Yargılama ve Takip Giderleri ile Vekâlet Ücreti 2026 (HMK m.323-339; İİK m.15, m.59, m.138): Avanslar, Paylaştırma, Tarife ve Adli Yardım — Şikâyet Dilekçesi Örneğiyle
20 Eylül 2026

Yargılama ve Takip Giderleri ile Vekâlet Ücreti 2026 (HMK m.323-339; İİK m.15, m.59, m.138): Avanslar, Paylaştırma, Tarife ve Adli Yardım — Şikâyet Dilekçesi Örneğiyle

Masrafı kimin yatıracağı ile sonunda kimin üstleneceği farklı sorulardır ve ayrı hükümlere tabidir. İİK m.59/1 takip masraflarının borçluya ait olduğunu belirtirken avansı alacaklının peşin ödeyeceğini öngörür; m.15 ise kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını düzenler. Davada HMK m.323 yargılama giderlerini dokuz bentte sayar ve vekâlet ücretini de bu kapsama alır; m.326/1 giderlerin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağını, m.326/2 ise iki tarafın da kısmen haklı çıkması hâlinde haklılık oranına göre paylaştırılacağını belirtir. İcra takibinde vekâlet ücreti ise m.138/3 uyarınca taraflar arasındaki sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır ve takip masraflarına dâhil olur.

Dava açmak ne kadar masraf getirir?

Masrafı yatıran ile sonunda ödeyen çoğu kez farklı taraftır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Masrafı alacaklı yatırır, sonunda borçlu öder

Takip masrafları borçluya aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.59/1, takip masraflarının borçluya ait olduğunu düzenler; m.15 ise kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını belirtir.

Ama avansı alacaklı peşin öder. m.59/1, alacaklının yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun itirazının kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen ödeyeceğini düzenler.

Vekâlet ücreti tarifeye göre hesaplanır. m.138/3, vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarının, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağını ve bu ücretin takip masraflarına dâhil olduğunu düzenler.

Masraf Kim Tarafından Yatırılır, Kim Tarafından Ödenir?

İcra ve dava dosyalarında en çok karıştırılan hususlardan biri, masrafı kimin yatıracağı ile sonunda kimin üstleneceği arasındaki farktır.

Bu iki soru farklıdır ve ayrı hükümlere tabidir. Masrafı yatıran taraf ile nihayetinde ödeyen taraf çoğu kez aynı kişi değildir.

İcra takibinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.59/1, takip masraflarının borçluya ait olduğunu; ancak alacaklının yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun m.62’ye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen ödeyeceğini düzenler.

Aynı fıkra bir de geri alma imkânı tanır: alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

Genel kural bakımından m.15, icra ve iflas harçlarını kanunun tayin edeceğini; kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını düzenler.

Bu son ifade önemlidir: masraflar için ayrı bir hüküm alınmasına veya ayrı takip başlatılmasına gerek yoktur.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Güncel harç ve tarife tutarları için ilgili yılın tarifelerine bakılmalıdır.

Davada Yargılama Giderleri: HMK m.323

Dava tarafında masraf kalemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323’te sayılmıştır.

Yargılama giderleri (HMK m.323)

BentKalem
(b)Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri
(c)Dosya ve sair evrak giderleri
(ç)Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler
(d)Keşif giderleri
(e)Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler
(f)Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler
(g)Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderleri; mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri
(ğ)Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti
(h)Yargılama sırasında yapılan diğer giderler

Bu sayımda dikkat çeken nokta, vekâlet ücretinin de yargılama gideri sayılmasıdır. Dolayısıyla vekâlet ücreti, diğer giderlerle aynı rejime tabidir.

Bilirkişi ücretinin yargılama gideri olması, fon dosyalarında ayrıca önem taşır: bu dosyalarda bilirkişi incelemesi çoğu kez zorunludur ve gider kalemi olarak öne çıkar. Bilirkişi rejimi bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ele alındı.

Gider Avansı ve Delil Avansı

Davada iki ayrı avans türü vardır ve karıştırılmamalıdır.

Birincisi gider avansıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.120/1, davacının yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu düzenler.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceğini belirtir.

İkincisi delil avansıdır. m.324/1, tarafların her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğunu; tarafların birlikte aynı delilin ikamesini talep etmeleri hâlinde gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyeceklerini düzenler.

m.324/2, taraflardan birisinin avans yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde diğer tarafın bu avansı yatırabileceğini; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını belirtir.

Bu hüküm pratikte belirleyicidir: delil avansının yatırılmaması, o delilden vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğurur.

Resen başvurulan deliller bakımından m.325/1, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceğini düzenler.

İade bakımından m.333/1, hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemenin kendiliğinden yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar vereceğini; bu kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanacağını belirtir.

İki avans türü

KonuGider avansıDelil avansı
YatıranDavacıDelili talep eden taraf
ZamanDava açarkenMahkemece verilen kesin süre içinde
Eksiklikİki haftalık kesin süre verilirDiğer taraf yatırabilir
YatırılmazsaDava şartı eksikliği sonuçlarıDelilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır
Dayanakm.120m.324

Giderlerin Taraflara Yükletilmesi

Yargılama sonunda giderlerin kime yükleneceği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.326’da düzenlenmiştir.

m.326/1, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğini düzenler.

Kısmî haklılık bakımından m.326/2, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması hâlinde mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağını belirtir.

Bu fıkra, kısmî dava ve talep artırımı uygulamasında doğrudan sonuç doğurur: talebin bir kısmının reddi hâlinde gider paylaşımı haklılık oranına göre yapılır. Kısmî dava rejimi fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

Birden çok kişi bakımından m.326/3, aleyhine hüküm verilenlerin birden fazla olması hâlinde mahkemenin yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceğini düzenler.

Fon dosyalarında birden çok davalı bulunması sık karşılaşılan bir durumdur; bu fıkra gider bakımından da müteselsil sorumluluk imkânı tanır.

Dürüstlük kuralına aykırılık bakımından m.327/1, gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan tarafın, davada lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini düzenler.

m.327/2, bir kişinin davada sıfatı olmadığı hâlde davacıyı davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermesi hâlinde, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddinde davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirtir.

Hükmün içeriği bakımından m.332/1, yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceğini; m.332/2 ise yargılama giderinin tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin ve dökümünün hüküm altında gösterileceğini düzenler.

Bu fıkra, hükmün gider kısmının denetlenebilmesini sağlar: dökümün gösterilmemesi başlı başına bir eksikliktir.

m.332/3, hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceğinin, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin mahkemece ilamın altına yazılacağını belirtir.

Vekâlet Ücreti: İki Ayrı Kavram

Vekâlet ücreti bakımından iki ayrı kavram vardır ve karıştırılması sık rastlanan bir hatadır.

Birincisi akdi vekâlet ücretidir: müvekkil ile avukat arasındaki sözleşmeye dayanır ve taraflar arasındaki ilişkiyi ilgilendirir.

İkincisi karşı taraf vekâlet ücretidir: mahkemece hükmedilir ve karşı taraftan alınır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.330/1, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceğini düzenler.

Bu hükümdeki “taraf lehine” ifadesi önemlidir: hükmedilen ücret vekilin değil tarafın lehinedir.

Kötüniyet hâli bakımından m.329/1, kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın; yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini düzenler.

Aynı fıkra, vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde bu miktarın doğrudan mahkemece takdir olunacağını belirtir.

Bu hüküm istisnaîdir: kural olarak karşı taraftan tarife üzerinden ücret alınırken, kötüniyet hâlinde akdi ücretin tamamı veya bir kısmı da yüklenebilir.

m.329/2, kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın bundan başka disiplin para cezası ile mahkûm edilebileceğini öngörür.

İcra Takibinde Vekâlet Ücreti: m.138/3

İcra takibindeki vekâlet ücreti rejimi, davadakinden farklı bir usule tabidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.138/3, vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarının; alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağını düzenler.

Aynı fıkra, bu şekilde tayin olunan vekâlet ücretinin de takip masraflarına dâhil olduğunu belirtir.

Bu hükümde üç unsur öne çıkar.

Birincisi, hesabı yapan makam icra memurudur; ayrı bir mahkeme kararına gerek yoktur.

İkincisi, ölçüt avukatlık ücret tarifesidir; taraflar arasındaki sözleşme dikkate alınmaz.

Üçüncüsü, hesaplanan ücret takip masraflarına dâhildir; dolayısıyla m.59 ve m.15 rejimine tabi olur ve borçludan tahsil edilir.

Hesaplamanın hatalı olduğu iddiası, icra dairesinin işlemine karşı şikâyet yoluyla ileri sürülür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16/1, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğini ve şikâyetin muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılacağını düzenler.

Şikâyet usulü icra takibinde usulsüz tebligat yazımızda ayrıca ele alındı.

Davada ve takipte vekâlet ücreti

KonuDavadaİcra takibinde
Takdir edenMahkemeİcra memuru
ÖlçütKanuna göre takdir olunacak ücretAvukatlık ücret tarifesi
Sözleşmenin etkisiKural olarak dikkate alınmaz; kötüniyette m.329 istisnasıBakılmaz
NiteliğiYargılama gideriTakip masrafı
Lehine hükmedilenTarafAlacaklı
İtiraz yoluKanun yollarıŞikâyet, yedi gün
DayanakHMK m.323/1-(ğ), m.330İİK m.138/3, m.16

Paylaştırmada Masrafların Önceliği

Satış bedelinin paylaştırılmasında masraflar ayrı bir konuma sahiptir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.138/1, mahcuz malların tamamıyla satıldığında bedellerinin alakadarlara hisselerine göre paylaştırılacağını; bir kısmı satıldığında icabına göre bedelin hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak dağıtılacağını düzenler.

m.138/2, haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masrafların önce satış tutarından alınacağını; artan paranın takip masrafları ve işlemiş faizler dâhil olduğu hâlde alacakları nispetinde paylaştırılacağını belirtir.

Bu fıkra iki masraf kategorisini ayırır. Birincisi bütün alacaklıları ilgilendiren genel masraflardır ve satış tutarından önce alınır. İkincisi her alacaklının kendi takip masraflarıdır ve alacakla birlikte paylaşıma girer.

İflasta da benzer bir öncelik vardır: m.248, iflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masrafların önce çıkarılacağını; rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masraflarının çıkarılacağını düzenler.

İflas tasfiyesindeki sıra rejimi iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.

Muvakkat hacizler bakımından m.138, bunlar için ayrılmış hisselerin vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmayan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılacağını belirtir.

Harçsız İşlemler ve Fazla Tahsil

Bazı işlemler harç ve vergiden muaf tutulmuştur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.143/1, alacaklının alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse icra dairesinin kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya vereceğini; bu belgelerin hiçbir harç ve vergiye tâbi olmadığını düzenler.

Üçüncü kişinin beyanı bakımından m.89, üçüncü şahsın beyanının hiçbir harç ve resme tabi olmadığını belirtir. Haciz ihbarnamesi rejimi haciz ihbarnamesi yazımızda ele alındı.

Taksitlendirme bakımından m.111’e eklenen fıkra, borçlunun taksit taahhüdü veya tarafların taksitlendirme sözleşmesi nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak veya kâğıdın damga vergisinden istisna olduğunu düzenler. Taksit rejimi icrada taksitle ödeme ve taahhüdü ihlal yazımızda ele alındı.

Menfi tespit davası bakımından m.89/4, bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davalarının maktu harca tabi olduğunu belirtir.

Adli yardım talebi bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.336/4, adli yardım talebine ilişkin evrakın her türlü harç ve vergiden muaf olduğunu düzenler.

Fazla tahsil hâlinde ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.361, icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen paranın ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınacağını düzenler.

Bu hüküm, hesap hatası hâllerinde ayrı bir dava açılmasına gerek bırakmaz.

Adli Yardım

Masrafları karşılayamayan taraf için adli yardım kurumu öngörülmüştür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334/1, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin; iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabileceklerini düzenler.

Bu hükümde iki şart birlikte aranır: ödeme gücünden yoksunluk ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması.

Kapsam bakımından m.335/1, adli yardım kararının ilgiliye; yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet, bu giderler için teminat göstermekten muafiyet, dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve davanın avukat ile takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini hususlarını sağlayacağını düzenler.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, mahkemenin talepte bulunanın bu hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebileceğini; üçüncü fıkrası ise adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğini belirtir.

Talep bakımından m.336/1, adli yardımın asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceğini düzenler.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, talepte bulunan kişinin iddiasının özeti ile birlikte iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren malî durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorunda olduğunu belirtir.

Kanun yolları bakımından m.336/3, kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılacağını düzenler.

İnceleme bakımından m.337/1, mahkemenin adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebileceğini; ancak talep hâlinde incelemenin duruşmalı olarak yapılacağını belirtir. Aynı fıkra, adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceğini öngörür.

İtiraz bakımından m.337/2, adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceğini düzenler.

Sonuç bakımından m.339/1, adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avansların dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağını; adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebileceğini belirtir.

Adli yardım özeti

KonuKuralDayanak
ŞartlarÖdeme gücünden yoksunluk ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasım.334/1
KapsamGiderlerden geçici muafiyet, teminattan muafiyet, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi, avukat teminim.335/1
SüreHükmün kesinleşmesine kadar devam ederm.335/3
MerciAsıl talebin karara bağlanacağı mahkeme; takiplerde takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesim.336/1
HarçTalebe ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftırm.336/4
Ret kararına itirazTebliğden itibaren bir haftam.337/2
SonuçErtelenen giderler haksız çıkandan tahsil olunurm.339/1

Fon Dosyalarında Masraf Planlaması

Fon zararından doğan davalarda masraf yükü, dava stratejisini doğrudan etkiler.

Birinci etken dava değeridir. Harç nispî olarak hesaplandığından, talep edilen tutar doğrudan peşin harcı belirler. Bu nedenle kısmî dava yoluna başvurulması, başlangıçtaki harç yükünü sınırlar.

Kısmî davada talep artırımı yapıldığında, artırılan kısım üzerinden harç tamamlanır. Bu yapı, dava açarken tüm tutarın harcını ödemek zorunda kalmamayı sağlar. Kısmî dava rejimi fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

İkinci etken bilirkişi ücretidir. Fon dosyalarında portföy hareketlerinin, birim pay değeri hesaplamalarının ve gider kalemlerinin incelenmesi teknik bilgi gerektirir. HMK m.323/1-(e), bilirkişiye ödenen ücret ve giderleri yargılama giderleri arasında sayar.

Üçüncü etken davalı sayısıdır. Kurucu, portföy saklayıcısı ve satışa aracılık eden kuruluşa birlikte dava açılması hâlinde, aleyhe sonuçta gider yükü artar. Buna karşılık lehe sonuçta m.326/3, giderlerin davalılar arasında paylaştırılması veya müteselsilen sorumlu tutulmaları imkânını tanır.

Dördüncü etken arabuluculuk aşamasıdır. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk uygulandığından, bu aşamanın giderleri de hesaba katılmalıdır.

Beşinci etken kısmî kabul ihtimalidir. m.326/2, iki tarafın da kısmen haklı çıkması hâlinde giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılacağını öngörür. Talep tutarının gerçekçi belirlenmesi, bu nedenle gider bakımından da önem taşır.

Masraf kalemleri ve planlama

KalemKimde başlarSonunda kim öderDayanak
Peşin harç ve gider avansıDavacıAleyhine hüküm verilen tarafHMK m.120, m.326/1
Bilirkişi ücretiDelili talep edenHaklılık oranına göreHMK m.323/1-(e), m.324, m.326/2
Vekâlet ücreti (dava)Taraf lehine hükmedilirHMK m.330
Takip masraflarıAlacaklı avans olarakBorçluİİK m.59, m.15
Vekâlet ücreti (takip)Borçlu; takip masrafına dâhilİİK m.138/3
Genel paylaştırma masraflarıSatış tutarından önce alınırİİK m.138/2

Masraf ve Vekâlet Ücreti Hesabına Şikâyet Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, icra dosyasındaki masraf ve vekâlet ücreti hesabının hatalı olduğu iddiasıyla icra mahkemesine sunulacak şikâyet için hazırlanmış çerçevedir.

[ ] İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

ŞİKÂYET EDEN (BORÇLU): [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KARŞI TARAF (ALACAKLI): [Ad Soyad/Unvan] — [Adres]

İCRA DOSYASI: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyası

ÖĞRENME TARİHİ: [tarih]

KONU: Dosya hesabındaki masraf ve vekâlet ücreti kalemlerine ilişkin şikâyetimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. Müdürlüğünüzün yukarıda belirtilen dosyasından müvekkil aleyhine takip yürütülmekte olup [tarih] tarihli hesap tablosunda masraf ve vekâlet ücreti kalemleri hatalı hesaplanmıştır. Hesap tablosu ektedir.

Vekâlet ücretinin tarifeye göre hesaplanması — İcra ve İflas Kanunu m.138

Anılan maddenin üçüncü fıkrası, vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarının alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağını ve bu şekilde tayin olunan vekâlet ücretinin de takip masraflarına dâhil olduğunu düzenlemektedir. Dosyada hesaplanan vekâlet ücreti tarifeye uygun değildir. [Somut tespit: hangi kalemin hangi tutarla hesaplandığı ve tarifeye göre olması gereken tutar gösterilir.]

Takip masraflarının kapsamı — İcra ve İflas Kanunu m.59

Anılan maddenin birinci fıkrası, takip masraflarının borçluya ait olduğunu; alacaklının yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve takip talebinde bulunurken borçlunun itirazının kendisine tebliğ masrafını avans olarak peşinen ödeyeceğini öngörmektedir. Dosyada [ilgili kalem] bakımından fiilen yapılmamış bir muamelenin masrafı hesaba dâhil edilmiştir.

Harç ve masrafların borçluya ait olması — İcra ve İflas Kanunu m.15

Anılan madde, kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını düzenlemektedir. Bu hüküm, yalnız fiilen yapılan ve dosyaya yansıyan masrafları kapsar.

Fazla tahsil hâli — İcra ve İflas Kanunu m.361

Anılan madde, icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen paranın ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınacağını öngörmektedir.

Şikâyetin süresinde olduğu — İcra ve İflas Kanunu m.16

Anılan maddenin birinci fıkrası, icra dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğini ve şikâyetin muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılacağını öngörmektedir. İşbu şikâyet öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde sunulmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.15, m.16, m.17, m.59, m.138, m.361; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ilgili mevzuat.

DELİLLER: [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı dosyasının tamamı; dosya hesap tablosu ve masraf dökümü; ödeme ve tahsilat kayıtları; bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyetimizin kabulü ile dosya hesabındaki masraf ve vekâlet ücreti kalemlerinin düzeltilmesine, fazla tahsil edilen tutarın iadesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Şikâyet Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Şikâyette hangi kalemin hangi tutarla hesaplandığının ve tarifeye göre olması gereken tutarın gösterilmesi gerekir; İİK m.17, şikâyetin kabulü hâlinde işlemin bozulacağını veya düzeltileceğini öngörmektedir.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, masrafı yatıran ile ödeyeni aynı saymaktır. İİK m.59/1, masrafların borçluya ait olduğunu belirtirken avansı alacaklının peşin ödeyeceğini öngörür.

İkinci hata, takip masrafları için ayrı hüküm veya takip gerektiğini düşünmektir. İİK m.15, masrafların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını belirtir.

Üçüncü hata, icra takibindeki vekâlet ücretinin sözleşmeye göre hesaplanacağını sanmaktır. İİK m.138/3, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın tarifenin esas alınacağını düzenler.

Dördüncü hata, delil avansını yatırmamanın sonucunu hafife almaktır. HMK m.324/2, avansın yatırılmaması hâlinde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını öngörür.

Beşinci hata, kısmen haklı çıkılan davada giderlerin tümünün karşı tarafa yükleneceğini varsaymaktır. HMK m.326/2, giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılacağını belirtir.

Altıncı hata, hükümde gider dökümünü aramamaktır. HMK m.332/2, gider tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin ve dökümünün hüküm altında gösterileceğini öngörür.

Yedinci hata, adli yardımı yalnız davalara özgü sanmaktır. HMK m.334/1, adli yardımın icra takibinde de mümkün olduğunu; m.336/1 ise takiplerde talebin takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesine yapılacağını düzenler.

Sekizinci hata, adli yardımın giderleri tümüyle ortadan kaldırdığını düşünmektir. HMK m.339/1, ertelenen giderlerin dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağını belirtir.

Kanun yolu: İcra mahkemesi kararlarında kesinlik, on günlük süre ve eşikler icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Takip masraflarını kim öder?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.59/1, takip masraflarının borçluya ait olduğunu; ancak alacaklının yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve takip talebinde bulunurken borçlunun itirazının kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen ödeyeceğini düzenler. Aynı fıkra alacaklının ilk ödenen paradan masraflarını alabileceğini belirtir.

Masraflar için ayrı hüküm gerekir mi?

Hayır. İİK m.15, kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını düzenler.

Yargılama giderleri nelerdir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323; tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname giderleri, keşif giderleri, tanık ve bilirkişi ücret ve giderleri, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç ve giderler, taraf gündelik ve yol giderleri, vekâlet ücreti ile yargılama sırasında yapılan diğer giderleri sayar.

Gider avansı ne zaman yatırılır?

HMK m.120/1, davacının yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu; m.120/2 ise avansın yetersizliği anlaşılırsa eksikliğin tamamlanması için iki haftalık kesin süre verileceğini düzenler.

Delil avansı yatırılmazsa ne olur?

HMK m.324/2, taraflardan birisinin avans yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde diğer tarafın bu avansı yatırabileceğini; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını düzenler.

Giderler kime yükletilir?

HMK m.326/1, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğini düzenler.

İki taraf da kısmen haklı çıkarsa ne olur?

HMK m.326/2, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması hâlinde mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağını düzenler.

Davalı birden fazlaysa giderler nasıl paylaşılır?

HMK m.326/3, aleyhine hüküm verilenlerin birden fazla olması hâlinde mahkemenin yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceğini düzenler.

Davayı kazanan taraf gider ödeyebilir mi?

HMK m.327/1, gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan tarafın, davada lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini düzenler.

Vekâlet ücreti kimin lehine hükmedilir?

HMK m.330/1, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceğini düzenler.

Akdi vekâlet ücreti karşı tarafa yükletilebilir mi?

HMK m.329/1, kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın; yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini düzenler. Miktar hakkında uyuşmazlık çıkması veya fahiş bulunması hâlinde miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.

İcra takibinde vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?

İİK m.138/3, vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarının alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağını ve bu ücretin takip masraflarına dâhil olduğunu düzenler.

Paylaştırmada masraflar hangi sırada alınır?

İİK m.138/2, haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masrafların önce satış tutarından alınacağını; artan paranın takip masrafları ve işlemiş faizler dâhil olduğu hâlde alacakları nispetinde paylaştırılacağını düzenler.

Fazla tahsil edilen para geri alınır mı?

İİK m.361, icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen paranın ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınacağını düzenler.

Adli yardım icra takibinde de mümkün müdür?

HMK m.334/1, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin icra takibinde de adli yardımdan yararlanabileceğini; m.336/1 ise icra ve iflas takiplerinde talebin takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceğini düzenler.

İlgili Rehberler

Dosya hesabı hatalı olabilir

Masraf ve vekâlet ücreti kalemlerine yedi gün içinde şikâyet edilebilir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Dosya hesabını kalem kalem birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik yargılama usulü ve icra-iflas hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk