Borçlu, alacaklıdan mal kaçırmak için malvarlığını devretmişse, bu devir işleminin alacaklıya karşı hükümsüz sayılması İİK m.277 vd.’deki tasarrufun iptali davasıyla istenir. Dava, elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan alacaklı tarafından açılabilir; bu belge davanın ön şartıdır. Üç sebep vardır ve her biri farklı süreye tabidir: m.278 bağışlamalar ve bağışlama hükmündeki tasarruflarda hacizden, acizden veya iflastan önceki en çok iki yıllık dönemi kapsar; m.279 aciz hâlinde yapılan rehin, olağan dışı ödeme ve vadesi gelmemiş borç ödemelerinde bir yıllık dönemi kapsar; m.280 ise malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemleri kapsar ve işlemden itibaren beş yıl içinde takipte bulunulmuş olmasını arar. m.280, yakın akraba ve ticari işletme devri bakımından iki karine getirerek ispat yükünü hafifletir. Hüküm, malın mülkiyetini geri getirmez; m.283/1 uyarınca davacıya o mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi verir. Hak düşürücü süre m.284 uyarınca tasarruf tarihinden itibaren beş yıldır.
Borçlu mallarını devretti mi?
Devir tarihleri ve alıcının kimliği, hangi sebebe dayanılacağını ve ispat yükünü belirler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Mal kaçırma işlemine karşı üç ayrı sebep
Dava açabilmek aciz vesikasına bağlıdır. İİK m.277, iptal davasını elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan her alacaklının; iflas hâlinde ise iflas idaresinin veya kanunda sayılan hâllerde alacaklıların kendilerinin açabileceğini düzenler.
Üç sebep, üç ayrı süre. m.278 ivazsız tasarruflarda hacizden, acizden veya iflastan önceki iki yılı; m.279 aciz hâlindeki belirli tasarruflarda bir yılı; m.280 zarar verme kastıyla yapılan işlemlerde ise işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde takipte bulunulmuş olmasını arar.
Hak düşürücü süre beş yıldır. m.284, iptal davası hakkının batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceğini belirtir.
Tasarrufun İptali Davası Nedir?
Bir alacaklı, borçlusunun malvarlığından alacağını tahsil edemiyorsa ve borçlu bu arada mallarını başkalarına devretmişse, devir işleminin kendisine karşı hükümsüz sayılmasını isteyebilir. İİK m.277, iptal davasından maksadın m.278, m.279 ve m.280’de yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmek olduğunu belirtir.
Bu dava, devir işlemini taraflar arasında geçersiz kılmaz. m.283/1, davacının iptal davası sabit olduğu takdirde bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde edeceğini; davanın konusu taşınmazsa davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğini düzenler.
Yani malın mülkiyeti üçüncü kişide kalır; alacaklı yalnızca o mal üzerinden alacağını tahsil etme yetkisi kazanır. Bu, davanın niteliğini anlamak bakımından belirleyicidir.
Fon tasfiyesi dosyalarında bu dava, kurucu portföy yönetim şirketi veya sorumluluğu ileri sürülen diğer kişiler aleyhindeki takibin sonuçsuz kalması hâlinde gündeme gelir. Takip ve tahsil süreci ilamlı icra ve tahsil yazımızda ele alındı.
Kimler Dava Açabilir?
İİK m.277, davayı açabilecek kişileri iki grupta sayar: elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan her alacaklı; iflas idaresi yahut m.245’te ve m.255’in üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde alacaklıların kendileri.
Birinci grup bakımından aciz vesikası, davanın ön şartıdır. Aciz vesikası, borçlunun malvarlığının alacağı karşılamaya yetmediğini gösteren belgedir ve takip sürecinde düzenlenir. Dolayısıyla iptal davası, takip yolunun tüketilmesinden sonra başvurulabilecek bir yoldur.
Bu şart, fon dosyalarında sıralamayı belirler: önce hüküm alınır, sonra ilamlı takip başlatılır, borçlunun malvarlığı araştırılır ve alacağı karşılayacak mal bulunamazsa aciz vesikası alınır. Ancak bundan sonra iptal davası gündeme gelir.
Kimlere Karşı Açılır?
İİK m.282, iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılacağını düzenler. Aynı madde, bunlardan başka kötüniyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de dava açılabileceğini belirtir.
Bu hüküm, davalı çevresini geniş tutar. Malı borçludan devralan kişi kadar, o kişiden kötüniyetle devralan sonraki maliklere de dava yöneltilebilir. Fon dosyalarında bu, kurucu şirketin malvarlığının zincirleme devirlerle elden çıkarılması hâlinde önem taşır.
Birinci Sebep: İvazsız Tasarruflar ve İki Yıllık Süre
İİK m.278/1, mutat hediyeler müstesna olmak üzere; hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından, haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların batıl olduğunu düzenler. Aynı fıkra bir dış sınır koyar: bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.
Maddenin devamı, bağışlama sayılmasa da bağışlama gibi değerlendirilen üç işlem türünü sayar.
Bağışlama hükmündeki tasarruflar (İİK m.278)
| Bent | İşlem |
|---|---|
| 1 | Karı ve koca ile usul ve füru, sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar |
| 2 | Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler |
| 3 | Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri |
İkinci bent uygulamada en çok kullanılan hükümdür. Bir taşınmazın veya ortaklık payının gerçek değerinin çok altında bir bedelle devredilmesi, bu bent kapsamında bağışlama gibi değerlendirilir ve iki yıllık süre içinde yapılmışsa iptale tabi olur.
Birinci bent ise yakın akraba arasındaki ivazlı devirleri kapsar. Bedel ödenmiş olsa dahi, sayılan yakınlık derecelerindeki kişiler arasında yapılan devirler bağışlama gibi değerlendirilir.
İkinci Sebep: Aciz Hâlindeki Tasarruflar ve Bir Yıllık Süre
İİK m.279, borcunu ödemeyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa batıl olan tasarrufları sayar.
Aciz hâlinde batıl sayılan tasarruflar (İİK m.279)
| Bent | İşlem |
|---|---|
| 1 | Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu hâller müstesna olmak üzere, borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler |
| 2 | Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler |
| 3 | Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler |
| Ek | Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler |
Aynı maddenin son fıkrası bir savunma imkânı tanır: bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez.
Bu bentler, borçlunun ödeme güçlüğüne düştüğü dönemde belirli alacaklıları kayırmasını hedef alır. İkinci bent, para yerine mal vererek yapılan ödemeleri; üçüncü bent ise henüz muaccel olmayan borcun erken ödenmesini kapsar.
Üçüncü Sebep: Zarar Verme Kastı ve Beş Yıllık Takip Şartı
En geniş kapsamlı sebep İİK m.280’dedir. Birinci fıkraya göre malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler; borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir.
Aynı fıkra bir şart ekler: işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.
Bu sebep, m.278 ve m.279’daki gibi belirli işlem türleriyle sınırlı değildir; borçlunun yaptığı bütün işlemleri kapsar. Buna karşılık ispat yükü daha ağırdır: borçlunun malvarlığının borçlarına yetmemesi, zarar verme kastı ve karşı tarafın bunu bilmesi ya da bilmesini gerektiren açık emareler birlikte aranır.
Kanun bu ispat yükünü iki karine ile hafifletir.
Birincisi yakınlık karinesidir. m.280’in ilgili fıkrası, üçüncü şahsın borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı olması hâlinde borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiğinin farz olunacağını belirtir. Aynı fıkra, bunun hilafının üçüncü şahıs tarafından ancak m.279’un son fıkrasına göre ispat edilebileceğini öngörür.
İkincisi ticari işletme devri karinesidir. Aynı maddeye göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hâllerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur.
Bu karinenin çürütülmesi de kanunda düzenlenmiştir: karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.
Üç sebebin karşılaştırması
| Başlık | m.278 (ivazsız) | m.279 (aciz) | m.280 (zarar verme kastı) |
|---|---|---|---|
| Kapsam | Bağışlamalar ve bağışlama hükmündeki işlemler | Maddede sayılan dört işlem türü | Borçlunun yaptığı tüm işlemler |
| Geriye dönük süre | En çok iki yıl | Bir yıl | İşlemden itibaren beş yıl içinde takip şartı |
| Kötüniyet aranır mı | Aranmaz | Karşı taraf bilmediğini ispat ederse dava dinlenmez | Bilme veya bilmeyi gerektiren açık emareler aranır |
| Karine | Yakınlık ve düşük bedel bağışlama sayılır | — | Yakınlık karinesi ve ticari işletme devri karinesi |
| Hak düşürücü süre | Tasarruf tarihinden beş yıl | Tasarruf tarihinden beş yıl | Tasarruf tarihinden beş yıl |
Yargılama Usulü ve İhtiyati Haciz
İİK m.281/1, mahkemenin iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlayacağını ve bu davalara müteallik ihtilafları hâl ve şartları göz önünde tutarak serbestçe takdir ve halledeceğini düzenler.
m.281/2, hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğini; teminatın lüzum ve miktarının mahkemece takdir ve tayin olunacağını belirtir.
Aynı fıkra bir istisna içerir: davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku hâlinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez. Yani mal üçüncü kişinin elinden de çıkmışsa ve dava bedele yönelmişse teminat zorunludur.
m.281/3 ise davanın düşmesini düzenler: davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde dava reddolunur; bu hâlde hâkim, duruma göre her birini masrafla ilzam eder veya bu masrafı aralarında paylaştırır.
İhtiyati hacze ilişkin genel hükümler ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.
Davanın Sonuçları
İİK m.283 iptal hükmünün doğuracağı sonuçları düzenler.
m.283/1, davacının iptal davası sabit olduğu takdirde bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde edeceğini; davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğini belirtir.
m.283/2, iptal davasının üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk etmesi hâlinde, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine mahkûm edileceğini; bu tazminatın davacının alacağından fazla olamayacağını düzenler.
m.283/3, iptal davası üzerine üçüncü şahsın da malvarlığında hâsıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada isteyebileceğini; bu talebin iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme bağlanmasına mani olmadığını belirtir.
m.283’ün devamı, iptal davasını kaybeden üçüncü şahsın karşılık olarak verdiği şeyi veya bedelini borçludan ya da iflas masasından geri isteyebileceğini; batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenen şeyi geri veren alacaklının eski haklarını muhafaza edeceğini; kendisine bağış yapılan iyiniyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecbur olduğunu öngörür.
Hükmün sonuçları
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal üçüncü kişinin elindeyse | Kaydın düzeltilmesine gerek olmadan haciz ve satış istenebilir | İİK m.283/1 |
| Mal elden çıkarılmışsa | Üçüncü şahıs değer nispetinde nakden tazmine mahkûm edilir; alacağı aşamaz | İİK m.283/2 |
| Üçüncü şahsın borçludan talebi | Malvarlığındaki eksikliğin borçludan tahsili aynı davada istenebilir | İİK m.283/3 |
| İyiniyetli bağış alan | Yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri verir | İİK m.283 |
| Davalı alacağı öderse | Dava reddolunur; masraf hâkimce takdir edilir | İİK m.281/3 |
Tasarrufun İptali Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, kesin aciz vesikasına dayanan ve birden çok sebebi terditli olarak ileri süren bir dava için hazırlanmış çerçevedir. Somut dosyada hangi sebebe dayanılacağı, devrin tarihine, alıcının kimliğine ve bedeline göre belirlenir.
[ ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALILAR: 1- [Borçlu] — [Adres]
2- [Devralan üçüncü kişi] — [Adres]
KONU: Davalılar arasında yapılan [tarih] tarihli devir işleminin, müvekkilin alacağı ile sınırlı olarak iptali ve dava konusu mal üzerinde ihtiyati haciz istemidir.
DAVA DEĞERİ: [ ] TL
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, birinci davalıdan [ ] Asliye Ticaret Mahkemesi’nin [ ] Esas ve [ ] Karar sayılı ilamına dayalı olarak [tutar] TL alacaklıdır. İlam [tarih] tarihinde kesinleşmiştir.
2. Anılan ilama dayalı olarak [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasıyla takip başlatılmış, icra emri [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. Yapılan araştırmada birinci davalının alacağı karşılayacak malvarlığı bulunamamış ve [tarih] tarihinde [geçici/kesin] aciz vesikası düzenlenmiştir. Aciz vesikası ekte sunulmuştur.
3. Birinci davalı, takip tarihinden önce [tarih] tarihinde [taşınmaz/araç/ortaklık payı] üzerindeki mülkiyetini ikinci davalıya devretmiştir. Devre ilişkin kayıt örneği ekte sunulmuştur.
Dava açma yetkisi — İcra ve İflas Kanunu m.277
Anılan madde, iptal davasını elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan her alacaklının açabileceğini düzenlemektedir. Müvekkil, yukarıda tarihi belirtilen aciz vesikasının hamilidir.
Birinci sebep: Bağışlama hükmündeki tasarruf — İcra ve İflas Kanunu m.278
Anılan madde, hacizden veya acizden yahut iflasın açılmasından geriye doğru ve en çok iki yıllık süre içinde yapılan bağışlamalar ile ivazsız tasarrufları batıl saymakta; ikinci bendinde akdin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin değerine göre ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitleri de bağışlama gibi değerlendirmektedir. Dava konusu devirde gösterilen bedel [tutar] TL olup, malın devir tarihindeki gerçek değeri [tutar] TL civarındadır. [Birinci davalı ile ikinci davalı arasında anılan maddenin birinci bendinde sayılan yakınlık bulunmaktadır.]
İkinci sebep: Zarar verme kastı — İcra ve İflas Kanunu m.280
Anılan maddenin birinci fıkrası, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin; borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebileceğini, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerektiğini düzenlemektedir. Devir, müvekkilin alacağının doğumundan sonra ve takipten kısa süre önce gerçekleşmiştir. [Aynı madde uyarınca ikinci davalının borçlunun durumunu bildiği karine olarak kabul edilmelidir.]
İhtiyati haciz talebi — İcra ve İflas Kanunu m.281
Anılan maddenin ikinci fıkrası, hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğini öngörmektedir. Dava konusu malın yeniden elden çıkarılması ihtimali bulunduğundan, mahkemenizce takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ediyoruz.
Süre — İcra ve İflas Kanunu m.284
Anılan madde, iptal davası hakkının batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceğini belirtmektedir. Dava konusu devir [tarih] tarihinde yapılmış olup işbu dava bu süre içinde açılmaktadır.
HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.277, m.278, m.279, m.280, m.281, m.282, m.283, m.284; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ilgili hükümleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Aciz vesikası; ilam ve kesinleşme şerhi; icra dosyası; tapu ve sicil kayıtları ile devir belgeleri; devir tarihindeki değere ilişkin kayıtlar; davalılar arasındaki ilişkiye dair nüfus ve ticaret sicil kayıtları; bilirkişi incelemesi; tanık ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Mahkemenizce takdir edilecek teminat karşılığında dava konusu mal üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
2. Davalılar arasındaki [tarih] tarihli devir işleminin, müvekkilin alacağı ile sınırlı olmak üzere iptaline ve müvekkile bu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi tanınmasına,
3. Malın elden çıkarılmış olması hâlinde İcra ve İflas Kanunu m.283/2 uyarınca bedelinin tazminine,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Talep sonucunun, malın mülkiyetinin iadesi biçiminde değil, alacak ile sınırlı iptal ve cebri icra yetkisi biçiminde kurulması gerekir; İİK m.283/1 hükmün sonucunu bu şekilde belirlemiştir.
Hak Düşürücü Süre
İİK m.284, iptal davası hakkının batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceğini belirtir.
Bu süre hak düşürücüdür; durmaz, kesilmez ve mahkemece resen gözetilir. Başlangıcı tasarrufun yapıldığı tarihtir; alacaklının tasarruftan haberdar olduğu tarih değildir.
Bu nedenle borçlunun malvarlığındaki hareketlerin izlenmesi, takip sürecinin başından itibaren önem taşır. Tapu ve ticaret sicili kayıtlarının incelenmesi, devir tarihlerinin tespiti bakımından ilk yapılacak işlerdendir.
m.280’deki beş yıllık süre ile m.284’teki beş yıllık süre birbirinden farklıdır. m.280, işlemden itibaren beş yıl içinde takipte bulunulmuş olmasını bir uygulama şartı olarak arar; m.284 ise davanın açılabileceği süreyi belirler.
Fon Dosyalarında Uygulama
Fon tasfiyesi kaynaklı bir alacak bakımından iptal davası, belirli bir sıranın sonunda gündeme gelir.
Sıralama
| Adım | İşlem | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Zararın tespiti ve tazminat davası; hüküm alınması | III-52.1 m.9; 6362 s.K. m.56 |
| 2 | İlamlı takip başlatılması ve icra emrinin tebliği | İİK m.32 |
| 3 | Malvarlığı sorgulaması ve haciz talebi | İİK m.78, m.79 |
| 4 | Alacağı karşılayacak mal bulunamazsa aciz vesikası | İİK m.277 |
| 5 | Borçlunun geçmiş devir işlemlerinin tespiti | Tapu ve ticaret sicili kayıtları |
| 6 | İptal davası ve gerekirse ihtiyati haciz talebi | İİK m.277-281 |
Fon dosyalarında en çok karşılaşılabilecek hâl, kurucu şirketin ticari işletmesinin veya önemli varlıklarının devredilmesidir. Bu durumda m.280’deki ticari işletme devri karinesi doğrudan uygulanabilir ve ispat yükü önemli ölçüde hafifler.
Bir diğer hâl, yöneticilerin kişisel malvarlığındaki devirlerdir. Sorumluluk yöneticilere de yöneltilebiliyorsa, m.278’deki yakınlık karinesi ve m.280’deki bilme karinesi gündeme gelir. Yöneticilerin malvarlığına ilişkin ceza tedbirleri ise ayrı bir rejime tabidir; bu husus fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması yazımızda ele alındı.
Dava Açarken Dikkat Edilecekler
Birinci husus aciz vesikasıdır. m.277, davayı açabilecek alacaklıyı elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan alacaklı olarak tanımlar; bu belge olmadan dava açılamaz.
İkinci husus sebebin seçimidir. Üç sebep farklı şartlara ve sürelere tabidir; somut işlem hangi maddeye giriyorsa ona dayanılmalı, mümkünse birden çok sebep terditli olarak ileri sürülmelidir.
Üçüncü husus davalı çevresidir. m.282, borçlu ve onunla hukuki muamelede bulunan kişiler ile mirasçıları yanında kötüniyet sahibi üçüncü şahıslara da dava açılabileceğini öngörür; zincirleme devirlerde bütün halkaların davaya dâhil edilmesi gerekebilir.
Dördüncü husus ihtiyati hacizdir. m.281/2, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verilebileceğini belirtir; malın yeniden elden çıkarılmasını önlemek için bu talebin dava ile birlikte yapılması değerlendirilmelidir.
Beşinci husus süredir. m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre tasarruf tarihinden işler ve mahkemece resen gözetilir.
Altıncı husus karinelerdir. m.280’deki yakınlık ve ticari işletme devri karineleri ispat yükünü hafifletir; bu karinelerin şartlarının dilekçede açıkça gösterilmesi gerekir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, aciz vesikası olmadan dava açmaktır. m.277, iptal davasını elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan alacaklıya tanır.
İkinci hata, davanın malın mülkiyetini geri getireceğini sanmaktır. m.283/1, davacıya yalnızca o mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisi tanır; taşınmazda dahi kaydın düzeltilmesi gerekmez.
Üçüncü hata, m.278’deki iki yıllık süreyi tek ölçü saymaktır. Bu süre ivazsız tasarruflar için geriye dönük dış sınırdır; m.279 bir yıl, m.280 ise beş yıl içinde takipte bulunulmuş olmasını arar.
Dördüncü hata, m.284’teki beş yıllık süreyi öğrenmeden başlatmaktır. Hüküm, sürenin batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren işleyeceğini belirtir.
Beşinci hata, yakın akraba arasındaki devirlerde bedel ödendiği için iptal istenemeyeceğini düşünmektir. m.278, sayılan yakınlık derecelerindeki kişiler arasında yapılan ivazlı tasarrufları bağışlama gibi değerlendirir.
Altıncı hata, ticari işletme devrinde karineyi hesaba katmamaktır. m.280, işletmeyi veya ticari emtianın mühim bir kısmını devralan kişinin ızrar kastını bildiğinin kabul olunacağını öngörür; bu karine ancak maddede sayılan bildirim ve ilan şartlarının ispatıyla çürütülebilir.
Yedinci hata, bedele yönelen davada teminatsız ihtiyati haciz beklemektir. m.281/2, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluk etmesi hâlinde teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirtir.
Sekizinci hata, davalının ödeme yapmasının dosyayı tümüyle sonuçsuz bırakacağını düşünmektir. m.281/3, davalılardan herhangi birinin davacının alacağını ödemesi hâlinde davanın reddolunacağını; ancak hâkimin duruma göre masrafı taraflara yükleteceğini düzenler.
Sıkça Sorulan Sorular
Tasarrufun iptali davası nedir?
İİK m.277, iptal davasından maksadın m.278, m.279 ve m.280’de yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmek olduğunu belirtir. Borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı devirlerin, alacaklıya karşı hükümsüz sayılmasını sağlayan bir davadır.
Davayı kim açabilir?
İİK m.277, davayı elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan her alacaklının; iflas hâlinde ise iflas idaresinin yahut m.245’te ve m.255’in üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde alacaklıların kendilerinin açabileceğini düzenler. Aciz vesikası davanın ön şartıdır.
Kimlere karşı dava açılır?
İİK m.282, iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılacağını; bunlardan başka kötüniyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de dava açılabileceğini düzenler.
Bağışlamalar hangi süre içinde iptal edilebilir?
İİK m.278/1, mutat hediyeler dışında, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından, haczin veya aciz vesikasının sebebi olan alacaklardan en eskisinin tesis edildiği tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların batıl olduğunu; bu müddetin haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceğini belirtir.
Hangi işlemler bağışlama gibi sayılır?
İİK m.278 üç hâli sayar: karı ve koca ile usul ve füru, sıhren üçüncü dereceye kadar hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar; akdin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin değerine göre ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler; kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis edilen akitler ile ölünceye kadar bakma akitleri.
Düşük bedelle yapılan satış iptal edilebilir mi?
İİK m.278’in ikinci bendi, akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitleri bağışlama gibi sayar. Bu nitelikteki bir devir, maddede öngörülen süre içinde yapılmışsa iptale tabi olur.
Aciz hâlinde yapılan hangi işlemler batıldır?
İİK m.279, borcunu ödemeyen borçlu tarafından hacizden, acizden veya iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa şu tasarrufları batıl sayar: önceden taahhüt edilmiş hâller dışında mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler; para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler; vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler; kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.
Zarar verme kastıyla yapılan işlemler nasıl iptal edilir?
İİK m.280/1, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin; borçlunun malî durumunun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebileceğini düzenler. İşlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerekir.
Akrabalar arasındaki devirlerde ispat yükü nedir?
İİK m.280, üçüncü şahsın borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı olması hâlinde borçlunun malî durumunu bildiğinin farz olunacağını belirtir. Bunun hilafı üçüncü şahıs tarafından ancak m.279’un son fıkrasına göre ispat edilebilir.
Ticari işletme devrinde karine var mı?
Evet. İİK m.280, ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiğinin ve borçlunun da ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul olunacağını düzenler. Karine, maddede sayılan bildirim veya ilan şartlarının ispatıyla çürütülebilir.
Dava kazanılırsa mal geri gelir mi?
Hayır. İİK m.283/1, davacının iptal davası sabit olduğu takdirde bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde edeceğini; davanın konusu taşınmazsa davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğini belirtir. Mülkiyet üçüncü kişide kalır.
Mal elden çıkarılmışsa ne olur?
İİK m.283/2, iptal davasının üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk etmesi hâlinde, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine mahkûm edileceğini; bu tazminatın davacının alacağından fazla olamayacağını düzenler.
İptal davasında ihtiyati haciz istenebilir mi?
İİK m.281/2, hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğini; teminatın lüzum ve miktarının mahkemece takdir olunacağını belirtir. Ancak davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku hâlinde teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.
Dava hangi usulle görülür?
İİK m.281/1, mahkemenin iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlayacağını ve bu davalara müteallik ihtilafları hâl ve şartları göz önünde tutarak serbestçe takdir ve halledeceğini düzenler.
İptal davasında süre ne kadardır?
İİK m.284, iptal davası hakkının batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceğini belirtir. Bu hak düşürücü süre tasarrufun yapıldığı tarihten işler; alacaklının öğrendiği tarihten değil. m.280’deki beş yıllık süre ise farklıdır ve işlemden itibaren beş yıl içinde takipte bulunulmuş olmasını arayan bir uygulama şartıdır.
İlgili Rehberler
- İlamlı icra ve tahsil
- İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir
- Menfi tespit ve istirdat davası
- Fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması
- Portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Yargılamanın iadesi (HMK m.375)
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Beş yıllık süre tasarruf tarihinden işler
Hak düşürücü süre öğrenmeyle değil, devrin yapıldığı tarihle başlar. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Borçlunun geçmiş devir işlemlerini tespit edip hangi sebebe dayanılacağını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik icra-iflas hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


