19 Eylül 2026

Şirket Tasfiye Edildi, Alacağım Ne Olacak? (2026)

Tasfiye, şirketin içeriden bakılan hâlidir; dışarıdan bakan üç kişi vardır ve üçünün de sorusu farklıdır. Alacaklı sorar: borçlum kapanıyor, param ne olacak, nereye bildireceğim, geç kalırsam ne olur? Ortak sorar: bana ne zaman, ne kadar ödenir, aldığımı geri isterler mi? Tasfiye memuru sorar: hangi işlemden kişisel olarak sorumlu olurum? Bu yazı üç sorunun da cevabını madde dayanağıyla verir: alacaklılara üç ilanla çağrı ve bilinen alacaklının alacağının bankaya depo edilmesi (TTK m.541), üçüncü çağrıdan itibaren üç aylık dağıtım yasağı ve dağıtım sırası (m.543), tasfiye memurunun görev listesi (m.542) ve kusura dayalı sorumluluğu (m.553-561), vergi tarafında amme alacağı ödenmeden dağıtım yasağı (6183 m.33) ile terkinden sonraki tarhiyatın muhatabı (KVK m.17/7-9), şirket sicilden silindikten sonra açılacak ek tasfiye (m.547) ve ihya (geçici m.7) yolları, tasfiyeden dönme (m.548) ve haksız alınan tasfiye payının iadesi. Tek cümlelik özet: şirketin sicilden silinmesi dosyayı kapatmaz; yalnızca hangi kapıyı çalacağınızı değiştirir.

Bu yazı, şirket kapatma serisinin bir parçasıdır. Kapanışın dört aşamasını, altı rehberi ve hangi durumda hangi rehbere bakılacağını gösteren yönlendirme sayfası için: Şirket Kapatma Rehberi.

Borçlunuz tasfiyeye girdiyse süre işlemeye başladı

Üçüncü ilandan sonraki üç ay, alacağınızı bildirmeniz için tanınan penceredir. Bu pencere kapandıktan sonra hakkınız sona ermez, ama yolu zorlaşır: önce ihya, sonra takip. Alacağınızı doğru mercie, doğru sürede bildirelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Üç Taraf, Üç Ayrı Hukuki Konum

Tasfiye hukukunun tamamı tek bir ilkeden türer: önce alacaklılar, sonra ortaklar. Sermaye şirketinde ortağın sorumluluğu sınırlıdır; buna karşılık alacaklı, şirketin malvarlığından başka bir güvenceye kural olarak sahip değildir. Kanun bu dengeyi tasfiye sırasında korumak için alacaklıya bildirim hakkı, ortağa bekleme yükümlülüğü, tasfiye memuruna da kişisel sorumluluk yükler. Aşağıdaki tablo üç tarafın konumunu tek bakışta gösterir.

Tasfiyede üç tarafın hak ve yükümlülük haritası

TarafTemel hakkıTemel yükümlülüğüRiski
AlacaklıÇağrılma ve alacağını bildirme; ödenmezse takip ve davaAlacağını belgeli biçimde bildirmekSicilden silinme sonrası taraf ehliyeti sorunu; ek tasfiye ve ihya zorunluluğu
Ortak / pay sahibiBorçlar ödendikten sonra kalan varlıktan payı oranında tasfiye payıÜç aylık bekleme süresine ve dağıtım sırasına uymakErken veya karşılıksız alınan payın iadesi; kamu borçlarında rücu ve 6183 m.35 takibi
Tasfiye memuruÜcret; şirketi temsil ve aktifleri paraya çevirme yetkisiÇağrı, envanter, depo, ödeme sırası, beyanname ve bildirim yükümlülükleriTTK m.553 tazminat sorumluluğu; KVK m.17/7 ve 6183 m.33 şahsi ve müteselsil vergi sorumluluğu
Yönetim kurulu / müdürlerGörevin tasfiye memurlarına devriSona ermeyi ve tasfiye memurlarını tescil ettirmek; borca batıklıkta bildirimTTK m.553; KVK m.17/9 tasfiye öncesi dönemler için tarhiyat muhatabı
Vergi dairesi / SGKAmme alacağının öncelikli tahsiliTahsil edilemezse kanuni temsilci ve limited şirket ortağına yönelme

Tasfiyenin nasıl yürüdüğünü, nisapları ve takvimi Şirket Tasfiyesi Nasıl Yapılır? rehberimizde; borcu varlığını aşan şirkette tasfiye yerine hangi yolun işlediğini Borçlu Şirket Nasıl Kapatılır? yazımızda anlattık. Bu yazı ise sürecin sorumluluk yüzünü ele alır.

Alacaklının Konumu: Çağrı, Bildirim ve Depo (TTK m.541)

Tasfiyenin alacaklıyı ilgilendiren ilk hükmü m.541’dir ve bu hüküm emredicidir: tasfiye memurunun takdirine bırakılmış bir “isterse çağırır” düzeni yoktur. Çağrı yapılmadan malvarlığının pay sahipleri arasında dağıtılması hukuka aykırıdır ve tasfiye memurunun sorumluluğunu doğurur.

TTK m.541/1: “Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar.”
m.541/2: “Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir.”
m.541/3: “Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun.”

Maddenin üç fıkrası üç ayrı alacaklı tipini karşılar ve hangi fıkranın uygulanacağı, alacağın şirket kayıtlarında görünüp görünmediğine bağlıdır. Bu ayrım, alacaklının dosyasında en kritik noktadır.

Alacağın türüne göre uygulanacak koruma

Alacaklının durumuKanunun öngördüğü korumaAlacaklının yapması gereken
Defterlerde kayıtlı, adresi bilinenTaahhütlü mektupla bireysel çağrı; bildirimde bulunmazsa tutar bankaya depo edilir (m.541/2)Mektup gelmemişse bile bildirimde bulunmak; kayıtta göründüğünü belgelemek
Defterlerde kayıtlı değil veya adresi bilinmiyorYalnızca üç ilan; depo koruması yokSicil Gazetesini takip etmek; süresinde belgeli bildirim yapmak
Alacağı muaccel olmamış (vadesi gelmemiş)Karşılayacak tutarda para notere depo edilir (m.541/3)Vadeyi ve tutarı belgelemek; depo yapılıp yapılmadığını sormak
Alacağı çekişmeli (dava veya itiraz var)Notere depo; yeterli teminat varsa veya paylaşım borcun ödenmesi şartına bağlanmışsa depo gerekmez (m.541/3)Derdest dava ve takip dosyalarını tasfiye memuruna bildirmek
Rehinli veya teminatlı alacaklıTeminat devam eder; m.541/3 istisnası uygulanabilirTeminatın paraya çevrilme sürecini ayrıca yürütmek
Kamu alacaklısı (vergi, SGK)Amme alacağı ödenmeden veya ayrılmadan dağıtım yapılamaz (6183 m.33)
Bildirimi ispat edilebilir biçimde yapın. Kanun bildirimin şeklini düzenlemez; ama uyuşmazlık çıktığında bildirimin yapıldığını ispat yükü alacaklıdadır. İadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi veya kayıtlı elektronik posta (KEP) kullanın; ekine fatura, sözleşme, irsaliye, cari hesap ekstresi, çek veya senet fotokopilerini koyun. Bildirim tasfiye memurlarına yapılır; şirketin eski yönetim kuruluna veya muhasebecisine yapılan bildirim, tasfiye memurunun bilgisine ulaşmadıysa tartışma yaratır. Tasfiye hâlindeki şirketin unvanı “Tasfiye Hâlinde …” biçimindedir ve tasfiye memurlarının kimliği ticaret sicilinden öğrenilebilir.

Üç Aylık Bekleme ve Dağıtım Sırası (TTK m.543)

Alacaklıyı koruyan ikinci mekanizma, dağıtımın zamanına ilişkindir. Kanun, tasfiye artığının ortaklara dağıtılmasını hem bir sıraya hem de bir bekleme süresine bağlar.

TTK m.543/1: Tasfiyeden arta kalan varlık, esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır.
m.543/2: Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir.
m.543/3: Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça, dağıtma para olarak yapılır.
Süre bir yıl değil, üç aydır; ama eski metinlere dikkat. 6102 sayılı Kanun’un ilk metninde m.543/2’deki bekleme süresi bir yıldı. Bu süre 2016 yılında 6728 sayılı Kanun’la altı aya, daha sonra üç aya indirilmiştir. İnternetteki pek çok makale ve hatta bazı kurumsal metinler hâlâ “bir yıl” yazmaktadır. Tasfiye takvimi kurarken veya erken dağıtım iddiasını değerlendirirken, dağıtım tarihinde yürürlükte olan metin esas alınmalıdır.

Dağıtım sırası: kim, ne zaman, neyi alır?

SıraKalemDayanakŞart
1Amme alacakları (vergi, SGK) ödenir veya ödenmek üzere ayrılır6183 m.33Ayırma yapılmadan hiçbir dağıtım ve tasarruf yapılamaz
2Şirketin bilinen ve bildirilen borçları ödenirTTK m.542/1-a, m.543/1Borçlar şirket varlığından fazla değilse
3Bildirimde bulunmayan bilinen alacaklının alacağı bankaya depo edilirTTK m.541/2Kayıtlardan anlaşılan alacak
4Muaccel olmayan veya çekişmeli borçlar için notere depoTTK m.541/3Teminat veya şarta bağlama yoksa
5Pay bedelleri pay sahiplerine geri verilirTTK m.543/1Borçlar ödendikten sonra
6Kalan varlık ortaklara dağıtılırTTK m.543/1-2Üçüncü çağrıdan itibaren üç ay geçmiş olmalı; imtiyaz varsa esas sözleşme uygulanır

Sıranın atlanması iki ayrı sonuç doğurur. Alacaklı bakımından, erken veya karşılıksız dağıtım tasfiye memurunun m.553 sorumluluğunu doğurur ve ek tasfiyenin tipik sebebidir. Ortak bakımından ise alınan tutar dayanaksız hâle gelir: kanuna aykırı dağıtımla elde edilen tasfiye payı için iade talebi gündeme gelir. Vergi tarafında ise sonuç daha serttir; tasfiye memuru ödediği vergiler için, kendisine iktisadi kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay alan ortaklara rücu edebilir.

Tasfiye Memurunun Görev Listesi ve Kusur Noktaları (TTK m.536-542)

Tasfiye memurunun sorumluluğu soyut bir “özen” tartışması değildir; Kanun görevleri tek tek sayar ve sorumluluk çoğunlukla bu listedeki somut bir maddenin ihlalinden doğar. Aşağıdaki tablo, uygulamada dava konusu olan kusur noktalarını görev maddeleriyle eşleştirir.

Görev, dayanak ve tipik kusur hâli

GörevDayanakUygulamada görülen ihlal
İlk envanter ve bilançonun hazırlanmasıTTK m.540Envanter çıkarılmadan doğrudan dağıtıma geçilmesi; varlıklara değer biçtirilmemesi
Alacaklılara çağrıTTK m.541/1Üç ilanın yapılmaması, hafta aralarına uyulmaması, bilinen alacaklıya taahhütlü mektup gönderilmemesi
Bildirimde bulunmayan bilinen alacaklı için banka deposuTTK m.541/2Defterde görünen alacağın hiç dikkate alınmaması
Muaccel olmayan ve çekişmeli borç için noter deposuTTK m.541/3Derdest davanın yok sayılması; karşılık ayrılmaması
Süregelen işleri bitirme, aktifleri paraya çevirme, borçları ödemeTTK m.542/1-aYeni iş yapılması; varlıkların değerinin altında ilişkili kişilere satılması
Tasfiyenin gerektirmediği yeni işlem yasağıTTK m.542/1-bTasfiye hâlindeki şirketle yeni ticari taahhüt altına girilmesi
Borçlar varlığı aşıyorsa mahkemeye bildirimTTK m.542/1-cBatıklığın bildirilmemesi; İİK m.345/a cezai sorumluluğu
Tasfiye uzarsa yıl sonu finansal tablolarıTTK m.542/1-dYıllarca tablo düzenlenmemesi; genel kurulun bilgilendirilmemesi
Defter tutma ve paraların bankaya yatırılmasıTTK m.542/1-e-fTasfiye parasının kişisel hesapta tutulması
Dağıtım sırası ve üç aylık beklemeTTK m.543Üçüncü ilandan hemen sonra dağıtım yapılması
Defterlerin saklanmasıTTK m.544, m.82On yıllık saklama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
Unvanın sicilden silinmesinin istenmesiTTK m.545Tasfiye bitmeden terkin talebi

Tasfiye memuru genel kurul tarafından her zaman görevden alınabilir; haklı sebeplerin varlığında ise pay sahiplerinden birinin istemiyle mahkeme tasfiye memurunu görevden alabilir ve yerine yenisini atayabilir (TTK m.537). Bu yol, tasfiyeyi sürüncemede bırakan veya alacaklı ile ortağın bilgi taleplerini karşılamayan tasfiye memuruna karşı, tazminat davasından önce denenmesi gereken pratik bir araçtır.

Sorumluluk Davası: Kim, Kime, Ne İçin (TTK m.553-561)

TTK m.553/1: “Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.”
m.553/3: “Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.”

Maddenin iki yönü birlikte okunmalıdır. Bir yandan sorumluların çevresi geniştir: tasfiye memuru açıkça sayılmıştır ve “yönetici” kavramı, şirketi fiilen yöneten kişileri de kapsayacak şekilde yorumlanır. Öte yandan sorumluluk kusura dayalıdır; 6335 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra ispat yükü kusurun varlığını ileri sürendedir. Dolayısıyla dört unsurun birlikte kanıtlanması gerekir: kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülük, bu yükümlülüğün ihlali, kusur ve ihlalle nedensellik bağı içinde doğmuş bir zarar.

Sorumluluk davasında usul haritası

KonuKuralDayanak
DavacıŞirket, pay sahipleri; şirketin iflası hâlinde şirket alacaklılarıTTK m.555, m.556
Tazminatın ödeneceği yerDolayısıyla zararda tazminat şirkete ödenir; pay sahibi kendisine ödenmesini isteyemezTTK m.555/1
İflasta alacaklının hakkıAlacaklılar tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir; iflas idaresi dava açmazsa alacaklı dava açabilirTTK m.556
Birden çok sorumluFarklılaştırılmış teselsül: her sorumlu, kusuruna ve durumun gereklerine göre zararı şahsen atfedilebildiği ölçüde müteselsilen sorumludurTTK m.557
İbranın etkisiİbra kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak şirketin dava hakkını kaldırır; ibraya olumlu oy veren ve ibrayı bilerek payı devralan pay sahibi dava açamaz; diğer pay sahiplerinin dava hakkı ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşerTTK m.558
ZamanaşımıZararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıl; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi suç oluşturuyorsa o süreTTK m.560
Yetkili mahkemeŞirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesiTTK m.561
Alacaklının dava hakkı iflasla genişler. Şirket iflas etmemişse alacaklı, yöneticinin veya tasfiye memurunun şirkete verdiği zarardan dolayı kural olarak dolaylı zarar iddiasında bulunur ve tazminatın şirkete ödenmesini talep eder. Şirketin iflası hâlinde ise TTK m.556 doğrudan bir yol açar: alacaklılar tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir; öncelik iflas idaresindedir, iflas idaresi dava açmazsa alacaklı bu davayı açabilir. Buna karşılık alacaklının doğrudan zarara uğradığı hâller (örneğin kendisine gerçeğe aykırı bilgi verilerek mal teslim ettirilmesi) ayrıca değerlendirilir.

Vergi ve SGK Tarafı: Ödenmeden Dağıtım Yok (6183 m.33, KVK m.17)

Tasfiyenin en sık atlanan ve en pahalıya mal olan tarafı budur. Ticaret hukuku tarafında dağıtım sırası ihlali tazminat doğururken, vergi tarafında doğrudan şahsi ve müteselsil sorumluluk doğar ve burada kusur tartışması yapılmaz.

6183 sayılı Kanun m.33: Hükmi şahısların tasfiyesinde, bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu Kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibeler tasfiye memurlarına geçer.
m.33: Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek mecburiyetindedir. Amme idarelerinin her türlü alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni dağıtamaz veya bunlar üzerinde herhangi bir şekilde tasarrufta bulunamazlar. Aksi hâlde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsan ve müteselsilen mesul olurlar; bu mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez. Ödedikleri borçlar için, amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım yapılmış olanlara rücu hakları mahfuzdur.

Tasfiyede vergi takvimi ve sorumluluk

AşamaYükümlülükSüreDayanak
Tasfiyeye girişTasfiyenin başladığının tahsil dairesine bildirilmesiÜç gün6183 m.33
Tasfiyeye girişTasfiye ve iflas hâllerinde mükellefiyetin, vergiyle ilgili işlemler tamamen sona erene kadar devam etmesi; kararların vergi dairesine bildirilmesiVUK m.162
Tasfiye dönemiTasfiye dönemi beyannameleri; geçici vergi beyannamesi verilmez, diğer beyan yükümlülükleri sürerKVK m.14’teki sürelerKVK m.17/2
Tasfiyenin bitişiSon tasfiye beyannamesiTasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz günKVK m.17/2
Beyanname ekleriBilanço, gelir tablosu ve tasfiye bilançosuna göre ortaklara dağıtılan paralar ile diğer değerlerin ayrıntılı listesiKVK m.17
Beyanla birlikteTasfiye memurlarının işlemlerin vergi kanunları yönünden incelenmesini dilekçeyle istemesiİncelemeye en geç üç ay içinde başlanır; sonuç incelemenin bitişini izleyen otuz gün içinde bildirilirKVK m.17/8
Dağıtım öncesiAmme alacağı ödenmeden veya ayrılmadan dağıtım yapılamaması6183 m.33; KVK m.17/7
Terkinden sonraTasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilciler, tasfiye dönemi için tasfiye memurları adına tarhiyat; müteselsil sorumlulukTarh zamanaşımı içindeKVK m.17/9

KVK m.17/7, tasfiye memurlarının sorumluluğunu ödeme ve karşılık ayırma yükümlülüğüne bağlar; m.17/8 vergi incelemesi mekanizmasını kurar ve kurumdan aranan vergilerin sonucu alınıncaya kadar tasfiye memurlarının sorumluluğunun devam edeceğini belirtir. Bu iki fıkra birlikte okunduğunda pratik sonuç şudur: tasfiye memuru, inceleme sonucu gelmeden yapılan dağıtımla kişisel riskini üstlenmiş olur. VUK m.10 ise tüzel kişinin tasfiyeye girmiş veya tasfiye edilmiş olmasının, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğunu kaldırmayacağını söyler. İşi bırakma bildirimi ve mükellefiyetin sona ermesi usulü için İşi Bırakma, Tasfiye ve Mükellefiyetin Sona Ermesi yazımıza bakabilirsiniz.

Ortak için sonuç: “Tasfiye payımı aldım, dosya kapandı” düşüncesi vergi tarafında geçerli değildir. Amme alacağı ödenmeden dağıtım yapılmışsa, ödemek zorunda kalan tasfiye memurunun rücu hakkı vardır ve limited şirkette ayrıca 6183 sayılı Kanun m.35 uyarınca ortak, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan sorumludur. Tasfiye payı alırken vergi ve SGK borcu yokluğunu gösteren belgeleri istemek, sonradan gelecek ödeme emrine karşı en güçlü hazırlıktır. Ödeme emri tebliğ edildiğinde izlenecek yol için Ödeme Emrine İtiraz rehberimize bakınız.

Şirket Sicilden Silindi: Taraf Ehliyeti Sorunu

Tasfiyenin sonunda tasfiye memurları, şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesini sicil müdürlüğünden ister; istem üzerine silinme tescil ve ilan edilir (TTK m.545). Bu tescil, tüzel kişiliğin sona erdiği andır ve alacaklı açısından bir hukuki engel yaratır: tüzel kişiliği sona eren şirketin hak ehliyeti, dolayısıyla davada taraf ehliyeti kalmaz. Yargı uygulamasında bu husus kamu düzenine ilişkin sayılır ve hâkim tarafından resen gözetilir. Pratik sonuç serttir: terkin edilmiş şirkete karşı açılan dava veya başlatılan icra takibi, şirket yeniden tescil ettirilmeden yürüyemez.

Şirket silindikten sonra alacaklının önündeki yollar

YolHangi hâldeKime karşıDayanak
Ek tasfiye için yeniden tescilTasfiye yapılmış ve kapanmış, ancak ek tasfiye işlemi zorunluŞirket (yeniden tescille); talep asliye ticaret mahkemesineTTK m.547
İhya davasıŞirket tasfiye edilmeden re’sen sicilden terkin edilmişTerkin işlemini yapan ticaret sicili müdürlüğü; tasfiyesi yapılmışsa tasfiye memuru daTTK geçici m.7
Sorumluluk davasıTasfiye memuru veya yöneticinin kusuru zarara yol açmışTasfiye memuru, yönetim kurulu üyeleri, yöneticilerTTK m.553, m.556, m.560
Haksız tasfiye payının iadesiAlacaklılara ödeme veya karşılık ayrılmadan ortaklara dağıtım yapılmışPayı alan ortaklarTTK m.541, m.543; sebepsiz zenginleşme hükümleri
Kamu alacağında kişisel takipAmme alacağı şirketten tahsil edilemiyorKanuni temsilci; limited şirkette ortak6183 m.35, mük. m.35; VUK m.10
Terkin sonrası tarhiyatVergi incelemesi terkinden sonra sonuçlanmışTasfiye öncesi dönem için kanuni temsilci, tasfiye dönemi için tasfiye memuruKVK m.17/9

Ek Tasfiye (TTK m.547): Kapanmış Dosyayı Açan Kurum

Ek tasfiye, 6762 sayılı mülga Kanun’da yer almayan, 6102 sayılı Kanun’la mevzuata giren bir kurumdur. Amacı basittir: tasfiye kapandıktan sonra yapılması zorunlu olduğu anlaşılan işlemlerin tamamlanabilmesi. Kanun bunu bir “yeniden tescil” mekanizmasıyla kurar.

TTK m.547/1: “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.”
m.547/2: Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

Ek tasfiyeyi gerektiren tipik hâller

HâlNeden ek tasfiye gerekir
Sonradan ortaya çıkan aktifSicilden silinmiş şirkete ait taşınmaz, araç, banka bakiyesi veya alacak tespit edilmesi; bu varlığın paraya çevrilip dağıtılması gerekir
Sonradan ortaya çıkan borçTasfiyede dikkate alınmamış bir alacaklının çıkması; ödeme veya karşılık ayrılması gerekir
Şirkete karşı dava veya takip zorunluluğuTaraf ehliyeti olmadığından davanın yürütülebilmesi için tüzel kişiliğin yeniden kazanılması
Şirket lehine dava açılmasıŞirketin alacağının tahsili veya haksız fiilden doğan talebin ileri sürülmesi
Organlara karşı sorumluluk davasıDavanın şirket adına yürütülmesi ve tazminatın şirkete ödenmesi gereği
Usulsüz terkinKanunda öngörülen usule uyulmadan silme işlemi yapılmış olması
Dağıtım hatasıAlacaklılara ödeme yapılmadan ortaklara dağıtım yapıldığının anlaşılması; iade ve yeniden dağıtım

İki noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, ek tasfiye talep edebilecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır: son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri ve alacaklılar. Bu listede yer almayan bir kişinin talebi usulden reddedilir. İkincisi, yeniden tescil sınırlı amaçlıdır: şirket, ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar tüzel kişilik kazanır; ticari faaliyete dönmüş olmaz. Ek tasfiye ile tasfiyeden dönme birbirine karıştırılmamalıdır — aşağıdaki başlıkta ikisinin farkını ayrıca ele alıyoruz.

Alacaklı için pratik tercih. Alacaklı çoğu zaman iki yol arasında seçim yapabilir: ek tasfiye talep edip şirketi yeniden tescil ettirerek şirkete karşı takip yapmak ya da doğrudan tasfiye memuru ve yöneticilerin TTK m.553 sorumluluğuna gitmek. Birinci yol, şirkette gerçekten bir varlık kaldığında; ikinci yol ise varlık kalmadığı ama kusurlu bir dağıtım veya ihmal bulunduğunda sonuç verir. Çoğu dosyada ikisi birlikte değerlendirilir; ancak m.560’taki iki ve beş yıllık süreler işlediği için sorumluluk yolunun zamanaşımı önce kontrol edilmelidir.

İhya Davası: Re’sen Terkin Edilen Şirketin Yeniden Canlandırılması

Uygulamada “ihya” olarak anılan dava, ek tasfiyeden farklı bir zemine oturur. 6102 sayılı Kanun’a 6335 sayılı Kanun’la eklenen geçici 7. madde, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmeden ticaret sicili kayıtlarından silinmeyen anonim ve limited şirketlerin tasfiyesi ile sicilden silinmesini düzenlemiş; bu kapsamda çok sayıda şirket re’sen terkin edilmiştir. Geçici maddenin son fıkrası, bu şekilde kaydı silinen şirket veya kooperatifin, ilgililerin başvurusu üzerine mahkeme kararıyla ihya edilebilmesine imkân tanır.

Ek tasfiye ile ihya davasının karşılaştırması

ÖlçütEk tasfiye (TTK m.547)İhya (TTK geçici m.7)
Hangi şirketTasfiye edilerek usulünce kapanmış şirketTasfiye edilmeden re’sen sicilden silinmiş münfesih şirket
Talep edebileceklerSon tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri, alacaklılarİlgililer (alacaklı, ortak, davada taraf olanlar)
HusumetŞirkete ve durumuna göre tasfiye memurunaTerkin işlemini yapan ticaret sicili müdürlüğüne; tasfiye memuru varsa ona da
Görevli mahkemeŞirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesiAynı
SonuçEk işlemler bitene kadar yeniden tescil ve tasfiye memuru atanmasıŞirketin yeniden sicile kaydı ve tüzel kişiliğin canlanması
Yargılama gideriGenel hükümlerGeçici m.7 kapsamında ticaret sicili müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmez

İhya davası açılmadan yürütülen takipler ve davalar sonuç vermez. Yargı uygulamasında, dava sırasında davalı şirketin terkin edildiği anlaşıldığında mahkeme davacıya şirketin ihyasını sağlaması için süre verir; ihya sağlanmadan yargılamaya devam edilemez. Bu nedenle alacaklı için ilk kontrol, borçlu şirketin sicil kaydının hâlen açık olup olmadığıdır; MERSİS ve Ticaret Sicili Gazetesi sorgusu, ihtarname gönderilmeden önce yapılmalıdır.

Tasfiyeden Dönme (TTK m.548): Karardan Vazgeçmenin Sınırı

Tasfiyeden dönme, kapanmış bir tasfiyeyi açmaz; devam eden bir tasfiyeyi durdurup şirketi yeniden faal hâle getirir. Kanun bunu iki şarta bağlar ve ikisi de katıdır.

TTK m.548/1: “Şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermiş ise, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmış olmadıkça, genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması gerekir. Esas sözleşme ile bu nisap ağırlaştırılabilir ve başkaca önlemler öngörülebilir. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir.”
m.548/2: Şirket, iflasın açılmasıyla sona ermiş olmasına rağmen iflas kaldırılmışsa veya iflas, konkordatonun uygulanmasıyla sona ermişse şirket devam eder.
m.548/3: Tasfiye memuru iflasın kaldırıldığına ilişkin kararı ticaret siciline tescil ettirir. Tescil istemine, pay bedellerinin ve tasfiye paylarının pay sahipleri arasında dağıtılmasına başlanmadığına ilişkin belge de eklenir.

Üç kurumun ayrımı

KurumZamanıŞartıSonucu
Tasfiyeden dönme (m.548)Tasfiye devam ederkenDağıtıma başlanmamış olmalı; sermayenin en az %60’ının oyuŞirket faal hâle döner
Ek tasfiye (m.547)Tasfiye kapandıktan sonraEk tasfiye işleminin zorunlu olduğunun anlaşılmasıEk işlemler bitene kadar yeniden tescil
İhya (geçici m.7)Re’sen terkinden sonraTerkinin usulsüzlüğü veya hukuki yararŞirket yeniden sicile kaydedilir

Tasfiyeden dönme kararının önündeki en önemli engel dağıtımın başlamış olmasıdır. Dağıtıma başlandıktan sonra alınan devam kararı geçerli olmaz; ifa edilmiş edimlerin geri verilmesi de bu sonucu değiştirmez. Bu nedenle tasfiyeden dönme düşünülüyorsa, kararın dağıtımdan önce alınması ve tescil isteminde dağıtıma başlanmadığına ilişkin belgenin eklenmesi gerekir. Şirketin faaliyete dönmesi ancak borçlarını ödeyebilecek durumda olmasıyla anlamlıdır; borca batıklık varsa tasfiyeden dönme değil, konkordato veya iflas bildirimi gündeme gelir.

Alacaklı İçin Adım Adım Yol Haritası

Borçlu şirket tasfiyeye girdiğinde ne yapmalı?

AdımYapılacak işNeden
1MERSİS ve Ticaret Sicili Gazetesi’nden şirketin durumunu sorgulayın: tasfiye hâlinde mi, terkin mi edilmiş?Terkin varsa önce ihya veya ek tasfiye gerekir; doğrudan takip sonuç vermez
2Tasfiye memurlarının kim olduğunu ve tescil tarihini tespit edinBildirim tasfiye memuruna yapılır; süreler tescil ve ilan tarihlerine bağlıdır
3Üç ilanın tarihlerini not edin; üçüncü ilandan itibaren üç aylık süreyi takvime alınDağıtım yasağının başlangıcı ve bitişi bu tarihe bağlıdır (m.543/2)
4Alacağınızı belgeleriyle birlikte yazılı ve ispat edilebilir biçimde bildirinm.541 çağrısına cevap; sonraki aşamada ispat kolaylığı
5Alacağınız muaccel değilse veya çekişmeliyse bunu açıkça belirtip notere depo talep edinm.541/3 koruması
6Derdest dava ve icra dosyalarınızı tasfiye memuruna bildirinKarşılık ayrılması ve dağıtımın engellenmesi
7Ödeme yapılmazsa tasfiye hâlindeki şirket aleyhine takip veya dava açınTasfiye, takip yasağı doğurmaz; konkordato mühletinden farkı budur
8Dağıtım yapıldığını öğrenirseniz dağıtım tarihini ve tutarını belgeleyinEk tasfiye ve m.553 sorumluluk davasının delili
9Şirket silinmişse ek tasfiye veya ihya yoluna gidinTaraf ehliyetinin sağlanması
10Paralel olarak m.560’taki iki ve beş yıllık süreleri kontrol edinSorumluluk davası hakkının kaybedilmemesi

Örnek: Tasfiye Memuruna Alacak Bildirim Yazısı

Aşağıdaki metin, m.541 çağrısına cevaben tasfiye memuruna gönderilecek bildirim için örnektir. Noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü mektup veya KEP ile gönderilmesi önerilir; dosyanıza göre uyarlanmalı ve avukatınızla birlikte gözden geçirilmelidir.

TASFİYE HÂLİNDE [ŞİRKET UNVANI] TASFİYE MEMURLUĞU’NABildirimde Bulunan (Alacaklı): [Ad/Unvan, T.C. kimlik/vergi no, adres] Konu: 6102 sayılı TTK m.541 uyarınca alacağın bildirilmesi ve m.541/3 kapsamında depo talebi.1. Şirketinizin tasfiye hâline girdiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı nüshasında ilan edilmiştir. İşbu bildirim, anılan ilanlarla yapılan çağrıya cevaben ve süresinde sunulmaktadır.2. Tarafımın şirketinizden [tarih] tarihli [sözleşme/fatura/çek/senet/cari hesap] ilişkisinden doğan [tutar] TL asıl alacak ile işlemiş [faiz/vade farkı] alacağı bulunmaktadır. Alacağa ilişkin [fatura no], [irsaliye], [sözleşme], [cari hesap ekstresi] ve [banka dekontu] örnekleri ekte sunulmuştur.3. Alacağım şirket defter ve kayıtlarında [kayıtlıdır / kayıtlı olduğunu düşünmekteyim]. TTK m.541/2 uyarınca, alacaklı oldukları bilinen kişilerin bildirimde bulunmaması hâlinde alacak tutarının bankaya depo edileceği düzenlenmiş olmakla birlikte, işbu yazı ile alacağım ayrıca ve açıkça bildirilmektedir.4. [Alacağım henüz muaccel olmamıştır / alacağım hakkında [mahkeme/icra dairesi] nezdinde [esas no] sayılı dosya ile uyuşmazlık bulunmaktadır.] Bu nedenle TTK m.541/3 uyarınca alacağımı karşılayacak tutarda paranın notere depo edilmesini talep ederim.5. TTK m.543/1 uyarınca tasfiye artığı ancak borçlar ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra dağıtılabilir; m.543/2 uyarınca alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe dağıtıma başlanamaz. Ayrıca 6183 sayılı Kanun m.33 uyarınca amme alacakları ödenmeden veya ayrılmadan tasfiye sonucunda elde edilen dağıtılamaz. Bu hükümlere aykırı bir dağıtım hâlinde, TTK m.553 uyarınca tasfiye memurlarının kişisel sorumluluğuna başvurulacağını ve TTK m.547 uyarınca ek tasfiye talebinde bulunulacağını bildiririm.6. Alacağımın kabul edilip edilmediğinin, kabul edilmemesi hâlinde gerekçesinin ve yapılacak ödemenin takviminin tarafıma yazılı olarak bildirilmesini; ilk tasfiye bilançosunun ve alacağıma ilişkin kayıtların örneklerinin tarafıma verilmesini talep ederim.Ekler: 1) Sözleşme 2) Faturalar 3) İrsaliye/teslim belgeleri 4) Cari hesap ekstresi 5) Dava/takip dosyası bilgileri[Tarih] [Ad-Soyad / Unvan, imza]

Sık Yapılan Hatalar

Tasfiyede üç tarafın sık yaptığı hatalar

KimHataSonucuDoğrusu
AlacaklıSicil Gazetesi ilanını takip etmemekÜç aylık pencere kaçırılır, dağıtım tamamlanırRiskli borçlular için düzenli MERSİS ve Gazete sorgusu
AlacaklıBildirimi sözlü veya e-postayla yapmakİspat sorunuNoter, iadeli taahhütlü veya KEP
AlacaklıTerkin edilmiş şirkete doğrudan takip başlatmakTaraf ehliyeti yokluğundan takip düşerÖnce ek tasfiye veya ihya
AlacaklıYalnızca şirketi hedef almakŞirkette varlık kalmamışsa sonuçsuz kalırParalel olarak m.553 sorumluluk yolunu değerlendirmek
OrtakDağıtımı üçüncü ilandan hemen sonra istemekDağıtım hukuka aykırı olur; iade riskiÜç aylık süreyi beklemek veya mahkemeden izin almak
OrtakVergi ve SGK borcu kapatılmadan pay almak6183 m.33 rücu; limited şirkette m.35 takibiBorçsuzluk belgelerini istemek
Tasfiye memuruBilinen alacaklıya taahhütlü mektup göndermemekm.553 sorumluluğu, ek tasfiyeDefterlerden alacaklı listesi çıkarıp mektupları belgelemek
Tasfiye memuruÇekişmeli borcu yok saymakDava kaybedilirse karşılıksız kalırNotere depo veya teminat
Tasfiye memuruTasfiyeye girişi üç gün içinde tahsil dairesine bildirmemek6183 m.33 sorumluluğuTescili izleyen üç gün içinde bildirim
Tasfiye memuruİnceleme sonucu gelmeden dağıtım yapmakKVK m.17/7-8 kapsamında sorumluluğun sürmesiİnceleme talebini vermek ve sonucu beklemek veya karşılık ayırmak
YönetimSona ermeyi ve tasfiye memurunu tescil ettirmemekAlacaklılar ve idare karşısında kişisel sorumlulukKararın süresinde tescil ve ilanı

On Maddelik Kontrol Listesi

Tasfiye dosyasında kontrol listesi

NoKontrolDayanak
1Üç ilan birer hafta arayla yapıldı mı; internet sitesinde de yayımlandı mı?TTK m.541/1
2Defterlerden çıkarılan alacaklı listesine taahhütlü mektup gönderildi mi?TTK m.541/1
3Bildirimde bulunmayan bilinen alacaklılar için banka deposu yapıldı mı?TTK m.541/2
4Muaccel olmayan ve çekişmeli borçlar için notere depo veya teminat sağlandı mı?TTK m.541/3
5Üçüncü çağrıdan itibaren üç ay doldu mu; erken dağıtım için mahkeme izni var mı?TTK m.543/2
6Tasfiyeye giriş üç gün içinde tahsil dairesine bildirildi mi?6183 m.33
7Amme alacakları ödendi veya ödenmek üzere ayrıldı mı?6183 m.33; KVK m.17/7
8Tasfiye beyannameleri ve inceleme talebi dilekçesi verildi mi?KVK m.17/2, m.17/8
9Dağıtım listesi (ortaklara verilen paralar ve değerler) beyannameye eklendi mi?KVK m.17
10Defterler ve tasfiye belgeleri on yıllık saklama düzenine alındı mı?TTK m.544, m.82

Sıkça Sorulan Sorular

Borçlum tasfiyeye girdi, alacağımı nereye bildireceğim?

Tasfiye memurlarına. TTK m.541/1 uyarınca alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, şirketin internet sitesinde ve esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla bilgilendirilir ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılır. Bildirimi yazılı ve belgeli yapmak, fatura, sözleşme, teslim belgesi ve cari hesap ekstresini eklemek en güvenli yoldur. Bildirimin ulaştığını kanıtlamak için iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi veya KEP kullanılmalıdır.

Çağrıya cevap vermezsem alacağım yanar mı?

Hayır, alacak kendiliğinden sona ermez. Alacaklı olduğu şirket kayıtlarından bilinen kişiler bildirimde bulunmazsa, TTK m.541/2 uyarınca alacaklarının tutarı Bakanlıkça belirlenecek bir bankaya depo edilir. Yani kayıtlarda görünen alacak için para ayrılır. Sorun, kayıtlarda hiç görünmeyen alacaklarda çıkar: bunlar için ayrılan bir tutar olmaz ve şirket sicilden silindikten sonra alacağın tahsili ancak ek tasfiye veya ihya yoluyla, ya da tasfiye memuru ve yöneticilerin sorumluluğuna gidilerek mümkün olur.

Tasfiyede alacaklılara ödeme yapılmadan ortaklara dağıtım yapılabilir mi?

Hayır. Sıra emredicidir: önce borçlar ödenir, sonra pay bedelleri geri verilir, en son kalan varlık ortaklara dağıtılır (TTK m.543/1). Üstelik TTK m.543/2 uyarınca üçüncü çağrıdan itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlığın dağıtımına başlanamaz; hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike bulunmadığı takdirde mahkeme daha erken dağıtıma izin verebilir. Vergi tarafında da 6183 sayılı Kanun m.33, tasfiye memurlarının amme idarelerinin alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni dağıtamayacağını söyler.

Tasfiye payı olarak aldığım parayı geri vermek zorunda kalır mıyım?

Alacaklılara ödeme yapılmadan veya karşılık ayrılmadan dağıtım yapılmışsa evet. Bu dağıtım kanuna aykırıdır ve ortağın aldığı tutar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir; ek tasfiye açıldığında bu tutarlar tasfiye kütlesine iade edilmek üzere talep edilir. Vergi tarafında ise 6183 sayılı Kanun m.33 uyarınca ödeme yapan tasfiye memurlarının, kendisine iktisadi kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay alan ortaklara rücu hakkı vardır. Bu nedenle tasfiye payı alırken vergi ve SGK borçlarının kapatıldığına dair belgeleri istemek gerekir.

Şirket sicilden silindi, dava açabilir miyim?

Doğrudan hayır. Ticaret sicilinden terkinle tüzel kişilik sona erer; tüzel kişiliği sona eren şirketin hak ehliyeti ve dolayısıyla taraf ehliyeti kalmaz. Taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından resen gözetilir. Bu nedenle terkin edilmiş şirkete karşı dava açmak veya icra takibi başlatmak için önce şirketin yeniden tescili gerekir: tasfiye edilerek kapanmış şirketlerde TTK m.547 kapsamında ek tasfiye için yeniden tescil, re’sen terkin edilmiş şirketlerde ise TTK geçici m.7 kapsamında ihya davası yolu kullanılır.

Ek tasfiyeyi kim isteyebilir?

TTK m.547/1 sınırlı bir çevre sayar: son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar. Bu kişiler, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Mahkeme istemi yerinde görürse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayıp tescil ve ilan ettirir.

Tasfiye memuru alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu tutulabilir mi?

Evet, kusuru varsa. TTK m.553/1 kurucuları, yönetim kurulu üyelerini, yöneticileri ve tasfiye memurlarını, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu tutar. Çağrı yapmamak, bilinen alacaklıya taahhütlü mektup göndermemek, üç aylık bekleme süresine uymadan dağıtım yapmak, çekişmeli borç için notere depo etmemek tipik kusur hâlleridir. Vergi tarafında sorumluluk ayrıca KVK m.17/7 ve 6183 sayılı Kanun m.33’e dayanır ve orada kusur tartışması yapılmaz.

Sorumluluk davasının süresi nedir?

TTK m.560 uyarınca sorumluluk davası, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil, cezayı gerektiren ve Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır. Sürenin başlangıcı çoğu dosyada tartışmalıdır; alacaklı için pratik ölçüt, dağıtımın veya terkinin öğrenildiği tarihtir.

Ortaklar şirketin borcundan sorumlu olmaz mı?

Özel hukuk borçlarında kural olarak hayır: anonim şirkette pay sahibi yalnızca taahhüt ettiği sermaye payını ödemekle yükümlüdür (TTK m.329/2), limited şirkette de ortak şirket borçlarından sorumlu olmayıp yalnızca taahhüt ettiği esas sermaye payını ödemekle ve ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür (m.573/2). Kamu alacaklarında tablo değişir: 6183 sayılı Kanun m.35 limited şirket ortağını, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan sorumlu tutar; mükerrer m.35 ve VUK m.10 ise kanuni temsilcileri sorumlu kılar.

Tasfiye tamamlandıktan sonra vergi incelemesi kime yapılır?

KVK m.17/9 uyarınca tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve cezası, müteselsilen sorumlu olmak üzere tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Ayrıca KVK m.17/8 uyarınca tasfiye beyannamesinin verilmesiyle birlikte tasfiye memurları işlemlerinin vergi kanunları yönünden incelenmesini bir dilekçeyle ister; dilekçenin verilmesinden itibaren en geç üç ay içinde incelemeye başlanır ve incelemenin bitmesini izleyen otuz gün içinde sonuç tasfiye memurlarına yazıyla bildirilir.

Sonuç: Kapanan Sicil, Kapanmayan Sorumluluk

Tasfiye, şirketin hukuk âleminden çekilmesidir; ancak bu çekilme ne alacaklının hakkını ne de tasfiyeyi yürütenlerin sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirir. Kanun, alacaklıya çağrı ve depo mekanizmasıyla bilgi ve güvence; ortağa sıraya ve süreye uyma yükümlülüğü; tasfiye memuruna ise ayrıntılı bir görev listesi ve bu listenin ihlali hâlinde kişisel sorumluluk verir. Sicilden silinme, yalnızca hangi kapının çalınacağını değiştirir: doğrudan takip yerine ek tasfiye veya ihya, şirkete karşı dava yerine tasfiye memuruna ve yöneticilere karşı sorumluluk davası. Bu kapıların her birinin kendi süresi vardır ve pratikte dosyaları kaybettiren şey çoğu zaman hakkın yokluğu değil, sürenin kaçırılmasıdır.

Şirket silindi diye dosya kapanmaz

Ek tasfiye, ihya davası, tasfiye memuruna ve yöneticilere karşı sorumluluk davası ve haksız alınan tasfiye payının iadesi; hepsi ayrı yollardır ve her birinin kendi süresi vardır. Dosyanızı birlikte inceleyelim, hangi yolun açık olduğunu belirleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Alacağınızın bildirilmesi, ek tasfiye ve ihya talebi ya da sorumluluk davası; hangisinin sizin dosyanızda sonuç vereceğini belgelerinizi inceleyerek belirleyelim.

İletişime Geçin

İlgili Rehberler

Bu içerik Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındadır.

Ticaret Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. TTK m.543/2’deki bekleme süresi 6102 sayılı Kanun’un yürürlüğünden bu yana iki kez değiştirilmiştir; ek tasfiye ve ihya davalarında yargı uygulaması gelişmektedir. Dosyanızı, işlem tarihinde yürürlükte olan metinler ve güncel içtihat üzerinden avukatınızla birlikte değerlendiriniz.
Post by Av. Fatma Öztürk