Fon Soruşturmasında Tedbirler Kaldırıldı: 45 Şirket ve 19 Fon İçin Ne Değişti, Gerçek Kişilerde Tedbir Sürüyor mu? 2026 — CMK m.127/4, 128, 131, 141 ve SPKn m.53, 101, 115 ile Adım Adım Hukuki Rehber
28 Eylül 2026

Fon Soruşturmasında Tedbirler Kaldırıldı: 45 Şirket ve 19 Fon İçin Ne Değişti, Gerçek Kişilerde Tedbir Sürüyor mu? 2026 — CMK m.127/4, 128, 131, 141 ve SPKn m.53, 101, 115 ile Adım Adım Hukuki Rehber

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27.09.2026 akşamı yaptığı yazılı açıklamada, Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun yürüttüğü fon soruşturmasında ilgili kurumlar nezdinde malvarlığı ve para hareketlerine tedbir uygulanan firmalar hakkındaki tedbirlerin, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda kaldırıldığını duyurdu. Haber doğrudur. Başsavcılığın bir gün önce kurumlara gönderdiği yazıyla 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında tedbir istenmişti. TRT Haber, T24 ve başka yayın organlarının aktardığına göre 27.09.2026 tarihli ikinci yazıyla 45 firma ve 19 fon yönünden tedbir kaldırıldı; gerçek kişiler yönünden ise tedbirin sürdüğü bildirildi. Resmî açıklama yalnızca “firmalar”dan söz ediyor ve isim listesi içermiyor; kaldırmanın 106 kişi ve kuruluşun tamamını kapsadığını yazan yayın organları da var. Ayrıca 23.09.2026’da sulh ceza hâkimliğinin 11 şüphelinin malvarlığına elkonulmasına karar verdiği bildirilmişti; bu hâkim kararı, 27 Eylül’deki kaldırmanın konusu değildir. Tedbirin kalkması soruşturmanın bittiği, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ya da şirketlerin aklandığı anlamına gelmez. Bu yazı; tedbirin kapsamını, hangi kanun hükmüne dayanabileceğini, SPK değerlendirmesinin neden belirleyici olduğunu, tedbiri kalkan şirketlerin bankada, MKK’da ve tapuda neyi kontrol etmesi gerektiğini, tedbiri süren gerçek kişilerin CMK m.127/4, 128/9, 131 ve 268 çerçevesinde hangi yollara başvurabileceğini, fon yatırımcıları için SPKn m.53’ün anlamını ve haksız tedbirden doğan zararın CMK m.141/1-j ile nasıl isteneceğini adım adım anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Fon soruşturmasında hesabınız, paylarınız veya tapunuz üzerinde tedbir mi var?

Tedbirin sizin için kalkıp kalkmadığının kurum kurum teyidi, süren tedbire karşı kaldırma veya kısmi serbest bırakma talebi ve zarar dosyasının kurulması için Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kaynaklar: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2026 tarihli açıklaması (İhlas Haber Ajansı ve Anadolu Ajansı aracılığıyla yayımlanan metin); TRT Haber, T24, NTV, Bloomberg HT ve Türkiye Gazetesinin 27.09.2026 tarihli haberleri; 23.09.2026 tarihli elkoyma kararına ilişkin ajans haberleri; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler işlenmiş güncel metni; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr). Soruşturmanın ilk aşamasını fon soruşturmasında savcılığın MASAK mali inceleme talebi yazımızda, fon tasfiye sürecinin tamamını Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi’nde ele aldık. Bu yazı yatırım tavsiyesi içermez; soruşturmada adı geçen kişi ve kuruluşlar bakımından masumiyet karinesi esastır ve bu nedenle yazıda kişi adı verilmemiştir.

Son durum (28.09.2026 sabahı): Başsavcılığın açıklaması, firmalar yönünden tedbirin kaldırıldığını resmî olarak teyit ediyor. Kaldırmanın kapsamına ilişkin isim listesi resmî olarak açıklanmadı. Gerçek kişiler yönünden en çok aktarılan bilgi tedbirin sürdüğü yönünde; aksini yazan yayın organları da bulunuyor. Soruşturma devam ediyor. Başsavcılık veya SPK yeni bir açıklama yaparsa bu yazı güncellenecektir. Tedbirin sizin hesabınız bakımından kalkıp kalkmadığını haberden değil, kurumdan yazılı olarak teyit edin; bu konuda Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Kısa Cevap: Tedbir Kalktı mı, Kimin İçin Kalktı?

Evet, tedbir kalktı; ancak herkes için değil ve soruşturma için hiç değil. Başsavcılığın resmî açıklamasında kaldırma kararının muhatabı “tedbir uygulanan firmalar” olarak gösterilmiştir. Başsavcılık yazısını gören yayın organlarına göre kaldırma, şirketler ve fonlar yönünden yapılmıştır ve kapsamı 45 firma ile 19 fon olarak verilmiştir. İlk yazıdaki 46 şirket ve 18 fonla toplam aynıdır (64). İlk listede tüzel kişiler arasında bir varlık finansmanı fonunun da yazıldığı görülüyor; aradaki farkın, bu fonun ikinci yazıda fonlar arasında sayılmasından kaynaklanması kuvvetle muhtemeldir.

Gerçek kişiler (42 kişi) yönünden ise tablo net değildir. Birden çok yayın organı bu grup için tedbirin uygulanmaya devam edeceğini aktarırken, bazıları kaldırmanın 106 kişi ve kuruluşun tamamını kapsadığını yazdı. Resmî metin gerçek kişilerden hiç söz etmediği için bu grupta yer alan biri kendi durumunu haberden değil; bankasından, aracı kurumundan, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarından ve gerekirse avukatı aracılığıyla soruşturma dosyasından teyit etmelidir. Pratikte bugün üç ayrı grup var:

  • Tedbiri kalkan şirketler: Banka hesapları, para transferleri ve sermaye piyasası araçları üzerindeki savcılık kaynaklı kısıtlamaların kurumlar tarafından kaldırılması beklenir. Kaldırma yazısının her banka ve kuruluşa ulaşıp sisteme işlenmesi zaman alabilir; kurum kurum teyit gerekir.
  • Tedbiri kalkan fonlar: Fon düzeyindeki ek kısıt ortadan kalkar. Ancak SPK’nın 17.09.2026 kararıyla başlayan TEFAS kapatma ve tasfiye süreci ayrı bir idari süreçtir ve kendi takvimiyle devam eder.
  • Gerçek kişiler ve hâkim kararıyla elkoyma yapılanlar: Ağırlıklı aktarıma göre 42 kişi yönünden tedbir sürüyor. 23.09.2026’da sulh ceza hâkimliğince 11 şüpheli hakkında verilen elkoyma kararı ise 27 Eylül’deki kaldırmanın konusu değildir. Bu kişiler bakımından kaldırma, kısmi serbest bırakma, hâkimden karar isteme ve itiraz yolları gündemdedir.

Haber Doğru mu? Resmî Açıklama ile Basına Yansıyan Ayrıntılar

Haberin çekirdeği resmî kaynaktan doğrulanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 27.09.2026 akşamı yazılı bir açıklama yaptı ve metin ajanslar üzerinden onlarca yayın organında aynı biçimde yer aldı. Açıklamada üç unsur bulunuyor: soruşturmayı Başsavcılığın Aklama Suçları Soruşturma Bürosu yürütüyor (bazı haberlerde büronun adı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu olarak geçiyor); tedbirler “ilgili kurumlar nezdinde” malvarlığı ve para hareketlerine yönelik uygulanmıştı; kaldırma kararı SPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimleri üzerine verildi. Açıklamada isim, sayı veya tarih yok. Sayılar ve ayrıntılar, Başsavcılık yazılarını gören yayın organlarından geliyor. Hangi bilginin ne ölçüde sağlam olduğunu aşağıdaki tabloda ayırdık.

Doğrulama tablosu: ne kesin, ne aktarılan, ne belirsiz?

BilgiDurumKaynak
Firmalara uygulanan malvarlığı ve para hareketi tedbirleri kaldırıldıResmî olarak doğrulandıBaşsavcılığın 27.09.2026 tarihli açıklaması
Kaldırma, SPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimleri üzerine yapıldıResmî olarak doğrulandıBaşsavcılığın 27.09.2026 tarihli açıklaması
İlk yazı 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişiyi (106) kapsıyorduBasına yansıyan yazı; Adalet Bakanının açıklamasıyla da uyumluNTV, Türkiye Gazetesi, T24
Kaldırma 45 firma ve 19 fonu kapsıyorBirden çok yayın organınca aktarıldı; resmî isim listesi yokTRT Haber, T24, Milat, A Haber
42 gerçek kişi yönünden tedbir sürüyorAğırlıklı aktarım; aksini yazan yayın organları da varEnsonhaber (devam ediyor); Karar ve Bloomberg HT (tamamı kalktı)
23.09.2026’da 11 şüphelinin malvarlığına hâkim kararıyla elkonulduAjans haberleriyle doğrulandı; 27 Eylül kaldırmasının konusu değilAjans haberleri, 23.09.2026
Soruşturma sona erdiDoğru değil; soruşturma sürüyorBaşsavcılık açıklamasının kapsamı ve 27.09.2026 tarihli haberler

Bu ayrım önemsiz değildir. Gerçek kişi listesinde yer alan biri “tedbirler kaldırıldı” başlığını görüp bankasına yüksek tutarlı bir havale talimatı verirse ve banka hâlâ ilk yazı doğrultusunda işlem yapıyorsa, talimat reddedilebilir, işlem Başsavcılığın görüşüne sunulabilir ya da şüpheli işlem bildirimine konu olabilir. Doğru sıra önce teyit, sonra işlemdir.

Kronoloji: 17 Eylül’den 27 Eylül Gecesine

Kaldırma kararını doğru okuyabilmek için soruşturmanın son on gününü birlikte görmek gerekir. Aşağıdaki tablo yalnızca resmî açıklamalara ve birden çok kaynakta yer alan bilgilere dayanır.

Fon soruşturmasında malvarlığı tedbirlerinin kronolojisi

TarihGelişmeNot
01.07.2026–16.09.2026Fonlardan yapılan para çıkışlarının en yüksek tutardan başlanarak incelendiği dönemAdalet Bakanının açıklaması
17.09.2026SPK kararıyla 131 fon TEFAS’ta alım-satım işlemlerine kapatıldı; aynı gün Başsavcılık, bazı aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini için MASAK’a müzekkere gönderdiTasfiye süreci ayrı bir idari süreç olarak işliyor
23.09.2026Sulh ceza hâkimliği, savcılığın talebi üzerine 11 şüphelinin malvarlığına elkonulmasına karar verdiHâkim kararlı elkoyma; 27 Eylül kaldırmasının konusu değil
Soruşturma süreci37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulandığı açıklandıAdalet Bakanının açıklaması; CMK m.109/3-a
26.09.2026Başsavcılık, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi için malvarlığını azaltıcı işlemlerin önlenmesini isteyen yazıyı on bir kuruma gönderdiYazının tarihi haberlerde 26 Eylül olarak geçiyor
27.09.2026 gün içiTedbir listesi basına yansıdı; soruşturmada bazı yöneticiler hakkında yakalama kararı verildiği bildirildiSoruşturmanın sürdüğünü gösteriyor
27.09.2026 ikinci yazı45 firma ve 19 fon yönünden tedbir kaldırıldıSPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimi üzerine
27.09.2026 akşamBaşsavcılığın kaldırmaya ilişkin resmî açıklaması yayımlandıAçıklamada isim listesi yok

Kronolojinin en dikkat çekici yanı hızdır: kapsamlı bir malvarlığı tedbiri ile şirketler ve fonlar yönünden kaldırılması arasında yaklaşık bir gün var. Bu hız, kaldırmanın tek tek şirketlerin itirazı üzerine değil, SPK’nın bütüncül değerlendirmesi üzerine yapıldığını gösteriyor. Hukuki sonuç bakımından önemli olan da budur: kaldırma, şirketlerin bir başvurusunun kabulü değil, soruşturma makamının kendi değerlendirmesiyle attığı bir geri adımdır. Soruşturma makamı, yeni bir delil veya rapor gelirse aynı şirketler hakkında yeniden tedbir isteyebilir.

İkinci önemli nokta, dosyada birbirinden farklı nitelikte iki tedbir katmanı bulunmasıdır. Birincisi 23 Eylül’de sulh ceza hâkimliğinin verdiği ve 11 şüpheliyi kapsayan elkoyma kararıdır. İkincisi 26 Eylül’de Başsavcılığın kurumlara gönderdiği ve 106 kişi ve kuruluşu kapsayan tedbir yazısıdır. 27 Eylül’deki kaldırma, basına yansıdığı kadarıyla ikinci katmanın şirket ve fon ayağına ilişkindir.

Tedbir Yazısında Ne İstenmişti? Kurum Kurum Etkisi

Basına yansıyan yazıya göre Başsavcılık; Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, MASAK, MKK, SPK, Takasbank ve Borsa İstanbul’a yazı göndermiş ve bu kurumlardan ve üye kuruluşlarından şu önlemleri istemişti: devir, temlik, satış, bağış, ipotek veya rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, yüksek tutarlı EFT ve havale gibi malvarlığını azaltan işlemler bakımından gerekli tedbirlerin alınması; kişilerin hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının dondurulması; bu nitelikteki işlem talepleri ve gerçekleşen işlemler için 5549 sayılı Kanun kapsamında MASAK’a gecikmeksizin bildirim yapılması; işlem gerçekleştirilmeden önce Başsavcılığın görüşünün alınması; olağan dışı ya da muvazaalı görünen işlemlerden Başsavcılığın haberdar edilmesi. TRT Haber’e göre ayrıca listedeki gerçek kişiler ve eşleri adına kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava aracı bulunup bulunmadığının tespiti de istendi.

Tedbirin kurumlardaki karşılığı ve kaldırmadan sonra kontrol edilecek nokta

KurumTedbirin pratikteki karşılığıKaldırmadan sonra kontrol
Bankalar ve katılım bankaları (TBB ve TKBB üyeleri)Yüksek tutarlı çekim, EFT, havale ve hesap kapatma işlemlerinin durdurulması veya Başsavcılık görüşüne bağlanmasıHesap üzerindeki kısıt kaydının kaldırıldığı ve bekleyen talimatların akıbeti
MKK, Takasbank ve Borsa İstanbulSermaye piyasası araçlarının dondurulması; virman, satış ve teminat işlemlerinde kısıtAracı kurum ekstresinde ve e-Yatırımcı ekranında dondurma kaydının kalkması
SPKDenetim, bildirim ve teknik değerlendirmeSPKn m.96 veya m.101 kapsamında ayrı bir SPK tedbiri bulunup bulunmadığı
Tapu ve Kadastro Genel MüdürlüğüTaşınmaz devri ve ipotek tesisinde kısıt; kayıtların tespitiTapu kaydında not veya şerh kalıp kalmadığı
Denizcilik ve Sivil Havacılık genel müdürlükleriGemi ve hava aracı kayıtlarının tespiti ve devir kısıtıSicil kaydında not bulunup bulunmadığı
Noterler BirliğiDevir, satış ve vekâlet işlemlerinde kontrolNoter sisteminde uyarı kaydı bulunup bulunmadığı
MASAKYükümlülerden gelen bildirimlerin analiziTedbir kalksa da şüpheli işlem bildirimi ve analiz sürecinin devam edebileceği

Bu yapıda gözden kaçırılmaması gereken nokta, “tedbirin” tek bir kayıt olmamasıdır. Aynı yazı onlarca banka, aracı kurum, tapu müdürlüğü ve sicil tarafından ayrı ayrı sisteme işlenmiştir. Kaldırma yazısı da aynı zincirden geçerek uygulanır. Bu nedenle tedbiri kalkan bir şirketin bir bankada serbestçe işlem yapabilmesi, başka bir bankada ya da aracı kurumda kaydın kalktığını göstermez; her kurum ayrı ayrı teyit edilmelidir.

Bu Tedbir Hukuken Neydi? Olası Dayanaklar ve Neden Önemli?

Kamuoyuna yansıyan yazı metninde tedbirin hangi kanun maddesine dayandığı açıkça görünmüyor; metinde yalnızca MASAK’a bildirim yönünden 5549 sayılı Kanuna atıf var. Oysa dayanak, tedbire karşı hangi yola gidileceğini, kimin karar vereceğini ve haksız tedbirin tazminatının nasıl isteneceğini doğrudan belirler. Ceza muhakemesinde ve sermaye piyasası mevzuatında malvarlığına yönelik başlıca araçlar şunlardır.

CMK m.128: Hesaplara, Paylara ve Diğer Malvarlığı Değerlerine Elkoyma

CMK m.128/1, soruşturma konusu suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmasını arar. Bu şart gerçekleşirse şüpheliye ait taşınmazlara, kara, deniz ve hava araçlarına, banka ve diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki hak ve alacaklara, kıymetli evraka, şirketteki ortaklık paylarına, kiralık kasa mevcutlarına ve diğer malvarlığı değerlerine elkonulabilir. Somut olarak belirlenen değerin şüpheliden başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması elkoymaya engel değildir. Aynı fıkra, elkoyma kararı için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine ve Kamu Gözetimi Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınmasını zorunlu kılar; rapor en geç üç ay içinde hazırlanır ve özel sebepler zorunlu kıldığında talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.

En önemli güvence dokuzuncu fıkradadır: bu maddeye göre elkoymaya ancak hâkim karar verebilir (CMK m.128/9). Savcılığın gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde tek başına elkoyma kararı verme yetkisi, CMK m.128 bakımından yoktur. 23 Eylül’de 11 şüpheli hakkında sulh ceza hâkimliğinden karar alınması bu kuralın uygulanmasıdır.

CMK m.128 aynı zamanda bir katalog maddesidir. İkinci fıkraya göre hüküm; Türk Ceza Kanunundaki güveni kötüye kullanma (m.155), dolandırıcılık (m.157-158), hileli iflas (m.161), suç işlemek amacıyla örgüt kurmanın üçüncü fıkrası, tefecilik, zimmet, irtikap ve rüşvet gibi sayılan suçlarla sınırlı olarak uygulanır. Sermaye Piyasası Kanunundaki piyasa dolandırıcılığı (SPKn m.107) ile TCK m.282’deki aklama suçu bu katalogda sayılmamıştır. Bu, fon soruşturmasında CMK m.128’e dayalı bir elkoyma istenecekse bunun katalogdaki hangi suça dayandırıldığının dosyada açıkça gösterilmesi gerektiği anlamına gelir. Savunma bakımından bakılacak ilk noktalardan biri budur.

Banka hesabına elkoyma kararı teknik iletişim araçlarıyla ilgili bankaya derhal bildirilerek uygulanır ve karardan sonra hesap üzerinde yapılan, kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir (CMK m.128/5). Kararın gereklerine aykırı hareket eden hakkında TCK m.289’daki muhafaza görevini kötüye kullanma hükümleri uygulanır (m.128/8). Elkonulan değerlerin idaresi gerektiğinde CMK m.133 kıyasen uygulanarak kayyım atanabilir (m.128/10); şirket yönetimine kayyım atanmasının şartlarını şirkete kayyım atanması yazımızda anlattık.

CMK m.123-127: Genel Elkoyma ve Hâkim Onayı

Eşya ve diğer malvarlığı değerleri için genel hüküm CMK m.123’tür: ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri muhafaza altına alınır, rızayla teslim edilmezse bunlara elkonulur. Burada da hâkim kararı esastır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle elkoyma yapılabilir; ancak bu işlem yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur ve hâkim kararını kırk sekiz saat içinde açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar (CMK m.127/3). Malvarlığına elkonulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir (m.127/4). Bu son hüküm, tedbiri süren gerçek kişiler için aşağıda anlatacağımız en pratik yollardan biridir.

5549 sayılı Kanun m.19/A: MASAK’ın İşlem Ertelemesi

MASAK boyutunda ayrı bir araç vardır. Yükümlüler nezdinde yapılmaya teşebbüs edilen veya devam eden bir işlem, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğu şüphesiyle, Bakan veya yetkisini devrettiği bakan yardımcısı tarafından yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da işlemin gerçekleşmesine izin verilmeyebilir (5549 s.K. m.19/A-1). Bu karara aykırı işlem yapan yükümlüye işlem tutarı kadar, elli bin liradan az olmamak üzere idari para cezası verilir (m.19/A-3). Başsavcılık yazısındaki “MASAK’a gecikmeksizin bildirim” talebi, bu mekanizmayı harekete geçirebilecek bir bilgi akışı kurar. Erteleme kararının ilk günlerinde yapılacaklar, MASAK işleminizi askıya aldı rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

SPKn m.96 ve m.101: SPK’nın Kendi Tedbirleri

SPK’nın elinde savcılıktan bağımsız tedbir araçları bulunur. Kurul, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediğine dair makul şüphe bulunan kişiler hakkında borsalarda geçici veya sürekli işlem yasağı, takas yönteminin değiştirilmesi, kredili alım ve açığa satış sınırlaması, teminat yükümlülüğü ve işlem veya pozisyon limiti gibi tedbirler alabilir (SPKn m.101/1). Aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri gibi sermaye piyasası kurumlarının mevzuata aykırı faaliyetinde ise faaliyetlerini sınırlandırabilir, geçici olarak durdurabilir, yetkilerini iptal edebilir; sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin imza yetkilerini suç duyurusu kararından yargılama sonuçlanıncaya kadar sınırlandırabilir veya kaldırabilir (SPKn m.96). Bu tedbirler savcılık tedbirinden bağımsızdır: savcılık tedbirinin kalkması, varsa SPK’nın ayrı işlem yasağını veya faaliyet kısıtını kendiliğinden kaldırmaz. İşlem yasağına karşı yollar SPK işlem yasağı yazımızda anlatılmıştır.

Savcılık Yazısının Kendine Özgü Niteliği

Basına yansıyan metinde istenen önlemlerin önemli bir kısmı klasik elkoyma değil; kurumlara “işlemden önce Başsavcılığın görüşünü alma” ve “şüpheli işlemi bildirme” yükümlülüğü yükleyen bir izleme ve ön görüş mekanizmasıdır. Bu tür bir yazının hangi hükme dayandığı, hâkim kararı gerektirip gerektirmediği ve etkisinin ne kadar sürebileceği somut dosyada tartışılabilir. Tedbirin mülkiyet hakkının kullanılmasını fiilen engellediği her durumda, Anayasa m.13 ve m.35 ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek 1 No’lu Protokolün 1’inci maddesi, müdahalenin kanunda öngörülmüş, meşru bir amaca yönelik ve ölçülü olmasını gerektirir. Hangi dayanağın kullanıldığını öğrenmenin yolu, tedbire muhatap olan kişinin müdafii aracılığıyla dosyadaki kararı ve yazıyı görmesidir.

Malvarlığına yönelik tedbir araçlarının karşılaştırması

AraçKim karar verirSüre ve sınırKaldırma ve itiraz yolu
CMK m.128 elkoymaYalnızca hâkim (m.128/9)Katalog suçlarla sınırlı; SPK, MASAK veya BDDK raporu en geç üç ay, gerekirse iki ay uzatmaSavcılıktan iade talebi (m.131), hâkimden karar isteme (m.127/4), iki hafta içinde itiraz (m.268)
CMK m.123-127 genel elkoymaHâkim; gecikmesinde sakınca varsa savcıSavcı işlemi 24 saat içinde hâkim onayına sunulur, 48 saatte karar açıklanmazsa kalkarHâkimden her zaman karar isteme (m.127/4), itiraz (m.268)
5549 s.K. m.19/A ertelemeBakan veya yetki devrettiği bakan yardımcısıYedi iş günüSürenin takibi, MASAK’a açıklama ve belge sunma; ayrıntı MASAK rehberinde
SPKn m.96 ve m.101 tedbirleriSPKGeçici veya sürekli olabilirSPK’ya başvuru, idari yargıda iptal davası
Savcılığın kurumlara izleme ve ön görüş yazısıCumhuriyet başsavcılığıBasına yansıyan metinde süre yokSavcılığa kaldırma talebi; hâkim kararı bulunup bulunmadığının sorgulanması

SPK’nın “Yeni Değerlendirmesi” Neden Belirleyici Oldu?

Başsavcılık kaldırma gerekçesi olarak SPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimlerini göstermiştir. Bunun sağlam bir hukuki karşılığı vardır. Birincisi, CMK m.128/1 hesaplara ve paylara elkoyma için SPK gibi uzman kurumlardan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınmasını şart koşar. Suçtan elde edilen değerin kimde ve ne kadar olduğunu ortaya koyan kurumun değerlendirmesi, tedbirin kimi kapsaması gerektiğini de belirler. İkincisi, SPKn m.115/1’e göre Sermaye Piyasası Kanununda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan soruşturma yapılması, Kurulun Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır ve bu başvuru muhakeme şartıdır. Savcı soruşturmada Kurul meslek personelinden yararlanabilir ve ifade alınırken Kurul meslek personelinin hazır bulunması sağlanabilir (m.115/3). Kamu davası açılırsa Kurul katılan sıfatını kazanır (m.115/2) ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edebilir (m.115/4). Kısacası piyasa dolandırıcılığı iddiasında SPK, soruşturmanın hem kapısını açan hem de teknik haritasını çizen kurumdur.

Bu çerçevede SPK’nın bildirimi, listedeki şirket ve fonların önemli bir kısmının şüpheli konumunda olmadığını; fonlarla işlem yapan karşı taraf, payları fonlarca toplanan ihraççı ya da olağan ticari ilişki içindeki kuruluşlar olduğunu ortaya koymuş olabilir. Basına yansıyan listede aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketlerinin fonlarının yanında sigorta ve emeklilik şirketleri, finansman şirketleri, varlık finansmanı fonları ile enerji, gıda, turizm, sanayi ve inşaat sektörlerinden şirketler bulunuyordu. Bu kadar geniş bir listenin bir gün içinde daraltılması, tedbirin ilk aşamada ihtiyat payı yüksek tutularak kurulduğunu ve uzman kurum değerlendirmesiyle ölçülülük süzgecinden geçirildiğini düşündürüyor. Bu bir hukuki değerlendirmedir; kaldırmanın kesin gerekçesi ancak dosyadaki SPK yazısıyla bilinebilir.

Pratik sonuç: Tedbiri süren bir kişi veya kuruluş, kendi durumunun SPK tarafından değerlendirilip değerlendirilmediğini ve CMK m.128/1’de öngörülen raporun kendisi bakımından hazırlanıp hazırlanmadığını sormalıdır. Uzman kurum raporu olmadan hesaplara ve paylara yönelik bir elkoyma kararı verilemez; rapor süresi de üç ay ve en fazla iki ay uzatma ile sınırlıdır.

Kaldırma Kararı Soruşturmanın Sona Erdiği Anlamına Gelmez

Tedbirin kaldırılması ile soruşturmanın sonucu arasında doğrudan bir bağ yoktur. Kaldırma, bir koruma tedbirine ilişkin ara karardır; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar değildir, beraat hiç değildir. Aynı gün soruşturmada bazı yöneticiler hakkında yakalama kararı verildiği de bildirildi. Soruşturmada ileri sürülen fiillerin hukuki nitelendirmesi dosyada şekilleniyor; kamuoyuna yansıyan iddialar bakımından en çok gündeme gelen suç tipleri şunlardır.

Fon soruşturmasında gündeme gelen başlıca suç tipleri

Suç tipiDayanakCeza ve önemli not
İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığıSPKn m.107/1Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası; adli para cezası elde edilen menfaatten az olamaz; soruşturma SPK’nın yazılı başvurusuna bağlı (m.115/1)
Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığıSPKn m.107/2Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaTCK m.282Üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır (m.282/4); tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır (m.282/5)
Güveni kötüye kullanmaSPKn m.110; TCK m.155Fon ve müşteri varlıklarının amaç dışı kullanıldığı iddialarında gündeme gelir; TCK m.155 CMK m.128 kataloğundadır
Nitelikli dolandırıcılıkTCK m.158CMK m.128 kataloğundadır; elkoyma kararlarında dayanak olarak gösterilebilir

Etkin pişmanlık hükümleri de soruşturmanın sürdüğünü hatırlatan bir işarettir. SPKn m.107/3’e göre işlem bazlı piyasa dolandırıcılığını işleyen kişi, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı kadar ve beş yüz bin liradan az olmamak üzere parayı Hazineye soruşturma evresinde öderse cezası yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar öderse üçte bir oranında indirilir. Aklama suçunda ise kovuşturma başlamadan önce suç konusu değerlerin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK m.282/6).

Soruşturma sonunda mahkûmiyet hükmü kurulursa suçtan elde edilen menfaatlerin müsaderesi de gündeme gelir. TCK m.55/1’e göre kazanç müsaderesine karar verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir; menfaate elkonulamamışsa karşılığı olan değerlerin müsaderesine hükmedilir (m.55/2). Bu nedenle tedbirin bugün kalkması, ileride yeniden elkoyma veya müsadere tartışmasını ortadan kaldırmaz. Fon mağdurları bakımından iade ve müsadere dengesini fon yöneticileri tutuklandı: fon mağduru için ne değişir yazımızda ele aldık.

Yöneticiler için not: Tedbiri kalkan bir şirketin yöneticisi, çalışanı veya uyum görevlisi soruşturmada tanık ya da şüpheli olarak ifadeye çağrılabilir. Şirketin tüzel kişi olarak tedbirden çıkması, yöneticilerin kişisel durumunu belirlemez. Yöneticinin ve uyum görevlisinin şüpheli konumuna ilişkin ayrıntılar için MASAK dosyasında yönetici, CFO ve uyum görevlisinin şüpheli konumu yazımıza bakılabilir.

Tedbiri Kaldırılan Şirketler İçin Adım Adım Yol Haritası

Tedbiri kaldırılan bir şirketin ilk günlerde yapacakları, hem işlerin yeniden akmasını hem de ileride ileri sürülebilecek tazminat talebinin sağlam kurulmasını belirler. Önerdiğimiz sıra şudur:

  1. Kaldırmanın kapsamını yazılı olarak teyit edin. Haber başlığı veya bir banka çalışanının sözlü bilgisi yeterli değildir. Şirket avukatı aracılığıyla Başsavcılığa başvurularak kaldırma yazısının şirketin unvanını ve vergi numarasını kapsayıp kapsamadığı, kaldırmanın tam mı kısmi mi olduğu öğrenilmelidir.
  2. Her bankadan ve aracı kurumdan ayrı yazılı bilgi isteyin. Her kurum kaldırma yazısını kendi sistemine ayrı işler. Hesap bazında savcılık kaynaklı kısıt kaydı bulunmadığına dair yazılı teyit istenmeli; teyit gelmeden yüksek tutarlı işlem planlanmamalıdır.
  3. Bekleyen talimatları yeniden değerlendirin. Tedbir süresince reddedilen veya bekletilen EFT, havale, kredi kullandırımı, teminat mektubu ve virman talimatları kendiliğinden yeniden gerçekleşmez. Hangilerinin iptal olduğu, hangilerinin yeniden verilmesi gerektiği tek tek kontrol edilmelidir.
  4. MKK ve Takasbank kayıtlarını kontrol edin. Sermaye piyasası araçları üzerindeki dondurma kaydının kalktığı, aracı kurum ekstresinden ve e-Yatırımcı ekranından izlenmeli; kalkmadıysa aracı kurum üzerinden MKK’ya bilgi sorulmalıdır.
  5. Tapu ve sicil kayıtlarına bakın. Taşınmaz, gemi veya hava aracı kaydına not veya şerh işlendiyse, kaldırma yazısının ilgili müdürlüğe ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilmelidir. Aksi hâlde satış veya ipotek günü sürprizle karşılaşılabilir.
  6. Karşı taraflara ve finans kuruluşlarına yazılı bilgi verin. Tedbir döneminde ödeme gecikmesi yaşandıysa tedarikçi, müşteri ve kredi veren kuruluşlara kaldırma kararını ve gecikmenin şirketin iradesi dışındaki bir kamu işleminden kaynaklandığını anlatan kısa bir bildirim gönderilmelidir. Bu bildirim, temerrüt ve cezai şart tartışmalarında önemli bir delildir.
  7. Halka açık şirketseniz kamuyu aydınlatma yükümlülüğünü değerlendirin. Tedbirin konulması ve kaldırılması yatırımcı kararlarını etkileyebilecek nitelikteyse, II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği çerçevesinde KAP’ta açıklama gerekip gerekmediği yönetim kurulunca değerlendirilmeli ve değerlendirme kayda alınmalıdır.
  8. Zarar dosyasını şimdiden kurun. Reddedilen işlemler, kur farkı, gecikme faizi, iptal edilen sözleşmeler, ödenen cezai şartlar ve kaybedilen fırsatlara ilişkin belgeler tarih sırasıyla saklanmalıdır. Haksız tedbirden doğan tazminat talebi bu belgelerle kurulur.
  9. Soruşturmaya hazırlıklı olun. Kaldırma, şirketin dosyada tanık veya şüpheli olarak yer almayacağı anlamına gelmez. İfade çağrısı, bilgi-belge talebi veya yeniden tedbir ihtimaline karşı işlem kayıtları, iç yazışmalar ve yönetim kurulu kararları düzenli tutulmalıdır.

Tedbiri kalkan şirketler için ilk hafta planı

Banka ve MKK teyitleri, bekleyen talimatlar, karşı taraflara bildirim ve CMK m.141 kapsamında zarar dosyası için şirketinizin kayıtları üzerinden birlikte çalışalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Hesaplar Açıldı mı? Kurum Kurum Kontrol Tablosu

Tedbirin kalkıp kalkmadığını anlamanın tek güvenilir yolu, kaydın tutulduğu her yerden ayrı teyit almaktır. Aşağıdaki tablo, şirketler, fonlar ve gerçek kişiler için hangi kaydın nereden kontrol edileceğini ve ne istenmesi gerektiğini gösterir.

Tedbir kaydının kontrolü: nerede, nasıl, ne istenmeli?

KayıtNereden kontrol edilirNe istenmeli
Banka ve katılım bankası hesaplarıŞube veya kurumsal bankacılık birimiSavcılık kaynaklı kısıt kaydının kaldırıldığına ve kaldırma tarihine dair yazılı teyit
Aracı kurum hesabı ve sermaye piyasası araçlarıAracı kurum, e-Yatırımcı, MKKDondurma kaydının kaldırıldığını gösteren ekstre veya yazı
Fon paylarıAracı kurum veya fon dağıtım kuruluşuPay üzerinde bloke bulunup bulunmadığı; tasfiyedeki fonların ayrıca ödeme takvimine tabi olduğunun bilgisi
TaşınmazlarTapu müdürlüğü veya TKGM Web TapuKütükte not veya şerh bulunmadığını gösteren güncel kayıt
Gemi ve hava aracıDenizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel MüdürlüğüSicil kaydında devir kısıtı bulunmadığı
Noter işlemleriİşlem yapılacak noterUyarı kaydının kaldırıldığı
Kredi, limit ve teminat mektuplarıKredi veren bankalarTedbir nedeniyle dondurulan limitlerin yeniden açılması; kredinin muaccel kılınıp kılınmadığı

Bir uyarı ekleyelim: bankalar, savcılık tedbiri kalksa bile kendi risk politikaları çerçevesinde hesabı bir süre yakın izlemeye alabilir, ek belge isteyebilir veya bir işlemi 5549 sayılı Kanun kapsamında şüpheli işlem bildirimine konu edebilir. Bu, tedbirin sürdüğü anlamına gelmez; ancak işlemin gecikmesine yol açabilir. Böyle bir durumda bankadan hangi belgeye ihtiyaç duyulduğunun yazılı olarak istenmesi, gecikmenin kaynağını da belgelemiş olur. Blokenin gerçekten kalkıp kalkmadığını anlamanın yolları bloke kalktı mı, nasıl anlarım yazımızda; aracı kurumdaki varlıkların durumu ise aracı kurumum soruşturmada, hisselerim güvende mi yazımızda anlatılmıştır.

Gerçek Kişiler: Tedbir Sürüyorsa Hangi Yollar Var?

Ağırlıklı aktarıma göre 42 gerçek kişi yönünden tedbir sürüyor; 23 Eylül’de 11 şüpheli hakkında verilen hâkim kararlı elkoyma da ayrıca yürürlükte. Bu kişiler bakımından yapılacak ilk şey, kendisine uygulanan tedbirin hukuki niteliğini öğrenmektir; çünkü başvuru yolu buna göre değişir.

1. Dosyadaki kararı ve yazıyı görmek

Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m.153/1). Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse savcının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir; ancak kısıtlama yalnızca m.153/2’de sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda mümkündür ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma bu katalogdadır. Kısıtlama olsa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlanamaz (m.153/3). Dosyada hâkim tarafından verilmiş bir elkoyma kararı mı, yoksa yalnızca savcılığın kurumlara gönderdiği bir yazı mı bulunduğu, izlenecek yolu belirler.

2. Savcılıktan kaldırma veya kısmi serbest bırakma istemek

Elkonulan eşya ve malvarlığı değerlerinin soruşturma bakımından muhafazasına gerek kalmadığında Cumhuriyet savcısı resen veya istem üzerine iade kararı verir; istemin reddine itiraz edilebilir (CMK m.131/1). Tedbirin tamamen kalkması gerçekçi görünmüyorsa, ölçülülük ilkesi çerçevesinde kısmi serbest bırakma istemek çoğu zaman daha sonuç alıcıdır. Ücret ve kira gelirlerinin, kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin zorunlu geçim giderlerinin, vergi ve SGK gibi kamu borçlarının, çalışan maaşlarının, sağlık ve eğitim harcamalarının tedbir dışında tutulması istenebilir. Talebin gücü; soruşturma konusu olarak ileri sürülen menfaatin tutarı ile tedbir altındaki varlığın tutarı arasındaki orantıya ve malvarlığının hangi kısmının soruşturma konusu dönemden önce meşru yollarla edinildiğinin belgelenmesine bağlıdır.

3. Hâkimden karar istemek ve itiraz etmek

Malvarlığına elkonulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir (CMK m.127/4). CMK m.128 kapsamındaki bir elkoymaya zaten ancak hâkim karar verebilir (m.128/9); dosyada hâkim kararı yoksa bu durum, tedbirin dayanağının sorgulanması için güçlü bir gerekçedir. Hâkim kararı varsa, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilerek itiraz edilir (m.268/1). Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazı, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik inceler (m.268/3-a). İtirazda en etkili noktalar şunlardır: CMK m.128/1’deki somut delile dayanan kuvvetli şüphe şartı, suçtan elde edilen değere ilişkin uzman kurum raporunun bulunup bulunmadığı ve süresi, katalog suç bağlantısı ve elkonulan tutarın iddia edilen menfaatle orantısı.

4. Eşler ve aile yakınları

Yazıda gerçek kişilerin eşleri adına kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava araçlarının tespitinin de istendiği bildirildi. Tespit ile elkoyma aynı şey değildir. CMK m.128/1 elkoymayı şüpheli veya sanığa ait değerlerle sınırlar; değerin başkasının zilyetliğinde bulunması elkoymaya engel değildir, ancak değerin gerçekte şüpheliye ait olduğu somut olarak belirlenmelidir. Kendi geliriyle veya evlilikten önce edindiği malvarlığını belgeleyebilen bir eş, o varlık üzerindeki kısıtlamanın kaldırılmasını üçüncü kişi sıfatıyla isteyebilir; CMK m.131/1 üçüncü kişilere ait eşyanın iadesini açıkça düzenler. Edinme tarihi, ödeme kaynağı ve mal rejimini gösteren belgeler bu talebin omurgasıdır.

5. Yurt dışına çıkış yasağı ayrı bir tedbirdir

Adalet Bakanının açıklamasına göre soruşturmada 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanıyor. Bu, CMK m.109/3-a’daki adli kontrol yükümlülüğüdür ve malvarlığı tedbirinden bağımsızdır; malvarlığı tedbirinin kalkması çıkış yasağını kaldırmaz. Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b).

Tedbirin Kaldırılması Talebi: Dilekçe Örneği

Aşağıdaki örnek, tedbiri süren bir gerçek kişi adına Başsavcılığa verilecek bir kaldırma ve kısmi serbest bırakma talebinin nasıl kurulabileceğini gösterir. Somut dosyada tedbirin dayanağı, soruşturma numarası, yazı tarihleri ve varlık listesi mutlaka dosyadan teyit edilerek doldurulmalıdır. Hâkim kararlı bir elkoyma varsa, aynı gerekçeler iki haftalık süre içinde kararı veren sulh ceza hâkimliğine itiraz dilekçesi olarak da kullanılabilir.

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
(Aklama Suçları Soruşturma Bürosu)

Soruşturma No: 2026/……
Talepte Bulunan (Şüpheli): ……………… (T.C. Kimlik No: ………)
Müdafii: Av. ……………… (……… Barosu)
Konu: Malvarlığı ve para hareketlerine yönelik tedbirin kaldırılması, bu mümkün görülmezse zorunlu giderler ve yasal ödemeler yönünden kısmen serbest bırakılması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Başsavcılığınızın yürüttüğü soruşturma kapsamında ……09.2026 tarihli yazınızla, müvekkilin banka ve aracı kurum hesapları ile adına kayıtlı taşınmazlar yönünden malvarlığını azaltıcı işlemlerin Başsavcılığınızın görüşü alınmadan yapılmaması yönünde tedbir uygulanmıştır. 27.09.2026 tarihli yazınızla aynı soruşturmada şirketler ve fonlar hakkındaki tedbirler, Sermaye Piyasası Kurulunun yeni değerlendirme ve bildirimleri üzerine kaldırılmıştır. Müvekkil yönünden ise tedbir devam etmektedir.

2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hesaplara, hak ve alacaklara ve diğer malvarlığı değerlerine elkoymaya ancak hâkim karar verebilir. Müvekkil hakkında bu nitelikte bir hâkim kararı bulunduğu tarafımıza bildirilmemiştir. Uygulanan tedbir, kurumların müvekkilin işlemlerini Başsavcılığınızın görüşüne bağlaması sonucunu doğurmakta ve fiilen elkoyma ile aynı etkiyi göstermektedir. Kanunun hâkim güvencesine bağladığı bir sonucun hâkim kararı olmaksızın süresiz olarak devam ettirilmesi mümkün değildir.

3. Aynı maddenin birinci fıkrası, elkoyma için suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüpheyi ve ilgisine göre Sermaye Piyasası Kurulu veya Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından hazırlanacak, suçtan elde edilen değere ilişkin raporu şart koşmaktadır. Müvekkilin tedbir altındaki malvarlığının büyük kısmı soruşturma konusu dönemden önce ücret, kira geliri ve miras yoluyla edinilmiştir (EK-2 ila EK-5). Bu varlıkların soruşturma konusu işlemlerle bağlantısını gösteren bir tespit yoktur. Aynı soruşturmada şirketler hakkındaki tedbirin Kurul değerlendirmesiyle kaldırılmış olması da tedbirin kapsamının uzman kurum raporuyla belirlenmesi gerektiğini göstermektedir. Müvekkil bakımından böyle bir rapor bulunmadıkça tedbirin sürdürülmesi için kanuni şart gerçekleşmemiştir.

4. Ceza Muhakemesi Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturma bakımından muhafazasına gerek kalmayan malvarlığı değerlerinin iadesine Başsavcılığınızca resen veya istem üzerine karar verilir. Tedbirin, malvarlığının elden çıkarılmasını önlemek için gerekli olduğu düşünülebilir. Ancak müvekkil bilinen adresinde oturmakta, her davete icabet etmektedir; yurt dışına çıkışı da adli kontrol ile zaten engellenmiştir. Tedbir altındaki varlıkların kaçırılacağına ilişkin somut bir olgu bulunmamaktadır. Tedbirin sürdürülmesinde soruşturma bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamıştır.

5. Anayasanın 13 ve 35 inci maddeleri ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek 1 No’lu Protokolün 1 inci maddesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olmasını gerektirir. Tedbirin, müvekkilin tüm malvarlığını, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin zorunlu giderlerini ve kamu borçlarını ödemesini dahi engelleyecek biçimde sürmesi ölçülülük ilkesine aykırıdır. Tedbirin tamamen kaldırılması uygun görülmese bile, ekli listede gösterilen aylık geçim giderleri, kira, vergi ve SGK ödemeleri ile sağlık ve eğitim harcamaları yönünden hesaplardan ödeme yapılmasına izin verilmesi soruşturmanın amacını hiçbir şekilde tehlikeye düşürmeyecektir (EK-7).

6. Müvekkilin eşi adına kayıtlı ……… ada ……… parsel sayılı taşınmaz, eşin kendi geliriyle ve evlilikten önce edinilmiş olup müvekkile ait değildir (EK-6). Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinin birinci fıkrası elkoymayı şüpheliye ait değerlerle sınırladığından ve aynı Kanunun 131 inci maddesi üçüncü kişilere ait değerlerin iadesini öngördüğünden, bu taşınmaz yönünden işlenmiş bir kayıt varsa kaldırılmalıdır.

HUKUKİ SEBEPLER

Anayasa m.13, 35; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek 1 No’lu Protokol m.1; 5271 sayılı CMK m.123, 127, 128, 131, 153, 268 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Soruşturma dosyası, tedbir ve kaldırma yazıları, banka ve aracı kurum yazıları, tapu kayıtları, gelir belgeleri, kira sözleşmeleri, mirasçılık belgesi, aylık zorunlu gider listesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle; müvekkil hakkında uygulanan malvarlığı ve para hareketlerine yönelik tedbirin kaldırılmasına, bu talep uygun görülmezse ekli listede gösterilen geçim giderleri, kira, vergi ve SGK ödemeleri ile sağlık ve eğitim harcamaları yönünden hesaplardan ödeme yapılmasına izin verilmesine ve eşe ait taşınmaz üzerindeki kaydın kaldırılmasına karar verilmesini; talebin reddi hâlinde CMK m.127/4 uyarınca hâkimden karar isteme ve CMK m.131/1 uyarınca itiraz haklarımız saklı kalmak kaydıyla saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Şüpheli Müdafii
Av. ………………

EKLER: 1- Vekâletname, 2-5- Gelir ve edinme belgeleri, 6- Eşe ait tapu kaydı ve edinme belgeleri, 7- Aylık zorunlu gider listesi ve dayanak belgeleri.

Kurumsal dosyalarda kullanılabilecek erteleme, elkoyma ve iade dilekçelerinin tam seti MASAK kurumsal dilekçe seti yazımızda, fon mağdurlarının kullanabileceği dilekçe ve ihtarnameler ise fon mağduru dilekçe ve ihtarname örnekleri dizinimizde yer alıyor.

Fon Yatırımcıları İçin Anlamı: Tedbir, Tasfiye ve SPKn m.53

Tedbir listesinde 18 fon yer alıyordu ve kaldırmanın 19 fonu kapsadığı bildirildi. Listede, 17 Eylül’de TEFAS’ta alım-satıma kapatılan fonlarla aynı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonlar ile varlık finansmanı fonları bulunuyordu. Fon yatırımcısı açısından bunun anlamını doğru kurmak gerekir.

Bir yatırım fonunun malvarlığı, portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun malvarlığından ayrıdır (SPKn m.53/1). Kanun fon malvarlığını özel olarak korur: portföy yönetim şirketinin yönetimi veya denetimi kamu kurumlarına devredilse dahi fon malvarlığı başka bir amaçla tasarruf edilemez, kamu alacaklarının tahsili amacıyla dahi haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dahil edilemez (m.53/2). Fonun tasfiyesinde yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir (m.53/3). Ceza muhakemesindeki elkoyma, m.53/2’de sayılan haciz ve ihtiyati tedbirden hukuken farklı bir kurumdur ve ikisinin ilişkisi tartışmaya açıktır. Ancak fon malvarlığının ekonomik olarak binlerce katılma payı sahibine ait olması, fonun kendisine yönelik geniş bir tedbirin ölçülülüğünü sorgulatan güçlü bir argümandır. Fonlar yönünden tedbirin hızla kaldırılması bu bakımdan hukuken tutarlıdır.

Buna karşılık fon düzeyindeki tedbirin kalkması, tasfiye edilen fonlarda paranın hemen ödeneceği anlamına gelmez. 17 Eylül kararıyla başlayan TEFAS kapatma ve tasfiye süreci ayrı bir idari süreçtir ve kendi takvimine göre ilerler. Tasfiyede kimin, hangi sırayla ve hangi fiyattan ödeme alacağı Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi’nde; fon malvarlıklarının ortak havuzda birleştirilmesi fikrinin SPKn m.53 karşısındaki durumu ise 131 fon için ortak havuz planı hukuken mümkün mü yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Fon yatırımcısı için tedbirin kaldırılmasının etkisi

DurumKaldırmanın etkisiDevam eden süreç
Fon tedbir listesinde vardı, tasfiye edilmiyorFon düzeyindeki savcılık kaynaklı ek kısıt kalkarFonun olağan işleyişi; varsa SPK’nın ayrı kararları
Fon tedbir listesinde vardı ve tasfiyedeTasfiye ödemelerinin önündeki savcılık kaynaklı ek kısıt kalkar17.09.2026 kararıyla başlayan tasfiye takvimi ve ödeme sırası
Fon listede yoktu, tasfiyedeDoğrudan bir etkisi yokTasfiye takvimi ve ödeme sırası
Yatırımcının kendisi gerçek kişi listesindeFon payı dahil kişisel malvarlığı üzerindeki tedbir sürebilirKişisel tedbire karşı kaldırma veya kısmi serbest bırakma talebi

Fon yatırımcısının bugün yapması gereken, kendi payının hangi fonda olduğunu, o fonun tedbir listesinde yer alıp almadığını ve tasfiye durumunu ayrı ayrı kontrol etmektir. Zarara uğradığını düşünen yatırımcının şikâyet ve tazminat hakları, fon hakkındaki tedbirin kalkmasından etkilenmez; bu yolların başlangıç noktası fon mağduru savcılığa şikâyet dilekçesi yazımızdır.

Halka Açık Şirketler ve Pay Sahipleri: Kaldırma Ne İfade Ediyor?

Tedbiri kalkan şirketlerin bir kısmının payları borsada işlem görüyor. Pay sahibi bakımından iki ayrı soru vardır. Birincisi şirketin kendi durumudur: tedbirin kalkması, şirketin nakit akışı ve kredi ilişkileri üzerindeki belirsizliği azaltır. Ancak şirketin paylarında soruşturma konusu dönemde yapay fiyat oluşumu iddiası varsa, bu iddia soruşturmada incelenmeye devam eder ve tedbirin kalkması bu iddianın düştüğü anlamına gelmez. İkincisi pay sahibinin kendi zararıdır: piyasa dolandırıcılığı nedeniyle zarara uğradığını düşünen yatırımcının hakları, şirket hakkındaki tedbirin kalkmasından etkilenmez. Suçtan zarar gören sıfatıyla şikâyet, kamu davası açılırsa katılma ve hukuk mahkemesinde tazminat yolları açıktır; bu yollar hisse manipülasyonu mağduru yazımızda anlatılmıştır.

Şirket yönetimi açısından ise soruşturmaya konu olmanın kamuyu aydınlatma, kurumsal yönetim ve pay geri alımı boyutları şirketimizin hissesi manipülasyon soruşturmasına konu oldu rehberimizde ele alınmıştır. Tedbirin konulması ve kaldırılması, yönetimin kamuyu aydınlatma değerlendirmesini yeniden yapmasını gerektirebilir. Bu değerlendirmenin yönetim kurulu kararıyla kayda alınması, ileride yöneticilerin sorumluluğu tartışıldığında önemli bir savunma belgesidir.

Haksız Tedbirden Doğan Zarar: CMK m.141/1-j, Süre ve Görevli Mahkeme

Tedbir kalktıktan sonra en sık sorulan soru, bu süre içinde uğranılan zararın istenip istenemeyeceğidir. CMK m.141/1-j; eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan, korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebileceğini düzenler. Soruşturma sırasında hâkim ve savcıların verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir (m.141/3).

Süre ve yer katıdır. Tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır (CMK m.142/1). İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır (m.142/2). Dilekçeye açık kimlik ve adresin, zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliğinin yazılması ve bunların belgelerinin eklenmesi gerekir; eksiklik bir ay içinde giderilmezse istem reddedilir (m.142/3-4). Uygulamada sürenin hangi karardan başlayacağı, özellikle soruşturma sürerken kaldırılan bir tedbir bakımından tartışmalıdır. Bu nedenle zarar belgeleri bugünden toplanmalı ve süre hesabı soruşturmanın sonuna bırakılmadan avukatla değerlendirilmelidir.

Burada dürüst bir ayrım yapmak gerekir. CMK m.141/1-j “elkoyma” kavramını kullanır. Tedbir hâkim kararlı bir CMK m.128 elkoyması ise hüküm doğrudan uygulanır. Tedbir yalnızca savcılığın kurumlara gönderdiği bir izleme ve ön görüş yazısından ibaretse, bunun m.141 anlamında elkoyma sayılıp sayılmayacağı ve alternatif olarak hangi yargı yolunun işleyeceği ayrıca değerlendirilmelidir. Bir gün süren bir tedbirde zararın ispatı da kolay değildir; reddedilen bir döviz transferinin kur farkı, geciken bir ödemenin cezai şartı, iptal edilen bir kredi ya da kaçırılan bir ihale gibi somut ve belgelenebilir kalemler aranır. Zarar kalemlerinin nasıl kurulacağı MASAK işlemi haksız durduruldu: şirketin zararı ve tazminat yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da gündeme gelebilir. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 sayılı Kanun m.47/5).

Haksız tedbir nedeniyle tazminat: özet

KonuKuralDayanak
Talep edilebilecek zararMaddi ve manevi her türlü zararCMK m.141/1-j
DavalıYalnızca Devlet; hâkim ve savcıya doğrudan dava açılamazCMK m.141/3
SüreKesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yılCMK m.142/1
Görevli ve yetkili mahkemeZarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesiCMK m.142/2
Dilekçenin içeriğiKimlik, adres, zarar veren işlem, zararın nitelik ve niceliği, belgelerCMK m.142/3
Olağan yollardan sonraAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru, otuz gün6216 s.K. m.47/5

Kaldırılan Tedbir Geri Gelebilir mi? Riskler ve Önlemler

Evet. Tedbirin kaldırılması kesin hüküm oluşturmaz. Soruşturmaya yeni bir delil, yeni bir SPK veya MASAK raporu ya da bir şüpheli işlem bildirimi gelirse aynı kişi veya şirket hakkında yeniden tedbir istenebilir. Bu ihtimali artıran başlıca davranışlar şunlardır:

  • Kaldırmanın hemen ardından büyük tutarlı nakit çekimi, yurt dışına transfer veya varlık satışı yapmak.
  • Grup şirketleri, ortaklar veya yakınlar arasında olağan ticari gerekçesi açıklanamayan transferler gerçekleştirmek.
  • Tedbir döneminde bekleyen işlemleri gerekçesi belgelenmeden topluca ve aynı gün gerçekleştirmek.
  • Soruşturma konusu fonlar, paylar veya karşı taraflarla yeni ve olağan dışı işlemler kurmak.

Tedbiri kalkan bir şirketin en güvenli tutumu, işlemlerini olağan ticari akışında sürdürmesi, olağan dışı büyüklükteki işlemleri ise gerekçesini gösteren belgelerle birlikte yapmasıdır. Şirket malvarlığının idari dondurma kararıyla dondurulduğu farklı bir senaryo için şirket malvarlığı donduruldu: dondurma kararının kaldırılması yazımıza; tedbirin türüne göre izlenecek yolu hızlıca görmek için MASAK blokesi karar aracına bakılabilir.

Belge ve Başvuru Kontrol Listesi

Tedbir muhatabının hazırlaması gereken belgeler

BelgeKimin içinNeden gerekli
Kaldırma yazısının örneği veya Başsavcılıktan yazılı bilgiTüm tedbir muhataplarıKurumlara karşı en güçlü ispat aracı
Banka ve aracı kurum teyit yazılarıŞirketler, fonlar ve gerçek kişilerKaydın her kurumda kalktığının ispatı
MKK veya e-Yatırımcı dökümüPay ve fon payı sahipleriDondurma kaydının güncel durumu
Güncel tapu ve sicil kayıtlarıTaşınmaz, gemi ve hava aracı sahipleriNot ve şerhlerin kontrolü
Reddedilen işlemlerin dökümü ve yazışmalarZarar talep edecek olanlarTazminatın kalemlerinin ispatı
Gelir ve edinme belgeleriTedbiri süren gerçek kişiler ve eşleriMeşru kaynak ve üçüncü kişi mülkiyetinin ispatı
Aylık zorunlu gider listesiTedbiri süren gerçek kişilerKısmi serbest bırakma talebinin dayanağı
Yönetim kurulu kararı ve kamuyu aydınlatma değerlendirmesiHalka açık şirketlerÖzel durum açıklaması yükümlülüğünün kayda alınması

Yapılmaması Gerekenler

  • Haber başlığına dayanarak işlem yapmak. Resmî açıklama isim listesi içermiyor; önce kurumdan yazılı teyit alınmalıdır.
  • Süren tedbiri dolanmaya çalışmak. Yakınlar adına hesap açmak, nakit taşımak veya varlıkları başkasına devretmek; elkoyma kararı varsa kararı etkisiz kılan işlemler geçersizdir (CMK m.128/5), karara aykırı hareket TCK m.289 kapsamında suç oluşturabilir (m.128/8) ve yeni bir aklama şüphesi doğurabilir.
  • Soruşturma hakkında kamuya açık beyanlarda bulunmak. Savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir (CMK m.157). Sosyal medyada yapılan açıklamalar hem dosyayı hem de itibarı zedeleyebilir.
  • Hazırlıksız ve avukatsız ifade vermek. Tedbiri kalkan şirketin yöneticisi de ifadeye çağrılabilir; ifade öncesinde işlem kayıtları ve yazışmalar gözden geçirilmelidir.
  • Tazminat için soruşturmanın bitmesini beklemek. Zarar belgeleri zamanla kaybolur; kur farkı, faiz ve cezai şart kalemleri bugünden kayda geçirilmelidir.
  • Fon tedbirinin kalkmasını ödeme tarihi sanmak. Tasfiye süreci ayrı işler; ödeme takvimi tasfiye duyurularından izlenmelidir.

Üç Varsayımsal Örnek

Örnek 1: Tedbiri kalkan tedarikçi şirket. Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket, fonların bir dönem paylarını topladığı ihraççılardan biri olduğu için listeye girmiştir. 27 Eylül’de tedbir kalkmış, iki bankadan kısıtın kaldırıldığına dair yazı gelmiş, üçüncü bankada ise kayıt hâlâ durmaktadır. Tedbir günü yurt dışındaki tedarikçiye yapılacak döviz ödemesi reddedilmiş, ödeme ertesi hafta daha yüksek kurdan yapılmıştır. Şirketin yapması gerekenler; Başsavcılıktan kaldırma yazısının kapsamını yazılı olarak teyit etmek, bu yazıyı üçüncü bankaya ulaştırmak, tedarikçiye gecikmenin nedenini bildirmek ve kur farkını gösteren belgeleri CMK m.141 değerlendirmesi için saklamaktır.

Örnek 2: Tedbiri süren yönetici. Gerçek kişi listesinde yer alan bir yöneticinin maaş hesabı dahil tüm hesapları kısıtlıdır; eşinin evlilikten önce aldığı ev de tapuda tespit yazısına konu olmuştur. Yöneticinin müdafii önce dosyayı inceleyerek tedbirin hâkim kararına mı yoksa yalnızca savcılık yazısına mı dayandığını tespit eder. Ardından CMK m.131/1 uyarınca kaldırma, olmadığı takdirde geçim giderleri ve kamu borçları yönünden kısmi serbest bırakma talep eder; eş için ayrıca üçüncü kişi sıfatıyla başvuru yapılır. Dosyada hâkim kararı yoksa CMK m.127/4 uyarınca hâkimden karar istenmesi, hâkim kararı varsa iki hafta içinde itiraz gündeme gelir.

Örnek 3: Fon yatırımcısı. Birikiminin bir kısmı hem tedbir listesinde yer alan hem de 17 Eylül’de tasfiyesine karar verilen bir fonda bulunan yatırımcı, “tedbir kalktı, param yarın hesabıma geçer” diye düşünmektedir. Oysa kalkan, fon düzeyindeki savcılık kaynaklı ek kısıttır; ödemeler tasfiye takvimine göre yapılacaktır. Yatırımcının yapması gereken, payının hangi fonda ve ne miktarda olduğunu belgelemek, tasfiye duyurularını izlemek ve zarara uğradığını düşünüyorsa şikâyet ve tazminat yollarını ayrıca değerlendirmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Fon soruşturmasında tedbirler kaldırıldı mı?

Evet. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 27.09.2026 akşamı yaptığı açıklamada, fon soruşturmasında ilgili kurumlar nezdinde malvarlığı ve para hareketlerine tedbir uygulanan firmalar hakkındaki tedbirlerin, SPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda kaldırıldığını duyurdu. Açıklamada isim listesi yer almıyor.

Tedbirler kimin için kaldırıldı?

Başsavcılık yazısını gören yayın organlarına göre kaldırma 45 firma ve 19 fonu kapsıyor. İlk yazıda 46 tüzel kişi ve 18 fon bulunuyordu; toplam 64 aynı. Resmî açıklama yalnızca firmalardan söz ettiği için kendi durumunuzu bankanızdan ve aracı kurumunuzdan yazılı olarak teyit etmelisiniz.

Gerçek kişilerin tedbiri de kalktı mı?

Ağırlıklı aktarım, 42 gerçek kişi yönünden tedbirin sürdüğü yönünde; bazı yayın organları ise tamamının kalktığını yazdı. Resmî açıklama gerçek kişilerden söz etmiyor. Ayrıca 23.09.2026’da sulh ceza hâkimliğinin 11 şüphelinin malvarlığına elkoyma kararı verdiği bildirilmişti; bu hâkim kararı 27 Eylül’deki kaldırmanın konusu değildir.

Tedbirin kalkması soruşturmanın bittiği anlamına gelir mi?

Hayır. Kaldırma bir koruma tedbirine ilişkin ara karardır; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat değildir. Soruşturma sürüyor ve yeni bir delil ya da rapor gelirse aynı kişi veya kuruluş hakkında yeniden tedbir istenebilir.

Hesabımdaki blokenin kalktığını nasıl anlarım?

Her banka ve aracı kurum kaldırma yazısını kendi sistemine ayrı işler. Hesap bazında savcılık kaynaklı kısıt kaydı bulunmadığına dair yazılı teyit isteyin; sermaye piyasası araçları için aracı kurum ekstresini ve e-Yatırımcı ekranını, taşınmazlar için güncel tapu kaydını kontrol edin.

Tedbir hangi kanun maddesine dayanıyordu?

Basına yansıyan yazıda dayanak açıkça görünmüyor; yalnızca MASAK’a bildirim yönünden 5549 sayılı Kanuna atıf var. Hesaplara ve paylara elkoyma CMK m.128’e dayanır ve bu maddeye göre elkoymaya ancak hâkim karar verebilir (m.128/9). Dayanağı öğrenmek için müdafi aracılığıyla dosya incelenmelidir (CMK m.153).

Tedbirim sürüyorsa ne yapabilirim?

Savcılıktan CMK m.131/1 uyarınca kaldırma, olmadığı takdirde geçim giderleri ve kamu borçları yönünden kısmi serbest bırakma isteyebilirsiniz. Malvarlığına elkonulan kişi hâkimden her zaman karar isteyebilir (CMK m.127/4); hâkim kararı varsa öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir (m.268/1).

Eşimin adına kayıtlı mal da tedbir kapsamında mı?

Yazıda eşler adına kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava araçlarının tespiti istendiği bildirildi. Tespit elkoyma değildir. CMK m.128/1 elkoymayı şüpheliye ait değerlerle sınırlar; kendi geliriyle veya evlilikten önce edindiği malı belgeleyen eş, üçüncü kişi sıfatıyla kısıtın kaldırılmasını isteyebilir (CMK m.131/1).

Tasfiye edilen fondaki paramı ne zaman alırım?

Fon düzeyindeki tedbirin kalkması ödemenin hemen yapılacağı anlamına gelmez. 17.09.2026 kararıyla başlayan TEFAS kapatma ve tasfiye süreci ayrı işler. Fon malvarlığı yönetim şirketinden ayrıdır ve tasfiyede yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir (SPKn m.53); ödeme takvimi tasfiye duyurularından izlenmelidir.

Haksız tedbir nedeniyle tazminat alabilir miyim?

Koşulları oluşmadığı hâlde malvarlığına elkonulan veya zamanında geri verilmeyen kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-j). İstem, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde, oturulan yer ağır ceza mahkemesine yapılır (m.142). Zararın somut belgelerle ispatı gerekir.

İlgili Rehberler

Bu yazı 28.09.2026 sabahı itibarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının resmî açıklamasına, birden çok yayın organının haberlerine ve mevzuat.gov.tr’deki güncel kanun metinlerine dayanır; Başsavcılık veya SPK yeni bir açıklama yaparsa güncellenecektir. Soruşturmada adı geçen kişi ve kuruluşlar bakımından masumiyet karinesi esastır. Bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz.

Tedbiriniz sürüyorsa süreler işliyor

Hâkim kararına itiraz için iki haftalık süre, kararı öğrendiğiniz günden başlar. Dosya incelemesi, CMK m.131 talebi, kısmi serbest bırakma ve itiraz için Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bu içerik sermaye piyasası ve ceza muhakemesi hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  SPK Hukuk Rehberi  ·  MASAK Rehberi  ·  Fon Krizi Gündemi  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk