Fon Davasında İstinaf ve Temyiz 2026: Süreler, Kesinlik Sınırı, İnceleme Kapsamı ve Bozmadan Sonraki Usul — HMK m.341-373 ile 7589 Sayılı Kanun Kapsamında
20 Eylül 2026

Fon Davasında İstinaf ve Temyiz 2026: Süreler, Kesinlik Sınırı, İnceleme Kapsamı ve Bozmadan Sonraki Usul — HMK m.341-373 ile 7589 Sayılı Kanun Kapsamında

Fon zararı davasında hüküm verildikten sonra kanun yolu aşaması başlar ve burada üç husus belirleyicidir. Süre: HMK m.345/1 uyarınca istinaf başvurusu iki hafta olup ilamın usulen tebliğiyle işlemeye başlar; m.361/1 uyarınca temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır. Kesinlik sınırı: m.341/3, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini öngörür; m.362/2 temyizde paralel düzenleme içerir ve ek m.1 uyarınca bu sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır, uygulamada davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. İnceleme sınırı: m.355/1 incelemenin dilekçedeki sebeplerle sınırlı yapılacağını, m.357/1 ise ilk derecede ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceğini ve yeni delillere dayanılamayacağını belirtir. Yazı ayrıca 7589 sayılı Kanun’la m.362’ye eklenen üçüncü fıkrayı, bölge adliye mahkemesinin verebileceği kararları, bozmadan sonraki usulü ve fon dosyalarında sık ileri sürülen on bir istinaf sebebini ele alıyor.

Karar elinize geçti, süre iki hafta

İstinaf süresi ilamın usulen tebliğiyle işler ve inceleme yalnız dilekçedeki sebeplerle sınırlı yapılır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Kanun yolunda üç belirleyici nokta

1. Süre iki haftadır ve tebliğle işler. HMK m.345/1, istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğunu ve bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağını belirtir. Temyizde de m.361/1 uyarınca süre tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.

Kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. HMK m.341/3, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini düzenler. Kısmi dava düşük bir tutarla açılmış olsa bile karar otomatik olarak kesin hâle gelmez.

İstinafta yeni delil ve yeni iddia yoktur. HMK m.357/1, bölge adliye mahkemesinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceğini ve yeni delillere dayanılamayacağını belirtir. Dosya, ilk derecede ne kurulduysa onunla değerlendirilir.

Hangi Kararlara Karşı İstinaf Yoluna Başvurulur?

HMK m.341/1, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına ve karşı tarafın yokluğunda verilen bu kararlara karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Fon dosyalarında bu hüküm iki ayrı anda devreye girer. Birincisi davanın sonunda verilen hüküm; ikincisi yargılama sırasında geçici hukuki korumaya ilişkin verilen kararlardır. Geçici korumanın ayrıntısı ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.

Kesinlik sınırı m.341/2’de düzenlenmiştir: miktar veya değeri belirli bir tutarı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı fıkranın ek cümlesi, manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabileceğini belirtir.

Kısmi dava bakımından m.341/3 belirleyicidir: alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. m.341/4 ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın istinaf yoluna başvuramayacağını düzenler.

Kanun metnindeki tutarlar sabit değildir. HMK ek m.1/1, m.200, m.201, m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağını; belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağını düzenler. Ek m.1/2, m.341, m.362 ve m.369’daki sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağını belirtir.

İstinaf Dilekçesi: İçerik ve Verilme Usulü

HMK m.342/1, istinaf yoluna başvurmanın dilekçeyle yapılacağını ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek ekleneceğini belirtir. m.342/2, dilekçede bulunması gereken hususları sayar: başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri; varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri; kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı; kararın başvurana tebliğ edildiği tarih; kararın özeti; başvuru sebepleri ve gerekçesi; talep sonucu; başvuranın veya vekilinin imzası.

m.342/3 bir esneklik getirir: istinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmaz ve m.355 çerçevesinde gerekli inceleme yapılır.

Ancak bu esneklik, başvuru sebeplerinin yazılmamasını meşru kılmaz. m.355/1, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağını; ancak bölge adliye mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceğini düzenler. Dilekçede gösterilmeyen bir sebep, kamu düzenine ilişkin değilse incelenmez.

Dilekçenin nereye verileceği m.343/1’de düzenlenmiştir: istinaf dilekçesi kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. Dilekçe hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydolunur ve başvurana ücretsiz bir alındı belgesi verilir.

Harç ve giderler bakımından m.344/1, istinaf dilekçesi verilirken başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri dâhil tüm giderlerin ödeneceğini; hiç ödenmediği veya eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması gerektiğini, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağının başvurana yazılı olarak bildirileceğini ve süre içinde tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceğini belirtir.

İstinafta süreler

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
İstinaf başvurusuİki haftaİlamın usulen tebliğiHMK m.345/1
Harç ve gider tamamlamaBir hafta kesin süreMahkemenin yazılı bildirimiHMK m.344/1
İstinaf dilekçesine cevapİki haftaDilekçenin tebliğiHMK m.347/2
Katılma yoluyla başvuruCevap dilekçesiyleBaşvuru hakkı olmasa veya süre geçmiş olsa bileHMK m.348/1
Katılma başvurusuna cevapİki haftaKatılma dilekçesinin tebliğiHMK m.348/1
Dilekçenin reddi kararına başvuruBir haftaRet kararının tebliğiHMK m.346/2
Temyiz başvurusuİki haftaKararın tebliğiHMK m.361/1

Katılma yolu, süresini kaçıran taraf için önemli bir imkândır. m.348/1, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceğini belirtir. Ancak m.348/2, asıl başvuranın talebinden feragat etmesi veya talebinin esasa girilmeden reddedilmesi hâlinde katılma yoluyla başvuranın talebinin de reddedileceğini düzenler.

m.349/1, tarafların ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemeyeceğini belirtir.

İstinaf İcrayı Durdurur mu?

HMK m.350/1, istinaf yoluna başvurmanın kararın icrasını durdurmayacağını; İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36. maddesi hükmünün saklı olduğunu belirtir. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.

m.350/2 ise bir istisna getirir: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.

Fon zararı talebi bir para alacağıdır ve bu istisnanın kapsamına girmez. Dolayısıyla lehe verilen bir hüküm, istinaf başvurusu yapılmış olsa dahi kural olarak icraya konulabilir; karşı tarafın icranın geri bırakılmasını istemesi ayrı bir usule tabidir.

Kötüniyetli başvuru bakımından m.351/1, istinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığının anlaşılması hâlinde bölge adliye mahkemesince m.329 hükümlerinin uygulanacağını belirtir.

Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme

HMK m.352/1, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda beş durumdan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli kararın verileceğini düzenler: incelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması; kararın kesin olması; başvurunun süresi içinde yapılmaması; başvuru şartlarının yerine getirilmemesi; başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi.

Son bent özellikle dikkat gerektirir: başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi, ön incelemede karara bağlanan bir eksikliktir.

m.353/1-(a), esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilecek hâlleri sayar. Bunlar arasında davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması; ileri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması; görev ve yetki kurallarına aykırılık; diğer dava şartlarına aykırılık bulunması; usule aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına veya davaların birleştirilmesine ya da ayrılmasına karar verilmiş olması; ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması yer alır.

Altıncı alt bent, fon dosyalarında en çok kullanılan istinaf sebeplerinden biridir: bilirkişi raporundaki eksikliğin giderilmemesi, celbi istenen belgelerin getirtilmemesi veya talebin bir kısmı hakkında karar verilmemesi bu kapsamda ileri sürülür. Bilirkişi aşaması bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ele alındı.

m.353/1-(b) ise davanın esasıyla ilgili kararları düzenler: incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması gibi hâllerde ise yeniden hüküm kurulmasına karar verilir.

m.356/1, m.353’te belirtilen hâller dışında incelemenin duruşmalı olarak yapılacağını; m.356/2, duruşma sonunda bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları vereceğini belirtir.

İstinafta Yapılamayacak İşlemler

HMK m.357/1, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamayacağını, davaya müdahale talebinde bulunulamayacağını, davanın ıslahının ve m.166/1 hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesinin istenemeyeceğini; bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceğini ve yeni delillere dayanılamayacağını düzenler.

Bu hüküm, ilk derece yargılamasının önemini ortaya koyar. Fon dosyalarında iddianın serbestçe genişletilebileceği son aşama, HMK m.141/1 uyarınca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleridir; bu aşama geçtikten sonra ıslah gündeme gelir ve istinafta ıslah da mümkün değildir. Dilekçeler teatisi savunmaların karşılanması yazımızda anlatıldı.

m.357/3 sınırlı bir istisna öngörür: ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir. Bu hüküm, ilk derecede sunulup değerlendirilmeyen delilin istinafta gündeme getirilmesine imkân tanır; ilk derecede hiç sunulmamış bir delil için kullanılamaz.

m.357/2 ise bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamayacağını belirtir.

İstinafta yapılabilenler ve yapılamayanlar

İşlemDurumDayanak
Karşı dava açmaYapılamazHMK m.357/1
Davaya müdahale talebiYapılamazHMK m.357/1
IslahYapılamazHMK m.357/1
Yeni iddia ve savunmaDinlenemez (resen gözetilecekler hariç)HMK m.357/1
Yeni delile dayanmaDayanılamazHMK m.357/1
İlk derecede sunulup incelenmeyen delilİncelenebilirHMK m.357/3
Katılma yoluyla başvuruYapılabilirHMK m.348/1
Kamu düzenine aykırılığın resen gözetilmesiBölge adliye mahkemesince yapılırHMK m.355/1

Temyiz: Sınırlar ve 7589 Sayılı Kanun’la Gelen Fıkra

HMK m.361/1, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini belirtir. m.361/2, davada haklı çıkmış olan tarafın da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabileceğini düzenler.

m.362/1, bölge adliye mahkemelerinin belirli kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağını düzenler; ilk bent, miktar veya değeri belirli bir tutarı geçmeyen davalara ilişkin kararları kapsar. m.362/2, kısmi davada kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği yönünde istinafa paralel bir düzenleme içerir.

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle m.362’ye üçüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla m.341/2’de düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması hâlinde temyiz edilebilir.

Fıkra iki istisna içerir. (a) bendine göre, m.362/1’de belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın m.341/2’deki parasal sınırı geçmemesi hâlinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. (b) bendine göre, bu sınırın altında kalan ve yeniden esas hakkında verilen kararın sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması hâlinde temyiz yoluna başvurulamaz.

Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurmuşsa, temyiz imkânı yalnızca m.362/1’deki genel sınıra göre değil, ayrıca iki karar arasındaki farkın büyüklüğüne göre de değerlendirilir. Paketin tamamı 12. Yargı Paketi rehberi yazımızda ele alındı.

Yargıtay İncelemesi ve Bozma

HMK m.369/1, Yargıtayın tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebileceğini belirtir. Bu, istinaftaki m.355/1 sınırından farklıdır; temyiz incelemesinin kapsamı daha geniştir.

m.369/2, Yargıtayın temyiz incelemesini dosya üzerinde yapacağını; ancak sayılan dava türleri ile miktar veya değeri belirli bir tutarı aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmişse Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderileceğini; tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunması gerektiğini düzenler.

Onama bakımından m.370/1, Yargıtayın onama kararında onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorunda olduğunu belirtir. m.370/2, temyiz olunan kararın esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtayın kararı düzelterek onayabileceğini; esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkranın uygulanmayacağını düzenler.

Bozma sebepleri m.371/1’de sayılır: hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması; dava şartlarına aykırılık bulunması; taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi; karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması.

İstinaf ile temyizin karşılaştırması

BaşlıkİstinafTemyiz
Süreİki hafta, ilamın tebliğinden (m.345/1)İki hafta, kararın tebliğinden (m.361/1)
İnceleme kapsamıDilekçedeki sebeplerle sınırlı; kamu düzeni resen (m.355/1)Sebeplerle bağlı değil; kanunun açık hükmüne aykırılık resen (m.369/1)
Vakıa incelemesiYapılır; gerekirse duruşmalı (m.356/1)Kural olarak dosya üzerinde (m.369/2)
Yeni delilDayanılamaz; m.357/3 istisnası saklıSöz konusu değildir
Verilebilecek kararEsastan ret, kaldırma ve gönderme, yeniden hüküm (m.353, m.356/2)Onama, düzelterek onama, bozma (m.370, m.371)
İcraya etkisiKural olarak durdurmaz (m.350/1)Genel hükümlere göre değerlendirilir

Bozmadan Sonra: Uyma, Direnme ve Sonuç

HMK m.373/1, Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararının, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin olması hâlinde bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderileceğini düzenler.

m.373/2, bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği kararın Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulması hâlinde dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderileceğini belirtir.

m.373/3, bölge adliye mahkemesinin m.344 uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar vereceğini düzenler.

m.373/4, Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğini; m.373/5, ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesinin kararında direnmesi hâlinde, bu kararın temyiz edilmesi durumunda incelemenin kararına direnilen dairece yapılacağını ve direnme kararının öncelikle inceleneceğini belirtir.

Fon Dosyasında Tipik İstinaf Sebepleri

İstinaf dilekçesinin etkisi, sebeplerin somut ve dosyaya dayalı olmasına bağlıdır. Aşağıdaki tablo, fon zararı dosyalarında sık ileri sürülen sebepleri ve dayanaklarını gösterir.

Sebep ve dayanak eşleşmesi

SebepDayanak
Bilirkişi raporundaki eksikliğin giderilmemesi; ek rapor alınmamasıHMK m.281/2-3; m.353/1-a-6
Celbi istenen belgelerin getirtilmemesiHMK m.195/1; m.353/1-a-6
Talebin bir kısmı hakkında karar verilmemesiHMK m.353/1-a-6
Hukuki sebebin yanlış nitelendirilmesi; ispat yükünün yanlış dağıtılmasıTBK m.112 ve m.50/1; HMK m.190/1
Serbest fonda yanlış ölçüte dayanılmasıIII-52.1 m.25/1 ve m.25/14
Saklayıcının sorumluluğunun değerlendirilmemesi6362 s.K. m.56/1-f ve m.56/2
Sorumsuzluk kaydına geçerlilik tanınmasıTBK m.115/1 ve m.115/3
Zamanaşımı def’inin hatalı kabulüTBK m.146, m.147/5, m.72/1; HMK m.142
Talep artırımının değerlendirilmemesiHMK m.109/4
Faizin başlangıcı ve oranında hataTBK m.117/1, m.120/1; 3095 s.K. m.1
Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı hükmedilmesiHMK m.326, m.330

Her sebebin karşısına kararın hangi bölümünün hedef alındığının ve dosyadaki hangi belgeye dayanıldığının yazılması gerekir. m.355/1 uyarınca inceleme dilekçedeki sebeplerle sınırlı yapılacağından, yazılmayan bir sebep sonradan ileri sürülemez.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, istinaf süresini gerekçeli kararın öğrenildiği tarihten başlatmaktır. HMK m.345/1, sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağını belirtir.

İkinci hata, kısmi davada kararın kesin olduğunu varsaymaktır. HMK m.341/3 ve m.362/2 uyarınca kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

Üçüncü hata, başvuru sebeplerini yazmadan dilekçe vermektir. m.342/3 dilekçenin bu sebeple reddedilmeyeceğini belirtse de, m.352/1-(d) başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesini ön incelemede karara bağlanan bir hâl olarak sayar ve m.355/1 incelemeyi dilekçedeki sebeplerle sınırlar.

Dördüncü hata, harç ve giderleri eksik yatırmaktır. m.344/1 uyarınca verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir.

Beşinci hata, istinafta yeni delil sunmaya çalışmaktır. m.357/1 buna izin vermez; m.357/3 yalnızca ilk derecede usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilemeyen delilleri kapsar.

Altıncı hata, süreyi kaçırdıktan sonra hiçbir şey yapılamayacağını düşünmektir. m.348/1, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın başvurma hakkı bulunmasa veya süreyi geçirmiş olsa bile cevap dilekçesiyle katılma yoluyla başvurabileceğini öngörür.

Yedinci hata, lehe hükmü icraya koymak için kesinleşmeyi beklemektir. m.350/1 uyarınca istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz; m.350/2’deki istisna para alacaklarını kapsamaz.

Sekizinci hata, parasal sınırları kanun metnindeki nominal tutarlardan okumaktır. HMK ek m.1 uyarınca bu sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve uygulamada davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Tahsil aşaması: İcra emri, haciz ihbarnamesi, satış süresi ve sıra cetveli ilamlı icra ve tahsil yazımızda ele alındı.
Maliyet tarafı: Delil avansı, haklılık oranına göre paylaştırma ve karşı vekâlet ücreti yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
Kesinleşmiş hükme karşı: Sebepler, süreler ve icranın durdurulması yargılamanın iadesi yazımızda ele alındı.
Kanun yolu: İcra mahkemesi kararlarında kesinlik, on günlük süre ve eşikler icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.
Hüküm sonrası: Kesin hükmün sınırları, tavzih ve tamamlama hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.
Süreler: Süre hesabı, kesin süre ve eski hâle getirme süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf süresi ne kadar ve ne zaman başlar?

HMK m.345/1, istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğunu ve bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağını belirtir. Süre, kararın öğrenildiği tarihten değil, usulüne uygun tebliğ tarihinden işler.

Kısmi davada karar kesin olur mu?

HMK m.341/3, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini düzenler. m.362/2 temyiz bakımından paralel bir düzenleme içerir. Bu nedenle kısmi dava düşük bir tutarla açılmış olsa bile karar otomatik olarak kesin hâle gelmez.

Parasal sınırlar nasıl belirleniyor?

HMK ek m.1/1, m.200, m.201, m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağını belirtir. Ek m.1/2 ise bu sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağını düzenler.

İstinaf dilekçesinde neler bulunmalıdır?

HMK m.342/2’ye göre tarafların sıfatları ve kimlik bilgileri, kanuni temsilci ve vekil bilgileri, kararın hangi mahkemeden verildiği, tarihi ve sayısı, kararın tebliğ tarihi, kararın özeti, başvuru sebepleri ve gerekçesi, talep sonucu ve imza bulunur. m.342/3, dilekçenin başvuranın kimliği ve imzasıyla kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması hâlinde diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayacağını belirtir.

Başvuru sebeplerini yazmazsam ne olur?

HMK m.352/1-(d), başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesini bölge adliye mahkemesinin ön incelemede karara bağlayacağı hâller arasında sayar. Ayrıca m.355/1 uyarınca inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılır; bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılığı resen gözetir.

İstinaf harçları eksik yatırılırsa ne olur?

HMK m.344/1, harç ve giderlerin hiç ödenmediği veya eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkemece verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması gerektiğini, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağının bildirileceğini ve süre içinde tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceğini düzenler.

İstinaf süresini kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?

HMK m.348/1, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceğini öngörür. Ancak m.348/2 uyarınca asıl başvuran feragat eder veya talebi esasa girilmeden reddedilirse katılma yoluyla başvuranın talebi de reddedilir.

İstinaf başvurusu icrayı durdurur mu?

HMK m.350/1, istinaf yoluna başvurmanın kararın icrasını durdurmayacağını; İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36. maddesi hükmünün saklı olduğunu belirtir. m.350/2’ye göre kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez; para alacakları bu istisnanın kapsamında değildir.

İstinafta yeni delil sunabilir miyim?

Kural olarak hayır. HMK m.357/1, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceğini ve yeni delillere dayanılamayacağını belirtir. m.357/3, ilk derece mahkemesinde usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan delillerin incelenebileceğini öngörür.

İstinafta ıslah yapılabilir mi?

Hayır. HMK m.357/1, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamayacağını, davaya müdahale talebinde bulunulamayacağını ve davanın ıslahının istenemeyeceğini açıkça düzenler.

Bölge adliye mahkemesi hangi kararları verebilir?

HMK m.353/1-(a), sayılan hâllerde esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceğini; m.353/1-(b), kararın usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılırsa başvurunun esastan reddine, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmişse yeniden hüküm kurulmasına karar verileceğini düzenler. m.356/2 duruşma sonunda da bu kararların verilebileceğini belirtir.

Bilirkişi eksikliği istinaf sebebi olur mu?

HMK m.353/1-(a)-6, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması hâlinde esası incelemeden kaldırma ve gönderme kararı verileceğini öngörür. Bilirkişi raporundaki eksikliğin giderilmemesi bu kapsamda ileri sürülebilir.

Temyiz süresi ne kadar?

HMK m.361/1, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini belirtir. m.361/2, davada haklı çıkmış olan tarafın da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabileceğini düzenler.

7589 sayılı Kanun temyizde neyi değiştirdi?

Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının m.341/2’deki parasal sınırın üzerinde olması hâlinde temyiz edilebileceğini öngörür. Fıkra iki istisna içerir: iki karar arasındaki farkın bu sınırı geçmemesi ve kararın sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması.

Yargıtay temyiz sebepleriyle bağlı mıdır?

Hayır. HMK m.369/1, Yargıtayın tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebileceğini belirtir. Bu yönüyle temyiz incelemesinin kapsamı, m.355/1’deki istinaf incelemesinden geniştir.

İlgili Rehberler

Sebepleri dosyaya dayandırın

Yazılmayan bir sebep sonradan ileri sürülemez; istinafta yeni delile de dayanılamaz. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Kararı sebep sebep inceleyip istinaf dilekçesini dosyaya dayalı biçimde kuralım. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Sermaye Piyasası Hukuku ve yargılama usulü alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk