Şirket batınca yönetim kurulu üyesi, müdür veya ortak kural olarak şirketin borcunu şahsen ödemez; anonim şirket de limited şirket de borçlarından yalnız kendi malvarlığıyla sorumludur (TTK m.329, m.602). Şahsi sorumluluk, kanunun açtığı belirli kapılardan doğar. Yönetici, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü kusuruyla ihlal edip zarara yol açmışsa şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumludur (TTK m.553; limited şirkette m.644/1-a); şirket iflas ederse bu istem önce iflas idaresince, idare dava açmazsa her alacaklı tarafından ileri sürülür (m.556). Kamu alacaklarında kural ağırdır: şirketten alınamayan vergi kanuni temsilciden (VUK m.10; 6183 sayılı Kanun mükerrer m.35), şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı sermaye payı oranında limited şirket ortağından (6183 m.35) istenebilir; SGK primleri haklı bir sebep olmaksızın ödenmemişse yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yöneticiler işverenle birlikte müteselsilen sorumludur (5510 m.88). Şirket borcuna kefil olmak veya senede aval vermek de ayrıca şahsi borç doğurur. Tazminat davası, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TTK m.560).
Bu rehber, şirket iflas ettiğinde, konkordato talebi reddedildiğinde veya şirket borca batık hâle geldiğinde kimin, kime karşı, hangi kanun maddesine göre ve hangi süre içinde şahsen sorumlu tutulabileceğini tek bir haritada toplar: TTK m.553’teki hukuki sorumluluğun şartları, şirketin, pay sahibinin ve alacaklının dava hakkı (m.555-556), farklılaştırılmış teselsül (m.557), borca batıklıkta bildirim yükümlülüğü (m.376), vergi ve SGK borçlarında kanuni temsilci ile limited ortak arasındaki farklar (VUK m.10; 6183 m.35 ve mükerrer m.35; 5510 m.88), kefalet ve aval, hileli ve taksirli iflas uyarısı, konkordatonun reddinden ve iflastan sonra yaşanan süreç, yöneticinin savunmaları ve şirket zor durumdayken yapılması gerekenler. Yazı hem anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve ortakları için hem de şirketten alacağını tahsil edemeyip yöneticiye başvurmayı düşünen alacaklılar için hazırlanmıştır.
Şirket zorlanmaya başladığında yöneticinin aklına gelen ilk soru çoğu zaman şudur: “Şirket batarsa evim, arabam, banka hesabım tehlikede mi?” Alacaklının sorusu ise bunun tersidir: “Şirketten alamadığım parayı şirketi yöneten kişiden alabilir miyim?” İki sorunun da tek cümlelik bir cevabı yoktur. Aynı şirketin vergi borcu, SGK prim borcu, bir tedarikçiye olan borcu ve şirketin kendi uğradığı zarar için dört ayrı sorumluluk rejimi, dört ayrı takip yolu ve farklı süreler vardır. Bir yönetici, tedarikçiye karşı hiçbir sorumluluk taşımazken aynı dönemin vergi borcu için ödeme emriyle karşılaşabilir; tersine, vergi borcu olmayan bir şirketin müdürü, şirket varlıklarını değerinin altında elden çıkardığı için iflas idaresinin tazminat davasıyla muhatap olabilir.
Bu soru 2026’da her zamankinden sık soruluyor. Ekonomi Gazetesi’nin Konkordatotakip.com verilerine dayanarak aktardığına göre 2026’nın Ocak-Temmuz döneminde konkordato taleplerinin reddi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artarak 1.146’ya, iflas kararları yüzde 36 artarak 171’e çıktı; aynı dönemde geçici mühlet kararları yüzde 28 azalarak 1.167’ye geriledi, tasdik kararları ise yüzde 112 artışla 127 oldu. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre Ocak-Eylül 2026 döneminde 270 milyar TL tutarında 257.985 adet çek karşılıksız çıktı; karşılıksız çek tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 50 arttı. Konkordatosu reddedilen her şirket iflasla sonuçlanmaz; ama reddin ardından iflas kararı verildiğinde, iflas idaresi ve alacaklılar yöneticilerin geçmiş kararlarını incelemeye başlar. Konkordatonun reddinin sonuçları için konkordatonun tasdik edilmemesi ve sonuçları yazımıza, sürecin tamamı için konkordato hukuku rehberimize bakabilirsiniz.
Bu yazı, belirli bir olaya bağlı özel rejimlerden bağımsız genel çerçeveyi verir. Fon kanunu kapsamında TMSF’nin yöneticilere yönelttiği şahsi sorumluluk TMSF ödeme emri ve fon kanununa göre şahsen sorumlu tutulan yönetici yazımızda, sahte fatura dosyalarındaki ceza ve vergi sorumluluğu sahte faturada şirket müdürü ve yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu yazımızda, şirket nakdinin yatırıma yönlendirilmesi kararından doğan sorumluluk ise şirket yöneticisinin kişisel sorumluluğu ve iş kararı savunması yazımızda ayrıca anlatılmıştır.
Şirketin Borcu Kimin Borcu? Sınırlı Sorumluluk ve İstisnaları
1- TTK m.329 bakımından: Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir; pay sahipleri yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. Bu iki cümle, şirket alacaklısının neden doğrudan pay sahibine veya yönetim kurulu üyesine gidemeyeceğini açıklar: pay sahibinin borcu şirkete karşıdır, alacaklıya karşı değildir; yönetim kurulu üyesi ise şirketin organıdır, borçlusu değildir.
2- TTK m.602 bakımından: Limited şirket de borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla sorumludur. Limited şirket ortağının özel alacaklılara karşı kişisel sorumluluğu kanunda öngörülmemiştir; ortağın kamu alacaklarından sorumluluğu ise aşağıda anlatılan ayrı bir kanunda düzenlenmiştir.
3- İflasın etkisi bakımından: Şirketin iflası bu kuralı değiştirmez. İflas, şirketin malvarlığının alacaklılar arasında paylaştırılması sürecidir; yöneticinin veya ortağın malvarlığı iflas masasına girmez. Şirket alacağı için yöneticiye veya ortağa karşı başlatılan bir icra takibi, aşağıdaki tabloda gösterilen ayrı bir hukuki sebep yoksa sonuç vermez; alacaklının yöneticinin malvarlığına ulaşabilmesi için bu sebeplerden birine dayanması gerekir.
Uygulamada sık duyulan iki itiraz bu noktada çürür. Alacaklı tarafında “şirket patronundur, borcu da o öder” düşüncesi kanuna dayanmaz; sermaye şirketi, ortağından ayrı bir kişidir. Yönetici tarafında ise “şirket tüzel kişidir, bana hiçbir şey olmaz” düşüncesi de yanlıştır; kanun, kusurlu yönetim, kamu borçları ve kişisel imza için şahsi sorumluluğu açıkça öngörür. Kanunda şirketin borcundan ortağı genel olarak sorumlu tutan bir hüküm bulunmadığından, tüzel kişilik perdesinin aralanması ancak tüzel kişiliğin alacaklılardan kaçmak için kullanıldığı istisnai durumlarda, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uyma yükümlülüğüne (TMK m.2) dayanılarak tartışılır. Bu istisnai yolun ayrıntısı şirket iflas etti, yöneticiden veya ortaktan alacağımı alabilir miyim yazımızdadır.
Şirket batınca şahsi sorumluluğun kapıları
| Sorumluluk kapısı | Kim sorumlu olabilir? | Kime karşı? | Dayanak | Temel şart |
|---|---|---|---|---|
| Hukuki (tazminat) sorumluluğu | Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, tasfiye memurları; limited şirkette müdürler | Şirket, pay sahipleri ve şirket alacaklıları | TTK m.553, m.555-557, m.644/1-a | Kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüğün kusurla ihlali, zarar ve illiyet |
| Vergi borcu | Kanuni temsilciler | Vergi dairesi | VUK m.10; 6183 mükerrer m.35 | Verginin şirketten alınamaması; VUK m.10’da ayrıca ödevlerin yerine getirilmemesi |
| Limited ortağın kamu borcu | Limited şirket ortağı (yönetici olmasa da) | Tahsil dairesi | 6183 m.35 | Amme alacağının şirketten tahsil edilememesi; sermaye payı oranında |
| SGK prim borcu | Yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yönetici veya yetkililer ve kanuni temsilciler | SGK | 5510 m.88 | Primlerin haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmemesi |
| Kişisel güvence | Şirket borcuna kefil olan veya senede aval veren yönetici ya da ortak | Güvenceyi alan alacaklı | TBK m.584-585; TTK m.702 | Geçerli bir kefalet veya aval imzası |
| Ceza sorumluluğu | Hileli tasarrufu yapan veya iflasa taksirle sebep olan kişi | Kamu (soruşturma) | TCK m.161, m.162 | İflas kararı ve hileli tasarruf ya da tacirden beklenen özenin gösterilmemesi |
Yönetici Ne Zaman Tazminat Öder? TTK m.553’ün Şartları
1- TTK m.553/1 bakımından: Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Maddeden dört şart çıkar: kanundan veya esas sözleşmeden doğan somut bir yükümlülüğün ihlali, bu ihlalde yöneticinin kusuru, bir zarar ve ihlal ile zarar arasında uygun illiyet bağı. Dördünden biri eksikse tazminat doğmaz.
2- İspat yükü bakımından: Maddenin ilk hâlinde sorumluların kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumlu tutulacaklarını öngören bir ibare bulunuyordu; bu ibare 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle metinden çıkarıldı. Öğretide belirtildiği gibi bu değişiklikle özenin gösterilmediğini ispat yükü zarar iddia eden tarafa geçmiştir. Bugün kusuru kural olarak davacı ispat eder; yönetici kendi kusursuzluğunu ispatla yükümlü değildir. Bu fark, belgelenmiş kararlar alan yönetici için büyük bir avantajdır.
3- Özen ölçüsü bakımından: TTK m.369/1’e göre yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmekle yükümlüdür. Madde, yöneticinin kendi alışkanlıklarını değil, tedbirli bir yöneticiden beklenecek özeni ölçü alır. Kötü sonuçlanan her karar özensiz değildir; özensizlik, kararın verildiği andaki bilgi, araştırma ve gerekçe üzerinden değerlendirilir.
4- Kimin yönetici sayılacağı bakımından: Sorumluluk bir unvana değil, görevin fiilen yürütülmesine bağlıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 25.03.2022 tarihli, E.2021/5943, K.2022/2413 sayılı kararının yayımlanmış özetine göre, ortak sıfatı bulunmayan ancak şirketin işlerini yönetmek üzere geniş yetkilerle görevlendirilmiş kişilerin şirkete, ortaklara veya alacaklılara zarar veren eylemlerinden doğan davalar da TTK m.553 kapsamında değerlendirilir.
5- Limited şirket bakımından: TTK m.644/1-a, m.553 ile m.554-561 hükümlerini limited şirketlere de uygular. Bu nedenle limited şirket müdürü, anonim şirket yönetim kurulu üyesiyle aynı esaslara göre sorumludur; limited şirkette müdür çoğu zaman aynı zamanda ortak olduğundan, ortaklık sıfatı sorumluluğu ortadan kaldırmaz, yalnızca davanın taraflarını ve ibra gibi savunmaların etkisini değiştirir.
Alacaklıların ve iflas idarelerinin en sık ileri sürdüğü itiraz, “şirket battıysa yönetici kötü yönetmiştir” düşüncesidir. Bu düşünce tek başına davayı kazandırmaz. Şirketin zarar etmesi, piyasa koşulları veya bir müşterinin ödeme yapmaması yöneticinin kusuru değildir; davacının hangi yükümlülüğün, hangi tarihte, hangi davranışla ihlal edildiğini ve bunun hangi zarara yol açtığını somut olarak göstermesi gerekir. Aşağıdaki tablo, batan şirketlerde bu somut ihlallerin en sık hangi hükümlere dayandırıldığını gösterir. Genel çerçevenin madde madde açıklaması için yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu (TTK m.549-561) yazımıza bakabilirsiniz.
Batan şirketlerde sorumluluk davalarında en sık ileri sürülen ihlaller
| Davranış | İhlal edilen hüküm | Tipik sonuç |
|---|---|---|
| Borca batıklık işaretlerine rağmen ara bilanço çıkarmamak, mahkemeye bildirimde bulunmamak | TTK m.376/3; m.375/1-g; limited şirkette m.633 | Gecikme döneminde artan borç ve eriyen varlık için tazminat istemi |
| Sermayenin yarısı veya üçte ikisi karşılıksız kaldığında genel kurulu çağırmamak | TTK m.376/1-2 | Önlem alınmadan sürdürülen faaliyetin zararı tartışılır |
| Sermaye borcu ödenmemiş veya kâr serbest yedek akçelerle birlikte geçmiş yıl zararlarını karşılamazken ortağa borç vermek | TTK m.358; limited şirkette m.644/1-b | Ortağa aktarılan tutar şirketin alacağıdır; izin veren yönetici de sorumlu tutulabilir |
| Kendisinin veya yakınının menfaati çatışırken karara katılmak | TTK m.393 | Yasağa aykırı katılan ve bilerek itiraz etmeyen üyeler şirketin zararını tazminle yükümlüdür |
| Şirket malını gerçek değerinin çok altında satmak veya ilişkili kişilere devretmek | TTK m.553; ayrıca İİK m.278-280 | Tazminat davası ve tasarrufun iptali birlikte gündeme gelir |
| Muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama düzenini kurmamak | TTK m.375/1-c | Borca batıklığın geç fark edilmesi savunmasını zayıflatır |
Davayı Kim Açar? Şirket, Pay Sahibi ve Alacaklı (TTK m.555-556)
1- TTK m.555/1 bakımından: Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir; pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 04.06.2024 tarihli, E.2023/1197, K.2024/4631 sayılı kararının yayımlanmış özetine göre pay sahibi, yöneticilere karşı genel kurul kararı olmadan dava açabilir; ancak zarar dolaylı nitelikte olduğundan tazminatın yalnızca şirkete ödenmesi istenebilir ve tazminatın pay sahibine ödenmesi talebinin reddi onanmıştır. Ortağın müdüre karşı açacağı davanın dilekçe örneği ortağın müdüre karşı sorumluluk davası dilekçesi yazımızdadır.
2- Şirket faalken alacaklı bakımından: TTK m.555 şirket alacaklılarını saymaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11.07.2023 tarihli, E.2022/943, K.2023/4354 sayılı kararına konu olayda alacaklı şirket, borçlu şirketin borca batık olduğunu ve müdürlerin iflas veya konkordato talep etmeden ticareti usulsüz biçimde terk ettiğini ileri sürerek müdürlerden tazminat istemişti. İlk derece mahkemesi, iflas hâli dışında alacaklının dolaylı zarara dayanarak yöneticilere karşı tazminat davası açamayacağını ve tazminatın şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek davayı reddetti; istinaf başvurusu esastan reddedildi ve Yargıtay kararı onadı. Alacaklının “şirket borca batık, yöneticiler susuyor; ben de doğrudan yöneticilere dava açarım” yaklaşımı, şirket iflas etmeden kural olarak sonuç vermez.
3- TTK m.556 bakımından: Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir; ancak pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür. İflas idaresi davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısı davayı açabilir. Elde edilen hasıla İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine tahsis edilir; bakiye sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine ödenir; artan iflas masasına verilir. Şirketin istemlerinin devrine ilişkin İİK m.245 hükmü saklıdır (m.556/3). Bu sıra, riski ve masrafı üstlenen alacaklıyı ödüllendirir.
4- İİK m.245 bakımından: Alacaklıların masa tarafından sonuçlandırılmasına lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı, isteyen alacaklıya devrolunur; elde edilen sonuçtan masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır. Uygulamada alacaklı önce iflas idaresinden yöneticilere karşı davanın açılmasını yazılı olarak ister; idare açmayacaksa davayı kendisi açar veya dava hakkının devrini talep eder. İflas idaresinin işleyişi için iflas idaresinin görevleri ve işleyişi yazımıza bakabilirsiniz.
5- Doğrudan zarar bakımından: Yöneticinin eylemi şirketin malvarlığına dokunmadan doğrudan alacaklının malvarlığını azaltmışsa, örneğin alacaklı gerçeğe aykırı mali tablolar veya beyanlar nedeniyle şirkete kredi açmış ya da mal teslim etmişse, alacaklı kendi adına ve kendisine ödenmek üzere tazminat isteyebilir. Bu talep TTK m.553/1’in “şirket alacaklılarına karşı” ifadesine ve kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu söyleyen TBK m.49/1’e dayanır. Doğrudan ve dolaylı zarar ayrımı kanunda bu terimlerle yer almaz; öğretide ve uygulamada m.553 ile m.555-556 birlikte okunarak yapılır.
Zarar türüne ve şirketin durumuna göre dava hakkı
| Durum | Kim dava açar? | Tazminat kime ödenir? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Şirket faal; şirketin malvarlığı azalmış | Şirket ve her pay sahibi | Şirkete | TTK m.555/1 |
| Şirket faal; alacaklı, şirketin zararı yüzünden alacağını alamıyor | Alacaklı kural olarak açamaz | – | TTK m.555; Y.11.HD, 11.07.2023, E.2022/943, K.2023/4354 |
| Şirket iflas etmiş; şirketin zararı | Önce iflas idaresi; açmazsa her alacaklı veya pay sahibi | Hasıla önce davacı alacaklılara, bakiye davacı pay sahiplerine sermaye payı oranında, artanı masaya | TTK m.556/1-2 |
| Masa iddiayı takip etmiyor | Takip hakkını devralan alacaklı | Masraflar düşüldükten sonra devralanın alacağı; artanı masaya | İİK m.245; TTK m.556/3 |
| Yöneticinin eylemi doğrudan alacaklıya zarar vermiş | Zarar gören alacaklı | Alacaklıya | TTK m.553/1; TBK m.49/1 |
Şirketiniz zor durumda mı, yoksa şirketten alacağınızı tahsil edemiyor musunuz?
Yöneticinin hangi kararının hangi hükme göre tartışılabileceğini, davayı kimin açabileceğini ve sürelerin nerede olduğunu belgeler üzerinden birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Birden Fazla Yönetici Varsa: Farklılaştırılmış Teselsül (TTK m.557)
1- TTK m.557/1 bakımından: Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olması hâlinde, bunlardan her biri kusuruna ve durumun gereklerine göre zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumludur. Bu kural “farklılaştırılmış teselsül” olarak adlandırılır ve eski sistemdeki mutlak teselsülden ayrılır: yönetim kurulunun bir üyesi, kendi kusuruyla orantısız bir zararın tamamından sorumlu tutulamaz.
2- TTK m.557/2-3 bakımından: Davacı birden çok sorumluyu zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir. Sorumlular arasındaki rücu hakkı ise durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir. Bu nedenle davada her yöneticinin görev alanı, katıldığı kararlar, bilgi düzeyi ve itirazları ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2024 tarihli, E.2023/1627, K.2024/3906 sayılı kararının yayımlanmış özetine göre, şirkete ait taşınmazın gerçek değerinin çok altında satıldığı bir olayda Daire, TTK m.557 kapsamında farklılaştırılmış teselsülün değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiş; satışa katılan yönetim kurulu üyelerinin zarardan müteselsilen sorumlu tutulmasını ve tazminatın şirkete ödenmesini yerinde bulmuştur. Bu özetten çıkan ölçüt şudur: zarar doğuran işleme katılan üye, “ben sadece imzaladım” diyerek sorumluluktan kurtulamaz; işlemden habersiz olduğunu ve kontrolü dışında kaldığını gösterebilen üye ise TTK m.553/3’e dayanabilir.
Borca Batıklıkta Susan Yönetici: TTK m.376 ve İflas Bildirimi
Batan şirketlerde yöneticiye yöneltilen taleplerin büyük bölümü, şirketin ne zaman borca batık hâle geldiği ve yönetimin bu tarihten sonra ne yaptığı sorusuna dayanır. Kanun, mali yapının bozulmasını üç aşamada düzenler ve her aşamada yönetim kuruluna ayrı bir yükümlülük yükler.
1- TTK m.376/1 bakımından: Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri genel kurula sunar.
2- TTK m.376/2 bakımından: Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul sermayenin üçte biri ile yetinmeye veya sermayenin tamamlanmasına karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer.
3- TTK m.376/3 bakımından: Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği anlaşılırsa yönetim kurulu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. İflas kararından önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının diğer tüm alacaklılardan sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmışsa bildirim yapılmaz; aksi hâlde bilirkişi incelemesi için yapılan başvuru iflas bildirimi olarak kabul olunur.
4- TTK m.375/1-g bakımından: Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Bu nedenle “mali işler genel müdürün görevindeydi” savunması bildirim yükümlülüğü bakımından işlemez; görev iç yönergeyle başkasına bırakılamaz. Aynı fıkrada muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması (c bendi) ve yönetimle görevli kişilerin üst gözetimi (e bendi) de devredilemez görevler arasındadır. Limited şirkette esas sermayenin kaybı veya borca batıklık hâllerinde anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümler kıyas yoluyla uygulanır (TTK m.633).
5- İflas yargılaması bakımından: Aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olan sermaye şirketlerinin borca batıklığı, idare ve temsil ile görevlendirilmiş kişiler, tasfiye hâlinde tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan edilir ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe gerek olmaksızın iflasa karar verilir (İİK m.179). Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı, TTK m.376/3 uyarınca yapacağı iflas talebiyle birlikte İİK m.285 ve devamı uyarınca konkordato da talep edebilir (TTK m.377). Kanun, “kurtarma umudu” olan yönetime iflas bildirimi yerine sessiz kalmayı değil, konkordato yolunu gösterir.
Bildirim yapmayan yöneticinin sıkça başvurduğu savunma, “bildirim yapsaydık şirket kapanırdı; çalışmaya devam ederek alacaklıları korumak istedik” şeklindedir. Bu savunma, ancak kurtarma planının gerçekçi olduğu, belgelere dayandığı ve gecikmenin alacaklıların durumunu kötüleştirmediği gösterilebilirse anlam taşır. Bildirimin gerektiği tarihten sonra yeni borç alınmış, varlıklar satılmış veya belirli alacaklılara ödeme yapılmışsa, gecikme döneminde ortaya çıkan fark sorumluluk davasının konusunu oluşturabilir. Bildirim yükümlülüğünün ayrıntısı şirketim borca batık: yönetim kurulunun iflas bildirimi yazımızda, borca batık şirketin konkordato talebinden vazgeçmesinin sonucu konkordato talebinden feragat yazımızda, konkordato sürecindeki yönetim kurulu yükümlülükleri ise konkordatoda anonim şirket yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda anlatılmıştır.
Sermaye kaybı, üçte iki kaybı ve borca batıklık
| Durum | Ölçüt | Yönetim kurulunun yükümlülüğü | Yükümlülük yerine getirilmezse |
|---|---|---|---|
| Sermayenin yarısının kaybı | Son yıllık bilançoda sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısı zararla karşılıksız | Genel kurulu hemen toplantıya çağırmak, iyileştirici önlemleri sunmak (TTK m.376/1) | TTK m.553 kapsamında sorumluluk tartışması |
| Üçte iki kaybı | Aynı toplamın üçte ikisi karşılıksız | Genel kurulu derhâl çağırmak; genel kurul sermayenin üçte biriyle yetinme veya tamamlama kararı vermezse şirket kendiliğinden sona erer (m.376/2) | Sona ermiş şirketin faaliyeti sürdürülürse sorumluluk ağırlaşır |
| Borca batıklık şüphesi | Şüphe uyandıran işaretler | İki esasa göre ara bilanço çıkarmak (m.376/3) | Geç fark edilen batıklık savunması zayıflar |
| Borca batıklık | Ara bilançoda aktiflerin alacakları karşılamaması | Asliye ticaret mahkemesine bildirim ve iflas talebi; istenirse konkordato (m.376/3, m.377); görev devredilemez (m.375/1-g) | Gecikme dönemindeki zarar için iflas idaresi veya alacaklı istemi (m.553, m.556) |
| Sıra sonrası beyanı | Açığı kapatacak tutarda alacaklının yazılı beyanı ve bilirkişi doğrulaması | Bildirim yükümlülüğü doğmaz (m.376/3) | Şartlar sağlanmazsa bilirkişi başvurusu iflas bildirimi sayılır |
Şirketin Vergi Borcu Yöneticiye Geçer mi? VUK m.10 ve 6183 Mükerrer m.35
Kamu alacaklarında şahsi sorumluluk, özel alacaklılara göre çok daha kolay doğar; çünkü idare mahkemeye gitmeden, doğrudan ödeme emriyle yöneticiye başvurabilir. Bu bölümdeki hükümler yalnızca kamu alacakları içindir; bir tedarikçi, kiraya veren veya banka bu hükümlere dayanarak yöneticiye gidemez.
1- VUK m.10/1-2 bakımından: Tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir. Bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükellefin veya vergi sorumlusunun varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Temsilciler bu şekilde ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilir (m.10/3). Tüzel kişilerin tasfiyeye girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz (m.10/4). 2018’de eklenen beşinci fıkraya göre ticaret sicilinden silinmiş tüzel kişiler bakımından tasfiye öncesi döneme ait tarhiyat ve ceza işlemleri kanuni temsilcilerden biri adına, müteselsilen sorumlu olmak üzere yapılır; limited şirket ortakları tasfiye öncesi döneme ait bu alacaklardan şirkete koydukları sermaye payı oranında, tasfiye memurları ise tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlı olarak sorumludur (m.10/5). Şirketin kapanmasının vergi borcuna etkisi için şirket kapanınca vergi borcu ne olur yazımıza bakabilirsiniz.
2- 6183 sayılı Kanun mükerrer m.35 bakımından: Tüzel kişilerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Tasfiyeye girilmesi, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz; temsilciler ödedikleri tutarlar için asıl borçluya rücu edebilir.
3- Anayasa Mahkemesi kararı bakımından: Anayasa Mahkemesi 19.03.2015 tarihli, E.2014/144, K.2015/29 sayılı kararıyla (Resmî Gazete: 03.04.2015, sayı 29315), mükerrer m.35’e 5766 sayılı Kanunla eklenen beşinci ve altıncı fıkraları oyçokluğuyla iptal etmiştir. İptal edilen fıkralardan biri, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilerin farklı kişiler olması hâlinde bunları müteselsilen sorumlu tutuyor; diğeri VUK’taki kanuni temsilci hükümlerinin bu maddedeki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını öngörüyordu. Mahkeme, kanuni temsilcilerin görevde olmadıkları ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemden sorumlu tutulmasını adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz bulmuş; VUK m.10’da sorumluluğun kusura dayandığını ve buradaki kusurun vergilendirmeye dair ödevlerin ihlali olduğunu vurgulamıştır.
4- Ödeme emri ve süreler bakımından: Kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emriyle borçluya 15 gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması bildirilir (6183 m.55). Kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabilir (6183 m.58). Borcun bir kısmına itiraz eden, o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermelidir. Madde metninde itiraz mercii olarak “vergi itiraz komisyonu” deyimi yer alır; ancak vergi mahkemelerinin göreve başlamasıyla, bu mahkemelerin görev alanına giren konularda diğer kanunlardaki “itiraz komisyonu” deyimi “vergi mahkemesi” anlamını taşır (2576 sayılı Kanun m.13) ve vergi, resim ve harç konularında 6183 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin davalara vergi mahkemeleri bakar (2576 m.6/b). Bu nedenle vergi borcu için kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrine karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılır; bu süre kaçırılmamalıdır. Amme alacağının tahsil zamanaşımı, vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren beş yıldır (6183 m.102).
İdarenin sık başvurduğu yaklaşım, kanuni temsilci sıfatının tek başına yeterli olduğu yönündedir. VUK m.10 bakımından bu yaklaşım eksiktir: maddenin kendisi, alacağın kanuni temsilcinin ödevlerini yerine getirmemesi yüzünden alınamamasını şart koşar ve Anayasa Mahkemesi de bu sorumluluğun kusura dayandığını vurgulamıştır. Yöneticinin sık başvurduğu yaklaşım ise “şirketin malı var, önce ona gidin” itirazıdır. Bu itiraz haklı bir çekirdek taşır, çünkü her iki hükümde de alacağın önce şirketten tahsil edilememesi gerekir; ancak mükerrer m.35’teki “tahsil edilemeyeceği anlaşılan” ifadesi idareye geniş bir alan bırakır. Bu nedenle ödeme emrine karşı davada şirket adına ödeme emri tebliğ edilip edilmediği, şirketin malvarlığının araştırılıp araştırılmadığı ve haciz işlemlerinin yapılıp yapılmadığı belgelerle incelenmelidir. Kanuni temsilcinin vergi sorumluluğunun genel çerçevesi şirketin vergi borcundan kim sorumlu yazımızda, fon kilidi nedeniyle ödenemeyen vergi ve SGK borçlarındaki savunmalar ise kanuni temsilcinin kişisel sorumluluğu: tahsil imkânsızlığı ve haklı sebep yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Limited Şirket Ortağı: Müdür Olmasa da Kamu Borcundan Sorumlu (6183 m.35)
1- 6183 m.35/1 bakımından: Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur ve bu Kanun hükümlerine göre takibe tabi tutulur. Bu sorumluluk yöneticilik sıfatına bağlı değildir; şirketin yönetimine hiç katılmamış, kararlardan habersiz bir ortak da payı oranında ödeme emriyle karşılaşabilir. Ortağın şirket alacaklılarına karşı genel bir sorumluluğu bulunmadığı hâlde kamu alacaklarında farklı bir rejim kabul edilmiştir.
2- 6183 m.35/2-3 bakımından: Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ve devralan kişiler, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkraya göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde de bu kişiler müteselsilen sorumludur. Bu nedenle “payımı yıllar önce devrettim” savunması, devir öncesi döneme ait borçlar bakımından tek başına sonuç vermez; devirden sonra doğan borçlar ise bu fıkraların kapsamında değildir.
3- Anonim şirket pay sahibi bakımından: 6183 m.35 yalnızca limited şirket ortaklarını sayar. Anonim şirkette yönetimde görevi olmayan pay sahibi için kanunda benzer bir hüküm bulunmaz; anonim şirkette kamu alacağı bakımından şahsi risk, kanuni temsilci veya üst düzey yönetici sıfatıyla doğar.
4- Takip sırası bakımından: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun E.2013/1, K.2018/1 sayılı kararına ilişkin yayımlanmış incelemeye göre, limited şirketin borcu için ortağa gidilmeden önce kanuni temsilcinin takip edilmesinin zorunlu olmadığı oyçokluğuyla kabul edilmiştir. Ortak aynı zamanda müdürse, idare her iki sıfattan da takip yapabilir; müdür sıfatıyla borcun tamamından, ortak sıfatıyla payı oranında sorumluluk söz konusu olur. Konunun ayrıntısı limited şirket ortağının vergi ve kamu borcundan sorumluluğu yazımızda, eş veya yakın adına kurulan şirketlerdeki durum ise eşim adıma şirket kurdu: şirket borçları bana mı kalır yazımızda anlatılmıştır.
SGK Prim Borcu: Yönetim Kurulu Üyesi ve Üst Düzey Yönetici (5510 m.88)
1- 5510 sayılı Kanun m.88 bakımından: Kurumun prim ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın kanunda belirtilen sürelerde ödenmezse, tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hüküm, vergideki düzenlemeden iki yönüyle ayrılır: yönetim kurulu üyelerini açıkça sayar ve sorumluluğu “haklı bir sebep olmaksızın” ödenmeme şartına bağlar.
2- Üst düzey yönetici kavramı bakımından: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2019 tarihli, E.2018/1794, K.2019/648 sayılı kararına ilişkin yayımlanmış değerlendirmeye göre, üst düzey yönetici şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip, özel olarak yetkilendirilmiş kişidir; kişinin bu kapsamda sorumlu tutulabilmesi için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili olması ya da yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi bir sıfat taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerektiği vurgulanmıştır.
3- Haklı sebep bakımından: Yönetim kurulu üyeleri primleri haklı bir sebeple ödeyemediklerini ortaya koyarlarsa bu hüküm uyarınca şahsen sorumlu tutulamaz. Haklı sebebin ne olduğu kanunda sayılmamıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bu yüzden şirket zor durumdayken primlerin neden ödenemediğinin, nakit akışını gösteren belgelerle ve tarihleriyle kayıt altına alınması, ileride verilecek savunmanın temelini oluşturur.
4- Takip ve yargı yolu bakımından: Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51, 102 ve 106. maddeleri dışındaki hükümleri uygulanır; bu uygulamadan doğan uyuşmazlıklarda Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir ve yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz (5510 m.88). 6183 m.58 bu istisnalar arasında olmadığından SGK ödeme emrine karşı da 15 günlük süre işler; başvuru yeri vergi mahkemesi değil, iş mahkemesidir.
Yönetim kurulu üyesinin sık başvurduğu itiraz, “ben yalnızca kâğıt üzerinde üyeydim” şeklindedir. Hükmün yönetim kurulu üyelerini açıkça sayması bu itirazı zayıflatır; ancak yukarıdaki kararın yayımlanmış değerlendirmesinde görüldüğü gibi kişinin primlerin tahakkuk ve ödenmesi üzerindeki yetkisi ve temsil ve ilzam yetkisi de incelendiğinden, imza sirküleri, iç yönerge ve görev dağılımını gösteren kararlar bu itirazın dayanağı olabilir.
Kamu alacaklarında yöneticinin ve ortağın sorumluluğu: fark tablosu
| Ölçüt | VUK m.10 | 6183 mükerrer m.35 | 6183 m.35 | 5510 m.88 |
|---|---|---|---|---|
| Kim sorumlu? | Kanuni temsilciler (tüzel kişinin ödevlerini yerine getirmekle yükümlü olanlar) | Kanuni temsilciler | Limited şirket ortakları (yönetici olmasalar da) | Yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yönetici veya yetkililer ve kanuni temsilciler |
| Hangi alacak? | Vergi ve buna bağlı alacaklar | Amme alacakları | Amme alacakları | SGK prim ve diğer alacaklar |
| Ön şart | Alacağın şirketin varlığından tamamen veya kısmen alınamaması | Tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşılması | Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşılması | Primlerin kanuni sürelerde ödenmemesi |
| Kusur veya mazeret | Ödevlerin yerine getirilmemesi şart; Anayasa Mahkemesine göre kusura dayalı | Farklı dönem temsilcilerini müteselsil tutan fıkra iptal edildi (AYM 2015/29) | Yönetimdeki kusur aranmaz; ortaklık sıfatı yeterli | Haklı bir sebep olmaksızın ödenmeme şartı; haklı sebep savunması |
| Kapsam | Ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından | Şahsi malvarlığından | Sermaye hisseleri oranında | İşverenle birlikte müştereken ve müteselsilen |
| Pay devri veya görevden ayrılma | Tasfiye, önceki dönem sorumluluğunu kaldırmaz (m.10/4) | Tasfiye, önceki dönem sorumluluğunu kaldırmaz | Devreden ve devralan devir öncesi borçlardan müteselsilen (m.35/2) | Kanunda ayrıca düzenlenmemiş; görev ve yetki dönemi tartışılır |
| Rücu | Asıl mükellefe rücu (m.10/3) | Asıl borçluya rücu | – | – |
| Takip ve itiraz | Ödeme emri; 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava (6183 m.55, m.58; 2576 m.6, m.13); tahsil zamanaşımı 5 yıl (m.102) | Ödeme emri; 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava (6183 m.55, m.58) | Ödeme emri; 15 gün (6183 m.55, m.58) | 6183’e göre tahsil; uyuşmazlıkta iş mahkemesi, başvuru takibi durdurmaz (5510 m.88) |
Vergi dairesinden veya SGK’dan ödeme emri mi geldi?
On beş günlük süre içinde şirketten tahsil imkânının araştırılıp araştırılmadığını, görev döneminizi, ödev ihlalini ve haklı sebebi gösteren belgeleri birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Kefalet ve Aval: Yöneticinin Kendi İmzası
Yöneticinin ve ortağın şirket borcundan en kesin biçimde sorumlu olduğu durum, kendi imzasıyla şahsi güvence verdiği durumdur. Bu sorumluluk yönetici sorumluluğu değil, kişisel bir sözleşme veya senet borcudur; şirketin iflası onu ortadan kaldırmaz, aksine çoğu zaman doğrudan işletir.
1- TBK m.584 bakımından: Eşlerden birinin kefil olması kural olarak diğerinin yazılı rızasına bağlıdır; ancak ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz. Şirket kredisine kefil olan yönetici, eşinin rızasının bulunmadığını ileri sürerek kural olarak sorumluluktan kurtulamaz.
2- TBK m.585 bakımından: Adi kefalette alacaklı kural olarak önce borçluya başvurmalıdır; ancak borçlunun iflasına karar verilmesi veya borçluya konkordato mehli verilmiş olması hâllerinde doğrudan kefile başvurabilir. Bu hâllerde, alacak rehinle de güvence altına alınmış olsa bile kefilin alacağın önce rehinden alınmasını isteme hakkı uygulanmaz. Şirketin konkordato mühleti alması, şirketi korurken kefil olan yöneticiyi korumaz.
3- TTK m.702/1 bakımından: Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Şirket bonosunu hem şirket adına hem de kendi adına avalist olarak imzalayan yönetici, şirketin iflasından bağımsız olarak takip edilebilir. Şirket zor duruma girmeden önce yöneticinin verdiği bütün kefalet ve aval imzalarının bir listesinin çıkarılması, gerçek şahsi riskin görülmesi için ilk adımdır. Kefaletin geçerlilik şartları için kefalet ve kişisel güvence yazımıza bakabilirsiniz.
Ceza Boyutu: Hileli ve Taksirli İflas (Kısa Uyarı)
1- TCK m.20 bakımından: Ceza sorumluluğu şahsidir; kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz, ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Bu nedenle şirketin iflasıyla bağlantılı bir soruşturma, şirkete değil, fiili gerçekleştiren gerçek kişilere yönelir; yönetici olmak tek başına suç değildir.
2- TCK m.161 bakımından: Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanun hileli tasarruf sayılan hâlleri de gösterir: alacaklıların alacağına teminat oluşturan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin düşürülmesi; malvarlığını kaçırma amaçlı tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi ya da yok edilmesi; gerçekte bir borç ilişkisi bulunmadığı hâlde borçları artıracak nitelikte belge düzenlenmesi; gerçeğe aykırı muhasebe kayıtları veya sahte bilançoyla aktifin olduğundan az gösterilmesi.
3- TCK m.162 bakımından: Tacir olmasının gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmesi hâlinde iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ceza boyutu, hukuki sorumluluğun süresini de etkiler: zararı doğuran fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır (TTK m.560). Hileli ve taksirli iflasın unsurları hileli ve taksirli iflas suçları yazımızda, konkordato sürecine özgü suçlar konkordato sürecindeki suçlar yazımızda, sahte fatura kullanımında yöneticinin ceza sorumluluğu ise sahte fatura dosyasında müdür ve yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda anlatılmıştır.
Konkordato Reddedildi veya Şirket İflas Etti: Süreç Nasıl İşler?
1- İİK m.308 bakımından: Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir; bu karar m.288 uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme borçlunun iflasına da resen karar verir. Maddeye 7327 sayılı Kanunla eklenen fıkra ise konkordatonun iflasla sonuçlanması hâlinde tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasını ve gerektiğinde iflas idaresine ait görev ve yetkilerin komiserler tarafından kullanılmasını düzenler. Doğrudan iflas sebepleri İİK m.177’de sayılır ve aynı maddede “308 inci maddedeki hal” de bu sebepler arasında yer alır. Ret kararı ile iflas kararının ayrı sorular olduğu, konkordatonun reddi ve sonuçları yazımızda Yargıtay kararlarıyla anlatılmıştır.
2- İİK m.292 bakımından: Kesin mühlet verildikten sonra borçlunun malvarlığını korumak için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun m.297’ye aykırı davranması veya komiserin talimatlarına uymaması ya da borca batık olduğu anlaşılan sermaye şirketinin konkordato talebinden feragat etmesi hâllerinde mahkeme, komiserin yazılı raporu üzerine mühleti kaldırır, konkordato talebini reddeder ve iflasa tabi borçlunun iflasına resen karar verir. Mühlet sırasında yönetimin davranışı bu nedenle yalnız konkordatonun akıbetini değil, iflastan sonra yöneltilecek sorumluluk taleplerini de belirler.
3- İflastan sonra yöneticilere karşı istemler bakımından: İflas kararıyla şirketin malvarlığı masayı oluşturur ve iflas idaresi şirketin alacaklarını, bu arada yöneticilere karşı tazminat istemlerini değerlendirir. Pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının TTK m.556’daki istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür; idare dava açmazsa alacaklılar açar veya İİK m.245 uyarınca takip hakkının devrini ister. Yöneticinin iflas dosyasındaki bilgi ve belge talepleriyle erken aşamada karşılaşması bu yüzden olağandır; verilen her cevap ileride bir sorumluluk davasında delil olarak kullanılabilir.
4- Tasarrufun iptaliyle ilişki bakımından: İflastan önce şirketten çıkan mallar için iki ayrı yol vardır ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır. Tasarrufun iptali davası, malı veya değerini işlemden yararlanan kişiden masaya geri getirmeyi amaçlar; iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan, alışılmış hediyeler dışındaki bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir (İİK m.278, 7571 sayılı Kanunla değişik), iflastan önceki bir yıl içinde mevcut bir borç için verilen rehin (önceden taahhüt edilmiş teminat hariç), para veya olağan ödeme araçları dışında yapılan ödeme, vadesi gelmemiş borcun ödenmesi ve kişisel hakları güçlendiren şerhler batıldır, ancak işlemden yararlanan kişi borçlunun durumunu bilmediğini ispat ederse iptal davası dinlenmez (m.279); malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı ve bu durumun karşı tarafça bilindiği veya bilinmesi gerektiği işlemler ise, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olması şartıyla iptal edilebilir (m.280). Yönetici sorumluluğu ise işlemi yapan veya buna izin veren yöneticiden tazminat ister. Aynı işlem için iki yol birlikte yürütülebilir. Ayrıntı için iflasta tasarrufun iptali ve tasarrufun iptali davası (İİK m.277-284) yazılarımıza bakabilirsiniz.
Batan şirkette mal kaçırma şüphesi: hangi yol neyi sağlar?
| Ölçüt | Tasarrufun iptali | Yönetici sorumluluğu | Hileli iflas |
|---|---|---|---|
| Dayanak | İİK m.277-284 | TTK m.553, m.556; limited şirkette m.644/1-a | TCK m.161 |
| Kime karşı? | İşlemden yararlanan kişi | İşlemi yapan veya izin veren yönetici | Hileli tasarrufu yapan kişi |
| Ne sağlar? | Mal veya değeri masaya döner | Şirketin zararı yöneticiden tazmin edilir | Ceza yaptırımı; tazminat sağlamaz |
| İflasta kim harekete geçer? | İflas idaresi; gerekirse devralan alacaklı (İİK m.245) | Önce iflas idaresi; açmazsa alacaklı veya pay sahibi (TTK m.556) | Cumhuriyet savcılığı |
| Geriye dönük dönem | Bağışlama ve ivazsız tasarruflarda ve aciz hâlindeki işlemlerde bir yıl; zarar verme kastında beş yıl içinde takip şartı | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden iki yıl, her hâlde fiilden beş yıl (TTK m.560) | Ceza zamanaşımı; fiil suçsa tazminata da uygulanır |
| Temel ispat konusu | İşlemin türü, tarihi ve karşı tarafın bilgisi | Yükümlülük ihlali, kusur, zarar, illiyet | Hileli tasarruf ve iflas kararı |
Yöneticinin Savunmaları: Hangisi İşe Yarar, Hangisi Yaramaz?
Sorumluluk davası veya ödeme emriyle karşılaşan yöneticinin savunması, hangi sorumluluk kapısından gelindiğine göre kurulmalıdır. TTK m.553 davasında işe yarayan bir savunma vergi ödeme emrinde hiçbir işe yaramayabilir; tersi de geçerlidir.
1- TTK m.369/1 ve iş kararı bakımından: Yöneticinin en güçlü savunması, kararın verildiği andaki koşullarda tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket ettiğini göstermektir. TTK m.369’un gerekçesinde yer alan yaklaşım, öğretide Anglo-Amerikan hukukundaki iş kararı ilkesinin karşılığı olarak tartışılır; ancak bu ilke Türk hukukunda pozitif olarak düzenlenmiş değildir ve kabulü tartışmalıdır. Öğretide, ilkenin tedbirli yönetici ölçüsünü açıklamak için tek başına yeterli olmadığı ve kanuna veya esas sözleşmeye aykırı kararlarda uygulanamayacağı belirtilmektedir. Uygulamada bu savunmanın ağırlığı, kararın yeterli bilgiye dayanması, araştırma yapılmış olması, çıkar çatışması bulunmaması (TTK m.393) ve bütün bunların kararın alındığı tarihte belgelenmiş olmasıyla artar. Savunmanın unsurları iş kararı savunması yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
2- TTK m.553/2 ve m.367 bakımından görevin devri: Yönetim kurulu, esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre yönetimi kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir; yönetim devredilmediği takdirde yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir (m.367). Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi kanuna dayanarak başkasına devreden organlar veya kişiler, devralanların seçiminde makul derecede özen göstermedikleri ispat edilmedikçe bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmaz (m.553/2). Savunmanın iki sınırı vardır: devir esas sözleşme hükmüne ve iç yönergeye dayanmalıdır; ve m.375’te sayılan devredilemez görevler, özellikle üst gözetim ve borca batıklık bildirimi, devirle başkasına bırakılamaz.
3- TTK m.553/3 bakımından kontrol dışı aykırılıklar: Hiç kimse kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu hüküm gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. Davacının “üye olarak gözetmeliydi” demesi, işlemin gerçekten üyenin kontrolü dışında kaldığı ispatlandığında bu korumayı ortadan kaldırmaz. Bu savunma için bilgi alma hakkının kullanıldığını (TTK m.392) ve itirazların yazılı olarak yapıldığını gösteren belgeler önemlidir.
4- TTK m.558 bakımından ibra: İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz; TTK m.445 hükmü saklıdır (m.558/1). Şirket genel kurulunun sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır; diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer (m.558/2). İbranın iki önemli sınırı vardır. Birincisi, yalnızca genel kurula açıklanmış olaylar ibranın kapsamına girer; açıklanmayan bir işlem için “her yıl ibra edildim” savunması sonuç vermez. İkincisi, madde metni şirketin ve pay sahiplerinin dava hakkından söz eder, şirket alacaklılarını saymaz; kanunda alacaklıların iflas hâlinde TTK m.556’dan doğan istemlerini genel kurul ibrasına bağlayan bir hüküm yoktur. Kurucu, yönetim kurulu üyesi ve denetçilerin şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları ise şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz (m.559).
5- TTK m.560 bakımından zamanaşımı: Sorumlulara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.
6- Zarar ve illiyet bakımından: Şirket, yöneticinin eyleminden önce zaten borca batıksa veya zarar yöneticinin davranışından bağımsız bir dış olaydan kaynaklanmışsa, davacının iddia ettiği zararın bütünü yöneticiye yükletilemez. Borca batıklık bildirimi gecikmesine dayanan davalarda bu nedenle iki tarih belirleyicidir: bildirimin yapılması gereken tarih ve fiilen yapıldığı veya iflas kararının verildiği tarih. Aradaki dönemde şirketin durumunun ne kadar kötüleştiği bilirkişi incelemesinin konusudur.
7- Kamu alacaklarında: Vergi ve SGK ödeme emirlerinde savunmanın eksenleri farklıdır: vergi ve amme alacağında alacağın şirketten tahsil edilip edilemediğinin araştırılmamış olması (SGK prim borcunda ise yöneticiler işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğundan 5510 m.88 böyle bir ön şart saymaz), alacağın doğduğu ve ödenmesi gereken dönemde kanuni temsilci veya üst düzey yönetici olunmaması, VUK m.10’da hangi ödevin ihlal edildiğinin gösterilmemesi, SGK primlerinde haklı sebep, limited ortakta sermaye payını aşan tutarın istenmesi ve tahsil zamanaşımı.
8- TTK m.361 bakımından sorumluluk sigortası: Kanun, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zarar için sigorta yaptırılmasını zorunlu tutmaz; bu zarar şirket sermayesinin yüzde yirmi beşini aşan bir bedelle sigorta ettirilmişse, bu husus halka açık şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulunun ve ayrıca pay senetleri borsada işlem görüyorsa borsanın bülteninde duyurulur ve kurumsal yönetim ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde dikkate alınır. Poliçe kapsamı, bildirim süreleri ve istisnalar şirket batmadan önce kontrol edilmelidir; ayrıntı yönetici sorumluluk sigortası (D&O) yazımızdadır. Halka açık şirketlerdeki ek yükümlülükler için halka açık şirkette yönetim kurulu sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Yöneticinin savunmaları ve sınırları
| Savunma | Dayanak | Nerede işe yarar? | Sınırı |
|---|---|---|---|
| Özenli karar, iş kararı | TTK m.369/1 ve gerekçesi | TTK m.553 tazminat davası | Pozitif düzenleme yok; kanuna aykırı kararda uygulanmaz; belge şart |
| Görevin devri | TTK m.367, m.553/2 | Devredilen alandaki işlemler | Esas sözleşme hükmü ve iç yönerge şart; m.375 görevleri devredilemez |
| Kontrol dışı aykırılık | TTK m.553/3 | Habersiz kalınan işlemler | İşlemin gerçekten kontrol dışında kaldığı ispatlanmalı |
| Farklılaştırılmış teselsül | TTK m.557 | Birden çok sorumlu varsa tazminat miktarı | Sorumluluğu kaldırmaz, kusur oranına indirir |
| Genel kurul ibrası | TTK m.558, m.559 | Şirketin ve olumlu oy veren pay sahiplerinin davası | Yalnız açıklanan olaylar; alacaklılar madde metninde yok |
| Zamanaşımı | TTK m.560 | Bütün tazminat davaları | Fiil suçsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır |
| Tahsil imkânsızlığı araştırılmadı | VUK m.10; 6183 m.35, mükerrer m.35 | Vergi ve amme alacağı ödeme emri | “Tahsil edilemeyeceği anlaşılan” ifadesi idareye alan bırakır |
| Görev dönemi dışı | VUK m.10; AYM 2015/29 | Kanuni temsilciye ödeme emri | Limited ortakta pay devri öncesi borçlar müteselsil (6183 m.35/2) |
| Haklı sebep | 5510 m.88 | SGK prim borcu | Somut olayla ve belgeyle ispat edilmeli |
Alacaklı Yöneticiye Dava Açmayı Düşünüyorsa: Yol Haritası
Şirketten alacağını tahsil edemeyen bir tedarikçi, kiraya veren veya iş ortağı için yöneticiye başvurmak cazip görünür; ancak bu yol, sırası doğru kurulmazsa zaman ve masraf kaybına dönüşür. Aşağıdaki sıra, yukarıda anlatılan hükümlerin alacaklı bakımından uygulamasıdır. İflas eden şirketin alacaklısının yöneticilere, ortaklara, kefillere ve avalistlere başvurma yolları şirket iflas etti, yöneticiden veya ortaktan alacağımı alabilir miyim yazımızda bütün ayrıntılarıyla, dava dilekçesi iskeletiyle birlikte anlatılmıştır.
- Şirketin durumunu belirleyin: faal mi, konkordato mühletinde mi, iflas etmiş mi? Şirket iflas etmeden, şirketin zararından kaynaklanan dolaylı zararınız için yöneticilere kural olarak dava açamazsınız (Y.11.HD, E.2022/943, K.2023/4354).
- İflas varsa alacağınızı masaya kaydettirin; bu adım diğer bütün yollardan bağımsızdır. Süre ve belgeler için iflas eden şirketten alacağımı nasıl alırım yazımıza bakabilirsiniz.
- Elinizdeki şahsi güvenceleri ayırın: yöneticinin veya ortağın kefaleti ya da aval imzası varsa iflas veya konkordato mehli hâlinde doğrudan başvuru imkânı doğar (TBK m.585; TTK m.702).
- Zararınızın türünü belirleyin: yöneticinin davranışı sizi doğrudan mı zarara uğrattı, yoksa şirketin malvarlığı azaldığı için mi alacağınızı alamıyorsunuz? Dava hakkı ve tazminatın kime ödeneceği bu ayrıma bağlıdır (TTK m.553, m.555, m.556).
- İflas idaresine yazılı başvurun; yöneticilere karşı davanın açılmasını isteyin, açılmayacaksa davayı kendiniz açın veya takip hakkının devrini talep edin (TTK m.556/2; İİK m.245).
- Somut ihlali ve tarihini belirleyin: borca batıklık bildiriminin geciktirilmesi, ortaklara yasak borç verilmesi, varlıkların değerinin altında devri gibi (TTK m.376/3, m.358, m.553).
- Konusu bir miktar para olan ticari tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Ayrıntı için ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
- Davayı şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açabilirsiniz (TTK m.561); iki yıllık ve beş yıllık süreleri ilk günden takvime işleyin (m.560).
- Varlık kaçırma şüphesi varsa iptal davasını da değerlendirin (İİK m.278-280). Şirket tasfiye edilip sicilden silinmişse kapanan şirketten alacak tahsili yazımızdaki yollar gündeme gelir.
Tek Tabloda: Sorumluluk Türü, Dayanak, Takip Eden, Süre ve Savunma
Şirket batınca yöneticinin ve ortağın sorumluluk haritası
| Sorumluluk türü | Dayanak | Kim takip eder? | Süre | Başlıca savunma |
|---|---|---|---|---|
| Şirketin zararı (dolaylı zarar) | TTK m.553, m.555; limited şirkette m.644/1-a | Şirket ve pay sahipleri; iflasta önce iflas idaresi, sonra alacaklı veya pay sahibi (m.556) | Öğrenmeden 2 yıl, her hâlde fiilden 5 yıl; suçsa ceza zamanaşımı (m.560) | Özen (m.369/1), görev devri (m.553/2), kontrol dışılık (m.553/3), ibra (m.558), illiyet |
| Alacaklının doğrudan zararı | TTK m.553/1; TBK m.49/1 | Zarar gören alacaklı | TTK m.560 | Zararın dolaylı olduğu (Y.11.HD 2023/4354), kusur ve illiyet yokluğu |
| Borca batıklıkta bildirim yapmama | TTK m.376/3, m.375/1-g, m.553; limited şirkette m.633 | İflas idaresi; açmazsa alacaklı (m.556; İİK m.245) | TTK m.560 | Batıklık işaretinin bulunmadığı, sıra sonrası beyanı, konkordato talebi (m.377), gecikmenin zarar doğurmadığı |
| Birden çok yöneticinin aynı zarardan sorumluluğu | TTK m.557 | Davacı hepsine birlikte | TTK m.560 | Kusur oranına göre farklılaştırılmış sorumluluk |
| Vergi borcu | VUK m.10; 6183 mükerrer m.35 | Vergi dairesi, ödeme emriyle | Ödeme emrine karşı 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava (6183 m.58; 2576 m.6, m.13); tahsil zamanaşımı 5 yıl (m.102) | Şirketten tahsil imkânı araştırılmadı, görev dönemi dışı, ödev ihlali yok (AYM 2015/29) |
| Limited ortağın amme borcu | 6183 m.35 | Tahsil dairesi, ödeme emriyle | Ödeme emrine 15 gün; tahsil zamanaşımı 5 yıl | Sermaye payı oranının aşılması, devir tarihi, şirketten tahsil imkânı |
| SGK prim borcu | 5510 m.88 | SGK, 6183’e göre | Ödeme emrine karşı 15 gün içinde iş mahkemesine başvuru (6183 m.58; 5510 m.88); başvuru takibi durdurmaz | Haklı sebep, üst düzey yönetici olmama, yetki yokluğu |
| Kefalet ve aval | TBK m.584-585; TTK m.702 | Güvenceyi alan alacaklı | Kefalet ve senet hükümlerine göre | Kefaletin veya senedin geçerlilik şartları |
| Hileli veya taksirli iflas | TCK m.161, m.162 | Cumhuriyet savcılığı | Ceza zamanaşımı | Hileli tasarrufun veya özensizliğin bulunmadığı; ceza sorumluluğunun şahsiliği (TCK m.20) |
Şirket batmadan önce riskinizi ölçmek ister misiniz?
Bilanço eşiklerini, kefalet ve aval imzalarınızı, vergi ve SGK dönemlerini ve yönetim kurulu kararlarınızı birlikte gözden geçirip yapılacakların takvimini çıkaralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Kontrol Listesi: Şirket Zor Durumdayken Yönetici Ne Yapmalı?
Aşağıdaki liste, yukarıdaki hükümlerden çıkan somut adımlardır. Amaç şirketi kurtarmanın yanında, şirket kurtarılamazsa yöneticinin her kararını o tarihteki bilgiyle savunabilmesidir.
- Son yıllık bilançoyu sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısı ve üçte ikisi eşikleri bakımından inceleyin; eşik aşılmışsa genel kurulu gecikmeden toplantıya çağırın ve iyileştirici önlemleri yazılı olarak sunun (TTK m.376/1-2).
- Borca batıklık şüphesi uyandıran işaretler varsa, aktifleri hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatlarına göre değerleyen ara bilanço hazırlatın; tarihini ve hazırlayanı belgeleyin (m.376/3).
- Ara bilanço borca batıklık gösteriyorsa asliye ticaret mahkemesine bildirimde bulunun veya iflas talebiyle birlikte konkordato talep edin; açığı kapatacak alacaklıların sıra sonrası beyanı varsa bilirkişi doğrulaması için başvurun (m.376/3, m.377). Bu görev devredilemez (m.375/1-g).
- Önemli her kararı yönetim kurulunda gerekçeli olarak alın, dayanak bilgi ve raporları karar ekine koyun; karşı görüşteyseniz itirazınızı ve gerekçenizi yazılı kayda geçirin.
- Kendinizin veya yakınlarınızın menfaatinin şirket menfaatiyle çatıştığı konularda durumu açıklayın ve müzakereye katılmayın (m.393).
- Bilgi alma ve inceleme hakkınızı yazılı olarak kullanın; talebiniz reddedilirse kanundaki yolu işletin (m.392). “Bilmiyordum” savunmasının değeri, bilmek için ne yaptığınızla ölçülür.
- Ortaklara borç verilmesine veya “ortaklar cari hesabı” adı altında para çekilmesine m.358’deki şartlar oluşmadan izin vermeyin.
- Varlık satışlarını piyasa değerinden ve değerleme raporuna dayanarak yapın; ilişkili kişilere bedelsiz veya düşük bedelli devirlerden kaçının (TTK m.553; İİK m.278, m.280).
- Şirket aciz hâline yaklaşmışken belirli alacaklılara olağan dışı ödeme yapmayın, mevcut borçlar için yeni rehin vermeyin, vadesi gelmemiş borçları ödemeyin (İİK m.279).
- Vergi beyannamelerini ve SGK bildirgelerini süresinde verin; ödenemeyen kamu borçlarının nedenini nakit akışı belgeleriyle kayıt altına alın (VUK m.10; 5510 m.88).
- Görev dağılımını esas sözleşme hükmüne dayanan bir iç yönergeyle yazılı hâle getirin (m.367); devredilemeyen görevlerin kurulda kaldığını unutmayın (m.375).
- Ticari defterleri, kayıtları ve belgeleri eksiksiz koruyun; bunların gizlenmesi veya yok edilmesi hileli iflasın sayılan hâllerindendir (TCK m.161).
- Verdiğiniz bütün kefalet ve aval imzalarının listesini çıkarın; şirketin iflası veya konkordato mehli kefil olarak size doğrudan başvuru yolunu açar (TBK m.585).
- Görevden ayrılıyorsanız ayrılma tarihinin ticaret siciline ve vergi kayıtlarına yansıdığını takip edin; kamu alacaklarında sorumluluk dönemi bu tarih üzerinden tartışılır.
- Yönetici sorumluluk sigortası varsa poliçenin kapsamını, bildirim sürelerini ve istisnalarını kontrol edin; bildirimi geciktirmeyin (TTK m.361).
- Ödeme emri tebliğ edilirse 15 günlük süreyi ilk gün takvime işleyin (6183 m.55, m.58); sorumluluk davası tebliğ edilirse zamanaşımı ve ibra savunmalarını cevap dilekçesinde ileri sürün (TTK m.558, m.560).
Sık Sorulan Sorular
Şirket batarsa yönetici şahsen borçlu olur mu?
Kural olarak hayır. Anonim ve limited şirket borçlarından yalnız kendi malvarlığıyla sorumludur (TTK m.329, m.602). Yönetici ancak bir yükümlülüğü kusuruyla ihlal edip zarara yol açmışsa (TTK m.553), şirketin vergi veya SGK borcu için kanuni temsilci ya da üst düzey yönetici sıfatıyla (VUK m.10; 6183 mükerrer m.35; 5510 m.88) veya şirket borcuna kendi imzasıyla kefil ya da avalist olmuşsa şahsen sorumlu olur.
Limited şirket ortağı şirketin borçlarından sorumlu mu?
Özel alacaklılara karşı hayır; şirket borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla sorumludur (TTK m.602). Kamu alacaklarında ise limited şirket ortağı, şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludur ve bu sorumluluk müdür olmasa da doğar (6183 m.35).
Anonim şirket yönetim kurulu üyesi şirketin borçlarını öder mi?
Şirketin ticari borçlarını kendiliğinden ödemez. Ancak kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü kusuruyla ihlal edip zarara yol açmışsa şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı tazminatla sorumludur (TTK m.553). SGK primleri haklı bir sebep olmaksızın ödenmemişse yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yöneticiler işverenle birlikte müteselsilen sorumludur (5510 m.88).
Şirketin vergi borcu müdüre geçer mi?
Şartları varsa geçer. Kanuni temsilcinin ödevlerini yerine getirmemesi yüzünden şirketin varlığından alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır (VUK m.10). Anayasa Mahkemesi bu sorumluluğun kusura dayandığını vurgulamıştır (E.2014/144, K.2015/29). Tüzel kişiden tahsil edilemeyen amme alacakları ayrıca kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından da tahsil edilebilir (6183 mükerrer m.35).
SGK prim borcundan yönetim kurulu üyesi sorumlu mu?
Primler haklı bir sebep olmaksızın kanuni sürelerde ödenmezse, yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yönetici veya yetkililer ile kanuni temsilciler Kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur (5510 m.88). Haklı sebebin ve kişinin prim ödemeleri üzerindeki yetkisinin bulunmadığının ispatı başlıca savunmalardır.
Müdür olmayan limited şirket ortağından vergi borcu istenebilir mi?
İstenebilir. 6183 m.35’e göre limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludur. Yönetimde görev almamış olmak bu sorumluluğu kaldırmaz; ancak sorumluluk sermaye payı oranıyla sınırlıdır.
Payımı devrettim, eski vergi borçlarından sorumlu muyum?
Devir öncesine ait amme alacakları bakımından evet. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ve devralan, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur (6183 m.35/2). Devirden sonra doğan borçlar bu hükmün kapsamında değildir.
Şirket iflas etti; alacaklı yöneticiye dava açabilir mi?
Açabilir. Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkı şirket alacaklılarına da tanınmıştır; bu istem önce iflas idaresince ileri sürülür, idare davayı açmazsa her alacaklı açabilir ve elde edilen hasıla önce dava açan alacaklıların alacaklarına tahsis edilir (TTK m.556). İİK m.245 uyarınca takip hakkının devri de istenebilir. Davanın kabulü için yöneticinin bir yükümlülüğü kusuruyla ihlal ettiği, zarar ve illiyet bağı yine ispatlanmalıdır (TTK m.553).
Şirket iflas etmeden alacaklı yöneticiye dava açabilir mi?
Şirketin zararından kaynaklanan dolaylı zarar için kural olarak açamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, iflas hâli dışında alacaklının dolaylı zarara dayanarak yöneticilere karşı tazminat davası açamayacağı gerekçesiyle verilen ret kararını onamıştır (E.2022/943, K.2023/4354). Yöneticinin eylemi alacaklıyı doğrudan zarara uğratmışsa ise alacaklı kendi adına dava açabilir (TTK m.553/1; TBK m.49).
Borca batıklığı bildirmeyen yönetici sorumlu mu?
Sorumlu tutulabilir. Borca batıklık şüphesi uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu ara bilanço çıkarmak, aktifler alacakları karşılamıyorsa asliye ticaret mahkemesine bildirimde bulunmak ve iflas istemek zorundadır (TTK m.376/3). Bu görev devredilemez (m.375/1-g). Bildirimin geciktirildiği dönemde artan zarar, iflas idaresi veya alacaklı tarafından TTK m.553 ve m.556 kapsamında istenebilir.
Konkordato reddedilirse şirket otomatik olarak iflas eder mi?
Hayır. Konkordato tasdik edilmezse mahkeme talebi reddeder; borçlunun iflasa tabi olması ve doğrudan iflas sebeplerinden birinin bulunması hâlinde ayrıca iflasına resen karar verir (İİK m.308). Kesin mühletten sonra borca batık olduğu anlaşılan sermaye şirketinin konkordato talebinden feragat etmesi gibi hâllerde de mühlet kaldırılarak iflasa karar verilir (İİK m.292).
Genel kurulun ibra kararı yöneticiyi korur mu?
Sınırlı ölçüde korur. İbra, yalnızca genel kurula açıklanan maddi olaylar için şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır; diğer pay sahiplerinin dava hakkı altı ayda düşer (TTK m.558/2). Madde şirket alacaklılarından söz etmez; açıklanmayan olaylar ibranın kapsamı dışındadır.
Görevi başka yönetim kurulu üyesine devrettim; sorumluluğum kalkar mı?
Devir esas sözleşme hükmüne ve iç yönergeye dayanıyorsa (TTK m.367), devralanın seçiminde makul özen göstermediğiniz ispat edilmedikçe onun fiil ve kararlarından sorumlu olmazsınız (TTK m.553/2). Ancak üst gözetim, finans denetimi düzeninin kurulması ve borca batıklık bildirimi gibi m.375’te sayılan görevler devredilemez.
İş kararı ilkesi Türk hukukunda geçerli mi?
Kanunda bu adla bir hüküm yoktur. İlke kanun metninde değil, TTK m.369’un gerekçesinde yer alır; Türk hukukunda pozitif olarak düzenlenmemiştir ve kabulü öğretide tartışmalıdır. Kanuna veya esas sözleşmeye aykırı kararlarda uygulanamayacağı kabul edilir. Bilgiye dayalı, çıkar çatışmasız ve belgelenmiş bir karar ise özen savunmasını güçlendirir.
Yöneticiye karşı sorumluluk davası ne zaman zamanaşımına uğrar?
Davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabiyse tazminat davasına da bu süre uygulanır (TTK m.560).
Yönetici sorumluluk sigortası şirket batınca işe yarar mı?
Poliçenin kapsamına ve şartlarına bağlıdır. TTK m.361, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zararın sigortalanmasını düzenler ve halka açık şirketlerde sermayenin yüzde yirmi beşini aşan bedelle yapılan sigortanın duyurulmasını öngörür. Poliçedeki bildirim süreleri, kasıt ve şirketin kendi yöneticisine karşı taleplerine ilişkin istisnalar mutlaka incelenmelidir.
Şirket iflas ederse yönetici hapis cezası alır mı?
İflas tek başına ceza sebebi değildir; ceza sorumluluğu şahsidir (TCK m.20). Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, iflasa karar verilmesi hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar (TCK m.161); tacir olmasının gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek iflasa sebebiyet veren kişi ise iki aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.162).
Yöneticiye karşı dava hangi mahkemede açılır, arabuluculuk gerekir mi?
Sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir (TTK m.561). Konusu bir miktar para olan ticari tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Vergi borcu için düzenlenen ödeme emrine karşı ise tebliğden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılır (6183 m.58; 2576 m.6, m.13); SGK ödeme emrine karşı başvuru yeri iş mahkemesidir (5510 m.88).
İlgili Rehberler
- Şirket İflas Etti, Yöneticiden veya Ortaktan Alacağımı Alabilir miyim?
- Şirketim Borca Batık: Yönetim Kurulunun İflas Bildirimi
- Yönetim Kurulu ve Yöneticilerin Sorumluluğu (TTK m.549-561)
- Şirket Yöneticisinin Kişisel Sorumluluğu ve İş Kararı Savunması
- Ortağın Müdüre Karşı Sorumluluk Davası Dilekçesi Örneği
- Yönetici Sorumluluk Sigortası (D&O)
- Konkordatoda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Sorumluluğu
- Konkordatonun Tasdik Edilmemesi (Reddi) ve Sonuçları
- Konkordato Talebinden Feragat ve Borca Batık Şirkette Resen İflas
- İflasta Tasarrufun İptali
- Tasarrufun İptali Davası (İİK m.277-284)
- İflas İdaresi: Görevleri ve İşleyişi
- İflas Eden Şirketten Alacağımı Nasıl Alırım?
- Şirketin Vergi Borcundan Kim Sorumlu? Kanuni Temsilci ve Ortak
- Limited Şirket Ortağının Vergi ve Kamu Borcundan Sorumluluğu
- Vergi ve SGK Borcunda Kanuni Temsilcinin Kişisel Sorumluluğu
- Sahte Fatura Dosyasında Şirket Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğu
- TMSF’den Ödeme Emri Geldi: Fon Kanununa Göre Şahsen Sorumlu Tutulan Yönetici
- Halka Açık Şirkette Yönetim Kurulu Sorumluluğu
- Hileli ve Taksirli İflas Suçları (TCK m.161-162)
- Konkordato Sürecindeki Suçlar
- Kefalet ve Kişisel Güvence
- Kapanan Şirketten Alacak Tahsili
- Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk
- Konkordato Hukuku: Süreç ve Rehber
- İcra ve İflas Hukuku Rehberi
- Ticaret Hukuku Rehberi
Şirketin kredisine kefil olan ortak veya yöneticiyseniz kefalete özgü savunmalar, eş rızası istisnası ve ev ile maaş haczinin sınırları için şirket kredisine kefil olan ortak, yönetici ve akrabanın hakları rehberimize bakabilirsiniz.
Şirket henüz batmadan yöneticinin şirket malını yakınına veya kendi şirketine değerinin altında satması hâlinde ortağın ve alacaklının izleyebileceği yollar için yönetici şirket malını değerinin altında sattı rehberimize bakabilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat (mevzuat.gov.tr’deki yürürlükteki metinler, 3 Kasım 2026 itibarıyla)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.5/A, 329, 358, 361, 367, 369, 375, 376, 377, 392, 393, 553, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 602, 633, 644, 702
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: m.10
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: m.35, mükerrer m.35, m.55, m.58, m.102
- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun: m.6, 13
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu: m.88
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.177, 179, 245, 278, 279, 280, 292, 308
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: m.20, 161, 162
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.49, 584, 585
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: m.2
Kararlar
- Anayasa Mahkemesi, 19.03.2015, E.2014/144, K.2015/29 (Resmî Gazete: 03.04.2015, sayı 29315)
- Yargıtay 11. HD, 04.06.2024, E.2023/1197, K.2024/4631
- Yargıtay 11. HD, 14.05.2024, E.2023/1627, K.2024/3906
- Yargıtay 11. HD, 11.07.2023, E.2022/943, K.2023/4354
- Yargıtay 11. HD, 25.03.2022, E.2021/5943, K.2022/2413
- Yargıtay 21. HD, 06.02.2019, E.2018/1794, K.2019/648
- Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E.2013/1, K.2018/1
Veriler ve öğreti
- Ekonomi Gazetesi, “Piyasanın konkordato kâbusu bitmiyor”, 03.08.2026 (Konkordatotakip.com verilerine dayanan Ocak-Temmuz 2026 konkordato istatistikleri)
- Alomaliye, “Karşılıksız çek tutarı yüzde 50 arttı”, 16.10.2026 (TBB Risk Merkezi, Ocak-Eylül 2026)
- Şeyda Şanlı, “Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu”, Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S.24, 2022, s.209-219
Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara
Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15
Son güncelleme: 3 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta sonuç, şirketin mali tablolarının, kararların ve belgelerin incelenmesine bağlıdır.
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda — ilk değerlendirme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp