Şirketin nakdini tasfiye edilen veya işleme kapatılan bir fona yatıran finans müdürü, hazine sorumlusu veya finans direktörü, şirkete kusuruyla verdiği zarardan sorumludur (TBK m.400). Ancak bu sorumluluk otomatik değildir: fonun zarar etmesi tek başına kusur sayılmaz, yönetim kurulunun onayı veya talimatı sorumluluğu azaltabilir ya da kaldırabilir, kusurun derecesi ve işin uzmanlık gerektirmesi tazminatı belirler. Önce kişinin sıfatı belirlenmelidir: yönetim yetkisi devredilmiş bir “yönetici” ise Türk Ticaret Kanunu uygulanır ve dava asliye ticaret mahkemesinde görülür; yetki devri olmayan bir çalışan ise iş hukuku uygulanır ve dava iş mahkemesinde, arabuluculuktan sonra açılır. Fesih bakımından da çizgi nettir: kişisel menfaat veya gizleme varsa haklı nedenle derhal fesih mümkündür (İş K. m.25/II-e), ama altı iş günlük süre kaçırılmamalıdır; dürüst ama özensiz bir karar çoğu zaman ancak geçerli nedenle fesih gerekçesi olabilir. Bu yazı, mağdur şirketin finans sorumlusuna karşı haklarını, fesih seçeneklerini ve yapılmaması gereken tahsil yöntemlerini anlatır.
Hazine kararını veren çalışan hakkında ne yapmalısınız?
Sıfatı ve kusuru belgelerden belirleyelim; savunma, fesih ve tazminat adımlarını süreleri kaçırmadan, işe iade ve karşı dava riskini gözeterek planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Dört soru, dört cevap
Finans müdürü zararı ödemek zorunda mı? Kusuru varsa ve kusuru ölçüsünde. İşçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur; işin uzmanlık gerektirmesi, tehlikesi ve işçinin bilinen yetenekleri dikkate alınır (TBK m.400).
Yönetim kurulu onay verdiyse? Talimata uyan çalışan kural olarak sorumlu tutulmaz. Ancak yönetimi eksik veya yanlış bilgilendirdiyse sorumluluk doğabilir (TBK m.396, m.399).
Hemen işten çıkarabilir miyiz? Kişisel menfaat, gizleme veya güveni kötüye kullanma varsa evet, öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde (İş K. m.25/II-e, m.26). Salt özensizlikte geçerli nedenle ve önceden savunma alarak fesih daha güvenlidir.
Zararı maaşından kesebilir miyiz? Hayır. İşçinin rızası olmadan takas yapılamaz; yalnız kasten verilen ve yargı kararıyla sabit zararda ücretin haczi kabil kısmı kadar takas mümkündür (TBK m.407).
Kısa Cevap: Finans Müdürü Kusuruyla ve Kusuru Ölçüsünde Sorumludur
Kısa cevap: TBK m.400’e göre işçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. Sorumluluğun belirlenmesinde işin tehlike içerip içermediği, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ve işçinin işverence bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve özellikleri dikkate alınır. Fon zararında belirleyici olan, kararın sonucu değil, kararın hangi yetkiyle, hangi incelemeyle ve hangi bilgilendirmeyle verildiğidir.
Fon krizinden sonra birçok şirkette ilk tepki, şirket nakdini fona yatıran çalışana yönelmektir: “Parayı o yatırdı, zararı o ödesin.” Hukuk bu tepkiyi iki noktada sınırlar. Birincisi, işçinin sorumluluğu kusura dayanır; fonun kilitlenmesi, tasfiyeye girmesi veya değer kaybetmesi tek başına kusur değildir. İkincisi, işçi işverenin organizasyonu içinde ve onun talimatlarıyla çalışır; yönetimin bilerek onayladığı bir yatırımın riskini sonradan tamamen çalışana yüklemek mümkün değildir. Buna karşılık özen ve sadakat borcunun açık ihlalleri, yetki aşımı, risklerin gizlenmesi ve kişisel menfaat, işçinin sorumluluğunu ciddi biçimde doğurur.
Finans müdürü fona yatırım kararında ne zaman sorumlu olur?
| Durum | Sorumluluk ihtimali | Dayanak ve dikkat |
|---|---|---|
| Yönetim kurulunun yazılı kararıyla, bilgilendirilmiş bir onayla yatırım yapıldı | Düşük | Talimata uyan işçi kural olarak sorumlu tutulmaz; bilgilendirmenin eksiksiz olup olmadığı incelenir (TBK m.399) |
| Yetki sınırı, iç yönerge veya ikinci imza kuralı atlandı | Yüksek | Özen ve talimata uyma borcunun ihlali (TBK m.396, m.399, m.400) |
| Nakit ihtiyacı, likidite ve yoğunlaşma riski hiç incelenmedi | Orta-yüksek | Uzmanlık gerektiren işte beklenen özen yükselir (TBK m.400) |
| Riskler yönetime eksik veya yanlış aktarıldı | Yüksek | Sadakat ve bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali (TBK m.396) |
| Fondan, kurucudan veya aracıdan kişisel menfaat sağlandı | Çok yüksek | Sadakat ihlali, teslim borcu (TBK m.397), haklı fesih (İş K. m.25/II-e), olası suç (TCK m.155) |
| Özenli bir süreç izlendi, fon beklenmedik biçimde kilitlendi | Düşük | Kusur yoksa sorumluluk yoktur; piyasa riski işverene aittir |
TBK m.396, işçinin yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorunda olduğunu düzenler. Şirket nakdinin yönetimi, uzmanlık gerektiren bir iştir; bu nedenle finans sorumlusundan beklenen özen, sıradan bir çalışandan beklenenden yüksektir. Ancak aynı ölçüt ters yönde de işler: işveren, bu işi uzmanlığı ve deneyimi yetersiz bir çalışana vermişse, işçinin “bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve özellikleri” sorumluluğun belirlenmesinde onun lehine dikkate alınır. Şirket yöneticilerinin aynı karar nedeniyle sorumluluğu ayrı bir rejime tabidir; bu rejim şirket yöneticisinin fona yatırım kararı yazımızda anlatıldı.
Önce Sıfat: Çalışan mı, Yönetici mi, Organ mı?
Kısa cevap: Aynı kişi, şirketteki konumuna göre farklı hükümlere tabi olabilir. Yönetim kurulu üyesi veya limited şirketin tescilli müdürü ise TTK m.553 uygulanır. Yönetim kurulu yönetimi TTK m.367 uyarınca devretmişse “yönetici” de TTK m.553 kapsamındadır ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bir kararına göre dava asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yönetim yetkisi devredilmemiş bir çalışan ise TBK m.400’e tabidir ve dava iş mahkemesinde açılır.
TTK m.553/1, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete karşı sorumlu olduklarını düzenler. Buradaki “yöneticiler”, yönetim kurulunun esas sözleşmedeki yetkiye dayanarak düzenlediği iç yönergeyle yönetimi kısmen veya tamamen devrettiği kişilerdir (TTK m.367). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.03.2022 tarihli, 2021/5943 E., 2022/2413 K. sayılı kararında, hizmet sözleşmesiyle çalışan ancak yönetim yetkisi verilen kişilerin yönetici vasfında olduğunun saptanması hâlinde, yetkilerini hukuka uygun kullanıp kullanmadıklarının hizmet sözleşmesi kurallarına göre değil Türk Ticaret Kanununun şirketler hukuku ilkelerine göre belirlenmesi gerektiğini ve bu uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.
Önce sıfat: kimin hangi hükme göre sorumlu olduğu
| Sıfat | Sorumluluk hükmü | Görevli mahkeme | Zamanaşımı |
|---|---|---|---|
| Yönetim kurulu üyesi (anonim şirket) | TTK m.553 | Asliye ticaret | TTK m.560: iki ve beş yıl |
| Tescilli müdür (limited şirket) | TTK m.644/1-a yollamasıyla m.553 | Asliye ticaret | TTK m.560 |
| Yönetimi devredilmiş yönetici (TTK m.367) | TTK m.553 (“yöneticiler”) | Yargıtay 11. HD’nin bir kararına göre asliye ticaret | TTK m.560 |
| Yönetim yetkisi devredilmemiş finans müdürü veya hazine sorumlusu (işçi) | TBK m.400 | İş mahkemesi (7036 s.K. m.5) | Yargıtay 9. HD’ye göre on yıl (TBK m.146) |
| Fiil suç oluşturuyorsa (her sıfat için) | Ayrıca haksız fiil (TBK m.49) | Sıfata göre | Ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre (TBK m.72) |
Uygulamada “finans müdürü” unvanı, çok farklı konumları anlatabilir. Bir holdingin finans direktörü, iç yönergeyle hazine yönetimi yetkisi devredilmiş ve yönetim kurulu adına yatırım kararı alan bir yönetici olabilir. Orta ölçekli bir şirketin finans müdürü ise yönetim kurulunun veya genel müdürün kararlarını uygulayan, bankayla yazışan, imza yetkisi sınırlı bir çalışan olabilir. Aynı kişinin hem yönetim kurulu üyesi hem çalışan olduğu durumlar da vardır. Şirketin açacağı davada sıfatın yanlış belirlenmesi, görev itirazı nedeniyle davanın usulden reddine ve zaman kaybına yol açabilir. Bu yüzden ilk iş, ticaret sicili kayıtlarını, iç yönergeyi, imza sirkülerini, iş sözleşmesini ve görev tanımını birlikte incelemektir.
Sıfatın bir başka sonucu zamanaşımıdır. Yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler bakımından tazminat istemi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki, her hâlde fiilden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.560). Yetki devri olmayan çalışan bakımından ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin görevi sırasında işverene verdiği zararın tazmini alacaklarının on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu kabul etmiştir (06.06.2016, 2015/3490 E., 2016/13503 K.; 818 sayılı Kanun m.125, bugün TBK m.146). Fiil suç oluşturuyorsa, haksız fiil hükümleri uyarınca daha uzun ceza zamanaşımı da gündeme gelebilir (TBK m.72).
Kusur Nasıl Kurulur: Özen, Sadakat, Talimat ve Yetki Sınırları
Kısa cevap: Finans sorumlusunun kusuru üç sorudan çıkar: yetkisinin sınırları içinde mi hareket etti, riskleri gereği gibi inceledi mi, yönetimi doğru ve eksiksiz bilgilendirdi mi? Yetki aşımı, iç onay süreçlerinin atlanması ve risklerin gizlenmesi en güçlü kusur göstergeleridir. Kişisel menfaat varsa sadakat borcu ihlal edilmiştir.
TBK m.399, işverenin işin görülmesi ve işyerindeki düzen bakımından genel düzenlemeler yapabileceğini ve özel talimatlar verebileceğini, işçinin bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorunda olduğunu düzenler. Şirketin yatırım politikası, yetki matrisi, işlem limitleri ve ikinci imza kuralları bu kapsamdaki düzenlemelerdir. Finans sorumlusu bu kurallara aykırı olarak, örneğin limitin üzerinde veya gerekli onayı almadan fona yatırım yapmışsa, kusur kurulması kolaylaşır. Buna karşılık şirkette yazılı bir politika hiç yoksa, işçiden hangi kurala uymasının beklendiği tartışmalı hâle gelir ve bu eksiklik işverenin aleyhine değerlendirilebilir.
Kusurun kurulmasında bakılacak belgeler
| Soru | Belge | Hangi borçla ilgili? |
|---|---|---|
| Finans müdürünün yetkisi neydi? | İş sözleşmesi, görev tanımı, iç yönerge, imza sirküleri, yetki matrisi | Talimata uyma (TBK m.399) |
| Yatırım kimin onayıyla yapıldı? | Yönetim kurulu kararı, e-posta onayları, ikinci imza | Talimata uyma ve özen |
| Riskler incelendi mi? | İzahname, yatırımcı bilgi formu, iç analizler, karşılaştırma tabloları | Özen (TBK m.396/1) |
| Yönetim doğru bilgilendirildi mi? | Sunumlar, raporlar, yönetim kurulu tutanakları | Sadakat ve bilgilendirme (TBK m.396) |
| Nakit ihtiyacı gözetildi mi? | Nakit akış planı, vadesi yaklaşan borç listesi | Özen |
| Kişisel bir ilişki var mı? | Komisyon, hediye, yakınlık, fon kurucusuyla bağlantı | Sadakat, teslim borcu (TBK m.397) |
Sadakat borcu, fon yatırımı kararlarında özellikle bilgilendirme bakımından önem taşır. Fonun bir serbest fon olduğunu, geri alım koşullarını, portföyün birkaç paya yoğunlaştığını veya fonun kısa süre içinde olağandışı getiri gösterdiğini bilen bir finans sorumlusunun bunları yönetime aktarmaması, yönetimin onayını da sorgulanır hâle getirir. Öte yandan TBK m.397, işçinin işi gereği olarak işveren adına üçüncü kişilerden aldığı şeyleri ve işin görülmesi sırasında elde ettiği her şeyi işverene teslim etmek ve hesabını vermekle yükümlü olduğunu düzenler. Fon kurucusundan, dağıtıcıdan veya aracıdan alınan komisyon, prim veya başka bir menfaat bu kapsamda değerlendirilebilir.
İspat bakımından şirket, zararı, işçinin yükümlülüğe aykırı davranışını ve bu davranış ile zarar arasındaki illiyet bağını ortaya koymalıdır. Kusurun ispatı konusunda öğretide farklı görüşler bulunmakla birlikte, uygulamada belirleyici olan belgelerdir: e-posta yazışmaları, yönetim kurulu tutanakları, banka talimatları ve iç raporlar. Bu belgelerin toplanması ve korunması, kurumsal e-postaların incelenmesinde Anayasa Mahkemesinin koyduğu sınırlar gözetilerek yapılmalıdır. Yöntem fon krizi sonrası şirket içi inceleme yazımızda anlatıldı.
Yönetim Onay Verdiyse veya Talimat Verdiyse: İşverenin Payı
Kısa cevap: Yatırım yönetim kurulunun veya genel müdürün bilgilendirilmiş onayıyla yapıldıysa, talimata uyan çalışanın sorumluluğu kural olarak düşer. Şirkette yatırım politikası, limit ve denetim düzeni yoksa bu eksiklik işverenin kusurudur ve tazminatı azaltır. Hâkim, zarar görenin zarara razı olması veya zararın doğmasında etkili olması hâlinde tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1).
Anonim şirkette muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması, yönetim kurulunun devredilemez görevleri arasındadır (TTK m.375/1-c); limited şirkette aynı görev müdürlere aittir (m.625/1-c). Bu hüküm, fon zararının paylaştırılmasında önemli bir ölçüttür. Şirket nakdinin nerede, hangi limitlerle ve kimin onayıyla değerlendirileceğine dair bir düzen kurulmamışsa, finans sorumlusunun tek başına verdiği kararın sonuçları kısmen bu organizasyon eksikliğine bağlanır. Mahkeme, işverenin bu kusurunu TBK m.52/1 kapsamında dikkate alarak tazminatı indirebilir.
İşverenin payı: tazminatı azaltan veya kaldıran hâller
| Hâl | Etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Yatırım yönetim kurulu kararıyla yapıldı | İşçi talimata uymuşsa sorumluluk çoğu zaman düşer | TBK m.399, m.52/1 |
| Şirkette yatırım politikası, limit ve ikinci imza yoktu | Organizasyon eksikliği işverenin kusurudur; indirim sebebi | TBK m.52/1; TTK m.375/1-c (finansal planlama düzeni) |
| Yönetim riskleri biliyordu, yine de onayladı | Zarara razı olma veya katkı; indirim veya kaldırma | TBK m.52/1 |
| İşçinin ücreti ve pozisyonu riskle orantısızdı | Sorumluluğun belirlenmesinde dikkate alınır | TBK m.400 (işin tehlikesi, uzmanlık, yetenek) |
| Kusur hafif, tazminat işçiyi darlığa düşürecek | Hakkaniyet indirimi | TBK m.52/2 |
| Kasıt veya kişisel menfaat | İndirim beklenmez; tam sorumluluk | TBK m.51, m.400 |
Talimat meselesinde bir ayrıma dikkat edilmelidir. Yönetim, “şirket nakdini en yüksek getirili fona yatırın” gibi genel bir talimat vermiş ve finans sorumlusu bunu yerine getirirken fonun risklerini hiç incelememişse, talimat işçinin özen borcunu ortadan kaldırmaz; talimatın uygulanma biçimi ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık yönetim belirli bir fonu adıyla göstermiş, riskleri tartışmış ve yatırımı karara bağlamışsa, finans sorumlusunun sorumluluğu ancak yönetimi yanıltması, bildiği önemli bir riski saklaması veya talimatın açıkça hukuka aykırı olması hâlinde gündeme gelir. Bu durumda asıl sorumluluk tartışması yönetim kurulu üyeleri bakımından yapılır; limited şirket ortaklarının müdüre karşı yolları ortağın müdüre karşı sorumluluk davası yazımızda anlatıldı.
Uygulamada şirket yöneticileri, kendi sorumluluklarını azaltmak için zararı çalışana yükleme eğiliminde olabilir. Bu, hem hukuken zayıf bir strateji hem de ispat bakımından risklidir: çalışanın savunmasında sunacağı yazışmalar, yönetimin yatırımdan haberdar olduğunu ve onay verdiğini gösterebilir ve bu belgeler yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davalarda da kullanılabilir. Şirketin çıkarı, sorumluluğu gerçekte kimin taşıdığını doğru tespit etmek ve talebi buna göre yöneltmektir.
Tazminatın Kapsamı ve İndirim
Kısa cevap: Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirler (TBK m.51). Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin bu hükümler sözleşmeye aykırılık hâlinde de kıyasen uygulanır (TBK m.114/2). Kusur hafifse ve tazminat işçiyi darlığa düşürecekse hakkaniyet indirimi yapılabilir (TBK m.52/2). Kasıt veya kişisel menfaat hâlinde indirim beklenmemelidir.
Zararın hesabı, tasfiye sürecine bağlıdır. Tasfiye tamamlanmadan şirketin nihai kaybı bilinmez; fonun elindeki varlıkların satışından yapılacak dağıtımlar zararı azaltır. Bu nedenle tazminat talebinde, yatırılan tutar ile o güne kadar alınan ve alınması beklenen tasfiye dağıtımları arasındaki fark esas alınmalı, zarar kesinleştikçe talebin artırılabileceği bir yol izlenmelidir. Belirsiz alacak davasına ilişkin HMK m.107’nin 7589 sayılı Kanunla kaldırıldığı dikkate alınarak, kısmi dava ve ıslah seçenekleri dava açılmadan önce değerlendirilmelidir. Zararın kalemleri ve hesabı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
Zarar nasıl hesaplanır?
| Kalem | Açıklama | Dikkat |
|---|---|---|
| Yatırılan tutar | Fona aktarılan nakit | Alım tarihleri ve tutarları dökümle gösterilmeli |
| Tasfiyeden alınan veya alınacak tutar | Tasfiye dağıtımları ve kalan pay değeri | Tasfiye bitmeden zarar kesinleşmeyebilir; kısmi talep ve sonradan artırma planlanmalı |
| Alternatif getiri | Nakit makul bir araçta tutulsaydı elde edilecek getiri | Varsayımsal; bilirkişi desteği gerekir |
| Bağlantılı zararlar | Gecikme faizi, cezai şart, kredi maliyeti | Uygun illiyet bağı ispat edilmeli |
| Mahsup | Sigorta, bankadan veya fondan yapılan tahsilatlar | Aynı zarar iki kez alınamaz |
İşçinin sorumluluğunda Yargıtay uygulaması, kusurun derecesini ve işin niteliğini birlikte değerlendirir. Kasıt ve ağır ihmal hâlinde işçi zararın tamamından sorumlu tutulabilirken, hafif ihmalde tazminat önemli ölçüde indirilebilir. Finans sorumlusunun ücret düzeyi ile şirket nakdinin büyüklüğü arasındaki orantısızlık da hakkaniyet değerlendirmesinde rol oynar: aylık ücreti belirli bir düzeyde olan bir çalışandan milyonlarca liralık bir kaybın tamamını istemek, kusur ağır değilse, mahkeme tarafından kabul görmeyebilir. Bu, şirketin talepten vazgeçmesi gerektiği anlamına gelmez; talebin gerçekçi ve ispatlanabilir kalemlere dayandırılması gerektiği anlamına gelir.
Aynı zarardan birden fazla kişi sorumlu olabilir: yatırımı onaylayan yönetim kurulu üyeleri, fonu satan banka veya aracı kurum, fonu yöneten portföy yönetim şirketi ve finans sorumlusu. Şirket, bu kişilere karşı talebini birlikte kurmalı ve her birinden yapılan tahsilatı diğerlerine karşı talepten mahsup etmelidir. Fonu satan kuruluşa ve kurucuya karşı yollar fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım yazımızda, şirket adına bankaya yöneltilecek ihtar ise şirket adına bankaya ve aracı kuruma ihtarname sayfamızda yer alıyor.
Kişisel Menfaat Varsa: Sadakat İhlali, Teslim Borcu ve Ceza Boyutu
Kısa cevap: Finans sorumlusu fon kurucusundan, dağıtıcıdan veya aracıdan kişisel menfaat sağlamışsa, sadakat borcunu ihlal etmiş olur; elde ettiği menfaati işverene teslim etmekle yükümlüdür (TBK m.396, m.397). Bu durum haklı nedenle derhal fesih sebebidir (İş K. m.25/II-e). Somut olayın özelliklerine göre hizmet ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu da gündeme gelebilir (TCK m.155/2).
Kişisel menfaat iddiası ağır bir iddiadır ve somut delile dayanmalıdır. Bir çalışan hakkında bu yönde bir iddia, ancak onun hesap hareketleri, yazışmaları, fon kurucusu veya dağıtıcıyla ilişkisini gösteren belgeler ya da ceza dosyasındaki tespitlerle desteklendiğinde ileri sürülmelidir. Salt yatırımın büyüklüğü veya fonun sonradan soruşturma konusu olması, kişisel menfaatin delili değildir. Delilsiz bir suçlama, hem feshin haksız sayılmasına hem de çalışanın kişilik haklarının ihlali nedeniyle şirketin tazminat sorumluluğuna yol açabilir.
Ceza boyutunda, çalışana iş gereği teslim edilen parayı veya malı kendi yararına kullanması, TCK m.155/2’de düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Bu nitelikli hâlde ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir. Şirket nakdinin, kişisel menfaat karşılığında ve şirketin yararına olmayan bir biçimde fona aktarılması bu suçun unsurlarını taşıyıp taşımadığı, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Suçun unsurları, uzlaştırma ve etkin pişmanlık hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma yazımızda anlatıldı. Ceza yargılaması tazminat sağlamaz; şirketin zararı için hukuk yolunun ayrıca işletilmesi gerekir.
Sigorta boyutunda iki poliçe birbirini tamamlar. Yönetici sorumluluk sigortası, poliçedeki sigortalı tanımına giren üst düzey çalışanların dürüst ama kusurlu kararlarından doğan sorumluluğunu kapsayabilir; kasıt ve kişisel menfaat ise genellikle bu poliçenin dışındadır. Emniyeti suistimal sigortası ise çalışanların hileli ve kasıtlı eylemlerinden şirketin uğradığı zararı karşılamaya yöneliktir. Şirket, finans sorumlusuna karşı talebini kurarken, hangi poliçenin hangi senaryoda devreye gireceğini gözetmeli ve bildirim sürelerini kaçırmamalıdır. Ayrıntılar şirket fon zararı ve yönetici sorumluluk sigortası yazımızda yer alıyor.
Fesih: Haklı Neden mi, Geçerli Neden mi?
Kısa cevap: Güveni kötüye kullanma ve doğruluk ile bağlılığa uymayan davranışlar haklı nedenle derhal fesih sebebidir (İş K. m.25/II-e). Bu hak, feshe yetkili merciin öğrenmesinden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; işçi maddi çıkar sağlamışsa bir yıllık süre uygulanmaz (m.26). Dürüst ama özensiz bir yatırım kararı ise çoğu zaman geçerli neden oluşturur; bu durumda fesihten önce savunma alınmalıdır (m.19).
Haklı nedenle derhal fesih, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden iş sözleşmesini sona erdirir; bu ağır sonuç nedeniyle ispat yükü işverendedir ve mahkemeler feshin dayanağını sıkı biçimde denetler. İş K. m.25/II-e, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarını haklı neden sayar. Fon dosyalarında bu bent; kişisel menfaat, risklerin bilerek gizlenmesi, yetki dışı işlemlerin saklanması veya yönetime gerçeğe aykırı bilgi verilmesi hâllerinde gündeme gelir. İş K. m.25/II-ı ise işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işyerinin makinelerini, tesisatını veya başka eşya ve maddelerini otuz günlük ücretiyle ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratmasını haklı neden sayar; bu bendin bir yatırım kararından doğan değer kaybına uygulanması, “eşya ve madde” kavramı karşısında tartışmalıdır ve tek başına bu bende dayanmak risklidir.
Fesih seçenekleri ve sonuçları
| Seçenek | Ne zaman? | Süre ve şekil | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Haklı nedenle derhal fesih (İş K. m.25/II-e) | Güveni kötüye kullanma, doğruluk ve bağlılığa aykırılık; örneğin kişisel menfaat, gizleme, sahte bilgi | Öğrenmeden altı iş günü, fiilden bir yıl; maddi çıkar varsa bir yıl uygulanmaz (m.26) | Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmez |
| Haklı fesih (İş K. m.25/II-ı) | Eşya ve maddelerin otuz günlük ücretle ödenemeyecek kayba uğratılması | Aynı | Yatırım zararına uygulanması tartışmalıdır |
| Geçerli nedenle fesih (İş K. m.18) | Özensiz ama dürüst karar, performans, güven kaybı | Yazılı bildirim, açık sebep, önceden savunma (m.19) | Kıdem ve ihbar tazminatı ödenir |
| Karşılıklı anlaşma (ikale) | Uzlaşma tercih edilirse | Yazılı, makul yarar; ibra hükmüne dikkat | Şirketin tazminat hakkı saklı tutulmalı |
| İş güvencesi | Otuz işçi, altı ay kıdem, belirsiz süre | İşletmenin bütününü yöneten işveren vekili kapsam dışı (m.18/son) | Geçersiz fesihte işe iade riski |
Altı iş günlük süre tüzel kişi işverende, olayın feshe yetkili kişi veya kurula intikal ettirildiği gün başlar; soruşturma yapılması tek başına süreyi başlatmaz, ancak incelemenin makul olmayan biçimde uzatılması da tartışmaya yol açar (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 09.09.2019, 2016/6122 E., 2019/15301 K.). Fon krizinde şirket, kilidi öğrendiği gün değil, finans sorumlusunun kusurunu veya menfaatini gösteren bulguların yetkili organa sunulduğu gün sürenin başladığını belgelemelidir. Bu tarihin iç inceleme raporunda ve yönetim kurulu kararında açıkça yer alması, sonradan “süre geçmişti” itirazına karşı en iyi korumadır.
Geçerli nedenle fesih, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılabilir; ancak işçinin savunması alınmadan fesih yapılamaz ve fesih bildirimi yazılı olmalı, sebebi açık ve kesin biçimde göstermelidir (İş K. m.19). Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçi iş güvencesinden yararlanır ve geçersiz fesihte işe iade isteyebilir (m.18, m.20, m.21). İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri ise iş güvencesi kapsamı dışındadır (m.18/son). Bir holdingin finans genel müdür yardımcısı bu istisnaya girebilirken, işe alma ve çıkarma yetkisi olmayan bir finans müdürü genellikle iş güvencesi kapsamındadır. Haklı fesih hâllerinin genel çerçevesi işveren hangi hâllerde tazminatsız çıkarabilir yazımızda anlatıldı.
Fesih kararı verilmeden önce iki ihtimal birlikte düşünülmelidir. Birincisi, haklı fesih yapılır ve sonradan kişisel menfaat iddiası ispatlanamazsa, fesih haksız sayılır ve şirket kıdem ve ihbar tazminatı ile, iş güvencesi kapsamındaki işçi bakımından işe iade sonuçlarıyla karşılaşır. İkincisi, fesih geçerli nedene dayandırılır ve tazminatlar ödenirse, şirketin zarar tazmini talebi bundan etkilenmez; fesih ile tazminat talebi birbirinden bağımsızdır. Çoğu fon dosyasında, delil tablosu netleşmeden aceleyle yapılan haklı fesih yerine, savunma alınmış ve iyi gerekçelendirilmiş bir geçerli fesih daha sağlam bir yoldur. Kişisel menfaat delilleri güçlüyse ise altı iş günlük süre gözetilerek haklı fesih tercih edilmelidir.
Maaştan Kesinti, Senet ve İbra: Tahsilde Yapılmaması Gerekenler
Kısa cevap: İşveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla işçinin rızası olmadıkça takas edemez; yalnız işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczi kabil kısmı kadar takas edilebilir (TBK m.407). Ücret kesme cezası zarar tazmini aracı değildir (İş K. m.38). Fesih tehdidiyle imzalatılan senet veya borç ikrarı iptal edilebilir; ayrılışta imzalanan karşılıklı ibra ise şirketin talebini ortadan kaldırabilir.
Şirketlerin fon zararını çalışanın maaşından veya son ödemelerinden kendiliğinden kesmesi, en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hatadır. Hukuka aykırı kesinti, çalışan bakımından ücretin eksik ödenmesi niteliğindedir; işçiye haklı nedenle fesih ve kıdem tazminatı talep etme imkânı verebilir ve idari para cezasına yol açabilir. İş K. m.38’deki ücret kesme cezası ise bir disiplin cezasıdır; iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde gösterilen sebeplere bağlıdır ve ayda iki gündelik kazançla sınırlıdır. Bu kurum zarar tazmini için kullanılamaz. Maaştan kesinti ve ceza koşulu konusundaki genel kurallar çalışanın haklı feshi ve maaştan kesinti yasağı yazımızda anlatıldı.
Tahsilde yapılmaması gerekenler
| Uygulama | Hukuki durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Zararı maaştan kendiliğinden kesmek | Rıza yoksa takas yasağı; yalnız kasten verilen ve yargı kararıyla sabit zararda ücretin haczi kabil kısmı kadar | TBK m.407 |
| Ücret kesme cezası adı altında zarar tahsili | Ceza, zarar tazmini değildir; sözleşmede sebep, ayda iki gündelik sınırı | İş K. m.38 |
| Sözleşmeye yalnız işçi aleyhine ceza koşulu koymak | Geçersiz | TBK m.420/1 |
| Fesih tehdidiyle senet veya borç ikrarı imzalatmak | Korkutma nedeniyle iptal edilebilir; menfi tespit riski | TBK m.37 |
| Ayrılışta karşılıklı “hiçbir alacağımız yoktur” yazısı | Şirketin tazminat talebini ortadan kaldırabilir | Genel hükümler; ibranın kapsamı |
İş sözleşmelerine “işçinin verdiği her zarar için belirli bir tutar ödenir” gibi yalnız işçi aleyhine ceza koşulu konulması da geçersizdir (TBK m.420/1). Fesih görüşmesi sırasında çalışana “senet imzalarsan tazminatını öderiz, imzalamazsan haklı fesih yaparız” şeklinde baskı yapılması, imzalanan belgenin korkutma nedeniyle iptali ve menfi tespit davası sonucunu doğurabilir (TBK m.37). Şirket bir ödeme planı üzerinde uzlaşmak istiyorsa, bunu çalışanın avukatıyla veya arabulucu huzurunda, özgür iradeyle yapılmış bir anlaşmaya dayandırmalıdır.
İbra konusunda ise iki yönlü bir dikkat gerekir. İşçinin işverenden alacaklarını kapsayan ibra sözleşmesi, TBK m.420’deki şekil ve süre şartlarına tabidir; bu şartlar işçiyi korur. Şirketin çalışandan alacaklarını kapsayan bir ibra ise bu korumaya tabi değildir: ayrılış sırasında imzalanan ve “taraflar birbirinden hiçbir alacağı olmadığını kabul eder” şeklinde karşılıklı ibra içeren bir ikale sözleşmesi veya ibraname, şirketin fon zararına ilişkin tazminat talebini ortadan kaldırabilir. Karşılıklı anlaşmayla ayrılık tercih ediliyorsa, fon yatırımından doğan talepler açıkça saklı tutulmalıdır. İkale sözleşmesinin şartları ikale (bozma) sözleşmesi yazımızda anlatıldı.
Usul: Arabuluculuk, Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve İhtiyati Haciz
Kısa cevap: Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işveren alacağı ve tazminatı davalarında önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 s.K. m.3) ve dava iş mahkemesinde görülür (m.5). Finans sorumlusu yönetim yetkisi devredilmiş bir yönetici ise dava TTK m.553’e dayanır ve asliye ticaret mahkemesinde, ticari arabuluculuktan sonra açılır. Çalışanın mallarını elden çıkarma ihtimali varsa ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257).
İş mahkemeleri, hizmet sözleşmesine tabi işçiler ile işveren arasında iş ilişkisinden kaynaklanan hukuk uyuşmazlıklarına bakar (7036 s.K. m.5/1-a). İşverenin işçiye karşı tazminat talebi bu kapsamdadır ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur (m.3). Arabuluculuk süreci, şirket için yalnız bir usul şartı değil, bir fırsattır: çalışanın ödeme gücü, yönetimin payı ve sigorta imkânı birlikte değerlendirilerek gerçekçi bir anlaşmaya varılabilir. Arabuluculukta varılan anlaşmanın hukuki etkisi arabuluculuk anlaşma belgesi yazımızda anlatıldı.
Usul yol haritası
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava şartı | İşveren alacağı ve tazminatı davasında önce arabulucuya başvuru | 7036 s.K. m.3 |
| Görevli mahkeme (işçi) | İş mahkemesi | 7036 s.K. m.5 |
| Görevli mahkeme (yönetici veya organ) | Asliye ticaret mahkemesi; ticari davada arabuluculuk | TTK m.4, m.5/A; Yargıtay 11. HD 25.03.2022 |
| Zamanaşımı (işçi) | On yıl | TBK m.146; Yargıtay 9. HD 06.06.2016 |
| Zamanaşımı (yönetici) | Öğrenmeden iki, fiilden beş yıl | TTK m.560 |
| Malvarlığının korunması | İhtiyati haciz | İİK m.257 |
| Ceza boyutu | Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma; şikâyet aranmaz | TCK m.155/2 |
Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi, sıfat meselesine bağlıdır. Şirket, finans sorumlusunun yönetici sıfatı taşıdığını düşünüyorsa talebini TTK m.553’e dayandırıp asliye ticaret mahkemesinde, çalışan sıfatı ağır basıyorsa TBK m.400’e dayandırıp iş mahkemesinde açmalıdır. Sıfat tartışmalıysa, arabuluculuk başvurusunda ve dilekçede her iki dayanağa da değinmek ve görev itirazına karşı delilleri baştan sunmak yerinde olur. Zamanaşımı bakımından en kısa sürenin, yani TTK m.560’taki iki yıllık sürenin gözetilmesi en güvenli yaklaşımdır.
Çalışanın ödeme gücü sınırlı olabilir; bu nedenle talebin tahsil edilebilirliği baştan düşünülmelidir. Çalışanın mallarını elden çıkarmaya hazırlandığına dair emareler varsa, dava veya takiple birlikte ihtiyati haciz istenebilir; alacağın ilama bağlanmasından sonra yapılan devirler bakımından tasarrufun iptali davası gündeme gelir. Bu yolların ayrıntıları ihtiyati haciz talep dilekçesi örneği ve tasarrufun iptali davası yazılarımızda anlatıldı.
Kaçırılmaması gereken süreler
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Haklı nedenle fesih | Feshe yetkili merciin öğrenmesinden altı iş günü; fiilden bir yıl (maddi çıkarda bu sınır yok) | İş K. m.26 |
| İşe iade için arabuluculuk (işçi açısından) | Fesih bildiriminin tebliğinden bir ay | 7036 s.K. m.3; İş K. m.20 |
| İşçiye karşı tazminat istemi | On yıl | TBK m.146 |
| Yöneticiye karşı tazminat istemi | İki ve beş yıl; ceza zamanaşımı uzunsa o süre | TTK m.560 |
| Şikâyete bağlı basit güveni kötüye kullanma | Öğrenmeden altı ay | TCK m.73, m.155/1 |
| Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma | Şikâyet süresi yok; dava zamanaşımı | TCK m.155/2, m.66 |
Süre tablosunda iki süre özellikle önemlidir. Haklı fesih için altı iş günlük hak düşürücü süre çok kısadır ve iç inceleme raporunun tarihine bağlanır. Çalışan ise feshe karşı işe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurabilir; şirketin fesih bildirimi bu nedenle sebebi açık, somut ve belgelere dayalı olmalıdır. İşe iade sürecinin genel kuralları işe iade dava dilekçesi örneği yazımızda yer alıyor.
Örnek 1: Savunmaya Davet Yazısı (İş K. m.19)
Bu yazı, fon yatırımı kararına ilişkin iddialar hakkında finans sorumlusunun yazılı savunmasını istemek için kullanılabilir. Geçerli nedenle fesih düşünülüyorsa savunma alınması zorunludur; haklı fesihte de savunma alınması ispat ve şeffaflık bakımından önemlidir. Savunma için makul bir süre verilmeli, iddialar somut olarak yazılmalı ve çalışana ilgili belgeleri inceleme imkânı tanınmalıdır.
Sayın [Ad soyad], [Unvan]
1- Şirketimizin [tutar] TL tutarındaki nakdi, [tarih] tarihinde [banka / aracı kurum] nezdinde [fon unvanı] fonuna yatırılmış; fon [tarih] tarihinde [işleme kapatılmış / tasfiyesine karar verilmiş] ve şirketimiz [tutar] TL tutarında paya ulaşamaz hâle gelmiştir. 2- Yapılan inceleme sonucunda şu hususlar tespit edilmiştir: a) Yatırımın [yetki matrisi / iç yönerge] ile belirlenen [tutar] TL limitin üzerinde ve [ikinci imza / yönetim kurulu onayı] alınmadan yapıldığı; b) Fonun [serbest fon niteliği / geri alım koşulları / portföy yoğunlaşması] hakkındaki bilgilerin [tarihli sunumda] yönetime aktarılmadığı; c) [Varsa diğer somut tespit]. 3- Bu hususlar, TBK m.396 ve m.399’daki özen, sadakat ve talimata uyma borçları ile iş sözleşmenizin [madde] hükmü bakımından değerlendirilmektedir. 4- Yukarıdaki iddialar hakkındaki yazılı savunmanızı, işbu yazının tebliğinden itibaren [makul süre, ör. üç iş günü] içinde vermenizi rica ederiz. Savunmanızı hazırlarken [belge listesi] belgelerini [yer] adresinde inceleyebilirsiniz. Süresinde savunma vermemeniz, savunma hakkınızı kullanmadığınız şeklinde değerlendirilecektir. 5- Bu yazı, şirketimizin fon yatırımından doğan her türlü talep hakkını saklı tutar.
Şirket adına: [Yetkili ad soyad, unvan, imza, tarih] Tebliğ alan: [Ad soyad, imza, tarih] / [Tebliğden kaçınma hâlinde tutanak]
Örnek 2: Geçerli Nedenle Fesih Bildirimi (İş K. m.18, m.19)
Bu bildirim, savunma alındıktan sonra, kişisel menfaat veya güveni kötüye kullanma delilleri bulunmayan ama özen borcunun ihlal edildiği değerlendirilen durumlar için hazırlanmıştır. Haklı fesih yapılacaksa bildirim İş K. m.25/II-e’ye göre yeniden yazılmalı ve m.26’daki altı iş günlük süre içinde tebliğ edilmelidir.
Sayın [Ad soyad], [Unvan]
1- [Tarih] tarihli savunmaya davet yazımız ve [tarih] tarihli savunmanız birlikte değerlendirilmiştir. 2- Şirket nakdinin [fon unvanı] fonuna yatırılması sırasında [yetki sınırının aşıldığı / zorunlu onayın alınmadığı / fonun riskleri hakkında yönetimin bilgilendirilmediği] tespit edilmiştir. Savunmanızda ileri sürülen [savunmanın özeti] hususları, [neden kabul edilmediği] gerekçesiyle yeterli görülmemiştir. 3- Bu davranışlar, görevinizin gerektirdiği özen ve sadakat yükümlülüklerine aykırıdır ve iş ilişkisinin sürdürülmesini işveren bakımından beklenemez hâle getirmektedir. Bu nedenle iş sözleşmeniz 4857 sayılı İş Kanunu m.18 ve m.19 uyarınca geçerli nedenle, m.17’deki bildirim süresine [uyularak / ait ücret peşin ödenerek] [tarih] tarihi itibarıyla feshedilmiştir. 4- Kıdem tazminatınız, ihbar tazminatınız [peşin ödeme hâlinde] ve diğer işçilik alacaklarınız [tarih] tarihinde [banka hesabınıza] ödenecektir. Bu ödemeler, şirketimizin fon yatırımından doğan tazminat haklarından feragat anlamına gelmez; bu haklarımız saklıdır. 5- Şirkete ait belge, cihaz ve erişim bilgilerinin [tarih] tarihine kadar teslim edilmesini rica ederiz.
Şirket adına: [Yetkili ad soyad, unvan, imza, tarih] Tebliğ alan: [Ad soyad, imza, tarih]
Örnek 3: Tazminat Talepli İhtarname ve Arabuluculuk Çağrısı
Bu ihtarname, şirketin finans sorumlusuna karşı tazminat talebini belgelemek ve arabuluculuk sürecine zemin hazırlamak için kullanılabilir. Yönetici sıfatı varsa dayanak TTK m.553 olarak düzenlenmeli ve ticari arabuluculuk yoluna gidilmelidir. Dil olgusal kalmalı, ceza soruşturması sürerken kesin suç isnadından kaçınılmalıdır.
Keşideci: [Şirket unvanı, adres] – Vekili: [Varsa] Muhatap: [Ad soyad, adres] Konu: Fon yatırımından doğan zararın tazmini talebi
1- Muhatap, şirketimizde [tarih – tarih] arasında [unvan] olarak çalışmış; şirket nakdinin yönetimi görev tanımı kapsamında kendisine verilmiştir. 2- Muhatap, [tarih] tarihinde [yetki sınırını aşarak / gerekli onayı almadan / fonun risklerini yönetime aktarmadan] şirketin [tutar] TL tutarındaki nakdini [fon unvanı] fonuna yatırmıştır. Fonun [işleme kapatılması / tasfiyesi] nedeniyle şirketimizin bugün itibarıyla tespit edilen zararı [tutar] TL’dir; tasfiye dağıtımları sonrasında kesinleşecek zarar ayrıca bildirilecektir. 3- Bu davranış TBK m.396, m.399 ve m.400 uyarınca [ve yönetici sıfatı bakımından TTK m.553 uyarınca] tazmin sorumluluğu doğurmaktadır. [Varsa: Muhatabın bu işlem nedeniyle [kişi / kuruluş]’tan elde ettiği menfaatin TBK m.397 uyarınca şirketimize teslimi de talep edilmektedir.] 4- Zararın [tutar] TL’lik kısmının işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren [süre] içinde ödenmesini; aksi hâlde 7036 sayılı Kanun m.3 [/ TTK m.5/A] uyarınca arabuluculuk sürecinin ve ardından yargı yolunun işletileceğini ihtar ederiz. Ödeme planı veya uzlaşma önerilerinizi arabuluculuk sürecinde değerlendirmeye hazırız. 5- Şirketimizin, fon yatırımı nedeniyle diğer kişi ve kuruluşlara karşı hakları saklıdır; bu kişilerden yapılacak tahsilatlar talebimizden mahsup edilecektir.
Keşideci: [Şirket unvanı, yetkili / vekil imza, tarih]
Adım Adım: Finans Sorumlusu Hakkında Doğru Sıra
- Delilleri koruyun. E-posta, banka talimatları, yönetim kurulu tutanakları; AYM sınırları içinde.
- Sıfatı belirleyin. İç yönerge, imza sirküleri, sicil kaydı, iş sözleşmesi.
- Karar zincirini çıkarın. Kim önerdi, kim onayladı, kim uyguladı?
- Yönetimin payını dürüstçe tespit edin. Onay ve bilgilendirme belgeleri.
- Sigortaya bildirim yapın. Yönetici sorumluluk ve emniyeti suistimal poliçeleri.
- Savunma alın. Somut iddialar, makul süre, belge inceleme imkânı.
- Fesih türünü seçin. Menfaat delili güçlüyse altı iş günü içinde haklı fesih; değilse geçerli fesih.
- Maaştan kesmeyin. Rıza veya kesinleşmiş karar olmadan takas yok.
- İbraya dikkat edin. Ayrılış belgelerinde tazminat hakkını saklı tutun.
- Arabuluculuğa başvurun. İşçi için 7036 m.3, yönetici için TTK m.5/A.
Sık Yapılan Hatalar
- Fonun zarar etmesini kusur saymak. Kusur kararın veriliş biçiminden çıkar.
- Yönetimin onayını görmezden gelmek. Talimata uyan çalışan kural olarak sorumlu değildir (TBK m.399).
- Altı iş günlük süreyi kaçırmak. Haklı fesih hakkı düşer (İş K. m.26).
- Delilsiz kişisel menfaat iddiası. Fesih haksız sayılır, kişilik hakkı riski doğar.
- Savunma almadan geçerli fesih. Fesih geçersiz sayılabilir (İş K. m.19).
- Zararı maaştan kesmek. Takas yasağı (TBK m.407), eksik ücret ve haklı fesih riski.
- Baskıyla senet imzalatmak. Korkutma nedeniyle iptal (TBK m.37).
- Karşılıklı ibra imzalamak. Şirketin tazminat talebi ortadan kalkabilir.
- Yanlış mahkemede dava açmak. Sıfata göre iş veya asliye ticaret mahkemesi.
- Kamuoyunda isim vermek. Masumiyet karinesi ve kişilik hakkı.
Önemli Kavramlar
- İşçinin kusur sorumluluğu
- İşçinin işverene kusuruyla verdiği zarardan, işin tehlikesi, uzmanlık gereği ve bilinen yetenekleri gözetilerek sorumlu olması (TBK m.400).
- Özen ve sadakat borcu
- İşi özenle yapma ve işverenin haklı menfaatini sadakatle koruma yükümlülüğü (TBK m.396).
- Teslim ve hesap verme borcu
- İşçinin işi gereği elde ettiği her şeyi işverene teslim etme ve hesabını verme yükümlülüğü (TBK m.397).
- Yönetici (TTK m.553)
- Yönetim kurulunun iç yönergeyle yönetimi devrettiği kişi; şirketler hukuku kurallarına göre sorumludur (TTK m.367).
- Haklı nedenle fesih
- Sözleşmenin derhal ve tazminatsız sona erdirilmesi; altı iş günü ve bir yıllık hak düşürücü sürelere tabidir (İş K. m.25, m.26).
- Geçerli nedenle fesih
- Davranış veya verimle ilgili nedenlere dayanan, savunma alınarak yapılan bildirimli fesih (İş K. m.18, m.19).
- İşveren vekili istisnası
- İşletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri ve yardımcılarının iş güvencesi dışında kalması (İş K. m.18/son).
- Takas yasağı
- İşverenin işçiden alacağını ücretle işçinin rızası olmadan takas edememesi (TBK m.407).
Çalışanın şirket nakdini kişisel menfaatle fona aktarması hâlinde şirketin ceza dosyasındaki konumu ve CMK m.249 şirket olarak fon soruşturmasına katılmak yazımızda ele alındı.
Hazine süreçlerindeki iç kontrol eksikliklerinin bağımsız denetçi tarafından bildirilip bildirilmediği ve denetçinin sorumluluğu şirketin fon yatırımı ve bağımsız denetçi yazımızda ele alındı.
Sıkça Sorulan Sorular
Finans müdürü fon zararının tamamını ödemek zorunda mı?
Hayır, kusuru ölçüsünde. TBK m.400’e göre işin tehlikesi, uzmanlık gereği ve işçinin bilinen yetenekleri dikkate alınır; hafif kusurda hakkaniyet indirimi yapılabilir (TBK m.52/2). Kasıt veya kişisel menfaat varsa indirim beklenmemelidir.
Yönetim kurulu yatırımı onayladıysa finans müdürü sorumlu olur mu?
Talimata uyan çalışan kural olarak sorumlu değildir (TBK m.399). Ancak yönetimi eksik veya yanlış bilgilendirdiyse ya da bildiği önemli bir riski sakladıysa sorumluluk doğabilir (TBK m.396).
Finans müdürüne karşı hangi mahkemede dava açılır?
Yönetim yetkisi devredilmemiş bir çalışan ise iş mahkemesinde (7036 s.K. m.5). Yönetim yetkisi devredilmiş bir yönetici ise TTK m.553 uygulanır ve Yargıtay 11. HD’nin bir kararına göre asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Dava açmadan önce arabuluculuk şart mı?
Evet. İşveren alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 s.K. m.3). Asliye ticaret mahkemesinde görülecek davada ise ticari arabuluculuk şarttır (TTK m.5/A).
Zamanaşımı ne kadar?
Çalışana karşı tazminat talebinde Yargıtay 9. HD on yıllık süreyi uygulamıştır (TBK m.146). Yönetici sıfatı varsa TTK m.560’taki iki ve beş yıllık süreler uygulanır. En kısa süreyi esas almak güvenlidir.
Hemen tazminatsız işten çıkarabilir miyiz?
Kişisel menfaat, gizleme veya güveni kötüye kullanma varsa evet (İş K. m.25/II-e); ancak feshe yetkili merciin öğrenmesinden itibaren altı iş günü içinde. Salt özensizlikte geçerli fesih daha güvenlidir.
Altı iş günü ne zaman başlar?
Olayın feshe yetkili kişi veya kurula intikal ettirildiği gün (İş K. m.26; Yargıtay 9. HD 09.09.2019). İç inceleme raporunun tarihi ve yönetim kuruluna sunuluşu belgelenmelidir.
Fon zararı İş K. m.25/II-ı kapsamında haklı neden sayılır mı?
Tartışmalıdır. Bu bent makine, tesisat, eşya ve maddelerin hasara ve kayba uğratılmasına ilişkindir; bir yatırım kararından doğan değer kaybında tek başına bu bende dayanmak risklidir.
Zararı maaşından veya kıdem tazminatından kesebilir miyiz?
Ücretten kesinti, işçinin rızası olmadan yapılamaz; yalnız kasten verilen ve yargı kararıyla sabit zararda ücretin haczi kabil kısmı kadar takas mümkündür (TBK m.407). Diğer ödemelerde takas için önce hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Finans müdürü işe iade isteyebilir mi?
İş güvencesi şartlarını taşıyorsa ve fesih geçersizse evet (İş K. m.18-21). İşletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri ve yardımcıları bu korumanın dışındadır (m.18/son).
Kıdem tazminatını ödersek tazminat hakkımızı kaybeder miyiz?
Hayır. Fesih ve işçilik alacaklarının ödenmesi, şirketin tazminat talebinden bağımsızdır. Ancak ayrılış belgelerinde karşılıklı ibra yer alırsa talep ortadan kalkabilir; hakkınızı açıkça saklı tutun.
Çalışan fon kurucusundan komisyon aldıysa ne olur?
Sadakat borcunun ihlalidir; menfaatin şirkete teslimi istenebilir (TBK m.397) ve haklı fesih sebebidir (İş K. m.25/II-e). Somut olaya göre TCK m.155/2 kapsamında suç da gündeme gelebilir.
Sigorta bu zararı karşılar mı?
Yönetici sorumluluk sigortası sigortalı tanımına giren üst düzey çalışanların kusurlu kararlarını kapsayabilir; kasıt genellikle dışarıdadır. Kasıtlı hilede emniyeti suistimal sigortası gündeme gelir.
Çalışanın mallarını nasıl koruma altına alırız?
Mal kaçırma ihtimali varsa dava veya takiple birlikte ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257). Alacağın doğumundan sonra yapılan devirlere karşı tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Fesih ve tazminat kararını birlikte verelim
Sıfatı, kusuru ve yönetimin payını belgelerden tespit edip savunma, fesih, arabuluculuk ve dava adımlarını süreleri kaçırmadan planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİlgili Rehberler
- Müdür veya ortak şirket nakdini fona yatırdı
- Şirket yöneticisinin fona yatırım kararı
- Şirket fon zararı ve yönetici sorumluluk sigortası
- Fon krizi sonrası şirket içi inceleme
- Şirket hazinesi tasfiye edilen fonda
- Çalışanın haklı feshi ve maaştan kesinti yasağı
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- İşveren hangi hâllerde tazminatsız çıkarabilir
- İkale (bozma) sözleşmesi
- İşe iade dava dilekçesi örneği
- Fonu satan banka personelinin kişisel sorumluluğu
- Fon tasfiyesi hukuk rehberi


