22 Ekim 2026

TMSF’den Ödeme Emri Geldi: Fon Kanununa Göre Şahsen Sorumlu Tutulan Yönetici ve Şirket Ne Yapmalı? 2026 — Teklif m.5, 15 Günlük Dava Süresi (6183 m.58), Kurul Tespitine İptal Davası, İhtiyati Haciz, 5411 m.134 ve Savunma

Fon kanunu, fon malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarıldığı kabul edilen değerlerin tahsilini mahkeme kararına değil, Sermaye Piyasası Kurulunun idari tespitine ve TMSF’nin amme alacağı gibi takibine bağlıyor. Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin 21 Ekim 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 5. maddesine göre fon zararından önce portföy yönetim şirketi sorumludur; tahsil edilemezse Kurulun belirlediği gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu olur ve görevden ayrılmak sorumluluğu kaldırmaz. Kurulun bildirimi üzerine TMSF, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununun belirli hükümlerine göre ödeme emri, haciz ve satış yoluyla tahsil yapar; davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir. Ödeme emri tebliğ edilen kişi için en kısa süre on beş gündür ve dava açmak tahsili kendiliğinden durdurmaz. Bu yazı, sorumlu tutulan yönetici, hâkim ortak, ilişkili şirket ve portföy yönetim şirketinin her aşamada hangi hakları kullanabileceğini madde madde anlatır.

Metnin durumu (22 Ekim 2026). Teklifin 1-5. maddeleri 21 Ekim 2026’da Genel Kurul’da kabul edildi; 6-9. maddeler ve teklifin tümü henüz oylanmadı. Kanun, Resmî Gazete’de yayımla yürürlüğe girecek. Bu yazıda 5. maddeye ilişkin aktarımlar, teklifin TBMM Başkanlığına sunulan metnine (2/3939) ve basında yayımlanan tam metne dayanır. Genel Kurul’da kabul edildiği bilinen önerge 3. maddeye ilişkindir; 5. maddede değişiklik yapılıp yapılmadığı, kesin metin yayımlandığında kontrol edilecek ve yazı güncellenecektir.

Teklifin tüm maddeleri fon kanun teklifi madde madde yazımızda, yatırımcı tarafının hukuki yolları fon kanunu sonrası hukuki yollar yazımızda anlatıldı.

Sorumluluk tespiti veya ödeme emri mi aldınız?

İlk on beş gün belirleyicidir. Tebligatı, Kurul yazısını ve görev dönemi belgelerinizi birlikte değerlendirelim: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevap: İlk On Beş Günde Ne Yapılmalı?

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişi için öncelikler

ÖncelikNe yapılır?Dayanak
1. Tebliğ tarihini sabitleyinÖdeme emrinin size hangi gün tebliğ edildiğini belgeleyin; süreler bu tarihi izleyen günden işler6183 m.55, m.58
2. On beş gün içinde davaBorcun bulunmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla dava açın; teklif bu davalar için İstanbul idare mahkemelerini yetkili kılar6183 m.58; teklif m.5/4
3. Yürütmenin durdurulmasıDava tahsili kendiliğinden durdurmaz; durdurma ayrıca istenmelidirİYUK m.27/2
4. Ödeme veya mal bildirimiAynı on beş gün içinde ödeme yapılmazsa mal bildiriminde bulunun; bildirimde bulunmamanın ve gerçeğe aykırı bildirimin yaptırımları vardır6183 m.55, m.60, m.111
5. Kurul tespitini isteyinSorumluluğunuzun ve tutarın dayandığı Kurul kararını ve inceleme sonuçlarını isteyin; bu tespite karşı ayrıca iptal davası değerlendirilirİYUK m.2/1-a, m.7
6. Ceza dosyasıyla eş güdümİdari davadaki beyanlarınız ceza soruşturmasında da okunabilir; iki dosya aynı stratejiyle yürütülmelidirCMK m.147, m.153

Teklifin 5. Maddesi Fıkra Fıkra

“Fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk” başlıklı 5. madde beş fıkradan oluşur. Her fıkra, sorumlu tutulan kişi bakımından ayrı bir hukuki sonuç doğurur.

5. maddenin yapısı (teklif metnine göre)

FıkraİçerikSorumlu tutulan kişi için anlamı
m.5/1Mevzuata aykırı olarak veya şeklen uygun olsa bile fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amaç bulunmaksızın, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların kontrol ettiği kişiler veya diğer üçüncü kişiler lehine fondan çıkarılan değerler “hukuka aykırı çıkarılmış değer” sayılır ve fon zarara uğratılmış kabul edilirSavunmanın ilk konusu işlemin gerçek ekonomik amacıdır; şekli uygunluk tek başına yetmez
m.5/2Zarardan önce portföy yönetim şirketi sorumludur; tahsil edilemezse veya edilemeyeceği açıkça belliyse Kurulca sorumluluğu belirlenen kişiler ve bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumludur; görevden ayrılmak sorumluluğu kaldırmazKişisel sorumluluk ikinci sıradadır; şirketten tahsil imkânı savunmada önem taşır
m.5/36. madde kapsamı dışındaki durumlarda Kurul, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her fon için zarar veya kayıp tutarını ya da eksik tasfiye bakiyesini, sorumluları ve sorumlu oldukları tutarları belirleyip TMSF’ye bildirirTutar kişi kişi belirlenir; tespit, idari işlem olarak denetlenebilir
m.5/4TMSF bildirim üzerine 6183 sayılı Kanuna göre takip başlatır; 6183 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Kanunun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27. maddelerini uygulama yetkisine sahiptir; davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir; bildirilen kişiler hakkında TMSF takibi sürerken İcra ve İflas Kanununa göre yeni takip yapılamaz, mevcut takipler durur, ihtiyati haciz ve tedbirler kalkarTahsil mahkeme kararı beklenmeden başlar; diğer alacaklıların takipleri durur
m.5/5Sorumluluğu belirlenen kişilerin kendi kusur ve sorumlulukları nedeniyle özel hükümlerden doğan tazminat yükümlülükleri saklıdırYatırımcıların ve fonun genel hükümlere göre tazminat talepleri ayrıca gündeme gelebilir

Kimler Sorumlu Tutulabilir?

Teklif sorumluları tek tek saymaz; Kurulun belirleyeceği gerçek ve tüzel kişilerden söz eder. 1. fıkradaki işlem tarafları ile 2. fıkradaki “birlikte hareket” ölçütü birlikte okunduğunda risk altındaki grup şöyle çizilebilir.

Risk grupları

KişiNeden risk altında?Savunmada öne çıkan konu
Portföy yönetim şirketi (kurucu)Kanunda ilk sırada sorumluZarar tutarının ve eksik tasfiye bakiyesinin doğru hesaplanması
Yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürFon işlemlerine onay veren ve yöneten kişilerKararlara katılım, muhalefet şerhi, görev dönemi
Fon portföy yöneticileri ve yatırım komitesi üyeleriİşlem kararını fiilen veren kişilerTalimat zinciri, iç onay süreçleri, yetki sınırları
Hâkim ortaklar ve ilişkili şirketlerm.5/1’de lehine değer çıkarılan kişiler arasında sayılıyorİşlemin piyasa koşullarında yapılıp yapılmadığı, karşı edimin varlığı
Üçüncü kişi şirketler ve yatırımcılarm.5/1 “diğer üçüncü kişiler” ve m.5/2 “birlikte hareket edenler”Fonla organik bağ ve ortak irade yokluğu
Görevden ayrılmış yöneticilerm.5/2 görevden ayrılmanın sorumluluğu kaldırmadığını söylüyorAyrılış tarihi ve sonraki işlemlerle bağlantısızlık

“Birlikte hareket” kavramı teklifte tanımlanmamıştır. Sermaye piyasası mevzuatında bu ifade, ortak bir amaç doğrultusunda anlaşma veya uyumlu davranış anlamında kullanılır. Kurulun bu kavramı nasıl uygulayacağı, tespit kararının gerekçesinden anlaşılacaktır; gerekçesiz veya yalnızca aile ya da iş ilişkisine dayanan bir tespit, sebep unsuru yönünden tartışılabilir. Aynı kişiler bakımından 3. maddedeki ödeme yasağı da gündeme gelebilir: SPKn m.104, m.106 veya m.107 fiillerini fonlarla birlikte işlediği tespit edilenlere tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz.

“Hukuka Aykırı Çıkarılmış Değer” Ne Demek?

m.5/1 iki ayrı ölçüt koyar. Birincisi, işlemin mevzuata aykırı olmasıdır. İkincisi, işlem şeklen mevzuata uygun olsa bile, fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacın bulunmamasıdır. Hüküm örnek olarak kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo ve ters repo işlemlerini sayar ve bu yollarla çıkarılan değerlerin yerine geçen veya değerlendirilmesiyle elde edilen değerleri de kapsama alır. İkinci ölçüt, savunmanın ağırlık merkezini değiştirir: işlemin portföy sınırlarına uygun olduğunu göstermek yetmez; işlemin fon için neden yapıldığını belgelerle açıklamak gerekir.

İşlem türüne göre savunma delilleri

İşlemKurulun sorabileceğiHazırlanacak delil
İlişkili tarafa kredi veya borçKarşılıksız mı, teminatlı mı, faiz piyasa koşullarında mı?Sözleşme, teminat belgeleri, faiz karşılaştırması, geri ödeme kayıtları
Düşük halka açıklıklı paylarda alımFiyat gerçek değeri yansıtıyor mu, fon kendi fiyatını mı oluşturuyor?Yatırım komitesi kararları, analiz raporları, işlem saatleri ve emir kayıtları
Repo ve ters repoTeminat yeterli mi, karşı taraf kim?Teminat değerlemesi, karşı taraf limitleri, saklayıcı kayıtları
Varlık devri veya temlikBedel ödendi mi, bedel piyasa değerinde mi?Değerleme raporu, ödeme dekontları, bağımsız denetim notları
Teminat vermeFonun varlığı başkasının borcuna mı bağlandı?Yönetim kurulu kararı, fona sağlanan karşılık, hukuki görüş

Fon varlığının ilişkili şirketlere aktarıldığı iddiasının ceza hukuku yönü SPKn m.110 savunma yazımızda, piyasa bozucu eylem kavramı piyasa bozucu eylemler yazımızda anlatıldı.

Süreç Adım Adım: Kurul İncelemesinden Satışa

Aşamalar ve kullanılabilecek haklar

AşamaKim yapar?Sizin yapacağınız
1. Denetim ve incelemeSermaye Piyasası KuruluBilgi ve belge taleplerine süresinde, avukat eşliğinde ve yazılı cevap; açıklamalarınızı belgeyle destekleyin
2. Zarar tutarı ve sorumluların tespitiKurul (m.5/3)Tespitin size bildirilip bildirilmediğini izleyin; bildirilmişse süreyi hesaplayın ve gerekçesini isteyin
3. TMSF’ye bildirimKurulTMSF ile yazışmaya başlayın; teminat veya ödeme planı görüşmesi gerekiyorsa yazılı yapın
4. Ödeme emriTMSF (6183 m.55)On beş gün içinde dava ve yürütmenin durdurulması; ödeme veya mal bildirimi
5. İhtiyati hacizTMSF (6183 m.13)İşlemin dayanağını isteyin; idari dava ve haczedilemeyecek malların ayrılması
6. Haciz ve satışTMSFKıymet takdirine ve satışa ilişkin işlemlere karşı süresinde başvuru
7. Tasarrufların iptali davalarıTMSF, alacaklı idare sıfatıyla (6183 m.24 vd.)Davaya karşı savunma; ivazın ve iyiniyetin ispatı

Kurulun Sorumluluk Tespitine Karşı Dava

İYUK m.2/1-a bakımından iptal davası, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı iddiasıyla menfaati ihlal edilenlerce açılır. Kurulun bir kişiyi belirli bir tutardan sorumlu tutup TMSF’ye bildirmesi, o kişinin malvarlığına doğrudan sonuç bağlayan kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemdir; bu nedenle tespit kararının kendisi dava konusu yapılabilir. Dava açma süresi İYUK m.7/1 uyarınca idare mahkemelerinde altmış gündür ve yazılı bildirim tarihini izleyen günden işler.

Hangi mahkeme? Teklif m.5/4, “bu fıkra kapsamında”, yani TMSF takibine ilişkin davalarda İstanbul idare mahkemelerini yetkili kılar. Kurulun m.5/3’e dayanan tespitine karşı açılacak davanın yeri ise teklifte ayrıca gösterilmemiştir; genel kural, işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.32/1) ve SPK kararlarına karşı davalar uygulamada Ankara idare mahkemelerinde görülmüştür. Tespit ile ödeme emri arasında sıkı bağlantı bulunduğundan, iki davanın aynı mahkemede görülmesi veya birleştirilmesi talep edilebilir. Yetkisiz mahkemede açılan dava süreyi ortadan kaldırmaz, ancak zaman kaybettirir; dilekçe verilmeden önce kesin metin ve güncel uygulama kontrol edilmelidir.

Tespit kararına karşı iddialar

UnsurOlası hukuka aykırılıkDayanak
YetkiTespitin kanunun kapsamı dışındaki bir fon veya işlem için yapılmasıTeklif m.1, m.5/3
ŞekilGerekçesiz karar; inceleme sonuçlarının ve hesap yönteminin gösterilmemesi; savunma imkânı tanınmamasıAnayasa m.36; İYUK m.2
Sebepİşlemin gerçek ekonomik amacının değerlendirilmemesi; “birlikte hareket” olgusunun somut delille gösterilmemesiTeklif m.5/1, m.5/2
KonuSorumlu tutulan tutarın kişinin işlemleriyle orantısız olması; zararın tamamının tek kişiye yüklenmesiTeklif m.5/3 “sorumlu oldukları tutarlar”
MaksatTespitin tahsil kolaylığı dışında bir amaçla yapılmasıİYUK m.2/1-a

Kurula karşı açılan idari davaların genel çerçevesi SPK kararına karşı iptal davası yazımızda anlatıldı. Kanunun kendisine ilişkin anayasaya aykırılık iddiası, açılan davada ileri sürülebilir; mahkeme iddiayı ciddi bulursa Anayasa m.152 uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurur. Bu bakımdan idari tespitle şahsi sorumluluk kurulması, geçmiş işlemlere yeni bir tahsil usulünün uygulanması ve mülkiyet hakkı (Anayasa m.35) ile hukuki güvenlik (Anayasa m.2) ilkeleri tartışma konusudur.

Tespit ve ödeme emri davasını birlikte kuralım

Hangi işlemin hangi mahkemede, hangi sürede dava edileceğini dosyanız üzerinden belirleyelim: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

TMSF Ödeme Emri: On Beş Günlük Takvim

6183 sayılı Kanunun 55. maddesi bakımından ödeme emri, borcun on beş gün içinde ödenmesini veya mal bildiriminde bulunulmasını ihtar eder. 58. madde bakımından ödeme emri tebliğ edilen kişi, böyle bir borcu olmadığı, borcu kısmen veya tamamen ödediği ya da borcun zamanaşımına uğradığı iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Bu süre 7061 sayılı Kanunla 1 Ocak 2018’den itibaren yedi günden on beş güne çıkarılmıştır. Davada haksız çıkan borçludan yüzde on zamla tahsili öngören 58. maddenin beşinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 02.08.2022, 31911).

Görev ve yetki bakımından amme alacaklarında ödeme emrine karşı dava kural olarak vergi mahkemesinde açılır. Teklif m.5/4 ise TMSF takibine ilişkin davalarda İstanbul idare mahkemelerini yetkili kılar. Bu nedenle fon kanunu kapsamındaki ödeme emirlerine karşı dava İstanbul idare mahkemelerinde açılmalıdır. Dava süresi bakımından ise 6183 m.58’deki on beş günlük özel süre esas alınmalıdır; altmış günlük genel süreye güvenmek hak kaybına yol açabilir.

Dava ve tahsil ilişkisi bakımından ödeme emrine karşı açılan dava tahsili kendiliğinden durdurmaz. Tahsilin durması için İYUK m.27/2 uyarınca yürütmenin durdurulması istenmelidir; bunun için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması birlikte aranır. Ödeme emri davasında ileri sürülebilecek sebepler sınırlıdır; borcun esasına ilişkin itirazlar, yani sorumluluğun hiç doğmadığı veya tutarın yanlış hesaplandığı iddiası, “böyle bir borcun bulunmadığı” sebebi içinde ve Kurul tespitine karşı açılan davada birlikte ileri sürülmelidir. Ödeme emri davasının genel kuralları ödeme emrine itiraz ve iptal davası, dilekçe örneği ödeme emrine itiraz dava dilekçesi yazılarımızda yer alıyor.

Ödeme emri tebliğinden sonraki takvim

GünYükümlülük veya hakDayanak
Tebliğ günüTebliğ tarihini ve tebliğ şeklini belgeleyin6183 m.55
1-15. günDava ve yürütmenin durdurulması talebi6183 m.58; İYUK m.27; teklif m.5/4
1-15. günÖdeme yapılmazsa mal bildirimi6183 m.55, m.60
15. günden sonraMal bildiriminde bulunmayan hakkında hapisle tazyik istenebilir (en fazla üç ay); gerçeğe aykırı bildirim ayrı suçtur6183 m.60, m.111
Takip boyuncaHaczedilemeyecek malların ayrılması (ör. haline münasip ev)6183 m.70
Tahsil zamanaşımıKural olarak beş yıl6183 m.102

Haczedilemeyecek mallar ve haline münasip ev istisnası vergi veya SGK borcu yüzünden ev haczi yazımızda anlatıldı. Taksitlendirme (tecil) imkânının bu alacaklarda nasıl uygulanacağı, kesin metin ve TMSF uygulamasıyla netleşecektir.

İhtiyati Haciz, Tasarrufların İptali ve 5411 Sayılı Kanun

6183 sayılı Kanunun 13. maddesi bakımından amme alacağının tahsilini güvence altına almak için ihtiyati haciz uygulanabilir; iptali istenen tasarrufların konusunu oluşturan mallar da ihtiyati haciz sebepleri arasındadır. İhtiyati haciz bir idari işlemdir ve idari davaya konu edilebilir. Dava süresi, uyuşmazlığın idare mahkemesi usulüne tabi tutulmasına göre altmış, vergi mahkemesi usulüne göre otuz gündür (İYUK m.7/1); güvenli yol kısa süreyi esas almaktır.

6183 sayılı Kanunun 24-31. maddeleri bakımından amme alacağının tahsilini engelleyen tasarruflar iptal davasına konu edilebilir. İvazsız tasarruflar ve bağışlamalar borçlunun iyiniyetine bakılmaksızın iptale tabidir; üçüncü dereceye kadar kan hısımları ile eşler arasındaki ivazlı işlemler de bağış sayılır (m.27, m.28). Amme alacağının tahsilini engelleme amacıyla yapılan ve bu amacı bilen veya bilmesi gereken kişilerle yapılan tasarruflar da hükümsüzdür (m.30). Bu davalar kural olarak tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık süreye tabidir. Kriz döneminde aile bireylerine yapılan devirler bu nedenle en yüksek risk grubundadır.

5411 sayılı Kanun bakımından teklif, TMSF’ye 5411 sayılı Kanunun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27. maddelerini uygulama yetkisi verir. Bu hükümler bankacılık alanında TMSF’nin alacak tahsili için geliştirilmiş geniş yetkileri içerir. Anayasa Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve E.2015/103, K.2015/113 sayılı kararında aktarılan metne göre 134. madde (“Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler”), TMSF’nin alacağın tahsili için yararlı görürse ilgili şirketlerdeki ortaklık haklarını kullanarak bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralabilmesini, yönetim ve denetim kurulu üyelerini atayıp görevden alabilmesini; belirli malvarlıkları üzerindeki devir, satış, temlik ve sınırlı aynî hak işlemlerinin Fona karşı hüküm ifade etmemesini ve bu işlemlere taraf olan üçüncü kişilerin belirli durumlarda iyiniyet iddiasında bulunamamasını düzenler. Anayasa Mahkemesinin 26.02.2009 tarihli ve E.2009/7, K.2009/29 sayılı kararında aktarıldığına göre 136. madde de Fon alacaklarına tahsilde imtiyaz tanır. Bu hükümlerin banka dışındaki fon sorumlularına nasıl uyarlanacağı kesin metin ve uygulamayla netleşecektir; ancak sorumlu tutulan kişiden mal edinen üçüncü kişiler için ciddi bir risk kaynağıdır.

Malvarlığınızı bu aşamada devretmeyin. Tespit veya ödeme emri beklentisiyle yapılacak bağış, eşe veya çocuğa devir ya da düşük bedelli satış hem 6183 sayılı Kanuna göre iptal davasına hem de ceza soruşturmasında yeni bir isnada konu olabilir. Var olan mal varlığınızı belgeleyip korumak ve haczedilemeyecek malları ayırmak, devirden her zaman daha güvenlidir. Mal kaçırma iddiasının yatırımcı tarafından nasıl ileri sürüldüğü tasarrufun iptali davası yazımızda anlatıldı.

Diğer Alacaklıların İcra Takipleri Ne Olur?

Teklif m.5/4’e göre Kurulun TMSF’ye bildirdiği kişiler hakkında, TMSF takipleri sonuçlanıncaya kadar bu kişilerin malvarlığı değerleri üzerinde İcra ve İflas Kanununa göre yeni takip başlatılamaz; daha önce başlatılmış takipler durur ve bu takiplerde haczedilen mallar satılamaz, paraları paylaştırılamaz; ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulamaz; önceden konulmuş hacizler, ihtiyati hacizler ve ihtiyati tedbirler başka bir işleme gerek olmaksızın kalkar.

İcra yasağının etkisi

Kim?SonuçNot
Sorumlu tutulan kişiMalvarlığı üzerinde tek takipçi TMSF olur; özel alacaklıların takipleri dururBorçlar ortadan kalkmaz; yalnızca takip durur
Bankalar ve ticari alacaklılarTakipleri durur, hacizleri kalkarRehin ve ipotek hakkının durumu kesin metinde ayrıca kontrol edilmeli
Bireysel dava açmış yatırımcılarAldıkları ihtiyati hacizler kalkabilirDava açma hakları devam eder (m.5/5)
TMSF’ye bildirilmemiş kişilerEtkilenmezYasak yalnızca bildirilen kişiler için

Bu hüküm sorumlu tutulan kişiye kısmi bir koruma sağlar, ancak bir ödeme veya af değildir. Yatırımcı tarafının bu hükümden nasıl etkilendiği hukuki yollar yazımızda anlatıldı.

Savunmanın Dört Ekseni

1. İşlemin gerçek ekonomik amacı (m.5/1)

Fon lehine bir karşı edim, piyasa koşullarında fiyat, yatırım stratejisine uygunluk ve karar sürecinin belgelenmesi, işlemin “gerçek ekonomik amaç” taşıdığını gösterir. İzahname, yatırım komitesi tutanakları, risk raporları ve bağımsız denetim notları bu eksenin temel delilleridir.

2. Şahsi sorumluluğun ikincil niteliği (m.5/2)

Kanun şahsi sorumluluğu, portföy yönetim şirketinden tahsilin mümkün olmaması veya bunun açıkça belli olması şartına bağlar. Şirketin malvarlığı, sigorta teminatları ve alacakları varken doğrudan yöneticiye gidilmesi bu şartın yokluğu yönünden tartışılabilir. Şirketin yönetici sorumluluk sigortasının kapsamı D&O sigortası yazımızda anlatıldı.

3. Tutar ve pay (m.5/3)

Kurul, her kişi için “sorumlu oldukları tutarları” belirler. Teklif müteselsil sorumluluktan açıkça söz etmez; bu nedenle tutarın kişinin işlemleri, görev süresi ve kusuruyla orantılı olması gerektiği ileri sürülebilir. Eksik tasfiye bakiyesi hesaplanırken tasfiye bankasının varlıkları hangi yöntem ve fiyatla sattığı da önemlidir: teklif m.3/2, tasfiye ile görevli kuruluşa mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmek için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü yükler. Değerinin altındaki satışlardan doğan fark, sorumluya yüklenen tutardan düşülmesi gereken bir kalem olarak savunulabilir.

4. Zaman ve görev bağlantısı

Görevden ayrılmak sorumluluğu kaldırmaz, ancak sorumluluk yalnızca “görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde” gerçekleştirilen işlem ve kararlar içindir (m.5/2). Görev başlangıç ve bitiş tarihleri, ticaret sicili kayıtları, karar defterindeki imzalar ve muhalefet şerhleri, kişiyi belirli işlemlerden ayırmanın en güçlü delilleridir.

Ceza Soruşturmasıyla Eş Güdüm

Aynı olaylar hem idari tespitin hem ceza soruşturmasının konusudur. SPKn m.115/1 uyarınca sermaye piyasası suçlarında soruşturma Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır ve teklif m.6’ya göre Kurulun suç duyurusuna dayanak raporları CMK m.128 anlamında suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılacaktır (6. madde henüz Genel Kurulda oylanmamıştır). Bu nedenle idari davada sunulan açıklamalar ile ceza dosyasındaki savunma çelişmemelidir. Şüphelinin susma hakkı (CMK m.147) ceza soruşturmasında korunur; idari davada ise iddiaları belgeyle çürütmek gerekir. İki dosyanın aynı ekip tarafından, aynı kronoloji üzerinden yürütülmesi önerilir.

İki dosya arasındaki ilişki

Konuİdari dosya (Kurul ve TMSF)Ceza dosyası
AmaçZararın tahsiliSuç ve cezai sorumluluk
Karar merciKurul, TMSF, idare mahkemesiCumhuriyet başsavcılığı, ceza mahkemesi
Malvarlığına etkiÖdeme emri, haciz, satışEl koyma (CMK m.128), kayyım (CMK m.133), müsadere (TCK m.55)
Zararın giderilmesinin etkisiBorcun azalmasıEtkin pişmanlık hükümleri ayrıca değerlendirilir

Şüpheli yöneticinin ceza dosyasındaki hakları şüpheli yönetici ve şirket savunma rehberimizde, aklama isnadı TCK m.282 yazımızda, zararın giderilmesinin etkisi etkin pişmanlık yazımızda anlatıldı. Teklif m.4’teki isteğe bağlı iade imkânı ve gerekçede bu iadenin borç ikrarı sayılmadığına ilişkin açıklama isteğe bağlı iade yazımızda ele alındı.

Portföy Yönetim Şirketi Açısından

Portföy yönetim şirketi, teklif m.5/2’ye göre zarardan ilk sırada sorumludur. Şirket bakımından üç nokta öne çıkar. Birincisi, şirket hakkındaki tespit ve ödeme emri de aynı süre ve yollarla dava konusu yapılabilir. İkincisi, şirketten tahsil imkânının bulunup bulunmadığı, yöneticilerin şahsi sorumluluğunun şartıdır; bu nedenle şirketin varlıklarının ve alacaklarının doğru gösterilmesi yöneticileri de korur. Üçüncüsü, 5411 m.134’e yapılan atıf, TMSF’nin şirketlerdeki ortaklık haklarını kullanarak yönetimi devralması sonucunu doğurabilir. Şirkete karşı yatırımcıların icra ve iflas yolu portföy yönetim şirketine karşı icra yazımızda, soruşturma altındaki şirkette çalışanların hakları ayrı yazımızda, böyle bir şirketi devralmanın riskleri devralanın sorumluluğu yazımızda anlatıldı.

Aile Bireyleri ve Üçüncü Kişiler

Sorumlu tutulan kişinin eşi, çocukları ve iş ortakları üç yoldan etkilenebilir: Kurulun onları da “birlikte hareket eden” olarak belirlemesi, onlara yapılmış devirlerin 6183 m.24-31 uyarınca iptal davasına konu edilmesi ve ceza soruşturmasında malvarlıklarına el konulması. Yakınların her biri, kendi adına ayrı bir hukuki konuma sahiptir ve malvarlığının kendi geliriyle edinildiğini belgelemesi gerekir. Yakınların malvarlığına uygulanan tedbirlere karşı yollar yönetici yakınlarının malvarlığı yazımızda, şirkete kayyım atanması TEHOL kayyım yazımızda anlatıldı.

Hazırlanması Gereken Belgeler

  1. Ticaret sicili kayıtları: görev başlangıç ve bitiş tarihleri, imza yetkileri.
  2. Yönetim kurulu ve yatırım komitesi karar defterleri, toplantı tutanakları ve muhalefet şerhleri.
  3. Tartışmalı işlemlere ait sözleşmeler, teminat belgeleri, değerleme raporları ve ödeme dekontları.
  4. Fon izahnameleri, içtüzükler, KAP portföy dağılım raporları ve bağımsız denetim raporları.
  5. Kuruldan gelen bilgi ve belge talepleri ile verilen cevapların tam seti.
  6. Kişisel malvarlığının edinme tarihleri ve kaynağını gösteren belgeler (tapu, banka, miras, gelir).
  7. Yönetici sorumluluk sigortası poliçesi ve şirket içi tazmin taahhütleri.
  8. Ödeme emri, ihtiyati haciz ve diğer tebligatların zarfları ve tebliğ tarihleri.

Süre Tablosu

Sorumlu tutulan kişi için süreler

İşlemSüreDayanak
Ödeme emrine karşı davaTebliğden itibaren on beş gün6183 m.58; teklif m.5/4 (İstanbul idare mahkemeleri)
Ödeme veya mal bildirimiÖdeme emrinin tebliğinden itibaren on beş gün6183 m.55, m.60
Kurulun sorumluluk tespitine karşı iptal davasıYazılı bildirimden itibaren altmış günİYUK m.7/1
İhtiyati haciz işlemine karşı davaAltmış veya otuz gün; kısa süre esas alınmalıİYUK m.7/1
Kurula İYUK m.11 başvurusuDava süresi içinde; süreyi durdurur; otuz gün cevap verilmezse retİYUK m.11
Tasarrufların iptali davası (karşı taraf için)Kural olarak tasarruf tarihinden beş yıl6183 m.24-31
Tahsil zamanaşımıKural olarak beş yıl6183 m.102

Yapılmaması Gerekenler

Birincisi, ödeme emrini sıradan bir icra ödeme emri sanıp icra dairesine yedi günlük itiraz dilekçesi vermektir; amme alacağında itiraz dilekçeyle değil, on beş gün içinde mahkemede dava açarak yapılır. İkincisi, altmış günlük idari dava süresine güvenip ödeme emri davasını geciktirmektir. Üçüncüsü, mal bildiriminde bulunmamak veya eksik bildirimde bulunmaktır. Dördüncüsü, aile bireylerine veya ilişkili şirketlere mal devretmektir. Beşincisi, Kurula veya TMSF’ye avukat görüşü alınmadan, ceza dosyasındaki savunmayla çelişen açıklamalar yapmaktır. Altıncısı, isteğe bağlı iade veya ödeme planı görüşmesinde, sorumluluğu kabul eden ifadeler içeren bir metni imzalamaktır.

Fon kanununda ödeme yasağı: SPK’nın “fonlarla birlikte hareket etti” tespitiyle tasfiye ödemesi kesilen kişinin dava hakkı, payın ayrılması talebi ve dilekçe iskeletleri “fonlarla birlikte hareket etti” tespiti ve ödeme yasağı yazımızda anlatıldı.

Fon kanunuyla değişen satış kuralları: Tasfiye fonlarının elindeki hisselerin hâkim ortağa satış, geri alım, toptan satış ve Kurul onaylı borsa dışı satış yoluyla satılması ve alıcıya satış yasağı tasfiyedeki fonların hisseleri nasıl satılacak yazımızda anlatıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Fon kanunu yöneticileri şahsen sorumlu tutuyor mu?

Evet, ikinci sırada. Teklif m.5/2’ye göre zarardan önce portföy yönetim şirketi sorumludur; tutar şirketten tahsil edilemezse veya edilemeyeceği açıkça belliyse, Kurulun sorumluluğunu belirlediği gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu olur.

Görevden ayrıldım; yine sorumlu tutulabilir miyim?

Evet. Görevden ayrılmak, görev yapılan veya kontrolün elde bulunduğu dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluğu kaldırmaz. Ancak ayrılıştan sonraki işlemlerden sorumlu tutulamazsınız; görev tarihlerinizi belgeleyin.

TMSF’den gelen ödeme emrine itiraz süresi kaç gün?

Ödeme emrine karşı dava 6183 m.58 uyarınca tebliğden itibaren on beş gün içinde açılır. Teklif bu davalar için İstanbul idare mahkemelerini yetkili kılar. İcra dairesine yedi günlük itiraz yolu burada uygulanmaz.

Dava açarsam haciz durur mu?

Hayır, kendiliğinden durmaz. Tahsilin durması için İYUK m.27/2 uyarınca yürütmenin durdurulması istenmeli ve mahkeme bu talebi kabul etmelidir.

Kurulun sorumluluk tespitine dava açılabilir mi?

Evet. Tespit, malvarlığınıza doğrudan sonuç bağlayan bir idari işlemdir ve bildirimden itibaren altmış gün içinde iptal davasına konu edilebilir. Davanın hangi mahkemede açılacağı kesin metin ve uygulamayla birlikte kontrol edilmelidir.

Ödeme emri davasında borcun esasını tartışabilir miyim?

Ödeme emri davasında sebepler sınırlıdır: borcun bulunmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı. Sorumluluğun hiç doğmadığı veya tutarın yanlış olduğu iddiası “borcun bulunmadığı” sebebi içinde ve Kurul tespitine karşı açılan davada birlikte ileri sürülmelidir.

Mal bildiriminde bulunmazsam ne olur?

6183 m.60 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde ödeme yapmayan ve mal bildiriminde bulunmayan hakkında en fazla üç ay hapisle tazyik istenebilir; gerçeğe aykırı bildirim ise m.111’de ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Haksız çıkarsam yüzde on zam öder miyim?

Hayır. 6183 m.58/5’teki yüzde on haksız çıkma zammı, Anayasa Mahkemesinin E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Diğer alacaklılarımın icra takipleri ne olur?

Teklif metnine göre Kurulun TMSF’ye bildirdiği kişiler hakkında TMSF takibi sürerken İcra ve İflas Kanununa göre yeni takip başlatılamaz, mevcut takipler durur, ihtiyati haciz ve tedbirler kalkar. Borçlarınız ortadan kalkmaz.

Eşime veya çocuğuma devrettiğim mallar da alınır mı?

6183 m.27 ve m.28 uyarınca ivazsız tasarruflar, bağışlamalar ve üçüncü dereceye kadar kan hısımları ile eşler arasındaki ivazlı işlemler iptal davasına konu olabilir. Ayrıca teklif, TMSF’ye 5411 m.134’ü uygulama yetkisi verir.

Sorumlu tutulduğum tutar fazlaysa ne yapabilirim?

Kurul her kişi için ayrı tutar belirler. Tutarın işlemlerinizle ve görev sürenizle orantısız olduğunu, eksik tasfiye bakiyesinin değerinin altındaki satışlar nedeniyle büyüdüğünü veya portföy yönetim şirketinden tahsil imkânının bulunduğunu Kurul tespitine karşı açacağınız davada ileri sürebilirsiniz.

Fona para iade etmem sorumluluğu kabul ettiğim anlamına gelir mi?

Teklif m.4’teki isteğe bağlı iade, gerekçeye göre af veya ibra değildir ve borç ikrarı anlamına gelmez. Yine de iade metninin içeriği önemlidir; sorumluluğu kabul eden ifadeler içeren bir belgeyi hukuki destek almadan imzalamayın.

Ceza soruşturması bitmeden TMSF takip yapabilir mi?

Evet. Teklif, tahsili ceza davasının sonucuna değil, Kurulun idari tespitine bağlar. Bu nedenle iki dosya eş zamanlı yürüyebilir ve savunmanın birlikte planlanması gerekir.

Şirketin yönetimi TMSF’ye geçer mi?

Teklif TMSF’ye 5411 m.134’ü uygulama yetkisi verir. Bu madde bankacılık alanında TMSF’nin ilgili şirketlerdeki ortaklık haklarını kullanarak yönetimi devralmasına imkân tanır. Bu yetkinin fon sorumlularının şirketlerine nasıl uygulanacağı kesin metin ve uygulamayla netleşecektir.

Fon kanunu Anayasa’ya aykırı mı?

İdari tespitle şahsi sorumluluk kurulması, geçmiş işlemlere yeni tahsil usulü uygulanması ve mülkiyet hakkı yönünden tartışmalıdır. Bu iddia, açacağınız davada ileri sürülebilir; mahkeme ciddi bulursa Anayasa m.152 uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurur.

Bu yazının kaynakları. Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi (2/3939) m.1-7 ve TBMM Genel Kurulu’nun 21.10.2026 tarihli birleşimine ilişkin haberler; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.13, 24-31, 55, 58, 60, 70, 102, 111; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.134 ve m.136 (Anayasa Mahkemesinin E.2015/103, K.2015/113 ve E.2009/7, K.2009/29 sayılı kararlarında aktarılan metinler); Anayasa Mahkemesinin E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararı (RG 02.08.2022, 31911); 2577 sayılı İYUK m.2, 7, 11, 27, 32; 6362 sayılı SPKn m.104, 106, 107, 115; 5271 sayılı CMK m.128, 133, 147, 153; 5237 sayılı TCK m.55; Anayasa m.2, 35, 36, 152.

Kurul tespiti, TMSF takibi ve ceza dosyası tek planda

Süreleri kaçırmadan, savunmalar arasında çelişki doğmadan dosyanızı birlikte yürütelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

Bu içerik sermaye piyasası hukuku ve fon krizi kümesindedir.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Fon Krizi Son Durum  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk