Nakdi tasfiye edilen veya işleme kapatılan bir fonda kalan şirketin yöneticileri ve ortakları çoğu zaman aynı soruyu sorar: Her yıl finansal tablolarımızı denetleyen bağımsız denetçi bu riski neden görmedi, neden uyarmadı? Cevabın ilk yarısı şudur: Bağımsız denetçi yatırım danışmanı değildir. Görevi, finansal tabloların şirketin malvarlığını ve finansal durumunu dürüst resim ilkesine uygun yansıtıp yansıtmadığını denetim standartlarına göre incelemektir (TTK m.398/1). İkinci yarısı ise şudur: Bu görev, fon yatırımıyla doğrudan kesişen yükümlülükler içerir. Fon bakiyesinin teyidi, değerlemesi, nakit benzeri olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağı, risk açıklamaları ve hazine süreçlerindeki iç kontrol eksikliklerinin yönetime bildirilmesi bunlardandır. Denetçi bu görevlerini kusurlu yerine getirmişse şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumludur (TTK m.554). Ayrıca fonun kendi bağımsız denetçisi vardır: Fonun yıllık tablolarını denetler, ciddi sorunları SPK’ya derhâl bildirmekle yükümlüdür (SPKn m.64) ve görev kapsamıyla sınırlı olarak sorumludur (SPKn m.63). Bu yazı, iki denetçinin görevlerini, sorumluluğun dayanaklarını ve TTK m.404’teki tutar sınırını anlatır. Ayrıca kusur ve illiyet tartışmasını, delilleri, zorunlu mesleki sorumluluk sigortasını ve süreleri açıklar.
Denetim raporlarınız fon riskini gösteriyor muydu?
Denetim raporlarını, yönetim mektuplarını ve teyit yazılarını birlikte inceleyelim. Denetçiye ve sigortacısına karşı hakları, süreleriyle birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Dört soru, dört cevap
Denetçi fona yatırım yapmayı engellemeli miydi? Hayır. Yatırım kararı yönetim kurulunundur; denetçi yatırım seçmez ve tavsiye vermez. Ancak tablolardaki fon bakiyesini teyit etmek, doğru sınıflandırıldığını ve değerlendiğini incelemek, önemli iç kontrol eksikliklerini yazılı bildirmek denetçinin görevidir.
Denetçiye dava açılabilir mi? Evet. Kanuni görevlerini kusurla ihlal eden denetçi şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumludur (TTK m.554). En zor unsur illiyettir: Doğru bir denetimin zararı önleyeceğini göstermek gerekir.
100.000 TL sınırı ne? TTK m.404, dürüst ve tarafsız denetim ile sır saklama yükümlülüğünün ihmal ile ihlalinde her denetim için 100.000 TL, borsa şirketlerinde 300.000 TL sınır koyar. Öğretide bu sınırın m.554’e dayanan taleplere uygulanmayacağı savunulmaktadır; ancak denetçiler sınırı savunma olarak ileri sürebilir.
Fonun denetçisi ne yaptı? Fonun yıllık tabloları bağımsız denetime tabidir ve tasfiye tarihi itibarıyla ayrıca özel denetim yapılır (II-14.2 m.17). Fon denetçisi ciddi sorunları SPK’ya derhâl bildirmekle yükümlüdür (SPKn m.64).
Kısa Cevap: Denetçi Yatırım Danışmanı Değildir, Ama Her Şeyden de Muaf Değildir
Kısa cevap: Bağımsız denetim, finansal tabloların, yıllık faaliyet raporunun, envanterin, muhasebenin ve denetim standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimin incelenmesidir; şirketin malvarlığı ve finansal durumunun dürüst resim ilkesine uygun yansıtılıp yansıtılmadığı araştırılır (TTK m.398/1). Denetçi, şirketin hangi fona yatırım yapacağına karar vermez. Ama fon yatırımının tablolarda nasıl gösterildiği ve bu yatırımın doğurduğu riskler, denetimin tam içindedir.
“Denetçi neden uyarmadı?” sorusu iki ayrı soruyu birlikte taşır. Birincisi, denetçinin şirketi fon riskine karşı uyarmakla yükümlü olup olmadığıdır. İkincisi ise yükümlü olduğu işleri doğru yapıp yapmadığıdır. Birinci sorunun cevabı çoğu zaman olumsuzdur. Bağımsız denetim bir yatırım danışmanlığı hizmeti değildir. Denetçi, yönetimin yatırım kararlarının isabetini değerlendirmez; bir para piyasası fonu ile hisse ağırlıklı bir serbest fon arasında hangisinin şirketin nakit ihtiyacına uygun olduğunu seçmek, yönetim kurulunun devredilemez finans görevleri arasındadır. Yönetim kurulunun bu görevi şirket yöneticisi olarak fona yatırım kararı yazımızda anlatıldı.
İkinci soru ise çok daha somuttur. Fon yatırımı, şirketin bilançosunda bir kalemdir ve denetçi bu kalemi denetim standartlarına göre incelemek zorundadır. Kalemin gerçekten var olup olmadığı, doğru değerle gösterilip gösterilmediği ve nakit benzeri olarak sınıflandırılmasının doğru olup olmadığı incelenmelidir. Taşıdığı risklerin dipnotlarda açıklanıp açıklanmadığı da denetimin konusudur. Denetçi, denetim sırasında fark ettiği önemli iç kontrol eksikliklerini de üst yönetimden sorumlu olanlara yazılı olarak bildirir. Hazine işlemlerinin tek imzayla, yazılı bir yatırım politikası olmadan veya yönetim kurulu kararı alınmadan yapılması bu eksikliklere örnektir. Denetçi bu görevlerden birini kusurlu yerine getirmişse sorumluluğu gündeme gelir. Fon krizinde denetçiye yöneltilecek soru “neden bu fona yatırım yapmamızı engellemediniz” değil, “kendi görevinizi standartlara uygun yaptınız mı” olmalıdır.
Denetimin makul güvence sağladığını, mutlak güvence sağlamadığını da baştan kabul etmek gerekir. Denetim, önemlilik esasına göre ve örnekleme yoluyla yapılır. Tablolardaki her hatayı değil, kullanıcıların kararlarını etkileyebilecek önemli yanlışlıkları tespit etmeyi amaçlar. Bu nedenle bir fon krizinin ardından denetçinin sorumluluğunu tartışmak, denetim çalışmasının somut olarak incelenmesini gerektirir. Hangi prosedürler uygulandı, hangi kanıtlar toplandı, hangi bulgular yönetime bildirildi? Bu soruların cevabı, fon krizi sonrası şirket içi inceleme sırasında toplanacak belgelerde ve denetçinin dosyasında aranır.
Şirketiniz Bağımsız Denetime Tabi mi? 2026 Eşikleri
Kısa cevap: 17 Mart 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla genel ölçütler güncellendi: aktif toplamı 500 milyon TL, yıllık net satış hasılatı 1 milyar TL ve çalışan sayısı 150. Bu ölçütler 1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemleri için esas alınır. Payları borsada işlem gören şirketler sermaye piyasası düzenlemeleri çerçevesinde denetlenir. Denetime tabi olmayan bir şirketin bağımsız denetçisi yoktur; mali müşavirin görevi bağımsız denetim değildir.
Denetçinin sorumluluğunu tartışmadan önce şirketin gerçekten bağımsız denetime tabi olup olmadığını belirlemek gerekir. Birçok küçük ve orta ölçekli şirket, fon krizinden etkilendiğinde “denetçi” sözcüğüyle aslında mali müşavirini kasteder. Serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir, şirketin defterlerini tutar, beyannamelerini hazırlar veya belirli vergi konularında tasdik yapar. Bunlar TTK anlamında bağımsız denetim değildir. Mali müşavirin sorumluluğu, aralarındaki hizmet sözleşmesinin kapsamına göre değerlendirilir. Fon yatırımının riskini değerlendirmek, sözleşmede açıkça üstlenilmedikçe bu hizmetin kapsamına girmez.
Şirketiniz bağımsız denetime tabi mi? (2026)
| Durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel ölçütler | Aktif toplamı 500 milyon TL, yıllık net satış hasılatı 1 milyar TL, çalışan sayısı 150; üst üste iki hesap döneminde bu üç ölçütten ikisini aşan şirket denetime tabi olur | 17.03.2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı; 1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemleri |
| Kararın eklerindeki şirketler | Bazı sektör ve şirket grupları için daha düşük eşikler veya ayrı esaslar uygulanır | Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar ve ekleri |
| Payları borsada işlem gören şirketler | Yıllık finansal tablolar bağımsız denetime, altı aylık ara dönem tablolar sınırlı bağımsız denetime tabidir | SPKn m.62; II-14.1 |
| Denetime tabi olduğu hâlde denetlettirilmemiş şirket | Finansal tablolar ve yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir | TTK m.397/2 |
| Denetime tabi olmayan şirket | Bağımsız denetçi yoktur; mali müşavirlik veya tasdik hizmeti bağımsız denetim değildir | Hizmet sözleşmesi hükümleri |
Denetime tabi olduğu hâlde denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir (TTK m.397/2). Bu hüküm, fon krizinin ardından yapılacak ilk olağan genel kurul bakımından önemlidir. Denetim raporu olmadan tabloların onaylanması ve buna bağlı kararlar hukuki tartışmaya açılır. Eşiklerin 2026’da yükselmesi nedeniyle bazı şirketler denetim kapsamından çıkmış olabilir. Kapsamdan çıkış kurallarının şirketinize nasıl uygulandığını mali müşavirinizle ve varsa mevcut denetçinizle birlikte teyit edin. Denetime tabi olsun ya da olmasın, şirketin fon zararını finansal tablolarına nasıl yansıtacağı ve vergi değerlemesi şirket hazinesi tasfiye edilen fonda yazımızda ele alındı.
Denetime tabi şirketlerin önemli bir kısmı Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını değil, büyük ve orta boy işletmeler için geliştirilen finansal raporlama standardını uygular. Hangi standart uygulanırsa uygulansın, denetçinin temel sorusu değişmez: Fon payı tablolarda gerçeği yansıtacak biçimde gösterilmiş mi? Bu yazıda borsa şirketleri bakımından TMS ve TFRS’ye atıf yapılmıştır. Diğer şirketlerde benzer sorular kendi standartları çerçevesinde sorulur.
Denetçinin Fon Yatırımıyla Kesişen Görevleri
Kısa cevap: Denetçi, fon payının varlığını ve bakiyesini dış teyitle doğrular (BDS 505), değerlemesini inceler (BDS 540) ve sınıflandırmanın ve risk açıklamalarının doğruluğunu değerlendirir. Tespit ettiği önemli iç kontrol eksikliklerini yazılı olarak bildirir (BDS 265). İlişkili taraf bağlantılarını (BDS 550), işletmenin sürekliliğini (BDS 570) ve rapor tarihine kadarki olayları (BDS 560) da değerlendirir. Önemli bir aykırılık varsa görüşünü sınırlandırır veya olumsuz görüş verir (TTK m.403).
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), her yıl Türkiye Denetim Standartları setini yayımlar. 2026 hesap döneminin denetiminde uygulanacak set Ocak 2026 başında açıklandı. Aşağıdaki tablo, bu standartlardan fon yatırımıyla doğrudan kesişenleri gösterir. Tablo bir kusur listesi değildir. Denetçiden standartlara göre ne beklendiğini, dolayısıyla şirketin denetçiye hangi soruları sorabileceğini gösterir.
Denetçinin fon yatırımıyla kesişen görevleri
| Konu | Denetçiden beklenen | Dayanak |
|---|---|---|
| Fon payının varlığı ve bakiyesi | Pay adedinin ve değerinin aracı kurum veya saklayıcıdan dış teyitle doğrulanması | BDS 505 |
| Değerleme | Fiyatın kaynağının ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi; gözlemlenemeyen girdi varsa tahminin sorgulanması | BDS 540; TFRS 13 |
| Sınıflandırma | Fon payının nakit benzeri sayılıp sayılamayacağının incelenmesi | TMS 7 m.6-7 |
| Risk açıklamaları | Yoğunlaşma ve likidite riskinin dipnotlarda açıklanıp açıklanmadığı | TFRS 7; BDS 700 |
| İç kontrol eksikliği | Denetimde tespit edilen önemli eksikliklerin üst yönetimden sorumlu olanlara yazılı bildirimi | BDS 265 |
| İlişkili taraf | Fonun kurucusu veya portföyü şirketle ya da grubuyla ilişkiliyse bunun incelenmesi | BDS 550; TMS 24 |
| Süreklilik | Nakdin kilitlenmesinin işletmenin sürekliliğine etkisinin değerlendirilmesi | BDS 570 |
| Sonraki olaylar | Rapor tarihine kadar öğrenilen olayların tablolara etkisinin değerlendirilmesi | BDS 560; TMS 10 |
| Görüş | Önemli aykırılıkta olumlu görüşün sınırlandırılması veya olumsuz görüş; gerekirse dikkat çekilen husus paragrafı | TTK m.403; BDS 705, 706 |
Teyit. Fon payı, şirketin bilançosunda genellikle önemli bir tutardır. Denetçi bu bakiyeyi yalnızca şirketin muhasebe kayıtlarına dayanarak kabul etmez; payların tutulduğu aracı kurumdan veya bankadan dış teyit alır. Dış teyit, payın var olduğunu ve şirkete ait olduğunu doğrular. Ancak payın değeri bakımından sınırlı bir güvence verir, çünkü teyit genellikle o günkü fon fiyatı üzerinden yapılır. Fon fiyatının kendisi sorunluysa teyit bunu göstermez.
Değerleme. Fon payı genellikle ilan edilen birim pay fiyatıyla değerlenir. Fiyat, kurucunun fon portföyünü değerlemesiyle oluşur. Borsada düzenli işlem gören ve fiyatı her gün açıklanan bir fonda denetçi çoğu zaman bu fiyata dayanır. Ancak portföyü düşük dolaşımlı paylara veya borsada işlem görmeyen varlıklara yoğunlaşmış bir serbest fonda fiyatın güvenilirliği ayrı bir sorudur. Denetçinin, şirket açısından önemli tutardaki böyle bir yatırımda fonun portföy dağılım raporlarına ve fonun kendi denetim raporuna bakıp bakmadığı sorgulanabilir. Muhasebe tahminlerinin denetimi (BDS 540), bu tür ölçüm belirsizliklerinin değerlendirilmesini ister.
Sınıflandırma. TMS 7’ye göre nakit benzerleri; kısa vadeli, yüksek likiditeye sahip, kolaylıkla nakde çevrilebilen ve değerindeki değişim riski önemsiz olan yatırımlardır (m.6). Bir para piyasası fonunun nakit benzeri sayılması yaygındır. Hisse ağırlıklı bir serbest fonun nakit benzeri olarak gösterilmesi ise değer değişikliği riskinin önemsiz olduğu varsayımına dayanır ve tartışmaya açıktır. Tablolarda fon payı “nakit ve nakit benzerleri” içinde gösterilmişse, bu sınıflandırmanın denetçi tarafından kabul edilip edilmediği önemli bir sorudur. İşleme kapatılan fonun payının artık nakit benzeri olamayacağı halka açık şirketin nakdi tasfiye edilen fonda yazımızda anlatıldı.
İç kontrol. Denetçi, iç kontrol sistemi hakkında ayrı bir görüş vermez; ancak denetim sırasında tespit ettiği önemli eksiklikleri yazılı olarak bildirmek zorundadır (BDS 265). Uygulamada bu bildirim “yönetim mektubu” adıyla bilinen yazışmalarla yapılır. Şirketin nakdini fona aktarma yetkisinin kimde olduğu, işlem limitleri, yatırım politikası ve yönetim kuruluna raporlama düzeni bu kapsamda değerlendirilebilir. Şirket dosyasında hazine süreçlerine ilişkin bir yönetim mektubu varsa, denetçinin uyarı yapmış olduğu anlaşılır. Bu durumda sorumluluk tartışması yönetim kuruluna kayar. Böyle bir yazışma yoksa, denetçinin bu eksiklikleri tespit etmesinin beklenip beklenmeyeceği sorulur.
Borsa Şirketlerinde Ek Katmanlar: Risk Komitesi Raporu, Ara Dönem ve Kilit Denetim Konuları
Kısa cevap: Payları borsada işlem gören şirketlerde riskin erken saptanması komitesi kurmak zorunludur. Komite iki ayda bir yönetim kuruluna rapor verir ve rapor denetçiye de gönderilir (TTK m.378). Denetçi, sistemin ve komitenin kurulup kurulmadığını ve nasıl işlediğini ayrı bir raporla değerlendirir (TTK m.398/4). Altı aylık tablolar sınırlı bağımsız denetimden geçer. Denetim raporunda kilit denetim konuları ayrıca yazılır.
Borsa şirketlerinde denetçinin fon riskinden haberdar olabileceği kanallar daha fazladır. Riskin erken saptanması komitesinin raporları, şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebepleri ele alır. Şirket nakdinin önemli bir kısmının tek bir serbest fonda tutulması, bu raporların doğal konusudur. Rapor denetçiye de gönderildiğine göre, komite fon riskine işaret etmişse denetçi bunu biliyordu. İşaret etmemişse, denetçinin sistemin işleyişi hakkındaki ayrı raporunda bu eksikliğe değinip değinmediği sorulabilir. Komitenin görevleri ve yönetim kurulunun sorumluluğu denetimden sorumlu komite ve riskin erken saptanması komitesi yazımızda anlatıldı.
Borsa şirketlerinde ek denetim katmanları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Riskin erken saptanması komitesi | Kurulması zorunludur; iki ayda bir yönetim kuruluna rapor verir; rapor denetçiye de gönderilir | TTK m.378 |
| Denetçinin ayrı raporu | Sistemin ve komitenin kurulup kurulmadığı ve işleyişi hakkında ayrı rapor | TTK m.398/4; 18.03.2014 tarihli Esaslar |
| Ara dönem | Altı aylık tablolar sınırlı bağımsız denetimden geçer; sınırlı denetim tam denetim güvencesi vermez | II-14.1; SBDS 2410 |
| Kilit denetim konuları | Denetçinin en önemli gördüğü konular raporda ayrıca yazılır | BDS 701 |
| Kamuya açıklama | Denetim raporları finansal tablolarla birlikte KAP’ta yayımlanır | II-14.1 |
| Denetçinin değiştirilmesi | Esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşine sahip pay sahipleri haklı sebeple mahkemeden başka denetçi atanmasını isteyebilir | TTK m.399/4 |
Denetçinin bu ayrı raporu 18 Mart 2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Riskin Erken Saptanması Sistemi ve Komitesi Hakkında Denetçi Raporuna İlişkin Esaslar” doğrultusunda hazırlanır ve KGK’ya bildirilir. Bu rapor, yıllık denetim raporu gibi KAP’ta düzenli olarak yayımlanan bir belge değildir; bu nedenle pay sahibi ona çoğu zaman doğrudan ulaşamaz. Genel kurulda bilgi alma hakkını kullanarak raporun içeriğini sorabilir, gerekirse özel denetim isteyebilir. Soru listesi ve özel denetim önergesi genel kurulda bilgi alma ve özel denetim talebi yazımızda yer alıyor.
Ara dönem incelemesi konusunda beklentiyi doğru kurmak gerekir. Altı aylık tablolar için yapılan sınırlı bağımsız denetim, esas olarak soruşturma ve analitik prosedürlerden oluşur. Denetçi, tabloların önemli yönlerden standartlara aykırı hazırlandığına dair bir hususa rastlamadığını belirtir; tam denetimdeki makul güvenceyi vermez. 30 Haziran 2026 tarihli tablolar en geç ağustos 2026 içinde açıklandı. Bu dönemde fon riskinin tablolarda nasıl ele alındığı sorulabilir, ancak sınırlı denetimin kapsamı sorumluluk tartışmasında dikkate alınır. Sermaye piyasası kapsamındaki denetimlerde denetçinin sorumluluğu zaten görevinin kapsamıyla sınırlıdır (SPKn m.63).
Denetim raporundaki kilit denetim konuları bölümü, denetçinin en çok önem verdiği alanları gösterir. Borsa şirketinin son yıllık denetim raporunda fon yatırımının değerlemesi veya likiditesi kilit denetim konusu olarak yer almışsa, denetçinin riski gördüğü ve üzerinde çalıştığı anlaşılır. Bu durumda uygulanan prosedürlerin yeterli olup olmadığı tartışılır. Hiç yer almamışsa, tutarın önemliliği ve riskin görünürlüğü karşısında bunun makul olup olmadığı sorulabilir. Borsa şirketlerinin raporlama süreleri finansal tablo açıklama süreleri yazımızda yer alıyor.
Fonun Kendi Denetçisi: Yıllık Denetim, Tasfiye Denetimi ve SPK’ya Bildirim
Kısa cevap: Fonun yıllık finansal tabloları bağımsız denetime tabidir (II-14.2 m.17/1) ve tasfiye edilen fon, tasfiye tarihi itibarıyla ayrıca özel bağımsız denetimden geçer (m.17/3). Fon denetçisi; faaliyet şartlarının ihlalini, sürekliliği engelleyebilecek durumları ve olumsuz görüş gerektiren hâlleri SPK’ya derhâl bildirmekle yükümlüdür (SPKn m.64). Hukuki sorumluluğu görev kapsamıyla sınırlıdır ve raporu imzalayanlarla birliktedir (SPKn m.63).
Şirketin kendi denetçisinden daha doğrudan bir soru, fonun denetçisine yöneltilebilir. Fonun portföyünü, değerlemesini ve birim pay fiyatının hesaplanmasını inceleyen kişi odur. Portföyü düşük dolaşımlı paylarda yoğunlaşmış veya fiyatı açıklanamayan hareketler gösteren bir fonun yıllık denetiminde değerleme sorunlarının görülüp görülmediği, fon krizinin en önemli sorularından biridir. Fonların raporlama düzeni ve kurucunun sorumluluğu fonun finansal raporları, sorumluluk beyanları ve bağımsız denetim yazımızda ayrıntılı anlatıldı.
Fonun kendi bağımsız denetçisi
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yıllık denetim | Fonun yıllık finansal tabloları bağımsız denetime tabidir | II-14.2 m.17/1 |
| Portföy raporları | Finansal tablolarla birlikte denetimden veya incelemeden geçirilir | II-14.2 m.17/2 |
| Tasfiye | Fon, tasfiye tarihi itibarıyla özel bağımsız denetime tabidir | II-14.2 m.17/3 |
| SPK’ya bildirim | Faaliyet şartlarının ihlali, sürekliliği engelleyebilecek durumlar ve olumsuz görüş gerektiren hâller derhâl bildirilir; bildirim sır ihlali sayılmaz | SPKn m.64 |
| Hukuki sorumluluk | Görev kapsamıyla sınırlı olmak üzere raporu imzalayanlarla birlikte | SPKn m.63 |
| Olumsuz veya şartlı görüş | Portföy saklayıcısı görüşte belirtilen hususlara yönelik tedbirlerin alınmasını sağlar | III-56.1 m.5/4-d-2 |
| Yatırımcıyla ilişki | Denetim sözleşmesi kurucu ile yapılır; pay sahibiyle doğrudan sözleşme yoktur | SPKn m.63; TBK m.49 (tartışmalı) |
SPKn m.64’teki bildirim yükümlülüğü, fon denetçisine bir erken uyarı rolü verir. Görevi sırasında öğrendiği ciddi sorunları Kurula derhâl bildirmek zorundadır ve bu bildirim, sır saklama yükümlülüğünün veya sözleşmenin ihlali sayılmaz. Bu nedenle fon krizinden sonra sorulacak soru şudur: Fonun denetçisi, değerleme veya portföy yapısıyla ilgili bir sorunu fark etti mi, fark ettiyse SPK’ya bildirdi mi? Bu sorunun cevabı kamuya açık değildir. SPK’nın inceleme kayıtlarında, ceza soruşturması dosyasında veya ileride açılacak davalarda ortaya çıkabilir. Soruşturma dosyasındaki bilirkişi ve inceleme raporlarına erişim şirket olarak fon soruşturmasına katılmak yazımızda ele alındı.
Fonun denetçisine karşı bir tazminat talebinin hukuki dayanağı, şirketin kendi denetçisine karşı talepten farklıdır. Fon denetçisi, denetim sözleşmesini fonun kurucusu olan portföy yönetim şirketiyle yapar; katılma payı sahibi şirketle arasında bir sözleşme yoktur. TTK m.554 şirketlerin denetçileri için yazılmıştır ve fonun tüzel kişiliği bulunmadığından doğrudan uygulanması tartışmalıdır. Pay sahibi şirketin dayanabileceği hükümler, sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki denetimlerde bağımsız denetim kuruluşunun sorumluluğunu düzenleyen SPKn m.63 ve genel haksız fiil hükmüdür (TBK m.49). Bu yolun sınırları yargı kararlarıyla henüz netleşmemiştir. Fon denetçisinin yatırımcıya karşı sorumluluğu konusunda kesin bir sonuç vaat eden değerlendirmelere temkinle yaklaşılmalıdır.
Tasfiye tarihi itibarıyla yapılacak özel bağımsız denetim ise bu tartışmada en değerli belge olabilir. Bu rapor, tasfiye anında fon varlıklarının ve birim pay değerinin durumunu bağımsız bir gözle ortaya koyar. Önceki dönem denetimlerinde görülmeyen bir sorunu gösteriyorsa, önceki denetimlerin yeterliliği sorgulanabilir. Pay sahibi şirket, bu raporun varlığını, tarihini ve sonucunu kurucudan veya tasfiye bankasından sorabilir. Tasfiyede varlıkların değerinin altında satıldığı düşünülüyorsa SPK’ya başvuru SPK’ya ihbar dilekçesi sayfamızda anlatıldı.
Zaman Çizelgesi: Denetçi Ne Zaman Neyi Bilebilirdi?
Kısa cevap: 2025 yılı denetim raporları 2026’nın ilk aylarında imzalandı. Ara dönem incelemeleri en geç ağustos 2026 içinde açıklandı. SPK’nın belirli fonlara ilişkin gözlemleri ve 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısı ise kamuoyuna ancak 18 Eylül 2026’da duyuruldu. Denetçinin sorumluluğu, rapor tarihinde bildiği veya standartlara uygun bir denetimle bilmesi gereken bilgilere göre değerlendirilir; sonradan ortaya çıkan bilgilere göre değil.
Sorumluluk tartışmasında en sık yapılan hata, bugün bilinenleri geçmişteki denetçiye yüklemektir. Takvim yılını hesap dönemi olarak kullanan bir borsa şirketinin 2025 yılı tabloları en geç mart 2026’nın ilk yarısında açıklandı. Halka açık olmayan şirketlerde denetim raporu, en geç mart sonunda yapılması gereken olağan genel kuruldan önce verildi. SPK’nın 18 Eylül 2026 tarihli basın duyurusuna göre, belirli portföy yönetim şirketlerine ait fonların düşük dolaşımlı paylarda açıklanamayan fiyat hareketlerine yol açtığı 2025’in son çeyreğinde gözlemlendi. Konu 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme alındı. Serbest fonlara ilişkin rehber değişikliği 28 Ağustos 2026’da, yedi portföy yönetim şirketinin fonlarını işleme kapatan karar ise 17 Eylül 2026’da geldi. Bu kayıtların ayrıntısı SPK fon krizini önceden biliyor muydu? yazımızda yer alıyor.
Bu takvimden iki sonuç çıkar. Birincisi, düzenleyicinin iç değerlendirmesi 2025 yılı denetim raporları imzalanırken kamuya açık değildi. Denetçinin bu bilgiye sahip olması beklenemez. İkincisi, bu durum denetçiyi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz. Denetçi, kamuya açık bilgiler yanında şirketin kendi kayıtlarını, fonun portföy dağılım raporlarını, fonun kendi denetim raporunu ve şirket yönetiminin yazışmalarını da değerlendirmek durumundadır. Şirket nakdinin büyük bölümünün tek bir serbest fonda tutulması veya fon payının nakit benzeri gösterilmesi bu tür değerlendirmelere örnektir. Bunlar rapor tarihinde de görülebilir işaretlerdir.
Denetim raporu tarihinden sonra öğrenilen olaylar bakımından denetçinin yükümlülüğü sınırlıdır. Rapor tarihine kadar tespit edilen olaylar değerlendirilir. Rapor verildikten sonra denetçinin şirket hakkında araştırma yapma yükümlülüğü kural olarak yoktur. Ancak rapor tarihinde bilinseydi raporu değiştirecek bir olgu sonradan denetçinin bilgisine ulaşırsa standartta öngörülen işlemler yapılır (BDS 560). Bu nedenle 2025 yılı raporları bakımından eylül 2026’daki kapatma kararı değil, rapor tarihindeki bilgi durumu belirleyicidir. 2026 yılı denetiminde ise fon krizi artık bilinen bir olgudur ve denetçinin bunu tablolarda ve raporunda ele alması beklenir.
Sorumluluğun Dayanakları: TTK m.554, m.404, SPKn m.63 ve Sözleşme
Kısa cevap: Şirketin yılsonu ve konsolide tablolarını denetleyen denetçi, kanuni görevlerini kusurlu olarak yerine getirmezse şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdiği zarardan sorumludur (TTK m.554). TTK m.404 ise dürüst ve tarafsız denetim ile sır saklama yükümlülüğünün ihlalini düzenler ve ihmal hâlinde her denetim için 100.000 TL, borsa şirketlerinde 300.000 TL sınır koyar. Sermaye piyasası kapsamındaki denetimlerde SPKn m.63, sözleşme ilişkisinde TBK m.112 ayrıca uygulanır.
Denetçiye karşı talebin dayanağını doğru seçmek, davanın kaderini belirleyebilir. TTK m.554, anonim şirket sorumluluk hükümleri arasında yer alır ve denetçinin kanuni görevlerini kapsar. Hükümde bir tutar sınırı yoktur. Birden çok sorumlu varsa her biri, zararın kusuruna ve durumun gereklerine göre kendisine yükletilebildiği ölçüde diğerleriyle birlikte sorumludur (TTK m.557). Bu kural, fon zararında yönetim kurulu, finans müdürü ve denetçinin aynı davada birlikte bulunabilmesini, ama her birinin kendi kusuru ölçüsünde sorumlu tutulmasını sağlar.
Denetçiye karşı sorumluluğun dayanakları
| Dayanak | Kapsam | Önemli özellik |
|---|---|---|
| TTK m.554 | Yılsonu ve konsolide tabloları denetleyen denetçinin kanuni görevlerini kusurla ihlali; şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı | Kanunda tutar sınırı yok; farklılaştırılmış teselsül (m.557); süre m.560 |
| TTK m.404 | Dürüst ve tarafsız denetim ile sır saklama yükümlülüğünün ihlali; şirkete ve bağlı şirkete karşı | İhmalde her denetim için 100.000 TL, borsa şirketlerinde 300.000 TL sınır; kastta sınır yok; sözleşmeyle kaldırılamaz |
| SPKn m.63 | Sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki denetimler | Görev kapsamıyla sınırlı; raporu imzalayanlarla birlikte; yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgi |
| Denetim sözleşmesi | Sözleşmenin tarafı olan şirket bakımından özenle ifa borcu | TBK m.112; ağır kusurdan sorumsuzluk anlaşması kesin hükümsüz (TBK m.115) |
| Haksız fiil | Sözleşme ilişkisi bulunmayan zarar görenler | Hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet ispat edilir (TBK m.49) |
| 660 sayılı KHK m.24 | Denetim kuruluşunun sorumluluğu ve zorunlu mesleki sorumluluk sigortası | Sigorta talep esaslı; kast teminat dışı |
TTK m.404, denetçinin, yardımcılarının ve denetimde görev alan temsilcilerin denetimi dürüst ve tarafsız yapma ve sır saklama yükümlülüğünü düzenler. Bu yükümlülükleri kasten veya ihmal ile ihlal eden, şirkete ve zarar gördüyse bağlı şirkete karşı sorumludur. İhmal ile hareket edenler için her bir denetim bakımından 100.000 TL, payları borsada işlem gören anonim şirketlerde 300.000 TL tavan öngörülmüştür. Kasıt hâlinde tavan yoktur ve tazmin yükümü sözleşmeyle kaldırılamaz veya daraltılamaz. Bu tutarlar kanunun kabulünden bu yana değiştirilmemiş görünmektedir. Bugünün fon zararları karşısında sembolik kalan bu sınırın, m.554’e dayanan talepleri de sınırlayıp sınırlamadığı önemli bir sorudur.
Öğretide iki hükmün karıştırılmaması gerektiği ve m.554’teki sorumluluk için kanunda bir sınır bulunmadığı vurgulanır. Sermaye piyasası bakımından ise SPKn m.63’ün sonraki tarihli ve özel bir hüküm olduğu, bu nedenle m.404’teki sınırın sermaye piyasası kurum ve kuruluşlarının denetimlerinde uygulanmayacağı ileri sürülmüştür. Buna karşılık dürüst ve tarafsız denetim yükümlülüğü ile kanuni denetim görevleri iç içe geçer. Denetçiler, özellikle ihmal iddiasında m.404’teki sınırı savunma olarak ileri sürebilir. Bu konuda yerleşik bir yargı kararına ulaşamadık. Bu nedenle dava dilekçesinde talebin açıkça m.554’e ve varsa SPKn m.63’e dayandırılması ve m.404 sınırına karşı cevabın baştan hazırlanması önerilir.
Denetim sözleşmesi, şirket ile denetim kuruluşu arasında kurulur. Sözleşmeye aykırılık nedeniyle sorumluluk (TBK m.112), kanundan doğan sorumluluğun yanında ileri sürülebilir. Sözleşmelerde sıkça yer alan sorumluluk sınırlaması kayıtlarına dikkat edilmelidir: Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/1). TTK m.404’teki tazmin yükümü de sözleşmeyle kaldırılamaz. Bu nedenle sözleşmedeki bir sınırlama kaydı, özellikle ağır ihmal iddiasında talebi engellemez.
Kim Dava Açabilir? Şirket, Pay Sahibi ve Alacaklı
Kısa cevap: Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her pay sahibi isteyebilir; pay sahibi tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir (TTK m.555/1). Pay sahibinin şirket zararından bağımsız kendi doğrudan zararı varsa, onu kendisi için ister. Şirket iflas etmişse alacaklıların talepleri iflas hâline özgü kurallara tabidir (TTK m.556).
Fon zararında zarar görenin kim olduğu sorusu, davayı kimin açacağını belirler. Şirket nakdi fonda kilitlendiyse zarar şirketindir. Denetçiye karşı dava, şirketi temsile yetkili organ tarafından açılır. Ancak yönetim kurulu, fona yatırım kararını veren veya bu kararı gözetmeyen kişilerden oluşuyorsa, denetçiye karşı dava açmakta isteksiz olabilir. Çünkü denetçi, savunmasında yönetimin kusurunu öne sürecektir. Bu durumda pay sahipleri, şirketin zararı için kendileri dava açabilir ve tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir. Pay sahibinin bu hakkı ortağın müdüre karşı sorumluluk davası yazımızda yönetici bakımından anlatıldı; aynı hüküm denetçiye karşı talepler için de geçerlidir.
Denetçiye karşı kim ne isteyebilir?
| Talep eden | Ne isteyebilir? | Dayanak |
|---|---|---|
| Şirket | Kendi zararının tazmini | TTK m.554; TBK m.112 |
| Pay sahibi (şirketin zararı için) | Tazminatın şirkete ödenmesi | TTK m.555/1 |
| Pay sahibi (kendi doğrudan zararı için) | Kendi malvarlığındaki zarar; borsa şirketinde kamuyu aydınlatma belgelerine dayalı talepler | TTK m.554; SPKn m.32, m.63 |
| Şirket alacaklıları | Şirket iflas etmişse iflas hâline özgü kurallara göre | TTK m.556 |
| Bağlı şirket | Dürüst ve tarafsız denetim ile sır saklama yükümlülüğünün ihlalinde | TTK m.404 |
| Fon payı sahibi şirket (fonun denetçisine) | Görev kapsamındaki yanlış denetimden doğan zarar; dayanağı tartışmalı | SPKn m.63; TBK m.49 |
Pay sahibinin kendi doğrudan zararı ayrı bir konudur. Borsa şirketinin pay sahibi, şirketin denetlenmiş tablolarına güvenerek pay almış ve fon maruziyetinin ortaya çıkmasıyla pay fiyatı düştüğü için zarar etmişse, bu zarar doğrudan kendi zararıdır. Bu talep, kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluk ve SPKn m.63 çerçevesinde değerlendirilir. Kendine özgü şartları ve kısa süresi bağımsız denetim kuruluşunun sorumluluğu yazımızda anlatıldı. Şirketin fon zararı nedeniyle payının değeri düşen pay sahibi ise kural olarak dolaylı zarara uğramıştır. Bu zarar şirketin zararı üzerinden, tazminatın şirkete ödenmesi yoluyla giderilir.
Şirketin fon zararı sermaye kaybına veya borca batıklığa yol açtıysa tablo değişir. Yönetim kurulunun iflas bildirimi ve konkordato gibi yollar gündeme gelir. Şirketin denetçiye karşı talebi bir alacak olarak şirketin malvarlığında kalır; iflas hâlinde bu talebi iflas idaresi, belirli şartlarla da alacaklılar ileri sürer. Borca batıklık testi sermaye kaybı ve borca batıklık aracında, konkordato yolu ise şirketim konkordato ilan edebilir mi yazımızda anlatıldı.
Kusur ve İlliyet: Davanın Zor Halkası
Kısa cevap: Denetçinin sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Şirket; denetçinin bir yükümlülüğü ihlal ettiğini, bu ihlalin kusura dayandığını, zarar doğduğunu ve zararın bu ihlalden kaynaklandığını ispat eder. En zor unsur illiyettir: Denetçi görevini doğru yapsaydı şirketin zararı önleyecek bir adım atabileceğini somut olarak göstermek gerekir.
Fon zararının asıl sebebi, fonun değer kaybı ve işleme kapatılmasıdır. Denetçi bu olayların hiçbirine yol açmamıştır. Denetçinin kusuru, olsa olsa şirketin riski zamanında görmesini engellemiş olmaktır. Bu nedenle illiyet bağı dolaylı bir yoldan kurulur. Denetçi fon payının nakit benzeri gösterilmesine itiraz etseydi veya hazine süreçlerindeki eksikliği yazılı bildirseydi, yönetim kurulu fondan çıkabilir miydi? Yoğunlaşma riski dipnotta açıklansaydı, pay sahipleri genel kurulda yatırımı sorgulayabilir miydi? Bu soruların cevabı, fondan çıkışın hangi tarihe kadar mümkün olduğuna ve şirketin o tarihte ne yapabileceğine bağlıdır. Fondan çıkış ve geri alım talebinin işleyişi fonumdan çıkmak istiyorum yazımızda anlatıldı.
Denetçinin olası savunmaları ve şirketin cevabı
| Savunma | Anlamı | Şirketin cevabı |
|---|---|---|
| Makul güvence | Denetim mutlak güvence vermez | Standartların gerektirdiği prosedür uygulansaydı sorunun görüleceği gösterilir |
| Yatırım kararı yönetimindir | Denetçi fonu seçmez, yatırım tavsiyesi vermez | Dava konusu yatırım kararı değil, denetçinin kendi yükümlülüğüdür: teyit, sınıflama, bildirim |
| Zamanlama | Rapor tarihinde risk görünür değildi | Rapor tarihinde elde bulunan şirket içi belgeler ve kamuya açık işaretler |
| Yönetimin yazılı beyanı | Yönetim bütün bilgileri verdiğini beyan etti | Yazılı beyan tek başına yeterli denetim kanıtı değildir (BDS 580) |
| Şirketin kendi kusuru | Zararı yönetim kurulu doğurdu | Her sorumlu kendi kusuru ölçüsünde sorumludur (TTK m.557); indirim TBK m.52 ile tartışılır |
| İlliyet yokluğu | Uyarı yapılsaydı da zarar doğacaktı | Uyarının hangi tarihte hangi önlemi mümkün kılacağı somut olarak gösterilir |
| Tutar sınırı | TTK m.404’teki sınır uygulanır | Talep m.554’e dayanıyorsa bu sınırın uygulanmayacağı görüşü; sermaye piyasasında SPKn m.63 |
Denetçinin en güçlü savunması çoğu zaman şirketin kendi yönetiminin kusurudur. Fona yatırım kararını yönetim vermiştir. Denetçiye yazılı beyan mektubu imzalayarak bütün bilgileri verdiğini ve tabloların doğruluğundan sorumlu olduğunu bildiren de yönetimdir. Bu savunma denetçiyi tamamen kurtarmaz. Yazılı beyanlar gerekli bir kanıttır, ancak tek başına yeterli ve uygun denetim kanıtı sağlamaz (BDS 580). Farklılaştırılmış teselsül kuralı da her sorumlunun kendi kusuru ölçüsünde sorumlu tutulmasını sağlar (TTK m.557). Buna karşılık zarar görenin kendi kusuru tazminatı azaltabilir (TBK m.52). Şirketin kendi yönetiminin kusuru, denetçiye karşı talepte ciddi bir indirim sebebi olarak tartışılacaktır.
Zarar hesabı da ayrı bir güçlüktür. Fon tasfiyesi sürerken şirketin nihai zararı belli değildir. Tasfiye ödemeleri, fonu satan kuruluştan veya yöneticilerden tahsil edilecek tutarlar ve ceza dosyasında mağdura iade edilecek değerler zararı azaltır. Aynı zarar birden fazla kişiden iki kez tahsil edilemez. Bu nedenle denetçiye karşı talep, çoğu zaman şirketin fonu satan kuruluşa, portföy yönetim şirketine ve yöneticilere karşı talepleriyle birlikte planlanır. Tazminat davasının genel yapısı fon zararı tazminat davası dilekçesi sayfamızda yer alıyor.
Deliller: Denetim Raporu, Yönetim Mektubu ve Çalışma Kâğıtları
Kısa cevap: İlk deliller şirketin kendi dosyasındadır: denetim raporları, denetim sözleşmesi, yönetim mektupları, yazılı beyan mektupları ve risk komitesi raporları. Denetçinin çalışma kâğıtları ise denetçidedir; dava içinde ibrazı istenebilir veya delil tespiti yoluna gidilebilir. Fonun denetim raporları ve portföy dağılım raporları KAP’tadır.
Denetçiye karşı bir talep, şirketin kendi arşivinden başlar. Son birkaç yılın denetim raporları, görüş yazıları, denetim sözleşmeleri ve denetçiyle yapılan yazışmalar bir araya getirilmelidir. Bunların en önemlisi yönetim mektuplarıdır. Denetçinin iç kontrol eksikliklerine ilişkin bildirimleri genellikle yönetim kuruluna veya denetim komitesine hitaben yazılır ve şirketin karar defterine veya komite tutanaklarına yansır. Hazine süreçleri hakkında bir uyarı varsa bu, denetçinin görevini yaptığını gösterir ve sorumluluk tartışmasını yönetim kuruluna yöneltir. Uyarı yoksa, tespit edilmesi gereken bir eksikliğin neden bildirilmediği sorulur.
Denetçi dosyasında deliller
| Belge | Nerede? | Neyi gösterir? |
|---|---|---|
| Denetim raporu ve görüş yazısı | Şirket; borsa şirketlerinde KAP | Görüş türü, dikkat çekilen hususlar, kilit denetim konuları |
| Yönetim mektubu ve iç kontrol bildirimleri | Yönetim kurulu, denetim komitesi | Hazine süreçleri hakkında uyarı yapılıp yapılmadığı |
| Denetim sözleşmesi | Şirket | Kapsam, ücret, sorumluluk hükümleri |
| Dış teyit yazıları | Denetçi ve teyit veren kurum | Fon bakiyesinin nasıl doğrulandığı |
| Yazılı beyan mektubu | Şirket ve denetçi | Yönetimin denetçiye ne beyan ettiği |
| Risk komitesi raporları ve denetçinin ayrı raporu | Şirket | Fon riskinin gündeme gelip gelmediği |
| Denetçinin çalışma kâğıtları | Denetçi | Uygulanan prosedürler; dava içinde ibrazı istenebilir (HMK m.219 vd.) |
| Fonun denetim ve portföy dağılım raporları | KAP | Fonun riskinin dışarıdan görünür olup olmadığı |
| Mesleki sorumluluk sigortası poliçesi | Denetçi; KGK’ya bildirilmiş olmalı | Sigortacı, poliçe dönemi ve teminat tutarı |
Denetçinin çalışma kâğıtları, hangi prosedürlerin uygulandığını gösteren asıl belgelerdir. Bunlar denetçinin dosyasında bulunur ve şirket bunları kural olarak doğrudan talep edemeyebilir. Dava açıldığında mahkemeden bu belgelerin ibrazının istenmesi (HMK m.219 vd.) veya bilirkişi incelemesi yoluyla değerlendirilmesi mümkündür. Belgelerin kaybolma veya değiştirilme riski varsa dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir. Usulü delil tespiti talep dilekçesi sayfamızda anlatıldı. Denetçiye yazılacak bir bilgi ve belge talebi ile delil koruma ihtarı aşağıdaki birinci örnekte yer alıyor.
Mesleki Sorumluluk Sigortası ve KGK’ya Bildirim
Kısa cevap: Bağımsız denetim kuruluşları ve denetçiler mesleki sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır (660 sayılı KHK m.24; Bağımsız Denetim Yönetmeliği m.33). Sigorta talep esaslıdır ve kasıtlı eylemler teminat dışıdır. Zarar gören, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteyebilir (TTK m.1478). KGK’ya ayrıca bildirimde bulunulabilir; ancak KGK tazminat vermez.
Denetçinin mesleki sorumluluk sigortası, bir tazminat talebinin fiilen tahsil edilebilmesi bakımından önemlidir. Bağımsız Denetçilik Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigorta, denetimin mevzuata veya standartlara aykırı yapılması ya da raporlarda yanlış veya eksik bilgi bulunması nedeniyle doğan zararları, sözleşmede belirtilen tutara kadar karşılar. Genel şartlarda müşteri şirket, pay sahipleri ve denetim raporunu kullanan üçüncü kişiler zarar gören olarak sayılır. Sigorta talep esaslıdır. Riziko, sigortalıya tazminat talebinde bulunulduğu veya zarar görenin doğrudan sigortacıya başvurduğu anda gerçekleşmiş sayılır. Bu nedenle talebin hangi poliçe dönemine düştüğü önemlidir. Kasten sebep olunan olaylar ve idari veya adli para cezaları teminat dışıdır.
KGK, Ocak 2026 tarihli duyurusunda denetim kuruluşlarının ve denetçilerin, bağımsız denetim hizmetini kapsayan geçerli bir poliçeye sahip olmaları ve poliçeleri düzenlenmesinden itibaren 30 gün içinde KGK’ya bildirmeleri gerektiğini hatırlattı. Şirket, denetçisinden poliçe bilgilerini isteyebilir. Talep esaslı sigortalarda doğrudan başvurunun ve sigortalıya yapılacak bildirimin zamanlaması teminatı etkileyebilir. Sorumluluk sigortalarının işleyişi yönetici sigortası bakımından yönetici sorumluluk sigortası (D&O) yazımızda anlatıldı; doğrudan başvuru hakkı aynı hükme dayanır.
KGK, bağımsız denetim kuruluşları ve denetçiler üzerinde gözetim yetkisine sahiptir. Kalite güvence incelemeleri yapar ve standartlara aykırılık tespit ettiğinde uyarı, faaliyet izninin askıya alınması ve idari para cezası gibi yaptırımlar uygulayabilir. Sermaye piyasasında denetim yapacak kuruluşlar için SPK ayrıca bir liste tutar ve aykırılık tespit ettiğinde kuruluşu listeden çıkarabilir (SPKn m.62/1). Şirket, denetimin standartlara aykırı yapıldığı şüphesini KGK’ya ve sermaye piyasası kapsamındaysa SPK’ya bildirebilir. Bu bildirim, idari bir inceleme başlatabilir; ancak şirkete tazminat sağlamaz ve süreleri durdurmaz. Kasıtlı olarak yanlış veya yanıltıcı denetim raporu düzenlemek ise ayrıca suçtur (SPKn m.112/2-ç). Bu suçun unsurları finansal tablo hilesi suçu yazımızda anlatıldı.
Süreler, Arabuluculuk ve Yetkili Mahkeme
Kısa cevap: TTK m.554’e dayanan dava, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıl içinde açılır. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TTK m.560). Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir (TTK m.561).
Sürelerin başlangıcı fon krizinde tartışmalı olabilir. Öğrenme tarihi, şirketin hem zararı hem de sorumlunun kim olduğunu öğrendiği tarihtir. Fonun işleme kapatıldığı 17 Eylül 2026, zararın varlığını öğrenme bakımından bir başlangıç noktası olarak ileri sürülebilir. Ancak denetçinin kusurlu olduğu, çoğu zaman şirket içi inceleme veya bilirkişi raporuyla sonradan anlaşılır. Beş yıllık süre ise fiilden işler; denetçi bakımından bu tarih çoğu zaman kusurlu denetim raporunun verildiği tarih olarak ele alınır. 2021 veya 2022 yılı denetimleri bakımından bu süre kısa sürede dolabilir. Temkinli yol, süreleri en erken başlangıç tarihine göre hesaplamaktır.
Süreler ve usul
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| TTK m.554 davası | Zararı ve sorumluyu öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden beş yıl; fiil daha uzun zamanaşımına tabi bir suçsa o süre | TTK m.560 |
| TTK m.404 talebi | Rapor tarihinden beş yıl; suç oluşturuyorsa daha uzun süre | TTK m.404 |
| Sigortacıya doğrudan talep | Sigorta bedeline kadar, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde | TTK m.1478 |
| Arabuluculuk | Tazminat istenen ticari davada dava açmadan önce zorunlu | TTK m.5/A |
| Yetkili mahkeme | Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi | TTK m.561 |
| Denetçinin değiştirilmesi davası | Seçimin ilanından itibaren üç hafta içinde | TTK m.399/5 |
Denetçiye yazılan bir bilgi talebi veya ihtarname zamanaşımını tek başına kesmez. Zamanaşımını kesen işlemler kanunda sayılmıştır; dava açılması ve icra takibi bunların başında gelir. Arabulucuya başvuru ise dava şartıdır ve arabuluculuk süreci sürelerin hesabında ayrıca dikkate alınır. Sorumluluk davasının ticari dava niteliği ve konusunun tazminat olması nedeniyle arabuluculuk aşaması atlanmamalıdır. Başvurunun nasıl yapılacağı fon uyuşmazlığında arabuluculuk başvurusu sayfamızda anlatıldı.
2026 Denetimine Hazırlık: Şimdi Denetçiyle Nasıl Çalışmalı?
Kısa cevap: 2026 yılı denetiminde fon krizi bilinen bir olgudur. Fon payı nakit benzeri olmaktan çıkar ve gerçeğe uygun değerle, çoğu zaman gözlemlenemeyen girdilerle ölçülür. Zarar ve talepler dipnotlarda açıklanır; süreklilik ve sermaye kaybı ayrıca değerlendirilir. Denetçiyi erken ve yazılı bilgilendirin; yazılı beyan mektubunda şirketin taleplerini zayıflatacak ifadelerden kaçının.
Denetçiye karşı hakları değerlendirmek, onunla işbirliğini bırakmak anlamına gelmez. Şirketin 2026 yılı tablolarının zamanında ve doğru denetlenmesi, hem genel kurul hem bankalarla ilişkiler hem de fonu satan kuruluşa karşı açılacak davalar için gereklidir. Fon payının sınıflandırması ve ölçümü, kullanılamayan nakdin açıklanması ve üçüncü kişilere karşı taleplerin koşullu varlık olarak değerlendirilmesi bu denetimin temel konularıdır. Denetçiyi süreçten erken ve yazılı olarak haberdar etmek hem yönetim kurulunun özen yükümlülüğünün hem de sağlıklı bir denetimin gereğidir.
Yazılı beyan mektubu bu aşamada dikkat ister. Denetçi, yönetimden fon yatırımına ilişkin olgular hakkında yazılı beyan isteyecektir. Bu beyanlar, ileride şirketin fonu satan kuruluşa veya yöneticilere karşı davalarında karşı tarafça delil olarak kullanılabilir. “Fonun riskleri yönetimce biliniyordu” gibi genel bir ifade, uygunsuz satış iddiasını zayıflatabilir. Beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır; ancak metin, avukatla birlikte olguları doğru ve ölçülü anlatacak biçimde gözden geçirilmelidir.
Denetçinin bağımsızlığı da yeniden değerlendirilmelidir. Şirketin denetçisi aynı zamanda fonun veya fonun kurucusunun denetçisiyse, fon krizinin denetimi sırasında bir çıkar çatışması doğabilir. Şirket bu durumda denetçiye karşı bir talep değerlendiriyorsa aynı kuruluşla çalışmaya devam etmenin sakıncaları açıktır. Denetçi genel kurulca seçilir; seçilmiş denetçinin görevine kural olarak ancak mahkemece başka bir denetçi atanmasıyla son verilebilir (TTK m.399). Denetçi de sözleşmeyi ancak haklı bir sebeple feshedebilir. Bu nedenle değişiklik, çoğu zaman bir sonraki dönemin denetçisi seçilirken gündeme gelir. Grup şirketlerinde nakit havuzu ve bağlılık raporu soruları grup şirketlerinde fon kilidi yazımızda ele alındı.
Örnek 1: Denetçiye Bilgi ve Belge Talebi ile Delil Koruma İhtarı
Bu yazı, şirketin kendi bağımsız denetim kuruluşundan fon yatırımına ilişkin denetim çalışmasının belgelerini istemek ve belgelerin korunmasını sağlamak için kullanılabilir. Çalışma kâğıtlarının teslimi zorunlu olmayabilir; bu nedenle yazı, en azından şirkete hitaben yazılmış belgelerin örneklerini ve belgelerin saklanmasını ister. Yazı zamanaşımını kesmez.
Gönderen: [Şirket unvanı], MERSİS No: [..], adres: [..] Konu: [Yıllar] hesap dönemlerine ilişkin bağımsız denetim çalışması kapsamında fon yatırımına ilişkin bilgi ve belge talebi ile belgelerin korunması
1- Kuruluşunuz, şirketimizin [yıllar] hesap dönemlerine ait finansal tablolarını [tarihli] denetim sözleşmeleri kapsamında denetlemiştir. Şirketimizin [fon unvanı] fonunda bulunan [adet] payı, Sermaye Piyasası Kurulunun 17.09.2026 tarihli kararıyla işleme kapatılmış ve fon tasfiyeye alınmıştır. 2- Şirketimizin bu gelişme karşısındaki hukuki durumunu değerlendirebilmesi için aşağıdaki belgelerin örneklerinin [..] gün içinde tarafımıza iletilmesini rica ederiz: a) Belirtilen dönemlere ait denetim sözleşmeleri ve varsa ek protokoller, b) Şirketimize hitaben yazılmış yönetim mektupları ile iç kontrol eksikliklerine ilişkin bildirimler, c) Fon payı bakiyesine ilişkin dış teyit yazıları ve bunlara verilen cevapların örnekleri, ç) Fon payının sınıflandırılması, değerlemesi ve dipnot açıklamalarına ilişkin olarak yönetimimizle veya denetimden sorumlu komiteyle yapılan yazışmalar, d) Şirketimizin payları borsada işlem görüyorsa, riskin erken saptanması sistemi ve komitesi hakkında düzenlenen denetçi raporları, e) Kuruluşunuzun ilgili dönemlere ait mesleki sorumluluk sigortası poliçesinin sigortacı unvanı, poliçe numarası, poliçe dönemi ve teminat tutarı bilgisi. 3- Belirtilen dönemlere ilişkin denetim dosyalarınızın, çalışma kâğıtlarınızın, elektronik kayıtlarınızın ve yazışmalarınızın, doğabilecek bir uyuşmazlıkta delil niteliği taşıyabileceğinden, yasal saklama sürelerinin sona ermesi hâlinde dahi imha edilmeden korunmasını ihtar ederiz. 4- Bu yazı, şirketimizin kuruluşunuza ve ilgililere karşı her türlü hakkını saklı tutar; hiçbir hak veya talepten feragat anlamına gelmez.
[Tarih] [Şirket unvanı] Yetkili imza(lar): [Ad soyad, unvan] Ek: Yetki belgesi / imza sirküleri
Örnek 2: KGK’ya Bildirim Dilekçesi
Bu dilekçe, denetimin standartlara aykırı yapıldığına dair somut şüphe varsa kullanılabilir. Metin olguları anlatmalı, suçlama dili kullanmamalıdır. Denetim sermaye piyasası kapsamındaysa aynı bildirim SPK’ya da yapılabilir. Bildirim tazminat sağlamaz ve süreleri durdurmaz.
Bildirimde bulunan: [Şirket unvanı], MERSİS No: [..], adres: [..] Vekili: [Varsa avukat, adres] Hakkında bildirimde bulunulan: [Bağımsız denetim kuruluşu unvanı] ve sorumlu denetçi [unvan] Konu: [Yıllar] hesap dönemlerine ilişkin bağımsız denetim çalışmasının denetim standartlarına uygunluğunun incelenmesi talebi
AÇIKLAMALAR: 1- Şirketimizin [yıllar] hesap dönemlerine ait finansal tabloları, anılan kuruluş tarafından denetlenmiş ve [görüş türü] verilmiştir. 2- Şirketimiz nakdinin [tutar ve oran] kısmı [fon unvanı] fonunda tutulmaktaydı. Bu tutar finansal tablolarda [nakit ve nakit benzerleri / finansal yatırımlar] kalemi içinde gösterilmiştir. Fon, Sermaye Piyasası Kurulunun 17.09.2026 tarihli kararıyla işleme kapatılmış ve tasfiyeye alınmıştır. 3- Şirketimiz tarafından yapılan incelemede; [fon payının nakit benzeri olarak sınıflandırılmasına ilişkin denetim kanıtının bulunmadığı / yoğunlaşma ve likidite riskinin dipnotlarda açıklanmadığı / hazine süreçlerine ilişkin iç kontrol eksikliklerinin bildirilmediği / diğer somut olgular] hususları tespit edilmiştir. 4- Bu hususların; BDS 265, BDS 505, BDS 540 ve ilgili diğer standartlar ile 6102 sayılı TTK m.398 ve m.403 çerçevesinde değerlendirilmesini talep ediyoruz. Bildirimimiz bir kusur tespiti değildir; somut belgelere dayanan bir inceleme talebidir.
SONUÇ VE İSTEM: Anılan denetim çalışmasının Kurumunuzca incelenmesine ve mevzuatın izin verdiği ölçüde inceleme sonucu hakkında şirketimize bilgi verilmesine karar verilmesini arz ederiz.
[Tarih] [Şirket unvanı] – Yetkili imza(lar) Ekler: Denetim raporları, ilgili finansal tablo sayfaları, yazışma örnekleri, SPK kararı
Örnek 3: Denetçinin Sigortacısına Doğrudan Başvuru (TTK m.1478)
Bu yazı, denetçinin mesleki sorumluluk sigortacısı öğrenildikten sonra, zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurusu için kullanılabilir. Talep esaslı poliçelerde başvuru tarihi teminatın hangi döneme düşeceğini etkileyebilir. Yazının bir örneği sigortalı denetim kuruluşuna da gönderilmelidir.
Başvuran (zarar gören): [Şirket unvanı], MERSİS No: [..], adres: [..] Sigortalı: [Bağımsız denetim kuruluşu unvanı] Poliçe: Bağımsız Denetçilik Mesleki Sorumluluk Sigortası, No: [..], Dönem: [..] Konu: 6102 sayılı TTK m.1478 uyarınca zarar görenin doğrudan başvurusu ve rizikonun ihbarı
1- Sigortalınız, şirketimizin [yıllar] hesap dönemlerine ait finansal tablolarını denetlemiştir. Şirketimizin [fon unvanı] fonundaki [adet] payı, Sermaye Piyasası Kurulunun 17.09.2026 tarihli kararıyla işleme kapatılmıştır. 2- Şirketimiz, sigortalınızın denetim çalışmasında [somut olgular] nedeniyle denetim standartlarına aykırı davrandığını ve bu nedenle zarara uğradığını değerlendirmektedir. Zararın kesin tutarı fon tasfiyesinin sonucuna bağlı olmakla birlikte, bugün itibarıyla [tahmini tutar] TL olarak hesaplanmaktadır. 3- TTK m.1478 uyarınca zarar gören, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteyebilir. Bu yazı ile talebimizi kayda almanızı, dosya numarası bildirmenizi ve poliçenin teminat tutarı ile varsa muafiyet bilgisini tarafımıza iletmenizi talep ederiz. 4- Şirketimizin sigortalınıza ve diğer sorumlulara karşı her türlü dava ve talep hakkı saklıdır. Bu yazı, zararın tamamının tespiti ve talep edilmesi hakkından feragat anlamına gelmez.
[Tarih] [Şirket unvanı] – Yetkili imza(lar) Ekler: Denetim raporları, SPK kararı, fon hesap dökümü, zarar hesabı Bilgi: [Bağımsız denetim kuruluşu unvanı]
Adım Adım: Denetçiye Karşı Hakları Değerlendirmek
- Denetime tabi olup olmadığınızı netleştirin. Denetçi mi, mali müşavir mi? Sözleşmeyi bulun.
- Arşivi toplayın. Denetim raporları, sözleşmeler, yönetim mektupları, yazılı beyan mektupları, komite raporları.
- Fonun sınıflandırmasına bakın. Fon payı hangi kalemde, hangi değerle ve hangi açıklamayla gösterilmiş?
- Fonun belgelerini ekleyin. Fonun denetim raporları ve portföy dağılım raporları KAP’tan indirilmeli.
- Denetçiye yazın. Bilgi ve belge talebi ile delil koruma ihtarı gönderin; sigorta bilgisini isteyin.
- Zararı ve diğer sorumluları birlikte değerlendirin. Fonu satan kuruluş, portföy yönetim şirketi, yöneticiler ve denetçi tek bir planda ele alınmalı.
- Süreleri hesaplayın. İki yıl ve beş yıl; en erken başlangıç tarihine göre.
- Uzman görüşü alın. Denetim standartlarına uygunluk, bağımsız bir denetim uzmanıyla ön incelemeden geçirilmeli.
- Arabuluculuğa başvurun. Dava açmadan önce zorunlu; son tutanağı saklayın.
- Sigortacıya ve gerekiyorsa KGK’ya başvurun. Doğrudan başvuru ve idari bildirim, davayla birlikte planlanmalı.
Sık Yapılan Hatalar
- Denetçiden yatırım danışmanlığı beklemek. Dava, denetçinin yatırım kararını engellememesine değil, kendi görevini yapıp yapmadığına dayanmalıdır.
- Mali müşaviri bağımsız denetçi sanmak. Denetime tabi olmayan şirketin bağımsız denetçisi yoktur.
- Bugün bilineni geçmişe yüklemek. Denetçi, rapor tarihindeki bilgi durumuna göre değerlendirilir.
- Yalnız m.404’e dayanmak. İhmal hâlinde 100.000 TL veya 300.000 TL sınırı tartışması doğar; talep m.554’e ve varsa SPKn m.63’e dayandırılmalıdır.
- Yönetim mektuplarını aramamak. Denetçinin uyarısı varsa dosyanın yönü tamamen değişir.
- Şirketin kendi kusurunu hesaba katmamak. Denetçi, yönetimin kusurunu indirim sebebi olarak ileri sürecektir.
- İhtarnamenin zamanaşımını kestiğini düşünmek. Bilgi talebi veya ihtar süreleri durdurmaz.
- Arabuluculuğu atlamak. Tazminat istenen ticari davada dava şartıdır.
- Sigortayı unutmak. Doğrudan başvuru hakkı ve talep esaslı poliçe dönemi, tahsilat için belirleyicidir.
- 2026 yazılı beyan mektubunu özensiz imzalamak. Beyanlar, fonu satan kuruluşa karşı davada aleyhe kullanılabilir.
Önemli Kavramlar
- Bağımsız denetim
- Finansal tabloların, denetim standartlarına göre, dürüst resim ilkesine uygunluk bakımından incelenmesi (TTK m.398/1).
- Makul güvence
- Denetimin sağladığı yüksek ama mutlak olmayan güvence düzeyi.
- Dış teyit
- Bir bakiyenin üçüncü kişiden doğrudan alınan yazılı cevapla doğrulanması (BDS 505).
- Yönetim mektubu
- Denetçinin iç kontrol eksikliklerini ve önerilerini yönetime yazılı bildirdiği yazışma (BDS 265).
- Yazılı beyan
- Yönetimin denetçiye verdiği yazılı teyit; tek başına yeterli denetim kanıtı değildir (BDS 580).
- Nakit benzeri
- Kolaylıkla nakde çevrilebilen ve değer değişikliği riski önemsiz kısa vadeli yatırım (TMS 7 m.6).
- Kilit denetim konusu
- Denetçinin mesleki muhakemesine göre en önemli konular; borsa şirketlerinin denetim raporlarında ayrıca yazılır (BDS 701).
- Farklılaştırılmış teselsül
- Birden çok sorumlunun, her birinin kusuruna ve durumun gereklerine göre sorumlu tutulması (TTK m.557).
- Talep esaslı sigorta
- Teminatın, talebin ileri sürüldüğü poliçe dönemine göre belirlendiği sorumluluk sigortası.
Sıkça Sorulan Sorular
Bağımsız denetçi şirketi fon riskine karşı uyarmak zorunda mıydı?
Yatırım kararı hakkında uyarı yapmak denetçinin görevi değildir. Ancak fon payının teyidi, değerlemesi, sınıflandırması ve risk açıklamaları ile önemli iç kontrol eksikliklerinin yazılı bildirimi denetçinin görevidir (TTK m.398; BDS 265, 505, 540).
Denetçi olumlu görüş verdiyse fon riskli değil miydi?
Olumlu görüş, tabloların önemli yönlerden gerçeğe uygun sunulduğunu belirtir; yatırımın isabetli veya risksiz olduğunu göstermez. Denetim makul güvence sağlar, mutlak güvence sağlamaz.
Şirketimiz bağımsız denetime tabi mi?
1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan dönemler için genel ölçütler aktif toplamı 500 milyon TL, net satış hasılatı 1 milyar TL ve 150 çalışandır. Üst üste iki dönemde bu ölçütlerden ikisini aşan şirket denetime tabi olur. Borsa şirketleri ayrıca sermaye piyasası düzenlemelerine göre denetlenir.
Mali müşavirimiz neden uyarmadı?
Mali müşavirlik hizmeti bağımsız denetim değildir. Sözleşmede üstlenilmedikçe yatırım riskini değerlendirmek bu hizmetin kapsamına girmez; sorumluluk hizmet sözleşmesine göre değerlendirilir.
Fon payının nakit benzeri gösterilmesi hatalı mıydı?
Nakit benzeri, değer değişikliği riski önemsiz kısa vadeli yatırımdır (TMS 7 m.6). Para piyasası fonunda bu sınıflama yaygındır; hisse ağırlıklı bir serbest fonda tartışmaya açıktır. İşleme kapatılan fonun payı artık nakit benzeri değildir.
Denetçiye hangi hükme dayanarak dava açılır?
Temel dayanak TTK m.554’tür: Kanuni görevlerini kusurla ihlal eden denetçi şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumludur. Sözleşme (TBK m.112), sermaye piyasası kapsamında SPKn m.63 ve TTK m.404 ayrıca değerlendirilir.
TTK m.404’teki 100.000 TL sınırı tazminatı sınırlar mı?
Sınır, dürüst ve tarafsız denetim ile sır saklama yükümlülüğünün ihmal ile ihlaline ilişkindir. Öğretide m.554’e dayanan taleplerin bu sınıra tabi olmadığı savunulur; ancak denetçiler sınırı savunma olarak ileri sürebilir ve konu yargı kararlarıyla netleşmiş değildir.
Fonun denetçisine şirket olarak dava açabilir miyiz?
Fon denetçisiyle şirket arasında sözleşme yoktur. SPKn m.63 ve haksız fiil (TBK m.49) dayanak olarak tartışılabilir; bu yolun sınırları henüz netleşmemiştir. Tasfiye tarihi itibarıyla yapılacak özel denetim raporu önemli bir delil olabilir.
Fonun denetçisi sorunları SPK’ya bildirmek zorunda mıydı?
Evet. Yatırım kuruluşları ve kolektif yatırım kuruluşlarında görev yapan denetçiler, faaliyet şartlarının ihlali, sürekliliği engelleyebilecek durumlar ve olumsuz görüş gerektiren hâlleri SPK’ya derhâl bildirir; bu bildirim sır ihlali sayılmaz (SPKn m.64).
Denetçinin sigortası var mı?
Denetim kuruluşları ve denetçiler mesleki sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır (660 sayılı KHK m.24). Zarar gören, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteyebilir (TTK m.1478). Kasıtlı eylemler teminat dışıdır.
Dava açmadan önce arabuluculuk gerekli mi?
Evet. Sorumluluk davası ticari davadır ve konusu tazminattır; dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).
Süreler ne zaman doluyor?
TTK m.554 davasında zararı ve sorumluyu öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden beş yıl; fiil suçsa daha uzun ceza zamanaşımı (TTK m.560). TTK m.404 talebinde rapor tarihinden beş yıl. Bilgi talebi veya ihtar süreleri kesmez.
Denetçinin çalışma kâğıtlarını nasıl görebiliriz?
Çalışma kâğıtları denetçidedir ve şirkete doğrudan verilmeyebilir. Dava içinde ibrazı istenebilir (HMK m.219 vd.), bilirkişi incelemesi yaptırılabilir veya kayıp riski varsa delil tespiti talep edilebilir.
KGK’ya şikâyet tazminat sağlar mı?
Hayır. KGK denetçiler hakkında inceleme yapıp idari yaptırım uygulayabilir; ancak şirkete tazminat ödemez ve bildirim süreleri durdurmaz. Tazminat için arabuluculuk ve dava yolu ayrıca izlenmelidir.
Denetçi, sigortacı ve diğer sorumlular: tek planda
Denetim dosyanızı inceleyelim, sorumluluğun dayanağını ve sürelerini belirleyelim. Denetçiye, sigortacısına, fonu satan kuruluşa ve yöneticilere karşı talepleri birlikte planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİlgili Rehberler
- Fonun finansal raporları, sorumluluk beyanları ve bağımsız denetim
- Bağımsız denetim kuruluşunun sorumluluğu
- Halka açık şirketin nakdi tasfiye edilen fonda
- Şirket hazinesi tasfiye edilen fonda
- Şirket yöneticisi olarak fona yatırım kararı
- Finans müdürünün sorumluluğu
- Yönetici sorumluluk sigortası (D&O)
- Denetimden sorumlu komite ve riskin erken saptanması komitesi
- Genel kurulda bilgi alma ve özel denetim talebi
- Fon krizi sonrası şirket içi inceleme
- Şirket olarak fon soruşturmasına katılmak
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi


