saniyede Hukuk · Tüketici Hukuku
Aldığım dijital ürün/oyun çalışmıyor, iade var mı?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
Ayıplı Hizmet Nedir? Kanuni Tanım
6502 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre ayıplı hizmet iki şekilde ortaya çıkabilir. Birincisi, hizmetin sözleşmede belirlenen süre içinde başlamamış olmasıdır. İkincisi ise hizmetin, taraflarca kararlaştırılmış olan veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olmasıdır. Aynı maddeye göre sağlayıcı tarafından bildirilen, internet ortamında veya reklam ve ilanlarda yer alan özellikleri taşımayan ya da tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan ya da ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler de ayıplı hizmet sayılır.
Örneğin bir seyahat acentesi tur programında beş yıldızlı otel taahhüt edip üç yıldızlı otele yerleştirdiyse, kuaför boyanın markasını yanlış uyguladıysa, tadilat firması boyayı iki kat yerine tek kat çektiyse, dijital eğitim platformu 40 saatlik kurs sözü verip 15 saatlik içerik yayınladıysa ortada bir ayıplı hizmet vardır. Ayıplılık, hizmetin sonucunda ortaya çıkan eserde de görülebilir: badana pürüzlü kaldıysa, dikilen elbise ölçüsüz çıktıysa, servis onarımı yaptığı beyaz eşya kısa süre içinde yeniden bozulduysa eser üzerinden ayıp iddiası ileri sürülebilir.
Ayıplı Mal ile Ayıplı Hizmet Farkı
Ayıplı mal ile ayıplı hizmet aynı Kanun’da düzenlenmiş olsa da hükümleri farklıdır. Ayıplı mal 6502 m.8-12, ayıplı hizmet ise m.13-16 arasında yer alır. Somut mal alımlarındaki ayıp iddiaları ayrı bir rejime tabi olup sunulan seçimlik haklar ve süreler farklıdır; bu yazı yalnız hizmet ilişkilerini konu almaktadır. Ayıplı mal ve seçimlik hakları detaylı olarak Ayıplı Mal ve Tüketicinin Seçimlik Hakları (TKS m.8-14) başlıklı rehberimizde inceledik; mal iadesi ve tazminat prosedürü için Ayıplı Malda İade ve Tazminat yazımıza bakabilirsiniz.
Temel fark şudur: malda “ayıpsız misli ile değiştirme” hakkı vardır; hizmette bu hak yerine “hizmetin yeniden görülmesi” hakkı bulunur. Ayrıca hizmette azami tamir/yeniden görme süresi de kanunla belirlenmiştir. Hizmetin niteliği gereği “mal iadesi” mümkün olmadığından, sözleşmeden dönme halinde tüketici ödediği bedeli talep eder.
Ayıplı Hizmetin Türleri: Maddi, Hukuki, Ekonomik Ayıp
Kanun ayıbı üç kategoride tanımlar. Maddi ayıp, hizmetin somut olarak kararlaştırılan niteliklere sahip olmaması durumudur; örneğin badanacının farklı marka boya kullanması ya da tadilatın vaat edilen malzemeyle yapılmaması maddi ayıptır. Hukuki ayıp, hizmetin veya ortaya çıkan eserin üçüncü kişilerin haklarına konu olması ya da mevzuata aykırı olmasıdır; örneğin taahhüt edilen bir yazılım hizmetinin sağlayıcı tarafından lisanssız bir üçüncü taraf kütüphanesi kullanılarak sunulması buna örnektir. Ekonomik ayıp ise hizmetin, tüketicinin ondan beklediği ekonomik değeri sağlamamasıdır; örneğin dijital eğitim setinin vaat edilen sertifikayı vermemesi bu kategoriye girer.
Tüketicinin 4 Seçimlik Hakkı (6502 m.15)
Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, sağlayıcıya karşı Kanun’un 15. maddesinde tahdidi olarak sayılan dört seçimlik haktan birini kullanabilir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür ve seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır.
1) Hizmetin yeniden görülmesi: Tüketici, sunulan ayıplı hizmetin yeniden ve ayıpsız olarak sunulmasını talep edebilir. Boyacının duvarı yeniden boyaması, taşıma firmasının yeniden taşıması, seyahat acentesinin farklı bir programla telafi turu düzenlemesi bu hakka örnektir.
2) Hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı: Hizmet sonucu bir eser meydana geldiyse (dikilmiş elbise, onarılmış cihaz, kurulmuş sistem) tüketici bu eserin ücretsiz olarak onarılmasını isteyebilir. Bu hak özellikle terzilik, saat tamiri, beyaz eşya servisi gibi hizmet türlerinde uygulanır.
3) Ayıp oranında bedelden indirim: Tüketici, ayıbın önemi ve etkisine göre ödediği bedelden indirim talep edebilir. Örneğin taahhüt edilen otel yerine daha düşük konforlu otelde konaklatılan turist, aradaki fiyat farkını geri isteyebilir.
4) Sözleşmeden dönme: Ayıbın niteliği ve büyüklüğü diğer hakların kullanımını orantısız kılıyorsa tüketici doğrudan sözleşmeden dönmeyi seçebilir. Bu halde hizmet için ödenen bedel iade edilir; hizmetin niteliği gereği ifa edilmiş kısımlar için de gerekli hesaplaşma yapılır.
Tazminat Hakkı: Seçimlik Haklarla Birlikte
Kanun’un 15. maddesinin son fıkrası uyarınca tüketici, seçimlik haklarından biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. Ayıplı hizmet nedeniyle ortaya çıkan zararlar (örneğin çalışmayan bir tadilat nedeniyle yeni bir müteahhide ödenen ek ücret, bozuk seyahat programı nedeniyle kaybedilen tatil günleri karşılığı manevi tazminat, ayıplı bir kurs yüzünden alınamayan sertifika sonucu iş kaybı) TBK’nın genel hükümleri çerçevesinde ayrıca istenebilir.
Ayrıca tüketici, seçimlik haklarını kullanmaksızın doğrudan sağlayıcıdan tazminat isteyebilir. Bu, mal ayıbından farklı olarak hizmet ayıplarında sıkça karşımıza çıkan bir yoldur; özellikle ayıp nedeniyle üçüncü bir kişiye zarar verilmesi ya da tüketicinin başka bir çözüm bulmuş olması hallerinde tercih edilir.
Yeniden Görme veya Onarımda 30 İş Günü Kuralı
Kanun’un 15/4 maddesi, “ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin seçildiği hallerde, hizmetin niteliği ve tüketicinin bu hizmetten yararlanma amacı dikkate alındığında, makul sayılabilecek bir süre içinde ve tüketici için ciddi sorunlar doğurmayacak şekilde bu talebin sağlayıcı tarafından yerine getirileceğini” düzenler. Bu süre her halükarda talebin sağlayıcıya iletilmesinden itibaren otuz iş gününü geçemez.
Bu 30 iş günlük süre yalnızca yeniden görme ve onarım hakları için geçerlidir; ayıp oranında indirim veya sözleşmeden dönme için ayrı bir bekleme süresi öngörülmemiştir. 30 iş günü içinde sağlayıcı gerekli hakkı yerine getirmezse, tüketici doğrudan diğer seçimlik haklarını (indirim veya sözleşmeden dönme) kullanmakta serbesttir.
Ayıp Bildirimi ve 2 Yıl Zamanaşımı (6502 m.16)
Ayıplı hizmetten sorumluluk, kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre 6502 m.16’da düzenlenmiş olup sıklıkla yanlış anlaşılan bir noktadır: sürenin başlangıcı ayıbın öğrenildiği tarih değil, hizmetin ifa edildiği tarihtir.
Kanun, 4077 sayılı eski Tüketici Kanunu’nda mevcut olan “gözden geçirme ve ayıbı bildirim külfeti”ni kaldırmıştır. Bu nedenle 28 Mayıs 2014 tarihinden sonra kurulan tüketici sözleşmelerinde tüketici, ayıbı öğrendikten sonra derhal bildirmemesi durumunda hakkını yitirmez; iki yıllık zamanaşımı içinde her zaman seçimlik haklarını kullanabilir. Yine de ispat kolaylığı bakımından ayıp öğrenilir öğrenilmez yazılı bildirim (iadeli taahhütlü, e-posta, noter ihtarnamesi) tavsiye edilir.
Ayıp Ağır Kusur veya Hile ile Gizlenmişse Zamanaşımı Yok
Kanun’un 16/2 maddesi önemli bir istisna getirir: ayıp, sağlayıcının ağır kusuru ya da hilesi ile gizlenmişse, iki yıllık zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Bu, tüketicinin ayıbı tespit ettiği tarih üzerinden zaman kaybı yaşamaması için getirilmiş bir korumadır. Örneğin sağlayıcının bir hizmetin ayıplı olduğunu bilerek bunu belge, servis kaydı veya sunum aşamasında sakladığı hallerde, iki yıl geçse dahi tüketici haklarını kullanabilir. Bu halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel zamanaşımı hükümleri (kural olarak 10 yıl) uygulanır.
Nereye Başvurulur? Basamak Basamak Yol Haritası
Ayıplı hizmet karşısında ilk basamak sağlayıcıya doğrudan başvurmaktır. Yazılı bildirim ile seçimlik hak talep edilir; makul bir süre (kural olarak 15 gün) yanıt beklenir. Sağlayıcı talebi karşılamazsa parasal sınırlar dahilinde tüketici hakem heyetine başvurulur. Hakem heyetlerinin görev parasal sınırı üzerinde ise doğrudan tüketici mahkemesine başvurulur; 2026 yılı parasal sınırları ve başvuru usulü için Tüketici Hakem Heyeti 2026 — Parasal Sınır ve Başvuru yazımızı inceleyebilirsiniz.
Örnek Ayıplı Hizmet Durumları
Turizm: Tur firmasının programda taahhüt ettiği ekstra gezilerin gerçekleştirilmemesi ya da rehber vaat edilmişken sunulmaması ayıp kabul edilir. Yargıtay içtihatlarında bu tür durumlarda bedelden indirim ve manevi tazminat birlikte hükmedildiği görülür.
Kuaför ve Kişisel Bakım: Vaat edilen boya ya da bakım işleminin farklı sonuç doğurması, saçın deformasyonu gibi durumlarda hem seçimlik hak hem TBK kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Tadilat ve Onarım: Sözleşmede kararlaştırılan malzeme ya da kalitede yapılmayan işlerde ücretsiz onarım veya yeniden görme talep edilir.
Servis ve Bakım: Beyaz eşya, klima, kombi gibi cihazların servis onarımı sonrası kısa sürede yeniden arızalanması, hizmet sonucu ortaya çıkan eserde ayıp sayılır.
Dijital Hizmetler: Online kurs, dijital abonelik, oyun içi hizmet, danışmanlık hizmetlerinde vaat edilen içeriğin sağlanmaması ayıptır.
Bilirkişi ve İspat Yükü
Ayıp iddiasında ispat yükü kural olarak tüketicidedir; ancak hizmet çıktısının ayıplı olduğu gözle görünür durumlarda mahkeme veya hakem heyeti dosya üzerinden karar verebilir. Teknik uzmanlık gerektiren durumlarda (tadilat kalitesi, dijital ürün kusuru, teknik onarım hatası) bilirkişi incelemesi başvurulan yolun standart bir aşamasıdır. Bu nedenle hizmet öncesi ve sonrası fotoğraf/video kaydı, yazışmalar, sözleşme metni ve fatura mutlaka saklanmalıdır. Delillerin hazırlığı, ayıp iddiasının kabul görme ihtimalini doğrudan artırır.
Yargıtay Uygulaması ve İçtihatların Yansımaları
Yargıtay tüketici davalarına bakan hukuk daireleri, ayıplı hizmet uyuşmazlıklarında istikrarlı bir çizgi geliştirmiştir. Öne çıkan içtihat eğilimleri şu şekilde özetlenebilir: birincisi, ayıp iddiasında bilirkişi incelemesi ilkesel olarak zorunludur; hakim teknik konuda görüşünü bilirkişiye dayandırmalı ve raporun içerdiği somut ölçütlere göre karar vermelidir. İkincisi, hizmet sağlayıcının, hizmetin niteliğine ve tüketicinin makul beklentisine uygun şekilde ifa etme yükümlülüğü, sadece açık kararlaştırılan özellikleri değil, hizmetin “olağan” ve “objektif” özelliklerini de kapsar. Üçüncüsü, seçimlik hakkın kullanılmasında tüketicinin bir “uygunluk denetimi”ne tabi olmadığı, tercihin bağlayıcı olduğu vurgulanmaktadır; sağlayıcı, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getirmek zorundadır ve alternatif önermek suretiyle bu tercihi değiştiremez.
Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularında da tüketici lehine yorumlanan hükümlerin, adil yargılanma hakkının somut bir görünümü olduğu vurgulanmıştır. Özellikle tüketicinin dilekçe ve dosya sunma yeteneğinin sınırlı olabileceği kabul edilerek, mahkemenin ve hakem heyetinin uyuşmazlığı basit yargılama usulünde titizlikle inceleme yükümlülüğü hatırlatılır. Bu, tüketici lehine yorum ilkesinin (in dubio pro consumatore) somut yansımasıdır.
Sözleşmede Daha Uzun Ek Güvence Süresi Belirlenmişse
Kanun’un 16/1 maddesi “kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde” ifadesiyle sözleşmeye üstünlük tanır. Yani sağlayıcı, tüketici lehine iki yıldan uzun bir sorumluluk süresi taahhüt edebilir; taahhüt edilmişse bu süre uygulanır. Ayrıca “kanunlarda daha uzun bir süre” ibaresi, özel düzenlemelerle korunan bazı hizmet türlerinde (örneğin sağlık, sigorta, finansal hizmetler) daha uzun sorumluluk süreleri öngörülebileceğini işaret eder.
Bu husus, özellikle uzun süreli hizmet sözleşmelerinde (dijital abonelikler, yıllık bakım anlaşmaları, tur paketi sözleşmeleri) önem kazanır. Sözleşmede “iki yıl garanti”, “beş yıl bakım güvencesi”, “on yıl performans taahhüdü” gibi ifadeler bulunuyorsa, tüketici bu süreye güvenerek talebini yönlendirebilir. Ancak sözleşmeye eklenmiş kanun süresini tüketici aleyhine kısaltan (örneğin “iki yıl yerine altı ay”) hükümler geçersizdir; Kanun’un koruyucu hükümleri emrettedir ve daraltılamaz.
Sonuç
Ayıplı hizmet, tüketiciyi ekonomik ve manevi olarak zora sokan sık karşılaşılan bir sorundur. 6502 sayılı Kanun tüketiciye dört seçimlik hak ve tazminat imkanı sunmakta, iki yıllık zamanaşımı süresi tanımakta ve ağır kusur/hile halinde bu süreyi kaldırmaktadır. Somut olayınızda hangi seçimlik hakkın tercih edileceği ve tazminat talebinin nasıl kurulacağı, ayıbın niteliğine ve delil durumuna bağlıdır. Yanlış seçilen hak veya eksik hazırlanan dosya, hak kaybına yol açabilir; bu nedenle her ayıplı hizmet iddiasının önce hukuki bir gözle değerlendirilmesi tavsiye edilir.
Bu konuyla bağlantılı bir diğer rehberimiz: Ön Ödemeli.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayıplı hizmette tüketicinin kaç seçimlik hakkı vardır?
6502 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca dört seçimlik hak vardır: hizmetin yeniden görülmesi, ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim ve sözleşmeden dönme. Tüketici bunlardan birini serbestçe tercih eder.
Ayıplı hizmet için zamanaşımı süresi ne kadar?
Kanun’un 16/1 maddesi uyarınca ayıplı hizmetten sorumluluk, hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp daha sonra ortaya çıksa dahi bu süre içinde talepler ileri sürülmelidir.
Ayıp gizlenmişse zamanaşımı süresi işler mi?
Hayır. Kanun’un 16/2 maddesi uyarınca ayıp sağlayıcının ağır kusuru ya da hilesi ile gizlenmişse iki yıllık zamanaşımı hükümleri uygulanmaz; genel Borçlar Kanunu zamanaşımı (kural olarak 10 yıl) uygulanır.
Seçimlik hakkımla birlikte tazminat talep edebilir miyim?
Evet. Kanun’un 15/6 maddesi uyarınca seçimlik haklardan biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edilebilir. Ayrıca tüketici seçimlik hak kullanmaksızın da doğrudan tazminat isteyebilir.
Yeniden görme veya onarım için azami süre ne kadar?
Kanun’un 15/4 maddesi uyarınca talep sağlayıcıya iletildikten sonra makul bir süre içinde ve her halükarda otuz iş gününü geçmeyecek şekilde yerine getirilmesi gerekir. Aksi halde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanabilir.
Nereye başvurmalıyım?
İlk aşamada sağlayıcıya yazılı bildirim yapın. Sonuç alamazsanız parasal sınır altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine, üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesine başvurun.
İlgili Rehberler


