Şüpheli Yöneticiler Mal Kaçırırsa 2026: Tasarrufun İptali Davası ile Fon Mağdurunun Tahsili — Aciz Belgesi, 7571 Sonrası Bir Yıllık Süre, Yakınlık Karinesi, İhtiyati Haciz ve Mal Kaçırma Suçu (İİK m.105, 277-284, 331; CMK m.128; TCK m.55)
30 Eylül 2026

Şüpheli Yöneticiler Mal Kaçırırsa 2026: Tasarrufun İptali Davası ile Fon Mağdurunun Tahsili — Aciz Belgesi, 7571 Sonrası Bir Yıllık Süre, Yakınlık Karinesi, İhtiyati Haciz ve Mal Kaçırma Suçu (İİK m.105, 277-284, 331; CMK m.128; TCK m.55)

Fon zararından sorumlu tutulan kişilerin malvarlıklarını eşlerine, çocuklarına, akrabalarına veya yeni şirketlere devretmesi, mağdurun tahsil imkânını ortadan kaldırmaz. Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için yaptığı tasarruflar, tasarrufun iptali davasıyla alacaklı bakımından etkisiz kılınabilir ve devredilen mal üzerinde haciz ve satış istenebilir (İİK m.277-284). Ancak bu dava bir zincirin son halkasıdır: önce alacağın belgelenmesi ve takibin kesinleşmesi, ardından borçlunun malvarlığının yetersizliğini gösteren aciz belgesi veya haciz tutanağı gerekir. 25.12.2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla bağışlama sayılan tasarruflar için şüphe dönemi iki yıldan bir yıla indi; bu nedenle hız her zamankinden önemlidir. Bu yazı, fon mağdurunun ve mağdur şirketin şüpheli yöneticilere karşı alacağını nasıl tahsil zincirine bağlayacağını, hangi devirlerin hangi sebeple iptal edilebileceğini ve ceza dosyasındaki el koyma ile bu davanın nasıl birlikte kullanılacağını anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Sorumluların malları el değiştiriyor mu? Süre kısalıyor

Alacağınızı belgeleyip ihtiyati haciz, takip ve aciz belgesi aşamalarını planlayalım; devirlerin tarihlerini tespit edip tasarrufun iptali davasını süresinde açalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Yakına devredilen mala ulaşabilir miyim? Evet. Tasarrufun iptali davası kabul edilirse, mal devralanın adına kayıtlı kalsa bile üzerinde haciz ve satış isteyebilirsiniz (İİK m.283).

Davayı hemen açabilir miyim? Hayır. Elinizde aciz belgesi veya aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı bulunmalıdır (İİK m.277, m.105). Önce alacağınızı takibe bağlamanız gerekir; ihtiyati haciz bu sürede malları korur.

Hangi devirler iptal edilebilir? Aciz belgesinden önceki bir yıl içindeki bağışlama sayılan tasarruflar (m.278), aciz hâlindeki belirli tasarruflar (m.279) ve zarar verme kastıyla yapılan tüm işlemler (m.280).

Ne kadar sürem var? Dava, tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (m.284). Ancak m.278’in bir yıllık şüphe dönemi, aciz belgesi veya haciz tutanağı tarihinden geriye doğru işler; gecikme, bu dönemin dışına düşen devirleri kaybettirir.

Kapsam notu. Bu yazı, fon mağdurunun ve mağdur şirketin sorumlu tutulan gerçek kişilere karşı tahsil yollarına odaklanır. Tasarrufun iptali davasının genel kuralları tasarrufun iptali davası, iflas eden şirketlerde iflas idaresinin açtığı iptal davaları iflasta tasarrufun iptali, ceza dosyasında el konulan malvarlığından tahsil ise fon yöneticilerinin malvarlığına el konuldu yazımızda anlatıldı. Soruşturma sürmektedir; hiçbir kişi hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı yoktur ve masumiyet karinesi geçerlidir. Yazıda kişi adı kullanılmamıştır. Bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya hakkında hukuki görüş değildir.

Kısa Cevap: Mal Kaçırmaya Karşı Üç Katmanlı Koruma

Kısa cevap: Fon mağdurunun elinde üç araç vardır: ceza dosyasında şüpheliye ait malvarlığını donduran el koyma (CMK m.128), kendi alacağı için borçlunun elindeki mallara konulan ihtiyati haciz (İİK m.257) ve başkasına devredilmiş mallar için tasarrufun iptali davası (İİK m.277). Bu araçlar birbirinin yerine geçmez; birlikte ve doğru sırayla kullanıldığında tahsil ihtimali artar.

Fon soruşturmasında basına yansıyan haberlere göre şüpheliler hakkında malvarlığı tedbirleri uygulanmıştır. Bu tedbirler, suçtan elde edildiği değerlendirilen kazancın ortaya çıkarılması ve mağdurların haklarının korunması amacını taşır. Ancak ceza tedbiri, tedbirden önce başkasına devredilmiş malları kapsamayabilir; bir devrin muvazaalı olduğunun ceza dosyasında ayrıca incelenmesi gerekir. Ayrıca ceza tedbiri devri hükümsüz kılmaz, yalnız malvarlığını dondurur ve mahkûmiyet hâlinde müsadere veya mağdura iade sorusunu gündeme getirir. Mağdurun kendi alacağını tahsil edebilmesi için hukuk yolunu da işletmesi gerekir.

Mal kaçırmaya karşı üç katman: kim, neyi, ne zaman korur?

KatmanKim başvurur?Neyi korur?Dayanak
Ceza tedbiri (el koyma)Savcılık ve ceza hâkimi; mağdur talepte bulunabilirŞüpheliye ait malvarlığını dondurur; devri hükümsüz kılmazCMK m.128; TCK m.54-55
İhtiyati hacizAlacaklı mağdurBorçlunun elindeki malları takipten önce güvenceye alırİİK m.257
Tasarrufun iptali davasıAciz belgesi veya aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı bulunan alacaklıÜçüncü kişiye devredilmiş mal üzerinde haciz ve satış yetkisi verirİİK m.277-284
Mal kaçırma suçuAlacaklının şikâyetiCezai yaptırım; tahsil sağlamaz ama caydırırİİK m.331, m.347

Katmanların sırası önemlidir. İhtiyati haciz, alacak henüz bir ilama veya kesinleşmiş takibe bağlanmadan borçlunun elindeki malları korur; ceza dosyasındaki tedbir ve tutuklama kararları, borçlunun mallarını kaçırmaya hazırlandığının güçlü delili olabilir. Tasarrufun iptali davası ise daha sonraki bir aşamaya aittir: önce takibin kesinleşmesi ve borçlunun malvarlığının alacağı karşılamadığının belgelenmesi gerekir. Mal kaçırma suçu ise tahsil sağlamaz; ancak alacaklının elindeki önemli bir baskı aracıdır ve borcun ödenmesi hâlinde dava düşer (İİK m.354). İhtiyati hacze ilişkin genel kurallar fon davasında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda anlatıldı.

Önce Alacak: Fon Mağdurunun Yöneticiye Karşı Alacağı Ne Zaman Doğar?

Kısa cevap: Tasarrufun iptali davasında alacağın, iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olması gerekir; bu şart Yargıtay’ın yerleşik içtihadıyla aranır. Haksız fiilden doğan tazminat alacağı, haksız fiilin işlendiği tarihte doğmuş sayılır. Bu nedenle fon zararına yol açan fiillerden sonra yapılan devirler iptal davasının kapsamına girebilir; fiillerden önce yapılan devirler bakımından ise muvazaa gibi başka yollar düşünülmelidir.

Fon mağdurunun şüpheli yöneticilere karşı alacağı, çoğunlukla bir sözleşmeden değil haksız fiilden doğar. Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını yapay biçimde etkileyen işlemler (SPKn m.107/1), güveni kötüye kullanma (SPKn m.110) veya yanıltıcı işlemler, bunları gerçekleştirenler bakımından haksız fiil sorumluluğunun (TBK m.49) dayanağıdır. Portföy yönetim şirketinin yönetim kurulu üyeleri bakımından ise kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin kusurlu ihlali sorumluluğu (TTK m.553) gündeme gelir. Birden fazla kişi aynı zarara birlikte sebep olmuşsa müteselsilen sorumludur (TBK m.61). Sorumluluğun temeli fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı.

Fon mağdurunun yöneticiye karşı alacağı: dayanak ve doğum anı

DayanakKime karşı?Alacak ne zaman doğar?Dayanak madde
Haksız fiil (fiyatı yapay etkileme, yanıltma)Fiili işleyen yönetici ve diğer kişilerHaksız fiilin işlendiği tarihteTBK m.49; SPKn m.107/1
Güveni kötüye kullanma veya dolandırıcılıkFiili işleyenlerFiilin işlendiği tarihteTBK m.49; SPKn m.110; TCK m.155, m.157-158
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuPortföy yönetim şirketinin yöneticileriGörevin ihlal edildiği ve zararın doğduğu tarihteTTK m.553
Birden fazla sorumluHepsi birlikteAynı tarihte; müteselsil sorumlulukTBK m.61
Zamanaşımı—Öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süreTBK m.72

Adalet Bakanlığının yayımladığı değerlendirmeye göre tasarrufun iptali davasında alacağın tasarruftan önce doğmuş olması, Yargıtay’ın öteden beri yerleşik içtihatlarıyla oluşturduğu bir dava şartıdır ve haksız fiil tazminatından kaynaklanan borç, haksız fiilin işlendiği tarihte doğmuş sayılır. Fon krizinde bu kural mağdurun lehine işler: SPK’nın açıklamasına göre olağandışı fiyat hareketleri 2025 yılının son çeyreğinde gözlemlenmiştir ve bu dönemden sonra yapılan devirler, alacağın tasarruftan önce doğduğu devirler olarak değerlendirilebilir. Ancak hangi fiilin hangi tarihte işlendiği, ceza dosyasında ve tazminat davasında ayrıca belirlenecektir; alacağınızın doğum tarihini gösteren delilleri, yani alım tarihlerinizi ve zararın oluştuğu dönemi gösteren işlem dökümünüzü dosyanın başından itibaren hazır tutun.

Tahsil Zinciri: Takipten Aciz Belgesine

Kısa cevap: Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir (İİK m.277). Haczedilecek malın bulunmadığını veya alacağa yetmediğini gösteren haciz tutanağı da aciz belgesi hükmündedir (m.105). Bunun için takibin kesinleşmiş olması gerekir. Adalet Bakanlığının değerlendirmesine göre alacağın ilama bağlanması şart değildir ve aciz belgesi dava sırasında da sunulabilir.

Tasarrufun iptali davası, alacaklının borçluya karşı olağan takip yollarını kullandıktan sonra başvurduğu bir yoldur. İİK m.277, davayı açabilecek alacaklıyı elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan alacaklı olarak tanımlar. Kesin aciz belgesi, haczedilen malların satışından sonra alacağın karşılanamayan kısmı için verilir (m.143). İİK m.105 ise haczedilecek hiçbir mal bulunmaması veya bulunan malların alacağa yetmemesi hâlinde düzenlenen haciz tutanağının aciz belgesi hükmünde olduğunu öngörür; uygulamada iptal davalarının çoğu bu tutanakla açılır. İhtiyati veya geçici haciz ise kesin hacze dönüşmedikçe aciz belgesi sayılmaz.

Alacaktan tahsile: tasarrufun iptali davasına giden yol

AdımİşlemDayanakDikkat
1Tazminat davası veya ilamsız takip; yanında ihtiyati hacizTBK m.49; İİK m.257, m.67Ceza dosyasındaki tedbirler kaçırma şüphesinin delilidir
2Takibin kesinleşmesi (ilam veya itirazın iptali)İİK m.32, m.67, m.68İptal davası için kesinleşmiş takip aranır
3Borçlunun mallarının araştırılması ve hacizİİK m.78-89Tapu, araç, banka, şirket payı ve MKK kayıtları
4Aciz belgesi veya haciz tutanağıİİK m.105, m.143Haczedilecek mal yoksa veya yetmezse tutanak aciz belgesi hükmündedir
5Tasarrufun iptali davası ve ihtiyati hacizİİK m.277-281Aciz belgesi dava sırasında da sunulabilir
6Karar sonrası haciz ve satışİİK m.283, m.106Mülkiyet size geçmez; mal üzerinden satış istenir

Fon mağduru için bu zincirin ilk halkası çoğu zaman en uzun olanıdır: alacağın varlığının ve miktarının ortaya konması. Yöneticilere karşı tazminat alacağı henüz bir mahkeme kararıyla belirlenmemişse, iki yol vardır. Birincisi doğrudan tazminat davası açmak ve kararı ilamlı takiple icraya koymaktır. İkincisi, alacak miktarını belirleyerek ilamsız takip başlatmak ve borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmaktır (İİK m.67). Her iki yolda da dava sürerken ihtiyati haciz istenebilir; borçlunun mallarını kaçırmaya hazırlandığına ilişkin ceza dosyasındaki tedbir ve tutuklama kararları, vadesi gelmemiş alacaklar için bile ihtiyati haczin şartlarını oluşturabilir (İİK m.257/2).

Takip kesinleştikten sonra borçlunun tapu, araç, banka, şirket payı ve sermaye piyasası kayıtları icra dairesi aracılığıyla araştırılır ve bulunan mallar haczedilir. Haczedilecek mal bulunmaz veya bulunan mallar yetmezse, bu durum haciz tutanağıyla belgelenir. İşte bu tutanakla birlikte, borçlunun geçmişte yakınlarına veya başka kişilere yaptığı devirler hedeflenebilir. Aşağıdaki ikinci örnek metin, icra dairesinden malvarlığı araştırması ve aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı istemek için hazırlanmıştır. Takip ve haciz sürecinin genel kuralları fon davasında ihtiyati haciz ve portföy yönetim şirketine karşı icra takibi yazılarımızda anlatıldı.

Üç İptal Sebebi ve 7571 Sayılı Kanun Sonrası Süreler

Kısa cevap: Kanun üç ayrı iptal sebebi öngörür: bağışlama ve bağışlama sayılan tasarruflar (m.278), aciz hâlinde yapılan belirli tasarruflar (m.279) ve zarar verme kastıyla yapılan işlemler (m.280). 7571 sayılı Kanunla m.278’deki şüphe dönemi bir yıla indirilmiş ve bağışlama karineleri aksi ispat edilebilir hâle getirilmiştir. Bu nedenle fon dosyalarında en güçlü dayanak çoğu zaman, yakınlık karinesiyle birlikte m.280’dir.

25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla İİK m.278 yeniden düzenlendi. Yeni metne göre alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir; değişiklikten önce bu süre iki yıldı. Yakın hısımlar arasındaki ivazlı tasarruflar, açık oransızlık bulunan sözleşmeler ve borçlunun kendisi veya üçüncü kişi lehine intifa hakkı tesis ettiği işlemler de bağışlama sayılır; ancak yeni metinde bu karinelerin aksi ispat edilebilir: örneğin yakınına devir yapılan kişi, gerçek değerine uygun bir bedel ödediğini ispat ederse bu bent uygulanmaz. Değişikliğin ayrıntıları akrabaya yapılan devirlerde tasarrufun iptali yazımızda anlatıldı.

Üç iptal sebebi (7571 sayılı Kanun sonrası)

SebepHangi tasarruflar?Süreİspat ve karineDayanak
Bağışlama ve bağışlama sayılan tasarruflarKarşılıksız devirler; yakın hısımlara devirler; edimler arasında açık oransızlıkAciz belgesinin, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yılKarineler artık aksi ispat edilebilir; devralan gerçek değerde ivaz ödediğini ispat edebilirİİK m.278
Aciz hâlindeki tasarruflarÖnceden taahhüt edilmemiş teminatlar; olağan dışı ödeme araçlarıyla ödeme; vadesi gelmemiş borcun ödenmesiHacizden, acizden veya iflastan önceki bir yılYararlanan, borçlunun durumunu bilmediğini ispat ederse dava dinlenmezİİK m.279
Zarar verme kastıMalvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklıları zarara uğratma kastıyla yaptığı tüm işlemlerİşlemden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine takip yapılmış olmalıEş, alt-üst soy ve üçüncü dereceye kadar hısımlar için bilme karinesi; ticari işletme devrinde kast karinesiİİK m.280
Hak düşürücü süreBütün sebepler içinTasarruf tarihinden itibaren beş yılMahkemece resen gözetilirİİK m.284

Fon dosyaları bakımından en geniş kapsamlı ve en uygun sebep m.280’dir. Bu hükme göre malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun durumu ve kastı işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emareler bulunduğu hâllerde iptal edilebilir; işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır. İspat yükü ağırdır, ancak kanun iki karineyle bu yükü hafifletir: işlemin diğer tarafı borçlunun eşi, alt veya üst soyu ya da üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa, borçlunun durumunu bildiği kabul edilir; ticari işletmenin veya emtianın tamamının ya da önemli bir kısmının devrinde de zarar verme kastının bilindiği kabul edilir. Soruşturma döneminde veya zarara yol açan fiillerin hemen ardından yakınlara yapılan devirler, bu karinelerin tipik uygulama alanıdır.

Aynı devir birden fazla sebebe girebilir; dava dilekçesinde bütün uygun sebeplere birlikte dayanmak yerinde olur. Örneğin bir yöneticinin taşınmazını fiillerin ortaya çıkmasından birkaç ay sonra kardeşine devretmesi, hem m.278 kapsamında yakın hısıma devir olarak hem de m.280 kapsamında zarar verme kastıyla yapılmış bir işlem olarak değerlendirilebilir. m.278’in bir yıllık şüphe dönemi dışına düşen devirler bakımından ise m.280 çoğu zaman tek dayanak kalır.

Şüpheli Yöneticilerin Tipik Devirleri ve Başvurulabilecek Yollar

Kısa cevap: Taşınmazların, şirket paylarının ve araçların yakınlara devri, paranın başka hesaplara veya yurt dışına aktarılması, mal paylaşımı protokolüyle eşe devir ve belirli bir alacaklıya mal vererek ödeme, fon dosyalarında görülen tipik tablolardır. Her birinin hangi sebebe dayanabileceği, devrin tarihine, bedeline ve devralanın kimliğine bağlıdır.

Devirleri tespit etmenin ilk yolu, icra takibi sırasında yapılan malvarlığı araştırmasıdır: tapu, araç, ticaret sicili ve sermaye piyasası kayıtları geçmiş devirleri de gösterir. İkinci kaynak ceza dosyasıdır. Mağdur vekili, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmeyecek ölçüde dosyayı inceleyebilir; malvarlığı tedbirlerine ilişkin kararlar ve üçüncü kişilerin itirazları, hangi malın kime geçtiğini gösterebilir. Şüphelinin eşi, çocukları ve şirketlerinin mallarına ilişkin tedbirlerin hukuki çerçevesi şüphelinin eşi, çocukları ve şirketlerinin mallarına tedbir yazımızda anlatıldı.

Fon dosyalarında görülen tipik devirler ve dayanılabilecek yollar

DevirNeden şüphelidir?Başvurulabilecek yol
Taşınmazın eşe, çocuğa veya kardeşe devriYakınlık karinesi; çoğu zaman bedel ödenmezİİK m.278, m.280; muvazaa
Şirket payının yakına veya yeni kurulan şirkete devriDeğerin altında devir; kontrol devam ederİİK m.278, m.280; TTK kayıtları
Araç, tekne veya değerli eşyanın satışıRayiç değerin altında satışİİK m.278 (açık oransızlık), m.280
Paranın yakınların hesabına veya yurt dışına aktarılmasıSoruşturma döneminde yoğunlaşan transferlerİİK m.280; ceza dosyasında el koyma ve iz sürme
Mal paylaşımı veya boşanma protokolüyle devirGerçekte ayrılık olmadan malların eşe geçirilmesiMuvazaa; İİK m.280
Bir alacaklıya teminat veya mal vererek ödemeDiğer alacaklıların aleyhine kayırmaİİK m.279
Kripto varlık cüzdanlarına aktarımİzlenmesi güç; hızlı transferCeza dosyasında tespit ve el koyma; İİK m.280

Yurt dışına veya kripto varlık cüzdanlarına aktarılan değerler bakımından hukuk yolu tek başına yetersiz kalabilir; paranın izinin sürülmesi çoğu zaman ancak ceza soruşturmasının araçlarıyla mümkündür. Bu nedenle bu tür aktarımlara ilişkin bilgi ve belgelerin savcılığa iletilmesi ve tedbirin devamının istenmesi önemlidir; örnek metin savcılığa tedbirin devamı ve suç gelirlerinin tespiti talebi sayfamızda yer alıyor. Yurt dışındaki mallar bakımından Türk mahkemesinden alınacak kararın o ülkede tanınması ve tenfizi ayrıca gerekir; yabancı unsurlu uyuşmazlıkların çerçevesi yabancı unsurlu fon uyuşmazlıkları yazımızda ele alındı.

Dava: Davalılar, Yetkili Mahkeme, İhtiyati Haciz ve Karar

Kısa cevap: Dava borçluya ve onunla işlem yapan kişilere, mirasçılarına ve kötü niyetli sonraki devralanlara karşı açılır (İİK m.282). Basit yargılama usulüyle görülür ve hâkim, iptali istenen tasarrufun konusu olan mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verebilir (m.281). Kabul kararı mülkiyeti size geçirmez; mal üzerinde cebri icra yetkisi verir. Mal elden çıkmışsa devralan, değeri oranında nakden tazmine mahkûm edilir (m.283).

İİK m.282, iptal davalarının borçlu ile borçluyla hukuki işlemde bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kişiler ve bunların mirasçıları aleyhine açılacağını, kötü niyetli üçüncü kişiler aleyhine de dava açılabileceğini düzenler. Zincirleme devirlerde, malı borçludan devralan kişinin yanında, ondan kötü niyetle devralan sonraki malikler de davaya dahil edilmelidir. Yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirlenir; Adalet Bakanlığının değerlendirmesine göre dava borçlunun veya davalı üçüncü kişinin yerleşim yerinde açılabilir ve haksız fiil iddiasında fiilin işlendiği yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m.7, m.16).

İİK m.281/1 uyarınca mahkeme iptal davalarını basit yargılama usulüyle görür ve uyuşmazlıkları hâl ve şartlara göre serbestçe takdir eder. m.281/2 ise alacaklının talebi üzerine hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verebileceğini, teminatın gerekip gerekmediğini ve miktarını mahkemenin takdir edeceğini düzenler; dava elden çıkarılmış malların yerine geçen değere ilişkinse teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez. Bu ihtiyati haciz, dava sürerken devralanın malı bir kez daha el değiştirmesini önlemenin en etkili yoludur; dava dilekçesiyle birlikte istenmelidir. Davalılardan biri davacının alacağını öderse dava reddedilir ve yargılama giderleri hâkimce takdir edilir (m.281/3).

Davanın kabulü, tasarrufu herkes bakımından hükümsüz kılmaz ve malın mülkiyetini davacıya geçirmez. İİK m.283/1’e göre davacı, davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder; mal taşınmazsa tapu kaydının düzeltilmesine gerek olmadan haciz ve satış istenebilir. Mal devralanın elinden çıkmışsa, devralan bu değer oranında ve davacının alacağını aşmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir (m.283/2). İyi niyetli bağış alan ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermekle yükümlüdür. Karardan sonra haciz konulmalı ve süresinde satış istenmelidir; aksi hâlde haciz düşebilir (İİK m.106, m.110). Dava dilekçesi örneği aşağıda yer alıyor; genel bir örnek de tasarrufun iptali dava dilekçesi örneği sayfamızdadır.

Ceza Dosyasıyla İlişki: El Koyma, Müsadere, Mağdura İade ve Mal Kaçırma Suçu

Kısa cevap: Ceza dosyasındaki el koyma, şüpheliye ait malvarlığını dondurur; mahkûmiyet hâlinde suçtan elde edilen kazanç müsadere edilir, ancak müsadere için bu menfaatin mağdura iade edilememesi gerekir (TCK m.55). Tasarrufun iptali davası ise mağdurun kendi alacağı için, tedbirden önce başkasına devredilmiş mallara ulaşmasını sağlar. Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mal kaçırma ayrıca suçtur (İİK m.331); şikâyet süresi öğrenmeden itibaren üç aydır (m.347).

Ceza mahkemesi tazminata hükmetmez; mağdurun zararının tamamı için hukuk yolu işletilmelidir. Buna karşılık ceza dosyası, mağdur için iki bakımdan değerlidir. Birincisi, el konulan malvarlığı ceza yargılaması süresince korunur ve mahkûmiyet hâlinde suç kazancının önce mağdura iadesi gündeme gelir; mağdurun kimliğinin ve zararının dosyaya işlenmesi bu nedenle önemlidir. İkincisi, ceza dosyasındaki deliller, tasarrufun iptali davasında borçlunun kastını ve devralanın bilgisini ispatta kullanılabilir. Mağdurun ceza dosyasında yapması gerekenler fon soruşturmasına mağdur beyanı ve katılma yazımızda anlatıldı.

Ceza dosyasındaki tedbir ile tasarrufun iptali davası nasıl birlikte işler?

KonuCeza tedbiri (CMK m.128)Tasarrufun iptali (İİK m.277 vd.)
Kim başlatır?Savcılık; hâkim kararıAlacaklı mağdur
Ön şartSuç şüphesi ve malvarlığının suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüpheKesinleşmiş takip ve aciz belgesi veya haciz tutanağı
Üçüncü kişideki malŞüpheliye ait olup üçüncü kişinin zilyetliğindeyse el konulabilirDevredilmiş mal üzerinde haciz ve satış yetkisi
SonuçMahkûmiyette müsadere; mağdura iade önceliği (TCK m.55)Davacı alacaklı yararına cebri icra (m.283)
Mağdurun rolüZararını ve kimliğini dosyaya işletmek; iade talebiDavayı açmak, ispat etmek, ihtiyati haciz istemek
Süre baskısıSoruşturma ve kovuşturma süresine bağlıTasarruftan itibaren beş yıl (m.284); m.278 için bir yıllık şüphe dönemi

İİK m.331/1, haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde, alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mallarını mülkünden çıkaran, gizleyen veya muvazaalı olarak başkasına geçiren ya da gerçek olmayan borçlar ikrar ederek malvarlığını eksilten borçlunun, aleyhine aciz belgesi alındığının veya alacaklının alacağını alamadığının ispatı şartıyla altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağını düzenler. Şikâyet hakkı fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (m.347); borcun ödenmesi hâlinde dava bütün sonuçlarıyla düşer (m.354). Bu kısa süreler nedeniyle, devri öğrendiğiniz tarihi belgeleyin ve şikâyet hakkınızı süresinde kullanın; aşağıdaki üçüncü örnek metin bu amaçla hazırlanmıştır. Suçun ayrıntıları icra ceza ve mal kaçırma yazımızda anlatıldı.

Süre Geçtiyse veya Şartlar Oluşmadıysa: Muvazaa Yolu

Kısa cevap: Bir devir gerçekte hiç istenmemiş ve yalnız görünüşte yapılmışsa, tarafların gerçek ve ortak iradesine göre değerlendirilir ve görünüşteki işlem hükümsüzdür (TBK m.19). Muvazaa iddiası, iptal davasının sürelerine bağlı değildir; ancak ispatı daha güçtür. Devrin bedelinin ödenmediği, malın fiilen borçlunun kullanımında kaldığı gibi olgular muvazaanın tipik delilleridir.

Tasarrufun iptali davasının süreleri geçmişse, alacak tasarruftan sonra doğmuşsa veya aciz belgesi alınamamışsa, muvazaa iddiası alternatif bir yol olabilir. Muvazaada taraflar, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir görünüş yaratır; örneğin taşınmaz kâğıt üzerinde bir akrabaya satılmış gösterilir, ancak bedel ödenmez ve borçlu taşınmazı kullanmaya devam eder. TBK m.19 uyarınca sözleşmenin türü ve içeriği tarafların kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerine göre belirlenir; görünüşteki işlem hüküm doğurmaz ve mal borçlunun malvarlığında sayılarak haczedilebilir. Muvazaanın ispatında bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, devralanın ödeme gücü, devirden sonra malın kimin kullanımında kaldığı ve devrin zamanlaması önem taşır. Muvazaa yolunun iptal davasıyla ilişkisi tasarrufun iptali dava dilekçesi örneği yazımızda da ele alındı.

Çok Sayıda Mağdur: Sıra, Masraf ve Adli Yardım

Kısa cevap: İptal kararı yalnız davayı açan alacaklıya cebri icra yetkisi verir (İİK m.283). Aynı mala yönelen birden fazla alacaklı arasında haciz sırası belirleyicidir; hacze iştirak ancak kanunda sayılan sınırlı hâllerde mümkündür (İİK m.100). Bu nedenle erken davranan alacaklı avantajlıdır. Yargılama giderlerini karşılayamayan mağdur adli yardım isteyebilir (HMK m.334).

Fon krizinde aynı yöneticiye karşı yüzlerce, hatta binlerce mağdur alacaklı konumundadır. Tasarrufun iptali davası bireysel bir davadır: kararı alan alacaklı, kendi alacağı için mal üzerinde cebri icra yetkisi elde eder. Aynı mal üzerinde birden fazla alacaklının hakkı bulunduğunda, haciz tarihi ve sırası önem kazanır. Hacze iştirak, yani başka bir alacaklının koyduğu hacze sonradan katılma imkânı, kanunda sayılan sınırlı hâllerle sınırlıdır. Bu durum, mağdurların hukuki yardım alarak davalarını koordineli biçimde yürütmesini ve ihtiyati haciz kararlarını erken almasını önemli kılar. Türk hukukunda sınıf davası bulunmadığından, birden fazla mağdurun aynı davada ihtiyari dava arkadaşı olarak yer alması veya davaların birleştirilmesi yolları değerlendirilebilir; bu konu fon mağdurları toplu dava açabilir mi yazımızda ele alındı.

Masraf bakımından dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır. Birincisi, ihtiyati haciz kararı için mahkeme teminat isteyebilir. İkincisi, dava harcı ve yargılama giderleri davanın değerine bağlıdır; uygulamada iptal davasında dava değerinin, takip konusu alacak ile iptali istenen tasarrufun konusu malın değerinden az olanı üzerinden belirlendiği kabul edilir. Kendisini ve ailesini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama giderlerini ödeme gücüne sahip olmayan kişiler, talepleri açıkça dayanaktan yoksun olmadıkça adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334). Fon davasının masrafları fon davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar yazımızda anlatıldı.

Kaçırılmaması gereken süreler

KonuSüreDayanak
Tazminat istemiÖğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süreTBK m.72
Bağışlama sayılan tasarrufun şüphe dönemiAciz belgesi veya haciz tutanağından geriye bir yılİİK m.278
Aciz hâlindeki tasarrufların şüphe dönemiHacizden veya acizden geriye bir yılİİK m.279
Zarar kastıyla yapılan tasarrufİşlemden itibaren beş yıl içinde takipİİK m.280
İptal davası açma süresiTasarruftan itibaren beş yıl (hak düşürücü)İİK m.284
Mal kaçırma suçunda şikâyetÖğrenmeden üç ay, her hâlde fiilden bir yılİİK m.347
Haczedilen malın satışını istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106

Mağdur bir şirketse süreç aynıdır; şirket, yetkili organının kararıyla alacaklı sıfatıyla takip yapar ve iptal davası açar. Şirketin yöneticileri, şirket alacağının tahsili için gerekli adımları zamanında atmakla da yükümlüdür; alacağın takip edilmemesi yönetim organının özen yükümlülüğü bakımından ayrıca sorgulanabilir. Mağdur şirketin genel yol haritası şirket hazinesi tasfiye edilen fonda yazımızda ele alındı.

Örnek 1: İhtiyati Haciz Talepli Tasarrufun İptali Dava Dilekçesi

Bu dilekçe, fon zararından sorumlu tutulan bir kişiye karşı kesinleşmiş takibi ve aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı bulunan mağdur tarafından, borçlunun yakınına devrettiği taşınmaz için açılacak davaya örnektir. Somut olaya göre dayanılan sebepler ve deliller değiştirilmelidir.

[YER] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Davacı: [Ad soyad / unvan, T.C. kimlik no / vergi no, adres] Vekili: [Varsa avukatın adı ve adresi] Davalılar: 1- [Borçlu ad soyad, T.C. kimlik no, adres] 2- [Devralan ad soyad, T.C. kimlik no, adres, borçluyla yakınlık derecesi] Konu: [Tapu bilgisi] taşınmazın davalı borçlu tarafından davalı [devralan]’a devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesi; dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulması talebidir. Dava değeri: [Takip konusu alacak ile taşınmaz değerinden az olanı] TL
Açıklamalar: 1- Davacı, [fon unvanı] fonunda uğradığı zarar nedeniyle davalı borçluya karşı [tarih] tarihli [ilam / itirazın iptali kararı] ile [tutar] TL alacaklıdır. Alacak, haksız fiilin işlendiği [dönem] itibarıyla doğmuştur. 2- Alacağın tahsili için [icra dairesi, esas no] sayılı dosyadan başlatılan takip kesinleşmiş; [tarih] tarihli haciz tutanağıyla borçlunun alacağı karşılayacak haczi kabil malı bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu tutanak İİK m.105 uyarınca aciz belgesi hükmündedir. 3- Davalı borçlu, alacağın doğumundan sonra [tarih] tarihinde [tapu bilgisi] taşınmazını [kardeşine / eşine / çocuğuna] olan davalı [devralan]’a [bedel] TL bedelle devretmiştir. Taşınmazın devir tarihindeki değeri [tutar] TL’dir. 4- Devir, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağından önceki bir yıl içinde yakın hısıma yapılmış olup İİK m.278 kapsamında bağışlama hükmündedir. Ayrıca malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı borçlu, alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket etmiş; davalı [devralan], borçlunun [yakınlık derecesi] olduğundan bu durumu bildiği kabul edilir (İİK m.280). Devrin tarihinden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine takip yapılmıştır. 5- Borçlu hakkında [soruşturma numarası] sayılı soruşturmada malvarlığı tedbirleri uygulanmış olup devir, soruşturmanın [öncesinde / sırasında] gerçekleşmiştir. Bedelin gerçekten ödenmediği ve taşınmazın fiilen borçlunun kullanımında kaldığı da ayrıca ispat edilecektir; bu hâliyle devir muvazaalıdır (TBK m.19). 6- Davalı [devralan]’ın taşınmazı üçüncü kişilere devretme ihtimali bulunduğundan, İİK m.281/2 uyarınca dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulması gerekmektedir.
Hukuki sebepler: İİK m.105, m.277-284; TBK m.19, m.49; HMK ve ilgili mevzuat. Deliller: İlam ve icra dosyası, haciz tutanağı, tapu kayıtları ve akit tablosu, bilirkişi değer tespiti, soruşturma dosyası, banka kayıtları, tanık ve her türlü yasal delil.
Talep: Dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulmasına; davalılar arasındaki tasarrufun iptaline ve davacıya [tutar] TL alacağı ve fer’ileri için bu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine; taşınmaz elden çıkarılmışsa davalı [devralan]’ın değeri oranında nakden tazmine mahkûm edilmesine; yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Davacı / Vekili: [Ad soyad, imza, tarih]

Örnek 2: İcra Dairesinden Malvarlığı Araştırması ve Haciz Tutanağı Talebi

Bu talep, kesinleşmiş takipte borçlunun mallarının araştırılması ve haczedilecek mal bulunmadığının veya yetmediğinin tutanakla belgelenmesi için icra dairesine verilir. Haciz tutanağı, tasarrufun iptali davasının anahtarıdır.

[İCRA DAİRESİ] MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: [Esas no] Alacaklı: [Ad soyad / unvan] Borçlu: [Ad soyad, T.C. kimlik no] Konu: Malvarlığı araştırması, haciz ve İİK m.105 uyarınca haciz tutanağı düzenlenmesi talebi
1- Dosyamızdaki takip kesinleşmiştir. 2- Borçlunun tapu, araç, banka hesapları, sermaye piyasası araçları, ticaret sicilindeki ortaklık payları, SGK kayıtları ve üçüncü kişilerdeki alacakları hakkında ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını ve bulunacak mallar üzerine haciz konulmasını, 3- Borçlunun son beş yıl içinde tapu ve ticaret sicilinde yaptığı devirlerin tarih ve karşı taraf bilgileriyle birlikte bildirilmesinin ilgili kurumlardan istenmesini, 4- Haczi kabil mal bulunamaması veya bulunan malların alacağı karşılamaması hâlinde, bu durumun İİK m.105 uyarınca haciz tutanağıyla tespit edilerek tutanağın bir örneğinin tarafımıza verilmesini talep ederim.
Alacaklı / Vekili: [Ad soyad, imza, tarih]

Örnek 3: Mal Kaçırma Suçu Nedeniyle Şikâyet Dilekçesi (İİK m.331)

Bu dilekçe, borçlunun takipten sonra veya takipten önceki iki yıl içinde alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mallarını devrettiğini öğrenen alacaklı tarafından, takibin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine verilir. Şikâyet süresi öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıldır (İİK m.347).

[YER] İCRA CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
Şikâyetçi (alacaklı): [Ad soyad / unvan, adres] Vekili: [Varsa] Şüpheli (borçlu): [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres] Suç: Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla malvarlığını eksiltme (İİK m.331) İcra dosyası: [İcra dairesi, esas no]
1- Şüpheli hakkında [tarih] tarihinde haciz yoluyla takip başlatılmış ve takip kesinleşmiştir. 2- Şüpheli, takipten [sonra / önceki iki yıl içinde] [tarih] tarihinde [malın tanımı]’nı [yakınlık derecesi] olan [kişi]’ye devretmiştir. Devrin bedeli ödenmemiş / gerçek değerin çok altındadır. 3- [Tarih] tarihli haciz tutanağıyla şüphelinin alacağımı karşılayacak malının bulunmadığı tespit edilmiştir. Devri [tarih] tarihinde [tapu kaydı / icra dosyası] ile öğrendim; şikâyetim süresindedir. 4- Şüphelinin alacaklısını zarara sokmak kastıyla malvarlığını suni surette eksilttiği açıktır.
Talep: Şüphelinin İİK m.331 uyarınca cezalandırılmasını talep ederim. Deliller: İcra dosyası, haciz tutanağı, tapu kayıtları, devir belgeleri ve her türlü delil.
Şikâyetçi / Vekili: [Ad soyad, imza, tarih]

Adım Adım: Mal Kaçırıldığını Düşünüyorsanız

  1. Alacağınızı belgeleyin. Alım tarihleri, işlem dökümü ve zarar hesabını hazırlayın.
  2. İhtiyati haciz isteyin. Borçlunun elindeki mallar için dava veya takiple birlikte.
  3. Ceza dosyasında yer alın. Zararınızı ve kimliğinizi dosyaya işletin; iade talebinde bulunun.
  4. Takibi kesinleştirin. İlam veya itirazın iptali kararıyla.
  5. Malvarlığını araştırın. Tapu, araç, şirket payı ve banka kayıtları.
  6. Haciz tutanağı alın. Mal yoksa veya yetmezse İİK m.105 tutanağı.
  7. Devirleri tespit edin. Tarih, bedel ve devralanın kimliği.
  8. Sebebi seçin. m.278, m.279, m.280 ve muvazaa birlikte değerlendirilsin.
  9. İptal davasını ihtiyati hacizle açın. Devralanın malı yeniden devretmesini önleyin.
  10. Şikâyet süresini kaçırmayın. İİK m.331 için öğrenmeden itibaren üç ay.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Aciz belgesi olmadan dava açmak. Kesinleşmiş takip ve aciz belgesi veya haciz tutanağı aranır.
  2. Eski iki yıllık süreye güvenmek. 7571 sayılı Kanunla m.278’deki süre bir yıla indi.
  3. Yalnız bir sebebe dayanmak. m.278, m.279 ve m.280 birlikte ileri sürülebilir.
  4. Sonraki devralanları davaya katmamak. Zincirleme devirlerde kötü niyetli halkalar da davalıdır.
  5. İhtiyati haciz istememek. Mal dava sırasında yeniden el değiştirebilir.
  6. Ceza tedbirini yeterli sanmak. Tedbir devri hükümsüz kılmaz; tahsil için hukuk yolu gerekir.
  7. Karardan sonra haciz koymamak. Kabul kararı tek başına tahsil sağlamaz.
  8. Şikâyet süresini kaçırmak. İİK m.347 süreleri kısadır.
  9. Sosyal medyada isim vermek. Masumiyet karinesi ve tazminat riski.

Önemli Kavramlar

Tasarrufun iptali davası
Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için yaptığı tasarrufların alacaklı bakımından etkisiz kılınmasını sağlayan dava (İİK m.277-284).
Aciz belgesi
Borçlunun malvarlığının alacağı karşılamadığını gösteren belge; kesin (m.143) veya geçici olabilir.
Haciz tutanağı (aciz hükmünde)
Haczedilecek mal bulunmadığını veya yetmediğini gösteren ve aciz belgesi hükmünde olan tutanak (m.105).
Şüphe dönemi
Bağışlama sayılan tasarrufların iptale tabi olduğu, aciz belgesinden geriye doğru bir yıllık süre (m.278).
Yakınlık karinesi
Eşe, alt-üst soya ve üçüncü dereceye kadar hısımlara yapılan işlemlerde devralanın borçlunun durumunu bildiğinin kabulü (m.280).
Muvazaa
Tarafların gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapması; görünüşteki işlem hükümsüzdür (TBK m.19).
El koyma
Ceza soruşturmasında şüpheliye ait malvarlığının dondurulması (CMK m.128).
Mağdura iade
Suç kazancının müsadere edilmeden önce mağdura iadesi önceliği (TCK m.55).

Sıkça Sorulan Sorular

Yöneticinin eşine devrettiği eve ulaşabilir miyim?

Şartları varsa evet. Tasarrufun iptali davası kabul edilirse ev eşin adına kayıtlı kalsa bile üzerinde haciz ve satış isteyebilirsiniz (İİK m.283). Eşe yapılan devirde bilme karinesi uygulanır (m.280).

Davayı hemen açabilir miyim?

Hayır. Kesinleşmiş bir takip ve aciz belgesi veya aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı gerekir (İİK m.277, m.105). Bu süreçte ihtiyati hacizle malları koruyabilirsiniz.

Alacağımın mahkeme kararına bağlanması şart mı?

Adalet Bakanlığının değerlendirmesine göre ilama bağlanma şart değildir; ancak takibin kesinleşmiş olması gerekir. Tazminat alacaklarında bu genellikle bir dava kararı veya itirazın iptali kararıyla sağlanır.

Hangi tarihten sonraki devirler iptal edilebilir?

Alacağınızın doğumundan sonraki devirler. Haksız fiil alacağı fiilin işlendiği tarihte doğar. Bağışlama sayılan tasarruflar için ayrıca aciz belgesinden önceki bir yıllık dönem aranır (m.278).

7571 sayılı Kanun ne değiştirdi?

25.12.2025’ten itibaren m.278’deki şüphe dönemi iki yıldan bir yıla indi ve bağışlama karineleri aksi ispat edilebilir hâle geldi. Devralan, gerçek değerde bedel ödediğini ispat ederse bu bent uygulanmaz.

Bir yıl geçtiyse ne olur?

Zarar verme kastına dayanan m.280 yolu açık kalabilir: işlemden itibaren beş yıl içinde takip yapılmış olmalı ve devralanın kastı bildiği ispat edilmelidir. Yakınlar için bilme karinesi vardır.

Dava açma süresi ne kadar?

Tasarruf tarihinden itibaren beş yıl; bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen gözetilir (İİK m.284).

Ceza dosyasında el konuldu; ayrıca dava açmam gerekir mi?

Evet. El koyma malvarlığını dondurur ama tazminat sağlamaz. Tedbirden önce devredilmiş mallar için tasarrufun iptali, kendi alacağınız için tazminat davası ve takip gerekir.

El konulan para mağdurlara mı gider, Hazineye mi?

TCK m.55’e göre suç kazancının müsaderesi için önce mağdura iade edilememesi gerekir. Bu nedenle mağdurun kimliğinin ve zararının ceza dosyasına işlenmesi önemlidir.

Mal elden çıkmışsa ne olur?

Devralan, malın değeri oranında ve alacağınızı aşmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir (İİK m.283/2). Kötü niyetli sonraki devralanlara da dava açılabilir (m.282).

Başka mağdurlar da aynı mala yönelirse kim önce alır?

İptal kararı davayı açan alacaklıya yetki verir; haciz sırası belirleyicidir ve hacze iştirak sınırlıdır (İİK m.100). Erken davranmak önemlidir.

Mal kaçırma suç mu?

Evet. Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla malvarlığını eksiltmek altı aydan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir (İİK m.331). Şikâyet süresi öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıldır (m.347).

Masrafları karşılayamıyorum; ne yapabilirim?

Ödeme gücünüz yoksa ve talebiniz açıkça dayanaksız değilse adli yardım isteyebilirsiniz (HMK m.334). İhtiyati haciz için teminat istenebileceğini de hesaba katın.

Şirketimiz mağdur; aynı yolları kullanabilir mi?

Evet. Şirket alacaklı olarak takip yapar, aciz belgesi alır ve iptal davası açar. Şirket yöneticilerinin alacağı zamanında takip etmesi özen yükümlülüğünün parçasıdır.

Tahsil zincirinizi birlikte kuralım

Alacağınızı belgeleyip ihtiyati haciz, takip, haciz tutanağı ve tasarrufun iptali aşamalarını sürelerle birlikte planlayalım; ceza dosyasındaki haklarınızı da aynı anda koruyalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk