Çocuk ve Vesayet Altındaki Kişi Adına Fon Yatırımı 2026 (TMK m.352-363, 441-493): Veli ve Vasinin Sorumluluğu, Vesayet İzni ve Süreler — Şikâyet Dilekçesi Örneğiyle
21 Eylül 2026

Çocuk ve Vesayet Altındaki Kişi Adına Fon Yatırımı 2026 (TMK m.352-363, 441-493): Veli ve Vasinin Sorumluluğu, Vesayet İzni ve Süreler — Şikâyet Dilekçesi Örneğiyle

Tasfiye edilen fonlarda paranın sahibi her zaman yatırım kararını veren kişi değildir: çocuk adına ana-babanın, kısıtlı kişi adına vasinin yaptığı yatırımlar ayrı kurallara tabidir. TMK m.363 ana ve babayı çocuk malları bakımından vekil gibi sorumlu tutar; boşanma sonrası velayet sahibi eş, m.353 uyarınca yatırımlardaki önemli değişiklikleri hâkime bildirmek zorundadır. Vasinin yatırım alanı ise m.441 ile millî banka ve Hazine menkul kıymetleriyle sınırlanmıştır; fon payı alım-satımı ve kuruluşa dava açılması m.462 uyarınca vesayet makamının iznine bağlıdır. Vasiye karşı tazminat davası kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar; vasiden tahsil edilemeyen zarardan Devlet sorumludur.

Çocuğun veya kısıtlının parası fondaysa

Yasal temsilcinin yetkisini ve sorumluluğunu birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Veli vekil gibi, vasi iyi bir yönetici gibi sorumludur

Ana ve baba çocuk mallarından vekil gibi sorumludur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.363, ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olduklarını düzenler.

Vasinin yatırım alanı kanunla daraltılmıştır. m.441, vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paraların faiz getirmek üzere vesayet makamı tarafından belirlenen millî bir bankaya yatırılacağını veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrileceğini belirtir.

Vasiye karşı dava süresi kısadır. m.492, sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davasının kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.

Başkası Adına Yapılan Fon Yatırımları

Tasfiye edilen fonların yatırımcıları arasında, paranın gerçek sahibinin yatırım kararını kendisinin vermediği önemli bir grup vardır: çocuklar ve vesayet altındaki kişiler.

Doğumda, sünnette veya bayramlarda çocuğa verilen paralar, çocuğa miras kalan tutarlar ya da çocuk adına biriktirilen tasarruflar çoğu kez ana veya baba tarafından çocuk adına açılan hesaplarda fona yatırılır. Kısıtlanan yaşlı bir anne veya babanın birikimi ise vasi tarafından yönetilir ve bazen yatırım fonlarına yönlendirilir.

Fon tasfiye edildiğinde bu kişilerin durumu, kendi adına yatırım yapan yatırımcılardan farklıdır. Soru yalnız kuruluşların sorumluluğu değildir; yatırım kararını veren veli veya vasinin sorumluluğu da gündeme gelir.

Bu yazı, çocuk ve vesayet altındaki kişi adına yapılan fon yatırımlarında yasal temsilcinin yetkisini, yükümlülüklerini, sorumluluğunu ve bu sorumluluğun ileri sürülme sürelerini ele alır.

Küçük mirasçının miras paylaşımında vesayet izni ayrıca küçük mirasçı ve vesayet izni yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Yasal temsilcinin sorumluluğu, somut yatırım kararının koşulları ve özen yükümlülüğünün kapsamı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İki Ayrı Rejim: Velayet ve Vesayet

Çocuk adına yatırım yapan kişi ana veya baba ise velayet hükümleri, vasi ise vesayet hükümleri uygulanır. Bu iki rejim arasındaki fark, fon yatırımları bakımından belirleyicidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.335/1, ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğunu düzenler.

m.404/1, velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağını belirtir. Kısıtlanan ergin kişiler de vesayet altındadır.

Vesayetin yürütülmesi bakımından m.397/1, kamu vesayetinin vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceğini; vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamının asliye hukuk mahkemesi olduğunu düzenler.

İki rejimin kesiştiği nokta m.342’dir. m.342/1, ana ve babanın velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisi olduğunu belirtir.

m.342/3 ise önemli bir ayrım yapar: vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır.

Bu hükmün anlamı şudur: vasinin bir fon yatırımı için vesayet makamından izin alması gerekebilirken, ana ve baba çocuk adına fon yatırımı yapmak için kural olarak böyle bir izne ihtiyaç duymaz.

Velayet ile vesayetin fon yatırımları bakımından karşılaştırılması

KonuVelayet (ana ve baba)Vesayet (vasi)
Yönetim yetkisiÇocuk mallarını yönetme hakkı ve yükümlülüğüİyi bir yönetici gibi özenle yönetme yükümlülüğü
Yatırım alanıKanunda sınırlanmamış; özen yükümlülüğüMillî banka veya Hazine menkul kıymetleri
İzinVesayet makamı izni aranmazOlağan yönetim dışındaki alım ve satımda izin
Hesap vermeKural olarak yokYılda en az bir kez
Sorumluluk ölçüsüVekil gibiKusurlu davranıştan sorumluluk
Devletin sorumluluğuYokDoğrudan ve ikincil sorumluluk
Dayanakm.352-363m.441-442, m.454, m.462, m.466-468

Velayette Çocuk Mallarının Yönetimi: m.352-357

4721 sayılı Kanun m.352/1, ana ve babanın velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü olduklarını ve kural olarak hesap ve güvence vermediklerini düzenler.

Aynı fıkra bir denetim imkânı öngörür: ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hâkim müdahale eder.

Bu hüküm iki yönlüdür. Yönetim bir hak olduğu kadar bir yükümlülüktür: ana ve baba çocuğun malvarlığını koruma ve gerektiğinde onun haklarını takip etme yükümlülüğü altındadır.

Kullanma bakımından m.354, ana ve babanın kusurları sebebiyle velayetleri kaldırılmadıkça çocuğun mallarını kullanabileceklerini belirtir.

Gelirler bakımından m.355, ana ve babanın çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere harcayabileceklerini ve gelir fazlasının çocuk mallarına katılacağını düzenler.

Fon yatırımları bakımından özel bir hüküm m.357’dir. Bu madde, ana ve babanın faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça ana ve babanın kullanmaması koşuluyla çocuğa yapılan kazandırmaların gelirlerini kendi menfaatlerine harcayamayacaklarını belirtir.

Örneğin büyükanne veya büyükbaba, çocuğa yatırım hesabı açılması amacıyla para vermişse, bu paranın getirisi ana ve babanın kendi ihtiyaçları için kullanılamaz.

Boşanma Sonrası Özel Yükümlülük: m.353

4721 sayılı Kanun m.353, evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorunda olduğunu düzenler.

Bu hüküm fon tasfiyesi bakımından doğrudan uygulanabilir niteliktedir. Çocuk adına alınmış fon paylarının tasfiye sürecine girmesi veya önemli ölçüde değer kaybetmesi, “yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklik” olarak değerlendirilebilir.

Velayet kendisinde olmayan ana veya baba bakımından bu hüküm bir bilgi kaynağıdır: çocuğun malvarlığındaki önemli değişikliklerin hâkime bildirilmesi gerektiğinden, bildirimin yapılıp yapılmadığı mahkemeden öğrenilebilir.

Bildirimin yapılmamış olması ise aşağıda açıklanan önlemlerin talep edilmesinde bir gerekçe oluşturur.

Boşanmada fon yatırımlarının durumu boşanmada fon yatırımları yazımızda ele alındı.

Çocuk Mallarının Korunması: m.346, m.360 ve m.361

Ana ve babanın çocuk mallarını özensiz yönettiği durumlar için Kanun kademeli bir koruma sistemi öngörür.

Genel olarak m.346, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde ana ve babanın duruma çare bulamaması veya buna güçlerinin yetmemesi hâlinde hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemleri alacağını düzenler.

Mallar bakımından m.360/1, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri hâlinde hâkimin malların korunması için uygun önlemleri alacağını belirtir.

m.360/2, hâkimin özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebileceğini; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebileceğini düzenler.

Son aşama olarak m.361/1, çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkimin yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebileceğini belirtir.

Bu sistemde “her ne sebeple olursa olsun” ifadesi dikkat çekicidir: önlem alınması için ana ve babanın kusurlu olması şart değildir. Yetersiz özen yeterlidir.

Çocuk mallarının korunmasında kademeli önlemler

KademeÖnlemDayanak
1Malların yönetimi konusunda talimatm.360/2
2Bilgi ve hesap istenmesim.360/2
3Malların tevdi edilmesi veya güvence gösterilmesim.360/2
4Yönetimin kayyıma devredilmesim.361/1

Velinin Sorumluluğu ve Zamanaşımı: m.362, m.363 ve TBK m.153

4721 sayılı Kanun m.362, ana ve babanın velayetleri veya yönetim hakları sona erince çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyıma devredeceklerini düzenler.

Sorumluluk bakımından m.363/1, ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olduklarını belirtir.

“Vekil gibi” ifadesi sorumluluğun ölçüsünü gösterir: vekâlet sözleşmesindeki özen yükümlülüğü burada da uygulanır. Özensiz bir yatırım kararından doğan zarar bu kapsamda değerlendirilir.

Vekilin özen yükümlülüğü portföy yönetiminde vekâlet hükümleri yazımızda ele alındı.

Aynı madde iki sınırlama getirir. m.363/2, ana ve babanın dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlü olduklarını düzenler. m.363/3, kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmayacaklarını belirtir.

Zamanaşımı bakımından çocuğu koruyan bir kural vardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153/1-1, velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımının işlemeye başlamayacağını, başlamışsa duracağını düzenler.

Dolayısıyla çocuğun ana ve babasına karşı tazminat alacağı, velayet sona erene kadar zamanaşımına uğramaz.

Ancak bu durma kuralı yalnız ana ve babaya karşı alacakları kapsar. Çocuğun kuruluşlara karşı tazminat alacağı bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder. Bu nedenle ana ve baba, m.352 uyarınca çocuğun haklarını takip etme yükümlülüğü çerçevesinde kuruluşlara karşı süresinde harekete geçmelidir.

Zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.

Menfaat Çatışması ve Temsil Kayyımı: m.426

Çocuğun ana ve babasına karşı bir talebi varsa, ana ve baba bu talepte çocuğu temsil edemez.

4721 sayılı Kanun m.426/1-2, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaatinin çatışması hâlinde vesayet makamının ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atayacağını düzenler.

Fon dosyalarında menfaat çatışması şu hâllerde doğabilir: çocuğun parası ana veya babanın kendi hesabında tutulmuş ve karışmışsa; ana veya baba çocuğun fon paylarını kendi borcu için kullanmışsa; ya da çocuğun ana veya babaya karşı tazminat talebi söz konusuysa.

Bu durumlarda çocuğun menfaatini, vesayet makamının atayacağı temsil kayyımı takip eder.

m.403/2, kayyımın belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağını ve Kanunun vasi hakkındaki hükümlerinin aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanacağını belirtir.

Çocuğun Kendi Başına Yaptığı Fon İşlemleri: m.16, m.343, m.451-452

Mobil uygulamalar yaygınlaştıkça ergin olmayan gençlerin kendi başlarına yatırım işlemi yapması da gündeme gelir.

4721 sayılı Kanun m.343, velayet altındaki çocuğun fiil ehliyetinin vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibi olduğunu düzenler.

m.16/1, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin ve kısıtlıların yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremeyeceklerini; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rızanın gerekli olmadığını belirtir.

Fon payı alımı karşılıksız kazanma değildir; bir bedel karşılığında yapılan işlemdir. Bu nedenle yasal temsilcinin rızasına tabidir.

Rızanın yokluğunun sonucu m.451 ve m.452’de düzenlenmiştir. m.451, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini; işlem uygun bir süre içinde onanmazsa diğer tarafın bununla bağlı olmaktan kurtulacağını düzenler.

m.452/1, onanmayan işlemlerde taraflardan her birinin verdiğini geri isteyebileceğini belirtir. Aynı fıkra küçüğü korur: küçük yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarla sorumludur.

m.452/2, küçüğün fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış olması hâlinde onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olacağını düzenler.

Bir istisna da vardır. m.359, bir meslek veya sanat ile uğraşması için çocuğa verilen kısmın veya çocuğun kendi kişisel kazancının yönetimi ve bunlardan yararlanma hakkının çocuğa ait olduğunu düzenler. Çalışan bir gencin kendi kazancıyla yaptığı yatırımlar bu hükmün kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Vesayette Paraların Yatırılması: m.441 ve m.442

Vasinin yatırım yetkisi, ana ve babanınkinden çok daha dardır.

4721 sayılı Kanun m.441/1, vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paraların faiz getirmek üzere vesayet makamı tarafından belirlenen millî bir bankaya yatırılacağını veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrileceğini düzenler.

m.441/2, paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasinin faiz kaybını ödemekle yükümlü olduğunu belirtir.

Bu hüküm yatırım alanını kanun düzeyinde belirler. Maddenin gerekçesi, önceki kanundaki geniş ifadenin bilinçli olarak daraltıldığını gösterir. Vasinin vesayet altındaki kişinin parasını, özellikle riskli bir yatırım fonuna yönlendirmesi bu çerçevenin dışında kalır.

Mevcut yatırımlar bakımından m.442, yeteri kadar güven verici olmayan yatırımların güvenli yatırımlara dönüştürüleceğini ve dönüştürme işleminin uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek yapılması gerektiğini düzenler.

Bu hüküm, kısıtlama kararından önce kişinin kendisinin aldığı fon payları bakımından önemlidir. Vasi bu payları güvenli yatırımlara dönüştürmekle yükümlüdür; ancak dönüştürmenin “uygun zamanda” yapılması gerektiğinden, tasfiye sürecindeki bir fonda zararına satış yapmak yerine zamanlamanın vesayet makamıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Vesayet Makamının İzni: m.462 ve m.465

4721 sayılı Kanun m.462, vesayet makamının izninin gerekli olduğu işleri sayar.

Fon yatırımları bakımından ilgili bentler şunlardır: ikinci bent, olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi; sekizinci bent ise acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması.

Bu bentlerin fon dosyasındaki anlamı ikilidir. Birincisi, fon payı alımı ve satımı kural olarak izne tabidir. İkincisi, vasinin vesayet altındaki kişi adına kuruluşlara karşı dava açması veya onlarla sulh olması da izne tabidir.

İznin yokluğunun sonucu m.465’te düzenlenmiştir: kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.

Bu hüküm, m.451 ve m.452’nin uygulanmasını sağlar. İzinsiz yapılmış bir fon alımı sonradan onanmadıkça askıda kalır; onanmazsa taraflar verdiklerini geri isteyebilir. Bu imkânın somut dosyada hangi taraflara karşı ve hangi kapsamda kullanılabileceği, işlemin yapısına göre ayrıca değerlendirilir.

Vesayette fon işlemleri ve izin

İşlemİzinDayanak
Paranın millî bankaya yatırılması veya Hazine menkul kıymeti alımıKanunun öngördüğü yolm.441
Yatırım fonu payı alımıOlağan yönetim dışında ise izinm.462/2
Mevcut fon paylarının satımıOlağan yönetim dışında ise izin; uygun zamanda dönüştürmem.442, m.462/2
Kuruluşa karşı dava açmaİzin; acele hâlde geçici önlem saklım.462/8
Kuruluşla sulh olmaİzinm.462/8
İzinsiz yapılan işlemOnanmadıkça askıdam.465, m.451-452

Vasinin Yönetim ve Hesap Yükümlülüğü: m.450, m.454 ve m.464

4721 sayılı Kanun m.454/1, vasinin vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorunda olduğunu düzenler.

m.454/2, vasinin yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlü olduğunu belirtir.

m.464/1, vesayet makamının vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceleyeceğini, gerekli gördüğü hâllerde bunların tamamlanmasını veya düzeltilmesini isteyeceğini düzenler.

m.464/2, vesayet makamının rapor ve hesapları kabul veya reddedeceğini ve gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alacağını belirtir.

Vesayet altındaki kişinin görüşü bakımından m.450, vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse vasinin önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde onun görüşünü almakla yükümlü olduğunu düzenler.

Aynı madde bir sınır koyar: vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.

Bu son cümle fon dosyalarında önemlidir. Vasi, riskli bir yatırımı vesayet altındaki kişinin onayıyla yaptığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

Vasinin ve Devletin Sorumluluğu: m.466-469 ve m.494

4721 sayılı Kanun m.466, vesayet organlarının ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş diğer kişilerin görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlü olduklarını düzenler.

m.467/1, vasinin görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumlu olduğunu belirtir. m.467/2, aynı hükmün kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da uygulanacağını düzenler.

Devletin sorumluluğu bakımından m.468/1, Devletin vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi, vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumlu olduğunu düzenler.

Bu hüküm iki ayrı sorumluluk öngörür. Birincisi doğrudan sorumluluktur: vesayet makamının örneğin hesapları gereği gibi denetlememesinden doğan zarar. İkincisi ikincil sorumluluktur: vasinin ödeme gücü olmadığı için tahsil edilemeyen zarar.

m.468/2, zararı tazmin eden Devletin zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu edeceğini düzenler.

Yetkili mahkeme bakımından m.469, vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davalarının vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görüleceğini belirtir.

Alacağın niteliği bakımından m.494, vesayet altındaki kişinin vasi veya Devlete karşı alacaklarının imtiyazlı alacak olduğunu düzenler.

Vasiye karşı önlemler bakımından m.486, gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vesayet makamının vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabileceğini ve gerekirse muhtemel zararı göz önünde bulundurarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabileceğini düzenler.

Süreler: m.489-493 ve TBK m.153

Vesayetten doğan tazminat talepleri, genel zamanaşımı sürelerinden çok daha kısa sürelere bağlanmıştır.

4721 sayılı Kanun m.489, görevi sona eren vasinin yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle ve malvarlığını teslime hazır bulundurmakla yükümlü olduğunu düzenler.

m.491, vesayet makamının kesin hesabı, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirterek vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye tebliğ edeceğini belirtir.

Zamanaşımı bakımından m.492/1, sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davasının kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.

m.492/2, tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak tazminat davasının zamanaşımı süresinin zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıl olduğunu belirtir.

m.492/3, vesayet dairelerinde görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımının genel hükümlere tabi olduğunu düzenler.

m.493/1, olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya sorumluluk sebebine dayanan tazminat davasının bunun öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabileceğini düzenler.

m.493/2, vesayetten doğan tazminat davalarının her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını belirtir.

Vesayet süresince ise TBK m.153/1-2 uygulanır: vesayet süresince vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur.

Yasal temsilciye ve Devlete karşı talep süreleri

TalepSüreBaşlangıçDayanak
Çocuğun ana ve babaya karşı alacağıVelayet süresince işlemezVelayetin sona ermesiTBK m.153/1-1
Vesayet altındakinin vasiye karşı alacağıVesayet süresince işlemezVesayetin sona ermesiTBK m.153/1-2
Vasi ve kayyıma karşı tazminatBir yılKesin hesabın tebliğiTMK m.492/1
Tazmin ettirilemeyen zarar için Devlete karşıBir yılTahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasıTMK m.492/2
Vesayet dairesi görevlilerinin zararıGenel hükümlerGenel hükümlerTMK m.492/3
Sonradan öğrenilen sorumluluk sebebiBir yıl; her hâlde on yılÖğrenme; kesin hesabın tebliğiTMK m.493

Bu tablodaki en kritik süre, kesin hesabın tebliğinden itibaren işleyen bir yıllık süredir. Kısıtlılığı kaldırılan kişi veya ölümü hâlinde mirasçıları, tebliğ edilen kesin hesabı fon yatırımları bakımından dikkatle incelemelidir.

Mirasçıların hakları fon yatırımcısı vefat etti: mirasçıların hakları yazımızda ele alındı.

Vasinin İşlemlerine Şikâyet ve Görevden Alma: m.461, m.483-487

Vesayet altındaki kişinin yakınları, vasinin fon yatırımlarını öğrendiklerinde vesayet makamına başvurabilir.

4721 sayılı Kanun m.461/1, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin ve her ilgilinin vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabileceğini düzenler.

m.461/2, vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebileceğini belirtir.

Görevden alma bakımından m.483/1, vasinin görevini ağır surette savsaklaması, yetkilerini kötüye kullanması veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunması ya da borç ödemede acze düşmesi hâlinde vesayet makamı tarafından görevden alınacağını düzenler.

m.483/2, vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse vesayet makamının kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabileceğini belirtir.

m.484, her ilgilinin vasinin görevden alınmasını isteyebileceğini düzenler.

m.487, vesayet makamının görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlü olduğunu belirtir.

Fon Dosyasında Uygulama

Duruma göre yol

DurumYolDayanak
Veli çocuğun parasını riskli fona yatırdı, fon kilitlendiÖzen değerlendirmesi; kuruluşlara karşı süresinde takipm.352, m.363
Boşanma sonrası velayet sahibi eş yatırımdaki değişikliği bildirmediBildirim ve önlem talebim.353, m.360
Çocuk malları tehlikedeTalimat, tevdi, güvence, kayyımm.360, m.361
Çocuğun veliye karşı talebiTemsil kayyımı; zamanaşımı işlemezm.426/1-2; TBK m.153/1-1
Genç kendi başına uygulamadan fon aldıOnama yoksa geri istemem.16, m.343, m.451-452
Vasi kısıtlının parasını fona yatırdıŞikâyet; yatırım alanı dışı; izin kontrolüm.441, m.461, m.462/2
Kısıtlının önceden aldığı fon paylarıUygun zamanda güvenli yatırıma dönüştürmem.442
Vasi kuruluşa dava açmak istiyorVesayet makamı iznim.462/8
Vasinin ödeme gücü yokDevletin ikincil sorumluluğum.468/1, m.492/2
Kesin hesap tebliğ edildiBir yıl içinde tazminat davasım.492/1

Vasinin İşlemlerine Karşı Şikâyet Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, kısıtlı bir kişinin yakınının, vasinin fon yatırımına ilişkin olarak vesayet makamına yapacağı başvuru için hazırlanmış çerçevedir.

[ ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Vesayet Makamı Sıfatıyla)

DOSYA NO: [Vesayet dosyası numarası]

ŞİKÂYETÇİ: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Kısıtlıya yakınlığı]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KISITLI: [Ad Soyad]

VASİ: [Ad Soyad]

KONU: Vasinin kısıtlıya ait paraları yatırım fonuna yönlendirmesine ilişkin şikâyet, hesap istenmesi ve koruma önlemleri talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Kısıtlı [Ad Soyad], Sayın Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında verilen kararla kısıtlanmış ve [Ad Soyad] vasi olarak atanmıştır. Müvekkil kısıtlının [yakınlık derecesi] olup ilgili sıfatını taşımaktadır.

2. Müvekkilin öğrendiğine göre vasi, [tarih] tarihinde kısıtlıya ait [tutar] TL’yi [kuruluş] aracılığıyla [fon adı ve kodu] unvanlı yatırım fonuna yatırmıştır. Anılan fon Sermaye Piyasası Kurulunun kararıyla tasfiye sürecine girmiş ve payların değeri önemli ölçüde düşmüştür. Bu işlem için Sayın Mahkemenizden izin alındığına dair dosyada bir kayıt bulunmamaktadır.

Şikâyet hakkı — Türk Medeni Kanunu m.461

Anılan maddenin birinci fıkrası, her ilgilinin vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabileceğini öngörmektedir.

Paraların yatırılması — Türk Medeni Kanunu m.441 ve m.442

Anılan Kanunun 441. maddesi, vesayet altındaki kişinin ihtiyacı dışındaki paraların vesayet makamınca belirlenen millî bir bankaya yatırılmasını veya Hazine menkul kıymetlerine çevrilmesini öngörmektedir. Kısıtlının parasının bir yatırım fonuna yönlendirilmesi bu çerçevenin dışındadır. 442. madde ise güven verici olmayan yatırımların uygun zamanda ve kısıtlının menfaati gözetilerek güvenli yatırımlara dönüştürülmesini emretmektedir.

İzin — Türk Medeni Kanunu m.462 ve m.465

Anılan Kanunun 462. maddesinin ikinci bendi, olağan yönetim dışında kalan hak ve değerlerin alımını vesayet makamının iznine bağlamaktadır. 465. madde uyarınca izin alınmadan yapılan işlemler kısıtlının vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.

Kısıtlının görüşü — Türk Medeni Kanunu m.450

Vasinin, yatırımı kısıtlıyla konuşarak ve onun uygun bulmasıyla yaptığını ileri sürmesi beklenebilir. Anılan Kanunun 450. maddesi, vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Kaldı ki kısıtlanmış bir kişinin riskli bir yatırım ürününün niteliğini değerlendirebilecek durumda olduğu da kabul edilemez.

Hesap ve önlemler — Türk Medeni Kanunu m.454, m.464 ve m.486

Anılan Kanunun 454. maddesi vasiye iyi bir yönetici gibi özenle yönetme ve hesap verme yükümlülüğü yüklemekte; 464. maddesi Sayın Mahkemenize hesapları inceleme ve kısıtlının menfaatini korumak için uygun önlemleri alma yetkisi vermektedir. Gecikmesinde tehlike bulunduğundan 486. madde uyarınca vasiye geçici olarak işten el çektirilmesi ve muhtemel zarar göz önünde bulundurularak vasinin mallarına ihtiyati haciz konulması değerlendirilmelidir.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.441, m.442, m.450, m.454, m.461, m.462, m.464, m.465, m.467, m.483, m.486 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Vesayet dosyası; kuruluş ve merkezi kayıt kuruluşu kayıtları (celbi talep olunur); banka hesap hareketleri (celbi talep olunur); vasinin verdiği hesaplar; her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; vasiden fon yatırımına ilişkin ayrıntılı hesap ve açıklama istenmesine, fon paylarının kısıtlının menfaatine uygun zamanda güvenli yatırıma dönüştürülmesi için talimat verilmesine, kuruluşa karşı hakların takibi için gerekli izin ve önlemlerin değerlendirilmesine, gecikmesinde tehlike bulunduğundan vasiye geçici olarak işten el çektirilmesine ve vasinin mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Şikâyetçi Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Vesayet makamının kararına karşı itiraz süresi, m.461/2 uyarınca tebliğden itibaren on gündür.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, velayet ile vesayeti aynı kurallara tabi saymaktır. TMK m.342/3, vesayet makamı izinlerini velayetteki temsilden ayrık tutar.

İkinci hata, velinin sınırsız yatırım serbestisi olduğunu sanmaktır. m.363, ana ve babayı çocuk malları bakımından vekil gibi sorumlu tutar.

Üçüncü hata, boşanma sonrası yatırımdaki önemli değişikliği hâkime bildirmemektir. m.353 velayet sahibi eşe bu yükümlülüğü yükler.

Dördüncü hata, çocuğun kuruluşlara karşı talebinde zamanaşımının durduğunu sanmaktır. TBK m.153/1-1 yalnız ana ve babaya karşı alacakları kapsar.

Beşinci hata, menfaat çatışmasında veliyi temsilci saymaktır. m.426/1-2 bu durumda temsil kayyımı atanmasını öngörür.

Altıncı hata, vasinin kısıtlının parasını serbestçe yatırabileceğini sanmaktır. m.441 yatırım alanını millî banka ve Hazine menkul kıymetleriyle sınırlar.

Yedinci hata, vasinin kuruluşa karşı izinsiz dava açmasıdır. m.462/8 dava açmayı ve sulh olmayı vesayet makamının iznine bağlar.

Sekizinci hata, kısıtlının onayını vasinin savunması olarak kabul etmektir. m.450 bu onayın vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını açıkça belirtir.

Dokuzuncu hata, kesin hesabın tebliğinden sonraki bir yıllık süreyi kaçırmaktır. m.492/1 vasi ve kayyıma karşı tazminat davasını bu süreye bağlar.

Onuncu hata, vasiden tahsil edilemeyen zararda Devlete başvurmayı düşünmemektir. m.468/1 Devletin ikincil sorumluluğunu öngörür ve m.492/2 bunun için ayrı bir süre tanır.

Çocukla ortak hesap: Ortak hesaptaki tasfiye nakdinin çocuğa düşen kısmı ve hesap türüne göre kimin çekebileceği ortak hesaptaki fon: tasfiye ödemesi kime gider yazımızda ele alındı.
Henüz kısıtlanmamış yaşlı yakınınıza fon satıldıysa: Ayırt etme gücü yoksa işlem hükümsüzdür (TMK m.15); kısıtlama, vasinin dava açması ve iade ayırt etme gücü olmayan yaşlıya fon satıldı yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Ana veya baba çocuk adına fon yatırımı yapabilir mi?

Evet. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.352/1, ana ve babanın velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü olduklarını düzenler; m.342/3 uyarınca vesayet makamı izinleri velayetteki temsilde aranmaz.

Ana ve baba çocuğun parasını kaybettiyse sorumlu olur mu?

TMK m.363/1, ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olduklarını düzenler; özensiz bir yatırım kararından doğan zarar bu kapsamda değerlendirilir.

Ana ve baba çocuğun malları için hesap vermek zorunda mı?

TMK m.352/1 uyarınca ana ve baba kural olarak hesap ve güvence vermez; ancak m.360/2 hâkime bilgi ve hesap isteme, yetersiz görürse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verme yetkisi tanır.

Boşanmadan sonra velayet sahibi eşin çocuğun fonu hakkında bildirim yükümlülüğü var mı?

Evet. TMK m.353, evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorunda olduğunu düzenler.

Çocuğun malları tehlikedeyse hangi önlemler alınabilir?

TMK m.360, hâkimin yönetim konusunda talimat verebileceğini, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebileceğini; m.361/1 ise başka şekilde önlenemiyorsa yönetimin bir kayyıma devredilebileceğini düzenler.

Önlem alınması için velinin kusurlu olması gerekir mi?

Hayır. TMK m.360/1, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemesini yeterli sayar.

Çocuk adına yatırım hesabı açılsın diye verilen paranın getirisini veli kullanabilir mi?

TMK m.357, faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da ana ve babanın kullanmaması koşuluyla çocuğa yapılan kazandırmaların gelirlerini ana ve babanın kendi menfaatlerine harcayamayacaklarını düzenler.

Çocuğun veliye karşı tazminat talebi zamanaşımına uğrar mı?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153/1-1, velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımının işlemeyeceğini, başlamışsa duracağını düzenler.

Çocuğun kuruluşlara karşı talebinde de zamanaşımı durur mu?

Hayır. TBK m.153/1-1 yalnız ana ve babaya karşı alacakları kapsar; kuruluşlara karşı alacaklarda zamanaşımı işler ve veli m.352 uyarınca süresinde harekete geçmelidir.

Veli ile çocuk arasında menfaat çatışması varsa çocuğu kim temsil eder?

TMK m.426/1-2, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatışması hâlinde vesayet makamının istek üzerine veya resen temsil kayyımı atayacağını düzenler.

Ergin olmayan genç kendi başına fon alabilir mi?

TMK m.343 ve m.16/1 uyarınca ayırt etme gücüne sahip küçük yasal temsilcinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; m.451 uyarınca işlem sonradan onanmazsa m.452 gereği taraflar verdiklerini geri isteyebilir.

Vasi kısıtlının parasını yatırım fonuna yatırabilir mi?

TMK m.441/1, vesayet altındaki kişinin ihtiyacı dışındaki paraların vesayet makamınca belirlenen millî bir bankaya yatırılacağını veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrileceğini düzenler; yatırım fonu bu çerçevenin dışındadır.

Kısıtlının önceden aldığı fon payları ne olacak?

TMK m.442, yeteri kadar güven verici olmayan yatırımların uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek güvenli yatırımlara dönüştürüleceğini düzenler.

Vasinin fon payı alım-satımı için izin gerekir mi?

TMK m.462/2, olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımını, satımını, devrini ve rehnedilmesini vesayet makamının iznine bağlar.

Vasi kuruluşa karşı dava açabilir mi?

TMK m.462/8, acele hâllerde geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma ve tahkimi vesayet makamının iznine bağlar.

Kısıtlı yatırımı onaylamışsa vasi sorumluluktan kurtulur mu?

Hayır. TMK m.450, vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını açıkça düzenler.

Vasiden tahsil edilemeyen zarardan Devlet sorumlu mudur?

TMK m.468/1, Devletin vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan, vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan ise ikincil olarak sorumlu olduğunu düzenler.

Vasiye karşı tazminat davası ne zaman açılmalıdır?

TMK m.492/1, sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davasının kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını; m.493/2 ise her hâlde on yıllık üst sınır öngörür.

Vasinin fon işlemlerine nereye şikâyet edilir?

TMK m.461/1, her ilgilinin vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine şikâyette bulunabileceğini; m.461/2 ise kararlara karşı tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebileceğini düzenler.

Vasi görevden alınabilir mi?

TMK m.483, görevini ağır surette savsaklayan veya yetkilerini kötüye kullanan vasinin görevden alınacağını; m.486 ise gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vasiye işten el çektirilip vasinin mallarına ihtiyati haciz konulabileceğini düzenler.

İlgili Rehberler

Vasiye karşı süre bir yıl

Kesin hesap tebliğ edildiyse süreyi kaçırmayın. 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Çocuk veya kısıtlı adına yapılan yatırımda yasal temsilcinin sorumluluğunu ve süreleri birlikte değerlendirelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik velayet, vesayet ve sermaye piyasası hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Tasfiye edilen fonlar listesi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk