Haciz İhbarnamesi 2026 (İİK m.89): Üç İhbarname, Yedi Günlük İtiraz, Menfi Tespit ve Yüzde Yirmi Tazminat — İtiraz Dilekçesi Örneğiyle
20 Eylül 2026

Haciz İhbarnamesi 2026 (İİK m.89): Üç İhbarname, Yedi Günlük İtiraz, Menfi Tespit ve Yüzde Yirmi Tazminat — İtiraz Dilekçesi Örneğiyle

Kurumsal borçlularda paranın bulunduğu yer çoğu kez borçlunun kendi kasası değil, bankalar ve iş ilişkisi içinde olduğu kuruluşlardır; bu nedenle tahsilde en etkili araç üçüncü kişilerdeki alacakların haczidir. İİK m.89 bu haczin usulünü düzenler ve kendine özgü bir mekanizma kurar: susmak borcu kabul etmek anlamına gelir. m.89/3, haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz edilmemesi hâlinde malın yedinde veya borcun zimmetinde sayılacağını; bu durumun ikinci bir ihbarnameyle bildirileceğini ve yeni bir yedi günlük itiraz imkânı tanınacağını düzenler. İkinciye de itiraz edilmezse m.89/4 uyarınca üçüncü şahsa on beş gün içinde ödeme, teslim veya menfi tespit davası açma bildirilir; dava açıldığına dair belge yirmi gün içinde icra dairesine teslim edilmezse cebrî icra işlemleri durmaz. Davayı kaybeden üçüncü şahıs, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Haciz ihbarnamesi mi geldi?

Yedi gün içinde itiraz edilmezse borç zimmetinizde sayılır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Üç ihbarname, her biri yedi gün

Susmanın bedeli ağırdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/3, üçüncü şahsın haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmemesi hâlinde malın yedinde veya borcun zimmetinde sayılacağını düzenler.

Menfi tespit davası zorunlu hâle gelir. m.89/4, ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu ödemeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı ödemesi, malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması gerektiğinin bildirileceğini belirtir.

Kaybedilen davanın yaptırımı vardır. Aynı fıkra, üçüncü şahsın açtığı bu davayı kaybetmesi hâlinde dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edileceğini düzenler.

Üçüncü Kişideki Alacağın Haczi Neden Merkezî?

Kurumsal borçlularda paranın bulunduğu yer çoğu kez borçlunun kendi kasası değil, bankalar ve iş ilişkisi içinde olduğu diğer kuruluşlardır. Bu nedenle tahsilde en etkili araç, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89, bu haczin usulünü düzenler ve üçüncü kişiye ağır sonuçlar bağlar. Hükmün kendine özgü bir mekanizması vardır: susmak, borcu kabul etmek anlamına gelir.

Bu yazı, hem alacaklı hem de kendisine haciz ihbarnamesi tebliğ edilen üçüncü kişi bakımından izlenecek yolu ele alır.

Takibin genel çerçevesi ilamlı icra ve tahsil yazımızda; menfi tespit davasının genel rejimi ise menfi tespit ve istirdat davası yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Haciz ihbarnamesinin somut dosyadaki sonuçları ayrıca değerlendirilir.

Hangi Alacaklar m.89 Kapsamındadır?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/1, hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı ya da borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malının haczedilmesi hâlini düzenler.

Bu tanım bir sınır çizer: hamiline yazılı senetler ile ciro edilebilir senede dayanan alacaklar bu madde kapsamında değildir. Bunlar bakımından senedin fiilen haczi yoluna gidilir.

Kapsama giren tipik kalemler şunlardır: banka hesaplarındaki mevduat, ticari ilişkiden doğan cari hesap alacakları, kira alacakları, hakediş alacakları ve üçüncü kişi elinde bulunan taşınır mallar.

Aynı fıkra, icra memurunun bu hâlde üçüncü şahsa haciz ihbarnamesi göndereceğini ve bu ihbarnamede belirli hususları bildireceğini düzenler.

İhbarnamenin içeriği iki yöne ayrılır. Alacak bakımından: borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceği ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığı bildirilir. Mal bakımından: malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceği, malı takip borçlusuna vermemesi, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağı bildirilir.

Aynı fıkra, haciz ihbarnamesinde ayrıca ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümlerinin de üçüncü şahsa bildirileceğini belirtir.

İtiraz Sebepleri: m.89/2

Üçüncü şahsın itiraz edebileceği sebepler maddede sayılmıştır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/2, üçüncü şahsın; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya ya da emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecbur olduğunu düzenler.

İtiraz sebepleri (İİK m.89/2)

Sebep
Borcu olmaması
Malın yedinde bulunmaması
Haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borcun ödenmiş olması
Malın istihlak edilmiş olması
Malın kusuru olmaksızın telef olmuş olması
Malın borçluya ait olmaması
Malın kendisine rehnedilmiş olması
Alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olması

Hükümdeki “gibi” ifadesi, sayımın sınırlayıcı olmadığını gösterir. Ancak itirazın bu nitelikte bir iddiaya dayanması gerekir.

Şekil bakımından itiraz yazılı veya sözlü olarak yapılabilir; muhatap icra dairesidir.

Harç bakımından m.89, üçüncü şahsın beyanının hiçbir harç ve resme tabi olmadığını belirtir.

Birinci, İkinci ve Üçüncü İhbarname

Hükmün mekanizması üç aşamalıdır ve her aşama bir öncekine susulmasıyla açılır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/3, üçüncü şahsın haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmemesi hâlinde malın yedinde veya borcun zimmetinde sayılacağını; kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığının ikinci bir ihbarname ile bildirileceğini düzenler.

Aynı fıkra, ikinci ihbarnamede ayrıca üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması; itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesinin isteneceğini belirtir.

Üçüncü aşama m.89/4’tedir: ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa, on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.

Bu üç aşama, üçüncü kişiye iki kez itiraz imkânı tanır. İkinci ihbarnameye de itiraz edilmezse artık itiraz yolu kapanır ve yalnız menfi tespit davası kalır.

Üç ihbarnamenin karşılaştırması

AşamaİçerikSüreSusmanın sonucu
Birinci ihbarnameBorcun ancak icra dairesine ödenebileceği; malın ancak icra dairesine teslim edilebileceğiYedi günMal yedinde, borç zimmetinde sayılır
İkinci ihbarnameSüresinde itiraz edilmediği ve bu nedenle mal ile borcun sayıldığı bildirilirYedi günİtiraz yolu kapanır; ödeme veya teslim istenir
Üçüncü ihbarnameÖdeme, teslim veya menfi tespit davası açma seçenekleriOn beş günÖdemeye veya teslime zorlanır

Menfi Tespit Davası ve Yirmi Günlük Belge Süresi

Üçüncü ihbarnameden sonra üçüncü kişinin elinde kalan tek yol menfi tespit davasıdır; ancak bu yolun da kendi usulü vardır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/4, bu bildirimi alan üçüncü şahsın; icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebrî icra işlemlerinin menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar duracağını düzenler.

Bu hükümde iki ayrı süre vardır ve karıştırılmamalıdır. On beş günlük süre dava açma süresidir; yirmi günlük süre ise dava açıldığına dair belgenin icra dairesine teslim süresidir.

Belgenin süresinde teslim edilmemesi hâlinde, dava açılmış olsa dahi cebrî icra işlemleri durmaz.

Aynı fıkra bir de süre koruması getirir: bu süre içinde m.106’da belirtilen süreler işlemez. Dolayısıyla menfi tespit davası devam ederken satış isteme süresi işlemez. Satış süreleri icra takibinde zamanaşımı ve takibin düşmesi yazımızda ele alındı.

İspat yükü bakımından aynı fıkra açıktır: bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur.

Bu kural, genel menfi tespit davasından ayrılır: burada ispat yükü davacı üçüncü kişidedir.

Yaptırım bakımından aynı fıkra, üçüncü şahsın açtığı bu davayı kaybetmesi hâlinde mahkemece dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edileceğini düzenler.

Harç bakımından aynı fıkra bir kolaylık getirir: bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.

m.89/4 davasının özellikleri

KonuKural
Dava açma süresiOn beş gün
Belgenin icra dairesine teslimiBildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün
Yetkili mahkemeİcra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi
Belge teslim edilirseCebrî icra işlemleri kararın kesinleşmesine kadar durur
Süre korumasıBu süre içinde m.106’daki süreler işlemez
İspat yüküÜçüncü şahıs, borçlu olmadığını veya malın borçluya ait olmadığını ispatlar
KaybedilirseDava konusu şeyin %20’sinden az olmamak üzere tazminat
HarçMaktu harca tabidir

İtiraz Edilirse: Alacaklının Yolu

Üçüncü kişi süresinde itiraz ederse, bu kez hareket sırası alacaklıya geçer.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/5, üçüncü şahsın haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz etmesi hâlinde alacaklının; üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın m.338’in birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebileceğini düzenler.

Aynı fıkra, icra mahkemesinin tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halledeceğini belirtir.

Ceza yönü bakımından m.338/1, bu Kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimsenin, alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını düzenler.

Dolayısıyla itiraz, üçüncü kişi bakımından risksiz değildir: gerçeğe aykırı beyan hem ceza hem tazminat sorumluluğu doğurabilir.

İcra ceza hükümlerinin genel çerçevesi icra ceza yazımızda ele alındı.

Süresinde İtiraz Edememe: m.89/6

Mücbir sebep hâli ayrıca düzenlenmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/6, üçüncü şahsın kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde m.65 hükmünün uygulanacağını düzenler.

m.65, borçlunun kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebileceğini belirtir.

Aynı madde bir süre şartı getirir: borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve yapılacak duruşmaya taalluk eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.

Aynı madde, itiraz üzerine icra mahkemesinin ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebileceğini; tetkikatını evrak üzerinde yapacağını ve lüzumu hâlinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar vereceğini belirtir.

Mazeretin kabulü hâlinde icra takibi durur.

Bu yol, ihbarnamenin usulsüz tebliğ edildiği hâllerden ayrıdır; usulsüz tebligat iddiası icra takibinde usulsüz tebligat yazımızda ele alındı.

Ödeyen Üçüncü Kişinin Rücu Hakkı

Ödemek zorunda kalan üçüncü kişi korumasız değildir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/6, her hâlde üçüncü şahsın; borçlu ile kötüniyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebileceğini düzenler.

Bu hükümde iki muhatap vardır: takip borçlusu ve kötüniyetli alacaklı. Alacaklıya karşı talep, kötüniyet şartına bağlanmıştır.

Malın iadesi bakımından aynı fıkra, malın teslimi mümkün olmazsa alacaklının icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haiz olduğunu belirtir.

Bu rücu imkânı, m.89 mekanizmasının ağırlığını dengeleyen unsurdur: susmakla ödemek zorunda kalan üçüncü kişi, ödediğini geri isteyebilir.

Şubeye mi, Merkeze mi?

Kurumsal muhataplarda tebligatın nereye yapılacağı ayrıca düzenlenmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89/7, haciz ihbarnamesinin; borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edileceğini düzenler.

Aynı fıkra bir beyan yükümlülüğü getirir: haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.

Bu hüküm, bankalar ve çok şubeli kuruluşlar bakımından belirleyicidir: merkeze yapılan tebligat tüm şubeleri kapsar ve merkez bütün birimleri kapsayan bir beyan vermek zorundadır.

Dolayısıyla “ilgili şubede hesap bulunmamaktadır” biçiminde bir beyan, merkeze yapılan tebligatta yeterli değildir.

Memurlar bakımından aynı madde, bu madde hükmünün memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanacağını belirtir.

Elektronik yol bakımından m.89, bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevapların, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabileceğini; bu usulle yapılan bildirimin tebliğ yerine geçeceğini düzenler.

Haczedilen Hakların Muhafazası ve Devri

Haczedilen alacakların akıbeti bakımından iki hüküm daha vardır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.90, icra dairesinin haczedilen hakların muhafazasına ve alacaklardan günü gelenlerin tahsiline çalışacağını ve lazım gelen masrafların peşin ödenmesini isteyebileceğini düzenler.

Devir bakımından m.120/1, hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmayan alacaklarının, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredileceğini belirtir. Aynı fıkra, bu hâlde alacaklıların alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olacaklarını düzenler.

Takip yetkisinin devri bakımından m.120/2, aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisinin; borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartıyla üzerlerine alabileceklerini öngörür.

Aynı fıkra, bu suretle elde edilecek paranın ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulacağını belirtir.

Bu hüküm, tahsili belirsiz alacaklarda alacaklıya inisiyatif tanır ve masrafı üstlenene öncelik verir.

Hacze iştirak ve paylaşım rejimi sıra cetveline itiraz ve şikâyet yazımızda ele alındı.

İstihkak İddiasıyla Karışan Hâller

Uygulamada m.89 itirazı ile istihkak iddiası birbirine karıştırılır. İkisi farklı hükümlere tabidir ve farklı sonuç doğurur.

m.89 itirazı, üçüncü kişinin kendi borcunun bulunmadığını veya malın yedinde olmadığını bildirmesidir. Muhatap icra dairesidir ve süre yedi gündür.

İstihkak iddiası ise haczedilen mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet veya sınırlı ayni hak iddiasıdır. Bu iddia İİK m.96 ve devamındaki hükümlere tabidir ve ayrı bir yargılama usulü işler. İstihkak rejimi istihkak davası yazımızda ele alındı.

Ayrımın pratik ölçütü şudur: üçüncü kişi “bende borç yok” veya “mal bende değil” diyorsa m.89/2 itirazı; “mal bende ama benim” diyorsa istihkak iddiası söz konusudur.

m.89/2’de bu ayrımın izi görülür: aynı fıkra, malın borçluya ait olmadığı ve malın kendisine rehnedilmiş olduğu iddialarını da itiraz sebebi olarak sayar. Dolayısıyla bu iddialar önce m.89 usulünde ileri sürülür.

İki kurumun karşılaştırması

Konum.89 itirazıİstihkak iddiası
İddianın özüBorç yok veya mal yedinde değilMal üzerinde mülkiyet veya sınırlı ayni hak
Muhatapİcra dairesiİcra dairesi, sonra icra mahkemesi
SüreYedi günm.96 vd. hükümlerine göre
ŞekilYazılı veya sözlüİlgili hükümlere göre
Susmanın sonucuBorç zimmette, mal yedinde sayılırİddia ileri sürülmemiş olur
Dayanakm.89/2m.96-99

Fon Dosyalarında m.89 Uygulaması

Fon tasfiyesinden doğan alacaklarda ilam veya ilam niteliğinde belge elde edildikten sonra tahsil aşamasına geçilir. Bu aşamada m.89 en sık başvurulan araçtır.

Ancak fon yapısına özgü bir sınır vardır. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının; portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler.

Dolayısıyla borçlu kurucu şirket aleyhine gönderilen haciz ihbarnamesi, fon portföyündeki varlıkları kapsamaz. Bu varlıklar kurucunun malvarlığından ayrıdır.

Buna karşılık kurucunun kendi malvarlığı, alacakları ve banka hesapları m.89 kapsamındadır. Ayrıca m.53/4, portföy yönetim şirketlerinin üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile yatırım fonlarının aynı üçüncü kişilerden olan alacaklarının birbirlerine karşı mahsup edilemeyeceğini düzenler.

Bu hüküm, üçüncü kişinin beyanında mahsup iddiasına dayanmasını sınırlar: fonun alacağı ile şirketin borcu mahsup edilemez.

Tedricî tasfiye hâlinde ise ayrı bir rejim işler. 6362 sayılı Kanun m.86/4, tedricî tasfiye kararı verilenler hakkında 2004 sayılı Kanun kapsamında takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını düzenler. Bu rejim tedricî tasfiye yazımızda ele alındı.

Dolayısıyla borçlu hakkında tedricî tasfiye kararı verilmişse m.89 yoluna başvurulamaz; mevcut ihbarnamelerin sonuçları da bu çerçevede değerlendirilir.

Fon dosyalarında kapsam

Varlıkm.89 kapsamında mıDayanak
Kurucunun kendi banka hesaplarıEvetİİK m.89/1
Kurucunun üçüncü kişilerdeki alacaklarıEvetİİK m.89/1
Fon portföyündeki varlıklarHayırSPKn m.53/2
Fonun üçüncü kişilerden alacağıŞirketin borcuyla mahsup edilemezSPKn m.53/4
Tedricî tasfiyedeki borçluTakip yapılamaz, mevcut takipler dururSPKn m.86/4

İki Taraf İçin Kontrol Listesi

Alacaklı bakımından

AdımKontrolDayanak
1Alacak m.89 kapsamında mı? Hamiline veya ciro kabil senede dayanmamalım.89/1
2İhbarname merkeze, tüm şubeleri kapsayacak şekilde mi tebliğ edildi?m.89/7
3Merkezin beyanı tüm şubeleri ve birimleri kapsıyor mu?m.89/7
4İtiraz edilmediyse ikinci ihbarname gönderildi mi?m.89/3
5İkinciye de itiraz edilmediyse üçüncü ihbarname gönderildi mi?m.89/4
6Üçüncü kişi yirmi gün içinde dava belgesi sundu mu?m.89/4
7İtiraz gerçeğe aykırıysa icra mahkemesinde ispat ve şikâyet yolum.89/5, m.338/1

Üçüncü kişi bakımından

AdımKontrolDayanak
1Tebliğ tarihini kaydedin; yedi günlük süre buradan işlerm.89/2
2İtiraz sebebiniz m.89/2 kapsamında mı? Yazılı veya sözlü bildirinm.89/2
3Beyanın gerçeğe uygun olmasına dikkat edinm.89/5, m.338/1
4İkinci ihbarname geldiyse ikinci kez itiraz hakkınız varm.89/3
5Üçüncü ihbarnamede on beş gün içinde menfi tespit davası açınm.89/4
6Dava belgesini yirmi gün içinde icra dairesine teslim edinm.89/4
7Mücbir sebep varsa maniin kalkmasından üç gün içinde başvurunm.89/6, m.65
8Ödemek zorunda kaldıysanız rücu davası açınm.89/6

m.89/2 İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, haciz ihbarnamesine karşı icra dairesine sunulacak itiraz için hazırlanmış çerçevedir. İtiraz sebebi somut duruma göre belirlenir.

[ ] İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

DOSYA NO: [ ] Esas

İTİRAZ EDEN (ÜÇÜNCÜ KİŞİ): [Ad Soyad/Unvan] — [TC/Vergi No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

TAKİP ALACAKLISI: [Ad Soyad/Unvan]

TAKİP BORÇLUSU: [Ad Soyad/Unvan]

İHBARNAME TEBLİĞ TARİHİ: [tarih]

KONU: [Birinci/İkinci] haciz ihbarnamesine itirazımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Müdürlüğünüzün yukarıda belirtilen dosyasından müvekkile [tarih] tarihinde [birinci/ikinci] haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiştir. İşbu itiraz, tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük yasal süre içinde sunulmaktadır.

İtiraz sebebi — İcra ve İflas Kanunu m.89/2

Anılan fıkra, üçüncü şahsın; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya ya da emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecbur olduğunu düzenlemektedir.

2. Müvekkilin takip borçlusuna [herhangi bir borcu bulunmamaktadır / takip borçlusuna ait bir malı yedinde bulunmamaktadır]. [Somut açıklama: ticari ilişkinin sona erdiği ve hesabın kapandığı, borcun ihbarnamenin tebliğinden önce ödendiği, malın borçluya ait olmadığı gibi hususlar belgeleriyle açıklanır.]

[Merkeze tebliğ hâlinde] Beyanın kapsamı — İcra ve İflas Kanunu m.89/7

Anılan fıkra, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkezin tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlü olduğunu öngörmektedir. İşbu beyan müvekkilin tüm şube ve birimlerini kapsamaktadır.

Beyanın harca tabi olmaması — İcra ve İflas Kanunu m.89

Anılan madde, üçüncü şahsın beyanının hiçbir harç ve resme tabi olmadığını düzenlemektedir.

EKLER: Haciz ihbarnamesi ve tebliğ belgesi; [hesap dökümü, cari hesap ekstresi, ödeme belgeleri, sözleşme, rehin belgesi gibi itiraz sebebini destekleyen belgeler]; vekâletname.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle haciz ihbarnamesine itirazımızın kabulü ile müvekkil hakkında herhangi bir işlem tesis edilmemesini talep ederiz.

İtiraz Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

İtiraz sebebinin m.89/2 kapsamında bir iddiaya dayanması gerekir; beyanın gerçeğe aykırı olması hâlinde m.338/1 uyarınca ceza sorumluluğu doğabilir.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, haciz ihbarnamesini sıradan bir yazışma sayıp cevapsız bırakmaktır. m.89/3, yedi gün içinde itiraz edilmemesi hâlinde malın yedinde veya borcun zimmetinde sayılacağını düzenler.

İkinci hata, ikinci ihbarnameyi bilgilendirme sanmaktır. Aynı fıkra, ikinci ihbarnameyle yeni bir yedi günlük itiraz imkânı tanır; bu da kaçırılırsa itiraz yolu kapanır.

Üçüncü hata, üçüncü ihbarnamede yalnız dava açıp belgeyi teslim etmemektir. m.89/4, dava açıldığına dair belgenin bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde icra dairesine teslim edilmesini arar; aksi hâlde cebrî icra işlemleri durmaz.

Dördüncü hata, iki süreyi karıştırmaktır. On beş gün dava açma, yirmi gün ise belge teslim süresidir.

Beşinci hata, m.89/4 davasında ispat yükünün karşı tarafta olduğunu sanmaktır. Aynı fıkra, üçüncü şahsın takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecbur olduğunu belirtir.

Altıncı hata, davayı kaybetmenin yalnız ödeme sonucu doğuracağını düşünmektir. Aynı fıkra, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedileceğini öngörür.

Yedinci hata, gerçeğe aykırı beyanın sonuçsuz kalacağını varsaymaktır. m.89/5 ve m.338/1, gerçeğe aykırı beyan hâlinde tazminat ve ceza sorumluluğunu düzenler.

Sekizinci hata, ödemek zorunda kalan üçüncü kişinin çaresiz olduğunu sanmaktır. m.89/6, üçüncü şahsın borçlu ile kötüniyetli alacaklıya karşı dava açarak ödediği paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebileceğini düzenler.

Taksit ve taahhüt: m.111 şartları, süre durması ve tazyik hapsi icrada taksitle ödeme ve taahhüdü ihlal yazımızda ayrıntılı ele alındı.
Masraf ve ücret: Avanslar, giderlerin paylaştırılması ve vekâlet ücreti yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Haciz ihbarnamesi hangi alacaklarda gönderilir?

İİK m.89/1, hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı ya da borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malının haczedilmesi hâlinde icra memurunun haciz ihbarnamesi göndereceğini düzenler.

İhbarnameye kaç gün içinde itiraz edilir?

İİK m.89/2, üçüncü şahsın maddede sayılan sebeplerden birine dayanıyorsa keyfiyeti haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecbur olduğunu düzenler.

Hangi sebeplerle itiraz edilebilir?

İİK m.89/2; borcu olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, ihbarnamenin tebliğinden önce borcun ödendiği, malın istihlak edildiği, kusuru olmaksızın telef olduğu, malın borçluya ait olmadığı, malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacağın borçluya ya da emrettiği yere verilmiş olduğu gibi iddiaları sayar.

İtiraz edilmezse ne olur?

İİK m.89/3, üçüncü şahsın yedi gün içinde itiraz etmemesi hâlinde malın yedinde veya borcun zimmetinde sayılacağını ve bu durumun ikinci bir ihbarname ile bildirileceğini düzenler.

İkinci ihbarname ne anlama gelir?

İİK m.89/3, ikinci ihbarnamede üçüncü şahıstan tebliğden itibaren yedi gün içinde m.89/2’deki sebeplerle itirazda bulunmasının; itiraz etmediği takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesinin isteneceğini düzenler.

Üçüncü ihbarnamede hangi seçenekler vardır?

İİK m.89/4, ikinci ihbarnameye süresinde itiraz etmeyen ve borcu ödemeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde ödemeye veya teslime zorlanacağının bildirileceğini düzenler.

Dava açıldığına dair belge ne zaman teslim edilir?

İİK m.89/4, üçüncü şahsın menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim etmesi hâlinde hakkında yürütülen cebrî icra işlemlerinin dava sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar duracağını düzenler.

Bu davada ispat yükü kimdedir?

İİK m.89/4, bu davada üçüncü şahsın takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecbur olduğunu düzenler.

Dava kaybedilirse ne olur?

İİK m.89/4, üçüncü şahsın açtığı bu davayı kaybetmesi hâlinde mahkemece dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edileceğini düzenler. Aynı fıkra bu davaların maktu harca tabi olduğunu belirtir.

Üçüncü kişi itiraz ederse alacaklı ne yapabilir?

İİK m.89/5, alacaklının üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın m.338’in birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebileceğini; icra mahkemesinin tazminat davasını genel hükümlere göre halledeceğini düzenler.

Gerçeğe aykırı beyanın cezası nedir?

İİK m.338/1, bu Kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimsenin alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını düzenler.

Mücbir sebeple itiraz edilememişse ne olur?

İİK m.89/6, üçüncü şahsın kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle süresinde itiraz etmemesi hâlinde m.65 hükmünün uygulanacağını düzenler. m.65, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazereti gösterir delillerle birlikte itiraz edilmesini arar.

Ödeyen üçüncü kişi ödediğini geri alabilir mi?

İİK m.89/6, her hâlde üçüncü şahsın borçlu ile kötüniyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebileceğini düzenler.

İhbarname şubeye mi merkeze mi tebliğ edilir?

İİK m.89/7, haciz ihbarnamesinin borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edileceğini; tebliğ edilen merkezin tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlü olduğunu düzenler.

İhbarname elektronik ortamda gönderilebilir mi?

İİK m.89, haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevapların güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabileceğini; bu usulle yapılan bildirimin tebliğ yerine geçeceğini düzenler.

İlgili Rehberler

İki süreyi karıştırmayın

Dava on beş gün, dava belgesinin teslimi yirmi gündür. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

İhbarname tebliğ tarihini ve itiraz sebebini birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik icra-iflas hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk