Kural olarak hayır: anonim ve limited şirket borçlarından yalnız kendi malvarlığıyla sorumludur. Pay sahipleri ve ortaklar şirket alacaklılarına karşı değil, yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payı ölçüsünde şirkete karşı sorumludur (TTK m.329, m.573, m.602). Şirketin iflası bu kuralı değiştirmez. Ancak dört yol açıktır. Birincisi, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, limited şirket müdürleri ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmişlerse şirket alacaklılarına karşı da sorumludur (TTK m.553, m.644). Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkı şirket alacaklılarına da tanınmıştır; bu istem önce iflas idaresince ileri sürülür, idare davayı açmazsa her alacaklı davayı açabilir ve elde edilen hasıladan önce dava açan alacaklıların alacakları ödenir (TTK m.556). İkincisi, ödenmemiş sermaye borcu ve limited şirkette sözleşmede öngörülen ek ödeme yükümlülüğü masaya girer; ek ödeme yükümlülüğü iflasın açılmasıyla muaccel olur (TTK m.603). Üçüncüsü, yönetici veya ortak şirket borcuna kefil ya da senede avalist olmuşsa şahsen sorumludur; borçlunun iflasına karar verilmesiyle alacaklı adi kefile de doğrudan başvurabilir (TBK m.585). Dördüncüsü, kollektif şirkette bütün ortaklar, komandit şirkette komandite ortaklar şirket borçlarından sınırsız sorumludur (TTK m.236, m.304). Sorumluluk davası, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TTK m.560).
Alacaklı olduğunuz şirket iflas mı etti?
Alacağınızı masaya kaydettirirken yöneticilere karşı sorumluluk davası, kefalet ve aval senetleri, ödenmemiş sermaye ve ek ödeme gibi masa dışı ve masa içi kaynakları birlikte tarayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Dört soru, dört cevap
Ortaklar şirketin borcunu öder mi? Anonim ve limited şirkette hayır. Ortaklar yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payı ile şirkete karşı sorumludur (TTK m.329, m.573, m.602). Kefalet, aval ve sınırsız sorumlu ortaklık istisnadır.
Yöneticiye dava açabilir miyim? Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün kusurla ihlal edildiğini ve bundan zarar doğduğunu ispatlayabiliyorsanız evet (TTK m.553).
Şirket iflas ettiyse davayı kim açar? Şirketin zararı için önce iflas idaresi; idare açmazsa her alacaklı veya pay sahibi (TTK m.556). İİK m.245 uyarınca dava hakkının devri de istenebilir.
Süre ne kadar? Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıl; fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı (TTK m.560).
Temel Kural: Şirketin Borcu Ortağın Borcu Değildir
Kısa cevap: Anonim şirket borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumludur; pay sahipleri sadece taahhüt ettikleri sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur (TTK m.329). Limited şirkette de ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir (TTK m.573/2, m.602). İflas bu kuralı değiştirmez.
1- TTK m.329 bakımından: Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. Bu iki cümle, şirket alacaklısının neden doğrudan pay sahibine gidemeyeceğini açıklar: pay sahibinin borcu şirkete karşıdır, alacaklıya karşı değildir.
2- TTK m.573 ve m.602 bakımından: Limited şirkette ortaklar şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla sorumludur. Limited şirket ortağının kamu alacaklarından sorumluluğu ise ayrı bir kanunda düzenlenmiştir ve özel alacaklılara uygulanmaz.
3- İflas bakımından: Şirketin iflası, ortakların veya yöneticilerin şahsen borçlu hâle geldiği anlamına gelmez. Alacaklının ilk işi alacağını iflas masasına kaydettirmektir; dağıtımda alacağının tamamını alamayan alacaklıya ödenmeyen miktar için verilen aciz vesikası da şirkete karşıdır (İİK m.251). Ortak veya yöneticiye başvurabilmek için aşağıda anlatılan ayrı bir hukuki sebep gerekir. Pay sahibinin kendi durumu için şirket iflas ederse hisselerim ne olur yazımıza bakabilirsiniz.
Şirket türüne göre ortakların şirket borçlarından sorumluluğu
| Şirket türü | Ortak şirket alacaklısına karşı sorumlu mu? | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Anonim şirket | Hayır | Sadece taahhüt ettiği sermaye payı ile, şirkete karşı | TTK m.329 |
| Limited şirket | Hayır (kamu alacakları ayrı) | Esas sermaye payı, sözleşmedeki ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri | TTK m.573, m.602, m.603 |
| Kollektif şirket | Evet | Müteselsilen ve bütün malvarlığıyla; önce şirkete karşı takip semeresiz kalmalı veya şirket sona ermiş olmalı | TTK m.211, m.236, m.237 |
| Komandit şirket | Komandite ortak evet; komanditer ortak sınırlı | Komanditerin sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlı | TTK m.304 |
| Adi ortaklık | Evet, aksi kararlaştırılmamışsa | Ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlenilen borçlardan müteselsilen | TBK m.638 |
Yöneticinin Sorumluluğu: TTK m.553
Kısa cevap: Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur (TTK m.553/1). Limited şirkette aynı hüküm müdürlere uygulanır (TTK m.644).
1- Sorumlu kişiler bakımından: TTK m.553 kurucuları, yönetim kurulu üyelerini, yöneticileri ve tasfiye memurlarını sayar. TTK m.644/1-a, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen m.553 ile m.554 ilâ m.561 hükümlerini limited şirketlere de uygular; bu nedenle limited şirket müdürü de aynı esaslara göre sorumludur. Sorumluluk bir unvana değil, görevin fiilen yürütülmesine ve yükümlülüğün ihlaline bağlıdır.
2- Şartlar bakımından: Davacı alacaklının dört unsuru ortaya koyması gerekir: kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ihlali, bu ihlalde yöneticinin kusuru, bir zarar ve ihlal ile zarar arasında uygun illiyet bağı. Şirketin kötü yönetilmesi veya ticari bir kararın sonradan zararlı çıkması tek başına yeterli değildir; somut bir yükümlülüğün ve kusurun gösterilmesi gerekir.
3- Sınırlar bakımından: Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi kanuna dayanarak başkasına devreden organlar veya kişiler, devralanların seçiminde makul derecede özen göstermedikleri ispat edilmedikçe bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmaz (TTK m.553/2). Hiç kimse kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz (TTK m.553/3). Bu nedenle davada her davalının görev alanı, katıldığı kararlar ve bilgi düzeyi ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
4- Teselsül bakımından: Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olması hâlinde, her biri kusuruna ve durumun gereklerine göre zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumludur. Davacı birden çok sorumluyu zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir (TTK m.557). Farklılaştırılmış teselsülün ayrıntısı için yönetim kurulu sorumluluğu rehberimize bakabilirsiniz.
İflasa giden şirketlerde yönetici sorumluluğunu gündeme getirebilecek tipik ihlaller
| Davranış | İhlal edilen yükümlülük | Dayanak |
|---|---|---|
| Borca batıklık şüphesine rağmen ara bilanço çıkarmamak, mahkemeye bildirmemek | Borca batıklıkta bildirim ve iflas isteme yükümlülüğü | TTK m.376/3, m.553 |
| Sermayenin yarısı veya üçte ikisi karşılıksız kaldığında genel kurulu çağırmamak | Sermaye kaybında çağrı yükümlülüğü | TTK m.376/1-2, m.553 |
| Sermaye borcu ödenmemiş veya kâr geçmiş yıl zararlarını karşılamazken ortağa borç vermek | Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı | TTK m.358; limited şirkette m.644/1-b |
| Varlıkları ilişkili taraflara bedelsiz veya çok düşük bedelle devretmek | Kanundan doğan yükümlülüklerin kusurla ihlali | TTK m.553; ayrıca İİK m.278-280 |
| Sermaye hakkında yanlış beyan, değer biçmede yolsuzluk | Kuruluş ve sermaye beyanlarına ilişkin sorumluluk | TTK m.549-551; limited şirkette m.644/1-a |
Doğrudan Zarar mı, Şirketin Zararı mı?
Kısa cevap: Yöneticinin eylemi alacaklının malvarlığını doğrudan azaltmışsa alacaklı kendi adına tazminat ister. Eylem şirketin malvarlığını azaltmış, alacaklı da bu yüzden alacağını alamamışsa bu şirketin zararıdır; tazminat şirkete ödenir ve iflas hâlinde bu hak önce iflas idaresince kullanılır (TTK m.555, m.556).
1- Şirketin zararı bakımından: Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir; pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir (TTK m.555/1). Alacaklılar bu maddede sayılmamıştır. Alacaklıya şirket zararı için dava hakkı veren hüküm, iflas hâlini düzenleyen TTK m.556’dır: zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir.
2- Doğrudan zarar bakımından: Yöneticinin eylemi şirketin malvarlığına dokunmadan doğrudan alacaklının malvarlığını azaltmışsa, örneğin alacaklı gerçeğe aykırı mali tablolar veya beyanlar nedeniyle şirkete kredi açmış ya da mal teslim etmişse, alacaklı TTK m.553 kapsamında kendi adına ve kendisine ödenmek üzere tazminat isteyebilir. Doğrudan zarar ve dolaylı zarar ayrımı kanunda bu terimlerle yer almaz; öğretide ve uygulamada m.553 ile m.555-556 birlikte okunarak yapılır. Hangi zarar türünün söz konusu olduğu, davanın kim tarafından, kime karşı ve kime ödenmek üzere açılacağını belirler.
3- Haksız fiil bakımından: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49). Temsile veya yönetime yetkili olanların görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden şirket de sorumludur ve şirketin rücu hakkı saklıdır (TTK m.371/5). Şirket iflas etmişse şirkete karşı talep masaya kayıtla sınırlı kalır; yöneticinin kendi haksız fiilinden doğan kişisel sorumluluğu ise ayrıca değerlendirilir. Yöneticinin savunmaları için yöneticinin kişisel sorumluluğu ve iş kararı savunması yazımıza bakabilirsiniz.
İki zarar türü ve sonuçları
| Ölçüt | Doğrudan zarar | Şirketin zararı (dolaylı zarar) |
|---|---|---|
| Tipik örnek | Gerçeğe aykırı beyanla kredi veya mal alınması | Varlıkların kaçırılması, şirketin boşaltılması, geç iflas bildirimi |
| İflas dışında kim dava açar? | Zarar gören alacaklı | Şirket ve pay sahipleri; alacaklı açamaz |
| İflas hâlinde kim dava açar? | Zarar gören alacaklı | Önce iflas idaresi; açmazsa her alacaklı veya pay sahibi |
| Tazminat kime ödenir? | Alacaklıya | Şirkete, yani iflas masasına; hasıla m.556/2 sırasına göre dağıtılır |
| Dayanak | TTK m.553; TBK m.49 | TTK m.555, m.556 |
İflas Hâlinde Dava Hakkı: Önce İflas İdaresi, Sonra Alacaklı (TTK m.556)
Kısa cevap: Pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür. İflas idaresi davayı açmazsa her pay sahibi veya şirket alacaklısı davayı açabilir; hasıladan önce dava açan alacaklıların alacakları ödenir, bakiye sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine verilir, artanı masaya gider (TTK m.556).
1- TTK m.556/1 bakımından: Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir. Ancak pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür. Bu öncelik, bütün alacaklıların menfaatine olan bir davanın tek bir alacaklı tarafından kendi lehine yürütülmesini önler.
2- TTK m.556/2 bakımından: İflas idaresi bu davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısı davayı açabilir. Elde edilen hasıla İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine tahsis olunur; bakiye sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine ödenir; artan iflas masasına verilir. Bu sıra, riski ve masrafı üstlenen alacaklıyı ödüllendirir: davayı açan alacaklı, dava açmayan alacaklılardan önce tatmin edilir.
3- İİK m.245 bakımından: Şirketin istemlerinin devrine ilişkin İİK m.245 hükmü saklıdır (TTK m.556/3). Alacaklıların masa tarafından sonuçlandırılmasına gerek görmedikleri bir iddianın takibi hakkı isteyen alacaklıya devrolunur; elde edilen sonuçtan masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır. Uygulamada alacaklı, iflas idaresine yazılı başvurarak önce davanın açılmasını, açılmayacaksa dava hakkının kendisine devrini ister. İflas idaresinin bu konudaki işleyişi için iflas idaresinin görevleri yazımıza bakabilirsiniz.
4- Zamanlama bakımından: İflas idaresinin kararını beklemek, zamanaşımının işlemesini durdurmaz. Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre kısa olduğundan (TTK m.560), alacaklının iflas idaresine başvurusunu erken yapması, idarenin tutumunu yazılı olarak belgelemesi ve süre yaklaşıyorsa davayı kendisi açma veya devir yolunu vakit kaybetmeden kullanması gerekir.
[……] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad / Unvan] — [……] A.Ş. iflas masasına kayıtlı alacaklı (sıra cetveli: [……] TL, [……] sıra) — Vekili: Av. [……]
DAVALILAR: 1- [Ad Soyad] (yönetim kurulu başkanı) 2- [Ad Soyad] (yönetim kurulu üyesi) 3- [……]
DAVA DIŞI: [……] A.Ş. İflas Masası — [……] İflas Müdürlüğü, dosya no: [……]
KONU: TTK m.553 ve m.556 uyarınca, davalıların kusurlu eylemleriyle şirketin uğradığı zararın şimdilik [……] TL’sinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle iflas masasına ödenmesi talebidir.
ARABULUCULUK: TTK m.5/A uyarınca yapılan başvuru anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır (son tutanak: [tarih / no]).
AÇIKLAMALAR:
1- Şirket hakkında [……] tarihinde iflas kararı verilmiş, davacının alacağı sıra cetveline kaydedilmiştir (Ek-1, Ek-2).
2- TTK m.556 bakımından: İflas idaresi [……] tarihli yazısıyla şirket zararına ilişkin davayı açmayacağını bildirmiştir (Ek-3). Bu durumda davayı her şirket alacaklısı açabilir; hasıla önce dava açan alacaklıların alacaklarına tahsis edilir.
3- TTK m.376/3 bakımından: Şirketin en geç [……] tarihinde borca batık olduğu [bilanço / bilirkişi raporu] ile anlaşılmasına rağmen davalılar ara bilanço çıkarmamış ve mahkemeye bildirimde bulunmamıştır; bu dönemde şirket borçları [……] TL artmış, varlıklar [……] TL azalmıştır (Ek-4).
4- TTK m.358 ve m.553 bakımından: Davalılar, şartları oluşmadığı hâlde ortaklara [……] TL borç vermiş / şirket varlıklarını [……]’e bedelsiz veya gerçek değerinin altında devretmiştir (Ek-5).
5- TTK m.557 bakımından: Davalıların her biri kusuru ve durumun gereklerine göre zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumludur; her bir davalının tazminat borcunun aynı davada belirlenmesini talep ederiz.
6- TTK m.560 bakımından: Zarar ve sorumlular [……] tarihinde öğrenilmiş olup iki yıllık ve beş yıllık süreler dolmamıştır.
HUKUKİ SEBEPLER: TTK m.5/A, m.358, m.376, m.553, m.556, m.557, m.560, m.561; İİK m.245 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: İflas dosyası, sıra cetveli, ticaret sicili kayıtları, şirket defterleri ve bilançoları, yönetim kurulu kararları, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Şirketin uğradığı zararın şimdilik [……] TL’sinin, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, [……] tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve TTK m.556/2 uyarınca dağıtılmak üzere [……] A.Ş. iflas masasına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
[Tarih] — Davacı Vekili Av. [……] [İmza]
Dilekçe bir iskelettir; hangi eylemin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği, zararın nasıl hesaplandığı ve her davalının payı somut belgelerle kurulmalıdır. Ortağın müdüre karşı açtığı benzer bir dava için ortağın müdüre karşı sorumluluk davası dilekçe örneğimize bakabilirsiniz.
Yöneticilere karşı dava hakkınızı kaybetmeyin
İflas idaresine başvuruyu, arabuluculuk aşamasını ve iki yıllık süreyi aynı takvimde planlayalım; davayı açmak mı, dava hakkının devrini istemek mi daha avantajlı, birlikte hesaplayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBorca Batıklıkta Geç Kalan Yönetim Kurulu
Kısa cevap: Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu ara bilanço çıkarır; aktifler alacakları karşılamıyorsa durumu asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister (TTK m.376/3). Bu yükümlülüğün ihlali, iflas sonrası sorumluluk davalarında en sık ileri sürülen ihlallerden biridir.
1- Bildirim yükümlülüğü bakımından: TTK m.376/3’e göre şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği anlaşılırsa yönetim kurulu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister.
2- İstisna bakımından: İflas kararından önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının diğer tüm alacaklılardan sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmışsa bildirim yükümlülüğü doğmaz. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.
3- Sorumluluk bakımından: Borca batık bir şirketin faaliyetini sürdürmesi, bu dönemde yeni borçlar doğmasına ve mevcut varlıkların erimesine yol açabilir. Alacaklı, bildirimin hangi tarihte yapılması gerektiğini ve gecikme döneminde şirketin malvarlığında ne kadar kayıp oluştuğunu ortaya koyabildiği ölçüde TTK m.553 kapsamında talepte bulunabilir. Bildirim yükümlülüğünün ayrıntısı ve yöneticiler açısından riskler için şirketim borca batık: yönetim kurulunun iflas bildirimi yazımıza bakabilirsiniz.
Ortaktan Masaya Dönebilecek Değerler: Sermaye, Ek Ödeme, Şirkete Borç, Kâr Payı
Kısa cevap: Ortağın şirkete olan borçları şirketin alacağıdır ve iflas masasına girer (İİK m.184). Ödenmemiş sermaye, limited şirkette ek ödeme yükümlülüğü, yasağa aykırı ortak borcu ve kötüniyetle alınan kâr payı bu kapsamdadır; bunları alacaklı değil, masa adına iflas idaresi talep eder.
1- İflas masası bakımından: İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları, hangi yerde bulunursa bulunsun, bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur (İİK m.184). Şirketin ortaklardan alacakları da bu masaya dahildir. Bu nedenle alacaklı, ortağın şirkete olan borcunu kendisine ödemesini isteyemez; ancak iflas idaresinin bu alacağı takip etmesini isteyebilir, idare takip etmezse İİK m.245 uyarınca takip hakkının devrini talep edebilir.
2- Ödenmemiş sermaye bakımından: Anonim şirkette nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmi beşi tescilden önce, gerisi şirketin tescilini izleyen yirmi dört ay içinde ödenir (TTK m.344/1). Limited şirkette ortaklar taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle yükümlüdür (TTK m.573/2). İflas eden şirketin sermayesi tamamen ödenmemişse, ödenmeyen kısım ortaktan masa adına istenebilecek bir alacaktır. Bu nedenle ticaret sicilindeki sermaye ve ödeme bilgileri ile şirket kayıtları mutlaka incelenmelidir.
3- Ek ödeme bakımından: Limited şirkette ortaklar şirket sözleşmesiyle esas sermaye payı bedeli dışında ek ödeme ile de yükümlü tutulabilir (TTK m.603/1). İflasın açılması ile ek ödeme yükümlülüğü muaccel olur (TTK m.603/2). Ek ödeme yükümlülüğü ancak esas sermaye payını esas alan belirli bir tutar olarak öngörülebilir ve esas sermaye payının itibarî değerinin iki katını aşamaz; her ortak sadece kendi esas sermaye payına düşen ek ödemeyi yerine getirmekle yükümlüdür (TTK m.603/3-4). Şirket sözleşmesinde ek ödeme hükmü varsa, bu kaynak iflas masası için önemli bir tahsilat imkânı olabilir.
4- Şirkete borçlanma yasağı bakımından: Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz (TTK m.358). Bu hüküm limited şirketlere de uygulanır (TTK m.644/1-b). Uygulamada “ortaklar cari hesabı” adı altında şirketten çekilen paralar, şirketin ortaktan alacağıdır ve masaya aittir; yasağa rağmen bu ödemelere izin veren yöneticilerin sorumluluğu da ayrıca gündeme gelir. Grup içi nakit akışları için grup şirketlerinde borçlanma yasağı ve nakit havuzu yazımıza bakabilirsiniz.
5- Kâr payı bakımından: Haksız yere ve kötüniyetle kâr payı veya hazırlık dönemi faizi alan pay sahipleri bunları geri vermekle yükümlüdür; geri alma hakkı paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m.512). Zarar ettiği hâlde kâr payı dağıtan bir şirket iflas etmişse, bu hüküm de masaya değer kazandırabilir.
Ortaktan masaya dönebilecek değerler
| Kalem | Kim talep eder? | Şart veya süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Ödenmemiş sermaye (anonim şirket) | İflas idaresi; takip edilmezse devralan alacaklı | Tescilden önce en az %25, kalanı tescili izleyen 24 ay içinde | TTK m.344; İİK m.184, m.245 |
| Ödenmemiş esas sermaye payı (limited şirket) | İflas idaresi; takip edilmezse devralan alacaklı | Taahhüt edilen payın ödenmeyen kısmı | TTK m.573/2; İİK m.184, m.245 |
| Ek ödeme (sözleşmede varsa) | İflas idaresi | İflasla muaccel olur; payın itibarî değerinin iki katını aşamaz | TTK m.603 |
| Yasağa aykırı ortak borcu | İflas idaresi | Şirketin ortaktan alacağı | TTK m.358, m.644/1-b |
| Kötüniyetle alınan kâr payı | İflas idaresi | Alındığı tarihten itibaren beş yıl | TTK m.512 |
Kefalet ve Aval: Yöneticinin veya Ortağın Şahsi İmzası
Kısa cevap: Yönetici veya ortak şirket borcuna kefil olmuşsa ya da senede avalist olarak imza atmışsa şahsen sorumludur. Borçlunun iflasına karar verilmesiyle alacaklı adi kefile de doğrudan başvurabilir (TBK m.585); avalist, kimin için imza attıysa aynen onun gibi sorumludur (TTK m.702).
1- Şekil bakımından: Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatı kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır (TBK m.583/1). Şirket iflas ettiğinde alacaklının ilk sorusu, elindeki kefalet belgesinin bu şartları taşıyıp taşımadığıdır. Ayrıntı için kefalet ve kişisel güvence rehberimize bakabilirsiniz.
2- Eşin rızası bakımından: Eşlerden biri kural olarak ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir (TBK m.584/1). Ancak ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz (TBK m.584/3). Bu nedenle şirketin kredisi için kefil olan yönetici veya ortak, eş rızası bulunmadığını ileri sürerek kural olarak sorumluluktan kurtulamaz.
3- Adi kefalet bakımından: Adi kefalette alacaklı borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez; ancak borçlunun iflasına karar verilmesi veya borçluya konkordato mehli verilmesi hâllerinde doğrudan kefile başvurabilir (TBK m.585/1). Alacak rehinle de güvence altına alınmışsa adi kefil alacağın önce rehinden alınmasını isteyebilir; ancak borçlunun iflasına veya konkordato mehline karar verilmişse bu hüküm uygulanmaz (TBK m.585/2).
4- Müteselsil kefalet bakımından: Müteselsil kefilde alacaklı, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartıyla borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir. Alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa kural olarak önce rehin paraya çevrilir; ancak borçlunun iflas etmesi veya konkordato mehli verilmesi hâllerinde rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir (TBK m.586). İki tür arasındaki farkın icra aşamasındaki sonuçları için adi ve müteselsil kefalet farkı yazımıza bakabilirsiniz.
5- Aval ve yetkisiz imza bakımından: Aval veren kişi kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur; teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebeple batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir (TTK m.702/1-2). Aval hükümleri bonolar hakkında da uygulanır (TTK m.778/3). Yöneticinin şirket bonosunu hem şirket adına hem de kendi adına avalist olarak imzaladığı durumlarda alacaklı, şirketin iflasından bağımsız olarak avalisti takip edebilir. Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla poliçeye imzasını koyan kişi de o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir (TTK m.678).
Şahsi güvenceler: şirket iflas edince alacaklı ne zaman başvurur?
| Güvence | İflas hâlinde başvuru | Dikkat | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Adi kefalet | Borçlunun iflasına karar verilmesiyle doğrudan kefile | Rehinden önce alınma savunması iflasta uygulanmaz | TBK m.585 |
| Müteselsil kefalet | Doğrudan kefile; rehnin paraya çevrilmesi beklenmez | El yazısıyla müteselsil kefil ifadesi şart | TBK m.583, m.586 |
| Aval (poliçe ve bono) | Avalist, lehine aval verdiği kişi gibi sorumlu | Aval hükümleri bonoya da uygulanır | TTK m.702, m.778/3 |
| Yetkisiz veya yetki aşımıyla imza | İmzalayan senetten bizzat sorumlu | Temsil yetkisi sicilden kontrol edilmeli | TTK m.678 |
| Şirketle ilgili kefalette eş rızası | Rıza eksikliği savunması kural olarak dinlenmez | Ortak veya yönetici, şirketle ilgili kefalet | TBK m.584/3 |
Kollektif ve Komandit Şirkette Ortağa Başvuru
Kısa cevap: Kollektif şirkette ortaklar şirket borçlarından müteselsilen ve bütün malvarlığıyla sorumludur (TTK m.236). Şirket iflas etmişse şirket sona ermiş olur ve alacaklı ortağa doğrudan başvurabilir (TTK m.237, m.243). Şirketin iflası ortakların iflasını gerektirmez; masadan alacağını tamamen alamayan alacaklı ortakları iflas yoluyla da takip edebilir (TTK m.240).
1- Sorumluluğun kapsamı bakımından: Kollektif şirket, ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir (TTK m.211). Ortaklar şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsilen ve bütün malvarlığı ile sorumludur; şirkete yeni giren kişi, girme tarihinden önce doğmuş borçlardan da diğer ortaklarla birlikte sorumludur ve buna aykırı sözleşme şartları üçüncü kişiler hakkında geçerli olmaz (TTK m.236).
2- Sıra bakımından: Şirketin borç ve taahhütlerinden birinci derecede şirket sorumludur. Ancak şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir (TTK m.237/1). Konkordato ile sonuçlanmış olsa bile şirketin iflası kollektif şirketin sona erme sebeplerindendir (TTK m.243/1-a). Bu kurallar ortakların kişisel mallarına ihtiyati haciz konulmasına engel değildir (TTK m.237/2).
3- İflas bakımından: Şirketin iflası ortakların iflasını gerektirmez. Ancak depo kararına rağmen para yatırılmadığı takdirde alacaklı, depo kararının ortaklara da tebliğini ve gereğini yerine getirmedikleri takdirde şirketle birlikte iflaslarına karar verilmesini mahkemeden isteyebilir. Bu hakkı kullanmamış alacaklının, şirket masasından alacağını tamamen alamaması hâlinde ortakları iflas yoluyla da ayrıca takip hakkı saklıdır (TTK m.240/1). Ortakların mallarına başvurulduğunda ortakların kişisel alacaklıları ile şirket alacaklıları arasında bir öncelik yoktur (TTK m.240/2).
4- Komandit şirket ve adi ortaklık bakımından: Komandit şirkette sorumluluğu sınırlı olmayan ortaklara komandite, sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlı olanlara komanditer denir; komandite ortakların gerçek kişi olması gerekir (TTK m.304). Adi ortaklıkta ortaklar, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üçüncü kişiye karşı üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludur (TBK m.638/3). Adi ortaklığın sona ermesi için adi ortaklık ve şahıs işletmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Kamu Alacakları Farklıdır: Vergi ve SGK Borçlarında Yönetici ve Ortak
Kısa cevap: Kanuni temsilcilerin, limited şirket ortaklarının ve üst düzey yöneticilerin vergi ve SGK borçlarından şahsen sorumluluğu, yalnızca kamu alacaklıları için öngörülmüştür. Özel alacaklı bu hükümlere dayanarak yöneticiye veya ortağa başvuramaz.
1- 6183 sayılı Kanun bakımından: Limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye payları oranında sorumludur (AATUHK m.35). Tüzel kişilerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ise kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarından tahsil edilir (AATUHK mükerrer m.35). Ayrıntı için limited şirket ortağının amme borcundan sorumluluğu ve şirketin vergi borcundan kim sorumlu yazılarımıza bakabilirsiniz.
2- Vergi Usul Kanunu bakımından: Tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde onlara düşen ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir; bu ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle tüzel kişinin varlığından alınamayan vergiler kanuni temsilcilerden aranabilir (VUK m.10).
3- 5510 sayılı Kanun bakımından: Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın kanunda belirtilen sürelerde ödenmezse, tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur (5510 sayılı Kanun m.88). Hükmün “Kuruma karşı” ifadesi, bu sorumluluğun SGK alacaklarıyla sınırlı olduğunu gösterir.
4- Özel alacaklı bakımından sonuç: Bu hükümler bir tedarikçinin, kiraya verenin veya bankanın alacağı için uygulanmaz. Özel alacaklının yöneticiye başvurusu TTK m.553 ve m.556’ya, ortağa başvurusu ise sermaye, ek ödeme, kefalet, aval veya sınırsız sorumlu ortaklık gibi ayrı bir hukuki sebebe dayanmalıdır. İşçi alacakları bakımından ayrı güvenceler için işveren iflasında işçi alacakları yazımıza bakabilirsiniz.
Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması: İstisnai Bir Yol
Kısa cevap: Kanunda şirketin borcundan ortağı genel olarak sorumlu tutan bir hüküm yoktur. Tüzel kişiliğin yalnızca alacaklılardan kaçmak için bir araç olarak kullanıldığı istisnai hâllerde, uygulamada dürüstlük kuralına (TMK m.2) dayanılarak perdenin aralanması tartışılır; bu yol kural değil, somut delille ispatlanması gereken bir istisnadır.
1- Dayanak bakımından: Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK m.2). Tüzel kişilik perdesinin aralanması bu ilkeden türetilen bir yaklaşımdır. Kanunda genel bir düzenleme bulunmadığından, bu yola başvurulan davalarda şirket ile ortağın malvarlıklarının fiilen ayırt edilemez hâle geldiği, şirketin yalnızca ortağın kişisel amaçları için kullanıldığı veya alacaklılardan kaçmak amacıyla yeni bir şirket kurulduğu gibi olguların güçlü delillerle ortaya konması gerekir.
2- Kanuni alternatifler bakımından: Alacaklı çoğu durumda perdenin aralanmasına başvurmadan önce kanunda açıkça düzenlenmiş yolları kullanmalıdır. Aynı adreste ve aynı faaliyetle yeni bir şirkete işletme devri, İİK m.280’deki bilme karinesiyle iptal davasının konusu olabilir; ortağa veya yakınlarına bedelsiz devirler İİK m.278 kapsamında incelenebilir; varlık kaçırma kararlarını alan yöneticiler TTK m.553 ve m.556 kapsamında sorumlu tutulabilir. Bu yollar için iflasta tasarrufun iptali yazımıza bakabilirsiniz. Şartları varsa hileli iflas suçu (TCK m.161) da ayrıca değerlendirilir; ceza boyutu için hileli ve taksirli iflas suçları yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımı, İbra, Yetkili Mahkeme ve Arabuluculuk
Kısa cevap: Tazminat hakkı zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m.560). Dava şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılabilir (TTK m.561); konusu bir miktar para olan tazminat davalarında önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).
1- Zamanaşımı bakımından: Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır (TTK m.560). İflas sürecinin uzunluğu bu süreleri durdurmadığı için alacaklının takvimi iflas kararıyla birlikte başlatması gerekir.
2- İbra bakımından: Genel kurulun sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır; diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer (TTK m.558/2). Madde metni şirket ve pay sahiplerinden söz eder, şirket alacaklılarını saymaz. Kuruluş ve sermaye artırımından doğan sorumluluklar ise tescilden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz (TTK m.559).
3- Yetki ve arabuluculuk bakımından: Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir (TTK m.561). TTK m.4 ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A/1). Sorumluluk davası da bu kapsamda değerlendirileceğinden, dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmesi gerekir. Süreç için ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Kefalet, aval ve sorumluluk davasını aynı planda yürütelim
Elinizdeki senet ve sözleşmeleri, şirketin son bilançolarını ve iflas dosyasını birlikte inceleyelim; masaya kayıt, kefile başvuru ve yöneticilere karşı dava arasında doğru sırayı belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppAdım Adım: Şirket İflas Ettiyse Alacaklı Ne Yapmalı?
- Alacağınızı iflas masasına kaydettirin. Masaya kayıt, diğer bütün yollardan bağımsız olarak yapılmalıdır (İİK m.219).
- Elinizdeki şahsi güvenceleri ayırın. Kefalet sözleşmesi, avalli senet veya yöneticinin şahsi imzası varsa doğrudan başvuru imkânı doğabilir (TBK m.585, m.586; TTK m.702).
- Şirket türünü ve ortakları tespit edin. Kollektif şirket ortakları ve komandite ortaklar sınırsız sorumludur (TTK m.236, m.304).
- Ticaret sicili ve şirket kayıtlarını inceleyin. Ödenmemiş sermaye, ek ödeme hükmü ve ortaklara verilen borçlar masaya değer kazandırabilir (TTK m.344, m.358, m.603).
- Borca batıklık tarihini belirleyin. İflas bildiriminin geciktirildiği dönem sorumluluk davasının temelini oluşturabilir (TTK m.376/3).
- İflas idaresine yazılı başvurun. Yöneticilere karşı davanın açılmasını isteyin; açılmayacaksa davayı kendiniz açın veya dava hakkının devrini talep edin (TTK m.556; İİK m.245).
- Arabuluculuğa başvurun ve süreyi izleyin. Arabuluculuk dava şartıdır (TTK m.5/A); iki yıllık ve beş yıllık süreler işlemeye devam eder (TTK m.560).
- Varlık kaçırma şüphesinde iptal davasını değerlendirin. İflastan önceki devirler İİK m.278-280 kapsamında masaya kazandırılabilir.
Masaya kayıt süreci için iflas eden şirketten alacak nasıl alınır, kapanmış veya sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ek tasfiye (TTK m.547) yolu için kapanan şirketten alacak tahsili yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Anonim veya limited şirket ortağına doğrudan icra takibi başlatmak. Ortak şirket alacaklısına karşı sorumlu değildir (TTK m.329, m.602); kefalet veya aval yoksa takip itirazla durur.
- Vergi ve SGK hükümlerine dayanmak. Kanuni temsilci ve üst düzey yönetici sorumluluğu yalnızca kamu alacakları içindir (AATUHK mükerrer m.35; 5510 sayılı Kanun m.88).
- İflas hâlinde şirket zararı için iflas idaresini atlamak. İstem önce iflas idaresince ileri sürülür (TTK m.556/1).
- Doğrudan zarar ile şirketin zararını karıştırmak. Tazminatın kime ödeneceği ve davayı kimin açacağı bu ayrıma göre değişir (TTK m.553, m.555, m.556).
- Arabuluculuğu atlamak. Konusu para olan ticari tazminat davalarında arabuluculuk dava şartıdır (TTK m.5/A).
- İki yıllık süreyi iflasın kapanmasına kadar beklemek. Süre zararın ve sorumlunun öğrenilmesiyle başlar (TTK m.560).
- Kefalet belgesini incelememek. El yazısıyla azamî miktar, tarih ve müteselsil kefil ifadesi yoksa kefalet geçersiz olabilir (TBK m.583).
Önemli Kavramlar
- Sınırlı sorumluluk
- Anonim ve limited şirkette şirketin borçlarından yalnız şirket malvarlığının sorumlu olması; ortak sadece sermaye taahhüdüyle şirkete karşı sorumludur (TTK m.329, m.602).
- Sorumluluk davası
- Kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüğünü kusuruyla ihlal eden yöneticiye karşı açılan tazminat davası (TTK m.553).
- Şirketin zararı
- Şirket malvarlığında doğan ve ancak şirkete ödenmek üzere istenebilen zarar; iflas hâlinde alacaklılar da isteyebilir (TTK m.555, m.556).
- Ek ödeme yükümlülüğü
- Limited şirket sözleşmesiyle ortağa yüklenen, esas sermaye payı dışındaki ödeme; iflasla muaccel olur (TTK m.603).
- Aval
- Kambiyo senedinde bir imza sahibinin borcunu teminat altına alan imza; aval veren, lehine imza attığı kişi gibi sorumludur (TTK m.702).
- Farklılaştırılmış teselsül
- Birden çok sorumlunun, zararın kendisine yükletilebildiği ölçüde diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olması (TTK m.557).
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket iflas edince ortaklar borcu öder mi?
Anonim ve limited şirkette hayır. Şirket borçlarından yalnız malvarlığıyla sorumludur; ortaklar sadece taahhüt ettikleri sermaye payı ile ve şirkete karşı sorumludur (TTK m.329, m.573, m.602). Kefalet, aval ve sınırsız sorumlu ortaklık istisnadır.
Limited şirket ortağı şirketin ticari borcundan sorumlu mu?
Hayır. Ortak yalnızca esas sermaye payını ödemek ve şirket sözleşmesindeki ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür (TTK m.573/2). Kamu alacakları için AATUHK m.35’teki ayrı sorumluluk özel alacaklılara uygulanmaz.
Yönetim kurulu üyesine tazminat davası açabilir miyim?
Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün kusurla ihlal edildiğini, zararı ve illiyet bağını ispatlayabiliyorsanız evet. Yönetim kurulu üyeleri şirket alacaklılarına karşı da sorumludur (TTK m.553/1).
Limited şirket müdürü de aynı şekilde sorumlu mu?
Evet. TTK m.644/1-a, m.553 ve m.554 ilâ m.561 hükümlerini limited şirketlere de uygular.
Şirket iflas ettiyse yöneticilere karşı davayı kim açar?
Şirketin zararı için pay sahiplerinin ve alacaklıların istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür (TTK m.556/1).
İflas idaresi dava açmazsa ne olur?
Her pay sahibi veya şirket alacaklısı davayı açabilir. Hasıladan önce dava açan alacaklıların alacakları ödenir, bakiye sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine verilir, artanı masaya gider (TTK m.556/2).
TTK m.556/2 ile İİK m.245 devri arasındaki fark nedir?
TTK m.556/2’de iflas idaresi açmazsa alacaklı davayı doğrudan açar. İİK m.245’te ise takip hakkı isteyen alacaklıya devredilir; sonuçtan masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir, artanı masaya yatırılır. TTK m.556/3 İİK m.245’i saklı tutar.
Doğrudan zarar ile şirketin zararı arasındaki fark nedir?
Yöneticinin eylemi alacaklının malvarlığını doğrudan azaltmışsa alacaklı kendi adına tazminat ister (TTK m.553). Eylem şirketin malvarlığını azaltmışsa tazminat şirkete ödenir; iflas hâlinde bu hak önce iflas idaresince kullanılır (TTK m.555, m.556).
Sorumluluk davasında zamanaşımı ne kadar?
Zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren beş yıl; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TTK m.560).
Genel kurulun ibra kararı alacaklının davasını engeller mi?
TTK m.558/2 ibra kararının şirketin ve ibraya olumlu oy veren pay sahiplerinin dava hakkını kaldıracağını düzenler; madde metni şirket alacaklılarını saymaz. Somut dosyada güncel içtihat ayrıca incelenmelidir.
Borca batıklığı bildirmeyen yönetim kurulu sorumlu mu?
Borca batıklık şüphesinde ara bilanço çıkarmak ve aktifler yetmiyorsa mahkemeye bildirmek kanuni yükümlülüktür (TTK m.376/3). Bu yükümlülüğün kusurla ihlali ve zarar varsa TTK m.553 kapsamında sorumluluk doğabilir.
Ortağın ödenmemiş sermayesi ne olur?
Ödenmemiş sermaye şirketin ortaktan alacağıdır ve iflas masasına girer (İİK m.184). Bu alacağı iflas idaresi takip eder; takip edilmezse alacaklı İİK m.245 uyarınca devir isteyebilir.
Limited şirkette ek ödeme yükümlülüğü iflasta ne olur?
Şirket sözleşmesinde ek ödeme öngörülmüşse iflasın açılmasıyla muaccel olur (TTK m.603/2). Tutar esas sermaye payının itibarî değerinin iki katını aşamaz ve her ortak yalnızca kendi payına düşeni öder (TTK m.603/3-4).
Ortak şirketten borç para aldıysa geri alınabilir mi?
Pay sahipleri şartlar oluşmadıkça şirkete borçlanamaz (TTK m.358); hüküm limited şirkete de uygulanır (TTK m.644/1-b). Ortağın şirkete borcu masaya ait bir alacaktır ve iflas idaresince istenir.
Yönetici şirket kredisine kefil olduysa ne yapabilirim?
Borçlunun iflasına karar verilmesiyle adi kefile de doğrudan başvurabilirsiniz (TBK m.585/1). Müteselsil kefalette rehnin paraya çevrilmesi beklenmeden kefile başvurulabilir (TBK m.586/2).
Kefalette eşin rızası yoksa yönetici kurtulur mu?
Kural olarak hayır. Ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilen kefaletlerde eşin rızası aranmaz (TBK m.584/3).
Yönetici senede avalist olarak imza attıysa?
Aval veren, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumludur (TTK m.702/1); aval hükümleri bonoya da uygulanır (TTK m.778/3). Şirketin iflası avalistin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kollektif şirket ortağından alacak istenebilir mi?
Evet. Ortaklar şirket borçlarından müteselsilen ve bütün malvarlığıyla sorumludur (TTK m.236). Şirketin iflası sona erme sebebidir ve şirket sona ermişse alacaklı ortağa doğrudan başvurabilir (TTK m.237/1, m.243/1-a).
Vergi ve SGK borcunda yöneticinin sorumluluğu bana da yarar mı?
Hayır. Kanuni temsilci ve üst düzey yönetici sorumluluğu kamu alacakları içindir (AATUHK mükerrer m.35; VUK m.10; 5510 sayılı Kanun m.88). Özel alacaklı TTK m.553 ve m.556 gibi hükümlere dayanmalıdır.
Sorumluluk davası hangi mahkemede açılır?
Şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılabilir (TTK m.561). Konusu bir miktar para olan ticari tazminat davalarında önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).
İflas eden şirketin arkasındaki sorumluları birlikte belirleyelim
Yöneticiler, ortaklar, kefiller ve avalistler bakımından hangi yolun açık olduğunu dosyanıza göre çıkaralım; süre kaybetmeden masaya kayıt ve dava adımlarını başlatalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİlgili Rehberler
- İflasta alacaklılar toplantısı ve oy hakkı
- İflas idaresine şikâyet ve iflas idaresinin sorumluluğu
- İflasın devam eden sözleşmelere etkisi: kira, tedarik ve bayilik
- İflas eden şirketten alacağımı nasıl alırım?
- Kayıt kabul davası ve iflasta sıra cetveline itiraz
- İflasta tasarrufun iptali
- Şirketim borca batık: yönetim kurulunun iflas bildirimi
- Yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu (TTK m.549-561)
- Ortağın müdüre karşı sorumluluk davası dilekçesi örneği
- Şirket yöneticisinin kişisel sorumluluğu
- Kefalet ve kişisel güvence (TBK m.581-603)
- Kefil olduğunuz borç için icra gelirse
- Limited şirket ortağının amme borcundan sorumluluğu
- Şirketin vergi borcundan kim sorumlu?
- Kapanan şirketten alacak tahsili
- Hileli ve taksirli iflas suçları
- İşveren iflasında işçi alacakları
- İflas idaresi: görevleri ve işleyişi
- İflasta alacakların sırası ve tasfiye
- İcra ve İflas Hukuku Rehberi


