Fon krizi, tek şirketli işletmelerde bir nakit sorunudur; şirketler topluluğunda ise bir hukuk sorunudur. Grup yapısındaki işletmelerde nakit çoğu zaman merkezde toplanır: bağlı şirketlerin fazla nakdi hâkim şirkete veya grubun finans şirketine aktarılır, oradan tek elden değerlendirilir ve ihtiyaç duyan şirkete geri gönderilir. Bu “nakit havuzu” düzeninde merkezdeki şirket serbest fona yatırım yaptıysa ve fon 17 Eylül 2026’dan bu yana kilitliyse, zarar tek bir bilançoda değil, grubun bütün şirketlerinde birden görünür ve her şirketin kendi ortakları, alacaklıları, yöneticileri ve vergi dairesi ayrı bir soru sorar: bağlı şirketin havuza verdiği para geri gelecek mi, hâkim şirket bu kaybı denkleştirmek zorunda mı, bağlı şirketin azınlık ortağı ne yapabilir, grup içi borçlar örtülü sermaye veya örtülü kazanç dağıtımı sayılır mı, bir şirketin iflası diğerlerini sürükler mi? Bu yazı, tüzel kişilik ayrılığı ilkesinden başlayarak nakit havuzunun hukuki niteliğini, TTK m.202’deki hâkimiyetin kötüye kullanılması yasağını ve denkleştirme yükümlülüğünü, tam hâkimiyet hâlinde talimat hakkının sınırını, bağlılık raporunu, TTK m.358 borçlanma yasağını, KVK m.12 ve m.13 vergisel risklerini, çapraz kefalet ve bankaların grup riskini, iflas ve konkordatonun grup içindeki etkisini, bağlı şirket yöneticilerinin sorumluluğunu ve grup içi denkleştirme protokolünü anlatır. Grubunuzda nakit havuzu fonda kilitlendiyse 0554 648 37 15 numaralı hattan ön değerlendirme alabilirsiniz.
Grup içi para akışını kayıp denkleştirilmeden kapatmayın
TTK m.202 denkleştirmesi faaliyet yılı içinde yapılmalı; aksi hâlde azınlık ortaklar ve alacaklılar dava hakkı kazanır. Grup yapınız ve cari hesap dökümlerinizle gelin.
📞 0554 648 37 15💬 WhatsAppNet Cevap: Beş Cümle
Tüzel Kişilik Ayrılığı ve Nakit Havuzunun Hukuki Niteliği
Şirketler topluluğunda her şirket kendi malvarlığına, kendi alacaklılarına ve kendi yöneticilerine sahiptir; TTK m.195 ve devamı bir hâkimiyet ilişkisini düzenler, ancak şirketleri tek bir tüzel kişiye dönüştürmez. Bu ilkenin fon krizindeki ilk sonucu, nakit havuzunun hukuki niteliğidir: bağlı şirketin havuza aktardığı para, hâkim şirkete veya grup finans şirketine verilmiş bir ödünçtür (TBK m.386) veya karşılıklı cari hesap ilişkisinin kalemidir; havuz şirketi bu parayı nasıl değerlendirirse değerlendirsin, bağlı şirketin alacağı havuz şirketine karşıdır ve fonun kaderine bağlı değildir. Havuz şirketi parayı serbest fona yatırmış ve fon kilitlenmişse, havuz şirketi bağlı şirketlere olan borcunu yine öder; ödeyemezse bu bir temerrüttür. Uygulamadaki sorun, havuz sözleşmesinin çoğu zaman yazılı olmaması, faiz ve vade içermemesi ve teminatsız olmasıdır; bu durumda bağlı şirketin alacağı, havuz şirketinin diğer alacaklılarıyla aynı sırada, teminatsız bir alacaktır. Bağlı şirketin yönetim kurulu, alacağının varlığını ve tutarını belgelemek, gerekirse tahsil için adım atmak ve bunu hâkim şirketle ilişkisinden bağımsız olarak şirketin menfaati gözetilerek yapmak zorundadır; aksi hâlde kendi sorumluluğu doğar.
Nakit havuzunun olası yapıları ve fon kilidinde sonuçları
| Yapı | Hukuki niteliği | Fon kilidinde bağlı şirketin konumu | Risk |
|---|---|---|---|
| Fiziki havuz (nakit merkeze aktarılır) | Bağlı şirketten havuz şirketine ödünç veya cari hesap alacağı | Havuz şirketine karşı teminatsız alacaklı | Havuz şirketi ödeyemezse temerrüt; iflasında adi alacaklı |
| Sanal havuz (bakiyeler bankada birleştirilir) | Her şirketin hesabı ayrı; bankayla çapraz teminat ve takas hükümleri | Kendi hesabı; ancak bankanın grup içi takas hakkı | Bir şirketin borcu için diğerinin hesabına takas |
| Grup finans şirketi | Bağlı şirketlerin finans şirketine ödünç vermesi | Finans şirketine karşı alacaklı | Finans şirketinin tek varlığı kilitli fonsa tahsil güçlüğü |
| Hâkim şirket adına yatırım | Bağlı şirket nakdinin hâkim şirket hesabından yatırılması | Hâkim şirkete karşı alacak; m.202 kaybı | Denkleştirme ve azınlık davası |
TTK m.202: Hâkimiyetin Kötüye Kullanılması ve Denkleştirme
Şirketler topluluğu hukukunun merkez hükmü TTK m.202’dir. Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz; madde bunun örneklerini sayar: işletme bölümlerinin, malvarlığının, fonların, personelin, alacak ve borçların devri, kârın azaltılması veya aktarılması, malvarlığının teminat, kefalet ve benzeri yükümlülüklerle sınırlanması ve ödeme gücünü veya gelişimini engelleyen kararlar. Bu yasağın istisnası denkleştirmedir: kayıp o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse veya faaliyet yılı sonuna kadar bağlı şirkete kaybın nasıl denkleştirileceği belirtilerek eşdeğer bir istem hakkı tanınırsa hâkimiyetin kullanımı hukuka uygun kalır. Nakit havuzuyla bağlı şirket nakdinin serbest fona yatırılması, “fonların aktarılması” ve “ödeme gücünü engelleyen karar” kalıplarına girer; fon kilitlenip bağlı şirket nakdine erişemediğinde bu bir kayıptır. Hâkim şirketin yapması gereken, faaliyet yılı bitmeden kaybı denkleştirmektir: havuza verilen nakdin kendi kaynaklarından iadesi, eşdeğer bir alacak hakkının yazılı olarak tanınması veya bağlı şirketin kaybını karşılayacak başka bir varlığın devri. Denkleştirme yapılmazsa madde, bağlı şirketin her bir pay sahibine hâkim şirketten ve kaybı doğuran yönetim kurulu üyelerinden şirketin kaybının tazminini dava etme hakkı verir; mahkeme davacı pay sahibinin istemi üzerine tazminat yerine payların makul bir bedelle hâkim şirket tarafından satın alınmasına da karar verebilir. Bağlı şirketin alacaklıları da kaybın bağlı şirkete ödenmesini isteyebilir. Yani fon kilidi, grup içinde bir “yıl sonu takvimi” başlatır: 31 Aralık’a kadar denkleştirme yapılmazsa azınlık ortakların ve alacaklıların dava hakkı doğar.
TTK m.202 denkleştirme ve sonuçları
| Konu | Kural | Fon kilidinde anlamı |
|---|---|---|
| Yasak | Hâkim şirket hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz | Bağlı şirket nakdinin havuz yoluyla serbest fona yatırılması kayıp doğurur |
| İstisna: denkleştirme | Kayıp faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilir veya eşdeğer istem hakkı tanınır | Yıl sonuna kadar iade, yazılı istem hakkı veya varlık devri |
| Pay sahibinin davası | Hâkim şirket ve kaybı doğuran yöneticilerden kaybın şirkete tazmini | Azınlık ortak, yıl sonundan sonra dava açabilir |
| Payların satın alınması | Mahkeme tazminat yerine payların hâkim şirketçe satın alınmasına karar verebilir | Azınlık ortak için çıkış yolu |
| Alacaklının talebi | Kaybın bağlı şirkete ödenmesi | Bağlı şirketin tedarikçi ve bankaları |
Tam Hâkimiyet: Talimat Hakkı Kaybı Meşrulaştırır mı?
Hâkim şirket bağlı şirketin paylarının tamamına sahipse TTK m.203 uyarınca, şirketler topluluğunun belirlenmiş ve somut politikaları gerektiriyorsa bağlı şirketin yönetim organına kayba sebep olabilecek talimat verebilir. Bu hüküm, tek ortaklı yapılarda grup nakit yönetiminin merkezileştirilmesine hukuki zemin sağlar; ancak üç sınırı vardır. Birincisi, talimat “belirlenmiş ve somut” bir topluluk politikasına dayanmalıdır; yazılı bir nakit yönetimi politikası, hangi araçlara yatırım yapılabileceği ve risk sınırları yoksa, serbest fona yatırım talimatı bu hükmün korumasından yararlanamaz. İkincisi, kayıp denkleştirme yükümlülüğü ortadan kalkmaz; kanun, talimatla doğan kaybın faaliyet yılı içinde denkleştirilmesini veya denkleştirme için istem hakkı tanınmasını arar. Üçüncüsü, bağlı şirketin alacaklıları ve çalışanları tam hâkimiyetten etkilenmez; bağlı şirketin kendi alacaklılarına karşı borçları sürer ve talimatla ödeme gücü engellenen bağlı şirketin alacaklıları hâkim şirkete yönelebilir. Bu nedenle tek ortaklı grup yapılarında bile fon kilidi, “bizim şirketimiz, bizim paramız” rahatlığıyla geçiştirilemez; her bağlı şirketin kendi alacaklı listesi ve kendi ödeme takvimi vardır.
Bağlılık Raporu (m.199): Fon Kilidi Nasıl Açıklanır?
Bağlı şirketin yönetim kurulu, TTK m.199 uyarınca faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, geçmiş faaliyet yılında şirketin hâkim şirketle ve hâkim şirkete bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler. Raporda, hâkim şirketin yönlendirmesiyle yapılan hukuki işlemlerde her işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığı, alınan veya alınmasından kaçınılan önlemlerin şirketi kayba uğratıp uğratmadığı ve kayba uğratmışsa denkleştirilip denkleştirilmediği açıklanır; rapor, yıllık faaliyet raporuna eklenir ve bağımsız denetime tabi şirketlerde denetçinin incelemesine girer. 2026 faaliyet yılının bağlılık raporu, fon kilidinin en önemli belgesi olacaktır: bağlı şirket nakdinin havuza aktarılması, havuz şirketinin bu nakdi fona yatırması, fonun kilitlenmesi, bağlı şirketin nakde erişememesi ve yıl sonu itibarıyla denkleştirme yapılıp yapılmadığı raporda yer almalıdır. Raporun gerçeğe aykırı düzenlenmesi veya kaybın gizlenmesi, bağlı şirket yöneticilerinin kişisel sorumluluğunu doğurur ve azınlık ortakların m.202 davasında ana delile dönüşür. Bu nedenle bağlı şirket yönetim kurulu, fon kilidini öğrendiği andan itibaren hâkim şirketle yazışmalarını ve denkleştirme taleplerini belgelemelidir.
TTK m.358: Hâkim Şirketin Bağlı Şirkete Borçlanma Yasağı
Nakit havuzunun çoğu yapısında para bağlı şirketten hâkim şirkete akar; hâkim şirket de bağlı anonim şirketin pay sahibidir. TTK m.358 uyarınca pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz. Bu hüküm, hâkim şirketin bağlı şirketten nakit havuzu yoluyla borçlanmasını da kapsar. Fon kilidinin bu hükümle ilişkisi iki yönlüdür. Birincisi, bağlı şirketin kendisi de fon yatırımı yapmış ve zarar yazmışsa, “kârın geçmiş yıl zararlarını karşılaması” şartı bozulabilir ve hâkim şirketin havuz yoluyla yeni borçlanması yasak hâle gelebilir. İkincisi, mevcut havuz borcu bu şartlar bozulduğunda hukuka aykırı bir borçlanmaya dönüşebilir; bu durumda bağlı şirketin yöneticileri alacağın tahsili için harekete geçmekle yükümlüdür. Limited şirketlerde m.358’in doğrudan karşılığı bulunmamakla birlikte, ortaklara yapılan örtülü ödemeler ve sermaye koruma ilkesi aynı sonucu doğurabilir. Ortaklar cari hesabının m.358 ve vergi boyutunu ortaklar cari hesabı ve şirket–ortak para hareketleri yazımızda ayrıntılı anlattık.
Vergi: Örtülü Sermaye (KVK m.12) ve Transfer Fiyatlandırması (m.13)
Grup içi para hareketleri, vergi idaresinin en yakından izlediği işlemlerdendir ve fon kilidi bu hareketleri hem büyütür hem kalıcılaştırır. Kurumlar Vergisi Kanunu m.12 uyarınca kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılır; örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderler kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamaz ve dönem sonu itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılır. Fon kilidinde bu hüküm iki yoldan tetiklenir: bağlı şirket, kilitli nakdinin yerine hâkim şirketten veya başka grup şirketinden borç alır ve borç büyür; aynı zamanda fon zararı bağlı şirketin öz sermayesini küçültür ve “üç kat” sınırı daralır. m.13 ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımını düzenler: kurumlar ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak belirledikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa kazanç, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır; ödünç işlemleri de bu kapsamdadır. Havuz şirketinin bağlı şirketlerden faizsiz veya düşük faizli para alması, bağlı şirket bakımından emsal faizin eksik hesaplanması; bağlı şirkete fon kilidi nedeniyle faizsiz borç verilmesi ise veren şirket bakımından emsal faiz sorunu doğurur. Emsal faiz, grup içi ödünçlerin yazılı sözleşmeye, vadeye ve piyasa koşullarına uygun faize bağlanmasıyla yönetilir; ilişkili kişilerle işlemler yıllık transfer fiyatlandırması formunda beyan edilir ve belirli ölçekteki kurumlar transfer fiyatlandırması raporu hazırlar. Fon zararının vergi bilançosundaki değerlemesi için şirket hazinesi tasfiye edilen fonda yazımıza bakılabilir.
Grup içi borçlarda vergisel riskler
| Risk | Dayanak | Fon kilidinde tetikleyici | Yönetim |
|---|---|---|---|
| Örtülü sermaye | KVK m.12 | Grup içi borcun büyümesi + fon zararıyla öz sermayenin küçülmesi | Öz sermaye/borç oranının dönem içinde izlenmesi; sermaye artırımı |
| Faiz giderinin reddi ve kâr payı sayılması | KVK m.12 | Örtülü sermaye oluşması | Borcun sermayeye dönüştürülmesi |
| Transfer fiyatlandırması (emsal faiz) | KVK m.13 | Faizsiz veya düşük faizli havuz ve köprü borçları | Yazılı sözleşme, vade, emsal faiz |
| Örtülü kazanç dağıtımı | KVK m.13 | Bağlı şirket nakdinin karşılıksız hâkim şirkette tutulması | Denkleştirme ve faiz tahakkuku |
| Belgeleme | KVK m.13; ilgili tebliğ | İlişkili kişi işlemlerinin artması | Transfer fiyatlandırması formu ve raporu |
Çapraz Kefalet, Bankaların Grup Riski ve Zincirleme Muacceliyet
Grup şirketlerinin banka ilişkisi, çoğu zaman birbirine kefalet, çapraz teminat ve “grup riski” üzerinden kurulur. Bankalar grup şirketlerini tek bir risk grubu olarak izler; kredi sözleşmelerinde yer alan çapraz temerrüt hükümleri, bir grup şirketinin temerrüdünü diğer şirketlerin kredileri için de muacceliyet sebebi sayabilir. Fon kilidi bu zinciri başlatabilir: havuz şirketinin fon rehinli kredisinde teminat açığı doğar, banka havuz şirketinin kredisini muaccel kılar, çapraz temerrüt hükmüyle bağlı şirketlerin kredileri de muaccel olur ve bankanın takas hakkı bağlı şirketlerin hesaplarındaki nakde uzanır. Grup şirketlerinin birbirine verdiği kefaletler de aynı yönde işler: bağlı şirketin hâkim şirket lehine verdiği kefalet, TTK m.202 kapsamında “malvarlığının kefalet ve benzeri yükümlülüklerle sınırlanması” kalıbına girer ve karşı edim sağlanmadıysa kayıp sayılır. Bankayla ilişkinin yönetimi bu nedenle grup ölçeğinde yapılmalı; her şirketin kredi sözleşmesindeki çapraz temerrüt ve takas hükümleri önceden haritalanmalı ve bankayla bekleme protokolü grubun bütününü kapsayacak biçimde kurulmalıdır. Fon rehinli kredide teminat açığı ve bekleme protokolünü fon rehinli kredi yazımızda anlattık.
İflas ve Konkordato: Bir Şirket Diğerlerini Sürükler mi?
Tüzel kişilik ayrılığı ilkesi iflas hukukunda da geçerlidir: grup şirketlerinden birinin iflası diğerlerinin iflası anlamına gelmez ve her şirketin borca batıklığı kendi bilançosuna göre değerlendirilir. Ancak ayrılığın pratik sınırları vardır. Birincisi, grup içi alacaklar: iflas eden havuz şirketinden alacaklı olan bağlı şirketler masada adi alacaklıdır ve alacaklarının büyük kısmını tahsil edemeyebilir; bu da bağlı şirketin kendi bilançosunda kayıp ve sermaye kaybı testine yansır. İkincisi, kefaletler: bağlı şirketin hâkim şirket lehine verdiği kefaletler, hâkim şirketin temerrüdüyle bağlı şirkete yönelir. Üçüncüsü, tüzel kişilik perdesinin aralanması: Yargıtay uygulamasında, tüzel kişiliğin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötüye kullanıldığı, malvarlıklarının iç içe geçtiği ve şirketlerin fiilen tek bir işletme gibi yönetildiği istisnai hâllerde grup şirketlerinin birbirinin borcundan sorumlu tutulabildiği görülmektedir; bu, fon kilidinin tek başına doğuracağı bir sonuç değildir, ancak kayıt düzeni zayıf ve nakdi tamamen havuzda olan gruplarda alacaklıların başvurabileceği bir argümandır. Konkordato bakımından İİK, grup konkordatosunu ayrıca düzenlememiştir; her şirket kendi konkordato talebini sunar, ancak bağlantılı dosyaların aynı mahkemede ve birlikte değerlendirilmesi uygulamada mümkündür. Konkordato ve iflas seçeneklerini tek şirket ölçeğinde borçlu şirket nasıl kapatılır ve tedarikçi, çek ve kira borçları yazılarımızda karşılaştırdık; grup ölçeğinde bu kararın her şirket için ayrı alınması, ancak birbirine etkisinin birlikte hesaplanması gerekir.
Bağlı Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu ve Çifte Görev
Grup yapılarında yöneticiler çoğu zaman birden fazla şirkette görev yapar: hâkim şirketin finans direktörü, bağlı şirketin yönetim kurulu üyesidir. Bu çifte görev, fon kilidinde bir çıkar çatışmasına dönüşür: aynı kişi bir şirkette nakdin havuzda kalmasını, diğerinde nakdin geri alınmasını savunmak zorundadır. TTK m.393 uyarınca yönetim kurulu üyesi, şirket dışı kişisel menfaatiyle veya yakınlarının menfaatiyle şirket menfaatinin çatıştığı konulardaki müzakerelere katılamaz; grup içi işlemlerde bu hüküm, bağlı şirketin havuz alacağına ilişkin kararlarda hâkim şirket adına da görev yapan üyenin müzakereye katılmamasını gerektirir. Bağlı şirket yöneticisinin temel yükümlülüğü, bağlı şirketin menfaatini hâkim şirketin menfaatinden ayrı olarak gözetmektir; TTK m.369 özen ve bağlılık yükümlülüğü ve m.553 sorumluluk hükmü, grup içinde de geçerlidir. Bağlı şirket nakdinin havuza verilmesine ve orada kalmasına onay veren, denkleştirme talep etmeyen ve bağlılık raporunda kaybı açıklamayan yönetici, azınlık ortakların ve alacaklıların davasının doğrudan hedefidir. Yönetim kurulu sorumluluğunun ispat yükü, müteselsil sorumluluk ve ibra kuralları için yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu yazımıza, ortaklar arasındaki hesaplaşma için müdür şirket nakdini fona yatırdı: ortakların hakları yazımıza bakılabilir.
Konsolide Tablolar, Sermaye Kaybı ve Halka Açık Grup
Konsolide finansal tablolar, grubun ekonomik durumunu gösterir; ancak TTK m.376 sermaye kaybı testi, her şirketin kendi bilançosuna göre ayrı yapılır. Havuz şirketinin fon zararı konsolide tabloda tek bir kalem olarak görünür; bağlı şirketin bilançosunda ise havuz alacağının değer düşüklüğü olarak görünür ve bağlı şirketin sermaye kaybı eşiklerini tetikleyebilir. Bu nedenle grup ölçeğinde “konsolide olarak sorun yok” değerlendirmesi, tek tek şirketlerin m.376 yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz; her şirketin yönetim kurulu kendi ara bilançosunu çıkarmak ve eşik testini yapmak zorundadır. Sermaye kaybı, kâr dağıtımı ve temettü iadesi kurallarını fon zararı bilançoya yansıdı yazımızda anlattık. Grupta halka açık bir şirket varsa, II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin ilişkili taraf işlemlerine ilişkin hükümleri ve II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği kapsamında kamuyu aydınlatma yükümlülükleri ayrıca uygulanır: halka açık bağlı şirketin nakdinin grup havuzunda kilitlenmesi, önemli nitelikte ilişkili taraf işlemi ve içsel bilgi olarak değerlendirilebilir ve KAP açıklaması gerektirebilir. Grubun fon zararını aracı kurum veya bankadan talep etmesi için şirket olarak fon zararını aracı kurum ve bankadan istemek yazımıza bakılabilir.
Adım Planı ve Grup İçi Denkleştirme Protokolü
Grup yönetimi için adım planı
| Sıra | Adım | Amaç |
|---|---|---|
| 1 | Grup içi para haritası: hangi şirketin nakdi, hangi tarihte, hangi tutarla havuza veya hâkim şirkete aktarıldı; fona kim yatırım yaptı | Alacak ve kaybın şirket bazında tespiti |
| 2 | Her bağlı şirket için alacak tutarı, faiz ve vade; yazılı sözleşme yoksa mutabakat | Belgesiz alacağın belgelenmesi |
| 3 | Her şirket için ara bilanço ve m.376 eşik testi | Sermaye kaybı yükümlülüklerinin tespiti |
| 4 | Hâkim şirketle denkleştirme protokolü: iade takvimi, eşdeğer istem hakkı, faiz, teminat | TTK m.202 yıl sonu takvimi |
| 5 | Bankalarla grup ölçeğinde görüşme: çapraz temerrüt ve takas haritası; bekleme protokolü | Zincirleme muacceliyetin önlenmesi |
| 6 | Vergi: öz sermaye/borç oranı, emsal faiz, transfer fiyatlandırması belgelemesi | KVK m.12 ve m.13 risklerinin yönetimi |
| 7 | Çifte görev yapan yöneticilerin çıkar çatışması kararlarında müzakereden çekilmesi | TTK m.393 |
| 8 | Bağlılık raporunun hazırlığı: işlemler, karşı edim, kayıp ve denkleştirme | TTK m.199; faaliyet yılının ilk üç ayı |
| 9 | Halka açık şirket varsa ilişkili taraf ve özel durum değerlendirmesi | II-17.1 ve II-15.1 |
Sık Yapılan Hatalar
Grup şirketlerinde fon kilidinde yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| “Grubun parası” diyerek şirket bazında alacak kaydı tutmamak | Bağlı şirketin kaybı belgelenemez; m.202 ve vergi riski | Şirket bazında cari hesap mutabakatı |
| Denkleştirmeyi yıl sonuna bırakmamak yerine hiç yapmamak | Azınlık ortak ve alacaklı davası | Faaliyet yılı içinde iade veya yazılı istem hakkı |
| Tam hâkimiyette yazılı topluluk politikası olmadan talimat | m.203 koruması işlemez | Yazılı nakit yönetimi politikası ve risk sınırları |
| Konsolide tabloya bakıp şirket bazında m.376 testini atlamak | Bağlı şirkette sermaye kaybı fark edilmez | Her şirkette ayrı ara bilanço |
| Faizsiz grup içi köprü borç | Transfer fiyatlandırması ve örtülü sermaye riski | Yazılı sözleşme ve emsal faiz |
| Çifte görevli yöneticinin iki şirket adına karar alması | m.393 ihlali; kararların geçerliliği tartışmalı | Çıkar çatışmasında müzakereden çekilme |
| Bankalarla şirket şirket görüşmek | Çapraz temerrüt ve takas zinciri | Grup ölçeğinde bekleme protokolü |
| Bağlılık raporunda kaybı gizlemek | Yönetici sorumluluğu; azınlık davasında delil | Açık ve belgeli rapor |
🧭 Bu yazı Şirket Kapatma Rehberi ve fon krizi serisinin parçasıdır
Şirket Kapatma Rehberi · Fon zararı bilançoya yansıdı · Ortaklar cari hesabı ve TTK m.358 · Yönetim kurulu sorumluluğu · Sermaye piyasası rehberlerinin tamamı: SPK Hukuk Rehberi
Sıkça Sorulan Sorular
Grup şirketimizin parası hâkim şirketteki nakit havuzunda fona yatırıldı; paramız ne olacak?
Her şirket ayrı tüzel kişidir; havuza verilen nakit, bağlı şirketin havuz şirketinden teminatsız bir ödünç veya cari hesap alacağıdır ve fon kilidi bu alacağı ortadan kaldırmaz. Havuz şirketi borcunu fonun durumundan bağımsız olarak ödemekle yükümlüdür.
Hâkim şirket bu kaybı karşılamak zorunda mı?
TTK m.202 uyarınca hâkim şirket hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz; kayıp aynı faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilmeli veya eşdeğer bir istem hakkı tanınmalıdır. Aksi hâlde bağlı şirketin pay sahipleri ve alacaklıları, hâkim şirketten ve kaybı doğuran yöneticilerden kaybın bağlı şirkete ödenmesini isteyebilir.
Bağlı şirketin azınlık ortağıyım; ne yapabilirim?
Faaliyet yılı içinde denkleştirme yapılmazsa hâkim şirkete ve kaybı doğuran yöneticilere karşı kaybın bağlı şirkete tazmini için dava açabilirsiniz; mahkeme istemeniz üzerine tazminat yerine paylarınızın hâkim şirketçe makul bedelle satın alınmasına karar verebilir (TTK m.202). Bağlılık raporu ve bilgi alma hakkı dosyanın ana belgeleridir.
Hâkim şirket tüm paylara sahipse durum farklı mı?
TTK m.203 uyarınca tam hâkimiyette, belirlenmiş ve somut topluluk politikaları gerektiriyorsa kayba sebep olabilecek talimat verilebilir; ancak yazılı politika gerekir, denkleştirme yükümlülüğü sürer ve bağlı şirketin alacaklıları korunmaya devam eder.
Bağlılık raporunda fon kilidi nasıl yer alır?
TTK m.199 uyarınca bağlı şirket yönetim kurulu faaliyet yılının ilk üç ayında hâkim şirketle ilişkiler hakkında rapor düzenler; havuza aktarılan nakit, karşı edim, fon kilidinden doğan kayıp ve denkleştirme yapılıp yapılmadığı açıkça yazılmalıdır. Gerçeğe aykırı rapor yöneticinin sorumluluğunu doğurur.
Hâkim şirket bağlı şirketten borç almaya devam edebilir mi?
Anonim şirkette TTK m.358 uyarınca pay sahibi, sermaye taahhüdü borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedekleriyle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılamadıkça şirkete borçlanamaz. Fon zararı bu şartları bozabilir ve havuz yoluyla yeni borçlanmayı yasak hâle getirebilir.
Grup içi borçlar vergi riski doğurur mu?
Evet. Ortaklardan veya ilişkili kişilerden alınan borçların öz sermayenin üç katını aşan kısmı KVK m.12 uyarınca örtülü sermayedir; faiz giderleri kabul edilmez ve kâr payı sayılır. Emsale aykırı faizle yapılan grup içi ödünçler m.13 uyarınca transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımıdır. Fon kilidi hem borcu büyütür hem öz sermayeyi küçültür.
Bir grup şirketinin iflası diğerlerini de iflas ettirir mi?
Kural olarak hayır; her şirket ayrı değerlendirilir. Ancak grup içi alacaklar ve kefaletler zincirleme etki doğurur ve tüzel kişiliğin alacaklıları zarara uğratmak için kötüye kullanıldığı istisnai hâllerde Yargıtay uygulamasında grup şirketlerinin birbirinin borcundan sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Bankalar bir şirketin temerrüdünü diğerlerine yansıtabilir mi?
Kredi sözleşmelerindeki çapraz temerrüt hükümleri buna izin verebilir; ayrıca bankanın takas hakkı ve grup şirketlerinin birbirine verdiği kefaletler zincirleme muacceliyet doğurur. Bankayla grup ölçeğinde bekleme protokolü kurulmalıdır.
Konsolide tabloda sorun yoksa bağlı şirkette sermaye kaybı testi yapmak gerekir mi?
Evet. TTK m.376 testi her şirketin kendi bilançosuna göre ayrı yapılır; bağlı şirketin havuz alacağındaki değer düşüklüğü, konsolide tabloda görünmese de bağlı şirketin sermaye kaybı eşiklerini tetikleyebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki ve mali danışmanlık yerine geçmez. Grup yapınız, pay oranları, nakit havuzu sözleşmeleri ve kredi sözleşmelerindeki çapraz temerrüt hükümleri sonucu belirler; somut dosyanız için avukat ve mali müşavirle birlikte değerlendirme yapılmalıdır.
Yıl sonundan önce grup içi denkleştirmeyi kuralım
Para haritası, şirket bazında m.376 testi, denkleştirme protokolü, banka ve vergi riski. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla değerlendirme için ulaşın.
📞 0554 648 37 15💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Grup yapınız, cari hesap mutabakatlarınız ve kredi sözleşmelerinizle gelin; ilk görüşmede para haritasını çıkaralım: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.
Ticaret Hukuku Rehberi · Şirket Kapatma Rehberi · SPK Hukuk Rehberi · Tüm hukuk dalları