İflas Yoluyla Takip 2026 (İİK m.154-194): Ödeme Emri, Depo Kararı, Doğrudan Doğruya İflas ve Masanın Sonuçları — Dilekçe Örneğiyle
20 Eylül 2026

İflas Yoluyla Takip 2026 (İİK m.154-194): Ödeme Emri, Depo Kararı, Doğrudan Doğruya İflas ve Masanın Sonuçları — Dilekçe Örneğiyle

İflas yoluyla takip, haciz yolundan sonucu itibarıyla ayrılır: İİK m.184 uyarınca iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. Yetki bakımından m.154, takip için yetki sözleşmesini geçerli sayarken iflas davası için yetki sözleşmesi yapılamayacağını ve davanın mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağını belirtir. Ödeme emrinde m.155 uyarınca yedi günlük süre verilir; borçlu hem borca hem de kendisinin iflasa tabi olmadığına itiraz edebilir. m.158, itiraz yoksa veya yerinde görülmemişse mahkemenin yedi gün içinde faiz ve icra masraflarıyla birlikte borcun ifasını veya o miktarın mahkeme veznesine depo edilmesini isteyeceğini; iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz edebileceklerini düzenler. İlama dayalı alacak icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemişse m.177/4 uyarınca takibe gerek kalmaksızın doğrudan iflas istenebilir.

Haciz yolu yeterli mi, iflas mı gerekli?

Borçlunun malvarlığı dağılmaya başladıysa ve alacaklı sayısı yüksekse iflas yolu değerlendirilmelidir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: İflas takibi hacizden hangi noktada ayrılır?

Sonuç bireysel değil, toplu tasfiyedir. İİK m.184, iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallarının hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceğini ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağını düzenler.

Yedi günlük ödeme emri ve depo kararı. m.155, ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceğinin ekleneceğini; m.158 ise itiraz edilmemiş veya itirazlar yerinde görülmemişse mahkemenin yedi gün içinde faiz ve icra masraflarıyla birlikte borcun ifasını veya o miktarın mahkeme veznesine depo edilmesini isteyeceğini öngörür.

Diğer alacaklılar sürece girebilir. m.158, iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek talebin reddini isteyebileceklerini düzenler.

İflas Yolu Ne Zaman Seçilir?

Bir alacağın tahsili için iki temel yol vardır: haciz yoluyla takip ve iflas yoluyla takip. Haciz yolu, borçlunun belirli mallarına yönelir ve takibi yapan alacaklıya öncelik sağlar. İflas yolu ise borçlunun bütün malvarlığını toplu tasfiyeye tabi tutar.

İİK m.184, iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallarının hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceğini ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağını; iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların da masaya gireceğini düzenler.

Bu fark, alacaklı bakımından bir tercih meselesidir. Haciz yolu hızlı ve bireysel sonuç verebilir; iflas yolu ise borçlunun malvarlığı dağılmaya başlamışsa veya çok sayıda alacaklı varsa daha kapsamlı bir tasfiye sağlar.

Fon tasfiyesinden doğan alacaklarda borçlu çoğu kez bir sermaye şirketidir ve alacaklı sayısı yüksektir. Bu yapıda iflas yolunun değerlendirilmesi gerekir. Haciz yoluyla tahsil süreci ilamlı icra ve tahsil yazımızda, paylaşım aşaması ise sıra cetveline itiraz ve şikâyet yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Takip yolunun seçimi her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Yetki: İcra Dairesi ve Ticaret Mahkemesi

İİK m.154/1, iflas yoluyla takipte yetkili merciin borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğunu düzenler.

Aynı madde, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merciin Türkiye’deki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması hâlinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğunu belirtir.

Yetki sözleşmesi bakımından madde ikili bir ayrım yapar: borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.

Bu ayrım pratikte sık karıştırılır: takip için yetki sözleşmesi geçerliyken, iflas davası bakımından yetki kesindir ve sözleşmeyle değiştirilemez.

Ödeme Emri ve Yedi Günlük Süre

İİK m.155, borçlunun iflas yoluyla takibe tabi şahıslardan olması ve alacaklının istemesi hâlinde ödeme emrine şu hususların ekleneceğini düzenler: yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği; borçlunun gerek borcu olmadığına gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu; ve konkordato teklif edebileceği.

Borçlunun itirazı iki ayrı konuya yönelebilir: borcun varlığı ve kendisinin iflasa tabi olup olmadığı. İkinci itiraz, iflas yoluna özgüdür.

m.156, ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklının bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebileceğini; bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini gösteren ödeme emri nüshasının eklenmesi gerektiğini belirtir.

Aynı madde, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde takibin duracağını ve alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden isteyebileceğini düzenler.

m.157, iflas talebini geri alan alacaklının bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemeyeceğini öngörür.

İflas Davası: İlan ve Diğer Alacaklıların Katılımı

İİK m.158/1, alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde m.166’nın ikinci fıkrasındaki usulle ilan edileceğini düzenler.

Aynı fıkra, iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebileceklerini belirtir.

Bu hüküm, iflasın toplu tasfiye niteliğinin bir sonucudur: karar bütün alacaklıları etkileyeceğinden, hepsine sürece katılma imkânı tanınır.

m.158/2, mahkemenin icra dosyasını celbedeceğini ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak gerek iflas talebini gerek itiraz ve def’ileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intaç edeceğini düzenler.

Depo Kararı: İflas Davasının Dönüm Noktası

İİK m.158, borçlunun takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve def’ileri yerinde görülmemişse mahkemenin, yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava yüzüne karşı devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümlerine göre bildireceğini düzenler.

Depo kararı, iflas davasının ayırt edici aşamasıdır. Borçluya son bir ödeme imkânı tanınır; bu imkân kullanılmazsa iflas kararı gündeme gelir.

Alacaklı bakımından bu aşama iki sonuç doğurabilir. Borçlu depo ederse alacak tahsil edilir ve iflas kararı verilmez. Depo etmezse iflasın koşulları oluşur ve toplu tasfiye başlar.

Muhafaza Tedbirleri ve Masraflar

İİK m.159/1, iflas talebi hâlinde mahkemenin ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebileceğini; borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse alacaklının talebi üzerine mahkemenin mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecbur olduğunu düzenler. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.

Teminat bakımından aynı madde, mahkemenin defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri zararları karşılamak üzere teminat alınmasını isteyebileceğini; borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmayacağını belirtir.

Bu son kayıt, ilama dayalı alacaklar bakımından önemli bir kolaylıktır. Fon zararı davasında hüküm alınmış ve ilam kesinleşmişse, muhafaza tedbiri için teminat aranmaz.

Masraflar bakımından m.160, iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğunu; mahkemenin bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceğini düzenler.

m.161, iflas talebinde bulunan alacaklının istemesi hâlinde mahkemenin borçluya ait malların bir defterinin tutulmasına karar verebileceğini; bu defterin iflas dairesi tarafından tutulacağını belirtir.

Takibe Gerek Olmaksızın İflas: Doğrudan Doğruya İflas

Bazı hâllerde önceden takip yapılmasına gerek kalmaksızın doğrudan iflas istenebilir. İİK m.177 bu hâlleri sayar.

Doğrudan doğruya iflas hâlleri (İİK m.177)

BentHâl
1Borçlunun malum yerleşim yeri olmaması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklaması
2Borçlunun ödemelerini tatil eylemiş bulunması
3m.308’deki hâlin bulunması
4İlama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği hâlde ödenmemiş olması

Aynı madde, Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılacağını ve m.178’in ikinci fıkrasının burada da uygulanacağını belirtir.

Dördüncü bent, fon dosyaları bakımından doğrudan kullanılabilir niteliktedir: zararın tazminine ilişkin ilam alınmış ve icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemişse, haciz aşamasını beklemeden iflas istenebilir.

İkinci bentteki “ödemelerin tatil edilmesi” ölçütü ise borçlunun genel ödeme kabiliyetini yitirdiğini gösteren fiilî bir durumu ifade eder ve somut olgularla ortaya konulmalıdır.

Borçlunun Kendi Talebi ve Alacaklıların İtirazı

İİK m.178/1, iflasa tabi bir borçlunun aciz hâlinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebileceğini; borçlunun bu hâlde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorunda olduğunu; bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemeyeceğini düzenler.

Aynı madde, iflas talebinin m.166’nın ikinci fıkrasındaki usulle ilan edileceğini ve alacaklıların iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebileceklerini belirtir.

Bu hüküm, borçlunun iflası bir savunma aracı olarak kullanmasına karşı alacaklılara bir itiraz imkânı tanır.

Sermaye Şirketlerinde Borca Batıklık: m.179

İİK m.179, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğunun; idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilmesi hâlinde, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verileceğini düzenler.

Aynı madde, Türk Ticaret Kanunu’nun 377. ve 634. maddeleri ile Kooperatifler Kanunu’nun 63. maddesi hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.

Bu hüküm alacaklı bakımından iki yönden önemlidir. Birincisi, borca batıklığın bir alacaklı tarafından da beyan edilebilmesidir; sorumluluk yalnız yönetime ait değildir. İkincisi, borca batıklığın ölçütünün “aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilanço” olmasıdır; defter değerleri değil, gerçekleşebilir değerler esas alınır.

Yöneticinin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi ayrıca cezai sonuç doğurur: m.345/a, idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurlarının m.179’a göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istememeleri hâlinde, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine on günden üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılacaklarını öngörür. Cezai sorumluluk icra ceza yazımızda ele alındı.

İflas Kararının İlanı ve Bildirimi

İİK m.166/1, iflas kararının iflas dairesine bildirileceğini düzenler.

m.166/2, dairenin kararı kendiliğinden ve derhâl tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildireceğini belirtir.

Aynı fıkra ilan usulünü de gösterir: daire, kararı karar tarihinde, tirajı elli binin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı elli binin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahallî gazetede ilan yapılmaz.

Aynı fıkra, iflasın kapandığı veya kaldırıldığının da aynı suretle bildirileceğini ve ilan olunacağını öngörür.

Sermaye Piyasası Kurulu’na bildirim yükümlülüğü, sermaye piyasası kurumlarının borçlu olduğu dosyalarda ayrıca önem taşır.

İflasın Açılmasının Sonuçları

İflas kararı, borçlunun ve alacaklıların hukuki durumunu köklü biçimde değiştirir.

Tasarruf yetkisi bakımından İİK m.191, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufunun alacaklılara karşı hükümsüz olduğunu düzenler. m.192, iflasın açılmasından sonra müflisin hiçbir ödeme kabul edemeyeceğini belirtir.

Takipler bakımından m.193/1, iflasın açılmasının borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durduracağını; iflas kararının kesinleşmesi ile bu takiplerin düşeceğini düzenler. Aynı fıkra, iflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı bu takiplerden hiçbirinin yapılamayacağını belirtir.

Rehinli alacaklar bakımından m.193, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edileceğini ve satış bedelinin m.151’e göre rehinli alacaklılara paylaştırılacağını; artan kısmın iflas masasına intikal edeceğini öngörür. Aynı fıkra, takip alacaklısının iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek rehnin m.185’e göre satılmasını isteyebileceğini belirtir.

Rehinli mallar bakımından m.185, üzerinde rehin bulunan malların rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya gireceğini ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrileceğini düzenler.

Davalar bakımından m.194/1, acele hâller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının duracağını ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceğini belirtir. Aynı fıkra, bu hükmün şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış hukuk davalarına uygulanmayacağını öngörür.

İflasın açılmasının etkileri

KonuSonuçDayanak
Müflisin mallarıHaczi kabil bütün mallar masa teşkil eder; sonradan uhdeye geçenler de girerm.184
Müflisin tasarruflarıMasaya ait mallar üzerindeki her türlü tasarruf alacaklılara karşı hükümsüzm.191
Müflise ödemeMüflis hiçbir ödeme kabul edemezm.192
Haciz yoluyla takiplerDurur; iflas kararının kesinleşmesiyle düşerm.193/1
Yeni takipTasfiye süresince yapılamazm.193/1
Rehnin paraya çevrilmesi takibiİflas masasına karşı devam eder; artan kısım masaya intikal ederm.193
Rehinli mallarRüçhan hakkı saklı kalmak üzere masaya girerm.185
Hukuk davalarıDurur; alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam edilebilirm.194/1

İflasın Kaldırılması

İİK m.182/1, borçlunun bütün alacaklılarının taleplerini geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika göstermesi yahut akdolunan konkordatonun tasdik edilmesi hâlinde mahkemenin, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar vereceğini düzenler.

m.182/2, iflasın kaldırılmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verileceğini belirtir.

Konkordatonun tasdiki bu hükümde açıkça bir kaldırma sebebi olarak sayılmıştır; konkordato süreci konkordatoda alacaklının hakları yazımızda ele alındı.

İki Yolun Karşılaştırması

Haciz yolu ile iflas yolu

BaşlıkHaciz yoluyla takipİflas yoluyla takip
KapsamBelirli mallara yönelirHaczi kabil bütün malvarlığı masa teşkil eder (m.184)
Ödeme emri süresiGenel hükümlere göreYedi gün (m.155)
İtiraz konusuBorca ve imzayaBorca ve iflasa tabi olmamaya (m.155)
Karar merciiİcra dairesi ve icra mahkemesiMuamele merkezindeki ticaret mahkemesi (m.154)
Yetki sözleşmesiMümkünTakip için mümkün; iflas davası için yapılamaz (m.154)
Diğer alacaklılarHacze iştirak şartlarına tabiİlandan itibaren on beş gün içinde müdahale veya itiraz (m.158)
Son ödeme imkânıDepo kararı: yedi gün içinde ifa veya depo (m.158)
Masraf sorumluluğuTakip masraflarıİlk alacaklılar toplantısına kadarki masraflar iflas isteyene ait (m.160)
SonuçBireysel tahsil; sıra cetveline göre paylaşımToplu tasfiye; masa alacaklarının sırasına göre dağıtım

Alacaklının Kontrol Listesi

İflas yolunda sırayla

AdımİşlemDayanak
1Borçlunun iflasa tabi olup olmadığının ve muamele merkezinin tespitim.154, m.155
2Doğrudan iflas hâllerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesim.177, m.179
3İflas yoluyla takip talebi ve ödeme emrinin tebliğim.155
4İtiraz yoksa ticaret mahkemesinden iflas kararı talebim.156
5Muhafaza tedbirlerinin talep edilmesim.159
6Masrafların peşin yatırılması ve defter tutulması talebim.160, m.161
7Depo kararının izlenmesim.158
8İflas kararı sonrası alacağın masaya kaydı ve toplantılara katılımm.184 vd.

İflas Talebi Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, ilama dayalı alacakta m.177/4’e dayanan doğrudan doğruya iflas talebi için hazırlanmış çerçevedir. Takip yoluyla iflasta dilekçe m.156’ya göre kurulur ve ödeme emri nüshası eklenir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI (ALACAKLI): [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVALI (BORÇLU): [Şirket unvanı] — [Muamele merkezi adresi]

KONU: Davalının doğrudan doğruya iflasına karar verilmesi ve muhafaza tedbirlerine hükmedilmesi istemidir.

ALACAK MİKTARI: [ ] TL

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, davalı şirketten [ ] Asliye Ticaret Mahkemesi’nin [ ] Esas ve [ ] Karar sayılı ilamına dayalı olarak [tutar] TL alacaklıdır. İlam [tarih] tarihinde kesinleşmiş olup örneği ektedir.

2. Anılan ilama dayalı olarak [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasıyla ilamlı takip başlatılmış, icra emri davalıya [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. İcra emrinde öngörülen süre içinde ödeme yapılmamıştır.

3. Davalı şirket, ticaret sicilinde kayıtlı olup muamele merkezi [yer]dedir. Şirket, İcra ve İflas Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca iflasa tabidir.

Doğrudan doğruya iflas şartı — İcra ve İflas Kanunu m.177

Anılan maddenin dördüncü bendi, ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği hâlde ödenmemiş olması hâlinde alacaklının, evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceğini düzenlemektedir. Müvekkilin alacağı ilama dayalı olup icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemiştir.

Yetkili mahkeme — İcra ve İflas Kanunu m.154

Anılan madde, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağını ve iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamayacağını öngörmektedir. Davalının muamele merkezi Mahkemenizin yargı çevresindedir.

Muhafaza tedbirleri talebi — İcra ve İflas Kanunu m.159

Anılan madde, iflas talebi hâlinde mahkemenin ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebileceğini düzenlemektedir. Aynı maddede, alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmayacağı da belirtilmiştir. Davalı şirketin malvarlığının elden çıkarılması ihtimali bulunduğundan, defter tutulması dâhil gerekli muhafaza tedbirlerine karar verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.154, m.158, m.159, m.160, m.161, m.166, m.177, m.179, m.184; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: [ ] Asliye Ticaret Mahkemesi’nin [ ] Esas sayılı ilamı ve kesinleşme şerhi; [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyası ve icra emri tebliğ belgesi; davalının ticaret sicili kayıtları ve finansal tabloları; malvarlığı sorgulama sonuçları; bilirkişi incelemesi; tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Öncelikle İcra ve İflas Kanunu m.159 uyarınca defter tutulması dâhil gerekli muhafaza tedbirlerine karar verilmesine,

2. Davalının İcra ve İflas Kanunu m.177 uyarınca doğrudan doğruya iflasına,

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Dilekçede borçlunun iflasa tabi olduğunun ve muamele merkezinin ayrıca gösterilmesi gerekir; m.154 yetkiyi buna bağlamıştır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, iflas davası için yetki sözleşmesine dayanmaktır. m.154, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamayacağını ve davanın mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağını belirtir.

İkinci hata, borçlunun iflasa tabi olup olmadığını kontrol etmemektir. m.155, borçlunun kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazda bulunabileceğini öngörür.

Üçüncü hata, ilama dayalı alacakta doğrudan iflas imkânını değerlendirmemektir. m.177/4, ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği hâlde ödenmemesini doğrudan iflas sebebi sayar.

Dördüncü hata, masraf yükümlülüğünü hesaba katmamaktır. m.160, iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğunu ve bu masrafların peşin verilmesinin isteneceğini düzenler.

Beşinci hata, muhafaza tedbirlerini talep etmemektir. m.159, borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse alacaklının talebi üzerine mahkemenin mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecbur olduğunu belirtir.

Altıncı hata, iflas kararından sonra bireysel takip yürütmeye çalışmaktır. m.193/1, iflasın açılmasının haciz yoluyla takipleri durduracağını ve kararın kesinleşmesiyle bunların düşeceğini; tasfiye süresince yeni takip yapılamayacağını düzenler.

Yedinci hata, borçlunun kendi iflas talebine itiraz imkânını kullanmamaktır. m.178, alacaklıların ilandan itibaren on beş gün içinde, talebin takipleri ertelemek ve ödemeyi geciktirmek için yapıldığını ileri sürerek reddini isteyebileceklerini öngörür.

Sekizinci hata, borca batıklık bildiriminin yalnız yöneticiye ait olduğunu sanmaktır. m.179, borca batıklığın bir alacaklı tarafından da beyan edilebileceğini düzenler.

Çek, poliçe ve bonoda: Beş günlük itiraz, icra mahkemesi ve imza inkârının riskleri kambiyo senetlerine mahsus takip yazımızda ele alındı.
Rehinli alacakta: Üç ayrı usul, rehin hakkına itiraz yasağı ve satış süreleri rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yazımızda ele alındı.
İflas tasfiyesi: Dört sıra, kayıt süresi ve sıra cetveline itiraz iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.
Çekişmesiz yargı: Görev, yetki, resen araştırma ve kesin hüküm sorunu çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

İflas yoluyla takipte yetkili merci neresidir?

İİK m.154/1, iflas yoluyla takipte yetkili merciin borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğunu düzenler. Aynı madde, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamayacağını ve iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağını belirtir.

Ödeme emrinde kaç günlük süre verilir?

İİK m.155, ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceğinin ekleneceğini; borçlunun gerek borcu olmadığına gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi gerektiğini düzenler.

Borçlu itiraz ederse ne olur?

İİK m.156, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde takibin duracağını ve alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden isteyebileceğini düzenler.

Depo kararı nedir?

İİK m.158, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve def’ileri yerinde görülmemişse mahkemenin, yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifasını veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya vekiline bildireceğini düzenler. Bu, iflas kararından önceki son ödeme imkânıdır.

Diğer alacaklılar iflas davasına katılabilir mi?

İİK m.158/1, iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebileceklerini düzenler.

Takip yapmadan doğrudan iflas istenebilir mi?

İİK m.177, dört hâlde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceğini düzenler: borçlunun malum yerleşim yeri olmaması, kaçması, hileli muamelelerde bulunması veya haciz sırasında mallarını saklaması; ödemelerini tatil etmesi; m.308’deki hâlin bulunması; ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği hâlde ödenmemesi.

İlamım var ama ödeme yapılmadı, ne yapabilirim?

İİK m.177/4, ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği hâlde ödenmemiş olmasını doğrudan doğruya iflas sebebi sayar. Bu durumda haciz aşamasını beklemeden iflas talep edilebilir.

Muhafaza tedbiri için teminat gerekir mi?

İİK m.159, mahkemenin defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan teminat alınmasını isteyebileceğini; ancak borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmayacağını düzenler.

İflas masraflarını kim öder?

İİK m.160, iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğunu; mahkemenin bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceğini düzenler.

Sermaye şirketinin borca batık olması iflas sebebi midir?

İİK m.179, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğunun; idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler, tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilmesi hâlinde, önceden takibe hacet kalmaksızın iflasına karar verileceğini düzenler.

İflas kararı nerelere bildirilir?

İİK m.166/2, iflas dairesinin kararı kendiliğinden ve derhâl tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildireceğini; ayrıca maddede gösterilen gazetelerde ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edeceğini düzenler.

İflas açılınca takiplerim ne olur?

İİK m.193/1, iflasın açılmasının borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durduracağını; iflas kararının kesinleşmesi ile bu takiplerin düşeceğini ve tasfiye müddetince müflise karşı bu takiplerden hiçbirinin yapılamayacağını düzenler.

Rehinli alacaklının takibi devam eder mi?

İİK m.193, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edileceğini ve satış bedelinin m.151’e göre rehinli alacaklılara paylaştırılacağını; artan kısmın iflas masasına intikal edeceğini düzenler.

Müflisin davaları ne olur?

İİK m.194/1, acele hâller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının duracağını ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceğini düzenler. Maddede sayılan bazı dava türleri bu hükmün dışındadır.

İflas kaldırılabilir mi?

İİK m.182/1, borçlunun bütün alacaklılarının taleplerini geri aldıklarına dair beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında vesika göstermesi yahut akdolunan konkordatonun tasdik edilmesi hâlinde mahkemenin iflasın kalkmasına ve malların borçluya iadesine karar vereceğini düzenler.

İlgili Rehberler

İlamınız varsa doğrudan iflas mümkün

İlama dayalı alacak icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemişse takibe gerek kalmaksızın iflas istenebilir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Haciz yolu mu, iflas yolu mu? Borçlunun yapısına ve alacaklı sayısına göre birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik icra-iflas hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk