İcra Takibinde Usulsüz Tebligat 2026 (Tebligat K. m.21, m.32, m.35; İİK m.16): Öğrenme Tarihi, Mazbatanın Dokuz Unsuru ve Şikâyet — Dilekçe Örneğiyle
20 Eylül 2026

İcra Takibinde Usulsüz Tebligat 2026 (Tebligat K. m.21, m.32, m.35; İİK m.16): Öğrenme Tarihi, Mazbatanın Dokuz Unsuru ve Şikâyet — Dilekçe Örneğiyle

İcra takibinde hemen bütün süreler tebliğ tarihinden işler; bu nedenle tebligatın usulüne uygunluğu çoğu dosyada esasa girilmeden çözülmesi gereken bir sorundur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabın tebliğe muttali olması hâlinde muteber sayılacağını ve muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağını düzenler. Bu mekanizma, kaçırılmış görünen bir sürenin öğrenme tarihine göre yeniden hesaplanmasını sağlar. m.21, muhatap adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse evrakın muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amirine teslim edileceğini ve ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağını belirtir. Şikâyet ise İİK m.16/1 uyarınca muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır.

Takipten geç mi haberdar oldunuz?

Usulsüz tebligatta süreler öğrenme tarihinden işler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Usulsüz tebligat öğrenmeyle geçerli hâle gelir

Öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağını ve muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağını düzenler.

Şikâyet süresi öğrenmeden işler. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16/1, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğini ve şikâyetin bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılacağını belirtir.

Kapıya yapıştırma tarihi esastır. Tebligat Kanunu m.21, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağını düzenler.

Tebligat Neden Takibin Kilit Noktasıdır?

İcra takibinde hemen bütün süreler tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Ödeme emrine itiraz, icranın geri bırakılması talebi, haciz isteme hakkı ve kambiyo takibindeki beş günlük süre bu tarihe bağlıdır.

Dolayısıyla tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, çoğu dosyada esasa girilmeden önce çözülmesi gereken bir sorundur. Usulsüz bir tebligat, süresinde kullanılmamış gibi görünen bir hakkı yeniden açar.

Takip sürelerinin genel çerçevesi icra takibinde zamanaşımı ve takibin düşmesi yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Tebligatın usulüne uygun olup olmadığı her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Tebligatın Yapılacağı Adres

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10/1, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağını düzenler.

Aynı fıkra bir tamamlayıcı kural getirir: bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.

m.10/2, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılmasının caiz olduğunu belirtir.

Bu hükümler bir sıra kurar: önce bilinen en son adres, bu elverişli değilse veya tebligat yapılamıyorsa adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi.

Sıranın atlanması, yani doğrudan adres kayıt sistemine göre tebligat çıkarılması, usulsüzlük iddiasının dayanağı olabilir.

Vekil bakımından m.11/1, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağını; vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğunu düzenler. Aynı fıkra, tebligat birden fazla vekile yapılmışsa bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihinin asıl tebliğ tarihi sayılacağını belirtir.

Tüzel Kişilere Tebligat

Kurumsal borçlularda tebligat ayrı hükümlere tabidir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.12, hükmî şahıslara tebliğin salâhiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılacağını düzenler. Aynı madde, bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilâflarda ticari mümessiline yapılan tebliğin muteber olduğunu belirtir.

m.13, hükmî şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağını düzenler.

Bu hükümde iki şart aranır: yetkili kişinin bulunmaması veya evrakı alamayacak hâlde olması. Bu şartlar gerçekleşmeden doğrudan memur veya müstahdeme yapılan tebligat usulsüzdür.

Tebliğ mazbatasında bu şartın gerçekleştiğinin gösterilmesi gerekir; mazbatanın içeriği m.23’te düzenlenmiştir.

Portföy yönetim şirketleri ve benzeri kurumsal muhataplara karşı yürütülen takiplerde bu hükümler doğrudan uygulanır; takip yolları portföy yönetim şirketine karşı icra takibi yazımızda ele alındı.

Muhatap Adreste Bulunmazsa: m.21

Uygulamada en çok tartışılan hüküm budur.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21/1, kendisine tebligat yapılacak kimse veya önceki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse; tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceğini düzenler.

Aynı fıkra iki ek işlem öngörür: tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılması ve adreste bulunmama hâlinde keyfiyetin tebliğ olunacak şahsa haber verilmesinin de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmesi.

Tarih bakımından aynı fıkra açıktır: ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Adres kayıt sistemi adresi bakımından m.21/2 ayrı bir rejim getirir: gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru evrakı muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amir ya da memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. Bu hâlde de ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.

İki fıkra arasındaki fark önemlidir. Birinci fıkrada komşuya, yöneticiye veya kapıcıya haber verilmesi öngörülmüşken; ikinci fıkrada bu ek işlem yer almaz.

Dolayısıyla tebligatın hangi fıkraya göre yapıldığı, hangi işlemlerin aranacağını belirler. Mazbatada hangi fıkranın uygulandığı gösterilmelidir.

Kabul zorunluluğu bakımından m.21/3, muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurlarının kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecbur olduklarını belirtir.

m.21’in iki fıkrası arasındaki fark

Konum.21/1m.21/2
Uygulama hâliMuhatap veya tebligat yapılabilecek kimseler adreste bulunmaz ya da tebellüğden imtina ederGösterilen adres adres kayıt sistemindeki adres; muhatap hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa dahi
Evrakın teslimiMuhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amir ya da memuruAynı
İhbarnameTesellüm edenin adresini içerir, kapıya yapıştırılırAynı
Komşu, yönetici, kapıcıya haberMümkün oldukça bildirilirÖngörülmemiştir
Tebliğ tarihiİhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihAynı

Muhatap Yerine Tebliğ Yapılabilecek Kişiler

Muhatap adreste bulunmasa dahi belirli kişilere tebligat yapılabilir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.16, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağını düzenler.

m.17, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlerin o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine; meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağını belirtir.

m.18, tebliğ yapılacak şahsın otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunması hâlinde tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amirinin temin edeceğini düzenler.

Geçici ayrılma bakımından m.20, m.13, m.14, m.16, m.17 ve m.18’de yazılı şahısların kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmeleri hâlinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağını ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceğini düzenler. Aynı madde, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduklarını belirtir.

Ehliyet şartı bakımından m.22, muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması şartını arar.

Bu şart, mazbatada gösterilmesi gereken hususlardandır.

Tebliğ Mazbatası: Dokuz Unsur

Tebligatın usulüne uygunluğu, mazbata üzerinden denetlenir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.23, tebliğin bir mazbata ile tevsik edileceğini ve bu mazbatanın belirli hususları ihtiva etmesi gerektiğini düzenler.

Tebliğ mazbatasının içeriği (Tebligat K. m.23)

BentGösterilecek husus
1Tebliği çıkaran merciin adı
2Tebliği isteyen tarafın adı, soyadı ve adresi
3Tebliğ olunacak şahsın adı, soyadı ve adresi
4Tebliğin mevzuu
5Tebliğin kime yapıldığı; muhataptan başkasına yapılmışsa o kimsenin adı, soyadı, adresi ve m.22 gereğince tebellüğe ehil olduğu
6Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığı
7m.21’deki durumun tahaddüsü hâlinde bu hususlara müteallik muamelenin yapıldığı, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebep
8Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kayıt
9Tebliğ evrakı kime verilmişse onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzası

Bu dokuz unsur, usulsüzlük incelemesinin kontrol listesidir. Yedinci ve sekizinci bentler özellikle önemlidir: m.21 uygulanmışsa adreste bulunmama veya imtina sebebinin gösterilmesi, adres kayıt sistemine göre tebligat yapılmışsa buna ilişkin kaydın bulunması gerekir.

Bu kayıtların eksikliği, mazbatanın denetlenebilirliğini ortadan kaldırır ve usulsüzlük iddiasının temelini oluşturur.

Adres Değişikliği ve m.35

Daha önce tebligat yapılmış kişiler bakımından ayrı bir rejim işler.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35/1, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimsenin adresini değiştirmesi hâlinde yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğunu; bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağını düzenler.

Bildirim yapılmaması hâlinde m.35/2, adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağını ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağını belirtir.

Aynı madde, bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğlerin muhataba yapılmış sayılacağını düzenler.

Bu hükmün uygulanabilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış olması ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi.

İlk tebligat usulsüz ise m.35 uygulanamaz; bu husus, sonraki tüm tebligatları etkiler.

Tüzel kişiler bakımından m.35, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınacağını ve bu madde hükümlerinin uygulanacağını belirtir.

Bu fıkra, tüzel kişi muhataplarda ilk tebligat şartını kaldırır.

Elektronik Tebligat: m.7/a

Belirli muhataplar bakımından elektronik yol zorunludur.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a, maddede sayılan gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğunu düzenler.

Bu kişiler arasında; kamu idareleri ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, mahallî idareler, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, kanunla kurulanlar dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar ile sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler sayılmıştır.

Yedinci bent özellikle geniştir: kanunla kurulanlar dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri. Dolayısıyla şirketlere tebligat kural olarak elektronik yolla yapılır.

Bu hüküm, kurumsal muhataplara yapılan fizikî tebligatların geçerliliği bakımından ayrı bir inceleme gerektirir.

Usulsüz Tebliğin Hükmü: m.32

Tebligat hukukunun en pratik hükmü budur.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağını; muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağını düzenler.

Bu hüküm iki sonuç doğurur.

Birincisi, usulsüz tebligat kendiliğinden geçersiz değildir: muhatap öğrenmişse geçerli hâle gelir.

İkincisi ve daha önemlisi, tebliğ tarihi olarak muhatabın beyan ettiği tarih esas alınır. Yani süreler, usulsüz tebliğ tarihinden değil öğrenme tarihinden işler.

Bu mekanizma, usulsüz tebligat iddiasının pratik sonucunu oluşturur: kaçırılmış görünen süre, öğrenme tarihine göre yeniden hesaplanır.

Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, dosyadaki hangi işlemle öğrendiğine bağlanarak somutlaştırılır. Örneğin hacze muttali olma, banka hesabına bloke konulduğunun fark edilmesi veya dosyadan suret alınması bu anı gösterebilir.

Şikâyet Yolu ve Süresi

Usulsüz tebligat, icra dairesinin işlemine karşı şikâyet yoluyla ileri sürülür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16/1, kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında; kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğini düzenler.

Aynı fıkra süreyi belirler: şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

m.16/2, bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabileceğini belirtir.

Sürenin başlangıcı bakımından iki hüküm birlikte okunur: İİK m.16/1 süreyi öğrenmeye bağlar, Tebligat Kanunu m.32 ise tebliğ tarihini muhatabın beyan ettiği tarihe bağlar. Her ikisi de aynı ana işaret eder.

Sonuç bakımından İİK m.17, şikâyetin icra mahkemesince kabul edilmesi hâlinde şikâyet olunan muamelenin ya bozulacağını yahut düzeltileceğini; memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrasının emrolunacağını düzenler.

Yargılama usulü bakımından m.18/1, icra mahkemesine arz edilen hususların ivedi işlerden sayılacağını ve bu işlerde basit yargılama usulünün uygulanacağını; talep ve cevapların dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olabileceğini belirtir.

Usulsüz tebligatta izlenecek yol

AdımİşlemDayanak
1Tebliğ mazbatasını dosyadan temin edin ve dokuz unsuru kontrol edinTebligat K. m.23
2Hangi maddeye göre tebligat yapıldığını belirleyinm.10, m.13, m.16-18, m.21, m.35
3O maddenin aradığı işlemlerin yapılıp yapılmadığını denetleyinİlgili madde
4Öğrenme tarihini belgeyle somutlaştırınTebligat K. m.32
5Öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edinİİK m.16/1
6Şikâyetle birlikte kaçırılan hakkı da kullanınİİK m.62, m.168 vb.
7Kabul hâlinde işlemin bozulması veya düzeltilmesi istenirİİK m.17

Tebligat Usulsüzlüğünün Takibe Etkisi

Usulsüz tebligatın sonucu, hangi belgenin tebliğ edildiğine göre değişir.

Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse, itiraz süresi öğrenme tarihinden işlemeye başlar. İlamsız takipte itiraz süresi İİK m.62 uyarınca yedi gün; kambiyo senetlerine mahsus takipte İİK m.168 uyarınca beş gündür. Kambiyo rejimi kambiyo senetlerine mahsus takip yazımızda ele alındı.

İcra emri usulsüz tebliğ edilmişse, icranın geri bırakılması talebinin süresi aynı biçimde öğrenme tarihine bağlanır.

Kıymet takdiri raporu veya satış ilanı usulsüz tebliğ edilmişse, bu ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir. İhalenin feshi rejimi ihalenin feshi yazımızda ele alındı.

Rehnin paraya çevrilmesinde ise tebligat bakımından özel bir hüküm vardır: İİK m.150/c, takibin tapu idaresine bildirileceğini ve taşınmazı şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmayacağını düzenler. Bu rejim rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yazımızda ele alındı.

İpotekte adres bildirimi bakımından İİK m.148/a, ipotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların haleflerinin tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorunda olduklarını; yeni adresin bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarihin tebellüğ tarihi sayılacağını düzenler.

Belgeye göre sonuç

Usulsüz tebliğ edilenEtkilenen hakSüre
Ödeme emri (ilamsız)İtirazYedi gün, öğrenmeden
Ödeme emri (kambiyo)İtirazBeş gün, öğrenmeden
İcra emriİcranın geri bırakılmasıYedi gün, öğrenmeden
Kıymet takdiri raporuKıymet takdirine itiraz ve ihalenin feshi sebebiİlgili hükümlere göre
Satış ilanıİhalenin feshi sebebiİİK m.134’e göre
Diğer icra işlemleriŞikâyetYedi gün, öğrenmeden

Sık Karşılaşılan Usulsüzlükler

Uygulamada tekrarlanan hatalar belirli başlıklarda toplanır.

Usulsüzlük ve dayanak

UsulsüzlükDayanak
Bilinen en son adres araştırılmadan doğrudan adres kayıt sistemine göre tebligatTebligat K. m.10/1
Tüzel kişide yetkilinin bulunmadığı tespit edilmeden memura tebligatm.13
m.21 uygulanırken komşu, yönetici veya kapıcıya haber verilmemesim.21/1
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığının mazbatada gösterilmemesim.21, m.23/7
Adreste bulunmama veya imtina sebebinin mazbatada yazılmamasım.23/7
Adres kayıt sistemine göre yapıldığına dair kaydın bulunmamasım.23/8
Tebellüğ edenin ehliyetine ilişkin kaydın bulunmamasım.22, m.23/5
Vekil varken asile tebligatm.11/1
İlk tebligat usulsüzken m.35’e göre eski adrese tebligatm.35/1
Elektronik tebligat zorunlu olduğu hâlde fizikî tebligatm.7/a
Geçici ayrılma beyanının mazbataya yazılıp imzalatılmamasım.20

Bu tablo, mazbata incelemesinin kontrol listesi olarak kullanılabilir. Her satır, mazbatada aranacak somut bir kayda karşılık gelir.

Usulsüz Tebligat Şikâyeti Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasıyla icra mahkemesine sunulacak şikâyet için hazırlanmış çerçevedir. Şikâyetle birlikte kaçırılan hakkın da kullanılması gerekir.

[ ] İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

ŞİKÂYET EDEN (BORÇLU): [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KARŞI TARAF (ALACAKLI): [Ad Soyad/Unvan] — [Adres]

İCRA DOSYASI: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyası

ÖĞRENME TARİHİ: [tarih]

KONU: Ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. Karşı taraf tarafından müvekkil aleyhine [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasıyla takip başlatılmış; ödeme emrinin [tarih] tarihinde tebliğ edildiği görünmektedir. Müvekkil ise takipten [tarih] tarihinde [banka hesabına konulan bloke / haciz işlemi / dosyadan alınan suret] ile haberdar olmuştur.

Tebligatın yapıldığı adres — Tebligat Kanunu m.10

Anılan maddenin birinci fıkrası, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağını; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen en son adres olarak kabul edileceğini düzenlemektedir. Somut olayda müvekkilin bilinen adresi araştırılmaksızın doğrudan adres kayıt sistemindeki adrese tebligat çıkarılmıştır.

Mazbatada bulunması gereken kayıtlar — Tebligat Kanunu m.23

Anılan madde, tebliğ mazbatasında tebliğin kime yapıldığının ve muhataptan başkasına yapılmışsa o kimsenin tebellüğe ehil olduğunun; 21 inci maddedeki durumun doğması hâlinde bu hususlara ilişkin muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin; adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılması durumunda buna ilişkin kaydın gösterilmesini zorunlu kılmaktadır. Dosyadaki mazbatada [eksik kayıt] bulunmamaktadır.

Adreste bulunmama hâlinde yapılacak işlemler — Tebligat Kanunu m.21

Anılan maddenin birinci fıkrası, evrakın muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amir ya da memuruna imza mukabilinde teslim edilmesinin yanı sıra tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin adresteki binanın kapısına yapıştırılmasını ve keyfiyetin mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmesini öngörmektedir. Mazbatada bu işlemlerin yapıldığına dair kayıt bulunmamaktadır.

Usulsüz tebliğin hükmü — Tebligat Kanunu m.32

Anılan madde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabın tebliğe muttali olması hâlinde muteber sayılacağını ve muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağını düzenlemektedir. Müvekkil takipten [tarih] tarihinde haberdar olmuş olup tebliğ tarihinin bu tarih olarak düzeltilmesi gerekmektedir.

Şikâyet süresi — İcra ve İflas Kanunu m.16

Anılan maddenin birinci fıkrası, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğini ve şikâyetin bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılacağını öngörmektedir. İşbu şikâyet öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde sunulmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10, m.11, m.13, m.16, m.17, m.20, m.21, m.22, m.23, m.32, m.35; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16, m.17, m.18, m.62; Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasının tamamı; tebliğ mazbatası ve ekleri; müvekkilin adres kayıt sistemi kayıtları; öğrenme tarihini gösteren banka kayıtları ve haciz işlemine ilişkin belgeler; tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan [tarih] olarak düzeltilmesine,

2. Bu tarihe göre süresinde yapılan itirazımızın değerlendirilmesine,

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Şikâyet Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Şikâyetle birlikte itirazın da icra dairesine sunulması gerekir; tebliğ tarihinin düzeltilmesi tek başına itiraz yerine geçmez.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, usulsüz tebligatın kendiliğinden geçersiz olduğunu sanmaktır. Tebligat Kanunu m.32, muhatabın tebliğe muttali olması hâlinde tebligatın muteber sayılacağını belirtir.

İkinci hata, yalnız usulsüzlüğü ileri sürüp öğrenme tarihini göstermemektir. Aynı madde, tebliğ tarihi olarak muhatabın beyan ettiği tarihi esas alır; bu tarihin somutlaştırılması gerekir.

Üçüncü hata, yedi günlük şikâyet süresini tebliğ tarihinden hesaplamaktır. İİK m.16/1, süreyi muamelenin öğrenildiği tarihten başlatır.

Dördüncü hata, şikâyetle yetinip kaçırılan hakkı kullanmamaktır. Tebliğ tarihinin düzeltilmesi, süresinde itiraz edilmiş sayılmasını sağlamaz; itirazın ayrıca yapılması gerekir.

Beşinci hata, m.21’in iki fıkrasını ayırmamaktır. Birinci fıkrada komşu, yönetici veya kapıcıya haber verilmesi öngörülmüşken ikinci fıkrada bu işlem yer almaz.

Altıncı hata, mazbatayı incelemeden iddia ileri sürmektir. Tebligat Kanunu m.23, mazbatada bulunması gereken dokuz hususu sayar ve usulsüzlük bu kayıtlar üzerinden denetlenir.

Yedinci hata, m.35’i ilk tebligat usulsüzken uygulamaktır. Aynı madde, daha önce kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olmasını arar; tüzel kişiler bakımından ise resmî kayıtlardaki adres esas alınır.

Sekizinci hata, elektronik tebligat zorunluluğunu gözden kaçırmaktır. m.7/a, kanunla kurulanlar dâhil tüm özel hukuk tüzel kişilerine tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu tutar.

Sıkça Sorulan Sorular

Usulsüz tebligat geçersiz midir?

Kendiliğinden geçersiz değildir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağını ve muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağını düzenler.

Tebligat hangi adrese yapılır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10/1, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağını; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen en son adres olarak kabul edileceğini ve tebligatın buraya yapılacağını düzenler.

Vekil varsa tebligat kime yapılır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.11/1, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağını; vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğunu ve birden fazla vekile yapılmışsa ilkine yapılan tebliğ tarihinin asıl tebliğ tarihi sayılacağını düzenler.

Şirkete tebligat nasıl yapılır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.12, hükmî şahıslara tebliğin salâhiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılacağını düzenler. m.13 ise bu kişilerin mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya evrakı bizzat alamayacak hâlde olmaları durumunda tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağını belirtir.

Muhatap adreste bulunmazsa ne olur?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21/1, tebliğ memurunun evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ya da memurlarına imza mukabilinde teslim edeceğini, tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi adresteki binanın kapısına yapıştıracağını ve keyfiyetin mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirileceğini düzenler.

Kapıya yapıştırmada tebliğ tarihi nedir?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağını düzenler.

Adres kayıt sistemindeki adrese tebligatta fark var mıdır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21/2, gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması hâlinde, muhatap o adreste hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa dahi evrakın muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amirine teslim edileceğini ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılacağını düzenler. Bu fıkrada komşu, yönetici veya kapıcıya haber verilmesi öngörülmemiştir.

Tebliğ mazbatasında neler bulunmalıdır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.23 dokuz husus sayar: tebliği çıkaran merciin adı; tebliği isteyen tarafın kimlik ve adresi; tebliğ olunacak şahsın kimlik ve adresi; tebliğin mevzuu; tebliğin kime yapıldığı ve başkasına yapılmışsa tebellüğe ehil olduğu; tebliğin yeri ve zamanı; m.21 durumunda yapılan muamele ile adreste bulunmama ve imtina sebebi; adres kayıt sistemine yapılmışsa buna ilişkin kayıt; evrakı alanın imzası ile tebliğ memurunun kimliği ve imzası.

Tebellüğ edecek kişide hangi şart aranır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.22, muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması şartını arar.

Muhatap geçici olarak ayrılmışsa ne yapılır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.20, m.13, m.14, m.16, m.17 ve m.18’de yazılı şahısların muhatabın muvakkaten başka yere gittiğini belirtmeleri hâlinde keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ile soyadının tebliğ mazbatasına yazılıp altının beyan yapan tarafından imzalanacağını ve tebliğ evrakının bu kişilere verileceğini düzenler.

Adres değişikliği bildirilmezse ne olur?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35, kendisine usulüne göre tebliğ yapılmış kimsenin adresini değiştirmesi hâlinde yenisini bildirmeye mecbur olduğunu; bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağını ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağını düzenler.

Tüzel kişilerde m.35 nasıl uygulanır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınacağını ve bu madde hükümlerinin uygulanacağını düzenler.

Elektronik tebligat kimler için zorunludur?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a, kamu idareleri, mahallî idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunla kurulanlar dâhil tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar ile sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler gibi maddede sayılanlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğunu düzenler.

Usulsüz tebligat nasıl ileri sürülür?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16/1, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğini ve şikâyetin bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılacağını düzenler.

Şikâyet kabul edilirse ne olur?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.17, şikâyetin icra mahkemesince kabul edilmesi hâlinde şikâyet olunan muamelenin ya bozulacağını yahut düzeltileceğini; memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrasının emrolunacağını düzenler.

İlgili Rehberler

Şikâyet tek başına yetmez

Tebliğ tarihi düzeltilse de kaçırılan hakkın ayrıca kullanılması gerekir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Tebliğ mazbatasını dokuz unsur üzerinden birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik icra-iflas hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk