İcra takibinde süre kaybının üç farklı sonucu vardır ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır. İİK m.39, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler; süre kesinleşme tarihinden değil, dosyadaki son işlemden işler. m.78, haciz istemek hakkının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşeceğini ve talep süresinde yapılmaz veya yenilenmezse dosyanın muameleden kaldırılacağını belirtir; itiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar geçen zaman hesaba katılmaz. m.106, satışın hacizden itibaren bir yıl içinde istenebileceğini; süresinde istenip de artırma sonucu satış gerçekleşmezse sürenin bir yıl daha uzayacağını öngörür. m.110 ise satış süresi kaçırılırsa yalnız o mal üzerindeki haczin kalkacağını düzenler; takip ve alacak varlığını sürdürür. Zamanaşımı savunması m.33/a uyarınca icra mahkemesince resmî vesikalara müsteniden incelenir ve alacaklı, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde umumi mahkemede dava açmazsa zamanaşımı kesin hüküm teşkil eder.
Dosyanızda son işlem ne zaman yapıldı?
İlam zamanaşımı kesinleşmeden değil, son muameleden işler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Üç ayrı süre, üç ayrı sonuç
İlam zamanaşımı on yıldır ve son işlemden işler. İİK m.39, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Haciz isteme hakkı bir yılda düşer. m.78, haciz istemek hakkının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşeceğini; talep süresinde yapılmaz veya yenilenmezse dosyanın muameleden kaldırılacağını belirtir.
Satış istenmezse haciz kalkar. m.106, alacaklı veya borçlunun hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebileceğini; m.110 ise bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp yenilenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağını düzenler.
İcra Takibinde Üç Ayrı Süre Rejimi
İcra hukukunda süre kaybının üç farklı sonucu vardır ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır.
Birincisi zamanaşımıdır: alacağın kendisi dava ve takip edilebilirliğini yitirir. İkincisi takip işlemlerine ilişkin hak düşürücü sürelerdir: haciz isteme ve satış isteme hakkı düşer. Üçüncüsü ise haczin kalkmasıdır: mal üzerindeki güvence sona erer ancak alacak varlığını sürdürür.
Bu ayrım, alacaklı bakımından dosya takibinin nasıl planlanacağını; borçlu bakımından ise hangi savunmanın hangi usulle ileri sürüleceğini belirler.
Takip yollarının genel çerçevesi ilamlı icra ve tahsil ve itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı yazılarımızda ele alındı.
İlam Zamanaşımı: On Yıl ve Son İşlem Ölçütü
İİK m.39/1, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Bu hükümde iki unsur belirleyicidir. Birincisi sürenin on yıl olmasıdır. İkincisi ve daha önemlisi, sürenin başlangıcının ilamın kesinleşmesi değil, dosyadaki son muamele olmasıdır.
Dolayısıyla takip dosyasında yapılan her işlem süreyi yeniden başlatır. Uzun süre işlem yapılmayan dosyalarda ise on yıllık süre dolabilir ve ilam icra kabiliyetini yitirir.
Noter senedine dayalı takipler bakımından aynı madde farklı bir rejim öngörür: noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.
Bu hüküm, noter senedinin kendi başına on yıllık ilam zamanaşımından yararlanmadığını gösterir; senedin dayandığı hukuki ilişkinin zamanaşımı uygulanır.
İlam Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?
Zamanaşımı savunması, ileri sürülme anına göre iki ayrı usule tabidir.
İcra emrinin tebliği üzerine İİK m.33/1, borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal ya da itfa edildiği itirazında bulunabileceğini düzenler.
İtfa veya imhal iddiası bakımından aynı madde bir belge şartı getirir: bu iddia yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde ya da mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.
İcra emrinin tebliğinden sonraki döneme ilişkin iddialar için ise süre sınırı yoktur. m.33, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma isteklerinin her zaman yapılabileceğini belirtir. Ancak itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere ya da icra zaptına istinat ettirilmelidir.
Zamanaşımına özgü usul m.33/a’dadır: ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği ya da tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmî vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.
Aynı madde alacaklıya bir imkân tanır: alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve yedi gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
Bu yedi günlük süre alacaklı bakımından kritiktir: kaçırılması hâlinde zamanaşımı kesin hüküm hâline gelir.
Zamanaşımı savunmasının usulü
| Durum | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İcra emrinin tebliği üzerine | Yedi gün | İcra mahkemesi | m.33/1 |
| İcra emrinin tebliğinden sonraki döneme ait | Her zaman | İcra mahkemesi | m.33 |
| Takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ait | Her zaman | İcra mahkemesi (m.33/a kıyasen) | m.71 |
| İnceleme ölçütü | — | Resmî vesikalara müsteniden | m.33/a |
| Alacaklının karşı davası | Yedi gün, kararın kesinleştiğinin tebliğinden | Umumi mahkemeler | m.33/a |
| Dava açılmazsa | — | Zamanaşımı kesin hüküm teşkil eder | m.33/a |
Takibin Kesinleşmesinden Sonra: İİK m.71
İlamsız takiplerde ve takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde başvurulacak hüküm m.71’dir.
İİK m.71/1, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceğini düzenler.
m.71/2, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olması hâlinde m.33/a hükmünün kıyasen uygulanacağını belirtir.
Bu iki fıkra birlikte okunduğunda, takip kesinleştikten sonra dahi borçlunun elinde iki savunma bulunur: belgeye dayalı itfa veya imhal iddiası ve zamanaşımı iddiası. Her ikisi de her zaman ileri sürülebilir; ancak belge şartı vardır.
Menfi tespit yoluyla borçlu olunmadığının tespiti ise ayrı bir davadır ve menfi tespit ve istirdat davası yazımızda ele alındı.
Haciz İsteme Süresi: Bir Yıl
Takibin kesinleşmesi tek başına yeterli değildir; alacaklının belirli sürelerde işlem yapması gerekir.
İİK m.78, ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklının haciz konmasını isteyebileceğini düzenler.
Süre bakımından aynı madde, haciz istemek hakkının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşeceğini belirtir.
Sürenin hesabında bazı dönemler dışarıda bırakılır: itiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları hâlinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.
Sürenin kaçırılmasının sonucu da düzenlenmiştir: haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.
Yenileme bakımından aynı madde, yeniden haciz istemenin alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıf olduğunu; ilama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınacağını; yenileme masraf ve harçlarının borçluya tahmil edilmeyeceğini belirtir.
Bu son cümle pratikte önemlidir: yenileme masrafları alacaklıda kalır ve borçluya yüklenemez.
Elektronik sorgulama bakımından m.78, alacaklının dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabileceğini; sorgulama sonunda sistem üzerinden de haciz talep edilebileceğini ve icra dairesinin tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczedeceğini düzenler.
Satış İsteme Süresi: Bir Yıl ve Uzama
Haciz konulduktan sonra ikinci bir süre işlemeye başlar.
İİK m.106/1, alacaklı veya borçlunun hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebileceğini; borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağının da bu hükme tabi olduğunu düzenler.
2021 değişikliğiyle bir uzama imkânı getirilmiştir: m.106/2, bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresinin, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzayacağını belirtir.
Gider bakımından m.106/3, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılmasının zorunlu olduğunu düzenler.
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ek bir şart vardır: aynı madde, bunlar hakkında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılmasının ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılmasının zorunlu olduğunu belirtir.
Süre kaçırılmasının sonucu m.110’dadır: bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.
Aynı madde, hacizli malın satılması yönündeki talebin bir defa geri alınabileceğini düzenler.
Sicil kaydı bakımından m.110, haczedilen resmî sicile kayıtlı malların icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhinin terkin edileceğini ve işlemin ilgili icra dairesine bildirileceğini belirtir.
Gider sorumluluğu bakımından aynı madde, haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının o mala yönelik olarak haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olacağını öngörür.
Takip süreleri ve sonuçları
| Süre | Başlangıç | Uzunluk | Kaçırılırsa | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Haciz isteme | Ödeme emrinin tebliği | Bir yıl | Dosya muameleden kaldırılır | m.78 |
| Satış isteme | Haciz tarihi | Bir yıl; satış gerçekleşmezse bir yıl daha | Haciz kalkar | m.106, m.110 |
| Taşınır rehninde satış | Ödeme veya icra emrinin tebliği | Altı ay | Takip düşer | m.150/e |
| Taşınmaz rehninde satış | Ödeme veya icra emrinin tebliği | Bir yıl | Takip düşer | m.150/e |
| İlam zamanaşımı | Son muamele | On yıl | Takip zamanaşımına uğrar | m.39 |
| Aciz vesikasındaki borç | Vesikanın düzenlenmesi | Yirmi yıl | Borçluya karşı zamanaşımı | m.143 |
| Aciz vesikasıyla yeni takip | Vesikanın alınması | Bir yıl | Yeniden ödeme emri gerekir | m.143 |
Haczin Kalkması ile Takibin Düşmesi Aynı Şey Değildir
Uygulamada sık karıştırılan bir ayrım burada ortaya çıkar.
Satış süresinin kaçırılması hâlinde m.110 uyarınca yalnız o mal üzerindeki haciz kalkar. Takip dosyası ve alacak varlığını sürdürür; alacaklı başka mallara haciz koydurabilir veya aynı mal için yeniden haciz isteyebilir. Ancak yeni haciz, sıra bakımından yeni tarihe göre değerlendirilir.
Haciz isteme süresinin kaçırılması hâlinde ise m.78 uyarınca dosya muameleden kaldırılır. Bu da takibin ortadan kalkması anlamına gelmez; yenileme talebiyle dosya işleme konulabilir. Ancak yenileme talebinin borçluya tebliği gerekir ve ilamsız takiplerde yeniden harç alınır.
Rehnin paraya çevrilmesinde ise sonuç daha ağırdır: m.150/e, satış süreleri içinde satış istenmez veya talep yenilenmezse takibin düşeceğini öngörür. Bu yol rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yazımızda ele alındı.
Zamanaşımında ise etkilenen şey alacağın kendisidir. m.39 uyarınca on yıllık sürenin dolması hâlinde ilama dayalı takip zamanaşımına uğrar ve borçlu m.33/a uyarınca icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Sonuçların karşılaştırması
| Kaçırılan süre | Etkilenen | Telafi imkânı |
|---|---|---|
| Haciz isteme (bir yıl) | Dosya muameleden kaldırılır | Yenileme talebi; borçluya tebliğ ve ilamsızda yeniden harç |
| Satış isteme (bir yıl) | O mal üzerindeki haciz kalkar | Yeniden haciz istenebilir; sıra yeni tarihe göre |
| Rehinde satış (altı ay / bir yıl) | Takip düşer | Yeni takip gerekir |
| İlam zamanaşımı (on yıl) | Takip zamanaşımına uğrar | Alacaklı yedi gün içinde umumi mahkemede dava açabilir |
Süreyi Koruyan İşlemler
Alacaklı bakımından asıl soru, sürelerin nasıl korunacağıdır.
İlam zamanaşımı bakımından m.39, süreyi son muameleye bağladığından, dosyada yapılan her işlem süreyi yeniden başlatır. Bu nedenle uzun süre işlem yapılmayan dosyalarda periyodik işlem yapılması gerekir.
Haciz isteme süresi bakımından m.78, itiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar geçen zamanın hesaba katılmayacağını belirtir. Dolayısıyla itirazın iptali davası devam ederken süre işlemez.
Aynı madde, taksit sözleşmesi yapılması hâlinde sözleşmenin ihlaline kadar geçen zamanın da hesaba katılmayacağını öngörür. Taksitle ödeme m.111’de düzenlenmiştir: borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti de derhâl verirse icra muamelesi durur.
Satış isteme süresi bakımından m.106/2, bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki sürenin bir yıl daha uzayacağını öngörür. Bu uzama kendiliğinden işler ancak süresinde satış istenmiş olması şarttır.
Ayrıca m.97/8, istihkak davası esnasında m.106’daki müddetlerin cereyan etmeyeceğini belirtir; istihkak rejimi istihkak davası yazımızda ele alındı.
Aciz Vesikası ve Uzun Süreler
Takibin sonuçsuz kalması hâlinde devreye giren belge, kendi süre rejimini getirir.
İİK m.105/1, haczi kabil mal bulunmaması hâlinde haciz tutanağının m.143’teki aciz vesikası hükmünde olduğunu; icraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliğinin anlaşıldığı surette dahi tutanağın muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya m.277’de yazılı hakları vereceğini düzenler.
m.143, alacaklının aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs etmesi hâlinde yeniden ödeme emri tebliğine lüzum olmadığını; aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemeyeceğini ve bu borcun borçluya karşı vesikanın düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını belirtir.
Bu yirmi yıllık süre, icra hukukundaki en uzun süredir ve alacaklıya uzun vadeli bir takip imkânı tanır. Aciz vesikasının diğer sonuçları sıra cetveline itiraz ve şikâyet ve tasarrufun iptali davası yazılarımızda ele alındı.
Fon Dosyalarında Süre Yönetimi
Fon tasfiyesinden doğan alacaklarda süre rejimi iki katmanlıdır ve bu katmanlar birbirinden bağımsız işler.
Birinci katman, alacağın kendisine ilişkin zamanaşımıdır. Tazminat talebinin hangi süreye tabi olduğu, sorumluluğun sözleşmeye mi yoksa haksız fiile mi dayandırıldığına göre belirlenir. Bu ayrım kambiyo senedi zamanaşımı yazımızda senet türlerine göre ele alındı.
İkinci katman, hüküm alındıktan sonra takip aşamasında işleyen sürelerdir. Bu aşamada m.39’daki on yıllık ilam zamanaşımı ile m.78 ve m.106’daki birer yıllık süreler devreye girer.
Bu iki katmanın karıştırılması, uygulamada iki yönlü hata doğurur. Birincisi, dava zamanaşımı korunduğu hâlde takip aşamasındaki sürelerin ihmal edilmesidir. İkincisi ise takip dosyası açık göründüğü için alacağın güvencede sanılmasıdır; oysa dosyada işlem yapılmaması on yıllık süreyi işletir.
Çok sayıda yatırımcının aynı borçluya yöneldiği dosyalarda ayrıca sıralama etkisi vardır. Satış süresinin kaçırılması hâlinde m.110 uyarınca haciz kalkar ve yeniden konulacak haciz, sıra bakımından yeni tarihe göre değerlendirilir. Sıra cetvelinde ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarihin haciz talebi tarihi olduğu dikkate alındığında, bu kayıp doğrudan pay kaybına dönüşebilir.
Borçlunun konkordatoya başvurması hâlinde ise süreler bakımından ayrı bir koruma işler: m.294/1, mühlet içinde bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini düzenler. Bu husus konkordatoda alacaklının hakları yazımızda ele alındı.
İki katmanın karşılaştırması
| Katman | Neyi etkiler | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Dava zamanaşımı | Alacağın dava edilebilirliği | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi veya fiil tarihi | TBK hükümleri |
| İlam zamanaşımı | İlamın icra kabiliyeti | Dosyadaki son muamele | İİK m.39 |
| Haciz isteme | Dosyanın işlemde kalması | Ödeme emrinin tebliği | İİK m.78 |
| Satış isteme | Mal üzerindeki haciz | Haciz tarihi | İİK m.106, m.110 |
| Konkordato mühleti | Süreleri durdurur | Geçici mühlet | İİK m.288, m.294 |
Alacaklının Takvimi
Dosya takibinde kontrol noktaları
| Adım | Kontrol | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Ödeme veya icra emrinin tebliğ tarihini kaydedin | m.78 |
| 2 | Haciz isteme için bir yıllık süreyi takvime işleyin | m.78 |
| 3 | İtiraz veya dava varsa duran süreyi ayrıca not edin | m.78 |
| 4 | Haciz tarihinden itibaren satış için bir yıllık süreyi izleyin | m.106 |
| 5 | Satış talebiyle birlikte giderleri peşin yatırın | m.106/3 |
| 6 | Araç haczinde muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebini birlikte yapın | m.106 |
| 7 | İlam zamanaşımı için dosyada periyodik işlem yapın | m.39 |
| 8 | Rehinli takipte altı ay ve bir yıllık süreleri ayrıca izleyin | m.150/e |
| 9 | Aciz vesikası alınmışsa bir yıllık kolaylık süresini gözetin | m.143 |
Zamanaşımı Nedeniyle İcranın Geri Bırakılması Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, ilama dayalı takipte on yıllık sürenin dolduğu iddiasıyla sunulacak talep için hazırlanmış çerçevedir. Takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin iddialarda m.71 uyarınca aynı usul kıyasen uygulanır.
[ ] İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
TALEP EDEN (BORÇLU): [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KARŞI TARAF (ALACAKLI): [Ad Soyad/Unvan] — [Adres]
İCRA DOSYASI: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyası
KONU: İlamın zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması istemidir.
AÇIKLAMALAR
1. Karşı taraf tarafından müvekkil aleyhine, [ ] Mahkemesi’nin [ ] Esas ve [ ] Karar sayılı ilamına dayalı olarak [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasıyla ilamlı takip yürütülmektedir. İcra emri müvekkile [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir.
2. Takip dosyasında yapılan son işlem [tarih] tarihlidir. Bu tarihten işbu talebin sunulduğu güne kadar on yıldan fazla süre geçmiştir. Dosya kapsamı bu hususu ortaya koymaktadır.
İlam zamanaşımı — İcra ve İflas Kanunu m.39
Anılan madde, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenlemektedir. Somut olayda dosyadaki son muamele üzerinden on yıllık süre dolmuş olup takip zamanaşımına uğramıştır.
İnceleme usulü — İcra ve İflas Kanunu m.33/a
Anılan madde, ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği ya da tatile uğradığı iddialarının icra mahkemesi tarafından resmî vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verileceğini öngörmektedir. Talebimizin dayanağı olan süre, icra dosyasındaki işlem tarihleriyle sabittir.
[Takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkinse] İcra ve İflas Kanunu m.71
Anılan maddenin ikinci fıkrası, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olması hâlinde 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağını düzenlemektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33, m.33/a, m.39, m.71; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasının tamamı; dosyadaki işlem tarihlerini gösteren tutanak ve kayıtlar; icra emri ve tebliğ belgesi; ilam ve kesinleşme şerhi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Takibin dayanağı ilamın zamanaşımına uğradığının tespiti ile İcra ve İflas Kanunu m.33/a uyarınca icranın geri bırakılmasına,
2. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Talep Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Dilekçede dosyadaki son muamelenin tarihi açıkça gösterilmelidir; m.39 on yıllık süreyi bu tarihe bağlamaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, ilam zamanaşımının kesinleşme tarihinden işlediğini sanmaktır. m.39, süreyi son muameleye bağlar; dosyada yapılan her işlem süreyi yeniden başlatır.
İkinci hata, alacaklı bakımından m.33/a’daki yedi günlük süreyi kaçırmaktır. Aynı madde, bu süre içinde dava açılmaması hâlinde ilamın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceğini belirtir.
Üçüncü hata, haciz isteme ve satış isteme sürelerini karıştırmaktır. m.78, haciz isteme hakkını ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıla; m.106, satış isteme hakkını haciz tarihinden itibaren bir yıla bağlar.
Dördüncü hata, satış süresinin kaçırılmasının takibi sonlandıracağını düşünmektir. m.110, bu hâlde yalnız o mal üzerindeki haczin kalkacağını düzenler; takip ve alacak varlığını sürdürür.
Beşinci hata, satış talebinde giderleri eksik yatırmaktır. m.106/3, kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılmasının zorunlu olduğunu belirtir.
Altıncı hata, araç haczinde talepleri ayrı ayrı yapmaktır. m.106, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılmasını ve giderlerin birlikte ve peşin yatırılmasını zorunlu tutar.
Yedinci hata, haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının gider sorumluluğunu göz ardı etmektir. m.110, bu alacaklının o mala yönelik olarak haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olacağını öngörür.
Sekizinci hata, itfa veya imhal iddiasını belgesiz ileri sürmektir. m.33 ve m.71, bu iddiaların noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere ya da icra zaptına dayandırılmasını arar.
Sıkça Sorulan Sorular
İlama dayalı takipte zamanaşımı ne kadardır?
İİK m.39/1, ilama müstenit takibin son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Süre ilamın kesinleşmesinden değil, dosyadaki son muameleden işler.
Noter senedine dayalı takipte zamanaşımı nedir?
İİK m.39, noter senedine müstenit takibin senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabi olduğunu belirtir.
Zamanaşımı nasıl ileri sürülür?
İcra emrinin tebliği üzerine İİK m.33/1 uyarınca yedi gün içinde icra mahkemesine başvurulur. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri ise her zaman yapılabilir. m.33/a, bu iddiaların icra mahkemesi tarafından resmî vesikalara müsteniden inceleneceğini düzenler.
Alacaklı zamanaşımı kararına karşı ne yapabilir?
İİK m.33/a, alacaklının icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve yedi gün içinde umumi mahkemelerde dava açabileceğini; aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceğini düzenler.
Takip kesinleştikten sonra zamanaşımı ileri sürülebilir mi?
İİK m.71/2, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olması hâlinde m.33/a hükmünün kıyasen uygulanacağını düzenler.
Haciz isteme süresi ne kadardır?
İİK m.78, haciz istemek hakkının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşeceğini düzenler. İtiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya taksit sözleşmesi yapılmışsa sözleşmenin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.
Haciz talebi süresinde yapılmazsa ne olur?
İİK m.78, haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosyanın muameleden kaldırılacağını belirtir. Yeniden haciz istemek, alacaklının yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır.
Yenileme masraflarını kim öder?
İİK m.78, ilama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınacağını; yenileme masraf ve harçlarının borçluya tahmil edilmeyeceğini düzenler.
Satış isteme süresi ne kadardır?
İİK m.106/1, alacaklı veya borçlunun hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebileceğini; borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağının da bu hükme tabi olduğunu düzenler.
Satış süresi uzayabilir mi?
İİK m.106/2, bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresinin, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkradaki sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzayacağını öngörür.
Satış talebinde giderler nasıl yatırılır?
İİK m.106/3, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılmasının zorunlu olduğunu; sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve giderlerin birlikte ve peşin yatırılmasının zorunlu olduğunu düzenler.
Satış istenmezse ne olur?
İİK m.110, bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağını düzenler. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.
Haczin kalkması takibi sona erdirir mi?
Hayır. İİK m.110 yalnız o mal üzerindeki haczin kalkacağını öngörür; takip dosyası ve alacak varlığını sürdürür. Buna karşılık rehnin paraya çevrilmesinde m.150/e, satış süreleri içinde satış istenmezse takibin düşeceğini belirtir.
Haczin kalkmasının gider sonucu nedir?
İİK m.110, haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının o mala yönelik olarak haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olacağını düzenler.
Aciz vesikasındaki borç ne zaman zamanaşımına uğrar?
İİK m.143, bu borcun borçluya karşı aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını; alacaklının vesikayı aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs etmesi hâlinde yeniden ödeme emri tebliğine lüzum olmadığını belirtir.
İlgili Rehberler
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
- İtirazın iptali ve icra inkâr tazminatı
- İlamlı icra ve tahsil
- Sıra cetveline itiraz ve şikâyet
- Menfi tespit ve istirdat davası
- İhalenin feshi
- Kambiyo senedi zamanaşımı
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Haciz ve satış süreleri ayrı işler
Biri ödeme emrinin tebliğinden, diğeri haciz tarihinden başlar. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Dosyanızdaki son işlem tarihini ve işleyen süreleri birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik icra-iflas hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


