Şüphelinin Eşi, Çocukları ve Şirketlerinin Mallarına Tedbir 2026: Üçüncü Kişinin İtirazı ve Muvazaa İddiası — CMK m.128’deki “Şüpheliye Ait” Şartı, Zilyetlik Cümlesi, CMK m.127/4, 131 ve 268 ile İtiraz, TCK m.54-55 İyiniyetli Üçüncü Kişi, Edinilmiş Mallar (TMK m.222-223) ve İİK m.278 (7571)
28 Eylül 2026

Şüphelinin Eşi, Çocukları ve Şirketlerinin Mallarına Tedbir 2026: Üçüncü Kişinin İtirazı ve Muvazaa İddiası — CMK m.128’deki “Şüpheliye Ait” Şartı, Zilyetlik Cümlesi, CMK m.127/4, 131 ve 268 ile İtiraz, TCK m.54-55 İyiniyetli Üçüncü Kişi, Edinilmiş Mallar (TMK m.222-223) ve İİK m.278 (7571)

Ceza soruşturmasında taşınmaz, araç, banka hesabı, alacak ve şirket payına elkoyma, CMK m.128/1 uyarınca yalnızca şüpheli veya sanığa ait değerler için mümkündür; suçun işlendiğine ve değerin bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, katalogdaki bir suç, somut olarak belirlenmiş değer, ilgili kurumdan alınan rapor ve hâkim kararı gerekir. Kanun, şüpheliye ait değerin başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde de elkoymaya izin verir; ancak eşin, çocuğun veya şirketin adına kayıtlı bir malın tedbir altına alınabilmesi için malın gerçekte şüpheliye ait olduğunun (muvazaa, nam-ı müstear) somut delillerle gösterilmesi gerekir. Görüşümüze göre malın suçtan elde edilen değerin kendisi veya dönüşümü olduğu ileri sürülüyorsa, ayrıca devralanın iyiniyetli olmadığı da somut delillerle gösterilmelidir (TCK m.55/3); akrabalık tek başına bu delil değildir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş yasal sınırlar içinde kendi malları üzerinde tasarruf eder (TMK m.223); eşin adına kayıtlı mal kural olarak diğer eşin malı sayılmaz. Zilyetliğindeki değere elkonulan kişi hâkimden her zaman karar isteyebilir (CMK m.127/4); karara, ilgililerin öğrenmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (m.268) ve üçüncü kişilere ait değerler için iade istenebilir (m.131/1). Müsadere aşamasında iyiniyetli üçüncü kişi korunur (TCK m.54/1, m.55/3). Mağdurların hukuk yolu ise tasarrufun iptali davasıdır; 25.12.2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla İİK m.278’deki şüphe dönemi bir yıla indirilmiş ve yakınlara yapılan devirlerdeki karineler aksi ispat edilebilir hâle getirilmiştir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Tedbir ailenize veya şirketinize mi uzandı?

Malın kime ait olduğunu, paranın kaynağını ve itiraz süresini ilk günden birlikte belgeleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Eşimin adına kayıtlı eve el konulabilir mi? Ancak evin gerçekte şüpheliye ait olduğu somut delillerle gösterilirse; ev suçtan elde edilen parayla alındığı iddiasıyla tedbir altına alınmak isteniyorsa, görüşümüze göre eşin iyiniyetli olmadığı da gösterilmelidir. Evlilik birliği içinde alınmış olması veya eşlerin aynı evde yaşaması tek başına yeterli değildir.

Çocuğumun hesabına tedbir uygulandı, ne yapabilirim? Veli sıfatıyla hesaptaki paranın kaynağını (miras, bağış, çocuğun kendi geliri) belgeleyerek hâkimden karar, iade ve itiraz yollarını kullanabilirsiniz. Velayet, çocuğun mallarını yönetme yetkisi verir; malın sahibi çocuktur (TMK m.352).

Şüphelinin ortağı olduğu şirketin malına el konulabilir mi? Şüphelinin şirketteki ortaklık payına elkonulabilir (CMK m.128/1-f). Şirketin kendi malvarlığı ise ayrı bir kişiye aittir; ancak değerin şüpheliye ait olduğu veya suçtan elde edilip şirkete aktarıldığı gösterilirse tedbir gündeme gelir.

İtiraz süresi ne kadar? Elkoyma kararına, öğrenmeden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçeyle itiraz edilir (CMK m.268/1). Hâkimden karar isteme (m.127/4) ve iade istemi (m.131/1) ise bir süreye bağlı değildir.

Kapsam notu. Bu yazı genel bilgi niteliğindedir; hiçbir kişi veya şirket hakkında isnat taşımaz ve kişi adı içermez. Anayasa m.38/4 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Şüphelinin yakınlarının ve şirketlerin menfaati şüphelinin savunmasıyla her zaman örtüşmez: eşin “bu ev benim parammla alındı” savunması, şüphelinin savunmasıyla çelişebilir. Bu nedenle yakınların ve şirketin itirazı ayrı değerlendirilmeli, gerekirse ayrı vekille yürütülmelidir. Yazı, mal kaçırmaya yönelik bir yol göstermez; soruşturmadan sonra yapılan devirlerin hukuki ve cezai sonuçları aşağıda ayrıca anlatılmıştır.

Tedbir Neden Aileye ve Şirketlere Uzanır? Soruşturmada Görülen Tipik Tablolar

Kısa cevap: Malvarlığı soruşturmalarında savcılık, şüphelinin adına kayıtlı değerlerle yetinmeyip yakınların ve şirketlerin adına kayıtlı değerleri de inceler; çünkü suç gelirinin aile bireylerine veya şirketlere aktarılması sık rastlanan bir iddiadır. Hukuki soru her tabloda aynıdır: bu değer gerçekte kime aittir ve suçtan mı elde edilmiştir? Cevap, belgelerle ve tarihlerle verilir.

Fon soruşturmasında Başsavcılığın 27.09.2026 açıklamasına göre firmalar hakkındaki tedbirler kaldırıldı; basına yansıyan bilgilere göre kaldırma 45 firma ve 19 fonu kapsıyor, gerçek kişiler yönünden tedbirin sürdüğü ağırlıklı olarak aktarıldı (resmî açıklama gerçek kişilerden söz etmiyor). Bu tablonun ayrıntısı fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması yazımızdadır. Bu tür dosyalarda tedbir sürdükçe, şüphelinin yakınlarına ve şirketlerine ait değerlerin de incelenmesi ve tedbir kapsamına alınmak istenmesi mümkündür. Aşağıdaki tablo, bu dosyalarda karşılaşılabilecek durumları ve her birinde savunmanın ilk sorusunu gösterir.

Yakınlar ve şirketler bakımından tipik durumlar

DurumTedbir talebinin dayanağı olabilecek iddiaHukuki soruSavunmada ilk belge
Eş adına kayıtlı konut veya araçBedelin şüphelinin hesabından ödendiğiMal gerçekte kime ait; alım bedeli nereden geldi?Tapu veya sicil kaydı, eşin gelir belgeleri, ödeme dekontları, kredi sözleşmesi
Soruşturma haberinden sonra eşe veya çocuğa devirMal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı devirDevir gerçek mi; bedel ödendi mi?Devir tarihi, bedelin banka kaydı, değer raporu
Çocuk adına açılmış mevduat veya fon hesabıŞüphelinin parasının çocuk adına tutulduğuParanın kaynağı çocuğa mı ait?Miras veya bağış belgeleri, hesap hareketleri, yatırım tarihleri
Anne veya baba adına alınan malNam-ı müstear veya isim muvazaasıAlım iradesi ve bedel kime ait?Anne veya babanın geliri, emeklilik ve kira gelirleri, ödeme zinciri
Eşlerin ortak (müşterek) banka hesabıHesabın tamamının şüpheliye ait olduğuHesaptaki payların ve girişlerin kaynağıHesap sözleşmesi, giriş ve çıkış dökümü
Şüphelinin ortağı olduğu şirketin paylarıPayın şüpheliye ait bir malvarlığı değeri olmasıPayın değeri ve suçla ilişkisiPay defteri, MKK kayıtları, ortaklık yapısı
Şüphelinin yönettiği şirketin hesaplarıSuç gelirinin şirkete aktarıldığı veya şirket hesabının kişisel amaçla kullanıldığıDeğer şirkete mi, şüpheliye mi ait?Ticari defterler, bağımsız denetim raporu, ticari faaliyet kayıtları
Yakın zamanda kurulan şirkete aktarılan değerlerDeğerin şirket aracılığıyla gizlendiğiAktarımın ticari karşılığı var mı?Kuruluş sermayesinin kaynağı, sözleşmeler, faturalar

Tablodaki her satırın ortak noktası şudur: tedbir, bir değerin kimin adına kayıtlı olduğuna değil, kime ait olduğuna ve suçla bağlantısına dayanmak zorundadır. Bu bağlantıyı göstermek savcılığın, bağlantının bulunmadığını gösteren belgeleri erken sunmak ise malikin işidir. Şüphelinin kendi durumu ve dosyadaki isnatların genel görünümü şüpheli yönetici rehberinde, şirket hesaplarına ilişkin özel sorunlar şirketin hesap ve paylarına elkoyma yazımızda anlatıldı.

CMK m.128: “Şüpheliye Ait” Şartı ve Zilyetlik Cümlesi

Kısa cevap: CMK m.128/1, taşınmaz, araç, hesap, hak ve alacak, kıymetli evrak, ortaklık payı, kiralık kasa ve diğer malvarlığı değerlerine elkoymayı “şüpheli veya sanığa ait” değerlerle sınırlar. Fıkranın son cümlesi, somut olarak belirlenen bu değerlerin şüpheliden başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde dahi elkoyma yapılabileceğini söyler. Zilyetlik ile mülkiyet farklı kavramlardır: cümle, şüpheliye ait bir değerin başkasının elinde bulunmasını kapsar; başkasına ait bir değeri şüpheliye ait hâle getirmez.

CMK m.128’e göre elkoymanın şartları

ŞartKuralDayanakÜçüncü kişi bakımından anlamı
Kuvvetli şüpheSuçun işlendiğine ve değerin bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüpheCMK m.128/1Üçüncü kişi adına kayıtlı değerin suçtan elde edildiği ayrıca gösterilmelidir
Katalog suçKanunda sayılan suçlar; örneğin TCK’daki güveni kötüye kullanma (m.155) ve dolandırıcılık (m.157-158)CMK m.128/2Soruşturmadaki isnadın katalogda yer alıp almadığı kontrol edilir
AidiyetŞüpheli veya sanığa ait değerCMK m.128/1Değerin gerçekte şüpheliye ait olduğunun gösterilmesi gerekir
Zilyetlik cümlesiSomut olarak belirlenen değer başkasının zilyetliğinde olsa dahi elkoyma yapılabilirCMK m.128/1 son cümleDeğer somut olarak belirlenmiş olmalıdır; toptan tedbir bu şartla bağdaşmaz (görüşümüz)
RaporSuçtan elde edilen değere ilişkin kurum raporu; en geç üç ay, zorunlu hâllerde iki ay uzatmaCMK m.128/1Raporun üçüncü kişiye uzanan para izini gösterip göstermediği incelenir
Karar merciiBu madde kapsamında elkoyma kararını ancak hâkim verebilirCMK m.128/9Hâkim kararı olmadan uygulanan tedbirde hâkimden karar istenir (m.127/4)
Uygulama şekliTaşınmazda tapu kaydına şerh, araçta sicile şerh, hesapta bankaya bildirim, payda şirket yönetimine ve ticaret sicili müdürlüğüne bildirimCMK m.128/3-7Şerh ve bildirimin tarihi, öğrenme tarihinin ve itiraz süresinin tespitinde önemlidir
KayyımGerektiğinde elkonulan değerin yönetimi için kayyım atanabilir; m.133 kıyasen uygulanırCMK m.128/10Şirket paylarında yönetim ve oy hakkı etkilenebilir

Görüşümüze göre zilyetlik cümlesinin sınırı açıktır: cümle “somut olarak belirlenen bu” değerlerden söz eder; yani önce değerin şüpheliye ait olduğu ve suçtan elde edildiği belirlenmelidir. Örneğin şüphelinin kendi adına kayıtlı aracının kardeşi tarafından kullanılması, zilyetlik cümlesinin tipik uygulamasıdır. Buna karşılık eşin kendi geliriyle ve kendi adına aldığı bir konut, şüphelinin zilyetliğinde bulunsa bile şüpheliye ait bir değer değildir. Eşin adına kayıtlı bir değere tedbir uygulanacaksa, tedbir kararının bu değerin neden şüpheliye ait sayıldığını somut delillerle açıklaması gerekir.

Elkoyma kararının dayanağı da ayrıca kontrol edilmelidir. Aklama isnadında 5549 sayılı Kanunun elkoymaya ilişkin hükmü de gündeme gelebilir; bu yolun özellikleri fon yöneticisine aklama isnadı yazımızda anlatıldı. Hesap blokesinin bir hâkim kararına mı, yoksa kurumlara gönderilen bir yazıya mı dayandığı, izlenecek yolu belirler. Elkoymanın genel işleyişi ve müsadereyle farkı elkonulan eşya ve para yazımızdadır.

Yakınların ve Şirketlerin Tedbir Dosyasında Avukat Ne Yapar?

Üçüncü kişi itirazı, ceza muhakemesi, eşya hukuku, aile hukuku ve icra hukukunun kesiştiği bir dosyadır: tapu ve sicil kayıtları, mal rejimi, velayet, şirket kayıtları ve para izi birlikte okunmadan sağlıklı bir itiraz kurulamaz. Hukukçular Evi Ankara, şüphelinin eşine, çocuklarına, anne ve babasına ve şirketlerine aşağıdaki işlerde destek verir.

Üçüncü kişi tedbirinde hukuki destek

AşamaYapılan işDayanak
Tedbirin tespitiKararın veya yazının türü, mercii, tarihi ve kapsamı; hangi değerlerin hangi gerekçeyle kapsama alındığıCMK m.127, m.128
Aidiyet dosyasıMalın edinim tarihi, bedelin kaynağı, gelir belgeleri, miras ve bağış belgeleriCMK m.128/1; TMK m.220-223
Hâkimden karar ve itirazHâkim kararı istenmesi, iki haftalık süre içinde itiraz, kısmi kaldırmaCMK m.127/4, m.267-268
İade istemiSoruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazası gerekmeyen değerin iadesiCMK m.131/1
Müsadere aşamasıİyiniyetli üçüncü kişi savunması; müsadere yargılamasında hak sahibi olarak duruşmaya çağrılma ve dinlenmeTCK m.54-55; CMK m.256-257
Hukuk davalarıTasarrufun iptali ve istihkak davalarında devralan veya malik savunmasıİİK m.97, m.99, m.277-284
Kanun yolları ve tazminatAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru; haksız elkoyma nedeniyle tazminat6216 s.K. m.45-47; CMK m.141/1-j, m.142

Muvazaa ve Nam-ı Müstear: Mal Gerçekte Kime Ait?

Kısa cevap: Muvazaa, tarafların gerçek iradelerini gizleyerek görünüşte bir işlem yapmasıdır; sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır (TBK m.19/1). Ceza soruşturmasında muvazaa iddiası, tapuda eş veya çocuk adına kayıtlı bir malın gerçekte şüpheliye ait olduğunu göstermek için ileri sürülür. Bu iddianın dayanağı, somut delil olmalıdır: bedelin kim tarafından ödendiği, malın kim tarafından kullanıldığı ve devrin zamanlaması.

Muvazaa türleri ve elkoyma bakımından sonuçları

GörünümAnlamıElkoyma bakımından sonucuSavunmada tartışılan
Mutlak muvazaaGörünüşte devir var; taraflar aslında hiçbir devir istememişMal hâlâ şüpheliye ait sayılabilirBedel ödemesinin ve kullanımın gerçekliği
Nispi muvazaaGörünen işlemin altında başka bir işlem gizli (örneğin satış görünümünde bağış)Gizli işlem geçerliyse mal devralana geçmiştir; bu kez suç geliri olup olmadığı ve iyiniyet tartışılırGizli işlemin niteliği, bedelin gerçek değeri
İsim muvazaası veya nam-ı müstearMalı alan asıl kişi şüpheli; tapuda başkasının adı görünüyor (isim muvazaasında satıcı da görünüşe katılır; nam-ı müstearda görünen kişi malı kendi adına edinir)Mal şüpheliye ait sayılabilirAlım bedelinin kaynağı, kayıtlı malikin ödeme gücü
Gerçek bağışŞüpheli malını gerçekten yakınına bağışlamışMal devralanındır; değer suç geliri değilse tedbirin dayanağı yokturBağışın tarihi, malın suçtan önce edinilip edinilmediği
Gerçek satışDevralan gerçek değer üzerinden bedel ödemişMal devralanındır; ödenen bedel şüphelinin malvarlığına geçmiştirBedelin banka kaydı, değer raporu

Muvazaa, özel hukukta ispat edilmesi gereken bir olgudur ve genellikle ayrı bir hukuk davasının konusudur. Ceza soruşturmasında ise tedbir aşamasında kesin ispat aranmaz; kuvvetli şüphe yeterlidir. Ancak kuvvetli şüphe de somut delillere dayanmak zorundadır (CMK m.128/1). Görüşümüze göre “eşler arasındaki devirler genellikle muvazaalıdır” gibi genel bir kabul veya yalnızca akrabalık bağı, bu şartı karşılamaz. Savcılığın dayanabileceği tipik olgular şunlardır: devrin soruşturma haberine yakın bir tarihte yapılması, bedelin ödenmemiş veya gerçek değerin çok altında gösterilmiş olması, kayıtlı malikin malı alacak gelirinin bulunmaması ve malın devirden sonra da şüpheli tarafından kullanılması.

Savunma da aynı olgular üzerinden kurulur. Devrin tarihi soruşturmadan ve iddia edilen suç döneminden önceyse, bedel banka kanalıyla ödenmişse, kayıtlı malikin bu malı alabilecek geliri belgelenmişse ve mal fiilen kayıtlı malik tarafından kullanılıyorsa, muvazaa iddiasının dayanağı zayıflar. Özellikle önemli bir ayrım vardır: iddia edilen suç döneminden önce ve suçla bağlantısız gelirle edinilmiş bir malın sonradan yakına devredilmiş olması, o malı suç geliri yapmaz. Bu durumda tartışma ceza tedbirinden çok alacaklıların hukuk davalarına aittir.

Eşin Malları: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Eşin Malını Şüphelinin Malı Yapar mı?

Kısa cevap: Hayır. Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m.202) ve bu rejimde her eş, kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarruf etme hakkına sahiptir (TMK m.223). Eşin adına kayıtlı mal, muvazaa gösterilmedikçe eşe aittir. Diğer eşin bu mal üzerindeki ekonomik beklentisi, mal rejimi sona erdiğinde doğabilecek bir katılma alacağıdır; bu beklenti malı şüphelinin mülkiyetine sokmaz.

Eşin malvarlığı bakımından temel kurallar

KonuKuralDayanakElkoyma bakımından önemi
Yasal mal rejimiEşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi asıldır; eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçebilirTMK m.202Rejim, malların mülkiyetini eşler arasında birleştirmez
Tasarruf yetkisiHer eş, yasal sınırlar içinde kendi kişisel ve edinilmiş malları üzerinde tasarruf ederTMK m.223/1Eşin adına kayıtlı mal, kural olarak eşin malvarlığındadır
Kişisel mallarKişisel kullanım eşyası; mal rejimi başlangıcında sahip olunan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler; manevi tazminat alacakları; bunların yerine geçen değerlerTMK m.220Mal rejiminin başlangıcında sahip olunan veya mirasla gelen mal, iddia edilen suç döneminden önce ve suçtan bağımsız bir kaynaktan edinilmişse suç geliriyle ilişkilendirilmesi güçtür
İspat kuralıBir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, iddiasını ispat eder; hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılırTMK m.222/1-2Aidiyeti belirsiz ortak eşyada en azından eşin payı ayrılmalıdır (görüşümüz)
Edinilmiş mal karinesiBir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilirTMK m.222/3Karine malın hangi mal grubuna girdiğiyle ilgilidir; malı diğer eşe ait kılmaz

Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış kurgu, “evlilik içinde edinilen her şey ortaktır” düşüncesidir. Görüşümüze göre bu düşünce ceza tedbirinin dayanağı olamaz: TMK m.222/3’teki karine, mal rejiminin tasfiyesinde bir malın edinilmiş mal mı kişisel mal mı olduğunu belirlemeye yarar; malın hangi eşe ait olduğunu belirlemez. Eşin kendi maaşı, kendi ticari faaliyeti, kendi kredisi veya kendi mirasıyla edindiği mal, şüphelinin suç tarihinden bağımsız olarak onun malıdır. Bu nedenle eşin itirazında ilk yapılacak iş, malın edinim tarihini ve bedelin kaynağını belgeyle göstermektir.

Eşlerin ortak kullandığı banka hesaplarında durum biraz daha karmaşıktır. Ortak hesapta her eşin payı, hesap sözleşmesine ve hesaba giren paraların kaynağına göre belirlenir. Hesabın tamamına tedbir uygulanmışsa, eşin kendi gelirinden gelen girişlerin ayrılması ve tedbirin şüpheliye ait olduğu ileri sürülen kısımla sınırlandırılması istenmelidir. Tedbir altındaki ortak hesaptan para çekilmesi veya aktarılması tedbirin ihlalidir (CMK m.128/8; TCK m.289). Tedbir bulunmasa da soruşturma sürecindeki olağan dışı çekim ve aktarımlar mal kaçırma şüphesi doğurur; eşin kendi payı için doğru yol, tedbirin sınırlandırılması veya kısmi serbest bırakma talebidir.

Evlilik içinde değişen mal rejimi ve boşanma

Soruşturma haberinden sonra mal rejimi sözleşmesi yapılması, eşler arasında mal devri veya boşanma davasıyla birlikte malların eşe bırakılması, savcılık ve alacaklılar tarafından mal kaçırma işareti olarak değerlendirilebilir. Nitekim İİK m.278’in 7571 sayılı Kanunla değişik metni, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşe yapılan tasarrufları da kapsar. Bu işlemler hukuken yasak değildir; ancak zamanlaması ve bedeli nedeniyle hem ceza tedbirinde hem hukuk davalarında aleyhe delil olarak kullanılabilir.

Çocukların ve Anne-Babanın Malları: Velayet, Bağış ve Paranın Kaynağı

Kısa cevap: Ergin olmayan çocuğun malları çocuğa aittir; ana ve baba, velayet devam ettiği sürece bu malları yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdür (TMK m.352). Çocuk adına açılan hesaba şüpheli tarafından yatırılan para bakımından ise tartışma, paranın kaynağı ve yatırılma zamanı üzerinden yürür. Ergin çocuklar ile anne ve baba bakımından da ölçü aynıdır: malın gerçekte kime ait olduğu ve suçla bağlantısı.

Çocuk ve anne-baba adına kayıtlı değerlerde savunma

DurumSavcılığın olası iddiasıSavunmanın dayanağıBelge
Çocuk adına yıllardır süren birikim hesabıHesabın şüphelinin parasını gizlediğiBirikimin iddia edilen suç döneminden önce başladığı ve düzenli olduğuHesap açılış tarihi, dönemsel yatırımlar, hesap dökümü
Çocuğa büyükanne veya büyükbabadan gelen bağış veya mirasParanın şüpheliden geldiğiParanın kaynağının üçüncü kişi olduğuVeraset ilamı, bağış belgesi, bağışlayanın hesap dökümü
Suç döneminde çocuk hesabına yüklü para yatırılmasıSuç gelirinin çocuk adına aktarıldığıParanın suçtan bağımsız bir gelirden geldiğiParanın çıktığı hesabın dökümü, gelirin kaynağı
Ergin çocuğun kendi geliriyle aldığı malBedelin şüpheli tarafından ödendiğiÇocuğun kendi geliri ve ödeme zinciriBordro, vergi kayıtları, kredi sözleşmesi, dekontlar
Anne veya baba adına alınan konutİsim muvazaasıAnne veya babanın ödeme gücü ve malı fiilen kullanmasıEmeklilik veya kira geliri, tasarruf hesapları, ödeme belgeleri

Çocuk adına yapılan yatırımlarda velinin yetki ve sorumluluğu çocuk adına fon yatırımı yazımızda ayrıca ele alındı. Tedbir dosyasında dikkat edilmesi gereken nokta şudur: veli, çocuğun malları üzerindeki tedbire karşı çocuk adına başvuru yapabilir; ancak veli aynı zamanda şüpheliyse, çocuğun menfaati ile velinin menfaati çatışabilir. Böyle bir durumda şüpheli olmayan velinin başvurması düşünülebilir; ancak o veli de şüphelinin eşi olduğundan menfaatler yine ayrışabilir. Yasal temsilcinin menfaati çocuğun menfaatiyle çatışıyorsa vesayet makamından temsil kayyımı atanması istenebilir (TMK m.426/2). Anne ve babanın mallarında ise savcılığın en güçlü dayanağı, kayıtlı malikin gelirinin malın değeriyle açıkça orantısız olmasıdır; bu orantısızlığı giderecek gelir belgeleri itirazın merkezini oluşturur.

Şüphelinin Şirketleri: Ortaklık Payı, Şirket Malvarlığı ve Kayyım Ayrımı

Kısa cevap: Üç ayrı tedbir birbirine karıştırılmamalıdır: şüphelinin şirketteki ortaklık payına elkoyma (CMK m.128/1-f), şirketin kendi malvarlığına yönelen tedbir ve şirket yönetimine kayyım atanması (CMK m.133; yalnız m.133/4’te sayılan suçlarda). Pay şüpheliye aittir; şirketin malvarlığı ise ayrı bir tüzel kişiye aittir. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz, kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır (TCK m.20/2).

Şirketler bakımından üç ayrı tedbir

TedbirKonusuDayanakŞirket ve ortaklar bakımından sonucu
Ortaklık payına elkoymaŞüphelinin şirketteki payıCMK m.128/1-f, m.128/6Karar şirket yönetimine ve ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir; payın devri engellenir; şirketin faaliyeti kendiliğinden durmaz
Şirket malvarlığına tedbirŞirketin hesapları, alacakları, taşınmazlarıCMK m.128/1 (değerin şüpheliye ait olduğu veya suçtan elde edilip şirkete aktarıldığı iddiası)Somut olarak belirlenen değerle sınırlı olmalıdır; şirketin olağan ticari geliri kapsam dışında kalmalıdır (görüşümüz)
Kayyım atanmasıŞirketin yönetimiCMK m.133 (yalnız m.133/4’te sayılan suçlarda, örneğin aklama); elkonulan değerler için m.128/10Yönetim yetkisi kısmen veya tamamen kayyıma geçebilir
Müsadere (tüzel kişi yararına işlenen suçlarda)Şirkete geçen suç geliriTCK m.60/2, m.60/4; m.169, m.282/5Yalnızca kanunun ayrıca belirttiği hâllerde uygulanır

Görüşümüze göre şirket malvarlığına yönelen bir tedbirin iki dayanağı olabilir: şirket hesabının fiilen şüphelinin kişisel işlemleri için kullanıldığı ve değerin gerçekte şüpheliye ait olduğu iddiası ya da suçtan elde edilen değerin şirkete aktarıldığı iddiası. İki durumda da tedbirin, somut olarak belirlenmiş tutarla sınırlı olması gerekir; şirketin bütün hesaplarına ve alacaklarına toptan tedbir uygulanması bu şartla bağdaşmaz. Şirketin çalışan maaşları, vergi ve SGK ödemeleri için kısmi serbest bırakma talebi ve itirazın ayrıntısı şirketin hesap ve paylarına elkoyma yazımızda, kayyım tedbirinin şartları şirkete kayyım atanması ve TMSF kayyımlığı yazılarımızda anlatıldı.

Grup yapılarında bir sorun daha vardır: soruşturmadan sonra kurulan yeni şirketlere veya grup içindeki başka şirketlere yapılan değer aktarımları. Bu aktarımların ticari karşılığı yoksa, hem ceza dosyasında suç gelirinin gizlenmesi iddiasına hem de alacaklıların tasarrufun iptali davalarına konu olabilir. Şirket, her aktarımın sözleşmesini, faturasını ve karşı edimini belgeleyebilmelidir. Örgüt isnadının şirket yapılarına etkisi suç örgütü iddiası yazımızdadır.

Eşinizin veya çocuğunuzun malına mı el konuldu?

Hâkimden karar isteme, itiraz ve iade taleplerini aynı belge setiyle kuralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Şirket ofisinde arama: Şüphelinin şirketlerinde yapılan aramada bilgisayar ve sunucu elkoyması, ticari sırlar ve müşteri verileri fon soruşturmasında şirket ofisinde arama ve bilgisayar-sunucu elkoyması yazımızda anlatıldı.

Müsadere Aşaması: TCK m.54-55 ve İyiniyetli Üçüncü Kişi

Kısa cevap: Elkoyma geçici bir koruma tedbiridir; malın Devlete geçmesi ancak müsadere hükmüyle olur. Eşya müsaderesi iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla uygulanır (TCK m.54/1). Kazanç müsaderesi, maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilemediği hâllerde verilir (m.55/1); suçtan elde edilen değeri sonradan iktisap eden kişiden müsadere için, bu kişinin Türk Medeni Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir (m.55/3).

Müsadere hükümleri ve üçüncü kişi

HükümKuralÜçüncü kişi bakımından sonucu
TCK m.54/1İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı suçun işlenmesinde kullanılan, suça tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşya müsadere edilir; iyiniyetli üçüncü kişilerin sınırlı ayni hakları saklı tutulurİyiniyetli malikin eşyası müsadere edilemez
TCK m.54/2Eşya ortadan kaldırılmış, elden çıkarılmış veya müsaderesi imkânsız kılınmışsa değeri kadar paranın müsaderesiDeğer müsaderesi kural olarak sanığa yönelir (görüşümüz)
TCK m.54/3Suçta kullanılan eşyanın müsaderesi işlenen suça nazaran daha ağır sonuç doğuracak ve hakkaniyete aykırı olacaksa müsadereye hükmedilmeyebilirOrantılılık savunması (yalnız suçta kullanılan eşya için)
TCK m.55/1Suçla elde edilen maddi menfaatler ve bunların dönüşümünden doğan ekonomik kazançlar müsadere edilir; bunun için menfaatin mağdura iade edilememesi gerekirMağdurun bulunduğu dosyalarda öncelik iadededir
TCK m.55/2Müsadere konusu eşya veya menfaate elkonulamadığı veya teslim edilmediği hâllerde karşılığı olan değerlerin müsaderesiKarşılık değer müsaderesi
TCK m.55/3Sonradan iktisap eden kişiden müsadere için TMK’nin iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekirDevralan eş veya çocuğun iyiniyeti belirleyicidir
TMK m.3Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır; durumun gereklerine göre beklenen özeni göstermeyen iyiniyet iddiasında bulunamazYakın ilişki, özen yükünü artırabilir

TCK m.55/3 ile CMK m.128/1’in birlikte okunması önemlidir. Görüşümüze göre üçüncü kişi adına kayıtlı bir değere tedbir uygulanabilmesi için ya değerin gerçekte şüpheliye ait olduğu (muvazaa, nam-ı müstear) ya da değerin suçtan elde edilen menfaatin kendisi veya dönüşümü olduğu ve devralanın iyiniyetli olmadığı somut delillerle gösterilmelidir. İyiniyet asıl olduğundan (TMK m.3), üçüncü kişinin kötüniyeti de somut olgulara dayanmalıdır. Ancak yakın aile ilişkisi, TMK m.3’teki özen ölçüsü bakımından aleyhe değerlendirilebilir: şüpheliyle aynı evde yaşayan ve onun mali durumunu bilen bir eşin, soruşturma haberinden sonra karşılıksız aldığı bir malda iyiniyet iddiası zayıftır.

Müsadere, kamu davası açılmadan veya esas hükümle birlikte karara bağlanmadan da ayrı bir yargılamayla istenebilir (CMK m.256). Bu yargılama duruşmalı yapılır; müsadere veya iade olunacak eşya ya da malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır ve bu kişiler sanığın sahip olduğu hakları kullanabilir (CMK m.257/1-2). Görüşümüze göre aynı güvence, esas hükümle birlikte kurulan müsadere kararlarında da gözetilmelidir. Müsadere kararının infazı müsaderenin infazı, iyiniyetli üçüncü kişinin konumu iyiniyetli üçüncü kişi ve müsadere yazılarımızda ayrıca anlatıldı.

Üçüncü Kişi Hangi Yollara Başvurur? Hâkim Kararı, İtiraz, İade, Bireysel Başvuru ve Tazminat

Kısa cevap: Tedbirden etkilenen üçüncü kişinin altı aracı vardır: zilyetliğindeki değere elkonulan kişinin hâkimden her zaman karar isteme hakkı (CMK m.127/4), karara iki hafta içinde itiraz (m.267-268), iade istemi (m.131/1), ayrı müsadere yargılamasında hak sahibi olarak duruşmaya çağrılma (m.257/2), olağan yolların tüketilmesinden sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru (6216 s.K. m.47/5) ve tedbir haksız çıkarsa tazminat (CMK m.141/1-j).

Üçüncü kişinin başvuru yolları

YolNe zamanDayanakNot
Hâkimden karar istenmesiHer zamanCMK m.127/4Zilyetliğindeki eşya veya malvarlığı değerine elkonulan kişi hâkimden karar isteyebilir; tedbir savcılık yazısıyla uygulanmışsa özellikle önemlidir
İtirazKararın öğrenilmesinden itibaren iki haftaCMK m.267-268Dilekçe kararı veren mercie verilir; merci kararını düzeltmezse itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir
İade istemiSüreye bağlı değilCMK m.131/1Üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşya, muhafazasına gerek kalmadığında veya müsadereye tabi olmayacağı anlaşıldığında geri verilir; istemin reddine itiraz edilebilir
Müsadere yargılamasında dinlenmeAyrı müsadere yargılamasındaCMK m.256-257Hak sahibi duruşmaya çağrılır ve sanığın haklarını kullanabilir
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruOlağan yolların tüketilmesinden itibaren 30 gün6216 s.K. m.45-47; Anayasa m.35Mülkiyet hakkı; kanunilik, ölçülülük ve usul güvenceleri
TazminatKararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yılCMK m.141/1-j, m.142Koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan, korunmayan, amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen değerler için

Üçüncü kişinin başvuru hakkı bakımından kanun metni açıktır. CMK m.127/4, zilyetliğindeki değere elkonulan “kimse”ye hâkimden her zaman karar isteme hakkı tanır; CMK m.131/1 ise iadeyi “şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait” elkonulmuş eşya için düzenler. CMK m.268/1 ise itiraz süresini ilgililerin kararı öğrendiği günden başlatır; görüşümüze göre kararla mülkiyet hakkı doğrudan etkilenen üçüncü kişi bu anlamda ilgilidir ve itiraz yoluna başvurabilir. İtirazın reddi, konunun bir daha incelenemeyeceği anlamına gelmez; yeni belgelerle kaldırma veya iade istemi yenilenebilir. Bu aşamadaki seçenekler elkoymaya itiraz reddedildi yazımızda, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararından sonra iade elkonulan paranın iadesi yazımızda, haksız tedbir nedeniyle tazminat haksız elkoyma tazminatı yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı.

İtiraz dilekçesinin en güçlü hâli, genel ifadeler yerine üçüncü kişinin malını kalem kalem ayıran bir tablodur: her değer için edinim tarihi, bedelin kaynağı, ödeme belgesi ve suç dönemiyle ilişkisi. Tedbirin tamamen kaldırılması mümkün görünmüyorsa, en azından suçla bağlantısı gösterilemeyen değerlerin kapsamdan çıkarılması istenmelidir. Tedbirin süresi uzadıkça ölçülülük tartışması da güçlenir; ilgili kurum raporunun kanuni süre içinde alınıp alınmadığı (CMK m.128/1) bu tartışmanın somut dayanaklarından biridir.

Hukuk Tarafı: Mağdurların Tasarrufun İptali Davası ve 7571 Sayılı Kanunla Değişen İİK m.278

Kısa cevap: Ceza tedbirinden bağımsız olarak, şüpheliden alacaklı olan mağdurlar yakınlara yapılan devirlere karşı tasarrufun iptali davası açabilir (İİK m.277 vd.). 7571 sayılı Kanunla İİK m.278 yeniden düzenlendi: şüphe dönemi bir yıla indi ve yakınlara yapılan tasarruflar, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Karine artık çürütülebilir; devralan, bedeli gerçekten ve gerçek değer üzerinden ödediğini ispatlarsa kurtulabilir. Değişiklik 25.12.2025’te yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önce yapılan tasarruflarda ve derdest davalarda hangi metnin uygulanacağı uygulamada tartışmalıdır.

Tasarrufun iptali: devralan yakın bakımından temel kurallar

KonuKuralDayanak
Davayı açabilecek kişiElinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı; iflas hâlinde iflas idaresiİİK m.277
Bağışlama ve ivazsız tasarruflarAciz belgesinin veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği ya da iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılanlarİİK m.278 (7571 sayılı Kanunla değişik)
Yakınlara yapılan tasarruflarAltsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar; gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılırİİK m.278/2-a
Edimler arasında aşırı oransızlıkBorçlunun verdiği şeyin gerçek değerine göre pek aşağı bir fiyatla yapılan sözleşmeler, aksi ispatlanmadıkça bağışlama sayılırİİK m.278/2-b
Zarar verme kastıyla tasarruflarMalvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler, borçlunun malî durumu ve zarar verme kastı diğer tarafça bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emareler bulunduğu hâllerde iptal edilebilir; diğer taraf borçlunun eşi, usul veya füruu, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımı, evlat edineni veya evlatlığı ise bu durumu bildiği farz olunurİİK m.280
Hak düşürücü süreTasarruf tarihinden itibaren beş yılİİK m.284
Kabul kararının sonucuMal devralanın mülkiyetinde kalır; alacaklı alacağı ve fer’ileriyle sınırlı olarak o mal üzerinde cebri icra yapabilirİİK m.283

Bu kurallar devralan yakın için iki sonuç doğurur. Birincisi, 7571 sayılı Kanunla getirilen ispat imkânı ancak belgeyle kullanılabilir: tasarruf tarihindeki değeri gösteren rapor ve bedelin banka kanalıyla ödendiğini gösteren kayıtlar, karinenin çürütülmesinin temelidir. İkincisi, dava bir mülkiyet davası değildir; kabul hâlinde mal devralanda kalır, ancak alacaklı alacağı oranında o mal üzerinde icra yapabilir. Karineyi çürütemeyeceğini gören devralan için alacağın ödenmesi veya uzlaşma, bazı dosyalarda daha rasyonel bir seçenek olabilir. Değişikliğin ayrıntısı akrabaya yapılan devirlerde tasarrufun iptali, davanın genel çerçevesi tasarrufun iptali davası yazılarımızdadır.

İhtiyati haciz ve istihkak

Mağdurlar şüpheliye karşı ihtiyati haciz de isteyebilir; bu yolun fon dosyalarındaki uygulaması fon davasında ihtiyati haciz ve mağdur yatırımcının tahsilatı yazılarımızda anlatıldı. Haciz sırasında eşin veya başka bir yakının malı haczedilirse istihkak kuralları devreye girer. Haczedilen mal, üzerinde mülkiyet iddia eden üçüncü kişinin elinde bulunuyorsa, icra dairesi alacaklıya istihkak davası açması için yedi gün süre verir; bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır (İİK m.99). Taşınır mal borçlunun elinde bulunuyorsa, borçlu ile birlikte bulundurulsa dahi borçluya ait olduğu karine olarak kabul edilir; birlikte oturulan yerde niteliği itibarıyla eşe veya çocuklara ait olduğu açıkça anlaşılan mallar ise onlara ait sayılır. Karinenin aksini iddia eden ispat eder (İİK m.97/a). Bu nedenle şüpheliyle aynı evde yaşayan eşin, kendi adına aldığı eşyanın faturalarını ve ödeme belgelerini saklaması önemlidir. Mağdur tarafının ceza dosyasında hangi taleplerde bulunduğu tedbirin devamı talep dilekçesi yazımızda görülebilir.

Devraldığınız mal için dava mı açıldı?

Tasarrufun iptali davasında 7571 sonrası karineleri ve ivazın ispatını birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Yakınların Kendi Ceza Riski: Suç Eşyasını Kabul Etmek, Aklama ve Tedbirin İhlali

Kısa cevap: Malvarlığı tedbirleri yalnızca mülkiyet sorunu doğurmaz; bazı davranışlar yakınlar bakımından ayrı suç oluşturabilir. Bir suçla elde edilen malvarlığı değerini suça iştirak etmeksizin kabul etmek TCK m.165’te, aklama suçunun konusunu bu özelliğini bilerek kabul etmek veya bulundurmak TCK m.282/2’de düzenlenmiştir. Elkonulan bir malı satmak veya devretmek ise CMK m.128/8 yollamasıyla TCK m.289 kapsamında değerlendirilir. Bir suçun delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek de TCK m.281’de ayrı bir suçtur.

Yakınlar bakımından ceza riski doğurabilecek davranışlar

DavranışOlası nitelendirmeDayanakKaçınılacak şey
Suçtan elde edildiği bilinen parayı veya malı kabul etmekSuç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi: altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıTCK m.165Soruşturma haberinden sonra karşılıksız devir kabul etmek
Aklama suçunun konusunu bu özelliğini bilerek kabul etmek, bulundurmak veya kullanmakİki yıldan beş yıla kadar hapisTCK m.282/2Kaynağı belirsiz nakit veya varlığı saklamak
Elkonulan malı satmak, devretmek veya kullanmakMuhafaza görevini kötüye kullanmaCMK m.128/8; TCK m.289Şerhli aracı satmak, blokeyi dolanmaya yönelik işlemler yapmak
Soruşturma sırasında belge veya kayıt yok etmekSuç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme: altı aydan beş yıla kadar hapis; kanunda yakınlar için cezasızlık öngörülmemiştir. Şüpheli bakımından ayrıca tutuklama gerekçesi olabilirTCK m.281; CMK m.100/2-bYazışmaları silmek, belgeleri imha etmek

Bu riskler, yakınların iyiniyetini koruyan kuralların da sınırını gösterir. İyiniyetli üçüncü kişi korunur; ancak soruşturmadan haberdar olduktan sonra şüpheliden karşılıksız mal almak, onun adına hesap açmak veya malları “geçici olarak” üzerine almak, hem iyiniyet savunmasını ortadan kaldırabilir hem de kişiyi şüpheli konumuna getirebilir. Aklama suçunun genel çerçevesi aklama suçu rehberinde anlatıldı.

Yakınların usul bakımından önemli hakları da vardır: şüphelinin nişanlısı, eşi (evlilik bağı kalmasa bile), kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları ile aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir (CMK m.45/1). Tanık, kendisini veya bu yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten de çekinebilir (CMK m.48). Bu haklar, yakının kendi malı hakkında malik sıfatıyla beyanda bulunmasına engel değildir. Ancak malik olarak verilen açıklamalar ceza dosyasına girer ve şüphelinin durumunu etkileyebilir. Bu nedenle yakının kendi malı için yapacağı açıklamanın kapsamı önceden belirlenmelidir.

İtirazın Yedi Sorusu

Kısa cevap: Üçüncü kişi itirazı, tedbir kararının dayanağını sırayla sorgulayan yedi soru üzerinden kurulabilir. İlk iki soru usule, sonraki beş soru aidiyet ve suçla bağlantıya ilişkindir.

Üçüncü kişi itirazında kontrol listesi

NoSoruHedeflenen şart
1Tedbir bir hâkim kararına mı, yoksa kurumlara gönderilen bir yazıya mı dayanıyor?Karar mercii (CMK m.128/9); hâkimden karar isteme (m.127/4)
2Kararın öğrenildiği tarih nedir; iki haftalık itiraz süresi ne zaman doluyor?İtiraz süresi (CMK m.268/1)
3Kararda üçüncü kişinin hangi değeri, neden şüpheliye ait sayılmış?Aidiyet ve somut belirleme (CMK m.128/1)
4Değer ne zaman ve hangi gelirle edinildi; iddia edilen suç döneminden önce mi?Suçtan elde edilme şartı
5Kurum raporu üçüncü kişiye uzanan bir para izi gösteriyor mu; rapor süresinde alındı mı?Rapor şartı (CMK m.128/1)
6Değer devralınmışsa bedel ödendi mi; devralan iyiniyetli mi?TCK m.55/3; TMK m.3
7Tedbir, iddia edilen tutarla orantılı mı; üçüncü kişinin yaşamını ve işini ne ölçüde etkiliyor?Ölçülülük (Anayasa m.13, m.35)

Belge Seti: Üçüncü Kişi Malını Nasıl İspat Eder?

Kısa cevap: Üçüncü kişi itirazının kaderini belgeler belirler. Her değer için edinim tarihi, bedelin kaynağı ve ödeme zinciri ayrı ayrı gösterilmelidir. Belgeler, kayıtlara dokunulmadan, resmî kaynaklardan alınmalıdır.

Üçüncü kişinin belge seti

BelgeNereden alınırNe gösterir
Tapu kayıt örneği ve edinim belgeleriTapu müdürlüğü, e-DevletEdinim tarihi, edinim şekli, varsa şerhler
Araç tescil ve satış belgeleriTescil kuruluşu, noterEdinim tarihi ve devir zinciri
Gelir belgeleriİşveren, vergi dairesi, SGKKayıtlı malikin malı edinebilecek geliri
Banka dökümleri ve ödeme dekontlarıBankalarBedelin kimin hesabından ödendiği
Kredi sözleşmesi ve ödeme planıKredi veren bankaBedelin kredi ile finanse edildiği
Veraset ilamı, mirasçılık belgesi, bağış belgeleriMahkeme, noterMal veya paranın mirasla ya da üçüncü kişiden bağışla geldiği
Evlilik tarihi ve varsa mal rejimi sözleşmesiNüfus kayıtları, noterMalın evlilikten önce edinildiği veya seçilen mal rejimi
Şirket belgeleriTicaret sicili, ticari defterler, bağımsız denetim raporuŞirket değerlerinin ticari kaynağı
Değer raporuLisanslı değerleme uzmanıDevirde ödenen bedelin gerçek değere uygunluğu

Belge setinin bir de kronolojisi olmalıdır: malın edinim tarihi, iddia edilen suç dönemi, soruşturmanın başladığı ve öğrenildiği tarih, varsa devir tarihi ve tedbir tarihi aynı çizelgede gösterilmelidir. Kronoloji, muvazaa ve iyiniyet tartışmasının tamamını tek bakışta görünür kılar.

Örnek Metinler: Üçüncü Kişinin İtirazı ve Çocuk Hesabı İçin İade İstemi

Aşağıdaki iki metin çerçeve niteliğindedir. Köşeli parantez içindeki yerler dosyanın somut bilgileriyle doldurulmalıdır. İtiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde verilmelidir; iade istemi süreye bağlı değildir. İkinci metindeki istem savcılığa yapılır; tedbir bir sulh ceza hâkimliği kararına dayanıyorsa aynı istemin CMK m.127/4 uyarınca hâkimliğe de yapılması yerinde olur.

[…] SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE (Kararı veren hâkimlik — itirazı incelemeye yetkili mercie gönderilmek üzere; CMK m.268) Soruşturma No: […] — Değişik İş No: […]İTİRAZ EDEN (ÜÇÜNCÜ KİŞİ / MALİK): [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […] VEKİLİ: Av. […] İTİRAZ EDİLEN KARAR: [Tarih] tarihli ve […] değişik iş sayılı elkoyma kararının itiraz edene ait [taşınmaz / araç / hesap] yönünden kısmı. ÖĞRENME TARİHİ: [Tarih] ([tapu şerhi / banka bildirimi / tebliğ]).AÇIKLAMALAR 1- CMK m.128/1 bakımından: Elkoyma yalnızca şüpheli veya sanığa ait değerler için mümkündür. [Değer], [tarih] tarihinden bu yana itiraz edenin adına kayıtlıdır ve itiraz edene aittir (Ek-1). Kararda bu değerin neden şüpheliye ait sayıldığına dair somut bir delil gösterilmemiştir. Kanunun zilyetlik cümlesi, şüpheliye ait bir değerin başkasının elinde bulunmasını kapsar; başkasına ait bir değeri şüpheliye ait kılmaz. 2- Bedelin kaynağı bakımından: [Değer], itiraz edenin [maaş / kredi / miras / kendi ticari faaliyet] geliriyle edinilmiştir; ödeme zinciri Ek-2’deki banka kayıtlarıyla sabittir. 3- Suçla bağlantı bakımından: Değerin edinim tarihi, soruşturma konusu olduğu ileri sürülen dönemden öncedir / değerin edinimi için kullanılan paranın suçla bir bağlantısı yoktur (Ek-3 kronoloji). 4- TMK m.202, m.220 ve m.223 bakımından: Edinilmiş mallara katılma rejimi eşlerin mallarını birleştirmez; her eş kendi malları üzerinde tasarruf eder. [Değer], [kişisel mal / itiraz edenin edinilmiş malı] niteliğindedir. 5- Ölçülülük bakımından: Tedbir, iddia edilen tutarla orantısızdır ve itiraz edenin [konut / geçim / iş] ihtiyacını doğrudan etkilemektedir (Anayasa m.13, m.35).HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.13, m.35; CMK m.127/4, m.128, m.131, m.267-268; TCK m.54-55; TMK m.3, m.202, m.220-223 ve ilgili mevzuat. DELİLLER: Tapu ve sicil kayıtları, gelir belgeleri, banka dökümleri, kredi sözleşmesi, veraset ilamı veya bağış belgeleri, değer raporu, her türlü yasal delil.SONUÇ VE İSTEM: Elkoyma kararının itiraz edene ait [değer] yönünden kaldırılmasına; bu mümkün görülmezse tedbirin somut olarak belirlenen ve suçla bağlantısı gösterilen tutarla sınırlandırılmasına; itiraz edenin değerinin iadesine karar verilmesini saygıyla arz ederim. [Tarih] — İtiraz Eden Vekili Av. […]
[…] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA (Soruşturma No: […])İSTEMDE BULUNAN: [Çocuğun Ad Soyadı], T.C. Kimlik No: […] — Velisi [Ad Soyad] VEKİLİ: Av. […] KONU: Çocuk adına açılmış [banka / fon] hesabı üzerindeki tedbirin kaldırılması ve CMK m.131/1 uyarınca iade istemi.AÇIKLAMALAR 1- CMK m.131/1 bakımından: Üçüncü kişilere ait elkonulmuş değerler, soruşturma bakımından muhafazasına gerek kalmadığında veya müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşıldığında geri verilir. 2- Aidiyet bakımından: [Hesap], [tarih] tarihinde çocuk adına açılmıştır. Ergin olmayan çocuğun malları çocuğa aittir; ana ve baba bu malları velayet süresince yönetir (TMK m.352). 3- Paranın kaynağı bakımından: Hesaptaki para, [büyükanne ve büyükbabanın bağışları / miras / düzenli birikim] kaynaklıdır (Ek-1 belgeler, Ek-2 hesap dökümü). Soruşturma konusu dönemde hesaba şüpheli kaynaklı bir para girişi bulunmamaktadır / bulunan giriş […] TL ile sınırlıdır. 4- Menfaat çatışması bakımından: İstem, çocuğun menfaatini korumak amacıyla [şüpheli olmayan veli / TMK m.426/2 uyarınca atanan temsil kayyımı] tarafından yapılmaktadır.HUKUKİ SEBEPLER: CMK m.127/4, m.128/1, m.131/1; TMK m.352, m.426 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Hesap üzerindeki tedbirin kaldırılmasına ve hesaptaki değerin iadesine; bu mümkün görülmezse tedbirin şüpheli kaynaklı olduğu ileri sürülen tutarla sınırlandırılmasına; istemin reddi hâlinde hâkim kararı verilmesi için dosyanın sulh ceza hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim. [Tarih] — Vekil Av. […]

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, tedbirin kendiliğinden kalkmasını beklemektir; iki haftalık itiraz süresi öğrenmeyle başlar; kaçırılırsa hâkimden karar isteme (CMK m.127/4) ve iade istemi (m.131/1) yolları açık kalır, süre kusursuz olarak kaçırılmışsa eski hâle getirme (CMK m.40) istenebilir. İkinci hata, “bu mal benim” demekle yetinmektir; itiraz, edinim tarihi ve bedelin kaynağı belgelenmeden güç kazanmaz. Üçüncü hata, soruşturma haberinden sonra malları yakınlara devretmek veya boşanma ve mal rejimi sözleşmesi gibi işlemleri aceleyle yapmaktır; bu işlemler hem ceza tedbirinde hem tasarrufun iptali davasında aleyhe delil olarak kullanılabilir.

Dördüncü hata, elkonulan malı satmaya veya blokeyi dolanmaya yönelik işlemler yapmaya kalkışmaktır; bu, CMK m.128/8 yollamasıyla TCK m.289 kapsamında değerlendirilir. Beşinci hata, eşin itirazını şüphelinin savunmasıyla aynı dilekçede ve aynı çizgide kurmaktır; menfaatler ayrışabilir. Altıncı hata, çocuk hesabı için şüpheli velinin tek başına başvurmasıdır; menfaat çatışması hâlinde velinin temsil yetkisi tartışmalı hâle gelir ve temsil kayyımı gerekebilir (TMK m.426/2). Yedinci hata, hukuk davasındaki savunmayı unutmaktır: 7571 sayılı Kanunla getirilen ispat imkânı, ancak ödeme belgeleri ve değer raporuyla kullanılabilir. Fon soruşturmasındaki tedbirlerin genel seyri tedbirlerin kaldırılması yazımızdadır.

Önemli Kavramlar

Elkoyma
Soruşturma veya kovuşturma sırasında malvarlığı değerlerinin geçici olarak tedbir altına alınması; malın Devlete geçmesi ancak müsadere hükmüyle olur.
Zilyetlik
Bir mal üzerindeki fiilî hâkimiyet; mülkiyetten farklıdır. CMK m.128/1’in son cümlesi, şüpheliye ait değerin başkasının zilyetliğinde bulunmasını düzenler.
Muvazaa
Tarafların gerçek iradelerini gizleyerek görünüşte bir işlem yapması; sözleşmenin yorumunda gerçek ve ortak irade esas alınır (TBK m.19/1).
Nam-ı müstear
Malı gerçekte edinecek kişi hesabına, başka bir kişinin işlemi kendi adıyla yapması (inançlı işlem); karşı tarafın da görünüşe katıldığı isim muvazaasından ayrılır.
İyiniyetli üçüncü kişi
Malın suçla bağlantısını bilmeyen ve durumun gerektirdiği özeni gösteren kişi; müsadereye karşı korunur (TCK m.54/1, m.55/3; TMK m.3).
Kişisel mal
Mal rejimi başlangıcında sahip olunan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler gibi, edinilmiş mallara katılmaya konu olmayan mallar (TMK m.220).
Tasarrufun iptali
Borçlunun alacaklılarının zararına sonuç doğuran belirli tasarruflarının alacaklı bakımından etkisiz kılınması; mal devralanda kalır, alacaklı o mal üzerinde icra yapar (İİK m.277-284).

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimin adına kayıtlı eve el konulabilir mi?

CMK m.128/1 elkoymayı şüpheli veya sanığa ait değerlerle sınırlar. Eşin adına kayıtlı bir eve tedbir uygulanabilmesi için evin gerçekte şüpheliye ait olduğunun (muvazaa, nam-ı müstear) somut delillerle gösterilmesi gerekir; tedbir evin suçtan elde edilen parayla alındığı iddiasına dayanıyorsa, görüşümüze göre eşin iyiniyetli olmadığı da gösterilmelidir (TCK m.55/3). Evlilik içinde alınmış olması tek başına yeterli değildir.

Edinilmiş mallara katılma rejimi eşimin malını şüpheli eşin malı yapar mı?

Hayır. Her eş kendi kişisel ve edinilmiş malları üzerinde tasarruf eder (TMK m.223/1). Diğer eşin ekonomik beklentisi, mal rejimi sona erdiğinde doğabilecek bir katılma alacağıdır; malı onun mülkiyetine sokmaz.

“Bir eşin bütün malları edinilmiş mal sayılır” kuralı aleyhime kullanılabilir mi?

TMK m.222/3’teki karine, bir malın edinilmiş mal mı kişisel mal mı olduğunu belirlemeye yarar; malın hangi eşe ait olduğunu belirlemez. Görüşümüze göre bu karine, eşin malını şüpheliye ait saymak için kullanılamaz.

CMK m.128’deki zilyetlik cümlesi ne anlama gelir?

Somut olarak belirlenen ve şüpheliye ait olan bir değerin başka bir kişinin elinde bulunması hâlinde de elkoyma yapılabileceğini ifade eder. Örneğin şüphelinin adına kayıtlı aracın bir yakın tarafından kullanılması. Görüşümüze göre bu cümle, başkasına ait bir değeri şüpheliye ait hâle getirmez.

Çocuğumun hesabına el konuldu, ne yapabilirim?

Ergin olmayan çocuğun malları çocuğa aittir; ana ve baba velayet süresince bu malları yönetir (TMK m.352). Paranın kaynağını (miras, bağış, düzenli birikim) belgeleyerek hâkimden karar isteyebilir (CMK m.127/4), iki hafta içinde itiraz edebilir ve iade isteyebilirsiniz (m.131/1). Veli aynı zamanda şüpheliyse menfaat çatışması doğabilir; başvurunun şüpheli olmayan veli tarafından yapılması bu riski azaltır, gerekirse TMK m.426/2 uyarınca çocuğa temsil kayyımı atanması istenmelidir.

Annemin adına alınan eve el konulabilir mi?

Evin bedelinin şüpheli tarafından ödendiği ve annenin yalnızca görünüşte malik olduğu (isim muvazaası veya nam-ı müstear) somut delillerle gösterilirse tedbir gündeme gelebilir. Savunmanın merkezi, annenin ödeme gücünü ve ödeme zincirini gösteren belgelerdir.

Şüphelinin ortağı olduğu şirketin mallarına el konulabilir mi?

Şüphelinin şirketteki ortaklık payına elkonulabilir (CMK m.128/1-f). Şirketin kendi malvarlığı ise ayrı bir tüzel kişiye aittir; buna yönelen tedbir, değerin gerçekte şüpheliye ait olduğunun veya suçtan elde edilip şirkete aktarıldığının gösterilmesini ve somut tutarla sınırlanmasını gerektirir.

Ortaklık payına elkoyma şirketin faaliyetini durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. Karar şirket yönetimine ve ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir (CMK m.128/6) ve payın devri engellenir. Şirket yönetimine müdahale ancak ayrı bir kayyım kararıyla olur (CMK m.133; elkonulan değerler için m.128/10); CMK m.133’e göre kayyım yalnız m.133/4’te sayılan suçlarda atanabilir.

Elkoyma kararına kim itiraz edebilir?

Şüpheli ve müdafiinin yanında, görüşümüze göre kararla mülkiyet hakkı doğrudan etkilenen üçüncü kişi de itiraz edebilir; CMK m.268/1 süreyi ilgililerin kararı öğrendiği günden başlatır. Ayrıca zilyetliğindeki değere elkonulan kişi hâkimden her zaman karar isteyebilir (CMK m.127/4) ve üçüncü kişilere ait elkonulmuş değerler için iade istenebilir (m.131/1).

İtiraz süresi ne kadar?

Kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır; dilekçe kararı veren mercie verilir (CMK m.268/1). Tapu şerhi veya banka bildirimi gibi öğrenme tarihini gösteren belgeler saklanmalıdır.

İtiraz süresini kaçırdım, ne yapabilirim?

Hâkimden karar isteme (CMK m.127/4) ve iade istemi (m.131/1) bir süreye bağlı değildir. Yeni belgelerle tedbirin kaldırılması veya kapsamının daraltılması istenebilir; istemin reddine itiraz edilebilir. Süre kusursuz olarak kaçırılmışsa eski hâle getirme (CMK m.40) de istenebilir.

Tedbir hâkim kararı olmadan bankaya gönderilen bir yazıyla uygulandıysa ne olur?

CMK m.128 kapsamında elkoyma kararını ancak hâkim verebilir (m.128/9). Hâkim kararı bulunmayan bir tedbirde, zilyetliğindeki değere elkonulan kişi hâkimden karar verilmesini isteyebilir (m.127/4). Aklama isnadında ise 5549 sayılı Kanun m.17/2, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısına elkoyma yetkisi verir; bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.

Müsadere aşamasında üçüncü kişi korunur mu?

Eşya müsaderesi iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla uygulanır (TCK m.54/1). Suçtan elde edilen değeri sonradan iktisap eden kişiden müsadere için, bu kişinin TMK’nin iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir (TCK m.55/3).

İyiniyetli olduğumu nasıl gösteririm?

İyiniyet asıldır (TMK m.3); ancak durumun gerektirdiği özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz. İyiniyet asıl olduğundan ispat yükü kural olarak aksini iddia edendedir; yine de devrin soruşturmadan önce yapıldığının, gerçek değer üzerinden bedel ödendiğinin ve malın suçla bağlantısının bilinmediğinin belgelerle desteklenmesi savunmayı güçlendirir.

Müsadere davasında üçüncü kişi dinlenir mi?

Ayrı müsadere yargılamasında (CMK m.256) müsadere veya iade olunacak değerler üzerinde hakkı olan kimseler duruşmaya çağrılır ve sanığın sahip olduğu hakları kullanabilir (CMK m.257/2).

Muvazaa iddiası ceza dosyasında nasıl ispat edilir?

Tedbir aşamasında kesin ispat aranmaz, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe yeterlidir. Tipik olgular devrin soruşturma haberine yakın yapılması, bedelin ödenmemesi veya düşük gösterilmesi, kayıtlı malikin gelirinin yetersizliği ve malın devirden sonra da şüpheli tarafından kullanılmasıdır. Görüşümüze göre akrabalık bağı tek başına bu şartı karşılamaz.

Suçtan önce edinilmiş bir mal yakına devredildiyse ne olur?

İddia edilen suç döneminden önce ve suçla bağlantısız gelirle edinilmiş bir malın sonradan devredilmesi, o malı suç geliri yapmaz. Bu durumda tartışma çoğunlukla alacaklıların tasarrufun iptali davasına aittir.

7571 sayılı Kanun tasarrufun iptalinde neyi değiştirdi?

İİK m.278 yeniden düzenlendi: bağışlama ve ivazsız tasarruflarda şüphe dönemi bir yıla indi; yakınlara yapılan tasarruflar gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Karine artık aksi ispat edilebilir niteliktedir. Değişiklik 25.12.2025’te yürürlüğe girmiştir; önceki tasarruflarda ve derdest davalarda hangi metnin uygulanacağı tartışmalıdır.

Tasarrufun iptali davası kaybedilirse mal elimden gider mi?

Mal devralanın mülkiyetinde kalır; ancak alacaklı, alacağı ve fer’ileriyle sınırlı olarak o mal üzerinde cebri icra yapabilir (İİK m.283). Malın değeri alacağı aşıyorsa aşan kısım devralana kalır.

Tasarrufun iptali davası ne kadar sürede açılabilir?

Hak düşürücü süre tasarruf tarihinden itibaren beş yıldır (İİK m.284). Bağışlama ve ivazsız tasarruflar bakımından ayrıca İİK m.278’deki bir yıllık şüphe dönemi aranır.

Şüpheliden para veya mal almak benim için suç olur mu?

Suçtan elde edildiğini bilerek kabul etmek TCK m.165’te altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Aklama suçunun konusunu bu özelliğini bilerek kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak ise TCK m.282/2’de iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla düzenlenmiştir.

Elkonulan aracımı satabilir miyim?

Hayır. Elkoyma kararının gereklerine aykırı hareket edilmesi hâlinde CMK m.128/8 uyarınca TCK m.289 (muhafaza görevini kötüye kullanma) hükümleri uygulanır. Satış veya devir için önce tedbirin kaldırılması gerekir.

Yakın olarak tanıklık yapmak zorunda mıyım?

Şüphelinin nişanlısı, eşi (evlilik bağı kalmasa bile), kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları ile aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir (CMK m.45/1); tanık kendisini veya bu yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermeyebilir (m.48). Bu haklar, kişinin kendi malı için malik sıfatıyla başvuru yapmasına engel değildir.

Haksız elkoyma nedeniyle tazminat isteyebilir miyim?

Koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan, korunmayan, amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen değerler için maddi ve manevi zarar Devletten istenebilir (CMK m.141/1-j). Süre, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıldır (m.142). Davayı değerin sahibi açar.

İtirazım reddedildi, Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Olağan yolların tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla bireysel başvuru yapılabilir (6216 s.K. m.47/5; Anayasa m.35). Başvuruda kanunilik, ölçülülük ve usul güvenceleri tartışılır.

İlgili Rehberler

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk