19 Eylül 2026

Ek Tasfiye ve İhya Davası: Dilekçe Örnekleri (2026)

Ticaret sicilinden silinen bir şirkete karşı dava açılamaz, icra takibi yürütülemez. Tüzel kişilik sona erdiğinde hak ehliyeti ve dolayısıyla taraf ehliyeti de sona erer; silinmiş şirket aleyhine yürütülen dosya usulden düşer. Bu tıkanmayı açan iki kurum vardır ve birbirinin yerine kullanılamaz. Ek tasfiye (TTK m.547), usulüne uygun tasfiye edilerek kapanmış şirketlerde, tasfiyenin kapanmasından sonra ek işlem zorunluluğu anlaşıldığında; ihya (TTK geçici m.7/15) ise tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket ve kooperatiflerde işler. İhyada tarihî bir değişiklik olmuştur: geçici m.7/15’teki “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla iptal edilmiş; karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanmıştır. Bu yazı iki kurumu şart şart karşılaştırır, usulü ve süreleri gösterir ve üç ayrı örnek dilekçe verir.

Beş yıl geçti diye reddedilen ihya talepleri yeniden değerlendirilebilir

TTK geçici m.7/15’teki “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildi. Daha önce yalnızca süreden reddedilen dosyalar bu karar ışığında yeniden ele alınmalıdır. Dosyanızı birlikte inceleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Neden Gerekli: Taraf Ehliyeti Sorunu

Ticaret unvanının sicilden silinmesiyle şirketin tüzel kişiliği sona erer. Tüzel kişiliği bulunmayan bir varlık hak ehliyetine sahip olamayacağından, silinmiş şirket ne dava açabilir ne de kendisine dava açılabilir. Bu durum alacaklı bakımından pratikte şu tablolarla karşımıza çıkar:

Silinmiş şirkete karşı yapılan işlemlerin akıbeti

İşlemSonuçYapılması gereken
Silinmiş şirkete karşı dava açmakTaraf ehliyeti yokluğu; usulden retÖnce yeniden tescil sağlanmalı
Silinmiş şirkete karşı icra takibi başlatmakTakip sonuç doğurmazÖnce yeniden tescil sağlanmalı
Derdest davada şirketin silindiğinin anlaşılmasıDosya usulden düşebilirDerhâl ek tasfiye veya ihya başvurusu
Silinmiş şirkete tebligat yapmakGeçerli tebligat sayılmazYeniden tescil ve temsilci ataması
Ortaklara doğrudan başvurmak (özel alacak)Kural olarak sonuç vermezKefalet, kusur veya iptal davası koşulları aranır
Kamu alacağında ortağa/temsilciye başvurmakŞartları varsa mümkündür6183 m.35 ve mük. m.35
En sık yapılan hata, sorunu geç fark etmektir. Alacaklılar çoğu zaman yıllar sonra takibe geçtiğinde şirketin çoktan silinmiş olduğunu öğrenir; bazen de derdest bir dosyada karşı tarafın silindiği duruşma aşamasında ortaya çıkar. Her iki hâlde de yapılacak ilk iş aynıdır: ticaret sicil kaydını ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarını çıkarmak. Şirketin hangi tarihte, hangi usulle silindiği bu belgelerden okunur ve izlenecek yol buna göre belirlenir. Alacaklının genel yol haritası için Kapanan Şirketten Alacak Nasıl Tahsil Edilir? yazımıza bakabilirsiniz.

İki Kurum, İki Ayrı Dayanak

Ek tasfiye ve ihya karşılaştırması

ÖlçütEk tasfiyeİhya
DayanakTTK m.547TTK geçici m.7/15
Hangi şirketteTasfiye edilerek kapanmış şirketTasfiye edilmeksizin silinmiş şirket veya kooperatif
Talep sahibiSon tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılarAlacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanlar
ŞartEk tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılmasıHaklı sebeplere dayanılması
Görevli mahkemeŞirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesiAsliye ticaret mahkemesi
KapsamEk işlemler sonuçlandırılıncaya kadar yeniden tescilŞirket veya kooperatifin ihyası
Süre sınırıKanunda özel bir süre öngörülmemiştirBeş yıllık ibare iptal edilmiştir (AYM E.2023/33, K.2023/117)
Tasfiye memuruMahkeme son tasfiye memurlarını veya yeni kişileri atarUygulamada atanması gerektiği yönünde kararlar vardır
SonuçEksik işlemlerin tamamlanmasıEksik işlemlerin tamamlanması
Faaliyete dönüşSağlamazSağlamaz
Yanlış kurum seçimi doğrudan ret sebebidir. Tasfiye edilerek kapanmış bir şirket için geçici m.7’ye, tasfiye edilmeksizin silinmiş bir şirket için m.547’ye dayanılması, dilekçenin hukuki dayanağını sakatlar. Bu nedenle dava hazırlığının sırası şudur: önce sicil kaydı ve TTSG ilanları, sonra silinme usulünün tespiti, sonra dayanak maddenin seçimi, en sonunda dilekçenin yazılması. Terkinin dayanağı ilanda açıkça gösterilmemişse, sicil müdürlüğünden kayıt örneği istenerek terkin gerekçesi belgelendirilmelidir.

Ek Tasfiye: TTK m.547

TTK m.547/1: “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.”
m.547/2: Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

Ek tasfiyeyi gerektiren tipik hâller

HâlAçıklamaDilekçede nasıl gösterilir
Sonradan ortaya çıkan taşınmazTasfiyede hesaba katılmamış tapu kaydıTapu kaydı ve takyidat listesi
Sonradan ortaya çıkan araçTrafik tescilinde şirket adına kayıtlı araçTescil belgesi ve sorgu çıktısı
Banka hesabında kalan bakiyeKapanışta kapatılmamış hesapBanka yazısı veya hesap dökümü
Tahsil edilmemiş alacakŞirketin üçüncü kişideki alacağıSözleşme, fatura, icra dosyası
Sonradan ortaya çıkan alacaklıÇağrıya rağmen bildirimde bulunamamış veya alacağı sonra doğmuşAlacağı gösteren belgeler
Derdest veya açılacak davaŞirketin taraf olması gereken dosyaDava dosyası bilgileri
Hatalı dağıtımSıraya veya orana aykırı paylaştırmaKesin bilanço ve dağıtım listesi
Depo yapılmamış çekişmeli borçTTK m.541/3 ihlaliAlacağa ilişkin belgeler
Fikrî hak veya lisansMarka, patent, alan adı kaydıSicil kayıtları
Kamu kaydında düzeltme ihtiyacıVergi, SGK veya ruhsat kaydıİlgili kurum yazısı
“Zorunluluk” soyut iddiayla karşılanmaz. TTK m.547, yeniden tescili ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması şartına bağlamıştır. Dilekçede yalnızca “alacağım var” ya da “işlem kaldı” denilmesi yeterli değildir; hangi işlemin, hangi sebeple, hangi belgeye dayanarak zorunlu hâle geldiği somut olarak gösterilmelidir. Uygulamada taleplerin reddedilmesinin en yaygın sebebi bu somutlaştırma eksikliğidir. İkinci sık sebep ise kapsamın aşılmasıdır: yeniden tescil, ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar sınırlı istendiğinde kabul görürken, şirketin faaliyetine dönmesi izlenimi veren taleplerde tereddüt doğar.

İhya: TTK Geçici m.7/15

TTK geçici m.7/15 (ilgili cümleler): Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak [iptal edilen ibare: silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde] mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.
Anayasa Mahkemesi kararı, ihya yolunun önündeki en büyük engeli kaldırmıştır. Mahkeme 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla, geçici m.7’nin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesindeki “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresini oybirliğiyle iptal etmiş; karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Gerekçede, ihya başvurusu için öngörülen azami sürenin başlangıcı bakımından, hukuki menfaati bulunanın veya alacaklının bu başvuru imkânından haberdar olması şartı aranmaksızın sürenin silinme tarihinden başlatılmasının, Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak 40. maddesindeki etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturduğu belirtilmiştir.

AYM kararının pratik sonuçları

KonuKarardan önceKarardan sonra
Başvuru süresiSilinme tarihinden itibaren beş yılSüre sınırı yok
Sürenin başlangıcıSilinme tarihi; haberdar olma aranmıyorduİbare iptal edildiğinden bu tartışma ortadan kalktı
Geç öğrenen alacaklıHak kaybıTalepte bulunabilir
İşçi ve hizmet tespiti dosyalarıSüre nedeniyle reddediliyorduEsastan inceleme yolu açıldı
Daha önce süreden reddedilen talepKapalıYeniden talepte bulunma değerlendirilmelidir
Malvarlığının Hazineye intikaliOn yıl (ayrı hüküm)On yıllık süre devam ediyor
Beş yıl kalktı ama on yıl duruyor. İhya davası bakımından süre sınırı ortadan kalkmış olsa da, geçici m.7/15’teki bir başka kural yerinde durmaktadır: tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder ve Hazine bu borçlardan sorumlu tutulmaz. Bu, ihya talebinde bulunacak alacaklı için fiilî bir zaman baskısı yaratır: dava süresiz açılabilse de, ihyadan sonra el konulacak bir malvarlığı kalmayabilir. Bu nedenle sicil kaydındaki silinme tarihi tespit edilir edilmez on yıllık sürenin ne kadarının geçtiği hesaplanmalıdır.

Usul: Hasım, Görev, Deliller

Dava hazırlığında usul başlıkları

KonuİçerikNot
Görevli mahkemeAsliye ticaret mahkemesiTTK m.547 açıkça göstermiştir
Yetkili mahkemeŞirket merkezinin bulunduğu yerSicil kaydındaki son merkez adresi
HusumetUygulamada ticaret sicili müdürlüğüDosyaya göre son tasfiye memurları ve ilgililer de gösterilebilir
Talep sahibi (ek tasfiye)Son tasfiye memurları, YK üyeleri, pay sahipleri, alacaklılarTTK m.547
Talep sahibi (ihya)Alacaklılar ve hukuki menfaati bulunanlarGeçici m.7/15
Hukuki menfaatSomut ve güncel olmalıBelgeyle desteklenir
DelillerSicil kaydı, TTSG ilanları, alacak belgeleri, tapu/trafik kayıtlarıEksiksiz sunulmalı
Talep sonucuYeniden tescil + tasfiye memuru atamasıİkisi birlikte istenmeli
Karar sonrasıKararın tescil ve ilanıTicaret sicili müdürlüğüne başvuru
Kanun yoluGenel hükümlere göreSüreler kaçırılmamalı
Tasfiye memuru atanmasını mutlaka talep edin. Yargıtay uygulamasında, ihya kararı verilirken tasfiye memuru da atanması gerektiği yönünde kararlar bulunmakta; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.12.2023 tarihli ve 2023/11-340 E., 2023/1236 K. sayılı ilamı bu yönde değerlendirmeler içermektedir. Gerekçe pratiktir: yeniden tescil edilen şirketin temsil edilebilmesi için yetkili bir organ gerekir; tasfiye memuru atanmazsa şirket kâğıt üzerinde canlanır ama tebligat yapılamaz, dava yürütülemez, işlem tesis edilemez. Bu nedenle talep sonucunda yalnızca “ihyasına” değil, “tasfiye memuru atanmasına” da yer verilmelidir. Tasfiye memurunun görev ve sorumlulukları için Tasfiye Memuru Kimdir? yazımıza bakabilirsiniz.

İhya veya Ek Tasfiyeden Sonra Ne Yapılır?

Yeniden tescil tek başına tahsilat getirmez; yalnızca kapıyı açar. Karardan sonra izlenecek yol, dosyanın amacına göre şekillenir.

Yeniden tescilden sonraki adımlar

AmaçYapılacakDayanak / not
Alacağın tahsiliAlacağı tasfiye memuruna bildirmek; dava veya icra takibiTTK m.541; genel hükümler
Malvarlığına ulaşmaOrtaya çıkan taşınmaz/araç/alacağın tasfiyeye dâhil edilmesiTTK m.542
Mal kaçırma iddiasıTakip semeresiz kalırsa tasarrufun iptali davasıİİK m.277 vd.; m.284’te beş yıl
Tasfiye memuru kusuruSorumluluk davasıTTK m.553; m.560’ta iki yıl / beş yıl
Yönetici kusuruSorumluluk davasıTTK m.553
Hizmet tespitiİşçi bakımından tespit davasıSosyal güvenlik mevzuatı
Kamu alacağıOrtak ve kanuni temsilci sorumluluğu6183 m.35, mük. m.35; KVK m.17/9
Kayıt düzeltmeTapu, trafik, marka gibi kayıtların düzeltilmesiİlgili siciller
Tasarrufun iptali davası çoğu dosyada ihyanın asıl amacıdır. Kapanış öncesinde şirket varlıklarının ortaklara, yakınlara veya ilişkili şirketlere devredildiği dosyalarda alacaklının gerçek hedefi bu devirlerdir. Ancak İcra ve İflas Kanunu m.277 uyarınca dava kural olarak elinde muvakkat veya kati aciz vesikası bulunan alacaklılar tarafından açılabildiğinden, önce takibin yürütülüp semeresiz kaldığının belgelenmesi gerekir. Bu da ancak şirketin yeniden tescili ile mümkündür. Dolayısıyla ihya, tasarrufun iptalinin ön koşuludur. Ayrıca m.284 uyarınca iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer; bu süre ihya davasının süresinden bağımsız işler. Tasfiyede yapılan satışların değer boyutu için Tasfiyede Taşınmaz ve Araç Satışı yazımıza bakınız.

Süre Haritası

Bu dosyalarda işleyen süreler

SüreKonuBaşlangıçDayanak
Süre yokİhya davası açmaAYM E.2023/33, K.2023/117 ile beş yıllık ibare iptal
Özel süre yokEk tasfiye talebiTTK m.547
On yılTasfiyesiz silinen şirketin malvarlığının Hazineye intikaliKaydın silindiği tarihTTK geçici m.7/15
İki yılSorumluluk davası zamanaşımıZararın ve sorumlunun öğrenilmesiTTK m.560
Beş yılSorumluluk davasında azami süreZararı doğuran fiilTTK m.560
Beş yılTasarrufun iptalinde hak düşürücü süreTasarrufun vukuuİİK m.284
Beş yılTarh ve tahsil zamanaşımıİlgili takvim yılını izleyen yıl başıVUK m.114; 6183 m.102
Beş yılİşçilik alacaklarında zamanaşımıFesih tarihi4857 ek m.3
On yılDefter ve belgelerin saklanmasıTasfiyenin sonuTTK m.82

İşçi alacakları bakımından ihya ve hizmet tespiti ilişkisi için Tasfiyede İşçi Alacakları; kamu alacağı tarafındaki sorumluluk ve ödeme emrinde on beş günlük süre için Şirket Kapanınca Vergi Borcu Ne Olur? ve Ödeme Emrine İtiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.

Örnek 1: Ek Tasfiye Talep Dilekçesi (TTK m.547)

Aşağıdaki metin örnektir; dosyanın somut verilerine göre doldurulmalı ve avukatla birlikte hazırlanmalıdır.

[….] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NEDAVACI: [Ad-Soyad / Unvan], T.C./Vergi No: [……], Adres: [……] VEKİLİ: [Av. ……] DAVALI: [….] Ticaret Sicili Müdürlüğü [ve uygulamaya göre son tasfiye memurları / ilgililer] KONU: Ticaret sicilinden terkin edilen [ŞİRKET UNVANI]‘nın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar yeniden tescili ile tasfiye memuru atanması talebidir.AÇIKLAMALAR1. Şirketin tasfiye edilerek terkin edilmesi. [ŞİRKET UNVANI], [tarih] tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmiş; tasfiye işlemleri tamamlanarak [tarih] tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Terkine ilişkin ilan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı nüshasında yayımlanmıştır. Sicil kaydı ve ilan örnekleri ektedir.2. Müvekkilin sıfatı ve hukuki menfaati. Müvekkil, şirketin [alacaklısı / pay sahibi / son tasfiye memuru / yönetim kurulu üyesi] sıfatını haizdir. [Alacaklı ise:] Müvekkilin şirketten [tutar] TL tutarında ve [tarih] tarihinde muaccel hâle gelmiş alacağı bulunmakta olup alacağı gösteren [sözleşme/fatura/çek/ilam] örnekleri ektedir.3. Ek tasfiye işlemlerinin zorunlu olduğu hususu. Kanun’un 547. maddesi, yeniden tescili ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması şartına bağlamıştır. Somut olayda bu zorunluluk şu işlem bakımından doğmuştur:[Seçiniz ve somutlaştırınız]Sonradan ortaya çıkan malvarlığı: [İl/ilçe] [ada/parsel] numarasında kayıtlı taşınmazın şirket adına kayıtlı olduğu, [tarih] tarihli tapu kaydından anlaşılmıştır. Bu taşınmaz tasfiyede hesaba katılmamış, dolayısıyla paraya çevrilmemiş ve dağıtıma dâhil edilmemiştir. • Sonradan ortaya çıkan alacaklı: Müvekkilin alacağı, tasfiye ilanları döneminde henüz [muaccel olmadığından / bilinmediğinden] bildirilememiştir. • Derdest dava: [Mahkeme] nezdindeki [esas no] sayılı dosyada şirketin taraf sıfatı bulunmakta olup terkin nedeniyle yargılama yürütülemez hâle gelmiştir. • Tamamlanmamış tasfiye işlemi: Çekişmeli borç için Kanun’un 541. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca notere depo yapılmadan tasfiye kapatılmıştır.4. Talebin kapsamı. Talebimiz, şirketin faaliyetine dönmesine değil; Kanun’un 547. maddesinde öngörüldüğü üzere yalnızca yukarıda gösterilen ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar yeniden tesciline ilişkindir.5. Tasfiye memuru atanması. Kanun’un 547. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere [son tasfiye memuru [ad-soyad] / mahkemece uygun görülecek bir kişi]’nin tasfiye memuru olarak atanması ve durumun tescil ve ilan ettirilmesi gerekmektedir. Yeniden tescil edilen şirketin temsil edilebilmesi ancak bu atama ile mümkündür.HUKUKİ SEBEPLER: 6102 s. TTK m.541, m.542, m.543, m.545, m.547, m.553, m.560; 2004 s. İİK ilgili hükümleri; 6100 s. HMK ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları, tasfiye dosyası ve kesin bilanço, [tapu kaydı / trafik tescil kaydı / banka yazısı], alacağı gösteren belgeler, [derdest dava dosyası], bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil.SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) [ŞİRKET UNVANI]’nın 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar yeniden tesciline, 2) Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasına, 3) Kararın tescil ve ilanına, 4) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.[Tarih] Davacı Vekili [Ad-Soyad, imza]

Örnek 2: İhya Dava Dilekçesi (TTK Geçici m.7)

Aşağıdaki metin, tasfiye edilmeksizin sicilden silinmiş şirket ve kooperatifler için örnektir.

[….] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NEDAVACI: [Ad-Soyad / Unvan], T.C./Vergi No: [……], Adres: [……] VEKİLİ: [Av. ……] DAVALI: [….] Ticaret Sicili Müdürlüğü [ve uygulamaya göre ilgililer] KONU: Ticaret sicilinden tasfiye edilmeksizin kaydı silinen [ŞİRKET / KOOPERATİF UNVANI]‘nın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca ihyası ile tasfiye memuru atanması talebidir.AÇIKLAMALAR1. Alacağın doğumu ve müvekkilin sıfatı. Müvekkil ile [ŞİRKET UNVANI] arasındaki [tarih] tarihli [sözleşme / fatura / çek / iş ilişkisi] nedeniyle [tutar] TL tutarında alacak doğmuş ve alacak [tarih] tarihinde muaccel hâle gelmiştir. Müvekkil bu sıfatla Kanun’un geçici 7. maddesinin on beşinci fıkrasında sayılan alacaklı konumundadır. [Alternatif: Müvekkil, […..] nedeniyle şirketin ihyasında hukuki menfaati bulunan kişi konumundadır.]2. Şirketin tasfiye edilmeksizin silinmesi. [ŞİRKET UNVANI], 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında, tasfiye edilmeksizin [tarih] tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edilmiştir. Terkine ilişkin ilan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı nüshasında yayımlanmıştır. Sicil kaydı ve ilan örnekleri ektedir.3. Haklı sebep. Kanun’un geçici 7. maddesinin on beşinci fıkrası, alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak ihya talebinde bulunabileceğini öngörmüştür. Somut olayda haklı sebep şu hususlardan doğmaktadır: • Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle müvekkilin alacağını talep edebileceği bir muhatap kalmamıştır; silinmiş şirkete karşı açılacak dava ve başlatılacak takip taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle sonuç doğurmayacaktır. • [Varsa:] Şirket adına kayıtlı [taşınmaz / araç / banka hesabı / alacak] bulunmakta olup bu malvarlığı tasfiye edilmeksizin kayıtlarda kalmıştır. [Tapu / trafik / banka] kayıtları ektedir. • [Varsa:] [Mahkeme] nezdindeki [esas no] sayılı derdest dosyada şirketin taraf sıfatı bulunmaktadır. • [Varsa:] Müvekkilin [hizmet tespiti / işçilik alacağı] talebinin ileri sürülebilmesi şirketin ihyasına bağlıdır.4. Süre bakımından: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı. Kanun’un geçici 7. maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla iptal edilmiş; karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Anılan kararda, ihya başvurusu için öngörülen azami sürenin, hukuki menfaati bulunanın veya alacaklının bu imkândan haberdar olması şartı aranmaksızın silinme tarihinden başlatılmasının Anayasa’nın 35. ve 40. maddelerine aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla işbu talep bakımından süre engeli bulunmamaktadır.5. Malvarlığının Hazineye intikali bakımından aciliyet. Aynı fıkra uyarınca, tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Silinme tarihi [tarih] olduğundan bu süre bakımından ivedilik bulunmaktadır.6. Tasfiye memuru atanması. İhya kararıyla birlikte, ihya edilen şirketin temsil edilebilmesi ve tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay uygulamasında da ihya kararı verilirken tasfiye memuru atanması gerektiği yönünde kararlar bulunmaktadır.HUKUKİ SEBEPLER: 6102 s. TTK geçici m.7, m.541, m.543, m.547, m.553, m.560; Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararı; 2004 s. İİK m.277 vd.; 6100 s. HMK ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları, alacağı gösteren belgeler, [tapu / trafik / banka kayıtları], [derdest dava dosyası], [SGK hizmet dökümü], bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil.SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) [ŞİRKET / KOOPERATİF UNVANI]’nın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına, 2) İhya edilen şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasına, 3) Kararın tescil ve ilanına, 4) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.[Tarih] Davacı Vekili [Ad-Soyad, imza]

Örnek 3: Kararın Tescili İçin Sicil Müdürlüğüne Dilekçe

Mahkeme kararı alındıktan sonra, yeniden tescilin ve tasfiye memuru atamasının ticaret siciline işlenmesi gerekir.

[İL] TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ’NETarih: […./…./2026] Eski Ticaret Sicil No: [……] MERSİS No (varsa): [……] Konu: [….] Asliye Ticaret Mahkemesi’nin [tarih] tarihli ve [esas/karar no] sayılı kararı uyarınca [ŞİRKET UNVANI]‘nın yeniden tescili ile tasfiye memuru atamasının tescil ve ilanı talebidir.Müdürlüğünüzde [sicil no] numarasıyla kayıtlı iken [tarih] tarihinde ticaret sicilinden terkin edilen [ŞİRKET UNVANI] hakkında, [….] Asliye Ticaret Mahkemesi’nin [tarih] tarihli ve [esas/karar no] sayılı kararı ile;1. Şirketin [6102 sayılı Kanun’un 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar yeniden tesciline / geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına], 2. Tasfiye memurluğuna [Ad-Soyad, T.C. kimlik no, yerleşim yeri]’nin atanmasına, 3. Kararın tescil ve ilanınakarar verilmiştir.Bu itibarla; mahkeme kararının gereği olarak şirketin yeniden tescili ile tasfiye memurunun tescil ve ilanının yapılmasını, şirket unvanının “Tasfiye Hâlinde [ŞİRKET UNVANI]” olarak kaydedilmesini talep ederiz.Ekler: 1) Mahkeme kararının onaylı örneği [ve kesinleşme şerhi] 2) Tasfiye memurunun görevi kabul beyanı 3) Tasfiye memurunun imza beyannamesi 4) Terkin öncesi sicil kaydı örneği 5) Müdürlükçe istenen diğer belgelerTalep Eden [Ad-Soyad / sıfat, imza]
Kararın kesinleşmesi ve tescil aşaması ihmal edilmemelidir. Mahkeme kararı alınmış olsa bile, yeniden tescil ticaret siciline işlenmeden şirket üçüncü kişiler karşısında var sayılmaz; tebligat yapılamaz, banka işlemi yürütülemez, icra dairesi takip açmaz. Bu nedenle karar sonrası tescil başvurusu vakit geçirmeden yapılmalı ve tasfiye memurunun görevi kabul beyanı ile imza beyannamesi dosyaya eklenmelidir. Tescil işlemlerinin genel usulü, belgeler ve ret hâlinde TTK m.34 itiraz yolu için Şirket Kapatma Belgeleri ve MERSİS Başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.

Dernek ve Kooperatiflerde Uygulama

Yapıya göre ihya imkânı

YapıDurumDayanak
Anonim / limited şirketEk tasfiye ve ihya yolları açıktırTTK m.547; geçici m.7/15
KooperatifGeçici m.7/15 metni “şirket veya kooperatif” der; ihya yolu açıktırTTK geçici m.7/15
DernekYargıtay uygulamasında TTK m.547’nin kıyasen uygulanabileceği kabul edilmiştirYargıtay uygulaması
VakıfSona erme ve tasfiye kendi mevzuatına tabidir; izlenecek yol dosyaya göre belirlenirTMK m.116 ve vakıflar mevzuatı
Adi ortaklıkTüzel kişilik bulunmadığından bu kurumlar uygulanmazTBK m.639-644
Şahıs işletmesiTüzel kişilik bulunmadığından bu kurumlar uygulanmazGenel hükümler

Kooperatiflerde dağılma ve tasfiye rejiminin tamamı için Kooperatif Nasıl Tasfiye Edilir?, derneklerde fesih ve tasfiye için Derneğin Feshi ve Tasfiyesi, vakıflarda sona erme ve dağıtılma için Vakfın Sona Ermesi ve Tasfiyesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

On İki Maddelik Kontrol Listesi

Dilekçeyi yazmadan önce kontrol edin

NoKontrol
1Ticaret sicil kaydı ve TTSG ilanları eksiksiz çıkarıldı mı?
2Şirket tasfiye edilerek mi, tasfiye edilmeksizin mi silinmiş?
3Buna göre dayanak m.547 mi, geçici m.7 mi olmalı?
4Talep sahibinin sıfatı (alacaklı, pay sahibi, hukuki menfaat) belgelendi mi?
5Hangi ek işlemin neden zorunlu olduğu somut olarak gösterildi mi?
6Sonradan ortaya çıkan malvarlığı varsa kayıtları eklendi mi?
7Derdest dava varsa dosya bilgileri yazıldı mı?
8İhyada AYM kararına açıkça dayanıldı mı?
9Silinme tarihinden bu yana kaç yıl geçti; on yıllık Hazine intikali yaklaşıyor mu?
10Talep sonucunda tasfiye memuru atanması da istendi mi?
11Görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlendi mi?
12Karar sonrası tescil başvurusu için belgeler hazır mı?

Sık Yapılan Hatalar

Ek tasfiye ve ihya dosyalarında hatalar

HataSonucuDoğrusu
Silinmiş şirkete doğrudan dava açmakTaraf ehliyeti yokluğu; usulden retÖnce yeniden tescil
Ek tasfiye ile ihyayı karıştırmakYanlış dayanak; ret riskiSilinme usulünü sicil kaydından tespit etmek
Talebi soyut biçimde ileri sürmekİstem reddedilirHangi işlemin neden zorunlu olduğunu belgelemek
Şirketin faaliyete döneceği izlenimi vermekKapsam aşımı; tereddütTalebi ek işlemlerle sınırlı tutmak
“Beş yıl geçti” diye vazgeçmekHak kaybıAYM E.2023/33, K.2023/117 ile ibare iptal edildi
AYM kararına dilekçede dayanmamakSüre tartışması gereksiz yere uzarKarara tarih ve sayısıyla atıf yapmak
On yıllık Hazine intikalini hesaplamamakİhya sonrası el konulacak mal kalmayabilirSilinme tarihinden itibaren süreyi hesaplamak
Tasfiye memuru atanmasını istememekŞirket canlanır ama işlem yapılamazTalep sonucunda açıkça istemek
Kararı tescil ettirmemekÜçüncü kişiler karşısında hüküm doğmazSicil müdürlüğüne başvurmak
Sorumluluk davasında iki yılı kaçırmakZamanaşımıTTK m.560 sürelerini izlemek
Tasarrufun iptalinde aciz vesikası şartını atlamakDava usulden reddedilebilirÖnce takip ve aciz belgesi
İflasla kapanan şirkette ek tasfiye istemekYanlış usulAlacağı masaya kaydettirip sıra cetvelini izlemek

İflasla kapanan şirketlerde izlenecek usul ve sıra cetveli için İflasın Açılması; borçların varlığı aştığı hâllerde kapanış yolunun nasıl değiştiği için Borçlu Şirket Nasıl Kapatılır? yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ek tasfiye ile ihya arasındaki fark nedir?

İkisi de sicilden silinmiş bir şirketin yeniden tescilini sağlar; ancak dayanakları ve uygulandıkları hâller farklıdır. Ek tasfiye TTK m.547’de düzenlenmiştir ve usulüne uygun biçimde tasfiye edilerek kapanmış şirketler içindir: tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini isteyebilir. İhya ise TTK geçici m.7 kapsamında, tasfiye edilmeksizin unvanı sicilden silinen şirket ve kooperatifler için öngörülmüş bir yoldur; alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurabilir.

Hangi yolun açık olduğunu nasıl anlarım?

Cevap ticaret sicil kaydındadır. Şirketin hangi tarihte ve hangi usulle silindiği, sicil kaydından ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarından okunur. Şirket TTK m.529 ve devamındaki tasfiye hükümlerine göre tasfiye edilerek terkin edilmişse ek tasfiye; TTK geçici m.7 kapsamında tasfiye edilmeksizin re’sen terkin edilmişse ihya yoluna gidilir. Bu tespit yapılmadan dilekçe yazılması, yanlış dayanakla açılan davanın reddine yol açar. Bu nedenle dava hazırlığının ilk adımı sicil kaydının ve ilanların tam olarak çıkarılmasıdır.

İhya davasında beş yıllık süre hâlâ geçerli mi?

Hayır. TTK geçici m.7’nin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli ve E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla oybirliğiyle iptal edilmiş; karar 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Mahkeme, ihya başvurusu için öngörülen azami sürenin, alacaklının veya hukuki menfaati bulunanın bu imkândan haberdar olması şartı aranmaksızın silinme tarihinden başlatılmasını, Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ve bununla bağlantılı olarak 40. maddesindeki etkili başvuru hakkına aykırı bulmuştur.

Daha önce süreden reddedilen ihya talebim için ne yapabilirim?

Anayasa Mahkemesi kararı yalnızca süre sınırını ortadan kaldırmıştır; bu nedenle talebin esastan incelenmesinin önündeki engel kalkmıştır. Yalnızca beş yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle reddedilmiş dosyalar bakımından, iptal kararı sonrasında yeni bir talepte bulunulması değerlendirilmelidir. Yeni talepte haklı sebebin ve hukuki menfaatin somut olarak ortaya konulması, ayrıca iptal kararına açıkça dayanılması gerekir. Kesinleşmiş kararların akıbeti ve usuli sonuçlar dosyanın somut verilerine göre değiştiğinden, başvurudan önce dosya incelemesi yapılmalıdır.

Ek tasfiye hangi hâllerde gerekir?

Tipik hâller şunlardır: tasfiyede hesaba katılmamış bir malvarlığının sonradan ortaya çıkması (taşınmaz, araç, banka hesabı, alacak veya fikri hak), çağrıya rağmen bildirimde bulunamamış ya da alacağı sonradan doğmuş bir alacaklının ortaya çıkması, şirketin taraf olması gereken derdest veya açılacak bir davanın bulunması, dağıtımın sıraya veya orana aykırı yapılmış olması ve çekişmeli borç için depo yapılmadan tasfiyenin kapatılmış olması. Ortak nokta, kapanıştan sonra yapılması zorunlu bir işlemin varlığıdır.

Ek tasfiye kararı şirketi yeniden faaliyete döndürür mü?

Hayır. TTK m.547, yeniden tescili “bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar” ifadesiyle sınırlamıştır. Dolayısıyla ek tasfiye, şirketi ticari hayata geri döndüren bir kurum değildir; yalnızca eksik kalan tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için tüzel kişiliği geçici olarak canlandırır. Şirketi yeniden faaliyete döndüren kurum, tasfiyeden dönmedir ve TTK m.548 uyarınca yalnızca dağıtıma başlanmamışsa mümkündür. Dağıtım tamamlanmış ve şirket silinmişse artık tasfiyeden dönme değil, ek tasfiye veya ihya gündeme gelir.

Dava kime karşı açılır, hangi mahkeme görevlidir?

TTK m.547 görevli mahkemeyi açıkça göstermiştir: şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi. İhya talebinde de asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Husumet yönünden uygulamada ticaret sicili müdürlüğü davalı gösterilmekte; dosyanın niteliğine göre son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri veya pay sahipleri de taraf olarak gösterilebilmektedir. Uygulamada mahkemeler arasında usul farklılıkları bulunduğundan, dilekçe hazırlanırken ilgili mahkemenin yerleşik uygulaması da gözetilmelidir.

İhya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanır mı?

Yargıtay uygulamasında, ihya kararı verilirken tasfiye memuru da atanması gerektiği yönünde kararlar bulunmaktadır; nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.12.2023 tarihli ve 2023/11-340 E., 2023/1236 K. sayılı ilamı bu yönde değerlendirmeler içermektedir. Bunun pratik gerekçesi açıktır: yeniden tescil edilen şirketin temsil edilebilmesi için yetkili bir organın bulunması gerekir; aksi hâlde şirket kâğıt üzerinde canlanır ama hiçbir işlem yapılamaz. Bu nedenle talep dilekçesinde tasfiye memuru atanması da açıkça istenmelidir.

Silinmiş şirkete karşı doğrudan dava açılabilir mi?

Açılamaz. Ticaret unvanının sicilden silinmesiyle şirketin tüzel kişiliği sona erer; hak ehliyeti ve dolayısıyla taraf ehliyeti kalmaz. Silinmiş bir şirket aleyhine başlatılan takip veya açılan dava, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle sonuç doğurmaz. Devam eden bir dosya sırasında şirketin silindiği anlaşılırsa, dosyanın akıbeti için derhâl ek tasfiye veya ihya başvurusu yapılmalıdır. Aksi hâlde yıllarca süren bir yargılama usulden düşebilir ve emek ile masraf boşa gider.

Tasfiye edilmeksizin silinen şirketin malvarlığı ne olur?

TTK geçici m.7’nin on beşinci fıkrası uyarınca, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder ve Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Bu hüküm, ihya talebinde bulunacak alacaklı bakımından fiilî bir zaman baskısı yaratır: ihya davası bakımından beş yıllık süre sınırı kalkmış olsa da, malvarlığının Hazineye intikali için öngörülen on yıllık süre işlemeye devam eder.

İhyadan sonra hangi yollar açılır?

Yeniden tescille birlikte şirket, sınırlı da olsa yeniden taraf ehliyetine kavuşur. Bunun üzerine alacaklı, alacağını tasfiye memuruna bildirebilir, dava açabilir veya icra takibi başlatabilir. Takip semeresiz kalır ve aciz vesikası alınırsa, kapanış öncesinde yapılmış devirler bakımından İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davası gündeme gelir; bu davada m.284 uyarınca beş yıllık hak düşürücü süre işler. Paralel olarak tasfiye memurlarının ve yöneticilerin TTK m.553 kapsamındaki sorumluluğu değerlendirilir; bu davada m.560’taki iki yıl ve beş yıllık süreler geçerlidir.

Dernek ve kooperatiflerde de ihya mümkün mü?

Kooperatifler bakımından TTK geçici m.7 metni doğrudan “şirket veya kooperatif” ifadesini kullandığından ihya yolu açıktır. Dernekler bakımından ise Yargıtay uygulamasında, şirketlerin ihyasına ilişkin TTK m.547 hükmünün derneklerin ihyasında da kıyasen uygulanabileceği kabul edilmiştir. Vakıflarda ise sona erme ve tasfiye kendi mevzuatına tabi olduğundan, sonradan ortaya çıkan işlemler bakımından izlenecek yol dosyanın niteliğine göre değerlendirilmelidir. Her hâlde talebin somut bir zorunluluğa dayandırılması gerekir.

Sonuç

Sicilden silinmiş bir şirketle ilgili her yol, önce aynı kapıdan geçer: yeniden tescil. Hangi kapının kullanılacağı ise şirketin nasıl silindiğine bağlıdır. Usulüne uygun tasfiye edilerek kapanmış şirketlerde TTK m.547 kapsamında ek tasfiye, tasfiye edilmeksizin silinmiş şirket ve kooperatiflerde TTK geçici m.7/15 kapsamında ihya yolu işler. Her iki kurum da şirketi ticari hayata döndürmez; yalnızca eksik kalan işlemlerin tamamlanabilmesi için tüzel kişiliği sınırlı biçimde canlandırır. Şirketi gerçekten faaliyete döndüren kurum, dağıtıma başlanmamış olması şartına bağlı olan tasfiyeden dönmedir. İhya bakımından ise Anayasa Mahkemesi’nin E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararı tabloyu değiştirmiştir: beş yıllık süre sınırı kalkmış, daha önce yalnızca süreden reddedilen dosyaların önü açılmıştır. Buna karşılık tasfiye edilmeksizin silinen şirketin malvarlığının silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği kuralı yerinde durduğundan, dava süresiz açılabilse de fiilî bir zaman baskısı vardır. Bu nedenle bu dosyalarda ilk iş sicil kaydını çıkarmak, ikinci iş silinme tarihini takvime koymaktır.

Yanlış kurum seçilirse dava usulden reddedilir

Tasfiye edilerek silinen şirkette ek tasfiye, tasfiye edilmeksizin silinende ihya yolu işler. Hangi yolun açık olduğu sicil kaydından okunur. Dilekçeyi doğru dayanakla kuralım.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Ticaret sicil kaydınız, ilanlar ve alacak belgeleriniz üzerinden hangi yolun açık olduğunu, süreleri ve dilekçenin dayanağını birlikte belirleyelim.

İletişime Geçin
Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın beş aşamasını, rehberleri ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ek tasfiye ve ihya taleplerinde mahkemeler arasında husumet ve usul bakımından farklılıklar bulunabilmekte; Anayasa Mahkemesi kararının derdest ve kesinleşmiş dosyalara etkisi dosyanın somut durumuna göre değişmektedir. Örnek dilekçeler somut veriler olmadan kullanılamaz. Dosyanızı, ticaret sicil kayıtlarınızla birlikte ve vakit kaybetmeden avukatınızla değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk