Konkordato, borçluya borçlarını yeniden yapılandırma imkânı verir; ama konkordato başvurusundan önce yapılmış mal kaçırma işlemlerini temizlemez. Başvurudan önceki devirler, bağışlamalar, düşük bedelli satışlar ve yakınlara yapılan işlemler İcra ve İflas Kanunu’nun 277-284. maddelerindeki iptal davasına tabi olmaya devam eder. Mühlet verildikten sonra ise kanun daha sert davranır: borçlu mahkeme izni olmadan rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez, ivazsız tasarrufta bulunamaz; bu işlemler dava açmaya gerek kalmadan hükümsüzdür (İİK m.297/2). Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda iptal davası sürelerinin hesabında geçici mühlet tarihi esas alınır (İİK m.309/k). Bu yazı, konkordatonun her aşamasında mal kaçırmaya karşı hangi yolun işlediğini, mühletin iptal davası sürelerine etkisi konusundaki tartışmayı, 7571 sayılı Kanunla bir yıla inen süreyi, muvazaalı alacaklarla oylamanın sakatlanmasına karşı yolları ve alacaklı, borçlu ve malı devralan üçüncü kişi için yapılacakları anlatır.
Borçlunuz konkordato ilan etti ve mal kaçırdığından mı şüpheleniyorsunuz?
Devirlerin tarihlerini, aciz belgesi durumunu ve sürelerinizi birlikte çıkaralım; iptal davası, komisere bildirim ve tasdik itirazı arasında doğru yolu seçelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Beş soru, beş cevap
Konkordato başvurusundan önce kaçırılan mal geri getirilebilir mi? Evet. Bu işlemler İİK m.278, m.279 ve m.280’deki şartlar varsa iptal davasına konu olur; konkordato bu işlemleri geçerli kılmaz.
Mühlet içinde yapılan devir ne olur? Mahkeme izni olmadan yapılan rehin, kefalet, taşınmaz ve işletme tesisatı devri, takyit ve ivazsız tasarruflar kanun gereği hükümsüzdür (İİK m.297/2). Ayrıca mühletin kaldırılması ve iflas gündeme gelebilir (İİK m.292/1-c).
Mühlet içinde iptal davası açılabilir mi? Mühlet içinde takip yapılamadığı için aciz belgesi alınamaz; bu nedenle dava açılabilirliği ve sürelerin işleyip işlemeyeceği kanunda açıkça düzenlenmemiştir ve öğretide tartışmalıdır. Süreleri kaçırmamak için temkinli hareket etmek gerekir.
İptal kararı kime yarar? Bireysel davada yalnızca davayı açan alacaklıya; o alacaklı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi kazanır (İİK m.283). Mal borçluya geri dönmez.
Borçlu oylamayı danışıklı alacaklarla kazanırsa? Alacak kaydına itiraz, tasdik duruşmasında itiraz ve kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun tamamen feshi (İİK m.308/f) yolları vardır.
Kısa Cevap: Konkordato Mal Kaçırmayı Korumaz
Konkordato, dürüst borçlunun ayakta kalmasını sağlamak için tasarlanmış bir kurumdur. Alacaklıların bir kısmının alacağından vazgeçmesi veya ödemelerin vadeye yayılması, borçlunun malvarlığını alacaklılardan gizlemediği varsayımına dayanır. Bu nedenle kanun, konkordato sürecini mal kaçırmaya karşı üç ayrı katmanla korur.
1- Mühletten önceki işlemler bakımından: Genel iptal davası hükümleri (İİK m.277-284) uygulanmaya devam eder. Konkordato talebinde bulunulması, daha önce yapılmış bir bağışlamayı, akrabaya yapılan devri veya alacaklıları zarara uğratma kastıyla yapılmış işlemi geçerli hâle getirmez.
2- Mühlet içindeki işlemler bakımından: Kanun, belirli işlemleri mahkeme iznine bağlar ve izinsiz yapılanları doğrudan hükümsüz sayar (İİK m.297/2). Bu işlemler için iptal davası açılmasına gerek yoktur.
3- Tasdikten sonraki dönem bakımından: Borçlu konkordatoya aykırı davranırsa alacaklı konkordatonun kendisi hakkında feshini (İİK m.308/e), konkordato kötü niyetle sakatlanmışsa tamamen feshini (İİK m.308/f) isteyebilir. Tamamen fesih iflasa, iflas da iflas idaresinin iptal davası açmasına kapı açar.
Üç Dönem, Üç Ayrı Kural
Hangi yolun işleyeceği, işlemin hangi tarihte yapıldığına bağlıdır. Aşağıdaki tablo, konkordato sürecini mal kaçırma açısından dönemlere ayırır.
Konkordatonun dönemlerine göre mal kaçırmaya karşı yollar
| Dönem | Tipik işlem | Hukuki sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Konkordato talebinden önce | Akrabaya taşınmaz devri, bağışlama, değerinin çok altında satış, bir alacaklıya olağan dışı ödeme | Şartları varsa iptal davasıyla iptal edilir; işlem kendiliğinden geçersiz değildir | İİK m.277-284 |
| Geçici veya kesin mühlet içinde | Mahkeme izni olmadan rehin, kefalet, taşınmaz veya işletme tesisatı devri, takyit, ivazsız tasarruf | Kanun gereği hükümsüz; ayrıca mühletin kaldırılması ve iflas gündeme gelebilir | İİK m.297/2, m.297/3, m.292/1-c |
| Mühlet içinde, ileriye dönük | Mühletten önce yapılan ve mühletten sonra doğan bir alacağın devri | Devir hükümsüz | İİK m.294/6 |
| Tasdikten sonra | Konkordato ödemelerinin yapılmaması, mal kaçırarak ifadan kaçınma | Kısmen fesih; kötü niyetle sakatlanma hâlinde tamamen fesih ve iflasa tabi borçluda iflas | İİK m.308/e, m.308/f, m.308 |
| Malvarlığının terki suretiyle konkordato | Tasdikten önce yapılmış hukuki işlemler | İptale tabi; süreler geçici mühlet tarihinden geriye hesaplanır; tasfiye memurları def’i yoluyla iptal ister | İİK m.309/k |
Mühletten Önceki Tasarruflar: İptal Davası (İİK m.277-284)
Konkordato başvurusundan önce yapılmış bir işlemin alacaklılar bakımından etkisiz kılınması için genel iptal davası hükümleri uygulanır. Konkordatoya özgü ayrı bir iptal davası türü yoktur; bu nedenle davanın şartları, süreleri ve sonuçları genel hükümlerdeki gibidir. Genel çerçeve için tasarrufun iptali davası alacaklı rehberine bakabilirsiniz; aşağıda konkordatoyla kesişen noktaları anlatıyoruz.
Davayı kim açabilir?
İİK m.277’ye göre iptal davasının amacı, m.278, m.279 ve m.280’de sayılan tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Davayı elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan her alacaklı ile iflas hâlinde iflas idaresi veya kanunda sayılan hâllerde alacaklıların kendileri açabilir. Yargıtay uygulamasında aciz belgesi özel dava şartı olarak aranır; ancak belgenin dava açılmadan önce alınması zorunlu görülmemekte, yargılama sırasında sunulması yeterli kabul edilmektedir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 24.12.2020, E.2017/420, K.2020/8832). Aynı kararda, haczi kabil mal bulunmadığını tespit eden haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebileceği belirtilmiştir.
Konkordato bakımından sorun şuradadır: mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz ve başlamış takipler durur (İİK m.294/1). Takip yapılamayan dönemde aciz belgesi alınması da mümkün olmaz. Bu sorunun sonuçlarını aşağıda ayrı bir başlıkta ele aldık.
Üç iptal sebebi ve süreleri
İptal davası, işlemin türüne göre üç ayrı sebebe dayanır. Her birinin geriye dönük süresi farklıdır ve 7571 sayılı Kanun bu sürelerden birini değiştirmiştir.
İptal sebepleri ve süreleri (7571 sayılı Kanun sonrası)
| Sebep | Kapsadığı işlemler | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İvazsız tasarruflar | Alışılmış hediyeler dışındaki bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar; ayrıca kanunda bağışlama sayılan işlemler (yakınlarla yapılan tasarruflar, pek aşağı fiyatla yapılan sözleşmeler, ömür boyu gelir, intifa ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri) | Geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl | İİK m.278 (7571 s.K. m.2 ile değişik) |
| Aciz hâlindeki tasarruflar | Mevcut bir borç için önceden taahhüt edilmemiş rehin; para veya mutat ödeme araçları dışında yapılan ödemeler; vadesi gelmemiş borcun ödenmesi; kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler | Hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından önceki bir yıl | İİK m.279 |
| Zarar verme kastı | Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarını zarara uğratma kastıyla yaptığı bütün işlemler (karşı tarafın durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hâllerde) | İşlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalı | İİK m.280 |
| Dava açma süresi | Bütün iptal davaları | Batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl (hak düşürücü) | İİK m.284 |
1- İvazsız tasarruflar bakımından: 7571 sayılı Kanun’la İİK m.278 yeniden yazıldı ve geriye dönük süre iki yıldan bir yıla indirildi. Yeni metinde altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Bu, konkordato öncesinde aile içine yapılan devirlerde ispat yükünü fiilen devralan tarafa yükler. Ayrıntı için akrabaya yapılan devirlerde 7571 sonrası süre ve karineler yazımıza bakın.
2- Aciz hâlindeki tasarruflar bakımından: Konkordato öncesinde bazı alacaklılara öncelik tanınması sık rastlanan bir durumdur. Vadesi gelmemiş bir borcun ödenmesi, para yerine mal verilerek ödeme yapılması veya mevcut bir borç için sonradan rehin verilmesi m.279 kapsamına girebilir. Bu tasarruftan yararlanan kişi, borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse dava dinlenmez (İİK m.279, son fıkra).
3- Zarar verme kastı bakımından: m.280 en geniş iptal sebebidir. Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarını zarara uğratma kastıyla yaptığı bütün işlemler, borçlunun mali durumu ve zarar verme kastı karşı tarafça bilindiğinde veya bilinmesini gerektiren açık emareler bulunduğunda iptal edilebilir. Karşı taraf borçlunun eşi, usul veya füruu, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımı, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun durumunu bildiği farz olunur (İİK m.280/3). Ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamını veya önemli bir kısmını devralan kişi bakımından da benzer bir karine vardır (İİK m.280, son fıkra).
Kime karşı açılır, sonucu nedir?
İptal davası borçlu ve borçlu ile hukuki işlem yapan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kişiler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır; kötü niyetli üçüncü kişiler aleyhine de açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmez (İİK m.282).
Davanın sonucu sık yanlış anlaşılır. İptal kararıyla mal borçluya geri dönmez. Davacı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi kazanır; mal taşınmazsa üçüncü kişi adına olan kaydın düzeltilmesine gerek olmadan haciz ve satışını isteyebilir (İİK m.283/1). Mal üçüncü kişinin elinden çıkmışsa, üçüncü kişi davacının alacağından fazla olmamak üzere yerine geçen değer oranında nakden tazmine mahkûm edilir (İİK m.283/2).
Dava açma süresi, batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıldır ve bu süre hak düşürücüdür (İİK m.284). Konkordato süreci uzun sürebildiği için bu süre özellikle önemlidir.
Süreleriniz işliyor olabilir
Mühletin iptal davası sürelerine etkisi tartışmalıdır. Elinizdeki işlemleri bir yıl ve beş yıl sınırlarına göre bugün kontrol edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppMühlet İptal Davasını Nasıl Etkiler? Kanunda Açık Hüküm Olmayan Noktalar
İİK m.294/1’e göre mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılanlar da dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Hüküm takiplerden söz eder; iptal davasından söz etmez. Bu nedenle mühletin iptal davasına etkisi konusunda üç soru açıkta kalır.
Mühlet ve iptal davası: tartışmalı üç soru
| Soru | Kanun ne diyor? | Öğretideki görüşler | Temkinli davranış |
|---|---|---|---|
| Mühlet içinde iptal davası açılabilir mi? | Takip yasağı var; dava açma yasağı yok. Aciz belgesi ise takip yapılmadan alınamaz. | Mühletin dava açılmasına veya derdest davaların yürütülmesine engel olmadığı; mühletten önce aciz belgesi alınamamışsa bu belgenin dava şartı sayılmaması gerektiği savunulmaktadır. | Mühletten önce aciz belgesi alınmışsa dava süresi beklenmeden açılmalı. |
| İİK m.284’teki beş yıllık süre mühlette durur mu? | m.294/1 yalnızca bir takip muamelesiyle kesilebilen süreleri durdurur. | Bir görüş sürenin mühlette işlemeyeceğini, bir görüş işlemeye devam ettiğini, bir görüş ise sonucun alacaklının mühletten önce aciz belgesi alıp almadığına göre değiştiğini savunur. | Sürenin durduğuna güvenilmemeli; beş yılın dolmasına yakın işlemler için dava hazırlığı mühlet içinde yapılmalı. |
| m.280’deki beş yıllık takip şartı ne olur? | İşlemden itibaren beş yıl içinde haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması aranır; mühlette takip yapılamaz. | Bu sürenin bir takip işlemiyle karşılanabildiği için m.294/1 kapsamında işlemeyeceği ileri sürülebilir; ancak bu konuda yerleşik bir içtihat tespit edemedik. | Beş yıla yaklaşan işlemler bakımından takip, mümkünse mühletten önce başlatılmalı. |
Bu tartışmayı ele alan çalışmalardan biri, Tolga Akkaya’nın Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi’nde 2021 yılında yayımlanan “Konkordatonun Tasarrufun İptali Davasına Etkisi” başlıklı makalesidir. Yazar, mevcut düzenlemeyi isabetli bulmamakta; beş yıllık sürenin aciz belgesinin düzenlendiği, borçlunun iflas ettiği veya konkordatonun tasdik edildiği tarihten itibaren işlemesi gerektiğini savunmaktadır. Aynı sorunu ele alan bir başka yazıda (Av. Yunus Çak, hukukihaber.net, 28.08.2023) da kanun değişikliği önerilmektedir. Bu görüşler bağlayıcı değildir; mahkemelerin nasıl karar vereceği somut dosyaya göre değişebilir.
Mühlet İçindeki İşlemler: Dava Gerekmeden Hükümsüz (İİK m.297)
Mühlet verildikten sonra kanun, borçlunun malvarlığını korumak için iptal davasından daha doğrudan bir araç kullanır. İİK m.297/1’e göre borçlu komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir; mahkeme mühlet kararı verirken veya mühlet içinde bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izniyle yapılmasına ya da işletmenin faaliyetini borçlu yerine komiserin devam ettirmesine karar verebilir.
İİK m.297/2 ise şu işlemleri mahkeme iznine bağlar: borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır (7327 sayılı Kanunla değişik metin).
Mühlet içinde izne bağlı işlemler ve sonuçları
| İşlem | İzin olmadan yapılırsa | Ek yaptırım | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Rehin tesisi | Hükümsüz | Tasarruf yetkisinin kaldırılması veya m.292 çerçevesinde karar | İİK m.297/2-3 |
| Kefil olma | Hükümsüz | Aynı | İİK m.297/2-3 |
| Taşınmazın, işletme için önem arz eden taşınırın veya devamlı tesisatın devri | Hükümsüz | Aynı | İİK m.297/2-3 |
| Taşınmazın, önem arz eden taşınırın veya devamlı tesisatın takyidi | Hükümsüz | Aynı | İİK m.297/2-3 |
| İvazsız tasarruflar | Hükümsüz | Aynı | İİK m.297/2-3 |
| Mahkemenin komiser iznine bağladığı diğer işlemler | Geçerli olarak yapılamaz | Aynı | İİK m.297/1 |
| Mühletten önce yapılan ve mühletten sonra doğan alacağın devri | Hükümsüz | — | İİK m.294/6 |
Borçlu bu hükme veya komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya m.292 çerçevesinde karar verir (İİK m.297/3). Bu kararlar m.288 uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir (İİK m.297/4). M.292’ye göre ise iflasa tabi borçlu bakımından, borçlunun m.297’ye aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması ya da alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması hâlinde mahkeme komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir (İİK m.292/1-c). İflasa tabi olmayan borçlu bakımından aynı hâlde talep reddedilir (İİK m.292/2). Ayrıntı için konkordato talebinin reddi ve iflas yazımıza bakın.
Alacaklı bakımından bunun pratik anlamı şudur: mühlet içinde yapılan izinsiz bir devir için iptal davası şartlarını ispatlamaya gerek yoktur; işlemin mühlet kararından sonra ve izinsiz yapıldığını göstermek yeterlidir. Bu durumun komisere yazılı olarak bildirilmesi, komiserin raporu üzerine m.292 sürecini başlatabilir. Borçlu tarafı içinse izne tabi bir işlem gerçekten gerekiyorsa yol, önceden mahkemeden izin istemektir; bunun için mühlette mahkeme izni talebi dilekçesi örneğimizi inceleyebilirsiniz. Mühletin borçluya etkileri İİK m.297 rehberinde ayrıca anlatılmıştır.
Tasdikten Sonra: Konkordatoya Aykırılık ve Fesih
Konkordato tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir; tasdik edilen projede bağlayıcılığın tasdik kararının kesinleşmesine bağlanması da kararlaştırılabilir (İİK m.308/c/1). Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir (İİK m.308/c/2). Bu kural m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında uygulanmaz (İİK m.308/c/3).
Tasdikten sonra borçlunun mal kaçırması iki ayrı yolla karşılanır.
1- Ödeme yapılmayan alacaklı bakımından: Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı, konkordato uyarınca kazandığı yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir (İİK m.308/e). Öğretide, borçlu projeye uygun ödeme yaptığı sürece konkordatoya tabi alacaklıların iptal davası açamayacağı; borçlu konkordatoya aykırı davranır ve alacaklının takibi sonuçsuz kalırsa iptal davasının gündeme geleceği belirtilmektedir.
2- Bütün alacaklılar bakımından: Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir (İİK m.308/f). Tamamen fesih kararı kesinleştiğinde ilan edilir ve m.308 bu hâlde de uygulanır; yani iflasa tabi borçlu bakımından doğrudan iflas sebeplerinden biri varsa mahkeme borçlunun iflasına resen karar verir (İİK m.308). İflas açıldığında iptal davası açma yetkisi iflas idaresine geçer (İİK m.277/2) ve iptal kararı bütün masanın yararına sonuç doğurur. Bu süreç için iflasta tasarrufun iptali yazımıza bakın.
Fesih yolları ve dilekçe için konkordatonun feshi (İİK m.308/e-f) ve konkordatonun feshi talebi dilekçesi yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordatoda Özel Kural (İİK m.309/k)
Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu, malvarlığını alacaklılara terk eder ve tasfiye konkordato tasfiye memurlarınca yürütülür. Kanun bu türde iptal davası için açık bir hüküm koymuştur. İİK m.309/k’ye göre borçlu tarafından konkordatonun tasdikinden önce yapılmış hukuki işlemler m.277 ilâ m.284’e göre iptale tabidir. Geçici konkordato mühletinin verildiği tarih, iptal davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflasın açılmasının yerini tutar (7101 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkra). Konkordato masasına yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya tamamen reddini sağlamak mümkünse konkordato tasfiye memurları def’i yoluyla iptal talebinde bulunmaya yetkili ve yükümlüdür. Bu konkordato türünün tasfiye memurları, paraya çevirme, rehinli alacaklar ve sıra-pay cetveli kuralları için malvarlığının terki suretiyle konkordato yazımıza bakabilirsiniz.
Adi konkordato ile malvarlığının terki suretiyle konkordatoda iptal davası
| Konu | Adi konkordato | Malvarlığının terki suretiyle konkordato |
|---|---|---|
| Özel iptal hükmü | Yok; genel hükümler (İİK m.277-284) | Var (İİK m.309/k) |
| Geriye dönük sürelerin başlangıcı | Kanunda konkordatoya özgü hüküm yok; aciz belgesi, haciz veya iflas tarihi | Geçici mühletin verildiği tarih |
| Kim ileri sürer? | Aciz belgesi olan alacaklı; iflas hâlinde iflas idaresi | Tasfiye memurları, masaya yöneltilen taleplere karşı def’i yoluyla |
| Kime yarar? | Bireysel davada davacı alacaklıya | Konkordato masasına |
Adi konkordato bakımından ise önemli bir boşluk vardır. Geçici mühlet en fazla beş ay, kesin mühlet bir yıl ve gerektiğinde altı ay daha sürebilir. Konkordato başarısız olup borçlu iflas ettiğinde m.278 ve m.279’daki bir yıllık süreler iflasın açıldığı tarihten geriye hesaplanırsa, konkordato başvurusundan birkaç ay önce yapılan bir bağışlama süre dışında kalabilir. Öğretide (Akkaya, 2021) m.309/k’deki kuralın isabetli olduğu ve adi konkordatodaki düzenlemenin bununla uyumlu olması gerektiği savunulmaktadır. Ancak bu bir kanun hükmü değil, öğretide ileri sürülen bir görüştür; mahkemenin bu görüşe katılacağı garanti değildir.
Muvazaa: Danışıklı Devir ve Danışıklı Alacak
Konkordato uygulamasında muvazaa iki farklı biçimde karşımıza çıkar ve her birinin yolu farklıdır.
Danışıklı devir: malın görünüşte satılması
Borçlunun malını gerçekte satmadığı hâlde satmış gibi göstermesi veya gerçek bedeli gizlemesi, alacaklılar bakımından çoğunlukla iptal davası içinde ele alınır. Yakınlar arasındaki tasarruflarda m.278/2-a’daki karine, pek aşağı fiyatla yapılan sözleşmelerde m.278/2-b’deki karine ve m.280/3’teki bilme karinesi alacaklının ispat yükünü hafifletir. Bu karinelerin dışında kalan durumlarda bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, ödemenin banka kayıtları ve malın fiilen kimde kaldığı gibi olgular belirleyici olur.
Danışıklı alacak: oylamanın sakatlanması
Konkordatoya özgü daha tehlikeli muvazaa türü, gerçekte var olmayan alacakların alacaklılar listesine yazdırılmasıdır. Projenin kabulü m.302’de öngörülen çoğunluğa bağlı olduğundan, borçluya yakın kişilerin gerçek dışı alacaklarla oylamaya katılması sonucu doğrudan değiştirebilir. Bu duruma karşı kanunda birden fazla yol vardır.
Danışıklı alacaklara karşı yollar
| Aşama | Yol | Ne sağlar? | İlgili rehber |
|---|---|---|---|
| Alacak kaydı ve inceleme | Şüpheli alacağın komisere bildirilmesi ve incelemede itiraz | Alacağın listede çekişmeli olarak gösterilmesi ve oylamadaki ağırlığının tartışılması | Alacakların bildirilmesi ve incelenmesi |
| Tasdik duruşması | Tasdike itiraz; çoğunluğun gerçek alacaklarla sağlanmadığının ileri sürülmesi | Tasdik şartlarından m.305/1-c’deki çoğunluk şartının denetlenmesi | Tasdik duruşması ve itiraz |
| Tasdik sonrası | Kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun tamamen feshi | Konkordatonun bütün alacaklılar bakımından feshi; iflasa tabi borçluda iflas | Konkordatonun feshi |
| Çekişmeli alacaklar | İtiraz edilen alacağa ilişkin dava | Alacağın varlığının yargılamada belirlenmesi | Çekişmeli alacaklar ve teminat |
Danışıklı alacakla oylamanın sakatlanması cezai sorumluluk da doğurabilir: mühlet veya tasdik için yanıltma (İİK m.334), gerçek olmayan borç ikrarı yoluyla mal kaçırma (İİK m.331) ve süreç iflasla sonuçlanırsa hileli iflas (TCK m.161) gündeme gelebilir. Bu suçların unsurları, cezaları ve icra mahkemesine şikâyet süreleri konkordato sürecindeki suçlar yazımızda anlatıldı.
Tasdik İncelemesinde İptal Davası Potansiyeli
İİK m.305/1-a’ya göre adi konkordatonun tasdiki için teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması gerekir. Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda ise paraya çevirme hasılatının veya üçüncü kişinin teklif ettiği tutarın iflas yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağı aranır. Ayrıca teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması gerekir; mahkeme bu kapsamda borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve hangi oranda dikkate alınacağını takdir eder (İİK m.305/1-b).
Bu karşılaştırmada önemli bir nokta gözden kaçabilir: iflas hâlinde iflas idaresi iptal davaları açabilir ve kazanılan değerler masaya girer. Konkordato öncesinde önemli varlıklar yakınlara devredilmişse, alacaklı tasdik duruşmasında iflas karşılaştırmasının bu olası değerleri hesaba katmadığını ileri sürebilir. Bu, kanunda açıkça düzenlenmiş bir kural değil, m.305/1-a ve m.305/1-b’nin uygulanmasında ileri sürülebilecek bir argümandır; mahkemenin bunu nasıl değerlendireceği somut dosyaya bağlıdır. Tasdik şartlarının ayrıntısı için konkordatonun tasdiki şartları yazımıza bakın.
İptal Kararı Kimin İşine Yarar?
İptal davasının sonucu, davanın hangi çerçevede açıldığına göre değişir. Bu ayrım, alacaklının dava açıp açmama kararında belirleyicidir.
İptal kararının etkisi
| Durum | Davayı kim açar? | Kararın etkisi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Bireysel takip (konkordato öncesi veya tasdik sonrası aykırılıkta) | Aciz belgesi olan alacaklı | Davacı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi kazanır; diğer alacaklılar bundan doğrudan yararlanmaz | İİK m.277/1, m.283 |
| Konkordatonun reddi veya feshi üzerine iflas | İflas idaresi; kanunda sayılan hâllerde alacaklılar | Değer iflas masasına girer | İİK m.277/2 |
| Malvarlığının terki suretiyle konkordato | Tasfiye memurları (def’i yoluyla) | Masaya yöneltilen talep kısmen veya tamamen reddedilir | İİK m.309/k |
İptal davasını kaybeden üçüncü kişi, karşılık olarak verdiği şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri isteyebilir (İİK m.283/4). Kendisine bağış yapılan kişi iyi niyetliyse yalnızca dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermekle yükümlüdür (İİK m.283, son fıkra).
Alacaklı İçin Yol Haritası
Borçlunun konkordato ilan ettiğini öğrenen alacaklının mal kaçırma şüphesi varsa yapacakları, zamanlamaya göre sıralanır. Genel alacaklı yol haritası için borçlu konkordato ilan etti, ne yapmalıyım yazımıza bakın.
Mal kaçırma şüphesinde alacaklının kontrol listesi
| Ne zaman? | Ne yapılmalı? | Neden? |
|---|---|---|
| Geçici mühlet ilanı görülür görülmez | Alacağı süresinde bildirmek; elindeki takip dosyasının durumunu ve aciz belgesi olup olmadığını tespit etmek | Aciz belgesi iptal davasının özel dava şartıdır; mühlette yeni takip yapılamaz |
| İlk haftalar | Borçlunun son beş yılda yaptığı devirleri, ipotekleri, şerhleri ve yakınlarla yaptığı işlemleri listelemek | m.278 ve m.279 için bir yıl, m.280 için beş yıl önemlidir |
| Mühlet boyunca | Mühlet kararından sonra yapılan izinsiz devir, rehin veya kefalet tespit edilirse komisere yazılı bildirim yapmak | Bu işlemler hükümsüzdür; komiser raporu m.292 sürecini başlatabilir |
| Mühlet boyunca | Beş yıllık dava süresi dolmak üzere olan işlemleri ayrıca izlemek | Sürenin mühlette durup durmadığı tartışmalıdır |
| Alacak listesi açıklandığında | Borçluya yakın kişilerin alacaklarını incelemek ve gerekirse itiraz etmek | Danışıklı alacaklar oylamayı değiştirebilir |
| Tasdik duruşması | Çoğunluk ve iflas karşılaştırması bakımından itirazları ileri sürmek | m.305/1-a, b ve c şartları denetlenir |
| Tasdikten sonra | Ödemeler yapılmazsa kısmen fesih; kötü niyet varsa tamamen fesih istemek | m.308/e ve m.308/f; iflas hâlinde iptal yetkisi iflas idaresine geçer |
Dilekçe hazırlığı için tasarrufun iptali dava dilekçesi örneği ve konkordato alacak kaydı dilekçesi sayfalarımızı kullanabilirsiniz.
Danışıklı alacaklar veya mühlet içinde izinsiz devir mi tespit ettiniz?
Komisere bildirim, alacak listesine itiraz, tasdik duruşması ve fesih taleplerini belgeleriyle birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBorçlu ve Yöneticiler İçin Uyarılar
Konkordato hazırlığı yapan bir işletmenin geçmiş işlemleri, sürecin başından itibaren incelenecektir. Bu nedenle başvurudan önceki dönemde yapılan devirlerin gerekçesi, bedeli ve ödeme belgeleri hazır tutulmalıdır. Yakınlara yapılan devirlerde m.278/2-a’daki karine nedeniyle gerçek değerde ivaz ödendiğinin ispatı devralan tarafa düşer.
Mühlet içinde ise kural açıktır: m.297/2’deki işlemler mahkeme izni olmadan yapılmamalıdır. İzinsiz yapılan işlem hükümsüz olacağı gibi, borçlunun tasarruf yetkisinin kaldırılmasına (m.297/3) ve iflasa tabi borçlu bakımından mühletin kaldırılarak iflasa karar verilmesine (m.292/1-c) yol açabilir. Komiserin ihtarlarına uyulmaması da aynı sonuçları doğurabilir.
Sermaye şirketlerinde yönetim organının bu süreçteki sorumluluğu ayrıca önem taşır. Bu konuyu konkordatoda anonim şirket yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Malı Devralan Üçüncü Kişi Açısından
Konkordato ilan eden bir borçludan mal satın alan veya ondan ödeme alan kişi için risk, işlemin hangi tarihte ve hangi koşullarda yapıldığına bağlıdır.
1- İyi niyet bakımından: İptal davası iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmez (İİK m.282). Ancak m.280/3’te sayılan yakınlar bakımından borçlunun durumunu bildiği farz olunur ve bunun aksi ancak m.279’un son fıkrasına göre ispat edilebilir.
2- Aciz hâlindeki ödemeler bakımından: M.279 kapsamındaki bir tasarruftan yararlanan kişi, borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse iptal davası dinlenmez.
3- Mühlet içindeki işlemler bakımından: Mühlet kararından sonra mahkeme izni olmadan yapılan taşınmaz devri, rehin veya ivazsız tasarruf hükümsüzdür. Mühlet kararları m.288 uyarınca ilan edildiğinden, konkordato sürecindeki bir şirketten taşınmaz veya işletme tesisatı alacak kişinin mahkeme iznini görmesi gerekir.
4- Rücu bakımından: İptal davasını kaybeden üçüncü kişi, karşılık olarak verdiği şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından isteyebilir; mamelekinde doğacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada da isteyebilir (İİK m.283/3-4).
Sık Yapılan Hatalar
1- “Konkordato ilan edildi, artık hiçbir şey yapılamaz” düşüncesi: Takip yasağı vardır; ama mühlet içindeki izinsiz işlemlerin hükümsüzlüğü, komisere bildirim, alacak kaydına itiraz ve tasdik duruşmasındaki itirazlar alacaklının elindeki etkili araçlardır.
2- İki yıllık süreye güvenmek: İİK m.278’deki süre 7571 sayılı Kanunla 25.12.2025’ten itibaren bir yıla inmiştir. Eski kaynaklardaki iki yıllık süreye göre hesap yapılmamalıdır.
3- İptal kararının malı borçluya geri getireceğini düşünmek: Karar, davacı alacaklıya dava konusu mal üzerinde cebri icra yetkisi verir; mal borçlunun malvarlığına dönmez ve bireysel davada diğer alacaklılar doğrudan yararlanmaz.
4- Mühletin bütün süreleri durdurduğunu varsaymak: m.294/1 yalnızca bir takip muamelesiyle kesilebilen süreleri durdurur. İptal davası sürelerine etkisi tartışmalıdır.
5- Mühlet içindeki izinsiz devir için iptal davası şartlarını ispatlamaya çalışmak: Bu işlemler zaten hükümsüzdür; tespit edilmeleri ve komisere bildirilmeleri daha hızlı sonuç verir.
6- Danışıklı alacakları tasdik aşamasına kadar fark etmemek: Alacak listesi açıklandığı anda borçluya yakın kişilerin alacakları incelenmelidir.
Temlik ve faktoring: Konkordato talebinden önce yapılan temliklerde iptal davasının yanında İİK m.294/6’daki hükümsüzlük kuralı da önemlidir: mühletten önce devredilip mühletten sonra doğan alacakların devri hükümsüzdür. Faktoring ilişkilerindeki sonuçlar için konkordatoda faktoring ve alacağın temliki yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato ilan eden borçlunun başvurudan önce yaptığı satış iptal edilebilir mi?
Evet, İİK m.278, m.279 veya m.280’deki şartlar varsa. Konkordato talebi, daha önce yapılmış bir işlemi iptal davasından korumaz. Hangi sebebin uygulanacağı işlemin türüne ve tarihine bağlıdır.
Mühlet içinde yapılan taşınmaz devri geçerli mi?
Mahkeme izni olmadan mühlet kararından sonra yapılan taşınmaz devri hükümsüzdür (İİK m.297/2). Bu işlem için iptal davası açılmasına gerek yoktur; ayrıca mühletin kaldırılması ve iflas gündeme gelebilir (İİK m.292/1-c).
Mühlet içinde iptal davası açabilir miyim?
Kanunda açık hüküm yoktur. Mühletten önce aciz belgesi almış alacaklının dava açabileceği kabul edilmektedir. Aciz belgesi olmayan alacaklı bakımından öğretide, takip yasağı nedeniyle bu belgenin aranmaması gerektiği görüşü vardır; ancak yerleşik bir içtihat tespit edemedik.
İptal davası açma süresi mühlette durur mu?
Tartışmalıdır. İİK m.294/1 yalnızca bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini düzenler. Güvenli yol, m.284’teki beş yıllık sürenin işlemeye devam ettiğini varsayarak hareket etmektir.
7571 sayılı Kanunla ne değişti?
İİK m.278 yeniden yazıldı: ivazsız tasarruflar için geriye dönük süre iki yıldan bir yıla indi ve yakınlar arasındaki tasarruflar, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayıldı. Kanun 25.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda süreler nereden hesaplanır?
Geçici konkordato mühletinin verildiği tarih, iptal davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflasın açılmasının yerini tutar (İİK m.309/k/2).
Adi konkordato reddedilip iflas açılırsa süreler nereden hesaplanır?
Kanunda adi konkordatoya özgü bir hüküm yoktur; m.278 ve m.279 iflasın açıldığı tarihi esas alır. Öğretide m.309/k’deki kuralın adi konkordatoda da uygulanması gerektiği savunulmaktadır; bu bir görüştür, kanun hükmü değildir.
İptal davasını kazanırsam mal borçluya mı döner?
Hayır. Davacı alacaklı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi kazanır; taşınmazsa tapu kaydı düzeltilmeden haciz ve satış isteyebilir (İİK m.283/1).
Borçlu oylamayı danışıklı alacaklarla kazandıysa ne yapılabilir?
Alacak kaydında itiraz edilebilir, tasdik duruşmasında çoğunluğun gerçek alacaklarla sağlanmadığı ileri sürülebilir; tasdikten sonra kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun tamamen feshi istenebilir (İİK m.308/f).
Konkordato tasdik edildikten sonra iptal davası açılabilir mi?
Öğretide, borçlu projeye uygun ödeme yaptığı sürece konkordatoya tabi alacaklıların iptal davası açamayacağı; borçlu konkordatoya aykırı davranır ve alacaklının takibi sonuçsuz kalırsa davanın gündeme geleceği belirtilmektedir. Ödeme yapılmayan alacaklı ayrıca kısmen fesih isteyebilir (İİK m.308/e).
Konkordato öncesinde bir alacaklıya yapılan ödeme iptal edilebilir mi?
Para veya mutat ödeme araçları dışında yapılan ödemeler ve vadesi gelmemiş borçların ödenmesi, hacizden, acizden veya iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yapılmışsa m.279 kapsamında iptal edilebilir. Ödemeyi alan, borçlunun durumunu bilmediğini ispat ederse dava dinlenmez.
Mühlet içinde müstakbel alacak devri geçerli mi?
Mühletten önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak mühletin verilmesinden sonra doğmuşsa bu devir hükümsüzdür (İİK m.294/6).
İlgili Rehberler
- Konkordato Hukuku Rehberi (ana rehber)
- Tasarrufun İptali Davası: İİK m.277-284 Alacaklı Rehberi
- Tasarrufun İptali Davası: Borçlunun Mal Kaçırmasına Karşı
- İflasta Tasarrufun İptali
- Konkordato Mühletinde İcra Takipleri Durur mu? (İİK 294)
- Konkordatoda Geçici Mühlet Nedir?
- Konkordatoda Kesin Mühlet Nedir?
- Konkordato Alacaklılar Toplantısı ve Oylama (İİK 302)
- Konkordatoda Alacaklının Hakları ve Alacak Bildirimi
Konkordato sürecinde alacaklı, borçlu veya malı devralan taraf mısınız?
Konkordato ve iptal davası dosyalarında yol haritanızı birlikte çıkaralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

