19 Eylül 2026

Adi Ortaklık ve Şahıs İşletmesi Kapatma (2026)

Adi ortaklık ve şahıs işletmesi, kapanış bakımından sermaye şirketlerinden kökten ayrılır: ikisinin de tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle TTK m.529-548’deki tasfiye rejimi, tasfiye memuru, üç ilan ve üç aylık bekleme burada işlemez. Adi ortaklık TBK m.639’daki sebeplerle sona erer ve m.642-644 uyarınca ortakların elbirliğiyle yürütülen bir hesaplaşmayla tasfiye edilir; katılım payı olarak konulan mal aynen değil, biçilen değer üzerinden geri alınır (m.642). Şahıs işletmesinde ise kapanış, mükellefiyetin ve sicil kayıtlarının sonlandırılmasından ibarettir. Her iki yapıda da belirleyici olan nokta aynıdır: sorumluluğu sınırlayan bir perde yoktur. Adi ortaklıkta ortaklar üstlenilen borçlardan kural olarak müteselsilen sorumludur (TBK m.638) ve bu sorumluluk kapanışla sona ermez; şahıs işletmesinde işletme ile şahsın malvarlığı zaten aynıdır.

Burada sorumluluğu sınırlayan bir tüzel kişilik yok

Adi ortaklıkta ortaklar üstlenilen borçlardan kural olarak müteselsilen sorumludur; şahıs işletmesinde ise işletme ile şahıs aynı malvarlığıdır. Kapanış, bu sorumluluğu sona erdirmez. Dosyanızı birlikte inceleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Üç Yapının Karşılaştırması

Sermaye şirketi, adi ortaklık ve şahıs işletmesi

ÖlçütSermaye şirketiAdi ortaklıkŞahıs işletmesi
Tüzel kişilikVarYokYok
Kapanış rejimiTTK m.529-548 tasfiyeTBK m.639-644 sona erme ve tasfiyeMükellefiyetin sonlandırılması
Tasfiye memuruAtanır (TTK m.536)Tasfiye görevlisi atanabilir; anlaşmazlıkta hâkim atarYok
Üç ilan ve üç aylık beklemeUygulanırUygulanmazUygulanmaz
Ortak/sahip sorumluluğuKural olarak sınırlıMüteselsil (TBK m.638)Tüm malvarlığıyla
TescilZorunluOrtaklık olarak tescil edilmez; işletme tescil edilebilirTacirse ticaret siciline, esnafsa esnaf siciline
Vergi mükellefiyetiKurumlar vergisiOrtaklık gelir/kurumlar vergisi mükellefi değildir; KDV ve stopajda mükellefiyet olabilirGerçek kişi; gelir vergisi
Kapanış süresiYaklaşık dört ayHesaplaşmanın süresine bağlıHaftalar
Buradaki asıl fark süre veya usul değil, sorumluluktur. Sermaye şirketinde kapanış, ortağı kural olarak şirketin özel hukuk borçlarından ayırır. Adi ortaklıkta ve şahıs işletmesinde böyle bir ayrım yoktur: alacaklı doğrudan kişinin malvarlığına yönelebilir ve kapanış bu imkânı ortadan kaldırmaz. Bu nedenle bu iki yapıda kapanış kararı verilirken sorulacak soru “nasıl kapatırım” değil, “borçları nasıl kapatırım” olmalıdır.

Birinci Bölüm: Adi Ortaklığın Sona Ermesi

Sona erme sebepleri (TBK m.639)

TBK m.639 — Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer:
1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle.
2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.
3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.
4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.
5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.
6. Sözleşmede feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.
7. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla.

Sona erme sebeplerinin pratik sonuçları

SebepSözleşmede hüküm varsaSonuç
Amacın gerçekleşmesi veya imkânsızlaşmasıKendiliğinden sona erme
Ortağın ölümüMirasçılarla devam hükmü varsa sürerHüküm yoksa sona erer
Kısıtlama, iflas, payın cebrî icrayla paraya çevrilmesiDevam hükmü varsa sürerHüküm yoksa sona erer
Oybirliğiyle kararİradi sona erme
Sürenin bitmesiFiilen devam edilirse belirsiz süreliye dönüşebilirKendiliğinden sona erme
Fesih bildirimiHakkın saklı tutulması veya belirsiz süre şartıTek taraflı sona erdirme
Haklı sebeple fesihMahkeme kararı; başkaca koşul aranmaz
Yedinci bent, sözleşmeyle sınırlandırılamayan bir çıkış kapısıdır. TBK m.639/7, haklı sebeplerin bulunması hâlinde “her zaman başkaca koşul aranmaksızın” fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla sona ermeyi öngörür. Bu, hem belirli hem belirsiz süreli ortaklıklar bakımından başvurulabilecek bir yoldur. Ortakların anlaşamadığı ve oybirliği sağlanamayan dosyalarda tek gerçekçi yol çoğu zaman budur.

Tasfiye: bir hesaplaşma işlemi

Sona erme, ortaklık ilişkisini hemen bitirmez; ortaklığın amacı tasfiyeye dönüşür. Tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif malvarlığının belirlenmesi, ortakların birbirleriyle alacak-verecek ilişkilerinin kesilmesi ve malların paraya çevrilmesi işlemidir. Yargıtay uygulamasında bu işlem bir “arıtma” olarak nitelendirilir: hesaplar incelenir, bilanço düzenlenir ve ortaklığın aktif ile pasifi ortaya konur.

Adi ortaklıkta tasfiyenin işleyişi

KonuKuralDayanak
Kim yürütürYönetici olmayanlar dâhil bütün ortaklar elbirliğiyleTBK m.644
Tasfiye görevlisiOrtaklar atayabilir; anlaşamazlarsa hâkimden atanması istenirTBK m.644
Yönetim yetkisiSona ermeyle yöneticilerin görevi sona ererTBK m.640 ve devamı
Katılım payıMal aynen geri alınamaz; biçilen değer üzerinden istenirTBK m.642
Değer belirlenmemişseKatılım payı olarak konduğu zamandaki değer esas alınırTBK m.642
Ödeme sırasıÖnce borçlar, sonra avans ve giderler, sonra katılım paylarıTBK m.643
Kalan kazançOrtaklar arasında paylaştırılırTBK m.643
Varlık yetmezseZarar ortaklar arasında paylaşılırTBK m.643
TBK m.642: Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır.
TBK m.643: Ortaklığın borçları ödendikten, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç ortaklar arasında paylaştırılır. Ortaklığın borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır.
Bu iki hüküm, uygulamadaki en yaygın hayal kırıklığının kaynağıdır. Ortaklığa taşınmaz, araç veya makine koyan ortak, tasfiyede o malı geri alacağını varsayar; oysa kural, malın aynen değil değer üzerinden geri alınmasıdır. Üstelik değer sözleşmede belirlenmemişse, malın konduğu tarihteki değeri esas alınır — aradaki değer artışı ortaklığa kalır. Bu nedenle adi ortaklık sözleşmesinde katılım payına biçilen değerin ve geri alma esasının açıkça yazılması, yıllar sonra çıkacak uyuşmazlığı baştan kapatır.

Ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluğu

TBK m.638/3: Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludurlar.

Bu hüküm, adi ortaklık kapanışının en kritik noktasıdır. Ortaklar arasında yapılan tasfiye ve paylaşım bir iç ilişkidir; alacaklıya karşı ileri sürülemez. Dolayısıyla tasfiye tamamlanıp hesaplar kapatılmış olsa bile, ortaklık döneminde üstlenilen borçtan alacaklı, ortaklardan dilediğine tamamı için başvurabilir. Ödeyen ortağın diğerlerine rücu hakkı ise yine iç ilişkide işler ve tahsil edilebilirliği borçlu ortağın malvarlığına bağlıdır.

Adi ortaklıkta kapanış sonrası sorumluluk

KonuDurum
Özel hukuk borçlarıMüteselsil sorumluluk devam eder (TBK m.638)
İç ilişkideki paylaşımAlacaklıya karşı ileri sürülemez
RücuÖdeyen ortak diğerlerine rücu edebilir; tahsil riski kendisindedir
Kamu borçlarıOrtaklıktan doğan yükümlülüklerde ortakların sorumluluğu müteselsil olarak değerlendirilir
İşçi alacaklarıİşveren sıfatı ortaklarda olduğundan sorumluluk ortaklara aittir
ZamanaşımıBorcun tabi olduğu genel hükümlere göre işler
Bu yüzden adi ortaklıkta kapanış planı borçtan başlar. Hesaplaşmayı yapıp ayrılmak, borçtan kurtulmak anlamına gelmez. Doğru sıralama şudur: borç ve dava envanterini çıkarmak, üçüncü kişilerle olan sözleşmeleri sonlandırmak veya devretmek, borçları fiilen kapatmak ya da hangi ortağın hangi borcu üstlendiğini alacaklının da taraf olduğu bir düzenlemeyle belgelemek, ancak ondan sonra iç hesaplaşmayı yapmak. Alacaklının katılmadığı bir iç anlaşma, ona karşı hüküm doğurmaz.

İkinci Bölüm: Şahıs İşletmesinin Kapatılması

Kapanış neyi ifade eder?

Şahıs işletmesinde işletme ile işletme sahibinin malvarlığı hukuken aynıdır; ayrı bir tüzel kişilik bulunmadığından tasfiye edilecek ayrı bir varlık da yoktur. Kapanış, mükellefiyetin ve kayıtların sonlandırılması anlamına gelir. Vergi Usul Kanunu m.161, işi bırakmayı vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi olarak tanımlar.

Şahıs işletmesi kapanış yol haritası

AdımİşlemDayanak / not
1Faaliyetin fiilen sona erdirilmesi ve tarihinin netleştirilmesiVUK m.161
2İşçi çıkışları ve SGK işlemleri4857; 5510 m.9
3Kira sözleşmesi ve aboneliklerin sonlandırılmasıTBK m.325
4Stok, demirbaş ve araçların elden çıkarılması veya işletmeden çekilmesiVergisel sonuçları değerlendirilir
5Vergi dairesine işi bırakma bildirimi ve yoklamaVUK m.160, m.161, m.168 (bir ay)
6Son beyannamelerin verilmesi ve borçların kapatılmasıİlgili vergi kanunları
7Ticaret siciline kayıtlıysa kaydın terkiniTTK m.40; Ticaret Sicili Yönetmeliği
8Esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlıysa kaydın kapatılması5362 sayılı Kanun
9Belediye ruhsatı, izin ve lisansların iptaliİlgili mevzuat
10Ödeme kaydedici cihaz, e-imza, KEP ve banka kayıtlarının kapatılmasıİlgili düzenlemeler
11SGK 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığının sonlandırılması5510 m.9
12Defter ve belgelerin saklamaya alınmasıVUK saklama ve ibraz süreleri; TTK m.82
VUK m.168: Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içinde yapılır.
546 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği (18/1/2023 tarihli ve 32077 sayılı Resmî Gazete; yürürlük 1/2/2023): Ticaret Sicili Yönetmeliği gereğince tescil zorunluluğu bulunan ve Tebliğ ekindeki tabloda yer alan işlemlere ilişkin bilgiler Ticaret Bakanlığınca elektronik ortamda bildirildiğinden, bu işlemlere ilişkin bildirimler mükellef tarafından yapılmış sayılır; tabloda işi bırakma da yer alır.
Fiilî bırakma ile hukuki bırakma aynı şey değildir. İşyerini kapatmak, mükellefiyeti sona erdirmez; bildirim yapılmadıkça beyanname verme yükümlülüğü sürer ve verilmeyen her beyanname ceza doğurur. Nitekim idare, bildirim yapılmayan dosyalarda VUK m.160 kapsamında mükellefiyeti re’sen terkin edebilir; ancak bu terkin mükellefin önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Mükellefiyetin sona ermesi ve re’sen terk konusunun ayrıntısı için İşi Bırakma, Tasfiye ve Mükellefiyetin Sona Ermesi yazımıza bakabilirsiniz.

İşletme sahibinin ölümü

VUK m.164:Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir. Mirasçılardan herhangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır.”
VUK m.12: Ölüm hâlinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
VUK m.16: Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hâllerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.

Ölüm hâlinde mirasçıların durumu

KonuKuralDayanak
MükellefiyetÖlüm işi bırakma hükmündedirVUK m.164
BildirimMirası reddetmemiş mirasçılar bildirir; birinin bildirmesi yeterlidirVUK m.164
Ödevlerin geçişiMirası reddetmemiş mirasçılara geçerVUK m.12
Borçtan sorumlulukMiras hisseleri nispetindeVUK m.12
SürelerBildirme ve beyanname sürelerine üç ay eklenirVUK m.16
Mirasın reddiReddeden mirasçı bu ödevlerin ve sorumluluğun dışında kalırMiras hukuku hükümleri
Faaliyete devamMirasçılar faaliyeti sürdürecekse yeni mükellefiyet tesis edilirGenel hükümler
Miras hisseleri nispetinde sorumluluk, müteselsil sorumluluktan farklıdır. VUK m.12 mirasçıların vergi borçlarından hisseleri oranında sorumlu olacağını öngörür; yani idare mirasçılardan birinden borcun tamamını isteyemez. Bu, sermaye şirketlerindeki kanuni temsilci sorumluluğundan ve adi ortaklıktaki müteselsil sorumluluktan ayrılan önemli bir noktadır. Ayrıca mirası reddeden mirasçı bu ödevlerin tamamen dışında kalır; bu nedenle borçlu bir işletmede mirasın reddi süresi ve şartları vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir.

Vergi ve Sigortalılık Boyutu

Kapanışta vergi ve SGK başlıkları

KonuAdi ortaklıkŞahıs işletmesi
Gelir/kurumlar vergisiOrtaklık mükellef değildir; ortaklar payları için beyan ederGerçek kişi gelir vergisi mükellefi
KDV ve stopajOrtaklık adına mükellefiyet tesis edilebilirİşletme adına mükellefiyet
İşi bırakma bildirimiOrtaklığın mükellefiyetleri sonlandırılırVUK m.160-161, m.168
Stok ve demirbaşParaya çevrilir veya ortaklara devredilirSatış veya işletmeden çekiş
Son beyannamelerKıst döneme ilişkin beyanlarKıst döneme ilişkin beyanlar
SGKOrtakların 4/b sigortalılığı4/b sigortalılığın sonlandırılması
İşçi varsaİşveren sıfatı ortaklardaİşveren sıfatı işletme sahibinde
Kamu borcuOrtaklar bakımından müteselsil değerlendirmeŞahsın tüm malvarlığı

Stok, demirbaş ve araçların elden çıkarılmasının vergisel sonuçları ile kıst dönem beyanlarının kapsamı dosyaya göre değiştiğinden, kapanış takvimi mali müşavirle birlikte kurulmalıdır. Kapanış sonrasında ortaya çıkan kamu alacaklarında izlenecek yol ve ödeme emrinde on beş günlük dava süresi için Şirket Kapanınca Vergi Borcu Ne Olur? ve Ödeme Emrine İtiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.

İşçi Boyutu

Her iki yapıda da işveren sıfatı tüzel kişiye değil gerçek kişilere aittir: adi ortaklıkta ortaklara, şahıs işletmesinde işletme sahibine. Faaliyetin sona ermesi iş sözleşmelerini kendiliğinden bitirmez; fesih 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır. Bildirim önelleri (m.17), iş arama izni (m.27) ve eşikleri aşan sayıda çıkarmada otuz günlük bildirim ile ilan yükümlülüğü (m.29) burada da işler. Kıdem, ihbar ve kullanılmayan yıllık izin alacakları fesihle muaccel olur ve bu alacakların muhatabı doğrudan ortaklar veya işletme sahibidir.

Tüzel kişilik perdesi olmadığı için işçi alacağı doğrudan kişiye yönelir. Sermaye şirketinde işçi alacağının borçlusu şirkettir ve ortak kural olarak sorumlu değildir; adi ortaklıkta ve şahıs işletmesinde ise alacaklı doğrudan kişinin malvarlığına başvurabilir. İşçi alacaklarında zamanaşımı 4857 ek m.3 uyarınca beş yıldır ve fesih tarihinden işler. Kalem kalem alacaklar ve bildirim usulü için Tasfiyede İşçi Alacakları, işveren tarafındaki fesih takvimi için Şirket Kapanınca İşçiler, Kira ve Sözleşmeler Ne Olur? yazılarımıza bakınız.

Kapanış Öncesi On Maddelik Kontrol Listesi

Adi ortaklık ve şahıs işletmesinde kontrol listesi

NoKontrol
1Ortaklık sözleşmesi var mı; sona erme, ölüm ve katılım payı maddeleri ne diyor?
2Katılım paylarına değer biçilmiş mi (TBK m.642 uygulaması)?
3Borç ve dava envanteri çıkarıldı mı; üçüncü kişilere karşı borçlar belirlendi mi?
4Borçlar fiilen kapatılıyor mu, yoksa sadece iç paylaşım mı yapılıyor?
5Alacaklının taraf olduğu bir borç üstlenme düzenlemesi gerekiyor mu?
6Sözleşmeler (kira, tedarik, bayilik) sonlandırıldı veya devredildi mi?
7İşçi çıkışları ve SGK bildirimleri tamamlandı mı?
8Vergi dairesine işi bırakma bildirimi süresinde yapıldı mı (bir ay)?
9Ticaret sicili veya esnaf sicili kaydı ile ruhsatlar kapatıldı mı?
10Defter, belge, sözleşme ve tasfiye hesabı arşivlendi mi?

Sık Yapılan Hatalar

Adi ortaklık ve şahıs işletmesi kapanışında hatalar

HataSonucuDoğrusu
Adi ortaklıkta tasfiye memuru arayıp TTK usulü uygulamaya çalışmakYanlış usul; zaman kaybıTBK m.639-644 uygulanır
Ortaklığa konulan malın aynen geri alınacağını sanmakTalep reddedilirDeğer üzerinden geri alma (TBK m.642)
Katılım payına değer biçmemiş olmakKonduğu tarihteki değer esas alınırSözleşmede değeri yazmak
İç paylaşımı alacaklıya karşı ileri sürmekSonuç doğurmazAlacaklının taraf olduğu düzenleme yapmak
Hesaplaşmayı yapıp borçtan kurtulduğunu düşünmekMüteselsil sorumluluk sürerBorçları fiilen kapatmak (TBK m.638)
Şahıs işletmesinde fiilî kapanışı yeterli saymakBeyanname cezaları birikirİşi bırakma bildirimini süresinde yapmak
Esnaf sicili veya ruhsatı açık bırakmakYükümlülük ve ceza riski sürerTüm kayıtları kapatmak
Ölümde bildirimi geciktirmekMirasçılar için ödev ve ceza riskiVUK m.164 bildirimi; m.16 üç aylık ek süre
Mirasın reddi süresini kaçırmakBorçlu terekede sorumluluk doğarSüreyi vakit kaybetmeden değerlendirmek
Defter ve belgeleri imha etmekİspat ve ceza riskiSaklama sürelerine uymak

Sıkça Sorulan Sorular

Adi ortaklık nasıl sona erer?

Adi ortaklık, TBK m.639’da sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesiyle sona erer: ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle; sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesine ilişkin hüküm yoksa ortaklardan birinin ölmesiyle; sözleşmede devam edileceğine ilişkin hüküm yoksa bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle; bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle; kararlaştırılmış sürenin bitmesiyle; feshi bildirme hakkı saklı tutulmuşsa veya ortaklık belirsiz süreli ya da bir ortağın ömrü boyunca kurulmuşsa bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla; haklı sebeplerin bulunması hâlinde fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla.

Adi ortaklıkta tasfiye nasıl yapılır?

Sona erme, ortaklık ilişkisini hemen bitirmez; amaç tasfiyeye dönüşür ve hesaplaşma başlar. Tasfiye, yönetici olmayanlar da dâhil bütün ortakların elbirliğiyle yürütülür; ortaklar bir tasfiye görevlisi atayabilir, anlaşamazlarsa ortaklardan birinin istemiyle hâkimden atanmasını isteyebilirler. Tasfiyede ortaklığın aktif ve pasifi belirlenir, borçlar ve avanslar ödenir, katılım payları geri verilir ve kalan değer paylaşılır. Uygulamada tasfiye, bir bilanço düzenlenerek hesapların görülmesi işlemidir; bu nedenle talebin doğru kurulması sonucu doğrudan etkiler.

Ortaklığa koyduğum malı aynen geri alabilir miyim?

Kural olarak hayır. TBK m.642 uyarınca katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır. Bu nedenle ortaklık sözleşmesinde katılım payına biçilen değerin açıkça yazılması, tasfiyede çıkacak uyuşmazlığı baştan önler.

Kalan kazanç veya zarar nasıl paylaşılır?

TBK m.643 uyarınca ortaklığın borçları ödendikten, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç ortaklar arasında paylaştırılır. Ortaklığın borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır. Paylaşım oranı sözleşmede belirlenmemişse kanunun kâr ve zarara katılma hükümleri uygulanır.

Adi ortaklık sona erince ortakların borç sorumluluğu biter mi?

Bitmez. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur ve TBK m.638 uyarınca ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığıyla üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk üçüncü kişilere karşıdır ve ortaklığın sona ermesiyle ortadan kalkmaz; ortaklar arasındaki iç ilişkide yapılan paylaşım, alacaklıya karşı ileri sürülemez. Bu nedenle adi ortaklıkta kapanış, borçların fiilen kapatılmasıyla tamamlanır; hesaplaşmanın yapılmış olması tek başına yeterli değildir.

Şahıs işletmesi nasıl kapatılır?

Şahıs işletmesinde ayrı bir tüzel kişilik ve dolayısıyla tasfiye rejimi yoktur; kapanış, mükellefiyetin ve kayıtların sonlandırılmasıyla gerçekleşir. Sıralama şudur: faaliyetin fiilen sona erdirilmesi, işçi çıkışları ve SGK işlemleri, kira ve aboneliklerin sonlandırılması, stok ve demirbaşların elden çıkarılması, vergi dairesine işi bırakma bildirimi ve yoklama, ticaret siciline kayıtlıysa kaydın terkini, esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlıysa o kaydın kapatılması, belediye ruhsatının iptali ve defter ile belgelerin saklamaya alınması.

İşi bırakma bildirimi kaç günde yapılır?

Vergi Usul Kanunu m.168 uyarınca şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içinde yapılır. Vergi Usul Kanunu m.161 işi bırakmayı, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi olarak tanımlar. Ticaret siciline tescil edilen ve 546 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekindeki tabloda yer alan işlemler bakımından ise tescil, mükellef tarafından yapılmış bildirim olarak kabul edilir.

İşletme sahibi ölürse ne olur?

Vergi Usul Kanunu m.164 uyarınca ölüm işi bırakma hükmündedir ve ölüm, mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir; mirasçılardan herhangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır. Kanun’un 12. maddesi uyarınca ölüm hâlinde mükelleflerin ödevleri mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer; ancak mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olur. Ayrıca m.16 uyarınca vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hâllerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.

Adi ortaklıkta ortaklardan biri ölürse ortaklık biter mi?

TBK m.639 uyarınca sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa ortaklardan birinin ölmesiyle ortaklık sona erer. Sözleşmede mirasçılarla devam edileceğine ilişkin hüküm varsa ortaklık sürer. Sona erme hâlinde tasfiye, kalan ortaklar ile ölen ortağın mirasçıları arasında yürütülür ve ölen ortağın payı tasfiye hesabına göre belirlenir. Bu nedenle adi ortaklık sözleşmelerinde ölüm hâline ilişkin hükmün baştan yazılması, hem ortaklığın devamı hem de mirasçılarla yapılacak hesaplaşma bakımından belirleyicidir.

Adi ortaklığı şirkete dönüştürmek mümkün mü?

Adi ortaklığın faaliyetini bir ticaret şirketi bünyesinde sürdürmek mümkündür; ancak bu, teknik anlamda bir tür değiştirme değil, yeni bir tüzel kişilik kurularak işletmenin ona aktarılmasıdır. Bu yolda katılım paylarının, taşınmazların, sözleşmelerin ve izinlerin devri ile vergisel sonuçlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Şirkette satılabilir bir değer varsa kapatmak yerine devretmek veya faaliyeti bir şirkete taşımak çoğu dosyada daha avantajlıdır; karar aşamasındaki karşılaştırma için ilgili rehberimize bakabilirsiniz.

Sonuç

Adi ortaklık ve şahıs işletmesinde kapanış, sermaye şirketlerine göre usul bakımından çok daha sadedir: tasfiye memuru yoktur, üç ilan yapılmaz, üç aylık bekleme işlemez. Buna karşılık koruma da yoktur. Adi ortaklıkta ortaklar TBK m.638 uyarınca üstlenilen borçlardan kural olarak müteselsilen sorumludur ve ortaklar arasında yapılan paylaşım alacaklıya karşı ileri sürülemez; şahıs işletmesinde ise işletme ile şahsın malvarlığı zaten ayrılmamıştır. Tasfiye tarafında ise iki hüküm belirleyicidir: TBK m.642 uyarınca katılım payı olarak konulan mal aynen değil biçilen değer üzerinden geri alınır; m.643 uyarınca kalan kazanç paylaşılır, varlık yetmezse zarar da paylaşılır. Bu nedenle bu iki yapıda kapanış planı iç hesaplaşmadan değil, üçüncü kişilere olan borçlardan başlamalıdır.

Tasfiye bir hesaplaşmadır; usulü yanlış kurulan talep düşer

Adi ortaklıkta tasfiye ortakların elbirliğiyle yürütülür; katılım payı aynen değil biçilen değer üzerinden geri alınır. Talebin doğru kurulması sonucu belirler. Dosyanız için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Ortaklık sözleşmenizi, borç envanterinizi ve katılım paylarınızı inceleyip tasfiye hesabını birlikte kuralım.

İletişime Geçin
Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın beş aşamasını, rehberleri ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Adi ortaklıkta tasfiye hesabı dosyanın somut verilerine göre kurulur; şahıs işletmesinde stok ve demirbaşların elden çıkarılmasının vergisel sonuçları ile mirasın reddi süresi dosyadan dosyaya değişir. Dosyanızı, ortaklık sözleşmeniz ve işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuat üzerinden avukatınız ve mali müşavirinizle birlikte değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk