Şirketimize Doğrudan İflas Davası Açıldı 2026 — İİK m.177 Sebepleri ve Şirketin Savunması: Kaçma, Hileli Muamele, Mal Saklama, Ödemelerin Tatili, Konkordatonun Reddi ve İcra Emrine Rağmen Ödenmeyen İlam; Alacağın İspatı, Dinlenme Hakkı, İlan ve Müdahale, Depo Yok (İİK m.43, m.159-166, m.177-181, m.308)
29 Eylül 2026

Şirketimize Doğrudan İflas Davası Açıldı 2026 — İİK m.177 Sebepleri ve Şirketin Savunması: Kaçma, Hileli Muamele, Mal Saklama, Ödemelerin Tatili, Konkordatonun Reddi ve İcra Emrine Rağmen Ödenmeyen İlam; Alacağın İspatı, Dinlenme Hakkı, İlan ve Müdahale, Depo Yok (İİK m.43, m.159-166, m.177-181, m.308)

Doğrudan iflas, alacaklının önceden icra takibi yapmadan iflasa tabi borçlunun iflasını ticaret mahkemesinden istemesidir ve yalnızca İİK m.177’de sayılan dört hâlde mümkündür: borçlunun bilinen bir yerleşim yerinin olmaması, taahhütlerinden kurtulmak için kaçması, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya buna teşebbüs etmesi ya da haciz yoluyla takip sırasında mallarını saklaması (m.177/1); ödemelerini tatil etmesi (m.177/2); konkordatonun tasdik edilmemesi hâli (m.177/3, m.308); ilama dayalı alacağın icra emriyle istendiği hâlde ödenmemesi (m.177/4). Türkiye’de yerleşim yeri veya temsilcisi bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir süre içinde mahkemeye çağrılır; iflas talebi ilan edilir ve diğer alacaklılar on beş gün içinde müdahale veya itiraz edebilir (m.177 ve m.178/2). Usulü düzenleyen İİK m.181, muhafaza tedbirine ilişkin m.159 ile m.160, m.164, m.165 ve m.166’yı uygular; depo emrini düzenleyen m.158’e atıf yapmaz. Bu nedenle doğrudan iflas davasında şirkete son ödeme fırsatı olarak depo kararı verilmez. Şirketin savunması üç eksene dayanır: davacının alacaklı olduğunu ispat edememesi, ileri sürülen iflas sebebinin gerçekleşmediği ve şirketin iflasa tabi olmadığı ya da usul güvencelerinin çiğnendiği. Yargıtay, ödemelerin tatilini borçlunun açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borçlarını ödememe durumu olarak tanımlar; tek bir borcun ödenmemesi bu sonuca tek başına yetmez.

Şirketinize doğrudan iflas davası mı açıldı?

Depo kararı olmadığı için ilk duruşma belirleyici olabilir. Dava dilekçesindeki iflas sebebini, alacağın ispatını ve dinlenme davetiyesini hemen inceleyelim; tedbir riskine karşı savunmayı aynı gün hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Doğrudan iflas hangi hâllerde istenebilir? Yalnızca İİK m.177’de sayılan dört hâlde: kaçma, hileli muamele veya mal saklama; ödemelerin tatili; konkordatonun tasdik edilmemesi; icra emrine rağmen ödenmeyen ilam.

Doğrudan iflas davasında depo kararı verilir mi? Hayır. İİK m.181, m.158’e atıf yapmaz; Yargıtay 23. HD de bu nedenle depo kararına gerek olmadığı sonucunu onamıştır (E. 2018/363, K. 2020/3545).

Tek bir borcu ödemedik, bu ödemelerin tatili midir? Tek başına hayır. Ödemelerin tatili, genel ve sürekli nitelikte bir ödememe durumudur; ödenmeyen borçların şirketin iş hacmine göre önemli bir bölüm oluşturması gerekir.

Şirketin ilk yapması gereken nedir? Dinlenme davetiyesindeki duruşma tarihini tespit etmek, davacının alacağına ve ileri sürülen iflas sebebine karşı belgeleri toplamak ve duruşmaya yetkili temsilciyle katılmak.

Kapsam notu. Bu yazı doğrudan iflas davasının davalısı olan şirket açısından yazılmıştır: her iflas sebebinin unsurları, alacaklının neyi ispat etmesi gerektiği, şirketin hangi belgelerle savunma yapacağı ve usul güvenceleri. Konunun genel çerçevesi için doğrudan doğruya iflas (İİK m.177) genel rehberimize, takipli iflas yolları için iflas yoluyla takip rehberimize, cevap dilekçesinin şekli ve süresi için iflas davası cevap dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz. Yazı somut dosya için hukuki görüş değildir.

Doğrudan İflas Nedir, Takipli İflastan Farkı Ne?

Kısa cevap: Kural, iflasın önce icra dairesinde iflas yoluyla takip yapılarak istenmesidir. İİK m.177 ise alacaklının önceden takibe gerek olmadan iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği sınırlı hâlleri sayar. Bu hâller dışında doğrudan iflas istenemez.

1- İİK m.177 bakımından: Madde, “aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir” diyerek başlar ve dört bent sayar. Sayım sınırlıdır: alacaklı, dilekçesinde bu bentlerden hangisine dayandığını ve bunun somut olaylarını göstermek zorundadır. Mahkeme de yalnızca ileri sürülen bendin şartlarını inceler.

2- İflasa tabi olma bakımından: İflas yoluyla takip ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre iflasa tabi olduğu bildirilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında yapılır (İİK m.43). Ticaret şirketleri tacir sayılır (TTK m.16/1). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, iflas davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hakkında iflas istenenin iflasa tabi olup olmadığının mahkemece re’sen araştırılması gerektiğini vurgulamıştır (E. 2015/6777, K. 2016/391, T. 26.01.2016; E. 2014/5506, K. 2015/4254, T. 04.06.2015).

3- Usul bakımından: Doğrudan iflas hâllerinde usulü düzenleyen İİK m.181, m.159, m.160, m.164, m.165 ve m.166’nın bu iflaslara da uygulanacağını belirtir. Depo emrini düzenleyen m.158 bu atfın dışındadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, “İİK’nin 177/1-4. maddesi yönünden uygulanması gereken usulü belirleyen 181. maddesinde, 158. maddeye atıf yapılmadığından, depo kararı çıkarılmasına gerek bulunmadığı” gerekçesini içeren bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır (E. 2018/363, K. 2020/3545, T. 11.11.2020). Depo kararının takipli iflastaki işleyişi için depo kararı yazımıza bakabilirsiniz.

Takipli iflas ile doğrudan iflas arasındaki farklar

ÖlçütTakipli iflasDoğrudan iflasDayanak
Başlangıçİcra dairesinde iflas yoluyla takip ve ödeme emriDoğrudan ticaret mahkemesine davaİİK m.155, m.177
Ön şartÖdeme emrine itiraz veya ödememem.177’de sayılan dört hâlden biriİİK m.156, m.177
Depo kararıVar: itirazlar yerinde görülmezse yedi günYokİİK m.158/2, m.181
Muhafaza tedbiriUygulanırUygulanırİİK m.159, m.181
İlan ve diğer alacaklıların müdahalesiGenel kurallarTalep ilan edilir; on beş gün içinde müdahale veya itirazİİK m.177, m.178/2
Borçlunun dinlenmesiGenel kurallarKısa süre içinde mahkemeye çağrılırİİK m.177

Birinci Grup: Yerleşim Yeri, Kaçma, Hileli Muamele ve Mal Saklama (İİK m.177/1)

Kısa cevap: Borçlunun bilinen bir yerleşim yerinin olmaması, taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi ya da haciz yoluyla takip sırasında mallarını saklaması doğrudan iflas sebebidir. Her biri ayrı ayrı ispat edilmesi gereken olgulara dayanır.

1- Yerleşim yeri ve kaçma bakımından: Şirket için yerleşim yeri, ticaret sicilindeki merkez adresidir. Tebligatların iade dönmesi, işyerinin kapatılması ve yöneticilere ulaşılamaması alacaklının sık dayandığı olgulardır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, borçlunun işyerini kapattığı, mallarının haczedildiği ve başkaca varlığı olmadığını bildirdiği bir olayda borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçtığı ve alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu sonucuna varılmasını yerinde görmüştür (E. 2013/9298, K. 2014/3351, T. 30.04.2014). Şirketin savunması, sicil adresinin güncel olduğunu, faaliyetin sürdüğünü ve temsilcilere ulaşılabildiğini belgelerle göstermektir.

2- Hileli muamele bakımından: Alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamele, borçlunun malvarlığını alacaklılardan kaçırmaya yönelik işlemleridir: varlıkların ilişkili kişilere bedelsiz veya çok düşük bedelle devri, işletmenin başka bir şirkete aktarılması, sahte borç yaratılması gibi. Kanun teşebbüsü de yeterli sayar. Savunmada her işlemin ticari gerekçesi, karşılığın gerçekten ödendiği ve işlemin şirketin olağan faaliyeti içinde yapıldığı ortaya konmalıdır. Aynı işlemler iflas kararından sonra tasarrufun iptali ve hileli iflas suçu açısından da incelenebilir; bunlar için iflasta tasarrufun iptali ve hileli ve taksirli iflas suçları yazılarımıza bakabilirsiniz.

3- Mal saklama bakımından: Bu sebep, haciz yoluyla yapılan bir takip sırasında malların saklanmasını gerektirir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, haciz yoluyla takipte ödeme emrini alan borçlunun borcunu karşılayacak hiç ya da yeterli malı olup olmadığı araştırılmadan bu bende dayanılamayacağını belirtmiştir (E. 2016/4815, K. 2019/1712, T. 07.05.2019). Başka bir kararında ise ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste hacze gidilmediğine dikkat çekmiştir (E. 2018/1931, K. 2020/4182, T. 10.12.2020). Şirketin savunması, haciz dosyasında gerçekten mal arandığının ve malların saklandığının ispatlanmadığını göstermektir.

İkinci Grup: Ödemelerin Tatili (İİK m.177/2)

Kısa cevap: Ödemelerin tatili, borçlunun açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borçlarını ödememe durumudur. Ödenmeyen borçların sayısından çok, şirketin iş hacmine ve toplam borçlarına göre önemli bir bölüm oluşturup oluşturmadığına bakılır. Tespit için ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılır.

1- Tanım bakımından: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, ödemelerin tatili için borçlunun ödeme güçlüğü hâlinde bulunması nedeniyle açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borcunu ödememe durumunda olması gerektiğini belirtmiş ve bu durumun borçlunun ticaret sicil kaydının dosyaya getirtilip ticari defterleri üzerinde ehil bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılmasını istemiştir (E. 2009/3927, K. 2009/4944, T. 27.05.2009). Bu tanımdaki iki unsur, yani genellik ve süreklilik, savunmanın da iki ayağıdır.

2- Genellik bakımından: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, genellik unsurunda ödenmeyen borçların sayı ve miktarlarına değil, borçlunun iş hacmi ve tüm borçlarına nazaran önemli bir bölümünü teşkil edip etmediğine bakılması gerektiğini belirtmiştir (E. 2023/59, K. 2023/1743, T. 06.12.2023). Büyük bir şirketin bir veya birkaç tedarikçiye olan borcunu ödememesi, bu ölçüte göre tek başına ödemelerin tatili sayılmayabilir; buna karşılık küçük bir işletmenin bütün alacaklılarına ödemeyi kesmesi sayılabilir.

3- İrade ve kısmi ödeme bakımından: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, borçlunun alacaklıyla takip konusu alacakların bir kısmı için protokol yaptığı bir olayda, ödemelerini tatil ettiğine karine oluşturacak açık veya zımni bir iradenin bulunmadığı sonucuna varmıştır (E. 2014/1737, K. 2014/6212, T. 02.10.2014). Alacaklılarla yapılan yapılandırma protokolleri, düzenli kısmi ödemeler ve ödeme planları bu nedenle savunmanın güçlü delilleridir.

4- Delil bakımından: Şirket, son dönemdeki banka ödemelerini, maaş, SGK ve vergi ödemelerini, tedarikçilere yapılan ödemeleri, alacaklılarla yapılan protokolleri ve güncel finansal tablolarını sunmalıdır. Bilirkişi incelemesinde defterlerin eksiksiz ve düzenli olması, ödeme gücünün ve ödeme iradesinin ispatını kolaylaştırır.

Ödemelerin tatili iddiası: değerlendirme ölçütleri

DurumDeğerlendirmeKaynak
Tek bir borcun ödenmemesiTek başına yeterli değil; genel ve sürekli bir ödememe durumu aranırYargıtay 19. HD, E. 2009/3927, K. 2009/4944
Ödenmeyen borçların iş hacmine göre önemli bir bölüm oluşturmasıGenellik unsuru gerçekleşebilirİstanbul BAM 45. HD, E. 2023/59, K. 2023/1743
Alacaklıyla protokol yapılması, kısmi ödemeÖdemelerin tatili iradesinin bulunmadığına işaret edebilirYargıtay 23. HD, E. 2014/1737, K. 2014/6212
Ticari defterlerin durumuBilirkişi incelemesiyle araştırılmalıYargıtay 19. HD, E. 2009/3927, K. 2009/4944
Düzenli maaş, SGK, vergi ve tedarikçi ödemeleriSüreklilik ve genellik iddiasını zayıflatan delillerSomut dosyaya göre
ÖRNEK: DOĞRUDAN İFLAS DAVASINA CEVAP DİLEKÇESİ (İİK m.177/1-2 İDDİASINA KARŞI — İSKELET)
[……] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [……/……] E.
DAVALI: [……] A.Ş. — Vekili: Av. [……]
DAVACI: [……]
KONU: İİK m.177 uyarınca açılan doğrudan iflas davasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
1- İİK m.177 bakımından: Davacı, [ödemelerin tatil edildiği / şirketin kaçtığı / hileli muamelede bulunulduğu / mal saklandığı] iddiasına dayanmaktadır. Doğrudan iflas sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup iddia edilen hâlin somut olaylarla ispatı davacıya aittir.
2- Alacağın ispatı bakımından: Doğrudan iflas davasında davacının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekir. Davacının dayandığı [……] belgesi müvekkil şirketi borç altına sokmamaktadır / alacak [……] tarihinde ödenmiştir / alacak çekişmelidir (Ek-1).
3- İİK m.177/2 bakımından: Ödemelerin tatili, genel ve sürekli nitelikte bir ödememe durumudur. Müvekkil şirket son [……] ayda [……] TL tedarikçi ödemesi, [……] TL maaş ve SGK ödemesi, [……] TL vergi ödemesi yapmıştır; [……] alacaklı ile yapılandırma protokolü imzalanmıştır (Ek-2, Ek-3). Ödenmediği ileri sürülen borç, şirketin iş hacmine göre önemli bir bölüm oluşturmamaktadır.
4- İİK m.177/1 bakımından: Şirketin ticaret sicilindeki adresi [……] olup faaliyet devam etmektedir; iddia edilen [devir / işlem] [……] bedelle ve olağan ticari faaliyet kapsamında yapılmıştır (Ek-4). Haciz yoluyla bir takipte mal saklandığına ilişkin somut bir tespit bulunmamaktadır.
5- İİK m.181 bakımından: Doğrudan iflas davasında m.158’e atıf bulunmadığından depo kararı verilmez; ancak muhafaza tedbiri talebi ölçülü değildir ve şirketin faaliyetini durduracak niteliktedir (İİK m.159).
DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, ticari defterler ve bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, SGK ve vergi ödeme belgeleri, alacaklılarla yapılan protokoller, finansal tablolar ve her türlü yasal delil.
HUKUKİ SEBEPLER: İİK m.43, m.159, m.177, m.178/2, m.181; HMK ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Davacının alacaklı sıfatı ve İİK m.177’de sayılan hâllerin ispatlanamadığı gözetilerek iflas talebinin reddine, muhafaza tedbiri talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
[Tarih] — Davalı Vekili Av. [……] [İmza]

Dilekçe bir iskelettir; cevap süresi, ek süre ve delillerin dilekçeyle birlikte sunulması gibi usul kuralları için iflas davası cevap dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Ödemelerin tatili iddiasına karşı belgeleriniz hazır mı?

Banka, SGK, vergi ve tedarikçi ödemelerinizi, protokollerinizi ve finansal tablolarınızı bilirkişi incelemesine uygun bir dosya hâline getirelim; iddianın genellik ve süreklilik unsurlarını birlikte çürütelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Üçüncü Hâl: Konkordatonun Tasdik Edilmemesi (İİK m.177/3, m.308)

Kısa cevap: Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebini reddeder; borçlu iflasa tabi ise ve doğrudan iflas sebeplerinden biri varsa mahkeme borçlunun iflasına re’sen karar verir (İİK m.308). İİK m.177/3, bu hâlde alacaklıya da doğrudan iflas isteme imkânı tanır.

1- İİK m.308 bakımından: Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme borçlunun iflasına re’sen karar verir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, borçlunun borca batık olduğu ve projenin kanunun öngördüğü çoğunlukla kabul edilmediği bir dosyayı bu çerçevede değerlendirmiştir (E. 2023/4337, K. 2024/137, T. 15.01.2024).

2- Savunma bakımından: Konkordatonun reddi tek başına her durumda iflas sonucunu doğurmaz; m.308 ayrıca doğrudan iflas sebeplerinden birinin varlığını arar. Şirket, konkordato sürecindeki mali tabloları ve komiser raporlarını, ödeme gücünün devam ettiğini veya iflas sebebinin gerçekleşmediğini gösterecek şekilde kullanmalıdır. Mühletin kaldırılması hâli ve süreç için mühletin kaldırılması ve doğrudan iflas sayfamıza bakabilirsiniz.

Dördüncü Hâl: İcra Emrine Rağmen Ödenmeyen İlam (İİK m.177/4)

Kısa cevap: İlama dayalı alacak icra emriyle istendiği hâlde ödenmemişse alacaklı doğrudan iflas isteyebilir. Yargıtay, hükmün kesinleşmesini şart saymamakta; ancak alacağın icra emriyle istenmiş olmasını zorunlu tutmaktadır.

1- Kesinleşme ve icra emri bakımından: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, icra emrine rağmen ödeme yapılmamasının yeterli olduğunu ve hükmün kesinleşmiş olmasının şart olmadığını belirtmiştir (E. 2022/3121, K. 2023/753, T. 27.02.2023). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ise ilama bağlı alacağın icra emri ile talep edilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır (E. 2015/5313, K. 2016/5175, T. 24.11.2016). Bu nedenle icra emri tebliğ edilmeden açılan dava bu bende dayandırılamaz.

2- İlamın niteliği bakımından: Bu bent “ilama müstenit alacak” ifadesini kullanır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ilam niteliğindeki belgelerin bu bent kapsamında değerlendirilmesinin iflasın kamu düzeni niteliğiyle bağdaşmadığını belirtmiştir (E. 2023/142, K. 2023/855, T. 06.03.2023). Şirketin savunmasında dayanılan belgenin gerçek anlamda bir mahkeme ilamı veya ilamlı icraya konulabilen bir karar olup olmadığı ilk incelenecek konudur.

3- Hakem kararları ve icranın durdurulması bakımından: Hakem kararına dayalı taleplerde iptal davası ve teminat karşılığında icranın durdurulması, bu bentteki talebe karşı en önemli savunma aracıdır. Durdurma kararı alınmışsa iflas mahkemesine sunulmalı ve bekletici mesele istenmelidir. Ayrıntı için hakem kararına iptal davası ve icranın durdurulması, hakem kararının tahsili ve borsa şirketine iflas davası: Reeder örneği yazılarımıza bakabilirsiniz.

Alacaklının Alacağını İspat Yükü

Kısa cevap: Doğrudan iflas davasında davacı, önce alacaklı olduğunu ispat etmelidir. Yargıtay, davacının alacağını sözleşme, fatura, cari hesap veya kambiyo senedi gibi belgelerle göstermesini aramaktadır.

1- İspat yükü bakımından: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, doğrudan iflas davasında davacının şirketten alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2014/3622, K. 2015/43, T. 12.01.2015). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de alacaklının, davalısına borçlu olduğunu kambiyo senedi, cari hesap, sözleşme veya faturalar gibi belgelerle göstermesi gerektiğini ve borç ilişkisi bulunmayan kişilere karşı bu davanın açılamayacağını belirtmiştir (E. 2022/2293, K. 2023/925, T. 08.03.2023).

2- Savunma bakımından: Şirket, alacağın doğmadığını, ödendiğini, takas edildiğini veya çekişmeli olduğunu belgeleriyle ortaya koymalıdır. Alacağın varlığı ciddi biçimde tartışmalıysa, iflas davası bir alacak davası gibi kullanılmamalıdır; bu durum baskı amaçlı bir talebe işaret edebilir. Baskı amaçlı taleplere karşı yollar için {A_A10} yazımıza bakabilirsiniz.

Usul: Dinlenme, İlan ve Müdahale, Tedbir, Masraf, Karar ve Kanun Yolu

Kısa cevap: Türkiye’de yerleşim yeri veya temsilcisi bulunan borçlu dinlenmek için kısa sürede mahkemeye çağrılır (İİK m.177). İflas talebi ilan edilir ve diğer alacaklılar on beş gün içinde müdahale veya itiraz edebilir (m.178/2). Muhafaza tedbiri verilebilir (m.159). İflas hükümle açılır ve karardan sonra feragat geçersizdir (m.165).

1- Dinlenme hakkı bakımından: Kanun, Türkiye’de bir yerleşim yeri veya temsilcisi bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir süre içinde mahkemeye çağrılacağını düzenler. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, bu emredici hükmün mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2016/7190, K. 2018/5331, T. 15.11.2018). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de davetiyede duruşmaya gelinmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesi gerektiğini vurgulamıştır (E. 2023/2458, K. 2023/2797, T. 18.09.2023). Usulüne uygun çağrı yapılmadan verilen karar, kanun yolunda ileri sürülebilecek önemli bir usul eksikliğidir.

2- İlan ve müdahale bakımından: İİK m.177’nin son fıkrası m.178’in ikinci fıkrasını doğrudan iflasa da uygular. Buna göre iflas talebi m.166’nın ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir; alacaklılar ilandan itibaren on beş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek talebin takipleri ertelemek ve borçların ödenmesini geciktirmek için yapıldığını ileri sürüp reddini isteyebilir. Bu hüküm, özellikle borçluyla anlaşmalı bir alacaklının diğer alacaklıların takiplerini durdurmak için iflas istemesine karşı bir güvencedir.

3- Tedbir ve masraf bakımından: Mahkeme alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü muhafaza tedbirlerini emredebilir (İİK m.159, m.181); bu tedbirler şirketin hesaplarını ve faaliyetini doğrudan etkileyebileceğinden ölçülülük itirazı ilk cevapta yapılmalıdır. İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur ve mahkeme bu masraflarla kanun yolu tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister (İİK m.160). Tedbire karşı savunma için muhafaza tedbiri yazımıza bakabilirsiniz.

4- Karar ve kanun yolu bakımından: İflas hükümle açılır ve hükümde açılma anı gösterilir; iflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat geçersizdir (İİK m.165). Bu nedenle alacaklıyla yapılacak bir uzlaşmanın karar verilmeden önce tamamlanması gerekir. İflas kararına karşı kanun yolu süresi ve etkisi için iflas kararına istinaf ve temyiz yazımıza, süre hesabı için iflas yolu süre aracımız bakabilirsiniz.

5- Yargılama usulü bakımından: İİK m.158/2, takipli iflasta basit yargılama usulünü açıkça düzenler; m.181 ise bu hükme atıf yapmaz. Bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.12.2021 tarihli, 2019/574 E., 2021/1710 K. sayılı kararında iflas davalarının basit usule tabi olduğunu da gözetmiştir. Şirketin, cevap süresini basit yargılamadaki iki haftalık süreye göre hesaplayarak hareket etmesi en güvenli yoldur.

Doğrudan iflas davasında usul takvimi

AşamaKuralDayanak
Dava dilekçesiDayanılan m.177 bendi ve alacağın belgeleri gösterilirİİK m.177
MasrafAlacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masrafları peşin verirİİK m.160
DinlenmeTürkiye’de yerleşim yeri veya temsilcisi olan borçlu kısa sürede çağrılırİİK m.177; Yargıtay 23. HD, E. 2016/7190
İlan ve müdahaleTalep ilan edilir; alacaklılar on beş gün içinde müdahale veya itiraz edebilirİİK m.177, m.178/2
Muhafaza tedbiriZaruri görülen tedbirler emredilebilirİİK m.159, m.181
Depo kararıVerilmezİİK m.181; Yargıtay 23. HD, E. 2018/363
Kararİflas hükümle açılır; karardan sonra feragat geçersizİİK m.165
İlan ve kanun yoluKarar ilan edilir; kanun yolu süresi iki haftaİİK m.164, m.166

Diğer Savunmalar: İflasa Tabi Olmama, Ticareti Terk ve Yetki

Kısa cevap: Hakkında iflas istenenin iflasa tabi olup olmadığı mahkemece re’sen araştırılır. Ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu, terkin ilanından itibaren bir yıl içinde açıktır. İflas davası borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde görülür.

1- İflasa tabi olma bakımından: Ticaret şirketleri tacir olduğundan kural olarak iflasa tabidir (TTK m.16/1; İİK m.43). Gerçek kişi tacirlerde ise ticari işletmenin varlığı ve tacir sıfatı tartışılabilir. Yargıtay bu konunun re’sen araştırılmasını aradığından, davalının iflasa tabi olmadığına ilişkin belgeler dosyaya mutlaka sunulmalıdır.

2- Ticareti terk bakımından: Ticareti terk eden bir tacir on beş gün içinde bunu kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmek ve bütün aktif ve pasifini ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmak zorundadır; ilan tarihinden itibaren bir yıl içinde ticareti terk eden tacir hakkında iflas yoluyla takip yapılabilir (İİK m.44). Bu süre, faaliyetine son vermiş işletmeler bakımından hem alacaklı hem borçlu için önemlidir.

3- Yetki bakımından: İflas davası borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılır ve bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz (İİK m.154). Yetki itirazının ne zaman ve nasıl ileri sürüleceği için iflas davası cevap dilekçesi örneği yazımıza, iflasın açılmasına ilişkin genel kurallar için iflasın açılması yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım: Doğrudan İflas Davası Tebliğ Edildiyse

  1. Dayanılan bendi tespit edin. Dava m.177/1, /2, /3 veya /4’ten hangisine dayanıyor? Savunmanın bütün yapısı buna göre kurulur.
  2. Duruşma tarihini ve davetiyeyi kontrol edin. Şirket dinlenmek için çağrılır; davetiyede iflas ihtarı bulunmalıdır (İİK m.177).
  3. Alacağa itirazları belgeleyin. Davacı alacaklı olduğunu ispat etmek zorundadır; ödeme, takas ve çekişme belgelerini toplayın.
  4. Ödeme gücünü ve iradesini gösterin. Banka, maaş, SGK, vergi ve tedarikçi ödemeleri ile protokoller ödemelerin tatili iddiasına karşı temel delildir.
  5. Tedbir riskine hazırlanın. Muhafaza tedbiri talebine karşı ölçülülük itirazını ilk cevapta yapın (İİK m.159).
  6. İlama dayalı taleplerde icranın durdurulmasını değerlendirin. Durdurma kararı varsa mahkemeye sunun ve bekletici mesele isteyin.
  7. Uzlaşma gerekiyorsa karardan önce tamamlayın. İflas kararından sonra feragat geçersizdir (İİK m.165).
  8. Kanun yolu süresini izleyin. Karar hâlinde iki haftalık süre ve ilan etkisi için hazırlıklı olun (İİK m.164).

Sık Yapılan Hatalar

  • Depo kararı bekleyerek zaman kaybetmek. Doğrudan iflasta depo kararı verilmez (İİK m.181).
  • Duruşmaya yetkili temsilci göndermemek. Dinlenme hakkı şirketin en önemli usul güvencesidir.
  • Yalnızca alacağa itiraz etmek. İflas sebebinin gerçekleşmediği ayrıca ve belgeyle gösterilmelidir.
  • Ödemelerin tatili iddiasını genel ifadelerle reddetmek. Genellik ve süreklilik unsurları banka ve defter kayıtlarıyla çürütülmelidir.
  • Muhafaza tedbirine itirazı ertelemek. Tedbir şirketin faaliyetini karar beklenmeden durdurabilir (İİK m.159).
  • Uzlaşmayı karardan sonraya bırakmak. İflasa karar verildikten sonra davadan feragat geçersizdir (İİK m.165).

Önemli Kavramlar

Doğrudan iflas
Önceden icra takibi yapılmadan, İİK m.177’de sayılan hâllerde iflasın ticaret mahkemesinden istenmesi.
Ödemelerin tatili
Borçlunun açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borçlarını ödememe durumu (İİK m.177/2).
Hileli muamele
Alacaklıların haklarını ihlal eden, malvarlığını alacaklılardan kaçırmaya yönelik işlem veya buna teşebbüs (İİK m.177/1).
İlama müstenit alacak
Mahkeme ilamına veya ilamlı icraya konulabilen karara dayanan alacak; icra emrine rağmen ödenmezse doğrudan iflas sebebidir (İİK m.177/4).
Muhafaza tedbiri
İflas talebi üzerine alacaklıların menfaati için mahkemece emredilen koruma önlemleri (İİK m.159).
Kaynak ve güncellik notu. Kanun hükümleri 29 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu metinlerine göre anlatılmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin E. 2018/363, K. 2020/3545 sayılı kararı karar metninden; diğer daire ve bölge adliye mahkemesi kararları ise yayımlanmış bir içtihat derlemesinde aktarılan künye ve ifadelerden alınmıştır. Somut dosyada kararların tam metni ve güncel içtihat ayrıca incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Doğrudan iflas nedir?

Alacaklının önceden icra takibi yapmadan, İİK m.177’de sayılan hâllerde iflasa tabi borçlunun iflasını ticaret mahkemesinden istemesidir.

Doğrudan iflas hangi hâllerde istenebilir?

Borçlunun bilinen yerleşim yerinin olmaması, kaçması, hileli muamelede bulunması veya takip sırasında mal saklaması (m.177/1); ödemelerin tatili (m.177/2); konkordatonun tasdik edilmemesi (m.177/3, m.308); icra emrine rağmen ödenmeyen ilam (m.177/4).

Doğrudan iflas davasında depo kararı verilir mi?

Hayır. İİK m.181 depo emrini düzenleyen m.158’e atıf yapmaz. Yargıtay 23. HD bu gerekçeyi içeren kararı onamıştır (E. 2018/363, K. 2020/3545, T. 11.11.2020).

Ödemelerin tatili ne demektir?

Yargıtay’a göre borçlunun ödeme güçlüğü nedeniyle açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borcunu ödememe durumudur (19. HD, E. 2009/3927, K. 2009/4944).

Tek bir borcu ödememek ödemelerin tatili sayılır mı?

Tek başına sayılmaz. Ödenmeyen borçların şirketin iş hacmi ve tüm borçlarına göre önemli bir bölüm oluşturup oluşturmadığına bakılır (İstanbul BAM 45. HD, E. 2023/59, K. 2023/1743).

Alacaklıyla protokol yapmak ödemelerin tatili iddiasını etkiler mi?

Etkileyebilir. Yargıtay 23. HD, alacakların bir kısmı için protokol yapılan bir olayda ödemelerin tatiline karine oluşturacak bir irade bulunmadığı sonucuna varmıştır (E. 2014/1737, K. 2014/6212).

Ödemelerin tatili nasıl tespit edilir?

Borçlunun ticaret sicil kaydı getirtilip ticari defterleri üzerinde ehil bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılır (Yargıtay 19. HD, E. 2009/3927, K. 2009/4944).

Mal saklama iddiası nasıl çürütülür?

Bu sebep haciz yoluyla takip sırasında mal saklanmasını gerektirir. Borçlunun yeterli malı olup olmadığı araştırılmadan bu bende dayanılamaz (Yargıtay 23. HD, E. 2016/4815, K. 2019/1712).

İşyerini kapatmak kaçma sayılır mı?

Olayın bütününe bakılır. Yargıtay 23. HD, işyerinin kapatıldığı, malların haczedildiği ve başkaca varlık bulunmadığı bir olayda kaçma ve hileli işlem sonucuna varılmasını yerinde görmüştür (E. 2013/9298, K. 2014/3351).

İlama dayalı doğrudan iflasta hükmün kesinleşmesi gerekir mi?

Hayır. Yargıtay 6. HD, icra emrine rağmen ödeme yapılmamasının yeterli olduğunu ve kesinleşmenin şart olmadığını belirtmiştir (E. 2022/3121, K. 2023/753).

İcra emri gönderilmeden m.177/4’e dayanılabilir mi?

Hayır. Yargıtay 23. HD, ilama bağlı alacağın icra emri ile talep edilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır (E. 2015/5313, K. 2016/5175).

Davacı alacağını ispat etmek zorunda mı?

Evet. Yargıtay, doğrudan iflas davasında davacının alacaklı olduğunu belgelerle ispat etmesini aramaktadır (23. HD, E. 2014/3622, K. 2015/43; 6. HD, E. 2022/2293, K. 2023/925).

Şirket duruşmaya çağrılmak zorunda mı?

Evet. Türkiye’de yerleşim yeri veya temsilcisi bulunan borçlu dinlenmek için kısa sürede mahkemeye çağrılır (İİK m.177); bu hüküm re’sen gözetilir (Yargıtay 23. HD, E. 2016/7190, K. 2018/5331).

Davetiyede iflas ihtarı bulunmalı mı?

Yargıtay 6. HD, davetiyede duruşmaya gelinmezse iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2023/2458, K. 2023/2797).

Diğer alacaklılar doğrudan iflas davasına katılabilir mi?

Evet. İflas talebi ilan edilir; alacaklılar ilandan itibaren on beş gün içinde müdahale veya itiraz ederek talebin takipleri ertelemek ve borç ödemeyi geciktirmek için yapıldığını ileri sürebilir (İİK m.177, m.178/2).

Doğrudan iflas davasında muhafaza tedbiri verilir mi?

Evet. İİK m.181, m.159’u doğrudan iflasa da uygular; mahkeme zaruri gördüğü muhafaza tedbirlerini emredebilir.

Konkordato reddedilirse şirket kendiliğinden iflas eder mi?

Borçlu iflasa tabi ise ve doğrudan iflas sebeplerinden biri varsa mahkeme iflasa re’sen karar verir (İİK m.308).

İflas kararından sonra alacaklı davadan feragat edebilir mi?

Hayır. İflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat geçersizdir (İİK m.165).

Ticareti bırakan tacir hakkında doğrudan iflas istenebilir mi?

Ticareti terk eden tacir hakkında, terkin ilanından itibaren bir yıl içinde iflas yoluyla takip yapılabilir (İİK m.44); m.177’deki şartlar ayrıca aranır.

Doğrudan iflas davasında savunmanızı birlikte kuralım

İflas sebebine, alacağın ispatına ve usul güvencelerine karşı cevap dilekçesini, delil dosyasını ve tedbir itirazını ilk duruşmadan önce hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk