19 Eylül 2026

Vakfın Sona Ermesi ve Tasfiyesi (2026)

Vakıf, şirket veya dernek gibi bir organ kararıyla kapatılamaz. Vakıf bir mal topluluğudur ve vakfedenin iradesiyle belirli bir amaca özgülenmiştir; bu nedenle varlığına son verilmesi mahkeme kararına bağlıdır. Türk Medeni Kanunu m.116 iki yol öngörür: kendiliğinden sona erme (amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle gelmiş ve değiştirilmesine de olanak bulunmuyorsa; vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir) ve dağıtılma (yasak amaç veya yasak faaliyet hâlinde, denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak). Tüzel kişilik hemen bitmez: TMK m.52 uyarınca kişilik ve ehliyet tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder. En kritik ayrım ise tasfiyenin sonundadır: arta kalan mal ve haklar sona ermede senetteki hükme göre, yoksa mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılmada ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilir.

Vakıfta sona erme bir karar değil, mahkeme işidir

Vakıf, genel kurul kararıyla kapatılamaz. TMK m.116 sona ermeyi iki şarta ve mahkemeye bağlar; dağıtılma ise denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusuyla yapılır. Vakıf senedinizi ve dosyanızı birlikte inceleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Hükmün Tam Metni

TMK m.116 — Vakfın sona ermesi
Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir. Yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan veya amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa; vakıf, denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır.
TMK m.52: Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder.

İki Yol: Sona Erme ve Dağıtılma

TMK m.116’nın iki fıkrası

ÖlçütKendiliğinden sona ermeDağıtılma
SebepAmacın gerçekleşmesinin olanaksızlaşması ve değiştirilememesiYasak amaç, yasak faaliyet veya amacın sonradan yasaklanması
BaşvuranVakfın yönetim organı veya Vakıflar Genel MüdürlüğüDenetim makamı ya da Cumhuriyet savcısı
UsulMahkeme, diğerinin yazılı düşüncesini alarak karar verirDuruşma yapılarak karar verilir
KararSona ermenin tespiti ve sicilden silinmeVakfın dağıtılması
Arta kalan malvarlığıSenetteki hükme göre; yoksa mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfaGenel Müdürlüğe
NitelikAmacın sürdürülemez hâle gelmesiHukuka aykırılık yaptırımı
Kendiliğinden sona ermede iki şart birlikte aranır. Yalnızca amacın gerçekleşmemesi yeterli değildir; kanun ayrıca amacın değiştirilmesine de olanak bulunmamasını şart koşar. Nitekim TMK m.113, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınmasının vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmesi durumunda amacın değiştirilebilmesine imkân tanır. Bu yapı, sona ermeyi bilinçli olarak son çare hâline getirir: vakfın yaşatılması esas, sona erdirilmesi istisnadır. Bu nedenle mahkemeye başvurmadan önce amaç değişikliği yolunun tüketilip tüketilmediği değerlendirilmelidir.

Usul: Mahkeme, Genel Müdürlük ve Tasfiye Kurulu

Kendiliğinden sona ermede işleyiş

Adımİşlem
1Vakfın yönetim organı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü, amacın gerçekleşmesinin imkânsız hâle geldiği kanısına varır
2Dilekçe ile mahkemeye başvurularak durumun mahkeme siciline tescili istenir
3Mahkeme, gereğine göre Genel Müdürlüğün veya vakfın yönetim organının yazılı düşüncesini alır
4Mahkeme, vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşumu istemini karara bağlar
5Mahkeme dağılma kararını sicile tescil eder
6Sona eren vakfın kişiliği ve ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder
7Sona erme merkezî sicile kaydedilir ve Genel Müdürlükçe Resmî Gazete’de ilan olunur
8Tasfiye kurulu borçları tasfiye eder; arta kalan mal ve haklar devredilir
Tasfiye kurulunun oluşumu mahkeme kararına bağlıdır. Bu, vakfı dernekten ayıran teknik bir noktadır: dernekte tasfiye kurulu kendiliğinden son yönetim kurulu üyelerinden oluşurken, vakıfta mahkeme dağılma kararıyla birlikte tasfiye kurulunun oluşumu istemini de karara bağlar. Dolayısıyla vakıfta mahkemeye yapılacak başvuruda yalnızca sona ermenin tespiti değil, tasfiye kurulunun oluşumu da talep edilmelidir; aksi hâlde karar eksik kalır ve tasfiye başlayamaz. Dernekteki düzen için Derneğin Feshi ve Tasfiyesi yazımıza bakabilirsiniz.

Asıl Fark: Arta Kalan Mal ve Hakların Akıbeti

Vakıflar mevzuatı: Sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre; senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün ve devredilecek vakfın görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar ise Genel Müdürlüğe devredilir.

Tasfiye artığı: dört yapının karşılaştırması

YapıArta kalan malvarlığı kime gider?Dayanak
Anonim / limited şirketOrtaklara, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranındaTTK m.543/1
KooperatifAncak anasözleşmede öngörülmüşse ortaklara; kural olarak eşit1163 m.83
DernekÜyelere dağıtılmaz; tüzükteki esasa göre, yoksa amacına en yakın ve en fazla üyeye sahip derneğeDernekler Yönetmeliği m.89
Vakıf (sona erme)Senetteki hükme göre; yoksa mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfaVakıflar mevzuatı
Vakıf (dağıtılma)Vakıflar Genel MüdürlüğüneVakıflar mevzuatı
Sona erme ile dağıtılma arasındaki fark, malvarlığının adresini değiştirir. Amacı gerçekleşemez hâle geldiği için sona eren bir vakfın malvarlığı, vakfedenin iradesine en yakın sonucu sağlamak üzere önce senede, senette hüküm yoksa benzer amaçlı bir vakfa yönlendirilir. Buna karşılık yasak amaç veya yasak faaliyet nedeniyle dağıtılan vakıfta bu yönlendirme yapılmaz; malvarlığı doğrudan Genel Müdürlüğe devredilir. Bu ayrım, dosyanın hangi fıkra kapsamında yürütüldüğünün neden baştan netleştirilmesi gerektiğini gösterir.

Vakıf ile Dernek: Dört Fark

Vakıf ve dernek kapanışının karşılaştırması

KonuDernekVakıf
Organ kararıyla kapanmaGenel kurul her zaman feshe karar verebilir (TMK m.88)Mümkün değil; mahkeme kararı gerekir (TMK m.116)
Sona erme sebepleriKendiliğinden (m.87), genel kurul (m.88), mahkeme (m.89)Kendiliğinden sona erme ve dağıtılma (m.116)
Tasfiye kuruluSon yönetim kurulu üyeleriOluşumuna mahkeme karar verir
Muhatap kurumMülki idare amirliğiMahkeme ve Vakıflar Genel Müdürlüğü
İlanMülki idare amirliğine bildirimMerkezî sicile kayıt ve Resmî Gazete’de ilan
Tasfiye süresiEk süreler hariç üç ayMevzuatta ayrı bir üç aylık süre öngörülmemiştir
Arta kalan malvarlığıAmacına en yakın ve en fazla üyeye sahip derneğeBenzer amaçlı bir vakfa; dağıtılmada Genel Müdürlüğe
Tüzel kişiliğin devamıTasfiye sonuna kadarTasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder (TMK m.52)

Alacaklılar, Çalışanlar ve Vergi

Vakfın tüzel kişiliği bulunduğundan borçların borçlusu vakfın kendisidir; yönetim organı üyeleri kural olarak kişisel malvarlıklarıyla sorumlu değildir. Mevzuat, devri açıkça “borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar” ifadesiyle kurduğundan, borçlar karşılanmadan devir yapılamaz.

Kapanışta taraflar

TarafDurumuDayanak / not
AlacaklıBorçlar tasfiye edilmeden arta kalan mal devredilemezVakıflar mevzuatı
İşçiFesih 4857 hükümlerine göre; alacaklar fesihle muaccel olur4857 m.17, m.27, m.29; 1475 m.14
İşçi (zamanaşımı)Kıdem, ihbar ve izin ücretinde beş yıl; fesih tarihinden işler4857 ek m.3
Vergi dairesiKamu alacakları ödenmeden veya ayrılmadan dağıtım yapılamaz6183 m.33
Tasfiye kurulu üyesiBorçların karşılanması ve devrin usulüne uygunluğundan sorumluGenel hükümler
Devralan vakıfMal ve hakları devralırMahkeme kararı
Genel MüdürlükGörüş verir; dağıtılmada devralanVakıflar mevzuatı
Vakıflarda vergi muafiyeti ayrı bir konudur. Bakanlar Kurulu kararıyla vergi muafiyeti tanınmış vakıflar bakımından muafiyetin şartları ve devamı ayrı bir mevzuata tabidir; sona erme sürecinde muafiyetin akıbeti ve varsa geçmiş dönem yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir. Ayrıca iktisadi işletmesi bulunan vakıflarda, bu işletmenin kapanışı kendi kuralları çerçevesinde yürütülür. Kapanış sonrası kamu alacağı rejimi için Şirket Kapanınca Vergi Borcu Ne Olur?; işçi tarafı için Tasfiyede İşçi Alacakları ve Şirket Kapanınca İşçiler, Kira ve Sözleşmeler Ne Olur? yazılarımıza bakabilirsiniz.

Taşınmaz ve Diğer Varlıklar

Vakıfların malvarlığı çoğu zaman taşınmazlardan oluşur; bu nedenle tasfiyenin en uzun kalemi taşınmaz işlemleridir. Ayrıca TMK m.117 uyarınca vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz; bu hüküm vakıf mallarına özgü bir koruma sağlar ve tasfiye sürecinde üçüncü kişilerin kazanma iddiaları bakımından önem taşır.

Varlık tarafında kontrol listesi

KonuYapılacak
Tapu kayıtlarıTüm taşınmazların ve takyidatların listesi çıkarılır
Şerh ve kısıtlamalarİpotek, haciz, şerh ve beyanlar tespit edilir
Vakıf senediMalvarlığının akıbetine ilişkin hüküm aranır
Devir kararıMahkeme kararı ve Genel Müdürlük görüşü
Araç ve menkullerNoter ve tescil işlemleri; rehin ve haciz sorgusu
Zilyetlikle kazanmaTMK m.117: vakıf mallarında uygulanmaz
Değer tespitiDevir ve satışlarda belgelendirme

Satış ve devir işlemlerinde yetki, değer riski ve vergi boyutunun genel çerçevesi için Tasfiyede Taşınmaz ve Araç Satışı yazımıza bakabilirsiniz; oradaki değerleme ve belgeleme disiplini vakıf tasfiyesinde de yol göstericidir.

Sık Yapılan Hatalar

Vakıf sona ermesinde hatalar

HataSonucuDoğrusu
Yönetim kurulu kararıyla vakfı kapatmaya çalışmakİşlem sonuç doğurmazSona erme mahkeme kararına bağlıdır (TMK m.116)
Amaç değişikliği yolunu tüketmeden başvurmakTalep reddedilebilirÖnce TMK m.113 kapsamında değerlendirme
Yalnızca sona ermenin tespitini istemekTasfiye kurulu oluşmaz, süreç tıkanırTasfiye kurulu oluşumunu da talep etmek
Sona erme ile dağıtılmayı karıştırmakMalvarlığının gideceği adres yanlış belirlenirHangi fıkra kapsamında olunduğunu netleştirmek
Vakıf senedinin ilgili maddesini okumamakDevir yeri belirsiz kalırSenetteki hükmü baştan tespit etmek
Borçları karşılamadan devir yapmakDevir tartışmaya açılır; sorumluluk doğarÖnce borçların tasfiyesi
Kamu alacağı ödenmeden dağıtım yapmak6183 m.33 sorumluluğuÖnce ödeme veya ayırma
İşçileri kendiliğinden çıkmış saymakKıdem, ihbar ve izin alacakları doğarUsulüne uygun fesih
Resmî Gazete ilanını takip etmemekİlgililer ve alacaklılar bilgilenemezSona ermenin ilanını izlemek
Belgeleri saklamamakİspat ve denetim sorunuTasfiye evrakını arşivlemek
Vakıf parası fonda kaldıysa: Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimi (TMK m.111), yöneticilerin görevden alınması (m.112) ve kişisel sorumluluk (m.50) dernek veya vakfın parası fonda kaldı yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Vakıf nasıl sona erer?

Vakıf, dernek veya şirket gibi bir organ kararıyla kapatılamaz. Türk Medeni Kanunu m.116 iki yol öngörür. Birincisi kendiliğinden sona erme: amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir. İkincisi dağıtılma: yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan ya da amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa vakıf, denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır.

Vakıf yönetim kurulu kararıyla kapatılabilir mi?

Hayır. Vakıf bir mal topluluğudur ve vakfedenin iradesiyle belirli bir amaca özgülenmiştir; bu nedenle vakfın varlığına yönetim organının iradesiyle son verilemez. Yönetim organının yapabileceği şey, amacın gerçekleşmesinin olanaksız hâle geldiği kanısına varması hâlinde dilekçeyle mahkemeye başvurarak durumun sicile tescilini istemektir. Karar mahkemeye aittir ve mahkeme, gereğine göre Vakıflar Genel Müdürlüğünün veya vakfın yönetim organının yazılı düşüncesini alarak vakfın dağılması ile tasfiye kurulu oluşumu istemini karara bağlar.

Kendiliğinden sona erme için hangi şartlar aranır?

TMK m.116/1 iki şartı birlikte arar: amacın gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmiş olması ve amacın değiştirilmesine de olanak bulunmaması. Yalnızca amacın gerçekleşmemesi yeterli değildir; kanun önce amacın değiştirilmesi yolunun tüketilmesini ister. Nitekim TMK m.113, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedindeki amaca bağlı kalınmasının vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmesi hâlinde amacın değiştirilebilmesine imkân tanır. Bu yapı, sona ermeyi son çare olarak konumlandırır.

Sona eren vakfın tüzel kişiliği hemen biter mi?

Bitmez. Türk Medeni Kanunu m.52 uyarınca sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder. Vakıflar mevzuatında da sona eren vakfın kişiliğinin ve ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olarak tasfiye sırasında devam edeceği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla tasfiye tamamlanıncaya kadar vakıf dava açabilir, kendisine dava açılabilir ve tasfiye amacına uygun işlemler yapabilir.

Vakıf tasfiyesini kim yürütür?

Tasfiye, mahkemenin dağılma kararıyla birlikte oluşumuna karar verdiği tasfiye kurulu tarafından yürütülür. Vakıflar mevzuatında mahkemenin vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşumu istemini birlikte karara bağlayacağı öngörülmüştür. Bu yön, vakfı dernekten ayırır: dernekte tasfiye kurulu kendiliğinden son yönetim kurulu üyelerinden oluşurken, vakıfta tasfiye kurulunun oluşumu mahkeme kararına bağlıdır.

Tasfiyeden arta kalan mal ve haklar nereye gider?

Burada kritik bir ayrım vardır. Vakıflar mevzuatına göre sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre; senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün ve devredilecek vakfın görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa devredilir. Buna karşılık dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar Genel Müdürlüğe devredilir. Yani sona erme ile dağıtılma, arta kalan malvarlığının gideceği adresi değiştirir.

Vakfın sona ermesi ilan edilir mi?

Evet. Vakıflar mevzuatı uyarınca vakfın sona ermesi merkezî sicile kaydedilir ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Resmî Gazete’de ilan olunur. Bu, vakfı dernekten ayıran bir başka noktadır: dernekte muhatap mülki idare amirliği iken vakıfta hem mahkeme hem Vakıflar Genel Müdürlüğü sürecin içindedir ve sona erme Resmî Gazete’de ilan edilir. İlan, alacaklılar ve ilgililer bakımından da bilgilenme işlevi görür.

Vakfın çalışanlarının alacakları ne olur?

Vakfın işçisi varsa işveren vakıftır ve sona erme kararı iş sözleşmelerini kendiliğinden bitirmez. İş sözleşmeleri 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre usulüne uygun biçimde feshedilir; bildirim önelleri (m.17), iş arama izni (m.27) ve eşikleri aşan sayıda çıkarmada otuz gün önceden bildirim ile ilan yükümlülüğü (m.29) uygulanır. Kıdem, ihbar, kullanılmayan yıllık izin ve ücret alacakları fesihle muaccel olur ve bu alacaklarda zamanaşımı 4857 ek m.3 uyarınca beş yıldır; süre fesih tarihinden itibaren işler.

Vakfın borçları nasıl karşılanır?

Vakfın tüzel kişiliği bulunduğundan borçların borçlusu vakfın kendisidir; yönetim organı üyeleri kural olarak kişisel malvarlıklarıyla sorumlu değildir. Tasfiyede arta kalan mal ve hakların devri, ancak borçların tasfiyesinden sonra gündeme gelir; mevzuat bunu açıkça “borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar” ifadesiyle kurmuştur. Borçlar karşılanmadan yapılan bir devir, tasfiye kurulu üyelerinin sorumluluğunu ve işlemin geçerliliği tartışmasını doğurur. Kamu alacakları bakımından ise 6183 sayılı Kanun m.33’teki dağıtım yasağı ve bildirim yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.

Vakıf ile dernek kapanışı arasındaki temel farklar nelerdir?

Dört fark öne çıkar. Birincisi karar: dernekte genel kurul her zaman feshe karar verebilirken (TMK m.88) vakıfta organ kararıyla kapanma mümkün değildir; sona erme mahkeme kararına bağlıdır (TMK m.116). İkincisi tasfiye kurulu: dernekte son yönetim kurulu üyelerinden oluşur, vakıfta oluşumuna mahkeme karar verir. Üçüncüsü muhatap: dernekte mülki idare amirliği, vakıfta mahkeme ve Vakıflar Genel Müdürlüğü. Dördüncüsü arta kalan malvarlığı: dernekte tüzükteki esasa göre, yoksa amacına en yakın ve en fazla üyeye sahip derneğe; vakıfta senetteki hükme göre, yoksa benzer amaçlı bir vakfa, dağıtılma hâlinde ise Genel Müdürlüğe.

Sonuç

Vakıf, iradi bir kapanış kurumuna sahip değildir. Şirkette genel kurul feshe, dernekte genel kurul feshe karar verebilirken vakıfta bu yol yoktur; çünkü vakıf bir mal topluluğudur ve vakfedenin iradesiyle belirli bir amaca özgülenmiştir. TMK m.116, sona ermeyi iki şarta bağlar ve mahkemeye bırakır: amacın gerçekleşmesinin olanaksızlaşması ve değiştirilmesine de olanak bulunmaması. Yasak amaç veya yasak faaliyet hâlinde ise denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusuyla duruşma yapılarak dağıtılma gündeme gelir. Tüzel kişilik TMK m.52 uyarınca tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder; tasfiye kurulunun oluşumuna mahkeme karar verir ve sona erme merkezî sicile kaydedilip Resmî Gazete’de ilan olunur. En kritik ayrım ise sonda ortaya çıkar: arta kalan mal ve haklar sona ermede senede, senette hüküm yoksa benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılmada ise doğrudan Genel Müdürlüğe gider. Bu nedenle vakıf dosyalarında ilk iş, hangi fıkra kapsamında olunduğunu ve vakıf senedinin ne dediğini tespit etmektir.

Arta kalan mal, sona erme ile dağıtılmada farklı adrese gider

Sona eren vakıfta arta kalan mal ve haklar senetteki hükme göre, yoksa mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılan vakıfta ise Genel Müdürlüğe devredilir. Bu ayrımı dosyanızda netleştirelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Vakıf senedinizi, malvarlığı ve borç envanterinizi inceleyip sona erme ya da amaç değişikliği seçeneklerini birlikte değerlendirelim.

İletişime Geçin
Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın beş aşamasını, rehberleri ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Vakıflar mevzuatında ve ikincil düzenlemelerde zaman içinde değişiklik yapılmakta; mazbut, mülhak ve yeni vakıflar bakımından farklı hükümler uygulanabilmektedir. Dosyanızı, vakfınızın kendi senedi ve işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuat üzerinden avukatınızla birlikte değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk