19 Eylül 2026

Kapanan Şirketten Alacak Nasıl Tahsil Edilir? (2026)

Borçlu şirketin kapanması alacağı sona erdirmez; yalnızca izlenecek yolu değiştirir. Belirleyici olan tek soru şudur: şirket sicilde hangi durumda? Hâlâ kayıtlıysa (faal veya tasfiye hâlinde) dava ve icra doğrudan açıktır; tasfiye alacaklı için takip yasağı doğurmaz. Sicilden silinmişse tüzel kişilik sona erdiği için doğrudan takip yapılamaz: tasfiye edilerek kapanmış şirketlerde TTK m.547 kapsamında ek tasfiye, tasfiye edilmeksizin silinmiş şirketlerde ise TTK geçici m.7 kapsamında ihya yoluna gidilir. İhyada en kritik gelişme şudur: geçici m.7/15’teki “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 15.09.2023, 32310). Bu yazı dört senaryoyu ayrı ayrı kurar; tasfiye memuru ve yönetici sorumluluğunu (m.553, m.560), tasarrufun iptalini (İİK m.277, m.284) ve örnek ek tasfiye/ihya dilekçesini verir.

Borçlu şirket kapandıysa dosya bitmedi; yol değişti

Sicilden silinmiş şirkete doğrudan takip yapılamaz; ancak ek tasfiye, ihya, tasfiye memuru ve yönetici sorumluluğu ile tasarrufun iptali yolları açıktır. Hangisinin sizin dosyanıza uyduğunu birlikte belirleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Önce Teşhis: Şirket Sicilde Hangi Durumda?

Her şey buradan başlar. Ticaret sicil kaydı ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları çıkarılmadan doğru yol seçilemez; çünkü dört senaryonun her birinde muhatap, usul ve süre farklıdır.

Şirketin durumuna göre izlenecek yol

Şirketin durumuDoğrudan takip mümkün mü?İzlenecek yolDayanak
Faal (sicilde kayıtlı)EvetDava ve icra takibi; ihtiyati hacizGenel hükümler
Tasfiye hâlinde (sicilde kayıtlı)EvetAlacağı tasfiye memuruna bildirme + dava/icraTTK m.541; tasfiye takip yasağı doğurmaz
Tasfiye edilerek silinmişHayırEk tasfiye için yeniden tescil talebiTTK m.547
Tasfiye edilmeksizin silinmiş (geçici m.7)Hayırİhya davasıTTK geçici m.7/15
İflasla kapanmışHayır (masaya karşı işlem)Alacağın masaya kaydı; sıra cetveliİİK hükümleri
Re’sen terkin edilmişHayırTerkin usulüne göre ihya veya ek tasfiyeTerkinin dayanağına göre
Devam eden bir dosyanız varken şirket silinirse hemen harekete geçin. Ticaret unvanının sicilden silinmesiyle tüzel kişilik sona erer; hak ehliyeti ve dolayısıyla taraf ehliyeti kalmaz. Silinmiş şirket aleyhine yürütülen takip veya dava, taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle sonuç doğurmaz. Bu durumu fark ettiğiniz anda ek tasfiye veya ihya başvurusu yapılmalı; aksi hâlde yıllarca süren bir dosya usulden düşebilir.

Senaryo 1: Şirket Tasfiye Hâlinde

Şirketin tasfiyeye girmiş olması alacaklı için bir dezavantaj değil, aksine bir uyarıdır: malvarlığı paraya çevrilecek ve dağıtılacak demektir. Bu aşamada yapılması gerekenler nettir.

Tasfiye hâlindeki şirkette alacaklının yapacakları

AdımİçerikDayanak
1Alacağı tasfiye memurlarına yazılı ve belgeli biçimde bildirmekTTK m.541
2Üç ilanın tarihlerini takip etmek; üç aylık bekleme süresini hesaplamakTTK m.541/1; m.543/2
3Gerekiyorsa dava açmak veya icra takibi başlatmakTasfiye takip yasağı doğurmaz
4Şartları varsa ihtiyati haciz istemekİİK m.257 vd.
5Çekişmeli alacak için notere depo yapılmasını talep etmekTTK m.541/3
6Borçlar varlığı aşıyorsa mahkemeye bildirim yükümlülüğünü hatırlatmakTTK m.542/1-c
TTK m.541/2: Alacaklı oldukları bilinenler bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı bankaya depo edilir.
TTK m.541/3: Şirketin henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun.

Tasfiyedeki alacaklının hakları, depo mekanizması ve dağıtım sırası Şirket Tasfiye Edildi, Alacağım Ne Olacak? yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Borçlu şirketin durumu borca batıklığa dönüşüyorsa Borçlu Şirket Nasıl Kapatılır? yazımız, hangi yolun açık olduğunu gösterir. Kuyum, altın veya mücevher şirketi satın alırken ya da ortak olurken yapılması gereken hukuki durum tespiti ve gizli borç riskleri için kuyum şirketi satın almak rehberimize bakılabilir.

Senaryo 2: Tasfiye Edilerek Silinmiş Şirket — Ek Tasfiye

TTK m.547/1: “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.”
m.547/2: Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

Ek tasfiyeyi gerektiren tipik hâller

HâlNeden ek tasfiye gerekir
Sonradan ortaya çıkan malvarlığıTasfiyede hesaba katılmayan taşınmaz, araç, alacak veya hak
Sonradan ortaya çıkan alacaklıÇağrıya rağmen bildirimde bulunamayan veya alacağı sonra doğan alacaklı
Devam eden veya yeni açılacak davaŞirketin taraf olması gereken dosya
Dağıtımın hatalı yapılmış olmasıSıraya veya orana aykırı dağıtım
Tamamlanmamış tasfiye işlemiDepo edilmeyen çekişmeli borç, devredilmemiş kayıt
Ek tasfiye, şirketi “yeniden diriltmek” değildir. Mahkemenin verdiği karar, yeniden tescili ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar sınırlı olarak sağlar; amaç, eksik kalan tasfiye işlemlerinin tamamlanmasıdır. Bu nedenle talep dilekçesinde hangi ek işlemin neden zorunlu olduğu somut olarak gösterilmelidir: hangi alacak, hangi malvarlığı, hangi dava. Soyut biçimde “alacağım var” denilmesi, istemin reddine yol açar.

Senaryo 3: Tasfiye Edilmeksizin Silinmiş Şirket — İhya

2012-2015 döneminde TTK’ya eklenen geçici 7. madde kapsamında, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmeden sicilde kalan çok sayıda şirket, kolaylaştırılmış usulle veya tasfiyesiz biçimde ticaret sicilinden silinmiştir. Bu şirketlerden alacaklı olanların yolu ihyadır.

TTK geçici m.7/15 (ilgili cümle): “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak [iptal edilen ibare: silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde] mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.”
Aynı fıkradan: Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz.
Beş yıllık süre sınırı kalkmıştır. Anayasa Mahkemesi 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla, geçici m.7’nin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesindeki “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresini oybirliğiyle iptal etmiş; karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Mahkeme, ihya başvurusu için öngörülen azami sürenin, alacaklının veya hukuki menfaati bulunanın bu imkândan haberdar olması şartı aranmaksızın silinme tarihinden başlatılmasını, Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ve bununla bağlantılı olarak 40. maddesindeki etkili başvuru hakkına aykırı bulmuştur. Pratik sonuç: daha önce yalnızca beş yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle reddedilmiş ihya talepleri bakımından durumun yeniden değerlendirilmesi gerekir.

İhya talebinde dikkat edilecekler

Konuİçerik
Talep sahibiAlacaklılar ile hukuki menfaati bulunanlar
ŞartHaklı sebeplere dayanmak; somut menfaati göstermek
Görevli mahkemeAsliye ticaret mahkemesi
HasımTicaret sicili müdürlüğü; uygulamaya göre ilgililer
Tasfiye memuruUygulamada ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği yönünde Yargıtay kararları bulunmaktadır (örn. Yargıtay HGK, 13.12.2023, 2023/11-340 E., 2023/1236 K.); talepte bu hususa da yer verilmesi isabetli olur
MalvarlığıSilinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder; bu süre gözetilmelidir
Sonraki adımİhyadan sonra dava veya takip, yeniden tescil edilen tüzel kişilik üzerinden yürütülür

Senaryo 4: İflasla Kapanmış Şirket

Şirket iflas kararıyla sona ermişse tasfiye, TTK hükümlerine göre değil İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflas idaresi tarafından yürütülür. Bu hâlde alacaklının yolu ek tasfiye veya ihya değil, iflas tasfiyesinin kendi usulüdür: alacağın ilan edilen sürede masaya kaydettirilmesi, sıra cetvelinin takibi ve gerekiyorsa sıra cetveline itiraz. Sıra cetveline itiraz süreleri kısadır ve kaçırıldığında alacağın sırası kesinleşir.

İflas yolunun işleyişi, alacaklı sırası ve itiraz usulü için İflasın Açılması rehberimize; iflas yerine yeniden yapılanma imkânı için İflasın Ertelenmesi ve Yeni Konkordato yazımıza bakabilirsiniz.

Paralel Yol: Kişilere Yönelmek

Şirketin yeniden tescili tek başına tahsilat getirmeyebilir; çünkü malvarlığı çoktan dağıtılmış olabilir. Bu nedenle alacaklı, şirketi yeniden tescil ettirirken aynı anda kişisel sorumluluk yollarını da değerlendirmelidir.

TTK m.553/1: Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
TTK m.560: Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır.

Tasfiyede tipik kusur hâlleri

Kusurİhlal edilen hükümDoğan zarar
Üç ilanın hiç veya usulüne uygun yapılmamasıTTK m.541/1Alacaklının çağrıdan haberdar olamaması
Bilinen alacaklıya taahhütlü mektup gönderilmemesiTTK m.541/1Alacağın bildirilememesi
Bildirimde bulunmayan bilinen alacaklının alacağının depo edilmemesiTTK m.541/2Alacağın karşılıksız kalması
Çekişmeli veya muaccel olmayan borç için notere depo yapılmamasıTTK m.541/3Dava kazanıldığında karşılık bulunmaması
Üç aylık bekleme süresine uyulmadan dağıtımTTK m.543/2Malvarlığının alacaklılardan önce dağıtılması
Borçlar varlığı aştığı hâlde mahkemeye bildirim yapılmamasıTTK m.542/1-cİflas tasfiyesinin geciktirilmesi
Varlıkların değerinin altında, özellikle ilişkili kişilere satışıTTK m.538; m.553Tasfiye artığının azalması
İki yıllık süre çok hızlı işler. TTK m.560’taki iki yıl, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten başlar. Uygulamada alacaklılar çoğu zaman şirketin silindiğini yıllar sonra fark eder; ancak fark edildiği andan itibaren saat işlemeye başlar. Bu nedenle sicil kaydı çıkarıldıktan ve tasfiye usulündeki eksiklik görüldükten sonra beklenmemeli, ek tasfiye/ihya ile sorumluluk davası birlikte planlanmalıdır.

Tasarrufun İptali: Mal Kaçırma Varsa

Kapanış öncesinde şirket varlıklarının ortaklara, yakınlara veya ilişkili şirketlere devredildiği dosyalarda, alacaklının bir başka aracı daha vardır: tasarrufun iptali davası. Bu dava mülkiyeti geri almaz; iptale konu tasarrufa rağmen alacaklıya o mal üzerinden cebri icra yapma imkânı verir.

Tasarrufun iptali davasının çerçevesi

KonuİçerikDayanak
DavacıElinde muvakkat veya kati aciz vesikası bulunan alacaklılar; iflas idaresi ve Kanun’da sayılan hâllerde alacaklılarİİK m.277
KonuBorçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarruflarİİK m.278-280
Tipik hâllerİvazsız veya değerinin çok altında devirler; yakınlara yapılan devirler; aciz hâlindeyken yapılan işlemlerİİK m.278-280
Hak düşürücü süreBatıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş yılİİK m.284
SonucuAlacaklı, o mal üzerinde cebri icra yapabilirİİK m.283
Aciz vesikası şartı, sıralamayı belirler. Tasarrufun iptali davası kural olarak aciz vesikasına dayandığından, önce takibin yürütülüp semeresiz kaldığının belgelenmesi gerekir. Kapanmış şirket dosyalarında bu, şirketin yeniden tescili ve takibin bu tüzel kişilik üzerinden yürütülmesiyle mümkün olur. Bu nedenle ek tasfiye/ihya, çoğu dosyada tasarrufun iptalinin de ön koşuludur. Ortağa yapılan para hareketlerinin değerlendirilmesinde Ortaklar Cari Hesabı yazımız yol gösterir.

Ortağa Gidilebilir mi?

Alacaklı türüne göre ortağa yönelme imkânı

AlacaklıOrtağa yönelmeDayanak
Vergi dairesi / SGK (kamu alacaklısı)Limited şirkette evet, sermaye hissesi oranında6183 m.35
Vergi dairesi / SGKKanuni temsilciye evet6183 mük. m.35; VUK m.10; 5510 m.88
Özel alacaklıKural olarak hayırSermaye şirketinde borcun borçlusu şirkettir
Özel alacaklıKefalet, garanti veya şahsi teminat varsa evetSözleşme hükümleri
Özel alacaklıTasfiye memuru/yöneticinin kusuru varsa evet (tazminat)TTK m.553
Özel alacaklıMal kaçırma varsa evet (iptal davası)İİK m.277 vd.
Anonim şirket pay sahibi bakımındanSorumluluk yokTTK m.329/2
En sık yapılan hata budur. Özel alacaklılar, 6183 sayılı Kanun m.35’teki limited şirket ortağı sorumluluğunu kendilerine de uygulanabilir sanarak doğrudan ortağa takip başlatır. Oysa bu hüküm amme alacakları için getirilmiştir ve yalnızca kamu alacaklısı tarafından kullanılabilir. Özel alacaklının ortağa yönelebilmesi ancak kefalet gibi ayrı bir hukuki sebebe, kusura dayalı sorumluluğa veya tasarrufun iptali koşullarına dayanabilir. Kamu alacaklısı tarafındaki rejimin tamamı için Şirket Kapanınca Vergi Borcu Ne Olur? yazımıza bakınız.

Süre Haritası

Alacaklı için kritik süreler

KonuSüreBaşlangıçDayanak
Tasfiyede dağıtım yasağıÜç ayÜçüncü çağrı tarihiTTK m.543/2
Sorumluluk davasıİki yılZararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihTTK m.560
Sorumluluk davası (azami)Beş yılZararı doğuran fiilin meydana geldiği günTTK m.560
Tasarrufun iptaliBeş yıl (hak düşürücü)Batıl tasarrufun vukuu tarihiİİK m.284
İhya davasıSüre sınırı yokAYM E.2023/33, K.2023/117 ile beş yıllık ibare iptal edildiTTK geçici m.7/15
Silinmiş şirketin malvarlığının Hazineye intikaliOn yılUnvana ilişkin kaydın silindiği tarihTTK geçici m.7/15
Ek tasfiyeKanunda özel süre öngörülmemiştirEk işlemin zorunluluğunun anlaşılmasıTTK m.547

Örnek: Ek Tasfiye / İhya Talep Dilekçesi İskeleti

Aşağıdaki iskelet örnektir; şirketin hangi usulle silindiğine göre dayanak maddesi değişir ve dilekçe mutlaka avukatla birlikte hazırlanmalıdır.

[….] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NEDAVACI: [Ad-Soyad / Unvan, T.C./Vergi No, adres] VEKİLİ: [Av. …] DAVALI: [….] Ticaret Sicili Müdürlüğü [ve uygulamaya göre ilgililer] KONU: Ticaret sicilinden silinen [ŞİRKET UNVANI]’nın [TTK m.547 uyarınca ek tasfiye için yeniden tescili / TTK geçici m.7 uyarınca ihyası] ile tasfiye memuru atanması talebidir.AÇIKLAMALAR1. Alacağın doğumu. Müvekkil ile [ŞİRKET UNVANI] arasındaki [tarih] tarihli [sözleşme/fatura/çek] ilişkisinden doğan [tutar] TL alacak, [tarih] tarihinde muaccel hâle gelmiştir. Alacağı gösteren belgeler ektedir.2. Şirketin sicilden silinmesi. [ŞİRKET UNVANI], [tarih] tarihinde [tasfiye edilerek / tasfiye edilmeksizin, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi uyarınca] ticaret sicilinden silinmiştir. Sicil kaydı ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları ektedir.3. Hukuki menfaat ve haklı sebep. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle müvekkilin alacağını talep edebileceği bir muhatap kalmamıştır; [açılacak dava / derdest dosya / ortaya çıkan malvarlığı] bakımından şirketin yeniden tescili zorunludur. Ek tasfiyeyi gerektiren somut işlem şudur: [ör. şirket adına kayıtlı [taşınmaz/araç] tasfiyede hesaba katılmamıştır / müvekkilin alacağı bakımından tasfiye işlemleri tamamlanmamıştır].4. Süre bakımından. [İhya talebi ise:] 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin on beşinci fıkrasında yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle talep bakımından süre engeli bulunmamaktadır.5. Tasfiye memuru atanması. Yeniden tescil kararıyla birlikte, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanması ve durumun tescil ve ilanı gerekmektedir.HUKUKİ SEBEPLER: 6102 s. TTK m.541, m.542, m.543, m.545, m.547, m.553, m.560, geçici m.7; 2004 s. İİK ilgili hükümleri; HMK ve ilgili mevzuat. DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, TTSG ilanları, alacağı gösteren belgeler, tasfiye dosyası, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; [ŞİRKET UNVANI]’nın [ek tasfiye için yeniden tesciline / ihyasına], tasfiye memuru atanmasına, kararın tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.[Tarih] Davacı Vekili [Ad-Soyad, imza]

Sık Yapılan Hatalar

Kapanan şirketten alacak tahsilinde sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Silinmiş şirket aleyhine takip başlatmakTaraf ehliyeti yokluğu; emek ve masraf kaybıÖnce ek tasfiye veya ihya ile yeniden tescil
Ek tasfiye ile ihyayı karıştırmakYanlış dayanak; ret riskiŞirketin hangi usulle silindiğini sicil kaydından tespit etmek
İhyada “beş yıl geçti” diye vazgeçmekHak kaybıAYM E.2023/33, K.2023/117 kararıyla ibare iptal edildi
Talebi soyut biçimde ileri sürmekİstem reddedilirHangi ek işlemin neden zorunlu olduğunu somut göstermek
Sorumluluk davasında iki yılı kaçırmakZamanaşımıEksikliği öğrendiğiniz anda harekete geçmek
Özel alacaklı olarak 6183 m.35’e dayanmakTakip iptal edilirKefalet, kusur veya iptal davası yollarını kurmak
Tasarrufun iptalinde aciz vesikası şartını atlamakDava usulden reddedilebilirÖnce takip ve aciz belgesi
Tasfiye ilan tarihlerini takip etmemekÜç aylık süre ve dağıtım kaçırılırTTSG ilanlarını düzenli izlemek
İflasla kapanan şirkette ek tasfiye istemekYanlış usulAlacağı masaya kaydettirip sıra cetvelini takip etmek

Sıkça Sorulan Sorular

Kapanan şirketten alacak tahsil edilebilir mi?

Edilebilir; ancak yol, şirketin sicilde hangi durumda olduğuna göre değişir. Şirket hâlâ kayıtlıysa (faal veya tasfiye hâlinde) dava ve icra yolu doğrudan açıktır; tasfiye, alacaklılar için takip yasağı doğurmaz. Şirket ticaret sicilinden silinmişse tüzel kişiliği sona erdiği için doğrudan takip yapılamaz: bu hâlde tasfiye edilerek silinmiş şirketlerde TTK m.547 kapsamında ek tasfiye için yeniden tescil, tasfiye edilmeksizin silinmiş şirketlerde ise ihya yoluna gidilir. Paralel olarak tasfiye memuru ve yöneticilerin kişisel sorumluluğu ile tasarrufun iptali davası değerlendirilir.

Şirket sicilden silinmişse doğrudan icra takibi yapabilir miyim?

Hayır. Ticaret unvanının sicilden silinmesiyle şirketin tüzel kişiliği sona erer; hak ehliyeti ve dolayısıyla taraf ehliyeti kalmaz. Silinmiş bir şirket aleyhine başlatılan takip veya açılan dava, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle sonuç doğurmaz. Bu nedenle önce şirketin yeniden tescili sağlanmalı, ardından takip veya dava bu tüzel kişilik üzerinden yürütülmelidir. Devam eden bir dosya varken şirketin silindiği sonradan anlaşılırsa, dosyanın akıbeti için derhâl ihya veya ek tasfiye başvurusu yapılmalıdır.

Ek tasfiye ile ihya arasındaki fark nedir?

İkisi de şirketin yeniden tescilini sağlar; ancak dayanakları ve uygulandıkları hâller farklıdır. Ek tasfiye TTK m.547’de düzenlenmiştir ve tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılan, yani usulüne uygun tasfiye edilerek kapanmış şirketler için öngörülmüştür; son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini isteyebilir. İhya ise TTK geçici m.7 kapsamında, tasfiye edilmeksizin unvanı sicilden silinen şirketler için öngörülmüş bir yoldur ve alacaklılar ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurabilir.

İhya davası için beş yıllık süre hâlâ geçerli mi?

Hayır. TTK geçici m.7’nin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla oybirliğiyle iptal edilmiş; karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Mahkeme, ihya başvurusu için öngörülen azami sürenin silinme tarihinden başlatılmasını, alacaklının veya hukuki menfaati bulunanın bu imkândan haberdar olması şartı aranmaksızın uygulanması sebebiyle mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkına aykırı bulmuştur. Bu nedenle silinme tarihinden itibaren beş yıl geçtiği gerekçesiyle reddedilen dosyaların yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Tasfiye memuruna karşı doğrudan dava açabilir miyim?

Evet, şartları varsa. TTK m.553 uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Tasfiyede tipik kusur hâlleri şunlardır: alacaklılara m.541’deki üç ilanın yapılmaması, bilinen alacaklıya taahhütlü mektup gönderilmemesi, m.543/2’deki üç aylık bekleme süresine uyulmadan dağıtım yapılması, çekişmeli borçlar için m.541/3 uyarınca notere depo edilmemesi ve varlıkların değerinin altında elden çıkarılması.

Sorumluluk davasında zamanaşımı ne kadar?

TTK m.560 uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak bu fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır. Bu iki yıllık süre pratikte çok hızlı işler; bu nedenle tasfiyedeki usulsüzlük fark edildiğinde beklenmemelidir.

Ortaklara dağıtılmış paraya ulaşabilir miyim?

İki yoldan değerlendirilir. Birincisi, dağıtım hukuka aykırıysa tasfiye memurunun sorumluluğu gündeme gelir; özellikle üç aylık bekleme süresine uyulmadan veya borçlar ödenmeden yapılan dağıtımlar. İkincisi, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarruflar bakımından İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davası düşünülür; bu dava elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan alacaklılar ile iflas idaresi veya belirli hâllerde alacaklılar tarafından açılabilir ve m.284 uyarınca iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer.

Şirketin ortağından alacağımı isteyebilir miyim?

Özel hukuk alacaklarında kural olarak hayır. Sermaye şirketlerinde borcun borçlusu şirkettir; ortak, şirketin özel hukuk borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu değildir. Anonim şirkette pay sahibi TTK m.329/2 uyarınca yalnızca taahhüt ettiği sermaye payıyla sorumludur. 6183 sayılı Kanun m.35’teki limited şirket ortağının sorumluluğu ise yalnızca amme alacakları içindir ve bu hükmü kullanabilecek olan alacaklı devlettir; özel alacaklı bu hükme dayanamaz. Özel alacaklının ortağa yönelebilmesi ancak kefalet, garanti, şahsi teminat gibi ayrı bir hukuki sebebin veya tasarrufun iptali koşullarının bulunmasıyla mümkündür.

Tasfiye hâlindeki şirkete karşı takip yapılabilir mi?

Yapılabilir. Şirketin tasfiyeye girmiş olması alacaklılar için bir takip yasağı doğurmaz; tasfiye hâlindeki şirketin tüzel kişiliği tasfiye sonuna kadar devam eder ve unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Dolayısıyla dava açılabilir, icra takibi başlatılabilir ve şartları varsa ihtiyati haciz istenebilir. Buna paralel olarak alacağın TTK m.541 uyarınca tasfiye memurlarına yazılı ve belgeli biçimde bildirilmesi gerekir; bildirim yapılmazsa bilinen alacaklının alacağı bankaya depo edilir, bilinmeyen alacaklı ise dağıtımdan pay alamaz.

Şirket iflas ederek kapandıysa ne yapmalıyım?

İflas hâlinde tasfiye, TTK hükümlerine göre değil İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflas idaresi tarafından yürütülür. Bu hâlde alacaklının yapması gereken, ilan edilen sürede alacağını iflas masasına kaydettirmek ve sıra cetveline göre hakkını takip etmektir. Sıra cetveline itiraz süreleri kısadır ve kaçırıldığında alacak sırası kesinleşir. İflasla kapanan dosyalarda TTK m.547 kapsamındaki ek tasfiye yolu değil, iflas tasfiyesine ilişkin usul kuralları uygulanır.

Sonuç

Kapanan şirketten alacak tahsili, tek bir yol değil bir teşhis meselesidir. Şirket sicilde kayıtlıysa dava ve icra doğrudan açıktır; tasfiye alacaklı için takip yasağı doğurmaz. Şirket silinmişse doğrudan takip yapılamaz; tasfiye edilerek kapanmışsa TTK m.547 kapsamında ek tasfiye, tasfiye edilmeksizin silinmişse geçici m.7 kapsamında ihya yoluna gidilir ve ihyada beş yıllık süre engeli Anayasa Mahkemesi kararıyla ortadan kalkmıştır. Şirketin yeniden tescili çoğu zaman tek başına yetmez: malvarlığı dağıtılmışsa tasfiye memurunun ve yöneticilerin TTK m.553 sorumluluğu ile İİK m.277 vd. uyarınca tasarrufun iptali aynı anda planlanmalıdır. Belirleyici olan ise sürelerdir; özellikle sorumluluk davasındaki iki yıl, eksikliğin öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar.

Sicil kaydını çıkaralım, doğru yolu seçelim

Şirketin hangi tarihte, hangi usulle silindiği; tasfiye edilerek mi yoksa tasfiye edilmeksizin mi kapandığı, izlenecek yolu tamamen değiştirir. Ticaret sicil kayıtlarınızla birlikte değerlendirelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Ticaret sicil kaydı, TTSG ilanları ve alacak belgeleriniz üzerinden hangi yolun açık olduğunu ve süreleri birlikte çıkaralım.

İletişime Geçin
Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın dört aşamasını, rehberleri ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. İhya ve ek tasfiye uygulamasında mahkemeler arasında usul farklılıkları bulunabilmekte; sorumluluk ve iptal davalarındaki süreler dosyanın somut verilerine göre değişmektedir. Dosyanızı, ticaret sicil kayıtlarınızla birlikte ve vakit kaybetmeden avukatınızla değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk