İflasta Tasarrufun İptali 2026 — İflastan Önce Kaçırılan Mallar Masaya Nasıl Döner? İflas İdaresinin Davası, Alacaklıya Devir, 7571 Sonrası Bir Yıllık Süre, Aciz Hâlindeki Ödemeler ve Zarar Verme Kastı (İİK m.191, m.245, m.277-284)
29 Eylül 2026

İflasta Tasarrufun İptali 2026 — İflastan Önce Kaçırılan Mallar Masaya Nasıl Döner? İflas İdaresinin Davası, Alacaklıya Devir, 7571 Sonrası Bir Yıllık Süre, Aciz Hâlindeki Ödemeler ve Zarar Verme Kastı (İİK m.191, m.245, m.277-284)

İflastan sonra müflisin masaya ait mallar üzerindeki tasarrufları alacaklılara karşı zaten hükümsüzdür (İİK m.191); iflastan önce yapılan ve alacaklıları zarara sokan tasarruflar ise iptal davasıyla masaya kazandırılır. İptal davasından amaç, İİK m.278, m.279 ve m.280’de yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir; iflas hâlinde davayı iflas idaresi, İİK m.245 ve m.255’in üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde ise alacaklılar açar (İİK m.277). İflas idaresinin takibine gerek görmediği bir iddianın takip hakkı, isteyen alacaklıya devredilir; elde edilen sonuçtan masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı ödenir, artanı masaya yatırılır (İİK m.245). Üç iptal sebebi vardır. 25 Aralık 2025’te yayımlanan 7571 sayılı Kanun’la değişik İİK m.278’e göre alışılmış hediyeler dışında, iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir; yakın akrabalar ve ortak konutta yaşayanlar arasındaki tasarruflar, gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. İflasın açılmasından önceki bir yıl içinde borcunu ödemeyen borçlunun mevcut bir borç için rehin vermesi, para veya olağan ödeme araçları dışında ödeme yapması, vadesi gelmemiş borcu ödemesi ve kişisel hakları güçlendirmek için tapuya şerh verdirmesi de batıldır (İİK m.279). Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler, diğer taraf bu kastı bildiği veya bilmesi gerektiği hâllerde iptal edilir (İİK m.280). Dava basit yargılama usulüyle görülür (İİK m.281); iptal davası hakkı, batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer (İİK m.284).

İflastan önce şirketin varlıkları başka ellere mi geçti?

Devir tarihlerini, karşı tarafları ve bedelleri birlikte inceleyelim; iflas idaresine başvuruyu, gerekirse İİK m.245 uyarınca dava hakkının devrini ve ihtiyati haciz talebini birlikte planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

İflastan önce kaçırılan mallar geri alınabilir mi? Evet, iptal davasıyla. Dava kazanılırsa mal veya değeri alacaklılar için cebri icraya açılır (İİK m.277, m.283).

Davayı kim açar? İflas hâlinde iflas idaresi; idare takip etmezse isteyen alacaklı dava hakkını devralır (İİK m.277, m.245).

Hangi işlemler iptal edilebilir? İflastan önceki bir yıldaki bağışlamalar (m.278), aciz hâlindeki belirli ödeme ve teminatlar (m.279) ve zarar verme kastıyla yapılan işlemler (m.280).

Süre ne kadar? İptal davası hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer (İİK m.284).

Kapsam notu. Bu yazı tasarrufun iptalini iflas tasfiyesi açısından anlatır: davacının iflas idaresi olması, dava hakkının alacaklıya devri, sürelerin iflasın açılmasına göre hesaplanması ve kazanılan değerin masaya dönmesi. Aciz vesikasına dayalı genel tasarrufun iptali davası için tasarrufun iptali davası rehberimize, dilekçe örneği için tasarrufun iptali dava dilekçesi örneğine, süre hesabı için süre aracımıza bakabilirsiniz. Yazı somut dosya için hukuki görüş değildir.

İflastan Önce mi, Sonra mı? İki Ayrı Rejim

Kısa cevap: İflastan sonra müflisin masaya ait mallar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür; bunun için iptal davası gerekmez (İİK m.191). İflastan önceki tasarruflar ise ancak m.278-280’deki şartlarla iptal edilebilir.

1- İİK m.191 bakımından: Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde yaptığı her türlü tasarruf alacaklılara karşı hükümsüzdür. Bu hüküm kendiliğinden işler: iflas idaresi, iflastan sonra yapılan bir satışın veya devrin masaya karşı hüküm doğurmadığını ileri sürer ve malı masaya kazandırmak için gerekli işlemleri yapar.

2- İİK m.277-284 bakımından: İflastan önceki tasarruflar ise kural olarak geçerlidir; ancak kanun, alacaklılara zarar veren belirli tasarrufları iptal davasıyla etkisiz kılma imkânı tanır. İptal davası tasarrufu herkese karşı ortadan kaldırmaz; davacıya, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi verir (m.283). İflas hâlinde bu yetki, masaya ve dolayısıyla bütün alacaklılara yarar.

İflastan önceki ve sonraki tasarruflar

Tasarruf zamanıHukuki durumNe yapılırDayanak
İflasın açılmasından sonraAlacaklılara karşı hükümsüzİptal davasına gerek yok; masaya kazandırma işlemleriİİK m.191
İflastan önceki bir yıl içinde bağışlama ve ivazsız tasarruflarİptale tabiİptal davasıİİK m.278
İflastan önceki bir yıl içinde aciz hâlindeki belirli ödeme ve teminatlarBatıl sayılır; karşı taraf bilmediğini ispatlarsa dava dinlenmezİptal davasıİİK m.279
Zarar verme kastıyla yapılan işlemlerKarşı taraf kastı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa iptalİptal davası; beş yıllık sınırİİK m.280
Her iptal sebebi içinHak düşürücü süreTasarruftan itibaren beş yılİİK m.284

Davayı Kim Açar? İflas İdaresi ve Alacaklıya Devir

Kısa cevap: İflas hâlinde iptal davasını iflas idaresi açar; İİK m.245 ve m.255/3’teki hâllerde alacaklılar da açabilir (İİK m.277). İflas idaresinin takibine gerek görmediği bir iddianın takip hakkı isteyen alacaklıya devredilir; sonuçtan önce masraflar, sonra devralanın alacağı ödenir, artanı masaya gider (İİK m.245).

1- İİK m.277 bakımından: İptal davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan her alacaklı ile iflas idaresi veya m.245 ve m.255’in üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde alacaklıların kendileri açabilir. İflas hâlinde ilk sorumluluk iflas idaresindedir; çünkü dava bütün alacaklıların menfaatine masayı büyütmeyi amaçlar. Alacaklının iflas sürecinde tek başına dava açabilmesi ise kural olarak kanunda sayılan devir hâllerine bağlıdır.

2- İİK m.245 bakımından: Alacaklıların masa tarafından sonuçlandırılmasına gerek görmedikleri bir iddianın takibi hakkı, isteyen alacaklıya devredilir. Elde edilen sonuçtan masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır. Bu düzenleme, iflas idaresinin masraf veya başarı ihtimali nedeniyle açmadığı iptal davaları için alacaklıya güçlü bir teşvik sağlar: davayı kendi masrafıyla açıp kazanan alacaklı, elde edilen değerden sıra beklemeksizin kendi alacağını alır. Uygulamada devir talebinin, ikinci alacaklılar toplantısı veya iflas idaresi nezdinde yazılı olarak yapılması ve devir kararının belgelenmesi gerekir.

ÖRNEK: İFLAS İDARESİNE TASARRUFUN İPTALİ DAVASI AÇILMASI VEYA DAVA HAKKININ DEVRİ TALEBİ (İSKELET)
[……] İFLAS MÜDÜRLÜĞÜ ARACILIĞIYLA [……] A.Ş. İFLAS İDARESİ’NE
İFLAS DOSYA NO: [……/……]
TALEP EDEN (ALACAKLI): [Ad Soyad / Unvan] — Sıra cetvelindeki kaydı: [……] TL, [……] sıra — Vekili: Av. [……]
KONU: İİK m.277 vd. uyarınca tasarrufun iptali davası açılması, açılmayacaksa İİK m.245 uyarınca dava hakkının tarafımıza devri talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1- Müflis şirket, iflasın açıldığı [……] tarihinden önce, [……] tarihinde [taşınmazını / makinelerini / ticari işletmesini / alacaklarını] [ilişkili şirket / ortak / yönetici yakını] [……]’ye [gerçek değerinin çok altında / bedelsiz] devretmiştir (Ek-1, Ek-2).
2- İşlem, [iflastan önceki bir yıl içinde yapılmış bağışlama niteliğindedir (İİK m.278) / aciz hâlinde yapılmış bir vadesi gelmemiş borç ödemesidir (İİK m.279) / alacaklılara zarar verme kastıyla yapılmış olup karşı tarafın bunu bildiğine dair emareler şunlardır: …… (İİK m.280)].
3- İptal davası hakkı tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır (İİK m.284); dava konusu malın elden çıkarılmasını önlemek için ihtiyati haciz talep edilmelidir (İİK m.281).
SONUÇ VE İSTEM: İflas idaresince tasarrufun iptali davası açılmasını; idarece açılmasına gerek görülmezse dava hakkının İİK m.245 uyarınca tarafımıza devrine karar verilmesini talep ederiz.
[Tarih] — Alacaklı / Vekili [İmza]

Birinci Sebep: Bağışlamalar ve İvazsız Tasarruflar (İİK m.278, 7571 Sonrası)

Kısa cevap: 7571 sayılı Kanun’la (RG 25.12.2025) değişik İİK m.278’e göre, alışılmış hediyeler dışında iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Önceki metinde bu süre iki yıldı.

1- Bir yıllık süre bakımından: Madde, alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamaları ve ivazsız tasarrufları iptale tabi kılar. İflas tasfiyesinde başlangıç noktası iflasın açıldığı tarihtir. 7571 sayılı Kanun’dan önceki metinde bu süre iki yıldı; internetteki pek çok kaynağın hâlâ eski süreyi anlattığı unutulmamalıdır.

2- Bağışlama sayılan tasarruflar bakımından: Madde, üç grup tasarrufu bağışlama sayar. Birincisi, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflardır. İkincisi, aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre ivaz olarak pek aşağı bir fiyatı kabul ettiği sözleşmelerdir. Üçüncüsü, uygun bir karşılık sağlandığı ispatlanmadıkça borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir veya intifa hakkı kurduğu sözleşmeler ile ölünceye kadar bakma sözleşmeleridir.

3- İspat bakımından: Yeni metin, bu grupları “ispatlanmadıkça” veya “aksi ispatlanmadıkça” ifadeleriyle çürütülebilir karinelere bağlamıştır. Yani davalı, işlemin gerçek değerine uygun bir karşılıkla yapıldığını ispat ederek bağışlama karinesini çürütebilir. Şirket iflaslarında bu hüküm, özellikle ortakların ve yöneticilerin yakınlarına veya düşük bedelle yapılan satışlara karşı etkilidir.

4- Geçiş sorunu bakımından: 7571 sayılı Kanun, değişiklikten önce yapılmış tasarruflar veya görülmekte olan davalar bakımından ayrı bir geçiş hükmü içermemektedir. Bu nedenle 25 Aralık 2025’ten önce yapılmış bir tasarrufa hangi metnin uygulanacağı öğretide tartışılmaktadır. Süre hesabının yeni metne göre yapılması en güvenli yoldur; eski metne dayanılacaksa bu ayrıca gerekçelendirilmelidir.

İkinci Sebep: Aciz Hâlinde Yapılan Ödeme ve Teminatlar (İİK m.279)

Kısa cevap: Borcunu ödemeyen borçlunun iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yaptığı dört tür tasarruf batıldır. Tasarruftan yararlanan kişi borçlunun durumunu bilmediğini ispat ederse dava dinlenmez (İİK m.279).

Madde, borcunu ödemeyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yapılan şu tasarrufları batıl sayar: borçlunun teminat göstermeyi önceden taahhüt ettiği hâller dışında mevcut bir borcu güvenceye almak için verdiği rehinler; para veya olağan ödeme araçları dışında bir yolla yapılan ödemeler; vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler; kişisel hakların güçlendirilmesi için tapuya verilen şerhler. Bu tasarruflardan yararlanan kişi, borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse iptal davası dinlenmez.

Şirket iflaslarında bu hüküm, iflasa yakın dönemde belirli alacaklıların diğerlerinden önce ve daha iyi koşullarla tatmin edilmesini hedef alır. Örneğin iflastan birkaç ay önce bir bankaya eski kredisi için yeni ipotek verilmesi, bir tedarikçiye borç karşılığında stok veya araç devredilmesi ya da ilişkili bir şirkete vadesi gelmemiş bir borcun erken ödenmesi, m.279 kapsamında değerlendirilebilir. Bu işlemler alacaklılar arasındaki eşitliği bozduğu için kanun bunlara karşı özel bir koruma getirmiştir.

Üçüncü Sebep: Zarar Verme Kastı (İİK m.280)

Kısa cevap: Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler, diğer taraf bu kastı ve borçlunun durumunu bildiği veya bilmesi gerektiği hâllerde iptal edilir. Yakın akrabalar ve işletmeyi devralanlar bakımından kanun bilme karinesi getirir (İİK m.280).

1- Genel kural bakımından: Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı bütün işlemler, diğer tarafın borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gerektiği hâllerde iptal edilebilir. Kanun bu sebep için beş yıllık bir süre sınırı öngörür: işlemin yapılmasından itibaren beş yıl içinde takip veya iflas yoluna gidilmiş olmalıdır.

2- Akrabalar bakımından: Borçlunun eşi, üstsoyu ve altsoyu ile üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, borçlunun durumunu ve kastını bildiği kabul edilen kişilerdendir; bu kişiler karineyi ancak m.279’un son fıkrasındaki gibi borçlunun durumunu bilmediklerini ispat ederek çürütebilir.

3- Ticari işletmenin devri bakımından: Borçlunun ticari işletmesinin tamamını veya önemli bir kısmını devralan ya da işletmenin bulunduğu yeri kullanarak aynı faaliyeti sürdüren kişinin, borçlunun zarar verme kastını bildiği kabul edilir. Bu karine, devrin dava tarihinden en az üç ay önce alacaklılara yazılı olarak bildirildiği veya Ticaret Sicili Gazetesi ya da uygun başka yollarla ilan edildiği ispatlanarak çürütülebilir. Şirket iflaslarında sık görülen “aynı adreste, aynı çalışanlarla, yeni bir şirket” modeli bu hükmün doğrudan konusudur.

Üç iptal sebebi: süre, ispat ve savunma

SebepSüre sınırıDavacının ispat yüküDavalının savunmasıDayanak
Bağışlama ve ivazsız tasarrufİflastan önceki bir yılTasarrufun bağışlama veya ivazsız olduğu; yakınlık veya aşırı düşük bedel karinesiGerçek değerine uygun ivazİİK m.278
Aciz hâlinde ödeme ve teminatİflastan önceki bir yılBorcunu ödemeyen borçlu ve dört tasarruftan biriBorçlunun durumunu bilmediğiİİK m.279
Zarar verme kastıİşlemden itibaren beş yıl içinde takip veya iflasMalvarlığının yetmemesi, kast ve karşı tarafın bilmesiBilmediği; işletme devrinde üç ay önceden bildirim veya ilanİİK m.280
Hepsi içinTasarruftan itibaren beş yılHak düşürücü süre içinde dava—İİK m.284

Şirket İflaslarında Tipik İşlemler

Kısa cevap: İflasa giden şirketlerde varlıkların grup şirketlerine veya yakınlara devri, belirli alacaklılara erken ödeme, eski borçlara yeni teminat verilmesi ve işletmenin yeni bir şirkette sürdürülmesi en sık iptal konusu işlemlerdir.

Şirket iflaslarında sık görülen işlemler ve olası iptal sebebi

İşlemOlası iptal sebebiDikkatDayanak
Taşınmaz veya aracın ortağın yakınına devriBağışlama karinesiGerçek değerine uygun bedel ödendiği ispatlanmadıkça bağışlamaİİK m.278
Makine veya stokun piyasa değerinin çok altında satışıBağışlama karinesiAksi ispatlanmadıkça bağışlamaİİK m.278
İlişkili şirkete vadesi gelmemiş borcun ödenmesiAciz hâlinde ödemeİflastan önceki bir yılİİK m.279
Eski krediye yeni ipotek veya rehinAciz hâlinde teminatÖnceden teminat taahhüdü yoksaİİK m.279
Borcun mal veya alacak devriyle ödenmesiOlağan dışı ödemePara veya olağan ödeme aracı dışında ödemeİİK m.279
Aynı adreste yeni şirketle faaliyetin sürdürülmesiZarar verme kastı karinesiÜç ay önceden bildirim veya ilan yoksaİİK m.280
Alacakların grup şirketine temlikiZarar verme kastı veya bağışlamaKarşılık ve ilişki incelenirİİK m.278, m.280

Bu işlemler aynı zamanda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu (TTK m.553, m.556) ve şartları varsa hileli iflas suçunu (TCK m.161) gündeme getirebilir. Borca batıklık döneminde yapılan işlemler için şirketim borca batık: iflas bildirimi, ceza boyutu için hileli ve taksirli iflas suçları yazılarımıza bakabilirsiniz.

İlişkili taraflara yapılan devir ve ödemeler mi var?

Tarihleri iflasın açılma anına göre sınıflandıralım; hangi sebebin ve hangi karinenin işleyeceğini birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dava Usulü: Davalılar, Basit Yargılama ve İhtiyati Haciz

Kısa cevap: Dava borçlu ile borçluyla hukuki işlem yapan veya kendilerine ödeme yapılan kişilere ve mirasçılarına karşı açılır; kötüniyetli üçüncü kişilere karşı da açılabilir (İİK m.282). Dava basit yargılama usulüyle görülür, dava konusu mallar üzerinde ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.281).

1- İİK m.282 bakımından: İptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kişiler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kötüniyetli üçüncü kişilere karşı da dava açılabilir; iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklıdır. Bu nedenle mal ilk alıcıdan başka birine geçmişse, ikinci alıcının iyiniyetli olup olmadığı davanın kaderini belirler.

2- İİK m.281 bakımından: Mahkeme iptal davalarını basit yargılama usulüyle görüp hükme bağlar ve bu davalara ilişkin uyuşmazlıkları hâl ve şartları göz önünde tutarak serbestçe takdir eder. Mahkeme dava konusu mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verebilir ve teminat gerekip gerekmediğini takdir eder. Davalılardan biri davacının alacağını öderse dava sona erer ve mahkeme giderlerin paylaşımını belirler. İflas hâlinde bu son kural, davayı devralan alacaklının alacağının ödenmesi durumunda önem kazanır.

3- Görev ve süre bakımından: Tasarrufun iptali davalarının görevli mahkemesi, davanın niteliğine ve tarafların sıfatına göre belirlenir; genel tasarrufun iptali davalarında uygulama için dilekçe örneği yazımızdaki görev ve yetki açıklamalarına bakabilirsiniz. Hak düşürücü süre, batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıldır (İİK m.284); hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. İflas idaresinin seçimi ve dava kararı zaman alabileceğinden, süre dolmaya yakın tasarruflar için alacaklının erken hareket etmesi gerekir.

Dava Kazanılırsa: Masaya Ne Döner?

Kısa cevap: Davacı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder; mal elden çıkmışsa üçüncü kişi değeri oranında nakden tazmine mahkûm edilir (İİK m.283). İflas hâlinde bu değer masaya, m.245 devrinde önce devralan alacaklıya gider.

1- İİK m.283 bakımından: İptal davası kabul edilirse davacı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder. Dava, üçüncü kişinin elinden çıkardığı malların yerine geçen değere ilişkinse, üçüncü kişi bu değer oranında ve davacının alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir. Üçüncü kişi, malvarlığında doğacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada isteyebilir; davayı kaybeden üçüncü kişi, karşılık olarak verdiği şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri isteyebilir. Batıl bir tasarruf sonucunda kendisine ödenen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını korur. Kendisine bağış yapılan iyiniyetli kişi ise yalnızca dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermekle yükümlüdür.

2- İflas tasfiyesi bakımından: İflas idaresinin açtığı davada elde edilen değer masaya girer ve sıra cetveline göre bütün alacaklılara dağıtılır. Dava hakkını İİK m.245 uyarınca devralan alacaklının kazandığı davada ise sonuçtan önce masraflar, sonra devralanın alacağı ödenir; artan kısım masaya yatırılır. Masaya dönen değerin dağıtımına katılabilmek için alacağın süresinde kaydedilmiş olması önemlidir; bunun için alacak kaydı ve kayıt kabul davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

İflastan Önce Konkordato Süreci Yaşandıysa

Kısa cevap: Konkordato mühleti içinde borçlu, mahkemenin izni olmadan rehin kuramaz, kefil olamaz, taşınmazlarını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez veya sınırlayamaz ve ivazsız tasarrufta bulunamaz; aksi hâlde işlemler hükümsüzdür (İİK m.297). Konkordato başarısız olup iflasa dönülürse bu dönem ayrıca incelenmelidir.

Pek çok şirket iflasa doğrudan değil, başarısız bir konkordato sürecinin ardından gelir. Bu durumda iflastan önceki dönemde iki ayrı rejim üst üste biner. Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK m.297’ye göre borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir; ancak mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazları ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen de olsa devredemez veya sınırlayamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Bu nedenle mühlet döneminde izinsiz yapılmış bir devir için iptal davasının şartlarının ayrıca aranmasına gerek kalmayabilir. Ayrıca mühlet süresince bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez (İİK m.294). Mühletten önceki dönemde yapılan işlemler ise m.278-280 çerçevesinde değerlendirilir. Konkordato süreci için konkordato hukuku rehberimize ve konkordatoda alacaklının hakları yazımıza bakabilirsiniz.

İflas Davası Sürerken Varlıkları Korumak

Kısa cevap: İptal davası geriye dönük bir çaredir. İflas davası sürerken varlıkların dağılmasını önlemenin yolu muhafaza tedbirleridir (İİK m.159); iflas kararından sonra ise masaya ait mallar üzerindeki tasarruflar zaten hükümsüzdür (İİK m.191).

Alacaklı açısından en iyi strateji, iptal davasına ihtiyaç duyulmadan önce varlıkların korunmasıdır. İflas talebi üzerine mahkeme, alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü muhafaza tedbirlerini emredebilir; defter tutmaktan başka bir tedbir isteyen alacaklıdan teminat istenebilir (İİK m.159). İflas davası sırasında şirketin varlıklarını grup şirketlerine aktarmaya başladığına dair işaretler varsa, tedbir talebi bu işaretlerle birlikte ve somut mallar gösterilerek yapılmalıdır. Tedbir talebinin şartları ve teminat konusu için muhafaza tedbiri rehberimize bakabilirsiniz.

Diğer Yollar: Muvazaa, Yönetici Sorumluluğu ve Ceza

Kısa cevap: İptal davası tek yol değildir. Görünüşte yapılmış bir işlemde muvazaa, yöneticiler bakımından sorumluluk davası ve şartları varsa hileli iflas suçu ayrıca değerlendirilmelidir.

Tarafların gerçek iradesini yansıtmayan, yalnızca görünüşte yapılmış bir işlem muvazaa nedeniyle geçersizdir (TBK m.19). Muvazaaya dayalı talepler, iptal davasından farklı şartlara tabidir ve beş yıllık süre geçmiş olsa bile ayrıca değerlendirilebilir. Varlık kaçırma kararlarını alan yönetim kurulu üyeleri, kusurları varsa şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumludur; iflas hâlinde şirket zararına ilişkin talepler önce iflas idaresince ileri sürülür (TTK m.553, m.556). Malvarlığını alacaklılardan kaçırmaya yönelik hileli tasarruflar ise kesinleşmiş iflas kararı şartıyla hileli iflas suçunu oluşturabilir (TCK m.161). Yönetici sorumluluğu için yönetim kurulu sorumluluğu yazımıza, kamu alacakları bakımından ayrı düzenleme için amme alacaklarında tasarrufun iptali yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım: İflastan Önce Varlık Kaçırıldığından Şüpheleniyorsanız

  1. İflasın açılma tarihini ve saatini tespit edin. Bir yıllık süreler bu tarihe göre geriye doğru hesaplanır (İİK m.278, m.279).
  2. Tapu, ticaret sicili ve araç kayıtlarını tarayın. Son beş yıldaki devirler, ipotekler ve şerhler listelenmelidir.
  3. Karşı tarafları sınıflandırın. Yakın akraba, ortak konutta yaşayan, grup şirketi veya işletmeyi devralan kişi karinelerin konusudur.
  4. Bedelleri ve ödemeleri karşılaştırın. Gerçek değer, ödeme belgesi ve banka hareketleri iptal sebebini belirler.
  5. İflas idaresine yazılı başvurun. Dava açılmasını isteyin; açılmayacaksa İİK m.245 devrini talep edin.
  6. İhtiyati haciz isteyin. Malın yeniden el değiştirmesini önlemek için (İİK m.281).
  7. Beş yıllık süreyi izleyin. Hak düşürücü süre tasarruf tarihinden işler (İİK m.284).
  8. Paralel yolları değerlendirin. Yönetici sorumluluğu (TTK m.556), kayıt terkini ve suç duyurusu.

Sık Yapılan Hatalar

  • Eski iki yıllık süreye göre hesap yapmak. 7571 sayılı Kanun’la m.278’deki süre bir yıla indirilmiştir.
  • İflastan sonraki işlemler için dava açmak. Bunlar zaten hükümsüzdür (İİK m.191).
  • Alacaklı olarak iflas idaresini beklemeden tek başına dava açmak. İflas hâlinde dava hakkı kural olarak idaredir; alacaklı için yol m.245 devridir.
  • İhtiyati haczi ihmal etmek. Mal iyiniyetli üçüncü kişiye geçerse dava değere ilişkin hâle gelir (İİK m.282, m.283).
  • Beş yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmak. Süre tasarruf tarihinden işler (İİK m.284).
  • Alacağı kaydettirmemek. Masaya dönen değerin dağıtımına katılmak için alacak kaydı gerekir.

Önemli Kavramlar

İptal davası
İİK m.278-280’de yazılı tasarrufların alacaklılara karşı butlanına hükmettirme davası (İİK m.277).
İvazsız tasarruf
Karşılıksız veya gerçek değerine uygun olmayan bir karşılıkla yapılan tasarruf (İİK m.278).
Aciz hâli
Borçlunun borçlarını ödeyemediği dönem; bu dönemdeki belirli ödeme ve teminatlar batıldır (İİK m.279).
Dava hakkının devri
İflas idaresinin takip etmediği bir iddianın takibi hakkının isteyen alacaklıya devri (İİK m.245).
Hak düşürücü süre
Tasarruftan itibaren beş yıl; geçerse iptal davası hakkı düşer (İİK m.284).
Kaynak ve güncellik notu. İİK m.278, 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun’la değiştirilmiş hâliyle anlatılmıştır; diğer hükümler 29 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlere göredir. 7571 sayılı Kanun’un geçiş etkisi tartışmalı olduğundan, değişiklikten önceki tasarruflar için somut dosyada ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İflastan önce kaçırılan mallar geri alınabilir mi?

İptal davasıyla alınabilir. Dava kabul edilirse davacı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder; mal elden çıkmışsa üçüncü kişi değeri oranında tazmine mahkûm edilir (İİK m.283).

İflas hâlinde tasarrufun iptali davasını kim açar?

İflas idaresi; İİK m.245 ve m.255’in üçüncü fıkrasındaki hâllerde alacaklılar da açabilir (İİK m.277).

İflas idaresi dava açmazsa alacaklı ne yapabilir?

İflas idaresinin takibine gerek görmediği iddianın takip hakkını devralabilir. Sonuçtan masraflar çıkarıldıktan sonra önce devralanın alacağı ödenir, artanı masaya yatırılır (İİK m.245).

İflastan sonra yapılan satışlar için dava gerekir mi?

Hayır. Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür (İİK m.191).

Bağışlamaların iptalinde süre ne kadar?

7571 sayılı Kanun’la değişik İİK m.278’e göre iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl. Önceki metinde süre iki yıldı.

Hangi tasarruflar bağışlama sayılır?

Yakın akrabalar, eş, evlat edinen ve evlatlık ile ortak konutta yaşayanlar arasındaki tasarruflar (gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça); aşırı düşük bedelli sözleşmeler (aksi ispatlanmadıkça); ömür boyu gelir, intifa ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri (uygun karşılık ispatlanmadıkça) (İİK m.278).

7571 öncesi yapılan tasarruflara hangi süre uygulanır?

Kanun ayrı bir geçiş hükmü içermediğinden tartışmalıdır. Süre hesabının yeni metne göre yapılması en güvenli yoldur.

Aciz hâlinde hangi işlemler batıldır?

İflastan önceki bir yıl içinde, önceden taahhüt yoksa mevcut borç için verilen rehinler, para veya olağan ödeme araçları dışında yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borç ödemeleri ve kişisel hakları güçlendiren tapu şerhleri (İİK m.279).

Aciz hâlindeki ödemeden yararlanan kişi nasıl savunma yapar?

Borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse iptal davası dinlenmez (İİK m.279).

Zarar verme kastıyla yapılan işlemler ne zaman iptal edilir?

Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun bu kastla yaptığı işlemler, diğer taraf borçlunun durumunu ve kastını bildiği veya bilmesi gerektiği hâllerde iptal edilir; işlemden itibaren beş yıl içinde takip veya iflas yoluna gidilmiş olmalıdır (İİK m.280).

Şirketin işini aynı adreste başka şirkete devretmesi iptal edilebilir mi?

Ticari işletmenin tamamını veya önemli kısmını devralan ya da işletme yerini kullanarak aynı faaliyeti sürdüren kişinin borçlunun kastını bildiği kabul edilir; devrin dava tarihinden en az üç ay önce alacaklılara yazılı bildirildiği veya ilan edildiği ispatlanırsa karine çürür (İİK m.280).

İptal davası kime karşı açılır?

Borçlu ile borçluyla hukuki işlem yapan veya kendilerine ödeme yapılan kişilere ve mirasçılarına; kötüniyetli üçüncü kişilere karşı da açılabilir, iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklıdır (İİK m.282).

İptal davasında ihtiyati haciz istenebilir mi?

Evet. Mahkeme dava konusu mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verebilir ve teminat gerekip gerekmediğini takdir eder (İİK m.281).

İptal davası hangi usulle görülür?

Basit yargılama usulüyle; mahkeme uyuşmazlıkları hâl ve şartlara göre serbestçe takdir eder (İİK m.281).

İptal davası açma süresi ne kadar?

Batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl; bu süre hak düşürücüdür (İİK m.284).

Davalı alacağı öderse ne olur?

Davalılardan biri davacının alacağını öderse dava sona erer ve mahkeme giderlerin paylaşımını belirler (İİK m.281).

Konkordato mühleti içinde yapılan devirler geçerli mi?

Mahkemenin izni olmadan mühlet kararından itibaren yapılan rehin, kefalet, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatının devri veya sınırlanması ile ivazsız tasarruflar hükümsüzdür (İİK m.297).

Konkordato mühleti iptal davası sürelerini etkiler mi?

Mühlet süresince bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez (İİK m.294); somut sürelerin hesabı dosyaya göre ayrıca yapılmalıdır.

İyiniyetli bağış alan kişi her şeyi iade etmek zorunda mı?

Hayır. Kendisine bağış yapılan iyiniyetli kişi yalnızca dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermekle yükümlüdür (İİK m.283).

Kaçırılan varlıkları masaya geri kazandıralım

İflas idaresine başvuru, dava hakkının devri, ihtiyati haciz ve iptal davasını aynı planda yürütelim; kazanılan değerden önce sizin alacağınızın ödenmesini sağlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk