Lehe hüküm almak ile parayı tahsil etmek ayrı aşamalardır. HMK m.350/1 uyarınca istinaf yoluna başvurmak kararın icrasını durdurmadığından, para alacağına ilişkin ilam kesinleşmeden icraya konulabilir; buna karşılık İİK m.40 uyarınca kararın kaldırılması veya bozulması hâlinde icranın iadesi gündeme gelir. İİK m.32, icra emrinin tebliği üzerine borcun nihayet yedi gün içinde ödenmesi gerektiğini düzenler. Borçlunun başvurabileceği yollar sınırlıdır: m.33 itfa, imhal ve zamanaşımı itirazı; m.33/a ilamın zamanaşımı; m.36 kanun yolunda teminat karşılığı icranın geri bırakılması. Tahsil aşamasında kurumsal borçlularda en etkili araç m.89’daki haciz ihbarnamesidir; üçüncü kişi yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır. Satış talebi m.106 uyarınca hacizden itibaren bir yıl içinde yapılmalı, aksi hâlde m.110 uyarınca haciz kalkar. Birden çok alacaklı varsa m.140 uyarınca sıra cetveli düzenlenir ve ilk üç sıraya kayıtta haciz talebi tarihi esas alınır.
Hüküm elinizde, sıra tahsilde
Para alacağına ilişkin ilam kesinleşmeden icraya konulabilir; süreler kısa ve hak düşürücüdür. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Hüküm kazanmak ile parayı almak ayrı aşamalardır
Kesinleşme beklenmez. HMK m.350/1, istinaf yoluna başvurmanın kararın icrasını durdurmayacağını belirtir; m.350/2’deki istisna kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz ayni haklarla sınırlıdır. Para alacağına ilişkin ilam, kesinleşmeden icraya konulabilir.
İcra emri yedi gündür. İİK m.32, para borcuna veya teminat verilmesine dair ilamın icra dairesine verilmesi üzerine borçluya icra emri tebliğ edileceğini ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi gerektiğini düzenler.
Borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilebilir. İİK m.89, haciz ihbarnamesi usulünü düzenler; üçüncü kişi yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır. Kurumsal borçlularda banka hesapları ve alacaklar bu yolla haczedilir.
İlamlı İcra Ne Zaman Başlatılabilir?
Fon zararı davasında lehe hüküm alınması, alacağın tahsil edildiği anlamına gelmez. Tahsil ayrı bir süreçtir ve kural olarak ilamlı icra yoluyla yürür.
Başlangıç anı bakımından HMK m.350/1 belirleyicidir: istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz; İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36. maddesi hükmü saklıdır. m.350/2, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini belirtir.
Fon zararı talebi bir para alacağıdır ve bu istisnanın kapsamına girmez. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinden alınan lehe hüküm, istinaf başvurusu yapılmış olsa dahi icraya konulabilir. Kanun yolu aşaması istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.
Uygulamada bu, alacaklı bakımından önemli bir zaman kazancıdır; ancak beraberinde bir risk de getirir. İİK m.40/2, bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulursa icranın iadesine ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörür.
İcra Emri ve Yedi Günlük Süre
İİK m.32, para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memurunun borçluya bir icra emri tebliğ edeceğini belirtir. Bu emirde m.24’te yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir.
Aynı madde, icra emrinde borçluya şu hususların ihtar edileceğini düzenler: nihayet yedi gün içinde ödenmesi; bu süre içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı; bu süre içinde m.74 uyarınca mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı.
Bu yedi günlük süre, ilamsız takipteki ödeme emri süresinden farklıdır ve borçlunun itiraz imkânı da sınırlıdır. İlamlı icrada borç ilişkisinin varlığı mahkeme kararıyla tespit edilmiş olduğundan, borçlu artık borcun varlığını tartışamaz.
Borçlunun Elindeki Üç İmkân
İcra emrinin tebliği üzerine borçlunun başvurabileceği yollar sınırlıdır ve her biri ayrı bir hükme dayanır.
Birincisi icranın geri bırakılması talebidir. İİK m.33, icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabileceğini düzenler. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.
Aynı madde, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma isteklerinin her zaman yapılabileceğini; bunlardan itfa veya imhale dayanan isteklerin mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına dayandırılması gerektiğini belirtir.
İkincisi kanun yolu aşamasında icranın geri bırakılmasıdır. İİK m.36, ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun; hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat etmesi yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti göstermesi veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz olması hâlinde, icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verileceğini düzenler. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir; borçlu Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
Aynı madde teminatın akıbetini de düzenler: bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir; Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir; bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan değer üzerinden işlem yapılır.
Üçüncüsü zamanaşımı iddiasıdır. İİK m.33/a, ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddialarının icra mahkemesi tarafından resmî vesikalara dayanılarak inceleneceğini ve icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verileceğini belirtir. Aynı madde, alacaklının icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat için yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açabileceğini; aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceğini düzenler.
Borçlunun başvuru yolları
| Yol | Süre ve şart | Dayanak |
|---|---|---|
| İtfa, imhal veya zamanaşımı itirazı | İcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün; belgeye dayanmalı | İİK m.33 |
| Sonradan doğan itfa veya imhal | Her zaman; noterlikçe düzenlenmiş veya tasdikli belge ya da icra zaptı | İİK m.33 |
| Kanun yolunda icranın geri bırakılması | Teminat veya depo; icra müdürünce verilen uygun süre içinde mahkeme kararı | İİK m.36 |
| İlamın zamanaşımına uğraması | Resmî vesikalara dayalı inceleme | İİK m.33/a |
| Geri bırakma talebinin reddi hâlinde kanun yolu | Alacağı karşılayacak nakit, rehin, esham, tahvilat veya banka kefaleti | İİK m.33 |
Haciz: Talep, Sorgulama ve Süre
Borç yedi günlük süre içinde ödenmezse haciz aşamasına geçilir. İİK m.78/1, ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklının haciz konmasını isteyebileceğini belirtir.
Aynı fıkra, alacaklının dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabileceğini; sorgulama sonunda sistemin varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi vereceğini ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebileceğini düzenler. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Aynı fıkra, sorgulama sonunda edinilen bilgilerin hukuka aykırı olarak paylaşılamayacağını da belirtir.
Haczin yapılma süresi m.79/1’de düzenlenmiştir: icra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar. Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar.
Satış talebi bakımından m.106/1, alacaklı veya borçlunun hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebileceğini; borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağının da bu hükme tabi olduğunu belirtir. m.106/2, bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresinin, satış isteyen alacaklı bakımından bu sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzayacağını düzenler. Aynı madde, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılmasının zorunlu olduğunu belirtir.
Sürenin kaçırılmasının sonucu m.110/1’dedir: bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Aynı maddenin devamı, haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının o mala yönelik olarak haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olacağını öngörür.
Üçüncü Kişideki Alacağın Haczi: İİK m.89
Kurumsal borçlularda en çok kullanılan yol, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczidir. Bir portföy yönetim şirketinin veya bankanın nakdi varlıkları çoğu kez başka kuruluşlardaki hesaplarda bulunur.
İİK m.89/1, hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede dayanmayan alacak veya sair bir talep hakkı ya da borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse, icra memurunun; borçlu olan gerçek veya tüzel kişiye bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını, malı elinde bulunduran üçüncü şahsa ise bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildireceğini düzenler. Bu bildirim haciz ihbarnamesidir.
m.89/2, üçüncü şahsın; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş ya da mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacağın borçluya ya da emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecbur olduğunu belirtir.
m.89/3, üçüncü şahsın yedi gün içinde itiraz etmezse malın yedinde veya borcun zimmetinde sayılacağını ve kendisine ikinci bir ihbarname gönderileceğini; bu ikinci ihbarnamede ayrıca yedi gün içinde itirazda bulunması, bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi isteneceğini düzenler. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu ödemeyen üçüncü şahsa, on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir.
Haciz ihbarnamesi süreleri
| Aşama | Süre | Sonuç |
|---|---|---|
| Birinci haciz ihbarnamesi | Yedi gün | İtiraz edilmezse borç zimmette, mal yedinde sayılır |
| İkinci haciz ihbarnamesi | Yedi gün | İtiraz edilmezse ödeme veya teslim istenir |
| Üçüncü bildirim | On beş gün | Ödeme, teslim veya menfi tespit davası açma |
Bu usul, kurumsal borçlularda hem hızlı hem de etkili sonuç verir; çünkü üçüncü kişinin sessiz kalması borcun zimmette sayılması sonucunu doğurur.
Birden Fazla Alacaklı: Sıra Cetveli
Fon tasfiyesi gibi çok sayıda kişinin etkilendiği olaylarda aynı borçluya karşı çok sayıda takip yürütülür. Satış tutarının bütün alacakları karşılamaması hâlinde sıra cetveli düzenlenir.
İİK m.140/1, satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi hâlinde icra dairesinin alacaklıların bir sıra cetvelini yapacağını; alacaklıların m.206 uyarınca iflas hâlinde hangi sıraya girmeleri gerekiyorsa o sıraya kabul olunacaklarını belirtir. Aynı fıkra önemli bir kayıt içerir: bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
m.141, sıra cetvelinin birer suretinin icra dairesi tarafından ilgililere tebliğ edileceğini; m.142 ise cetvele itiraz usulünü düzenler.
Bu hükümlerin pratik sonucu, takibin zamanlamasının tahsil ihtimalini doğrudan etkilemesidir. Aynı borçluya karşı çok sayıda takip yürüdüğünde, haciz talebinin tarihi belirleyici olabilir.
Rehinli alacaklar bakımından m.206/1, alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları bulunduğunu belirtir. Fon dosyalarında bu husus, borçlunun malvarlığı üzerinde önceden kurulmuş rehinler bulunması hâlinde gündeme gelir.
İlamın Zamanaşımı ve İcranın İadesi
İlama dayalı takip de süresiz değildir. İİK m.39/1, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını belirtir. Sürenin başlangıcı son işlem tarihidir; dolayısıyla dosyada işlem yapıldıkça süre yeniden işlemeye başlar.
İcranın iadesi bakımından m.40/1, bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağını düzenler. m.40/2, bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulursa icranın iadesine ilişkin sonuçların doğacağını öngörür.
Bu hüküm, kesinleşmeden icraya girmenin taşıdığı riski gösterir. Tahsil edilen tutar, kararın kaldırılması veya bozulması hâlinde iade edilmek durumunda kalabilir.
m.41 ise genel bir kural koyar: Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere aykırı olmayan diğer hükümleri ilama dayalı takiplerde de uygulanır. Dolayısıyla hacze, satışa ve paraların paylaştırılmasına ilişkin genel hükümler ilamlı icrada da geçerlidir.
Kurumsal Borçluda Tahsil Stratejisi
Fon dosyalarında borçlu, portföy yönetim şirketi veya banka gibi kurumsal bir yapıdır. Bu durum, takip yolunun seçimini etkiler.
Haczedilebilir kalemler ve yöntem
| Kalem | Yöntem | Dayanak |
|---|---|---|
| Banka hesapları | UYAP sorgulaması ve elektronik haciz; haciz ihbarnamesi | İİK m.78/1; m.89 |
| Üçüncü kişilerdeki alacaklar | Haciz ihbarnamesi; itiraz edilmezse zimmette sayılma | İİK m.89 |
| Taşınırlar | Haciz ve muhafaza; bir yıl içinde satış talebi | İİK m.79; m.106 |
| Taşınmazlar | Sicile haciz şerhi; satış talebi ve giderlerin peşin yatırılması | İİK m.79; m.106 |
| Sicile kayıtlı araçlar | Muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması | İİK m.106 |
| Ortaklık payları ve haklar | Hak haczi; üçüncü kişiye ihbarname | İİK m.89 |
Fon portföyü bu listede yer almaz. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler. Bu ayrım ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ayrıntılı ele alındı.
Borçlunun ödeme güçlüğü içinde olması hâlinde iflas yoluyla takip ve tedricî tasfiye gibi yollar da gündeme gelebilir; bu seçenekler portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi yazımızda değerlendirildi.
Faiz ve Ferilerin Takibi
İcra takibinde talep edilecek tutar, ilamda hükmedilen asıl alacakla sınırlı değildir. İlamda hükmedilen faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de takip konusu yapılır.
Faiz oranı bakımından 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmiştir. Yeni metne göre Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Aynı madde, söz konusu reeskont oranının 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı olması hâlinde, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseninin geçerli olacağını öngörür.
Bu düzenleme, uzun süren takiplerde faiz hesabının dönemsel yapılmasını gerektirir. Sabit orana dayanan bir hesap, yeni rejimde hatalı sonuç verir. Değişikliğin tamamı 12. Yargı Paketi rehberi yazımızda ele alındı.
Takip Sürecinde Kontrol Listesi
Sırayla yapılacak işler
| Adım | İş | Dikkat edilecek |
|---|---|---|
| 1 | İlamın ve gerekçeli kararın örneğini temin edin | Hükmün fıkrası, faiz başlangıcı ve türü, giderler |
| 2 | Takip talebini hazırlayın ve ilamlı takip başlatın | Asıl alacak, faiz, gider ve vekâlet ücreti ayrı ayrı gösterilir |
| 3 | İcra emrinin tebliğini takip edin | Yedi günlük süre ve borçlunun m.33 başvurusu |
| 4 | Borçlunun malvarlığını sorgulayın | UYAP sorgulaması ve elektronik haciz imkânı |
| 5 | Haciz talebinde bulunun | İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar |
| 6 | Üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesini isteyin | Yedi, yedi ve on beş günlük aşamalar |
| 7 | Satış talebini süresinde yapın | Hacizden itibaren bir yıl; giderler peşin yatırılır |
| 8 | Sıra cetveli düzenlenirse inceleyin | İlk üç sıraya kayıtta haciz talebi tarihi esastır |
| 9 | Kanun yolu sonucunu izleyin | Kaldırma veya bozma hâlinde icranın iadesi riski |
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, icra takibi için kesinleşmeyi beklemektir. HMK m.350/1 uyarınca istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz; m.350/2’deki istisna para alacaklarını kapsamaz.
İkinci hata, icranın geri bırakılmasını kendiliğinden gerçekleşen bir sonuç saymaktır. İİK m.36, borçlunun teminat göstermesini veya hükmolunan tutarı depo etmesini ya da yeterli malının mahcuz olmasını arar ve icra mahkemesinden karar alınmasını gerektirir.
Üçüncü hata, satış talebi süresini kaçırmaktır. İİK m.106/1 uyarınca satış hacizden itibaren bir yıl içinde istenmelidir; m.110/1 uyarınca süre kaçırılırsa o mal üzerindeki haciz kalkar ve haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı giderlerden sorumlu olur.
Dördüncü hata, haciz ihbarnamesine gelen itirazı takip etmemektir. İİK m.89, itiraz edilmemesi hâlinde borcun zimmette sayılmasını öngörür; itiraz edilmesi hâlinde izlenecek yol ayrıca değerlendirilir.
Beşinci hata, ilamın zamanaşımını göz ardı etmektir. İİK m.39/1, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını belirtir; dosyanın işlemsiz bırakılması bu süreyi işletir.
Altıncı hata, faizi sabit oranla hesaplamaktır. 3095 sayılı Kanun m.1’in 7589 sayılı Kanun’la değişen hâlinde oran reeskont oranına endekslidir ve yıl içinde değişebilir.
Yedinci hata, fon portföyüne haciz koydurmaya çalışmaktır. 6362 sayılı Kanun m.53/2 bunu açıkça yasaklar; takip, borçlunun kendi malvarlığına yöneltilir.
Sekizinci hata, kesinleşmeden yapılan tahsilin kesin olduğunu varsaymaktır. İİK m.40, kararın kaldırılması veya bozulması hâlinde icranın iadesi sonucunu doğurur.
Sıkça Sorulan Sorular
Hüküm kesinleşmeden icra takibi başlatabilir miyim?
Para alacağı bakımından evet. HMK m.350/1, istinaf yoluna başvurmanın kararın icrasını durdurmayacağını; İİK’nın icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36. maddesinin saklı olduğunu belirtir. m.350/2’ye göre kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez; fon zararı talebi bu istisnanın kapsamında değildir.
İcra emrine karşı borçlu ne yapabilir?
İİK m.33, icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal ya da itfa edildiği itirazında bulunabileceğini düzenler. İtfa veya imhal iddiası, yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edilmelidir.
İcra emrinde kaç günlük süre verilir?
İİK m.32, para borcuna veya teminat verilmesine dair ilamın icra dairesine verilmesi üzerine borçluya icra emri tebliğ edileceğini ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi gerektiğini düzenler. Aynı maddede borçluya mal beyanında bulunma yükümlülüğü ve buna uyulmamasının sonuçları da ihtar edilir.
Borçlu icrayı durdurabilir mi?
İİK m.36, ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun; hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat etmesi yahut bu değerde taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti göstermesi ya da yeterli malının mahcuz olması hâlinde, icranın geri bırakılması için icra mahkemesinden karar alınmak üzere kendisine uygun bir süre verileceğini düzenler. Borçlu Devlet veya adli yardımdan yararlanan kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
Borçlunun malvarlığını nasıl tespit ederim?
İİK m.78/1, alacaklının dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabileceğini; sorgulama sonunda sistem üzerinden haciz talep edilebileceğini ve icra dairesinin tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczedeceğini düzenler.
Haciz ne kadar sürede yapılır?
İİK m.79/1, icra dairesinin talepten nihayet üç gün içinde haczi yapacağını belirtir. Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar.
Haciz ihbarnamesi nedir, süreleri nelerdir?
İİK m.89, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağının veya üçüncü kişi elindeki taşınır malının haczi hâlinde gönderilen bildirimi düzenler. Üçüncü kişi yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde, mal yedinde sayılır ve ikinci ihbarname gönderilir; buna da yedi gün içinde itiraz edilmezse ödeme veya teslim istenir. Bu aşamada da hareket edilmezse on beş gün içinde ödeme, teslim ya da menfi tespit davası açılması bildirilir.
Satış ne kadar sürede istenmelidir?
İİK m.106/1, alacaklı veya borçlunun hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebileceğini; borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağının da bu hükme tabi olduğunu belirtir. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur.
Satış süresi kaçırılırsa ne olur?
İİK m.110/1, bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağını düzenler. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik tüm giderlerden sorumlu olur.
Aynı borçluya karşı çok sayıda takip varsa ne olur?
İİK m.140/1, satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi hâlinde icra dairesinin sıra cetveli yapacağını ve alacaklıların m.206 uyarınca iflas hâlinde hangi sıraya girmeleri gerekiyorsa o sıraya kabul olunacaklarını belirtir. Aynı fıkra, ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarihin haciz talebi tarihi olduğunu düzenler.
İlama dayalı takip zamanaşımına uğrar mı?
İİK m.39/1, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını belirtir. Süre son işlem tarihinden işlediğinden, dosyada işlem yapıldıkça yeniden başlar.
Karar bozulursa tahsil ettiğim parayı iade eder miyim?
İİK m.40/1, bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağını; m.40/2, ilam hükmü icra edildikten sonra kaldırma, yeniden esas hakkında karar verilmesi veya bozma hâlinde icranın iadesi sonucunun doğacağını düzenler.
Fon portföyüne haciz konulabilir mi?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini belirtir. Takip, borçlunun kendi malvarlığına yöneltilir.
Takipte faiz nasıl hesaplanır?
3095 sayılı Kanun m.1, 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmiştir. Yeni metne göre kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir; reeskont oranı 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur. Uzun süren takiplerde hesap dönemsel yapılmalıdır.
Takip talebinde hangi kalemler gösterilir?
İlamda hükmedilen asıl alacak, faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ayrı ayrı gösterilir. İİK m.32 uyarınca icra emrinde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı yer alır; bu nedenle takip talebinin ilam hükmüyle birebir örtüşmesi gerekir.
İlgili Rehberler
- Fon davasında istinaf ve temyiz
- İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Savunmaların karşılanması ve cevaba cevap
- Portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi
- 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun)
- Fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Satış süresini kaçırmayın
Hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmezse haciz kalkar ve giderlerden sorumluluk doğar. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Takibin zamanlamasını, haczedilecek kalemleri ve süreleri birlikte planlayalım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Sermaye Piyasası Hukuku ve icra-iflas hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Bu alandaki tüm rehberler


