CMK m.141 Tazminat Dava Dilekçesi Örneği 2026: Haksız El Koyma ve Tutukluluk — Ağır Ceza Mahkemesi mi, Tazminat Komisyonu mu? (7499, 6384 m.5/B), Üç Ay ve Bir Yıl Süre, Zarar Kalemleri, Faiz, CMK m.143-144 ve Bireysel Başvuru
29 Eylül 2026

CMK m.141 Tazminat Dava Dilekçesi Örneği 2026: Haksız El Koyma ve Tutukluluk — Ağır Ceza Mahkemesi mi, Tazminat Komisyonu mu? (7499, 6384 m.5/B), Üç Ay ve Bir Yıl Süre, Zarar Kalemleri, Faiz, CMK m.143-144 ve Bireysel Başvuru

Fon soruşturmasında hesaplarına veya paylarına el konulan ve tedbiri sonradan kaldırılan şirketler, gözaltına alınıp hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen çalışanlar ve tutuklanıp beraat eden kişiler, uğradıkları maddi ve manevi zararı Devletten isteyebilir (CMK m.141/1). Ancak 1 Haziran 2024’ten beri tek bir kapı yoktur. 7499 sayılı Kanunla (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler, yani kanuna uygun gözaltı veya tutuklamadan ya da konutu terk etmeme ve tedavi şeklindeki adli kontrolden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişilerin talepleri Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna gider (6384 m.5/B). El koyma (j), ölçüsüz arama (i) ve kanuna aykırı tutuklama (a) gibi diğer bentler ise zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde kalır (CMK m.142/2). İki yolda da süre aynıdır ve hak düşürücüdür: kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl (CMK m.142/1). Ağır ceza kararına karşı istinaf yoluna gidilir ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Komisyon kararına karşı ise on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir ve bu karar da kesindir. Bu yazı; hangi bendin hangi mercie gideceğini, sürelerin nasıl hesaplanacağını, zarar kalemlerinin nasıl belgeleneceğini, faiz talebini, tazminatı engelleyen ve geri aldıran hâlleri (CMK m.143, m.144) ve bireysel başvuruyla ilişkiyi anlatır. Ağır ceza mahkemesine el koyma tazminatı dilekçesi, Tazminat Komisyonuna başvuru dilekçesi ve kesinleşme şerhi talebi örneklerini verir.

Üç aylık süre işlemeden doğru mercie başvurun

Tedbirin türünü, doğru merciyi, süreyi ve zarar kalemlerinizi birlikte belirleyelim; ağır ceza veya Tazminat Komisyonu dilekçenizi hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

El konulan hesabım serbest kaldı; tazminat için nereye başvururum? Ağır ceza mahkemesine. El koyma tazminatı (CMK m.141/1-j) Tazminat Komisyonuna gitmez; zarara uğrayanın oturduğu yer, şirket için merkezin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır.

Gözaltına alındım, sonra kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi; nereye? Tazminat Komisyonuna (m.141/1-e; 6384 m.5/B). Başvuru doğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılır.

Süre ne kadar? Kararın kesinleştiğinin size tebliğinden itibaren üç ay; tebliğ yapılmasa bile kesinleşmeyi izleyen bir yıl (CMK m.142/1). Süreler hak düşürücüdür.

Faiz kendiliğinden verilir mi? Hayır, talep edilmelidir. Uygulamada faiz, tedbir tarihinden itibaren kanuni faiz olarak istenir; ticari işlerdeki avans faizi Devlete karşı bu davada uygulanmaz.

Kapsam notu. Bu yazı, fon soruşturmasında koruma tedbirlerine maruz kalıp tedbiri kaldırılan veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen şirketler ve kişiler için hazırlanmış bir dilekçe rehberidir. Hiçbir kişi veya şirket hakkında suç isnadı içermez; soruşturmadaki herkes için masumiyet karinesi geçerlidir. El koyma tazminatının ticari zarar ispatı tedbiri kaldırılan şirket zararını devletten isteyebilir mi, el konulan paranın iadesi kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve beraat sonrası elkonulan paranın iadesi, MASAK kaynaklı zararlar MASAK işlemimizi haksız yere durdurdu yazılarımızda ayrıntılı olarak anlatıldı. 7499 sayılı Kanun ve 6384 sayılı Kanun hükümleri ikincil kaynaklar ve Tazminat Komisyonunun duyuruları üzerinden aktarılmıştır.

Hangi Kapı? Ağır Ceza Mahkemesi mi, Tazminat Komisyonu mu?

Kısa cevap: Tedbir kanuna uygun olduğu hâlde sonuçta kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate karar verildiyse, ya da tutukluluk süresi cezayı aştıysa Tazminat Komisyonu; tedbirin kendisi hukuka aykırıysa (koşulları oluşmadan el koyma, kanuna aykırı tutuklama, ölçüsüz arama) ağır ceza mahkemesi. Bir olayda iki tür talep varsa iki ayrı başvuru gerekebilir.

CMK m.141/1, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında sayılan hâllerde kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebileceğini düzenler. Maddenin bentleri iki farklı mantığa dayanır. Bir grup bent, tedbirin baştan veya uygulanış biçimiyle hukuka aykırı olmasını arar: kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalama veya tutuklama (a), gözaltı süresinin aşılması (b), haklar hatırlatılmadan tutuklama (c), ölçüsüz arama (i), koşulları oluşmadan el koyma, korumama, amaç dışı kullanma veya zamanında geri vermeme (j). Diğer grup ise tedbir kanuna uygun olsa bile sonucun kişiyi haklı çıkarmasına bağlanır: kanuna uygun yakalama veya tutuklamadan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı (e), gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin hükümlülük süresinden fazla olması (f) ve 7499 sayılı Kanunla eklenen, konutu terk etmeme veya tedavi şeklindeki adli kontrolden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı (l).

7499 sayılı Kanun, bu ikinci gruptaki istemleri 1 Haziran 2024’ten itibaren 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonuna yöneltmiştir (6384 m.5/B). Mantığı açıktır: bu bentlerde tedbirin hukuka aykırılığı tartışılmaz, hesap büyük ölçüde süre ve kişisel duruma dayanır; bu nedenle idari bir komisyon tarafından daha hızlı sonuçlandırılabilir. Birinci gruptaki bentler ise tedbirin hukuka uygunluğunun yargısal olarak incelenmesini gerektirdiğinden ağır ceza mahkemesinde kalmıştır. CMK m.141/2 uyarınca (e), (f) ve (l) bentlerindeki kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir; kararınızda bu bildirim varsa, yolunuz büyük olasılıkla Komisyondur.

Hangi bent, hangi mercii? (1 Haziran 2024 sonrası)

BentTazminat sebebiMerciiFon soruşturmasında olası görünüm
(a)Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanma, tutuklanma veya tutukluluğun devamına karar verilmesiAğır ceza mahkemesiKuvvetli şüphe ve tutuklama sebebi gösterilmeden tutuklama
(b)Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmamaAğır ceza mahkemesiGözaltı süresinin aşılması
(c)Kanuni haklar hatırlatılmadan veya haklardan yararlandırılmadan tutuklanmaAğır ceza mahkemesiMüdafi hakkının kullandırılmaması
(d)Kanuna uygun tutuklamada makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmama ve hüküm verilmemesiAğır ceza mahkemesiUzun tutukluluk
(e)Kanuna uygun yakalama veya tutuklamadan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıTazminat KomisyonuGözaltına alınıp sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen çalışan veya yönetici
(f)Mahkûm olup gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin hükümlülük süresinden fazla olmasıTazminat KomisyonuMahkûmiyetin tutukluluk süresinin altında kalması
(i)Arama kararının ölçüsüz biçimde gerçekleştirilmesiAğır ceza mahkemesiŞirket merkezinde işle ilgisiz alanlara taşan arama
(j)Koşulları oluşmadan el koyma, korunması için tedbir alınmaması, amaç dışı kullanma, zamanında geri vermemeAğır ceza mahkemesiŞirket hesaplarına ve paylarına tedbir; kaldırılan tedbirin geç çözülmesi
(l)Konutu terk etmeme veya tedavi şeklindeki adli kontrolden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıTazminat KomisyonuEv hapsi şeklinde adli kontrol
(g), (h), (k)Yakalama ve tutuklamada bildirim ve başvuru güvencelerine aykırılıkAğır ceza mahkemesiYakınlara bildirim yapılmaması vb.

Fon soruşturması bakımından tablonun en önemli satırı (j) bendidir. Şirket hesaplarına ve paylarına uygulanan tedbirin kaldırılması, tek başına tedbirin haksız olduğunu göstermez. (e) bendinden farklı olarak (j) bendi sonucun lehe olmasına değil, tedbirin koşullarına bakar: tedbir uygulandığı anda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, hâkim kararı ve ölçülülük var mıydı, elkonulan değer korundu mu, tedbir kalkınca değer zamanında geri verildi mi? Bu nedenle el koyma tazminatında, soruşturmanın nasıl sonuçlandığından bağımsız olarak, tedbirin kendisinin hukuka aykırılığı ispatlanmalıdır. Tedbire karşı yapılan itirazlar ve kaldırma talepleri bu ispatın en güçlü belgeleridir. Şirketin hesap ve paylarına uygulanan tedbire itiraz şirketin hesap ve paylarına el konuldu yazımızda anlatıldı.

Bir olayda iki tür talep bir arada bulunabilir. Örneğin bir yönetici hem gözaltına alınmış, hem de şirketin hesaplarına el konulmuş olabilir; soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanırsa, yöneticinin gözaltı nedeniyle talebi (e) bendi kapsamında Komisyona, şirketin el koyma nedeniyle talebi (j) bendi kapsamında ağır ceza mahkemesine gider. Aynı kişinin tutuklanmasının baştan kanuna aykırı olduğu iddia ediliyorsa, bu iddia (a) bendi kapsamında ağır ceza mahkemesine yöneltilir. CMK m.142’ye 7499 sayılı Kanunla eklenen hükme göre Komisyonun görev alanına girdiği hâlde ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir; buna rağmen baştan doğru mercie başvurmak, süre ve dosya kaybı riskini ortadan kaldırır.

Süre: Üç Ay, Bir Yıl ve Kesinleşme

Kısa cevap: Tazminat istemi, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır. Kesinleşme şerhli kararı ve tebliğ tarihini hemen öğrenin; tebliğ yapılmamışsa bir yıllık üst sınır işlemeye devam eder.

CMK m.142/1 uyarınca tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir. 6384 m.5/B, Komisyona yapılacak başvurular için aynı süreleri öngörür. Bu süreler hak düşürücüdür; durmaz ve kesilmez. Kovuşturmaya yer olmadığı kararında kesinleşme, itiraz süresinin geçmesiyle veya itirazın reddiyle gerçekleşir; beraat kararında ise kanun yolu sürelerinin geçmesiyle ya da üst mahkemenin onamasıyla. Kararın kesinleştiği size ayrıca tebliğ edilmemişse üç aylık süre başlamaz; ancak bir yıllık üst sınır kesinleşme tarihinden itibaren işler. Bu nedenle kesinleşme şerhli kararın bir örneğini istemek ve kesinleşme tarihini öğrenmek ilk iştir; aşağıda bunun için bir talep örneği verilmiştir.

El koyma tazminatında sürenin başlangıcı ayrıca tartışılır. Soruşturma sürerken bir şirketin tedbiri kaldırıldıysa ve şirket şüpheli değilse, hangi kararın kesinleşmesinin esas alınacağı açık değildir. Tazminat sebebi asıl davanın sonucuna bağlı değilse kesinleşmenin beklenmesine gerek olmadığı görüşü bulunmakla birlikte, bu konuda yerleşik bir uygulama bulunduğunu söylemek zordur. İhtiyatlı yaklaşım, zarar belgelerini beklemeden toplamak, tedbirin kaldırıldığı karar ile varsa itiraz kararlarının kesinleşme durumunu belgelemek ve süre riskini her dosyada ayrıca değerlendirmektir. Zamanında geri vermeme iddiası ise kaldırma veya iade kararının uygulanma tarihine bağlıdır; kurumların kaydı ne zaman çözdüğü yazıyla belgelenmelidir.

Zarar Kalemleri ve İspatı

Kısa cevap: Tazminat miktarı tazminat hukukunun genel ilkelerine göre belirlenir (CMK m.142/6). Gerçek, belgeli ve tedbirle illiyet bağı kurulmuş zararlar güçlüdür: kazanç kaybı, ceza dosyasındaki avukatlık ücreti, kur farkı, ödenen temerrüt faizi ve cezai şart, finansman maliyeti. “Alacaktık” denilen muhtemel kazançlar zayıftır.

CMK m.142/6 uyarınca mahkeme, istemin kabulü için her türlü araştırmayı yapabilir ve bilirkişi incelemesi yaptırabilir; tazminat miktarı tazminat hukukunun genel prensiplerine göre belirlenir. Bu, zararın gerçekten doğmuş olmasını, miktarının belgelenmesini ve tedbirle arasında uygun illiyet bağı bulunmasını gerektirir. m.142/3 uyarınca dilekçede zarara uğranılan işlem ile zararın nitelik ve niceliği açıkça yazılmalı ve belgeleri eklenmelidir; m.142/4 uyarınca eksiklik bir ay içinde giderilmezse istem reddedilir. Belgesiz ve toplam bir rakamla yapılan istem, hem bu ret riskini hem de bilirkişi aşamasında zayıf kalma riskini taşır.

Zarar kalemleri ve belgeleri

KalemKimin için?BelgeNot
Kazanç kaybıTutuklanan veya gözaltına alınan gerçek kişiBordro, vergi kayıtları, iş sözleşmesiTutukluluk ve sonrası iş kaybı ayrı gösterilir
Ceza dosyasındaki avukatlık ücretiGerçek kişi ve şirketÜcret sözleşmesi, makbuz, faturaTedbirle ilgili kısmı ayrıştırılmalı
Kur farkı, temerrüt faizi, cezai şartŞirketSözleşme, dekont, karşı tarafın ihtarlarıTedbir dönemiyle tarih bağlantısı kurulmalı
Finansman maliyetiŞirketKredi sözleşmesi, faiz tahakkuklarıBloke nedeniyle kullanılan kredi
Değer kaybıŞirket veya kişiKoruma veya satış talebi, değerleme raporuKorunması için tedbir alınmaması hâli; piyasa düşüşüyle ayrıştırma
Kaçırılan somut işŞirketTeklif, ihale, iptal yazısıMuhtemel kazanç değil, belgeli kayıp
Manevi zararGerçek kişi; tüzel kişi bakımından ticari itibarSüre, kamuoyuna yansıma, mesleki durumTüzel kişinin manevi tazminatı dosyaya göre tartışılır

Şirketler bakımından en sık tartışılan konu illiyettir. Tedbir döneminde şirketin ödeme yapamaması, kur farkına veya cezai şarta yol açmışsa, bu zararın tedbirden mi, yoksa şirketin başka nedenlerle yaşadığı nakit sıkıntısından mı kaynaklandığı sorulacaktır. Fon krizi bu soruyu daha da zorlaştırır: şirketin nakdinin bir kısmı zaten işlemlere kapatılan bir fonda kilitliyse, Hazine, ödeme güçlüğünün tedbirden değil fon kilidinden doğduğunu savunabilir. Bu nedenle zarar hesabında her kalem, tedbir altındaki belirli bir hesapla ve belirli bir ödeme yükümlülüğüyle eşleştirilmelidir: hangi hesaptaki hangi tutar, hangi tarihte hangi ödeme için kullanılamadı ve bunun sonucu ne oldu? Şirketin zararı azaltmak için yaptığı kısmi serbest bırakma talepleri ve alacaklılarla yaptığı yazışmalar, TBK m.52’deki müterafik kusur savunmasına karşı da önemlidir.

Gerçek kişiler bakımından maddi zararın başında kazanç kaybı gelir: tutuklulukta ve gözaltında geçen süre boyunca elde edilemeyen ücret veya serbest meslek geliri, bordro, vergi kayıtları ve iş sözleşmesiyle belgelenir. Tutukluluk nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi ve sonrasında iş bulunamaması hâlinde bu zararın tedbirle illiyeti ayrıca kurulmalıdır. Ceza dosyası için ödenen avukatlık ücreti de uygulamada maddi zarar olarak talep edilir; ücret sözleşmesi ve makbuzla belgelenmesi gerekir. Manevi tazminat ise özgürlükten yoksun kalınan süre, kişinin mesleki ve toplumsal durumu ve olayın kamuoyuna yansıması gibi ölçütlerle takdir edilir.

Faiz ve Manevi Tazminat

Kısa cevap: Faiz talep edilmedikçe verilmez. Dilekçede maddi ve manevi tazminat için ayrı tutarlar yazılmalı ve her birine tedbir tarihinden itibaren kanuni faiz istenmelidir. Tüzel kişinin manevi tazminat talebi ticari itibara dayanır ve dosyaya göre tartışılır.

Tazminat istemlerinde faiz, talep edilmedikçe hükmedilmez. Uygulamada faizin başlangıcı olarak tedbirin uygulandığı tarih, yani el koyma, gözaltı veya tutuklama tarihi kabul edilmektedir; faiz türü ise 3095 sayılı Kanun m.1’deki kanuni faizdir. Ticari işlerdeki avans faizi (3095 m.2/2) Devlete karşı bu istemde uygulanmaz; bu nedenle şirketler de avans faizi yerine kanuni faiz talep etmelidir. 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’dan itibaren kanuni faiz Merkez Bankası reeskont oranına bağlanmıştır; faiz oranı dönemden döneme değişeceğinden dilekçede oran yazmak yerine “3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca kanuni faiz” ifadesi kullanılmalıdır. Faiz dilekçede istenmemişse, sonradan istenmesi ve bu talebin karşı tarafa bildirilmesi gerekir; bu da ek bir usul riskidir.

Manevi tazminat bakımından CMK m.141/1, “maddi ve manevi her türlü zarar” ifadesini kullanır. Gerçek kişilerde manevi tazminat özgürlükten yoksunluk, gözaltı ve tutuklamanın kişi ve ailesi üzerindeki etkisi ve itibar kaybı nedeniyle istenir; miktar mahkemenin veya Komisyonun takdirindedir. Tüzel kişiler bakımından ise manevi tazminat, ticari itibarın zedelenmesine dayanır; tedbirin kamuoyuna yansıması, müşteri ve tedarikçi ilişkilerindeki güven kaybı ve bankacılık ilişkilerinin etkilenmesi bu kapsamda anlatılabilir. Tüzel kişinin manevi tazminat talebinin kabulü dosyadan dosyaya değişebileceğinden, bu talep maddi zarardan ayrı ve somut olgularla gerekçelendirilmelidir. Tedbirin basına yansımasına karşı yollar şirketimiz MASAK veya BDDK haberine konu oldu yazımızda ele alındı.

Tazminatı Engelleyen ve Geri Aldıran Hâller

Kısa cevap: Af, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilenler ile gerçeğe aykırı beyanla tedbire neden olanlar tazminat isteyemez (CMK m.144). Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırılıp sonradan mahkûmiyet kurulursa ödenen tazminat geri alınır (m.143).

CMK m.144, bazı hâllerde tazminat istenemeyeceğini düzenler. Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi sebeplerle kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen kişiler ile adli mercilere gerçeğe aykırı beyanla tedbire sebep olanlar bu kapsamdadır. Bu engeller özellikle gözaltı ve tutuklamaya ilişkin (e) bendi istemlerinde önemlidir; kovuşturmaya yer olmadığı kararının gerekçesi bu nedenle dikkatle okunmalıdır. Fon soruşturmasında şikâyetçilerin şikâyetten vazgeçmesi veya bir uzlaşma sonucu dosyanın kapanması durumunda bu hüküm gündeme gelebilir.

CMK m.143 ise tazminatın geri alınmasını düzenler. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırılarak kamu davası açılan ve mahkûm edilen kişiye veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda mahkûm edilen kişiye ödenen tazminat geri alınır. Soruşturmanın bir kısmı kapanıp bir kısmı sürerken tazminat istenecekse, bu risk dosyanın bütünü gözetilerek değerlendirilmelidir. Tedbiri kaldırılan şirketin hâlâ soruşturmanın bir parçası olup olmadığı, tazminat stratejisinin zamanlamasını belirler. Soruşturmanın genel seyri fon soruşturmasında tedbirler kaldırıldı yazımızda izleniyor.

Bireysel Başvuru ile İlişki

Kısa cevap: Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudan önce başvuru yollarının tüketilmesi gerekir. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişiler için CMK m.141/1-e yolunu kullanmak yeterli kabul edilmektedir. Bireysel başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 27.04.2023 tarihli ve 2020/1554 başvuru numaralı kararında, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişilerin, CMK m.141/1-e uyarınca tazminat yoluna başvurarak başvuru yollarını tüketmiş sayılacağını ve ayrıca (a) bendi kapsamında dava açmalarının aranmayacağını kabul etmiştir. 6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Komisyon yolunda başvuru yolları, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdiği kesin kararla tüketilmiş olur; ağır ceza yolunda ise bölge adliye mahkemesinin kesin kararıyla. Mülkiyet hakkına ilişkin el koyma şikâyetlerinde bireysel başvurunun genel çerçevesi fon mağdurları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve el koymaya itiraz reddedildi: sonraki adımlar yazılarımızda anlatıldı.

İki Yolun Usulü Karşılaştırmalı

Kısa cevap: Ağır ceza yolunda istem Hazineye tebliğ edilir, mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir ve duruşma açar; karar istinafa tabidir ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Komisyon yolunda başvuru doğrudan veya başsavcılık aracılığıyla yapılır; karara karşı on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir ve bu karar kesindir.

CMK m.142/2 uyarınca istem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır; tazminata konu kararı o yerin ağır ceza mahkemesi vermişse, birden fazla daire varsa numara olarak izleyen daire, tek daire varsa en yakın yer ağır ceza mahkemesi istemi inceler. Şirket bakımından oturduğu yer, kural olarak ticaret sicilindeki merkezidir. m.142/5 uyarınca istem dilekçesi Hazine temsilcisine tebliğ edilir ve iki hafta içinde yazılı beyanı alınır. m.142/7 uyarınca mahkeme istemi duruşmalı olarak karara bağlar; m.142/8 uyarınca karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir ve bölge adliye mahkemesi işin esasına ilişkin kesin olarak karar verir. Yani temyiz yolu yoktur; dosyanın ilk derece mahkemesinde eksiksiz kurulması gerekir.

Tazminat Komisyonu yolunda başvuru, doğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yapılabilir; başsavcılık başvuruyu Komisyona iletir. Komisyon, başvuruyu CMK m.141, m.143 ve m.144 hükümlerini uygulayarak inceler. 6384 sayılı Kanun m.7 uyarınca Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. On beş günlük itiraz süresi, ağır ceza yolundaki istinaf süresinden farklıdır ve kolayca kaçırılabilir; Komisyon kararı tebliğ edildiği gün takvime işlenmelidir. Tazminat Komisyonunun güncel başvuru kanalları ve iletişim bilgileri Komisyonun resmî internet sayfasında duyurulmaktadır.

İki yolun usulü

AşamaAğır ceza mahkemesi (CMK m.142)Tazminat Komisyonu (6384 m.5/B)
SüreKesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen 1 yılAynı süreler
Başvuru yeriZarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi; şirket için merkeziDoğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla
Karşı tarafDevlet (Hazine); dilekçe Hazine temsilcisine tebliğ edilir, iki hafta içinde beyanKomisyon incelemesi
Dilekçe içeriğiKimlik ve adres, zarara uğranılan işlem, zararın nitelik ve niceliği, belgelerKimlik, karar bilgileri, zarar kalemleri ve belgeler
EksiklikBir ay içinde giderilmezse retBir ay içinde tamamlanmazsa ret
İncelemeHer türlü araştırma, bilirkişi; duruşmalı kararKomisyon, CMK m.141, m.143 ve m.144 hükümlerini uygular
Kanun yoluİstinaf; bölge adliye mahkemesi kararı kesinTebliğden itibaren 15 gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz; karar kesin
Yanlış mercie başvuruKomisyonun görev alanındaki istemler Komisyona gönderilirDoğru mercie başvurmak süre riskini önler

Dilekçe Örneği 1: Ağır Ceza Mahkemesine El Koyma Tazminatı (CMK m.141/1-j)

Aşağıdaki örnek, soruşturma kapsamında hesaplarına ve paylarına el konulan, tedbiri sonradan kaldırılan bir şirketin ağır ceza mahkemesine yapacağı tazminat istemi için hazırlanmıştır. Köşeli parantez içindeki bölümler dosyaya göre doldurulmalı, tedbirin dayanağı ve tarihleri soruşturma dosyasından teyit edilmelidir. Metin hiçbir kişi veya kurum hakkında suç isnadı içermez.

[ŞİRKET MERKEZİNİN BULUNDUĞU YER] NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: [Şirket unvanı], MERSİS No: […], Adres: [Ticaret sicilindeki merkez] VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres, e-posta, UYAP kaydı] DAVALI: Hazine (Devlet) — [Yer] Hazine Avukatlığı aracılığıyla KONU: [Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma no] sayılı soruşturma kapsamında şirketimizin malvarlığı değerleri üzerinde uygulanan ve kaldırılan el koyma tedbiri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın CMK m.141/1-j ve m.142 uyarınca kanuni faiziyle birlikte tazmini istemidir.
AÇIKLAMALAR: 1- Tedbir: [Tarih] tarihli [sulh ceza hâkimliği kararı / Cumhuriyet başsavcılığı kararı ve onay kararı] ile şirketimizin [banka ve hesap numaraları], [MKK’daki paylar] ve [diğer değerler] üzerinde el koyma tedbiri uygulanmıştır. Şirketimiz soruşturmada [şüpheli değildir / şüpheli sıfatıyla yer almaktadır]. (Delil: karar ve yazılar, banka ve MKK kayıtları) 2- Koşulların bulunmaması: Tedbir, CMK m.128/1’in aradığı somut delillere dayanan kuvvetli şüphe gösterilmeden, [şirketin şüpheli olmadığı hâlde bütün hesaplarını kapsayacak şekilde / iddia edilen menfaatle orantısız bir kapsamda / uzman kurum raporu alınmadan] uygulanmıştır. Şirketimizin [tarih] tarihli itirazı ve [tarih] tarihli kısmi serbest bırakma talebi [reddedilmiş / sonuçsuz kalmıştır]. (Delil: itiraz dilekçeleri ve kararları) 3- Korumama ve geç iade: [Varsa] Tedbir altındaki [paylar / döviz] için [tarih] tarihinde yapılan koruma veya satış talebi karşılanmamış, değer kaybı oluşmuştur (CMK m.132). Tedbir [tarih] tarihli kararla kaldırılmış, ancak [kurum] nezdindeki kayıt [tarih] tarihinde çözülmüştür. (Delil: talep yazıları, kaldırma kararı, kurum yazıları) 4- Zarar: Tedbir süresince şirketimiz, a) [Sözleşme] kapsamındaki [..] ABD doları tutarındaki ödemeyi yapamadığından [..] TL kur farkı, b) [Tedarikçi] ile sözleşmenin [..] maddesi uyarınca [..] TL cezai şart, c) [Alacaklı]’ya [..] TL temerrüt faizi, ç) Bloke nedeniyle kullanılan [..] numaralı kredi için [..] TL faiz ve masraf, d) [Varsa] Tedbir altındaki payların [..] tarihleri arasında korunmaması nedeniyle [..] TL değer kaybı ödemek veya katlanmak zorunda kalmıştır. Her kalem, tedbir altındaki belirli bir hesapla ve belirli bir ödeme yükümlülüğüyle eşleştirilmiş olarak ekte sunulmuştur. 5- İlliyet: Zararların tamamı tedbirin uygulandığı [tarih aralığı] içinde ve tedbir altındaki hesaplardan ödeme yapılamaması sonucunda doğmuştur. Şirketimiz zararı azaltmak için [kısmi serbest bırakma talebi, alacaklılardan süre talebi] yollarına başvurmuştur. 6- Manevi zarar: Tedbirin [kamuoyuna yansıması / banka ve tedarikçi ilişkilerine etkisi] nedeniyle şirketimizin ticari itibarı zedelenmiştir. [Somut olgular] 7- Süre: [Kararın] kesinleştiği şirketimize [tarih] tarihinde tebliğ edilmiş olup istem CMK m.142/1’deki süre içinde yapılmaktadır. (Delil: kesinleşme şerhli karar ve tebliğ belgesi)
HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.35; 5271 sayılı CMK m.128, m.131, m.132, m.141, m.142; 6098 sayılı TBK m.49-52, m.58; 3095 sayılı Kanun m.1 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: [Soruşturma no] sayılı soruşturma dosyası, tedbir, itiraz ve kaldırma kararları, banka ve MKK kayıtları, kurum yazıları, sözleşmeler, faturalar, dekontlar, kredi belgeleri, ticari defterler, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [..] TL maddi ve [..] TL manevi tazminatın, el koyma tarihi olan [tarih]’ten [her kalem için zarar tarihinden] itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak şirketimize verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederiz. [Tarih]
Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] — [İmza]
EKLER: 1- Vekâletname ve imza sirküleri 2- Ticaret sicili kaydı 3- Tedbir, itiraz ve kaldırma belgeleri 4- Kesinleşme şerhli karar ve tebliğ belgesi 5- Zarar kalemlerine ilişkin belgeler ve hesap tablosu

Dilekçede en sık yapılan hata, tedbirin kaldırılmasını tedbirin haksızlığının kanıtı gibi sunmaktır. Kaldırma kararı, çoğu zaman yeni delillerin değerlendirilmesinin veya ölçülülük yeniden değerlendirmesinin sonucudur; tedbirin uygulandığı andaki koşulların bulunmadığını kendiliğinden göstermez. Bu nedenle 2 numaralı açıklama, tedbir kararının gerekçesi ve kapsamı üzerinden kurulmalı, itiraz dosyası mutlaka eklenmelidir. Bu ayrım MASAK işlemimizi haksız yere durdurdu yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı.

Dilekçe Örneği 2: Tazminat Komisyonuna Başvuru (CMK m.141/1-e)

Aşağıdaki örnek, soruşturma kapsamında gözaltına alınan veya tutuklanan ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen bir kişinin Tazminat Komisyonuna yapacağı başvuru için hazırlanmıştır. Başvuru doğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılabilir.

ADALET BAKANLIĞI TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA ([Yer] Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla)
BAŞVURAN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […], Telefon / e-posta: […] VEKİLİ: [Varsa: Av. Ad Soyad, adres] İLGİLİ KARAR: [Mercii], [tarih] tarihli ve [soruşturma / esas-karar no] sayılı [kovuşturmaya yer olmadığına / beraat] kararı; kesinleşme tarihi [tarih]; kesinleşmenin tebliğ tarihi [tarih] KONU: CMK m.141/1-e ve 6384 sayılı Kanun m.5/B uyarınca, kanuna uygun gözaltı ve tutuklamadan sonra hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle uğradığım maddi ve manevi zararın tazmini talebidir.
AÇIKLAMALAR: 1- [Tarih] tarihinde [soruşturma no] sayılı soruşturma kapsamında gözaltına alındım; [tarih] tarihinde [sulh ceza hâkimliği] kararıyla tutuklandım; [tarih] tarihinde tahliye edildim. Gözaltıda [..] gün, tutuklulukta [..] gün kaldım. (Delil: gözaltı ve tutuklama tutanakları, tahliye müzekkeresi) 2- [Tarih] tarihli kararla hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, karar [tarih] tarihinde kesinleşmiş ve kesinleşme bana [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. Kararda CMK m.141/2 uyarınca tazminat hakkım bulunduğu bildirilmiştir. Başvuru, CMK m.142/1 ve 6384 m.5/B’deki süre içindedir. 3- Hakkımda CMK m.144’te sayılan tazminat istemini engelleyen bir hâl bulunmamaktadır. 4- Maddi zarar: Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre boyunca [işveren]’deki aylık [..] TL net ücretimi alamadım: [..] TL. Tutukluluk nedeniyle iş sözleşmem [tarih] tarihinde feshedildi ve [..] ay işsiz kaldım: [..] TL. Ceza dosyasında avukatlık ücreti olarak [..] TL ödedim. (Delil: bordrolar, fesih bildirimi, SGK kaydı, ücret sözleşmesi ve makbuz) 5- Manevi zarar: [..] gün özgürlüğümden yoksun kaldım; gözaltı ve tutuklama [yerel ve ulusal basında / sosyal medyada] yer aldı; [mesleki durum, aile üzerindeki etkiler].
TALEP: CMK m.141/1-e, m.142 ve 6384 sayılı Kanun m.5/B uyarınca [..] TL maddi ve [..] TL manevi tazminatın, gözaltı tarihi olan [tarih]’ten itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tarafıma ödenmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim. [Tarih]
Başvuran [veya vekili] [Ad Soyad] — [İmza]
EKLER: 1- Kimlik belgesi örneği 2- Kesinleşme şerhli karar ve tebliğ belgesi 3- Gözaltı, tutuklama ve tahliye belgeleri 4- Zarar belgeleri 5- [Varsa] Vekâletname 6- Banka hesap (IBAN) bilgisi

Komisyona başvuruda iki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, başvuruda Komisyonun görev alanına girmeyen talepler karıştırılmamalıdır: tutuklamanın baştan kanuna aykırı olduğu iddiası (a) bendi kapsamındadır ve ağır ceza mahkemesine yöneltilmelidir; aynı olaydaki el koyma zararı da (j) bendi kapsamında ağır ceza mahkemesine gider. İkincisi, Komisyon kararı tebliğ edildiğinde on beş günlük itiraz süresi hemen işlemeye başlar; itiraz, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine yapılır.

Dilekçe Örneği 3: Kesinleşme Şerhi ve Tebliğ Talebi

Sürenin hesaplanması ve başvurunun eklerinin tamamlanması için kararın kesinleşme şerhli örneği gereklidir. Kararı veren Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye aşağıdaki kısa talep verilebilir.

[YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA / [MAHKEME] BAŞKANLIĞINA
SORUŞTURMA / ESAS NO: […] TALEP EDEN: [Ad Soyad / Şirket unvanı], [T.C. Kimlik No / MERSİS No], Adres: […]
KONU: Kesinleşme şerhli karar örneği ve tebliğ talebi
Yukarıda numarası yazılı dosyada [tarih] tarihinde verilen [kovuşturmaya yer olmadığına / beraat / tedbirin kaldırılmasına] ilişkin kararın kesinleşme şerhli bir örneğinin tarafıma verilmesini, kararın kesinleştiğinin CMK m.142/1 uyarınca tarafıma tebliğ edilmesini ve [varsa] tedbirin kaldırıldığına ilişkin olarak ilgili kurumlara yazılan müzekkerelerin örneklerinin verilmesini talep ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / Şirket adına yetkili] — [İmza]

Adım Adım: CMK m.141 Tazminatı

  1. Tedbirin türünü belirleyin. Gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma veya MASAK erteleme; her birinin yolu farklıdır.
  2. Bendi ve merciyi seçin. (e), (f), (l) Tazminat Komisyonu; (a), (b), (c), (d), (i), (j) ve diğerleri ağır ceza mahkemesi.
  3. Kesinleşme şerhli kararı isteyin. Kesinleşme ve tebliğ tarihlerini belgeleyin; üç ay ve bir yıllık süreleri hesaplayın.
  4. Tedbir dosyasını toplayın. Tedbir, itiraz ve kaldırma kararları; kurum yazıları; kayıtların çözüldüğü tarih.
  5. Zararı kalem kalem belgeleyin. Her kalemi tarih, hesap ve ödeme yükümlülüğüyle eşleştirin.
  6. Engelleri kontrol edin. CMK m.144’teki hâller ve m.143’teki geri alma riski.
  7. Dilekçeyi eksiksiz verin. Maddi ve manevi tutarları ayrı yazın, kanuni faiz isteyin, belgeleri ekleyin.
  8. Kanun yolu süresini takip edin. Ağır ceza kararına istinaf; Komisyon kararına 15 gün içinde itiraz.
  9. Bireysel başvuruyu değerlendirin. Kesin karardan itibaren 30 gün (6216 m.47/5).

Sık Yapılan Hatalar

  1. El koyma tazminatını Komisyona göndermek. (j) bendi ağır ceza mahkemesinde kalmıştır.
  2. Gözaltı sonrası kovuşturmaya yer olmadığı kararında ağır cezaya gitmek. (e) bendi 1 Haziran 2024’ten beri Komisyonun görevindedir.
  3. Tebliğ beklerken bir yılı kaçırmak. Tebliğ yapılmasa da bir yıllık üst sınır kesinleşmeden itibaren işler.
  4. Tedbirin kaldırılmasını haksızlığın kanıtı saymak. (j) bendinde tedbirin uygulandığı andaki koşullar ispatlanmalıdır.
  5. Toplam bir rakamla başvurmak. Zararın nitelik ve niceliği kalem kalem yazılmazsa eksiklik nedeniyle ret riski doğar.
  6. Faiz istememek. Faiz talep edilmedikçe verilmez.
  7. Avans faizi istemek. Devlete karşı bu istemde kanuni faiz uygulanır.
  8. Fon kilidi zararını tedbir zararı gibi göstermek. İlliyet için her kalemin tedbir altındaki hesapla bağı kurulmalıdır.
  9. Komisyon kararına itiraz süresini kaçırmak. Süre on beş gündür.
  10. Dilekçede suç isnadı yapmak. İstem Devlete karşıdır; hâkim ve savcılar hakkında kişisel değerlendirme yerine tedbirin hukuki koşulları tartışılmalıdır (CMK m.141/3, m.141/4).

Önemli Kavramlar

Koruma tedbiri
Yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi soruşturma ve kovuşturma sırasında uygulanan geçici tedbirler.
Tazminat Komisyonu
6384 sayılı Kanunla kurulan ve 1 Haziran 2024’ten beri CMK m.141/1-(e), (f) ve (l) istemlerini inceleyen Adalet Bakanlığı bünyesindeki komisyon (6384 m.5/B).
Kesinleşme şerhi
Kararın kanun yollarının tükenmesi veya sürelerin geçmesiyle kesinleştiğini gösteren kayıt.
Hak düşürücü süre
Geçmesiyle hakkın kendisinin sona erdiği süre; durmaz ve kesilmez (CMK m.142/1).
Kanuni faiz
3095 sayılı Kanun m.1’deki faiz; 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’dan itibaren reeskont oranına bağlandı.
İlliyet bağı
Zararın tedbirden kaynaklandığını gösteren uygun sebep-sonuç ilişkisi.
Rücu
Devletin ödediği tazminatı görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılardan bir yıl içinde geri istemesi (CMK m.141/4).

Sıkça Sorulan Sorular

Tedbiri kaldırılan şirket tazminat isteyebilir mi?

Evet, CMK m.141/1-j’deki hâllerden biri gerçekleşmişse: koşulları oluşmadan el koyma, korunması için tedbir alınmaması, amaç dışı kullanma veya zamanında geri vermeme. İstem şirket merkezinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır.

El koyma tazminatı Tazminat Komisyonuna mı yapılır?

Hayır. 7499 sayılı Kanunla Komisyona yalnız (e), (f) ve (l) bentleri yöneltilmiştir; (j) bendi ağır ceza mahkemesinde kalmıştır.

Gözaltına alındım, sonra kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi; ne yapmalıyım?

CMK m.141/1-e kapsamında Tazminat Komisyonuna başvurabilirsiniz. Başvuru doğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılır; süre kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıldır.

Süre ne zaman başlar?

Kararın kesinleştiğinin size tebliğinden itibaren üç ay; tebliğ yapılmamış olsa bile kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulmalıdır (CMK m.142/1). Süreler hak düşürücüdür.

Soruşturma sürerken tedbirim kaldırıldı; beklemeli miyim?

Sürenin hangi karardan başlayacağı bu durumda tartışmalıdır. Zarar belgelerini hemen toplayın, kaldırma kararının kesinleşme durumunu belgeleyin ve süre riskini dosyanıza göre ayrıca değerlendirin.

Tedbirin kaldırılması tazminat için yeterli mi?

Hayır. (j) bendinde tedbirin uygulandığı andaki koşulların bulunmadığı, değerin korunmadığı veya zamanında geri verilmediği ispatlanmalıdır. İtiraz dosyası bu ispatın en güçlü delilidir.

Hangi zararlar istenebilir?

Gerçek, belgeli ve tedbirle illiyet bağı kurulmuş maddi zararlar: kazanç kaybı, avukatlık ücreti, kur farkı, ödenen temerrüt faizi ve cezai şart, finansman maliyeti. Ayrıca manevi zarar istenebilir.

Şirket manevi tazminat isteyebilir mi?

Tüzel kişinin manevi tazminat talebi ticari itibarın zedelenmesine dayanır ve dosyaya göre tartışılır. Talep, maddi zarardan ayrı ve somut olgularla gerekçelendirilmelidir.

Hangi faiz istenir?

3095 sayılı Kanun m.1’deki kanuni faiz; uygulamada başlangıç tedbir tarihidir. Ticari işlerdeki avans faizi Devlete karşı bu istemde uygulanmaz. Faiz talep edilmezse verilmez.

Kimler tazminat isteyemez?

Af, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığına veya düşmeye karar verilenler ile gerçeğe aykırı beyanla tedbire sebep olanlar (CMK m.144).

Tazminat geri alınabilir mi?

Evet. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırılıp kamu davası açılarak mahkûmiyet kurulursa veya yargılamanın yenilenmesiyle mahkûmiyete karar verilirse, ödenen tazminat geri alınır (CMK m.143).

Ağır ceza kararına karşı hangi yol var?

İstinaf. Bölge adliye mahkemesi işin esasına ilişkin kesin olarak karar verir (CMK m.142/8); temyiz yolu yoktur.

Komisyon kararına nasıl itiraz edilir?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (6384 m.7).

Hâkim veya savcıya doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır. CMK m.141 kapsamındaki istemler Devlete karşı yapılır; bu kapsam dışındaki hâllerde de hâkim ve Cumhuriyet savcılarının kararları ve işlemleri nedeniyle tazminat davası ancak Devlet aleyhine açılabilir (CMK m.141/3). Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara bir yıl içinde rücu eder (m.141/4).

Tedbir kalktı; zararınızı doğru mercide isteyelim

Kesinleşme şerhi, süre hesabı, zarar dosyası ve ağır ceza veya Tazminat Komisyonu başvurunuzu birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk