Şirket Fon Zararını Yönetici Sorumluluk Sigortasından (D&O) Karşılatabilir mi? 2026 — Talep Esaslı Teminat, Sigortalının Sigortalıya Karşı Talebi, Kasıt İstisnası, Doğrudan Dava ve Sigorta Tahkim (TTK m.361, 553, 1473-1482; 5684 m.30)
30 Eylül 2026

Şirket Fon Zararını Yönetici Sorumluluk Sigortasından (D&O) Karşılatabilir mi? 2026 — Talep Esaslı Teminat, Sigortalının Sigortalıya Karşı Talebi, Kasıt İstisnası, Doğrudan Dava ve Sigorta Tahkim (TTK m.361, 553, 1473-1482; 5684 m.30)

Şirketinizin nakdi tasfiye edilen veya işleme kapatılan bir fonda kaldıysa ve yatırım kararını veren yöneticiler için bir yönetici sorumluluk sigortası (D&O) poliçesi varsa, bu poliçe zararın bir bölümünü karşılayabilir. Ancak poliçe fonun değer kaybını değil, yöneticinin şirkete karşı hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu nedenle önce yöneticinin özen yükümlülüğünü kusurlu olarak ihlal ettiğinin ortaya konması gerekir (TTK m.369, m.553). Ardından üç engel aşılmalıdır: poliçenin talep esaslı zamanlaması, şirketin kendi yöneticisine karşı talebini hariç tutabilen “sigortalının sigortalıya karşı talebi” istisnası ve kasıt istisnası (TTK m.1477). Türk Ticaret Kanunu bu sigortayı zorunlu tutmaz, ama şirkete verilen zararın sigortalanmasını açıkça öngörür (TTK m.361). Zarar gören, sigorta bedeline kadar tazminatı doğrudan sigortacıdan da isteyebilir (TTK m.1478). Bu yazı, mağdur şirketin poliçeyi nasıl bulacağını, hangi tarihleri kontrol edeceğini, kimin dava açmasının teminatı etkileyebileceğini ve sigortacı ödemezse hangi yollara başvuracağını anlatır.

Şirketinizin yönetici sorumluluk poliçesi var mı? Tarihler kritik

Poliçeyi, geriye dönük tarihi ve bildirim şartlarını inceleyip sigortacıya durum bildirimini süresinde yapalım; yöneticiye karşı talebi teminatı kaybettirmeyecek şekilde kuralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Poliçe fon zararını doğrudan öder mi? Hayır. Poliçe yatırım kaybını değil, yöneticinin şirkete karşı tazminat sorumluluğunu karşılar. Önce yöneticinin kusurlu olarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ortaya konmalıdır (TTK m.553).

Şirket kendi yöneticisine dava açarsa sigorta öder mi? Poliçeye bağlıdır. Birçok poliçe, şirketin kendi yöneticisine karşı talebini “sigortalının sigortalıya karşı talebi” olarak hariç tutar. Pay sahibinin veya iflas idaresinin açtığı davalar ise çoğu zaman bu istisnanın dışındadır.

Neye dikkat etmeliyim? Zamanlamaya. Talep esaslı poliçelerde talebin poliçe süresi içinde ileri sürülmesi ve bildirilmesi gerekir. Fon kilidini öğrendiğiniz anda sigortacıya durum bildirimi yapın.

Sigortacı reddederse? Sigortacı sisteme üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir veya arabuluculuktan sonra asliye ticaret mahkemesinde dava açabilirsiniz. Zarar gören olarak sigortacıya doğrudan dava hakkınız da vardır (TTK m.1478).

Kapsam notu. Bu yazı, nakdi fonda kalan mağdur şirketin yönetici sorumluluk sigortasından tazminat alıp alamayacağını ele alır. Yöneticinin kişisel sorumluluğu ve savunması şirket yöneticisi olarak fona yatırım kararı verdim, anonim şirkette sorumluluk rejimi yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu, limited şirkette ortağın davası ise ortağın müdüre karşı sorumluluk davası yazılarımızda anlatıldı. Poliçe şartları sigortacıdan sigortacıya değişir; aşağıda “çoğu poliçe” veya “genellikle” diye anlatılan hususlar piyasadaki yaygın yapıları yansıtır, sizin poliçenizin metni esastır. Fon soruşturması sürmektedir; hiçbir kişi hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı yoktur ve masumiyet karinesi geçerlidir. Yazıda kişi adı kullanılmamıştır. Bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya hakkında hukuki görüş değildir.

Kısa Cevap: Sigorta Yatırım Zararını Değil, Yöneticinin Sorumluluğunu Karşılar

Kısa cevap: Yönetici sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortasıdır: sigortacı, sigortalı yöneticinin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu üstlenir (TTK m.1473). Şirketin fonda kaybettiği para, ancak bu kayıp bir yöneticinin kusurlu davranışına bağlanabiliyorsa ve poliçenin şartları sağlanıyorsa sigortadan karşılanabilir. Fonun kusursuz bir piyasa kaybı poliçenin konusu değildir.

Fon krizinden sonra şirket yönetiminde en sık sorulan sorulardan biri, “Bizim bir yönetici sigortamız vardı; zararı oradan karşılayamaz mıyız?” sorusudur. Cevap, poliçenin ne olduğunu doğru anlamakla başlar. Yönetici sorumluluk sigortası, şirketin mallarını veya yatırımlarını sigortalayan bir mal sigortası değildir. Sigortalanan şey, yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin görevlerini yaparken işledikleri kusurlu fiiller nedeniyle başkalarına karşı doğan tazminat borcudur. Türk Ticaret Kanunu bu borcu tanımlarken şirkete verilen zararı özellikle anar: TTK m.361, yönetim kurulu üyelerinin “görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zarar”ın sigortalanmasından söz eder.

Bu nedenle mağdur şirketin sorusu iki aşamalıdır. Birinci aşama, fona yatırım kararında yöneticinin kusuru olup olmadığıdır. İkinci aşama, bu kusurdan doğan tazminat borcunun poliçenin kapsamına girip girmediğidir. Aşağıdaki tablo, fon dosyalarında sık görülen durumları bu iki aşama bakımından özetler.

Yönetici sorumluluk sigortası fon zararında neyi karşılar, neyi karşılamaz?

DurumPoliçe devreye girer mi?Neden?
Fonun piyasa koşulları nedeniyle değer kaybetmesi, kimsenin kusuru yokHayırSigorta yatırım riskini değil, yöneticinin hukuki sorumluluğunu karşılar
Yönetim kurulu, nakit ihtiyacını ve yoğunlaşmayı gözetmeden şirket nakdini tek bir fona yatırdıŞartları varsa evetÖzen yükümlülüğünün kusurlu ihlali sorumluluk doğurabilir (TTK m.369, m.553)
Yetki sınırları aşıldı, iç yönergedeki onay alınmadıŞartları varsa evetKusurlu ihlal; istisnalar ayrıca incelenir
Yönetici fondan veya kurucudan kişisel menfaat sağladıÇoğu zaman hayırKişisel menfaat ve kasıt istisnaları; savunma masrafları karar kesinleşene kadar ödenebilir
Yönetici fona yatırımı bilerek ve isteyerek şirketi zarara uğratmak için yaptıHayırSigortacı kasten gerçekleştirilen olaydan sorumlu değildir (TTK m.1477)
Yöneticiye SPK idari para cezası veya adli para cezası verildiÇoğu zaman hayırCezalar poliçelerde genellikle teminat dışıdır; adli para cezasının sigortacıya yüklenmesi kamu düzenine aykırı kabul edilir
Yöneticiye karşı açılan davada avukatlık ve bilirkişi giderleriKural olarak evetSigortacı makul savunma giderlerini karşılar ve istem üzerine avans öder (TTK m.1474)

Tablonun gösterdiği gibi, poliçenin devreye girmesi için en elverişli durum, dürüst ama özensiz bir yatırım kararıdır: nakit ihtiyacının gözetilmemesi, tek bir fonda yoğunlaşma, fonun likidite ve risk yapısının araştırılmaması, iç onay süreçlerinin atlanması. Buna karşılık kişisel menfaat ve kasıt iddiaları güçlendikçe sorumluluk kolaylaşır, fakat sigorta teminatı zorlaşır. Bu gerilim, bu yazının ana eksenlerinden biridir: şirket, yöneticinin sorumluluğunu kurarken sigortanın teminat dışı bıraktığı bir çerçeveye kendiliğinden düşmemelidir. Bir yöneticinin fona yatırım kararında hangi ölçütlerle değerlendirileceği şirket yöneticisinin fona yatırım kararı yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı.

Yasal Çerçeve: TTK m.361 Teşvik Eder, m.1473 ve Devamı Uygulanır

Kısa cevap: TTK m.361 yönetici sorumluluk sigortasını zorunlu tutmaz; şirkete verilebilecek zararın sermayenin yüzde yirmi beşini aşan bir bedelle sigortalanması hâlinde bunun duyurulmasını ve kurumsal yönetim değerlendirmesinde dikkate alınmasını öngörür. Poliçenin hukuki rejimi ise Türk Ticaret Kanununun sorumluluk sigortasına ilişkin m.1473-1486 hükümleri, genel şartlar ve poliçenin özel şartlarıdır.

TTK m.361, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zararın şirket sermayesinin yüzde yirmi beşini aşan bir bedelle sigorta ettirilmesi hâlinde, bu hususun halka açık şirketlerde duyurulacağını ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum değerlendirmesinde dikkate alınacağını düzenler. Aynı husus, Sermaye Piyasası Kurulunun Kurumsal Yönetim Tebliği (II-17.1) ekindeki 4.2.8 numaralı ilkede de yer alır ve borsa şirketlerinde bu sigortanın KAP’ta açıklanmasını öngörür. Bu ilke zorunlu ilkeler arasında sayılmamıştır. Sonuç olarak şirketinizde böyle bir poliçenin bulunması bir yasal zorunluluğun değil, yönetimin tercihinin sonucudur; poliçenin olup olmadığını ilk iş olarak şirketin sigorta dosyasından, sigorta aracısından ve muhasebe kayıtlarındaki prim ödemelerinden kontrol edin.

Yönetici sorumluluk sigortasının hukuki çerçevesi

HükümNe düzenler?Fon mağduru şirket için anlamı
TTK m.361Yönetim kurulu üyelerinin şirkete verebilecekleri zararın sermayenin yüzde yirmi beşini aşan bedelle sigortalanması hâlinde duyuru ve kurumsal yönetim değerlendirmesiSigorta zorunlu değildir; ama kanun, şirkete verilen zararın sigortalanmasını açıkça öngörür
II-17.1, ilke 4.2.8Aynı sigortanın borsa şirketlerinde KAP’ta açıklanmasıZorunlu ilke değildir; halka açık şirketlerde poliçe bilgisi kamuya açık olabilir
TTK m.1454Başkası lehine sigortaŞirket sigorta ettiren, yöneticiler sigortalıdır
TTK m.1473Sorumluluk sigortasının konusu; işletmeyle ilgili sigortada temsilci ve yöneticilerin sorumluluğuSigortacı, sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu üstlenir
TTK m.1474-1476Hukuki koruma giderleri, sigortalının bildirimi, sigortacının tutumunu bildirmesi ve sulhSigortalı aleyhine değiştirilemez (m.1486)
TTK m.1477Kasten gerçekleştirilen olayKasıt ispatlanırsa sigortacı ödemez
TTK m.1478Zarar görenin doğrudan dava hakkıZarar gören, sigorta bedeline kadar tazminatı doğrudan sigortacıdan isteyebilir
TTK m.1481-1482Halefiyet ve zamanaşımıSigortacıya yöneltilecek istemler sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar
Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1Olay esaslı veya talep esaslı teminatTalep esaslı poliçede zamanlama belirleyicidir

Poliçenin yapısı bakımından iki kanuni kavram önemlidir. Birincisi, yönetici sorumluluk sigortası bir başkası lehine sigortadır (TTK m.1454): poliçeyi şirket yaptırır ve primini öder, ama sigortalılar yöneticilerdir. Şirket bazı bölümlerde kendisi de sigortalı olabilir. İkincisi, sorumluluk sigortasında zarar görenin konumu kanunla güçlendirilmiştir: zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini zamanaşımı süresi içinde doğrudan sigortacıdan isteyebilir (TTK m.1478). Fon zararında zarar gören şirketin kendisidir; bu nedenle şirket, poliçenin hem sigorta ettireni hem de zarar göreni olabilir. Bu çift konum, aşağıda anlatılan “sigortalının sigortalıya karşı talebi” istisnasının neden bu kadar önemli olduğunu açıklar.

Uygulamada yönetici sorumluluk poliçeleri çoğunlukla genel şartlara eklenen ve uluslararası piyasa metinlerinden uyarlanan kapsamlı özel şartlarla düzenlenir. Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (A.1), sigortanın olay esaslı veya talep esaslı yapılabileceğini açıkça öngörür. Özel şartlar kanunun koruyucu hükümlerine sigortalı aleyhine aykırı olamaz: TTK m.1486, hukuki koruma giderlerine, sigortalının bildirimine ve sigortacının tutumuna ilişkin m.1474-1476 hükümlerinin sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceğini düzenler. Poliçenin standart olarak hazırlanmış hükümleri ayrıca genel işlem koşullarına ilişkin kurallara tabidir; açık ve anlaşılır olmayan veya birden çok anlama gelen bir hüküm düzenleyen aleyhine yorumlanır (TBK m.23).

Önce Sorumluluk: Yönetici Ne Zaman Tazminat Borçlusu Olur?

Kısa cevap: Yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederlerse şirkete karşı sorumludur (TTK m.553/1). Anonim şirkette özen ölçüsü tedbirli bir yöneticinin özenidir (m.369/1). Kusuru kural olarak davacı ispat eder. Sigortacı, yöneticinin sorumlu olmadığını ileri sürerek yöneticinin bütün savunmalarını kullanabilir.

Sorumluluk sigortasında sigortacının borcu, sigortalının sorumluluğuna bağlıdır. Yönetici sorumlu değilse sigortacı da ödemez; yöneticinin zamanaşımı, ibra veya illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmaları sigortacının da savunmasıdır. Bu nedenle mağdur şirket, sigortacıya başvurmadan önce veya başvuruyla eş zamanlı olarak, yöneticiye karşı talebini sağlam bir hukuki temele oturtmalıdır. Anonim şirkette yönetim kurulu üyeleri TTK m.553 uyarınca, limited şirkette müdürler m.644/1-a yollamasıyla aynı rejim uyarınca sorumludur. Limited şirket müdürünün özen ölçüsü m.626/1’de “tüm özeni göstererek” şeklinde ifade edilmiştir.

Sigortadan önce: yöneticinin sorumluluğu nasıl kurulur?

UnsurAnonim şirketLimited şirketDikkat
Özen ölçüsüTedbirli bir yöneticinin özeni (TTK m.369/1)Tüm özeni göstererek (TTK m.626/1)Kararın veriliş biçimi incelenir, sonucu değil
Sorumluluk hükmüTTK m.553TTK m.644/1-a yollamasıyla m.553 ve m.555-561Kusur, zarar ve illiyet bağı aranır
İspat yüküKusuru kural olarak davacı ispat ederAynı6335 sayılı Kanunla kusur karinesi kaldırılmıştır
Kim dava açar?Şirket ve her pay sahibi; pay sahibi tazminatın şirkete ödenmesini ister (m.555)Aynı; genel kurul kararı gerekmezKimin dava açtığı, poliçedeki istisnalar bakımından önem taşır
Birden çok sorumluFarklılaştırılmış teselsül (m.557)AynıSigorta bedeli tüm sigortalılar için ortak olabilir
İbraYalnız açıklanan olaylar; olumlu oy verenleri bağlar (m.558)Aynı; yönetime katılanlar oy kullanamaz (m.619/1)İbra, sorumluluğu ve dolayısıyla teminatı ortadan kaldırabilir
ZamanaşımıÖğrenmeden iki, her hâlde fiilden beş yıl (m.560)AynıFiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanabilir

Fon yatırımı kararında kusur, kararın sonucundan değil veriliş biçiminden çıkar. Şirketin yakın vadeli nakit ihtiyacının hesaba katılıp katılmadığı, fonun izahnamesinin ve yatırım stratejisinin okunup okunmadığı, fonun likidite yapısının ve geri alım koşullarının araştırılıp araştırılmadığı, şirket nakdinin önemli bir bölümünün tek bir fonda toplanıp toplanmadığı, yetki devri ve iç onay kurallarına uyulup uyulmadığı, yöneticinin fonun kurucusu veya aracısıyla bir menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığı, bu değerlendirmenin temel sorularıdır. Bu soruların cevapları, sigortacının da inceleyeceği dosyayı oluşturur. Şirket içi bir inceleme yapılacaksa, bulguların sigorta bildirimini ve olası davayı destekleyecek biçimde belgelenmesi gerekir; yöntem fon krizi sonrası şirket içi inceleme yazımızda anlatıldı.

Birden fazla yönetici aynı zarara sebep olmuşsa, her biri kusuruna ve durumun gereklerine göre zararın şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumludur (TTK m.557). Bu kural sigorta bakımından da önem taşır: poliçedeki sigorta bedeli çoğu zaman bütün sigortalılar için ortaktır. Birden fazla yöneticiye yöneltilen taleplerin, savunma giderlerinin ve varsa diğer mağdurların taleplerinin aynı bedelden karşılanması, tahsil edilebilecek tutarı sınırlayabilir. Anonim şirkette sorumluluk rejiminin ayrıntıları yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda ele alındı.

Poliçenin Anatomisi: A, B ve C Bölümleri, Sigortalı ve Talep

Kısa cevap: Yönetici sorumluluk poliçeleri genellikle üç bölümden oluşur: yöneticinin kişisel teminatı (A), şirketin yöneticiye yaptığı ödemeleri geri alma teminatı (B) ve şirketin kendisine yönelik, çoğunlukla sermaye piyasası taleplerini kapsayan teminat (C). Mağdur şirketin yöneticiye karşı talebinde ilgili bölüm, kural olarak yöneticiyi koruyan A bölümüdür. C bölümü, şirketin kendi yatırım zararını karşılamaz.

Poliçeyi elinize aldığınızda önce üç tanıma bakın: “sigortalı”, “talep” ve “zarar”. Sigortalı tanımı; yönetim kurulu üyelerini, müdürleri, bazen belirli üst düzey çalışanları, eski ve gelecekteki yöneticileri ve bazı bölümler bakımından şirketin kendisini kapsar. Fona yatırım kararını hazine müdürü veya finans direktörü gibi bir çalışan vermişse, bu kişinin sigortalı tanımına girip girmediği belirleyicidir; girmiyorsa, onun kusuru bu poliçe yerine iş hukuku kuralları ve varsa başka bir poliçe bakımından değerlendirilir. Talep tanımı; yazılı tazminat istemini, dava ve tahkim başvurusunu, çoğu zaman idari ve cezai soruşturmaları da kapsar. Zarar tanımı ise tazminatı, faizleri, sulh bedellerini ve savunma giderlerini içerir; cezaları ve sigortalanamayan kalemleri dışarıda bırakır.

Bir yönetici sorumluluk poliçesinin tipik bölümleri

BölümKimi korur?Ne zaman çalışır?Fon mağduru şirket açısından
A bölümü (yöneticinin kişisel teminatı)YöneticilerŞirket yöneticiyi tazmin etmediğinde veya edemediğindeŞirketin yöneticiye karşı talebinde asıl ilgili bölüm budur
B bölümü (şirketin geri ödeme teminatı)ŞirketŞirket, yöneticinin savunma giderlerini veya tazminatını üstlendiğindeŞirket yöneticinin masraflarını ödediyse geri isteyebilir
C bölümü (şirket teminatı)ŞirketÇoğunlukla halka açık şirketlere karşı sermaye piyasası talepleriŞirketin kendi yatırım zararını karşılamaz
Savunma ve soruşturma giderleriYöneticilerDava, SPK incelemesi veya savcılık soruşturması sırasındaLimitten düşülüyorsa tahsil edilebilecek tutarı azaltır
Ek bildirim süresiYöneticiler ve şirketPoliçe yenilenmediğinde veya kontrol değiştiğindeTalebin bu süre içinde yapılması gerekir

Savunma giderlerinin nasıl ele alındığı, mağdur şirket bakımından sanıldığından daha önemlidir. TTK m.1474, sigortalıya yöneltilen istemlere karşı makul hukuki koruma giderlerinin sigortacı tarafından karşılanacağını ve sigortacının sigortalının istemi üzerine bu giderler için avans ödeyeceğini düzenler; bu hüküm sigortalı aleyhine değiştirilemez (m.1486). Buna karşılık birçok yönetici sorumluluk poliçesinde savunma giderleri sigorta bedelinden düşülür. Yöneticinin savunması uzadıkça, uzman danışmanlara ve bilirkişilere ödenen tutarlar arttıkça, sonunda şirkete ödenebilecek tazminat azalır. Savunma giderlerinin sigorta bedeline dahil edilmesinin m.1474 ve m.1486 karşısındaki geçerliliği tartışılabilir; poliçenizde bu konunun nasıl düzenlendiğini ve bedelin hangi sırayla tüketildiğini baştan tespit edin.

Halka açık şirketlerde C bölümü, şirketin kendisine karşı yatırımcılar tarafından ileri sürülen sermaye piyasası taleplerini, örneğin yanıltıcı kamuyu aydınlatma nedeniyle açılan tazminat davalarını karşılar. Mağdur şirketin kendi fon kaybı bu bölümün konusu değildir. Ancak şirket halka açıksa ve fon kaybı zamanında veya doğru açıklanmadıysa, şirketin kendisi de yatırımcı taleplerine muhatap olabilir; o durumda C bölümü şirketin savunması bakımından gündeme gelir. Borsa şirketlerinde yönetim kurulunun sorumluluğu halka açık şirkette yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda anlatıldı.

Talep Esaslı Teminat: Zamanlama Her Şeydir

Kısa cevap: Yönetici sorumluluk poliçelerinin çoğu talep esaslıdır: kusurlu fiil geçmişte işlenmiş olsa bile, talep poliçe süresi içinde ileri sürülmüş ve sigortacıya bildirilmişse teminat çalışır. Poliçe sona erdikten sonra ileri sürülen talep, ek bildirim süresi yoksa teminat dışında kalabilir. Bu nedenle fon kilidi öğrenildiği anda sigortacıya durum bildirimi yapmak ve yöneticiye talebi poliçe süresi içinde yöneltmek gerekir.

TTK m.1473, sorumluluk sigortasını sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan doğan sorumluluk üzerine kurar; bu “olay esaslı” modeldir. Ancak bu hüküm m.1486’da değiştirilemez hükümler arasında sayılmamıştır ve Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1, sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olay nedeniyle yalnızca sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı ileri sürülen taleplerin teminat altına alınabileceğini öngörür. Sözleşmeden önceki olayların hangi tarihten itibaren kapsama gireceği poliçede “geriye dönük tarih” olarak gösterilir. Talep esaslı teminatın sınırları öğretide tartışılmaktadır; ancak piyasada yönetici sorumluluk poliçelerinin büyük bölümü bu modelle yapılır.

Talep esaslı poliçede zamanlama: dört kritik tarih

TarihAnlamıFon krizinde ne yapılmalı?
Geriye dönük tarihBu tarihten önceki kusurlu fiiller teminat dışıdırFona yatırım kararının tarihi bu tarihten sonra mı? Kontrol edin
Poliçe süresiTalep bu süre içinde ileri sürülmüş ve bildirilmiş olmalıdırYöneticiye yazılı talebi poliçe sona ermeden yöneltin
Durum bildirimiHenüz talep yoksa, ileride talebe dönüşebilecek durum bildirilirFon kilidi öğrenilir öğrenilmez sigortacıya durum bildirimi yapın
Ek bildirim süresiPoliçe bittikten sonra, önceki fiillere ilişkin taleplerin bildirilebildiği ek süreYenileme yoksa bu süreyi satın almayı değerlendirin
Yenileme ve beyanYenilemede bilinen durumların beyanı gerekir (TTK m.1435)Fon krizini beyan etmeden yenilemek hem beyan yükümlülüğünü ihlal eder hem de önceden bilinen durum istisnasına yol açar

Fon krizinde en sık yapılan hata, zararın kesinleşmesini beklemektir. Şirket yönetimi, fonun tasfiyesinin sonuçlanmasını, ödemelerin yapılmasını ve kalan zararın netleşmesini bekler; bu arada poliçe yenileme tarihi gelir. Yenilemede sigortacı, bilinen durumları sorar. Şirket fon krizini beyan etmezse, sigorta ettirenin sözleşme yapılırken bildiği veya bilmesi gereken önemli hususları bildirme yükümlülüğünü (TTK m.1435) ihlal etmiş olur ve bu ihlal sigortacıya sözleşmeden cayma, prim farkı isteme veya tazminattan indirim yapma imkânı verebilir (m.1439). Beyan ederse, yeni poliçe fon krizini “önceden bilinen durum” olarak teminat dışında bırakabilir. Her iki durumda da kriz, eski poliçenin konusudur ve eski poliçe süresi içinde bildirilmelidir.

Durum bildirimi (notice of circumstances), henüz ortada somut bir tazminat talebi yokken, ileride talebe dönüşebilecek bir olayın sigortacıya bildirilmesidir. Poliçelerin çoğu, poliçe süresi içinde usulüne uygun olarak bildirilen durumdan sonradan doğan talepleri, bildirimin yapıldığı döneme ait sayar. Fon kilidini öğrenen, şirket nakdinin önemli bir bölümünün geri alınamadığını tespit eden veya pay sahiplerinden bilgi ve hesap talebi alan yönetim, bu bildirimi gecikmeden yapmalıdır. Bildirimin içeriği poliçede genellikle tarif edilir: olayın tarihi, ilgili sigortalılar, olası talep sahipleri ve tahmini zarar. Bildirimi yapma yükümlülüğü, yöneticilerin kendi aleyhlerine bir süreç başlatması anlamına geldiğinden, çıkar çatışması doğurabilir; bu durumda bildirimi, kararda yer almamış yöneticilerin, denetim komitesinin veya şirket avukatının yürütmesi daha sağlıklıdır. Pay sahiplerinin bilgi alma ve özel denetim talepleri genel kurulda bilgi alma ve özel denetim talebi yazımızda anlatıldı; bu talepler de poliçeye göre bir durum veya talep sayılabilir.

Poliçenin sona ermesi veya şirketin kontrolünün değişmesi hâlinde, ek bildirim süresi hayati önem kazanır. Kontrol değişikliği hükümleri, şirketin birleşmesi, devralınması veya tasfiyesi hâlinde poliçeyi yalnızca önceki fiillerle sınırlı bir koruma dönemine dönüştürebilir. Fon krizinden etkilenen şirket yeniden yapılandırılıyor, satılıyor veya konkordato sürecine giriyorsa, bu hükümlerin etkisi mutlaka ayrıca incelenmelidir.

Şirket Kendi Yöneticisine Dava Açarsa: Sigortalının Sigortalıya Karşı Talebi

Kısa cevap: Birçok poliçe, bir sigortalının başka bir sigortalıya karşı talebini, özellikle şirketin kendi yöneticisine karşı açtığı davayı teminat dışında bırakır. Bu istisnanın amacı, şirket ile yöneticilerin anlaşarak sigortadan para almasını önlemektir. Ancak istisnanın genellikle istisnaları vardır: pay sahibi davaları, iflas idaresi veya tasfiye memuru talepleri ve bazı poliçelerde yeni yönetimin talepleri teminat içinde kalabilir.

Mağdur şirket için en kritik madde budur. TTK m.555/1, şirketin uğradığı zararın tazminini şirketin ve her bir pay sahibinin isteyebileceğini, pay sahiplerinin ise tazminatın yalnızca şirkete ödenmesini isteyebileceğini düzenler. Şirket iflas etmişse, m.556 uyarınca pay sahiplerinin ve alacaklıların istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür; iflas idaresi davayı açmazsa her pay sahibi veya alacaklı açabilir. Yani aynı zarar için davayı açabilecek birden fazla kişi vardır ve kimin davacı olduğu, poliçedeki istisna bakımından farklı sonuç doğurabilir.

Sigortalının sigortalıya karşı talebi istisnası: kim dava açarsa ne olur?

DavacıPoliçelerdeki genel eğilimDeğerlendirme
Şirketin kendisi (yönetim kurulu kararıyla)Çoğu poliçede istisna kapsamındaİstisnanın istisnaları ve TTK m.361’in amacı birlikte değerlendirilmeli
Pay sahibi (TTK m.555, tazminat şirkete)Şirketin yardımı olmaksızın açılan pay sahibi davası çoğu zaman teminat içindePoliçe metnine bakılmalı; büyük pay sahibi istisnası bulunabilir
İflas idaresi veya tasfiye memuru (TTK m.556)Çoğu zaman teminat içindeŞirket iflas etmişse bu yol önem kazanır
Yeni yönetim (yönetim değişikliğinden sonra)Poliçeden poliçeye değişirAçık bir düzenleme yoksa yorum uyuşmazlığı çıkabilir
Başka bir yönetici (rücu)Çoğu zaman teminat içindeMüteselsil sorumlulukta rücu talepleri
Üçüncü kişi (fon yatırımcısı, alacaklı)İstisna uygulanmazKasıt ve mesleki hizmet istisnaları ayrıca incelenir

İstisna, şirketin “yardımı, katılımı veya teşviki” olmaksızın açılan pay sahibi davalarını çoğu zaman kapsam dışında bırakır, yani bu davaları teminat içinde tutar. Bu nedenle bir pay sahibinin, tazminatın şirkete ödenmesini isteyerek açtığı dava, şirketin kendisinin açtığı davaya göre sigorta bakımından daha elverişli olabilir. Ancak bu tercih yapay biçimde kurgulanırsa, yani şirket yönetimi bir pay sahibini öne sürerek davayı fiilen kendisi yürütürse, sigortacı istisnanın uygulanması gerektiğini ileri sürecektir. Kararı, gerçek pay sahibi iradesine ve poliçenin metnine dayanarak verin. Limited şirkette ortağın müdüre karşı davası ve bunun masraf dengesi ortağın müdüre karşı sorumluluk davası yazımızda anlatıldı.

İstisnanın geçerliliği bakımından bir hukuki tartışma da not edilmelidir. TTK m.361, sigortalanabilecek riski doğrudan “şirkete verilebilecek zarar” olarak tarif eder. Şirketin kendi yöneticisine karşı bütün taleplerini istisnasız biçimde dışarıda bırakan bir hüküm, bu amacı büyük ölçüde boşaltabilir. Görüşümüze göre bu durumda istisnanın kapsamı, TBK m.20-25’teki genel işlem koşulları denetimi ve TBK m.23’teki düzenleyen aleyhine yorum kuralı ile birlikte değerlendirilmelidir. Bu, istisnanın geçersiz olduğu anlamına gelmez; her poliçe ve somut olay ayrıca değerlendirilir. Aile şirketlerinde sık rastlanan “büyük pay sahibi istisnası” ise belirli oranın üzerinde pay sahibi olanların taleplerini hariç tutabilir; yöneticinin aynı zamanda büyük ortak olduğu şirketlerde bu hükme ayrıca bakılmalıdır.

Şirket iflas etmişse durum farklılaşır. İflas idaresinin açtığı sorumluluk davaları, poliçelerde çoğu zaman sigortalının sigortalıya karşı talebi istisnasının dışında tutulur. Bu nedenle iflas eden şirketin alacaklıları bakımından yönetici sorumluluk sigortası önemli bir tahsil kaynağı olabilir. İflas hâlinde yöneticiye karşı taleplerin nasıl yürüdüğü şirket iflas etti, yöneticiden alacak alınır mı yazımızda anlatıldı.

Diğer İstisnalar: Kasıt, Kişisel Menfaat, Cezalar ve Önceden Bilinen Durumlar

Kısa cevap: Sigortacı, sigortalının kasten gerçekleştirdiği olaydan doğan zarardan sorumlu değildir (TTK m.1477). İhmal, hatta ağır ihmal kasıt değildir. Poliçeler ayrıca hakkı olmayan kişisel kazancı, suç teşkil eden fiilleri, cezaları ve poliçe öncesinde bilinen durumları hariç tutar. Kasıt ve kişisel menfaat istisnaları çoğu poliçede kesinleşmiş bir karar veya ikrar hâlinde uygulanır.

Kasıt istisnası kanuni bir sınırdır: kimse kasten verdiği zararın sonuçlarını sigortacıya yükleyemez. Ancak fon yatırımı kararlarının büyük bölümü kasıtlı değildir. Şirket nakdini daha yüksek getiri beklentisiyle bir serbest fona yatıran, ama fonun likidite riskini ve yoğunlaşmasını yeterince incelemeyen bir yöneticinin davranışı ihmal veya ağır ihmal olarak nitelendirilebilir; bu durumda kasıt istisnası uygulanmaz. Kastın varlığını ileri süren sigortacı, bunu ispatla yükümlüdür.

Fon dosyalarında öne çıkan diğer istisnalar

İstisnaİçeriğiKarşı argüman veya dikkat
KasıtKasten gerçekleştirilen olaydan sigortacı sorumlu değildir (TTK m.1477)İhmal ve ağır ihmal kasıt değildir; kastı sigortacı ispat eder
Kişisel menfaat ve suçHakkı olmayan kişisel kazanç veya suç teşkil eden fiillerPoliçelerde çoğu zaman kesinleşmiş karar veya ikrar şartına bağlıdır
BölünebilirlikBir yöneticinin kastı diğerlerine yüklenmezKasıtla hareket etmeyen yöneticilerin teminatı sürebilir
Önceden bilinen durumlar ve bekleyen davalarPoliçe başlamadan bilinen olaylarFon krizinden sonra yapılan poliçe bu yüzden kriz talebini karşılamayabilir
Cezalarİdari ve adli para cezalarıSavunma giderleri yine de kapsamda olabilir
Mesleki hizmetFinansal kuruluşlarda müşterilere verilen hizmetten doğan taleplerPortföy yönetim şirketinde bu talepler ayrı bir mesleki sorumluluk poliçesinin konusu olabilir
Büyük pay sahibiBelirli oranın üzerinde pay sahibi olanların talepleriAile şirketlerinde sık karşılaşılır

Fon soruşturmasının seyri bu istisnaların uygulanması bakımından belirleyici olabilir. Şirket yöneticisi fonun kurucusu, yöneticisi veya aracısıyla bir çıkar ilişkisi içindeyse ve bu ilişki ceza dosyasında ortaya konursa, sigortacı kişisel menfaat ve suç istisnalarına dayanacaktır. Poliçelerin çoğu, bu istisnaları ancak kesinleşmiş bir yargı kararı veya sigortalının ikrarı hâlinde uygular ve o zamana kadar savunma giderlerini öder; karar aleyhe kesinleşirse ödenen giderlerin geri istenmesini öngörür. Bölünebilirlik hükmü sayesinde bir yöneticinin kastı diğer yöneticilere yüklenmez: kasıtla hareket etmeyen, ama denetim görevini ihmal eden yönetim kurulu üyeleri bakımından teminat sürebilir. Mağdur şirket, talebini yöneticiler arasında bu ayrımı gözeterek kurmalıdır.

İdari para cezaları, adli para cezaları ve kamu alacakları poliçelerde genellikle teminat dışıdır; cezanın kişiselliği ilkesi karşısında adli para cezasının sigortacıya yüklenmesi kamu düzenine aykırı kabul edilir. Şirketin fon kilidi nedeniyle ödeyemediği vergi ve prim borçlarından kanuni temsilcinin kişisel sorumluluğu da ayrı bir rejimdir ve bu poliçenin konusu olmayabilir. Poliçe öncesinde bilinen durumlar ve bekleyen davalar istisnası ise, yukarıda anlatıldığı gibi, fon krizinden sonra yapılan veya yenilenen poliçelerin bu krize ilişkin talepleri karşılamaması sonucunu doğurabilir.

Portföy yönetim şirketleri, bankalar ve aracı kurumlar gibi finansal kuruluşların yönetici sorumluluk poliçelerinde ayrıca bir “mesleki hizmet” istisnası bulunabilir. Bu istisna, kuruluşun müşterilerine verdiği hizmetteki kusurdan doğan talepleri yönetici poliçesinin dışında bırakır ve bu talepleri ayrı bir mesleki sorumluluk poliçesine yönlendirir. Mağdur şirket, fonu yöneten şirketin yöneticilerine yönelecekse bu ayrımı dikkate almalıdır.

Bildirim ve Sigortacıyla İlişki: On Gün, Beş Gün ve Sulh İçin Onay

Kısa cevap: Sigortalı yönetici, sorumluluğunu gerektirecek olayları on gün içinde, kendisine yöneltilen istemi ise derhâl sigortacıya bildirir (TTK m.1475). Sigortacı, bildirimden itibaren beş gün içinde savunmayı üstlenip üstlenmeyeceğini bildirir (m.1476). Yönetici, sigortacının onayı olmadan zarar görenle sulh olmamalı ve sorumluluğunu kabul etmemelidir; aksi hâlde sulh sigortacıyı bağlamayabilir.

Kanunun öngördüğü bildirim yükümlülüğü sigortalıya, yani yöneticiye aittir. Ancak mağdur şirketin, yöneticinin bu yükümlülüğü yerine getirmesini beklemesi riskli olabilir: yönetici, kendisine karşı bir talebin varlığını kabul etmek istemeyebilir veya ihmal edebilir. Poliçelerin çoğu, sigorta ettiren şirkete de bildirim yapma imkânı tanır. Şirket ayrıca TTK m.1446 uyarınca rizikonun gerçekleştiğini gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Kanun, bildirimin yapılmamasının sonucunu kural olarak tazminatın artmasına yol açan ölçüde indirimle sınırlar; ancak talep esaslı poliçelerde talebin poliçe süresi içinde bildirilmesi teminatın şartı olarak düzenlendiğinden, geç bildirim teminatın tümüyle kaybedilmesine yol açabilir. Bu nedenle kanundaki indirim kuralına güvenmeyin; bildirimi hemen yapın.

Sigortacıyla ilişkide kanuni süreler ve yükümlülükler

Kim?YükümlülükSüreDayanak
Sigortalı yöneticiSorumluluğunu gerektirecek olayı bildirmekOn gün içindeTTK m.1475
Sigortalı yöneticiKendisine yöneltilen istemi veya davayı bildirmekDerhâlTTK m.1475
SigortacıSavunmayı üstlenip üstlenmeyeceğini bildirmekBildirimden itibaren beş gün içindeTTK m.1476
Sigortalı yöneticiSigortacının onayı olmadan sulh olmamak, sorumluluğu kabul etmemekSulhten önceTTK m.1476; poliçe
SigortacıSavunma giderleri için avans ödemekSigortalının istemi üzerineTTK m.1474
Sigorta ettiren şirketRizikonun gerçekleştiğini bildirmekGecikmeksizinTTK m.1446
SigortacıTazminatı ödemekGerekli belgelerin ulaşmasını izleyen kırk beş gün içindeTTK m.1427

Sigortacının tutumu, şirketin stratejisini doğrudan etkiler. Sigortacı savunmayı üstlenirse, yöneticinin avukatını onaylar veya atar, savunma giderlerini karşılar ve sulh görüşmelerinde söz sahibi olur. Sigortacı savunmayı üstlenmez veya süresinde tutumunu bildirmezse, kanun sigortacının sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı ödeyeceğini öngörür (m.1476). Mağdur şirket bakımından pratik sonuç şudur: yöneticiyle yapılacak her türlü uzlaşma, ödeme planı veya sorumluluk kabulü sigortacının yazılı onayıyla yapılmalıdır. Yöneticinin şirketle tek başına yaptığı bir sulh, hem sigortacının ödeme yükümlülüğünü tartışmalı hâle getirir hem de sigortacının rücu haklarını etkilediği gerekçesiyle ret sebebi olarak ileri sürülebilir.

Şirket, yöneticiye karşı dava açtığında veya yönetici şirketin talebine muhatap olduğunda, sigortacının davaya dahil olması da gündeme gelir. Yönetici, davayı sigortacıya ihbar edebilir; sigortacı da fer’i müdahil olarak davaya katılabilir (HMK m.61-66). Şirket ise sigortacıyı doğrudan davalı olarak gösterebilir. Hangi yolun seçileceği, sigortacının tutumuna ve poliçedeki istisnalara göre belirlenir. Davanın ihbarı ve fer’i müdahalenin usulü davanın ihbarı ve fer’i müdahale yazımızda anlatıldı.

Doğrudan Dava Hakkı: Şirket veya Yatırımcı Sigortacıya Gidebilir mi?

Kısa cevap: Evet. TTK m.1478’e göre zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini zamanaşımı süresi içinde doğrudan sigortacıdan isteyebilir. Bu hak hem mağdur şirkete, hem de fonu yöneten şirketin yöneticilerinin sorumluluğuna dayanan bir yatırımcıya açıktır. Ancak sigortacı, yöneticinin sorumluluğunu ve isteğe bağlı sigortada kural olarak poliçeden doğan istisnaları zarar görene karşı da ileri sürebilir.

Doğrudan dava hakkı, zarar görenin sigortalının ödeme gücüne bağımlı kalmamasını sağlar. Fon krizinde yöneticilerin malvarlıklarına el konulmuş, tedbir uygulanmış veya yöneticiler ödeme güçlüğüne düşmüş olabilir. Bu durumda sigorta bedeli, çoğu zaman erişilebilir tek ödeme kaynağıdır. Doğrudan davada şirket, hem yöneticinin sorumluluğunu hem de bu sorumluluğun poliçe kapsamına girdiğini ispat etmelidir; sigortacı ise yöneticinin savunmalarını ve poliçedeki istisnaları ileri sürebilir. Zorunlu sorumluluk sigortalarında kanun, sigortacının sözleşmeden doğan def’ilerini zarar görene karşı ileri sürmesini sınırlar (TTK m.1484); yönetici sorumluluk sigortası ise isteğe bağlı olduğundan bu koruma ona uygulanmaz.

Zamanaşımı bakımından iki ayrı süre birlikte izlenmelidir. Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.1482); bu özel hüküm, genel zamanaşımı hükmü olan m.1420’nin önüne geçer. Ancak yöneticinin şirkete karşı sorumluluğu, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki, her hâlde fiilden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.560). Yöneticiye karşı istem zamanaşımına uğramışsa, sigortacı da bu savunmayı ileri sürecektir. Talep esaslı poliçede ise “sigorta konusu olay”ın ne olduğu, yani fiilin mi talebin mi esas alınacağı tartışmalı olabilir. Güvenli yol, hiçbir süreyi beklememektir.

Fon yatırımcısı bir gerçek kişi veya başka bir şirket bakımından da aynı soru gündeme gelir: fonu yöneten portföy yönetim şirketinin yöneticileri için bir yönetici sorumluluk poliçesi varsa, yatırımcı bu poliçeye doğrudan başvurabilir mi? Yatırımcı, yöneticilerin kendisine karşı doğrudan sorumlu olduğu hâllerde (örneğin haksız fiil veya TTK m.553 kapsamında doğrudan zarar) zarar gören sıfatıyla m.1478’e dayanabilir. Ancak üç engel vardır: poliçenin varlığı kamuya açık olmayabilir, mesleki hizmet istisnası yatırımcıya verilen hizmetten doğan talepleri başka bir poliçeye yönlendirebilir ve fiil piyasa dolandırıcılığı gibi kasıtlı bir suç olarak nitelendirilirse kasıt istisnası uygulanır. Fon zararında sorumluluğun dayanakları fon zararında sorumluluk temeli yazımızda anlatıldı.

Poliçenin varlığını öğrenmek için birkaç yol vardır. Halka açık şirketlerde yönetici sorumluluk sigortası ilke 4.2.8 kapsamında KAP’ta, faaliyet raporunda veya kurumsal yönetim raporlarında açıklanmış olabilir. Kendi şirketinizin poliçesi şirketin sigorta dosyasında ve muhasebe kayıtlarındadır; eski yönetim bu belgeleri teslim etmiyorsa, pay sahibi bilgi alma hakkını kullanabilir veya özel denetim isteyebilir (TTK m.437, m.438). Karşı tarafın poliçesi bakımından ise dava sırasında belge ibrazı istenebilir (HMK m.219-220) ve yöneticinin davayı sigortacısına ihbar edip etmediği izlenmelidir.

Sigortacı Ödemezse: Tahkim, Arabuluculuk ve Dava

Kısa cevap: Önce sigortacıya belgeleriyle birlikte yazılı başvuru yapılır. Sigortacı talebi reddeder veya on beş iş günü içinde cevap vermezse, sigortacı tahkim sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m.30). Mahkeme yolunda ise konusu para olan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).

Sigortacının ödeme süresi, rizikonun gerçekleştiğini ve tazminat miktarını belirlemek için gerekli belgelerin ulaşmasını izleyen kırk beş gündür (TTK m.1427); bu sürenin sonunda sigortacı temerrüde düşer. Sorumluluk sigortasında sigortacı çoğu zaman yöneticinin sorumluluğunun kesinleşmesini bekler; bu nedenle şirketin başvurusunda sorumluluğu gösteren belgeleri, zarar hesabını ve varsa şirket içi inceleme raporunu eksiksiz sunması önemlidir. Sigortacının ret yazısı, gerekçeleriyle birlikte, sonraki bütün adımların temelini oluşturur.

Sigortacı ödemezse: başvuru yolları

YolNe zaman?AvantajDikkat
Sigortacıya yazılı başvuruHer durumda ilk adımTutum ve ret gerekçesi yazılı hâle gelirBelgeleri eksiksiz ekleyin
Sigorta Tahkim KomisyonuSigortacı reddetmiş veya süresinde cevap vermemişseHızlı ve uzman hakemler; kesinleşen karar ilam niteliğindeİsteğe bağlı sigortada sigortacı sisteme üye olmalıdır; aynı uyuşmazlık mahkemeye götürülmemiş olmalıdır (5684 s.K. m.30)
ArabuluculukAsliye ticaret mahkemesinde dava açmadan önceUzlaşma imkânıKonusu para olan ticari davalarda dava şartıdır (TTK m.5/A)
DavaArabuluculukta anlaşma olmazsaTam yargılama, bilirkişi, kanun yoluYöneticiye karşı dava ile birlikte düşünülmeli
SEDDK’ya şikâyetBaşvuru cevapsız kalırsa veya usulsüzlük varsaDenetim ve kayıtUyuşmazlığı çözmez; süreleri durdurmaz

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta ettiren, sigortalı, lehtar veya zarar gören ile sigorta kuruluşu arasındaki uyuşmazlıkları çözen özel bir tahkim mekanizmasıdır. İsteğe bağlı sigortalarda başvuru, karşı taraf sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üye olmasına bağlıdır; zorunlu sigortalardaki üyelik istisnası yönetici sorumluluk sigortasına uygulanmaz. Aynı uyuşmazlığın daha önce mahkemeye götürülmemiş olması gerekir. Kesinleşen hakem kararı ilam niteliğindedir. Komisyonun parasal sınırları her yıl yeniden belirlenir; güncel tutarlar ve süreç Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yazımızda yer alıyor. Yönetici sorumluluk uyuşmazlıklarının tutarı ve hukuki karmaşıklığı yüksek olduğundan, tahkim ile mahkeme arasındaki seçim; delil ihtiyacı, yöneticiye karşı açılacak davayla birlikte görülme imkânı ve kanun yolları dikkate alınarak yapılmalıdır.

Mahkeme yolunda sigortacıya karşı dava, Türk Ticaret Kanununun sigorta hükümlerinden doğduğu için ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olduğundan, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (TTK m.5/A). Arabuluculuk başvurusunda sigortacıyı ve yöneticiyi birlikte davet etmek, üç taraflı bir çözüm için zemin hazırlayabilir. Ticari arabuluculuğun kuralları ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımızda anlatıldı. Sigorta şirketlerinin denetim otoritesi olan Sigorta ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna (SEDDK) şikâyet ise uyuşmazlığı çözmez, ancak sigortacının başvuruyu usulüne uygun ele almasını sağlamaya yardımcı olabilir.

İbra, Sulh ve Halefiyet: Teminatı Kaybettiren Adımlar

Kısa cevap: Genel kurulun yöneticileri ibra etmesi, açıklanan olaylar bakımından şirketin talebini ortadan kaldırabilir (TTK m.558); yöneticinin sorumluluğu kalmayınca sigortacının borcu da kalmaz. Şirketin yöneticiyle sigortacıdan habersiz sulh olması veya yöneticiyi borçtan kurtarması da teminatı tehlikeye atar. Sigortacı ödeme yaptığı ölçüde sigortalının haklarına halef olur (TTK m.1481).

Fon krizinin ardından yapılan ilk olağan genel kurulda yönetim kurulunun ibrası gündeme gelir. İbra kararı yalnızca açıklanan maddi olaylara ilişkin etki doğurur ve yalnızca ibraya olumlu oy veren pay sahiplerini bağlar; diğer pay sahiplerinin dava hakkı ibra kararından itibaren altı ay geçmesiyle düşer (m.558). Fon yatırımı ve sonuçları genel kurulda açıkça tartışılıp ibra verilirse, şirketin yöneticiye karşı talebi ve dolayısıyla sigortaya başvuru imkânı zayıflar. Bu nedenle poliçe ve olası talepler değerlendirilmeden ibra oylamasına gidilmemeli; gerekirse ibra ertelenmeli veya fon yatırımı ibra kapsamı dışında bırakılmalıdır. Yönetime katılanlar limited şirkette ibra oylamasında oy kullanamaz (m.619/1); anonim şirkette de yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy yasağı vardır (m.436/2).

Sulh ve borçtan kurtarma da aynı etkiyi doğurabilir. Şirket, yöneticiyle “ödeyebildiği kadarını öde, gerisinden vazgeçiyoruz” şeklinde bir anlaşma yaparsa, vazgeçilen kısım bakımından sigortacının ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkabilir; üstelik yöneticinin sigortacının onayı olmadan sorumluluk kabul etmesi, poliçe bakımından ayrı bir ihlal sayılabilir. Doğru yaklaşım, yöneticiyle yapılacak her anlaşmayı sigortacıyla birlikte kurgulamak ve sigorta bedelinin öncelikle kullanılmasını sağlamaktır.

Halefiyet ise sigortacının ödemeden sonraki konumunu belirler. Sigortacı tazminatı ödediği ölçüde sigortalının haklarına halef olur (TTK m.1481); örneğin yöneticinin, zarara birlikte sebep olan fonun yöneticisine, bankaya veya aracı kuruma karşı rücu hakları varsa, sigortacı bu hakları kullanabilir. Bu durum mağdur şirketin kendi haklarını ortadan kaldırmaz: şirket, sigortadan karşılanmayan zararı için bu kişilere karşı talebini sürdürebilir. Ancak aynı zararın iki kez tahsil edilemeyeceği unutulmamalı, sigortadan alınan tutar diğer davalarda mahsup edilmelidir. Fonu yöneten ve satan kuruluşlara karşı yollar fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım yazımızda anlatıldı.

Başka Hangi Poliçeler Devreye Girebilir?

Kısa cevap: Yönetici sorumluluk sigortası tek seçenek değildir. Zarar bir çalışanın hileli ve kasıtlı eyleminden doğmuşsa emniyeti suistimal sigortası, fonu yöneten veya satan kuruluşun kusurundan doğmuşsa o kuruluşun mesleki sorumluluk veya yönetici poliçeleri gündeme gelebilir. İşletme sorumluluk poliçeleri ise genellikle salt mali zararı kapsamaz.

Yönetici sorumluluk sigortası ile emniyeti suistimal sigortası birbirini tamamlar. Birincisi yöneticinin dürüst ama kusurlu kararlarından doğan sorumluluğunu, ikincisi çalışanların hileli ve kasıtlı eylemlerinden şirketin uğradığı zararı karşılamaya yöneliktir. Fona yatırım kararının arkasında bir çalışanın kişisel menfaat karşılığı hareket ettiği ortaya çıkarsa, yönetici poliçesinin kasıt ve kişisel menfaat istisnaları devreye girerken emniyeti suistimal poliçesi bu tabloya uygun olabilir. Her iki poliçenin de bildirim süreleri ve tanımları farklıdır; kriz öğrenildiğinde şirketin bütün poliçeleri birlikte gözden geçirilmelidir.

Fon zararında devreye girebilecek diğer poliçeler

PoliçeKimin poliçesi?Ne zaman ilgili?Sınır
Portföy yönetim şirketi yöneticilerinin sorumluluk sigortasıFonu yöneten şirketZarar, o şirketin yöneticilerinin kusurundan doğmuşsaMesleki hizmet ve kasıt istisnaları; poliçenin varlığı bilinmeyebilir
Finansal kuruluş mesleki sorumluluk sigortasıPortföy yönetim şirketi, banka veya aracı kurumMüşteriye verilen hizmetteki kusurVarlığı ve kapsamı sözleşmeye bağlıdır
Emniyeti suistimal sigortasıMağdur şirketÇalışanın hileli ve kasıtlı eylemi, örneğin kişisel menfaat karşılığı yatırımKural olarak kusurlu ama dürüst yatırım kararını karşılamaz
İşletme sorumluluk sigortasıMağdur şirketTemsilcilerin ve yöneticilerin sorumluluğu da kapsanabilir (TTK m.1473)Genellikle bedeni ve maddi zarara yöneliktir; salt mali zararı kapsamaz

Fonu yöneten portföy yönetim şirketine, fonu satan bankaya veya aracı kuruma karşı talepler, o kuruluşların kendi sorumluluğuna dayanır ve bu kuruluşlar genellikle ödeme gücüne sahiptir. Bu taleplerde kuruluşun sigortası, şirketin tahsilini doğrudan belirlemez; ancak kuruluş ödeme güçlüğüne düşerse veya iflas ederse, kuruluşun ve yöneticilerinin poliçeleri m.1478 kapsamında önem kazanabilir. Şirketin genel yol haritası şirket hazinesi tasfiye edilen fonda yazımızda yer alıyor.

Kaçırılmaması gereken süreler

KonuSüreDayanak
Yöneticiye karşı tazminat istemiÖğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden beş yıl; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süreTTK m.560
İbraya olumlu oy vermeyen pay sahibinin davasıİbra kararından itibaren altı ayTTK m.558
Genel kurul kararına karşı iptal davasıKarar tarihinden itibaren üç ayTTK m.445
Sigortalının olayı bildirmesiOn günTTK m.1475
Sigortacının tutumunu bildirmesiBeş günTTK m.1476
Sigortacıya karşı tazminat istemiSigorta konusu olaydan itibaren on yılTTK m.1482
Talep esaslı poliçede talep ve bildirimPoliçe süresi ve varsa ek bildirim süresiPoliçe; Genel Şartlar A.1
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce sigortacının cevabıYazılı başvurudan itibaren on beş iş günüKomisyon düzenlemeleri

Süre tablosundaki en kısa süreler sigorta bildirimine, en belirleyici süre ise talep esaslı poliçenin kendi süresine ilişkindir. Yöneticiye karşı talebin iki yıllık zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenilmesiyle başlar; şirket içi inceleme sonuçlandığında öğrenme anının geldiği kabul edilebilir. Fon zararında zamanaşımının genel kuralları fon zararında zamanaşımı yazımızda anlatıldı.

Örnek 1: Sigortacıya Durum Bildirimi ve Talep Yazısı

Bu yazı, mağdur şirketin yönetici sorumluluk poliçesi kapsamında sigortacıya, fon kilidini ve yöneticilere karşı olası talebi bildirmek için kullanılabilir. Poliçe süresi dolmadan ve mümkün olan en kısa sürede gönderilmeli, gönderimi ispatlanabilir bir yolla yapılmalıdır. Poliçenizde bildirim adresi veya biçimi öngörülmüşse ona uyun.

[SİGORTA ŞİRKETİ UNVANI] Hasar / Sorumluluk Sigortaları Birimi [Adres ve varsa poliçede belirtilen bildirim e-posta adresi]
Sigorta ettiren: [Şirket unvanı, vergi no, adres] Poliçe: Yönetici sorumluluk sigortası, poliçe no [no], dönem [başlangıç – bitiş] Konu: Durum bildirimi ve talep bildirimi (TTK m.1446, m.1475; poliçenin bildirim şartları)
1- Şirketimiz, [tarih] tarihinde [yönetim kurulu kararı / müdür onayı] ile [tutar] TL nakdini [fon unvanı] fonuna yatırmıştır. Fon, [tarih] tarihinde [işleme kapatılmış / tasfiyesine karar verilmiş] olup şirketimizin [tutar] TL tutarındaki fon payları geri alınamamaktadır. 2- Şirketimiz, yatırım kararının veriliş biçimine ilişkin [şirket içi inceleme / pay sahibi bilgi talebi / özel denetim] sürecini başlatmıştır. Yapılacak değerlendirme sonucunda, poliçede sigortalı sıfatını taşıyan [görev unvanları] hakkında TTK m.553 kapsamında tazminat talebinde bulunulması muhtemeldir. 3- İşbu yazı, poliçenin durum bildirimine ilişkin hükmü uyarınca, ileride bu olaydan doğacak bütün taleplerin poliçe dönemine ait sayılması amacıyla yapılmaktadır. [Varsa: Sigortalılara karşı [tarih] tarihli yazılı talep yöneltilmiştir; bir örneği ektedir.] 4- Poliçe ve özel şartlarının tam metni, sigortalı listesi, geriye dönük tarih ve ek bildirim süresine ilişkin kayıtlarınızın tarafımıza iletilmesini; dosyanın hangi birim ve dosya numarasıyla izleneceğinin bildirilmesini rica ederiz. 5- Şirketimizin, zarar gören sıfatıyla TTK m.1478 uyarınca doğrudan talep hakkı ile tüm yasal hakları saklıdır. Yöneticilerle yapılabilecek her türlü görüşmede sigortanızın bilgisi ve onayı alınacaktır.
Ekler: Fon işlem dökümü, yatırım kararı, fonun kapatılmasına ilişkin duyuru, [varsa] talep yazısı. Sigorta ettiren: [Şirket unvanı, yetkili ad soyad, imza, tarih]

Örnek 2: Yöneticiye Talep İhtarı ve Sigortacısına Bildirim Çağrısı

Bu ihtar, talep esaslı poliçede “talep”in poliçe süresi içinde ileri sürüldüğünü belgelemek ve yöneticiden olayı sigortacısına bildirmesini istemek için kullanılabilir. Metin kişiyi suçlayan bir dil yerine olgulara ve hukuki dayanağa odaklanmalıdır; ceza soruşturması sürerken kesin suç isnadından kaçınılmalıdır.

İHTARNAME
Keşideci: [Şirket unvanı, adres] – Vekili: [Varsa] Muhatap: [Yönetim kurulu üyesi / müdür, adres] Konu: TTK m.553 kapsamında tazminat talebi ve sorumluluk sigortasına bildirim çağrısı
1- Şirketimizin [tutar] TL nakdi, [tarih] tarihinde [karar bilgisi] ile [fon unvanı] fonuna yatırılmış; fonun [işleme kapatılması / tasfiyesi] nedeniyle şirketimiz [tutar] TL zarara uğramıştır. 2- Yatırım kararında şirketin nakit ihtiyacının, fonun likidite ve risk yapısının ve yoğunlaşmanın yeterince gözetilmediği, [iç onay kurallarına uyulmadığı] tespit edilmiştir. Bu durum TTK m.369 ve m.553 kapsamında özen yükümlülüğünün ihlali niteliğindedir. 3- Zararın ve fer’ilerinin tazminini talep ediyoruz. Şirketimizin fon yatırımına ilişkin diğer kişi ve kuruluşlara karşı hakları saklıdır; bu kişilerden yapılacak tahsilatlar talebimizden mahsup edilecektir. 4- Adınıza yaptırılmış yönetici sorumluluk sigortası kapsamında, TTK m.1475 uyarınca bu talebi derhâl sigortacıya bildirmeniz ve bildirim belgesinin bir örneğini tarafımıza iletmeniz gerekmektedir. Sigortacının onayı olmadan sorumluluk kabulü veya sulh niteliğinde bir beyanda bulunmamanızı ayrıca hatırlatırız. 5- İşbu ihtarname, talebin [poliçe no] sayılı poliçe dönemi içinde ileri sürüldüğünün belgesi niteliğindedir.
Keşideci: [Şirket unvanı, yetkili / vekil imza, tarih]

Örnek 3: Sigortacının Ret Kararına İtiraz ve Tahkim Öncesi Başvuru

Bu yazı, sigortacının talebi reddetmesi veya kısmen reddetmesi hâlinde, ret gerekçelerine karşı görüş bildirmek ve Sigorta Tahkim Komisyonu ile arabuluculuk yolları öncesinde son bir değerlendirme istemek için kullanılabilir. Komisyona başvurudan önce sigortacıya belgeli yazılı başvuru yapılmış olması gerekir; bu yazı o belgeyi oluşturur.

[SİGORTA ŞİRKETİ UNVANI] Hasar Birimi – Dosya No: [no]
Başvuran: [Şirket unvanı, adres] – Vekili: [Varsa] Konu: [Tarih] tarihli ret yazınıza itiraz ve tazminat talebi
1- [Tarih] tarihli yazınızla talebimiz [sigortalının sigortalıya karşı talebi istisnası / kasıt istisnası / geç bildirim / önceden bilinen durum] gerekçesiyle reddedilmiştir. 2- [İstisna gerekçesi ise:] Talep, şirketin yardımı ve katılımı olmaksızın TTK m.555 uyarınca pay sahibi tarafından ileri sürülmüştür / şirketin iflası nedeniyle iflas idaresince ileri sürülmüştür; poliçenin [madde] hükmü bu talepleri istisnanın dışında tutmaktadır. Ayrıca TTK m.361 şirkete verilebilecek zararın sigortalanmasını öngörmekte olup belirsiz hükümler TBK m.23 uyarınca düzenleyen aleyhine yorumlanır. 3- [Kasıt gerekçesi ise:] Sigortalının kastı ispatlanmamıştır; yatırım kararına ilişkin tespitler ihmal niteliğindedir. Poliçenin kişisel menfaat ve suç istisnaları kesinleşmiş bir karara bağlıdır ve böyle bir karar bulunmamaktadır. 4- [Bildirim gerekçesi ise:] Durum bildirimi [tarih] tarihinde, poliçe dönemi içinde yapılmıştır. Gecikme iddiası bakımından TTK m.1446 uyarınca yalnızca gecikmenin tazminatta yol açtığı artış ölçüsünde indirim yapılabilir. 5- Ret kararının yeniden değerlendirilerek [tutar] TL’nin ödenmesini; aksi hâlde Sigorta Tahkim Komisyonuna veya arabuluculuk sonrasında yargı yoluna başvurulacağını bildiririz.
Başvuran: [Şirket unvanı, yetkili / vekil imza, tarih]

Adım Adım: Fon Zararında Yönetici Sorumluluk Sigortasını Kullanmak

  1. Poliçeyi bulun. Şirketin sigorta dosyası, sigorta aracısı ve prim ödemeleri.
  2. Tam metni isteyin. Genel şartlar, özel şartlar, sigortalı listesi, zeyilnameler.
  3. Tarihleri çıkarın. Geriye dönük tarih, poliçe süresi, yenileme tarihi, ek bildirim süresi.
  4. Durum bildirimini hemen yapın. Zararın kesinleşmesini beklemeyin.
  5. İbrayı erteleyin. Poliçe ve talepler değerlendirilmeden ibra oylamasına gitmeyin.
  6. Olguları belgeleyin. Karar zinciri, yetki, nakit planı, fon incelemesi.
  7. Davacıyı doğru seçin. Şirket, pay sahibi veya iflas idaresi: istisnaya etkisini değerlendirin.
  8. Yöneticiye talebi süresinde yöneltin. Talep poliçe dönemi içinde ileri sürülmeli.
  9. Sigortacıyı her uzlaşmaya katın. Onaysız sulh teminatı tehlikeye atar.
  10. Ret hâlinde yol seçin. Tahkim veya arabuluculuk sonrası dava; doğrudan dava hakkını unutmayın.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Zararın netleşmesini beklemek. Talep esaslı poliçede süre dolabilir.
  2. Yenilemede krizi beyan etmemek. Beyan yükümlülüğü ihlali ve teminat kaybı riski (TTK m.1435).
  3. Krizden sonra yeni poliçeye güvenmek. Önceden bilinen durumlar genellikle kapsam dışıdır.
  4. Genel kurulda aceleyle ibra vermek. Açıklanan olaylar bakımından talep ortadan kalkabilir (TTK m.558).
  5. Yöneticiyle sigortacıdan habersiz anlaşmak. Sulh sigortacıyı bağlamayabilir.
  6. Talebi kasıt üzerine kurmak. Sorumluluk kolaylaşırken teminat kaybolabilir.
  7. Yalnız C bölümüne bakmak. Şirketin kendi yatırım zararı C bölümünün konusu değildir.
  8. Emniyeti suistimal poliçesini unutmak. Kasıtlı hilede tamamlayıcı teminat olabilir.
  9. Arabuluculuğu atlamak. Ticari para alacağında dava şartıdır (TTK m.5/A).
  10. Kamuoyunda isim vermek. Masumiyet karinesi ve kişilik hakkı riski.

Önemli Kavramlar

Yönetici sorumluluk sigortası (D&O)
Yöneticilerin görevleri sırasında kusurlu fiilleriyle başkalarına karşı doğan sorumluluğunu teminat altına alan isteğe bağlı sorumluluk sigortası (TTK m.361, m.1473).
Talep esaslı teminat
Kusurlu fiil geçmişte işlenmiş olsa bile, talebin poliçe süresi içinde ileri sürülüp bildirilmesiyle çalışan teminat (Genel Şartlar A.1).
Geriye dönük tarih
Bu tarihten önceki fiillerin teminat dışında kaldığı, poliçede belirtilen başlangıç tarihi.
Ek bildirim süresi
Poliçe sona erdikten sonra, önceki fiillere ilişkin taleplerin bildirilebildiği ek süre.
Durum bildirimi
Henüz talep yokken, ileride talebe dönüşebilecek olayın sigortacıya bildirilmesi.
Sigortalının sigortalıya karşı talebi istisnası
Bir sigortalının, özellikle şirketin, başka bir sigortalıya karşı talebini teminat dışı bırakan hüküm.
Doğrudan dava hakkı
Zarar görenin, sigorta bedeline kadar tazminatı doğrudan sigortacıdan isteme hakkı (TTK m.1478).
Halefiyet
Sigortacının ödediği ölçüde sigortalının haklarına geçmesi (TTK m.1481).

Yönetici sorumluluk sigortasının sigortalı tanımına girmeyen bir çalışanın sorumluluğu ise iş hukuku kurallarına tabidir; bu konu şirket hazinesini fona yatıran finans müdürünün sorumluluğu ve fesih yazımızda ele alındı.

Bağımsız denetçinin zorunlu mesleki sorumluluk sigortası ve zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurusu şirketin fon yatırımı ve bağımsız denetçi yazımızda anlatıldı.

Soruşturma altındaki bir kurumun devralınmasında sigorta poliçelerinin incelenmesi ve yatırımcı taleplerinin fiyatlanması soruşturma altındaki portföy yönetim şirketini veya aracı kurumu satın almak yazımızda anlatıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Yönetici sorumluluk sigortası zorunlu mu?

Hayır. TTK m.361 bu sigortayı zorunlu tutmaz; şirkete verilebilecek zararın sermayenin yüzde yirmi beşini aşan bedelle sigortalanmasını teşvik eder. Borsa şirketlerinde ilke 4.2.8 kapsamında KAP’ta açıklanması öngörülür.

Poliçe şirketin fon zararını doğrudan öder mi?

Hayır. Poliçe yatırım kaybını değil, yöneticinin şirkete karşı tazminat sorumluluğunu karşılar. Önce yöneticinin kusurlu olarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ortaya konmalıdır (TTK m.369, m.553).

Şirket kendi yöneticisine dava açarsa sigorta öder mi?

Poliçeye bağlıdır. Birçok poliçe şirketin kendi yöneticisine karşı talebini “sigortalının sigortalıya karşı talebi” olarak hariç tutar; pay sahibi davaları ve iflas idaresi talepleri çoğu zaman bu istisnanın dışındadır.

Pay sahibi olarak dava açmam sigorta bakımından fark eder mi?

Edebilir. TTK m.555 uyarınca pay sahibi, tazminatın şirkete ödenmesini isteyerek dava açabilir. Şirketin yardımı olmaksızın açılan pay sahibi davaları poliçelerde çoğu zaman teminat içinde tutulur; kurgusal bir tercih ise istisnaya yol açabilir.

Talep esaslı poliçe ne demek?

Kusurlu fiil daha önce işlenmiş olsa bile, talebin poliçe süresi içinde ileri sürülüp sigortacıya bildirilmesiyle çalışan poliçedir. Poliçe bittikten sonraki talepler, ek bildirim süresi yoksa kapsam dışında kalabilir.

Zarar henüz kesinleşmedi; bildirim için beklemeli miyim?

Hayır. Fon kilidini öğrendiğiniz anda durum bildirimi yapın. Poliçelerin çoğu, süresinde bildirilen durumdan sonradan doğan talepleri bildirim yapılan döneme ait sayar.

Yenilemede fon krizini sigortacıya söylemeli miyim?

Evet. Bilinen önemli hususları bildirmek kanuni yükümlülüktür (TTK m.1435). Ancak yeni poliçe krizi büyük olasılıkla kapsam dışı bırakacağından, krize ilişkin talepler eski poliçeye bildirilmelidir.

Yönetici kasten hareket ettiyse ne olur?

Sigortacı kasten gerçekleştirilen olaydan sorumlu değildir (TTK m.1477). İhmal ve ağır ihmal kasıt değildir. Kişisel menfaat ve suç istisnaları çoğu poliçede kesinleşmiş bir karara bağlıdır.

Sigortacıya doğrudan dava açabilir miyim?

Evet. Zarar gören, sigorta bedeline kadar tazminatı doğrudan sigortacıdan isteyebilir (TTK m.1478). Sigortacı yöneticinin savunmalarını ve poliçe istisnalarını ileri sürebilir.

Sigortacıya karşı zamanaşımı ne kadar?

TTK m.1482’ye göre sigortacıya yöneltilecek istemler sigorta konusu olaydan itibaren on yıl. Ancak yöneticiye karşı istem iki ve beş yıllık sürelere tabidir (TTK m.560) ve sigortacı bu savunmayı da kullanabilir.

Genel kurul yöneticileri ibra ettiyse?

İbra, açıklanan olaylar bakımından şirketin talebini ortadan kaldırabilir; ibraya olumlu oy vermeyen pay sahipleri altı ay içinde dava açabilir (TTK m.558). Sorumluluk kalkarsa sigorta da ödemez.

Sigortacı reddederse nereye başvururum?

Sigortacı tahkim sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna (5684 s.K. m.30) veya arabuluculuk sonrasında asliye ticaret mahkemesine (TTK m.5/A) başvurabilirsiniz. SEDDK’ya şikâyet uyuşmazlığı çözmez.

Savunma masrafları tazminatı azaltır mı?

Azaltabilir. TTK m.1474 makul savunma giderlerinin karşılanmasını ve avans ödenmesini öngörür; birçok poliçe bu giderleri sigorta bedelinden düşer. Bu düzenlemenin kanun karşısındaki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Fonu yöneten şirketin yöneticilerinin sigortasına başvurabilir miyim?

Poliçe varsa ve yöneticiler size karşı doğrudan sorumluysa TTK m.1478’e dayanılabilir. Ancak poliçenin varlığı bilinmeyebilir; mesleki hizmet ve kasıt istisnaları engel oluşturabilir.

Poliçenizi ve talebinizi birlikte kuralım

Yönetici sorumluluk poliçesini, bildirim şartlarını ve istisnaları inceleyip sigortacıya bildirimi, yöneticiye talebi ve gerekirse tahkim veya dava sürecini planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk