Bir kuyum, altın veya mücevher şirketini satın almak ya da böyle bir şirkete ortak olmak, sıradan bir şirket alımından çok daha fazla gizli risk taşır: kayıtlarda görünmeyen müşteri emanet altınları, şirkete ait olmayan konsinye mallar, has altın cari hesaplarında mutabakatsız bakiyeler, kapanmamış dahilde işleme taahhütleri, KDV iadesine ilişkin olumsuz raporlar, MASAK yükümlülük ihlalleri, altın kredileri ve kefaletler. Hukuki yapı seçimi de sonuçları belirler. Limited şirket payı satın alan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesi uyarınca payı devredenle birlikte devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden, şirketten tahsil edilemeyen kısım bakımından sermaye payı oranında müteselsilen sorumlu tutulur; devir sözleşmesindeki “eski borçlar satıcıya aittir” kaydı vergi dairesini bağlamaz. Bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan ise TBK m.202 uyarınca bildirim veya ilan tarihinden itibaren işletmenin borçlarından alacaklılara karşı sorumlu olur ve önceki sahip iki yıl süreyle onunla birlikte müteselsil sorumluluğunu korur. Limited şirket pay devri ise TTK m.595 uyarınca yazılı yapılmalı, imzalar noterce onanmalı ve şirket sözleşmesinde aksi yoksa ortaklar genel kurulunun onayını almalıdır; bu şekle uyulmayan devir geçersizdir. Bu rehber, kuyum ve altın şirketi satın alırken veya ortak olurken yapılması gereken hukuki durum tespitini, sektöre özgü gizli borçları, sözleşme güvencelerini ve uyuşmazlık yollarını doğrulanmış mevzuat hükümleriyle anlatır.
Bir kuyum, altın veya mücevher şirketini satın almayı, bir rafineriye ya da toptancıya ortak olmayı veya bir kuyumcu dükkânını devralmayı mı planlıyorsunuz; ya da devraldığınız şirketten sonradan gizli borçlar mı çıktı?
Hukuki durum tespitinin kuyum sektörüne özgü risklerle birlikte yürütülmesi, pay ve işletme devri yapısının seçimi, vergi ve amme borcu sorumluluğunun sınırlanması, pay devir sözleşmesi, beyan ve tazmin maddeleri, bedelin emanette tutulması ve kapanış sayımı ile devir sonrası ortaya çıkan gizli borçlar nedeniyle tazminat süreçlerinde Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppİki Yol: Pay Satın Almak mı, İşletmeyi Devralmak mı?
Bir kuyum işletmesine sahip olmanın iki temel yolu vardır. Birincisi, işletmeyi yürüten şirketin paylarını satın almaktır; bu durumda şirket tüzel kişiliğiyle birlikte devam eder, bütün hakları, sözleşmeleri, yetki belgeleri ve bütün borçları şirkette kalır, değişen yalnızca ortaklardır. İkincisi, işletmenin kendisini, yani stoku, demirbaşları, müşteri portföyünü ve gerekiyorsa kira ilişkisini, aktif ve pasifleriyle veya yalnızca belirli varlıklarıyla satın almaktır. Kuyum sektöründe bu iki yol, özellikle gizli borçlar bakımından çok farklı sonuçlar doğurur ve yapı seçimi, hukuki durum tespitinin sonuçlarına göre yapılmalıdır.
Pay satın alma, yetki belgesi, banka ilişkileri, tedarikçi sözleşmeleri ve markanın kesintisiz devamı bakımından avantajlıdır; ancak şirketin geçmişindeki bütün yükümlülükler şirkette kalır ve pay alıcısı bunların ekonomik yükünü dolaylı olarak üstlenir; limited şirkette ayrıca amme borçlarından doğrudan sorumluluk riski doğar. Varlık alımı ise geçmiş yükümlülüklerden daha iyi korunma imkânı sunar, ancak aktif ve pasifleriyle bir işletmenin devralınması TBK m.202 kapsamında borçların da devralınması sonucunu doğurabilir; ayrıca yetki belgesi, banka ilişkileri ve bazı izinlerin yeniden alınması gerekebilir.
Pay alımı ve işletme alımı
| Konu | Pay satın alma | İşletme veya varlık alımı |
|---|---|---|
| Geçmiş borçlar | Şirkette kalır; ekonomik yük alıcıya yansır | Aktif ve pasiflerle devirde TBK m.202 sorumluluğu |
| Amme borçları | Limited şirkette devralan ortak müteselsil sorumlu (6183 m.35) | Yapıya göre ayrıca değerlendirilir |
| Şekil | Limited şirkette yazılı, noter onaylı, genel kurul onaylı | Varlık türüne göre |
| Yetki belgesi ve izinler | Şirkette devam eder | Yeniden başvuru gerekebilir |
| Sözleşmeler ve banka ilişkileri | Şirkette devam eder | Karşı tarafların onayı gerekebilir |
Limited Şirket Payı Satın Alırken: Şekil ve Vergi Sorumluluğu
Limited şirket pay devri sıkı şekil kurallarına bağlıdır. TTK m.595/1’e göre esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır; devir sözleşmesinde ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, ağırlaştırılmış veya genişletilmiş rekabet yasağı, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullar da belirtilir. m.595/2’ye göre şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devir için ortaklar genel kurulunun onayı şarttır ve devir bu onayla geçerli olur; m.595/3’e göre şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse genel kurul sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1721 Esas ve 2023/1825 Karar sayılı kararında kanunun öngördüğü şekle uygun olmayan hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, buna bağlı cezai şartın da istenemeyeceğini ve verilen edimlerin ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilebileceğini değerlendirmiştir. Kuyum sektöründe sık görülen, adi yazılı sözleşme veya elden ödeme ile yapılan “hisse devirleri” bu nedenle ciddi risk taşır.
Vergi ve amme borçları bakımından belirleyici hüküm 6183 sayılı Kanunun 35. maddesidir: limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur; ortağın sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ve devralan kişiler devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden bu esasa göre müteselsilen sorumlu tutulur; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde de bu kişiler müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk ikincildir: Danıştay kararlarına göre ortağa başvurulabilmesi için borcun önce şirkete usulüne uygun tebliğ edilmesi, kesinleşmesi ve şirketin takip edilmesine rağmen şirket malvarlığından tahsil edilememiş olması gerekir. Ancak pay devir sözleşmesindeki “devir öncesi borçlar devredene aittir” kaydı yalnızca taraflar arasında geçerlidir ve vergi dairesini bağlamaz. Pay alıcısı, şirketin kanuni temsilcisi de olacaksa, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesindeki kanuni temsilci sorumluluğu ayrıca gündeme gelir.
Pay alıcısının amme borcu riski
| Kural | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Ortak, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından | Sermaye payı oranında doğrudan sorumlu | 6183 s.K. m.35/1 |
| Pay devri | Devreden ve devralan devir öncesi borçtan müteselsil | 6183 s.K. m.35/2 |
| Borcun doğduğu ve ödenmesi gereken zamanlarda farklı ortaklar | Müteselsil sorumluluk | 6183 s.K. m.35/3 |
| Sözleşmedeki “eski borç satıcıya ait” kaydı | Vergi dairesini bağlamaz; yalnızca taraflar arasında | Sözleşme ve genel ilkeler |
| Ortağa başvuru şartı | Tebliğ, kesinleşme ve şirketten tahsil edilememe | Danıştay kararları |
Limited mi, Anonim mi? Şirket Türüne Göre Alıcının Riski
Pay alıcısının amme borçlarından doğrudan sorumluluğu, şirket türüne göre önemli ölçüde değişir. 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi yalnızca limited şirket ortaklarını düzenler; anonim şirketin pay sahipleri, yalnızca pay sahibi oldukları için bu maddeye göre şirketin amme borçlarından sorumlu tutulmaz. Anonim şirkette amme borçları bakımından sorumluluk, esas olarak yönetim kurulu üyeleri ve kanuni temsilciler için mükerrer 35. madde çerçevesinde gündeme gelir. Bu fark, büyük tutarlı kuyum şirketi alımlarında yapının belirlenmesinde önemli bir unsurdur: alıcı yönetimde yer alacaksa anonim şirkette de kanuni temsilci sorumluluğu doğabileceği unutulmamalı, yönetime geçişin zamanlaması ve devir öncesine ait borçların tespiti buna göre planlanmalıdır.
Pay satın almak yerine sermaye artırımıyla ortak olmak da farklı bir risk profili yaratır. Limited şirkette 6183 sayılı Kanunun 35/3. maddesi, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde bu kişilerin müteselsilen sorumlu olacağını düzenler; bu nedenle sermaye artırımıyla ortak olan yatırımcı, ortaklığa girdiği tarihten sonra ödenmesi gereken bir amme borcu bakımından sorumluluk riskiyle karşılaşabilir. Ortaklığa girmeden önce şirketin vadesi gelecek vergi ve prim yükümlülükleri de incelenmeli ve ortaklar sözleşmesiyle iç ilişkide paylaştırılmalıdır. Ortaklar sözleşmesinde ayrıca yönetim hakları, önemli kararlarda onay hakları, önalım ve çıkış hakları ile altın stoku ve has altın hesaplarının denetimi düzenlenmelidir.
Şirket türüne göre alıcının riski
| Konu | Limited şirket | Anonim şirket |
|---|---|---|
| Ortak sıfatıyla amme borcu sorumluluğu | Var; sermaye payı oranında (6183 m.35) | Ortak sıfatıyla yok |
| Kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluk | Mükerrer 35 kapsamında | Mükerrer 35 kapsamında |
| Pay devrinin şekli | Yazılı, noter onaylı, genel kurul onaylı (TTK m.595) | Pay türüne ve esas sözleşmeye göre |
| Sermaye artırımıyla giriş | Giriş sonrası ödenmesi gereken amme borcunda risk (m.35/3) | Ortak sıfatıyla risk yok |
| Ortaklar sözleşmesi | Önalım, rekabet yasağı, sözleşme cezası devir sözleşmesinde belirtilmeli | Esas sözleşme ve pay sahipleri sözleşmesi |
İşletmeyi Devralırken: TBK m.202 Sorumluluğu
Kuyumcu dükkânlarının el değiştirmesinde sık görülen yöntem, işletmenin “olduğu gibi” devralınmasıdır: stok, vitrin, kasa, müşteri portföyü ve çoğu zaman işletmenin adı devralınır. TBK m.202’ye göre bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı işletmedeki borçlardan sorumlu olur; önceki borçlu da iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden, daha sonra muaccel olacak borçlar için muacceliyet tarihinden işlemeye başlar; bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe iki yıllık süre işlemeye başlamaz.
Bu hüküm, bir kuyumcu dükkânını devralan kişinin önceki sahibin tedarikçilere olan has altın borçlarından, müşterilere karşı emanet altın yükümlülüklerinden ve diğer ticari borçlarından sorumlu tutulması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle işletme alımında hangi varlıkların ve hangi borçların devralındığı sözleşmede açıkça belirlenmeli, devralınmayan borçlar için satıcıdan teminat alınmalı ve varlık alımıyla işletmenin aktif ve pasifleriyle devri arasındaki fark dikkatle kurgulanmalıdır. Ortaklık yapısındaki uyuşmazlıklar nedeniyle işletmenin devrinin gündeme geldiği dosyalar için kuyum şirketinde ortaklar arası uyuşmazlık rehberimize bakılabilir.
Kuyum Sektörüne Özgü Gizli Borçlar ve Riskler
Kuyum şirketinde hukuki durum tespiti, genel şirket incelemesinin ötesinde sektöre özgü alanları kapsamalıdır. Bunların başında stok ve has altın hesapları gelir: kayıtlardaki stokun fiziki sayımla ve ayar bazında doğrulanması, has altın cari hesaplarında mutabakatsız bakiyelerin tespiti ve bu hesaplardaki alacakların tahsil edilebilirliği. Ardından müşterilere ait emanet ve tamir altınları gelir: bunlar şirketin malı değildir ve müşterilere karşı iade yükümlülüğü doğurur; kayıtlarda düzgün izlenmemişse devralan, beklemediği bir altın borcuyla karşılaşabilir. Tedarikçilerden konsinye olarak alınan mallar da şirketin malı değildir ve stok değerlemesinde ayrılmalıdır. Konsinye ve emanet malların hukuki niteliği konkordato ve iflas eden kuyumcu, stok ve has altın hesabının vergi boyutu ise kuyumcuda has altın stok sayımı rehberlerimizde anlatılmıştır.
İkinci grup risk, idari ve cezai yükümlülüklerdir: kuyum ticareti yetki belgesinin geçerliliği ve devrin belgeye etkisi, MASAK yükümlülüklerine uyum geçmişi ve olası idari para cezaları, şirket veya yöneticileri hakkında aklama, kaçakçılık ya da el koyma soruşturmaları. Üçüncü grup, ihracat ve vergi riskleridir: kapanmamış dahilde işleme izin belgeleri ve bunlara bağlı teminatlar, KDV iadesine ilişkin olumsuz raporlar ve teminat yükümlülükleri, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge iddiaları ve devam eden vergi incelemeleri. Dördüncü grup, finansman ve teminatlardır: altın kredileri, ortakların kefaletleri, şirket varlıkları üzerindeki rehinler. Son olarak tedarik zincirinin yaptırım riskleri, serbest bölge statüsü ve çalışanlarla ilgili altın eksiği uyuşmazlıkları incelenmelidir. Kuyum firmasından ayrılan çalışanın müşteri, fiyat ve kalıplarla rakibe geçmesi hâlinde rekabet yasağı, haksız rekabet ve rakip işletmeye karşı dava için ayrılan çalışan müşterileri alıp rakibe geçti rehberimize bakılabilir.
Kuyum şirketinde hukuki durum tespiti alanları
| Alan | İncelenecek | Rehber |
|---|---|---|
| Stok ve has altın | Fiziki sayım, ayar, cari hesap mutabakatları | Has altın stok sayımı |
| Emanet, tamir, konsinye | Üçüncü kişilere ait mallar, iade yükümlülükleri | Konkordato ve iflas eden kuyumcu |
| Yetki belgesi | Geçerlilik, devrin etkisi | Kuyumcu yetki belgesi |
| MASAK ve aklama | Uyum geçmişi, cezalar, soruşturmalar | MASAK yükümlülükleri |
| Dahilde işleme ve KDV iadesi | Kapanmamış taahhütler, olumsuz raporlar | DİR ve KDV iadesi |
| Vergi | İncelemeler, sahte belge iddiaları, amme borçları | Sahte fatura |
| Finansman | Altın kredileri, kefaletler, rehinler | Altın kredisi |
| Tedarik ve yaptırım | Menşe, yaptırım riski | Altın ticaretinde yaptırımlar |
Bu alanların her biri sitemizde ayrı rehberlerle ele alınmıştır: yetki belgesi kuyumcu yetki belgesi, MASAK yükümlülükleri MASAK yükümlülükleri ve idari para cezası, aklama kuyumcu aklama suçu, el koyma altına el koyma, dahilde işleme altın ihracatında dahilde işleme, KDV iadesi mücevher ihracatında KDV iadesi, sahte fatura kuyumcu sahte fatura, altın kredisi altın kredisi ve bankada altın teminatı, yaptırımlar altın ticaretinde yaptırımlar, serbest bölge serbest bölgede kuyum ve çalışan kaynaklı eksikler kuyumcuda altın eksiği.
Hukuki Durum Tespitinin Yürütülmesi
Kuyum şirketinde hukuki durum tespiti, satıcının hazırladığı bir belge odası üzerinden ve alıcının avukatı, mali müşaviri ve gerektiğinde kıymetli maden uzmanıyla birlikte yürütülür. Sürecin başında taraflar arasında bir gizlilik sözleşmesi ve ön mutabakat yapılır; ardından şirket belgeleri, sözleşmeler, banka ve kredi belgeleri, vergi ve amme borcu yazıları, dava ve icra dosyaları, izin ve yetki belgeleri ile stok ve has altın kayıtları incelenir. Kuyum şirketinde fiziki stok sayımı ve ayar tespiti, belgelere dayalı incelemenin ayrılmaz parçasıdır; çünkü stokun değeri çoğu zaman satış bedelinin büyük kısmını oluşturur.
İncelemenin sonunda hazırlanan hukuki durum tespiti raporu, tespit edilen riskleri ciddiyetine göre sınıflandırır ve her risk için bir çözüm önerir: satış bedelinden indirim, bedelin bir kısmının emanette tutulması, satıcıdan ayrıca teminat alınması, kapanıştan önce giderilmesi gereken koşullar veya işlemin yapısının değiştirilmesi. Büyük ölçekli işlemlerde, işlem rekabet mevzuatındaki eşikleri aşıyorsa Rekabet Kurumunun izni de gerekebilir; bu konu birleşme ve devralmaların izni rehberimizde yer almaktadır.
Hukuki durum tespiti süreci
| Aşama | İçerik |
|---|---|
| Gizlilik ve ön mutabakat | Bilgi paylaşımı ve işlemin ana çerçevesi |
| Belge incelemesi | Şirket, sözleşme, banka, vergi, dava, izin belgeleri |
| Fiziki stok sayımı ve ayar | Stokun gerçek değeri |
| Resmi yazılar | Vergi dairesi ve SGK borç durumu, sicil kayıtları |
| Yönetici ve ortak görüşmeleri | Belgelerde görünmeyen riskler |
| Rapor | Risklerin sınıflandırılması ve çözüm önerileri |
Sözleşme Güvenceleri: Beyan, Tazmin, Emanet ve Kapanış Sayımı
Hukuki durum tespiti ne kadar kapsamlı olursa olsun, bazı riskler ancak işlemden sonra ortaya çıkar. Bu nedenle pay veya işletme devir sözleşmesinin güvence hükümleri en az inceleme kadar önemlidir. Kuyum şirketi alımlarında temel güvenceler şunlardır: satıcının şirketin mali durumu, stok, has altın hesapları, emanet ve konsinye mallar, vergi ve amme borçları, davalar ve izinler hakkındaki beyanları ile bu beyanların yanlış çıkması hâlinde alıcının zararını tazmin yükümlülüğü; satış bedelinin bir kısmının belirli bir süre için güvenilir bir emanetçide tutulması; kapanış günü yapılacak stok sayımına göre bedelin ayarlanması ve altın fiyatındaki değişimin bedele nasıl yansıyacağının belirlenmesi; kapanıştan önce yerine getirilmesi gereken koşullar ve satıcının rekabet yasağı.
Sözleşmede bu hükümlerin bulunmaması hâlinde alıcının başvurabileceği genel hukuk yolları daha sınırlıdır. Satıcının şirketin durumu hakkında bilerek yanlış bilgi vermesi TBK m.36 kapsamında aldatma oluşturabilir; ancak m.39 uyarınca aldatılan taraf aldatmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır, bu durumda tazminat hakkı saklıdır. Pay satımında şirketin durumundaki eksikliklerin ayıp hükümlerine göre değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmalı olduğundan, alıcıyı korumanın en güvenli yolu, sözleşmede açık beyan ve tazmin hükümlerine yer vermektir. Limited şirkette TTK m.595/1 uyarınca rekabet yasağı ve sözleşme cezasına ilişkin koşulların devir sözleşmesinde belirtilmesi gerektiği de unutulmamalıdır.
Devir sözleşmesinde bulunması gereken hükümler
| Hüküm | Amaç |
|---|---|
| Satıcı beyanları (stok, has altın, emanet, borçlar, davalar, izinler) | Bilginin sözleşmeye bağlanması |
| Tazmin yükümlülüğü, üst sınır ve süre | Beyan ihlalinde zararın karşılanması |
| Bedelin bir kısmının emanette tutulması | Tazminatın tahsil güvencesi |
| Kapanış stok sayımı ve bedel ayarlaması | Stok değerindeki değişimin yansıtılması |
| Altın fiyatına göre ayarlama yöntemi | Fiyat riskinin paylaşılması |
| Kapanış öncesi koşullar | Borç yazıları, izin devirleri, genel kurul onayı |
| Rekabet yasağı ve sözleşme cezası | Müşteri portföyünün korunması (TTK m.595/1) |
Satıcı Açısından: Kuyum Şirketini Satarken Korunmak
Hukuki durum tespiti yalnızca alıcıyı değil, satıcıyı da ilgilendirir. Kuyum şirketini veya işletmesini satan ortak, pay devrinden sonra da bazı risklerle karşı karşıya kalır: limited şirkette 6183 sayılı Kanunun 35/2. maddesi uyarınca devir öncesine ait amme alacaklarından devralanla birlikte müteselsil sorumluluk sürer; işletme devrinde TBK m.202 uyarınca iki yıl süreyle devralanla birlikte işletme borçlarından sorumluluk devam eder ve bildirim veya ilan yapılmazsa bu süre işlemeye başlamaz. Bu nedenle satıcının da, devirden sonra doğacak ve kendisine yöneltilebilecek taleplere karşı sözleşmeye koruyucu hükümler koyması gerekir.
Satıcı bakımından temel koruma araçları; beyanların kapsamının açıkça sınırlanması ve alıcıya açıklanan bilgilerin beyan dışı tutulması, tazmin yükümlülüğüne üst sınır ve süre konulması, kapanıştan sonra doğan borçların alıcıya ait olduğunun ve satıcıya yöneltilmesi hâlinde alıcının satıcıyı tazmin edeceğinin kararlaştırılması, işletme devrinde TBK m.202’deki bildirim ve ilanın alıcı tarafından derhâl yapılmasının sözleşmeye bağlanması ve kanuni temsilcilik görevinden ayrılmanın ve imza yetkilerinin kaldırılmasının kapanış günü tescil ettirilmesidir. Kanuni temsilcilik görevinden ayrılmanın zamanında sicile yansıtılması, sonraki dönemlerin vergi borçlarından sorumluluk tartışmalarını önler.
Satıcının korunması
| Risk | Önlem | Dayanak |
|---|---|---|
| Devir öncesi amme borcu | Alıcıyla iç ilişkide paylaşım, belgelerin teslimi | 6183 s.K. m.35/2 |
| İşletme borçlarından iki yıllık sorumluluk | Bildirim ve ilanın derhâl yapılması | TBK m.202 |
| Sınırsız tazmin talebi | Üst sınır, süre, açıklanan bilgilerin hariç tutulması | Sözleşme |
| Kapanış sonrası borçlar | Alıcının satıcıyı tazmin yükümlülüğü | Sözleşme |
| Kanuni temsilci sorumluluğu | Görevden ayrılmanın kapanışta tescili | 6183 s.K. mükerrer 35 |
Kapanıştan Sonra: Tescil, Pay Defteri ve Geçiş Dönemi
Pay devrinin kapanışında genel kurul onayının alınması, devrin pay defterine işlenmesi ve ticaret siciline bildirilmesi gerekir; sicile tescilin açıklayıcı nitelikte olduğu kabul edilse de, üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması bakımından tescil ve ilan önemlidir. İşletme devrinde ise TBK m.202 kapsamındaki bildirim ve ilan, önceki sahibin iki yıllık müteselsil sorumluluğunu başlatan tarihtir. Kapanıştan sonra yetki belgesi, banka yetkileri, imza sirkülerleri ve tedarikçi hesaplarının güncellenmesi ile müşterilere ait emanet altınların devralınan kayıtlarla karşılaştırılması, geçiş döneminin öncelikli işleridir.
Kapanıştan sonra ortaya çıkan gizli borçlar için alıcının izleyeceği yol, sözleşmedeki tazmin hükümlerine göre belirlenir: satıcıya süresinde yazılı bildirim, emanetteki bedelden karşılanma talebi ve gerekirse dava. Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A uyarınca dava şartı arabuluculuk bulunduğundan, dava öncesinde bu süreç tamamlanmalıdır. Yurt dışında yaşayan alıcı ve satıcılar için süreç vekâletnameyle yürütülebilir; ayrıntılar yurt dışından vekâletname rehberimizde yer almaktadır.
Dava Dilekçesi Örneği: Gizlenen Borçlar Nedeniyle Satıcıya Karşı Tazminat
Aşağıdaki örnek, bir kuyum limited şirketinin paylarının tamamını satın alan yatırımcının, kapanıştan sonra satıcının açıklamadığı müşteri emanet altınları ve devir öncesine ait vergi borcu nedeniyle zarara uğraması üzerine, pay devir sözleşmesindeki beyan ve tazmin hükmüne dayanarak açacağı tazminat davası için hazırlanmıştır. Arabuluculuk sürecinin tamamlandığı varsayılmıştır. Olay ve talepler somut dosyaya göre uyarlanmalıdır.
İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE
DAVACI: … (T.C. …), adres: …
VEKİLİ: Av. Ad Soyad, adres
DAVALI: … (T.C. …), adres: …
DAVA KONUSU: Pay devir sözleşmesindeki beyan ve tazmin yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle … TL maddi tazminatın faiziyle tahsili talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, davalıdan …/…/2025 tarihli ve imzaları noterce onanmış pay devir sözleşmesiyle … Kuyumculuk Limited Şirketinin paylarının tamamını satın almış, devir ortaklar genel kurulunca onaylanarak pay defterine işlenmiş ve ticaret siciline tescil edilmiştir.
2. Sözleşmenin 7. maddesinde davalı, şirket kayıtlarında gösterilenler dışında müşterilere ait emanet altın bulunmadığını ve şirketin devir tarihi itibarıyla vadesi gelmiş veya tahakkuk etmiş vergi borcu bulunmadığını beyan etmiş; 9. maddesinde bu beyanların gerçeğe aykırı çıkması hâlinde müvekkilin ve şirketin uğrayacağı zararı tazmin etmeyi üstlenmiştir.
3. Kapanıştan sonra şirkete başvuran on bir müşterinin, devir öncesinde şirkete bıraktıkları ve kayıtlarda hiç gösterilmeyen toplam 1.840 gram 22 ayar emanet altının iadesini istedikleri, şirketin bu altınları iade etmek zorunda kaldığı ve ayrıca devir öncesi döneme ait olup davalının ortaklığı sırasında tebliğ edilen … TL tutarındaki vergi borcunun şirket adına takibe konduğu anlaşılmıştır. Emanet makbuzları, müşteri beyanları ve vergi dairesi yazıları ektedir.
4. 6098 sayılı TBK m.112 uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Davalının sözleşmenin 7. maddesindeki beyanları gerçeğe aykırıdır ve 9. maddedeki tazmin borcu doğmuştur. Davalı, müvekkilin …/…/2026 tarihli ihtarnamesine rağmen ödeme yapmamıştır.
5. Emanet altınlar, davalının şirketi yönettiği dönemde bizzat kabul edilmiş ve kayıtlara işlenmemiştir; davalının bunları bilmediğini ileri sürmesi mümkün değildir. Bu nedenle beyanlar yalnızca gerçeğe aykırı değil, bilerek yanlış verilmiştir. Müvekkil ayrıca 6098 sayılı TBK m.36 kapsamındaki haklarını saklı tutmaktadır.
6. Vergi borcu bakımından, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca payı devreden ve devralan kişiler devir öncesine ait amme alacaklarından müteselsilen sorumlu olsa da, taraflar arasındaki iç ilişkide sözleşmenin 9. maddesi uyarınca bu yük davalıya aittir.
7. Müvekkilin zararı; iade edilen emanet altınların iade tarihindeki değeri ile vergi borcu ve ferilerinden oluşmakta olup, sözleşmedeki tazmin üst sınırının altındadır. Zararın kesin miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini talep ederiz.
8. 6102 sayılı TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvurulmuş, …/…/2026 tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamamıştır.
HUKUKİ SEBEPLER
6098 sayılı TBK m.36, 112; 6102 sayılı TTK m.5/A, 595; 6183 sayılı Kanun m.35 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
Pay devir sözleşmesi, genel kurul kararı, sicil kayıtları, emanet makbuzları, müşteri beyanları ve iade belgeleri, vergi dairesi yazıları, ihtarname, arabuluculuk son tutanağı, şirket kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla … TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Tarih, vekil ad soyad, imza
Ekler: Vekâletname, pay devir sözleşmesi, genel kurul kararı, makbuzlar, müşteri beyanları, vergi yazıları, ihtarname, son tutanak
Alıcı İçin Kontrol Listesi
İşlem öncesi kontrol
| Konu | Yapılacak |
|---|---|
| Yapı seçimi | Pay mı, işletme mi, yalnızca varlık mı |
| Şekil | Limited şirkette yazılı, noter onaylı sözleşme ve genel kurul onayı |
| Amme borçları | Vergi dairesi ve SGK yazıları; emanette bedel |
| Stok ve has altın | Kapanış günü ayar bazlı sayım ve mutabakat |
| Emanet ve konsinye mallar | Ayrı liste ve müşteri kayıtlarıyla karşılaştırma |
| İzin ve yetkiler | Yetki belgesi, dahilde işleme, serbest bölge |
| Finansman ve teminatlar | Altın kredileri, kefaletler, rehinler |
| Sözleşme güvenceleri | Beyan, tazmin, emanet, rekabet yasağı |
Altın ve kuyumdaki bütün gümrük ve vergi uyuşmazlıkları altın ve kuyumda gümrük ve vergi davaları rehberimizde bir aradadır. Dosyanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kuyum şirketi alırken pay mı almalıyım, işletme mi?
Pay alımında şirketin bütün geçmiş yükümlülükleri şirkette kalır ve limited şirkette amme borçlarından müteselsil sorumluluk doğar; işletme alımında aktif ve pasiflerle devirde TBK m.202 sorumluluğu gündeme gelir. Seçim, hukuki durum tespitinin sonuçlarına göre yapılmalıdır.
Limited şirket payı nasıl devredilir?
TTK m.595 uyarınca devir sözleşmesi yazılı yapılır ve imzalar noterce onanır; şirket sözleşmesinde aksi yoksa ortaklar genel kurulunun onayı şarttır ve devir bu onayla geçerli olur.
Noter onaysız hisse devri geçerli mi?
Hayır. Şekle uymayan devir sözleşmesi geçersizdir; İstanbul BAM 14. HD’nin 2020/1721 E., 2023/1825 K. sayılı kararına göre buna bağlı cezai şart da istenemez ve verilenler ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilebilir.
Payını aldığım şirketin eski vergi borcundan sorumlu muyum?
6183 s.K. m.35 uyarınca limited şirkette payı devreden ve devralan, devir öncesine ait ve şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarından sermaye payı oranında müteselsilen sorumludur.
Sözleşmeye “eski borçlar satıcıya ait” yazarsam korunur muyum?
Bu kayıt yalnızca taraflar arasında geçerlidir; vergi dairesini bağlamaz. Vergi dairesine ödeme yaparsanız, sözleşmeye dayanarak satıcıya rücu edebilirsiniz; bu nedenle bedelin bir kısmının emanette tutulması önerilir.
Vergi dairesi doğrudan bana gelebilir mi?
Danıştay kararlarına göre ortağa başvurulabilmesi için borcun şirkete tebliğ edilmesi, kesinleşmesi ve şirket malvarlığından tahsil edilememesi gerekir; sorumluluk ikincildir.
Kuyumcu dükkânını devralırsam eski sahibin borçlarından sorumlu olur muyum?
İşletme aktif ve pasifleriyle devralınmışsa TBK m.202 uyarınca bildirim veya ilan tarihinden itibaren işletme borçlarından sorumlu olursunuz; önceki sahip iki yıl süreyle sizinle birlikte müteselsil sorumludur.
Emanet altınlar neden bu kadar önemli?
Müşterilere ait emanet ve tamir altınları şirketin malı değildir ve iade yükümlülüğü doğurur; kayıtlarda gösterilmemişse alıcı beklemediği bir altın borcuyla karşılaşabilir.
Konsinye mallar stok değerine dahil mi?
Hayır. Tedarikçilerden konsinye alınan mallar şirketin malı değildir; stok değerlemesinde ayrılmalı ve tedarikçilerle mutabakat yapılmalıdır.
Satıcı yanlış bilgi verdiyse ne yapabilirim?
Sözleşmede beyan ve tazmin hükmü varsa buna dayanarak tazminat istersiniz; ayrıca bilerek yanlış bilgi verilmişse TBK m.36’daki aldatma hükmü gündeme gelir. Aldatmayı öğrendikten itibaren bir yıl içinde bildirimde bulunmazsanız sözleşmeyi onamış sayılırsınız, tazminat hakkınız saklı kalır (m.39).
Satış bedeli sabit mi olmalı?
Kuyum şirketinde stok değeri altın fiyatına bağlı olduğundan, bedelin kapanış günü ayar bazlı stok sayımına ve o günkü altın fiyatına göre ayarlanması önerilir.
Satıcıya rekabet yasağı koyabilir miyim?
Evet. Limited şirkette TTK m.595/1 uyarınca ağırlaştırılmış veya genişletilmiş rekabet yasağı ve sözleşme cezasına ilişkin koşulların devir sözleşmesinde belirtilmesi gerekir.
Büyük bir kuyum şirketi alımında Rekabet Kurumu izni gerekir mi?
İşlem rekabet mevzuatındaki ciro eşiklerini aşıyorsa izin gerekebilir; eşikler ve süreç ayrıca değerlendirilmelidir.
Anonim şirket payı alırsam eski vergi borçlarından sorumlu olur muyum?
6183 s.K. m.35 yalnızca limited şirket ortaklarını kapsar; anonim şirket pay sahibi yalnızca pay sahibi olduğu için bu maddeye göre sorumlu değildir. Yönetime girerseniz kanuni temsilci olarak mükerrer 35. madde kapsamında sorumluluk gündeme gelebilir.
Şirketimi sattım; eski borçlar için bana gelinebilir mi?
Limited şirkette devir öncesine ait amme borçları için 6183 s.K. m.35/2 uyarınca devralanla birlikte müteselsil sorumluluk sürer; işletme devrinde TBK m.202 uyarınca iki yıl süreyle devralanla birlikte sorumlu kalırsınız. Sözleşmede iç ilişkiye yönelik koruyucu hükümler bulunmalıdır.
Hangi resmi yazıları istemeliyim?
Vergi dairesinden ve SGK’dan borç durumu yazıları, ticaret sicil kayıtları, dava ve icra sorgulamaları, yetki belgesi ve varsa dahilde işleme ile serbest bölge kayıtları.
Kapanıştan sonra gizli borç çıkarsa ne yapmalıyım?
Sözleşmedeki süre içinde satıcıya yazılı bildirimde bulunun, emanetteki bedelden karşılanmayı isteyin; ödeme yapılmazsa arabuluculuk sonrası tazminat davası açılır. Somut dosyanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Vergi Hukuku alanındadır.
Vergi Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları