İcra takibinde taksitlendirme iki ayrı temele dayanır. Kanunî taksit taahhüdü İİK m.111’de düzenlenmiştir ve alacaklının rızasını gerektirmez; ancak dört şart birlikte aranır: taahhüdün satış talebinden evvel yapılması, birinci taksidin derhâl verilmesi, kâfi miktar malın haczedilmiş bulunması ve her taksidin borcun dörtte birinden aşağı olmaması ile müddetin üç ayı aşmaması. Bu yapı, borcun en çok dört taksitte ve üç ay içinde ödenmesi anlamına gelir. İkinci yol ise alacaklı ile borçlunun icra dairesinde yapacakları taksitlendirme sözleşmesidir; m.111/3 uyarınca sözleşmenin devamı süresince m.106 ve m.150/e’deki süreler işlemez, toplam süre on yılı aşarsa süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Her iki yolda da ödeme şartının makbul bir sebep olmaksızın ihlali, m.340 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine yol açar.
Taahhüt mü vereceksiniz?
m.111 en çok dört taksit ve üç ay öngörür; uzun vade için sözleşme yolu gerekir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Taahhüt icrayı durdurur, ihlal hapisle karşılanır
Taahhüt icra muamelesini durdurur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111/1, borçlunun alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesi ve birinci taksiti de derhâl vermesi hâlinde icra muamelesinin duracağını düzenler.
Dört şart birlikte aranır. Aynı fıkra; borçlunun kâfi miktar malının haczedilmiş bulunmasını, her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmamasını, taksitlerin aydan aya verilmesini ve müddetin üç aydan fazla olmamasını şart koşar.
İhlalin yaptırımı tazyik hapsidir. m.340, m.111 mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini düzenler.
İki Ayrı Taksit Yolu
İcra takibinde taksitlendirme iki farklı temele dayanabilir ve bunların şartları ile sonuçları farklıdır.
Birincisi kanunî taksit taahhüdüdür: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111’de düzenlenmiştir ve alacaklının rızasını gerektirmez; ancak maddede sayılan şartların gerçekleşmesi aranır.
İkincisi taksitlendirme sözleşmesidir: borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları anlaşmaya dayanır ve tarafların iradesiyle şekillenir.
Her iki yol da m.340 bakımından aynı sonucu doğurur: ödeme şartının ihlali tazyik hapsine yol açar. Aynı madde, hem m.111 mucibince hem de alacaklının muvafakati ile kararlaştırılan ödeme şartını kapsar.
İcra ceza hükümlerinin genel çerçevesi icra ceza yazımızda ele alındı.
Kanunî Taksit Taahhüdü: m.111
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111/1, borçlunun alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesi ve birinci taksiti de derhâl vermesi hâlinde icra muamelesinin duracağını düzenler.
Aynı fıkra dört şart öngörür: borçlunun kâfi miktar malının haczedilmiş bulunması; her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması; taksitlerin nihayet aydan aya verilmesi; müddetin üç aydan fazla olmaması.
Bu şartlar birlikte aranır. Herhangi birinin eksikliği, taahhüdün m.111 kapsamında sonuç doğurmasını engeller.
m.111 taahhüdünün şartları
| Şart | İçerik |
|---|---|
| Zaman | Alacaklının satış talebinden evvel yapılmalıdır |
| İlk ödeme | Birinci taksit derhâl verilmelidir |
| Haciz | Borçlunun kâfi miktar malı haczedilmiş bulunmalıdır |
| Taksit tutarı | Her taksit borcun dörtte biri miktarından aşağı olmamalıdır |
| Aralık | Taksitler nihayet aydan aya verilmelidir |
| Süre | Müddet üç aydan fazla olmamalıdır |
Taksit tutarının borcun dörtte birinden az olamaması ile sürenin üç ayı aşamaması birlikte okunduğunda ortaya çıkan yapı şudur: borç en çok dört taksitte ve en çok üç ay içinde ödenir.
Dolayısıyla m.111 kapsamındaki taahhüt, uzun vadeli bir yapılandırma aracı değildir; kısa süreli bir erteleme imkânıdır.
Zaman şartı da önemlidir: taahhüt alacaklının satış talebinden evvel yapılmalıdır. Satış talebinden sonra yapılan bir taahhüt bu madde kapsamında icra muamelesini durdurmaz.
Taksitlendirme Sözleşmesi ve Sürelerin Durması
Alacaklının rızasıyla yapılan taksitlendirme, m.111’in üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111/3, borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince m.106 ve m.150/e maddelerindeki sürelerin işlemeyeceğini düzenler.
Bu hüküm alacaklıyı korur: taksitlendirme süresince satış isteme süreleri işlemez, dolayısıyla süre kaybı doğmaz.
Aynı fıkra bir üst sınır getirir: bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.
On yıllık sınır, sürelerin sonsuza kadar durmasını engeller.
Süre koruması bakımından m.78 de benzer bir kural içerir: haciz isteme süresinin hesabında, alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları hâlinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Süre rejimi icra takibinde zamanaşımı ve takibin düşmesi yazımızda ele alındı.
Vergi bakımından m.111’e 2021 yılında eklenen fıkra bir istisna getirir: borçlunun borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır.
Bu fıkra, taksitlendirmenin hacizden önce de hacizden sonra da yapılabileceğini göstermesi bakımından ayrıca önemlidir.
İki taksit yolunun karşılaştırması
| Konu | m.111 taahhüdü | Taksitlendirme sözleşmesi |
|---|---|---|
| Alacaklının rızası | Aranmaz | Esaslı unsurdur |
| Süre sınırı | En çok üç ay | Taraf iradesine bağlı; süre durması on yılla sınırlı |
| Taksit tutarı | Borcun dörtte birinden az olamaz | Taraf iradesine bağlı |
| Haciz şartı | Kâfi miktar mal haczedilmiş olmalı | Hacizden önce veya sonra yapılabilir |
| Zaman | Satış talebinden evvel | Sözleşme serbestisi çerçevesinde |
| Sürelerin durması | İcra muamelesi durur | m.106 ve m.150/e süreleri işlemez |
| İhlalin sonucu | m.340 tazyik hapsi; işlemler kaldığı yerden devam eder | m.340 tazyik hapsi; süreler kaldığı yerden işler |
Taksidin Ödenmemesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111, taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve sürelerin kaldığı yerden devam edeceğini düzenler.
Bu hüküm iki sonuç doğurur.
Birincisi, durmuş olan icra muamelesi yeniden işlemeye başlar. Alacaklının yeni bir talepte bulunmasına gerek kalmadan takip kaldığı yerden yürür.
İkincisi, duran süreler kaldığı yerden işler. Yani taksitlendirme süresince işlemeyen satış isteme süresi, ihlal anından itibaren kalan kısmı üzerinden devam eder.
Bu ikinci sonuç alacaklı bakımından dikkat gerektirir: sürenin ne kadarının kaldığı hesaplanmalı ve satış talebi buna göre planlanmalıdır.
Borçlu bakımından ise ihlal yalnız takibin devamını değil, ceza sorumluluğunu da gündeme getirir.
Taahhüdü İhlal: m.340
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.340, m.111 mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini düzenler.
Hükümde dört unsur vardır.
Birincisi, ödeme şartının m.111 mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılmış olmasıdır. İcra dairesi dışında yapılan anlaşmalar bu madde kapsamında değildir.
İkincisi, ihlalin makbul bir sebep olmaksızın gerçekleşmiş olmasıdır. Makbul sebep savunması, ceza sorumluluğunu ortadan kaldırabilir.
Üçüncüsü, alacaklının şikâyetidir. Bu ceza resen takip edilmez.
Dördüncüsü, yaptırımın tazyik hapsi olmasıdır. Tazyik hapsi, cezalandırma değil ödemeye zorlama amacı taşır.
Tahliye bakımından aynı madde, hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlunun borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödemesi hâlinde tahliye edileceğini; ödemelerini tekrar kesmesi hâlinde hakkında tazyik hapsine yeniden karar verileceğini belirtir.
Üst sınır bakımından aynı madde açıktır: bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.
Bu hüküm, tekrarlanan ihlallerde toplam sürenin sınırını belirler.
m.340’ın unsurları ve sonuçları
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kapsam | m.111 mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartı |
| Kusur | Makbul bir sebep olmaksızın ihlal |
| Harekete geçiren | Alacaklının şikâyeti |
| Yaptırım | Üç aya kadar tazyik hapsi |
| Tahliye | Borcun tamamı veya o tarihe kadar yatırılması gereken meblağın ödenmesi |
| Yeniden hapis | Ödemeler tekrar kesilirse yeniden tazyik hapsi |
| Üst sınır | Bir borçtan dolayı tazyik hapsi üç ayı geçemez |
Şikâyet Süresi ve Usul
Taahhüdü ihlal şikâyeti, icra ceza hükümlerinin genel usulüne tabidir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.347, şikâyet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğini düzenler.
Dolayısıyla ihlalin öğrenilmesinden itibaren üç aylık süre işler ve bu süre kaçırılırsa şikâyet hakkı düşer.
Borcun ödenmesi bakımından m.354, bu bapta yazılı suçlardan takibi şikâyete bağlı olanların müştekisinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması hâlinde dava ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğini düzenler.
Kararın infazı bakımından aynı madde bir süre sınırı getirir: icra mahkemesinin bu bap hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.
Yetki bakımından m.348, bu bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesinin icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkeme olduğunu belirtir. Usul bakımından m.349, şikâyetin dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılabileceğini düzenler.
Tüzel kişi borçlularda kimin ceza göreceği bakımından m.345, bu Kanunda yazılı suçların hükmî bir şahsın idare veya muamelelerini ifa sırasında işlenmesi hâlinde cezanın fiili yapan kişi hakkında hükmolunacağını belirtir. Bu husus icra ceza yazımızda ayrıntılı ele alındı.
Uygulamada tartışılan bir husus, taahhüdün miktar ve içerik bakımından yeterince belirli olup olmadığıdır. Ödeme şartının hangi tutar üzerinden ve hangi tarihlerde ifa edileceğinin tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir; belirsizlik, ihlal iddiasının değerlendirilmesini etkiler.
Borçluya Satış Yetkisi: m.111/a
2021 yılında getirilen bir başka imkân, borçlunun kendi malını rızaen satmasına yetki verilmesidir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111/a, borçlunun kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebileceğini düzenler. Aynı fıkra, kıymet takdiri yapılmadığı durumlarda borçlunun da kıymet takdiri yapılmasını isteyebileceğini belirtir.
Usul bakımından aynı fıkra, icra müdürünün kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre vereceğini öngörür.
Süre koruması da getirilmiştir: borçluya verilen sürenin başlangıcından üçüncü fıkra uyarınca verilen icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.
Bedel bakımından aynı madde bir asgari eşik koyar: rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz.
Onay usulü bakımından aynı madde, borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli on beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi hâlinde icra müdürünün gerekli bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra şartların bulunduğunu tespit ederse dosyayı derhâl icra mahkemesine göndereceğini; mahkemenin en geç on gün içinde dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar vereceğini düzenler.
Kabul kararının sonucu bakımından aynı madde, kabul kararıyla malın mülkiyetinin alıcıya geçeceğini ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemlerinin gerçekleştirileceğini; ret kararı verilmesi hâlinde yatırdığı bedelin alıcıya iade edileceğini belirtir.
Rızai satış usulü (m.111/a)
| Adım | İşlem | Süre |
|---|---|---|
| 1 | Borçlu rızaen satış yetkisi talep eder | Kıymet takdirinin tebliğinden yedi gün |
| 2 | İcra müdürü cebrî satış işlemlerini durdurur ve süre verir | Kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra on beş gün |
| 3 | Alıcı belirlenen bedeli dosyaya öder | On beş günlük süre içinde |
| 4 | İcra müdürü şartları tespit edip dosyayı icra mahkemesine gönderir | Derhâl |
| 5 | Mahkeme dosya üzerinden kesin karar verir | En geç on gün |
| 6 | Kabulde mülkiyet alıcıya geçer, hacizler kalkar | — |
Bu yol, taksit taahhüdünden farklı bir işlev görür: borç ödemesi değil, malın cebrî satıştan daha iyi bir bedelle elden çıkarılması amaçlanır.
Cebrî satış rejimi ve ihalenin feshi ihalenin feshi yazımızda ele alındı.
Diğer Tazyik Hapsi Hâlleriyle Karşılaştırma
Tazyik hapsi, İcra ve İflas Kanunu’nda birkaç ayrı hâlde öngörülmüştür ve süreleri farklıdır.
Tazyik ve disiplin hapsi hâlleri
| Fiil | Yaptırım | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme taahhüdünü ihlal | Üç aya kadar tazyik hapsi | m.340 |
| Sonradan kazanılan malı bildirmeme | On gün; elden çıkarılmışsa bir aya kadar disiplin hapsi | m.339 |
| Çocuk teslimi emrine muhalefet | Altı aya kadar tazyik hapsi | m.341 |
| Nafaka kararının gereğini yerine getirmeme | Üç aya kadar tazyik hapsi | m.344 |
Bu hâllerin ortak yönü, hapsin ödemeye veya edimin yerine getirilmesine zorlama amacı taşımasıdır. m.340’ta olduğu gibi m.341 ve m.344’te de gereğin yerine getirilmesi hâlinde tahliye öngörülmüştür.
m.344 bakımından ayrıca bir erteleme imkânı vardır: borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.
Makbul Sebep Savunması
m.340’ın en çok tartışılan unsuru, ihlalin “makbul bir sebep olmaksızın” gerçekleşmiş olması şartıdır.
Hüküm, her ödememeyi cezalandırmaz; ihlalin makbul bir sebebe dayanmaması aranır. Dolayısıyla borçlunun savunması bu nokta üzerine kurulur.
Makbul sebep, ödeme gücünü ortadan kaldıran veya ödemeyi beklenemez kılan somut bir olguya dayanmalıdır. Soyut bir güçlük beyanı yeterli görülmez; olgunun belgelenmesi gerekir.
Uygulamada ileri sürülen tipik olgular şunlardır: iş akdinin feshi ve gelir kaybı, ciddi sağlık sorunları ve tedavi giderleri, işletmenin faaliyetini durduran olaylar, doğal afet veya benzeri mücbir sebepler.
Bunların her biri kendiliğinden sonuç doğurmaz; ödeme tarihiyle olgunun zaman bakımından örtüşmesi ve ödemeyi gerçekten engellemiş olması aranır.
Ayrıca taahhüdün kendisine ilişkin savunmalar da gündeme gelir. Taahhüt tutanağında ödenecek tutarın ve tarihlerin belirsiz olması, taahhüdün icra dairesi dışında yapılmış olması veya m.111 şartlarının gerçekleşmemiş olması bu kapsamdadır.
Savunma başlıkları
| Savunma | Dayanak |
|---|---|
| İhlal makbul bir sebebe dayanıyor | m.340 |
| Ödeme şartı icra dairesinde kararlaştırılmadı | m.340 |
| Tutanakta tutar veya tarih belirsiz | m.340 |
| Şikâyet süresi geçmiş | m.347 |
| Borç itfa edilmiş | m.354 |
| Karar kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmiş | m.354 |
| Yetkili mahkeme takibin yapıldığı yer değil | m.348 |
Fon Dosyalarında Taksitlendirme
Fon tasfiyesinden doğan alacaklarda taksitlendirme iki ayrı yönden gündeme gelir.
Birincisi, yatırımcının kendi borçları bakımındandır. Fon yatırımı için kredi kullanmış ve ödeme güçlüğüne düşmüş yatırımcı, kendisine karşı yürütülen takipte m.111 yoluna veya alacaklıyla taksitlendirme sözleşmesine başvurabilir. Bu durum kredi çekip fona yatırdım yazımızda ele alındı.
Burada dikkat edilecek nokta, m.111’in kısa süreli bir araç olmasıdır: en çok dört taksit ve üç ay. Daha uzun vade gerekiyorsa alacaklıyla sözleşme yoluna gidilmesi gerekir.
İkincisi, yatırımcının alacaklı olduğu dosyalar bakımındandır. Kurucu şirket veya diğer sorumlular aleyhine yürütülen takipte borçlu taraf taksitlendirme önerebilir.
Alacaklı bakımından bu önerinin değerlendirilmesinde üç husus öne çıkar.
Birincisi süre korumasıdır: m.111/3 uyarınca sözleşme süresince satış isteme süreleri işlemez, dolayısıyla süre kaybı doğmaz. Bu, alacaklı için önemli bir güvencedir.
İkincisi teminat durumudur: taksitlendirme sırasında mevcut hacizlerin durumu ve borçlunun malvarlığındaki değişiklikler izlenmelidir. Borçlunun bu dönemde mal kaçırması hâlinde tasarrufun iptali yolu gündeme gelebilir; bu dava tasarrufun iptali davası yazımızda ele alındı.
Üçüncüsü, borçlu hakkında tedricî tasfiye veya iflas kararı verilmesi ihtimalidir. Böyle bir karar hâlinde takip rejimi tamamen değişir ve taksitlendirme anlamını yitirir. Tedricî tasfiyede 6362 sayılı Kanun m.86/4 takip yasağı getirir; bu rejim tedricî tasfiye yazımızda ele alındı.
Dolayısıyla uzun süreli taksitlendirme sözleşmeleri, borçlunun malî durumu izlenerek yapılmalıdır.
Borçlu ve Alacaklı İçin Kontrol Listesi
Borçlu bakımından
| Adım | Kontrol | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Taahhüt satış talebinden evvel mi yapılıyor? | m.111/1 |
| 2 | Birinci taksit derhâl ödenebiliyor mu? | m.111/1 |
| 3 | Taksit tutarı borcun dörtte birinden az mı? Az olmamalı | m.111/1 |
| 4 | Süre üç ayı aşıyor mu? Aşmamalı | m.111/1 |
| 5 | Uzun vade gerekiyorsa alacaklıyla sözleşme yolu değerlendirilmeli | m.111/3 |
| 6 | Tutanakta tutar ve tarihler açıkça gösterildi mi? | m.340 |
| 7 | Ödeme güçlüğü doğarsa makbul sebep belgelenmeli | m.340 |
| 8 | Kıymet takdiri tebliğ edildiyse rızai satış yetkisi düşünülmeli | m.111/a |
Alacaklı bakımından
| Adım | Kontrol | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | m.111 şartları gerçekten mevcut mu? | m.111/1 |
| 2 | Sözleşme yapılıyorsa icra dairesinde düzenlensin | m.111/3, m.340 |
| 3 | Taksitlendirme süresince satış süreleri işlemez; on yıl sınırını gözetin | m.111/3 |
| 4 | İhlal hâlinde kalan sürenin ne kadar olduğunu hesaplayın | m.111, m.106 |
| 5 | Şikâyeti öğrenmeden itibaren üç ay içinde yapın | m.347 |
| 6 | Rızai satış talebinde bedel eşiğini denetleyin | m.111/a |
Taahhüdü İhlal Şikâyeti Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartının ihlali nedeniyle icra ceza mahkemesine sunulacak şikâyet için hazırlanmış çerçevedir.
[ ] İCRA CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
ŞİKÂYETÇİ (ALACAKLI): [Ad Soyad/Unvan] — [TC/Vergi No] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
ŞÜPHELİ (BORÇLU): [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]
İCRA DOSYASI: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyası
TAAHHÜT TARİHİ: [tarih]
İHLAL TARİHİ VE ÖĞRENME TARİHİ: [tarih]
KONU: Ödeme şartının ihlali nedeniyle tazyik hapsi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkilin [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasıyla borçlu aleyhine yürüttüğü takipte, borçlu [tarih] tarihinde icra dairesinde düzenlenen tutanakla borcunu taksitler hâlinde ödemeyi taahhüt etmiştir. Taahhüt tutanağı ektedir.
2. Taahhüde göre borçlu [tutar] TL’yi [tarih] tarihinde ödeyecekti. Anılan taksit ödenmemiş; müvekkil bu durumu [tarih] tarihinde öğrenmiştir.
Ödeme şartının kaynağı — İcra ve İflas Kanunu m.111
Anılan maddenin birinci fıkrası, borçlunun alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesi ve birinci taksiti de derhâl vermesi hâlinde icra muamelesinin duracağını; üçüncü fıkrası ise borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşmenin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki sürelerin işlemeyeceğini düzenlemektedir. Somut olayda ödeme şartı icra dairesinde kararlaştırılmıştır.
İhlalin sonucu — İcra ve İflas Kanunu m.340
Anılan madde, 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini öngörmektedir. Borçlunun taksidi ödememesinin makbul bir sebebi bulunmamaktadır.
Tahliye ve tekrar — İcra ve İflas Kanunu m.340
Aynı madde, hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlunun borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödemesi hâlinde tahliye edileceğini; ödemelerini tekrar kesmesi hâlinde hakkında tazyik hapsine yeniden karar verileceğini ve bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresinin üç ayı geçemeyeceğini düzenlemektedir.
Şikâyetin süresinde olduğu — İcra ve İflas Kanunu m.347
Anılan madde, şikâyet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğini öngörmektedir. İşbu şikâyet öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde sunulmaktadır.
HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.78, m.106, m.111, m.340, m.345, m.347, m.354 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasının tamamı; taahhüt tutanağı; ödeme ve tahsilat kayıtları; icra dosyası hesap dökümü; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal ettiğinin tespiti ile İcra ve İflas Kanunu m.340 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Şikâyetçi Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Şikâyette taahhüt tutanağının tarih ve içerik bakımından açıkça gösterilmesi gerekir; m.340, ödeme şartının icra dairesinde kararlaştırılmış olmasını aramaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, m.111 taahhüdünü uzun vadeli bir yapılandırma sanmaktır. Aynı fıkra, her taksitin borcun dörtte birinden az olamayacağını ve müddetin üç aydan fazla olamayacağını öngörür.
İkinci hata, taahhüdü satış talebinden sonra yapmaktır. m.111/1, taahhüdün alacaklının satış talebinden evvel yapılmasını arar.
Üçüncü hata, birinci taksidi ödemeden taahhüdün sonuç doğuracağını düşünmektir. Aynı fıkra, birinci taksitin derhâl verilmesini şart koşar.
Dördüncü hata, icra dairesi dışında yapılan anlaşmanın m.340 kapsamında olduğunu sanmaktır. m.340, ödeme şartının m.111 mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılmış olmasını arar.
Beşinci hata, taksitlendirme süresince sürelerin sonsuza kadar duracağını varsaymaktır. m.111/3, toplam sürenin on yılı aşması hâlinde sürelerin kaldığı yerden işlemeye başlayacağını belirtir.
Altıncı hata, ihlalden sonra sürelerin yeniden baştan işleyeceğini düşünmektir. m.111, icra muamelesi ve sürelerin kaldığı yerden devam edeceğini düzenler.
Yedinci hata, şikâyet süresini kaçırmaktır. m.347, şikâyet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl geçmekle düşeceğini öngörür.
Sekizinci hata, rızai satış talebini kıymet takdiri tebliğinden sonra geciktirmektir. m.111/a, talebin kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılmasını arar.
Sıkça Sorulan Sorular
Taksit taahhüdü icra takibini durdurur mu?
İİK m.111/1, borçlunun alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesi ve birinci taksiti de derhâl vermesi hâlinde icra muamelesinin duracağını düzenler.
m.111 taahhüdünün şartları nelerdir?
İİK m.111/1; borçlunun kâfi miktar malının haczedilmiş bulunmasını, her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmamasını, taksitlerin nihayet aydan aya verilmesini ve müddetin üç aydan fazla olmamasını şart koşar. Ayrıca taahhüt satış talebinden evvel yapılmalı ve birinci taksit derhâl verilmelidir.
Taahhüt en fazla ne kadar sürebilir?
İİK m.111/1, müddetin üç aydan fazla olamayacağını düzenler. Her taksitin borcun dörtte birinden az olamaması kuralıyla birlikte, borç en çok dört taksitte ve üç ay içinde ödenir.
Alacaklıyla taksitlendirme sözleşmesi yapılabilir mi?
İİK m.111/3, borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde sözleşme yapabileceğini ve bu sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince m.106 ile m.150/e maddelerindeki sürelerin işlemeyeceğini düzenler.
Sürelerin durmasının bir sınırı var mıdır?
İİK m.111/3, sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren sürelerin kaldığı yerden işlemeye başlayacağını düzenler.
Taksit ödenmezse ne olur?
İİK m.111, taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve sürelerin kaldığı yerden devam edeceğini düzenler.
Taahhüdü ihlalin cezası nedir?
İİK m.340, m.111 mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini düzenler.
Tazyik hapsinde tahliye mümkün müdür?
İİK m.340, hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlunun borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödemesi hâlinde tahliye edileceğini; ödemelerini tekrar kesmesi hâlinde hakkında yeniden tazyik hapsine karar verileceğini düzenler.
Tazyik hapsinin üst sınırı nedir?
İİK m.340, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresinin üç ayı geçemeyeceğini düzenler.
Şikâyet süresi ne kadardır?
İİK m.347, bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğini düzenler.
Borç ödenirse ceza ne olur?
İİK m.354, bu bapta yazılı suçlardan takibi şikâyete bağlı olanların müştekisinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması hâlinde dava ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğini düzenler.
Tazyik hapsi kararı ne kadar süreyle infaz edilebilir?
İİK m.354, icra mahkemesinin bu bap hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararın, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmeyeceğini düzenler.
Hangi mahkeme yetkilidir?
İİK m.348, bu bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesinin icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkeme olduğunu düzenler. m.349 ise şikâyetin dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılabileceğini belirtir.
Borçlu kendi malını satabilir mi?
İİK m.111/a, borçlunun kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebileceğini; icra müdürünün kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre vereceğini düzenler.
Rızai satışta bedel ne kadar olmalıdır?
İİK m.111/a, rızai satışta bedelin; malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamayacağını düzenler.
İlgili Rehberler
- İcra ceza
- İcra takibinde zamanaşımı ve takibin düşmesi
- İhalenin feshi
- Haciz ihbarnamesi (İİK m.89)
- Haczedilemeyen mal ve haklar
- İtirazın iptali ve icra inkâr tazminatı
- İcra takibinde usulsüz tebligat
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
İhlalin sonucu tazyik hapsi
Ödeme şartının ihlali alacaklının şikâyetiyle hapse yol açabilir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Taahhüdün şartlarını ve tutanağın içeriğini birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik icra-iflas hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


