İflas talebinin kabulü veya reddi hakkında ticaret mahkemesinin verdiği nihai karara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur; bölge adliye mahkemesinin kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilir (İİK m.164/2). Bu süreler 7499 sayılı Kanun’la 1 Haziran 2024’ten itibaren on günden iki haftaya çıkarılmıştır. İflas ve konkordato işleri adli tatilde de görülen işlerdendir (HMK m.103/1-e); bu nedenle kanun yolu süreleri adli tatilde işlemeye devam eder ve adli tatil uzatması uygulanmaz. Kanun yoluna başvurmak iflas kararının sonuçlarını durdurmaz: iflas ilan edilir ve iflas masası oluşturulur; yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz (İİK m.164/3). Haciz yoluyla takipler iflasın açılmasıyla durur, iflas kararı kesinleşince düşer (İİK m.193). Borsa şirketlerinde iflas kararı, kesinleşme beklenmeden kottan çıkarma sebebi olabilir (Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç). Bölge adliye mahkemesi iflas kararını kaldırırsa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder; ticaret mahkemesi bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir (İİK m.164/4). Kanun yolundan ayrı olarak, bütün alacaklıların taleplerini geri alması, bütün alacakların ödenmesi veya konkordatonun tasdiki hâlinde iflasın kaldırılması istenebilir (İİK m.182). Bu yazı; süreleri, kararın kanun yolunda hangi sonuçlarının sürdüğünü, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay incelemesini, istinaf dilekçesinin yapısını, iflasın kaldırılmasını ve borsa şirketleri için sonuçları anlatır.
İflas kararı mı tebliğ edildi? Süre iki hafta ve adli tatilde de işliyor.
Kararı ve dosyayı hemen inceleyip istinaf sebeplerini, tedbirlerin durumunu ve borsa ile KAP tarafındaki adımları birlikte planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Dört soru, dört cevap
İflas kararına itiraz süresi ne kadar? Tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf; bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz (İİK m.164/2).
Adli tatilde süre durur mu? Hayır. İflas ve konkordato işleri adli tatilde de görülür (HMK m.103/1-e); süreler işlemeye devam eder.
İstinafa gitmek iflası durdurur mu? Hayır. İlan yapılır ve masa oluşturulur; yalnız ikinci alacaklılar toplantısı kesinleşmeden yapılamaz (İİK m.164/3).
Karar kaldırılırsa ne olur? Borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder; ticaret mahkemesi bunları değiştirebilir veya kaldırabilir (İİK m.164/4). Kaldırma da ilan edilir (İİK m.166).
Hangi Kararlara Karşı Kanun Yoluna Gidilir?
Kısa cevap: Ticaret mahkemesinin iflas talebi hakkında verdiği nihai kararlara karşı, yani iflas kararına da iflas talebinin reddine de istinaf yoluna gidilir (İİK m.164/1-2). Depo kararı gibi ara kararlara karşı ayrı bir istinaf yolu yoktur; bunlar nihai kararla birlikte kanun yoluna taşınır.
1- İİK m.164/1 bakımından: Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar, m.160’ın son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanarak mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur. Bu hüküm önemlidir: kanun yolu süresi, tarafın kendi öğrenmesinden değil, mahkemenin re’sen yaptığı tebliğden itibaren işler. İflas kararı da, iflas talebinin reddi kararı da bu kapsamdadır.
2- HMK m.341/1 bakımından: İlk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri hakkında verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İflas davasında borcun yedi gün içinde ödenmesi veya depo edilmesi için verilen karar (İİK m.158/2) bir ara karardır; bu karara karşı tek başına istinaf yolu yoktur. Depo kararının usule veya hesaba aykırı olduğu, iflas kararına karşı istinaf dilekçesinde ileri sürülür. Muhafaza tedbirlerine (İİK m.159) karşı ayrı bir kanun yolunun bulunup bulunmadığı ise tartışmalıdır; bu konuyu muhafaza tedbiri yazımızda ayrıca anlattık.
3- İİK m.164/2 ve HMK m.447/2 bakımından: İstinaf ve temyiz incelemeleri usul kanunu hükümlerine göre yapılır. Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan atıflar, bugün HMK’nın karşılık gelen hükümlerine yapılmış sayılır. Bu nedenle iflas kararlarına karşı kanun yollarında süre İİK’dan, inceleme usulü HMK’dan gelir.
Süre: İki Hafta, Tebliğden İtibaren, Adli Tatilde de İşler
Kısa cevap: İstinaf da temyiz de tebliğden itibaren iki haftadır (İİK m.164/2). 1 Haziran 2024’ten önce bu süre on gündü. İflas işleri adli tatilde görülen işlerden olduğu için süre adli tatilde durmaz.
1- İİK m.164/2 ve 7499 sayılı Kanun bakımından: İflas kararlarına karşı istinaf süresi, 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle 1 Haziran 2024’ten itibaren “on gün” yerine “iki hafta” olmuştur. Aynı değişiklik bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi için de geçerlidir. Bu tarihten önceki kararlara ilişkin içtihatlarda on günlük süreden söz edilmesi bu nedenledir; eski kararlar okunurken bu değişiklik göz önünde tutulmalıdır.
2- HMK m.103/1-e ve m.104 bakımından: İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar, adli tatilde de görülecek işler arasında sayılır. HMK m.104’teki, adli tatilde bitecek sürelerin tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılması kuralı, m.103’te sayılan işler dışındaki dava ve işler içindir. Sonuç olarak iflas kararına karşı istinaf veya temyiz süresi 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında da işler. Yargıtay’ın iflas davalarına ilişkin kararlarında da sürelerin adli tatilde işlemeye devam ettiği kabul edilmiştir. Yaz aylarında tebliğ edilen bir iflas kararında süreyi adli tatil bitimine göre hesaplamak, başvurunun süre aşımından reddine yol açabilir.
3- Mahkemenin kanun yolu süresini yanlış göstermesi bakımından: Anayasa m.40/2, devletin işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu düzenler. On günlük sürenin geçerli olduğu dönemde ilk derece mahkemesinin kararda iki haftalık süre göstermesi üzerine gösterilen süre içinde yapılan başvuruların, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 6. Hukuk Dairesi kararlarında süresinde kabul edildiği görülmektedir. Bugün kanuni süre iki hafta olduğundan bu sorun daha az görülür; ancak kararda daha kısa bir süre gösterilmesi hâlinde kanuni sürenin esas alınması gerekir.
İflas kararlarına karşı kanun yollarında süreler
| İşlem | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İstinaf başvurusu | İki hafta | Kararın tebliği | İİK m.164/2 |
| Temyiz başvurusu | İki hafta | Bölge adliye mahkemesi kararının tebliği | İİK m.164/2 |
| İstinaf dilekçesine cevap | İki hafta | Dilekçenin tebliği | HMK m.347/2 |
| Eksik harç ve giderin tamamlanması | Bir hafta kesin süre | Mahkemenin yazılı bildirimi | HMK m.344/1 |
| İflasın kaldırılması kararına karşı istinaf | İki hafta | Tebliğ | İİK m.182 |
| Adli tatil | Süreler işlemeye devam eder | 20 Temmuz – 31 Ağustos | HMK m.103/1-e, m.104 |
Süre hesabında yardımcı olması için istinaf ve temyiz süresi hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz; ancak iflas dosyalarında adli tatilin süreyi uzatmadığını ayrıca dikkate almanız gerekir.
Kim Başvurabilir? Şirket Adına Başvuru
Kısa cevap: Kanun, nihai kararların taraflara re’sen tebliğini düzenler (İİK m.164/1). Kanun yoluna başvuru hakkı öncelikle iflas isteyen alacaklıya ve borçlu şirkete aittir. Diğer kişilerin başvuru hakkı, davadaki konumlarına ve hukuki yararlarına göre ayrıca değerlendirilir.
İflas kararı verildiğinde şirket, masaya ait mallar üzerinde alacaklılara karşı geçerli tasarrufta bulunamaz (İİK m.191/1). Ancak bu sonuç, şirketin iflas kararının kendisine karşı kanun yoluna başvurmasını engellemez; aksi hâlde İİK m.164’teki kanun yolu borçlu bakımından anlamsız kalırdı. Uygulamada dikkat edilmesi gereken, başvurunun şirket adına yetkili organ veya usulüne uygun vekil tarafından yapıldığının belgelenmesidir. Vekâletnamenin, varsa temsil yetkisini gösteren yönetim kurulu kararının ve sicil kayıtlarının dosyada bulunması, ön incelemede başvuru şartlarına ilişkin bir tartışma çıkmasını önler (HMK m.352/1).
Alacaklının iflas talebi ilan edilir ve diğer alacaklılar ilandan itibaren on beş gün içinde davaya müdahale ederek veya itiraz ederek talebin reddini isteyebilir (İİK m.158/1). Davaya katılmış alacaklıların ve pay sahiplerinin kanun yoluna başvurma imkânı, davadaki sıfatlarına ve hukuki yararlarına göre değerlendirilmesi gereken bir konudur; bu kişilerin başvurudan önce dosyadaki konumlarını netleştirmeleri gerekir.
Kanun Yolu İflas Kararının Sonuçlarını Durdurur mu?
Kısa cevap: Hayır. İflas kararına karşı kanun yoluna başvurulması iflasın ilanına ve masanın teşkiline engel değildir; yalnız ikinci alacaklılar toplantısı iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz (İİK m.164/3). Bazı sonuçlar ise kanunda açıkça kesinleşmeye bağlanmıştır.
1- İİK m.164/3 bakımından: Kanun, kanun yoluna başvurunun iflas kararının ilanına ve masanın teşkiline mani olmadığını açıkça düzenler. Bu nedenle iflas kararı verildiği anda iflas dairesi harekete geçer, mallar defterlere yazılır ve masa oluşturulur. Kanun bu genel kuralın tek istisnasını da aynı fıkrada gösterir: ikinci alacaklılar toplantısı iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz. İkinci alacaklılar toplantısı tasfiyenin ağırlıklı kararlarının alındığı aşama olduğundan, bu istisna kanun yolundaki borçluyu belirli ölçüde korur.
2- İİK m.166 bakımından: İflas kararı iflas dairesine bildirilir. Mahkeme kararı kendiliğinden ve derhâl tapuya, ticaret sicili müdürlüğüne, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliği’ne, ticaret ve sanayi odalarına, Sermaye Piyasası Kurulu’na ve diğer ilgililere bildirir; karar ayrıca kanunda gösterilen yollarla ilan edilir. İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı şekilde bildirilir ve ilan olunur. Borsa şirketleri bakımından Sermaye Piyasası Kurulu’na yapılan bildirim, kararın piyasa tarafındaki sonuçlarını hızlandırır.
3- İİK m.193 bakımından: İflasın açılması, borçlu aleyhindeki haciz yoluyla takipleri ve teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur; bu takipler iflas kararının kesinleşmesiyle düşer. İflasın tasfiyesi süresince müflise karşı bu takiplerden hiçbiri yapılamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere ise iflastan sonra da masaya karşı devam edilir. Kanun yolundaki borçlu açısından bu, takiplerin kararın kaldırılması hâlinde yeniden işlerlik kazanabilecek biçimde durduğu anlamına gelir.
Karşı görüş şudur: “İflas kararı kesinleşmedikçe hiçbir hüküm doğurmaz; istinafa gittiğimize göre şirketin işleyişi aynen sürer.” Bu görüş İİK m.164/3 karşısında savunulamaz. Kanun, kesinleşmeye yalnızca belirli sonuçları bağlamıştır; ilan, masanın teşkili ve tasarruf yetkisinin sınırlanması kanun yolu süresince devam eder. Doğru strateji, kanun yolunu kullanırken tedbirlerin kapsamını ve masanın yönetimini de ayrıca izlemektir. Hileli ve taksirli iflas suçları bakımından ise kesinleşmiş iflas kararının aranması ayrıca önem taşır; ayrıntılar için hileli ve taksirli iflas suçları yazımıza bakabilirsiniz.
Kanun yolu sürerken iflas kararının sonuçları
| Sonuç | Kanun yolunda durur mu? | Dayanak |
|---|---|---|
| İflasın ilanı | Durmaz | İİK m.164/3, m.166 |
| Masanın teşkili | Durmaz | İİK m.164/3, m.184 |
| Masaya ait mallar üzerinde tasarruf yetkisinin kaybı | Durmaz | İİK m.191/1 |
| Haciz yoluyla takipler | İflasın açılmasıyla durur; kesinleşmeyle düşer | İİK m.193 |
| Hukuk davaları | Acele hâller dışında durur | İİK m.194 |
| İkinci alacaklılar toplantısı | Kesinleşmeden yapılamaz | İİK m.164/3 |
| Kottan çıkarma (borsa şirketi) | İflas kararı yeterli olabilir | Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç |
Borsa Şirketlerinde Kanun Yolu: Kottan Çıkarma ve KAP
Kısa cevap: Kotasyon Yönergesi, ortaklığın iflasına karar verilmiş olmasını kottan çıkarma sebebi sayar (m.23/1-ç); kesinleşmeyi aramaz. Kanun yolundaki gelişmeler de ayrı özel durum açıklaması konusudur.
Borsa şirketleri için kanun yolu süreci, hukuki olduğu kadar piyasa açısından da kritiktir. Kotasyon Yönergesi’nin 21.09.2026 tarihli güncel metni, ortaklığın iflasına karar verilmiş olmasını, payların Yönetim Kurulu kararıyla sürekli olarak kottan çıkarılabileceği hâller arasında sayar (m.23/1-ç). 2026’da bir gayrimenkul yatırım ortaklığı hakkında 5 Mart’ta verilen iflas kararı üzerine paylar, şirketin 9 Mart tarihli açıklamasının ardından, kararın kesinleşmesi beklenmeden kottan çıkarılmıştır. İflas kararı kanun yolunda kaldırılırsa paylar, ortaklığın başvurusu üzerine yeniden kota alınabilir (m.28). Ayrıntılar için kotasyon şartları ve kottan çıkarma ve şirket iflas ederse hisselerim ne olur yazılarımıza bakabilirsiniz.
İstinaf başvurusu yapılması, bölge adliye mahkemesinin ve Yargıtay’ın kararları ile iflasın kaldırılması, yatırımcı kararlarını etkileyebilecek gelişmelerdir ve özel durum açıklamasıyla kamuya duyurulur (SPKn m.15/1; II-15.1 m.5/1). Açıklamada kararın kesinleşip kesinleşmediği ve kanun yolunun iflasın ilanını ve masanın teşkilini durdurmadığı açıkça belirtilmelidir. Ayrıntılar ve örnek metinler için iflas talebinin KAP’ta açıklanması yazımıza bakabilirsiniz.
İflas kararı borsa şirketinize mi verildi?
İstinaf dilekçesi, tedbirlerin kapsamı, KAP açıklaması ve kottan çıkarma sürecini aynı takvimde yönetelim; her adımın diğerini etkilediğini unutmayın. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBölge Adliye Mahkemesi Nasıl İnceler?
Kısa cevap: Bölge adliye mahkemesi önce dosya üzerinde ön inceleme yapar (HMK m.352), inceleme istinaf sebepleriyle sınırlıdır ancak kamu düzeni re’sen gözetilir (m.355). Karar; esastan ret, kaldırıp gönderme veya kaldırıp yeniden esas hakkında karar olabilir (m.353).
1- HMK m.352/1 bakımından: Ön inceleme sonunda incelemenin başka bir dairece yapılmasının gerekmesi, kararın kesin olması, başvurunun süresinde yapılmaması, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi veya başvuru sebeplerinin ya da gerekçesinin hiç gösterilmemesi hâllerinde öncelikle gerekli karar verilir. İflas dosyalarında en sık görülen sorun, adli tatil nedeniyle süre hesabının yanlış yapılmasıdır.
2- HMK m.353/1-a bakımından: Davaya bakması yasak hâkimin karar vermesi, görev ve yetki kurallarına aykırılık, diğer dava şartlarına aykırılık veya uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmaması ya da değerlendirilmemesi gibi hâllerde bölge adliye mahkemesi esası incelemeden kararı kaldırır ve dosyayı yeniden görülmek üzere gönderir. İflas davasında borçlunun borca itirazlarının hiç incelenmemesi veya depo kararının usulüne uygun verilmemesi, bu kapsamda ileri sürülebilecek istinaf sebeplerindendir.
3- HMK m.353/1-b ve m.356 bakımından: Karar usul ve esas yönünden hukuka uygunsa başvuru esastan reddedilir; yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmışsa bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak yeniden hüküm kurar. Bu, iki yönlü bir sonuç doğurur: iflas kararı kaldırılarak iflas talebi reddedilebileceği gibi, alacaklının ret kararına karşı istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi iflas kararını kendisi de verebilir.
4- HMK m.355 ve m.357 bakımından: İnceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır; kamu düzenine aykırılık re’sen gözetilir. İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz. Bu kural, iflas davasında savunmanın ilk derece aşamasında eksiksiz kurulması gerektiğini gösterir: cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen bir ödeme, takas veya tahkim itirazı istinafta kural olarak dinlenmez.
5- İİK m.164/4 bakımından: Bölge adliye mahkemesince iflas kararı kaldırılırsa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder; ancak ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir. Bu nedenle kaldırma kararının ardından borçlunun, dosya ticaret mahkemesine döndüğünde tedbirlerin kapsamını daraltmak veya kaldırmak için ayrıca talepte bulunması gerekir.
Bölge adliye mahkemesi kararları ve iflas bakımından sonuçları
| Karar türü | İflas kararına karşı başvuruda sonuç | Ret kararına karşı başvuruda sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Esastan ret | İflas kararı ayakta kalır; temyiz yolu açık | Ret kararı ayakta kalır; temyiz yolu açık | HMK m.353/1-b-1 |
| Kaldırma ve gönderme | İflas kararı kalkar; tedbirler devam eder, dosya yeniden görülür | Dosya yeniden görülür | HMK m.353/1-a; İİK m.164/4 |
| Kaldırıp yeniden esas hakkında karar | İflas talebi reddedilebilir | İflas kararı bölge adliye mahkemesince verilebilir | HMK m.353/1-b-2 |
Yargıtay Aşaması: Temyiz, Onama ve Bozma
Kısa cevap: Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyize gidilir (İİK m.164/2). Yargıtay kararı onar, düzelterek onar veya bozar (HMK m.370-371). Bozmadan sonra dosya, kararın türüne göre ilk derece mahkemesine veya bölge adliye mahkemesine gönderilir (m.373).
1- HMK m.370 ve m.371 bakımından: Yargıtay onama kararında kararın hukuka uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. Karar esas yönünden kanuna uygun olup yalnız kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmışsa ve yeniden yargılamaya gerek yoksa Yargıtay kararı düzelterek onayabilir. Bozma sebepleri m.371/1’de sayılır; bunların başında hukukun yanlış uygulanması ve dava şartlarına aykırılık gelir.
2- Uygulamadan bir örnek: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 30.05.2024 tarihli, 2024/1049 E., 2024/1882 K. sayılı kararında, konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına karar verilen bir dosyada bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine yapılan temyiz incelenmiştir. Daire, tasdik aşamasına gelinmiş bir dosyada tasdik talebinin reddiyle iflasa İİK m.292’ye göre değil m.308’e göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı gerekçesini değiştirip düzelterek onamıştır. Karar, Yargıtay’ın iflas kararlarında sonucu doğru bulsa bile dayanak maddeyi düzelttiğini gösterir.
3- HMK m.373 bakımından: Yargıtay’ın bozma kararı bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına ilişkinse, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya ilk derece mahkemesine gönderilir; bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar bozulursa dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bozmadan sonra yeniden yapılacak yargılamada da İİK m.164/4’teki tedbir kuralı ve m.166’daki ilan yükümlülüğü göz önünde tutulmalıdır.
İstinaf Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Kısa cevap: Dilekçede kararın özeti, tebliğ tarihi, başvuru sebepleri ve gerekçesi ile talep sonucu yer almalıdır (HMK m.342/2). Sebep hiç gösterilmezse başvuru ön incelemede reddedilir (m.352/1). İlk derecede ileri sürülmeyen savunmalar istinafta dinlenmez (m.357).
İflas kararına karşı istinaf dilekçesinde sık ileri sürülen sebepler şunlardır: iflas ödeme emrinin veya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi; borca itirazın ve alacağın varlığına ilişkin savunmaların incelenmemesi (İİK m.156, m.158); depo kararının verilmemesi, tutarının yanlış hesaplanması veya süre verilmeden iflasa karar verilmesi (İİK m.158/2); ilama dayalı doğrudan iflasta dayanak ilamın icrasının durdurulmuş olması (HMK m.439/4) ve bunun bekletici mesele yapılmaması (HMK m.165); iflasın açılma anının kararda gösterilmemesi (İİK m.165/1). Bu sebeplerin her biri, ilk derece dosyasındaki belgelerle desteklenmelidir.
[……] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE
Gönderilmek üzere [……] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [……/…… E.], [……/…… K.]
İSTİNAF EDEN (DAVALI BORÇLU): [……] A.Ş. — Vekili: Av. [……]
KARŞI TARAF (DAVACI ALACAKLI): [……]
KARAR TARİHİ VE TEBLİĞ TARİHİ: [……] / [……]
KARARIN ÖZETİ: Mahkeme [……] tarihli kararıyla müvekkil şirketin [……] saat itibarıyla iflasına karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
1- Süre: Karar [……] tarihinde tebliğ edilmiştir. İİK m.164/2 uyarınca iki haftalık süre içindeyiz; iflas işleri adli tatilde de görüldüğünden süre bu esasa göre hesaplanmıştır (HMK m.103/1-e).
2- İİK m.158/2 bakımından: Borcun ödenmesi veya depo edilmesi için süre verilmemiş / depo tutarı [……] nedeniyle hatalı hesaplanmıştır.
3- İİK m.156 ve m.158 bakımından: Müvekkilin [……] tarihli cevap dilekçesinde ileri sürdüğü [ödeme / takas / alacağın varlığına] ilişkin savunmalar incelenmemiştir.
4- HMK m.165 bakımından: Dayanak [hakem kararına / ilama] ilişkin [……] sayılı dosyada icranın durdurulmasına karar verilmiş olmasına rağmen bekletici mesele yapılmamıştır.
5- İİK m.164/4 bakımından: Kararın kaldırılması hâlinde tedbirlerin kapsamının ticaret mahkemesince yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM: İlk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a uyarınca kaldırılarak dosyanın yeniden görülmek üzere gönderilmesine, olmadığı takdirde m.353/1-b-2 uyarınca kaldırılarak iflas talebinin reddine karar verilmesini saygıyla arz ederiz.
[Tarih] — İstinaf Eden Vekili Av. [……] [İmza]
Dayanak ilamın icrasının durdurulması ve bekletici mesele konusu için hakem kararına iptal davası ve icranın durdurulması yazımıza, alacaklı tarafın takip ve doğrudan iflas seçenekleri için hakem kararı nasıl tahsil edilir yazımıza bakabilirsiniz.
Kanun Yolundan Ayrı Bir Çıkış: İflasın Kaldırılması (İİK m.182)
Kısa cevap: İflasın kaldırılması, iflas kararının hukuka aykırılığına değil, sonradan gerçekleşen olgulara dayanır: bütün alacaklıların taleplerini geri alması, bütün alacakların ödenmesi veya konkordatonun tasdiki. Talep, alacak kaydı süresinin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar yapılabilir (İİK m.182).
1- İİK m.182/1 bakımından: Borçlu, bütün alacaklılarının taleplerini geri aldıklarına dair bir beyanname veya bütün alacakların ödendiğine dair bir belge sunarsa ya da yapılan konkordato tasdik edilirse, mahkeme iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir. Bu yol, iflas kararının doğru olup olmadığını tartışmaz; iflasın sebebini sonradan ortadan kaldırır.
2- İİK m.182/2-3 bakımından: İflasın kaldırılmasına, alacak kaydı için belirlenen sürenin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilebilir. Bu karara karşı da iki haftalık istinaf ve temyiz süreleri uygulanır ve kaldırma kararı ilan edilir. Borsa şirketleri bakımından iflasın kaldırılması, yeniden kota başvurusunun (Kotasyon Yönergesi m.28) ve yeni bir özel durum açıklamasının zeminini oluşturur.
Karşı görüş şudur: “İstinaf sırasında davacı alacaklının borcunu ödersek iflas kendiliğinden kalkar.” Bu görüş iki yönden eksiktir. İflas kararından sonra masa bütün alacaklılar için oluşur; m.182, yalnızca davacı alacaklının değil bütün alacakların ödenmesini veya bütün alacaklıların taleplerini geri almasını arar. Ayrıca kaldırma talebinin zamanı kanunda alacak kaydı süresinin bitmesine bağlanmıştır. İstinafta ise inceleme, ilk derece kararının hukuka uygunluğuyla ve ileri sürülen sebeplerle sınırlıdır (HMK m.355). Ayrıntılar için iflasın kapanması ve kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.
İflas kararından kurtulma yolları
| Yol | Neye dayanır | Ne zaman | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İstinaf | İlk derece kararının usul veya esas yönünden hukuka aykırılığı | Tebliğden itibaren iki hafta | İİK m.164/2; HMK m.353 |
| Temyiz | Bölge adliye mahkemesi kararının hukuka aykırılığı | Tebliğden itibaren iki hafta | İİK m.164/2; HMK m.371 |
| İflasın kaldırılması | Alacaklıların talepten vazgeçmesi, alacakların ödenmesi veya konkordatonun tasdiki | Alacak kaydı süresinin bitmesinden kapanmaya kadar | İİK m.182 |
| Yargılamanın iadesi | Kanunda sayılı iade sebepleri | Kanundaki sürelere bağlı | HMK m.374-381 |
Yargılamanın iadesi sebepleri ve süreleri için yargılamanın iadesi yazımıza bakabilirsiniz.
2026’dan Örnekler
Kısa cevap: 2026’da borsa şirketlerinde kanun yolunun iki yönü de görüldü: alacaklının ret kararına karşı istinafının reddi ve iflas kararı üzerine şirketin kanun yoluna başvurma açıklaması.
Marka Yatırım Holding’e karşı başlatılan iflas talepli takipte, şirketin açıklamalarına dayanan haberlere göre İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi iflas talebini 7 Mayıs 2026’da reddetti ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Haziran 2026’da reddedildi. Yeşil GYO hakkında ise Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 5 Mart 2026’da iflas kararı verdi; basına yansıyan haberlere göre şirket istinaf yoluna başvuracağını duyurdu, paylar ise kesinleşme beklenmeden kottan çıkarıldı. Nisan 2026’da ayrıca İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin şirketin konkordato dosyasında iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına hükmettiği haberlere yansıdı. Bu örnekler, kanun yolunun borsa tarafındaki sonuçları beklemediğini ve farklı mahkemelerdeki dosyaların birlikte izlenmesi gerektiğini gösterir. Ayrıntılar için Reeder (REEDR) yazımıza ve halka arz şirketi konkordato ilan etti yazımıza bakabilirsiniz.
Adım Adım: İflas Kararı Tebliğ Edildi
- Tebliğ tarihini kaydedin. Süre tebliğden itibaren iki haftadır ve adli tatilde de işler (İİK m.164/2; HMK m.103/1-e).
- Kararın açılma anını kontrol edin. İflas kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1).
- Dosyadaki savunmaları çıkarın. İstinafta yeni savunma ve delil kural olarak dinlenmez (HMK m.357).
- İstinaf sebeplerini gerekçelendirin. Sebep hiç gösterilmezse başvuru ön incelemede reddedilir (HMK m.352/1).
- Harç ve gideri eksiksiz yatırın. Eksiklik bildirimi hâlinde bir haftalık kesin süre vardır (HMK m.344/1).
- Masayı ve tedbirleri izleyin. Kanun yolu ilanı ve masanın teşkilini durdurmaz (İİK m.164/3).
- KAP açıklamasını yapın. Borsa şirketinde istinaf başvurusu ve kararlar ayrıca açıklanır (SPKn m.15/1).
- İflasın kaldırılmasını değerlendirin. Alacakların ödenmesi veya konkordato ile m.182 yolu da açıktır.
Sık Yapılan Hatalar
- Adli tatili hesaba katıp süreyi uzatmak. İflas işlerinde süreler adli tatilde de işler (HMK m.103/1-e).
- On günlük eski süreye veya eski içtihada göre hareket etmek. 1 Haziran 2024’ten beri süre iki haftadır.
- İstinafın iflası durdurduğunu sanmak. İlan ve masanın teşkili devam eder (İİK m.164/3).
- Yeni savunmayı istinafa saklamak. İlk derecede ileri sürülmeyen savunma kural olarak dinlenmez (HMK m.357).
- Yalnız davacı alacaklıyı ödeyip iflasın kalkacağını düşünmek. m.182 bütün alacakların ödenmesini arar.
- Kaldırma sonrası tedbirleri takip etmemek. Tedbirler kendiliğinden kalkmaz (İİK m.164/4).
Önemli Kavramlar
- İstinaf
- İlk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince hem usul hem esas yönünden incelenmesi (HMK m.341 vd.).
- Temyiz
- Bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay’ca hukuka uygunluk yönünden incelenmesi (HMK m.361 vd.).
- Kesinleşme
- Kanun yollarının tükenmesi veya kullanılmaması ile kararın artık kanun yoluyla değiştirilememesi.
- İkinci alacaklılar toplantısı
- Tasfiyenin önemli kararlarının alındığı toplantı; iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz (İİK m.164/3).
- İflasın kaldırılması
- Sonradan gerçekleşen olgular nedeniyle iflasın sona erdirilmesi (İİK m.182).
- Kaldırma ve gönderme
- Bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi (HMK m.353/1-a).
Sıkça Sorulan Sorular
İflas kararına itiraz süresi ne kadar?
İflas kararına karşı kanun yolu istinaftır ve süre kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (İİK m.164/2).
İflas kararına karşı istinaf süresi hâlâ on gün mü?
Hayır. 7499 sayılı Kanun’la 1 Haziran 2024’ten itibaren süre on günden iki haftaya çıkarılmıştır. Eski içtihatlardaki on günlük süre bu değişiklikten öncesine aittir.
Adli tatilde iflas kararına karşı süre işler mi?
Evet. İflas ve konkordato işleri adli tatilde de görülen işlerdendir (HMK m.103/1-e); HMK m.104’teki bir haftalık uzatma bu işlere uygulanmaz.
Süre ne zaman başlar?
Nihai kararlar mahkemece re’sen taraflara tebliğ edilir (İİK m.164/1); süre bu tebliğden itibaren işler.
Depo kararına karşı istinafa gidilebilir mi?
Depo kararı ara karardır; tek başına istinaf yolu yoktur (HMK m.341/1). Depo kararındaki hatalar iflas kararına karşı istinafta ileri sürülür.
İstinafa gitmek iflas kararını durdurur mu?
Hayır. Kanun yoluna başvurulması iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir; yalnız ikinci alacaklılar toplantısı iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz (İİK m.164/3).
İflas kararı kesinleşmeden takipler düşer mi?
Haciz yoluyla takipler iflasın açılmasıyla durur, iflas kararının kesinleşmesiyle düşer (İİK m.193).
İflas kararı kimlere bildirilir?
Mahkeme kararı kendiliğinden ve derhâl tapuya, ticaret siciline, Türkiye Bankalar Birliği’ne, odalara, Sermaye Piyasası Kurulu’na ve diğer ilgililere bildirir ve ilan eder; kaldırılması da aynı şekilde bildirilir ve ilan olunur (İİK m.166).
Bölge adliye mahkemesi iflas kararını kaldırırsa tedbirler kalkar mı?
Hayır. Borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder; ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bunları değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir (İİK m.164/4).
Bölge adliye mahkemesi iflas kararını kendisi verebilir mi?
Alacaklının ret kararına karşı istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden esas hakkında karar verebilir (HMK m.353/1-b-2); bu kapsamda iflas kararı da verilebilir.
İstinafta yeni savunma ileri sürebilir miyim?
Kural olarak hayır. İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz (HMK m.357); inceleme istinaf sebepleriyle sınırlıdır, kamu düzeni re’sen gözetilir (m.355).
Yargıtay iflas kararında ne yapabilir?
Onayabilir, gerekçeyi değiştirip düzelterek onayabilir veya bozabilir (HMK m.370-371). Örneğin Yargıtay 6. HD 2024/1049 E., 2024/1882 K. sayılı kararında dayanak maddeyi düzelterek onamıştır.
Mahkeme kararda yanlış kanun yolu süresi gösterdiyse ne olur?
Anayasa m.40/2 devlete kanun yolu ve süresini gösterme yükümlülüğü yükler. On günlük süre döneminde, kararda gösterilen iki haftalık süre içinde yapılan başvuruların Yargıtay kararlarında süresinde kabul edildiği görülmektedir.
İstinaf sırasında borcu ödersem iflas kalkar mı?
Tek başına davacı alacaklının ödenmesi yeterli değildir. İİK m.182, iflasın kaldırılması için bütün alacaklıların taleplerini geri almasını, bütün alacakların ödenmesini veya konkordatonun tasdikini arar.
İflasın kaldırılması ne zaman istenebilir?
Alacak kaydı için belirlenen sürenin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar (İİK m.182). Karara karşı iki haftalık kanun yolu süreleri uygulanır.
Borsa şirketinin payları istinaf sürerken kottan çıkarılır mı?
Kotasyon Yönergesi iflas kararı verilmiş olmasını kottan çıkarma sebebi sayar (m.23/1-ç); kesinleşme aranmaz. Karar kaldırılırsa paylar başvuru üzerine yeniden kota alınabilir (m.28).
İstinaf başvurusu KAP’ta açıklanmalı mı?
İstinaf başvurusu ve kanun yolu kararları yatırımcı kararlarını etkileyebilecek gelişmelerdir; özel durum açıklamasıyla duyurulur (SPKn m.15/1; II-15.1 m.5/1).
İflas kararına karşı süre işliyor.
Kararı, tebliğ tarihini ve ilk derece dosyasını birlikte inceleyelim; istinaf dilekçesini, tedbir taleplerini ve varsa KAP açıklamasını aynı gün hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİlgili Rehberler
- İflastan sonra konkordato ve iflasın kaldırılması
- İflasta alacaklılar toplantısı ve oy hakkı
- İflas idaresine şikâyet ve iflas idaresinin sorumluluğu
- Doğrudan iflas sebepleri ve şirketin savunması (İİK m.177)
- Baskı amaçlı iflas talebine karşı şirketin hakları
- İflas davası cevap dilekçesi örneği
- İflas davasında depo kararı
- İflas davasında muhafaza tedbiri
- İflas talebi KAP’ta nasıl açıklanır?
- Şirket iflas ederse hisselerim ne olur?
- Borsa şirketine iflas davası: Reeder (REEDR) örneği
- Hakem kararına iptal davası açtık, icra durur mu?
- Hakem kararı nasıl tahsil edilir?
- İflasın kapanması ve kaldırılması
- İflasta alacakların sırası ve tasfiye
- Hileli ve taksirli iflas suçları
- Kotasyon şartları ve kottan çıkarma
- Halka arz şirketi konkordato ilan etti
- İstinaf ve temyiz: süreler ve inceleme kapsamı
- İstinaf ve temyiz süresi hesaplama aracı
- Yargılamanın iadesi
- İcra ve İflas Hukuku Rehberi
- Halka Arz Hukuk Rehberi


