19 Eylül 2026

Şirket Kapanınca İşçiler, Kira ve Sözleşmeler Ne Olur? (2026)

Tasfiye kararı bir kâğıt üzerinde alınır; ama o kâğıt imzalandığı anda üç ayrı ilişki aynı anda gerilir: iş sözleşmeleri, kira sözleşmesi ve devam eden ticari sözleşmeler. Bunların hiçbiri tasfiyeyle kendiliğinden sona ermez. Şirket, TTK m.533/2 uyarınca ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğini korur; işveren, kiracı ve sözleşme tarafı olmaya devam eder. Bu yazı kapanış takviminin bu üç ayağını madde dayanağıyla kurar: işyerinin kapatılmasına bağlı fesihte ihbar önelleri (4857 m.17), toplu işçi çıkarmada sayı eşikleri ve otuz günlük bildirim (m.29), ödenecek kalemler ve muacceliyet, işçinin tasfiyedeki alacaklı konumu ile İİK m.206 imtiyazının nerede işleyip nerede işlemediği, Ücret Garanti Fonu’nun 4447 ek m.1’deki gerçek sınırı, SGK ve İŞKUR bildirim süreleri, kira sözleşmesinde erken tahliye sorumluluğu (TBK m.325) ve olağanüstü fesih (m.331), tasfiye memurunun “süregelen işleri bitirme” yetkisi ile “yeni işlem yasağı” arasındaki sınır (TTK m.542/1-a ve b), acentelik ve tek satıcılıkta denkleştirme istemi (m.122) ve devam eden davaların akıbeti. Tek cümlelik özet: tasfiye şirketi kapatır, sözleşmeleri kapatmaz; sözleşmeler ayrı ayrı ve doğru sırayla sonlandırılır.

Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın dört aşamasını, altı rehberi ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

Kapanış kararı alındı; fesih takvimi o gün başlar

Toplu çıkarmada otuz günlük bildirim, ihbar önelleri, kira sözleşmesinde erken tahliye sorumluluğu ve devam eden sözleşmelerdeki cezai şartlar aynı anda işler. Tasfiye kararından önce bir fesih ve sözleşme haritası çıkaralım.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Tasfiye İş Sözleşmesini Sona Erdirmez

Uygulamada en sık yapılan hata, tasfiye kararının tesciliyle iş sözleşmelerinin kendiliğinden sona erdiğinin sanılmasıdır. Oysa Kanun’un kurduğu düzen açıktır: sona eren şirket tasfiye hâline girer, tüzel kişiliği tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak devam eder ve şirket unvanını başına “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmaya devam eder. İşveren sıfatı da bu tüzel kişiliğe bağlıdır. Tasfiye memurları, tasfiyeye giren şirkette yönetim organının yerini alır ve iş sözleşmeleri bakımından işveren vekili konumunda hareket eder.

Tasfiyenin iş ilişkisine etkisi

KonuTasfiye kararından sonraDayanak
Tüzel kişilikTasfiye amacıyla sınırlı olarak devam ederTTK m.533/2
İşveren sıfatıŞirkette kalır; tasfiye memurları işveren adına hareket ederTTK m.536, m.539
İş sözleşmeleriKendiliğinden sona ermez; fesih veya ikale gerekir4857 m.17-25
Ücret ve SGK yükümlülüğüFesih gerçekleşene kadar devam eder4857 m.32; 5510 m.4, m.80
Kıdem tazminatıFesihle muaccel olur; işyerinin kapanması işçinin kıdem hakkını ortadan kaldırmaz1475 m.14
İş güvencesi hükümleriUygulanır; fesih geçerli sebebe dayanmalı ve usulüne uyulmalı4857 m.18-21
Devam eden iş davalarıDüşmez; şirket tasfiye memurlarınca temsil edilirTTK m.539, m.542

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: tasfiye planı ile fesih planı aynı takvime oturtulmalıdır. Tasfiye kararı alınır alınmaz feshedilen işçiler için ihbar öneli ödenmesi gerekir; buna karşılık faaliyetin fiilen bitmesi beklenirken işçi çalıştırmaya devam edilirse ücret, SGK primi ve kıdem yükü büyür. Doğru kurgu, m.542/1-a kapsamındaki “süregelen işlerin tamamlanması” için gereken asgari kadronun tasfiye sonuna kadar korunması, gerisinin usulüne uygun biçimde sonlandırılmasıdır. Tasfiyenin genel takvimi için Şirket Tasfiyesi Nasıl Yapılır? rehberimize bakabilirsiniz.

Fesih: Sebep, Usul ve Öneller (4857 m.17-21)

İşyerinin kapatılması, iş güvencesi kapsamındaki işçiler bakımından “işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan” geçerli bir fesih sebebidir. Ancak geçerli sebebin varlığı tek başına yeterli değildir; Kanun usulü de şarta bağlar. İş güvencesi kapsamındaki bir fesihte bildirimin yazılı yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin şekilde belirtilmesi gerekir. Kapanma gerekçesine dayanan fesihlerde, işyerinin gerçekten ve devamlı olarak kapandığının belgelenmesi, işe iade davalarında belirleyici olur: tasfiye kararının tescili, ticaret sicili ilanı, SGK işyeri kapanış kaydı, kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve faaliyet ruhsatının iptali bu belgelerdendir.

İhbar önelleri ve bağlı haklar

Kıdemİhbar öneliNot
6 aydan az2 haftaÖneller asgaridir; sözleşme veya toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir
6 ay – 1,5 yıl4 haftaÖnel süresince iş arama izni verilir
1,5 yıl – 3 yıl6 haftaÖnel kullandırılmazsa peşin ödeme yapılır
3 yıldan fazla8 haftaPeşin ödemede süre kıdeme eklenmez
İş arama izniGünde en az iki saat4857 m.27; kullandırılmazsa ücreti, çalıştırılırsa yüzde yüz zamlı ödenir
Önel ile toplu çıkarma bildirimi ayrı sürelerdir. Toplu işçi çıkarmada fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Bu otuz gün, işçinin kıdemine göre hesaplanan ihbar önelinin yerine geçmez; iki süre üst üste değil, ayrı ayrı işler. Uygulamada en pahalı hata, otuz günlük bildirimi ihbar öneli sanıp önel ücretini ödememektir.

Toplu İşçi Çıkarma (4857 m.29): Eşikler ve Kapanma İstisnası

4857 m.29/1: İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.
m.29/2: İşyerinde çalışan işçi sayısı 20 ile 100 arasında ise en az 10 işçinin, 101 ile 300 arasında ise en az yüzde on oranında işçinin, 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin işine m.17 uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.
m.29 (kapanma hâli): “İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.”

Kanun burada iki ayrı rejim kurar. Faaliyet devam ederken yapılan toplu çıkarmada işveren, bildirimin ardından sendika temsilcileriyle görüşmek ve toplu çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması konularını ele almak zorundadır; görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir. Tasfiyede olduğu gibi işyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi hâlinde ise bu görüşme aşaması aranmaz; yükümlülük otuz günlük bildirim ve işyerinde ilanla sınırlıdır. Buna karşılık bildirim yapılmaması yükümlülüğü ortadan kaldırmaz: usule aykırı toplu işçi çıkarmada her işçi için idari para cezası uygulanır ve ceza, çıkarılan işçi sayısıyla çarpıldığı için tasfiyedeki şirket açısından hızla büyür.

Toplu çıkarmada iki rejim

KonuFaaliyet sürerken toplu çıkarmaİşyerinin tamamen kapatılması
Bildirim muhatabıSendika temsilcileri + bölge müdürlüğü + İŞKURBölge müdürlüğü + İŞKUR
SüreEn az otuz gün önceEn az otuz gün önce
Görüşme zorunluluğuVar; tutanak düzenlenirAranmaz
İşyerinde ilanKanunda ayrıca öngörülmemişZorunlu
Fesihlerin hüküm doğurmasıBölge müdürlüğüne bildirimden otuz gün sonraAynı süre esas alınır
İş güvencesim.18-21 uygulanır; m.29 bu hükümleri engellemek için kullanılamazKapanma gerçekse işe iade konusuz kalır; kapanma gerçek değilse fesih geçersiz sayılabilir
Yeniden işe çağırmaToplu çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikte iş için tercihen çağırmaFaaliyet sona erdiğinden pratikte uygulanmaz
“Kapattık” demek yetmez, kapanmanın gerçek ve devamlı olması gerekir. İşyerini kapatıp kısa süre sonra aynı faaliyeti başka bir tüzel kişilik altında, aynı adreste ve aynı müşteri çevresiyle sürdürmek, feshin geçerliliğini tartışmaya açar; işçiler bakımından muvazaa ve işyeri devri iddiaları gündeme gelir. Kapanma kararı, tasfiye kararının tescili ve fiilî kapanışla birlikte belgelendirilmelidir.

İş Güvencesi ve İşe İade: Kapanma Gerçekse Sonuç Ne Olur?

Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde ve en az altı aylık kıdemi olan belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler bakımından iş güvencesi hükümleri uygulanır; işveren feshi geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır. İşyerinin bütünüyle ve devamlı olarak kapatılması, işletmesel karar niteliğinde geçerli bir fesih sebebidir. Yargı denetimi bu kararın yerindeliğine değil, gerçekten uygulanıp uygulanmadığına ve feshin son çare olup olmadığına yönelir.

Kapanmaya dayalı fesihte işe iade denetiminin üç ölçütü

ÖlçütNe aranırNasıl belgelenir
İşletmesel kararın varlığıKapanma yönünde alınmış, uygulanabilir ve tutarlı bir kararGenel kurul veya yönetim kurulu kararı; tasfiye tescili ve ilanı
Kararın tutarlı biçimde uygulanmasıFaaliyetin fiilen ve devamlı olarak sona ermesiSGK dosya kapanışı, kira tahliyesi, ruhsat iptali, abonelik kapama, demirbaş satışı
Feshin son çare olmasıİşçinin başka bölüm veya işyerinde değerlendirilme imkânının kalmamasıŞirketin başka işyeri ve bölümünün bulunmadığının gösterilmesi; grup şirketi varsa ayrı değerlendirme

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açmalıdır. Kapanmaya dayalı fesihlerde uygulamanın en tartışmalı noktası şudur: işyeri gerçekten kapanmışsa işe başlatma fiilen imkânsızdır; bu durumda uyuşmazlık, iade yerine işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti üzerinden sonuçlanır. Bu nedenle tasfiyeye giden şirkette kapanma belgeleri, fesihten sonra değil fesihle eş zamanlı üretilmelidir; aksi hâlde şirket, kapandığını ispat edemediği bir davanın sonucunu tasfiye kapanmışken ödemek zorunda kalır.

Dava riski ilk tasfiye bilançosuna girmelidir. Fesih tarihinde derdest veya olası görünen iş davaları, TTK m.541/3 anlamında “hakkında uyuşmazlık bulunan borç” niteliğindedir: karşılayacak tutarda paranın notere depo edilmesi ya da şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımının bu borçların ödenmesi şartına bağlanması gerekir. Bu adım atlanırsa, dava sonradan kazanıldığında ödeyecek malvarlığı kalmaz ve alacaklı, ek tasfiye ile tasfiye memurunun TTK m.553 sorumluluğuna yönelir.

Kapatmak Yerine Devretmek: İşyeri Devri ve Tasfiye Farkı

Her kapanış tasfiyeyle sonuçlanmak zorunda değildir. Faaliyeti sürdürebilecek bir alıcı varsa işyerinin veya bir bölümünün devri, hem işçilik yükünü hem de sözleşme fesihlerinden doğan tazminatları farklı bir düzleme taşır. 4857 sayılı Kanun m.6, işyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak devri hâlinde, devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralana geçeceğini düzenler. Devralan, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür; devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan birlikte sorumludur ve devredenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Ayrıca devir, tek başına fesih için geçerli sebep oluşturmaz.

İşyeri devri ile tasfiyenin karşılaştırması

Ölçütİşyeri devriTasfiye ve kapanış
İş sözleşmeleriBütün hak ve borçlarıyla devralana geçerFesih gerekir; kıdem ve ihbar ödenir
Kıdem hesabıDevreden yanındaki işe başlama tarihi esas alınırFesihle kıdem muaccel olur
Devir öncesi borçlarDevirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ile devralan birlikte sorumlu; devredenin sorumluluğu kural olarak iki yılla sınırlıBorçlar tasfiye memurunca ödenir
Fesih sebebiDevir tek başına geçerli fesih sebebi değildirKapanma geçerli fesih sebebidir
Kira ve sözleşmelerDevir kapsamında geçişi müzakere edilirTek tek sonlandırılır; erken tahliye sorumluluğu doğabilir
Şirketin akıbetiŞirket ayakta kalabilir veya sonradan tasfiye edilirTüzel kişilik sicilden silinir
VergiDevir bedeli ve KDV boyutu ayrıca değerlendirilirTasfiye kârı üzerinden kurumlar vergisi
İki yıllık sınır her kalem için geçmez. 4857 m.6’daki iki yıllık sınırlama, devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar bakımından devreden işverenin sorumluluğunu sınırlar. Kıdem tazminatı bakımından ise 1475 sayılı Kanun m.14’te devreden işverenin sorumluluğu için bir süre öngörülmediğinden, yerleşik yargı uygulamasına göre iki yıllık sınır burada işlemez: kıdem tazminatı devirden önceki ve sonraki sürenin tamamı için hesaplanır, devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olarak sorumlu tutulur. Feshe bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretinden ise son işveren sorumludur. Devri, “iki yıl sonra her şey biter” varsayımıyla planlamak bu nedenle yanıltıcıdır.
Muvazaa sınırı burada çizilir. Faaliyeti fiilen sürdürürken şirketi kapatıp aynı işi yeni bir tüzel kişilik altında, aynı adres, aynı ekip ve aynı müşteri çevresiyle devam ettirmek; işçiler bakımından işyeri devri, alacaklılar bakımından ise malvarlığının kaçırılması iddialarını gündeme getirir. Tasfiye tercih edilecekse faaliyet gerçekten sona ermeli; devir tercih edilecekse devir sözleşmesi, işçi listesi ve devir tarihi açıkça belgelenmelidir.

Kapanışta Ödenecek İşçilik Kalemleri

Fesihle muaccel olan kalemler

KalemDayanakDikkat edilecek nokta
Kıdem tazminatı1475 sayılı Kanun m.14 (4857 geçici m.6 ile yürürlükte)Her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret; kıdem tavanı uygulanır; işyerinin kapanması hakkı ortadan kaldırmaz
İhbar tazminatı4857 m.17Önel kullandırılmazsa peşin ödenir; kıdeme eklenmez
Yıllık izin ücreti4857 m.59Kullanılmayan izinlerin son ücret üzerinden ödenmesi; sözleşme sona ermeden paraya çevrilemez
Ödenmemiş ücret, fazla çalışma, hafta tatili, UBGT4857 m.32, 41, 46, 47Gecikmede mevduata uygulanan en yüksek faiz (m.34)
Prim, ikramiye, yol ve yemekSözleşme, TİS veya işyeri uygulamasıKıdem hesabında giydirilmiş ücrete dâhil olup olmadığı ayrı değerlendirilir
İş arama izni ücreti4857 m.27Kullandırılmadıysa ücreti; çalıştırıldıysa yüzde yüz zamlı
SGK prim ve idari para cezaları5510 m.88, m.102Kanuni temsilciler ve üst düzey yöneticiler müştereken ve müteselsilen sorumlu
İşsizlik ödeneği başvurusu4447 m.48-51İşten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodu doğru seçilmelidir

Çıkış kodunun doğru seçilmesi, işçinin işsizlik ödeneğine erişimini doğrudan etkiler ve sonradan düzeltmesi zahmetlidir. Kapanışa bağlı fesihlerde işveren tarafından yapılan fesih olduğu için kod bu doğrultuda bildirilmelidir. İbraname alınacaksa, ibranamenin geçerliliği için aranan şekil ve içerik şartlarına (fesihten sonraki bir aylık süre, kalem kalem tutar gösterimi, banka kanalıyla ödeme) uyulmalıdır; aksi hâlde ibraname geçersiz sayılır ve ödeme yapıldığı hâlde dava riski sürer.

İşçinin Tasfiyedeki Konumu: İmtiyaz Nerede İşler, Nerede İşlemez?

Bu başlık, işçi tarafında en çok yanlış bilinen konudur. “İşçi alacağı imtiyazlıdır” cümlesi doğrudur; ancak hangi tasfiyede imtiyazlı olduğu belirtilmezse yanıltıcı olur.

İİK m.206, birinci sıra (A): “İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları.”

İşçi alacağının üç ayrı senaryodaki konumu

SenaryoSıra cetveli var mı?İşçinin konumuDayanak
Olağan (iradi) tasfiye — TTK m.529 vd.HayırAlacaklı sıfatıyla bildirim; borçlar ödenirken tatmin edilir; amme alacağı için ayırma önceliği vardırTTK m.541-543; 6183 m.33
İflas tasfiyesiEvetBirinci sırada imtiyazlı; son bir yılda tahakkuk edenler ve iflasla doğan ihbar-kıdemİİK m.206
Hacizde sıra (icra)Evet (derece tablosu)İşçi alacağı imtiyazlıdır; uygulamada haciz talebinden önceki bir yıllık alacak rüçhanlı kabul edilirİİK m.206-207
KonkordatoMühlet varİİK m.206 birinci sıradaki alacaklar için takip yapılabilir; bu alacaklar konkordatoya tabi tutulmazİİK m.294, m.206
Olağan tasfiyede işçi, imtiyazlı alacaklı değil, alacaklıdır. TTK’ya göre yürüyen tasfiyede iflas masası ve sıra cetveli yoktur; tasfiye memuru borçları öder ve kalanı ortaklara dağıtır. İşçi bu tabloda kendi alacağını bildirmek, ödeme yapılmazsa takip veya dava açmak ve gerekirse tasfiye memurunun TTK m.553 sorumluluğuna gitmek durumundadır. Şirketin borçları varlığını aşarsa tasfiye memuru m.542/1-c uyarınca durumu mahkemeye bildirir ve mahkeme iflasın açılmasına karar verir; işte ancak o aşamada İİK m.206 imtiyazı devreye girer. Bu ayrımın pratik sonucu şudur: alacağını alamayan işçi için iflas yolu, bazen tasfiyenin devamından daha koruyucudur. Alacaklının tasfiyedeki hak ve yolları için Şirket Tasfiye Edildi, Alacağım Ne Olacak? yazımıza bakınız.

Ücret Garanti Fonu: Kapsamın Gerçek Sınırı

4447 sayılı Kanun ek m.1: Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hâllerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur. Bu madde kapsamında yapılacak ödemelerde işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu esas alınarak temel ücret üzerinden ödeme yapılır.

Hükmün kapsamı bilinçli olarak dardır ve üç sonuç doğurur. Birincisi, Fon yalnızca ücret alacağını karşılar; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti kapsam dışındadır. İkincisi, süre üç ayla sınırlıdır ve temel ücret esas alınır; fazla çalışma, prim ve sosyal yardımlar hesaba katılmaz. Üçüncüsü ve en önemlisi, tetikleyici hâller sayılıdır: konkordato, aciz vesikası ve iflas. Şirketin borçlarını ödeyebilir durumdayken aldığı olağan tasfiye kararı bu hâllerden biri değildir. Dolayısıyla tasfiyeye giren bir şirketin işçisi, “nasıl olsa Ücret Garanti Fonu öder” beklentisiyle hareket ederse hüsrana uğrar; alacağını tasfiye memurundan talep etmek ve gerekirse takip yoluna gitmek zorundadır. İflasın ertelenmesi kurumu 2018’de kaldırıldığından, madde metnindeki bu ibare bugün uygulanabilir bir hâl göstermemektedir; konkordatoya ilişkin çerçeve için İflasın Ertelenmesi ve Yeni Konkordato yazımıza bakabilirsiniz.

SGK ve İŞKUR Bildirimleri: Kapanış Takvimi

Kapanışta idari bildirim yükümlülükleri

BildirimKimeSüreDayanak
Toplu işçi çıkarma bildirimiÇalışma ve İş Kurumu il müdürlüğü (bölge müdürlüğü) ve İŞKUR; işyerinde ilanEn az otuz gün önce4857 m.29
Sigortalı işten ayrılış bildirgesiSGKSigortalılığı sona erenler için en geç on gün içinde5510 m.9
İşyeri kapanış işlemleriSGKSigortalı çalıştırmaya son verildiğinin bildirilmesi ve dosyanın kapatılması5510 m.11 ve ilgili yönetmelik
İşyeri bildirgesi (faaliyete son verme)Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğüBir ay içinde4857 m.3
Tasfiyeye giriş bildirimiİlgili tahsil dairesi (vergi dairesi)Üç gün içinde6183 m.33
İşi bırakma bildirimiVergi dairesiVUK’ta öngörülen süre içindeVUK m.160-162
Tasfiye ve tasfiye memurlarının tesciliTicaret sicili müdürlüğüKarardan sonra gecikmeksizinTTK m.532, m.536

Bu bildirimlerin gecikmesi yalnızca idari para cezası doğurmaz; tasfiyenin kapanışını da geciktirir. SGK borcu bulunan veya dosyası kapatılmamış bir şirketin terkin işlemi tamamlanamaz. Aynı şekilde vergi tarafında da işi bırakma bildirimi yapılmadan mükellefiyet sona ermez. Vergi tarafının ayrıntıları için İşi Bırakma, Tasfiye ve Mükellefiyetin Sona Ermesi yazımıza bakabilirsiniz.

Kira Sözleşmesi: Erken Tahliye ve Makul Süre Sorumluluğu

İşyerinin kapanmasıyla kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez. Kiracı şirket, sözleşme süresi dolmadan kiralananı boşaltırsa Kanun ona hemen bir kurtuluş tanımaz; ancak sorumluluğunu da sınırsız bırakmaz.

TBK m.325: “Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer. Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.”

Kapanışta kira sözleşmesini sonlandırma seçenekleri

YolŞartıSonucuDayanak
Anlaşmalı sona erdirmeKiraya verenin kabulüEn temiz yol; tahliye tutanağı ve karşılıklı ibra düzenlenirSözleşme serbestisi
Süre sonunda bildirimle sona erdirmeSözleşmede veya kanunda öngörülen fesih bildirim süresine uyulmasıKira ilişkisi süre sonunda biterTBK m.347 ve ilgili hükümler
Erken tahliyeSüreye uyulmadan anahtar teslimiBorçlar, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre boyunca devam ederTBK m.325/1
Yeni kiracı göstermeKiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve devralmaya hazır kiracıKiracının borçları sona ererTBK m.325/1
Olağanüstü fesihKira ilişkisinin devamını çekilmez kılan önemli sebepYasal fesih bildirim süresine uyularak her zaman fesih; hâkim tazminata hükmedebilirTBK m.331
Kiralananın devriSözleşmede izin veya kiraya verenin onayıİşletme devriyle birlikte kira ilişkisi devralana geçerTBK m.323
Tasfiye, tek başına “çekilmez hâl” değildir. TBK m.331’deki olağanüstü fesih, kira ilişkisinin devamını taraf için çekilmez kılan önemli sebeplere dayanır ve hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını karara bağlar. Şirketin kendi iradesiyle aldığı kapanma kararının bu kapsamda değerlendirilmesi tartışmalıdır. Bu nedenle kapanış planında kira, anlaşmalı sona erdirme veya yeni kiracı gösterme üzerinden kurgulanmalı; depozitonun iadesi, ortak gider ve abonelik borçlarının kapatılması, demirbaşların sökülmesi ve eski hâle getirme yükümlülüğü tahliye tutanağında ayrıca düzenlenmelidir. Erken tahliye hâlinde ödenecek “makul süre” kirası, ilk tasfiye bilançosunda karşılık ayrılması gereken bir borç olarak dikkate alınmalıdır.

Devam Eden Ticari Sözleşmeler: “Süregelen İş” ile “Yeni İşlem” Sınırı

TTK m.542/1-a: Tasfiye memurları, şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler.
m.542/1-b: Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar.

İki fıkra birlikte okunduğunda tasfiye memurunun hareket alanı belirlenir: başlanmış işin bitirilmesi zorunluluktur, yeni iş yapılması yasaktır. Sınır her zaman net değildir; ölçüt, işlemin tasfiye amacına hizmet edip etmediğidir. Devam eden bir imalat siparişini tamamlamak için hammadde satın almak tasfiye kapsamındadır; aynı müşteriyle yeni bir yıllık tedarik sözleşmesi imzalamak değildir.

Tipik sözleşme türleri ve tasfiyedeki akıbeti

SözleşmeKapanışta ne yapılırDikkat
Devam eden mal veya hizmet siparişiSüregelen iş olarak tamamlanır veya karşılıklı sona erdirilirYarıda bırakma cezai şart ve tazminat doğurur (m.542/1-a)
Uzun vadeli tedarik / çerçeve sözleşmeFesih bildirim sürelerine uyularak sonlandırılırSözleşmedeki asgari alım taahhüdü ve cezai şart kontrol edilmeli
Acentelik / tek satıcılık / bayilikFesih; karşı taraf denkleştirme isteminde bulunabilirTTK m.122; istem bir yıl içinde ileri sürülür, önceden vazgeçilemez
Kredi ve teminat mektubuBankaya bildirim; teminat mektuplarının iadesi ve kontrgarantilerin çözülmesiKapanmadan önce çözülmeyen mektup, sonradan rücu riski yaratır
Finansal kiralama (leasing)Sözleşmenin sona erdirilmesi veya devri; malın iadesi ya da satın alınmasıKalan taksitler ve ceza kalemleri ilk bilançoya işlenmeli
Sigorta poliçeleriFaaliyet sonuna kadar sürdürülür, sonra iptal ve prim iadesiİşveren sorumluluk poliçesi, tasfiye süresince açık kalmalı
Abonelikler (elektrik, su, doğalgaz, internet)Kapatma ve güvence bedeli iadesiKapatılmayan abonelikler tahakkuk üretmeye devam eder
Fikrî mülkiyet ve lisansDevir, terkin veya sona erdirmeMarka ve alan adı, tasfiye artığı olarak değerlendirilmeli
Kamu ihale sözleşmeleriİdareye bildirim; sözleşmenin devri veya feshiYasaklama ve teminat irat riski ayrıca değerlendirilir
Rekabet yasağı ve gizlilik taahhütleriSona ermeden sonra da süren hükümler ayrıca izlenirAcentelikte sözleşme sonrası rekabet yasağı en fazla iki yıl (TTK m.123)

Acentelik ve tek satıcılıkta denkleştirme istemi, kapanış bütçesinin gözden kaçan kalemidir. TTK m.122 uyarınca müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin ise bu ilişkiden doğacak ücret isteme hakkını kaybetmesi ve ödemenin hakkaniyete uygun olması hâlinde denkleştirme gündeme gelir. Üst sınır bellidir: tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz; sözleşme ilişkisi daha kısa sürmüşse faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. Acente kendi kusuruyla sözleşmenin haklı sebeple feshine yol açmışsa veya müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan sözleşmeyi kendisi sona erdirmişse denkleştirme isteyemez. Bu istem, önceden vazgeçilemeyen bir haktır ve sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.

Devam Eden Davalar, Takipler ve Teminatlar

Tasfiye, derdest dosyaları sona erdirmez. Şirketin tüzel kişiliği devam ettiği için davalar ve takipler sürer; şirket, tasfiye memurları tarafından temsil edilir. Asıl risk, dosyalar sonuçlanmadan terkin işleminin yapılmasıdır: terkinle tüzel kişilik sona erdiğinden karşı taraf taraf ehliyeti sorunuyla karşılaşır ve ihya veya ek tasfiye yoluna gitmek zorunda kalır. Bu durum yalnızca karşı tarafı değil, şirketi de zarara uğratabilir; çünkü şirket lehine sonuçlanacak bir dava da yarıda kalır.

Kapanış öncesi hukuki dosya envanteri

KalemYapılacakDayanak / gerekçe
Şirket aleyhine derdest davalarKarşılayacak tutarda para notere depo edilir veya paylaşım borcun ödenmesi şartına bağlanırTTK m.541/3
Şirket lehine derdest davalarTakip edilir; tahsil edilmeden terkin istenmezTTK m.542/1-a
İcra takipleriBorçlu sıfatıyla olanlar ödenir; alacaklı sıfatıyla olanlar tahsil edilirTTK m.542/1-a
Teminat mektupları ve kefaletlerSerbest bırakılır; çözülmeyenler için karşılık ayrılırTTK m.541/3
İş davaları ve arabuluculuk dosyalarıTakip edilir; sonuçları ilk bilançoya işlenir4857; 7036 sayılı Kanun
Vergi ve SGK incelemeleriSonuç alınmadan dağıtım yapılmazKVK m.17/7-8; 6183 m.33
Sözleşmelerden doğan cezai şart riskleriKarşılık ayrılır veya karşı tarafla sulh yapılırTBK; TTK m.541/3

Kapanış Takvimi: Üç Ayağı Aynı Anda Yürütmek

Tasfiye kararından terkine kadar takvim

AşamaŞirket işlemleriİş ilişkisiKira ve sözleşmeler
Karar öncesiBilanço, borç haritası, m.376 testiKadro ve kıdem yükü hesabıSözleşme envanteri, fesih bildirim süreleri, cezai şartlar
Karar ve tescilGenel kurul kararı, tasfiye memuru ataması, tescil ve ilanToplu çıkarma bildirimi (en az otuz gün önce), işyerinde ilanKiraya verenle görüşme; abonelik ve leasing planı
İlk otuz günTahsil dairesine üç günlük bildirim; ilk envanter ve bilançoÖnellerin başlatılması; iş arama izniDevam eden siparişlerin tamamlanma planı
Alacaklı çağrısıBirer hafta arayla üç ilan; bilinen alacaklılara taahhütlü mektupİşçilere de alacak bildirim çağrısı ulaşmalıKiraya veren ve tedarikçiler bilinen alacaklı olarak listelenir
Fesih ve tahliyeAktiflerin paraya çevrilmesiFesih, ödeme, ibraname, işten ayrılış bildirgeleri (on gün)Anahtar teslimi ve tahliye tutanağı; makul süre kirası için karşılık
Bekleme dönemiÜçüncü çağrıdan itibaren üç aylık beklemeİş davaları ve arabuluculuk takibiÇekişmeli borçlar için noter deposu
KapanışKesin bilanço, dağıtım, terkin talebiSGK dosya kapanışı, borçsuzlukSözleşmelerin kapandığına dair yazılı teyit
Terkin sonrasıDefterlerin on yıl saklanmasıZamanaşımı süresince dava riski sürerDenkleştirme istemi bir yıl içinde ileri sürülebilir

Sık Yapılan Hatalar

Kapanışta iş, kira ve sözleşme tarafında sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Tasfiye kararıyla iş sözleşmelerinin sona erdiğini sanmakÜcret ve SGK yükümlülüğü sürerken bildirim yapılmaması; idari para cezası ve davaYazılı fesih, önel veya peşin ödeme, bildirimlerin süresinde yapılması
Otuz günlük toplu çıkarma bildirimini ihbar öneli saymakİhbar tazminatı ödenmemiş olurİki süreyi ayrı hesaplamak
Bildirimi yalnızca bir kuruma yapmakUsule aykırı toplu çıkarma; her işçi için idari para cezasıBölge müdürlüğü ve İŞKUR’a bildirim + işyerinde ilan
Ücret Garanti Fonu’na güvenmekOlağan tasfiyede Fon devreye girmez; işçi beklerken süre kaybederAlacağı tasfiye memuruna bildirmek, gerekirse takip açmak
İşçi alacağını imtiyazlı sayıp bildirmeyi ihmal etmekOlağan tasfiyede sıra cetveli yoktur; ödeme yapılmadan dağıtım riskiTTK m.541 kapsamında belgeli bildirim
Kiralananı haber vermeden boşaltmakMakul süre boyunca kira borcunun devamıAnlaşmalı sona erdirme veya nitelikli yeni kiracı gösterme
Depozito ve aboneliklerin unutulmasıKapanmayan abonelikler tahakkuk üretir; depozito iadesi alınamazTahliye tutanağında kalem kalem düzenlemek
Devam eden siparişi yarıda bırakmakCezai şart ve tazminat; tasfiye memurunun sorumluluğuSüregelen işi tamamlamak veya karşılıklı sona erdirme protokolü
Acentelik ilişkisini bütçesiz kapatmakDenkleştirme istemi sonradan gelirÜst sınırı (son beş yıl ortalaması) hesaplayıp karşılık ayırmak
Teminat mektuplarını çözmeden terkin istemekSonradan rücu; şirket silinmiş olduğundan çözümsüzlükMektupların iadesi ve kontrgarantilerin kapatılması
Derdest davalar sürerken terkinTaraf ehliyeti sorunu; ihya davası zorunluluğuDosyaların kapanması veya notere depo

Örnek: İşyerinin Kapatılması Nedeniyle Fesih Bildirimi

Aşağıdaki metin örnektir; işyerinin gerçekten ve devamlı olarak kapandığı hâller için hazırlanmıştır. Her dosyada kıdem, önel ve ödeme kalemleri ayrıca hesaplanmalı, metin avukat ve mali müşavirle birlikte gözden geçirilmelidir.

TASFİYE HÂLİNDE [ŞİRKET UNVANI] Sayın [Ad-Soyad] [Adres] Konu: İş sözleşmesinin işyerinin kapatılması nedeniyle feshi hakkında bildirim.1. Şirketimizin [tarih] tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verilmiş, karar [tarih] tarihinde ticaret siciline tescil ve [tarih] tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmiştir. Bu karar uyarınca [işyeri adresi] adresindeki işyerimiz bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyetine son verilecektir.2. Bu nedenle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi anlamında işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebebe dayanılarak iş sözleşmenizin feshedileceğini bildiririz. Fesih sebebimiz, işyerinin kapatılması ve şirketin tüzel kişiliğinin tasfiye sonunda sona erecek olmasıdır; başka bir işyerimizde veya bölümümüzde sizi istihdam etme imkânı bulunmamaktadır.3. Kanun’un 17. maddesi uyarınca kıdeminize karşılık gelen [..] haftalık ihbar öneli […./…./2026] tarihinde başlayacak ve […./…./2026] tarihinde sona erecektir. [Önel süresince çalışmanız beklenmekte olup, Kanun’un 27. maddesi uyarınca günde en az iki saat iş arama izni kullanma hakkınız bulunmaktadır. / Önel süresine ilişkin ücretiniz peşin ödenecek ve iş sözleşmeniz bu bildirimin tebliği ile sona erecektir.]4. İş sözleşmenizin sona erdiği tarih itibarıyla; kıdem tazminatı, [varsa] ihbar tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve ödenmemiş ücret alacaklarınız hesaplanarak banka hesabınıza ödenecektir. Ödeme dökümü ayrıca tarafınıza verilecektir.5. İşyerinin kapatılmasına ilişkin durum, 4857 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca [tarih] tarihinde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Türkiye İş Kurumuna bildirilmiş ve aynı tarihte işyerinde ilan edilmiştir.6. Sigortalı işten ayrılış bildirgeniz, sigortalılığınızın sona ermesini izleyen kanuni süre içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilecektir. İşsizlik ödeneği başvurunuzu Türkiye İş Kurumuna yapabilirsiniz.7. Şirketimiz tasfiye hâlindedir. Ödenmemiş bir alacağınızın bulunması hâlinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 541. maddesi uyarınca alacağınızı tasfiye memurluğumuza yazılı olarak bildirmeniz gerekmektedir. Tasfiye memurluğu iletişim bilgileri: [ad-soyad, adres, KEP].Gereğini bilgilerinize sunarız.[Tarih] Tasfiye Hâlinde [Şirket Unvanı] Tasfiye Memuru [Ad-Soyad], imzaTebellüğ eden işçi: [Ad-Soyad], tarih, imza [İşçi imzadan kaçınırsa iki tanık huzurunda tutanak düzenlenir.]

Fon kilidi nedeniyle maaş ödeyemeyen işverenin yirmi gün kuralı karşısındaki konumunu, m.22 onaylı ücretsiz izin, kısa çalışma şartları, fesihte son çare ilkesi ve toplu işçi çıkarma usulünü fon kilidi nedeniyle maaş ödeyemeyen işveren yazımızda anlattık.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirket tasfiyeye girince iş sözleşmeleri kendiliğinden sona erer mi?

Hayır. TTK m.533/2 uyarınca tasfiye hâlindeki şirket, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğini korur ve unvanına “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmaya devam eder. Şirketin işveren sıfatı sürer; iş sözleşmeleri ancak usulüne uygun fesihle veya tarafların anlaşmasıyla sona erer. Tasfiye kararı, işyerinin kapatılmasına bağlı olarak işletmesel bir fesih sebebi oluşturur; ancak fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve ihbar önelleri ile diğer usul kuralları uygulanmalıdır.

İşyeri tamamen kapanıyorsa yine de toplu işçi çıkarma bildirimi yapılır mı?

Evet, ancak sadeleşmiş bir usulle. 4857 sayılı Kanun m.29 uyarınca işyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi hâlinde işveren, sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. Yani sendika temsilcileriyle görüşme ve çıkarmanın azaltılmasını tartışma aşaması bu hâlde aranmaz; buna karşılık otuz günlük bildirim ve işyerinde ilan yükümlülüğü devam eder.

Toplu işçi çıkarma sayıları nedir?

4857 m.29/2 uyarınca işyerinde çalışan işçi sayısı 20 ile 100 arasında ise en az 10 işçinin, 101 ile 300 arasında ise en az yüzde on oranında işçinin, 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin iş sözleşmesinin m.17 uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde sona erdirilmesi toplu işçi çıkarma sayılır. Yirmiden az işçi çalıştıran işyerlerinde işçilerin tamamı çıkarılsa bile toplu işçi çıkarma hükümleri uygulanmaz; bu işyerlerinde de işyerinin kapatılmasına ilişkin bildirim ve ilan yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.

Tasfiyedeki şirketten kıdem tazminatımı nasıl alırım?

İşçi, tasfiye hâlindeki şirketin alacaklısıdır ve alacağını TTK m.541 uyarınca tasfiye memurlarına bildirir. Bildirim tek başına ödeme sağlamazsa, iş mahkemesinde dava veya icra takibi yolu açıktır; tasfiye, takip yasağı doğurmaz. Şirketin sicilden silinmesi hâlinde ise doğrudan takip mümkün olmaz; önce ek tasfiye için yeniden tescil (TTK m.547) veya re’sen terkin varsa ihya yoluna gidilmesi gerekir. Tasfiye memurunun çağrı ve depo yükümlülüklerini ihlal etmesi hâlinde TTK m.553 kapsamında kişisel sorumluluğuna da başvurulabilir.

İşçi alacakları tasfiyede öncelikli midir?

Bu ayrım çok önemlidir. İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyaz, iflas tasfiyesinde ve sıra cetveli düzenlenen hâllerde işler: işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak ettikleri ihbar ve kıdem tazminatları birinci sıradadır. Buna karşılık TTK hükümlerine göre yürüyen olağan (iradi) tasfiyede sıra cetveli düzenlenmez; tasfiye memuru borçları öder ve işçi alacağı bu ödemeler arasında yer alır. Amme alacakları bakımından ise 6183 sayılı Kanun m.33 uyarınca ödeme veya karşılık ayırma önceliği vardır.

Ücret Garanti Fonu tasfiyedeki şirketin işçisini kapsar mı?

Kural olarak hayır. 4447 sayılı Kanun ek m.1, Fonu işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması veya iflası nedenleriyle ödeme güçlüğüne düştüğü hâllerle sınırlar ve bu hâllerde işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılar. Ödemede, işçinin işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu aranır ve temel ücret üzerinden ödeme yapılır. Şirket borçlarını ödeyebilir durumdayken alınan olağan tasfiye kararı bu hâllerden biri değildir; bu nedenle Fon devreye girmez, işçi alacağını tasfiye memurundan talep eder.

İşyeri kapanırsa kira sözleşmesinden kurtulur muyuz?

Kendiliğinden kurtulunmaz. TBK m.325 uyarınca kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracı bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa borçları sona erer. Kiraya veren de yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.

Tasfiye memuru yeni sözleşme yapabilir mi?

Hayır, tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamaz (TTK m.542/1-b). Buna karşılık şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin ödenmemiş kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve borçları ödemekle yükümlüdür (m.542/1-a). Yani başlanmış bir işin bitirilmesi, bunun için gerekli mal ve hizmet alımı tasfiye kapsamındadır; yeni bir bayilik açmak, yeni bir uzun vadeli tedarik taahhüdüne girmek değildir. Tasfiye memurunun tasfiye dışı işlemleri, üçüncü kişinin iyiniyeti korunmak kaydıyla şirketi bağlayabilir; bu durumda tasfiye memurunun iç ilişkideki sorumluluğu gündeme gelir.

Acentelik veya bayilik sözleşmemiz sona erince tazminat isteyebilir miyiz?

Şartları varsa evet. TTK m.122, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra müvekkilin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, acentenin sözleşme sürseydi elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi ve ödemenin hakkaniyete uygun düşmesi hâlinde acenteye denkleştirme istemi tanır. Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz; sözleşme daha kısa sürmüşse o dönemin ortalaması esas alınır. Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez ve istem, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Bu hükümler tek satıcılık gibi sürekli sözleşme ilişkilerine de kıyasen uygulanır.

Tasfiye sırasında devam eden davalar ne olur?

Şirketin tüzel kişiliği tasfiye süresince devam ettiğinden davalar düşmez; şirket, tasfiye memurları tarafından temsil edilir ve yargılama sürer. Tasfiye memurunun bu davaları takip etmesi m.542 kapsamındaki görevlerindendir. Sonucu belirsiz bir dava varsa, TTK m.541/3 uyarınca karşılayacak tutarda paranın notere depo edilmesi veya paylaşımın bu borcun ödenmesi şartına bağlanması gerekir. Dava sonuçlanmadan şirketin sicilden silinmesi, karşı taraf için taraf ehliyeti sorunu doğurur ve ihya ya da ek tasfiye yoluna başvurulmasını gerektirir.

Sonuç: Şirket Kapanır, Sözleşmeler Tek Tek Kapatılır

Tasfiye, şirketin tüzel kişiliğini sona erdiren bir süreçtir; sözleşmeleri sona erdiren bir sebep değildir. İş sözleşmesi ancak usulüne uygun fesihle, kira sözleşmesi ancak anlaşma, süre veya kanuni bir sebeple, ticari sözleşmeler ancak kendi fesih hükümleri uyarınca sonlandırılır. Bu üç ayağın ortak noktası zamanlamadır: toplu çıkarmada otuz gün, ihbarda kıdeme göre iki ilâ sekiz hafta, işten ayrılış bildirgesinde on gün, tahsil dairesine bildirimde üç gün, alacaklı çağrısından sonra üç ay, denkleştirme isteminde bir yıl. Kapanış planı bu süreleri aynı takvime yerleştirmiyorsa, tasfiye gecikir ve gecikmenin bedeli çoğu zaman tasfiye memurunun ve yöneticilerin kişisel sorumluluğu olarak geri döner.

İşçi, kiraya veren ve sözleşme tarafı aynı masadadır

Yanlış sırayla yapılan fesih, işe iade davasına; usulsüz tahliye, makul süre kirasına; süregelen işin yarıda bırakılması cezai şarta dönüşür. Şirketinizin sözleşme envanterini birlikte çıkaralım ve kapanış planını buna göre kuralım.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Kadro, kira ve sözleşme envanterinizi çıkarıp kapanış takvimini birlikte kuralım; fesih ve tahliye belgelerini baştan doğru düzenleyelim.

İletişime Geçin

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. İş hukukunda idari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; kıdem tazminatı tavanı altı aylık dönemler hâlinde değişir. Dosyanızı, işlem tarihinde yürürlükte olan metinler ve güncel tutarlar üzerinden avukatınız ve mali müşavirinizle birlikte değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk