19 Eylül 2026

Şirketimi Kapatayım mı, Devredeyim mi, Dondurayım mı? (2026)

Şirketi kapatma kararı, çoğu zaman alınması gereken karar değildir. Bir şirketin faaliyetine son vermek isteyen yöneticinin önünde dört yol vardır: tasfiye (şirketi kapatmak), pay devri (şirketi satmak), birleşme veya devir (şirketi bir başka şirkete katmak) ve faaliyeti durdurmak. Bu dördü aynı sonuca götürmez: süresi, vergisi, doğurduğu kişisel sorumluluk ve geri dönüş imkânı farklıdır. Üstelik dördüncüsü, yani halk arasında “şirketi uyutmak” denen yol, hukuken bir kurum değildir ve uygulamada en pahalı seçenek hâline gelir. Bu yazı dört yolu aynı ölçütlerle karşılaştırır: karar organı ve nisap (TTK m.421/3-4, m.621), tasfiyede takvim (m.541, m.543), pay devrinde vergi (GVK mük. m.80/1 ve 80/4) ve kamu borcu sorumluluğu (6183 m.35), birleşmede vergisiz devir şartları (KVK m.19-20), faaliyeti durdurmada mükellefiyetin akıbeti (VUK m.160 ve m.160/A) ve karardan dönme imkânı (TTK m.548). Tek cümlelik özet: şirkette değer varsa satılır, değer yoksa ve borç varlığı aşmıyorsa kapatılır, borç varlığı aşıyorsa hiçbiri yapılmaz; mahkemeye bildirim zorunludur.

Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın dört aşamasını, altı rehberi ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

Yanlış seçenek, yıllar sonra kişisel borç olarak döner

Kapatmak, devretmek, birleştirmek ve faaliyeti durdurmak dört ayrı hukuki rejimdir; vergisi, süresi ve sorumluluğu farklıdır. Bilançonuzu ve ortaklık yapınızı görmeden verilen karar, çoğu zaman en pahalı karardır. Dosyanızı birlikte inceleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dört Yol, Tek Karar Tablosu

Kapatma, satma, birleştirme ve durdurma: temel karşılaştırma

ÖlçütTasfiyePay devriBirleşme / devirFaaliyeti durdurma
Ne olurTüzel kişilik sona erer, unvan sicilden silinirTüzel kişilik devam eder, sahibi değişirŞirket bir başka şirkette devam ederHiçbir hukuki değişiklik olmaz
Karar organıGenel kurul (AŞ m.421/3-4 nisabı; Ltd m.621/1-h)Ortak; Ltd’de ayrıca genel kurul onayı (m.595)Genel kurul; birleşme sözleşmesi ve raporlarKarar gerekmez; fiilî durumdur
Tipik süreSorunsuz dosyada yaklaşık dört ayGünler veya haftalarAylar (belge ve onay süreci)Süresiz; ama yükümlülük sürer
Vergi ekseniTasfiye kârı üzerinden kurumlar vergisi; dağıtımda stopajDevreden ortakta değer artışı kazancı (GVK mük. m.80)Şartları varsa vergisiz devir (KVK m.19-20)Vergi doğmaz ama beyanname yükümlülüğü ve ceza riski sürer
Şirketteki değerParaya çevrilir, çoğu kez değerinin altındaFiyata yansır; en yüksek değeri korurDevralana geçerZamanla erir
Kamu borcu sorumluluğuTasfiye memuru ve kanuni temsilci sorumluDevreden ve devralan müteselsilen sorumlu (6183 m.35/2)Külli halefiyetle devralana geçerKanuni temsilci sorumluluğu devam eder
Geri dönüşDağıtıma başlanmadıkça mümkün (m.548)Payı geri almak yeni bir devirdirMümkün değilHer zaman mümkün; zaten sona ermemiştir
En uygun olduğu hâlŞirkette değer kalmamış, borçlar varlığı aşmıyorSatılabilir değer var (ruhsat, portföy, marka, ekip)Grup içi sadeleştirme veya stratejik alıcıHiçbiri; geçici bir ara dönem dışında tavsiye edilmez
Seçim yapmadan önce zorunlu bir ön kontrol vardır. Şirketin borçları, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına hem de muhtemel satış fiyatlarına göre çıkarılan ara bilançoya göre varlıklarını aşıyorsa, dört seçenek de masadan kalkar: TTK m.376/3 uyarınca yönetim kurulu durumu asliye ticaret mahkemesine bildirmek ve iflas istemek zorundadır. Bu eşikte “şirketi satalım kurtulalım” yaklaşımı, alacaklıları zarara uğratan devir iddialarını ve ceza riskini doğurur. Ayrıntısı için Borçlu Şirket Nasıl Kapatılır? yazımıza bakınız.

Birinci Yol: Tasfiye — Ne Zaman Doğru Karardır?

Tasfiye, şirketin hukuken ortadan kalkmasıdır: genel kurul kararı, tasfiye memurunun atanması ve tescili, alacaklılara birer hafta arayla üç ilan (TTK m.541), üçüncü çağrıdan itibaren üç aylık bekleme (m.543/2), borçların ödenmesi, kalan varlığın ortaklara dağıtılması ve unvanın sicilden silinmesi (m.545). Sorunsuz bir dosyada dört aylık bir takvim gerçekçidir; taşınmaz satışı, devam eden davalar, ödenmemiş vergi ve SGK borçları, vergi incelemesi ve düzenleyici kurum izni süreyi uzatır.

Tasfiye hangi durumda doğru karardır?

GöstergeAçıklama
Satılabilir değer kalmamışMüşteri portföyü, ruhsat, marka, ekip veya taşınmaz yoksa alıcı da olmaz
Borçlar varlığı aşmıyorTTK m.542/1-a: borçlar şirket varlığından fazla değilse tasfiye memuru bunları öder
Ortaklar arasında uyum varFesih kararı için AŞ’de sermayenin en az %75’i gerekir; uyum yoksa karar çıkmaz
Faaliyet gerçekten bitmişAynı işin başka bir tüzel kişilikte sürmesi muvazaa iddiası doğurur
Temiz çıkış isteniyorSicilden terkin, ortağı gelecekteki ticari yükümlülüklerden ayırır
Devam eden dosya yok veya karşılık ayrılabiliyorÇekişmeli borçlar için notere depo gerekir (m.541/3)

Tasfiyenin adım adım işleyişi, nisaplar, MERSİS belgeleri ve vergi takvimi için serinin ana rehberi olan Şirket Tasfiyesi Nasıl Yapılır? yazımıza; kapanışta işçi, kira ve sözleşmelerin nasıl sonlandırılacağı için Şirket Kapanıyor yazımıza bakabilirsiniz. Düzenlemeye tabi şirketlerde (aracı kurum, portföy yönetim şirketi, banka, sigorta, ödeme kuruluşu) ise bu genel rejim hiç işlemez; onların özel rejimi Düzenlemeye Tabi Şirketlerin Tasfiyesi yazımızda ele alınmıştır.

İkinci Yol: Pay Devri — Şirketi Kapatmak Yerine Satmak

Şirkette hâlâ bir değer varsa, kapatmak bu değeri yok eder. Tasfiyede taşınmaz, araç, stok ve ekipman tek tek paraya çevrilir; marka, müşteri ilişkisi, ruhsat ve ekip gibi ancak işletme bütün hâlinde anlam taşıyan değerler ise çoğu zaman sıfıra yakın bir karşılıkla kaybolur. Pay devri bu değeri fiyata dönüştürür. Ancak devrin hukuki ve vergisel kurguları şirket türüne göre ciddi biçimde ayrışır.

Anonim ve limited şirkette pay devrinin karşılaştırması

KonuAnonim şirketLimited şirket
Devir usulüKural olarak serbest; hisse senedi veya ilmühaber varsa devir bunların teslimi ve ciro ileNoter onaylı devir sözleşmesi ve genel kurul onayı (TTK m.595)
Onay zorunluluğuEsas sözleşmede bağlam hükmü yoksa şirket onayı aranmazGenel kurul onayı gerekir; esas sözleşme devri yasaklayabilir
Pay defteriDevrin pay defterine kaydıDevrin pay defterine kaydı ve ticaret siciline tescili
Vergi rejimiHisse senedi veya ilmühaber bastırılmış ve iki yıldan fazla elde tutulmuşsa değer artışı kazancı doğmaz (GVK mük. m.80/1)İstisna yoktur; kazanç mük. m.80/4 kapsamında değer artışı kazancıdır
Senet bastırılmamışsaİki yıl geçse bile mük. m.80/4 kapsamında değer artışı kazancı doğar
Kamu borcu sorumluluğuPay sahibinin 6183 m.35 sorumluluğu yoktur; kanuni temsilci sorumluluğu ayrıdır6183 m.35: ortak, tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan sorumludur
Devirden sonra6183 m.35/2: devreden ve devralan, devir öncesine ait amme alacaklarından müteselsilen sorumludur
GVK mükerrer m.80/1: “İvazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar” değer artışı kazancıdır.
GVK mükerrer m.80/4:Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar” değer artışı kazancıdır.
6183 sayılı Kanun m.35/2: “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”
Bu iki hüküm birlikte okunduğunda ortaya iki pratik sonuç çıkar. Birincisi: anonim şirkette hisse senedi veya geçici ilmühaber bastırmak, iki yıllık süre dolduğunda satış kazancını vergi dışında bırakabilen tek yoldur; senet bastırılmamışsa süre ne olursa olsun mükerrer m.80/4 devreye girer. Bu, kapanış kararından yıllar önce alınması gereken bir tedbirdir ve karar anında telafi edilemez. İkincisi: limited şirkette payı devretmek, devir öncesine ait kamu borcundan kurtarmaz; devreden ve devralan birlikte sorumludur. “Şirketi devrettim, artık ilgim yok” cümlesi vergi dairesi karşısında sonuç doğurmaz. Devir bedelinin kaynağı ayrıca sorgulanabilir; bu konuda Pay Devrinde Kaynak İspatı ve Sermaye İşlemleri ve Pay Devrinde Vergilendirme yazılarımıza bakınız.

Devir sözleşmesinde beyan ve taahhütler, gizli borçlara karşı teminat, kısmi bedel bloke edilmesi ve devirden sonra ortaya çıkacak vergi tarhiyatları için rücu düzeni kurulmalıdır. Alıcı tarafında ise devir öncesi vergi, SGK ve icra incelemesi (hukuki ve mali durum tespiti) zorunludur; çünkü tüzel kişilik devam ettiği için geçmiş borçlar da şirketle birlikte devredilir.

Üçüncü Yol: Birleşme veya Devir — Faaliyeti Başka Şirkette Sürdürmek

Grup yapısını sadeleştirmek, iki şirketi tek çatıda toplamak veya faaliyeti daha güçlü bir bilançoya taşımak isteyen şirketler için üçüncü yol birleşmedir. Ticaret hukuku tarafında birleşme TTK m.136 ve devamında; vergi tarafında ise “devir” adı altında Kurumlar Vergisi Kanunu m.19 ve m.20’de düzenlenmiştir. Vergi tarafındaki cazibe, şartları sağlandığında birleşmeden doğan kârın hesaplanmaması ve vergilendirilmemesidir.

KVK m.19/1: Birleşmenin devir sayılabilmesi için iki şart birlikte aranır: (a) birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması; (b) münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından kül hâlinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi.
KVK m.20: Devir hâlinde, şartlara uyulmak kaydıyla münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.

Birleşme yolunun avantaj ve yükleri

KonuAvantajYük
VergiŞartlara uyulursa birleşmeden doğan kâr vergilendirilmez (KVK m.20)Şartlardan birinin ihlali tüm rejimi bozar
Faaliyetin sürekliliğiİşletme, müşteri ve sözleşmeler devralanda devam ederSözleşmelerde devir yasağı ve onay şartları kontrol edilmeli
İş ilişkileriİş sözleşmeleri kural olarak devralana geçerDevralan, hizmet süresinin esas alındığı haklarda işe başlama tarihini esas alır
AlacaklılarKülli halefiyet; borçlar devralana geçerAlacaklıların korunmasına ilişkin TTK hükümleri işler
SüreTasfiyedeki üç aylık bekleme yokturBirleşme sözleşmesi, raporlar, inceleme hakkı ve tescil süreci zaman alır
SonuçMünfesih şirket sicilden silinir, değer korunurDevralan şirket, devralınan riskleri de üstlenir

Birleşme, devir ve bölünme işlemlerinin vergisiz geçiş şartları ile uygulamadaki tuzakları Vergisiz Birleşme ve Devir (KVK m.18-20) yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Kararın genel kurulda usulüne uygun alınması da kritiktir; nisaba veya usule aykırı kararlar için Genel Kurul Kararının İptali Dava Dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Dördüncü Yol: “Şirketi Uyutmak” — Hukuken Var Olmayan Seçenek

Uygulamada en sık başvurulan ve en çok zarar veren yol budur: faaliyeti fiilen durdurmak, ofisi kapatmak, personeli çıkarmak ve şirketi “bir süre böyle bırakmak”. Bunun hukuken bir karşılığı yoktur. Türk hukukunda bir sermaye şirketini “dondurmak” veya “askıya almak” diye bir kurum bulunmaz. Şirket, ticaret sicilinden silinmedikçe tüzel kişiliğini korur; mükellefiyet, vergi dairesine usulüne uygun bildirim yapılmadıkça devam eder.

Faaliyeti durduran şirkette süren yükümlülükler

YükümlülükNeden devam ederSonucu
Beyanname vermeMükellefiyet terkin edilmedikçe beyan yükümlülüğü sürerVerilmeyen her beyanname için usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezası
Defter tutma ve tasdikTicari defter düzeni tüzel kişiliğe bağlıdırTasdik ettirilmemiş defter, ispat ve ceza sorunu
Organ yükümlülükleriYönetim kurulu ve genel kurul işlevini sürdürürOrgan eksikliğinde fesih davası riski (TTK m.530)
Sermaye kaybı takibiZarar birikmeye devam ederTTK m.376 eşikleri; üçte iki kaybında kendiliğinden sona erme
SGK dosyasıKapatılmadıkça yükümlülük sürerİdari para cezası; kanuni temsilcinin 5510 m.88 sorumluluğu
Kira ve aboneliklerSözleşmeler kendiliğinden bitmezTahakkuk etmeye devam eden borçlar
Kanuni temsilci sorumluluğuVUK m.10 ve 6183 mük. m.35 işlemeye devam ederŞirketten tahsil edilemeyen kamu borcu için kişisel takip

Vergi idaresi bu durumu kendi araçlarıyla sonlandırabilir. VUK m.160 kapsamında mükellefiyet kaydı re’sen terkin edilebilir; ancak aynı madde, terkinin mükellefin işi bırakmadan önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını ve terkin tarihinden sonra fiilen faaliyette bulunduğu tespit edilirse o dönemler için de vergilendirme yapılacağını açıkça belirtir. Yani re’sen terk, mükellefin lehine bir kapanış değil, idarenin kayıt temizliğidir.

VUK m.160/A (Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini): Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır.
Faal olmayan şirket, risk analizinde de zayıf görünür. m.160/A’nın ölçütleri arasında mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı ve yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği sayılır. Yıllarca beyanname vermeyen, çalışanı ve aktifi olmayan bir şirket bu ölçütlerin çoğunda olumsuz konumdadır. Terkin edilen mükellefiyetin yeniden tesisi ise borçların ödenmesi ve belirlenen teminatın verilmesi şartına bağlanmıştır; yani “sonra yeniden açarız” planı teminat maliyetiyle karşılaşır. Buna karşılık işlem idari bir işlemdir ve dava edilebilir: faal olduğu yoklamayla tespit edilen şirketlerde terkin işlemleri yargı kararlarıyla iptal edilebilmektedir. İşi bırakma bildiriminin usulü ve re’sen terk ayrımı için İşi Bırakma, Tasfiye ve Mükellefiyetin Sona Ermesi yazımıza bakınız.

Ticaret sicili tarafındaki risk de ihmal edilmemelidir: geçmişte 6102 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. madde kapsamında, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmeden sicilde kalan çok sayıda şirket re’sen terkin edilmiştir. Re’sen terkin edilen şirketin tüzel kişiliği sona erer; ancak bu, ortakları ve yöneticileri geçmiş borçlardan kurtarmaz ve şirkete karşı dava açmak isteyen alacaklı için ihya davası zorunluluğu doğurur. Bu noktada dosya, kontrollü bir kapanıştan çıkıp yargıya taşınmış bir kapanışa dönüşür; ayrıntısı için Şirket Tasfiye Edildi, Alacağım Ne Olacak? yazımıza bakabilirsiniz.

Karar Ağacı: Hangi Yol Sizin Dosyanıza Uyuyor?

Adım adım karar ağacı

AdımSoruEvet iseHayır ise
1Ara bilançoya göre borçlar varlıkları aşıyor mu?Dört seçenek de kapalı: mahkemeye bildirim ve iflas; TTK m.377 ile konkordato değerlendirilirAdım 2
2Faaliyet gerçekten sona erecek mi, yoksa başka bir yapıda devam mı edecek?Devam edecekse tasfiye değil, devir veya birleşme düşünülürAdım 3
3Şirkette satılabilir bir değer var mı (ruhsat, portföy, marka, ekip, taşınmaz)?Pay devri veya birleşme; değeri fiyata dönüştürünAdım 4
4Alıcı bulunabilir mi; devralan grup şirketi var mı?Devir veya birleşme; KVK m.19-20 şartlarını kontrol edinAdım 5
5Ortaklar fesih nisabını sağlayabiliyor mu (AŞ’de sermayenin en az %75’i)?Tasfiye kararı alınırNisap sağlanamıyorsa haklı sebeple fesih davası değerlendirilir
6Devam eden dava, teminat mektubu veya çekişmeli borç var mı?Karşılık ayrılır veya notere depo edilir (m.541/3); terkin bunlar bitmeden istenmezTasfiye takvimi kurulur
7Vergi ve SGK borcu, devam eden inceleme var mı?Kapatılır veya tecil edilir; inceleme sonucu beklenirKapanış tamamlanır
8Anonim şirkette hisse senedi veya ilmühaber bastırıldı mı?İki yıllık süre dolmuşsa devir kazancı değer artışı kazancı sayılmazBastırılmamışsa devirde mük. m.80/4 uygulanır; karar buna göre kurgulanır

Maliyet: Tek Rakam Yerine Kalem Listesi

“Şirket kapatmak ne kadar tutar?” sorusunun tek rakamlı bir cevabı yoktur ve internette dolaşan sabit rakamlar çoğu zaman güncel değildir. Maliyet, biri sabit biri değişken iki kümeden oluşur. Aşağıdaki liste kalemleri gösterir; tutarlar için işlem tarihindeki noter tarifesi, ticaret sicili ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ücret tarifeleri ile mali müşavirlik asgari ücret tarifesi esas alınmalıdır.

Kapanış maliyetinin kalemleri

KümeKalemBelirleyici
SabitGenel kurul kararının noter onayıNoter tarifesi; ETDS veya MERSİS e-imza yoluyla onay aranmayabilir
SabitTicaret sicili tescil ve ilan giderleriSicil müdürlüğü tarifesi
SabitTTSG’de birer hafta arayla üç ilanİlan metninin uzunluğu ve Gazete tarifesi (m.541)
SabitMali müşavirlik ücreti (tasfiye dönemi beyannameleri)Tasfiyenin kaç döneme yayıldığı
SabitTasfiye memuru ücretiYönetim kurulu üyesi tasfiye memuru olursa ayrı ücret doğmayabilir
SabitBağımsız denetimŞirket denetim kapsamındaysa
DeğişkenTasfiye kârı üzerinden kurumlar vergisiTasfiye dönemi sonu ile başı arasındaki servet farkı
DeğişkenTasfiye artığının dağıtımında stopajOrtakların gerçek veya tüzel kişi olması
DeğişkenÖdenmemiş vergi ve SGK borçlarıDağıtımdan önce ödenmesi veya ayrılması zorunludur (6183 m.33)
Değişkenİşçilik alacaklarıKıdem, ihbar, izin; toplu çıkarmada bildirim yükümlülüğü
DeğişkenKira ve sözleşme çıkış maliyetleriErken tahliyede makul süre kirası (TBK m.325); cezai şartlar
DeğişkenDevam eden dava ve teminat riskleriNotere depo veya karşılık ayrılması (m.541/3)
Gerçek maliyet, sabit kalemlerde değil değişken kalemlerde saklıdır. Uygulamada şirket sahipleri kapanışı noter ve ilan giderlerinden ibaret sanır; oysa dosyanın toplam maliyetini belirleyen, tasfiye kârı üzerinden doğacak vergi, işçilik yükü ve kira çıkışıdır. Bu üç kalem karar öncesinde hesaplanmazsa, tasfiye ortada kalır ve şirket “kapanamayan şirket” hâline gelir.

Altı Tipik Senaryo ve Doğru Yol

Senaryolara göre önerilen yol

SenaryoDoğru yolGerekçe
Faaliyet bitti, borç yok, ortaklar anlaşıyorTasfiyeTemiz ve öngörülebilir çıkış; dört aylık takvim
Şirketin ruhsatı/lisansı veya müşteri portföyü varPay devriTasfiyede bu değerler kaybolur; devirde fiyata yansır
Grupta iki şirket var, biri gereksizBirleşme (KVK m.19-20 devir)Şartlara uyulursa birleşmeden doğan kâr vergilendirilmez
Nakit sıkışıklığı var ama işletme ayaktaKonkordato veya yapılandırmaTasfiye faaliyeti bitirir; konkordato yaşatmayı amaçlar
Borçlar varlığı aştıMahkemeye bildirim; iflas ve/veya konkordatoTTK m.376/3 emredicidir; gecikme cezai sorumluluk doğurur
Ortaklar anlaşamıyor, karar çıkmıyorHaklı sebeple fesih veya çıkma/çıkarılma yollarıFesih nisabı sağlanamadığında yargısal yol gündeme gelir

Dördüncü ve beşinci senaryoda öne çıkan konkordato rejiminin işleyişi, mühlet süreleri ve takip yasağı için İflasın Ertelenmesi ve Yeni Konkordato yazımıza; kamu borcu nedeniyle kişisel takiple karşılaşıldığında izlenecek yol için Ödeme Emrine İtiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Karardan Dönmek Mümkün mü?

TTK m.548/1: “Şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermiş ise, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmış olmadıkça, genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması gerekir. Esas sözleşme ile bu nisap ağırlaştırılabilir ve başkaca önlemler öngörülebilir. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir.”

Buradaki eşik nettir: dağıtıma başlanmamış olmak. Pay bedellerinin ve tasfiye paylarının ortaklar arasında dağıtımına başlandıktan sonra alınan devam kararı sonuç doğurmaz; tescil isteminde dağıtıma başlanmadığına ilişkin belgenin de eklenmesi gerekir. Bu nedenle tasfiyeye girilmiş ancak sonradan alıcı bulunmuş dosyalarda ilk kontrol edilecek şey, dağıtımın başlayıp başlamadığıdır. Tasfiye kapandıktan sonra ise geri dönüş değil, ek tasfiye veya ihya yolu gündeme gelir.

Sık Yapılan Hatalar

Kapatma kararında sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Kararı bilanço görmeden vermekBorca batık şirkette tasfiye başlatılır, süreç iflasa dönerÖnce iki esaslı ara bilanço ve m.376 testi
Şirketi uyutmaya bırakmakCeza birikir, kanuni temsilci sorumluluğu sürer, m.160/A riski doğarKapatma, devir veya birleşme arasında bilinçli seçim
Anonim şirkette senet bastırmayı ihmal etmekİki yıl geçse bile devir kazancı mük. m.80/4 kapsamında vergilenirSenet veya ilmühaberi çıkışı planlamadan yıllar önce bastırmak
Limited şirkette devirle kamu borcundan kurtulacağını sanmak6183 m.35/2 müteselsil sorumluluk; ödeme emri gelirDevirden önce amme borçlarını kapatmak veya tecil ettirmek
Birleşmede KVK m.19 şartlarını atlamakVergisiz devir rejimi bozulur, birleşme kârı vergilenirKül hâlinde devralma ve aynen bilançoya geçirme şartını belgelemek
Maliyeti noter ve ilan giderinden ibaret sanmakTasfiye ortada kalırVergi, işçilik ve kira çıkışını baştan hesaplamak
Devam eden davaları yok saymakTerkin sonrası taraf ehliyeti sorunu ve ihya zorunluluğuNotere depo veya paylaşımı şarta bağlama (m.541/3)
Dağıtıma başladıktan sonra tasfiyeden dönmeye çalışmakDevam kararı sonuç doğurmazKararı dağıtımdan önce almak ve belgelemek
Aynı işi yeni bir şirkette sürdürmekMuvazaa, işyeri devri ve malvarlığının kaçırılması iddialarıFaaliyeti gerçekten sonlandırmak veya devri açıkça belgelemek

Şirket nakdini ortaklara sormadan fona yatıran müdür veya yönetim kurulu karşısında diğer ortakların bilgi alma, özel denetim, azil ve sorumluluk davası haklarını, ibra kapanını ve otuz günlük planı müdür şirket nakdini fona yatırdı, ortakların hakları yazımızda anlattık.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirketi kapatmak mı devretmek mi daha avantajlı?

Cevap üç şeye bağlıdır: şirkette değer kalıp kalmadığı, borç yapısı ve vergi. Şirkette satılabilir bir değer (müşteri portföyü, ruhsat, marka, taşınmaz, ekip) varsa pay devri kapatmaya göre neredeyse her zaman daha avantajlıdır; çünkü tasfiyede bu değerler paraya çevrilerek dağıtılır ve çoğu zaman gerçek değerinin altında elden çıkar. Şirkette değer kalmamışsa ve borçlar varlığı aşmıyorsa tasfiye doğru yoldur. Borçlar varlığı aşıyorsa hiçbiri değil, mahkemeye bildirim ve iflas ya da konkordato gündeme gelir.

Şirketi kapatmadan bekletebilir miyim, yani uyutabilir miyim?

Hukukumuzda “şirketi uyutmak” diye bir kurum yoktur. Faaliyeti fiilen durdurmak, şirketin tüzel kişiliğini, mükellefiyetini veya organ yükümlülüklerini sona erdirmez. Ticaret sicilinden silinmediği sürece şirket vardır; vergi dairesine işi bırakma bildirimi yapılmadığı sürece mükellefiyet devam eder ve bu süre boyunca beyannamelerin verilmesi gerekir. Verilmeyen her beyanname özel usulsüzlük cezası doğurur, defter ve belge düzeni yükümlülüğü sürer, yönetim organının sorumluluğu devam eder. Yani faaliyeti durdurmak maliyeti ortadan kaldırmaz, yalnızca ertelenmiş ve büyüyen bir maliyete dönüştürür.

Payımı devredersem şirketin geçmiş borçlarından kurtulur muyum?

Özel hukuk borçlarında şirketin borçlusu şirkettir; pay devriyle bu değişmez. Kamu alacaklarında ise durum farklıdır. 6183 sayılı Kanun m.35/2 uyarınca ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur. m.35/3 de amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde bunların müteselsilen sorumlu olacağını söyler. Dolayısıyla limited şirkette “payı devrettim, temiz kâğıdım var” düşüncesi kamu borcu bakımından koruma sağlamaz.

Anonim şirket payı ile limited şirket payının satışı aynı şekilde mi vergilenir?

Hayır ve fark büyüktür. Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.80/1 uyarınca, tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç değer artışı kazancı sayılmaz. Buna karşılık mükerrer m.80/4, ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançları değer artışı kazancı sayar. Uygulamadaki sonuç şudur: anonim şirkette hisse senedi veya geçici ilmühaber bastırılmış ve iki yıllık süre dolmuşsa satış kazancı gelir vergisine tabi olmaz; senet veya ilmühaber bastırılmamışsa iki yıl geçse bile mükerrer m.80/4 kapsamında değer artışı kazancı doğar. Limited şirket payının devrinde ise istisna yoktur, kazanç mükerrer m.80/4 kapsamında değerlendirilir.

Şirketi başka bir şirkete devretmek (birleşme) vergisiz mümkün mü?

Şartları sağlanırsa evet. Kurumlar Vergisi Kanunu m.19, birleşmenin “devir” sayılabilmesi için iki şart arar: birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması ve münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin birleşilen kurum tarafından kül hâlinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi. m.20 ise devir hâlinde, şartlara uyulması kaydıyla münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançların vergilendirileceğini, birleşmeden doğan kârların hesaplanıp vergilendirilmeyeceğini düzenler. Bu yol, faaliyetin bir başka şirket bünyesinde devam etmesini isteyen gruplar için tasfiyeye göre çok daha avantajlıdır.

Faaliyeti durdurup beyanname vermezsem ne olur?

Üç sonuç doğar. Birincisi, verilmeyen beyannameler için özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezaları tahakkuk eder ve bunlar birikir. İkincisi, vergi idaresi Vergi Usul Kanunu m.160 kapsamında mükellefiyet kaydını re’sen terkin edebilir; ancak m.160 uyarınca terkin, mükellefin işi bırakmadan önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Üçüncüsü ve çoğu kez gözden kaçanı, ticaret sicili tarafındaki risktir: şirket sicilden silinmediği için tüzel kişilik devam eder, organ eksikliği ve sermaye kaybı hükümleri işlemeye devam eder. Kısacası beyanname vermemek bir kapanış yöntemi değil, ceza biriktirme yöntemidir.

VUK m.160/A nedir, benim şirketimi de kapatabilirler mi?

Vergi Usul Kanunu’nun “Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini” başlıklı 160/A maddesi, sahte belge düzenleme riskiyle mücadele için getirilmiştir. Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı ve vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları sonucunda sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve nezdlerinde yoklama yapılır; yoklama sonrası idarenin görüşü üzerine mükellefiyet kaydı terkin edilebilir. Terkin edilen mükellefiyetin yeniden tesisi, borçların ödenmesi ve belirlenen teminatın verilmesi şartına bağlanmıştır. Bu işleme karşı vergi mahkemesinde dava açılabilir; nitekim faal olduğu yoklamayla tespit edilen şirketlerde terkin işlemleri yargı kararlarıyla iptal edilebilmektedir.

Tasfiye kararı aldıktan sonra vazgeçebilir miyim?

Şartları varsa evet. Türk Ticaret Kanunu m.548 uyarınca şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermişse, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmış olmadıkça genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması gerekir ve esas sözleşme bu nisabı ağırlaştırabilir. Kritik eşik dağıtımdır: pay bedellerinin ve tasfiye paylarının dağıtımına başlandıktan sonra tasfiyeden dönme mümkün olmaz. Tescil isteminde dağıtıma başlanmadığına ilişkin belgenin de sunulması gerekir.

Kapatma kararını hangi organ verir, nisap nedir?

Anonim şirkette fesih ve tasfiyeye giriş kararı genel kurulun yetkisindedir ve ticaret sicili uygulamasında TTK m.421/3-4’teki ağırlaştırılmış nisap aranır: sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyu. İlk toplantıda bu nisaba ulaşılamazsa izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır. Limited şirkette fesih, TTK m.621/1-h’de önemli kararlar arasında sayılmıştır: temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir. Uygulamada bazı sicil müdürlüklerinin limited şirkette de yüzde yetmiş beş nisabını aradığı görüldüğünden, kararı iki nisabı da karşılayacak şekilde almak en güvenli yoldur.

Şirketi kapatmanın maliyeti ne kadar?

Tek bir rakam vermek yanıltıcı olur; maliyet kalemlerden oluşur ve bu kalemlerin tarifeleri her yıl değişir. Sabit kalemler şunlardır: genel kurul kararının noter onayı, ticaret sicili tescil ve ilan giderleri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde birer hafta arayla yapılacak üç ilanın bedeli, mali müşavirlik ücreti, varsa tasfiye memuru ücreti ve bağımsız denetim maliyeti. Değişken kalemler ise asıl belirleyicidir: tasfiye kârı üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisi, ortaklara dağıtılacak tasfiye artığı üzerindeki stopaj, ödenmemiş vergi ve SGK borçlarının kapatılması, işçilik alacakları ve kira sözleşmesinin erken sonlandırılmasından doğan yükümlülükler. Bu nedenle maliyet sorusunun cevabı, bilanço görülmeden verilemez.

Sonuç: Önce Teşhis, Sonra Yol

Şirket kapatma, bir işlem değil bir karardır ve bu kararın dört seçeneği vardır. Şirkette değer kalmışsa satmak, grup içinde sadeleşme gerekiyorsa birleştirmek, değer kalmamış ve borçlar varlığı aşmıyorsa tasfiye etmek doğru yoldur. Borçlar varlığı aşıyorsa hiçbiri yapılmaz; mahkemeye bildirim zorunludur. Dördüncü yol olan “şirketi uyutmak” ise bir seçenek değil, ertelenmiş bir maliyettir: beyanname yükümlülüğü sürer, cezalar birikir, kanuni temsilci sorumluluğu işlemeye devam eder ve süreç çoğu zaman idarenin re’sen terkiniyle, yani sizin kontrolünüz dışında sonuçlanır. Karar öncesinde yapılması gereken tek şey, bilançoyu, pay yapısını ve devam eden dosyaları aynı masaya koymaktır.

Karar öncesi bir saatlik analiz, yıllarca süren davayı önler

Şirketinizin borç yapısı, pay sahipliği, vergi geçmişi ve devam eden dosyaları üzerinden dört seçeneği karşılaştıralım; hangisinin size uygun olduğunu ve takvimin nasıl kurulacağını netleştirelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Bilançonuz, ortaklık yapınız ve devam eden dosyalarınız üzerinden dört seçeneği karşılaştıralım; kapanış takvimini ve maliyetini birlikte çıkaralım.

İletişime Geçin

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Vergi oranları, istisna tutarları, noter ve sicil tarifeleri her yıl değişmektedir; bu yazıda bilinçli olarak güncel tutar verilmemiş, yalnızca kalem ve kural yapısı gösterilmiştir. Dosyanızı, karar tarihinde yürürlükte olan metinler ve güncel tarifeler üzerinden avukatınız ve mali müşavirinizle birlikte değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk