Şirket İflas Ederse Hisselerim Ne Olur? 2026 — Borsa Şirketinin İflası, Kottan Çıkarma, Tasfiye Payı ve Pay Sahibinin Tazminat Hakları (TTK m.507, m.529, m.553-556; İİK m.165, m.184, m.193, m.206; SPKn m.10, m.32; Kotasyon Yönergesi m.23, m.28)
29 Eylül 2026

Şirket İflas Ederse Hisselerim Ne Olur? 2026 — Borsa Şirketinin İflası, Kottan Çıkarma, Tasfiye Payı ve Pay Sahibinin Tazminat Hakları (TTK m.507, m.529, m.553-556; İİK m.165, m.184, m.193, m.206; SPKn m.10, m.32; Kotasyon Yönergesi m.23, m.28)

Şirket iflas etse de hisseleriniz elinizden alınmaz: paylar MKK kayıtlarında sizin adınıza kalır. Değişen, bu payların hukuki ve ekonomik karşılığıdır. İflas, mahkemenin iflas kararıyla ve kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1); iflas davasının açılması veya KAP’ta açıklanması şirketin iflas ettiği anlamına gelmez. İflas kararıyla anonim şirket sona erer (TTK m.529/1) ve tasfiye hâline girer; tüzel kişiliği, pay sahipleriyle ilişkileri dâhil tasfiye sonuna kadar korunur (TTK m.533). Şirketin haczi kabil malları iflas masasını oluşturur (İİK m.184), şirket bu mallar üzerinde tasarruf yetkisini kaybeder (İİK m.191) ve masa, alacaklılara kanuni sıraya göre dağıtılır (İİK m.206). Pay sahibi alacaklı değildir; tasfiye sonunda kalan tutara payı oranında katılma hakkına sahiptir (TTK m.507/1). Bu nedenle bütün alacaklılar ödenmeden pay sahibine bir şey düşmez. Borsa tarafında iflas kararı kottan çıkarma sebebidir (Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç); iflas kararı sonradan kaldırılırsa paylar başvuru üzerine yeniden kota alınabilir (m.28). Pay sahibinin asıl hukuki imkânları şirkete karşı değil, sorumlulara karşıdır: yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası (TTK m.553, m.555, m.556), yanlış veya eksik KAP açıklaması ve finansal rapor nedeniyle tazminat (SPKn m.32; zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay), halka arz izahnamesi nedeniyle tazminat (SPKn m.10) ve şartları varsa ceza yolu. Yatırımcı Tazmin Merkezi ise şirketin iflasından doğan değer kaybını karşılamaz.

Hisse sahibi olduğunuz şirket iflas sürecinde mi?

Hangi yolun açık olduğunu ve altı aylık süre gibi kaçırılmaması gereken tarihleri, alım tarihlerinize ve şirketin KAP geçmişine göre birlikte çıkaralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

İflas davası açıldı; hisselerim sıfır mı oldu? Hayır. Dava açılması iflas değildir. İflas ancak mahkemenin iflas kararıyla açılır (İİK m.165/1). Dava sürerken paylar işlem görmeye devam edebilir.

İflas kararı verilirse hisselerim ne olur? Paylar sizde kalır; şirket sona erer ve iflas idaresince tasfiye edilir. Pay sahibi, bütün alacaklılar ödendikten sonra kalan tutara katılır (TTK m.507/1; İİK m.206).

Borsada satabilir miyim? İflas kararı kottan çıkarma sebebidir (Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç). Kottan çıkarılan paylar borsada işlem görmez.

Zararımı kimden isteyebilirim? Kusurlu yönetim kurulu üyelerinden (TTK m.553-556), yanlış veya eksik KAP açıklamasını imzalayanlardan (SPKn m.32) ve izahname sorumlularından (SPKn m.10). SPKn m.32 talebinde süre altı aydır.

Kapsam notu. Bu yazı, payları borsada işlem gören bir anonim şirket hakkında iflas süreci başladığında pay sahibinin hukuki durumunu anlatır. Yatırım tavsiyesi değildir; payların satılması veya tutulması yönünde öneri içermez. Şirket tarafının savunması için iflas davası cevap dilekçesi, kamuyu aydınlatma tarafı için iflas talebinin KAP’ta açıklanması yazılarımıza bakabilirsiniz.

İflas Davası Açılması ile Şirketin İflası Aynı Şey mi?

Kısa cevap: Hayır. İflas davası bir taleptir; iflas ancak ticaret mahkemesinin iflas kararıyla ve kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1). Dava aşamasında şirket müflis değildir ve paylarınıza hukuken dokunulmaz.

Pay sahiplerinin en sık düştüğü hata, KAP’ta “iflas talepli dava açıldı” başlığını görünce şirketin iflas ettiğini düşünmektir. İflas yoluyla takip veya doğrudan iflas davası, alacaklının mahkemeden iflas kararı istemesidir. Mahkeme borcun ödenmesi veya depo edilmesi için süre verebilir (İİK m.158/2), muhafaza tedbirlerine hükmedebilir (İİK m.159) ve şartlar oluşmamışsa talebi reddeder. Bu aşamalarda şirket faaliyetine devam eder, organları görevdedir ve paylar kural olarak borsada işlem görür. Eylül 2026’da iflas talepli dava açılan bir borsa şirketinin açıklaması da hakkında iflas kararı bulunmadığını ayrıca belirtmişti; ayrıntılar için Reeder (REEDR) yazımıza bakabilirsiniz.

İflas sürecinin aşamaları ve paylarınıza etkisi

AşamaHukuki durumPaylarınızDayanak
İflas talebi veya dava açıldıŞirket müflis değil; yargılama sürüyorSizde; kural olarak işlem görürİİK m.155-156, m.177
Depo kararıBorcun yedi gün içinde ödenmesi veya depo edilmesi istenirSizde; deponun yapılıp yapılmadığı önemlidirİİK m.158/2
Muhafaza tedbiriMalvarlığını korumaya yönelik tedbirSizde; tedbirin kapsamı KAP’tan izlenmelidirİİK m.159
İflas kararıİflas kararda gösterilen anda açılır; şirket sona ererSizde; kottan çıkarma sebebi doğarİİK m.165/1; TTK m.529/1; Kotasyon Yön. m.23/1-ç
Kanun yoluKanun yolu, ilanı ve masanın oluşturulmasını durdurmazSizde; kararın kaldırılması hâlinde yeniden kota yoluİİK m.164/3; Kotasyon Yön. m.28
Tasfiyeİflas idaresi malları paraya çevirir ve alacaklılara dağıtırAlacaklılardan sonra kalan varsa tasfiye payıİİK m.184, m.206; TTK m.507/1
KapanmaTasfiye tamamlanır; iflas kapanırKalan tutar yoksa ekonomik karşılık kalmazİİK m.254

Dava aşamasındaki ayrıntılar için depo kararı ve muhafaza tedbiri rehberlerimize bakabilirsiniz.

İflas Kararı Verilince Şirkete ve Paylara Ne Olur?

Kısa cevap: Anonim şirket iflasına karar verilmesiyle sona erer (TTK m.529/1) ve tasfiye hâline girer (TTK m.533/1). Tüzel kişilik tasfiye sonuna kadar korunur. Paylar yok olmaz; ancak şirketin malvarlığı artık alacaklıların ödenmesine tahsis edilmiştir.

1- TTK m.529/1 ve m.533 bakımından: Anonim şirket, iflasına karar verilmesiyle sona erer. Sona eren şirket tasfiye hâline girer; tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresiyle kullanır (TTK m.533/2). Bu hüküm pay sahibi bakımından önemlidir: şirket sona ermiş olsa da ortada hâlâ bir tüzel kişi ve ona bağlı pay sahipliği ilişkisi vardır.

2- İİK m.184 ve m.191 bakımından: İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları, hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur; iflasın kapanmasına kadar müflise geçen mallar da masaya girer (m.184/1). Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür (m.191/1). Şirketin yönetimi fiilen iflas idaresine geçer; yönetim kurulunun masa üzerinde tasarruf imkânı kalmaz.

3- İİK m.193-195 bakımından: İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takipleri durdurur ve bu takipler iflas kararının kesinleşmesiyle düşer (m.193). Acele hâller dışında müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam edebilir (m.194). Şirketin borçları muaccel hâle gelir (m.195). Bu sonuçların hepsi alacaklıları ilgilendirir; pay sahibinin hukuki konumu ise bir sonraki başlıkta anlatılan sıralamayla belirlenir.

4- SPKn m.13/1 bakımından: Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Borsada işlem gören paylar MKK kayıtlarında hak sahibi adına izlenir. İflas kararı, pay sahipliğini sona erdirmez; kayıtlarınız yerinde kalır. Kottan çıkarma da payların sahibini değiştirmez.

Borsada Ne Olur? İşlem Sırası, Kottan Çıkarma ve Yeniden Kota

Kısa cevap: İflas kararı, payların kottan çıkarılma sebeplerinden biridir (Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç). Kottan çıkarılan paylar borsada işlem görmez. Çıkarma nedenleri ortadan kalkarsa, ortaklığın başvurusu üzerine paylar yeniden kota alınabilir (m.28).

1- İşlem sırası bakımından: Borsa İstanbul’un Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliği m.25/1, yatırımcı kararını etkileyecek önemde bir bilginin veya yapılacak bir açıklamanın öğrenilmesi hâlinde işlemlerin geçici olarak durdurulabileceğini düzenler. İflas kararı gibi bir gelişme çoğu zaman önce işlem sırasının kapatılmasına yol açar. Ayrıntılar için işlem sırasının geçici durdurulması yazımıza bakabilirsiniz.

2- Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç bakımından: Yönergenin 21.09.2026 tarihli güncel metnine göre Yıldız Pazar, Ana Pazar, Alt Pazar ve Yakın İzleme Pazarı’nda işlem gören paylar, ortaklığın iflasına karar verilmiş olması ya da herhangi bir nedenle tüzel kişiliğinin sona ermesi veya genel kurulda alınan tasfiye kararının tescil edilmesi hâlinde Yönetim Kurulu kararıyla sürekli olarak Borsa kotundan çıkarılabilir. Aynı fıkra, ortaklığın faaliyetlerini devam ettiremeyecek seviyede finansal durumunun bozulmasını da ayrı bir kottan çıkarma sebebi olarak sayar (m.23/1-d). Yatırım ortaklıkları için ayrıca m.25 düzenlenmiştir.

3- Kotasyon Yönergesi m.28 bakımından: Yönetim Kurulu, ortaklığın başvuru yapması durumunda kottan çıkarılmış payların tekrar kota alınmasına karar verebilir. Kottan çıkarıldığı tarihten itibaren bir yıldan fazla süre geçmişse, kottan çıkma nedenlerinin ortadan kalkması, varsa Yönetim Kurulu kararında belirtilen diğer şartların yerine getirilmesi ve kota alma şartlarının tamamının sağlanması gerekir (m.28/1-b). Başvuru tarihinde başka kottan çıkma koşulları oluşmuşsa Yönetim Kurulu gerekçesini belirterek tekrar kota alınmamasına veya payların Yakın İzleme Pazarı’na alınmasına karar verebilir (m.28/2).

4- Piyasa Öncesi İşlem Platformu bakımından: Yönerge, Piyasa Öncesi İşlem Platformunu (PÖİP) halka açık ortaklık statüsünde olup payları borsada işlem görmeyen ortaklıkların ve fiili dolaşım oranı nedeniyle kottan çıkarılan ortaklıkların (m.23/2) paylarının kota alınmadan borsada işlem görebilmesi için oluşturulan platform olarak tanımlar (m.4/1-u). İflas nedeniyle kottan çıkarılan payların bu platformda işlem görmesine ilişkin özel bir hüküm bu tanımda yer almaz; somut durumda Borsa’nın duyuruları izlenmelidir.

Borsa tarafında sonuçlar

GelişmeBorsa sonucuPay sahibi için anlamıDayanak
Önemli açıklama öncesi veya sonrasıİşlem sırasının geçici durdurulmasıGeçici olarak alım satım yapılamazBİAŞ Yönetmeliği m.25
Konkordato başvurusuYakın İzleme Pazarı’na alınmaPaylar farklı pazarda işlem görürKotasyon Yön. m.35/1
İflas kararıKottan çıkarmaBorsada satış imkânı ortadan kalkarKotasyon Yön. m.23/1-ç
Finansal durumun faaliyeti sürdüremeyecek ölçüde bozulmasıKottan çıkarma sebebiİflas kararı olmadan da gündeme gelebilirKotasyon Yön. m.23/1-d
İflas kararının kaldırılmasıBaşvuru üzerine yeniden kotaBorsada işlem görme yeniden gündeme gelirKotasyon Yön. m.28

Pazar değişiklikleri ve kottan çıkarma sebeplerinin tamamı için kotasyon şartları yazımıza, konkordato aşaması için halka arz şirketi konkordato ilan etti yazımıza bakabilirsiniz.

Pay Sahibi Alacaklı mıdır? İflasta Sıralama

Kısa cevap: Hayır. Pay sahibinin şirket malvarlığı üzerindeki hakkı, tasfiye sonucunda kalan tutara payı oranında katılma hakkıdır (TTK m.507/1). İflas masası önce rehinli alacaklılara, sonra dört sıradaki alacaklılara dağıtılır (İİK m.206); pay sahibi en sonda gelir.

1- TTK m.507/1 ve m.543/1 bakımından: Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına ve şirketin sona ermesi hâlinde tasfiye sonucunda kalan tutara payı oranında katılma hakkına sahiptir. Tasfiyeden arta kalan varlık, esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır (TTK m.543/1). Buradaki anahtar kelime “arta kalan”dır: pay sahibinin hakkı, alacaklıların tamamen ödenmesinden sonra doğar.

2- İİK m.206 ve m.207 bakımından: Rehinli alacaklılar rehnin satış bedeli üzerinden önce ödenir (m.206/1). Teminatsız alacaklar dört sıraya ayrılır: birinci sırada işçi alacakları, yardım sandıklarına borçlar ve nafaka alacakları; ikinci sırada velayet ve vesayet nedeniyle doğan alacaklar; üçüncü sırada özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar; dördüncü sırada imtiyazsız diğer bütün alacaklar yer alır (m.206/4). Bir sıradaki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonraki sıradakiler bir şey alamaz (m.207). Pay sahibi bu sıraların hiçbirinde yer almaz.

3- Pay sahibinin ayrıca alacaklı olduğu hâller bakımından: Pay sahibinin şirketten payından bağımsız bir alacağı varsa, örneğin şirkete borç para vermişse, şirketle arasında ticari bir alacak doğmuşsa veya genel kurulca dağıtılmasına karar verilmiş ancak ödenmemiş bir kâr payı bulunuyorsa, bu alacak için masaya kayıt yaptırabilir. Bu durumda pay sahibi alacaklı sıfatıyla, alacağın niteliğine göre ilgili sırada yer alır. Payın kendisi ise masaya kaydedilecek bir alacak değildir.

Karşı görüş şudur: “Payları halka arzda para ödeyerek aldım; şirkete sermaye koydum, bu nedenle ben de alacaklıyım.” Bu görüş kabul edilemez. Sermaye koyma karşılığında pay sahipliği hakları kazanılır; sermaye bir borç değil, şirketin özkaynağıdır ve alacaklılara karşı teminat işlevi görür. Kanun bu nedenle pay sahibini alacaklılardan sonraya koyar (TTK m.507/1, m.543/1). Pay sahibinin korunması, sıralamada değil, aşağıda anlatılan sorumluluk hükümlerinde aranmalıdır. Sıra cetveli ve itiraz süreleri için iflasta alacakların sırası yazımıza bakabilirsiniz.

İflas masasının dağıtım sırası

SıraKimDayanak
ÖnceRehinli alacaklılar, rehnin satış bedeli üzerindenİİK m.206/1
Birinci sıraİşçi alacakları, yardım sandıklarına borçlar, nafaka alacaklarıİİK m.206/4
İkinci sıraVelayet ve vesayet nedeniyle doğan alacaklarİİK m.206/4
Üçüncü sıraÖzel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklarİİK m.206/4
Dördüncü sıraİmtiyazsız diğer bütün alacaklarİİK m.206/4
En sonPay sahipleri, arta kalan tutar üzerinden ve payları oranındaTTK m.507/1, m.543/1

Hisse Sıfırlanır mı? Hukuki ve Ekonomik Durum

Kısa cevap: Hukuken paylar sizde kalır. Ekonomik karşılık ise, masa alacaklıların tamamını ödemeye yetip yetmediğine bağlıdır. Alacaklılar tamamen ödenemezse pay sahibine dağıtılacak bir tutar kalmaz.

Borca batık bir şirkette aktifler borçları karşılamaya yetmez; bu nedenle iflas tasfiyesinin sonunda pay sahiplerine dağıtılacak bir tutar kalmaması sık görülen sonuçtur. Buna karşılık iflas kararı, borca batıklık dışındaki sebeplerle de verilebilir. Örneğin ilamlı bir alacağın ödenmemesi üzerine doğrudan iflas kararı verilen bir şirketin aktifleri borçlarından fazla olabilir (İİK m.177). Böyle bir durumda tasfiye sonunda pay sahiplerine bir tutar kalması mümkündür. Ancak iflas tasfiyesinde mallar zorunlu satışla paraya çevrildiğinden, aktiflerin defter değeri ile tasfiyede elde edilen bedel arasında ciddi fark oluşabilir.

Pay sahibi açısından önemli olan bir başka nokta, iflas kararının kesinleşmemiş olabileceğidir. Kanun yoluna başvurulması iflas kararının ilanına ve masanın oluşturulmasına engel olmaz (İİK m.164/3); ancak karar kaldırılırsa şirket tasfiyeden çıkar ve paylar yeniden ekonomik değer kazanabilir. İflas ayrıca İİK m.182’de sayılan hâllerde, yani bütün alacaklıların taleplerini geri aldıklarını bildirmesi, bütün alacakların ödendiğinin belgelenmesi veya konkordatonun tasdik edilmesi hâlinde kaldırılabilir. Ayrıntılar için iflasın kapanması ve kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Yolu 1: Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu (TTK m.553-556)

Kısa cevap: Kusurlu yönetim kurulu üyeleri şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara verdikleri zarardan sorumludur (TTK m.553). Şirketin uğradığı zarar için pay sahibi tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir (m.555). İflas hâlinde bu talep önce iflas idaresince ileri sürülür; idare dava açmazsa her pay sahibi davayı açabilir (m.556).

1- TTK m.553 bakımından: Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Pay sahibinin doğrudan malvarlığında oluşan zarar, örneğin yanıltıcı bilgiye dayanarak pay satın alınması, bu hükme göre doğrudan istenebilir.

2- TTK m.555 bakımından: Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir; ancak pay sahipleri tazminatın yalnızca şirkete ödenmesini isteyebilir. Pay sahibinin davası hukuki ve maddi sebeplerle haklı görülürse mahkeme, dava giderleri ile avukatlık ücretini, davalıya yükletilemediği hâllerde davacı pay sahibi ile şirket arasında hakkaniyete göre paylaştırır (m.555/2).

3- TTK m.556 bakımından: Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde, tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir; ancak pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür (m.556/1). İflas idaresi bu davayı açmazsa her pay sahibi veya şirket alacaklısı davayı açabilir. Elde edilen hasıla, İİK hükümlerine göre önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine tahsis olunur; bakiye, sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine ödenir; artan iflas masasına verilir (m.556/2). Şirketin istemlerinin devrine ilişkin İİK m.245 saklıdır (m.556/3).

4- TTK m.376/3 bakımından: Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarır; aktifler alacakları karşılamaya yetmiyorsa durumu asliye ticaret mahkemesine bildirerek şirketin iflasını ister. Bu yükümlülüğün zamanında yerine getirilmemesi ve bu süreçte şirketin borçlanmaya devam etmesi, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun en sık tartışılan dayanaklarından biridir. Sermaye kaybı eşikleri için sermaye kaybı ve borca batıklık (TTK m.376) yazımıza bakabilirsiniz.

Karşı görüş şudur: “Şirket iflas etti; yönetim kurulu üyeleri de piyasa koşullarının kurbanıdır, sorumluluk olmaz.” Sorumluluk kusura bağlıdır ve iflasın kendisi tek başına kusur sayılmaz. Ancak borca batıklık işaretlerine rağmen ara bilanço çıkarılmaması, mahkemeye bildirimin geciktirilmesi, ilişkili taraflara ödeme yapılması veya kamuyu aydınlatma yükümlülüğünün ihlali gibi somut ihlaller varsa, piyasa koşulları savunması kusuru ortadan kaldırmaz. Ayrıntılar için yönetim kurulu sorumluluğu (TTK m.549-561) ve halka açık şirkette yönetim kurulu sorumluluğu yazılarımıza bakabilirsiniz.

ÖRNEK: TTK m.556 KAPSAMINDA İFLAS İDARESİNE BAŞVURU
[……] İFLAS MÜDÜRLÜĞÜ ARACILIĞIYLA [……] A.Ş. İFLAS İDARESİ’NE
İFLAS DOSYA NO: [……/……]
BAŞVURAN (PAY SAHİBİ): [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
KONU: Müflis şirketin yönetim kurulu üyelerine karşı TTK m.553 ve m.556 uyarınca sorumluluk davası açılıp açılmayacağının bildirilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1- Müflis şirketin [……] adet payının sahibiyim. Paylarıma ilişkin MKK kaydı ektedir.
2- Şirketin [……] tarihli finansal tablolarından ve [……] tarihli KAP açıklamalarından, [borca batıklık işaretlerine rağmen TTK m.376/3 uyarınca mahkemeye bildirim yapılmadığı / ilişkili taraflara ……… ödeme yapıldığı] anlaşılmaktadır.
3- TTK m.556/1 uyarınca pay sahiplerinin istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür. İdarenin davayı açmaması hâlinde m.556/2 uyarınca davayı açma hakkım saklıdır.
SONUÇ VE İSTEM: Yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılıp açılmayacağının tarafıma yazılı olarak bildirilmesini talep ederim.
[Tarih] — [İmza]
EKLER: MKK pay kaydı, ilgili KAP açıklamaları, finansal tablolar

Tazminat Yolu 2: Yanlış veya Eksik KAP Açıklaması (SPKn m.32)

Kısa cevap: Özel durum açıklaması ve finansal raporlar gibi kamuyu aydınlatma belgelerindeki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden doğan zararlardan, belgeleri imzalayanlar ve adına imzalanan tüzel kişi müteselsilen sorumludur. Talep, zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar (SPKn m.32/6).

1- SPKn m.32/1-3 bakımından: Kanun, m.10’da sorumlu olduğu belirtilen kişilerle birlikte izahname, özel durum açıklaması, finansal raporlar gibi kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanları ve bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişileri, belgelerdeki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumlu tutar. Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları da hazırladıkları raporlardan sorumludur (m.32/2). Bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğunu bilmediğini ve bu bilgisizliğin kast veya ağır ihmalden kaynaklanmadığını ispatlayan kişi sorumlu olmaz (m.32/3).

2- SPKn m.32/4-5 bakımından: Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi içeren diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra borsada satın alınan payların, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması üzerine zarar meydana gelirse, belge ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır (m.32/4). Alım veya satımın belgeye dayanmaması, bilginin yanlış olduğu bilinmesine rağmen işlem yapılması, düzeltmenin yatırım kararından önce ilan edilmiş olması veya bilgi doğru olsaydı dahi zararın doğacak olması hâllerinde talep reddedilir (m.32/5).

Burada iflas sürecine özgü bir sorun vardır. Karine, payların gerçeğe uygun bilginin ortaya çıkmasından hemen sonra borsada satılmasına bağlanmıştır. İşlem sırası kapatılmış veya paylar kottan çıkarılmışsa yatırımcı payları satamayabilir. Bu durumda karinenin nasıl uygulanacağı tartışmaya açıktır ve illiyet bağının genel ispat kurallarına göre kurulması gerekebilir. Bu nedenle alım tarihleri, fiyatlar, satış emirleri ve gerçeklemeyen emirler belgelenmelidir.

3- SPKn m.32/6-7 bakımından: Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi, zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar. Sorumluluğu hafifleten veya kaldıran anlaşma, hüküm ve ifadeler geçersizdir (m.32/7). Altı aylık süre, iflas sürecinin uzunluğu karşısında çok kısadır; iflas kararının kesinleşmesini veya tasfiyenin bitmesini beklemek hak kaybına yol açabilir. Birden fazla yatırımcının birlikte hareket etmesi için halka arz mağdurları birlikte dava yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Yolu 3: Halka Arz İzahnamesi (SPKn m.10)

Kısa cevap: İzahnamedeki yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden ihraççı sorumludur. Zarar ihraççıdan tazmin edilemez veya edilemeyeceği açıkça belli olursa, halka arz edenler, lider aracı kurum, varsa garantör ve yönetim kurulu üyeleri kusurlarına göre sorumlu olur (SPKn m.10/1). İflas bu ikinci kademeyi doğrudan gündeme getirir.

SPKn m.10/1’e göre izahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan ihraççılar sorumludur. Zararın ihraççıdan tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde; halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör ve ihraççının yönetim kurulu üyeleri kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumludur. Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi izahname için rapor hazırlayanlar da raporlarındaki yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden sorumludur (m.10/2).

Halka arzdan kısa süre sonra iflas eden bir şirkette ihraççının iflası, zararın ihraççıdan tazmin edilemeyeceğinin açıkça belli olduğu hâllerin tipik örneğidir. Bu durumda talep, halka arz edenlere, lider aracı kuruma ve yönetim kurulu üyelerine yöneltilebilir. İzahname talebinde de SPKn m.32/6’daki altı aylık süre dikkate alınmalıdır. Ayrıntılar için halka arz ve izahname sorumluluğu ile bağımsız denetim kuruluşunun sorumluluğu yazılarımıza bakabilirsiniz.

Pay sahibinin tazminat yolları

YolMuhatapDayanakSüre ve not
Şirket zararı (dolaylı zarar)Kusurlu yönetim kurulu üyeleriTTK m.553, m.555, m.556Önce iflas idaresi; açmazsa pay sahibi
Doğrudan zararKusurlu yönetim kurulu üyeleriTTK m.553Zarar ve illiyet pay sahibince ispatlanır
KAP ve finansal raporİmzalayanlar ve adına imzalanan tüzel kişi; denetim kuruluşuSPKn m.32/1-2Zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay (m.32/6)
Halka arz izahnamesiİhraççı; tazmin edilemezse halka arz edenler, lider aracı kurum, garantör, yönetim kuruluSPKn m.10Altı aylık süre dikkate alınmalı (m.32/6)
Piyasa dolandırıcılığıFiyatı yanıltıcı işlem veya bilgiyle etkileyenlerSPKn m.107; TBK m.49Ceza dosyasına katılma ve tazminat
Hileli veya taksirli iflasSorumlu kişilerTCK m.161, m.162Ceza yolu; şartlar ayrıca incelenmeli

Altı aylık süre işliyor olabilir.

Alım tarihlerinizi, KAP açıklamalarını ve iflas sürecinin aşamalarını birlikte inceleyelim; hangi muhataba, hangi dayanakla ve hangi tarihe kadar gidilebileceğini netleştirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Ceza Yolu: Piyasa Dolandırıcılığı ve Hileli İflas

Kısa cevap: Fiyatların yanıltıcı bilgi veya işlemlerle etkilendiği şüphesi varsa SPKn m.107 kapsamında suç duyurusu ve katılma yolu gündeme gelir. Malvarlığının alacaklılardan kaçırılması veya özensizlikle iflasa sebebiyet verilmesi ise TCK m.161 ve m.162 kapsamında değerlendirilir.

İflas süreçleri bazen iflastan önceki dönemde yapılan işlemlerin incelenmesini de beraberinde getirir. Şirket hakkında olumsuz gelişmeler gizlenirken payların yüksek fiyattan satılması, yanıltıcı açıklamalar yapılması veya fiyatın işlemlerle yapay biçimde yükseltilmesi SPKn m.107 kapsamında değerlendirilebilir; bu durumda pay sahibi suçtan zarar gören sıfatıyla ceza dosyasına katılabilir. Malvarlığının alacaklılardan kaçırılmasına yönelik hileli tasarruflar hileli iflas (TCK m.161), ticaretin gerektirdiği özenin gösterilmemesiyle iflasa sebebiyet verilmesi taksirli iflas (TCK m.162) suçlarının konusu olabilir. Ayrıntılar için hileli ve taksirli iflas suçları ve piyasa dolandırıcılığı mağduru pay sahibi rehberi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yatırımcı Tazmin Merkezi Şirketin İflasını Karşılar mı?

Kısa cevap: Hayır. Yatırımcı Tazmin Merkezi, yatırım kuruluşunun nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde devreye girer (SPKn m.83-84). Payını aldığınız şirketin iflası nedeniyle payın değer kaybetmesi bu kapsamda değildir.

Yatırımcıların sık sorduğu bir soru, iflas eden şirketin paylarındaki kaybın Yatırımcı Tazmin Merkezi’nden (YTM) karşılanıp karşılanamayacağıdır. SPKn m.83 ve m.84, tazmini yatırım kuruluşunun, yani aracı kurumun yatırımcıya olan nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüklerini yerine getirememesine bağlar. Paylar aracı kurumda yerinde duruyorsa ve aracı kurum bir yükümlülüğünü ihlal etmemişse, ihraççı şirketin iflası YTM’nin tazmin kapsamına girmez. Ayrıntılar için Yatırımcı Tazmin Merkezi kapsamı yazımıza bakabilirsiniz.

2026’dan Örnekler: Dava, Ret ve Kottan Çıkarma

Kısa cevap: 2026’da üç farklı tablo görüldü: iflas kararı olmadan süren bir iflas talepli dava, reddedilen bir iflas talebi ve iflas kararı üzerine kottan çıkarma.

Reeder Teknoloji, Eylül 2026’da aleyhine hakem kararına dayalı iflas talepli dava açıldığını ve hakkında iflas kararı bulunmadığını açıkladı; paylar açısından dava aşamasındaki belirsizlik devam ediyor. Marka Yatırım Holding, Mart 2026’da aleyhine iflas talepli icra takibi başlatıldığını açıkladı; şirketin sonraki açıklamalarına dayanan haberlere göre iflas talebi Mayıs 2026’da reddedildi, istinaf başvurusu da Haziran 2026’da reddedildi. Yeşil GYO’da ise Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 5 Mart 2026’da iflas kararı verdi; Borsa İstanbul, şirketin 9 Mart 2026 tarihli açıklaması üzerine payları, karar tarihindeki Kotasyon Yönergesi metninin 25/1-c maddesine dayanarak kottan çıkardı. Nisan 2026’da basına “iflas kararı kaldırıldı” başlığıyla yansıyan haberler, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin şirketin konkordato dosyasında kesin mühletin kaldırılmasına, konkordato talebinin reddine ve iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına hükmettiğini aktardı; haberlerde şirketin yeniden kota talebinde bulunmasının beklendiği belirtildi. Bu örnek, pay sahibinin haber başlıklarıyla değil, hangi mahkemenin hangi dosyada ne karar verdiğiyle ilgilenmesi gerektiğini gösterir. Ayrıntılar için Reeder (REEDR) yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım: Pay Sahibi Ne Yapmalı?

  1. KAP açıklamalarını kaydedin. Davanın açıldığı, depo, tedbir ve karar aşamalarına ilişkin açıklamaları tarihleriyle saklayın.
  2. Aşamayı doğru belirleyin. Dava açılması ile iflas kararını ayırın (İİK m.165/1). İflas kararı varsa kesinleşip kesinleşmediğini öğrenin.
  3. Alım ve satım belgelerinizi toplayın. Aracı kurum ekstreleri, emir kayıtları ve MKK pay kaydı SPKn m.32/4 karinesi ve zarar hesabı için gereklidir.
  4. Altı aylık süreyi hesaplayın. Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan talepler zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ayda zamanaşımına uğrar (SPKn m.32/6).
  5. Payından bağımsız alacağınız varsa masaya bildirin. Ödenmemiş kâr payı veya şirkete verilen borç gibi alacaklar alacak kaydıyla takip edilir.
  6. İflas idaresinin tutumunu öğrenin. Yönetim kurulu üyelerine karşı dava açılmazsa TTK m.556/2 yolu açılır.
  7. Ceza yolunu değerlendirin. Yanıltıcı açıklama veya fiyat manipülasyonu şüphesi varsa SPKn m.107 kapsamında başvuru yapılabilir.
  8. Borsa duyurularını izleyin. Kottan çıkarma ve yeniden kota kararları Borsa İstanbul tarafından duyurulur (Kotasyon Yön. m.23, m.28).

Sık Yapılan Hatalar

  • Dava açılmasını iflas sanmak. İflas, iflas kararıyla ve kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1).
  • Payı masaya alacak olarak bildirmek. Pay bir alacak değildir; pay sahibi arta kalan tutara katılır (TTK m.507/1).
  • Tasfiyenin bitmesini beklemek. SPKn m.32 talebinde süre altı aydır ve tasfiye bundan çok daha uzun sürebilir.
  • Yalnızca şirkete yönelmek. Müflis şirketten tahsil imkânı sınırlıdır; asıl muhataplar sorumluluk hükümlerindeki kişilerdir.
  • YTM’den tazmin beklemek. YTM, ihraççının iflasından doğan değer kaybını karşılamaz (SPKn m.83-84).
  • Haber başlıklarına göre karar vermek. Hangi mahkemenin hangi dosyada ne karar verdiği ayrıca kontrol edilmelidir.

Önemli Kavramlar

İflasın açılması
İflasın, mahkemenin iflas kararında gösterilen anda başlaması (İİK m.165/1).
İflas masası
Müflisin haczi kabil bütün mallarının alacaklıların ödenmesine tahsis edilmiş bütünü (İİK m.184).
Sıra cetveli
Masaya kaydedilen alacakların kanuni sıraya göre gösterildiği cetvel (İİK m.206).
Tasfiye payı
Şirketin sona ermesi hâlinde tasfiye sonucunda kalan tutara pay sahibinin payı oranında katılma hakkı (TTK m.507/1, m.543/1).
Kottan çıkarma
Payların Borsa kotundan sürekli olarak çıkarılması; iflas kararı bunun sebeplerinden biridir (Kotasyon Yön. m.23/1-ç).
Dolaylı zarar
Şirketin malvarlığında doğan ve pay sahibini ancak dolaylı olarak etkileyen zarar; pay sahibi tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir (TTK m.555/1).
Kaynak ve güncellik notu. Kotasyon Yönergesi hükümleri Borsa İstanbul’un yayımladığı 21.09.2026 tarihli 13 numaralı revizyona göre verilmiştir; kararlar kendi tarihlerindeki metne dayanır. 2026 örnekleri şirketlerin KAP açıklamalarına ve bunlara dayanan basın haberlerine göre özetlenmiştir. Mevzuat 29 Eylül 2026 itibarıyla anlatılmıştır. Yatırımcı haklarının genel çerçevesi için Halka Arz Yatırımcı Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirkete iflas davası açıldı, hisselerim ne olur?

Dava açılması iflas değildir; iflas ancak mahkemenin iflas kararıyla ve kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1). Dava sürerken paylar sizde kalır ve kural olarak borsada işlem görür.

Şirket iflas ederse hisselerim silinir mi?

Hayır. Paylar MKK kayıtlarında sizin adınıza kalır (SPKn m.13/1). İflas kararıyla şirket sona erer ve tasfiye hâline girer (TTK m.529/1, m.533); tüzel kişilik tasfiye sonuna kadar korunur.

İflas eden şirketin hisseleri borsada işlem görür mü?

İflas kararı kottan çıkarma sebebidir (Kotasyon Yönergesi m.23/1-ç). Kottan çıkarılan paylar borsada işlem görmez.

Hisse sahibi iflas masasından para alabilir mi?

Pay sahibi alacaklı değildir. Masa önce rehinli alacaklılara, sonra dört sıradaki alacaklılara dağıtılır (İİK m.206); pay sahibi ancak arta kalan tutar üzerinden payı oranında pay alır (TTK m.507/1, m.543/1).

Hisselerimi iflas masasına alacak olarak kaydettirebilir miyim?

Pay bir alacak değildir. Ancak payınızdan bağımsız bir alacağınız, örneğin şirkete verdiğiniz borç veya ödenmemiş kâr payı varsa, bunu masaya bildirebilirsiniz.

İflas kararı kaldırılırsa hisselerim geri gelir mi?

Paylar zaten sizde kalır. Karar kaldırılırsa şirket tasfiyeden çıkar ve paylar başvuru üzerine yeniden kota alınabilir (Kotasyon Yönergesi m.28).

Kanun yoluna gidilmesi iflası durdurur mu?

Hayır. Kanun yoluna başvurulması iflas kararının ilanına ve masanın oluşturulmasına engel olmaz (İİK m.164/3).

Yönetim kurulu üyelerine dava açabilir miyim?

Evet. Kusurlu yönetim kurulu üyeleri pay sahiplerine karşı da sorumludur (TTK m.553). Şirket zararı için tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilirsiniz (m.555/1). İflas hâlinde talep önce iflas idaresince ileri sürülür; idare dava açmazsa her pay sahibi açabilir (m.556).

TTK m.556 davasında kazanılan para kime gider?

Hasıla önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine tahsis olunur; bakiye sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine ödenir; artan iflas masasına verilir (TTK m.556/2).

Yanlış KAP açıklaması nedeniyle tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar ve adına imzalanan tüzel kişi, yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden doğan zararlardan müteselsilen sorumludur (SPKn m.32/1).

SPKn m.32 tazminat talebinde süre ne kadar?

Zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay (SPKn m.32/6). Tasfiyenin bitmesini beklemek hak kaybına yol açabilir.

Halka arzdan kısa süre sonra iflas eden şirket için kimi sorumlu tutabilirim?

İzahnamedeki yanlış veya eksik bilgilerden ihraççı sorumludur; zarar ihraççıdan tazmin edilemezse halka arz edenler, lider aracı kurum, varsa garantör ve yönetim kurulu üyeleri kusurlarına göre sorumlu olur (SPKn m.10/1).

Bağımsız denetçi de sorumlu olur mu?

İzahname veya kamuyu aydınlatma belgeleri için rapor hazırlayan bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları raporlarındaki yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden sorumludur (SPKn m.10/2, m.32/2).

Yatırımcı Tazmin Merkezi zararımı öder mi?

Hayır. YTM, aracı kurumun nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde devreye girer (SPKn m.83-84); ihraççının iflasından doğan değer kaybını karşılamaz.

Yönetim kurulu şirket borca batıkken iflas istemek zorunda mıydı?

Borca batıklık şüphesi uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu ara bilanço çıkarır; aktifler alacakları karşılamıyorsa asliye ticaret mahkemesine bildirerek iflas ister (TTK m.376/3). Bu yükümlülüğün ihlali sorumluluk davasının dayanağı olabilir.

Hileli iflas şüphesi varsa ne yapabilirim?

Malvarlığının alacaklılardan kaçırılması hileli iflas (TCK m.161), ticaretin gerektirdiği özenin gösterilmemesiyle iflasa sebebiyet verilmesi taksirli iflas (TCK m.162) suçunu oluşturabilir; suç duyurusu yolu değerlendirilebilir.

İflas tasfiyesi bitince ne olur?

Tasfiye tamamlanınca iflas kapanır (İİK m.254). Pay sahiplerine dağıtılacak tutar kalmamışsa payların ekonomik karşılığı kalmaz; sorumluluk davaları ise kendi sürelerine tabidir.

Paylarınız iflas eden bir şirkette mi kaldı?

Tazminat yollarını, muhatapları ve süreleri tek dosyada değerlendirelim; iflas idaresi, yönetim kurulu üyeleri ve halka arz sorumluları karşısında haklarınızı birlikte takip edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk